Gaziantep University
Discipline

Department of Primary Education

Gaziantep University

1,403

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlkokul fen bilimleri öğretim programındaki kazanımların TIMSS 2019 çerçevesine göre analizi

Bu tezin amacı 2018 yılında uygulamaya konan ilkokul Fen Bilimleri öğretim programı kazanımlarının TIMSS 2019 değerlendirme çerçevesindeki öğrenme alanları ve bilişsel alanlara göre analiz ve sınıflandırmasını yapmaktır. Bu amaç için Giriş bölümünde araştırmanın problemi "İlkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programındaki kazanımların TIMSS 2019 değerlendirme çerçevesindeki bilişsel niteliklerinin öğrenme alanları ve sınıf düzeylerine göre dağılımları nasıldır?" şeklinde ifade edilmiştir. Kuramsal Altyapı bölümünde, araştırmaya konu olan Fen Bilimleri öğretim programı, uluslararası karşılaştırma araştırmaları, TIMSS değerlendirme çerçevesi, literatür taraması, araştırmanın amacı ve önemi açıklanmıştır. Yöntem bölümünde, araştırmanın amacına uygun olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması seçilmiş olup veri toplama yaklaşımı olarak doküman analizi kullanılmış, oluşturulan kodlama şeması yardımıyla kazanımların bilişsel alanlara sınıflandırılmasında kodlayıcılar arası uyum oranı 0,81 bulunmuştur. Bulgulara göre, TIMSS'in üç öğrenme alanının soru yüzdeleri Canlı Bilimleri, Fiziksel Bilimler ve Yer Bilimi için sırayla %45, %35 ve %20 iken bunlara karşılık gelen Fen Bilimleri öğretim programındaki dört öğrenme alanının kazanım yüzdeleri sırasıyla Canlılar ve Yaşam (%24), Fiziksel Olaylar ile Madde ve Doğası (%63,3) ve Dünya ve Evren (%12,7) şeklinde olup Fen Bilimleri öğretim programı kazanımlarının TIMSS öğrenme alanı yüzdeliklerine göre daha dengeli dağıtılması önerilmektedir. Fen Bilimleri öğretim programındaki 79 kazanımın TIMSS bilişsel alanlarına göre sınıflandırılmasına bakıldığında, 8 tanesi bilme alanında, 51 tanesi uygulama alanında ve 20 tanesi akıl yürütme alanındadır. Sınıf düzeyleri bazında da kazanımların bilişsel düzeyleri buna oldukça benzer olup, bilme düzeyindeki kazanımların tüm kazanımlar içindeki payı en düşük bulunmuştur. Bu sonuç literatür ışığında tartışıldığında, bilme bilişsel düzeyindeki ilkokul kazanımlarının sayısının arttırılması önerilmektedir. Son olarak bir başka bulguya göre, TIMSS öğrenme alanlarındaki üç öğrenme alanından Canlı Bilimleri öğrenme alanındaki kazanımların %10,5'i bilme, %68,4'ü uygulama ve %21,1'i akıl yürütme düzeyindedir. Benzer olarak, Fiziksel Bilimler alanındaki kazanımların %10'u bilme, %58'i uygulama ve %32'si akıl yürütme düzeyindeyken, Yer Bilimi öğrenme alanındaki kazanımların %10'u bilme ve %90'ı uygulama düzeyinde olup, her öğrenme alanında büyük çoğunlukla uygulama düzeyinde kazanımlara yer verilmiş, bilme düzeyindeki kazanım oranları Yer Bilimi hariç, her öğrenme alanında görece en düşüktür. Fen Bilimleri öğretim programı hazırlayıcıları bilişsel düzeyi bilinçli olarak yüksek tuttuklarını belirtmiş olmakla birlikte, Yer Bilimi alanında hiç akıl yürütme düzeyinde kazanımın olmaması bu beyanla çelişmektedir. Buna göre, her öğrenme alanında bilme düzeyindeki kazanım sayısının arttırılması ve Yer Bilimi öğrenme alanında akıl yürütme düzeyinde kazanım eklenmesi önerilmektedir.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+3
Sinem Delil
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde 60-72 aylık çocukların okula hazırbulunuşluk ve öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Covid-19 pandemi sürecinde çocukların okula hazırbulunuşluğu ile öz-düzenleme becerilerini belirlemek ve okula hazırbulunuşluk ile öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılan bu çalışma nicel araştırma yönteminde yürütülmüştür. Araştırma evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde bulunan bağımsız anaokulu ve ilkokul bünyesindeki anasınıflarında 2021-2022 eğitim öğretim yılında 1.sınıfa başlayacak hâlihazırda okul öncesi eğitimine devam eden ve etmeyen 60-72 ay arası çocuklar ve anneleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini maksimum çeşitlilik örneklemi yöntemiyle seçilen, 2020-2021 eğitim öğretim yılında eğitime devam etmekte olan alt, orta ve üst sosyo ekonomik düzeyde olduğu belirtilen 2 bağımsız anaokulu ve 3 ilkokul bünyesinde bulunan anasınıflarına devam etmekte olan veya olmayan 140 çocuk ve anneleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada veriler çocukların okul olgunluğunu belirlemek amacıyla Hildreth, Griffiths ve McGauvran (1949) tarafından geliştirilmiş, Oktay (1980) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan "Metropolitan Okul Olgunluğu Testi", çocukların özdüzenleme becerilerini belirlemek için Erol ve İvrendi (2018) tarafından geliştirilen "Öz-Düzenleme Becerileri Ölçeği (Anne Formu)" çocuklara ve aileye ait bilgilerin elde edilmesi için 13 sorudan oluşan ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizleri SPSS 24.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, yüzde değerleri gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra veriler normal dağılım göstermediğinden parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis H-Testi, Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Ayrıca Metropolitan Okul Olgunluğu Testi ile Öz-düzenleme Ölçeği arasındaki ilişkiler incelenirken Spearman Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; Covid-19 pandemi sürecinde çocukların okul olgunluğu test puanları ile anne görüşlerine dayalı öz-düzenleme becerileri toplam puanları arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu saptanmıştır (r= .270; p<.01).

COVID 19HazırbulunuşlukOkul olgunluğu+4
Şehnaz Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sergilediği duygusal emek davranışları ile mesleğe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin sergilediği duygusal emek davranışı alt boyutlarının, işe yabancılaşma davranışı alt boyutları üzerindeki etkisinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'deki Resmi Bağımsız Anaokulları'nda, Resmi İlkokula Bağlı Anasınıfları'nda, Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumları'nda çalışan 317 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutuna ilişkin veriler; katılımcılara elektronik olarak Google Forms platformu aracılığıyla ve matbu olarak ulaştırılan "Demografik Bilgi Formu", "Duygusal Emek Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşması Ölçeği"nden elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 21 ve AMOS paket programları kullanılarak yapılmıştır. Demografik verilerden ve ölçeklerin alt boyutlarından elde edilen toplam puanlar, Yapısal Eşitlik Modeli, Bağımsız Örneklem T testi, Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Uygulanan analiz sonucunda, araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinin derinden rol yapma davranışlarının; güçsüzlüğü, anlamsızlığı, yalıtılmışlığı ve işe yabancılaşmayı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği; samimi davranışlarının ise güçsüzlüğü, anlamsızlığı, yalıtılmışlığı ve işe yabancılaşmayı negatif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzeysel rol yapma davranışları ile güçsüzlük, anlamsızlık, yalıtılmışlık ve işe yabancılaşma arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin sergiledikleri yüzeysel davranış düzeyi; yaş ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. 41 yaş ve üstünde olan okul öncesi öğretmenleri ile Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumları'nda görev yapan öğretmenlerin daha fazla yüzeysel davranış sergiledikleri sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlara ek olarak mesleki deneyimleri 16 yıl ve üstü olan öğretmenler ile Resmi İlkokul Anasınıfı'nda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin daha yüksek düzeyde anlamsızlık yaşadıkları tespit edilmiştir.

Duygusal emekOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+3
Burcu Efendioğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının problem çözme becerisine ve matematiğe yönelik tutumuna etkisi (Manisa Celal Bayar Üniversitesi örneği)

Günümüz ihtiyaçlarına göre öğretim programları sürekli yenilenmektedir. Öğretim programlarının yenilenmesiyle beraber kazandırılması hedeflenen becerilere yenileri eklenmektedir. Matematiksel modelleme becerisi de öğretim programının kazandırmayı hedeflediği becerileri kapsadığı için matematik eğitimi araştırmalarında yerini almıştır. Matematiksel modelleme etkinlikleri, matematik öğrenmeyi destekleyerek matematiksel yeteneklerin gelişmesine katkı sağlar. Öğrencilerin ilkokuldan itibaren matematiksel modelleme etkinlikleri ile çalışmaları ve modelleme becerilerine sahip olmaları oldukça önemlidir (English ve Watters, 2004). Bu nedenle öğrencilere modelleme becerisi kazandıracak ilkokul öğretmenlerine önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmanın amacı matematiksel modelleme eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının problem çözme becerilerine ve matematiğe yönelik tutumuna etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden olan tek grup ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 12 sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Veri toplama süreci COVID-19 pandemi koşullarından dolayı çevrim içi ortamda Microsoft Teams ile gerçekleştirilmiştir. Altı haftadan oluşan matematiksel modelleme eğitiminin ilk haftasında sınıf öğretmeni adaylarına ön test olan Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği (ABEMTÖ) ve Problem Çözme Başarı Testi (PÇBT) uygulanmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarına PÇBT'yi çözerken yardım almamaları ve denklem kurmadan ilkokul öğrencilerinin anlayabileceği şekilde çözmeleri gerektiği belirtilmiştir. Daha sonra matematiksel modelleme etkinliklerinin tanıtıldığı ve uygulandığı dört haftalık bir uygulama süreci olmuştur. Uygulamaya başlamadan önce sınıf öğretmeni adayları üçer kişilik gruplara ayrılmıştır. Bu gruplar, sınıf öğretmeni adaylarının İlkokulda Temel Matematik Dersi harf notları temel alınarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Çalışmanın altıncı ve son haftasında ABEMTÖ ve PÇBT son test olarak uygulanmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarına PÇBT'yi çözerken yardım almamaları ve denklem kullanmadan ilkokul öğrencilerinin anlayabileceği şekilde çözmeleri gerektiği tekrar hatırlatılmış, ön teste verdikleri cevaplara bakmadan çözmeleri gerektiği konusunda uyarılmıştır. Araştırmaya katılan 12 sınıf öğretmeni adayı veri toplama araçlarını eksiksiz bir şekilde tamamlamıştır. Toplanan verilerin analizi sonucunda, matematiksel modelleme eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının problem çözme becerilerini olumlu yönde geliştirdiği görülmüştür. Matematiksel modelleme eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının problem çözme basamaklarından problemi anlama ve planı uygulama basamakları üzerinde olumlu bir etkisi varken plan yapma ve kontrol etme basamaklarında etkisi görülmemiştir. Aynı zamanda matematiksel modelleme eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının problem çözme becerisini cinsiyete, mezun oldukları lise türüne, İlkokulda Temel Matematik dersi notuna ve GANO'ya göre etkilemediği görülmüştür. Matematiksel modelleme etkinliklerinin sınıf öğretmeni adaylarının matematiğe yönelik tutumunu da etkilemediği görülmüştür.

Aday öğretmenlerMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Damla Koç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modeli kullanılan bu çalışmanın örneklemini, 2020-2021 yılında Gaziantep il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı iki anasınıfı ve altı bağımsız anaokulunda eğitim gören 242 okul öncesi çocuğu ve onların babaları oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutuna ilişkin veriler; okul öncesi eğitim alan çocukların öğretmenlerine elden ulaştırılan "Demografik Bilgi Formu", "Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği" ve "Kernis-Goldman Özgünlük (Otantiklik) Ölçeği-Kısa Formu"ndan elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, okul öncesi dönem çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra babaların otantiklik düzeylerinin; babaların öğrenim durumlarına ve aylık hane gelirine göre farklılaştığı görülürken; okul öncesi çocuklarının öz düzenleme becerilerinin, babalarının öğrenim durumuna, çocuklarına ayırdıkları zamana ve aylık hane gelirine göre farklılaştığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış; araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.

BabalarEbeveynlerOkul öncesi dönem+4
Selen Çilmen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi ve deprem sürecini yaşayan okul öncesi çocuklarının sosyal- duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıklarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, pandemi ve deprem sürecini yaşayan okul öncesi çocuklarının sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıklarının incelenmesidir. Karma araştırma yöntemi kullanılan bu araştırmanın çalışma grubu; Elazığ il merkezinde bulunan MEB'e bağlı iki bağımsız anaokulu ve bir anasınıfında (özel eğitim kurumu) eğitim gören 73 çocuktan oluşmaktadır. Çalışmanın nicel boyutuna ilişkin veriler; "Çocuk Kişisel Bilgi Formu" ve "Sosyal- Duygusal İyi Oluş ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (PERİK)"nden elde edilmiş, veri analizi için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Çocuklar ölçeğin alt boyutlarında aldıkları puanlara göre yüksek ve düşük düzeylere ayrılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ölçeğin alt boyutlarında cinsiyet, anne öğrenim durumu ve mesleği değişkenlerine göre anlamlı fark tespit edilirken; kardeş sayısı, baba öğrenim durumu ve mesleği değişkenlerine göre fark tespit edilememiştir. Çalışmanın nitel boyutuna ait veriler "çocuk resimleri" ve "yarı yapılandırılmış görüşme" bilgileri kullanılarak elde edilmiş; veri analizinde ise MAXQDA 22 programı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, pandemi ve deprem için algı, duyguları anlamlandırma ve geçirilen yaşantı ortak alt temalar olarak tespit edilmiştir. Çocukların pandemi için olumsuz, deprem için bilimdışı tanımlamalar yaptığı; pandemi için sosyal tedbirler alabilirken, hijyen tedbirleri için desteğe ihtiyaç duydukları görülmüştür. Depremden korunma yöntemlerinde ailelerin davranışlarının önem arz ettiği; çocukların sosyal medyayı bilgi edinme kaynağı olarak kullandıkları ve etkilendikleri görülmüştür. Çocukların deprem sürecinde kendisi ve başkalarına dair olumsuz duygu ve olumsuz duygu nedenleri ifade ettikleri ve resmettikleri; pandemi sürecinde ise olumsuz duyguları olumlu nedenlerle ifade ettikleri ve resmettikleri görülmüştür. Depreme göre pandemi sürecinde üstesinden gelebilme becerilerinin daha iyi olma nedeni olarak geçirilen yaşantının etkisinin olduğu görülmüştür.

DepremOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Aşına Kalkuloğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin şiddetsiz iletişim kullanmaya ilişkin görüşleri: Fenomenolojik bir çalışma

Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin, eğitim süreçlerinde şiddetsiz iletişim kullanma durumları hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çocuğun iletişim dilinin şekillendiği erken çocukluk döneminde, okul öncesi öğretmenlerinin şiddetten arındırılmış bir dil kullanması gereklidir. Bu açıdan bakıldığında okul öncesi öğretmenlerinin şiddetsiz iletişim hakkındaki düşünceleri, mesleki deneyimleri oldukça önemlidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomonoloji deseni kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla odak grup görüşmesi yapılan bu araştırmada, görüşme yapılan öğretmenler amaçlı örneklem türlerinden ölçüt örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim - öğretim yılında, Gaziantep il, ilçe merkezleri ve köylerinde bulunan resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 18 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle incelenerek, elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin yetişkinlerle ve çocuklarla iletişim kurarken genel olarak kendilerini yeterli buldukları görülmüştür. Fakat şiddetsiz iletişim algılarının yeterli düzeyde olmadığı ve bu becerileri kısmi olarak kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin iletişim konusundaki tutum ve davranışlarının çalıştıkları bölgenin sosyoekonomik durumuna göre farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

FenomenolojiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+5
Devlet Koyuncu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde okul öncesi öğretmenlerinin uzaktan eğitim için evde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öz yeterliliği ile bilgi ve iletişim teknolojileri öğretmen tutumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin uzaktan eğitim için evde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öz yeterliğinin belirlenmesi ve okul öncesi öğretmenlerinin uzaktan eğitim için evde BİT kullanımı öz yeterliği ile BİT tutumları arasındaki ilişkiyi incelenmektedir. Araştırma Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde okul öncesi eğitim kurumunda çalışan ve Covid-19 pandemi döneminde uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerine BİT kullanarak uzaktan eğitim veren 161 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen okul öncesi öğretmenlerine ilişkin kişisel bilgilerin yer aldığı 9 soruluk ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin uzaktan eğitim için evde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öz yeterliğinin belirlenmesi için Gözüm, Metin, Uzun ve Karaca (2022) tarafından geliştirilmiş olan "Okul Öncesinde Uzaktan Eğitimi İçin Evde Bilgi Ve İletişim Teknolojileri Kullanımı Öğretmen Öz Yeterliği" ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Öğretmen Tutumları belirlemek için ise Aydın ve Semerci (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin BİT Tutumları Ölçeği (ÖBİTTÖ)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, yüzde gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra, basit korelasyon, bağımsız örneklemler t-testi, tek faktörlü varyans analizi (One-way ANOVA), ile basit korelasyon testi kullanılmıştır. Çalışmada okul öncesinde uzaktan eğitimi için evde BİT kullanımı öğretmen öz yeterliğinin orta düzeyde olduğu, öğretmen öz yeterliğinin öğretmenlerin yaş, kıdem, öğrenim durumu, uzaktan eğitime yönelik eğitim alma değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermediği, ancak öğretmenlerin BİT konusunda aldıkları eğitimin etkili olduğu belirlenmiştir. Okul öncesinde uzaktan eğitimi için evde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öğretmen öz yeterliğinin ile BİT öğretmen tutumları arasında ise pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında okul öncesi öğretmenlerin BİT öz yeterliklerinin ve tutumlarının daha derinlemesine araştırılması ve öğretmenlerin bu becerilerinin desteklenmesi için desteklenmeleri gerektiğine yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Bilgi ve iletişim teknolojileriÇocuk-okul öncesi
Merve Bay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğrenmeye ilişkin inançlarının kavramsal değişim yaklaşımıyla incelenmesi (Manisa ili örneği)

Bu araştırma; ilkokul öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğrenmeye yönelik inançlarını kavramsal değişim yaklaşımıyla incelemektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2020- 2021 Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bulunan 407 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama çalışmaları Covid-19 pandemisi nedeniyle online olarak yapılmıştır. Örneklem seçiminde rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı, (Vosniadou ve diğerleri, 2020) 'nin geliştirdiği "Öğrenme ve öğretme İnançları Anketinden (Beliefs about Learning and Teaching (BALT))" uyarlanmıştır. Ölçeğin Türkçeye çevirisi ana dili İngilizce olan bir dil uzmanı ile eğitim bilim uzmanı tarafından yapılmıştır. Araştırma grubunda olmayan 330 öğrenci üzerinde, demografik verileri test eden sorular da bulunan Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirliği için test-tekrar test ile iç tutarlılık katsayısı yöntemleri kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi 3 ve 4. sınıf öğrencileri ile Manisa Merkez ilçe ilkokullarından seçilen örneklemde yapılmıştır. Araştırma verileri Yapısal eşitlik modellemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Veri analizlerinde SPSS 25 ve SPSS AMOS 25 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ve öz düzenlenmeli öğrenmeye ilişkin inançları ile öğretmenlerin öğrenme stratejilerinin öğretilebileceğine ilişkin inançları arasında pozitif düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bunun yanı sıra doğrudan aktarım inançları ile öz düzenlemeli öğrenmenin öğrenci başarısını artırdığına ilişkin inançları ve yapılandırmacı inançları arasında da pozitif ilişkiler bulunmuştur. Bu verilerden hareketle geleneksel ve yenilikçi kavramların bir arada bulunmaları öğretmenlerin inanç düzeyleri arasında tutarlı ve tutarsızlıkları bir arada bulundurduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Öz düzenleme, kavramsal değişim teorisi, öğrenme ve öğretme inançları

Eğitim inançlarıKavramsal değişimManisa+5
Sevcan Kaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 3. sınıf matematik dersinde farklı disiplinlerle ilişkilendirilmiş matematik ders etkinliklerinin farklı değişkenler açısından etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ilkokul 3. sınıfta farklı disiplinlerle ilişkilendirilmiş matematik ders etkinliklerinin öğrencilerin matematik kaygılarına, matematik dersi motivasyonlarına ve matematik dersine yönelik tutumlarına nasıl etki ettiğini ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırma sonunda öğretmenlerin yararlanabileceği farklı disiplinlerle ilişkilendirilmiş etkinliklere ait çeşitli uygulama örneklerinin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Eylem araştırması mevcut durumların iyileştirilmesi veya sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik sıklıkla uygulanan bir nitel araştırma desenidir. Araştırma grubunun oluşturulmasında kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Manisa ilinin Gölmarmara ilçe merkezinde bulunan bir ilkokulun 3. sınıfındaki 17 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarını; "İlkokul Çocukları için Matematik Kaygı Ölçeği", "İlkokul 3. ve 4. Sınıf Öğrencileri İçin Matematik Dersi Motivasyon Ölçeği", "Uyarlanan Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği Kısa Formu", yarı yapılandırılmış görüşme formları, öğrenci günlükleri ve gözlem notları oluşturmaktadır. Uygulama öncesi öğrencilerle ön görüşmeler yapılmış, ölçekler ön test olarak uygulanmıştır. Uygulama sonrası ise öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve ölçekler son test olarak uygulanmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesi, Wilcoxon testi ile yapılmıştır. Görüşme, günlük ve gözlem notlarından elde edilen veriler ise betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin kaygı, motivasyon ve tutum ölçeğinin ön test ve son testlerinden aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Farklı disiplinlerle ilişkilendirilmiş matematik ders etkinlikleri ile sürdürülen öğretim sürecinin öğrencilerin matematik kaygısını azalttığı, öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonlarını arttırdığı ve matematiğe yönelik tutumlarını olumlu etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca görüşmelerde, günlüklerde ve gözlem bulgularında öğrencilerin bu ders süreci ile ilgili olumlu duygu ve düşüncelere sahip olduğu belirlenmiştir.

Eğitim etkinliğiMatematikMatematik dersi+5
Şevket İlgün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel bir çalışma olan bu araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'deki resmi ana sınıfı/ anaokulunda ve özel anaokullarında çalışan 213 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler; okul öncesi öğretmenlerine elektronik olarak Google Forms platformu aracılığıyla ulaştırılan "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği"nden elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Demografik verilerden ve ölçeklerden elde edilen toplam puanlar, Kruskal Wallis H-Testi, Spearman Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı Analizi ve Kolmogorov-Smirnov Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, dijital okuryazarlık ile bireysel yenilikçilik arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlıklarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dijital okuryazarlık alt boyutlarından alınan puan ortalamasının etik ve sorumluk, gizlilik-güvenlik, günlük kullanım boyutlarının diğer alt boyutlardan (genel bilgi ve işlevsel beceriler, sosyal boyut, profesyonel üretim) daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri; yaş ve öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Bununla birlikte, dijital okuryazarlık düzeyinin erkek öğretmenlerin, özel kurumda çalışan öğretmenlerin ve mesleki kıdemleri 0-5 yıl arasında olan okul öncesi öğretmenlerinin lehine anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

Bireysel yenilikçilikDijital okuryazarlıkOkul öncesi dönem+4
Leman Özkurt
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim dönemi çocuklarının erken liderlik özellikleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 5 yaş çocuklarının erken liderlik özellikleri ile sosyal beceri düzeyleri ve aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada korelasyonel (ilişkisel) tarama modeli kullanılmaktadır. 5 yaş grubu 250 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada 'Demografik Bilgi Formu, Erken Çocukluk Dönemi Liderlik Ölçeği (EÇDLÖ) ,Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Öğretmen Formu" kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada öğretmen algılarına göre; çocukların liderlik düzeyleri yüksek, çocukların az bir kısmının sosyal becerileri yaşıtlarına göre normal ve yeterli düzeyde olarak belirlenmiştir. Çocukların başlangıç, akademik destek, arkadaşlık becerileri ile liderlik özellikleri arasında yüksek düzeyde pozitif yönde; duygularını yönetme becerileri ile liderlik özellikleri arasında orta seviyede ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Regreasyon analiz sonuçlarına göre çocukların sosyal becerileri ile çocukların liderlik özellikleri arasında pozitif yönde orta seviyede anlamlı bir ilişkinin olduğu, başlangıç ve arkadaşlık becerilerinin, çocukların liderlik özelliklerinin anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür. Toplam varyansın %61'inin sosyal beceriler tarafından açıklandığı belirlenmiştir.

LiderlikLiderlik modelleriOkul öncesi dönem+3
Hülya Dirlik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Açık havada eğitim veren okul öncesi eğitim kurumlarının dış mekân öğrenme ortamı kalitelerinin belirlenmesi

Bu araştırma, açık havada eğitim veren okul öncesi eğitim kurumlarının dış mekân öğrenme ortamlarının kalitelerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik tekniğinin kullanıldığı bu araştırmanın deseni niceldir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden biri olan "tarama çalışması" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde ve illerinde bulunan, farklı okul türlerinden ve farklı kurumlardan seçilen dokuz okul öncesi eğitim kurumu oluşturmaktadır. Araştırmada, okul öncesi eğitim kurumlarının dış mekân öğrenme ortamlarının kalitesini belirlemek için araştırmacılar tarafından geliştirilen ve kapsam geçerliliği yapılan "Açık Havada Eğitim Veren Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Dış Mekân Öğrenme Ortamlarının Değerlendirilmesi Kontrol Listesi" kullanılmıştır. "Açık Havada Eğitim Veren Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Dış Mekân Öğrenme Ortamlarının Değerlendirilmesi Kontrol Listesi," alan yazın taranarak oluşturulmuş, alanında uzman 7 kişiye yönlendirilerek kapsam geçerliliği sınanmıştır. "Açık Havada Eğitim Veren Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Dış Mekân Öğrenme Ortamlarının Değerlendirilmesi Kontrol Listesi" güvenlik, fiziksel çevre, çocuğa uygunluk, özel gereksinimli çocuklara uygunluk ve bireyselleştirme, erişim, donanım ve ekolojik ve sürdürülebilir uygulamalar olmak üzere yedi alt alandan oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde gerekli izinlerin alınmasının ardından araştırmacı tarafından Türkiye'nin beş farklı ilindeki dokuz kuruma gidilerek ilgili kontrol listesiyle gözlem yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan "Açık Havada Eğitim Veren Okul Öncesi Kurumların Dış Mekân Öğrenme Ortamlarının Değerlendirilmesi Kontrol Listesi", 1 ve 0 puanları ile puanlanmıştır. Bu bağlamda veri analizinde, ilgili ölçütler ve alt ölçütlerin yüzdelik hesaplamaları ortaya konulmuştur. Araştırma bulgularında açık havada eğitim veren okul öncesi eğitim kurumlarının çoğunluğunun dış mekân kalite standartlarını sağladığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarına dayanarak açık havada eğitim veren kurumların da bulundukları il, iklim, coğrafi konum ve okul türü bağlamında kalitelerinin değiştiği; orman okulları ve köy okulunun en kaliteli dış mekâna sahip olduğu söylenebilir.

AnaokullarıAçık alan aktiviteleriDoğa Temelli Eğitim Programı+5
Elanur Simge Irmak Kodaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım odaklı düşünme modeline göre legoların beş yaş okul öncesi çocuklarının görsel algı beceri gelişimlerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Tasarım Odaklı Düşünme Modeline göre Legolarla tasarlanan eğitim programının çocukların görsel algı beceri gelişimleri üzerindeki etkisini incelemektir. Nicel bir araştırma yöntemi olan deneysel araştırma modeli kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesinde bulunan bağımsız anaokuluna devam eden 56-72 aylık 59 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma deney, plasebo ve kontrol grubundan oluşmaktadır. Araştırmada veriler; Çocuk ve Aile Tanıma Formu, Demografik Bilgi Formu, Frostig Görsel Algı Testi kullanılarak, aile ve öğretmen görüşmeleri yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada materyal olarak Lego Duplo Oyun Kutusu kullanılmıştır. Deney grubuna 8 hafta boyunca Legolarla planlanan eğitim programı, plasebo grubuna ise 8 hafta boyunca besin ve beslenmeyi konu alan bir eğitim programı uygulanmıştır. 8. Hafta sonunda tüm gruplara son test yapılmıştır. Deney grubuna son testten 3 hafta sonra izleme testi uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler; SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma verileri "T-testi", "ANOVA", "Post Hoc çoklu karşılaştırmalar testi" ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, deney grubu çocukların Frostig görsel algı alt boyutlarından Göz-Motor Koordinasyonu, Şekil-Zemin Ayrımı, Şekil Sabitliği ve Mekânda Konumun Algılanması alt boyutlarından aldıkları ön test-son test puanları arasında istatistik olarak son test lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Plasebo ve kontrol grubunda "Frostig Görsel Algı Testi" alt boyutlarında ön test ve son test arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.

Sevim Yüncü
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Otantik öğrenme yaklaşımıyla desteklenmiş hayat bilgisi dersinde değer ve beceri öğretimine yönelik bir durum çalışması

Bireylerin içinde yaşadıkları sosyal bağlamlara uyum sağlaması, kendi kültürünü tanıması, gerçek dünya durumları ile karşı karşıya kalarak edinebildiği değer ve beceriler sayesinde olabilmektedir. Bütün kök değerler ve beceriler, özleri gereği boşlukta kazanılabilecek yapıda değillerdir, ancak gerçek yaşam bağlamlarında kazanılabilirler. Bu nedenle değer kazanımı ve beceri gelişimi için kritik önem arz eden okulöncesi ve ilkokul dönemlerinde bu becerilerin kazanılmasına yönelik gerçek dünya durumlarını hedef alan otantik etkinliklerin planlanması önem arz etmektedir. Bu bakımdan hayat bilgisi dersi, otantik etkinliklerin planlanması için uygun bir zemin sunmaktadır. Bu araştırmada, otantik öğrenme etkinlikleri ile desteklenmiş ikinci sınıf hayat bilgisi dersi öğretimine yönelik uygulamanın; araştırmanın odağını oluşturan değerler özelinde derinlemesine incelenmesi, bütün yönleri ile keşfedilmesi ve açıklanması amaçlanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması olarak planlanan bu araştırmada; sorumluluk, yardımseverlik ve özdenetim kök değerleri ile iletişim becerisi, araştırmanın odağını oluşturan durumlardır. Bu değer ve becerilerin kazanımı ve gelişimi için, ikinci sınıf hayat bilgisi dersinin, "sağlıklı hayat" ve "güvenli hayat" ünitelerinde otantik öğrenme etkinlikleriyle desteklenen planlamalar yapılmıştır. Bu planlamalar hem araştırmanın odağını oluşturan durumlar, hem kazanımların hedefleri hem de otantik öğrenme yaklaşımının temel nitelik ve bileşenleri ile harmanlanarak hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri; süreç öncesi gözlem, araştırmacı ve öğrenci yansıtıcı günlüğü, bireysel ve gruba yönelik özdeğerlendirme formları, dereceli puanlama ölçeği, uzman öğretimi etkinliği değerlendirme formları ile toplanmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü sınıf, Kahramanmaraş İlinin, Pazarcık ilçesinde yer alan MEB'na bağlı resmi bir ilkokulun ikinci sınıf şubelerinden biridir. Katılımcılar amaçlı örneklem yöntemlerinden tipik durum örneklemesi yöntemi ile seçilmişlerdir. Araştırmacı aynı zamanda, çalışmanın yürütüldüğü sınıfın öğretmenidir. Otantik öğrenme etkinlikleriyle desteklenmiş uygulama süreci on üç kazanımı kapsamış ve on bir hafta sürmüştür. Araştırmada her kazanım için planlanan etkinliklerin, otantik öğrenme yaklaşımına tam anlamıyla uygun olup olmadığını belirlemek için, alanyazındaki temel nitelik ve kabullerden hareketle, araştırmacı tarafından geliştirilen çetelelerden faydalanılmıştır. Otantik bağlam ve otantik etkinlikler için geliştirilen çetelelerden, kazanım ile ilgili planlanan etkinliklerden önce faydalanılmıştır. Araştırmanın verileri şu araçlar ile toplanmıştır; öğrenciler tarafından her kazanımdan sonra bireysel özdeğerlendirme formu ve gruba yönelik özdeğerlendirme formu, her etkinlikle ilgili doldurulan öğrenci yansıtıcı günlüğü doldurulmuştur. Araştırmacı tarafından; araştırmacı yansıtıcı günlüğü doldurulmuştur. Ayrıca otantik öğrenme sürecine destek veren uzmanlar, etkinliklerini bitirdikten sonra, öğrenciler tarafından doldurulan uzman öğretimi etkinliği değerlendirme formu, her kazanım ile ilgili öğrenci grupları tarafından oluşturulan otantik ürünlerin (hikaye, slogan, resim ve röportajlar) değerlendirilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan dereceli puanlama anahtarı, süreç sonunda öğrenciler ile yapılmış olan yarı yapılandırılmış görüşmelerle veri toplama süreci tamamlanmıştır." Araştırma verileri içerik analizi yapılarak çözümlenmiş ve anlamlandırılmıştır. Özdeğerlendirme formlarından elde edilen veriler her hafta, ortak özelliklerinden hareketle kodlar ve kategoriler altında toplanarak anlamlandırılmıştır. Dereceli puanlama anahtarı, her etkinlik için hazırlanan otantik ürünler tamamlandıktan sonra, iki puanlayıcı tarafından puanlanmıştır. Uzman öğretimi etkinliği değerlendirme formlarından elde edilen verilerde kategori ve kodlar altında toplanarak özet tablolarda sunulmuştur. Araştırmacı ve öğrenci yansıtıcı günlükleri ve araştırmanın odağını oluşturan durumlar bağlamında çözümlenmiştir. Süreç sonunda ise öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin ses kaydı alınmış, transkripti yazılmış ve çözümlenmiştir. Araştırmanın geçerlik ve güvenirliği, nitel araştırmalar için alanyazında kabul görmüş temel öneriler dikkate alınarak sağlanmıştır. Sürecin başında, süreç boyunca ve süreç sonunda etik olarak hangi kurallara bağlı kalınacağı önceden belirlenmiştir. Araştırmacı süreç boyunca temel etik ilkelere uyma konusunda hassasiyet göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle şu sonuçlara ulaşılmıştır: Çalışmanın odağını oluşturan; sorumluluk, yardımseverlik ve özdenetim değeri ile iletişim becerisi açısından bütün öğrencilerin gelişim gösterdiği görülmüştür. Bu beceri ve değerlerin alt boyutlarında ve temel niteliklerinde, özellikle sürecin sonlarına doğru, kendini daha görünür kılan olumlu gelişmeler olduğu saptanmıştır. Bir değerde yaşanan olumlu gelişmelerin diğer değerlerin kazanılması ve gelişmesi açısından da olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Otantik öğrenme süreci açısından ise; öğrencilerin süreçten keyif aldıkları, kendilerini faydalı hissettikleri, işbirliği içerisinde çeşitli projelerde yer almaktan hoşlandıkları ve daha sonraki dönemlerde de bu tür etkinliklere katılmak istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Otantik öğrenme, hayat bilgisi, değer, sorumluluk, yardımseverlik, özdenetim, iletişim becerisi, durum çalışması

Erol Erdem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma çemberi yönteminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı okuma çemberlerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonlarına olan etkisini incelemektir. Bu amaçla araştırma, eylem araştırması deseninde tasarlanmıştır. Çalışma, 2019-2020 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Şanlıurfa ilinin Eyyübiye ilçesindeki bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında dördüncü sınıfa devam eden 5 öğrencinin katılımıyla okuma çemberi oturumları gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin okuma motivasyonlardaki değişim incelenmiştir. Araştırma 12 hafta sürmüş ve öğrencilerle 6 okuma çemberi oturumu gerçekleştirilmiştir. Eylem araştırması olarak tasarlanan bu çalışmada katılımcılarla gerçekleştirilen oturumlar, video kaydına alınmış ve oturumlar esnasında araştırmacı tarafından, gözlem notları alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri Yıldız (2010) tarafından geliştirilen Okuma Motivasyonu Ölçeği kullanılarak toplanılmış; nitel verilerin toplanma aşamasında yarı yapılandırılmış görüşme formundan, video kayıtlardan ve araştırmacının gözlem notlarından yararlanılmıştır. Video kayıtları ve araştırmacı notları incelendikten sonra raporlaştırılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler de betimsel analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiş ve sunulmuştur. Araştırmanın nicel basamağından elde edilen veriler, okuma çemberi yönteminin, öğrencilerin okuma motivasyonlarını etkilediğini göstermektedir. Okuma Motivasyonu Ölçeği kullanılarak toplanan veriler, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak analiz edilmiş ve anlamlılık değeri p .043<.05 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuç, öngörülerimizi desteklemektedir. Araştırmanın nitel boyutundaki veriler ise 4 maddeli yarı yapılandırılmış görüşme formu, video kayıtları ve araştırmacı notları kullanılarak elde edilmiştir. Video kayıtları ve araştırmacı notları incelendiğinde, okuma çemberi yönteminin, katılımcıların okuma motivasyonlarına olumlu etki ettiği görülmektedir. Katılımcıların rolleri benimsemesi ve kitap ile kendileri arasında bir bağ kurmaya başlamaları sayesinde, okuma eyleminden zevk aldıkları da göze çarpmaktadır. Ayrıca görüşme formundan elde edilen verilere de bakıldığında, katılımcıların okuma çemberi yöntemini oldukça eğlenceli, faydalı ve işlevsel buldukları ve bu yöntem sayesinde okumaya olan ilgilerinin arttığı ve zevk almaya başladıklarını ifade ettikleri görülmektedir.

MotivasyonOkumaOkuma çemberi+2
Abdurrahman Baki Topçam
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarının ve özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma özel eğitim anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarının ve özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunun çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'deki resmi özel eğitim anaokulunda görev yapan 227 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Nitel boyutunun çalışma grubunu da Ankara ilinde bulunan iki özel eğitim anaokulunda görev yapan 10 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma kısmında sekiz soruluk demografik bilgiler formu ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel araştırma kısmında da uzman görüşleri alınarak geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA analizi; nitel verilerin analizinde de içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgulara göre özel eğitim anaokulunda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin dışsal doyumlarının yüksek, içsel doyumlarının orta ve genel doyumlarının ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir. MİD ölçeği ile özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşleri arasındaki ilişki incelendiğinde olumlu yanlarına daha çok vurgu yapan öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olumsuz yanlarına daha çok vurgu yapan öğretmenlerin iş doyumlarının daha düşük olduğu görülmektedir. Alt problemlerde ise okul öncesi öğretmenlerinin mesleki kıdemlerinin ve eğitim düzeylerinin artmasının iş doyumlarını olumlu yönde etkilediği ve 20-25 yaş aralığındaki öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Diğer alt problemlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde okul öncesi öğretmenlerinin özel eğitim anaokuluna ilişkin görüşlerinin en çok eğitsel yönde olduğu görülmektedir.

AnaokullarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+7
Ayşe Nur Durmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"El Ele 1-2-3" etkinlik kitaplarının okul öncesi eğitim programına ve öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırmada, MEB tarafından okul öncesi eğitim kurumlarına eğitim materyali olarak gönderilen El Ele kitap setinin, Milli Eğitim Bakanlığı 2013 Okul Öncesi Programı'na uygunluğu ve okul öncesi öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem izlenmiştir. Buna göre, çalışmada hem nitel hem de nicel veriler toplanmıştır. El Ele kitaplarının incelenmesinde doküman analiz yöntemi kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. El Ele kitapları hakkında okul öncesi öğretmen görüşlerinin alınmasında tarama modeli ve fenomenolojik desen kullanılmıştır. Araştırma kapsamında amaçlı örnekleme ve kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi seçilmiştir. Nitel veriler 13 katılımcı, nicel veriler ise 211 katılımcıdan toplanmıştır. Araştırmada üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Öğretmen görüşlerine ilişkin nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ayrıca öğretmen görüşlerinin toplanması için kullanılan bir diğer veri toplama aracı ise araştırmacı tarafından literatür kaynaklardan uyarlanarak hazırlanan "El Ele 1-2-3 Kitap Anketi" kullanılmıştır. Geliştirilen bu anket 5 demografik soru, 43 ana sorusundan oluşmaktadır. El Ele 1-2-3 kitaplarının değerlendirilmesi amacıyla Akgül Alak (2016) tarafından geliştirilen "Program Temel Özelliklerini Değerlendirme Envanteri, Kazanım ve Göstergeler Envanteri, Kavram Değerlendirme Envanteri, Yönerge ve Resim Değerlendirme Envanteri" araştırmaya uyarlanarak kullanılmıştır. Bu envanterler kullanılarak programın temel özellikleri, kazanımlar, kavramlar, yönerge ve resimler açısından El Ele 1-2-3 kitap seti incelenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler kodlanarak içerik analizi, yüzde ve frekanslar hesaplanarak istatiksel analiz yapılmıştır. Araştırma sonuncunda El Ele kitaplarının MEB 2013 OÖEP'nın özelliklerini yeterli düzeyde taşımadığı, tüm gelişim alanlarına, kavramlara, kazanım-göstergelere yeterli sayıda yer verilmediği, okul öncesi öğretmenlerinin de eksik bulduğu ve revize edilmesini istediği tespit edilmiştir. El Ele kitaplarının kullanımına geliştirilerek, güncellenerek, yaş gruplarına ayrılarak ve eksiklikler giderilerek devam edilmesi önerilmektedir.

El Ele kitaplarıEğitim programlarıKarma yöntemler+3
Esma Başyiğit
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığına ilişkin yeterliliklerinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığına ilişkin yeterliliklerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Artvin merkez ve ilçelerinde görev yapan okul öncesi öğretmenleri ile karma yöntem kullanılarak uygulanmıştır. Karma yöntemlerden açımlayıcı (açıklayıcı) sıralı desen tercih edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığı konusunda yeterliliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde Artvin ilinde görev yapan 106 okul öncesi öğretmeni örnekleme dâhil edilmiştir. Nitel bölümde ise toplam 15 okul öncesi öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre davranış ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu olmak üzere 3 bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler, SPSS 22 programı ile çözümlenmiştir. Uygulama verileri ilk olarak betimsel istatistiklere daha sonra ise çıkarımsal istatistiklere tabi tutulmuştur. Uygulama sonuçlarının normal dağılım göstermesi nedeniyle iki kategorili değişkenler için bağımsız örneklemler t testi, ikiden fazla kategorili değişkenler için ise tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın ana problemi doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin çevreye yönelik duyuşsal eğilimler sonuçlarının genel ortalamasının 3,95 olduğu, en düşük verilen görüşün 1,75 düzeyinde olduğu ve en yüksek belirtilen görüşün ise 4,63 olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin çevre davranış ölçeğine verdikleri yanıtların genel ortalamasının 3,50 olduğu, en düşük verilen görüşün 1,78 düzeyinde olduğu ve en yüksek belirtilen görüşün ise 4,69 olduğu belirlenmiştir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerYeterlilik+4
Nesrin Alınmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının biyoçeşitlilik kavramına yönelik zihinsel modellerinin incelenmesi

Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının biyoçeşitlilik kavramına yönelik zihinsel modellerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin okul öncesi öğretmenliği bölümünün 1. 2. 3. ve 4. sınıfında eğitim gören 208 okul öncesi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli karma yöntem esas alınarak oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu seçkisiz olmayan örnekleme yönteminden uygun örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Çizim Formu" olmak üzere 2 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler yazıya dökülerek kod ve temalar belirlenmiştir. Verilerin analizinde nitel ve nicel analiz yöntemlerine başvurulmuştur. Nitel verilerin analizinde yorumlayıcı içerik analizi kullanılırken, nicel verilerin analizinde çıkarımsal istatistiki analiz kullanılmıştır. Analizler neticesinde okul öncesi öğretmen adaylarının biyoçeşitliliği canlı çeşitliliği olarak ifade ettikleri, biyoçeşitliliği yansıttıkları çizimlerde en çok bitkiler âlemine yer verdikleri ve canlıların sınıflandırılmasına yönelik kavram yanılgılarının olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmen adaylarının biyoçeşitlilik kavramına yönelik zihinsel modellerinin eğitim gördükleri sınıf düzeyi ve mezun oldukları lise türüne göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda lisans eğitiminde verilen çevre eğitimine yönelik derslerin biyoçeşitlilik kavramı açısından zenginleştirilmesi önerilmektedir.

Aday öğretmenlerBiyoçeşitlilikOkul öncesi eğitim+4
Hazal Arslan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının acil uzaktan eğitim sürecindeki yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve öz-yönetimli öğrenme becerilerinin incelenmesi

Aralık 2019'da COVID-19 pandemisi nedeniyle neredeyse tüm dünyada eğitim kurumlarına geçici süre ile ara verilmiş ve bununla birlikte okullar öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için uzaktan eğitim sürecine geçmiştir. Bu hızlı geçiş, uzaktan eğitim deneyimi olan veya olmayan her eğitimci ve öğrenci için uzaktan eğitim yöntemiyle ders vermek veya almak zorunluluğuna dönüşmüştür. Bu süreçte öğrenciler kendi öğrenmelerinden sorumludur ve öğrenme süreçlerini planlar, izler ve değerlendirir. Uzaktan eğitim ile birlikte öğrencilerin öğrenmelerinin sorumluluğunu tecrübe etmelerine izin vermek, öz-yönetimli öğrenme becerileri kazanmalarına ve özgür öğrenenler olarak yaşam boyu öğrenmelerine yardımcı olur. Bu doğrultuda araştırmada acil uzaktan eğitim sürecindeki sınıf öğretmeni adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve öz-yönetimli öğrenme becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma desenlerinden açıklayıcı sıralı desen olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna yönelik veriler, katılımcılara eğitim yılı başında ve sonunda ölçekler uygulanarak toplanmıştır. Nitel boyuta ilişkin veriler ise uygulama sonunda yarı yapılandırılmış görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2020-2021 eğitim yılı güz ve bahar döneminde Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim görmekte olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf olmak üzere toplam 224 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği", "Öz-Yönetimli Öğrenme Becerileri Ölçeği" ve acil uzaktan eğitim sürecinde sınıf öğretmeni adaylarının görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Araştırma bulgularının genel değerlendirmesi yapıldığında uzaktan eğitim sürecinde sınıf öğretmeni adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve öz-yönetimli öğrenme becerileri son test ortalama puanlarının ön test ortalama puanlarına göre daha yüksek olduğu ancak istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öz-yönetimli öğrenme becerileri ölçeği alt boyutu olan öz-izleme boyutunda ise anlamlı bir farklılık bulunmuş, uzaktan eğitim sürecinin sınıf öğretmeni adaylarının öz-izleme becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırma katılımcıları olan sınıf öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik görüşleri incelendiğinde bu süreçte yaşam boyu öğrenmeleri ve kendi kendine öğrenmelerine dair olumsuz görüşlere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçların yanı sıra sınıf öğretmeni adayları uzaktan eğitim sürecinin kendilerine ayıracak zaman bulabilmeleri, kişisel ve mesleki gelişim programlarına kolayca erişim sağlamaları ve kendi öğrenme ihtiyaçlarını belirlemeleri gibi yararları olduğunu belirtmiş ve bununla birlikte öğrenme ortamlarında etkileşimin az olması, kendi öğrenme süreçlerini planlayamama ve öz kontrollerini sağlayamama gibi zorluklarının olduğunu belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerPandemilerSınıf öğretmenliği+5
Tuğçe Bayram
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram kazanım stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisi

Bu araştırmanın amacı Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılının II. Döneminde, Marmara bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezine kayıtlı, Destek Eğitim Programı'na devam eden 7 kız öğrenci ile 14 erkek öğrenci olmak üzere toplam 21 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 6 hafta devam etmiştir. Bu sürenin ilk haftasında ön test, son haftasında son test çalışmaları yapılmıştır. Uygulama çalışmaları aynı gün ve farklı zaman dilimlerinde haftada 2 metin işlenecek şekilde, 2 oturum halinde, 4 ders saati olarak planlanmış ve çevrimiçi bir platform üzerinden işlenmiştir. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Anlama verileri için "Okuduğunu Anlama Başarı Testi I" ve "Okuduğunu Anlama Başarı Testi II" uygulanmıştır. Yöntemin uygulanmasında ise Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) web sitesinden seçilerek alınan ve araştırma amacına uygun sorgulama yapılabilecek 8 adet uygulama metni kullanılmıştır. Çalışmada parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden; bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, bağımlı grupların karşılaştırılmasında ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Okuduğunu Anlama Başarı Testi I ve II' den alınan puanlar analiz edildiğinde, öğrencilerin anlama puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı görülmüştür. Stratejinin basit ve çıkarımsal anlama üzerindeki etkilerini belirlemek için ise uygulama sırasında kullanılan 8 metin işlendikten sonra metne ilişkin basit ve çıkarımsal anlama soruları oluşturulmuş ve öğrencilerin anlama puanları hesaplanmıştır. Metinlerden elde edilen deney ve kontrol gruplarına ait anlama puanları analiz edilmiş; metinlerin tamamında çıkarımsal anlama puanları deney grubu lehine anlamlı olarak farklılaşmıştır. Basit anlama puanlarında ise sadece iki metinde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuşken, diğer altı metinde herhangi bir anlamlı farklılığa ulaşılamamıştır. Bu sonuçlara göre Kavram Kazanım stratejisinin öğrencilerin çıkarımsal anlamalarına daha çok katkı sağlayabileceği ileri sürülebilir. Araştırma sonucunda ise genel olarak, Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli öğrencilerin okuduklarını anlama becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür.

Bilim ve sanat merkezleriKavram kalıcılığıKavramsal yetenek+4
Sevcan Akyüz
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf eğitimi lisans programının sınıf öğretmeni adayları ve öğretim elemanlarının görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

Öğretmen yetiştirme, eğitim tarihi boyunca üzerinde sıkça tartışılan konulardan biri olmuştur. Gelecek kuşaklarının yetiştirilmesinde ve toplumun şekillenmesinde en önemli paya sahip olan öğretmenlerin nasıl yetiştirileceği konusu üzerine pek çok görüş ortaya atılmıştır. Toplumlar üzerinde inkâr edilemeyecek düzeyde etkisi bulunan bir meslek olan öğretmenlerin eğitimi üzerine gerçekleştirilen bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının ve öğretim elemanlarının görüşlerinden yola çıkılarak sınıf eğitimi lisans programının değerlendirilmesi, bu sayede geliştirilecek olan lisans programları üzerine öneriler sunması amaçlanmaktadır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarının sınıf öğretmeni yetiştirme süreci hakkındaki düşüncelerine nicel araştırma yöntemlerinden anket yöntemi ile ulaşılmıştır. Öğretim elemanlarının sınıf öğretmeni yetiştirme süreci hakkındaki düşüncelerine ise nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Erzincan Binali Yıldırım, Kafkas, Kastamonu ve Kırşehir Ahi Evran Üniversiteleri Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim görmekte olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf olmak üzere toplam 185 sınıf öğretmeni adayı ile Anadolu, Kafkas, Kastamonu, Kırşehir Ahi Evran ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversiteleri Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı'nda görev yapan 10 öğretim elemanı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Sınıf Öğretmenliği Öğretim Üyelerinin Sınıf Öğretmeni Yetiştirme Süreci Hakkında Görüşme Formu" ve "Sınıf Eğitimi Lisans Programını Değerlendirme Anketi" kullanılmıştır. Araştırmanın sınıf öğretmenleri adaylarından edinilen nicel verilerinin sonucunda teorik ve uygulamalı derslerin sınıf öğretmeni adaylarının görüşlerine göre yeterlikleri incelendiğinde genel kültür derslerinin yeterliğinin meslek bilgisi ve alan eğitimi derslerine göre yeterliğinin düşük olduğu, Sınıf Eğitimi Lisans Programı'ndaki ders sayısının sınıf öğretmeni adaylarının mesleki gelişimleri için yeterli olduğu ve ölçme ve değerlendirme konusunda yeterli olan öğretmenler yetiştirilmesine katkı sağladığı ortaya konmuştur ancak fakültelerin/bölümlerin materyal, laboratuvar ve rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yetersiz olduğunu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarının anket sonrasındaki açık uçlu soruya verdikleri yanıtlara göre Okul deneyimi/Öğretmenlik Uygulaması derslerinin ilk sınıflardan itibaren başlaması ve daha fazla döneme yayılması ile uygulama derslerinin ağırlığının artırılması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.Araştırmanın öğretim elemanlarından edinilen nitel verilerinin sonucunda ise sınıf öğretmeninde olması gereken niteliklere ilişkin akademisyen görüşlerine en çok verilen yanıtlar çocukları sevmek ve etkili iletişim becerileri olmuştur. Sınıf öğretmeni adayı yetiştirme sisteminde yapılması gereken yenilik ve değişikliklere ilişkin akademisyen görüşlerine ilişkin en çok verilen yanıtlar uygulamaya dayalı bir eğitim verilmesi ve değişen teknolojiye uyum sağlaması olarak belirlenmiştir. Öğretim elemanlarına göre Sınıf Eğitimi lisans programındaki meslek bilgisi ve alan eğitimi derslerinde uygulamalı içeriklerin ağırlığının artması gerekirken genel kültür derslerinin ise programdaki veriliş dönemlerinin düzenlenmesi gerekmektedir. Programdaki seçmeli dersleri belirleme yetkisinin üniversitelere bırakılıp daha esnek bir program anlayışına geçilmesinin avantaj olduğu, Okul Deneyimi dersinin kaldırılıp ve öğretmenlik uygulamaları ve ders içi uygulamalarının azaltılışının programdaki dezavantajlarından olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerEğitim programlarıSınıf eğitimi+6
Alperen Işık
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Öğretmenler nitelikli, beceri düzeyi yüksek ve donanımlı bir neslin yetiştirilmesinde toplumda önemli bir rol oynamaktadır. Öğretmenlerin yeteneklerini iyi bir şekilde gösterebilmesi ve mevcut programı etkili bir şekilde kullanabilmesi için program okuryazarlık düzeylerinin yeterli olması gerekmektedir. Eğitim programı okuryazarlığı kavramı eğitim alanındaki çalışmaların özellikle sistem bölümündeki çalışmalarla ilişkilendirildiğinde öğretmenler için program anlamında önemli bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye'nin yedi farklı bölgesinde bulunan toplam 102 sınıf öğretmeni çalışmaya katılmıştır. Araştırma sürecinde nicel ve nitel veri toplama süreci bir arada yürütülmüştür. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Keskin (2020) tarafından geliştirilen "Eğitim Programı Okuryazarlığı Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama aracı ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Araştırma kapsamında elde edilen nicel bulgular betimsel ve çıkarımsal istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Bu kapsamda bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bulguları ise betimsel analiz yardımıyla anlamlandırılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin cinsiyet, deneyim ve görev yeri değişkenleri açısından anlamlı farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Görüşme sonuçları incelendiğinde ise sınıf öğretmenlerinin eğitim programının tanımını tam olarak yapamadıkları, öğretim programına kısmen uydukları, yıllık planları genelde hazır olarak aldıkları, içerik düzenlerken internet kaynaklarını sıklıkla kullandıkları, öğretim programında öğrenme süreçlerine az yer verildiğini ifade ettikleri ve program okuryazarlıklarının geliştirilmesi amacıyla bilgi edinmeye ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.

Eğitim programlarıProgram okuryazarlığıSınıf öğretmenleri+3
Hakan Güleç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf matematik dersi ödev takip etme sıklıklarının öğrencilerin matematik dersi başarısına etkisi

Bu araştırma, 8. Sınıf öğrencilerinin matematik dersi ödevlerinin takip edilme sıklıklarının öğrencilerin matematik dersi başarısına etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın modeli matematik öğretmenlerinin ödev takip etme sıklıkları ile öğrencilerin matematik dersi başarısı arasındaki ilişkiyi incelendiği için bu araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. TIMSS 2019 uygulamasına katılan Kore, Türkiye ve Mısır ülkelerinin 8. Sınıf öğrencileri ile matematik öğretmenleri araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları 8. Sınıf öğrencilerine uygulanan matematik başarı testi ve matematik öğretmenlerine uygulanan öğretmen anketinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri TIMSS'in resmî web sitesindeki 2019 Uluslararası Veri Tabanı'ndan elde edilerek kullanılmıştır. Araştırmanın verileri analiz edilirken IEA Hamburg'un geliştirmiş olduğu uygulama IEA IDB Analyzer kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara bakıldığında 8. Sınıf öğrencilerinin matematik dersi ödev takip etme sıklıklarının öğrenci başarısına etkisi sadece Kore'deki ödev takip uygulamalarından ödevi sınıfta tartışma ve ödevin tamamlanıp tamamlanmadığını izleme sıklıkları ile öğrenci başarısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Türkiye ve Mısır'daki 8. Sınıf öğrencilerinin matematik dersi ödev takip etme sıklıkları ile öğrenci başarısı arasında ise istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmadan elde edilen diğer bir bulguya göre ödev takip uygulamalarının öğrenci başarısına etkisi ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Ödev takip uygulamalarından ödevi sınıfta tartışmak ve ödevin tamamlanıp tamamlanmadığını izleme uygulamaları Kore'de öğrencilerin matematik dersi başarısına pozitif yönde bir etkisi bulunmaktadır. Türkiye ve Mısır ülkelerinin öğrencilerinde ise matematik dersi başarısına pozitif bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Bir başka bulguya göre ise araştırmada yer alan üç ülkeden Kore, Türkiye ve Mısırda ödev takip etme uygulamalarından en sık yapılan ödev takip uygulamasının ödevin tamamlanıp tamamlanmadığını izlemek olduğu belirlenmiştir. En az sıklıkla yapılan ödev takip uygulaması ise Türkiye ve Mısır'da öğrencilerin kendi ödevlerini kendilerinin düzeltmelerini sağlamak, Kore'de ise ödevi sınıfta tartışmak ve ödevi öğrencilerin notlarına katkıda bulunmak için kullanma uygulamaları en az sıklıkla yapılan uygulamalar olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: TIMSS 2019, matematik, ödev takip etme sıklıkları.

Ev ödeviKonu takibiMatematik+5
Hatice Büşra Koçak
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumları ve deney yönteminden yararlanma durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumlarını ve deney yönteminden yararlanma durumlarını incelemektir. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde tarama modelinden yararlanılmıştır. Fen Öğretimine Yönelik Tutum Ölçeği, Thompson & Shringley (1986) tarafından geliştirilmiş, Cho, Kim & Choi (2003) tarafından yeniden gözden geçirilmiş ve Adak (2006) tarafından Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara, Bursa, Düzce ve Kırıkkale illerindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarındaki 872 anasınıfı ve bağımsız anaokullarında çalışan okul öncesi öğretmenleriyle, ilkokul sınıf öğretmenlerini kapsamaktadır. Betimsel ve yordayıcı/yorumlayıcı nicel analiz tekniklerinden faydalanılmıştır. Ölçek verilerinin normal dağılıma uymaması nedeniyle, ikili gruplar arasındaki farklar için Mann Whitney U, ikiden fazla grup arasındaki fark için Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. İlişkisel tarama analizinde ise Spearman's rho korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm analizler %95 güven aralığında ve 0.05 anlamlılık düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları okul öncesi öğretmenleri ile ilkokul sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumlarının genel olarak yüksek olduğunu göstermektedir. Fen öğretimi tutum puanı ile bilgi kaynağı ve eğitim gereksinimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde ilişki vardır. Yine fen öğretim tutumu ile eğitim düzeyi, yeterli görme, deney yöntemini kullanma ve hizmet içi eğitime katılma arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde ilişki vardır. Hizmet yılı ile fen öğretimi tutumu arasındaki ilişki ise istatistiksel olarak anlamlı değildir. Araştırmanın bir diğer bulgusu da okul öncesi öğretmenleri ile sınıf öğretmenlerinin fen öğretimi tutum düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığıdır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğunluğu kendilerini fen ve doğa bilimleri öğretme konusunda yeterli görse de biraz yeterli görenlerin sayısı oldukça yüksek oranda çıkmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerine fen eğitimi ile birlikte fen eğitiminde kendilerini yetersiz hissettikleri yöntem ve teknikler konusunda seminer konferans gibi uygulamalar yapılmalıdır. Öğretmenler %68,20'lik oranla araç, gereç, malzeme ve fiziki ortam eksikliğinden şikayet etmektedirler. Bunun için de okulların fiziki koşulları iyileştirilmeli, ihtiyaçlar dikkate alınarak uygun bir ortam oluşturulmalı, sınıflar materyal açısından zenginleştirilmelidir. Öğretmenlerin fen öğretiminde ve deney yöntemini uygularken sınıfta bulunmasının en az gerekli olduğunu ifade ettikleri materyalin internet olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla ilgili öğretmenlere web 2.0 araçlarını, simülasyon ve online laboratuvar gibi uygulamaları daha etkili kullanabilmeleri için eğitimler seminerler verilebilir. Genel olarak öğretmenlerin tamamına yakını, fen ve doğa bilimleri öğretiminde deney yöntemini kullandıklarını ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: deney yöntemi, fen öğretimine yönelik tutum, okul öncesi öğretmeni, sınıf öğretmeni

DeneylerDeneysel öğrenmeFen bilgisi+7
Duygu Delice Bişkin
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi

Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

21. yüzyıl5E ModeliAstronomi+7
Mesut Yıldız
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Blok tabanlı scratch eğitimi ve uygulamalarının okul öncesi öğretmen adaylarının bilimsel yaratıcılık ve bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi öğretmen adaylarının blok tabanlı Scratch uygulamalarına dayalı eğitimin, bilgi işlemsel düşünme becerileri ile bilimsel yaratıcılıklarına olan etkisinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda; araştırma öntest ile sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen modelinde tasarlanmıştır. Araştırma grubunu, Türkiye'de bir devlet üniversitesinde lisans düzeyinde öğrenim görmekte olan 50 okul öncesi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Deney grubuna yönelik tasarlanan blok tabanlı Scratch uygulamaları eğitimi 10 hafta sürmüştür. Verilen eğitimin ardından öğretmen adaylarından Scratch programında fen ve matematik eğitimi kazanımlarına yönelik projeler hazırlamaları istenmiştir. Araştırmanın verileri "Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği", "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" ve "Dr. Scratch Değerlendirme Aracı ile Scratch Proje Değerlendirme Rubriği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde nicel veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Blok tabanlı Scratch uygulamalarına dayalı eğitimin okul öncesi öğretmen adaylarının bilgi işlemsel düşünme becerileri ve bilimsel yaratıcılık becerileri üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Bilgi işlemsel düşünme becerileri; işbirliklilik, yaratıcılık, kritik düşünme, algoritmik düşünme ve problem çözme olmak üzere beş alt faktöründen oluşmaktadır. Deney ve kontrol gruplarına bakıldığında bilgisayarca düşünme ölçeği alt boyutlarında yer alan; yaratıcılık, algoritmik düşünce ve kritik düşünme boyutlarına ilişkin sontest puanları arasında anlamlı fark belirlenmiştir. Ancak işbirlikçi ve problem çözme boyutlarında istatiksel olarak anlamlı fark oluşmamıştır. Bilimsel yaratıclık ölçeği deney grubunda bilimsel yaratıcılık toplam öntest ile sontest puanlarında anlamlı fark elde edilmiştir. Kontrol grubunda ise bilimsel yaratıcılık toplam öntest ile sontest puanlarında anlamlı fark yoktur. Dr. Scratch değerlendirme rubriğine göre; öğretmen adayları tarafından hazırlanan Scratch projelerinin 18 tanesinin (%62,1) gelişiyor düzeyinde ve 11 tanesinin (%37,9) uzman düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının projelerinde kullanmış oldukları programlama kavramlarında en yaygını akış kontrolü, paralellik ve senkronizasyon olurken; en az ise mantıksal düşünme olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda, blok tabanlı Scratch eğitimi ve uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi ile bilimsel yaratıcılığı geliştirmede olumlu etkisinin olduğu ve ilgili yöntemin kullanımının yaygınlaştırılması önerilmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeBilimsel yaratıcılıkBlok temelli programlama+4
Elif Esin Bakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların sınıf öğretmeni adaylarının hazırladıkları (5E modeline göre) ders planlarına yansıması

Yaşadığımız çağda, bilgiyi hazır olarak edinmekten ziyade bilgiyi üretmenin ve dahası günlük yaşamda ya da öğrenme ortamlarında karşılaşılan problemleri çözebilmenin önemli olduğu görülmektedir. Bu noktada bilginin birey tarafından oluşturulmasını sağlayan, öğrencinin merkeze alındığı yaklaşım ve modellerin kullanılması ile birlikte öğrencilerin birden çok duyu organına ulaşarak öğrenmelerini kolaylaştıracak materyallerin kullanılması da oldukça önemlidir. Bu doğrultuda araştırmada, çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların sınıf öğretmeni adaylarının hazırladıkları (5E modeline göre) ders planlarına yansımasını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum (örnek olay) çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalında 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 11 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ders planları ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının çoğu hazırladıkları ders planlarında çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle gelişme göstermişlerdir. Bununla birlikte zamanla ders planı hazırlamaya alıştıklarını ve çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle zorlanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle öğrendikleri bilgiler olduğunu, tartışmada verdikleri örnekleri ders planlarında kullandıklarını, çizgi filmin ilgili aşamalarında yapılanlar gibi ders planı yapmaya çalışarak problemlerini çözdüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları çizgi filmlerin derslerde kullanılabileceğini, öğrencilere değerlerin ve becerilerin kazandırılabileceğini söylemişlerdir. Buna ek olarak çizgi film kullanımının olumsuz etkilerinin de olabileceğini belirten öğretmen adayları, olumsuz etkilerin engellenmesine yönelik yapılabilecekleri ifade etmişlerdir.

5E ModeliAday öğretmenlerDers planları+4
Nihal Tiftik
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme yaklaşımına ve uygulamaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Okul öncesi dönem; merak, keşfetme arzusu ve öğrenmenin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Son yıllarda bu bileşenlerin karşılanabilmesi, öğretim ortamlarının dört duvarın ötesine taşınması gerekliliğini doğurmuştur. Araştırmanın amacı okul öncesi eğitimde okul dışı öğrenme faaliyetlerinin planlanma ve uygulanması açısından var olan durumu saptamak ve okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme yaklaşımına yönelik tutum, davranış ve görüşlerini etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaçla nitel bir araştırma yöntemi olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Anakara ili merkez ilçelerinde görev yapan 13 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcı öğretmenler, amaçlı örnekleme türlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını belirli bir amaca yönelik kavram ve kazanımlarla ilişkili olarak kullandıkları ortaya çıkmıştır. Okul dışı öğrenme ortamına karar verirken katılımcılar tarafından öncelikle ortamın çocuğa uygunluğu ve öğretim sürecine katkısı ön planda tutulmuş, hava koşulları ve ortamda rehberin bulunması da belirleyici olarak görülmüştür. Okul dışı öğrenmeye ilişkin gidilen ortamda sınıf hâkimiyetinin zorlaşması ve güvenlik riskleri en fazla karşılaşılan güçlükler olarak görülmüştür. Gelişim alanlarına yönelik çeşitli beceri ve değerlerin geliştirilmesi ile öğretim sürecine olan katkıları açısından okul dışı öğrenmeyi sıklıkla kullanan katılımcı öğretmenlerin en çok tarihi ve kültürel alanları tercih ettikleri tespit edilmiştir. Okul dışı öğrenme ortamlarına ulaşım ve giriş ücretinin ödenekle desteklenen bütçe kalemlerinden veya yerel yönetimlerce karşılanması, çocuk dostu şehirlerin daha çok ön plana çıkarılması ve resmî işlemlerde öğretmenlerin okul idarelerince desteklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Non-formal öğrenme ortamıOkul dışı öğrenmeOkul öncesi eğitim+4
Kevser Şahin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

EBA okuyorum yazıyorum modülünde yer alan videoların Türkçe dersi öğretim programı ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulmuş sosyal bir eğitim platformu olan Eğitim Bilişim Ağı içerisinde yer alan İlkokul Oku-yorum Yazıyorum modülüne ait ders videolarının Türkçe Dersi Öğretim Programı ile olan eşgüdümlülüğünü belirlemektir. Araştırmanın verileri Eğitim Bilişim Ağı'nda İlkokul Okuyorum Yazıyorum modülünün 2020 yılına ait olan videolardan elde edilmiştir. Bu kapsamda 43 adet video ve bu videolarda yer alan 19 öğretmen, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan kriterlere göre değerlendirilmiştir. İlgili videolar araştırmacı tarafından ikişer kez izlenmiş olup güvenirliği artırmak için eş kodlayıcı tarafından da izlenmiştir. Bu çalışma nitel bir çalışma olup; videolardan elde edilen veriler doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Eğitim Bilişim Ağı'nda yer alan videoların içeriklerinin ilgili öğretim programında yer alan kazanım ve uygulamalar ile uyumuna bakılmıştır. İlk okuma yazmaya hazırlık aşamasında gerekli olan hatırlatmaların yapılmadığı, dinleme eğitimi çalışmaları kapsamında yetersizliği olan öğrencilerin tespitinin eksik olduğu, küçük parmak kasların gelişiminde gerekli olan çizgi ve boyama çalışmaları gibi bazı etkinliklere yer verilmediği görülmüştür. Noktalama işaretlerinin ve pekiştirme çalışmalarının yetersiz olduğu, akıcı okuma çalışmaları kısmında yer alan uygulamalarda eksiklikler saptanmıştır. Buna bağlı olarak içeriklerin; kazanım ve uygulamaları birebir olarak karşılamadığı ve içerik ile videolar arasında uyumsuzluklar olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim Bilişim AğıEğitim teknolojisiProgram değerlendirme+5
Atilla Yıldız
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin üst bilişsel farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma ile ilkokul öğrencilerinin üst bilişsel farkındalık düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim durumu, kardeş sayısı, ailenin ekonomik durumu ve kardeş sırası gibi değişkenlere göre incelenmiş ayrıca üst bilişsel farkındalığı yüksek ve düşük olan öğrencilerin ders çalışırken bilişsel farkındalık stratejilerinden faydalanma durumu ve faydalanıyorsa hangi stratejilerden faydalandığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın deseni açımlayıcı sıralı desen olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kilis ilinde yer alan ve rastgele örnekleme tekniğiyle belirlenen Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı altı ilkokulda öğrenim gören 302 üçüncü sınıf ve 300 dördüncü sınıf öğrencisi olmak üzere 602 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak Howard, Miller ve Murphy (2002) tarafından 3, 4 ve 5.sınıf öğrencilerinin üst bilişsel becerilerini ölçmek amacıyla geliştirilen "Çocuklar için Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) A formu" kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe'ye uyarlanma işlemi Karakelle ve Saraç (2007) tarafından yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde cinsiyet, sınıf düzeyi ve okul öncesi eğitim alma durumu parametrelerinde Mann Whitney U testi, diğer parametrelerde ise Kruskall Wallis testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise Doğanay ve Demir (2011) tarafından geliştirilen görüşme formundan yararlanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu ile toplanmıştır. Ölçeğin uygulandığı öğrencilerden üst bilişsel farkındalık düzeyi en yüksek ve en düşük 15'er öğrenci aykırı durum örnekleme ile belirlenmiş, bu öğrencilerle yapılan görüşmeler kaydedilmiş ve veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda üst bilişsel farkındalık düzeyinin cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim durumu, kardeş sayısı, ailenin ekonomik durumu ve kardeş sırası ile arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda ise üst bilişsel farkındalık düzeyi yüksek olan öğrencilerin bilişsel farkındalık stratejilerinden daha fazla yararlandığı tespit edilmiştir.

Bilişüstü farkındalıkBilişüstü stratejilerFarkındalık+2
Şükran Tüfekçi Küçükoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 3. sınıf Türkçe ders kitabındaki etkinlik soruları ile düşünme rutinleri sorularının kendini yazılı olarak ifade etme kazanımları doğrultusunda karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı 3. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metin etkinlikleri soruları ile düşünme rutinleri sorularının, kendini yazılı olarak ifade etme kazanımlarını sağlaması yönünden karşılaştırılmasıdır. Araştırmada ders kitabı metin etkinlikleri soruları ile düşünme rutinleri sorularından oluşan uygulama kâğıdı veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep şehir merkezinde genellikle alt sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin devam ettiği bir ilkokulda, 2017-2018 eğitim öğretim yılında 3. sınıfta öğrenim gören 26 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, ders kitabı etkinlik soruları ve düşünme rutinleri sorularından oluşan uygulama kâğıtlarına öğrencilerin verdikleri cevaplar aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerde her bir cümle, kendini yazılı olarak ifade etme kazanımları ile eşleştirilerek analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, düşünme rutinleri sorularının kendini yazılı olarak ifade etme kazanımlarını sağlamada ve düşünme becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Ders kitaplarıDüşünmeDüşünme becerileri+7
Gülben Taşbakan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının ekolojik kimlikleri ile sorumlu çevresel davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmen adaylarının ekolojik kimlikleri ile sorumlu çevresel davranışları arasındaki ilişkiyi ve ekolojik kimlik ile çevresel davranış üzerinde bazı değişkenlerin etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı içerisinde Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi, Okul Öncesi Eğitimi, Sosyal Bilgiler Eğitimi ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalları'ndaki 578 öğretmen adayı üzerinden tarama modeli ile yürütülmüştür. Öğretmen adaylarının ekolojik kimlik ve sorumlu çevresel davranış düzeylerini belirlemek amacıyla Ekolojik Kimlik Ölçeği, Çevre Davranış Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler, SPSS 26 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Analizlerde betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmen adaylarının ekolojik kimlik düzeylerinin yüksek, çevresel davranış düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ekolojik kimlik ve çevresel davranış düzeyleri üzerinde bazı değişkenlerin etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının ekolojik kimlikleri ile çevresel davranışları arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çevresel davranış düzeylerinin, ekolojik kimlik düzeylerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının sorumlu çevresel davranışlarını geliştirecek nitelikte bir çevre eğitiminin verilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

Mine Kestepe
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde fen eğitimine yönelik geliştirilen materyal tasarımlarının öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmada okul öncesi dönemde fen eğitimine yönelik geliştirilen materyal tasarımlarının öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmaya bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde bulunan 85 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yaklaşımlarından olan yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerini ölçen üç farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma sürecinde öğretmen adaylarına altı hafta boyunca materyal tasarımları yapmaları sağlanmıştır. Uygulama öncesinde ön test uygulama sonrasında ise son test uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler nicel veri analizine tabi tutulmuştur. Bu kapsamda betimsel ve çıkarımsal istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerinin son testler lehine anlamlı farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmen adaylarının materyal tasarımı yapmaları sonucunda eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme eğilimlerinin arttığı ifade edilebilir.

Feyza Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Değişkenlik Teorisi Bianshi modeline dayalı matematik öğretiminin ilkokul öğrencilerinin akademik başarı ve bilişsel döndürme becerilerine etkisi

Bu araştırmada değişkenlik teorisi Bianshi modeline göre geliştirilen matematik öğrenme ortamının, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisine etkisi incelenmiştir. Araştırma ön test-son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırma İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bir devlet okulunda 21 deney ve 21 kontrol grubu olmak üzere toplamda 42 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Deneysel işlem öncesinde ve sonrasında öğrencilere iki aşamadan oluşan akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi testi uygulanmıştır. Deney grubuna Değişkenlik teorisi Bianshi modeline dayalı olarak geliştirilen öğrenme ortamında eğitim verilirken, kontrol grubuna Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan matematik ders kitabında yer alan Doğal Sayılar ve İşlemler öğrenme alanından toplama ve çıkarma işlemi kazanımları verilmiştir. Öğrencilerin ön test puanlarının denkliğinin incelenmesinde bağımsız gruplar t testi ve ön test son test ölçümleri arasında deney ve kontrol gruplarının akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerilerindeki değişimin incelenmesinde tekrarlanmış ölçümler için ANOVA testi yapılmıştır. Verilerin analizi ise SPSS 22 istatistik paket programı gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi açısından deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermektedir. Buna göre değişkenlik teorisi Bianshi modeline dayalı matematik öğretiminin akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. MATH taksonomisine göre hazırlanan sorularda deney grubu doğru yanıt verdiği soru sayısını anlamlı şekilde artmış, üst düzey becerileri geliştirmede etkili olmuştur. Temsiller arası geçiş becerisinde ise hem deney hem de kontrol grubunda artış olmasına rağmen deney grubundaki artışın, kontrol grubuna göre oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda ise Değişkenlik Teorisi Bianshi modeli ile geliştirilen 6 haftalık sürecin matematik öğrenme ortamları ve materyallerinin ilkokul kademesi öğrencileri için etkili olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişkenlik teorisi, Bianshi modeli, Akademik başarı, Temsiller arası geçiş becerisi, Çoklu temsiller, matematik

Akademik başarıBianchi sınıflamasıGeometri öğretimi+7
Çiğdem Duman
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Resimli çocuk kitaplarındaki metin ve görsellerin coğrafi kavramlar açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı resimli çocuk kitaplarının görsellerinde ve metinlerinde geçen coğrafi kavramların incelenmesidir. Mevcut araştırmada nitel araştırma modellerinden tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması aşamasında nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik olan, 5-13 yaş aralığını kapsayan, Türkiye'de 30 ulusal yayınevine ait olan, yerli ve çeviri resimli çocuk kitapları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 30 ulusal yayınevine ait olan, 22 yerli resimli çocuk kitabı ve 85 çeviri resimli çocuk kitabı olmak üzere toplamda 107 resimli çocuk kitabı oluşturmaktadır. Tarama modeli olarak yürütülen bu araştırmada resimli çocuk kitaplarının metinlerindeki ve görsellerindeki coğrafi kavramlar ele alınmıştır. Araştırma kapsamında araştırmacı tarafından oluşturulan "Kitap Değerlendirme Formu" kullanılarak sadece nitel verilerden faydalanılmıştır. Belirlenen tüm resimli çocuk kitapları toplam 4 kez okunmuştur. İlk okumada metinlerdeki, ikinci okumada görsellerdeki, üçüncü okumada hem metinlerdeki hem de görsellerdeki coğrafi unsur ve bileşenler gözden geçirilmiştir. Son okumada ise her bir kitap için form doldurulmaya başlanmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan bulgulara bakıldığında metinlerde en çok geçen coğrafi kavramın iklim ve atmosfer (173) en az geçen coğrafi kavramın ise madenler-enerji kaynakları (4) olduğu tespit edilmiştir. Görsellerde geçen en fazla coğrafi kavram bitki örtüsü (309), en az geçen coğrafi kavram ise turizm (1)'dir. Resimli çocuk kitaplarının metinlerinde sanayi ve ulaşım coğrafi kavramının hiç yer almadığı görülmüştür. Resimli çocuk kitaplarının görsellerinde hiç bulunmayan bir coğrafi kavram ise bulunmamıştır. Araştırmanın bulgularında da bu resimli çocuk kitaplarının metinlerinden ve görsellerinden çeşitli örneklere yer verilmiştir. Araştırmada geliştirilen bazı öneriler ise şu şekildedir: Coğrafi kavramları belirlemede farklı kitap türlerinin de kullanılması, mevcut araştırmada kullanılan resimli çocuk kitaplarının sayısı arttırılarak araştırmanın genişletilmesi, seçilen kitapların belirli bir ölçüte dayandırılarak yeni bir araştırma tasarlanması, araştırmanın modelinin değiştirilmesi ve hem öğretmenlerin hem de ebeveynlerin bu araştırmayı inceleyerek çocuklarının/öğrencilerinin coğrafi kavram bilgilerini zenginleştirmeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, coğrafi unsurlar, resimli çocuk kitapları

Coğrafi kavramlarCoğrafyaCoğrafya eğitimi+4
Hacı Osman Zerman
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırmada, STEM uygulamalarıyla yürütülen ilkokul üçüncü sınıf 'kuvveti tanıyalım' ünitesinin öğrencilerin problem çözme becerileri ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada STEM eğitim yaklaşımı uygulamaları 5E öğrenme döngüsüne göre hazırlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce ilinde bulunan bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden "tek grup ön test-son test zayıf deneysel desen" ile tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Düzce il merkezindeki diğer devlet okullarına göre sosyo-ekonomik düzeyi yüksek bir ilkokulunda öğrenim gören 30 ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları, problem çözme becerileri ölçeği ve STEM tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda öğrencilerin problem çözme becerileri son test ortalama puanlarında artış olmasına rağmen bu değişimin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiş, ancak yapılan uygulamaların öğrencilerin STEM'e yönelik tutumlarında olumlu etkisinin olduğu belirlenmiştir.

5E ModeliMatematikMatematik eğitimi+5
Neşat Balcı
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik kodlama eğitiminin zihin imaj netliği ve robot algısına etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, robotik kodlama eğitiminin 4.sınıf düzeyindeki öğrencilerin zihin imaj netliğine ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarına etkisini incelemektir. Uygulama sürecinin eğitim aşaması 10 hafta ve haftada 2 saat olacak şekilde planlanmıştır. Nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı bu araştırmada eşzamanlı karma yöntem modeli benimsenmiştir. Araştırmanın nicel boyutu ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modelde desenlenmiştir. Nitel boyut ise fenomenoloji araştırması olarak planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde bir ilkokulda 4.sınıfta öğrenim görmekte olan 26'sı deney, 24'ü kontrol grubu olan 50 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin zihin imaj netliğine ilişkin veriler, "Sheveland Zihinsel İmaj Netliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Öğrencilerin robotiğe yönelik zihinsel imajlarına ilişkin veriler ise Kelime İlişkilendirme Testi kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamında yürütülen 10 haftalık robotik eğitim kapsamında, öğrencilere İdea yazılımı ve O-bot robot kiti kullanılarak robotik kodlama eğitimi verilmiştir. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS 20 programı aracılığıyla t testi ve tekrarlanmış ölçümler için ANOVA testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi uygulanmış; Kelime İlişkilendirme Testi 'ne verilen cevaplara yönelik kategori ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırma bulguları, robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin zihin imaj netliği ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etki ettiğini göstermektedir. Deney ve kontrol gruplarının zihin imaj netliğindeki değişimin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde, deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında nitel veriler de robotik eğitimin robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Elde edilen verilere göre verilen robotik eğitim sonrası öğrenciler, robotun çalışabilmesi için algoritma oluşturulması gerektiği ve robotu kodlanan bir teknolojik alet olarak gördüğü sonucuna varılmıştır. Programlama basamağına başlangıç yaptıkları gözlemlenmiştir. Robotik kodlama eğitimi öğrenme süreçlerine etki edecek becerileri desteklediği ve robota ilişkin zihinsel imajlarını şekillendirdiği için ilkokullarda yaygın olarak verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Robotik kodlama, Zihin İmaj netliği, İDea yazılım, 21.yüzyıl Becerileri

21. yüzyılBenlik imajıBilgisayar eğitimi+5
Hatice Serap Akgül
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma çemberi yönteminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine ilişkin kavramsal anlayışlarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı okuma çemberi yönteminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine ilişkin kavramsal anlayışlarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Mevcut araştırma, nitel araştırma türlerinden durum çalışması olarak yürütülmüştür. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa şehrinin Eyyübiye ilçesine bağlı bir devlet okulunda sürdürülmüştür. Araştırmaya, dördüncü sınıfta öğrenim gören 5 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerle okuma çemberi oturumları gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin fen bilimlerine yönelik kavramsal anlayışları ve tutumları incelenmiştir. Araştırma süreci 12 hafta sürmüş ve öğrencilerle 5 okuma çemberi oturumu tamamlanmıştır. Katılımcıların fen bilimlerine yönelik kavramsal anlayışlarını belirleyebilmek için araştırmacı tarafından hazırlanan çalışma kâğıdı (kelime ilişkilendirme testi, kavramsal çağrışım, kavram haritası, boşluk doldurma, tanılayıcı dallanmış ağaç ve kare bulmaca) kullanılmıştır. Katılımcıların tutumları ve okuma çemberine yönelik görüşleri ise görüşmeden elde edilen verilerle ortaya konulmuştur. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara bakıldığında okuma çemberi yönteminin, katılımcıların fen bilimleri dersine ilişkin kavram yanılgılarını ve tutumların olumlu yönden etkilediği görülmektedir. Uygulama öncesinde katılımcılarda var olan eksik ya da yanlış kavramsal anlayışların, okuma çemberi uygulaması sonrasında iyileşmiş olduğu ve kavramsal anlayışlarının geliştiği belirlenmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler incelendiğinde, katılımcıların okuma çemberi yöntemini oldukça faydalı, işlevsel ve anlamlı buldukları görülmektedir. Ayrıca katılımcıların resimli bilim kitaplarına yönelik olumlu düşünceleri ve tutumları ortaya çıkmıştır.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiKavramsal anlama+6
Ezgi Topçam
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ders kitaplarının çevre etiği yaklaşımları açısından incelenmesi

Bu araştırma, İlkokul ders kitaplarında çevre etiği yaklaşımlarının yer alma durumlarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Veri kaynağı olarak 2022-2023 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilkokullarda ücretsiz dağıtılan ders kitapları kullanılmıştır. Verilerin analizinde kullanılmak üzere dördüncü bölümde yer alan çevre etiği yaklaşımları sınıflandırılarak tablo haline dönüştürülmüştür. Ders kitaplarında çevre etiği yaklaşımlarını yansıtan söz öbekleri, cümleler ve görseller seçilerek ders ve sınıf düzeyleri baz alınarak tablolar oluşturulmuş ve en son tüm ders kitaplarının frekans ve yüzde değerleri bir tabloda toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre 1. ve 4. sınıf Müzik ders kitaplarında hiçbir veriye rastlanmazken 2. ve 3. sınıf Müzik ders kitaplarında rastlanan veriler %100 oranında insan merkezli olmayan yaklaşımlardır. İnsan Hakları Demokrasi ve Yurttaşlık ders kitabı ise %100 insan merkezli yaklaşımları içermektedir. Hayat Bilgisi (%57), Sosyal Bilgiler (%77) ve Matematik (%85) ders kitaplarında insan merkezli yaklaşımlar daha çok yer alırken Türkçe (%67,2), Trafik Güvenliği (%53) ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (%67) ders kitaplarında ise insanı merkeze almayan yaklaşımlar çoğunluğu oluşturmaktadır. Genel olarak ilkokul ders kitapları insan merkezli yaklaşımları daha çok içermekle birlikte 3. Sınıf ders kitapları geneline bakıldığında insanı merkeze almayan yaklaşımları nispeten daha çok içermektedir. Bu sonuçlar ışığında çevre duyarlılığına sahip bireyler yetiştirebilmek için ders kitaplarında doğa merkezli yaklaşımların daha çok yer alması gerekmektedir.

Ders kitaplarıÇevreÇevre etiği+2
Cafer Yarsoy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf ve sosyal bilgiler öğretmen adaylarının kültürlerarası duyarlılıkları ve iç-dış kontrol odağı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf ve sosyal bilgiler öğretmen adaylarının kültürlerarası duyarlılıkları ile iç-dış kontrol odağı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi'nin sınıf ve sosyal bilgiler eğitimi anabilim dalının 1., 2., 3. ve 4. sınıfında öğrenim gören 343 öğretmen adayı ile ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sınıf ve sosyal bilgiler öğretmen adaylarının kültürlerarası duyarlılık düzeyleri ile iç-dış kontrol odağı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla kişisel bilgi formu, Chen ve Starosta (2000) tarafından geliştirilen ve Üstün (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan "Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği" ile Rotter (1966) tarafından geliştirilen ve Dağ (1991) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan "Rotter İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre hem sınıf öğretmenlerinin hem de sosyal bilgiler öğretmen adaylarının kültürlerarası duyarlılık düzeylerinin yüksek olduğu ve güçlü olmasa da iç kontrol odağına sahip oldukları tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda kültürlerarası duyarlılık ve kontrol odağı üzerinde bazı değişkenlerin etkisi tespit edilmiş ancak kültürlerarası duyarlılık ile kontrol odağı arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir. Toplumsal değişim ve gelişmenin lokomotifi olacak öğretmen adaylarının üniversitede aldıkları eğitimin onların kültürlerarası duyarlılıklarını ve iç denetim odaklarını güçlendirecek bir şekilde yapılandırılması önerilmektedir.

Aday öğretmenlerBranş öğretmenleriDenetim odağı+6
Selda Arslan Türk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları ile çevresel okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışma sınıf öğretmeni adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları ile çevresel okuryazarlık düzeylerini çeşitli değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 226 sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmada ögretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarını ölçmek amacı ile Topçu (2010) tarafından geliştirilen Sosyobilimsel Konulara Yönelik Tutum Ölçeği ve çevresel okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla Atabek Yiğit, Köklükaya, Yavuz ve Demirhan (2014) tarafından geliştirilen Yetişkinler İçin Çevre Okuryazarlığı Ölçeği (ELSA) uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarnın sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarnın orta üstü düzeyde olduğu, çevresel okuryazarlık düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sınıf ögretmeni adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları sınıf düzeyi ve bilimsel yayın ya da dergi takibi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken; cinsiyet, mezun olunan lise türü ve anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Öğretmen adaylarının çevresel okuryazarlık düzeyleri cinsiyet değişkenine göre kızlar lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Ögretmen adaylarının çevresel okuryazarlık düzeyleri bilimsel yayın ya da dergi takibi değişkenine göre çevresel farkındalık alt boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Sınıf düzeyi, mezun olunan lise türü ve anne/baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunamamıştır.

Aday öğretmenlerSosyobilimsel konularSınıf öğretmenliği+4
Betül Kaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde bütünleştirilmiş Türkçe ve fen etkinliklerinin çocukların çevre algısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde bütünleştirilmiş Türkçe ve fen etkinliklerinin çocukların çevre algısına etkisini belirlemektir. Bu amaca ulaşmak için araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntemin nitel boyutunda fenomenolojik desen, nicel boyutunda ise yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini deney grubunda 10 çocuk, kontrol grubunda 10 çocuk olmak üzere 20 çocuk oluşturmaktadır. Deneysel işlemin ilk aşaması olarak deney ve kontrol grubundaki çocuklarda bir çevre resmi çizmeleri istenmiş ve çocuklarla yaptıkları çizimler hakkında birebir görüşmeler yapılmıştır. Çizimler Bir Çevre Çiz Test Rubriği (Draw An Environment Test-Rubric, DAET-R) ile değerlendirilmiş ve ilgili rubrik sarı ve mavi renk tonları ile nitel hâle evrilmeye çalışılmıştır. Ayrıca çocukların rubrik puanları SPSS 23 paket programına aktarılmış ve gerekli analizler yapılmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında deney grubuna 9 tane bütünleştirilmiş Türkçe ve fen etkinliği 9 hafta süresince uygulanmıştır. Her etkinlikte farklı bir resimli çocuk kitabı kullanılmış ve etkinlik bu kitaplar çerçevesinde geliştirilmiştir. Kontrol grubu ise okul öncesi eğitim programında yer alan günlük eğitim akışlarına devam etmiştir. Deneysel kısmın son aşaması olarak deney ve kontrol grubundaki çocuklardan tekrar bir çevre resmi çizmeleri istenmiş ve çizimlerle ilgili çocuklarla birebir görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, resimli çocuk kitapları ile geliştirilen bütünleştirilmiş Türkçe ve fen etkinliklerinin uygulandığı deney grubundaki çocukların çevre algılarındaki değişimin kontrol grubundaki çocuklara göre geliştiği ve daha belirgin olduğu belirlenmiştir.

Semra Sak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılığı destekleme davranışlarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içerisindeki yaratıcılığı destekleme davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Bu kapsamda kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak örnekleme ulaşılmıştır. Örneklemi Ağrı ilinde çalışan 223 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada Soh (2007) tarafından geliştirilen Akar (2014) tarafından Türkçeye çevrilen ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılan indeks kullanılmıştır. 6'lı likert türünde 45 maddeden ve 9 alt boyuttan oluşan bu indeksten alınabilecek en yüksek puan 270 ve en düşük puan 45'tir. İndekste ters madde bulunmamaktadır. Alt boyutlarda en düşük Alpha katsayısı 0.68'dir. Tüm indeksin güvenirlik katsayısı ise .95 olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ardından araştırmanın alt problemleri doğrultusunda istatistikler yapılmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırmanın verileri normal dağılım sağlamadığı için parametrik olmayan analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin sınıf içerisinde yaratıcılığı destekleme davranışları ile yaş ve öğretmenlerin yaratıcılık eğitimi alıp almama değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Mesleki kıdem değişkeninde yargılama ve değerlendirme alt boyutlarında 6 yıl ve üstü mesleki kıdem yönünde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Çocuğun olup olmaması durumu değişkeninde entegrasyon, sorgulama, fırsatlar ve hayal kırıklığı alt boyutlarında çocuğu olmayan okul öncesi öğretmenleri yönünde anlamlı farklılık bulunmuştur. Çalışılan okulun konumu değişkeninde sorgulama, değerlendirme, fırsatlar ve hayal kırıklığı alt boyutlarında şehir merkezinde çalışan öğretmenler yönünde anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmen olmaktan alınan memnuniyet değişkeninde bağımsızlık, motivasyon, yargılama ve değerlendirme alt boyutlarında ve toplam yaratıcılık puanında kararsız kalan okul öncesi öğretmenleri yönünde anlamlı farklılık bulunmuştur.

Şeydanur Özbey
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş, dünya, ay ve yıldız kavramlarının öğretiminde kavram karikatürü kullanımının ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin kavram yanılgılarının giderilmesine etkisi

Araştırmada birinci sınıf öğrencilerinin Dünya, Güneş, Ay ve yıldız kavramlarıyla ilgili var olan kavram yanılgıları belirlenmiş ve bu doğrultuda kavram karikatürleri hazırlanarak kavram yanılgılarının giderilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan bir ile bağlı ilçede bulunan ilkokulda birinci sınıflarla gerçekleştirilmiştir. Çalışma uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 18 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada tek grup ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı Güneş, Dünya, Ay ve yıldız kavramlarına yönelik kavram doğrultusunda olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kavram yanılgılarını belirleme aracı kullanılmıştır. Veri toplama aracı ilgili literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Ders materyali olarak kavram karikatürleri araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kavram karikatürleri aracılığıyla ders işlenmiştir. Kavram yanılgılarını belirleme aracı tüm öğrencilere ilk olarak ön test şeklinde uygulanmıştır. Daha sonra kavram karikatürleri ile işlenen derslerin ardından kavram yanılgılarını belirleme aracı, son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kavram karikatürleri ile ders işlemenin öğrencilerin kavram yanılgılarını gidermede etkili olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda öğrencilerin astronomi kavramlarının öğretiminde kavram karikatürü kullanmanın ve görselleştirmenin yapılmasının etkili olacağı noktalarında öneriler getirilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Kavram Karikatürü, Kavram Yanılgısı, Dünya, Yıldız, Ay, Güneş.

Betül Bayhan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde uygulanan eko-okullar programının çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönemde uygulanan eko-okullar programının çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisi incelemektir. Eko-okullar programının uygulandığı sınıfla MEB okul öncesi eğitim müfredatının uygulandığı sınıf arasında geri dönüşüm farkındalığı açısından bir farklılık olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Maltepe ilçesinde bağımsız bir anaokuluna devam eden 60-72 aylık 26 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak 19 sorudan oluşan bir "Geri Dönüşüm Mülakat Formu" hazırlanmıştır. Araştırma öncesinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine geri dönüşüm mülakat formu ön test olarak uygulandıktan sonra deney grubuna 12 hafta süreyle eko-okullar programı uygulanmıştır. Aynı işlem son test olarak her iki gruba da tekrarlandıktan sonra öğrencilerin cevapları puanlanarak elde edilen verilerin analizinde SPSS 27 paket programından yararlanılmıştır. Bulgular incelendiğinde gruplar arasında cinsiyet bakımından geri dönüşüm farkındalık düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak eko-okullar programının uygulandığı grubun klasik müfredatla öğrenim gören öğrenci grubuna göre geri dönüşüm farkındalık düzeylerinde belirgin bir artış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda eko-okullar programının uygulandığı grupta, programın geri dönüşüm farkındalığı oluşturmada başarılı olduğu söylenebilir. Eko-okullar programı, geri dönüşüm faaliyetlerinin müfredatta yer almasına önem vermektedir. Eko-okullar programının uygulandığı grupta geri dönüşümün önemine vurgu yapan, atık kutularının kullanımını teşvik eden, atık kağıtların kağıt hamuru haline getirilip öğrencilerin kendi elleriyle yeniden kağıt üretmesi, atık materyallerden oyuncak tasarlaması, organik atıkların doğaya yeniden kazandırılması, çocukların bitki yetiştirmesi gibi doğayla etkileşimlerini artıran birçok etkinlik yapılmıştır. Uygulamalı faaliyetlere yer veren ve yaparak yaşayarak öğrenme yaklaşımını benimseyen eko-okullar programının çocuklar üzerindeki olumlu etkisi bu araştırmada görülmektedir.

Seren Öz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının fen okuryazarlık düzeyleri ve fen öğrenme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının fen okuryazarlık düzeylerini ve fen öğrenme becericilerini belirlemek ve birbiri ile ilişkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemi olup betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılı güz döneminde Kastamonu Üniversitesi Temel Eğitim Bölümüne bağlı lisans programında öğrenim görmekte olan farklı sınıf seviyelerinden 202 sınıf öğretmeni adayından oluşmaktadır. Araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının fen okuryazarlık düzeylerini belirlemek için Laugksch ve Spargo (1996) tarafından geliştirilen ve Duruk (2012) tarafından Türkçeye çevirisi yapılan 49 maddeden oluşan "Temel Fen Okuryazarlık Testi" ve fen öğrenme becerilerini belirlemek amacıyla Chang vd. (2011) tarafından geliştirilen ve Şenler (2014) tarafından Türkçeye çevirilen 29 maddeden oluşan "Fen Öğrenme Beceri Ölçeği" uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS-27 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmeni adaylarının fen okuryazarlık düzeyleri ve fen öğrenme becerilerinin yüksek olduğu ayrıca cinsiyet, sınıf düzeyi, yayın veya dergi takip etme, yerleşim yeri ve mezun oldukları lise türü değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucu elde edilmiştir. Yapılan çalışmada farklılaşma fen okuryazarlık ölçeğinin alt boyutu olan "bilimin doğası" alt boyutunda ve fen öğrenme beceri ölçeği alt boyutu olan "iletişim" alt boyutunda yerleşim yeri değişkenin kentsel alan lehine anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğrenme becerileri arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Canan Okumuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının geliştirdikleri dijital hikâyelerin, bu süreçteki deneyimlerinin ve dijital materyal oluşturabilmeye yönelik öz yeterlilik inançlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 2021-2022 bahar yarıyılı Erken Çocukluk Dönemi Edebiyatı dersine devam eden Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü üçüncü sınıf öğrencilerine dijital hikâye hazırlamaya ilişkin erken çocukluk edebiyatı dersi kapsamında sunulan 5 haftalık eğitimin ardından öğrencilerin geliştirdikleri dijital hikâyeleri nitelik bakımından ve bu eğitimin öğretmen adaylarının dijital materyal oluşturabilme öz yeterliliklerine çeşitli değişkenler (cinsiyet, yaş, anne-baba eğitim durumu, çalışma durumu, aile gelir durumu, sahip olduğu dijital teknoloji, dijital materyal oluşturabilmeye yönelik ders alma durumu) bağlamında etkisini incelemektir. Son olarak, araştırmada okul öncesi öğretmen adaylarının perspektifinden dijital hikâye geliştirme sürecinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma karma yöntem modeli kullanılarak yürütülmüş olup bu araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilen (n = 139) okul öncesi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Nicel veriler öğretmen eğitim programı içerisinde bulunan "Erken Çocukluk Dönemi Edebiyatı" dersi kapsamında içerik planlanması ile bir müdahale programı oluşturularak "Tek Gruplu Deneysel Araştırma Deseni" kullanılmıştır. Bu gruba Uzun ve Akay (2021)'ın hazırladığı "Öğretmenlerin dijital materyal oluşturabilme öz yeterlilikleri" ölçeği müdahale öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Müdahale öncesi ve sonrasına katılan (n=106) öğretmen adayları ile bu analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26 istatistik programı kullanılarak ilişkili örneklemler T-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bununla birlikte öğretmen adayları tarafından geliştirilen dijital kitapların (n=137) Özcan vd. (2016)'nin hazırladığı "Dijital Hikâyeler İçin Dereceli Değerlendirme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Dijital Kitapların Çocuk Edebiyatına Uygunluğunu Ölçmeye Yönelik Dereceli Değerlendirme Ölçeği" kullanılarak değerlendirilmiştir. Dijital kitapların yüzde ve frekans değerleri verilerek analiz edilmiştir. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla müdahale programına katılan iki grup (ne = 6, nk = 6) öğretmen adayı ile odak grup görüşmesi ile toplanmış, tematik içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda müdahale programı sonrası öğretmenlerin özyeterliliklerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Ön test son test puanlarının cinsiyet, anne baba eğitim durumu, aile gelir durumu değişkenleri açısından farklılık bulunmazken, tablet ve dijital materyal oluşturmaya yönelik ders alma durumlarına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Okul öncesi öğretmen adayları dijital kitapların tüm gelişim alanlarındaki kavram ve kazanımların kazandırılmasında kullanabileceğini ve ileride öğretmen olduklarında dijital kitapları öğretim materyali olarak kullanabileceklerini ifade etmişlerdir. Oluşturulan dijital kitapların dijitallik ve çocuk edebiyatına uygunluğu bakımından ölçülen kriterleri ortalama düzeyde taşıdıkları bulunmuş, geliştirilmesi gereken noktaları olduğu tespit edilmiştir.

Müzeyyen Büşra Akman
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Biyografik resimli çocuk kitapları ve etkileşimli okuma

Bu araştırmanın amacı, biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının okul öncesi eğitim programındaki 'Kendisine ve ailesine ait özellikleri tanıtır' kazanımlarının edinilmesini nasıl etkilediğini incelemektir. Eylem araştırmasının kullanıldığı bu araştırmadaki veriler 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinin Gölyaka ilçesine bağlı bir devlet okulundan edinilmiştir. Çalışma kapsamında okul öncesi dönemde bulunan 6 çocuğun katılımıyla gerçekleştirilen etkileşimli okuma atölyelerine ve etkinliklere yer verilmiştir. 5 adet biyografi türünde nitelikli resimli çocuk kitabının kullanıldığı çalışma 6 hafta sürmüştür. Uygulama araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Verileri toplamak için kontrol listesi değerlendirme formu, ön değerlendirme ve son değerlendirme olmak üzere iki kez uygulanmış ve süreç içerisinde araştırmacı günlüğü tutulmuştur. Etkileşimli okuma atölyelerinin tamamlanmasının ardından eylem öncesi çocuklarla gerçekleştirilen görüşmeler yeniden yapılmış, elde edilen veriler alan yazın ışığında tartışılmıştır Eylem araştırması olarak tasarlanan bu çalışmada durum tespiti yapabilmek amacıyla 57 okul öncesi öğretmeni, 42 ebeveyn ve 40 çocuk ile görüşmeler yapılmıştır. Öğretmen ve ebeveynler ile görüşülürken verilen cevaplar doğrultusunda kontrol listesi değerlendirme formunda bulunan veriler işaretlenirken öğrencilerden ses kaydı alınmıştır. Daha sonra bilgisayar ortamına aktarılan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Durum tespiti yapıldıktan sonra eylem planı hazırlanarak etkileşimli kitap okuma atölyeleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak yapılan görüşmeler neticesinde biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının çocukların belirtilen kazanımlara katkı sağlayıp sağlamadıkları analiz edilmiştir. Yapılan araştırmada biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının etkileşimli okuma yöntemiyle okunmasının MEB (2013) Okul Öncesi Eğitim Programında yer alan 'Kendisine ait özellikleri tanıtır/ Ailesiyle ilgili özellikleri tanıtır' kazanımlarına olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucuna göre biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının öğrencilerin kendilerine ilişkin ad-soyad, yaş ve fiziksel özelliklerini, ebeveynlerine ilişkin ad, soyad ve mesleklerini; yakın akrabalarına ilişkin isim ve ev adreslerini ifade etmelerinde artış sağladığı görülmüştür. Ancak öğrencinin cinsiyeti, boy uzunluğu, duyuşsal özellikleri, anne ve babasına ilişkin fiziksel özellikleri ve ebeveynlerinden birisine ait telefon numaralarını söylemelerinde ise bir değişikliğe rastlanmamıştır.

BiyografiEtkileşimli kitap okumaKitap okuma+6
Zeynep Özcan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00