
175
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Arap dilinde tevhid ve şirk kavramlarının semantik analizi
Bu çalışma, İslam düşüncesinin temel kavramları arasında yer alan tevhîd ve şirk kelimelerini Arap dilindeki semantik analiz bağlamında incelemektedir. Tevhîd, Allah'ın (c.c) zat, sıfat ve fiillerinde birliğini ifade ederken; şirk, bu birliği bozan ve Allah'a (c.c) eş koşma anlamı taşıyan bir anlayışı temsil etmektedir. Araştırma, klasik Arapça sözlüklerden, Kur'ân'-Kerîm'den, hadislerden ve tefsirlerden hareketle bu iki kavramın kökenlerini, sözlük ve terim anlamlarını, tarihsel arka planlarını ve farklı dini geleneklerdeki karşılıklarını analiz etmektedir. Çalışmada hem art zamanlı hem de eş zamanlı semantik yöntem esas alınarak kavramların tarih içindeki gelişimleri ve anlam genişlikleri ele alınmıştır. Tevhîd ve şirk kavramları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, Kur'ân'da yer alan semantik alanları belirlenmiş ve bu alanların müfessirlerce nasıl yorumlandığı analiz edilmiştir. Ayrıca, İslam öncesi Cahiliye Dönemi Arapları, ehl-i kitap geleneğindeki kullanım alanları da araştırılmıştır. Araştırma neticesinde bu iki kavramın anlamlarında tarihsel süreçte belirgin bir değişim yaşanmadığı, ancak çok yönlü ve geniş anlam alanları barındırdıkları tespit edilmiştir. Tez Temel İslam Bilimleri alanında yapılacak ileri araştırmalar için kaynak teşkil etmeyi amaçlamaktadır.
Elektrikli araçların şehir şebekesine entegrasyonu Hakkari ili örneği
Günümüzde fosil yakıt kaynaklı çevresel sorunların artması ve sürdürülebilir enerji politikalarına olan ihtiyaç, ulaşım ve enerji sektörlerinde köklü dönüşümleri zorunlu kılmıştır. Bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biri, düşük karbon salınımı ve yüksek enerji verimliliği ile dikkat çeken elektrikli araçlardır (EA). Elektrikli araçların yaygınlaşması, şehir şebekelerinde ani yüklenmeler, dengesizlikler ve altyapı yetersizlikleri, EA'ların kontrolsüz entegrasyonu durumunda ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'nin doğu illerinden biri olan ve altyapı kapasitesi sınırlı olan Hakkari ili özelinde, elektrikli araçların şehir şebekesine entegrasyonu benzetim çalışması olarak incelenmiştir. Bu kapsamda kontrolsüz şarj, programlı şarj ve V2G-Araçtan Şebekeye (Vehicle-to-Grid) olmak üzere üç temel senaryo ele alınmıştır. Her bir senaryo için benzetim analizler yapılmış, yük profili, voltaj dengesi ve enerji verimliliği gibi kriterler değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kontrolsüz şarj senaryosunun dağıtım trafolarında ciddi yüklenmelere neden olduğunu; buna karşın programlı şarj stratejisinin enerji tüketimini belirli zaman dilimlerine yayarak sistem dengesini koruduğunu göstermektedir. V2G uygulaması ise sadece elektrikli araçların enerji tüketicisi değil, aynı zamanda enerji sağlayıcısı olarak da kullanılabileceğini ortaya koymakta, böylece şehir şebekesinin güvenilirliğini ve esnekliğini artırmaktadır. Hakkari ili örneği üzerinden yapılan bu analiz, benzer sosyal ve teknik yapıya sahip bölgeler için bir model sunmakta ve gelecekteki elektrikli araç altyapısı planlamaları için önemli çıkarımlar barındırmaktadır. Ayrıca Türkiye'de dağıtım sistemi seviyesinde yapılacak yeni planlamalara ve sürdürülebilir ulaşım stratejilerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Muhammed Saîd Ramazân el-Bûtî'nin aile hukuku ile ilgili görüşlerinin değerlendirilmesi (fetvaları özelinde)
Bu çalışmada, çağdaş İslam hukuku alanında önemli bir yere sahip olan Ramazan Bûtî'nin aile hukukuna dair görüşleri incelenmiş ve bu görüşlerin hem klasik fıkıh anlayışı hem de günümüz hukuki uygulamalarıyla ilişkisi değerlendirilmiştir. Bûtî, geleneksel İslam hukukunun temel prensiplerine bağlı kalmakla birlikte, modern çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde içtihatlarda bulunmuş bir âlimdir. Aile hukuku bağlamında nişan, nikâh, düğün, boşanma, nafaka, velayet, zina, iddet, halvet ve kadının aile içindeki yeri gibi temel konular üzerine geliştirdiği fikirler, bu çalışmanın odak noktalarını oluşturmuştur. Tezde ilk olarak Bûtî'nin hayatı hakkında genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra Bûtî'nin metodolojik yaklaşımı ele alınarak onun fıkıh usulü anlayışı incelenmiş; ardından aile hukukuna dair görüşleri sistematik bir şekilde analiz edilmiştir. Bûtî aile ile ilgili meselelerde hem geleneksel hem de modern yaklaşımları ortaya koymuştur. Ayrıca onun görüşlerinin, günümüz İslam ülkelerinde uygulanan aile hukuku sistemleriyle ne ölçüde örtüştüğü veya farklılaştığı da karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Bûtî'nin, İslam aile hukukunun dinamik yapısını koruyarak çağın gereklerine uygun çözümler sunma gayretinde olduğu; bu yönüyle hem akademik çevreler hem de hukuk uygulayıcıları için önemli bir referans niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Bu tez, Bûtî'nin görüşlerinin daha geniş bir perspektifle anlaşılmasına katkı sağlamayı ve İslam aile hukukunun güncel meselelerine ışık tutmayı amaçlamaktadır.
İslam idare hukuku açısından amir-memur ilişkisi
Bu çalışma, İslam hukuku ve İslam idare hukuku çerçevesinde amir-memur ilişkisini uygun bir yaklaşımla ele almıştır. Temel kaynaklar olan Kur'an-ı Kerîm, Sünnet, icmâ ve kıyas doğrultusunda şekillenen idare anlayışı, hem bireysel sorumluluğu hem de kurumsal disiplini esas alan bir yönetim modeli ortaya koymuştur. Hz. Peygamber'in Medine Dönemi'ndeki kamu yönetimi uygulamaları ile Hulefâ-i Râşidîn dönemindeki devlet teşkilatlanmaları, amir-memur ilişkisinin ahlâkî, hukuki ve yönetsel temellerini oluşturmuştur. Bu bağlamda, adalet, ehliyet, liyakat, emaneti koruma ve kamu yararı gibi kavramlar yönetsel etik ilkelerle birlikte değerlendirilmiştir. Çalışmada, amirin yetki kullanımı ile memurun itaati arasındaki sınırların fıkhî ve idari temelleri ortaya konmuş; özellikle "Allah'a, Peygamber'e ve sizden olan yöneticilere itaat edin" (en-Nisâ, 4/59) ayeti bağlamında meşru emir ve itaate dair kriterler analiz edilmiştir. Emirlerin hukuki geçerliliği, haksız emir karşısında direnme hakkı, kamu görevlilerinin görev tanımı, disiplin esasları ve hesap verebilirlik anlayışı ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Ayrıca İslam hukukçularının bu konudaki görüşlerine yer verilerek klasik dönem yaklaşımları ile modern kamu hukuku normları mukayeseli olarak değerlendirilmiştir. Modern hukuk sistemlerinde yer alan idari yargı mekanizmaları, kamu hizmeti etiği ilkeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve güncel kamu yönetimi teorileri ile İslam hukukunun temel ilkeleri arasında karşılaştırmalar yapılmıştır.
Salih b. Mehdî el-Makbilî ve "el-Alemu'ş-Şâmih" adlı eseri bağlamında kelâmî görüşleri
Bu çalışma, Salih b. Mehdî el-Makbilî'inin el-Alemu'ş-Şâmih adlı eseri çerçevesinde ortaya koyduğu kelâmî görüşleri tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, hem Makbilî'nin ilmî şahsiyeti hem de söz konusu eseri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Tez, literatür taraması ve içerik analizi yöntemleriyle hazırlanmıştır. Makbilî'nin el-Alemu'ş-Şâmih adlı eseri doğrudan incelenmiş; klasik Zeydî kelâm metinleriyle karşılaştırılmış ve yazarın görüşleri bazen Zeydi mezhebin temel doktrinleri ile birlikte değerlendirilmiştir. Ayrıca, mezhepler arası etkileşim bağlamında Makbilî'nin tutumu analiz edilerek, onun kelâmî yaklaşımının mezhepler üstü yönleri de ortaya konmuştur. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır: 1. Birinci Bölüm – Salih b. Mehdî el-Makbilî'nin hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri ele alınmakta; dönemin ilmî ve siyasî şartları çerçevesinde Makbilî'nin yetişme süreci, aldığı eğitim, etkilendiği ilim çevreleri ve telif ettiği eserler tanıtılmaktadır. 2. İkinci Bölüm – Makbilî'nin el-Alemu'ş-Şâmih adlı eseri bağlamında; Allah'ın sıfatları, kader, insan fiilleri, nübüvvet, imâmet ve mezhep eleştirileri gibi temel kelâmî konulardaki görüşleri sistematik biçimde değerlendirilmekte, bu görüşlerin hem Zeydî Kelâmına hem de genel Kelâm İlmine katkıları tartışılmaktadır.
Grafen yapısında estrada indeksi
Grafın komşuluk matrisinin öz değerleri ile tanımlı Estrada İndeksi, grafların yapısal merkezilik ölçüsünü tanımlar. Tezin ilk bölümünde graf teorinin kullanım alanları ile giriş bölümü, ikinci bölümünde graf teori ile ilgili temel tanımlar verilmiştir. Tezin üçüncü bölümü kaynak özetleri ve dördüncü bölümü materyal ve yöntemlerden oluşmaktadır. Beşinci bölümde Graf teorisinde grafen yapıları Estrada İndeksi ile incelenmiş ve bu yapı için bazı alt ve üst sınırlar elde edilmiştir. Kimyasal ve fiziksel özellikleri bakımından şaşırtıcı özellikleri sahip olan grafen yapısı iki parçalı graf ve döngü graf özellikleri bakımından ele alınarak Estrada İndeksi hesaplanmıştır. Belirli teoremler ve lemmalar incelenerek Estrada İndeksine dair yeni eşitsizlikler elde edilmiş, bu eşitsizlikler elde edilirken grafen levhaların düğüm sayıları, düğümlerin maksimum-minimum dereceleri, kenar sayıları ve sıfırlıkları gibi kavramlar değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı Estrada İndeksi kullanarak grafen gibi yapıların matematiksel modellenmesine fayda sağlamak ve moleküler yapı alanlarında uygulanan yöntemlere yenilikler getirmektir. Anahtar Kelimeler: Graf, Estrada İndeksi, Grafen.
Reel sayılar sisteminde zıt örnekler
Bu tezde, reel sayılar kümesinde ve bu küme ile doğrudan ilişkili yapılarda tanımlı matematiksel özelliklerin sınırlarını sorgulayan zıt örnekler ele alınmıştır. Amaç soyut tanım ve teoremlerin yalnızca doğrulayan örneklerle değil karşıt örneklerle de değerlendirilerek daha derin kavramasını sağlamaktır. Çalışmada öncelik ve sıralı cisimlerin sıralanabilirlik, tamlık ve yoğunluk gibi özellikleri; daha sonra reel düzlemde tanımlı fonksiyonların kompleks düzlemdeki davranışları incelenmiştir. Sürekli olup türevlenemeyen ya da çok değerli hale gelen fonksiyonlar üzerinden reel ve kompleks analiz arasındaki farklar gösterilmiştir. Ayrıca soyut cebir bağlamında komütatif olmayan matris grubu örneği ile grup yapılarındaki sezgisel sınırlara dikkat çekilmiştir. Her bir örnek ilgili yapının sezgisel olarak beklendiği biçimde davranmadığını göstererek öğrencilerin kavramları sınırlarıyla birlikte anlamalarına katkı sağlamaktadır. Bu yönüyle tez, yalnızca kuramsal bir inceleme değil, aynı zamanda öğretici ve sorgulayıcı bir yaklaşım sunmaktadır.
Bakara Sûresinin 1 ve 20. âyetleri bağlamında insan tipleri
Bu çalışma, Kur'ân'ın insanı inanç temelli bir bakışla nasıl sınıflandırdığını incelemektedir. Çalışmada, Kur'ân'ın insanı sadece biyolojik ya da toplumsal bir varlık olarak değil, inancıyla şekillenen ahlaki ve zihinsel bir kimlik olarak ele aldığı düşüncesinden yola çıkıldı. Bu çerçevede Mü'min, münafık, müşrik ve kâfir kavramları, Kur'ân'ın çizdiği tasnif doğrultusunda değerlendirilmeye tabi tutuldu. Bakara Sûresi'nin 1–20. âyetleri, bu insan tiplerinin hem inanç yönüyle hem de karakter açısından belirlenmesinde temel kaynak olarak kabul edildi. Araştırma, ideal insan modelinin Mü'min kimliğiyle temsil edildiğini, münafıklığın ikiyüzlülüğü ve samimiyetsizliği, küfrün inkâr temelli bir kişiliği, müşrikliğin ise şirk temelli bir sapmayı ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, Kur'ân'da inanç temelli insan tipolojisinin yalnızca teorik bir sınıflandırma değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal hayatı belirleyen önemli bir ölçüt olduğunu göstermektedir.
Hz. Peygamber'in eşlerinden Ümmü Seleme ve Sahihayn'daki rivayetleri
Hz. Peygamber'in (s.a.s) eşlerinden, "Ümmü Seleme ve Sahihayn'daki Rivayetleri" adlı bu çalışmamız hanım sahabilerin hayatları ve hadis alanına yaptıkları katkıların ortaya konması bakımından önem arz etmektedir. İslam tarihinin önemli kadın şahsiyetlerinden biri olan Hz. Peygamber'in eşlerinden Ümmü Seleme hem ilk müslümanlardan biri olması hem de hicret sürecinde gösterdiği sabır ve fedakârlıkla öne çıkan bir hanım sahabidir. Kendisi Hz. Peygamber'in vefatından sonra da İslam toplumuna ilmi katkı sunmaya devam etmiştir. Ümmü Seleme'nin hayatı ve rivayetlerini konu edindiğimiz bu çalışmada, Ümmü Seleme'nin biyografik verileri kronolojik bir çerçevede sunulmuştur. Ayrıca Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim'de bulunan rivayetleri incelenmiş olup bu rivayetlerin tematik dağılımı ve fıkhi değerleri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, Ümmü Seleme'nin sadece Hz. Peygamber'in hanımı olmakla kalmayıp aynı zamanda güvenilir bir ilim kaynağı ve aktif bir sahabî olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
The effect of game-based learning on high school learners' motivation toward learning vocabulary
While existing research on Game-Based Learning (GBL) predominantly emphasizes digital games, the potential of non-digital games which can boost face-to-face interaction, foster collaborative learning, and require fewer technological resources, remains underexplored. This study seeks to address this gap by investigating how non-digital game-based learning activities influence high school students' motivation toward vocabulary acquisition within the context of a public school in Türkiye. Both qualitative and quantitative data were employed to provide statistical generalizations and to gain insights into learner motivation. Quantitative data were collected through a pre- and post-test questionnaire using Likert-scale items on vocabulary learning motivation, as well as classroom observations to examine changes in students' responses before and after the implementation of GBL activities. Qualitative data were gathered through semi-structured interviews, researcher diaries and classroom observations. Twelve classroom observations, one class hour per week, were conducted over six weeks during the 2024-2025 academic year. A total of 64 students participated in the quantitative phase of the study, while 15 students took part in the qualitative phase. The findings of the study revealed that non-digital game based learning activities increased most students' motivation and made vocabulary learning more enjoyable. Overall, the findings of the study suggest that integrating games into language classrooms might slightly enhance students' motivation and support vocabulary development. Key Words: Non-digital games, Vocabulary Learning, Motivation, Game-Based Learning