Fırat University
Discipline

Department of Turkish and Social Studies

Fırat University

44

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

44 Theses
DoctorateOpen AccessTR

İkili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın genel amacı ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına, derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel desenlerden, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 50 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' ve ''Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği'' ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmada ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde uygulandığı deney grubu ile mevcut öğrenme modeliyle öğretimin yapıldığı kontrol grubu yer almıştır. Uygulama öncesi araştırmanın yapılacağı altıncı sınıf öğrencilerine ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' uygulanmış ve istatistik analiz sonuçları arasında anlamlı farklılık görülmemiş ve uygulamaya alınacak gruplar rastgele atama yoluyla atanmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubunda da dersler altı hafta olarak araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Uygulamanın tamamlanmasından dört hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizlerinde parametrik testlerden ilişkili gruplar için t testi, ve kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmada yapılan istatistik analizler sonucunda kontrol ve deney gruplarının Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi ön test ve son test puan ortalamaları arasında son test lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Yapılan istatiki analizlerin sonucuna göre deney grubu öğrencileri ile yürütülen ikili yerleşik öğrenme etkinliklerinin öğrenmenin kalıcılığını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ön test ve son test puan ortalamalarında son test lehine anlamlı fark oluştuğu görülmüştür.

Akademik başarıKalıcılıkSosyal bilgiler dersi+2
Veysel Yiğen
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde ortaokul öğrencilerinin deprem afetine yönelik algılarının afet filmleri örneği ile incelenmesi

Doğal afetler toplumların yaşamını ve yapılarını derinden etkiler. Sadece fiziksel hasarla kalmayıp, sosyal, psikolojik ve ekonomik sonuçlar da doğurur. Sosyal bilgiler dersi öğrencilere afet bilinci kazandırma, toplumun hazırlık ve iyileşme sürecine katkı sunması açısından önemlidir. Araştırmalar ve jeolojik veriler, Türkiye'nin deprem riski fazla olan bir ülke olduğunu göstermektedir. Tarihsel kayıtlar büyük depremlerin geçmişte ve gelecekte olacağını kanıtlar. Depremleri önlemek mümkün olmadığından, devlet ve bireylerin önlem alması, farkındalığı artırması kritik öneme sahiptir. Bu çalışma ile sosyal bilgiler eğitiminde ortaokul öğrencilerinin deprem afetine yönelik algılarının afet filmleri örneği ile incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma ile ortaokul öğrencilerinin deprem olgusu ile ilgili farkındalık seviyesi ile deprem öncesi hazırlık, deprem sırasında tepki ve deprem sonrası alınacak tedbirler ile ilgili bilgi durumu ile ilgili tespitlerde dile getirilmiştir. Bu doğrultuda, 2023-2024 Eğitim ve Öğretim yılında Elazığ il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 30 öğrenciyle gerçekleştirilen ön görüşmelerin ardından, afet filmleri eşliğinde dört hafta süren eğitim programı tamamlanmış ve sonrasında yapılan son görüşmeler ile elde edilen veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden olan içerik analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere izlettirilen dört adet deprem filmi göstergebilimsel ve söylem analiz yöntemine göre analiz edilmiştir. Ön görüşme sonuçları, öğrencilerin deprem kavramı, oluşum nedenleri, sonuçları ve alınacak önlemler konusunda önemli bilgi eksiklikleri ve tedbirler konusunda uygulama eksikliğine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Etkinlikler sonrasında uygulanan son görüşme ile öğrencilerin bu konulardaki bilgi düzeylerinde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu bulgu, görsel materyallerin (örneğin, deprem konulu filmler) öğrencilerin karmaşık bilimsel konuları daha iyi anlamalarına ve bu konularda daha doğru algılara sahip olmalarına katkı sağlayabileceğini desteklemektedir. Görsel ve işitsel imkânlardan yararlanarak daha kalıcı bir öğrenmenin sağlanması için film ve görsel içerikler etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Mustafa Andiç
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Michael Ende'nin çeviri çocuk edebiyatı kitaplarının çocuk edebiyatına uygunluğu ve çocuk edebiyatının temel ögeleri bakımından incelenmesi

Michael Ende'nin Çeviri Çocuk Edebiyatı Kitaplarının Çocuk Edebiyatına Uygunluğu ve Çocuk Edebiyatının Temel Ögeleri Bakımından İncelenmesi Çocukla buluşacak olan kitaplar çocuğun hayal evrenine dili ve görselliğiyle ulaşabilmeyi başardığı oranda işlevini yerine getirebilir. Düşünen, sorgulayan, okuma alışkanlığı edinmiş bireyler çocukluğunda kendisine o dünyayı açan kitaplarla buluşabilmiş kimselerdir. Bu tezin hedefi Michael Ende'nin eserlerini çocuk edebiyatının temel özellikleri açısından incelemektir. Bu çalışmada Michael Ende'nin Çocuk Edebiyatına yönelik olarak üretmiş olduğu eserler çocuk edebiyatının temel ilkelerine ve çocuk edebiyatına uygunluğu bakımından incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma türlerinden olan belge (doküman) incelemesi tekniğinden yararlanılmıştır. Michael Ende'nin basımı olan Türkçeye çevirisi yapılan eserleri üzerinde araştırma yapılmıştır. Toplamda 5 kitap incelenmiştir. Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Kitaplar ise iç yapı ve dış yapı olmak üzere iki başlığa göre incelenmiştir. Yapılan incelemelerden elde edilen sonuçlara bakıldığında eserlerde kahramanların çocukların özdeşim kurabileceği karakterler olduğu belirlenmiştir. Konularının hayatı ve insanı anlamlandırabilme açısından okura yön verdiği görülmüştür. İncelenen kitaplar verdiği mesaj açısından çocuk edebiyatına elverişli görülmüştür. Dil ve anlatım özelliklerinin genel olarak Türkçe bilincini yansıttığı gözlemlenmiştir. Resim özellikleri bakımından okurun hayal kurmasında ve içeriği tahmin etmesinde kolaylaştırıcı etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çocuk, çocuk ve edebiyatı, çocuğa görelik, Michael Ende

Dil eğitimiEdebi eserlerEnde, Michael+5
Kübra Erşahan İspirt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde mobil öğrenme kullanımıyla ilgili deneysel çalışma: Adıyaman ili örneği

Öğretme ve öğrenme faaliyetlerinde mobil öğrenmenin kullanım alanı giderek artış göstermektedir. Bu araştırmada, 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi "Milli Uyanış: Bağımsızlığa Doğru Atılan Adımlar" ve "Bir Milli Destan: Ya Kurtuluş Ya Ölüm" ünitelerinin kazanımlarının öğrencilere kazandırılmasında mobil öğrenmenin etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin devlet ortaokulunda öğrenim gören 28'i deney, 28'i kontrol grubu olmak üzere 56 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Verilerin Analizi SPSS 21.00 programı kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, bağımlı örneklem t-testi, bağımsız örneklem t-testi hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre başarı puanları arasında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin mobil destekli öğrenmeye yönelik tutumlarında her iki grupta anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Araştırma sonuçlarına dayanarak mobil öğrenmenin T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde kullanımının artırılmasına yönelik birtakım öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, mobil öğrenme, mobil eğitim.

Mobil tabanlı eğitimMobil öğrenmeOrtaokul öğrencileri+5
Dursun Ayan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algısının çiz-yaz-anlat tekniği ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını çiz-yaz-anlat tekniğiyle incelemektir. Araştırma sosyal bilgilerin Suriyeli ortaokul öğrencileri için ne anlam ifade ettiğini ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep il merkezi ve Şahinbey ilçe merkezinde eğitim gören devlet okullarından rastgele seçilmiş 100 Suriyeli ortaokul öğrencisinden oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma üç aşamada yapılmıştır. Birinci aşamada Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını ortaya çıkarabilmek amacıyla öğrencilerden sosyal bilgiler deyince akıllarına gelen beş tane karakalem çizimi yapmaları istenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında öğrencilerin yapmış olduğu bu beş çizim içerisinden sosyal bilgiler ile en fazla ilişkilendirdikleri bir çizimi seçerek bu çizimi niçin seçtiklerinin sebeplerini yazmaları istenmiştir. Araştırmanın son aşamasında gönüllülük esasına dayalı olarak seçilmiş 15 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci çizimleri ve kompozisyonlarında sosyal bilgilerin en çok tarih, beşeri coğrafya ve fiziki coğrafya ile ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanılarak sosyal bilgilere karşı olumlu tutum beslemeyen öğrencilere yönelik olumsuz tutumlarının nedenlerinin tespitine yönelik bir çalışma yapılabileceği önerilerinde bulunulabilir.

MültecilerOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+6
Hüsameddin Ekinci
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye sosyal bilgiler ders kitapları ve öğretim programları ile polonya tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi ders kitapları ve öğretim programlarının karşılaştırılması

Bu araştırma Polonya'da 2017 yılında yapılan reformdan sonra okutulan tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi ders kitapları ve öğretim programları ve Türkiye'de okutulan sosyal bilgiler ders kitapları ve öğretim programlarının doküman incelemesi yardımıyla karşılaştırması amacıyla yapılmıştır. Araştırma Polonya Milli Eğitim Bakanlığından elde edilen öğretim programları ve Nowa Era Yayıncılığın ders kitapları ile Türkiye Milli Eğitim Bakanlığından elde edilen öğretim programları ve ders kitapları ile sınırlıdır. Araştırmacının kitapların belirli sayfalarına erişiminden dolayı ders kitapları fiziksel açıdan derinlemesine incelenememiştir. Bu nedenle ders kitaplarının kapak tasarımında kullanılan renkler ve görseller değerlendirilmiştir. Aynı zamanda Polonya tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi öğretim programları ile Türkiye sosyal bilgiler öğretim programı kazanımlar, değerler-beceriler, öğretme-öğrenme süreçleri ve ölçme değerlendirme yöntemlerinin benzerlik ve farklılıkları açısından incelenmiştir. Araştırmada toplamda 14 ders kitabı ve 4 öğretim programı incelenmiştir. Bahsedilen kitapların 5'i tarih, 4'ü coğrafya ve 1'i yurttaşlık bilgisi olmak üzere toplam 10 kitap Polonya'nın ders kitaplarıdır. Ayrıca öğretim programlarından 3'ü Polonya tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi öğretim programlarıdır. Türkiye'den ise 4 sosyal bilgiler ders kitabı ve 1 sosyal bilgiler öğretim programı çalışma için incelenmiştir. Polonya'da tarih ve coğrafya eğitiminin tek disiplinli yaklaşımla hazırlandığı; bunun yanında yurttaşlık eğitiminin disiplinlerarası yaklaşımla hazırlanmış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre Türkiye sosyal bilgiler dersi kazanımlarının Polonya'da okutulmakta olan tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi kazanımlarından daha az ayrıntıya sahip olduğu anlaşılmıştır. Polonya'nın tarih ve coğrafya eğitimini tek disiplinli yaklaşımla öğrencilere aktarıyor olması nedeni ile kazanımların daha spesifik olduğu düşünülmüştür. Polonya ve Türkiye ders kitapları incelendiğinde Polonya'nın Türkiye'deki ders kitaplarına oranla içeriği daha fazla yansıttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Coğrafya dersiDers kitaplarıKarşılaştırmalı eğitim+7
Meryem Büşra Dinsever
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Halk Partisi parti müfettişlik raporlarına göre Batı Anadolu Halkevleri

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk partisi ve devrimci bir partidir. Kurulduğu günden itibaren ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel anlamda birçok adım attı. Yeni kurulan devletin toplumsal yapısı bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi ile tam bir bağ kuramadı. Çok partili hayata geçiş denemelerinin başarısız olması, 1929 ekonomik buhranı, dünyadaki siyasi gelişmeler, köy ile kent arasındaki farkın kapanmaması, devrimlerin hala daha toplum tarafından tam olarak benimsenmemesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni adımlar atmasına neden oldu. Bu adımlardan biri de Halkevlerinin açılmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Şubat 1932 tarihinde 9 şubeden oluşan Halkevleri açarak halk ile olan bağını tekrar güçlendirmeyi ve halkın sosyal ve kültürel gelişimini sağlamayı amaçlıyordu. Dil-Edebiyat ve Tarih Şubesi, Güzel Sanatlar Şubesi, Temsil Şubesi, Spor Şubesi, Sosyal Yardım Şubesi, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi, Kütüphane ve Neşriyat Şubesi, Köycülük Şubesi, Müze ve Sergi Şubesi olmak üzere 9 şubeden oluşan halkevlerine halk hangi ilgi ve yeteneği varsa katılacaktı. Her ilde, ilçede, kasabada, köyde açılacak olan bu kültür kurumunda bazı hususlar ön plana çıkıyordu. Bu hususlar bina, eleman ve para sorunuydu. Öncelikle bu kültür kurumunun açılması için en önemli nokta faaliyetlerin gerçekleşeceği bina durumudur. Bu eksiği gidermek için Türk Ocaklarından kalma binalar kullanılmıştır. Halkevleri bazı bölgelerde parti ile aynı binayı kullanmış ya da belediyenin tahsis ettiği yerlerde faaliyetlerini sürdürme olanağı bulmuştur. Bu kültür kurumu en ücra yerlere kadar ulaştırılmak isteniyordu. Fakat özellikle köylerde, kasabalarda ve hatta bazı il ve ilçelerde dahi halkevlerinin teşkilatlanması için eğitimli, kültürlü insan sayısının varlığına ihtiyaç duyulması faaliyetleri halka öğretecek olan eleman sorununu ve bu kurumun ısınma, aydınlatma, su temel ekonomik giderleri ve şubelerin çalışabilmesi için yapılacak olan masraflar para sorununu ortaya çıkarıyordu. Bunların dışında bazı yerlerde halkevleri teşkilatı oluşturmanın zorlukları bulunuyordu. Bu yüzden bu yerlerde de halkodası kurulma düşüncesi ortaya çıkıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi, bu kültür kurumunun çalışmalarını daha yakından takip etmek, halkevinin amaçlarını gerçekleştirme yolunda kat ettiği mesafeleri görmek için teftiş etme gereğine ihtiyaç duymuş ve tüm illeri teftiş bölgelerine ayırarak milletvekillerini kendi seçim bölgeleri dışına göndererek ve il yönetim kurulları aracılığıyla Halkevlerini denetlemiş ve çalışmaları hakkında bilgiler almıştır. Aydın, İzmir ve Denizli illerinde Halkevleri faaliyetleri, Aydın, İzmir ve Denizli Halkevinin kurulmasıyla 19 Şubat 1932'de, Balıkesir, Muğla ve Manisa illerinde ise 24 Şubat 1933'te Balıkesir, Muğla ve Manisa Halkevlerinin kurulmasıyla başlamıştır. Bu Halkevleri içinden Balıkesir Halkevi 7, Muğla Halkevi 8 ve diğer halkevleri 9 şubesinin tamamını açmış, her alanda yıllar boyunca istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini yürütmüş ve kendi Halkevi neşriyatlarını ve dergilerini çıkarmış tam teşekküllü Halkevleridir. Batı Anadolu Bölgesinde kültürel kalkınma atılımları Halkevlerinin ilk yıllarında bu illerde başlamıştır. Aynı zamanda bu illerin kazalarında, nahiyelerinde ve köylerinde kısa sürede Halkevi ve Halkodası örgütlenmesi gerçekleştirilmiş, illerin tüm idari bölgelerine bu faaliyetler yayılmıştır. CHP müfettişlik raporları, söz konusu Halkevlerinin eksiklerinin ve ihtiyaçlarının neler olduğunu tespit edip bu noksanlıkları gidermekte önemli birer dokümandır. Bu dokümanlara Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, CHP Fonunda ulaşılmıştır. Teftiş raporlarında Halkevlerinin faaliyetlerinin neler olduğunu, hangi şubelerinin teşkil edildiği, Halkevi binasının faaliyetleri yürütebilmek açısından elverişli olup olmadığı, mali durumunun faaliyetler açısından yeterli olup olmadığı bütüncül bir anlayışla ortaya konmuştur. Esasında bu Halkevleriyle ilgili CHP'nin her sene çıkardığı Halkevi faaliyet raporlarından bilgi sahibi olabiliriz. Ancak bu raporları incelediğimizde genel olarak Halkevlerinin faaliyetlerindeki başarılarından ve istatistiki verilerden bahsedilmiştir. Halkevlerinin eksiklikleri ve gereklilikleri hususunda herhangi bir bilgi verilmemiştir. Bu yönüyle teftiş raporları, Batı Anadolu'da faaliyetlerini yoğun olarak yürüten bu illerdeki Halkevi faaliyetlerinin neler olduğunu, eksikliklerinin ne olduğunu, nasıl bir maddi imkana sahip olduğunu ve binalarının yeterli olup olmadığını, şubelerinin teşkil edilip edilmediğini, faaliyetlerinde ne tür zorluklar yaşadığını ortaya koymak açısından bizlere farklı bir bakış açısı sunmaktadır.

Batı AnadoluCumhuriyet Halk PartisiDenizli+7
Faik Polat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisi

Eğitimde yaygın olarak kullanılmaya başlanan Web 2.0 uygulamaları, öğrenme-öğretme ortamlarında iş birliğini ve aktif katılımı sağlamaktadır. Öğrenmeyi hem eğlenceli hem de anlamlı hâle getiren bu uygulamalar; öğrencilerin motivasyonları, tutumları ve akademik başarıları üzerinde olumlu etki oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Web 2.0 uygulamalarının 5. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan İsmetpaşa Ortaokulunun 5/C sınıfı kontrol grubu, 5/D sınıfı deney grubu olmak üzere toplam 59 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nicel yöntemlerden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. "Kök ve ekler" konusu deney grubunda (n=29) Microsoft Teams, Wordart, Coggle, Mentimeter, Wordwall, Quizizz, Socrative ve Kahoot! ile hazırlanan etkinliklerle; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle işlenmiştir. Araştırma, altı haftalık (12 ders saati) bir sürede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Başarı Testi ve Kapar Kuvanç (2008) tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler "SPSS 22.00" paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin normallik durumu "Kolmogorov-Smirnov Testi" ile belirlenmiştir. Ulaşılan veriler, normal dağılım gösterdiğinde ve iki değişkenin karşılaştırıldığı durumlarda "Bağımsız Örneklem T Testi" ve "Bağımlı Örneklem T Testi" ile analiz edilmiştir. İki değişkenin karşılaştırıldığı ve verilerin normal dağılmadığı durumlarda ise "Man Whitney-U Testi" yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Web 2.0 uygulamalarıyla öğretimin gerçekleştirildiği deney grubunda akademik başarı ve Türkçe dersine yönelik tutum puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun Türkçe dersine yönelik tutum puanlarıyla ilgili cinsiyetler arasında herhangi bir farklılık yoktur fakat başarı puanlarında kız öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca teknolojik araçlarla günlük 1 saatten fazla oyun oynayan öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanlarının da 1 saatten daha az oyun oynayanlara göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Web 2.0, Kök ve Ekler, Türkçe Öğretimi, Tutum, Başarı

Akademik başarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+7
Aydın Keskin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerilerine ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerilerinin belirlenmesi ve ortaya çıkan sonuçların çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümünde öğrenim gören toplam 190 öğrenciden elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bazı kişisel özelliklerini tespit etmek için hazırlanan kişisel bilgi formu ile yaratıcı düşünme düzeylerini saptamak için Whetton ve Cameron tarafından geliştirilen Aksoy (2004) tarafından "Ne Kadar Yaratıcısınız?" olarak Türkçeye uyarlanan yaratıcılık ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler, SPSS 22.0 istatistik paket program aracılığıyla değerlendirilmiş ve çözümlemeleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerileri ile sınıf düzeyi, cinsiyet, mezun oldukları orta öğretim kurumu, lisans eğitimine başlamadan önce yaşadıkları yerleşim birimi, anne-baba eğitim durumu, baba mesleği, ailenin aylık geliri, resim yapma, tartışma programı izleme, bilgi yarışması izleme, bulmaca çözme, gazete ve kitap okuma sıklığı gibi değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Ancak okul öncesi eğitim alma, kültürel etkinliklere katılma, spor yapma, eğlence programları, belgesel, dizi film izleme ve ailede müzikle ilgilenenlerin varlığı değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Düşünme, Yaratıcı Düşünme, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Sosyal Bilgiler Öğretmen Adayı

Aday öğretmenlerDüşünme becerileriSosyal bilgiler eğitimi+3
Emine Küçük
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ders kitaplarında İslam öncesi Türk tarihi öğretimi: Bir örnek inceleme

2013 yılı 6.sınıf sosyal bilgiler ders kitabı İslamiyet öncesi Türk tarihi öğretimi açısından değerlendirmeye alınmıştır. Bu araştırmada eğitim bilimleri ve tarih öğretimi ile ilgili akademik kaynaklar ve bu alanda yapılan bilimsel çalışmalar incelenmiştir. Öğrencinin seviyesi ve ders kitabında kullanılan görsel malzemeler ile ilgili bilimsel çalışmalar taranmış, incelenen konular ile ilgili akademik bilgiler toplanmıştır. Ders kitapları Talim ve Terbiye Kurulu'nun belirlediği hususlar dikkate alınarak analiz edilmiştir. Ders kitabında yer alan görseller ve metinler kazanımları yansıtabilmesi açısından değerlendirilmiş ve öğretim ilke ve yöntemlerine uygunluğu açısından incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders kitabı, İslamiyet öncesi, Tarih öğretimi.

Ders kitaplarıKitaplarSosyal bilgiler+5
Tuğba Köse
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

STEM ile bütünleştirilmiş sosyal bilgiler (SSTEM): Bir eylem araştırması

Günümüzde, bireylerden disiplinlerarası ve disiplinler ötesi bir bakış açısıyla gerçek dünya sorunlarını çözebilecek bilgi, beceri ve yetkinliklere sahip olmaları beklenmektedir. Teknolojik gelişmelerin hız kazandığı günümüzde, eleştirel düşünebilen, sorgulayan, problem çözme ve mühendislik tasarım becerileriyle donatılmış, inovatif, özgüvenli ve iş birliği yapabilen bireyler yetiştirilmesi öncelikli hale gelmiştir. STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) eğitimi, bu beklentilere cevap verebilmek adına disiplinleri bütünleştirerek öğrencilerin teori ile uygulamayı birleştirdiği, hatalarından öğrenmeyi deneyimlediği ve günlük yaşam problemlerine çözümler geliştirdiği bir yaklaşımı olanaklı hale getirmektedir. Bununla birlikte, sosyal bilgilerin STEM ile bütünleştirilmesi (SSTEM), karmaşık dünya sorunlarının daha kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümlerle ele alınabilmesine olanak tanımakta, bireylerin hem sosyal hem de teknik alanlarda etkin beceriler geliştirmesini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra STEM'de ele alınan sorunlara da bir bağlam kazandırmaktadır. Bu açıdan, yenilik ve yaratıcı düşünceyi teşvik eden eğitim sistemleri, bireyleri hem kendi gelecekleri hem de toplumsal yarar için çözüm üretmeye yönlendirmektedir. Bu gereksinimler ışığında araştırmanın amacı, ortaokul sosyal bilgiler dersi ile bütünleştirilmiş STEM (SSTEM) uygulamalarının 5. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları, STEM'e yönelik tutumları, 21. yüzyıl becerileri ve araştırma-sorgulamaya dönük becerileri üzerindeki etkilerini incelemek ve 5. sınıf öğrencilerinin bu uygulama sürecini ortaokul öğrencilerinin görüşlerine dayalı olarak değerlendirmektir. SSTEM uygulamalarının etkilerinin ortaya koyulması; daha etkili ve verimli sosyal bilgiler öğretimi uygulamaları gerçekleştirilmesi için araştırmacılara ve uygulayıcılara katkılar sağlayabilir. Alanyazında sosyal bilgiler ve STEM'in bütünleştirilmesi ve eylem araştırması biçiminde desenlemesi ile bir ilk olan olan bu tezin alanyazındaki boşluğu doldurması gerek araştırmacılar gerekse uygulayıcılar açısından katkılar sağlaması umulmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Afyonkarahisar Merkez İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir devlet okulunun 5/A sınıfında bulunan 7'si erkek, 6'sı kız olmak üzere 13 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmanın verileri "Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği", "STEM Tutum Ölçeği", "Araştırma-Sorgulamaya Dönük Tutum Ölçeği" ve "21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği", öğrenci günlükleri, (MTS) defterleri, araştırmacı günlüğü, etkinliklere ilişkin video kayıtları, geçerlik komitesi ses kayıtları, süreç sonunda odak öğrencilerle yapılan görüşmeler ve değerlendirme rubrikleri yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel bulguları incelendiğinde, SSTEM uygulamalarına katılan ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarında ön-test ve son-test arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Araştırma-Sorgulamaya Yönelik Tutum Ölçeği'nde de ön-test ve son-test arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken, 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği'nde son-test puanları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. STEM Tutum Ölçeği'nde ise, Fen, Teknoloji, Mühendislik, Fen-Matematik-Mühendislik-Teknoloji alt boyutları ve STEM Tutum Ölçeği son-test puanları lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Nitel bulgulara bakıldığında ise; öğrenci günlükleri, araştırmacı günlükleri, video ders kayıtları, geçerlik komitesi ses kayıtları ve öğrencilerle gerçekleştirilen yüz yüze görüşmelerin analizi sonucunda, 5. sınıf öğrencilerinin SSTEM uygulamalarını eğitici ve öğretici buldukları, bu süreçte dersin sıkıcılıktan uzaklaştığını ve eğlenceli hale geldiğini ifade ettikleri görülmüştür. Ayrıca SSTEM uygulamalarının, öğrencilerin kendilerini araştırma yapma, problem çözme, iş birliği, eleştirel ve yaratıcı düşünme ile karar verme gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini ifade ettikleri belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, öğrencilerin kodlama yapmayı, Web 2.0 araçlarını kullanarak ürün tasarlamayı, mühendislik tasarım sürecini öğrenmeyi ve bazı İngilizce kelimeleri öğrendiklerini ifade ettikleri saptanmıştır. Öğrencilerin süreçte karşılaştıkları zorluklar arasında, araştırma yapma, kodlama, ürün tasarlama, mühendislik tasarım defterine çizim yapma gibi psiko-motor beceriler gerektiren görevlerde zorlanma; zaman yönetimi, iş bölümü ve grup çalışması konularında güçlük yaşama ve e-posta adresi kullanımında eksiklikler yer almıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, sosyal bilgiler dersinin günlük yaşamla ilişkilendirilmesinde ve disiplinlerarası uygulamaların yaygınlaştırılmasında SSTEM yaklaşımının farklı sınıf düzeylerinde, farklı kazanımlara yönelik ve farklı araştırma yöntemleri kullanılarak çeşitli araştırmalar desenlenebileceği önerilmektedir.

Zehra Samsa
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10
Master'sOpen AccessTR

İbn Batuta Seyahatnamesi'nin sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları doğrultusunda incelenmesi

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak haklarının ve sorumluluklarının bilincinde; milletini ve vatanını seven bireyler yetiştirilmesi Sosyal Bilgiler dersinin amaçları arasında yer almaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda Sosyal Bilgiler dersi öğretiminde ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin yetiştirilmesinde sözlü ve yazılı kaynaklardan yararlanılabilir. Seyahatnameler edebi ürün olarak kültür, sosyoloji, siyasi ve ekonomik bilgileri içeren önemli kaynaklardan biridir. Ele alınış ve okuyucuya aktarılmak istenen bilgilerin edebi bir üslupla verilmesi seyahatnameye karşı merak ve ilgi uyandırır. Bu araştırmanın amacı İbn Batuta Seyahatnamesi'nin Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan 5. sınıf, 6. sınıf ve 7. Sınıf kazanımları bağlamında incelemektir. İbn Batuta Seyahatnamesi'nde hangi kazanımın ne şekilde verildiğinin belirlenmesi amacıyla iki ciltlik eser araştırmacı tarafından incelenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak doküman incelemesi kullanılmış, seyahatnamede elde edilen bulgular içerik analiziyle ayrıntılı olarak incelenmiş. İbn Batuta Seyahatnamesinde yer alan kazanımlar belirlenip araştırmacı tarafından oluşturulan kategori-kod ve içerikler ilişkilendirilerek şekiller halinde sunulmuş, sayfa ve cilt numaralarıyla birlikte doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Araştırma sonucunda İbn Batuta Seyahatnamesi'nden elde edilen içeriklerin Sosyal Bilgiler eğitiminde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada 5.sınıf 11 kazanımı ile ilişkin 5 kategori ve 15 kod oluşturulmuştur. 6.sınıf 14 kazanımı ile ilişkin 6 kategori ve 16 kod oluşturulmuştur. 7.sınıf 10 kazanımı ile ilişkin 5 kategori ve 11 kod oluşturulmuştur. Araştırmada en fazla; Kültür ve Miras, İnsanlar Yerler ve Çevreler, Üretim Dağıtım ve Tüketim öğrenme alanlarında yer alan kazanımlar ile ilişkilendirilmiştir. En az ilişkilendirilme Birey ve Toplum, Küresel Bağlantılar, Bilim, Teknoloji ve Toplum öğrenme alanlarında yer alan kazanımlar ile yapılmıştır. Araştırmada hiç ilişkilendirilmeyen kazanımlar Etkin Vatandaşlık öğrenme alanı içerisinde yer almaktadır.

Ortaokul öğrencileriOrtaokullarSeyahatname+6
Zeynep Öncü
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme eğilimleri ile girişimcilik becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme eğilimleri ile girişimcilik becerileri düzeyleri ve bunlar arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmanın modeli; nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemidir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 güz döneminde Afyon Kocatepe Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi'nde öğrenim göre 572 Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı; araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ve Özgenel ve Çetin (2017) tarafından geliştirilen "Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve Deveci ve Çepni (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği"nden oluşmaktadır. Bu araştırmada elde edilen veriler istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Örneklemin ölçeklerin her birine verdikleri cevapların cinsiyet değişkeni için t testi uygulanmıştır. Aynı şekilde her bir ölçek için sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, kitap okuma sıklığı ve öğrenim görülen üniversite değişkenleri için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda anlamlı farklılık tespit edildiğinde, farkın kaynağını tespit etmek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. İki ölçek arasındaki ilişki için basit korelasyon analizi olan Pearson korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının girişimcilik becerisi ve yaratıcı düşünme eğilimi arasında kuvvetli pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Katılımcıların yaratıcı düşünme eğilimleri anne eğitim düzeyi ve kitap okuma sıklığı değişkenleri açısından farklılaşırken cinsiyet, sınıf düzeyi, baba eğitim durumu ve öğrenim görülen üniversite değişkenleri açısından farklılık oluşturmamaktadır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının girişimcilik becerileri cinsiyet ve kitap okuma sıklığı değişkenleri açısından farklılaşırken; girişimcilik becerilerinin sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ve öğrenim görülen üniversite değişkenleri açısından farklılaşmadığı tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerGirişimcilikSosyal bilgiler+5
Ferihan Yazıcı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca seçmeli medya okuryazarlığı dersine girmekle yükümlü kılınan Sosyal Bilgiler, Türkçe ve Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma içerisinde öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin; yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim durumları, unvanları, branşları, medya eğitimi alıp almama durumları, günlük internet kullanım süreleri, günlük televizyon izleme süreleri ve düzenli gazete takip edip etmeme durumları gibi değişkenler açısından da incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel yöntemlerden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi 2020 – 2021 eğitim – öğretim yılında Ağrı ilinde görev yapan 364 kişilik öğretmen grubundan oluşmaktadır. Çalışmada öğretmenlerin mevcut medya okuryazarlık düzeylerini tespit etmek ve veri toplamak amacıyla Karataş (2008) tarafından geliştirilen ve 2017 yılı itibariyle yeniden düzenlenip güncellenen "Medya Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği (MODBÖ)" kullanılmıştır. Öğretmenlerin demografik verilerini toplamak için de araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle elde edilen veriler ve ölçeğin geçerlik – güvenirlik durumları kontrol sürecine tabi tutulmuştur. Katılımcılara ait demografik veriler analiz edilerek tablolar halinde gösterilmiştir. Medya okuryazarlığına dair verilerin normallik dağılımlarını kontrol etmek amacıyla Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testlerinden, histogram grafiklerinden ve çarpıklık – basıklık değerlerinden faydalanılmıştır. Yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda, verilerin dağılımının normal olmadığı tespit edilmiş ve değişkenler arası farklılıkları kontrol etmek amacıyla nonparametrik testlerden Kruskall-Wallis ve Mann Whitney U testleri tercih edilmiştir. Çalışma sonuçları incelendiğinde, katılımcı öğretmenlerin genel medya okuryazarlık düzeylerinin 82,01 ortalama puan ile "Sıklıkla" ya da başka bir deyişle iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ölçülen alt boyutlar açısından bakıldığında ise "farkında ve bilgi sahibi olma" alt boyutu ile "yargılayabilme ve örtük mesajları görebilme" alt boyutunda katılımcı öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin iyi seviyede olduğu ve genel ortalamaya eşit ya da ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Ancak medya mesajları ile ilgili olan "analiz edebilme ve tepki oluşturabilme" alt boyutu incelendiğinde, genel ortalamadan düşük kalındığı ve orta düzeyde bir medya okuryazarlığına sahip olunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma ile katılımcı öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeyleri çeşitli değişkenler açısından da değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin medya okuryazarlığı düzeyinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, unvan, branş, medya eğitimi alıp almama durumu ve televizyon izleme süresi gibi değişkenler açısından farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin öğrenim durumu, internet kullanım süresi ve düzenli olarak gazete takip edip etmeme değişkenleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu ortaya konulmuştur.

Kitle iletişim araçlarıMedya okuryazarlığıÖlçekler+1
Ercan Demirtaş
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

KKTC 2018 Temel Eğitim Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan öğrenme çıktılarının üst düzey düşünme becerileri açısından değerlendirilmesi

Küreselleşen dünya sisteminde bireyin sistemin nitelikli bir parçası olabilmesi ve çağa ayak uydurabilmesi için birtakım becerilere sahip olması gerekmektedir. Günümüzde bu becerilerin okullarda planlı ve programlı bir şekilde öğrencilere kazandırılması zorunluluk haline gelmiştir. Üst düzey düşünme becerileri de okullarda öğrenciye kazandırılması gereken önemli becerilerdendir. Bu çalışma KKTC 2018 Temel Eğitim Türkçe Dersi Programı' nda yer alan öğrenme çıktılarını üst düzey düşünme becerileri bağlamında değerlendirme amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında öğretim programında yer alan 1. sınıftan 8. sınıfa kadar tüm sınıf düzeylerinde yer alan toplam 1002 öğrenme çıktısı değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemine göre gerçekleştirilen çalışmada veri toplama yöntemi olarak doküman incelemesi tercih edilmiştir. Toplanan veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın güvenirliğini sağlamak amacıyla uzman incelemesi yapılmış ve % 91 oranında güvenirlik sağlanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre öğretim programında üst düzey düşünme becerilerine yeterince ve eşit oranda yer verilmediği bulgusu saptanmıştır.

Düşünme becerileriKuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiOrtaokul öğrencileri+7
Şevval Ferengiz
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Gölgeleme tekniğinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dinleme ve konuşma becerilerine etkisi

Bu araştırma, gölgeleme tekniğinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin (A2-B1) dinleme ve konuşma becerileri üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek ve araştırma sorularına cevap verebilmek için karma desen modellerinden yakınsayan karma yöntem şeklinde desenlenmiştir. Öğrencilerin dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmek için gölgeleme tekniğinin uygulanmasında otantik dinleme-izleme materyallerinden faydalanılmıştır. Çalışma, 2022/2023 akademik yılında BAİBÜ TÖMER'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 21öğrenci ile sürdürülmüştür. Uygulama toplam 14 hafta süresinde haftada iki ders saati olacak şekilde yapılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında öğrencilerin A2-B1 kurlarındaki ses kayıtları, araştırmacı günlükleri ve çalışmanın sonunda uygulanmış yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formları kullanılmış ve verilerin incelenmesinde içerik çözümlemesinden faydalanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında ise öğrencilere uygulama öncesi ve sonrası Yabancılar İçin Türkçe Dinleme Özyeterlik Ölçeği, Yabancılar İçin Türkçe Konuşma Özyeterlik Ölçeği ve Türkçe Öğrenme Tutum Ölçeği; uygulama öncesi, ortası ve sonunda Türkçe dinleme ve konuşma sınavları uygulanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile incelenerek JAMOVI paket programı ile değerlendirilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda gölgeleme eğitiminin öğrencilerin sesletim hatalarını sağaltmada, dinleme ve konuşma öz yeterliklerini, Türkçe öğrenme tutumlarını, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Öğrenciler uygulama sonunda gölgelemenin dil öğrenme süreçlerini olumlu etkilediğini, bu ettkinliğin Türkçe hazırlıkta uygulanması gerektiğini fakat uygulamanın daha fazla etkinlik ve daha fazla ders saatinde uygulanmasını istediklerini ifade etmişlerdir. Uygulayıcı araştırmacı da öğrencilerin dil becerilerinin, duyuşsal giriş davranışlarının geliştiğini fakat uygulama süresince öğrenci kaygısı ve uygulamadaki sınırlı zamanla alakalı sorun yaşandığını gözlemlemiştir.

Dinleme becerisiGölgelemeKonuşma becerisi+7
Gülce Doğan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde sesletim eğitimi

Bu çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin sesletim becerilerinin bütüncül yaklaşım anlayışıyla parçalı ve parçalarüstü birimler yönünden geliştirilmesi ve bu gelişimin hem edimsel hem de bilişsel etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma karma yöntem modellerinden yakınsak karma yöntem şeklinde desenlenmiştir. Öğrencilerin sesletim becerilerini geliştirmek için sesletim eğitimi ile ilgili hazırlanan öğretim etkinlikleri bütüncül yaklaşıma göre tasarlanmıştır. Bunun için 2018-2019 eğitim öğretim yılında BAİBÜ TÖMER'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 24 öğrenci ile çalışılmıştır. A1 kurundan başlayarak C1 kuru sonuna kadar 27 hafta boyunca haftada ikişer saat olmak üzere sınıf içi sesletim eğitimi uygulamaları yapılmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama araçları öğrenci sesli okuma kayıtları, fMRI görüntüleri, uygulayıcı-araştırmacı günlüğü ve yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formudur. Nitel verilerin incelenmesinde içerik çözümlemesi tekniği kullanılmıştır. Öğrencilerin bilişsel gelişimlerini betimlemek için fMRI görüntüleri karşılaştırılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ise veri toplama araçları olarak Prozodik Okuma Ölçeği, Yabancılar İçin Türkçe Konuşma Özyeterlik Ölçeği, Türkçe Öğrenme Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Bu veri toplama araçlarından Prozodik Okuma Ölçeği ön test (A1), ara test (B1) ve son test (C1) olarak; diğer ölçekler ise ön test (B1) ve son test (C1) olarak uygulanmıştır. İstatistiksel çözümleme sonuçlarında sesletim eğitiminin öğrencilerde geliştirdiği yönler incelenmiştir. Yapılan çözümlemeler sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. A1 kurunda tüm öğrencilerin hatalı seslettiği ortak harf sayısı 20 iken; A2 kurunun sonunda 14 farklı harfe; B1 kuru sonunda 9; B2 kurunda 8 ve C1 kurunda ise yine 8 farklı ortak harfin hatalı sesletildiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar bütüncül yaklaşıma göre hazırlanan sesletim eğitimi etkinliklerinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin parçalı birimlerdeki hatalarını sağaltmada etkili olduğunu göstermiştir. 2. Sesletim eğitimi öncesi ve sonrasında fMRI tekniğiyle beyin görüntüleri alınan; ana dilleri Arapça, Fransızca ve Moğolca olan 9 öğrencinin bilişsel açıdan gelişim gösterdikleri görülmüştür. Serebellar bölgenin sesletim ile oksipital bölgenin ise okuduğunu anlama ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. 3. Öğrencilerin prozodik okuma ölçeğinden aldıkları puanların; B1 kurunda (ara test) A1 kurundan (ön test); C1 kurunda (son test) ise B1(ara test) kurundan anlamlı bir farklılıkla yüksek olduğu belirlenmiştir. 4. Bütüncül yaklaşıma göre hazırlanan sesletim eğitimi etkinliklerinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin Türkçe öğrenme tutumlarını anlamlı farklılıkla geliştirdiği görülmüştür. 5. Bütüncül yaklaşıma göre hazırlanan sesletim eğitimi etkinliklerinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin konuşma özyeterliklerini anlamlı farklılıkla geliştirdiği görülmüştür. 6. Öğrenciler, bütüncül yaklaşıma göre hazırlanan sesletim eğitimi etkinliklerinin okuma, yazma ve ses hatalarını azalttığı; sözcük dağarcığını ve sesletim gibi dil becerilerini geliştirdiği ve Türkçe öğrenmeyi kolaylaştırdığı görüşündedirler. Öğrenciler ana dillerinin etkisiyle bazı etkinlikleri yaparken zorlandıklarını, sesletim eğitimi için haftalık derslerin ve bireysel etkinliklerin artırılmasının onlar için yararlı olacağını belirtmişlerdir.

Konuşma becerisiTelaffuzTürkçe+3
Gökçen Tekin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin aile birliğine önem verme değerine ilişkin görüşleri

Sosyal bilgiler dersi bireylere yaşamsal değerleri kazandırarak topluma uyum sağlamasını ve yaşamla iç içe olmasını sağlayan bir derstir. Aile sosyal bilgiler dersinde değer eğitiminde yararlanılabilecek bir kaynaktır ve aile birliğine önem verme değeri dersin öğretim programında yer almaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler dersinde aile birliğine önem verme değerine ilişkin sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırma karma araştırma desenlerinden açıklayıcı ardışık desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2022-2023 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmuştur. Araştırmanın nicel aşamasında 153 sosyal bilgiler öğretmenine anket uygulanarak nicel veriler toplanmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında ankete katılan 12 sosyal bilgiler öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilerek nitel veriler toplanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde betimsel istatistik, nitel verilerin analizinde tümevarımsal analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersinde aile birliğine önem verme değerine yer verilmesinin öğrencilerin değerleri günlük yaşamla ilişkilendirmesini kolaylaştıracağı ve ailesi ile bağlarının güçlenmesini destekleyeceği görüşünde olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin ailenin etkinliklere katılımının değer eğitiminin etkili olmasına katkı sağlayacağı görüşünde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak sosyal bilgiler öğretmenlerine değerler eğitimi ile ilgili çeşitli uygulamalar gerçekleştirmeye yönelik hizmet içi eğitimler verilmesi ve sosyal bilgiler dersinde aile birliğine önem verme değerine yönelik uygulamaya dayalı araştırmalar gerçekleştirilmesi önerilebilir.

Berna Aksin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi öğretim programı ve ders kitaplarının kuraklığa dirençli toplum oluşturma bağlamında incelenmesi

Yapılan araştırmada kuraklık ve ilişkili ögelere Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında ve ortaokul düzeyinde okutulan Sosyal Bilgiler ders kitaplarında nasıl yer verildiğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli anlayışına göre hazırlanan 2024 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli anlayışına göre hazırlanıp 2024-2025 eğitim-öğretim yılında okutulmaya başlatılan 5.sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabı ve 2024-2025 eğitim-öğretim yılında okutulan 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile desenlenmiş ve betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda Sosyal Bilgiler ders kitaplarında kuraklığa ilişkin doğrudan ve dolaylı ögelere yer verildiği görülmüştür. Fakat kitaplarda "doğrudan" kuraklık bir olayın "nedeni" ya da "sonucu" şeklinde belirtilmiştir. Nedenleri, sonuçları, bu sonuçların insan davranışlarına ve topluma etkisi ve bu etkileri en aza indirebilmek için yapılması gerekenler kitap içeriğinde yer verilmeyerek yeterince önemine vurgu yapılmadığına ulaşılmıştır. 5. ve 6. sınıf ders kitaplarında su konusuna dikkat çekilmiştir. Özellikle 5. sınıf ders kitaplarında günlük hayatta suyu israf eden sosyal davranışları azaltmaya yönelik bilgi grafiklerinin ve görsellerin yer aldığı görülmüştür. 7. sınıf ders kitabı bu konu içeriği bakımından eksik kalmıştır. Ders kitapları için kuraklığın bir olayın nedeni ya da sonucu değil de tek bir başlık altında ele alınması ve kitap içeriklerinin kuraklık özelinde zenginleştirilmesi önerilmektedir. 2024 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında ise kuraklık ögesine rastlanılmamıştır. Dolayısıyla doğrudan kuraklığa ilişkin öğrenme çıktılarının ve ders sırasında neler yapılabileceğine dair süreç bileşenlerinin oluşturulması önerilmektedir.

Özlem Gündüz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Didaktik bir tür olarak tanzimat edebiyatında fabl

Fabl, amacı, karakter seçimi ve fantastik kurgusuyla öğütlü hikâyeye dayanır. Okura az zahmetle ahlakî ders verme amacında olan öğütlü hikâye, iletiyi hikâyenin sonunda açık bir şekilde bildirerek ahlaktan çok ahlakçılık sergiler. Fabl ise masalımsı anlatımıyla okuyucu kitlesini yalnız çocuklar olarak belirlemez. Bu sebeple ileti, zaman zaman okurun çıkarımına bırakılır. Dolayısıyla fablların öğütlü hikâyeler gibi kolayca okunabilir, iletisi rahatlıkla sezilebilir basit bir tür olmadığı; aksine çoğul okumalara uygun, derin içeriğe sahip yapılar oldukları ifade edilebilir. En eski anlatı türlerinden biri olarak fabl, Doğu ve Batı edebiyatlarında devlet adamı yetiştirme geleneğinden gelişerek eğitim alanının referanslarından olmuştur. Doğu'da ilk örneklerine eski Hint edebiyatında Pançatantra Masalları'nda rastlanan türün en eski ve ilginç bir örneği Beydeba'nın Kelile ve Dimne'sidir. Fablların Doğu'da dinî ve ahlakî eğitimin hizmetinde olduğunu gördüğümüz Gazalî'nin Risaletü't-Tayr ve Feridüddîn Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserleri tasavvufî amaçla yazılmış vahdet-i vücud felsefesinin alegorik tarzda anlatıldığı eserlerdir. Mevlana'nın Mesnevi adlı eserini de bu grup içinde değerlendirmek gerekir. Konuları Mantıku't-Tayr ile aynı olan ancak farklı hikâyelerle bu eserin tercümesi sayılan Gülşenî'nin Gülşenname'si, Ali Şir Nevayi'nin Lisanu't-Tayr'ı, Mehmed Arif'in Ravzatu'tevhid'i, Zaifî'nin Gülşen-i Simurg'u, Fedaî Dede'nin Mantıku'l-Esrar'ı, Şemseddin Sivasî'nin Deh-Murg'u tasavvufun çetin yollarını kuşlarla sembolize ederek anlatan eserlerdir. Güvahî'nin Pendname'si fabl türüne örnek olabilecek hikâyelerle doludur. (Kurbağa-Akrep, Tilki ile Aslan, Ağustos Böceği ile Karınca, İki Kaz ile Bir Kurbağa, Keçi ile Koyun, Aslan ile Oduncu). XV. yüzyılda yazılan Şeyhî'nin Harname adlı eseri bu alanın diğer önemli bir eseridir. Batı edebiyatında ise Aisopos ve La Fontaine'in adıyla özdeşleşen fablların, bilinenilkörneğini "Atmaca ile Bülbül" öyküsüyle Hésiode vermiştir. Quintilien'e göre Hésiode, öğütlü hikâyenin mucididir ve onun Des Travaux et Des Jours (İşler ve Günler) adlı şiiri Batı'nın en eski fablıdır. 1859'da Şinasi'nin Tercüme-i Manzume'de yayımladığı yarı siyasî yarı felsefî tek fabl, Fransız edebiyatında olduğu gibi La Fontaine'i fabl çevirileriyle ilişkilendirilebilecek tek isim gibi gösterirken, Müntehabat-ı Eş'âr'da yayımladığı üç fabldan birinin Fénelon'un fabllarına yakınlığı La Fontaine'i fabl çevirilerinde tek kaynak olmaktan kurtarır. Söz konusu diğer iki fabl ise Şinasi'nin La Fontaine'e öykünerek yazdığı fabllar olarak belirir ki bu durum Tanzimat döneminde başka milli/telif fablların verilmiş olabileceğini düşündürmektedir. Nitekim Ahmet Mithat Efendi'nin Kıssadan Hisse, Kıssadan Hisse Alır Akiller adıyla Aisopos'tan yaptığı çevirilerinin yanında Fénelon ve Voltaire'e ait fabllara yer vermesi ayrıca yeniden yazdığı fablları da Kıssadan Hisse'de yayımlaması Tanzimat döneminde fabl türünde yazılmış başka eserlerin ortaya çıkarılıp incelenmesi gerekliliğini doğurmuştur. Yenileşme çabasında olan toplumlar ancak modern bir eğitimden geçtikten sonra ruhsal ve zihinsel olarak yeniliklere açık olabilir düşüncesinden hareketle Tanzimat döneminde eğitim alanındaki yenilikler müstakil eserler ve süreli yayınlarla hız kazanır. Fabllar, Recaizade Mahmut Ekrem, Muallim Naci, Manastırlı Mehmet Rıfat, Hacı Zahid gibi eğitimcilerin eserlerinde telif ve tercüme olarak yerini alırlar. Tür, Nabizade Nazım, Osman Rasih, Halil Edip, Ebuzziya Tevfik gibi önemli isimlerle gelişerek II. Meşrutiyet'e (1908) kadar çokça rağbet görür.

FablTanzimatTanzimat edebiyatı+3
Gülden Vicir
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaratıcı okuma tekniklerinin okumayla ilgili çeşitli değişkenlere etkisi

Bu çalışmada, yaratıcı okuma tekniklerinin okuduğunu anlama başarısına, okuma tutumuna ve okuma iç motivasyonuna etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel bölümünde de görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunun seçiminde uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında bir devlet okulunda altıncı sınıfta öğrenim gören 40 öğrenci (20'si deney grubu, 20'si kontrol grubu) oluşturmuştur. Uygulama sürecinde deney grubuna on hafta boyunca haftada üç ders saati olmak üzere, yaratıcı okuma tekniklerine göre planlanan etkinlikler, kontrol grubuna MEB 6.sınıf Türkçe ders kitabındaki okuma etkinlikleri yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak okuduğunu anlama başarısını belirlemek için Ülper, Çetinkaya ve Bayat (2017) tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi, Karahan (2018) tarafından geliştirilen okuma tutumu ölçeği ve Kurnaz (2019) tarafından geliştirilen okuma iç motivasyonu ölçeği öntest, sontest ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Ayrıca öğretim sürecinin başında ve sonunda katılımcıların okuma becerisi derslerine ilişkin görüşlerini toplamak için deney grubundaki öğrencilere "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" uygulanmıştır. Nicel verilerin istatistiksel çözümleri için betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler için t testi ve karışık ölçümler için iki yönlü ANOVA ile yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda yaratıcı okuma teknikleri ile yapılan okuma becerisi derslerinin deney grubu öğrencilerinin okuduğunu anlama başarısı, okuma tutumu ve okuma iç motivasyonu kontrol grubu öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yapılan görüşmelerle deney grubu öğrencilerinin okuma becerisi derslerine ilişkin görüşlerinin sürecin başındaki görüşlerine kıyasla oldukça olumlu olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonunda; yaratıcı okuma teknikleri ile yapılan okuma derslerinin okuduğunu anlama başarısını, okuma tutumunu ve okuma iç motivasyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Okuma stilleriOkuma stratejileriOkuma-anlama+4
Ebru Dundar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1968-2018 döneminde anayasal vatandaşlık anlayışının sosyal bilgiler ders kitaplarına yansıması

Bu çalışmanın amacı, 1968-2018 döneminde "Anayasal Vatandaşlık" anlayışının sosyal bilgiler ders kitaplarına ne ölçüde yansıdığını belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum deseni kullanılmıştır. Verilerin toplama ve tahlilinde doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 1968- 2018 yılları arasında kullanılan Sosyal Bilgiler ders kitapları ve bu alanda yapılmış literatür çalışmaları oluşturmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem durumu, amaç-önem ve alt problemler; ikinci bölümde bağlamı güçlü oluşturabilmek adına vatandaşlık kavramının tarihsel süreçleri ile birlikte Anayasal Vatandaşlık kavramının kendisi üzerinde durulurken, üçüncü bölümde ise incelenen ders kitaplarının ilgili bölümleri Anayasal Vatandaşlık kavramı çerçevesinde ele alınıp kavram özelinde analiz edilmiştir. Yapılan literatür araştırmaları ve değerlendirmelerin ışığında vatandaşlık anlayışının 50 yıllık süre zarfını kapsayan 10 farklı eğitim dönemi içerisindeki süreci gözlemlenmiştir. Bu yıllar arasında vatandaşlık anlayışında her ne kadar değişimler yaşanmış olsa da vatandaşlık anlayışının özellikle Anayasal Vatandaşlık kavramı çerçevesinde henüz tam olarak efektif bir zemine oturmadığı belirlenmiştir. Yeni bir kavram ve yaklaşım olarak karşımızı çıkan Anayasal Vatandaşlık anlayışının, çok kültürlü, etnik çeşitliliğe sahip olan ülkelerde toplumsal mutabakat adına ciddi çözüm önerileri içermesine rağmen ülkemizde kavram üzerine yapılan araştırma ve tartışmaların sınırlılık gösterdiği tespit edilmiştir. Özellikle çok sayıda etnik kimliği bünyesinde barındıran, popülasyon olarak mozaik bir yapıya karşılık gelen bizim gibi ülkelerde yaşanabilecek olası karmaşalar ve bilumum toplumsal tehlikelere akılcı ve toparlayıcı öneriler sunmasıyla araştırmamızın konusu olmuştur. Bu çerçevede Anayasal Vatandaşlık kavramı, hem kendi içinde hem de 1968-2018 yılları arasındaki ders kitaplarına yansıması olarak etraflıca ele alınıp değerlendirme, tenkit ve önerilere tabi tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Vatandaşlık, anayasal vatandaşlık, ulus, devlet, hak, demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük, çoğulculuk, çok kültürlülük.

Anayasal vatandaşlıkDemokrasiDers kitapları+7
Mazlum Mengüç
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin coğrafi bilgi sistemlerine ilişkin algıları

Araştırmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Hakkındaki Algıları ortaya konmak amaçlanmıştır. Coğrafya bilim dalı tarih boyunca insanın yaşadığı dünyayı tanımasına imkân sağlamıştır. İnsan ise bu sistemsel bilim dalından daha pratik bir şekilde faydalanabilmek için coğrafi bilgi sistemlerini ortaya çıkarmıştır. Bu sistem dünyanın birçok yerinde kullanılmakta olup ülkemizde de başta kendi alanında olmak üzere birçok düzeydeki derslerde öğretmenler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Sosyal Bilgiler multi disipliner bir alan olmak üzere Coğrafya bilimi bu alanlardan biridir. Bu ilişki Coğrafi Bilgi Sistemlerini Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için önemli bir konuma getirmiş durumdadır. Araştırmanın modeli nicel araştırmaya bağlı tarama modeli olarak belirlenmiştir. Adana ilinde görev yapan 480 Sosyal Bilgiler Öğretmeninden ölçek yoluyla veriler toplanmıştır. Bu veriler 5'li likert tipi CBS Algı ölçeği ile toplanmıştır. Ölçekten toplanan veriler SPSS 27 paket programıyla analize uygun hale getirilmiştir. Elde edilen verilerin sosyo-demografik bilgileri tespit edilip belirlenen değişkenlere T-testi ve Anova (Post-Hoc) testleri uygulanmıştır. Ortaya çıkan sonuç bize Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinden bazılarının CBS eğitimi aldığını ve bu kişilerin CBS Kavramı Algı ölçeğine daha pozitif cevaplar verdiğini göstermektedir. Bu durum diğer bazı değişkenlerde de ortaya çıkmıştır. Katılımcıların çalıştığı kurum, kurumun sosyo-ekonomik düzeyleri, materyal yeterliliği ve materyalleri kullanma sıklıkları gibi değişkenler arasında da anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar ışığında öğretmen adaylarına veya öğretmenlere eğitim programları ve kurslar düzenlenmesi, Aktif görevdeki öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi gibi bazı iyileştirilmeler yapılabilir.

Sergen Atalmış
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi'nin eserlerinin kök değerler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi'nin eserlerinin kök değerler açısından ı̇ncelenmesı̇dir. Araştırma nitel araştırmanın doğasına uygun bir şekilde yürütülmüş ve betimsel tarama modeli esas alınmıştır. Veri toplama tekniği olarak doküman analizi tekniğinden faydalanılan araştırmada, Filibeli Ahmed Hilmi'nin Â'mâk-ı Hayâl, Öksüz Turgut, Bâtınîler İblis Behmen ve Bütün Hikâyeleri adlı eserleri Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2019) yer alan kök değer esas alınarak incelenmiştir. Veri analiz sürecinde betimsel analiz tekniği tercih edilmiştir. Analiz sonucunda eserlerde yer alan kök değerlerin sıklığı tespit edilmiş ve her eser için farklı tablo oluşturulmuştur. Ardından kitaplardan alıntılanan örnek cümlelerle birlikte veriler yorumlanarak raporlaştırılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Filibeli Ahmed Hilmi'nin incelenen eserlerinde, sevgi ve saygı değerinin en çok öne çıkan kök değerler olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında vatanseverlik, dostluk ve adalet gibi kök değerlerin farklı eserlerde ön plana çıktığı görülmektedir. Buna karşın dürüstlük ve sorumluluk değerleri eserlerin genelinde diğer değerlere nazaran daha az geçmiştir. Eserler değerlerin öğretimi bağlamında ele alındığında Â'mâk-ı Hayâl'de saygı ve sevgi; Öksüz Turgut' ta sevgi ve vatanseverlik; Bütün Hikâyeleri adlı eserde sevgi, vatanseverlik ve saygı; Bâtınîler İblis Behmen adlı eserde ise adalet ve dostluk değerlerinin öne çıktığı tespit edilmiştir. Söz konusu eserlerden alınacak bölümlerin, farklı değerlerin öğretimi bağlamında ders kitaplarında yer alabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi, Türkçe Eğitimi

Ahmed HilmiDeğerler eğitimiEdebi eserler+3
Ünzile Köse
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın bakış açısından Antalya'da turizmin kentsel doku ve yaşam üzerine etkileri

Turizm faaliyetleri bulundukları ortam üzerinde birtakım etkiler ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmanın amacı Antalya'da yaşayan yerel halkın turizmin kentsel doku ve yaşam üzerine etkilerine ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın modeli durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmaya 17 yetişkin birey katılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu vasıtasıyla derlenmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda beş alt probleme ilişkin ortaya çıkan bulgular çeşitli kategoriler altında değerlendirmiştir. Katılımcıların turizm tanımlamalarına ilişkin, döviz kaynağı, tatil amacıyla bir yerden başka yere yapılan seyahat, ülkenin tanıtımına yönelik reklam aracı olması, geçim sağlamak için yapılan meslek ve yaşam tarzı olmak üzere beş tanımlama kategorisi elde edilmiştir. Katılımcıların geçmişte ve günümüzde Antalya'daki turizme ilişkin görüşleri; geçmişten günümüze kadar turizmde büyük gelişmeler olması, turizmde istenilen düzeyde gelişme yaşanmaması, turizmde çeşitliliğin artması, geçmişte altı ay yapılan turizmin tüm yıla yayılması ve daha önce Antalya merkezde yapılan turizmin taşrada da yapılmaya başlaması olmak üzere beş tanımlama kategorisi elde edilmiştir. Araştırma sonucu ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacılara, yerel ve merkezî yöneticilere yönelik bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Antalya, Sosyal Bilgiler, Turizm, Kültür, Değişim.

AntalyaKent dokusuSosyal bilgiler eğitimi+4
Emine Torun
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dili ve edebiyatı eğitimiyle ilgili çalışmaların analizi: Bir meta-sentez çalışması

Bu çalışmanın amacı Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (2018) uygulamaya geçtikten sonra yapılan lisansüstü tezlerinin (doktora) programın amaçlarına yönelik edebiyat öğretimine ne yönden hizmet ettiğini ortaya koymaktır. Araştırma da bu amaca uygun meta-sentez yöntemine göre gerçekleştirilmiş ve doktora tezlerinin Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programına uygunluğunu araştırmak için bu yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken Ulusal (YÖK) Tez Merkezi veri tabanından Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Anabilim Dalı ve Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dalı'nda tarama yapılmıştır. Detaylı tarama izinli verilen, durumu onaylanan, 2015-2018 yılları arasında yazılan doktora tezleri şeklinde yapılmış ve 5 doktora tezine ulaşılmıştır. Bu çalışmada doküman olarak Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (2018) 5 tane doktora tezi incelenmiştir. Doktora tezlerinin Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (2018) uygunluğuna bakılmıştır. Veri toplama tekniği olarak doküman incelenmesinden yararlanılmıştır. Araştırma amacıyla ilgili yazılı materyallerin incelenmesi için bu teknik kullanılmıştır. Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (2018) ve 5 tane doktora tezi araştırma dokümanlarıdır. Verilerden hareketle bir sentez bulunmaya çalışılmış bunun için de dokümanlar incelenmiştir. Araştırmanın bulgularını genel bir çerçevede toplarsak bulgularımız Murathan Mungan romanlarında eğitsel unsurlar, Nazariyyât-ı Edebiyye adlı ders kitabı, akademik yazma, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, Türk dili ve edebiyatı öğretmen adaylarının yetiştirilmesidir. Yapılan çalışmada doktora tezlerinin genelinde öğretim programını merkeze alıp çalışılmadığı sonucuna varılmıştır.

Eğitim programlarıMeta-sentez yöntemiTürk dili ve edebiyatı+2
Sevinç Ulaş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'ten günümüze sosyal bilgiler programlarında ekonomi konularının yeri

Cumhuriyet'ten günümüze değişen sosyal bilgiler programlarında ekonomi konularının yerinin incelenmesinin amaçlandığı bu araştırmada, Cumhuriyet dönemine ait 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1962, 1968, 1971 ilkokul programları; 1931-1932, 1938, 1949, 1962 tarihli ortaokul programları; 1995, 1998, 2005 ve 2018 tarihli ilköğretim Sosyal bilgiler programları incelenmiştir. Bu programlarda ekonomi konularının yer aldığı 1968 öncesi Sosyal Bilgiler Programı kapsamında olan dersler, derslerin amaçları, konuları, konuların ders kitaplarına yansıması ve konuların oranı; 1968 sonrasında ise Sosyal Bilgiler Programları, amaçlar, üniteler, konular ve içerikleri belirlenmiştir. Araştırmanın konusunun tarihsel bir perspektife sahip olması nedeniyle tarama modeli içerisinde yer alan tarihsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen dökümanlar (1924'ten günümüze yayınlanmış olan Sosyal Bilgiler Programları) betimsel analiz yöntemine dayalı olarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, 2005 Sosyal Bilgiler Programı ile multudisipliner bir yapının ortaya konulduğu kabul edilse de, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sosyal bilgiler programlarının muhtevasında birçok disiplinin olduğunu söylemek mümkündür. Bu sosyal bilimler disiplinlerinden birisi de ekonomi'dir. Cumhuriyetten günümüze kadar yapılan ilkokul, ortaokul, ilköğretim Sosyal Bilgiler Programı ve Sosyal Bilgiler kapsamına giren tarih, coğrafya, hayat bilgisi, yurt bilgisi (yurttaşlık bilgisi) derslerinin programları incelendiğinde, "Ekonomi" ile ilgili konu ve kavramların yer aldığı görülmüştür. 1924'ten 2018'e kadar yayınlanan programlarda süreç içerisinde ünitelerin ve konularının dağılımı değişse de ders kitaplarına yansıyan içeriğin birbirine yakın olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi, Öğretim Programı, Ekonomi

Ders kitaplarıEkonomiEğitim programları+4
Fatih Özkan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun eserlerinin değerler eğitimi bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun eserlerini değerler eğitimi bağlamında incelemektir. Araştırma betimleyici nitel desenli bir araştırma olup veri topla tekniği olarak doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Kültür Dizisi I serisinde yer alan; Can Ocağında Pişen Aş, Dedem Korkut'un Kitabı, Karşılaştırmalı Türk Destanları, Kutsal Mahpus Ebu Hanife, Sonsuza Uyanan Taşlar ve Türk İslam Efsaneleri adlı kitaplar Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2019) yer alan kök değer esas alınarak incelenmiştir. Eserlerde yer alan kök değerlerin sıklığı tespit edilmiş ve her eser için farklı tablo oluşturularak verilmiştir. Ardından kitaplardan alıntılanan örnek cümlelerle birlikte veriler yorumlanarak raporlaştırılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Kültür Dizisi I'de yer alan eserlerde, saygı, sevgi ve yardımseverlik değerlerinin en çok öne çıkan kök değerler olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında dostluk, dürüstlük, öz denetim, sorumluluk ve vatanseverlik değerleri farklı eserlerde ön plana çıkmıştır. Ayrıca adalet ve sabır değerlerinin eserlerin genelinde geçiş sıklığının az olduğu tespit edilmiştir. Eserler değerlerin öğretimi açısından ele alındığında, Türk İslam Efsaneleri eserinin saygı, sevgi ve yardımseverlik; Karşılaştırmalı Türk Destanları eserinin sevgi ve yardımseverlik; Can Ocağında Pişen Aş eserinin saygı ve sevgi; Dedem Korkut'un Kitabı eserinin saygı, sevgi ve yardımseverlik; Kutsal Mahpus Ebu Hanife eserinin saygı sevgi ve öz denetim; Sonsuza Uyanan Taşlar eserinin ise vatanseverlik ve sorumluluk değerlerinin öğretiminde kullanılabilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiSepetçioğlu, Mustafa Necati+1
İbrahim Ethem Utku
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında görsel-metin uyumu

Araştırmada, "Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı (A1)-(A2), İstanbul Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı (A1)-(A2) ve Gazi TÖMER'in Yabancılar için Türkçe (A1)-(A2) Temel Düzey Ders Kitabı" nda yer alan görsellerin metinlerle uyumunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018–2019 yıllarını kapsayan yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarının A1 ve A2 seviyesi oluştururken; örneklemini, 2018 – 2019 yıllarını kapsayan Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı (A1)-(A2), İstanbul Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı (A1)-(A2) ve Gazi TÖMER'in Yabancılar için Türkçe (A1)- (A2) Temel Düzey Ders Kitabı oluşturmaktadır. Araştırmada sonucunda görsel ve metin uyumunu ortaya koyabilmek amacıyla "Resim – Metin İlişkisi Kategori Listesi" nden yararlanılarak, "Görsel – Metin İlişkisi Kategori Listesi" oluşturulmuştur. Bu kategori listesiyle toplanan veriler, nitel veri analizi yaklaşımlarından betimsel analiz yaklaşımı kullanılarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada genel olarak incelenen kitaplarda metinlere ait görsellerin, öğrencilerin metinleri tahmin etmesini sağladığı; ait oldukları metinlerin başlığını desteklediği; ait oldukları metnin içeriğiyle uyumlu olduğu; metin ile yerleştirilmesinde zemin fon ilişkisinin gözetildiği; öğrencilere estetik zevk kazandırdığı; sınıf düzeyine uygun olduğu ve görsellerde kullanılan renklerin canlı, net ve dikkat çekici olduğu görülmüştür. Araştırmada bazı metinlerin başlığının olmadığı tespit edilmiştir.

Ders kitaplarıGörsel uyumGörseller+6
Edanur Kanca
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Koray Avcı Çakman'ın öykü ve romanlarının duyarlık eğitimi açısından incelenmesi

Çocuk ve çocukluk değerleri toplumların geleceğini, bakış açısını ve gelişmişlik düzeylerini belirleyen etkenlerdendir. Millî ve evrensel farkındalıkları özümseyip her açıdan ilerlemek isteyen toplumlar çocuğa ve çocuk eğitimine önem vermektedir. Son yıllarda çocuğun yaşama bakışında, bireyselleşme ve toplumsallaşma sürecinde etkili olduğu düşünülen duyarlık eğitimi, eğitim ve öğretim çalışmalarında öne çıkmaktadır. Duyarlık eğitiminin, eğitim-öğretim ve çocuk dünyasında yer almasına kaynaklık eden en aktif unsurlar çocuk edebiyatı yapıtlarıdır. Nitelikli çocuk edebiyatı yapıtları çocuğun düş dünyasına seslenerek bireysel ve toplumsal duyarlıklar edinmesine katkı sağlayabilmektedir. Yaşam alanlarına ilişkin duyarlık edinen çocuk okur, sağlıklı bir bilişsel ve duyuşsal süreç ile toplumsallaşabilmektedir. Çocuk edebiyatı yapıtları, içerdikleri kahramanlar, iletiler ve uyaranlar ile çocukta pek çok alana ilişkin örnek oluşturabilir. Bu açıdan birçok yaş grubuna seslenen ve güncel konularda yapıtlar oluşturan yazar Koray Avcı Çakman'ın kitaplarının duyarlık eğitimine katkısı araştırılmak istenmiştir. Bu doğrultuda Koray Avcı Çakman'a ait 8 -13 yaş aralığında, 21 öykü ve roman türünde yapıt incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Aslan (2013; 2016), Karakuş Tayşi (2019), Evsen (2019) ve Etoğlu Kibris'in (2019) belirlediği ve araştırmacının da geliştirdiği 34 duyarlık kategorisi listesi kullanılmıştır. Doküman incelemesi ile toplanan veriler, betimsel olarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda Koray Avcı Çakman'ın incelenen yapıtlarının "Doğaya duyarlık", "Dünya tarihine ve kültürel mirasa duyarlık" ve "Hayvanlara Duyarlık" içerikleri bakımından zengin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapıtlarda, tüm duyarlıklara ilişkin içeriklerin farklı sıklıklarda yer aldığı görülmektedir. Kitapların yaş düzeyi ve sayfa sayıları göz önünde tutularak Koray Avcı Çakman'ın incelenen yapıtlarının, çocukların duyarlık eğitimi gelişimi süreçlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Avcı Çakman, KorayDuyarlık eğitimiDuyarlılık+3
Ebru Özbilen Demirtaş
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük ders kitabında birinci elden kaynaklara yer verilme durumu

Bu araştırmada, 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabında birinci elden kaynaklara yer verilme durumunu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışma, tarama modelinde nitel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı kararı ile Bir-Yay Yayınevi'ne ait olan 8. Sınıf T. C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabından oluşmaktadır. Çalışmada birincil yazılı ve görsel kaynakların tespiti ve analizi için, Birincil Kaynak Tespit Formu, Görsel Kanıt Analiz Formu ve Yazılı Kanıt Analiz Formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre kitapta kullanılan birinci elden yazılı ve görsel kaynakların ünitelere dengeli dağılmadığı, kullanılan görsel kaynaklara yazılı kaynaklardan çok daha fazla yer verildiği, kullanılan yazılı ve görsel kaynakların türlerinin çeşitlendirilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan birincil yazılı ve görsel kaynakların anlaşılırlık düzeyi açısından incelendiğinde kaynak kullanımında standart olmadığı tespit edilmiş, görsel kaynakların kalitesinin düşük olduğu, öğrenci düzeyine uygun olmayan kaynakların kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmayla birlikte bundan sonra yapılacak çalışmaların çeşitlendirilmesi ve farklı sınıf seviyelerinde de birinci elden kaynak kullanımı açısından benzer çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Birincil kaynaklarKaynak kullanımıKaynak paylaşımı+4
Gülden Mert
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretiminde işbirlikli argümantasyon yönteminin öğrencilerin akademik başarısı, argümantasyon düzeyleri ve işbirlikli öğrenme becerileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretiminde işbirlikli argümantasyon yönteminin öğrencilerin akademik başarısı, argümantasyon düzeyleri ve işbirlikli öğrenme becerileri üzerindeki etkisi ortaya koymaktır. Çalışma 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul'un Bakırköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda 6.sınıfta öğrenim gören 78 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma desen kullanılmış olup nicel boyutunda öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel yöntem; nitel boyutunda ise eylem araştırması yönteminden yararlanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Yönetime Katılıyorum Başarı Testi, Torun (2015) tarafından geliştirilen Argümantasyon Değerlendirme Rubriği, Burak (2020) tarafından geliştirilen İş Birlikli Öğrenme Becerisi Ölçeği ve Görüşme Formu olmak üzere dört farklı veri toplama aracı ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde t-testi ve betimsel istatistikler; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre iş birlikli öğretim destekli argümantasyon yöntemi ile işlenen derslerin programın öngördüğü yöntemle işlenen derse göre daha başarılı oldukları ve argümantasyon yönteminin öğrenciler arasında iş birliği becerisinin olumlu yönde gelişmesinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Argümantasyon yönteminin öğrencilerin süreç içerisinde argüman oluşturmalarında etkili olduğu ve öğrencilerin ilk etkinlikten son etkinliğe doğru argüman geliştirme seviyelerinde artış olduğu ve kaliteli argümanlar ürettikleri, bazı öğrencilerin gerekçe, destekleyici ve çürütücü bileşenlerini kullanmada zorlandıkları tespit edilmiştir. Görüşme formu sonucunda öğrencilerin uygulamaya yönelik olumlu yönde düşüncelere sahip olduğu tespit edilmiş, öğrenciler uygulamanın bilgiyi anlamlandırmada, arkadaşları ile iletişim becerilerinin güçlenmesinde, duygu, düşünce ve ifade edebilme becerilerinin gelişmesinde, derslerin güzel, eğlenceli geçmesinde; sosyal bilgiler dersi ve diğer derslerde de kullanmak istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenme+4
Cansu Alınlı
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kapsayıcı eğitim perspektifinden yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmada, yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Özellikle farklı kültürel geçmişlerden gelen öğrencilerin bu derse karşı geliştirdikleri tutumların belirlenmesi, hem öğrencilerin eğitim süreçlerinin desteklenmesi hem de öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi açısından dikkate değer bir durumdur. Bu nedenle çalışmada, yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının ortaya konulması, bu tutumların cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda, farklı sınıf düzeylerinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmada veriler, öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analizlerle çözümlenmiş ve bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre, yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından yapılan analizlerde, öğrencilerin tutumları arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Bu durum, cinsiyetin sosyal bilgiler dersine yönelik algı ve tutumlar üzerinde etkili bir faktör olmadığını göstermektedir. Ayrıca sınıf düzeyi değişkeni açısından yapılan analizlerde ise öğrencilerin tutumları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgu, öğrencilerin sınıf düzeyleri ilerledikçe sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının belirgin bir değişim göstermediğini ortaya koymaktadır. Yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik olumlu tutum geliştirdikleri, ancak bu tutumların cinsiyet değişkenine ve sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık sergilemediği saptanmıştır. Bu sonuç, sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin bireysel ve demografik farklılıklarının çok etkili olmadığını göstermektedir. Araştırma bulgularının, sosyal bilgiler dersi öğretim süreçlerinin geliştirilmesi, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimdeki başarılarının artırılması ve dersin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Buse Bilen
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

1968-2018 yılları arasında sosyal bilgiler öğretim programları ve ders kitaplarında tarih içeriğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 1968-2018 yılları arasında yayınlanan sosyal bilgiler öğretim programlarında yer alan tarih içeriğinin değişim sürecinin incelenmesidir. Bir nitel araştırma yöntemi olan doküman incelemesine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Talim ve Terbiye Kurulu kararları ile 1968-2018 yılları arasında yayınlanan Tebliğler Dergisi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda "Sosyal Bilgiler" ve "İnkılap Tarihi" içerisinde verilen tarih konu başlıkları yıllar içerisinde aynı kaldığı, konu başlıklarında bazı dönemler ekleme ve çıkarmalar yapıldığı, bu eklemlerin ve çıkarmaların daha çok milliyetçi bir çerçevede gerçekleştiği anlaşılmıştır. Amaç ve kazanımların ilk programdan son programa bir azalma eğiliminde olduğu, program ve ders kitapları son yayımlanan programlarda benzer bir çizgide olduğu, 2000'li yıllar öncesinde farklılaştığı zamanalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kübra Esra Baştuğ
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin göçmen öğrencilerin sosyal uyum ve akademik başarı durumlarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada, Ankara'da göçmen öğrencilerin en yoğun bulunduğu ilçelerden biri olan Altındağ'daki ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin göçmen öğrencilerin sosyal uyum ve akademik başarıları hakkındaki görüşlerinin ortaya konulması ve bu görüşler doğrultusunda çözüm önerileri sunulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışma, Ankara'nın Altındağ ilçesinde, okul mevcudunun %10'u ile %92'si arasında değişen oranlarda göçmen öğrencisi bulunan toplam 41 okulda gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerini elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma bulguları, 54 gönüllü Sosyal Bilgiler öğretmeninin görüşleri doğrultusunda oluşturulmuştur. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş ve ardından ulaşılan bulgular araştırmanın alt problemleri doğrultusunda oluşturulan kategori ve alt kategoriler kapsamında organize edilerek sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, göçmen öğrencilerin yaşamış oldukları uyum problemleri ile akademik başarı düşüklüğünün en temel sebeplerinin dil ve iletişim sorunları olduğu belirlenmiştir. Göçmen öğrencilerin ailelerinin çoğunlukla düşük sosyo-ekonomik koşullara sahip olmaları, dil yetersizlikleri ve kültürel farklılıklar, onların sosyal ilişkilerini sınırlamaktadır. Bu durum, göçmen öğrencilerin çoğunlukla kendileri gibi göçmen öğrencilerle iletişim kurmalarına yol açmakta ve Türk öğrencilerle etkileşimlerini azaltmaktadır. Ancak bu sınırlı etkileşim, entegrasyon süreci açısından önemli bir engel oluşturmaktadır. Türk öğrencilerle yeterli düzeyde iletişim kuramayan göçmen öğrenciler, Türk toplumunun örf ve adetlerini tanımakta, dili öğrenmekte ve aidiyet bağı geliştirmekte güçlük çekmektedir. Bu ve benzeri sebeplerin göçmen öğrencilerin akademik başarılarını da olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, göçmen öğrencilerin Türk eğitim sistemine uyumlarını güçlendirmek amacıyla dil becerilerinin geliştirilmesi, sosyo-ekonomik desteklerin artırılması, kültürel uyum programlarının yaygınlaştırılması ve kapsayıcı okul uygulamalarının desteklenmesi gerektiği ortaya konmuştur. Ayrıca okul yönetimleri, öğretmenler ve ailelerin iş birliği içinde sürece aktif katılım göstermelerinin, göçmen öğrencilerin hem akademik başarılarını hem de toplumsal entegrasyonlarını önemli ölçüde güçlendireceği sonucuna ulaşılmıştır.

İrfan Turan
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih dersinden sosyal bilgilere Türkiye'de ortaokul düzeyinde tarih öğretiminde değişim ve süreklilik

Tarih derslerinin yerine Sosyal Bilgiler derslerinin okutulmaya başlanmasından günümüze kadar geçen süreçte ortaokul düzeyinde tarih öğretiminde meydana gelen değişimin ortaya konulmasını amaçlayan bu araştırmada 1970 Ortaokul Tarih Programı, 1969 Sosyal Bilgiler Programı, 1985 Milli Tarih Programı ve 1998, 2005 ve 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programları incelenmiştir. Ülkemizde Sosyal Bilgiler dersinin verilmesinden önce ortaokullarda uygulanan son Tarih dersi olan 1970 Ortaokul Tarih Programı, hümanist eğitim yaklaşımının izlerini taşımaktadır. 1973-1974 öğretim yılında ülke çapında uygulanmaya başlanan ilk Sosyal Bilgiler müfredatındaki tarih öğretimi, tarih kültürü oluşturma, vatandaşlık eğitimi verme, ulusal bilinci geliştirme, küresel vatandaşlığı ve barış eğitimini teşvik etme gibi kavramlar etrafında yapılandırılmıştır. 1985 yılında Sosyal Bilgiler dersi kaldırılmış, Milli Tarih, Milli Coğrafya ve Vatandaşlık Bilgisi dersleri getirilmiştir. Türk-İslam Sentezi ideolojisinden etkilenen Milli Tarih dersi, öğrencilere milliyet duygusu, Türk kimliği ve resmi ideolojiye bağlılık aşılamayı amaçlamıştır. 1998 yılında Milli Tarih dersinin yerini alan Sosyal Bilgiler dersi, tarih öğretimi yoluyla vatandaşlık bilinci, tarihsel değişim ve süreklilik anlayışı ve tarih yazım becerileri geliştirmeyi amaçlamıştır. 2005 yılında yapılandırmacı eğitim yaklaşımıyla birlikte güncellenen Sosyal Bilgiler programında tarih konularına daha az yer ayrılmış ancak tarih yazım becerilerini geliştirmeye odaklanan hedefler artırılmıştır. 2017 Sosyal Bilgiler programında tarih konularına daha az vurgu yapılmıştır. Ancak yapılandırmacı yaklaşımla tarih öğretimiyle ilgili değerler, beceriler, sözlü tarih ve yerel tarih gibi kavramların programa dâhil edilmesi, programda çok katmanlı tarih eğitimi yaklaşımın benimsendiğini göstermektedir. Bu çalışma ile tarih konularının, kültürel aktarım, vatandaşlık eğitimi ve üst düzey düşünme becerilerinin gelişimi amacıyla Sosyal Bilgiler müfredatına dâhil edildiği, farklı dönemlerde tarih konularına programlarda verilen ağırlığın değişmesinin politik ve toplumsal dönüşümler ve eğitim politikalarından etkilendiği sonucuna varılmıştır.

Süleyman Badıllı
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanada'da ilköğretim ve ortaöğretimde tarih eğitimi yaklaşımları: Ontario eyaleti örneği

Çalışmanın genel amacı, Ontario Eyaleti örneği bağlamında Kanada'da ilköğretim ve ortaöğretimde tarih eğitimine ilişkin yaklaşımları araştırmaktır. Tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemine, amacına, önemine, sınırlılıklarına, sayıltılarına, araştırma içerisinde adı geçen bazı terimlerin tanımlarına; ikinci bölümde ise yöntemine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Ontario Eyaleti bağlamında Kanada'da tarih ve tarih eğitimi anlayışının şekillenmesinde belirleyici olduğu değerlendirilen çeşitli etkenlere, Ontario Eyaleti'nde sosyal bilgiler (3-6'ncı sınıflarda Miras ve Kimlik üniteleri) ve tarih (7-12'nci sınıflar) konularının öğretim programlarında öğrenme-öğretme süreçlerine ve bu hususların ders kitaplarındaki yansımalarına (8'inci sınıf tarih ders kitabı birinci ünite örneği); Ontario Eyaleti'nde sosyal bilgiler (Miras ve Kimlik) ve tarih öğretim programlarında Osmanlı ve Türk imgesine yer verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre Kanada'da tarih ve tarih eğitiminin Kanada vatandaşlığı ve kimliği meselesi olarak ele alındığı; Kanada'nın geçmişte özellikle yerlilere karşı uyguladığı insan hakları ihlallerinden ve ülkenin etnik ve kültürel yapısından dolayı artık tarihlerini okullarda ulusalcı politik anlayışla veremediği; Fransızca konuşan Quebec Eyaleti ile İngilizce konuşan Kanada'nın geri kalanının ortak bir tarih anlayışına hiçbir zaman sahip olmadığı; son yıllarda yerli tarihlerin daha iyi bilinir ve ilgilenilir hâle geldiği; birçok insan (muhtemelen) tarihi farklı görüyor olsa da federal düzeyde "tarih" Kanadalı kimliği ile ülkenin çok kültürlü yapısını sergileyecek şekilde sunulduğu; Ontario Eyaleti'nde 3-6'ncı sınıflarda tarih konuları sosyal bilgiler dersinde "Miras ve Kimlik" ünitelerinde; 7-8'inci sınıflarda tarih adı altında; 10'uncu sınıfta "Kanada ve Dünya Çalışmaları" (Tarih-Coğrafya-Vatandaşlık) öğretim programı kapsamında; 11 ve 12'nci sınıflarda "Kanada ve Dünya Çalışmaları" (Ekonomi-Coğrafya-Tarih-Hukuk-Politika) öğretim programı kapsamında verilmekte olduğu; ilköğretim sosyal bilgiler (3-6'ncı sınıflar) öğretim programının "Uygulama, Sorgulama, Bağlamı Anlama" temaları altında tasnif edildiği, her bir temada odak noktaları olarak "sosyal bilimler düşünme" kavramlarından (örüntü ve eğilimler; perspektif, önem, sebep ve sonuç, süreklilik ve değişim, karşılıklı ilişkiler) ile (7 ve 8'inci sınıflarda) "tarihsel düşünme kavramlarından" (tarihsel önem; süreklilik ve değişim; tarihsel perspektif; sebep ve sonuç) ikisinin belirlendiği; ortaöğretim programlarında tarih 10'uncu sınıfta "Sosyal, Ekonomik ve Politik Bağlam; Çatışma ve İş Birliği; Kimlik, Vatandaşlık ve Miras"; 11 ve 12'nci sınıflarda ise "Önemli Etkileşimler; Kültür ve Kimlik; Çatışma ve Baskı; Sosyal, Ekonomik ve Politik Faktörler vb." temalar hâlinde tasnif edildiği, her bir temada odak noktaları olarak tarihsel düşünme kavramlarından (tarihsel önem; süreklilik ve değişim; tarihsel perspektif; sebep ve sonuç) ikisinin belirlendiği; tarihsel sorgulamanın ve tarihsel düşünme kavramlarının tarih eğitiminin merkezinde yer aldığı; öğretim programları içerik ve metodolojik bakımdan sosyo-kültürel olarak ülkenin yapısı, tarihsel gelişimi ve ihtiyaçları ile doğrudan ilgili olduğu; birçok insan hakları ihlalleri yaşamış olan yerlilerin (İlk Milletler, Inuit ve Métis) tarihleri, perspektifleri, başarıları ve katkılarının son yıllarda sosyal bilgiler (Miras ve Kimlik üniteleri) ve tarih öğretim programlarına dâhil edildiği; Ontario Eyaleti'nde tarih eğitiminde tespit edilen çağdaş yaklaşımlara rağmen öğretim programlarında belge ve kanıta dayanmayan "sözde" Ermeni soykırımı ifadelerinin yer almasının siyasi bir karar olduğu, tarihin çeşitli güç odaklarınca nasıl istismar edildiğini gösteren bir örneği teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim programlarıKanada-OntarioOrtaöğretim+4
Ceylin Yıldırım
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde p4c öğrenme modelinin öğrencilerin yaratıcı problem çözme düzeylerine ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, P4C (Philosophy for Children - Çocuklar İçin Felsefe) öğrenme yönteminin ortaokul 5. sınıf düzeyinde sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ve yaratıcı problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, nicel araştırma desenlerinden yarı deneysel desen türünde yürütülmüş olup, ön test–son test kontrol gruplu model esas alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024–2025 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir özel okulun 5. sınıfında öğrenim gören 66 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubuna beş hafta boyunca P4C yaklaşımıyla yapılandırılmış dersler uygulanırken, kontrol grubunda öğretim süreci Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'na (SBDÖP) uygun şekilde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak, Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği ve Yaratıcı Problem Çözme Becerileri Ölçeği kullanılmış; elde edilen veriler bağımsız örneklem t- testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, P4C yöntemiyle eğitim alan deney grubunun eleştirel düşünme eğilimleri son test puanları, kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<.05). Buna karşılık, P4C uygulamalarının öğrencilerin yaratıcı problem çözme becerileri üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>.05). Her ne kadar deney grubunun son test puan ortalaması kontrol grubuna göre daha yüksek olsa da bu fark anlamlı düzeyde değildir. Bu durum, yaratıcı düşünmenin kısa süreli müdahalelerle gelişmesinin sınırlı olabileceğini ve P4C'nin bu beceri üzerindeki etkisinin süre, yapılandırma ve değerlendirme biçimi gibi faktörlere bağlı olduğunu düşündürmektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, P4C yönteminin ortaokul düzeyinde eleştirel düşünme eğilimlerinin geliştirilmesinde etkili bir yöntem olarak sosyal bilgiler öğretiminde kullanılabileceği söylenebilir. Ancak yaratıcı problem çözme becerileri üzerindeki etkisinin sınırlı kalması, bu becerinin gelişimi için daha uzun süreli, çok boyutlu ve disiplinler arası yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Çalışma, öğretmenlere ve program geliştiricilere P4C yönteminin sınıf içi uygulamalarına dair yol gösterici nitelikte olup, ilerleyen araştırmalarda farklı yaş grupları, ders içerikleri ve uygulama süreleriyle tekrar edilmesi önerilmektedir.

Eleştirel düşünmeSosyal bilgilerSosyal bilgiler öğretimi+2
Meryem Çelik
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul sosyal bilgiler dersinde uygulanan çocuktan çocuğa öğretim yaklaşımının öğrencilerin sosyal sorumluluk düzeyine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı ortaokul sosyal bilgiler dersinde uygulanan çocuktan çocuğa öğretim yaklaşımının öğrencilerin sosyal sorumluluk düzeyine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmada deneysel (müdahâle) karma yöntem araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018 2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 5. sınıf öğrencileri, öğrencilerin velileri ve sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ortaokul öğrencilerine yönelik sosyal sorumluluk ölçeği, kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formları, yapılandırılmamış gözlem, kontrol listesi, video kayıtları, öğrenci ürünleri, anekdotlar ve araştırmacı günlüğü kullanılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin sosyal sorumluluk ölçeğinden aldığı ön test ve son test puanları için t testleri ve tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nitel veriler tümevarımsal analiz yaklaşımı benimsenerek çözümlenmiştir. Araştırmada ortaokul sosyal bilgiler dersinde uygulanan çocuktan çocuğa öğretim yaklaşımının öğrencilerin sosyal sorumluluk düzeyine istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında katılımcıların çocuktan çocuğa öğretim yaklaşımının öğrencilerin sosyal sorumluluk gelişimine katkı sağladığı görüşünde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların çocuktan çocuğa öğretim yaklaşıma ilişkin olumlu görüş geliştirdikleri görülmüştür. Araştırma sonunda sonuçlara dayalı olarak uygulamaya ve gelecek araştırmalara yönelik bazı öneriler geliştirilmiştir.

Sosyal bilgiler dersiSosyal sorumlulukÇocuktan çocuğa eğitim yöntemi+1
Önder Eryılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Artvin halk masallarının kültürel ögeler ve değerler eğitimi açısından incelenmesi

Toplumların bir arada kalmasını sağlayan kültür önemli bir olgudur. İnsanlar, yaşadıkları toplumun kültürünü ve değerlerini benimseyerek toplumsal yaşama uyum sağlamaktadır. Artan küreselleşmenin etkisiyle toplumların kültürlerinin korunması noktasında kültürel ögelerin ve değerlerin gelecek nesillere aktarılması önem arz etmektedir. Bu aktarımın sağlanmasında sözlü halk edebiyatı ürünlerinden masallar önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı Artvin halk masallarında yer alan kültürel ögeler ve değerlerin incelenmesidir. Araştırmada tarama yöntemine başvurulmuştur. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Artvin halk masalları çatısında altında Ülkü Önal'ın (2017) "Şavşat, Ardanuç ve Yusufeli'den Masallar ve Halk Hikâyeleri'' ile Serkan Şengül'ün (2019) "Artvin Masalları ve Halk Hikâyeleri" kitapları incelenmiştir. Bu kitaplarda yer alan 26 Ardanuç, 10 Şavşat, 4 Yusufeli masalı incelenmiştir. Artvin Halk masallarında yer alan değerler ve kültürel ögelerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Artvin halk masallarında tespit edilen kültürel ögeler ürüne yönelik, düşünceye yönelik ve davranışa yönelik temaları altında sunulmuş ve toplamda kültürel ögelerin geçiş sıklığı (f=2411) olarak bulunmuştur. Masallarda 57 farklı değere ulaşılmış ve değerlerin geçiş sıklığı (f=871) olarak tespit edilmiştir. Artvin halk masallarının hem kültürel ögeler hem de değerlerin geçiş sıklığı ve çeşitliliği açısından oldukça zengin masallar olduğu sonucuna varılmıştır. Bu masalların kültürel ögelerin ve değerlerin aktarımında önemli role sahip olduğu belirlenmiştir.

Bahriye Burcu Yüzbaşıoğlu
Artvin Çoruh University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ülker Köksal'ın çocuk oyunlarında değerler eğitimi

Bir toplumun uygarlık tarihi sahnesinde var olabilmesi, varlığını devam ettirebilmesi için o toplumu oluşturan maddi ve manevi ögelerin, kültürel unsurların toplumun bireyleri tarafından benimsenmesi, yaşatılması gerekmektedir. Maddi ve manevi ögeleri, kültürel unsurları yaşatan şey ise değerlerdir. Değerlerin varlığı geniş anlamda toplumun huzuru, dar anlamda ise bireyin mutluluğu için önem arz etmektedir. Değerlerin aktarımında çocuk edebiyatı ürünlerinin etkili bir araç olduğu vurgulanırken çocuk tiyatrolarının bu bağlamda incelendiği çalışmalar sınırlıdır. Bu araştırmanın amacı; Ülker Köksal'ın çocuk oyunlarını, TYMM'de yer alan Erdem Değer Eylem Çerçevesi'ndeki yirmi değere göre incelemek ve bu eserlerin değerler eğitiminde kullanılabilirliğini ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı kapsamında yürütülmüş olup araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını, Ülker Köksal'a ait, "Ormanın Bekçileri, Yarını Akıl Yapar, Gökten Kaydı Üç Yıldız, Gül Emri, Dağ Denize Kavuştu, Sevgi Kulübemiz, Ayşegül, Mustafa Kemal'in Askerleri, Sırça Köşk, Barış Gezegeni, Mavi Gezegeni Kim Kurtarsın?" adlı on bir çocuk oyunu oluşturmaktadır. Toplanan veriler, tümdengelimci analiz yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, Ülker Köksal'ın çocuk oyunlarının EDEÇ'te yer alan değerlerle büyük ölçüde örtüştüğünü göstermektedir. Özellikle sevgi, saygı, yardımseverlik, dostluk, adalet, dürüstlük, çalışkanlık, özgürlük ve sorumluluk değerlerinin eserlerde sıklıkla ve tutarlı bir biçimde ele alındığı tespit edilmiştir. Tasarruf, mahremiyet, temizlik, sağlıklı yaşam ve mütevazılık değerlerine ise daha sınırlı düzeyde yer verildiği görülmüştür. Değerler, oyunların teması ve olay örgüsü içerisinde doğal bir akışla sunulmuştur. Araştırmada, Ülker Köksal'ın çocuk oyunlarının, değerler eğitimi açısından önemli bir kaynak niteliği taşıdığı; EDEÇ'te yer alan değerlerin aktarılmasında kullanılabilecek faydalı ve etkili eğitim materyalleri olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Merve Denli Abeş
Artvin Çoruh University · Institute of Graduate Studies
2026
30
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu'nun eserlerinde sosyal bilgiler programındaki değerlere yer verilme durumu

Değerler, birlikte yaşamanın ve toplum hayatının temel unsurlarıdır. Değerler eğitimi, bir toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını koruması ve sürdürmesi bakımından stratejik bir öneme sahip olup, pek çok ülkede eğitim sisteminin merkezine oturmuştur. İlk çocukluk evresinden itibaren aile ve sosyal çevrede başlayan bu eğitim, sonraki yıllarda örgün eğitim kurumlarında devam eder. Değerler eğitimi okullarda öğrencilere ağırlıklı olarak sosyal bilgiler derslerinde öğretilmektedir. Bunun nedeni, değerler eğitimi ile sosyal bilgiler programlarının amaç ve içerik bakımından birbiriyle büyük ölçüde örtüşmesidir. Bu araştırmada, Cumhuriyet Dönemi'nin en önemli fikir ve hareket adamlarından biri olan Nurettin Topçu'nun görüşleri, sosyal bilgiler programında yer alan değerler açısından incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, Türk toplumunu ve Türk eğitim sistemini bilimsel olarak en iyi analiz eden aydınlarımızın başında gelen Topçu'nun eserlerinden hareketle, değerler eğitimine katkı sağlamaktır. Araştırma nitel olup, Topçu'nun konuyla doğrudan ilişkili kitapları doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu kitaplar; Kültür ve Medeniyet, Türkiye'nin Maarif Davası ve İsyan Ahlakı'dır. Araştırma bulgularına göre, sosyal bilgiler programında işlenen değerlerin pek çoğu, doğrudan veya dolaylı olarak Topçu'nun kitaplarında yer almaktadır. Söz konusu kitaplarda kök ve alt değerlere çok çeşitli boyutlarda ye verilmekte olup, toplamda 324 adet bulguya rastlanmıştır. Dolayısıyla Topçu'nun eserlerinin değerler eğitimi açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğunu söylemek mümkündür. Sonuç olarak, sosyal bilgiler ve değerler eğitimi konularının öğretiminde Topçu'nun görüşlerinden ve eserlerinden daha fazla yararlanılması yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Değerler eğitimi, Nurettin Topçu, Sosyal bilgiler, Türkiye'nin Maarif Davası.

DeğerlerDeğerler eğitimiSosyal bilgiler dersi+2
Büşra Akar
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf Türkçe ders kitaplarında bağdaşıklık ve tutarlılık görünümleri

Türkçe dersi dilin sahip olduğu kuralların aktarılmasından dilin kullanım alanının genişletilmesi ve dilin doğru kullanımına kadar pek çok yönden öğrencilere İmkân sağlar. Ayrıca dilin dört temel becerisinin kazandırılmasını hedefler. Bunun yanında kültür aktarımını sağlama, değerler eğitimi verme, öğrencileri millî ve manevi değerlere göre yetiştirme ve bilgi aktarımı sağlayarak öğrencileri donanımlı hâle getirme gibi hedef kazanımlara da sahiptir. Bu işlevler açısından değerlendirdiğimizde Türkçe öğretiminde öğrencilerin kolayca ulaşabildiği ders kitaplarının önemi bir kez daha anlaşılmaktadır. Ders kitaplarının önemli bir parçasını da metinler oluşturmaktadır. Türkçe ders kitaplarında kullanılacak metinlerin çok dikkatli bir biçimde seçilmesi ve metin olma özelliğini tam olarak yerine getirmesi gerekir. Bu da ancak söz konusu metinlerin metinsellik ölçütlerini taşıyıp taşımamasına bağlıdır. Metinsellik ölçütleri, bir metnin metin olma özelliğini taşıması için gerekli olan unsurları temsil eder. Bu çalışmanın amacı, 5. sınıf Türkçe ders kitabından seçilen anlatmaya, göstermeye, bilgilendirmeye dayalı metinler ile şiirlerden seçilen toplam 11 metnin bağdaşıklık ve tutarlılık ölçütleri bağlamında değerlendirilmesi ve metinlerin ölçütleri ne denli taşıdığının belirlenmesidir. Bu amaçla nitel yöntemde doküman analizi kullanılarak incelenmiştir. Bağdaşıklık dilbilgisel ve sözcüksel bağdaşıklık başlıkları altında incelenmiştir. Dilbilgisel bağdaşıklık kapsamında gönderim unsuru olarak artgönderim ve öngönderim daha sonra eksilti, değiştirim, koşutluk, işlevsel cümle görüngesi ve zaman ve görünüş ve ile bağlantı unsurlarının incelemesi yapılmıştır. Sözcüksel bağdaşıklık başlığı altında ise yineleme ve eşdizimlilik görünümlerinin metinlerdeki varlığı incelenmiştir. Derin yapıyı temsil eden tutarlılık başlığı altında ise özelleştirme, genelleştirme, karşılaştırma, neden-sonuç ilişkisi ve karşıtlık bağlantılarına yer verilmiştir. Çalışma sonucunda 5. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde metinsellik ölçütlerinden bağdaşıklığın tutarlılıktan daha fazla sağlandığı tespit edilmiştir. Bağdaşıklık bağlamında daha az kullanılan unsurlar değiştirim ve öngönderim iken tutarlılık bakımından ise ağırlıklı olarak karşıtlık, karşılaştırma ve genelleştirme ilişkilerinin daha az kullanıldığı belirlenmiştir. Metinlerin bu ölçütlere daha uygun bir seçimle ders kitaplarına aktarılması gerekmektedir. "5. sınıf Türkçe ders kitaplarında bağdaşıklık ve tutarlılık görünümleri" adlı çalışma sonucunda bağdaşıklık ve tutarlılık ölçütleri bakımından eksik olan unsurların güçlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

BağdaşıklıkDers kitaplarıMetin+6
Merve Türker
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf Türkçe ders kitabının söz varlığı unsurları açısından incelenmesi

Türkçe eğitimin temel amacı, öğrencilerin dili en etkili ve yetkin biçimde kullanmalarını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen her öğrenme ve öğretme faaliyeti öğrencilerin Türkçenin zenginliklerini keşfetmelerine, dil becerilerini geliştirmelerine ve bu becerileri yetkinlikle kullanmalarına imkân tanır. Eğitimin her kademesinde önemli bir yere sahip olan ders kitapları hem öğrenme hem de öğretme aracı olarak işlev görürken öğrencilerin söz varlığını zenginleştirmede belirleyici bir rol üstlenir. Planlı bir öğretim sürecine katkı sağlayan bu kitaplar, Türkçe eğitiminin hedeflerine ulaşmasını destekleyen metinleri öğrencilere sunar. Bu bağlamda, Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan söz varlığı unsurlarının tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı 2023/2024 yılından itibaren kullanılan 8. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin söz varlığı unsurlarını tespit etmek, bu unsurların kullanım sıklığını belirlemek ve öğrencilerin söz varlığı hazinesine katkısını ortaya koymaktır. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmıştır. Çalışma kapsamında 24 okuma metni, 8 serbest okuma metni ve 8 dinleme/izleme metni olmak üzere toplam 40 metin incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında Türkçe ders kitabındaki metinler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Kelime listelerinin oluşturulmasında kelime sıklıklarını belirleyen Cibakaya programı kullanılmıştır. Cibakaya programı kullanılmadan önce programın ve çalışmanın kapsamı gereğince ders kitabındaki görseller, madde başları silinmiş, noktalama işaretleri kaldırılmıştır. Ayrıca deyimler, atasözleri, ikilemeler, özel isimler ve kalıp sözler ayrı ayrı kelimeler yerine tek kelime olarak algılanacak şekilde çok sayıda düzenleme yapılmıştır. Elde edilen veriler ayrıştırılarak her bir unsur için ayrı ayrı tablolar oluşturulmuş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Deyimler, atasözleri, ikilemeler ve kalıp sözler metinlerdeki tanıklı cümle örnekleriyle ve sayfa numaraları belirtilerek sunulmuştur. Sonuç olarak 18.079 temel kelime, 446 deyim, 9 atasözü, 226 ikileme, 56 kalıp söz, 733 özel isim ve 1017 yabancı kelime tespit edilmiştir. Özellikle atasözlerinin sınırlı sayıda kullanılması dikkat çekici bir bulgudur.

Hatice Erkuş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00