Kastamonu University
Discipline

Physical Education and Sports

Kastamonu University

2,756

Archived Theses

64

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının program okuryazarlık ve beden eğitimi öğretim yeterliliği düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının eğitim programı okuryazarlık düzeyleri ve beden eğitimi öğretim yeterlik düzeyleri incelenmiştir. Çalışmada, Uludağ Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü okuyan 106 (% 45,3) öğretmen adayı ile Bursa ilinde aktif olarak çalışan 128 (%54,7) beden eğitimi ve spor öğretmeni olmak üzere toplam 234 katılımcıya eğitim programı okuryazarlığı ve beden eğitimi öğretim yeterliği ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizinde "SPSS 20.0" istatistik paket programı kullanılmıştır. Kategorik veriler için Bağımsız Örneklem T testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA); ölçeklerden alınan puanlar arasındaki korelasyon analizinde ise Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi yöntemi kullanılmıştır Çalışmada; beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile öğretmen adaylarının eğitim programı okuryazarlık düzeyleri "oldukça iyi", beden eğitimi öğretim yeterliği düzeyleri ise "iyi" düzey olarak belirlenmiştir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile öğretmen adayları arasında eğitim programı okuryazarlık düzeyleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öğretim yeterliği düzeyinin beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarına göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olduğu belirlenmiştir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerin hem eğitim programı okuryazarlık hem de beden eğitimi öğretim yeterlik düzeylerinde mezun olunan bölüm değişkenine göre istatistiksel düzeyde anlamlı fark belirlenirken, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının ise, eğitim programı okuryazarlık düzeylerinin akademik başarı değişkenine göre istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık belirlenmiştir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin beden eğitimi öğretim yeterlik puanları ile mesleki kıdem değişkeni arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülürken, öğretmen adaylarında ise eğitim programı okuryazarlık düzeyleri ile akademik başarı düzeyi değişkeni arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenleri ve öğretmen adaylarının öğretim uygulamalarındaki kılavuzu olan programlara "oldukça iyi" düzeyde hâkim oldukları ve beden eğitimi öğretim yeterlik düzeylerini ise "yeterli" buldukları söylenebilir. Anahtar Sözcükler: beden eğitimi ve spor, eğitim programı, program okuryazarlığı, beden eğitimi öğretim yeterliği.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiProgram okuryazarlığı+3
Umut Gülpek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının antropometrik ölçümler ve kardiyopulmoner parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile antropometrik ölçüm ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma, 30.07.2019 – 02.01.2020 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksekokulu Atçılık ve Antrenörlüğü Programına kayıtlı binicilik sporuyla aktif uğraşan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18-30 yaş grubu 60 genç binici ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Birey Tanıtım Formu" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ) II kullanılmıştır. Soru formlarını yanıtlayan her binicinin antropometrik ölçümleri ve kardiyopulmoner parametre ölçümleri alınarak kaydedilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi, IBM Statistical Package For Social Sciences (SPSS) 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis varyans analizi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; katılımcıların SYBDÖ II toplam puan ortalaması 144,90±24,07 olup, cinsiyet, baba çalışma durumu ve kronik hastalık varlığı değişkenlerinin bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını etkilediği saptanmıştır. Genç binicilerin fiziksel aktivite ve beslenme alt boyut puan ortalaması ile kalça çevreleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken (p<0,05), SYBDÖ II toplam puan ortalaması ve alt boyutları puan ortalaması ile kardiyopulmoner fonksiyonları parametre sonuçları arasında hiçbir anlamlı ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Ayrıca; binicilerin solunum sayısı ve sistolik kan basıncı parametreleri ile bazı antropometrik ölçüm sonuçları arasında bir pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları toplam puan ortalamasının orta düzeyinin üstünde olduğu, ölçek toplam puan ortalaması ile antropometrik ölçüm sonuçları ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasında bir ilişki olmadığı bulunmuştur.

AkciğerAntropometriBinicilik+4
Kemal Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Veteran sporcularda farklı tip akut egzersizin serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) düzeyleri ve nörobilişsel işlevler üzerine etkisi

Bu çalışmada, masa tenisi, koşu ve satranç akut egzersizlerinin veteran sporcuların serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF), vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF), irisin düzeylerine ve nörobilişsel işlev performanslarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. 50-65 yaş aralığındaki 30 veteran sporcu (masa tenisi, uzun mesafe koşu ve satranç) ve 10 sağlıklı erkek yetişkin, veteran masa tenisi (VMG, n:10), veteran atlet (VAG, n:10), veteran satranç (VSG, n:10) ve sedanter kontrol (SKG, n:10) grupları şeklinde çalışmaya gönüllü olarak dahil edilmiştir. VMG kalp atım hızı rezervinin (KAHrezerv) %70-75'inde akut masa tenisi (40 dakika), VAG eş şiddet ve sürede koşu ve VSG satranç egzersizleri uygularken SKG yalnızca dinlendirilmiştir. Katılımcılardan egzersizlerden önce ve hemen sonra sırasıyla serum BDNF, VEGF ve irisin seviyeleri için kan örnekleri alınıp hemen ardından Stroop (ST), İz sürme A ve B (İST A / B), Mental Rotasyon (MR) ve Reaksiyon Zamanı (RZ) testleri uygulanmıştır. Ön test- son test değerlerinin % değişimlerinin gruplar arası karşılaştırmaları için, normal dağılım gösteren değişkenlerde Tek Yönlü Varyans analizi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerde Kruskal-Wallis analizi uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırma testi olarak Bonferroni testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalar için, normal dağılım gösteren değişkenlerde bağımlı örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerde ise Wilcoxon işaretli sıra testi yapılmıştır. P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Akut egzersizler sonrası VMG' de serum BDNF ve irisin seviyesinde anlamlı artış saptanırken diğer gruplarda değişiklik saptanmamıştır. Akut egzersizler sonrası hiç bir grupta serum VEGF seviyelerinde değişiklik gözlenmemiştir. Deneysel çalışma sonrasında tüm grupların RZ değerlerinde değişiklik saptanmamışken, İST B tamamlama sürelerinde anlamlı düşüşler (daha iyi performans) saptanmıştır. Akut egzersizler sonrası tüm egzersiz gruplarında MR etkin cevaplama performansı artış gösterirken SKG' de değişiklik saptanmamıştır. VMG ve VAG gruplarında İST A ve ST 5 tamamlama sürelerinde anlamlı düşüş (daha iyi performans) saptanmışken SKG ve VSG' de değişiklik saptanmamıştır. Bu sonuçlar, veteran sporcularda akut olarak uygulanan yalnızca fiziksel egzersize dayalı aerobik koşu ya da yalnızca bilişsel aktiviteye dayalı satranca kıyasla, bu iki egzersiz çeşidini tek aktivitede birleştirebilen masa tenisinin serum BDNF ve irisin üzerinde sinerjik etki sağlayabileceğini göstermektedir. Dahası farklı tip akut egzersizlerin veteran sporcuların nörokognitif işlev performanslarına olumlu etkisi olduğu ortaya koyulmuştur.

EgzersizNeurobilişsel işlevlerSinir büyüme faktörleri+4
Yakup Zühtü Birinci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Havalı tabanca atıcı sporcuların atış performansı sürecinde göz bebeği hareketlerinin karakteristiği

Araştırma, ulusal ve milli (uluslararası) düzeydeki havalı tabanca atıcı sporcularının atış performansı gerçekleştirirken; tetiği düşürmeden hemen önceki bilişsel süreçte göz bebeği hareketlerinin nasıl gerçekleştiğine, göz bebeği büyüklüklerinin değişimlerine ve hedefe etkili odaklanma (Quiet Eye) sürelerinin incelenmesi üzerine odaklanmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonunun 4 ulusal ve 4 milli düzeydeki atıcılık lisanslı havalı tabanca atıcısı erkek sporcuları oluşturmaktadır. Araştırmaya sadece Türk ve erkek sporcular katılmıştır. Sporcuların atışları esnasında gerçekleştirdikleri göz bebekleri hareketlerini kayıt altına alabilmek için sporcunun başına takılmış olan göz takip cihazı (Eye Tracker) kullanılmıştır. Araştırma sürecinde sporcuların doğal atış koşulları değiştirilmemiş ve sporcuların kendi rutinleri içinde yaptığı atışlar var olduğu şekliyle kayıt edilmiştir. Her sporcunun 20 puansız ve 20 puanlı tabanca atış performansı, sporcunun başına takılmış olan göz takip cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Her sporcunun 40 atışı ve toplamda tüm sporcuların 320 atış sonucu oluşan göz bebeği hareketlerinin verileri, biometrik ölçümler için kullanılan imotions bilgisayar yazılımı ile kare kare analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin istatsitiksel değerlendirilmesi yapılmıştır Çalışmanın bulgularına göre; sporcuların yapmış oldukları atış türüne göre (puansız veya puanlı) sporcuların göz bebeklerinin etkili en son odaklanma (quiet eye) davranışları değişmektedir. Sporcular puanlı atış yaptıkları anlarda quiet eye süresini kuru tetik (puansız) atış yaptıkları anlara göre %25,3'lük bir oranla daha uzun süre tutma eğilimindedirler. Bu durum ulusal sporcuların kendi içlerinde yapılan quiet eye süresi ölçümünde daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Ulusal sporcular puanlı atış yaptıklarında, kuru tetik (puansız) atışlarına göre %37,8'lük bir oranla daha uzun süreli etkili odaklanma (quiet eye) davranışı göstermektedirler. Milli sporcular puansız atış yaptıklarında, ulusal sporculara kıyasla %21.26'lik bir oranla daha fazla sürede quiet eye davranışı göstermiştir. Başka bir ifade ile milli sporcular kuru tetik (puansız) atışlara ulusal sporculardan daha fazla odaklanmaktadırlar. Ayrıca, ulusal sporcuların yapmış oldukları atışın puanlı veya puansız olması arasındaki göz bebeği odaklanma davranışı arasındaki oynaklık, milli sporculara göre oldukça fazla gerçekleşmiştir. Bu durum milli sporcuların nişan alma sürecinde göstermiş oldukları etkili odaklanma (quiet eye) göz bebeği davranışının, atışın puanlı veya puansız olma durumuna göre çok fazla değişmediğini göstermektedir. Araştırmaya katılan sporcuların gerçekleştirmiş oldukları atışların başlangıcı (onset) ve sonu (offset) arasında, sporcuların göz bebeklerinin büyüklüğünde %32,5'lik bir oranla 2.85 mm artış olmuştur. Sporcuların atış başlangıcında bulunan göz bebeği çapı atış sonunda büyümüştür. Ulusal sporcularda atışların başında ve sonunda gerçekleşen değişim oranı %30,6 olarak, milli sporcularda ise bu oran %34,5 olarak gerçekleşmiştir. Tüm sporcuların atışlarını yapmak için etkili odaklanmaya başlangıcında bulunan göz bebekleri büyüklüklerinin, etkili odaklanma sonunda daha büyük gerçekleşmesi, sporcuların bilişsel olarak belirli bir yük altına girdiğini göstermektedir. Ulusal düzeyde sporcular kuru tetik (puansız) atış yaptıklarında göz bebeklerinin büyüklüklerinde %26,8'lık bir büyüme oluşmuştur. Benzer şekilde ulusal sporcular puanlı atış yaptıklarında ise %33,8'lık bir oranla göz bebelerinde bir büyüme gerçekleşmiştir. Ulusal sporcuların puanlı ve puansız atışlarında oluşan göz bebeği büyüklükleri birbirleri ile kıyaslandığında; elde dilen bulgulara göre ulusal sporcular puanlı atış yaptıklarında göz bebeklerinde gerçekleşen büyüme, puansız atışlarda oluşan göz bebeği büyümesinden istatistiksel olarak daha fazla gerçekleşmiştir. Ulusal düzeyde sporcularda gözlenen bu durum dikkate alındığında, ulusal düzeydeki sporcuların puanlı atış yaptıkları süreçte, puansız atışlarına göre daha fazla bilişsel çaba gösterdiklerini, daha fazla bilişsel yük altına girdikleri ifade edilebilir. Milli sporcuların göz bebeklerinde oluşan değişim yaptıkları atışın puanlı veya puansız olmasına göre belirgin bir fark oluşturmamıştır. Başka bir ifade ile milli sporcular puanlı ve puansız atış yaptıkları süreçlerde benzer bilişsel çaba ve dikkat göstermişlerdir. Araştırma sonucu elde edilen bulgular değerlendirildiğinde; atış branşında, sezon öncesi kamplarda ve bireysel antrenman dönemlerinde kuru tetik (puansız) antrenman metotlarının daha fazla kullanılmasının atıcıların etkili odaklanma (QE) becerilerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, sporcuların arpacığa odaklanma ve doğru nişan resmini sürdürebilmeleri maksadıyla; antrenman programlarının içerisine QE becerisini geliştirici eğitim bileşenlerinin dahil edilmesi sporcuların performanslarının geliştirilmesi için önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Atış branşında, sezon öncesi kamplarda ve bireysel antrenman dönemlerinde kuru tetik (puansız) antrenman metotlarının daha fazla kullanılmasının atıcıların etkili odaklanma (QE) becerilerine katkı sağlaması beklenmektedir. Atıcı sporcuların performanslarının geliştirilmesine katkı sağlamak maksadıyla; atıcı sporcuların atış yaparken bilişsel süreçte yeterince zihinsel yoğunluğa erişememesi, gözün doğru biçimde odaklanma yapmaması, gözün yeteri miktarda arpacık üzerinde kalmaması, gözün gereğinden fazla hareket etmesi vb. sporcunun kendisinin dahi farkında olmadığı hataları tespit edilebilmesi için göz takip sisteminin (eye tracker) milli atıcı sporcuların antrenman dönemlerinde etkin biçimde kullanılmasının, tabanca atıcı sporculara fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezlerinde, atıcı sporcuların yetenek seçimi süreçlerinde göz takip sistemi (eye tracker) kullanılabileceği, bu sayede aday sporcuların, milli veya olimpik sporcu olma aşamasında, yeteneklerine uygun doğru branşlara yönlendirilmelerinin daha mümkün olabileceği öngörülmektedir. Atıcı sporcular ile yapılacak gelecekteki çalışmaların, sporcuların performansında yer alan farklı süreçleri (zihinsel, görsel algılama, koordinasyon vb.) birlikte analiz etmek için göz takip sistemi ve diğer araştırma enstrümanların (örn. EEG, EMG, HRV, vb.) birlikte kullanılmasının daha kapsamlı ve hassas sonuçların elde edilmesine katkı sağlayacağı kıymetlendirilmektedir.

Bilişsel işlevGözHava tabancası+3
Fatih Serdar Şenduran
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının incelenmesi (Siirt/Kurtalan örneği)

Bu çalışmanın amacı lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarını incelemektir. Araştırma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ile Kurtalan ilçesinde MEB'e bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 9. 10. 11. ve 12. Sınıf öğrencilerinden rasgele seçilen 310 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak geliştirilen katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik Kişisel Bilgi Formu ve Phillips ve Silverman (2012) tarafından oluşturulmuş, Kalemoğlu ve diğerleri (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış Beden Eğitimi ve Spor Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrenci tutum ölçeğinin alt boyutlarının güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Öncelikle nicel değişkenler vii karşılaştırılmasında parametrik test koşullarının sağlanma durumu ile ilgili araştırma yapılmış ve verilerin normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov-Smirnov test istatistiği ile analiz edilmiştir. Yapılan analizde parametrik test koşullarının sağlanmadığı görülmüş ve ikili grup karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi, üçlü ve üçten fazla grupların karşılaştırılması durumunda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Beden eğitimi ve Spor dersi tutum ölçeği alt boyutlar arasındaki ilişkileri Spearman korelasyon katsayısıyla analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre çalışmaya katılan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ölçekte olumlu tutumu temsil eden maddelere olumlu cevaplar, olumsuz tutumu temsil eden maddelere de olumsuz cevaplar verdiği görülmüştür. Bu da öğrencilerin BES dersine yönelik tutumlarının yüksek oranda olumlu olduğunu göstermektedir. değişkenlere göre anlamlı farklılıklar incelendiğinde anlamlı farklılığa rastlanan tek değişkenimiz boş zamanlarında spor yapma durumudur. Boş zamanlarında spor yapan öğrenciler boş zamanlarında spor yapmayan öğrencilere göre BES dersine yönelik daha fazla olumlu tutum geliştirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Tutum, spor, beden eğitimi

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiLise öğrencileri+3
Şahin Biçer
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor derslerinde teknoloji kullanım düzeyleri (Antalya ili örneği)

Bu araştırma, Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı hizmet vermekte olan kamuya ait okullarda ve özel okullarda görev yapmakta olan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye ilişkin tutumlarının belirlenmesi ve sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirmesi amacıyla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya ilinde devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 73 kadın, 244 erkek toplamda 317 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, literatür kapsamında geliştirilen beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin sosyo-demografik özelliklerinin belirlenmesi, teknolojiye sahiplik ve teknoloji kullanım düzeylerine ilişkin bilgi edinilmesi adına oluşturulan 11 soruluk kişisel bilgi formu ve beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye karşın tutumlarının belirlenmesine yönelik Akbaba tarafından geliştirilen "Teknolojiye Karşı Tutum" ölçeği ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26 paket programında, frekans-yüzdeleme, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) istatistiksel yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve bulgular literatür çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin genel anlamda teknolojiye ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda beden eğitimi ve spor derslerinde teknolojik donanımlardan faydalandıkları saptanmıştır.

AntalyaBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+2
Emre Korkmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Demans hastalarında 12 haftalık pilates eğitiminin bilişsel sürece etkisi

Bu çalışmanın amacı hafif demansı hastası kadınlara uygulanan, 12 haftalık pilates eğitimin (mat, esneklik, pilates band) bilişsel süreçler üzerinde etkisi olup olmadığı ortaykoymaktır. Araştırmamıza günlük fiziksel aktiviteleri dışından her hangi bir aktivitesi olmayan Trabzon ve Bursa huzurevlerinde en az 1 yıldır bulunan 26 hafif demans kadın olgu yer almıştır. 65 (yıl) yaş üstü 26 hafif demans kadın olgu n=13 deney, n=13 kontrol grubuna ayrıldıktan sonra 12 hafta boyunca, haftada 3 gün ardışık olmayan günlerde 30-45 dakika arasında süre ile pilates eğitimi (pilates bandı, nefes egzersizleri ve mat egzersizleri ile kuvvet, denge, dayanıklılık ve stretching egzersizlerini içeren) uygulanmıştır. Kontrol grubuna her hangi bir eğitim programı uygulanmadı. Bilişsel süreçler için Standardize Mini Mental Test (SMMT), Stroop Test, olguların fiziksel özelliklerini ölçmek için Tinetti (denge ve yürüme) Testi, boy(cm), vücut ağırlığı(kg), fizyolojik ölçümler nabız (atım/dk), tansiyon(mmHg) ölçümleri alındı. İlk test ölçümleri 12 haftalık pilates eğitimine başlamadan üç gün önce, son test ölçümleri 12 haftalık pilates eğitimi bittikten üç gün sonra alınmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin yapılmasında SPSS 25,0 istatistik programı kullanıldı. Grupların ön test ve son test ölçümleri arasındaki istatistiksel farkların anlamlılık düzeylerinin tespit edilmesinde, veriler normal dağılım göstermişse "paired samples t-test", veriler normal dağılım göstermemişse "Wilcoxon" kullanıldı. Farklı gruplara ait ölçümler arasındaki istatistiksel farkların anlamlılık düzeyleri ise, veriler normal dağılım göstermişse "İndependent Samples T-Test", veriler normal dağılım göstermemişse "Mann-Whitney U Test" ile tespit edildi. Grupların genel özelliklerini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı istatistik uygulandı. Değişkenlere ait ön test ve son test karşılaştırmaları sonucunda görülen farklılıklar p<0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Bilişsel süreçleri ölçen SMMT deney grubu ön test ölçüm, 19,69±3,43 son test ölçüm 21,38±3,25 p=0,000, kontrol grubu ön test ölçüm 20,08±3,52, son test ölçüm 19,54±2,88, p=0,085 olarak bulunmuştur. Stroop Test deney grubu 1.kart ön test 29,46±11,28(sn), son test 27,83±10,72(sn) p=0,006 2. kart ölçümleri ön test 36,48±13,16(sn), son test 35,12±13,28(sn) p=0,186 3.kart ölçümleri ön test 33,82±13,03(sn), son test 30,67±11,69(sn) p=0,005 olarak saptanmıştır. Kontrol grubu 1.kart ön test 32,96±15,31(sn), son test 35,25±15,26(sn) p=0,239, 2.kart ön test 37,72±16,47(sn) ,son test 39,57±15,35(sn) p=0,530(sn), 3.kart ön test 33,51±15,15(sn), son test 37,57±15,68(sn) p=0,031 olarak saptanmıştır. Egzersizin demans hastası kadınlara fiziksel olarak etki edip etmediğini ölçmek için Tinetti (Denge ve Yürüme ) testi kullanıldı. Pilates eğitimi uygulanan grubunun ön test Tinetti toplam puanı 17,62±1,61, son test ölçümü 19,23±1,36 p=0,000 saptanmıştır. Kontrol grubu ön test 18,38±1,45, son test 18,38±1,45 p=1,000 olarak saptanmıştır. Tüm ölçümlerin yorumlanması ön test-son test ortalama değerleri (p<0,05) olarak değerlendirildi. Sonuç olarak 65 yaş üstü hafif Demanslı kadın hastalara, 12 hafta boyunca pilates mat eğitimi uygulanmış, deney grubunda bilişsel, fiziksel ve fizyolojik ölçümlerinde anlamlı farklar saptanırken, p<0,005, pilates eğitimi uygulanmayan kontrol grubundaki hastaların ölçümlerinde anlamlı farklara rastlanmamıştır.

Seda Çağlar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

11-12 yaş öğrencilerde uygulanan badminton temel antrenman programının motorik özelliklerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, 12 haftalık badminton temel antrenman programının 11-12 yaş grubu öğrencilerin motorik özelliklerine olan etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmaya, Bursa ili Özübir Spor Kulübünde rekreatif amaçlı aktivitelere katılan 11-12 yaş grubu 60 çocuk katılmıştır. 60 çocuktan 30'una toplam 12 hafta olmak üzere, haftada ikigün,80 dk.düzenli badminton antrenmanı yaptırılırken, diğer 30 kişilik kontrol grubu çocukları ise herhangi bir branş belirlenmeksizin oyun ve fiziksel aktivitelere ve sadece okullarındaki beden eğitim ve spor derslerine katılmıştır. 12 haftalık araştırma sürecinde; deneklerin performans parametrelerindeki değişim ve gelişimlerini saptamak amacıyla haftalık temel hazırlık dönemi çalışmalarının başında yapılan ön test ve 12. haftanın sonunda yapılan son test ölçümleri ile belirlenmiştir. Araştırma grubunun kilo, boy, BMI, çeviklik, esneklik, dikey sıçrama, pençe kuvveti, ayak güç, reaksiyon zamanı ve denge performansları test edilmiştir. Verilerin dağılım özelliği Shapiro Wilks testi ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılıma uygunluğu durumunda gruplar arası karşılaştırmalar t testi ile gruplar içi bağımlı karşılaştırmalar ise eşleştirilmiş t testi ile yapılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygun olmaması durumunda ise Maann Whitney U testi ve Wilcoxon testi ile istatistiksel analizler yapıldı. Gruplar arası karşılaştırmalarda ön test ve son test arası değişimler, ön teste göre yüzde değişim ( yüzde değişim= (son-ön)/ön ) değerleri hesaplanarak yapılmıştır. Kategorik verilerin analizi ki-kare testi ile yapılmıştır. İstatiksel analizlerde anlamlılık düzeyi α=0,05 olarak alınmıştır. Araştırmaya katılan badminton temel antrenman programı uygulanan 30 çocuktan (BG) 16 (%53,3) çocuk 11 yaşında ve 14 (%46,7) çocuk 12 yaşında, diğer 30 kişilik kontrol grubu çocukları (KG) ise herhangi bir branşbelirlenmeksizinoyun ve fiziksel aktivitelerde, 16 (%55,2) çocuk 11 yaşında ve 13 (%44,8) çocuk 12 yaşında bulunmuştur. Çocukların yaşlarına göre gruplara dağılışları homojendir (p=1,000) (Tablo1). Verilerin analizi sonucunda, her iki grubun (BG-KB) deneklerinin, motorik özelliklerin performanslarında gelişme olduğu tespit edilmiştir.Bununla birlikte BG grubu deneklerininKB grubuna görevücut yağ oranı, çeviklik, esneklik, dikey sıçrama, pençe kuvveti, ayak güç, reaksiyon ve denge değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. (p<0.05).Sonuç olarak, çalışmada yaptırılan 12 haftalık badminton temel antrenman programının11-12 yaş grubu öğrencilerin motorik özelliklerinin performans parametreleri üzerine olumlu yönde etkileri olabileceği, antrenman bilimindeki yüklenme normatifleri acısından yeterli kabul edilebileceği sonucuna varılmıştır. .Anahtar Kelimeler:Temel badminton antrenmanı, çeviklik, denge, reaksiyon, esneklik.

AntrenmanBadmintonDenge+5
Figen Erol
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sporlarına katılan çocukların stres düzeyleri ve problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma, Okul sporlarına katılan çocukların stres düzeyleri ve problem çözme becerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada ayrıca, öğrencilerin demografik değişkenler açısından farklılıklar incelenemiştir. Çalışma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Hatay ilinde öğrenim gören ve okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencileri üzerinde gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanmıştır. Çalışmaya 160 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", Türkçe'ye uyarlaması Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Kat (2009) tarafından geliştirilen "Stres Düzeyi Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak; problem çözme becerileri toplam puanında kadınların daha yüksek puan elde ettikleri, alt boyutlara bakıldığında kendine güvenli yaklaşım ve planlı yaklaşımda kadınların anlamlı yüksek puanlar elde ettiği görülürken, algılanan stres düzeylerinde cinsiyet açısından farklılık görülmemiştir. Branş, spor yılı, anne baba eğitim, kardeş sayısı değişkenleri açısından yetersiz özyeterlik ve stres algısı puanlarında ve problem çözme becerilerinde herhangi bir farklılık görülmemiştir. Nitelikli lisede okuyanlar ile akademik başarısı yüksek olanların stres/rahatsızlık algısı daha yüksek bulunmuştur. Yaş ile ölçeklerden elde edilen puanlar arasında herhangi bir ilişki görülmezken, yetersiz öz yeterlik algısının arttığı durumlarda stresin azaldığı, stres algısı ve yetersiz öz yeterlik puanlarının azaldığı durumlarda problem çözme becerilerinin arttığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır.

Okul sporlarıOkul çağı dönemiOrtaokullar+3
İlhami Aslan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkisi

Bu araştırma kapsamında Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin tespiti amaçlanmaktadır. Öğrencilerin yaşlarına, cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri bölümlere, lisanslı spor yapma durumlarına göre akıllı telefon bağımlılığı ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada, Kwon ve arkadaşları tarafından geliştirilen Noyan ve arkadaşları tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği ile Demir ve Cicioğlu tarafından geliştirilen Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği 461 gönüllü öğrenciye uygulanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde istatistiki yöntem olarak frekans, yüzde dağılımları, ikili gruplar için bağımsız örneklem t-testi, çoklu gruplar için tek yönlü varyans analizi, ilişkiyi belirlemek için ise; pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Fark testlerinde p anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda tüm katılımcıların spora katılım motivasyonlarının yüksek olduğu, demografik değişkenler açısından incelendiğinde; akıllı telefon bağımlılıklarının ise 18-21 yaş katılımcıların 22-25 yaş katılımcılara göre yüksek olduğu, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonlarının cinsiyet değişkenine göre kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre yüksek olduğu, bölüm değişkenine göre incelediğimizde rekreasyon bölümü öğrencilerinin motivasyonlarının yüksek olduğu, spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin düşük olduğu, antrenörlük bölümü öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılıklarının yüksek, spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin ise düşük olduğu, lisanslı spor yapma değişkenine göre incelediğimizde lisanslı spor yapanların lisanslı olmayanlara göre akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılımlarının yüksek olduğu, ayrıca katılımcıların akıllı telefon bağımlılığı ile fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasında negatif anlamda ilişki tespit edilmiştir.

Akıllı telefonlarBağımlılıkFiziksel aktivite+4
Bahadır Aligül
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmet içi eğitim programlarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Toplumların ilerleyebilmesi ve gelişim sağlayabilmesi için insanların belirli hedef ve amaçlar doğrultusunda yetiştirilmesi gerekmektedir. Gerek bilimde gerekse de teknolojide yaşanan gelişmeleri eğitim ortamınıda etkilediği görülmektedir. Öğretmenlerin lisans eğitiminde almış oldukları bilgilerin belli bir zamandan sonra geçerliliğini yitirdiği veya etkisinin azaldığı belirtilmektedir. Bu sebeple öğretmenlerin gelişen teknolojiye adapte olması için mesleki anlamda bir takım hizmet içi eğitimlere ihtiyacı olmaktadır. Bundan dolayı Milli Eğitim Bakanlığı yılın belli dönemlerinde öğretmenlerin gelişimine yarar sunmak amacı ile hizmet içi eğitim programları gerçekleştirmektedir. Bu çalışma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmetiçi eğitim programlarına ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda Gaziantep İlinde görev yapmakta olan 40 beden eğitimi ve spor öğretmeni ile ve gönüllülük esasına uygun olarak yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan mülakat yöntemi kullanılarak, elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; beden eğitimi öğretmeni ve spor öğretmenleri hizmet içi eğitim programının; mesleki ve kişisel gelişimi için yararlı bir program olduğu, kendilerini yenilemesini sağlayan program ve yeni bilgiler kazandıran bir program olduğunu ve dolayısıyla gerekli bulduklarını belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmet içi eğitim programı sürecinde; eğitim veren kişilerin yetersiz olmasından dolayı, tarihlerinin uygun olmaması ve on-line eğitimde internete ulaşım konusundan dolayı sorun yaşadıkları görülürken, hizmet içi eğitim programının öğretmenlerin daha aktif olmasını sağladığı, öğretmenlere yeni bakış açısı kazandırdığı, eğitimin nitelikli olmasına imkân sağladığı görülmüştür. Bunun yanında katılımcılar genel anlamda hizmet içi eğitim programını yeterli görürken, daha etkili olabileceiğini, yapılan eğitimin alan bazında ya da ihtiyaç duyulan alanlarda verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenleri hizmet içi eğitim programının süresinin genel anlamda yeterli olduğunu, eğitimlerin yaz tatilinde olması ve ara tatillerde olması gerektiği ifade edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin; hizmet içi eğitim programını alanında uzman kişilerin ve akademisyenlerin vermesi gerektiği ön plana çıkarken, on-line yapılan eğitim programlarının uygun olmadığı ve yüz yüze olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+2
Sedat Eşiyok
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkisi

Bu çalışmanın amacı inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla 18-25 yaş aralığındaki basketbolcu 10 denek çalışmada gönüllü olarak yer almıştır. Deneklere farklı günlerde randomize olarak kontrol, inspiratuar kas ısınma protokolü (IMW), plasebo inspiratuar kas ısınma protokolü (IMWp) ve genel ısınma protokolü (GW) uygulamaları ardından Johnson basketbol beceri testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi uygulamaları yaptırılmıştır. Kontrol uygulamasında deneklere herhangi bir ısınma protokolü yaptırılmadan basketbol beceri testleri uygulanmış olup IMW uygulamasında %40 maksimal inspiratuar basınç şiddetinde 2 tekrarlı 30 nefesten oluşan solunum kası ısınması yaptırılmıştır. IMWp uygulamasında ise maksimal inspiratuar basıncın %5'i şiddetinde 2 kez 30 nefeslik solunum kası ısınması yaptırılmıştır. İnspiratuar kas ısınma protokolü uygulanırken Powerbreathe marka inspiratuar antrenman cihazı kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Uygulamalar arasındaki farkın belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve LSD testleri uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda IMW ve GW uygulamalarında kontrol ve plasebo uygulamalarına göre anlamlı düzeyde IMW ve GW uygulamaları lehine farklılık görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerini olumlu yönde etkilediğini söyleyebiliriz.

BasketbolBasketbolcularBeceri+5
Burak Karaca
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

14-16 yaş okçularda sezon öncesi bazı parametrelerin değerlendirilmesi

Bu araştırma, 14-16 yaş okçuların sezon öncesi performans parametrelerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubu, spor yaşı 2 yıl ve üzeri olan 32 erkek ve 15 kız sporcudan oluşmaktadır. Araştırmaya, ortalama yaşı 14.72±1.34 yıl, boy uzunluğu 169.74±12,29 cm, vücut ağırlığı 63.72±15.45 kg, spor yaşı 4.51±2.06 yıl olmak üzere 47 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcılara sağ ve sol shark skill test, davies test, sağlık topu fırlatma tek ayak ve çift ayak testi, işitsel reaksiyon testi, görsel reaksiyon testi ve esneklik testleri uygulanmıştır. Sporcuların sezon öncesi performans parametreleri cinsiyet değişkenine göre değerleri incelendiğinde sağlık topu fırlatma tek ayak, çift ayak ve t testi sonuçlarında erkek sporcuların kız sporculara göre ortalama değerlerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Sağ shark ve sol shark skill testinde kız sporcuların erkek sporculara göre ortalamalarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Performans parametrelerinde yeni başlayan ve spor yaşı fazla olan sporcular gruplar arası spor tecrübelerine göre durum değerlendirilmesinde sağ shark ve sol shark skill testinde yeni başlayan sporcuların ortalamaları daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sağlık topu fırlatma tek ayak, çift ayak ve sağ shark, sol shark skill testi t testi ve davies test parametreleri ile işitsel reaksiyon test arasındaki ilişki incelendiğinde ise sadece sağlık topu çift ayak ile işitsel reaksiyon testler arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.001). Görsel reaksiyon testi ile işitsel reaksiyon test arasındaki ilişki incelendiğinde, sağ görsel reaksiyon ile işitsel reaksiyon test arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Sporcuların cinsiyet değişkenine göre esneklik testi sonuçları incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0.05). Bu çalışmanın sonucuna göre 14-16 yaş okçularda bazı performans parametreleri, kız ve erkek sporcularda ve spor tecrübesine göre farklılaşmaktadır. Ayrıca çift ayak sağlık topu fırlatma testi ile işitsel reaksiyon test arasında ters yönlü orta kuvvetli anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların görsel sağ reaksiyon testi ile işitsel reaksiyon testler arasında pozitif yönlü orta kuvvetli anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Fiziksel performansOkçulukReaksiyon zamanı+3
Elif Ödemiş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Futsal oyuncularına uygulanan proprioseptif nöromüsküler fasilitasyon germe egzersizlerinin denge, dolaşım parametreleri ve motorik adaptasyonlar üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, 6 haftalık proprioseptif nöromüsküler fasilitasyon germe egzersizlerinin, 14-17 yaş grubu erkek futsal oyuncularının denge, dolaşım parametreleri ve motorik adaptasyonlar üzerine olan etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya 14-17 yaşları arasında futsal antrenmanlarına düzenli olarak katılan, herhangi bir kronik hastalığı olmayan gönüllü toplam 36 futsal oyuncusu dahil edilmiştir. Katılımcı sayılarının belirlenmesinde G-power analizi yapılarak uygun sayı belirlenmiştir. Futsal oyuncuları PNF grubu (n=12), antrenman grubu (n=12), ve kontrol grubu (n=12) olmak üzere eşit sayılarda üç gruba ayrılmıştır. PNF grubuna altı hafta, haftada üç gün PNF germe egzersiz programı futsal antrenmanı ile birlikte uygulanmıştır. Antrenman grubu ise sadece futsal antrenmanlarına düzenli olarak devam etmiştir. Kontrol grubuna herhangi bir antrenman programı uygulanmamıştır. Bütün gruplardan yaş, boy, kilo, nabız, tansiyon, satürasyon, denge, şınav, mekik, dikey sıçrama, yatay sıçrama, otur – uzan esneklik testi ve 30 metre sprint testi ölçümleri yapılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, PNF ve antrenman gruplarında sistolik kan basıncı, şınav, mekik, dikey ve yatay sıçrama ile 30 metre sprint testinde deney grupları lehine anlamlılık tespit edilmiştir (p<0.05). PNF grubunun dolaşım parametreleri ölçümlerinde ön test ve son testleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunamazken (p>0.05), gruplar arası karşılaştırmada PNF grubu lehine anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Futsal oyuncularına uygulanan PNF egzersizlerinin, denge, mekik, şınav, dikey ve yatay sıçrama ile sprint performansı üzerine olumlu etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz.

EgzersizFutsalKan dolaşımı+7
Mustafa Ceyran
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okçularda foam roller kullanılarak uygulanan farklı miyofasyal gevşetme egzersiz sürelerinin reaksiyon denge ve ok atış performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı okçularda foam roller kullanılarak uygulanan farklı miyofasyal gevşetme egzersiz sürelerinin reaksiyon denge ve ok atış performansı üzerine akut etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla 18-20 yaş aralığındaki son iki yıldır aktif olarak okçuluk ile ilgilenen toplam 12 sporcu çalışmada gönüllü olarak yer almıştır. Katılımcıların yaş ortalamaları 18.92±0.79 yıl, boy uzunluk ortalamaları 171.83±6.99 cm, vücut ağırlığı 65.67±5.97 kg, BKI 22.23±1.28 olarak sunulmuştur. Deneklere farklı günlerde olmak üzere, kontrol uygulaması, deney uygulaması foam roller 30 saniye, deney uygulaması 60 saniye yöntemi foam roller ile uygulanmış hemen sonra görsel ve işitsel reaksiyon testi, denge ve ok atış performans uygulamaları ölçülmüş ve kayıt altına alınmıştır. Kontrol uygulamasında katılımcılara herhangi bir miyofasyal gevşetme protokolü yaptırılmadan testler uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Uygulama sonuçlarının gruplar arasındaki farkın tespitinde tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi ve LSD testleri yapılmıştır. Yapılan istatistiksel testler sonucunda görsel ve işitsel reaksiyon testlerinde, denge ve ok atış performans testlerinde kontrol uygulamasına göre deney uygulamaları lehine (30-60 saniye) anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür (p<0.05). Ok atış performans puanlarında kontrol uygulamasına göre deney uygulamaları lehine; deney uygulaması 30 saniye foam roller uygulaması ile 60 saniye uygulaması açısından da 30 saniye lehine anlamlı fark saptanmıştır. Sonuç olarak, foam roller ile uygulanan farklı miyofasyal gevşetme egzersizlerinin reaksiyon denge ve ok atış performansını olumlu yönde etkilediğini söyleyebiliriz.

DengeEgzersizFoam roller+7
Münir Ünlü
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

12-15 yaş grubu sporcuların sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, 12-15 yaş grubu sporcuların sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında öğrenim gören ve spor yapan öğrenciler arasından gönüllülük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilecek 12-15 yaş grubu çocuklar (82 kız, 89 erkek) oluşturmuştur. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Bacanlı ve Erdoğan (2003) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır .Araştırmanın amacı çerçevesinde cevap aranan değişkenlere yönelik olarak toplarlanan veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak istatistiki çözümlemeler için SPSS 22.0paket programı kullanılmıştır.Analizlerdeikili grupların İndependentSample t testi, çoklu grupların karşılaştırmasında OneWay ANOVA analiziuygulanmış ve p değeri 0.05 düzeyinde istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak, spor yapma değişkeni açısından çocukların sosyal beceri puanları arasında farklılık bulunmazken, spor yapmayan kız çocuklarının olumsuz ve olumlu sosyal davranış puanlarının erkelerden daha fazla olduğu, spor yapan takım sporcularının olumlu sosyal davranışlarının ferdi sporculardan yüksek olduğu, 12 yaş çocukların 14 yaşındakilerden daha yüksek olumsuz sosyal davranış puanlarına sahip oldukları, spor yapan 5.sınıf çocukların 8.sınıflardan daha yüksek olumsuz davranışa sahip oldukları, spor yapan çocuklarda aile gelir düzeyi yüksek olanların olumsuz sosyal davranışları yüksek iken, aile gelir düzeyi düşük ve orta olanların olumlu sosyal davranışlarının yüksek olduğu ve anne eğitimi yüksek olanların olumlu sosyal davranışları da yüksek bulunurken, spor yılı arttıkça olumsuz sosyal davranışların azaldığı, olumlu sosyal davranışların arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sosyal beceriSporSpor eğitimi+1
Emre Terkin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor il Müdürlüğü'nde görev yapan antrenörlerin hizmetiçi eğitim ihtiyaçlarının değerlendirilmesi (Gaziantep ili örneği)

Günümüzde gerek toplumsal gerekse de diğer alanlarda meydana gelen hızlı değişimler iş yaşamınada etki etmektedir. Bazı mesleklerin bilgilerini zaman içerisinde değerini kaybederek geçerliliğini yitirdiği ve dolayısıyla yeni bilgilere ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu anlamda kurumların ve çalışan bireylerin kendilerini yenilemelerinin yanında güncel bilgilere sahip olmaları gerekmektedir. Özellikle son yıllarda teknolojik anlamda meydana gelen gelişmeler kurumlarada yansımaktadır. Bu yenilik ve gelişmelere uyum sağlamanın yolu doğrudan eğitim yolu ile olmaktadır. Bu çalışma, antrenörlerin hizmetiçi eğitim programlarına ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan 40 anrenör ile ve gönüllülük esasına uygun olarak yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan mülakat yöntemi kullanılarak, elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; Sonuç olarak antrenörlerin hizmetiçi eğitim programını faydalı olarak gördükleri ve sürekli olması gerektiğini ifade ettikleri görülmüştür. Bunun yanında antrenörler hizmetiçi eğitimi programının; mesleki anlamda gelişim sağlayan, iletişim becerisini geliştiren ve sayısının arttrılması gereken bir program olduğu tespit edilmiştir. Araştırma grubunun genel anlamda hizmetiçi eğitime ihtiyaçları olduğu görülürken, belli dönemlerde hizmetiçi eğitim programına katıldıkları ön plana çıkmıştır. Araştırmaya katılan antrenörler hizmet içi eğitim programı sürecinde; eğitim veren kişilerin yetersiz olması, konuların ilgi çekici olmaması, konuların aynı olması ve eğitim programı yapılan alanların kalabalık olmasından dolayı sorun yaşadıkları görülmüştür. Hizmetiçi eğitim programının anrenörlere birçok yönden yarar sağladığı ve yeni bilgiler elde ettikleri belirtilirken, mesleki gelişimlerine katlı sağlaması ve branşları ile ilgili yarar sunması açısından faydalı olduğu ifade edilmiştir. Antrenörler hizmetiçi eğitimin branş bazında, ihtiyaç duyulan tüm alanlarda, çocuk gelişimi alanında, iletişim kurma becerisi, sosyal ve psikoloji alanında verilmesi gerektiği yönünde görüş belirtmişlerdir. Ayrıca antrenörler hizmet içi eğitim programının daha sık ve sürekli olmasını ifade ederken, eğitimlerin alanında uzman olan kişiler ve akademisyenler tarafından verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

AntrenörBeden eğitimiGaziantep+2
Ramazan Yaprak
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik vücut kitle indeksine sahip yetişkinlerde cinsiyete göre fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, değişik vücut kitle indeksine sahip yetişkinlerin cinsiyete göre fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması amacı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı tipteki bu çalışma, Gaziantep ilinde yaşayan 18-65 yaş aralığındaki 210 erkek ve 207 kadın olmak üzere toplam 417 gönüllü yetişkin dahil edilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla demografik özellikler bilgi formu ve bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) kısa formu uygulanmıştır. Bireylerin vücut kitle indeksi (VKI) değerleri ile tespit edilen özellikler arasındaki ilişkilerin araştırılmasında Çok Boyutlu Ölçeklendirme (ÇBÖ) Analizi Tekniğinden yararlanılmıştır. ÇBÖ analiz sonuçları VKI ile yaş, cinsiyet ve 10 dakika yürüyüş yapılan gün sayısının birbirlerine oldukça yakın ve aynı grupta yer aldığı görülürmüştür. Dolayısıyla VKI değerleri, bireylerin yaşları, cinsiyetleri ve 10 dakika spor yaptıkları gün sayısından anlamlı düzeylerde etkilenmektedir. Sonuç olarak bireylerin son 7 gün içerisinde şiddetli fiziksel aktivite yaptığı gün sayısı, bu günlerin birinde şiddetli fiziksel aktivite yaparak ne kadar zaman harcadığı ve hafif fiziksel aktiviteye ayırdığı zaman durumları VKI ile olan ilişkileri bireylerin yaş, cinsiyet ve 10 dakika yürüyüş yapılan gün sayısı kadar güçlü bir ilişki içerisinde bulunmasa da bu üç özellikte VKI değerlerini anlamlı düzeylerde etkileme kapasitesine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan oturma, yürüme ve hafif fiziksel aktivite için ayrılan zamanın VKI değerleri ile anlamlı düzeyde ilişkili olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Vücut Kitle İndeksi, Yetişkin, Fiziksel Aktivite, Obezite, Sağlıklı Yaşam Biçimi

Cinsiyet farklarıFiziksel aktiviteObezite+4
Mustafa Anlı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin vücut kitle endeksi algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada farklı vücut kitle indekslerine (VKİ) sahip beden eğitimi öğretmenlerinin beden algılarını; yaş, boy, kilo, cinsiyet, hizmet süresi, sigara içme ve medeni hal değişkenlerinin birbirleriyle ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan, 24-65 yaş aralığında farklı fiziksel özelliklere sahip 167 birey katılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri "Tanımlayıcı özellikler anketi" ile belirlendikten sonra beden algılarını belirlemek amacıyla beden algısı ölçeği uygulanmıştır. Deneklerin VKİ değerleri ile belirlenen özellikler arasındaki ilişkileri araştırmak için çok boyutlu ölçekleme analiz (ÇBÖA) tekniği, istatistiksel analiz için SPSS 20.0 programı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre belirlenen özelliklere ilişkin giriş istatistikleri ÇBÖA uyumunu değerlendirmek için iki uyum kriteri olan stres katsayısı (0,162) ve açıklanabilir varyasyon düzeyi (R2= %78,6) dikkate alınmıştır. VKİ ile yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara içme durumunun birbirine yakın ve aynı grupta yer aldığı gözlendi. Bu da VKİ değerlerinin bireylerin yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara içme durumları ile ilişkili olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle VKİ değerlerinin yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara kullanımından anlamlı olarak etkilendiği belirlenmiştir. Beden algı ölçeğindeki değerlerden kilo, uyku düzeni, idrar ve sindirim sisteminin bir grupta, ses, kas kuvveti, sağlık ve hastalık direncinin ayrı bir grupta, yüz, saç, bel, fiziksel güç, sırt, vücut yapısı ve enerji düzeyinin ayrı bir grupta ve vücuttaki kıl dağılımı, diş şekli, duyularım, ayak, göğüs, el, göz şekli, cinsel organ, cinsel faaliyet, çene, cinsel güç, ağrı eşiği ve yüz şeklinin de ayrı bir grupta yer aldığı anlamlı pozitif ilişkiler bulunmaktadır. Bu nedenle, bir özellikte yapılan değişikliğin diğer özellikleri de etkileyeceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Algı, Beden Algı Ölçeği, Beden Eğitimi ve Spor, Beden Eğitimi Öğretmeni, Vücut Kitle İndeksi.

Beden algısıBeden eğitimiVücut kitle indeksi+2
Ali Emre Akdemir
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Treadmill egzersizi yaptırılan sıçanlarda Aronia melanocarpa takviyesinin BDNF irisin ve preptin seviyelerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, treadmill egzersizleri ileAronia Melanocarpa takviyesi verilen sıçanlarda, beyin kaynaklı nörotrofik faktör, irisin ve preptin seviyelerine olan etkilerini incelemektir. Bu amaçla çalışmaya, 4-6 haftalık 200-300 gr ağırlığında toplam 32 dişi sıçan dahil edilmiştir. Çalışma grupları hiçbir uygulamanın yapılmadığı sadece rutin beslenme yapılan kontrol grubu (n:8), altı hafta boyunca haftada üç gün 30 dakika süre ile ortalama 45 cm/sn hızda treadmill egzersizi yaptırılan grup (n:8); haftada üç gün oral gavaj ile tek doz 400mg/kg/gün AroniaMelanocarpa ekstraktı verilen takviye grubu (n:8) ve hem takviye hem de treadmill uygulamalarının birlikte yapıldığı takviye+egzersiz grubu (n:8) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Deneysel çalışmanın sonunda sıçanlar dekapite edilerek kan örnekleri alındı. Alınan kan örneklerinde beyin kaynaklı nörotrofik faktör, irisin ve preptin analizleri ELISA yöntemi ile çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmaların analizinde Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Hayvan ağırlıklarının ön test ve son test değerlendirmesinde Paired Samples t testinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; BDNF, preptin ve irisin değerlerinde, kontrol grupları ile diğer gruplar lehine, takviye grubu, egzersiz grubu ve takviye+egzersiz grupları lehine anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, uygulanan treadmill koşu bandı egzersizleri ve aronia takviyesinin beyin kaynaklı nörotrofik faktörün değişiminde, preptin ve irisin gibi enerji metabolizmasında etkili olan hormonların düzeylerinin gelişiminde etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz.

EgzersizHayvan deneyleriKoşu bandı+2
Muhammed Kaan Darendeli
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum mesleki bağlılık ve mesleki öğrenme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum, mesleki bağlılık ve mesleki öğrenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Hatay ilinde ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan toplam 849 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise nicel araştırma tasarımlarında sıklıkla kullanılan olasılıklı örnekleme yöntemlerinden biri olan, basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen 421 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Ünlü (2011) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği", Yıldız (2020) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Bağlılık Ölçeği" ve son olarak Liu, Hallinger ve Feng (2016) tarafından geliştirilen Gümüş ve ark. (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretmen Mesleki Öğrenme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ilk olarak aritmetik ortalama, standart sapma, frekans/yüzde gibi tanımlayıcı istatistikler, ölçeklerde yer alan ifadelerin doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için uygunluğunu belirlemek için DFA öncesi normallik testi (çarpıklık değeri 2, basıklık değerini 7), bağımsız değişkenlere uygulanacak analizlere karar vermek için ise normal dağılım testi (Kolmogorov-Smirnov test) yapılmıştır. İkinci aşamada ise doğrulayıcı faktör analizi (DFA), ölçüm modeli testi, Path (Yol) analizi ve güvenirlik analizi uygulanmıştır. Üçüncü aşamada ise, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test), çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analizler, IBM SPSS 22.0 ve LISREL 8.7 paket programları aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutumları ile mesleki bağlılıkları ve mesleki öğrenmeleri arasında doğrudan pozitif, mesleki bağlılıkları ile mesleki öğrenmeleri arasında doğrudan pozitif, mesleki tutumları ile mesleki öğrenmeleri arasında ise mesleki bağlılıkları üzerinden dolaylı pozitif anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Beden eğitimiMesleki bağlılıkMesleki tutum+2
Ahmet Deveci
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet teşkilatı mensuplarında sporun içsel motivasyonve mental dayanıklılığa etkisi (Gaziantep ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, emniyet teşkilatı mensuplarında sporun içsel motivasyon ve mental dayanıklılığa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan emniyet mensupları, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 100 (94 erkek, 6 kadın) emniyet mensubu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Pehlivan (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlilik ve güvenirlilik çalışması yapılan "Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği" ile Dündar ve ark. (2007) tarafından geliştirilen "İçsel Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın tespitinde independent samples t-testi ve One Way Anova analizlerinden, öntest-sontest karşılaştırmalarında paired samples t testinden yararlanılmış olup, bağımlı bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla pearson korelasyon analizinden yararlanılarak, sayısal veriler tablolar halinde yorumlanarak ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Sonuç olarak; araştırma grubunun içsel motivasyon durumları oldukça yüksek bulunurken, mental dayanıklılıklarında güven alt boyutu oldukça yüksek bulunurken, bağlılık ve kontrol boyutları orta düzeyde belirlenmiştir. Araştırma grubunun öntest-sontest puanlarına bakıldığında, hem içsel motivasyonda hem de mental dayanıklılıklarında olumlu yönde anlamlı artışlar tespit edilmiştir. İçsel motivasyonda, erkeklerdeki artışın kadınlara oranla daha yüksek olduğu, lisans eğitimine sahip olanlardaki artışın lisansüstü olanlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Medeni durum açısından evli olanların mental dayanıklılıklarındaki artışın evliler yönünde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Güven ve bağlılığın arttığı durumlarda kontrolün azaldığı, içsel motivasyonun arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

GaziantepMotivasyonPolis+4
Ömer Avşar
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eurohockey Indoor Clup 2022 men organizasyonuna katılan sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluşlarına ve psikolojik dayanıklıklarına etkisi

Bu çalışmanın amacı Eurohockey indoor clup 2022 erkekler organizasyonuna katılan sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluşlarına ve psikolojik dayanıklılıklarına etkisini incelemektir. Bu amaçla çalışmaya 70 sporcu katılmıştır. Sporculara durumluk kaygı, mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık anketleri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Analizler için One Way Anova testi kullanılmıştır. Ortaya çıkan anlamlı farklılıkların hangi grup lehine olduğunu belirlemek için ise Post Hoc LSD tekniğinden faydalanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sporcuların durumluk kaygı düzeyleri, mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık düzeyleri birbirlerinden anlamlı derecede farklılaşmıştır. Buna ek olarak durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık üzerinde etkisinin incelendiği verilerde de yine sporcular arasında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Sonuç olarak sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık üzerine anlamlı etki oluşturduğu söylenebilir.

AnksiyeteDurumluk kaygıHokey+4
Mehmet Ali Ceylan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin sporda sosyalleşme ve antrenör öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma (Gaziantep örneği)

Öz yeterlik, kişinin bir hedefe ulaşma veya bir görevi tamamlama becerisine sahip olduğuna ve bir görevin gelecekteki performansını tahmin edebileceğine olan güven derecesidir. Sporda antrenörlerin öz yeterlik algısı son derece önemlidir, çünkü başarı beklentisi davranışın tek başına önceki başarıdan daha etkili bir yordayıcısı olabilir. Sosyal bir olgu olarak spor, çocuklar, yetişkinler, yaşlılar, kadınlar, zenginler ve fakirler için büyük bir sosyal deneyimdir. Spor sosyolojisi bilişsel çabalarını sosyal olguların kavramsallaştırılması üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Dolayısıyla spor, sosyalleşme açısından oldukça işlevsel bir araç olarak görülmektedir. Bu çalışma antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında 408 antrenörden anket uygulanmak suretiyle veri toplanmış, toplanan veriler dağılım özellikleri bakımından incelenmiş, bu bağlamda katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler analiz edilirken parametrik testlerden yararlanılmıştır. Katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Pearson korelasyon analizi yönteminden yararlanılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda, antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, oldukça güçlü ilişkiler bulunduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra araştırma katılımcısı antrenörlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek, antrenörlük tecrübesi ve antrenör belgesi kademesi bakımından söz konusu değişkenler bağlamındaki farklılaşmaları da incelenmiştir. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Şahan,2007) tarafından geliştirileren Sporda Sosyalleşme Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. T-Test ve ANOVA yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, antrenör öz yeterliği ile spor ve sosyalleşme değişkenlerinin katılımcı antrenörlerin demografik özelliklerine duyarlı olduğu bulgulanmıştır. Araştırmanın sonuçları itibarıyla literatüre katkı sunan, gelecekteki çalışmalar için başlangıç teşkil eden bir çalışa olduğu düşünülmektedir.

AntrenörBeden eğitimi ve spor dersiGaziantep+4
Reşit Salan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Crossfit antrenmanı yapan bireylerin yaralanma kaygı düzeyleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumlarının incelenmesi

Bu araştırmada, düzenli olarak CrossFit sporu yapan bireylerin sporda yaralanma kaygısı düzeyleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya katılan 100 gönüllü bireyin yaş ortalaması 30.30±6.75 yıl, boy uzunluğu ortalaması 1.74±0.08 m, vücut ağırlığı ortalaması 76.20±15.99 kg ve vücut kitle indeksi ortalaması ise 24.84±3.73 (n:100) olarak belirlenmiştir. Araştırma da betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği ve Sporda Psikolojik İhtiyaçlar Durum Ölçeği kullanılmıştır. Analizler için SPSS paket programı kullanılmış, Kolmogorov-Smirnov ve Levene testleri normallik ve homojenlik kontrolü uygulanmıştır. Bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile LSD düzeltme testi kullanılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Spor yaralanması kaygı ölçeğinin alt boyutları ile cinsiyet, medeni durum, CrossFit yapma amacı ve eğlence anlayışı değişkenleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bulgulara göre, spor yaralanması kaygı ölçeğinin cinsiyet değişkenine göre acı çekme kaygısı alt boyutunda anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Medeni durum değişkeni açısından ise spor yaralanması kaygı ölçeğinin tüm alt boyutları ve toplam skorunda anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). CrossFit yapma amacına göre ise sporda psikolojik ihtiyaçlar durum ölçeği yeterlik engellenmesi alt boyutunda kilo vermek lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Bu sonuçlar, spor yapan bireylerin yaralanma kaygıları ile psikolojik ihtiyaçları arasındaki ilişkileri daha detaylı bir şekilde değerlendirmelerine ve spora katılımlarını, performanslarını ve psikolojik tepkilerini anlamalarına yardımcı olabilecek önemli bulgular sunmaktadır.

AnksiyeteAntrenmanPsikolojik ihtiyaçlar+3
Umut Can Bozkuş
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Polislerin hizmet içi eğitim faaliyetlerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Ülkemiz'de genellikle devlet kurumlarında ve özel sektörde hizmet içi eğitim değerli bir basamak haline gelmiştir. Buna rağmen hizmet içi eğitim düzeni ile ilgili yapısal sorunların göründüğü birçok araştırmada ön plana çıkmaktadır. Bundan dolayı dünya genelinde gelişimi göz önünde bulundurarak meydana çıkan sorunlara yönelip bütüncül çözüm fikirleri geliştiren araştırmalara her zaman gereksinim duyulduğu görülmektedir. Gerek devlet kurumları gerekse de diğer kurumlarda çalışan kişilerin kendilerini geliştirmeleri ve kuruma faydalı olabilmesi için belirli zaman aralıklarında bir takım faaliyetler düzenlenmektedir. Bu açıdan çalışan personelden verim elde etmek için düzenli olarak sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişimler ile ilgili olarak kurum ve kurumlarca eğitimler vermek zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışma, polislerin hizmetiçi eğitim faaliyetlerine ilişkin görüşlerini incelemekamacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan 35 Polis ile ve gönüllülük esasına uygun olarak yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan mülakat yöntemi kullanılarak, elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; polislerin hizmetiçi eğitim faaliyetlerini mesleki gelişimlerine katkı sağlayan bir faaliyet olarak gördükleri ve önem verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Bunun yanında çalışmaya katılan polislerin; hizmet içi eğitim faaliyetlerinin izinli olduğu günlere denk gelmesi, çalışma şartlarının yoğunluğu, konuların aynı olması ve materyal eksikliğinden dolayı hizmet içi eğitim faaliyetlerinde sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Araştırmaya katılanpolisler; değişim ve gelişime uyum sağlama açısından, meslek ile ilgili bilgilerini güncel tutması, motivasyonlarını arttırması, eksik yönlerini kapatması, iletişim becerilerini arttırması ve problemlerle baş etme açısından hizmet içi eğitim faaliyetlerini yararlı olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Katılımcıların genel anlamda hizmet içi eğitim faaliyetlerini verimli ve yeterli gördükleri belirtilirken, hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha çok polislik mesleği ve görev yaptıkları birim ile ilgili olarak verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Araştırmaya katılan polisler hizmet içi eğitim faaliyetleri ile ilgili eğitimlerin alanında uzman olan kişiler, akademisyenler, müdürler ve amirler tarafından verilmesi gerektiğini sonucuna ulaşılmıştır.

Güvenlik sektörleriHizmet içi eğitimPolis+1
İrem Şahinoğlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik kaygılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

Meslek olarak öğretmenliğin toplum içinde güvenli olarak görüldüğü, fakat son yıllarda öğretmen yetiştiren kurumların artışı donanımlı öğretmen sayısında bir artış meydana getirmiştir. Dolayısıyla okulu bitirmenin yeterli olmadığının yanında kaygıya neden olduğu görülmektedir. Öğretmenleri dolu bir şekilde yetiştirmek ülkemizin kalkınması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının mesleklerine yönelik kaygı durumlarının incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında üniversitelerin spor bilimleri fakültelerinde öğrenim görmekte olan 3. Sınıf ile 4. sınıf Beden eğitimi ve spor öğretmeni adayları, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 437 (248 erkek, 189 kadın) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Cabi ve Yalçınalp (2013) tarafından geliştirilen "Öğretmen Adaylarına Yönelik Mesleki Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla normallik testleri yapılmıştır. Normal dağılım göstermeyen veri setleri için Kurtosis-Skewness değerlerine bakılmış ve değerler +2/-2 arasında olmadığı için verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiş ve non-parametrik testler uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın tespitinde ManWhitney U ve Kruskall Wallis analizlerinden yararlanılarak, sayısal veriler tablolar halinde yorumlanmıştır. Sonuç olarak araştırma grubunun mesleklerine yönelik kaygı düzeylerinin cinsiyet değişkeni açısından farklılık olduğu ve erkek öğretmen adaylarının mesleki kaygı durumlarının kadınlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrenim görülen sınıf seviyesi açısından ölçeğin; atanma merkezli kaygı ile uyum merkezli kaygı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve 3. sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarının mesleki kaygı durumlarının 4. sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarından daha fazla olduğu görülmüştür. Katılımcıların mezun olunan lise türü değişkeni açısından meslek lisesi mezunlarının diğer lise türlerinden daha düşük mesleki kaygıya sahip olduğu, imam hatip lisesi mezunlarının daha yüksek mesleki kaygıya sahip olduğu görülmektedir. Akademik not ortalaması değişkeni açısından baktığımızda genel not ortalaması 3.51 ve üzerinde olan öğretmen adaylarının atanma merkezli kaygı durumlarının diğer gruplara oranla yüksek olduğu gözlenmiştir. Ayrıca anne eğitim düzeyi değişkeni açısından baktığımızda ilkokul olanların mesleki kaygı durumlarının lise mezunu olanlardan yüksek olduğu görülürken, atanma merkezli kaygı alt boyutunda; baba eğitim düzeyi ilkokul, ortaokul ve üniversite olanların lise mezunu olanlardan yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAnksiyeteBeden eğitimi+3
Mert Metin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yaş gruplarındaki çocuklarda aerobik egzersizin kardiopulmoner sistem üzerine etkilerinin incelenmesi

ÖZET Farklı Yaş Gruplarındaki Çocuklarda Aerobik Egzersizin Kardiopulmoner Sistem Üzerine Etkisi Bu çalışmanın amacı ; farklı yaş gruplarındaki çocuklarda aerobik egzersizin kardiopulmoner sistemde yarattığı değişiklikleri tespit ederek, hangi yaş grubunda aerobik egzersizin daha yararlı olduğunu saptamaktadır. Bu çalışma için planlanan yöntemi uygulamaya geçirmek için amaca uygun 5 farklı yaş grubu oluşturuldu. Denekler çalışma ve kontrol grubuna ayrıklı. 1. Grup (15- 17yü), EL Grup (13-14yıl), ffl.Grup ( ll-12yıl), IV.Grup (9-10yd), V.Grup (7- 8yıl). 8 hafta boyunca haftanın aynı gün ve saatinde birer saatten oluşmak üzere haftada 3 gün aerobik egzersize tabi tutuldu. Her iki grupta başlangıçta ve çalışma sonundan bir hafta sonra tüm deneklere elektrokardiografi (EKG), spirometre, kan basıncı, kalp hızı, PWC170 testi ve yağ ölçümleri yapıldı. Çalışma öncesi ve sonrası değerler karşılaştırıldı. Egzersiz yaptırılan tüm gruplarda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde boy artışı tespit edildi. Spor yapanlar ve yapmayanlarda diastolik kan basıncı yönünden bir değişiklik tespit edilmedi I. Grup* ta sistolik kan basıncında, spor yapanlarda spor yapmayanlara göre anlamlı bir düşme tespit edildi. Kalp hızlan yönünden; Grup I ve Grup V de spor yapan grupta spor yapmayana göre anlamh bir düşme tespit edildi. Grup I ve Grup V* de V6 derivasyonda R dalga boyunda spor yapanlarda, yapmayanlara göre istatistik! anlamh bir artma tespit edildi. Grup IP de R/S VI derivasyonunda spor yapanlarda, yapmayanlara göre istatistiki olarak anlamh bir azalma tespit edildi. Çalışma sonunda tüm gruplarda spor yapanlarda, spor yapmayanlara göre VC, FVC yönünden anlamh bir artış tespit edildi. PWC 170 testinde, tüm yaş gruplarında spor yapanlarda, yapmayanlara göre istatistiki olarak anlamh fark tespit edildi. Anahtar Sözcükler Aerobik Egzersiz, Elektrokardiografi, Solunum Fonksiyon Testleri xi

EgzersizEgzersizElektrokardiyografi+1
Dilek Sevimli
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Lisesi öğrencilerinin beden eğitimi dersine etkin katılma-katılmama nedenlerine ilişkin görüşleri: Adana örneği

ÖZET Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Beden Eğitimi Dersine Etkin Katılma-Katılmama Nedenlerine İlişkin Görüşleri: Adana Örneği Çalışmamızda Adana ili Anadolu Liselerinde okuyan kız ve erkek öğrencilerin okul yaşantıları boyunca görmüş oldukları Beden Eğitimi dersine etkin olarak katılma-katılmama görüşlerinin belirlenmesi, bu dersten ne derecede faydalanabildiklerini, yaşantılarına olumlu veya olumsuz nasıl bir etkide bulunduğunu, boş zamanlarını değerlendirmede sporun günlük hayatlarında yerinin olup olmadığını saptayabilmektir. Çalışmanın, Adana ilinde öğrenimlerini sürdürmekte olan Anadolu liselerindeki öğrencilerin arasından Basit Rastlantısal Örneklem yöntemi ile 482 cevaplayıcı belirlenmiştir. Literatür taramaları yapılarak, anket % sorulan oluşturulmuş ve seçilen sorular için uzman görüşleri alınarak, araştırma değişkenleri ile ilgili veriler araştırmacı tarafından geliştirilerek yazılı anket yolu ile toplanıp, verilerin analizinde öğrencilerin görüşlerinde bazı değişkenler açısından farklılık olup olmadığını test etmek için SPSS programında ki-kare ve uygun testler analizi kullanılmıştır. Uyguladığımız 22 soruluk anketten, Beden Eğitimi öğretmenlerinin yeterli derecede öğrencileri sosyal sportif faaliyetlere yani ilgi alanlarına yönelik etkin çalışmalar yapamadığı, bireyin boş zamanını etkin, akıllı ve yapıcı bir biçimde teorik olarak nasıl değerlendirmesi gerektiğini bilmesine karşın uygulama safhasında hayatına geçiremediği, bununda zaman ve para yoksunluğundan, ders çalışma şartlarının ağırlığından, tesis yetersizliğinden ve en önemlisi ailelerinin istememesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Cinsiyetlerine göre spor yapma amaçlarının kız öğrencilerin daha çok sağlık, estetik, zihinsel gelişimine katkısını bulunduğunu düşünerek spor yaptığı, erkek öğrencilerin ise daha çok herkes tarafından tanınmak ve başkalarıyla birlikte olabilmek için spor ile uğraştığı ve okul sporları içinde ve dışında yer alan yapmak istedikleri spor branşlarının farklı alanlar olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler : Beden Eğitimi Dersi, Boş Zaman Etkinlikleri, Eğitsel Etkinlikler, Öğrenci Tutumları, Spor IX

Murat Alkan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor eylemlerinde etik değer sorunu

ÖZET Spor Eylemlerinde Etik Değer Sorunu Çağımızın en önemli etkinlik alanlarından birisi olan spor, sosyal ekonomik, kültürel ve siyasal manipulasyonlarm yanı sıra etik değerler sorunuyla da her geçen gün daha fazla bilimin ve toplumun gündeminde olmaktadır. Son otuz yıl içinde spor alanlarında artan bir şekilde etik değerleri kapsayan problemler yaşanmaktadır. Bu çalışmanın ilk aşamasında spor eylemlerinde ortaya çıkan etik değerler (doping kullanma, sahtekarlık yapma, şike ve şiddete yönelme vb.) betimsel olarak irdelenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında dünyada ve ülkemizde en popüler spor olarak kabul gören futbol ve atletizm branşında yaşanan etik değerler sorun olarak ele alınmıştır. Birinci lig düzeyinde performans sporu yapan sporcular ve spor eğitimi gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerine 225 soruluk Edwards Kişisel Tercih Envanteri ve 24 soruluk Değer anketi uygulanmıştır. Spora olan ilgiyi artıran, sonucun önceden bilinemezliğidir. Spora katılmanın değil, kazanmanın önemli olduğunun son dönemde sıkça vurgulanarak toplumsal yaşama egemen olması, kazanmak için etik olmayan yollara başvurulmasına neden olmaktadır. Yapılan anketler sonucunda, eğitim durumunun yükselmesi sporda etik değerlerin güçlenmesine yardımcı olmamaktadır. Gerek performans sporu yapanlar gerekse spor eğitimi alanlar basan ve kazanmak için etik olmayan yolları sıkça kullandıkça spora olan toplumsal değer giderek azalacaktır. Anahtar Sözcükler: Doping, Etik Değer, Spor, Yarışma, XI

Mehmet Şahin
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Ankilozan spondilitli hastalarda, eğitim ve egzersiz programlarının, hastalık aktivitesi ve fonksiyonel duruma etkileri

ÖZET Ankilozan Spondilitli Hastalarda Eğitim ve Egzersiz Programlarının, Hastalık Aktivitesi ve Fonksiyonel Duruma Etkileri Bu çalışma, Ankilozan Spondilitli (AS) hastalarda eğitim ve egzersiz programlarının, hastalık aktivitesi ve fonksiyonel duruma etkilerini tespit etmek amacıyla yapıldı. Araştırmaya, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine başvuran yaş 34.90±6.28, boy 1673±7.75cm, vücut ağırlığı 6938±10.9kg ve hastalık süresi ortalamaları 9.00±6.02yıl olan 30 AS hastası gönüllü olarak katıldı. Bu hastalar, sırasıyla 15'er kişilik egzersiz ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. Araştırmada egzersiz grubu hastalarına haftada 3 gün, yaklaşık birer saat olmak üzere 3 ay boyunca egzersiz programı uygulandı. Kontrol grubu hastaları ise hiçbir aktiviteye katılmadı. Her iki grubun 3 ay öncesi ile sonrası hastalık aktivitelerini ve fonksiyonel durumlarını gösteren ölçümleri (çene- göğüs uzaklığı, shoeber testi, duvar-oksiput uzaklığı, parmak-yer uzaklığı, göğüs ekspansiyonu), fiziksel iş kapasiteleri (PWCno testi), vital kapasite (VC) değerleri ve inklinometre ile omurga hareketlilik düzeyleri alındı. Bu ölçümlerde gruplar arası farklılığın istatistiksel analizi için (SPSS 10.0 paket programında) student t-testi ve paired t-testi kullanıldı. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi p<0.05, güvenirlik aralığı %95 olarak kabul edildi. AS egzersiz grubu omurga hareketliliğini değerlendiren testlerden göğüs ekspansiyonu (p<0.05), parmak-yer uzaklığı (p<0.001) başlangıç değerleri 3 ay sonrasında iyileşme göstererek anlamlı farklılık yarattı. AS kontrol grubunda ise, çene-göğüs uzaklığı (p<0.05) ile duvar-oksiput uzaklığı testlerinde 3 ay sonrasında olumsuz yönde farklılık ortaya kondu. Her iki grup karşılaştırıldığında ise; 3 ay sonunda egzersiz grubu göğüs ekspansiyonu, çene-göğüs uzaklığı, duvar-oksiput uzakhğı ve shoeber testi değerleri, AS kontrol grubundan daha iyi çıkarak anlamlı farklılık tespit edildi. İnclinometre ile yapılan omurga hareketliliği ölçümlerinde, AS egzersiz grubunda 3 aylık çalışma sonunda olumlu gelişme görülürken, kontrol grubunda ise hiçbir iyileşme kaydedilmedi. Gruplar karşılaştırıldığında ise, AS egzersiz grubu fleksiyonda C noktası değeri, kontrol grubundan yüksek çıkarak anlamlı farklılık saptandı. Benzer şekilde AS egzersiz grubunun PWCno ve VC değerleri, 3 aylık egzersiz sonrası gelişirken, kontrol grubu değerlerinde düşüş gözlendi. Sonuç olarak, AS'li hastalara medikal tedaviye ek olarak düzenli aerobik, germe ve solunum egzersizlerini içeren rehabilitasyon programlarının verilmesinin uygun olduğu görüldü. Anahtar Sözcükler: Ankilozan Spondilit, Egzersiz XI

Gonca İnce
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

11 - 13 yaş grubu bireylerde temel cimnastik hareketlerinin sosyal yetkinlik beklentisi üzerine etkisi

ÖZET 11-13 Yaş grubu Bireylerde Temel Cimnastik Hareketlerinin Sosyal Yetkinlik Beklentisi Üzerine Etkisi Bu çalışma, 11-13 yaş grubu bireylerde temel cimnastik hareketlerinin » sosyal yetkinlik beklentileri üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, Meryem Abdurrahim Gizer ilköğretim Okulundan, beden eğitimi dersleri dışında, herhangi bir spor branşıyla düzenli olarak uğraşmayan 20 öğrenci kontrol, temel cimnastik çalışmasına katılan deney grubunu oluşturan 20 öğrenci olmak üzere toplam 40 öğrenci dahil edilmiştir. 10 kız, 10 erkekten oluşturulan deney grubuna, üç ay süresince haftada iki gün 90'ar dakikalık temel cimnastik çalışması yaptırılmıştır. Kontrol grubundaki 10 kız 10 erkek öğrenci çalışmaya alınmamıştır. Öğrencilere, çalışma başlangıcından önce ve sonra 27 sorudan oluşan Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca, sosyo ekonomik ve kişisel bilgi formu verilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler (SPSS 10.0 paket programında); parametrik ve non-parametrik testler kullanılarak analiz edilmiştir. İlişkisiz iki gruptan elde edilen verilerin analizinde t-testi ve Mann-Whitney U testi, ilişkisiz üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskall Wallis testi, ilişkili ölçümlerin analizinde ise Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi p<0.05, güvenirlik aralığı %95 olarak kabul edilmiştir. Deney grubunun yaş 1235±5.049 yıl, boy uzunluğu 1.47±5.12cm., vücut ağırlığı ortalaması 35.95±3.05 kg. olarak, kontrol grubunun yaş 12.45±0.51 yıl, boy uzunluğu, 1.48±6.92 cm., vücut ağırlığı ortalaması, 37 35±3.19 kg olarak tespit edilmiştir. Deney grubunun son-test SYBÖ puanlan aritmetik ortalamaları, ön-test puanlarından yüksek çıkarak, deney grubu lehine anlamlı iken (P=0.01), kontrol grubunda ön-test SYBÖ puanları aritmetik ortalamaları ile son-test SYBÖ puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmamıştır(P>0.05). Deney grubunun ön-test, son-test SYBÖ puanları aritmetik ortalamaları farkı ile kontrol grubunun ön-test, son-test SYBÖ puanları aritmetik ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (F=0.03). Deney ve kontrol grubunun ön-test ve son-test SYBÖ puanlan aritmetik ortalamalarının cinsiyetlere, yaş ortalamalarına, sosyo-ekonomik düzeylerine göre karşılaştırılması yapıldığında, istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (P>0.05). Sonuç olarak, üç ay süresince deney grubuna uygulanan temel cimnastik çalışmalarının, 11-13 yaş grubu bireylerin, sosyal yetkinlik beklentilerini arttırmada etken bir faktör olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Sosyal Yetkinlik Beklentisi ölçeği, Temel Cimnastik Çalışması. VHl

Zeynep Filiz Zülkadiroğlu
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi öğrencilerinin spor ve spora katılımın sosyalleşmeyle ilişkisi üzerine görüşleri

Çukurova Üniversitesi Öğrencilerinin Spor Ve Spora Katılımın Sosyalleşmeyle İlişkisi Üzerine Görüşleri Bu çalışmada, sporun sosyolojik boyutlarının bireylerin gelişimine, eğitimine ve sosyalleşmelerine olan etkileri incelenmiştir. Böylelikle, üniversite öğrencilerin spor ve spora katılım ile sosyalleşme ilişkisi üzerine görüşlerinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma evreni Çukurova Üniversitesi öğrencilerini kapsamaktadır. Öğrencilerin bölüm, öğrenim şekli ve cinsiyet bakımından evrende temsil ettikleri yüzdelik değerler hesaplanmış ve Bayesgil yaklaşımıyla büyüklüğü 384 olarak tespit edilen örnekleme uyarlanmıştır. Böylelikle evrenin tutarlı şekilde temsil edilmesi sağlamıştır. Yüz yüze uygulanan anketlerden derlenen verilerin sayısal olarak özetlenmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Sporun sosyalleşme sürecindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla birtakım hipotezler oluşturularak bunların geçerlilikleri uygulanan istatistiksel testlerle araştırılmıştır. Analiz sonuçları, aile teşviki olmasa dahi öğrencilerin spora olan ilgilenim düzeylerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Sporun bir sosyalleşme aracı olarak algılanması cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Bir diğer dikkat çekici bulgu da, öğrencilerin sporun sosyalleşmeye olumlu etkilerinin bilincinde oldukları, fakat çoğunluğun sosyalleşme amacıyla spor yapmadığıdır. Anahtar Sözcükler: Sosyalleşme, Spor ve toplum, Üniversite öğrencileri vi

Özlem Özdinç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün örgüt iklimi ve çalışanların katılımla ilgili algılamaları

ÖZETGençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün Örgüt İklimi ve Çalışanların Katılımlaİlgili AlgılamalarıTürkiye'de toplumsal değişim sürecinde, teknik ve ekonomik boyutla ilgilihizmet örgütleri giderek güçlenir ve büyürken, devletin yürütmekle sorumluolduğu geleneksel hizmet kuruluşları küçülmekle beraber varlığınısürdürmektedir.Bu çalışmanın amacı, geleneksel hizmet kuruluşu olan ve ülkemizde sporuyöneten kurum Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) merkez örgütüçalışanlarının, katılım algılamalarıyla örgüt iklimi arasındaki ilişkiyi incelemektir.Çağımızda yeni bir bilim dalı olarak gelişen spor yönetim biliminin temelsorunları ve tartışma konuları arasında yer alan spor örgütlerinin yenidenyapılandırılmasında örgütsel iklim çalışmaları önem taşımaktadır. Çünkü,örgütsel etkinliği artırıcı her türlü program ve proje örgüt iklimini anlamayıgerektirmektedir.Bu araştırmada, GSGM'nin tarihsel süreçte geçirdiği aşamalar öncelikleanlatılmış çalışma konusu olan değişkenler ile ilgili bilgi verilmiş ve günümüzekadar yapılmış çalışmalar incelenerek çalışmanın kuramsal çerçevesi ortayakonulmuştur. Hazırlanan anket yoluyla veriler GSGM'nin 437 çalışanındantoplanmıştır. Araştırıcı tarafından ölçme aracı olarak ?Örgütsel İklim Ölçeği?geliştirilmiştir. Verilerin analizinde betimsel ve yordamsal istatistik kullanılmıştır.Yönetim yazınında varolan katılımın üç boyutu; iletişim, ekip çalışması ve kararvermeye katılım olarak belirlenmiştir. Örgütsel iklim boyutları olarak; bürokratikiklim, destekleyici iklim ve yenilikçi iklim ele alınmıştır. Çalışanların etkilitutumları olarak da; iş doyumu, örgütsel bağlılık ve stres belirlenmiştir.Araştırma hipotezlerin test edilmesi için yapılan hiyerarşik regresyonanalizine öncelikle çalışanların demografik değişkenleri girilmiş, ikinci aşamadaçalışanların tutumları girilmiş, üçüncü aşamada da iklim değişkenleri girilmiştir.Yapılan tüm regresyon analizlerinde sonuç olarak, örgüte bağlılık ve destekleyiciiklim anlamlı ve belirleyici olarak bulunmuştur. Sonuçlar yönetim yazınındakiaraştırmacıların ve uygulayıcıların tartışmalarıyla paralellik göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Çalışanların Tutumları, Ekip Çalışması, İletişim, Karar VermeyeKatılım, Örgüt İklimi.ii

Pervin Bilir
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili 10-17 yaş grubu basketbolcularının takım başarılarına etkisinde yönetim biçimlerinin rolü

ÖZET Adana İli 10-17 Yaş Gurubu Basketbolcularınm Takım Başarılarına Etkisinde Yönetim Biçimlerinin Rolü Bu çalışmada Türkiye'nin Adana İli'nde 2000-2004 basketbol sezonları arasında müsabakalara katılan basketbol kulüplerinin, takım performanslarına yönetim faktörünün etkisi araştırılmıştır. Çalışmadaki veriler; toplam 15 basketbol kulüp yöneticisi, 39 basketbol antrenörü ve 674 basketbolcu üzerinde uygulanan anket çalışması ile literatür tarama yöntemleri ile elde edilmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında yönetim modelleri üzerine yazılmış literatür örneklerinden bilgiler toplanmıştır ve geçmişten günümüze kadar olan dönemde kullanılmış yönetim yaklaşımları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise Adana ilinde aktif basketbol kulüplerinin sezon performanslarını ve yönetim biçimlerini belirlemek amacıyla anket çalışması ile veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin ardından, Adana ilindeki kulüplerin uyguladığı yönetim uygulamaları ile 2000-2004 sezonları içerisinde elde ettikleri dereceler karşılaştırılmıştır ve bu yönetim uygulamalarının takım performanslarına etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda Adana'daki basketbol takımlarının genelinde yönetim unsurunun yeterince aktif olmadığı ve bununda takım performansına olumsuz etki yaptığı belirlenmiştir. Anahtar sözcükler : Yönetim Tarzı, Basketbol, Takım Başarısı vıı

Özhan Bavlı
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Spor pazarlamasının kitle iletişim araçları yoluyla kullanımı

ÖZET: SPOR PAZARLAMASININ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI YOLUYLA KULLANIMI Spor Pazarlaması spor tüketicilerinin ihtiyaç ve isteklerini karşılamak amacıyla mal ve hizmet değişim sürecindeki tüm faaliyetlerin düzenlenmesini içermektedir. Spor Pazarlaması iki bölümde incelenebilmektedir. Spor ürünleri ve hizmetlerin pazarlaması, doğrudan spor tüketicilerine ulaştırılması ve endüstriyel ürünlerin ve diğer tüketim ürünlerinin pazarlamasında sporun tanıtım amacıyla kullanılmasıdır. Bunun yanı sıra, iş çevrelerinin spora yatırım yapması ve desteklemesi (sponsorluk), doğrudan ekonomik çıkar sağlamaktan çok saygınlık kazanmak, toplumsal ve kültürel etkinliklerde söz sahibi olmak amacıyla yapılmaktadır. Sporun ve spor ürünlerinin pazarlamasında hedef kitle ile iletişim sağlamak önemli bir yer tutmaktadır. Bu anlamda kitle iletişimi uzmanlaşmış gurupların geniş ve faklılaşmış izleyici guruplarına içerik yaymak üzere teknolojik araçları kullanan kurum ve tekniklerden meydana gelmektedir. Üreticiler ve iş çevreleri, hedef pazarlarını belirlemek ve tanıtımlarının hedef aldıkları tüketici gurupları üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla, medya planlama guruptan ve araştırma şirketleri ile işbirliği yapmak zorundadır. Çünkü pazarlamanın önemli bölümlerini oluşturan tanıtımların ve satışların etkili biçimde gerçekleştirilebilmesi aynı zamanda araştırma ve planlama faktörleri ile yakından ilgilidir. Pazarlama alanında satışları artırma ve ürün tanıtımı ve firma imajı oluşturma çabalarında, spor ve spor motiflerinin kullanılmasının olumlu etkileri bulunmaktadır. Özellikle ulusal ve uluslar arası piyasalarda yer edinebilmek ve hedef pazan genişletmek amacıyla çeşitli firmalar spor olaylarını, spor motiflerini kullanmakta ve bu yolla kazançlannda önemli artışlar sağlamakta, ayrıca reklam harcamalanndan önemli miktarlarda tasarruf sağlamaktadır. Bu bağlamda, spor pazarlamasının ve spor pazarlaması tekniklerinin önemi ortaya konmaya çalışılacaktır. Anahtar Sözcükler : Spor Pazarlaması, Reklam, Ürün, Kitle İletişim Araçlan, Medya Araştırmaları XI %?m ^^«mcM-Mxrm kuru uu

Engin Altan Durusoy
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Spor ahlakının temel sorunları

ÖZET Öncelikle eğitsel bir etkinlik olan spor, kurumlaşınca güçlü bir toplumsal etmen olur. Sporların, toplumsal ilişkilerde birleştirici bir işlevi olması genellikle arzu edilir; ama uygulamada olumsuz sonuçlar istisna değildir. Sorunları doğrudan deneyimleyenlerin ve onlarla birlikte yaşayanların başında sporcuların kendileri gelir. Onları teknisyenler, organizatörler, yandaşlar, seyirciler ve sonunda da kamu izler. Sporcular, becerilerinin gelişmesi, estetik ve teknik yeteneklerinin yetkinleşmesi, yarışma etkinliklerinde iyinin, daha iyinin ve en iyinin başarılması gibi değerlerle motive edilirler. Her yaşam eyleminde olduğu gibi sporda da iyi-kötü, güzel-çirkin, uygun-üygunsuz gibi karşıt değerlendirmeler sık sık dile getirilir. Toplumsal ilişkileri temelden yönlendirip şekillendiren ekonomik ilişkiler, ipso facto, spor etkinliklerinde belirleyici etmenlerdir. Tarihsel bakışla, insanlığın hemen hemen her döneminde çeşitli sportif hareketlere ve bunların sistemleştirilmiş, kurallaştırılmış oyun formlarına rastlarız. Hem eski hem modern olimpik oyunlarda arzu edilmeyen hatta tiksinti uyandıran olaylar olmuştur. Bunlar, sporla oluşturulması amaçlanan erdemli karakterle bağdaşmayacak davranış biçimleridir. Bu çalışmada, spor ethiğinin sorunlarının bir çözümlemesine ve formulasyonuna girişilmektedir. Çözümleme altı başlıkta toplanabilir: doping öğelerinin üretimi ve uygulaması; şike ve aldatma; profesyonelliğin kötü kullanımı; yüksek performans için olumsuz tutku; ve meta fetişi olarak spor. Sporun amacı, adale ve akciğer ticaretiyle para birikimi olarak görülürse, sevinçli bir deneyim yada toplumsal bir hoşnutluk olmanın çok uzağına düşer. Her somut ahlak dışı olayda aynı engel görülebilir. Bu, ekonomik etkinliğin yanlış kullanılan biçimidir. Bu kullanım, spor yapan bireyin özgür IVseçmeyle katılma, bedensel ve zihinsel sağlıklı gelişme ve dürüst yarışma eylemlerini hiçe saymasına neden olur. Para etkeni bir araç olmaktan çıkıp amaç olursa, zalimce yarışma ve mutlaka kazanma bu amacın motivleri olur. Spor yapmak kendi başına bir değer olduğu halde, sporcu erkek ve kadın, sağlıkları pahasına rekor kırmak zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılmakta ve kışkırtılmaktadırlar. Böyle olunca, tek amaç, en güçlü, en yüksek ve en hızlı olarak sivrilmek, hatta tapınılmak olur. Sporda etik sorunlar, bir bütün olarak sosyo-ekonomik ve politik sorunların yansımalarıdır. Tüm dünyada ülkelerin politik dengelerini kaybetmiş durumda olmaları karşısında spor etkinliklerinin baskıcı öğelerden bağımsız yönlendiriImeleri olası değildir. Gerek dünya çapında gerek yerel spor organizasyonları şu taleplerde bulunurlar: "olimpik ruh", "fair play" ve "dostluk ve barışın anahtarı olarak spor." Bu tür sloganlar yahut mottolar çoğu kez ahlaklılığa dudak hizmeti olarak kalırlar; ama aynı zamanda sporun uluslararası konsensüs da artan toplumsal ve siyasal önemini ima ederler. Sporda ahlak dışı davranışlar, ne kadar uzun gizlenseler de, farkmedilmeye mahkumdurlar; ama bu sürede zarar verirler: Hem spor yapan bireyi hem sporsever kamuyu bozarlar. Büyük ölçekli zarar ancak büyük ölçekli araçlarla giderilebilir yahut tedavi edilebilir. Sonuç olarak, gerçek sportif bireyin, bu beden ve ruh birliğinin üstlendiği misyon, yarışmayla işbirliği misyonu, iradenin etkisiyle, insanlığın nihayi birleşmesine katkıda bulunabilir. VAnahtar Sözcükler 1-Spor :İnsanın bedensel ve düşünsel yeteneklerini bir bütün olarak geliştirmek amacıyla gerek bireysel eğlenme, gerek yarışma tarzında yapılan eylemler toplamıdır. 2-Felsefe :İnsanın insanla ve doğayla ilişkisinde en genel soruları soran ve yanıt arayan bilgi çeşididir. 3-Etik: Değerlerin davranışları belirlemesini inceleyen felsefe disiplinidir. 4-Doping: Sporcunun, performans gücünü artırmak amacıyla doğal olmayan araç ve yöntemler kullanmasıdır. VI

AhlakFelsefeSpor+2
Mehmet Şahin
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Deplasmanlı milli ligde oynayan basketbolcuların üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri, izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkiler

VI. Öz DEPLASMANLI MİLLİ LİGDE OYNAYAN BASKETBOLCULARIN ÜST EKSTREMİTE MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ, İSTEMLİ MAKSİMAL HAREKET GENİŞLİKLERİ, İZOMETRİK KUVVET VE SERBEST ATIŞ ARASINDAKİ İLİŞKİLER Yapısal faktörler insan hareketini ve sportif performansı etkileyen önemli etmenlerdir. Bu çalışmada basketbol sporu temel alınarak Deplasmanlı Milli ligde Çukurova yöresinde basketbol oynayan yaş ortalaması 21 ± 4.44 olan 15 erkek ve 19 ± 2.07 olan 25 kız toplam 40 elit basketbolcunun üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri(Range of Motion=ROM), bu genişliklerdeki izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkilerin saptanması amaçlandı. Clavicula uzunluğu mezura, üst ekstremite segment uzunlukları kayan kaliper, boy uzunluğu boy ölçer, vücut ağırlığı elektronik baskül. ROM goniometre, izometrik kuvvet ölçümleri el dinamometresi, serbest atış ise Etiskol'un serbest atış testi ile ölçüldü. Deneklerin bireysel özelliklerini saptamak amacıyla ölçüm öncesi bir bilgi formu düzenlendi.İstatistiksel analizler için CSS Programında 3 yönlü ANOVA, Adımsal çoklu regresyon ve nonparametrik Spearman R testleri uygulandı. ANOVA testinde grupların farklı olması durumunda eşit büyüklükte olmayan örnekler için TUKEY-HSD testi ile farklılığın hangi gruptan kaynaklandığı saptandı. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi P< 0.05 olarak kabul edildi. Boy uzunluğu erkeklerde 187 ± 0.88 cm, kızlarda 172 ± 0.51 cm saptandı. Üst ekstremite uzunluk ölçüleri bakımından aynı bireyde sağ ve sol tarafta anlamlı farklılık bulunamadı(P>0.05). Sağ taraf referans olarak alındığında erkeklerde clavicula uzunluğu 16.2 ± 0.70 cm, kol uzunluğu 34 ± 2.02 cm, önkol uzunluğu 24.9 ± 1.63 cm, el uzunluğu 14.7 ± 1.21 cm, kızlarda clavicula uzunluğu 15.1 ± 0.80 cm, kol uzunluğu 30.6 ± 1.36 cm, önkol uzunluğu 22 ± 1.13 cm ve el uzunluğu 1 3.6 ± 0.91 cm olarak belirlendi.Uzunlukları etkileyen en önemli etmenin cinsiyet olduğu(P=0. 000063) ve cinsiyet ile mevki arasında da anlamlı bir etkileşimin bulunduğu saptandı(P=0.004). Scapula şeklinin omuz ekleminin elevasyonunu ve scapulanın hareketlerini ileri derecede etkilediği belirlendi. ROM ve İzometrik kuvvetin erkeklerde kızlara göre daha fazla olduğu(sırasıyla P=O.003692 ve P=0.000187) ve izometrik kuvvetin ROM'a doğrudan bağlı olduğu da saptandı. Serbest atış ile yaş(r=0.48 ve P<0.01) ve antrenman yaşı (r=0.46 ve P<0.01) arasında anlamlı pozitif ilişki, omuz fleksiyonu arasında ise anlamlı negatif ilişki(r=0.37 ve P<0.01) bulundu. Bu bulgulara dayanarak; basketbolcuların vücut tipi bakımından toplum ortalamasından farklı olduğu, cinsiyetin; boy, üst ekstremite segment uzunlukları, ROM ve izometrik kuvveti etkileyen en önemli değişken olduğu, scapula'nın omuz ekleminin abduksiyonunda önemli düzeyde harekete katıldığı ve kuvvet summasyonu ile serbest atış kavsinin azaltılmasının deneyimli basketbolcular tarafından kendiliğinden oluşturulduğu sonucu çıkarılmıştır. XIVII.ANAHTAR SÖZCÜKLER İstemli hareket: Vücudun herhangi bir kısmının iradeye bağlı olarak pozisyon değiştirmesi. İstemli hareket genişliği (ROM): Bireyin istemli olarak gerçekleştireceği hareketler sırasında eklemde meydana gelen maksimal açı. Dirsek taşıma açısı: Humerus ekseni ile önkol kemikleri arasındaki açı. Serbest atış: Hücum oyuncusunun topu direkt olarak potaya atma aksiyonu. İzometrik kuvvet : Kasın izometrik kasılması sonucu meydana gelen kuvvet. XII

BasketbolKol
Cengiz Şen
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların performans sporunu bıraktıktan sonraki yaşamlarında boş zaman değerlendirme ilgilerinin araştırılması

VI. öz Bu araştırma geçmişte performans sporu ile uğraşmış (branşında bireysel sporlarda en az Türkiye'de ilk üçe girmiş, takım sporlarında birinci ligde oynamış olmak) fakat şu an performans sporunu bırakmış sporcular üzerinde yapılmıştır, (n = 1 07 84 erkek, 23 bayan) Bu çalışmanın amacı sporcuların şimdiki yaşamlarında sportif etkinliklere ve boş zamanları değerlendirme faaliyetlerine katılım ve ilgi düzeylerini araştırmakdır. Anket çalışması 43 sorudan oluşmaktadır. Mersin ve Adana illerinde 25 katılımcı ile pilot çalışma yapılmıştır. Ankete yanıt veren 1 07 katılımcı Türkiye'nin farklı yerlerinde yaşamaktadırlar. Katılımcıların %76.6'sı (82 kişi) rekreasyon amaçlı spor etkinliklerine katılmaktadır. Fakat organizasyon dışı ve düzensiz olarak bu etkinlikleri sürdürmektedirler. Spor dışı boş zaman değerlendirme etkinliklerine katılım oranı ise % 56.1 (60 kişi) olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet, eğitim durumu, meslek ve ekonomik durum ile boş zamanları değerlendirme etkinliklerine katılım arasındaki ilişki X2 (Ki Kare) tekniğine göre analiz edilmiş, değişkenler arasında anlamlı bir bağlantı görülmemiştir.(P>0.05) Katılımcıların cinsiyeti, performans sporu yapma süreleri, branşları ile boş zamanları değerlendirme amaçlı spor etkinliklerine katılım arasında anlamlı bir bağlantı bulunamamıştır. Spor yaparken sigara-alkol kullanmayan sporcuların, sporu bıraktıktan sonra bu maddeleri kullanma alışkanlıkları arasında anlamlı bir bağlantı görülmüştür. (P<0.05) Sportif eylem içinde uzun yıllarını geçirmiş performans sporcularının spor yapmamış diğer insanlara örnek ve lider olması gerekmektedir. Rekreasyon faaliyetlerinin amacının ne olduğu, sadece zamanı değerlendirmek olmadığı konusunda bilinç aktarma görevi yine sporculara düşmektedir. Rekreaktif ve sportif organizasyonlar ile daha çok sayıda insana ulaşılması gerekmektedir. Bireylerin kendini gerçekleştirmesi, özgüvenini kazanması, toplumsallaşması, kültürü, sanatı tanıması, dengeli ve bağımsız bir kişilik geliştirmesinde büyük rol oynayan bu VIIdengeli ve bağımsız bir kişilik geliştirmesinde büyük rol oynayan bu faaliyetlerin sadece zamanı değerlendirmek için yapılmamasi gerektiği konusunda toplumsal bilincin yükseltilmesi gerekmektedir. VII. Anahtar Sözcük Performans Başarı, sporcunun ortaya koyabileceği randıman Yüksek Performans Sporcunun ortaya koyabileceği en üst seviyede randıman Boş zaman Spor Rekreasyon Kişinin çalışmadığı, yaşam zorluklarının ve biçimsel görevlerinin dışında kalan ve kişinin kendi isteği yönünde harcadığı zamandır. Kişisel veya toplu oyunlar biçiminde yapılan, kuralları önceden belirlenmiş fiziksel eylemler bütünüdür. Zorunlu iş ve etkinliklerden sonra bireyi yenileyen, dinlendiren ve gönüllü olarak yapılan faaliyetlerdir. VIII

Boş zamanları değerlendirmeSpor
Hülya Ürün Şahin
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ilinde spor eğitim yeterliliklerinin ekonomik durumlarının ve verimliliklerinin incelenmesi

VLĞZ ADANA ÜİNDE SPOR EĞİTİM ELEMANLARININ EĞİTİM YlTI^üJlİKLERİNİN EKONOMİK DURUMLARININ VE VERİMLİLİKLERİNİN İNCELENMESİ Adana ilinde görev yapan antrenörlerin kişisel konumlan, eğitim ve sosyoekonomik dorumlarını incelemeye yönelik çalışmamızda tesadüfi örneklen yolu ile seçtiğimiz 178 erkek, 22 bayan toplam 200 antrenör yer almıştır. Antrenörlere kişisel konumlan ile ilgili 13 soru, eğitim durumlan ile ilgili 13 soru ve sosyoekonomik düzeyleri ile ilgili 17 soru toplam 43 soru anket tekniği uygulanarak sorulmuştur. Parametrik verilerinin incelenmesinde dağılımların yüzde oranlan alınmış, parametreler arasındaki ilişkiler student (t) testi (anlamlılık 0.05) ve varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar Adana ilindeki antrenörlerin çoğunluğunu erkeklerin (%89) oluşturduğunu, antrenörlerin çoğunluğunun ortaöğrenim düzeyinde eğitim aldığını (%61), antrenörlük eğitimi almadan antrenörlük yapan Önemli kesimin bulunduğunu (%1S) ortaya koymuştur. Antrenörlerin büyük çoğunluğunun ekonomik yetersizlik içinde olduğu ve %21 gibi önemli bir bölümünün tatile çıkmadığı saptanmıştır. Antrenörlerin 2/3 'ü Adana' da Spora gereken önemin verilmediği kanisim taşımaktadırlar. VIL ANAHTAR SÖZCÜKLER Spor Eğitim Elemanı Spor Tesisi Sportif Verim Spor Kulüpleri Spor Branşları xın

SporSpor tesisleriSporcular
Murat Sanrı
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Omuz subakromiyal sıkışma sendromlu hastalarda omuz kas kuvvetinin izokinetik olarak değerlendirilmesi.

ÖZETOmuz Subakromial Sıkışma Sendromlu Hastalarda Omuz KasKuvvetinin İzokinetik Olarak DeğerlendirilmesiBu çalışma, omuz internal ve eksternal rotator kas grupları arasındakikuvvet farklılığının subakromiyal sıkışma sendromunun (SSS) oluşmasında etkiliolup olmadığını araştırmak amacı ile yapıldı.Çalışmaya, SSS tanısı konmuş 20 hasta ve 20 sağlıklı birey dahil edildi.Omuz internal rotator (İR) ve eksternal rotatorleri (ER) Cybex 6000 izokinetikdinamometresi ile değerlendirildi. Ölçümlerde düşük (60º/sn) ve yüksek (180º/sn)iki hız kullanıldı. Ölçümler sonucu elde edilen konsentrik pik tork / vücut ağırlığıve ortalama iş / vücut ağırlığı değerleri değerlendirmeye alındı. Hasta grubundeğerlendirilmesinde Omuz Ağrı ve Özürlülük İndeksi (SPADI) kullanıldı.Değerlendirme sonucunda, düşük (60º/sn) ve yüksek (180º/sn) hızlardaki İRpik tork / vücut ağırlığı ve ortalama iş / vücut ağırlığı değerleri hasta kolda, sağlamkoldan düşük bulundu. Düşük ve yüksek hızdaki ER değerleri hasta kolda sağlamkola göre düşük bulundu. Hasta grup İR/ER pik tork değerleri hasta kolda sağlamkoldan yüksek bulundu. Düşük ve yüksek hızdaki tork ve iş defisitleri hasta gruptakontrol grubundan yüksek bulundu. ER'lere ait defisitler İR'lerden yüksekbulundu.Sonuç olarak omuz İR ve ER' leri arasındaki kuvvet farklılığının SSS'ninortaya çıkışındaki etkenlerden biri olabileceği ve bu hasta grubununrehabilitasyonunda kas grupları arasındaki kuvvet farklılığının giderilmesigerektiği sonucuna varıldı.Anahtar Sözcükler: Subakromiyal sıkışma sendromu, İzokinetik değerlendirmeXI

Yıldız Genç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve spor yapmayan ergenlerde benlik saygısı düzeylerinin karşılaştırılması

ÖZETSpor Yapan ve Yapmayan Ergen'lerde Benlik Saygısı DüzeylerininKarşılaştırılmasıEbru GÜNBu çalışmanın amacı, spor yapan ve spor yapmayan 12-14 yaş aralığındakiergenlerin, Benlik Saygıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Alt problemlerolarak aynı yaş grubu spor yapan ve spor yapmayan ergenlerin PsikosomatikBelirtileri incelenmiştir. Sosyo-demografik özelliklerden, ergenlerin sosyo-ekonomik düzeyleri incelenmiştir. Diyarbakır ve Ankara'daki, spor yapan ve sporyapmayan 12-14 yaş ergenlerle yapılan bu çalışmada, bu özelliklerin benlik saygısıve psikosomatik belirtilerle ilişkilerine bakılmıştır. Ayrıca illere göre benlik saygısıve psikosomatik belirtiler puanları karşılaştırılmıştır. Araştırmada 12-14 yaşgrubundan 197 spor yapan, 236 spor yapmayan ergenin Benlik saygıları vePsikosomatik Belirtilerini ölçmek için; Morris Rosenberg tarafından geliştirilenRosenberg Benlik Saygısı Ölçeği'nin alt ölçeklerinden olan Benlik Saygısı Ölçeğive Psikosomatik Belirtiler Ölçeği kullanılmıştır. Sosyo-demografik özellikleribelirlemek için, araştırmacı tarafından hazırlanmış, Kişisel Bilgi Formukullanılmıştır. Verilerin analizi ve ilişkiler için; SPSS 10. 00 Paket Programıkullanılmıştır. Spor yapanlarla spor yapmayanların benlik saygısı puanlarıarasında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Spor yapanlarla sporyapmayanların psikosomatik belirtiler puanları arasında, ters yönlü anlamlıilişkiler bulunmuştur. Spor yapanların ve yapmayanların sosyo-demografiközelliklerinden; ergenlerin ait olduğu sosyo-ekonomik düzeyler ile benlik saygısıarasında, pozitif anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Sosyo-ekonomik özellik ileergenlerin psikosomatik belirtileri arasında, negatif anlamlı ilişkiler bulunmuştur.Ayrıca illere göre benlik saygısı ve psikosomatik belirtiler düzeylerininkarşılaştırmalarında, anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bu çalışma sonucunda,spor yapmanın, ergenlerin stres belirtilerini azaltmada çok önemli ve yararlıolduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Ergenlik, Spor

Ebru Gün
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki futbol kulüplerinin gişe gelirlerini arttırmaya yönelik uygulamaların incelenmesi

letisim teknolojisinde yasanan gelismelerle beraber futbol dünya üzerindemilyarlarca insan tarafından canlı yayınlarla izlenerek kendisine duyulan ilgi ve sevgiyiarttırmıstır. Futbola duyulan bu sevgi ve ilginin sonucu olarak ülkeler ve kulüpler futbolsektörüne daha çok önem verip ulusal ve uluslararası futbol organizasyonları ile çokdaha fazla sayıda insanı futbolun içine çekmeye çalısmaktadırlar.Futbolun giderek endüstriyellesmesi ile birlikte özellikle büyük kulüplerindısında kalan kesim ekonomik açıdan çıkmazlara girmis yeni gelir kaynakları aramayollarına gitmislerdir. lk etapta maç bilet fiyatlarını arttıran bu kulüpler stadyuma gelentaraftar sayılarının giderek azalması karsısında çesitli önlemler almaya çaba gösterselerde bu çabaların çogu yetersiz kalmıstır.Bu çalısmada Türkiye'deki futbol kulüplerinin gise gelirlerini artırmaya yönelikuygulamalar incelenmis, stadyuma gitmeyen taraftarların demografik ve sosyoekonomiközellikleri, stadyuma gitmeme nedenleri, katılımcıların çesitli degiskenleri ilestadyumlara gitmeme nedenleri arasındaki iliskileri, önümüzdeki sezonlardastadyumlara giderek maç izlemek isteyen katılımcıların beklentileri ve bu beklentiler ilebazı demografik degiskenler arasındaki iliskiler ve farklar gruplandırılarak verilmistir.Çalısma sonucunda elde edilen bulgular ısıgında çesitli önerilerdebulunulmustur. Çalısmada verilen önerilerin futbol kulüplerinin gise gelirleriniarttırmalarına yardımcı olabilecegi ve ileride yapılacak futbol ekonomisi çalısmalarındayol gösterecegi düsünülmektedir.Anahtar Sözcükler: Futbol, Kulüp, Stadyum, Seyirci, Gise Geliri

Tuğbay İnan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

İki Ayrı Karate Tekniğinin Antropometrik ve Biyomekanik Açıdan İncelenmesi

Cenab Türkeri
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ilinde futbol antrenörlüğü yapan bireylerin liderlik tarzlarının belirlenmesi

Senem Çeyiz
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Destek vektörleri yöntemi kullanılarak sporcu performansını etkileyen faktörlerin tahmin edilmesi

Bu araştırmanın amacı bir istatistiksel öğrenme sistemi olan Destek Vektörleri Yöntemini (DVY) kullanarak sporcunun aerobik performans düzeyini tahmin etmeye çalışmaktır. Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi Spor Fizyolojisi Laboratuarı'nda 2003-2006 yılları arasında kardiyopulmoner egzersiz testini yapan 32 erkek sporcunun yaşı, boyu, vücut ağırlığı ve test verileri kullanıldı. Egzersiz testi protokolüne göre hız ve eğim kademeli olarak arttırılarak belli zaman aralıklarında elde edilen dakika solunum hacmi (VE), oksijen tüketim miktarı (VO2), karbondioksit üretim miktarı (VCO2) ve kalp atım hızı kaydedilmiştir. Bu verilere DVY'nin uygulanabilmesi için ileri düzeyde teknik hesaplamalar yapabilen MATLAB programlama dili kullanılarak bir yazılım geliştirilmiştir. Sporculardan 17 tanesi eğitim grubuna, 10 tanesi test grubuna ve 5 tanesi tahmin grubuna dahil edilmiştir. Egzersiz testinden elde edilen verilerin ortalamaları alınarak ve verilere eğri uydurma algoritması uygulanarak saçaklanmalar giderilmiş, daha kararlı olması sağlanmıştır. Eğitim grubuna dahil edilen sporcuların verileri kullanılarak eğitim veri seti oluşturulmuş ve öğrenme aşamasından sonra elde edilen karar verme fonksiyonu test ve tahmin grubundaki sporcuların veri setlerine sırasıyla uygulanmıştır. Sonuç olarak test grubunda bulunan sporcuların tamamımın performans düzeyleri doğru bir şekilde tahmin edilmiştir. DVY son yıllarda pek çok alanda birçok problemin çözümünde başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada da DYV ile sporcunun aerobik performans düzeyi tahmin edilmiş ve başarı sağlanmıştır. Bu yöntemin beden eğitimi ve spor alanında uygulanabileceği çok sayıda konunun olduğu düşüncesiyle DVY'nin kullanılacağı çalışmaların yapılmasına gerek vardır.

Fizyolojik özelliklerPerformans tahminiÖğrenme yöntemleri
Mustafa Açıkkar
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

16-22 yaş bayan voleybol oyuncularında hipermobilite ve bazı antropometrik özellikler ile yaralanma durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 16?22 yaş grubundaki bayan voleybol oyuncularında yaralanma durumu ile hipermobilite, vücut kompozisyonu ve bazı antropometrik özellikler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma, Türkiye Voleybol Liglerinin değişik kategorilerinde 12 değişik takımda oynayan 101 gönüllü sporcunun katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların bazı antropometrik özellikleri, somatotip değerleri, vücut yaş değerleri, yaralanma durumları ve hipermobilite düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların somatotip özelliklerini belirlemede Heath-Carter formülü, vücut yaş değerlerinin hesaplanmasında Sloan ve Weir formülü ve hipermobilite durumlarını belirlemede ise Beighton skorlaması kullanılmıştır. Bu çalışmada, somatotip özellikler ile spor yaralanması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Buna karşın vücut kompozisyonu bileşenlerinden VK ile spor yaralanmaları ve VYY ile spor yaralanmaları arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(p=0,05). Çalışmada hipermobilite varlığı ile spor yaralanması arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde bulunmuştur (p=0,01). Literatürde voleybol sporcularında hipermobilite ve yaralanma riski üzerine yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Benzer spor branşlarında yapılan çalışmalarda elde edilen bulgular bu çalışmada elde edilen bulgularla benzerlik göstermektedir. Sonuç olarak, 16?22 yaş bayan voleybol oyuncularında eklem hipemobilitesinin spor yaralanması riskini arttırdığı bulunmuştur. Spora başlarken ve spor yaralanmaları oluştuğunda hekime başvurmanın yaralanma riskini arttıran fiziksel nedenleri belirlemede ve gereken önlemleri almada etkili olacağı kanaatine varılmıştır.

Spor yaralanmaları
Eren Uluöz
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Fibromiyalji sendromlu hastalarda farklı egzersiz uygulamalarının fiziksel ve psikolojik parametreler üzerine etkisi”

Fibromyalji sendromu (FS), yaygın vücut ağrıları ve halsizlikle kendini gösteren kronik ağrı sendromudur. Tedavisinde ilaç ve ilaç dışı çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı havuz, cimnastik ve evde yapılan aerobik egzersiz programının FS'li hastalarda fiziksel ve psikolojik parametreler üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya Amerikan Romatoloji Derneği ölçütlerine göre Fibromyalji Sendromu teşhisi konulmuş 75 kadın hasta alındı. Yaşları 18-50 arasındaydı. Hastalar rastgele yöntemle üç gruba ayrıldı. Grup I'deki hastalara (25 kişi), her gün 15 dakika ev egzersiz programı verildi. Grup II'deki hastalar (25 kişi), cimnastik salonunda haftada 2 gün cimnastik egzersiz programına alındı. Grup III'deki hastalar (25 kişi) havuzda, haftada 2 gün havuz egzersiz programına alındı. Cimnastik ve havuz egzersiz programı 1. ay 40 dakika, 2. ay 45 dakika ve 3. ay 50 dakika olarak uygulandı. Tüm egzersiz programları 3 ay sürdü. Hastalar; hassas nokta sayıları, ağrı için Visual Analog Skala (VAS), Fibromyalji Etki Anketi (FIQ), 6- dakika yürüme testi, SF-36 yaşam kalitesi ölçeği ve Beck depresyon ölçeği testleriyle değerlendirildi. Grup II (cimnastik egzersiz programı) ve Grup III (havuz egzersiz programı) hastalarında egzersiz programı sonrasında, VAS, FIQ, SF-36; fiziksel ve mental sağlık subskorları, 6-dakika yürüme testi ve Beck depresyon ölçeği yönünden egzersiz öncesi değerlere göre anlamlı düzelmeler olduğu görüldü (p<0.05). Havuz egzersiz programının SF-36 mental sağlık skorları ve depresyon skoru bakımından cimnastik egzersiz programına göre daha anlamlı düzelmeye neden olduğu görüldü (p<0.05). Ev egzersiz programı uygulanan hastalarda (Grup I) egzersiz programı sonrasında hiçbir parametrede egzersiz öncesine göre iyileşme olmadığı bulundu (p>0.05). Bu çalışmada, havuz ve cimnastik egzersiz programının FS'li hastalarda fiziksel ve psikolojik özellikler üzerinde olumlu etkisinin bulunduğu sonucuna varıldı. Havuz egzersiz programının cimnastik egzersiz programına göre yakınmalar üzerinde ek iyileşmelere neden olduğu tespit edildi. Anahtar Sözcükler: Fibromiyalji Sendromu, Egzersiz, Havuz Egzersizi, Aerobik Egzersiz

EgzersizFibromiyaljiJimnastik
Dilek Sevimli
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntemleri ve karşılaştıkları sorunlar.(gaziantep ili örneği)

Bu çalısma, ilköğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntemleri ve bu yöntemlerin uygulanmasında karsılasılan sorunların belirlenmesi amacıyla yapılmıs tarama modelinde betimsel bir çalısmadır. Arastırmanın çalısma evrenini, 2006-2007 yılında, Gaziantep ili merkez ilçeleri olan Sahinbey ve Sehitkamil ilçelerinde ilköğretimde görev yapan 106 beden eğitimi öğretmeni olusturmustur. Arastırma ile ilgili veriler Ünlü (2005) tarafından gelistirilen anket formu aracılığıyla toplanmıstır. Elde edilen verilerle frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS), Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis H-testi kullanılarak analizler yapılmıstır. Analizler için SPSS 15.0 programı kullanılmıstır. Yapılan analizler sonucunda su bulgulara ulasılmıstır: Öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma durumlarına göre, beden eğitimi derslerinde en fazla tercih ettikleri yöntem, gösteri; en az tercih ettikleri yöntem ise, medya yardımlı öğretim yöntemi olmustur. Öğretmen görüslerine göre öğrencilerin en çok tercih ettikleri öğretim yöntemi, gösteri; en az tercih edilen yöntem ise, değerlendirme yöntemleridir. Öğretmenlerin en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri öğretim yöntemi, gösteri yöntemi iken; medya Yardımlı Öğretim yöntemi ise en kötü sonuç alınan öğretim yöntemi olmustur. Öğretmenlerin mesleki kıdem durumlarına göre, öğretim yöntemlerini kullanma ve öğretmen görüslerine göre, öğrencilerin en az ve en çok tercih ettikleri öğretim yöntemleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken, öğretmenlerin en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri yöntem ile mesleki kıdem arasında anlamlı bir fark vardır. Buna göre; mesleki kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenler, yönlendirilmis bulus yöntemini kullanarak daha iyi sonuçlar aldıklarını belirtirken, mesleki kıdemi 11-15 yıl arasında olan beden eğitimi öğretmenleri değerlendirme yöntemini kullanarak daha iyi sonuçlar aldıklarını belirtmislerdir. Beden eğitimi öğretmenlerinin, hizmet içi eğitim kurs ve seminerlere katılması ile en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri öğretim yöntemleri açısından, Gösteri yöntemi konusunda anlamlı bir fark vardır. Buna göre; hizmet içi eğitim kurs ve seminere hiç katılmamıs öğretmenlerin gösteri yöntemini kullanarak hizmet içi eğitim kurs ve seminere katılan öğretmenlere göre daha iyi sonuçlar aldığı görülmüstür.

Gülay Keske
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Elit bayan basketbolcularda antropometrik özellikler, dikey sıçrama ve omurga esnekliğinin mevkilere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; elit bayan basketbolcularda antropometrik özellikler, dikey sıçrama ve omurga esnekliğinin mevkilere göre değişkenliğini incelemektir.Çalışmaya, Türkiye Basketbol Liglerinden 4 farklı takımda oynayan 41 elit bayan basketbolcu alındı. Oyuncular, oynadıkları mevkilere göre; oyun kurucu(n=13), forvet (n=14) ve pivot (n=14) olarak 3 gruba ayrıldı.Araştırmaya katılan sporcuların antropometrik özellikleri, dikey sıçrama yükseklikleri, omurga esneklikleri, vücut yağ değerleri belirlendi ve sporcuların mevkileri ile karşılaştırıldı. Pivotların boyları ve vücut ağırlıkları forvet ve oyun kuruculardan yüksek bulundu. Sporcuların; vücut yağ yüzdesi, yağsız vücut kitlesi, deri kıvrım kalınlıkları, üst ve alt ekstremite uzunlukları, çap ve çevre ölçümleri oynadıkları mevkilere göre karşılaştırıldığında mevkiler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edildi (p<0.05). Sporcuların triceps deri kıvrım kalınlıkları, dikey sıçrama yükseklikleri ve omurga esneklikleri mevkilerle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmadı (p>0.05). Pivotların somatotiplerinin mezomorfi, oyun kurucuların ve forvetlerin ektomorfi olduğu tespit edildi.Sonuç olarak; elit bayan basketbol takımlarının yetenek seçimlerinde, mevkilere göre motorik ve morfolojik özelliklerin dikkate alınmasının performansı olumlu yönde etkileyeceği kanısındayız.Anahtar Sözcükler: Basketbol, Antropometri, Dikey Sıçrama, Omurga Esnekliği, Mevki,

İlke Pazarözyurt
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2008
00