İstanbul Nişantaşı University
Discipline

Architecture

İstanbul Nişantaşı University

1,944

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Demir ve çelik malzemenin mimaride kullanımı – geleneksel Tarsus yapıları bağlamında bir inceleme

Endüstriyel üretim öncesinde yapıların strüktürel kurgusunda taş, kerpiç, tuğla, ahşap gibi geleneksel malzemeler kullanılırken, metal ve cam gibi malzemeler üretim ve kaynak temininde yaşanan sıkıntılar nedeniyle yapıya strüktürel olmayan kullanımlarda katılabilmiştir. Endüstri devrimi sonrasında demir ve alaşım formu olan çelik ile cam ve beton gibi malzemeler, geliştirilen yapım teknikleri sayesinde yeni mimari anlayışların ortaya çıkmasına ve farklı yapı formlarının oluşturulmasına sebep olmuştur. Ülkemizde ise süreç Avrupa veya Amerika ile benzer şekilde ilerlememiş, yapıya malzemelerin katılımı daha muhafazakâr ve geleneksel bir yaklaşımla gerçekleşmiştir. Bu çalışmanın amacı, demir ve çelik malzemenin geleneksel yapılardaki kullanımını Tarsus'ta yer alan geleneksel yapılar üzerinden incelemektir. Bu amaçla kent merkezinde yer alan 29 adet geleneksel yapı, demir ve çelik malzemenin cumbalarda ve konsol detaylarında strüktürel açıdan kullanımı bağlamında irdelenmiştir. Çalışma sonucunda malzemenin yörede üç farklı tipte kullanıldığı, bu kullanımlardan ikisinin yapının özgünlüğü korunarak gerçekleştirildiği, diğer kullanım tipinin ise yapıya tadilat amaçlı sonradan eklemelerle oluştuğu görülmüştür. Sonuç olarak strüktürel anlamda çıkmalardaki taşıyıcı elemanların çelik malzeme, süsleme elemanları ile çıkma altı destek elemanlarının ise demir malzeme tercih edilerek uygulandığı tespit edilmiştir.

Rukiye Tüter
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek yapılarda cephelerin taşıyıcı sistemle olan ilişkisinin incelenmesi ve İzmir yüksek yapıları üzerine bir araştırma

Teknolojinin gelişmesiyle günümüze kadar farklı biçimlerde oluşumlarıyla ortaya çıkan yüksek yapılar, mimari ve taşıyıcı sistemlerinin gelişmesi ve bu sistemlerin birbirini etkilemesi ile incelenmesi gereken bir unsur haline gelmiştir. Mimarlık tarihinin ilk dönemlerinden bu yana yüksek yapılar insanların ilgisini çekmiş ve güç, statü gibi değerlerle bağdaştırılmıştır. Ekonomik zenginliğin ve gelişmenin de göstergesi haline gelen bu yapılar eski devletler ve günümüz ülkeleri için çok önemli olmuş ve teknolojinin de gelişmesiyle çok farklı biçimlerde ortaya çıkmıştır. Bu tez çalışmasında, bu önemli konu, bütün bu ilişkiler gözetilerek yüksek yapıların gelişim sistemlerinin tarihi incelenerek ve taşıyıcı-mimari-cephe sistemlerinin çeşitlenmesi konusu da göz önünde bulundurularak İzmir şehrinde bulunan bazı yapılar üzerinden cephe-strüktür ilişkisi olarak ele alınmaya çalışılmıştır.

Bina cephesiCam cephelerGiydirme cephe elemanları+2
Simge Öztan Fidan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplum ruh sağlığı merkezi (TRSM) binalarının bina program verilerinin belirlenmesi üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'de 2011 yılında yayınlanan yönerge ile faaliyete geçmiş olan toplum ruh sağlığı merkezlerinin, program verilerini oluşturan alan, kapasite, işlev akış, örgütlenme ve donatım verilerinin KSD yöntemi kullanılarak belirlenmesini amaçlamakta, elde edilen bulgular ve sonuçların data havuzuna eklenerek gelecek dönemlerde tasarlanacak TRSM binaları için altyapı oluşturması hedeflenmektedir. Çalışma kapsamında Antalya, Mersin, Gaziantep, Kilis illerinde toplam 11 TRSM incelenmiş, sahip oldukları mekanların açılımları yapılarak fiziksel ve yönetimsel veriler analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular kullanıcı görüşleri ile sentezlenerek bu mekanlarda program verilerinin ihtiyaçları karşılama oranları belirlenmiş, bu veriler tümevarım yöntemi ile genele yayılmıştır. Sonuç olarak TRSM binalarında mekan ölçütlerinin iyileştirilmesi yönünde minimum alan - kapasite ilişkileri, mekan dizilimleri ve donatı ihtiyaçları belirlenmiş ve sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Toplum ruh sağlığı merkezi, TRSM, Kullanım sonrası değerlendirme, Program verileri, Programlama

Buse Açık Etike
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep 1960 - 1980 dönemi kent konutu mekan kurgusunun analizi

Bu çalışmada; 1960-1980 yılları arasında Gaziantep kentindeki gelişme sürecinin konut kültürü ile olan ilişkisi bağlamında, konut mekan kurgusunun değişimi tespit edilmeye çalışılmıştır. Temelde bir konut araştırması olan çalışmada, konutu biçimlendiren unsurlar ve mekansal değişime etki eden faktörler, hem genel çerçevede, hem de çalışmanın yürütüldüğü Gaziantep kenti özelinde ele alınmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda; kentin ekonomik, toplumsal ve kültürel olarak bir değişim ve geçiş süreci yaşadığı döneme denk gelen, 1960-1980 yılları arasındaki gelişmelerin ve yerel unsurların Gaziantep Kent Konutunun biçimlenmesinde ne ölçüde etkili olduğu ifade edilmeye çalışılmıştır. Toplum ve yapıtaşı bireyin yaşamını etkileyen her değişimin, dolayısıyla toplumsal ölçekte görülen değişimlerin, konut mekanına da yansıdığı düşünülerek, kentin değişim ve gelişim gösterdiği 1960-1980 döneminin, konut mekanındaki etkilerinin nasıl olduğu sorgulanmak istenmiştir. Bu amaçla; çalışma kapsamında ele alınan konutların mekan kurgusunun tespit edilmesinin yanı sıra, söz konusu dönemde konut mekanı ve mekânsal ilişki kurgusu ile, biçiminin değişimine etki eden unsurlar da tartışılmaya çalışılmıştır. Çalışmada son yıllarda geniş uygulama alanı bulan ve sosyal yapının mekânsal yapıyla olan ilişkisini çözümlemede uygun bir araç olarak beliren, mekan dizilimi analizi (space syntax) yöntemi kullanılmıştır. Yöntem basit olarak farklı ölçekte mekânsal kurguların, mekânsal ilişki düzenine göre analiz edilmesini kapsamaktadır. Çalışma sonucunda; kaynaklar, gözlemler ve analizlerle elde edilen sentaktik veriler yorumlanarak, 1960-1980 dönemi Gaziantep Kent Konutu, mekan kurgusuna ait bulgular ortaya konulmuştur. Buna dayanarak, kentin ilk planlı alanlarında inşa edilmiş olan, yeniliği simgeleyen 1960-1980 dönemi Gaziantep Kent Konutlarının; geleneksel konut kültürü ile günümüz konut kültürü arasında bağ kuran, kentin modernleşme sürecindeki yaşam biçimi ve konut kültürünü yansıtan, kendine özgü bir mekan kurgusuna ve mekânsal ilişki biçimlerine sahip olduğu söylenebilir. Dönem konutlarında belirli işlevsel mekân grupları arasında belirgin bir biçimde tekrar eden mekânsal ilişkiler oluştuğu, gece ve gündüz kullanımında mekânsal ilişki biçimlerinin tipleşmeye başladığı ayrıca tespit edilmiştir. Çalışmada, dönemin özgün karakterini taşıyan, kentsel kimliğin önemli bir parçası olduğu düşünülen 1960-1980 dönemi Gaziantep Kent Konutlarının günümüz konutlarının mekânsal kurgusunun nüvesini oluşturduğu düşünülmektedir. Bu konutlar aynı zamanda kentin 1960-1980 döneminin sosyal ve kültürel varlığını yansıtması bakımından, önemli bulunmaktadır. Yapılan çalışma ve elde edilen sonuçlar aracılığıyla, kentin mekânsal hafızasının canlı tutulması ve gelecek nesillere taşınmasına aracılık etmesi umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kent Konutu, Konut Tasarımı, Mekan Dizilimi Analizi, Mekan Kurgusu, Gaziantep.

Esra Kasapbaşı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunun çocuk gelişimi üzerindeki önemi ve açık parkların tasarım kriterleri bakımından incelenmesi

Çocuğun her açıdan gelişmesinde ve toplum olarak sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde oyun çocuk dünyasında önemli yer tutar. Çocuklar sahip oldukları enerjiyi atabildikleri zaman mutlu olurlarve onların enerjisini atabileceği en önemli yer oyun alanlarıdır. Bu çalışmada amaç çocuk açısından fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişiminde oyunun önemini vurgulamak ve açık alanda yer alan çocuk oyun alanlarının tasarım kriterleri bakımından incelenmesi, ülkemiz ve dünya üzerindeki bazı açık park oyun alanı örneklerini irdeleyerek tasarımda püf noktaları belirleyip en ideal tasarım kriterlerinin tespit edilmesi ve ülkemizdeki eksik yönlerinin belirtilmesidir. Bu amaçla çeşitli ülkelerden 59, ülkemizden ise 13 açık alanda yer alan çocuk oyun alanı incelenmiştir. Çalışma sonunda bilim ve teknolojideki ilerlemeye paralel olarak gelişmişlik düzeyi daha yüksek olan ülkelerde geleneksel oyun alanlarından macera ve çağdaş oyun alanlarına yönelindiği ancak doğa unsurlarının çağdaş ve macera oyun alanlarından koparılmadığı, tema içerikli oyun parklarının inşa edildiği ve inşa sırasında güvenlik ve malzeme seçimi gibi kriterlerin önemli birer etken olduğu tespit edilmiştir.

Kübra Selçuk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme yüksek yapıların TDY'ne göre plan düzensizliklerinin örnek yapılarla incelenmesi

Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle birlikte kentlerde yüksek yapılar hızla artmaktadır. Bu yapıların mimari tasarım süreçleri ve beraberinde oluşturulan taşıyıcı sistemleri yapıların önemli noktalarını oluşturmaktadır. Yüksek yapılarda mimari tasarım ve taşıyıcı sistem tasarımları yapılırken deprem olgusu önemli bir yer oluşturmaktadır. Bu tez kapsamında, dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan bazı mevcut betonarme yüksek yapıların plan düzensizlikleri incelenmiştir. Deprem anında bu düzensizliklere göre yapıların göstereceği davranışlar ele alınmıştır. Araştırma sonucunda bu bilgilerin mimar ve mühendislere sağlayacağı yararlar ve öneriler sunulmuştur.

Özlem Ulusoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sıcak-nemli iklim bölgesinde açıklık ve çatı tipinin enerji verimliliğine etkisi, Adana örneği

Geleneksel mimari, enerjiyi fazla kullanmadan yapının bulunduğu iklim koşullarında uygun tasarım kararları sunar. Bu çalışmanın amacı, farklı yapısal katmanları olan, aynı ısıtma ve soğutma alanına sahip iki konut yapısını karşılaştırmak ve böylece binalarda enerji performansını arttırmaya katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda, örnek olarak ele alınan referans konut yapısında, pencere saydamlığının arttırılması, cam tipinin iyileştirilmesi, güney yönündeki pencerelere gölgeleme elemanlarının eklenmesi; yanı sıra teras çatı yerine yeşil çatı tipi seçimiyle pasif tasarım tekniklerinin enerji verimliliğine etkisi, saat bazında dinamik simülasyon yaklaşımını kullanan eQUEST programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada beş farklı enerji modeli geliştirilmiş, her birinin enerji performansları arasındaki farklılaşma ortaya konmaya çalışılmıştır. Elde edilen verilere göre; -Referans yapının enerji tüketiminin, modern bir Adana evinden % 40 daha az olduğu, -Referans binadaki pasif güneş tasarımının etkisi ile ısıtma yüklerinde % 6 azalma sağlandığı, -Yeşil çatı kullanımı ile, yıllık elektrik ve gaz tüketiminde sırasıyla % 6 ile % 55 oranında tasarruf sağlandığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, referans bina yüzeyindeki açıklıklara pasif güneş enerjisi tasarım stratejilerinin ve yeşil çatı tipinin uygulanması ile özellikleri iyileştirilen yapının yıllık toplam enerji performansının % 48 daha kazançlı hale getirileceği belirlenmiştir.

Çiğsem Yağmur Yüksel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kolonun mimari tasarımda rolünün değerlendirilmesi

Fiziksel ve soyut olarak pek çok bileşen ile tanımlanabilecek mimari yaratımın özünde, mekân oluşturma çabası vardır. İlkel insanların, uygarlık tarihini oluşturmaya başladıkları süreçten, günümüze kadar, sosyal yaşantının gelişmesi ile iletişim gücü kuvvetlenmiştir. Basitçe sadece ihtiyaca yönelik mimari yapılar, zaman içerisinde, çok katmanlı ve çeşitli parametrelere bağlı yaratımlara dönüşmüşlerdir. Mimari yaratımı mümkün kılan birincil araçlardan birisi de strüktürdür. Canlı, cansız tüm varlıklar, strüktürel kurgusu sayesinde, fiziksel bütünlüğünü korumaktadır. Çalışmada, strüktürün fiziksel varlığının, gelişiminin ve çeşitliliğinin, mimari yaratım üzerindeki etkisinin, yine strüktürün bir parçası olan kolon elemanı üzerinden değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kolon, strüktürel kurgu içinde, taşıyıcı eleman olarak görev almaktadır. Bu kolonun, birincil görevidir. Tez çalışması kapsamı, kolonun taşıyıcılık dışında, mimari bir öge olarak üstlendiği görevleri sorgulamak üzerinedir. Bu doğrultuda, strüktür kavramı irdelenmiş, mekân, biçim, anlam kavramları üzerine tartışmalar gerçekleştirilmiştir. Sonuçta kolonun, mimari tasarımın bir parçası olduğu, mekânı ve biçimi oluşturmada araç olarak kullanıldığı, anlam ileten bir öge olarak kurgulanabildiği anlaşılmıştır.

Aytaç Taşkın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi yönetim binalarında kullanıcı gereksinimlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada; merkezi yönetim yapılarında kullanıcı gereksinimlerini belirlemek; mevcut bina programlarının güncellenmesine ve geliştirilmesine katkı sağlamak; projeleri ulusal yarışma ve hizmet alımıyla temin edilen binaların sorunlarını belirlemek; tasarıma girdi oluşturacak program verilerini saptamak hedeflenmiştir. Çalışma, projeleri ulusal yarışma ve hizmet alımı yöntemiyle temin edilen 8 valilik binasında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, veri toplama metodu olarak Kullanım Sonrası Değerlendirme yöntemi kullanılmış, teşhis edici düzeyde bilgi sağlanmıştır. Valilik binaları kamu binaları standartları, anketler ve yapılan gözlemler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda valilik binalarının kamu binaları standartlarına yeterince uymadığı; uyum sağlansa dahi kullanıcı gereksinimlerini karşılamaya yönelik yeterliliği sağlayamadıkları saptanmıştır. Projeleri ulusal yarışma ve hizmet alımıyla temin edilen binalar arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Valilik binalarında kullanıcı gereksinimleri belirlenmiş ve daha başarılı çözümlerin üretilmesine yönelik program verileri oluşturulmuştur. Kullanıcı gereksinimlerini karşılamaya yönelik çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu binaları, Valilik binaları, Kullanım sonrası değerlendirme, Kullanıcı gereksinimleri

Furkan Yapılcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari karakterin alışveriş merkezlerinin kullanımına etkisi; Van ili örneği

Kapitalizm karşı konulamaz bir biçimde üretici bireyleri ve toplumları tüketici olmaya zorlamaktadır. Tüketim kavramı günümüzde alışveriş eylemi ile hayat bulmaktadır. Alışveriş eylemi değiştikçe, alışveriş mekânları da alışveriş eylemine daha iyi hizmet edebilmek için günün ihtiyaçları ve trendleri doğrultusunda değişmektedir. Bu değişim ile birlikte günümüz insanları kent merkezlerindeki kamusal alanlardan kopup, alışveriş merkezi olarak adlandırılan kapalı kamusal mekânlara geçiş yapmıştır. Bu çalışma kapsamında hayatımızın bir parçası haline dönüşen alışveriş merkezlerinin mimari karakterini oluşturan öğeler sorgulanmış, seçilen Van İli örneği üzerinden mimari karakterin alışveriş merkezi kullanımına etkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Alışveriş merkezi, alışveriş merkezi tasarımı, mimari karakter, tasarım- kullanım ilişkisi

Gizem Sedef
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat kalitesini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

Son yıllarda yaşamımızın her alanına hızla giren kalite kavramı, yapı sektöründe de yerini alarak inşaat uygulamalarının en önemli kriterlerinden biri haline gelmiştir. İnşaat şirketleri bir projeye başlarken yapıyı en kısa sürede, en düşük maliyette ve en yüksek kalitede tamamlamak amacıyla yola çıkmaktadırlar. Kalitenin bu denli önemli olduğu günümüzde önemli kalite faktörlerini belirlemek için farklı kaynaklar tarafından çeşitli girişimler yapılmıştır. Bu çalışmada, inşaat sektöründe kaliteyi belirleyen faktörlerin saptanması ve uygulamalarda yaşanan kalite sorunlarını belirlemek amacı ile kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Kalitesizliğe neden olan sorunları çözmeye yönelik öneriler geliştirmek amacıyla, öncelikle yapı uygulamalarının her aşamasında kaliteyi etkileyen faktörler irdelenmiştir. Daha sonra, Adana'daki durumun belirlenmesi için bir alan araştırması yapılmıştır. Bu araştırma dahilinde yapılan literatür taramasının verileri doğrultusunda bir anket formu hazırlanmış ve bu anket formunu uygulamak için, önceden belirlenen inşaat şirketleri ile görüşülmüştür. Anket formlarının değerlendirilmesi sonucunda, Adana kentindeki inşaat firmalarının, yapıların projelendirme ve uygulama süreçlerinde kalite yönetim sistemlerini uygulamadıkları tespit edilmiştir. Tez kapsamında belirlenen üç ana etken olan tasarım süreci etkenleri, üretim süreci etkenleri ve finansal faktörlerin her birinin kaliteyi sağlamada birbirinden ayırt edilmeksizin çok önemli bir yere sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre; tasarım sürecinde kaliteye en fazla etkisi olan faktörün, kullanıcı profiline dayalı ihtiyaçların dikkate alınmaması iken üretim sürecinde, nitelikli ve eğitimli işgücü eksikliği olduğu anlaşılmıştır. Kaliteyi etkileyen en önemli finansal faktör ise ülke ekonomisinde dalgalanmaların olması olarak belirlenmiştir.

Cansu Güneşer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

20.yy dönem mimarlarının tasarım yöntemleri üzerine bir araştırma

Tasarım, belirli bir problem çözmeye yönelik, birçok etkenin dahil olduğu düşünme ve karar verme sürecidir. Mimarların, bu süreç boyunca karşılaştıkları problemleri çözmede ve sonuca ulaşmada kullandıkları bazı yöntemler olabilmektedir. Özelikle mimari açıdan önemli olan Endüstri Devrimi sonrası süreçte, teknoloji ve yapım tekniklerinin gelişmesiyle beraber, mimarların tasarımlarında uyguladıkları yöntemlerde gelişmiş ve farklılaşmıştır. Bu çalışmada öncelikle, mimarlık, tasarım, tasarım süreci ve yöntem kavramları ele alınmış ve Endüstri Devrimi sonrası mimari gelişmelere değinilmiştir. 20.yy. döneminin mimarisinde etkili olan mimarların hayatları, tasarım süreçleri ve mimari yapıları analiz edilerek, tasarım süreçlerinde hangi unsurlardan etkilendikleri ve nasıl bir yöntem uyguladıkları sorusuna yanıt bulmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tasarım, Tasarım Süreci, Yöntem, Mimar, Tasarım Yöntemleri, 20 YY.

Hande Gülşah Varol
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlıkta bağlam ve bağlam kriterleri; Gaziantep Bey mahallesi geleneksel evleri örneği

Bir yapının niteliği, yapının konumu dolayısıyla var olan bağlam kriterlerini tasarım ve inşa sürecinde yapıya dahil etmesiyle ortaya çıkar. Yapılar bulunduğu soyut ve somut çevreden bağımsız değildir. Bu çevre tasarım değişkenlerini etkileyerek topoğrafya, fiziksel çevre, iklim, yönelim, malzeme, sosyokültürel hayat bağlamında üretim sürecine katkıda bulunmaktadır. Bağlamla beslenen geleneksel dokudaki yapıların tasarım ve üretim aşaması dikkate alındığında çevresiyle bütün olarak algılanan yapıların üretildiği görülmektedir. Gaziantep Bey Mahallesi Geleneksel Evleri de çevresiyle bütün geleneksel konutlar arasında yer almaktadır. Bu konutların geleneksel dokuyla bütünleştiğini sunmak amacı ile Bey Mahallesi' nde nicel ve nitel özellikler bakımından farklılık gösteren konutlar belirlenmiş; kullanıldığı dönem içerisindeki bağlamıyla olan ilişkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Tez kapsamında konutların topoğrafyayla olan uyumu, fiziksel çevre ile kurduğu ilişki, iklim problemlerine ürettiği ve uyguladığı çözümler, yönelimi, malzeme çeşitliliği ve sosyokültürel hayatın tasarımı nasıl etkilediği irdelenmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarının, bağlam kavramının tanımına ve geleneksel dokuda bağlam kavramı ile kurulan ilişkilere kaynak oluşturması beklenmektedir.

Emel Günel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana tarihi kent merkezinde morfolojik bir okuma; Abidinpaşa Caddesi'nin 1938-2018 yılları arasındaki fiziki değişimi

19. yüzyılda kentlerin tarihi ve fiziki oluşumları incelenerek kentsel mekân kavramı farklı disiplinler bağlamında tanımlanmıştır. Kentsel mekânda meydana gelen form değişikliklerini konu alan kentsel morfoloji, kentlerin fiziki yapısına dair değişimleri bilimsel yöntemlerle açıklarken, her kentin sahip olduğu tarihi ve sosyolojik yapıyı da bağlam olarak ele alır. Çalışmanın ana amacı Adana tarihi kent merkezinde bulunan Abidinpaşa Caddesi'nin 1938 ve 2018 yılları arasındaki fiziki formunun evrimini incelemek ve değişim ardındaki etkenleri tespit etmektir. Çalışma aynı zamanda, çok katmanlı yapısı dolayısıyla üzerinde birçok nitelikli yapının bulunduğu tarihi caddenin fiziki durumuna dair bir belgeleme çalışmasıdır. Bu amaç doğrultusunda harita, çizim ve gazete arşivleri kullanılarak M.R.G Conzen ve Gianfranco Caniggia'nın geliştirdiği morfolojik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda Roma Dönemi'nden bugüne kadar var olduğu düşünülen Abidinpaşa Caddesi'nin, 1938'den 2018'e gelene kadar sokak dokusu ve ada-parsel ilişkisi bağlamında büyük ölçekli değişime uğramadığı, ancak binaların fonksiyon, nitelik ve kat yükseklikleri açısından değiştiği tespit edilmiştir.

Beliz Büşra Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim yapılarının engelli kullanımına yönelik erişilebilirlik sorunları: Adana, Çukurova ilçesi örneği

Ülkemizde engellilerin toplumsal yaşama katılmasını sağlamak açısından yapılması gerekenler, yasalarda ve yönetmeliklerde yer almaktadır. Ancak, yasalarla tanımlanan bu gerekliliklerin kente ve mimariye yeterince yansımadığı görülmektedir. Bu açıdan, çağdaş dünyanın çeşitli ülkelerinde geçerlilik kazanmış eşit olanaklarla her türlü birey tarafından kullanılabilirliğinin sağlanması yönündeki "evrensel tasarım", "herkes için tasarım" yaklaşımı yaşama katılımı sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Kentte/kentliye hizmet üreten kamu binası okullar, engelli veya engelsiz tüm bireylerin bir arada eğitim alabileceği yapılar olmalıdır. Kısacası engelli bireylerin daha iyi bir eğitim alması toplumsal bir sorumluluktur. Bu kapsamda, engelli bireylerin eğitim alma hakkını engellememek ve eğitim alma şartlarını iyileştirmek adına çözümler sunulması, eğitim yapılarının bu açıdan yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Çalışma ile eğitim yapılarında engellilere yönelik erişilebilirlik düzenlemelerinin nasıl olması gerektiği ve uyulması gereken standartlar incelenmiş, okul yapılarının ulaşılabilirliği tartışılmıştır. Bu bağlamda çalışmada, zorunlu eğitim programına dâhil eğitim öğretimin ilk ve zorunlu kısmı olan ve genelde Milli Eğitim Müdürlüğü tip projeleri kapsamında yapılan ilköğretim yapıları incelenmiştir. Tespit ve değerlendirme yapılacak okulların Çukurova İlçesinde bulunan ilkokullardan seçilme nedeni; Çukurova ilçesinin Adana'nın sosyo-ekonomik düzeyi en yüksek ilçesi olmasıdır. Çalışmanın amacı, Adana ili, Çukurova ilçesinde seçilen ilkokul yapılarında engelli kullanıcıların, özellikle engelli öğrencilerin eğitim alırken diğer bireylerle eşit hak ve imkânlara sahip olmasını engelleyen fiziksel sorunların tespit edilmesi ve uyulması gereken standartlar bağlamında çözüm önerileri getirilmesidir.

Melisa Künkül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yapılarda enerji verimliliği: Tahtani Cami üzerine senaryo tabanlı değerlendirme

Teknolojinin ilerlemesiyle gelişen ve değişen dünyada enerjiye olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Enerjinin kullanımındaki artış, beraberinde birtakım problemler getirmiştir. Bunlardan bazıları enerji kaynaklarının tükenmesi ve çevresel olumsuz etkilerinin (küresel ısınma, sera gazı emisyonları vs.) ortaya çıkmasıdır. Enerji kaynaklarının kontrolsüz kullanımı birçok araştırmacının ilgisini çeken bir konu olmuştur. Enerji tüketimini kontrol altına almak ve verimliliğini sağlamak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Toplam enerji tüketiminin %40'ı yapı sektörü tarafından kullanılmaktadır. Bu sektörde yapılacak iyileştirmelerin toplam enerji tüketiminin düşürülmesinde önemli katkı sağlayacaktır. Yapı grupları içerisindeki tarihi yapılar, kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Bu yapıların enerji performansını iyileştirmek hem enerji tasarrufu sağlamak hem de yapının sürdürülebilirliğini sağlamak açısından önemlidir. Bu çalışmada, Gaziantep'teki Tarihi Tahtani Caminin mevcut enerji kullanımı detaylı bir şekilde analiz edilmiş ve enerji tasarrufu sağlayıp, yapının sürdürülebilirliğini arttıracak çözümler ortaya koymak hedeflenmiştir. Bu tez çalışmasında, Tarihi Tahtani caminin mevcut durum (ID-0) enerji modeli oluşturulmuş, enerji tüketimine etki eden yapı malzemeleri, yalıtım durumu, aydınlatma ve ısıtma-soğutma sistemleri gibi faktörler incelenmiştir. Sonrasında, bina enerji simülasyon modeli kullanılarak enerji verimliliğini arttıracak senaryolar oluşturulmuştur. Bu senaryolarda, mevcut duruma göre değişiklikler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu, önerilen senaryo ID-7 olarak seçilmiştir. Önerilen senaryoda (ID-7) ısıtmada klima sistemi yerine yerden ısıtma, çatıya yalıtım için 10 cm'lik taş yünü döşenmesi ve floresan ampul yerine sensörlü LED aydınlatma kullanımı önerilmiştir. Seçilen senaryo ile Tahtani Caminin enerji verimliliğinin %31.87 oranında artabileceği gösterilmiştir. Buna göre yıllık 37,366 kWh/yıl enerji tasarrufu sağlanarak 11,020.97 kg CO2, 78.46 kg NOx, 328.82 kg SOx-eş emisyonların düşürülebileceği tespit edilmiştir. Ayrıca önerilecek uygulamaların tarihi dokuya zarar vermeyecek uygulamalar olması için test aşamasında hassas davranılmıştır. Bu çalışma, HBIM ve DesignBuilder kullanılarak, tarihi yapıların enerji verimliliğinin hesaplanmasında örneklik teşkil etmektedir. Enerji optimizasyonu ve tarihi yapıların sürdürülebilirliğinin sağlanması hususlarını birleştirerek bütüncül bir yaklaşım sunan bu çalışma hem bilimsel hem pratik katkılar sunmaktadır.

Hatice Kardaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlık tarihi eğitiminin dijital ortamda oyunlaştırılması: Süleymaniye Cami örneği

Mimarlık, insanlığın varoluşundan bu yana ihtiyaçları karşılamanın ötesinde, estetik ve işlevselliği birleştiren, kültürel ve toplumsal değerleri yansıtan bir disiplin olmuştur. Birçok disiplinle iş birliği içinde olan mimarlık, toplumların kültürel ve tarihsel yönlerinin geçmişten günümüze uzanan evrimlerini anlatır. Mimar adaylarını geleceğe hazırlayan mimarlık eğitimi, bu bağlamda öğrencilerin sadece mesleki bilgi ve beceriler kazanmasını değil, aynı zamanda tarihsel, entelektüel ve kültürel bilinç edinmelerini sağlayarak çok yönlü bir gelişim sunmaktadır. Mimarlık eğitimin temel taşlarından olan ve geçmişle aramızdaki köprüyü oluşturan mimarlık tarihi disiplini, profesyonel hayatımızda kullandığımız temel bilgi birikimini, mimari anlayışımızı ve tasarım yaklaşımlarımızı şekillendiren, geçmişten gelen birikimi geleceğe taşıyan önemli bir alandır. Mimarlık tarihi dersleri, mimarlığın tarihsel bağlam içinde dönüşümünü, yapı tekniklerini, kültürel ve toplumsal etkilerini anlamamıza yardımcı olarak, geçmişin mimari mirasını bugüne ve geleceğe taşıyan bir temel oluşturmaktadır. Bu tez çalışması, alternatif yaklaşımların mimarlık eğitimine ve özellikle mimarlık tarihi dersine entegre edilmesi, öğrencilerin daha etkili ve interaktif bir öğrenme deneyimi yaşamalarını sağlamak amacıyla yeni öğretim yöntemlerinin uygulanması ele alınarak, yeni bir model önerisi sunmaktadır. Bu doğrultuda yapılan literatür taramasıyla, teknolojiyle iş birliği içinde oyunlaştırma yöntemi öneri olarak sunulmaktadır. Model önerisi sunulmadan önce oyun, oyunlaştırma, mimarlık eğitimi ve mimarlık tarihi dersi hakkında geniş çaplı araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucu oyunlaştırmanın yöntemi, mimarlık eğitimine entegrasyonu, mimarlık tarihi ders için uyarlanabilirliği belirlenmeye çalışılmış ve ardından model önerisi için yöntem haritası oluşturulmuştur. Çalışmanın ilk aşamasında hazırlanacak oyun modelinin sınırlarının belirlenmesi ve bunun farazi bir şekilde değil bazı ölçütlerle yapılarak oyun modelinin genişletilebilir olması sağlanmak istenmiştir. Bu noktada oyuncu kitlesinin doğru belirlenmesi, öğretim hedeflerinin sınırlarının tanımlanması, seçilen alanın öğretim hedeflerini en iyi şekilde destekliyor olması, kültürel ve eğitsel değere sahip olması, mekânın sanal ortama taşınabilir olması gibi ölçütlere göre oyun sınırları belirlenmiştir. Bu ölçütlere göre belirlenen Osmanlı Klasik mimarisinin Süleymaniye Cami merkezli bir oyun tasarımı gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Belirlenen sınırlar doğrultusunda öğretim hedeflerini kapsayan, merak uyandırıcı, ilgi çekici, motivasyon sağlayıcı ve eğlenceli bir oyun senaryosu hazırlanmıştır. Hazırlanan oyun senaryosuna göre Süleymaniye Cami 3 boyutlu olarak modellenmiş ve ardından oyun motoruna aktarılmıştır. Oyun hikayesini destekleyen, kullanıcı dostu bir arayüzle beraber tasarlanan oyun modeline öğretim hedefleri merak uyandırıcı, görevler eşliğinde, oyuncuların bireysel başarılarını ölçebildikleri, öğrendiklerini pekiştirdikleri kısa testlerle oyun modeli hazırlanmıştır. Oyunun bu çalışma ile kısıtlı kalmaması ve mimarlık tarihi dersinin tamamına uyarlanabilir olması amacıyla modelin sürdürülebilir olması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda oyunun genişletilebilir ve esnek yapıda olabilmesi için bazı faktörler temelinde tasarlanmıştır. Özellikle Süleymaniye Cami gibi mimari ve tarihi değere sahip bir eser üzerinden tasarlanan oyun modeliyle, oyunculara üslubun genel özelliklerini öğrenmelerinin yanı sıra, kültürel bir deneyimle entelektüel birikim kazanmalarına da zemin hazırlamaktadır. Bu yönüyle de sadece mimarlık öğrencilerine değil mimariye ilgi duyan herkesin erişebileceği bir kaynak haline gelmesi mümkün görünmekte ve geniş bir kitleye hitap etme potansiyeli taşımaktadır. Oyunlaştırma yöntemiyle sunulan bu deneyim, öğrenmeyi daha erişilebilir, ilgi çekici ve etkileşimli kılarken, aynı zamanda mimarlık tarihi ve kültürel mirasla ilgili farkındalık yaratmayı da amaçlamaktadır. Sonuç olarak bu tez çalışması, mimarlık tarihi dersine oyunlaştırma yaklaşımıyla yenilikçi bir bakış açısı getirmekte, mimarlık eğimi alanlara ve kültürel deneyim yaşamak isteyenlere etkileşimli, eğlenceli bir model önerisi sunmaktadır. Bu yaklaşımla yalnız tarih bilgisini ve mimarlık tarihi terminolojiyi oyunculara aktarmamakta, aynı zamanda kültürel farkındalık da kazandırmaktadır.

Hatice Akay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk inşaat projelerinde etkin paydaş yönetiminiengelleyen kritik faktörlerin belirlenmesi

İnşaat sektörü, küresel ekonominin temel bileşenlerinden biri olup birçok alt sektörü kapsayan geniş bir endüstridir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde inşaat sektörü, ekonomik büyümeye önemli katkılar sağlamaktadır. Bu sektör, yüksek istihdam kapasitesi, proje bazlı çalışma yapısı, yüksek sermaye gereksinimi ve yüksek risk içermesinin yanı sıra çok sayıda paydaşın ve sürecin bir arada yönetildiği dinamik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, inşaat projelerinde etkin paydaş yönetimi büyük önem taşımaktadır. Etkin paydaş yönetimi, inşaat projelerinin başarısını doğrudan etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, Türkiye inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, proje hedeflerine ulaşabilmeleri adına etkili paydaş yönetimi stratejileri geliştirmeleri gerekmektedir. Ancak bu stratejilerin sürdürülebilir ve başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, öncelikle paydaş yönetimini engelleyen kritik faktörlerin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türk inşaat sektöründeki paydaşların, paydaş yönetimiyle ilgili yaşadıkları sorunları belirleyerek etkin paydaş yönetimini engelleyen kritik faktörleri ortaya koymak, bu faktörlerin oluşum sıklıklarını tespit etmek ve önem derecelerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, sistematik literatür taraması sonucunda 69 olası paydaş yönetimini engelleyen kriter belirlenmiş ve anket formu oluşturulmuştur. Hazırlanan anket, Türk inşaat sektöründe aktif olarak görev yapan mimar, inşaat mühendisi, malzeme tedarikçisi ve müteahhitlerden oluşan örneklem grubuna çevrimiçi ve yüz yüze uygulanmıştır. Araştırma kapsamında, ülke genelinde 170 proje paydaşının görüşleri toplanmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS 22.0 programı aracılığıyla istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Sonuç olarak, bu çalışma kapsamında inşaat projelerinde etkin paydaş yönetimini engelleyen kritik faktörler belirlenmiştir. Bu faktörlerin sıklık ve önem derecelerinin ortaya konulması, paydaş yönetiminde yaşanan sorunların minimize edilmesine katkı sağlayacak ve inşaat projelerinde daha başarılı ve sürdürülebilir bir yönetim sürecinin oluşturulmasına olanak tanıyacaktır.

Emine Yüksel Deniz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası mimari yapılardaki antropomorfik etkiler

Antropomorfizm, kelimesi Antropo (İnsan) ve Morfizm (Biçim) kelimelerinden oluşur ve insana ait olan karakteristik özellikler ve niteliklerin resim, araba ve bina gibi cansız varlıklara atfedilmesi anlamına gelir. Mimarlık disiplininde ise yaratıcı süreçte antropomorfizm kavramı çok geniş bir yelpazede algılanır ve tasarım aşamalarının farklı noktalarında birçok yönden ele alınır. Buradan hareketle tasarım fikrini insan ve insan özünden alan antropomorfizm kavramının mimarideki yansımaları, dinamizmi ve dönüşümlerinin irdelenmesi, sınıflandırılması çalışmanın amacıdır. Mimarlık alanında antropomorfizmin tasarımdaki etkilerinin yapılar üzerinden irdelenmesi hedeflenmektedir.

Ebru Pekdaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarım aşamasında yapısal atık oluşumuna neden olan faktörlerin belirlenmesi

Dünya genelinde hızla artan nüfus ve kentleşme, inşaat sektörünün sürekli büyümesine yol açmaktadır. Bu büyüme, yapılaşma ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. İnşaat projelerinin artması, doğal kaynak tüketimini hızlandırırken, aynı zamanda önemli miktarlarda yapısal atık oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle inşaat ve yıkım süreçlerinde ortaya çıkan atıkların yönetimi, çevresel sürdürülebilirlik açısından hayati bir konu haline gelmiştir. Yapısal atıkların azaltılması, yalnızca çevresel etkilerin minimize edilmesini sağlamakla kalmayıp, ekonomik kayıpların önüne geçmek ve enerji verimliliğini artırmak açısından da kritik bir öneme sahiptir. Mevcut literatürde, yapısal atık yönetimi üzerine yapılan çalışmaların büyük bir kısmı inşaat ve yıkım süreçlerine odaklanmaktadır. Ancak, yapısal atıkların oluşmadan önlenebilmesi için tasarım aşamasında alınacak kararların belirleyici olduğu bilinmektedir. Buna rağmen, literatürde yapısal atığın tasarım aşaması ile ilişkisine yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu bağlamda, bu çalışma, inşaat projelerinde yapısal atığın en aza indirilmesi için tasarım sürecine yönelik faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Tez kapsamında, sistematik literatür taraması ve anket yöntemi kullanılarak kapsamlı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması sonucunda, tasarım sürecinde yapısal atığın en aza indirgenmesine yönelik toplam 57 kriter belirlenmiştir. Bu kriterler, belirli temalar çerçevesinde 9 farklı grup altında sınıflandırılarak, oluşturulan anket çevrimiçi ortamda uygulanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Türkiye genelinde faaliyet gösteren mimarlar, inşaat mühendisleri, müteahhitler ve tedarikçiler oluşturmuştur. Anket, toplamda 148 sektör paydaşına ulaşılmıştır. Elde edilen veriler SPSS yazılımı kullanılarak analiz edilmiş ve yapısal atıkların en aza indirilmesine yönelik faktörler belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, malzeme boyutlarına dikkat edilerek tasarım yapılmasının yapısal atıkların oluşumunu büyük ölçüde azaltabileceği tespit edilmiştir. Bu araştırma, tasarım sürecinde alınacak kararların yapısal atık oluşumunu ne ölçüde etkilediğini ortaya koyarak, inşaat sektöründe çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, sektör profesyonellerine yol gösterici nitelikte olup, tasarım aşamasında uygulanacak önlemlerle inşaat süreçlerinde atık miktarının önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir

Hakan Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir yerleşim dokusu tasarım parametrelerinin BIM aracılığıyla incelenmesine yönelik bir model önerisi: Birgi yerleşim dokusu örneği

Geçmişten günümüze gerçekleşen hızlı yapılaşma ve plansız şehirleşmeye bağlı olarak gelişen yerleşim alanlarının, enerji tüketim miktarlarındaki payı oldukça büyüktür. Son yıllarda bu payın gittikçe arttığı dikkate alındığında, sürdürülebilir çevrelerin oluşturulması ve enerji verimli tasarıma yönelik yaklaşımların uygulanması gittikçe önem kazanmaktadır. Diğer yandan yapım sektöründe yıllardır kullanılan geleneksel yöntemlerin aksine, BIM kavramı, sağladığı yenilikler ve kolaylıklar ile benimsenmekte, enerji etkin ve sürdürülebilir tasarıma yönelik yaklaşımların, uygulanabilirliği bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışma kapsamında, mevcut yerleşim dokularında sürdürülebilirliğin ve enerji verimliliğinin sağlanmasında etkili olan tasarım parametreleri, son yıllarda gittikçe önem kazanan BIM kavramı özelinden değerlendirilmiştir. Revit Architecture programının eklentisi Insight 360 ve Green Building Studio aracılığı ile analizler yapılmıştır. Alınan analiz sonuçlarındaki yıllık enerji tüketim miktarı, CO2 salınımları gibi sayısal veriler grafikler ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Tasarım parametreleri içerisinde en düşük enerji tüketimini sağlayan optimum değerler belirlenmiştir. Bu değerler doğrultusunda önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; çalışmanın birinci bölümünde, problemin belirlenmesi, araştırmanın amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları, kapsamı, yöntem ve tekniği anlatılmış, sürdürülebilir yerleşim dokuları ve BIM arasındaki ilişkinin önemine değinilmiştir. İkinci bölümünde, sürdürülebilirlik ve BIM kavramı üzerinde durulmuş, bu konudaki genel bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümünde, yerleşim dokularının tasarımında enerji verimliliğine etki eden tasarım parametreleri detaylı olarak anlatılmıştır. Dördüncü bölümünde, mevcut bir yerleşme dokusunda yer alan referans bir bina üzerinden enerji analizleri yapılarak yıllık enerji tüketim miktarları hesaplanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar Insight 360 eklentisinden alınan grafikler üzerinden karşılaştırılmalı olarak değerlendirilerek tasarım parametrelerinin sürdürülebilir yerleşim dokusu tasarımı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Beşinci bölümünde ise, elde edilen bulgular ve değerlendirmelerle buna bağlı ortaya çıkan sonuçlara yer verilmiştir. Sonuçlara göre, referans yerleşim dokusu ve binalar üzerinde yapılan en uygun kombinasyonlarla geliştirilen yerleşim alternatiflerinde mevcut yerleşimlere kıyasla bina kabuğu ve güneş kontrol sistemi olarak kabul edilen avlu duvarlarının entegrasyonuyla toplam enerji tüketiminde %7,8 oranına kadar düşüş sağlanarak referans yerleşim dokusunun iyileştirilebileceği tespit edilmiştir.

Esra Gözde Talu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim yapılarında montessori eğitim modeli'nin mimari tasarıma etkisinin belirlenmesi

Bu tez, farklı okul öncesi eğitim modellerinin mimari mekan algısı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Erken çocukluk eğitimi, bireyin bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynar. Bu dönemde kullanılan eğitim modelleri, çocukların öğrenme süreçlerini şekillendirirken aynı zamanda fiziksel çevreyle olan etkileşimlerini de belirler. Bu bağlamda, eğitim mekanlarının tasarımı, çocukların pedagojik, psikolojik ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında, dört farklı eğitim modeli incelenmiştir: Montessori, Reggio Emilia, Waldorf ve High Scope. Ancak, araştırmanın temel odağı Montessori eğitim modeli üzerine yoğunlaşmaktadır. Montessori modeli, çocuğun bireysel gelişimini destekleyen, özgür keşif alanları sunan ve duyusal deneyimleri teşvik eden bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Bu doğrultuda, tezde Montessori eğitim modelinin mekansal gereksinimleri, sınıf düzeni, malzeme kullanımı, renk seçimi ve mobilya düzenlemeleri gibi faktörler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Araştırma, hem uluslararası hem de yerel düzeyde örnekler üzerinden yürütülmüştür. Dünyadan altı farklı Montessori anaokulu incelenmiştir. Türkiye bağlamında ise Gaziantep'te iki farklı anaokulu analiz edilmiştir. Bu okullara yapılan saha ziyaretleri sırasında mimari planlara ulaşılmış, fotoğraflamalar yapılmış ve okul yöneticileriyle kişisel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı, farklı okul öncesi eğitim modellerinin fiziksel mekan düzenlemeleri ile çocukların eğitim deneyimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu kapsamda mekansal organizasyonun çocukların öğrenme sürecine etkileri analiz edilmiştir. Bulgular, eğitim modeline uygun olarak tasarlanan mekanların çocukların bilişsel gelişimlerini desteklediğini, özgüvenlerini artırdığını ve yaratıcılıklarını teşvik ettiğini göstermektedir. Bu çalışma, okul öncesi eğitim yapılarına yönelik mimari tasarımlar ve pedagojik yaklaşımlar arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmakta, eğitim yapılarının daha verimli ve gelişimsel açıdan zenginleştirilmiş mekanlar olarak tasarlanması gerektiğine dair önemli veriler sunmaktadır. Tez, okul öncesi eğitimde mimarlığın, eğitimdeki başarının önemli bir faktörü olduğuna dair farkındalık yaratmayı ve bu alandaki akademik literatüre katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Büşra Göv Gökdeniz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik kapsamında Gaziantep Kilis yolu Ekolojik Kentsel Tasarım Rehberi'nin değerlendirilmesi

Son zamanlarda hızla gelişen teknoloji ve ekonomi olumlu etkilere sahip olmak ile birlikte enerji kullanımına olan ihtiyaç artışı gibi birçok olumsuz etkilere de neden olmuştur. Enerjinin kontrolsüz kullanılması ve fosil enerji kaynaklarının kullanılması ekolojik dengeye geri dönüşü olmayan zararlar vermektedir. Doğaya verilen bu zarar günümüzde etkilerini göstermektedir. Bu etkilerden biri günümüzde de gözlemlediğimiz iklim değişikliğidir. İklim değişikliği canlılar ve ekosistem için de büyük tehlikedir. Bu verilen zararların ve enerji kaynaklarının tüketilmesinde inşaat sektörü büyük bir etkiye sahiptir. Çevreye verilen bu zararlı etkilerin artması ile sürdürülebilirlik kavramı ön plana çıkmıştır. Sürdürülebilirlik ekonomik, sosya-kültürel ve çevresel parametrelerinin bir bütün olarak çalışması ile sağlanmaktadır. Sürdürülebilirlik adı altında birçok çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri ekolojik yapılardır. Ortaya çıkan bu problemlerin çözümü, yaşanılabilir bir çevre ve sürdürülebilir kentlerin ortaya çıkması için ekolojik yapılar önem kazanmaktadır. Ekolojik yapılar bulunduğu bölgenin iklim koşullarına entegre edilerek tasarlanmalıdır. Türkiye iklim koşulları açısından diğer ülkelere göre oldukça zengindir. Bu zenginlik doğru kullanıldığında ekolojik yapılar için çeşitli avantajlar sunar. Yapı tasarımlarında doğal enerji kaynaklarına yönelerek enerji kaynaklarının korunması, bulunduğu bölgenin iklim koşullarına uyum sağlayan ve yapılarda yerel malzemelerin kullanılmasından başlanılabilir. Bu çalışmada, sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlanan ekolojik yapıların önemi vurgulanmıştır. Bu yapıların doğa ile uyumlu, enerji etkin ve yerel malzeme kullanımına dayalı olması gerektiği savunulmuştur. Gaziantep kenti örnek alınarak bu bölgenin iklimsel, coğrafi ve kültürel özelliklerine uygun sürdürülebilir mimari yaklaşımlar araştırılmıştır. Geleneksel Gaziantep evlerinin mekansal kurgusu, kullanılan doğal yapı malzemeleri ve iklime uyumlu tasarım özellikleri incelenmiştir. Gaziantep Kilis Yolu Ekolojik Kent Uygulama Tasarım Rehberi ekolojik, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik başlıkları altında kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Planlanan ekolojik kent projesi, sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda doğal kaynakların verimli kullanımını, yerel mimari değerlerin korunmasını ve çevresel etkilerin azaltılmasını hedeflemektedir. Çalışma, iklim değişikliği, su kaynaklarının tükenmesi, bilinçsiz enerji tüketimi gibi güncel çevresel tehditlere karşı bölgesel ölçekte yenilikçi bir yanıt niteliği taşımaktadır. Proje, Gaziantep'in ekolojik, kültürel ve iklimsel özellikleriyle bütünleşen bir planlama yaklaşımı sunarak, kente sürdürülebilir bir gelişim modeli kazandırmaktadır. Gaziantep Kilis Yolu Ekolojik Kent Uygulama Tasarım Rehberi, sunduğu bütüncül ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları ile diğer şehirler için de örnek teşkil edebilecek nitelikte bir model oluşturmaktadır.

Hayriye İrem Öztop
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu selçuklu devleti külliye yapıları: afşin eshab-ı kehf külliyesi örneği

Türk-İslam döneminin en önemli yapılarından biri olan Külliye Yapılarının günümüz döneminde icraatı tam olarak bilinmemektedir. Tüm kültür varlıklarında olduğu gibi Külliye yapılarının da günümüzde bilinirlik açısından önemine değinilmesi gerekmektedir. Toplumumuzda, kültür varlıkları korunarak gelecek nesillere aktarılması, önem arz etmektedir. Bu araştırmada külliye yapılarının gelişimini göstermeye başladığı 13. yy. dan günümüze ulaşan Anadolu Selçuklu Devleti Külliye yapıları incelenmiştir. Yapılışı gereği içerisinde farklı fonksiyonların bulunduğu külliye yapıları günümüzde farklı işlevlerde de kullanıldığı çalışma kapsamında görülecektir. Bu Külliyelerin ortak noktaları ele alınarak ana kompozisyonlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Literatürde bulunan diğer çalışmalardan farklı olarak Külliyelerin isim başlıkları üzerinde değerlendirilmesinden ziyade ana kompozisyonları etrafında incelenerek literatüre katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Külliye yapılarının alt yapıları Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 12. yüzyılda oluşturulmuştur. Devam eden süreçte 14. ve 15. yüzyılda mimari kompozisyonu meydana gelmiştir. Bu sebeple Külliye yapılarının ortaya çıkışından sonra gelişmeye başladığı dönem olarak Anadolu Selçuklu Devleti dönemi kapsamında varlığını gösteren Külliye yapıları, ana şemaları bakımından tarihi ve konumu, planlar, cephe ve süslemeler, malzeme ve strüktür yapısı şeklinde alt başlıklarla incelenmiştir. Araştırma bulgularında ise Kahramanmaraş ili Afşin ilçesinde bulunan Roma döneminde İsa Mescidi olarak bilinen günümüzde 'mağara' olarak tanımlanan ve Anadolu Selçuklu Devleti döneminde üzerine cami inşa edilerek sonrasında eklendiği farklı işlevli yapılar ile külliye olarak kullanılmaya başlanan Eshab-ı Kehf Külliyesi örneklemi incelenmiştir. Sonuç olarak Külliye yapılarının ana fikrinin ortaya konulmasıyla birlikte, ticari konumu ve dönem çeşitliliği barındıran Eshab-ı Kehf Külliyesi üzerinden ana konu örneklendirilmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle turizm faaliyetlerinin yetersizliği, yapının korunma sorunları ve restorasyon hatalarıa değinilerek sonuç ve öneriler sunulmuştur.

Selçuklu mimarisi
Esra Nur Sarı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel bellek bileşenleri üzerine hermeneutik okuma: Adana Atatürk caddesi örneği

20. yüzyıl modernleşme ve sanayileşme hareketleri açısından hızlı ve köklü değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Köyden kente yoğun nüfus göçünün yaşanması, ülke genelinde kente yerleşimlerin artmasına neden olmuştur. Bu durum; kentsel değişim ve dönüşüm hareketlerini başlatarak kent dokusunda bozulmalara, kimliksiz ve eskiden bağımsız bir yapılaşmaya yol açmış, kültürel mirasın korunması sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı, Adana'nın kent belleği değişimini, 1930-2018 yılları arasında Atatürk Caddesi'nde bulunan modern mimarlık ürünleri üzerinden okumaktır. Bu amaç doğrultusunda harita, çizim, fotoğraf arşivleri, anket tekniği ve SPSS analiz programı kullanılarak elde edilen veriler, mimarlık disiplini ile hermeneutik okuma yaklaşımı çerçevesinde kent okuması üzerinden ele alınmış ve kentsel bellek bileşenlerinin analizi sorgulanmıştır. Yapılan hermeneutik analizler sonucunda, Atatürk Caddesi'ndeki değişim etkisinin gözlem gruplarına göre farklılaştığı, yapısal müdahaleler ile iyi korunmuş ve tescilli yapıların kent belleğindeki yerini koruduğu, yakın dönemin nitelikli mimari ürünlerinin ise, yıkıma ve/veya tahribata uğradığı, kent belleğinden kaybolduğu, değerinin azaldığı ve korunması gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hermeneutik Kent Okuması, Kent Belleği, Adana'da Kent Değişimi

Gülnar Tuğba Tefek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Apartman tipi konut yapılarında mekansal dönüşümün incelenmesi; Gaziantep örneği

Konutların mekânsal kuruluş özellikleri incelendiğinde yaşam biçimi, yapılış dönemi özellikleri, mekân kullanımları gibi birçok konuda bilgi edinmek mümkündür. Cumhuriyetin ilanı ile başlayan toplumsal hayattaki değişimler yaşam biçimi ve dünya görüşünü de değiştirmiştir. Değişen yaşam biçimiyle ilişkili olarak konut kullanımı, konut iç mekân dizilişi değişmiştir. Bu çalışma, Cumhuriyet sonrası sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta yaşanan değişimlerin mimariye ve konut kullanımına etkisini 1968-2010 yılları arasındaki Gaziantep'teki apartmanlar özelinde incelemeyi hedeflemiştir. Çalışmada, geçmişten günümüze Dünya'da ve Türkiye'de konutta yaşanan değişimler incelendikten sonra, Gaziantep'te Cumhuriyet sonrası sosyo-ekonomik hayatta yaşanan değişimler ve bu süreçte konut yapımıyla ilgili politikalardan bahsedilmiştir. Daha sonra çalışma alanı tanıtılmıştır. Çalışma kapsamında incelenen konutlar için hazırlanan analiz tablolarına ait bulgular ve genel değerlendirmesi yapılmıştır. Ek kısmında ise hazırlanan analiz tablolarına yer verilmiştir.

Yurdagül Görücü
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

16. yüzyıldan günümüze Gaziantep'te tarihi ticaret merkezi Arasa ve yakın çevresi işlevsel değişimi ve değerlendirmesi

Gaziantep'in tarihi ticaret merkezi, ilk çağlardan günümüze, yaşayanların deneyimleriyle bütünleşmiş çok katmanlı yapısıyla, şehri doğu-batı doğrultusunda geçen Alleben Deresinin güneyindeki höyük ve üzerindeki kale önünden başlayarak, Güneydoğu yönünde Halep'e doğru giden yol aksı üzerinde bulunmaktadır. Bu tarihi bölgede fiziksel ve sosyal özellikleri ile kültürel mirası yansıtan han, hamam, kastel, cami, çeşme, çarşı, sokak ve meydanları içeren karekteristik öğeler yer almaktadır. 16. yüzyıldan bugüne kadar olan süreçte değer yargıları, koşullar ve yeni gereksinimlerin sonucu sosyal, ekonomik, fiziksel ve işlevsel değişime uğramıştır. Kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması konusu, ''yerin ruhu'' kavramı ile yere anlam, değer, duygu, gizem, yükleyen maddi, manevi öğelerin tümünün korunması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bölgenin odak noktası Arasa ve yakın çevresinin, fiziki yapısında, kültüründe, zanaatında ne gibi değişiklikler oluşturduğunu araştırmak ve bütün bunlardan sonuç çıkarmak, tezin amacını oluşturmaktadır. ● Birinci ve ikinci bölümde Gaziantep'in coğrafi konumu, ilk yerleşim alanları, tarihi, geleneksel şehirsel dokunun oluşumu, gelişimi ve etken rol alan yönlendiriciler incelenmiştir. ● Üçüncü bölümde Osmanlı dönemi karakteristik özelliklere sahip ticaret yapıları, han, hamam, cami, kastel, çeşme ve çarşıları ile şehrin ekonomik, sosyal, kültürel ve işlevsel gelişiminde etkili olan toplum örgütleri incelenmiş ve belirtilmiştir. ● Dördüncü bölümde tarihi ticaret bölgesinin Osmanlı son döneminden günümüze kadar olan süreçte fiziki, ekonomik, sosyo-kültürel, işlevsel ve anlamsal değişime uğradığı belge, görsel çevre analizi, sözlü tarih çalışması ile analiz edilmiştir. ● Beşinci bölümde kültürel mirasın korunması ve yaşatılması bağlamında, mekansal ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda bölgenin gelecekteki kentsel tasarım ölçekli planlama çalışmalarına alt yapı oluşturabileceği varsayılarak elde edilen veriler değerlendirilmiş, sonuç ve öneriler belirtilmiştir.

Çiğdem Darıcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa'da yapı avlularının doğal havalandırmasının incelenmesi

Tarihi yapılar yaşamış olan toplumlar hakkında bilgi verir. Bu bağlamda Şanlıurfa'da yapıların şekillenmesinde kültür, yaşam tarzı, gelenek görenek, dini inanışlar, iklim ve tarihi önemli bir rol oynamıştır. Avlu, bu kültürel aktivitelerin yapılmasında bir öge olmuştur. Bu avlulular, sıcak yaz mevsimlerinde serin bir ortam da yaratmaktadır. Rüzgâr; eski çağlardan beri bina tasarımını etkileyen önemli bir faktör olmuştur. Rüzgârın yapılar üzerinde etkisi ve enerji tüketiminin azaltılması açısından bu etkinin deneylerle ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu bağlamda, yapıların avlularında yapının konumunu, yönelimini, yapı yüksekliğini, avlu alanı, kullanılan malzemesi ve avlu tipini tespit ve analiz ederek hava hareketinin saptanması, yeni yapıların yapımında tasarımcı ve uygulamacıya bir veri oluşturulabilir. Bu verileri belirlemek için yerinde bilimsel deneyler yapılarak sonuçların çıkarılması esastır. Bu tez, ev avlularında hava akımının belirlenmesi üzerine yapılan bir araştırmadır. Çalışmanın birinci aşaması; bilgi toplama, kaynak taraması yapma, mevcut örneklerin irdelenmesi, avlu sahipleriyle bilgi alışverişi yapılmasını; ikinci aşamasında, gerekli deney düzeneklerinin temini, çizilecek olan avluların tespitini; üçüncü aşamada ise; seçilmiş avluların ölçülerinin alınıp teknik çiziminin yapılması, anemometrelerle rüzgar ve sıcaklık verilerinin ölçülmesi ile sonuçların değerlendirilmesi, analizlerin yapılması ve hazırlanması adımlarından oluşmaktadır

İlyas Erdem
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Konut ve konut çevresi seçiminde etkili parametrelerin kentsel yaşam kalitesi bağlamında incelenmesi; gaziantep örneği

Bu araştırmanın temel amacı, yaşam kalitesi kavramının tüm boyutlarıyla tanımlanması, ülkemize özgü yanlarının ortaya konması, kentsel yaşam kalitesi performansının ölçülmesine yönelik öznel değerlendirmeleri de içeren ölçütlerin geliştirilmesidir. Elde edilen ölçütlere dayalı olarak, kentsel yaşam çevrelerimizdeki yaşam kalitesinin ölçülmesine yönelik kavramsal bir çerçeve tanımlanmayı ve bunun kentsel bir alt bölgede test edilerek denenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın üç hedefi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesine dönük nesnel ve öznel değişkenlerin tanımlanarak kavramsal bir çerçeve oluşturulmasıdır. Bu hedef doğrultusunda mimarlık ve şehircilik dizininde yaşam kalitesi kavramları detaylı bir biçimde incelenerek temel değişkenler tanımlanmaktadır. Araştırmanın bir diğer hedefi, kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesine yönelik değişkenlerin kentsel bir alt bölge üzerinde sınanmasıdır. Son olarak ise yakın gelecekte kentsel mekân üzerindeki gelişim-dönüşüm potansiyellerini yönlendirici bulgulara ulaşılmasını hedeflemektedir. Araştırmanın kapsamını, Gaziantep kentinde orta ve üst gelir grubu hane halklarının yer seçtiği İbrahimli alt bölgesi oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda örneklem alanı özelinde konut-yaşam alanı tercihlerinin veya önceliklerinin değişip değişmediğinin belirlenmekte, konut ve yakın çevresinden beklentilerinin zaman içerisinde değiştiren temel bileşenleri tanımlanmaya çalışılmaktadır. Bu bulguların kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarının planlanması ve tasarım sürecinde yaşam kalitesi açısından hangi değişkenlerin öne çıktığını tanımlamasıyla, geleceğe dönük daha nitelikli kentsel yaşam alanlarının oluşturulmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Emine Mazıcıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Var olan ya da yeni planlanacak kentlerde hava kirliliğini önleyecek ya da azaltacak yöntem için verilerin toplanması ve değerlendirilmesi

Canlıların çeşitli tüketim ve ekonomik etkinlikleri sonucu temiz havanın doğal bileşiminde bulunan ana maddelerin değişmesi, yapısına farklı maddelerin girmesi, havanın bileşimindeki maddelerin yapay yollarla eşik düzeyin üstüne çıkması ya da altına inmesi ile canlı ve cansız yaşama zarar verecek oranda bozulmasına hava kirliliği denilmektedir. Canlılar seçme şansı olmadan var olan havayı solur. Solunan havanın kalitesiz olması canlı yaşamını ve sağlığını olumsuz etkilemektedir. Son zamanlarda fiziki ve sosyal etmenler sonucunda oluşan hava kirliliği Türkiye'de ve Dünya genelinde önemli bir sorun haline gelmiştir. Bunun çeşitli nedenleri olmakla birlikte en önemli nedeni hızla artan nüfusun beraberinde getirdiği hatalı ya da plansız kentleşmedir. Bu nedenle bu çalışma ile kent planları tasarlanırken var olan kentler ve yeni planlanacak alanlarda kirli havanın tespiti için, alan ile ilgili verilerin toplanması, epidemik araştırmalar ile çeşitli hava kirliliği ölçüm teknikleri aracılığıyla kirletici türlerinin ve bu kirleticilerin sınır değerlerinin belirlenmesi, ayrıca kentsel hava kirliliğine etkisi olan iklimsel oluşumlar, yeryüzü nitelikleri ve yapma çevre gibi alansal verilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda elde edilen doğru veriler yardımıyla kentteki hava kirliliğini azaltacak bir modelin ilk adımı oluşturularak tasarımcıya yol gösterilmesi amaçlanmıştır

Funda Kök
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu Bölgesi geleneksel evlerinde açık ve yarı açık mekanların iklime bağlı olarak incelenmesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi geleneksel evleri, insanoğlunun çevreye uyum sağlama yöntemlerinin örnekleri olan ve gelecek konut tasarımlarına kaynak olmaları açısından önem taşımaktadır. Bu sebeple bölgenin geleneksel evlerinin açık ve yarı açık mekanları iklime bağlı olarak çalışma kapsamında incelenmiştir. Gelecek kuşaklara ilham kaynağı olabilecek önemli fikirleri içeren ve kıymetli bir miras olan bölgenin geleneksel evlerinin sıcak kuru iklime uygun olarak nasıl biçimlendiği açıklanmıştır. Tasarım yöntemleri ve yapım geleneği açısından yüzyıllar boyu deneyimlere göre gelişen Güneydoğu Anadolu Bölgesi geleneksel evleri, Anadolu'nun geleneksel ev mimarlığı içinde önemlidir. Sıcak kuru iklim, bitişik ve mekânsal eklemeye imkân veren avlulu konutların yapılmasına ve organik sokak dokusunun meydana gelmesini sağlamıştır. Bu bakımdan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hakim olan sıcak kuru iklim sonucunda oluşturulan açık ve yarı açık mekan çözümlemeleri, pasif enerji kullanımının nasıl oluşturulacağına dair gelecekteki yapılara ışık tutacaktır.

Özlem Hanol
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Gaziantep hamam yapıları

Osmanlı Devleti tarih boyunca sınırlarının ulaştığı her yere birçok eser inşa etmiştir ve bu yapıların birçoğu günümüzde kullanılmakta olup bazıları ise günümüze ulaşamamıştır. Tarihimizi yansıtan bu yapılar arasında hamam yapıları da önemli bir yere sahiptir. Hamam yapıları bir toplumun temizlik anlayışını ve yıkanma kültürünü yansıtmaktadır. Bu yapılar ilk zamanlardan itibaren mimari bir şekillenme göstermiş ve giderek kendi tipolojisini oluşturmuştur. Gaziantep kentinde inşa edilen tarihi hamam yapıları da Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Bu hamamlardan birçoğu günümüzde varlığını ve fonksiyonunu devam ettirmesine rağmen bazı hamamlar yok olmuş ya da başka amaç için kullanılmaktadır. Yukarıda bahsedilen konu doğrultusunda, köklü bir tarihe sahip olan "Gaziantep'in Tarihi Hamam Yapıları" adlı çalışmada Gaziantep kentinde bulunan Osmanlı dönemi hamam yapılarının yapım tarihleri, plan tipolojileri, yapı malzemeleri ve kullanım durumları incelenmiştir. Daha sonra ise Gaziantep'te bulunan tarihi hamam yapıları plan tipolojisi, cephe özellikleri, mekân dağılımları ve örtü sistemleri karşılaştırma yapılarak anlatılmıştır.

Meltem Ararat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanı terminal binalarının büyüyebilirlik bağlamında değerlendirilmesi: Gaziantep Oğuzeli Havalimanı örneği

Dünyada sanayi ve ticaretin gelişmesiyle beraber ulaşım ağları çoğalmış ve havayolu ulaşımı diğer ulaşım türlerine göre daha hızlı gelişmiştir. Diğer ulaşım türlerine göre daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu olması nedeniyle havayolu ulaşımını kullanan insan sayısı her geçen gün artmaktadır. Artan yolcu ve yük talebini karşılamak yeni havalimanlarının inşasını veya mevcut olanların kapasitelerini artırmaları sorununu beraberinde getirmiştir. Havalimanları bulundukları bölgelerin sosyal ve kültürel olarak gelişimine de katkı sağlayan yapılar olduğu için, günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri gelecekleri açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı; kapasiteyi geliştirebilmek açısından terminal binalarının tasarımdaki esnekliklerini değerlendirerek sürdürülebilir çözüm önerileri sunmaktır. Çalışma havalimanlarının tasarımda esneklikleri ile sınırlandırılmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye'deki havalimanlarının kapasite performansları analiz edilmiş, havalimanlarının performanslarına göre terminallere uygun büyüme önerileri sunulmuştur. Yöntem olarak analiz yöntemi kullanılmıştır. Veri olarak terminal alanı, apron kapasitesi ve Türkiye'deki havalimanlarının son beş yıllık toplam yolcu sayısı, toplam yük miktarı ve toplam uçak trafiği kullanılmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında dünyadan da havalimanı örnekleri değerlendirilmiştir. Havalimanı terminal binaları mimari açıdan değerlendirilmiş, değerlendirme aşamasında çizimlerle görsel anlatımların sağlandığı tablolar oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler; Havalimanı, tasarımda esneklik, terminal binası tasarım kriterleri, kapasite kriterleri,

Hanım Gül Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Az tüketen yapının eldesine yönelik bir değerlendirme

Doğal çevre içerisinde yer alan yapılar yapma çevreyi oluşturmaktadır. Bu oluşumlar denetim altına alınmadığında doğal çevreyi olumsuz bir şekilde etkilenmekte ve doğal kaynakların tüketim hızını artırmaktadır. Aynı zamanda insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu bağlamda kaynak tüketimi ile birlikte yapıların oluşturduğu atık üretimi oldukça önemli bir konudur. Yapıların, çevreci anlamda atık üretimi ve kaynak tüketime etkisi dünya üzerinde oldukça fazla olduğundan, yapı sektöründe bu konu büyük önem kazanmaktadır. Tasarımcılar, uygulayıcılar ve kullanıcılar gibi tüm paydaşların, bu konuları birlikte ele alması gerekmektedir. Bu amaç ile yapılar tasarlanmadan önce atık üretimleri ve kaynak tüketimlerinin azaltılmasına yönelik tasarım kararları oluşturulmalıdır. Dolayısıyla, yapıların çevreci olabilmesi için; az atık üretmesi ve az kaynak tüketmesi temel etmen olarak kabul edilebilir. Ayrıca, yapıların üretim ve tüketiminin azaltılması sağlıklı yapay çevrelerin oluşmasına neden olabilir. Bu hedefler çerçevesinde bu çalışmanın giriş bölümünde çevreci yapıların değerlendirilmesinde bu yapılar için yapılmış olan "az üreten, az tüketen ve insan sağlığını bozmayan" tanımı kabul edilmiş ve bu çalışma kaynak tüketimi ile sınırlandırılarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, yapıların kaynak tüketiminin azaltılmasında üretim ve tüketimin ilişkisi ile birlikte, bu kavramların yapılarla ilişkisi incelenmiştir. Üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı bölümlerde, kaynak tüketimine yönelik yapıların sırasıyla arazi, enerji, su ve yapı ürünlerinin alt süreçlerdeki tüketimi ele alınmıştır. Asıl önemli süreç olan tasarım sürecine yardımcı olmak ve kullanılmak amacı ile bölüm sonlarında tasarımda kullanılacak nitelikler belirlenmiştir. Sonuçtan önceki bulgular bölümünde ise, yapıların hangi süreçlerde kaynak tükettiği ortaya çıkmış ve az tüketime yönelik alt süreçler ile kaynak tüketimi karşılaştırılarak genel bir tasarım kararları listesi oluşturulmuştur. Aynı zamanda niteliklerin yerel koşullara ve gereksinimlere göre değişebileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak ise yapıların, gereksinimlere göre yapılması ve az tüketim niteliklerinin belirlenerek tasarım kararlarının oluşturulması gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yapı, Kaynak Tüketimi, Üretim ve Tüketim, Enerji, Su, Yapı Ürünü, Arazi

Taner Yürekli
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yapı üretim aşamasında yapısal atıkların en aza indirgenmesi için bir yaklaşım

Dünyada ve Türkiye'de artan nüfus ile birlikte yeni yapılaşmalara ihtiyaç duyulması çevre sorunlarının da artmasına neden olmaktadır. Çünkü yapıların üretim, kullanım ve söküm/yıkım süreçleri boyunca yapısal atıklar oluşmaktadır. Bu atıkların denetimsiz bir şekilde çevreye bırakılmaları toprak, hava ve su kirliliğine yol açmaktadır. Yapı üretim sürecinde ortaya çıkan yapısal atıklar doğal çevreyi ve canlı sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sürecin planlı olarak gerçekleşmemesi, denetimlerin yetersizliği ise olumsuz etkiyi ve zararı artırmaktadır. Ortaya çıkacak olan yapısal atıkların önlenmesi, önlenemeyenlerin ise yönetilmesi öncesinden hazırlanacak bir yönetim planı ile mümkün olabilecekken bu durumun oluşturulmaması veya yaygın olmaması doğal çevre, canlı sağlığı ve ülke ekonomisi için bir problemdir. Yapı üretim aşamasında uygulama ve denetim ekibinin sayı ve bilgi olarak yetersizliği, ürün seçimindeki yanlışlar, ürünün şantiyeye taşınması sırasında yaşanılabilecek aksaklıklar nedeniyle yapısal atıkların kayıt altına alındığı bir yaklaşımın olmaması önemli bir problemdir. Yapısal atık önleme/azaltma konusunun yapının üretim sürecinde rol alan kişi veya kurumlar tarafından önemsenmemesi, bu kişilerin/kurumların atık yönetimi konusunda yeterli bilinçte olmaması ise bir diğer problemidir. Bu çalışma kapsamında; yapı üretim sürecinde yapısal atıkları önlemek/azaltmak amacı ile öncesinde yapısal atıklarının oluşum nedenlerinin belirtildiği ve bu durumun sonucunda oluşabilecek yapısal atıkların en aza indirgenebilmesi için atık yönetiminin oluşturulduğu, tüm yapım sürecinin kayıt altına alındığı bir yaklaşım oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Yapısal Atık, Yapısal Atık Önleme/Azaltma, Yapının Üretim Süreci

Zelal Özge Tanrıverdi Gezer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu konut alanlarında kentsel mekan kalitesinin değerlendirilmesi; Gaziantep örneği

Bu araştırmanın amacı, toplu konut alanları özelinde kentsel mekân kalitesinin değerlendirilmesi için ölçütlerin geliştirilmesi ve bu ölçütlerin test edilmesidir. Araştırma kapsamında Gaziantep kentinde 2000'li yıllardan itibaren kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarında kamu eliyle üretilmiş toplu konut alanları, kentsel mekân kalitesi açısından değerlendirilmektedir. Araştırmanın temel materyali saha araştırmasına dayalıdır. Bununla birlikte toplu konut alanlarına ilişkin imar planları ve mimari projeler diğer materyaller olarak kullanılmıştır. Araştırmanın yöntemi, literatür ve saha araştırmasına dayalı olarak geliştirilen mekânsal kalite ölçütlerinin, 5'li likert yöntemi ile değerlendirilmesine dayanmaktadır. Örneklem alanı olarak seçilen bölgelerde, gözleme dayalı her bir ölçüt ve bu ölçütü meydana getiren alt göstergeler puanlanmıştır. Puanlama sonucunda elde edilen toplam puan, alt gösterge sayısında bölünerek aritmetik ortalaması bulunmuştur. Bu sayede hem ölçütler, hem de gösterge başlıklarının başarı / uygunluk değerleri elde edilmiştir. Araştırma sonucunda yaklaşık son yirmi yıldır üretilen toplu konut alanlarında genel olarak kentsel mekân kalitesinin yetersiz olduğu görülmektedir. Özellikle son yıllarda üretilen toplu konut alanları süreklilik/kapalılık, çeşitlilik, uyum ve kimlik göstergeleri çerçevesinde gelişme gösterirken diğer göstergeler çerçevesinde yetersiz olarak değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toplu Konut, Gaziantep, Kentsel Mekân, Mekânsal Kalite

Gökçen Hançer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'te kültürel amaçlı kullanılan eski evlerin engelsiz ulaşılabilirliğinin incelenmesi

Gaziantep'te eski Antep evlerinin müze, dernek, kültür merkezi, kütüphane gibi birçok amaca hizmet etmek için dönüştürülmesi son yıllarda giderek artış göstermektedir. Özellikle kamu kuruluşları, dernekler, özel koleksiyoncular ve üniversiteler farklı alanlarda eski Antep evlerinde kültürel yapılar oluşturmaktadır. Bu yapıların bir kısmı kamu alanı olarak faaliyet göstermektedir ancak bu yapıların engelliler için kolay erişilebilir mekânlar olup olmadığı tartışılmaya değerdir. Bu çalışma ile yeni işlev kazanmak üzere dönüştürülen eski Antep evlerinin ulaşılabilirlik sorunlarının tespiti ile engelli bireylerin Türkiye'de sahip oldukları yasal haklar incelenerek, kültürel yapıların içinde engelsiz hareket edebilmeleri için gerekli farkındalığın oluşturulması amaçlanmaktadır. Dönüştürülmüş kültürel yapılarda seçilen örnek yapılar üzerinden eksiklikler belirlenip önermeler yapılarak, ulaşılabilirlik engelleri ortaya konulmuştur. Engellilerin saklanan, unutulan, yalnızlaştırılan bireyler değil de hayatın içinde aktif bir şekilde yaşam sürdürebilmeleri, toplum içinde bağımsız kalabilmeleri ulaşılabilirlik kültürünün yaygınlaştırılması ile mümkün olabilir.

Mimari mekanMimari tasarımMimari yapı
Tuğba Çinpolat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep tarihi evlerinin doğal aydınlatma açısından incelenmesi; Gaziantep Bey Konağı ve Aynur Hanım Konağı örnekleri

Bu tezin amacı 'Geleneksel Gaziantep evlerinde gün ışığının mekâna yansımasını değerlendirip günümüz konut tasarımlarına örnek oluşturmaktır. Bu araştırma kapsamında 'Işığın mimarlıktaki önemi' geleneksel konut üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın amacı, problemi, varsayımlar, sınırlılıklar ve araştırmada kullanılan yöntem açıklanmıştır. İkinci bölümde Geleneksel Türk evinde aydınlatma, doğal aydınlatmanın ve yapay aydınlatmanın genel tanımı, aydınlatma konusunun amacı, gelişim süreci ve Gaziantep'te kullanılan yapay aydınlatma türleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Gaziantep'in genel özellikleri, geleneksel Gaziantep dokusu ve evlerinin mimari özellikleri araştırılmış Türk evini tanımı yapılmış daha sonra tipolojik değerlere değinilmiştir. Dördüncü bölümde de Gaziantep Bey Mahallesi ve tarihi evleri genel cephe düzeni, avlu cepheleri, sokak cepheleri, yapım sistemleri ve malzeme türü incelenmiştir. Beşinci bölümde de çalışma alanı kapsamındaki Bey Konağı ve Aynur Hanım Konağının doğal aydınlatma açısından analizi yapılıp altıncı bölümde değerlendirme, sonuç ve öneriler kısmına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Gaziantep Evleri, Aydınlık düzeyi, Doğal aydınlatma, Gaziantep

Gizem Gezinmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Butik otel kavramının Gaziantepte'ki örneklerüzerinden değerlendirilmesi

Bu çalışma; konaklama yapılarının değişmesiyle ortaya çıkan Butik Otel kavramının yönetmeliğe göre açıklanmasını, literatürdeki yetersiz tanımlar ve alternatif belgelendirme sebebi ile yaşanılan problemleri anlatmaktadır. Farklı butik otel tanımları ve butik otel olabilmek için bulunması gereken kriterleri açıklayıp, bu kriterleri seçilen butik otel örnekleri üzerinden değerlendirme yapmayı hedeflemektedir. Bu değerlendirmeye göre, dünyadaki butik otel tanımı ve örneklerine bakılarak gerçek bir butik otelin barındırması gereken özelliklerden yalnızca birkaçının var olması orayı butik otel yapmayacağı bir gerçektir. Literatürdeki tanımlamaların netleşmesi ve tek birimden belgelendirme ile sadece Turizm Bakanlığına bağlı butik otellerin varlığı hem tanım hem de denetlenme açısından tutarlılık sağlayıp turizm açısından da yanlış seçimleri ortadan kaldıracak ve kullanıcıların da bilinçli tercih yapmasını sağlayacaktır. Gaziantep'teki son yıllarda artan turist sayısıyla ortaya çıkan konaklama ihtiyacı ve alternatif olarak geleneksel yapılardan dönüştürülen butik otel sıfatıyla işletilen konaklama yapılarının, Turizm Bakanlığının belirlediği butik otel standartlarından hangilerini barındırdığı incelenerek, butik otel sınıfına girip girmedikleri araştırılmıştır. Gaziantep,2019

Minimal mimarlık
Feyza Kervancıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mimarlık şirketleri için BIM uygulama yol haritası

BIM (Bina Bilgi Modellemesi), proje yaşam döngüsü boyunca entegre bir bilgi yönetimi sistemi içinde yer alan inşaat projesiyle ilgili her şeyi içeren 3D model tabanlı bir teknolojidir. BIM; tasarım, inşaat ve tesis yönetimine yönelik geleneksel yöntemlerden radikal olarak farklı yeni ortaya çıkan bir yaklaşımdır. BIM, inşaat sektöründe proje geliştirme, tasarım, dokümantasyon, planlama ve çizelgeleme konularında kalite, verimlilik gibi konulardaki ana rolü ile inşaat endüstrisinde dünya çapında birçok ülke tarafından geniş çapta araştırılmış ve kabul edilmiştir. Bu yeni sistem bina geliştirme, inşaat ve inşaat sektöründe yer alan tüm faaliyetleri daha fazla kolaylaştırmayı vaat etmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de yer alan ve BIM'e geçiş yapmak isteyen Mimarlık firmalarının bu süreçte nasıl bir strateji izleyebilecekleri yönünde bir öneri sunmak ve bu geçiş sürecini iyileştirmek amacı ile yapılmıştır. BIM uygulamasına geçişi kolaylaştırmak ve bu süreçte karşılaşılan zorlukların üstesinden gelebilmek amacıyla Türk inşaat endüstrisinde yer alan profesyonellere yönelik yapılan anket ile mevcut BIM algısının durumu araştırılmıştır. Anket sonuçları analiz edilerek, BIM uygulamalarının önündeki engeller ve bu süreci destekleyen kolaylaştırıcılar belirlenmiştir. Sonuçlar, Türkiye'de yer alan mimarlık şirketlerinin BIM'e geçişte önündeki en büyük engellerin: BIM eğitim ve öğretiminin eksikliği, tanıtım eksikliği, müşteri talebinin eksikliği olduğunu göstermiştir. Mimarlık şirketlerinin BIM'e geçişindeki süreci kolaylaştıran en önemli faktörler şunlardır: personele yeni süreç ve iş akışı konusunda eğitim vermek, şirketin yeni yazılım ve teknoloji konusunda farkındalık oranını artırmaya yönelik bilgilendirme süreci başlatmak, Türk inşaat sektörüne yönelik standartlar ve kılavuzlar oluşturmak, Devlet'in BIM kullanımı konusunda desteğini (öğrenmek isteyene kurs imkanları sunması- üniversitelere seçmeli ders olarak yerleştirmesi -projelerde BIM kullanımını zorunlu hale getirmesi) artırmaktır. Araştırmalar, firmaların mimari uygulamalar da BIM'i nasıl uygulamaları gerektiği konusunda rehberliğin eksikliği duyduğunu göstermiştir (ARK, 2012)Bu rehberlik eksikliği, Mimarlık şirketlerinin BIM'e geçişi kabullenememe sebeplerinden biridir. BIM teknolojisi ve süreçlerinin nasıl uygulanması gerektiği konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca bu rehberlik ihtiyacı BIM süreci ile tasarlanmış incelenebilir pilot projelerin sayısının artması ile zamanla azalacaktır. BIM'e geçişin uygulanması ile yaşanılabilir sorunları tanımlamak için, sürecin benzeri, İngiltere örneğinde yer alan John McCall Architects'te yapılan eylem araştırması incelenerek sonuçlar doğrultusunda öneri yol haritasının ana hatları belirlenmiştir. Bu, BIM'e geçiş yapmak isteyen mimari firmalarda süreci başlatmayı, katılmayı ve gözlemlemeyi içermiştir. Örnek adaptasyon sürecinin hem iç hem de dış faydaları göz önünde bulundurulmuştur. Bu BIM uygulama araştırmasının bulguları ile elde edilen bilgiler kaydedildi ve gözden geçirildi. Bu gözden geçirme ve analiz sürecinden Türkiye'de yer alan mimarlık şirketlerinin BIM'e geçişindeki süreç bir öneri yol haritası haline getirilmiş ve belgelenmiştir. Bu incelenen BIM uygulama çerçevesi, bu tez tarafından yapılan sunulan geçiş aşamalarının ana başlıklarını oluştururken, profesyönellere yapılan anket ile elde edilen mevcut durum ve BIM bilgi analizi birincil katkıyı temsil eder. Anahtar Kelimeler: Yapı Bilgi Modellemesi, Türk İnşaat Sektörü, BIM, Engeller, Kolaylaştırıcılar.

Tuğçe Sarıçiçek
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili, Yüreğir ilçesinin 1950-1986 yılları arasındaki fiziksel gelişimi

Bu çalışma, Adana tarihi kent merkezinin ve Seyhan Nehri'nin karşı yakasını oluşturan Yüreğir İlçesi'nin kent tarihi araştırmasıdır. Yüreğir İlçesi'nin ilk oluşumundan 1986 yılındaki ilçe sınırlarına ulaşana kadarki süreçte demografik, kentsel, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısının dönüşümünü ortaya koymayı ve 1950-1986 yılları arasında geçirdiği fiziksel değişimin kent ve mahalle düzeyinde izini sürmeyi hedefleyen çalışmada ana materyal olarak; yazınsal kaynaklar, arşiv belgeleri, haritalar, hava fotoğrafları ve röportajlar kullanılmıştır. Tez kapsamında içerik analizi, morfolojik analizler, imaj analizleri ve sözlü tarih araştırmaları olmak üzere dört farklı yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda Yüreğir'in fiziki yapısındaki değişim ortaya konulmuştur. Kentsel-morfolojik gelişimi üzerine herhangi bir çalışma yapılmamış olan Yüreğir ilçesine odaklanan bu çalışma ile Adana kent araştırmalarına dair önemli bir boşluğu doldurmak hedeflenmiştir.

Burcu Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Elektromekanik ve doğal ses analizi Gaziantep 'Akkent Kongre ve Sanat Merkezi örneği'

Dinleyici salonlarında hacim içerisinde hedeflenen işitsel konfor düzeyinin sağlanması, akustik verilerin mimari tasarımla bütünleştirilmesiyle birlikte sağlanabilir. Akustik tasarım günümüzde bilgisayar destekli programlarda yapılan analizler neticesinde, kullanılacak malzemelerinde etkileri hesaplanarak optimum çözümler sunmakta ve mekanı akustik açıdan mükemmel hale getirmeye yardımcı olmaktadır. Bir konser salonunda uluslararası standartlarda belirtilen doğal akustik konfor düzeyinin sağlanması halinde, kaynaktan çıkan ses, tüm dinleyicilere uygun ve eşit olarak ulaşabilmektedir. Bu bağlamda tezde; kongre salonlarında akustik performansın değerlendirilmesine yönelik kriterlerin analizi yapılmış ve bir kongre merkezi örneklem olarak seçilerek hacim akustiği açısından değerlendirilmiştir. Örnek çalışma bölümü, Gaziantep Akkent Kongre ve Sanat Merkezi projesi ana salonunun akustik ve elektroakustik kriterler göz önünde bulundurularak tasarlanması sürecini kapsamaktadır. Salondaki akustik konfor düzeyi ODEON yazılımı yardımıyla tasarlanmıştır. Son bölümde, yapılan simülasyon ve ölçümlerle elde edilen veriler ışığında, salonun akustik performansına ilişkin sonuçlar ortaya konulmuş ve iyileştirme önerileri geliştirilmiştir.

Şeyma Gökçek
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı tasarlanıp uygulanan binanın otel olarak işlevlendirilmesi : Gaziantep Teymur Continental Otel örneği

Bu çalışma çok amaçlı tasarlanan mevcut bir binanın yeniden işlevlendirilerek otel yapısına dönüştürülmesinde yaşanan sorunları ve çözümlerin incelenmesini hedeflemektedir.Bu kapsamda, işlev kavramı, yeniden işlev kavramı, konaklama kavramı, otel kavramı tanımlaması yapılıp, otel yapısının işlev yapısı ,mekânsal organizasyonu ve biçimsel organizasyonu incelenerek analiz edilmiş, mevcut yapının yeniden işlevlendirilmesindeki gereksinimler incelenmiş, böylelikle yaşanan sorunlar ve çözümler daha anlaşılabilir halde değerlendirilmiştir. Otel yapısının analiz edilmesinin yanında Gaziantep'in turizmine etki eden alanları incelenmiş, günümüzdeki Gaziantep' de bulunan oteller de ön bilgi olarak değerlendirilmiştir. Gaziantep Teymur Continental Oteli günümüzdeki kullanımı ve ilk tasarlanan öneri projesinden de yararlanılarak , taşıyıcı sistemi yapılmış çok amaçlı tasarlanan binanın yeniden işlevlendirilmesi incelenmiş ve analiz edilmiştir. Mevcutta kullanılan binanın yeniden işlevlendirmeye bağlı yaşadığı sorunlar ve yeniden işlevlendirilen binanın işleve uygunluğu incelenmiştir. Gaziantep Teymur Continental Otel örneği üzerinden, yeniden işlev kazandırılan bina genel olarak işlevine uygun çalışmaktadır. Bu anlamda incelenen bina yeniden işlevlendirilecek binalar için örnek olabilecek niteliktedir. Fakat yeni yapılacak binalar için incelenen örnekte yaşanan sorunların daha detaylı bir incelemeyle göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Yeniden İşlevlendirme , Otel Organizasyonu, Otel, Gaziantep

Serda Arpat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa tarihi kent merkezinde koruma-geliştirme stratejileri üzerine bir araştırma

20. yüzyılın başlarında Avrupa da doğal ve kültürel varlıkların korunmasına yönelik çalışmaların başlaması, koruma-geliştirme yöntemlerinin sorgulanmasına neden olmuştur. Koruma-geliştirme stratejilerinin zaman içerisindeki değişimi sonucunda "Kültürel Miras" algısının oluşması geliştirilecek olan koruma-geliştirme stratejilerinin uluslararası platformlarda önem kazanmasına sebep olmuştur. Ülkemizde doğal ve kültürel varlıkların korunmasına yönelik ilk çabalar Osmanlı Devleti döneminde düzenlenmiş olan Asar-ı Atika Nizamnameleri ile başlayıp günümüze kadar gelişim ve değişim göstermiştir. Ülkemizin bulunduğu coğrafya, bu bölgede yaşamış olan medeniyetler ve kültürel zenginlikleri göz önünde bulundurulduğunda, "Bereketli Hilal" bölgesinde yer alan Şanlıurfa doğal ve kültürel zenginlikleri ile göze çarpmaktadır. Çalışma alanına konu olan Şanlıurfa tarihi kent merkezindeki çeşitli sit alanları, inanç merkezleri ve kendine özgü yapıları gibi unsurları içinde barındırması nedeniyle cazibe merkezi konumundadır. Bu çalışma kapsamında Şanlıurfa tarihi kent merkezinin potansiyelleri koruma-kullanma dengesi ve sürdürülebilirlik ilkesi kapsamında koruma-geliştirme stratejileri irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Şanlıurfa, Tarihi kent merkezi, koruma, geliştirme, sürdürülebilirlik

Hakan Aydoğdu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok katlı konut yapılarında kullanıcıya özelbir planlama denemesi (Panoroma apartmanı örneği)

Aynı zaman diliminde, farklı kültürlerden, farklı sosyal değişim aşamalarını yaşayan, ve farklı teknolojileri kullanan, her biri "biricik" olan insanlar giderek stnadart-tek tip projelendirilmiş kutulara hapsolmak yerine bireysel tercihleri ile uyumlu konutlar talep etmektedirler. Bu araştırma ile içinde bulunduğumuz toplumsal gelişim aşamasında, çok katlı apartman yapılarında bu talepleri karşılayabilecek "Kullanıcıya Özel Konutlar" üretmek mümkün müdür? Sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmanın giriş bölümünde sorunun ortaya konması, amaçları, kapsamı ve sınırları ile izlenen yöntem ve bilgi kaynakları, bilgi edinme yöntem ve teknikleri kısaca açıklanmıştır. İkinci Bölümde, konutun tarihsel gelişimi, çok katlı konut yapıları ve iç mekân düzenlemelerine ilişkin çalışmaların kısa tarihçesi verilmiş ve araştırmanın kavramsal altyapısı oluşturulmuştur. Üçüncü Bölümde, değişen konut talepleri üretim süreci irdelenmiş, özetle bu süreci yönlendiren, yasal, yönetsel ve sosyal dinamikler üzerinde durulmuştur. Bu süreçlerden bağımsız olarak ortaya çıkan "farklı iç mekân kullanım talepleri saptanarak, tasarım-uygulama evrelerinde bu taleplerin nasıl karşılanabileceği tartışılmıştır Dördüncü Bölümde, "çok katlı bir yapıda kullanıcıya özel konut" uygulaması incelenmiştir. Beşinci Bölümde, araştırmanın sonuçları, değerlendirmesi ve önerilerle çalışma sonlandırılmıştır Anahtar kelimeler: konut, çok katlı konut, apartman, kullanıcıya özel tasarım.

Abdullah Alkan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlık fakültelerinde mekansal performansın kullanıcılar üzerinden değerlendirilmesi: Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi örneği

Bu çalışma; mekânsal performansın düşük olduğu ve yeterince irdelenmediği düşünülen mimarlık fakültelerinde, mekânların gereksinimlere yanıt verme düzeyinin kullanıcılar üzerinden değerlendirilmesini hedeflemektedir. Bu kapsamda, mekân kavramı, mekânsal algı kavramı, kamusal mekânlarda kullanıcı gereksinimleri kavramı, kullanım sürecinde değerlendirme ve performans kavramları incelenerek, seçilen mimarlık fakültesi mekânsal ve biçimsel organizasyonu analiz edilmiştir. Mekânın gereksinimleri ne kadar karşıladığı ve kullanıcının bulunduğu ortamdan ne kadar memnun olduğu araştırılan çalışmada, yapı bütüncül olarak incelenmiştir. Yapılan benzer çalışmalar, literatür taraması ile incelenmiş ve çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Performans düzeyini belirleyen kriterlerin dikkate alınmaması veya tasarım sürecine kullanıcının dâhil edilmemesi mekân performansını düşürmekte ve kullanıcı memnuniyetsizliğine neden olmaktadır. Kullanıcıların söz konusu mekânlar hakkındaki görüşleri, istek ve gereksinimlerinin net olarak belirlenmesi, mekânların kullanıcı gereksinimlerini karşılama düzeyi gibi kriterlere uygun tasarımların yapılması, mekânsal performans açısından önemli olup daha sağlıklı çözümler geliştirmede yardımcı olacaktır. Sonuçta, bu kriterlere uygun tasarımlar uzun yıllar yaşanacak mekânlar olacaktır. Anahtar kelimeler; Mekânsal Algı, Kamusal Mekânlarda Kullanıcı Gereksinimleri, Kullanım Sürecinde Değerlendirme, Performans Kavramı

Burca Arar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kaya oyma su yapılarında hasar tespiti: Gaziantep livas ve kastelleri

Gaziantep coğrafi konum itibariyle tarih öncesi çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunuşu nedeniyle uygarlık tarihine yön vermiştir. Burada yaşayan toplumlar kendilerine ait eserler bırakarak kent oluşumuna katkı sağlamışlardır. Kasteller ve livaslar da kent oluşumuna büyük katkı sağlayan kaya oyma su yapılarıdır. Ancak bugüne gelindiğinde doğadan ve insandan kaynaklanan hasarlar nedeniyle bu yapıların bir kısmı yok olmuş, bir kısmı ise bakımsızlık ve ilgisizlikten dolayı yok olmak üzeredir. Bu tez hazırlanırken, UNESCO tarafından geçici dünya mirası listesine alınan kastellerin, hasar tespiti yapılarak mevcut sorunlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Tezin birinci bölümünde tezin amacı, önemi ve tez yöntemi açıklanmış, kasteller, livaslar ve taş hasarları konusundaki literatür araştırmaları özetlenmiştir. Tezin ikinci bölümünde, Gaziantep kaya oyma su yapıları livas ve kasteller hakkında bilgi verilmiş, üçüncü bölümünde, genel olarak taş hasarları araştırılmıştır. Tezin dördüncü bölümünde hasar tespitinde izlenecek yöntem açıklanmıştır. Bu yöntemde kaya oyma su yapılarında aks şemasının belirlenmesi ve yapı elemanlarının isimlendirilmesi anlatılmıştır. Beşinci bölümde bugüne ulaşan kastellerin mevcut hasarları, üçüncü bölümde bahsedilen taş hasarları dikkate alınarak incelenmiş, hasar türleri bu yapıların plan ve kesitleri üzerine işlenerek açıklanmıştır. Tezin son bölümünde ise, yapılan hasar tespitleri doğrultusunda kastellerin mevcut durumlarından bahsedilmiş, ileride yapılması gereken çalışmalar önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Gaziantep, kastel, livas, kaya oyma su yapıları, taş hasarları.

Hilal Merve Altan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep Cumhuriyet Dönemi Eğitim Yapıları içerisinde Gaziantep Lisesi ve Restorasyon Önerisi

Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birçok alanda olduğu gibi eğitim sisteminde de köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin birer girdisi olarak yeni mekânlar oluşturma ihtiyacı doğmuştur. Savaştan çıkan, maddi imkânsızlıklar içindeki yeni devlette inşa faaliyetleri oldukça sınırlıdır. Bu nedenle Anadolu'nun birçok kentinde ilk olarak mevcut binalar eğitim amaçlı kullanılmıştır. Gaziantep'te de mevcut binalar yeniden işlevlendirilerek eğitim yapısı olarak kullanılmıştır. 1942 sonrasında ise yeni yapılar yapılmaya başlanmıştır. Bu tez kapsamında değişim süreci Gaziantep'e etkileri ve yapılan yeni eğitim yapıları incelenmiş olup en eski lise olan Gaziantep Lisesi için restorasyon önerisinde bulunulmuştur. Bu bağlamda tezin birinci bölümünde çalışmanın amacı, araştırma ve çalışma yöntemleri açıklanmaktadır. İkinci bölümde Gaziantep'in coğrafi konumu ve tarihi, üçüncü bölümde; geçmişten günümüze eğitim anlayışı, eğitim tarihi ve eğitim yapılarının gelişim süreci ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; Gaziantep'te bulunan cumhuriyet dönemi öncesi ve cumhuriyet dönemi sonrasında yapılan eğitim yapıları incelenmiş olup Gaziantep Eski Ticaret Lisesi, Ahmet Çelebi İlkokulu, Erkek Sanat Enstitüsü, Akyol İlkokulu ve Yavuzlar İlkokulu tarihçeleri, plan ve cephe özellikleri, malzeme ve yapım sistemleri göz önüne alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde; tezin ana konusunu oluşturan Gaziantep Lisesi ele alınmış tarihi, konumu, plan ve cephe özellikleri, malzeme ve yapım sistemi göz önüne alınarak incelenmiştir. Hasar analizi, malzeme analizi ve dönem analizi yapılmıştır. Altıncı bölümde eski fotoğraflar ve veriler doğrultusunda lise için restitüsyon projesi ele alınmıştır. Yedinci bölümde ise restorasyona ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, eğitim yapıları, cumhuriyet dönemi, Gaziantep Lisesi, restorasyon

Merve Karabeyeser
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa Tarihi Hanlar Bölgesi için sürdürülebilir koruma geliştirme önerileri

ÖZET ŞANLIURFA TARİHİ HANLAR BÖLGESİ İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA-GELİŞTİRME ÖNERİLERİ ÇİFTÇİ, Sümeyra Yüksek Lisans Tezi, Mimarlık Tez Yöneticisi: Doç. Dr. M. Serhat YENİCE Haziran 2019 178 Sayfa Bu çalışmanın amacı, geçmişi M.Ö. 12.000'e dayanan Urfa Şehrinin tarihsel kuruluş-gelişme sürecinde sosyo-ekonomik ve kültürel yaşam açısından odak merkezi işlevindeki Hanlar Bölgesi'nin; tarihsel arka plana dayalı olarak sosyo-mekansal gelişim sürecinin araştırılarak, kentsel gelişim sürecinde mekansal karakteristik ve işlevsel kimlik değişiminin kırılma noktaları bağlamında okunmasıdır. Devamında, Tarihi Hanlar Bölgesi'nin, sürdürülebilirliğinin sağlanması için yapılacak olan uygulamalara altlık oluşturmak amacıyla; bölgenin sorunlarını tespit ederek koruma-geliştirme ve yenileme stratejileri eşliğinde öncelikli müdahale konu ve alanlarına yönelik öneriler geliştirmektir. Araştırmanın kapsamını, Şanlıurfa İli, Eyyübiye İlçesi, Pınarbaşı Mahallesi'nde bulunan, Şanlıurfa Koruma Amaçlı İmar Planında Geleneksel Ticaret Alanı (GT) olarak tanımlanmış olan 'Hanlar Bölgesi' oluşturmaktadır. Bu bölgenin çalışma alanı olarak seçilmesinin nedeni; 14. yüzyıldan itibaren kentin ticaret-zanaat merkezi işlevini görmesi ve somut ile somut olmayan kültürel miras değerlerinin varlığını koruduğu tarihsel çarşı niteliğinde olmasıdır. Tez çalışmasının yöntemi; kaynak araştırması ile örneklem alan çalışmaları bağlamında araştırma-bilgi birikimi-toplanan bilgilerin derlenmesi aşaması, mekansal ve işlevsel kimlik analiz aşaması, SWOT analizi ile sentez aşaması olarak dört (4) bölümde ele alınmıştır. Tarihsel kimliğine dayalı geleneksel ticaret ve zanaat potansiyeli ile Hanlar Bölgesi'nin bütüncül olarak bugüne dek akademik-bilimsel ve kentsel morfoloji açısından ele alınmamış olması tez çalışmasının özgün niteliğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Şanlıurfa, Hanlar Bölgesi, tarihi çevre, kültürel miras, bütünleşik ve sürdürülebilir koruma

Sümeyra Çiftçi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm projelerinin sosyal sürdürülebilirlik ölçütleri çerçevesinde değerlendirilmesi; şanlıurfa eski sanayi bölgesi kentsel dönüşüm projesi örneği

Bu araştırmanın amacı, kentsel dönüşüm projelerinin sosyal sürdürülebilirliğinin ölçülmesine yönelik ölçütlerin geliştirilmesi ve bu ölçütlerin Şanlıurfa eski sanayi bölgesi kentsel dönüşüm alanında test edilmesidir. Ülkemizde özellikle son on yılda kentsel gelişim politikalarının önemli bir kısmı kentsel dönüşüm projeleri ile yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu projeler afet riski altındaki kentsel yerleşme alanlarından kent içi sanayi bölgeleri, tarihi kent merkezlerinden yasadışı konut bölgeleri olma üzere birçok farklı alanı kapsamaktadır. Bu projelerin önemli bir bölümü fiziksel çevrenin yeniden üretiminde odaklanmaktadır. Daha sürdürülebilir kentsel çevrelerin yaratılması için fırsatlar sunmasına karşın, bu süreçte sosyal boyutun yeterince göz önüne alınmadığı değerlendirilmektedir. Bu araştırma ile kentsel dönüşümün özellikle sosyal boyutu üzerine dikkat çekilmekte ve sosyal sürdürülebilirliğin sağlanmasına dönük anahtar ölçüt ve göstergelerin tanımlanmasına çalışılmaktadır. Araştırmanın bundan sonraki yapılacak kentsel dönüşüm projelerinin değerlendirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Dilara Biler
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00