
897
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Farklı döşeme sistemine sahip betonarme yapıların değişik analiz parametrelerine ve diğer ülke yönetmeliklerine göre bazı imalat maliyetlerinin karşılaştırılması
Yapılar tasarlanırken kullanım amaçları, ekonomik koşullar ve inşa edildikleri bölgenin depremsellik durumu yapı maliyet koşullarını önemli ölçüde etkilemektedir. Ülkemiz dünya üzerinde aktif olan fay kuşakları üzerinde yer alan sürekli depremlere maruz kalan ve deprem gerçeği ile yüz yüze bulunan bir ülkedir. Bu yüzden depremler, kullanılan yapı sistemleri ve yapı kullanım amaçları yapı maliyetlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Yapıları depreme dayanıklı inşa etmek için deprem tehlikesi etkisinde bulunan ülkeler asgari koşulları içeren kendi yönetmeliklerini kullanmaktadırlar. Buna göre Avrupa topluluğu içerisinde yer alan ülkeler, birlikteliği sağlamak için depreme dayanıklı yapı tasarımı koşullarını içeren norm olan Eurocode 8'i kullanmaktadır. Eurocode 8 depreme dayanıklı yapı inşası için genel koşulları içermektedir. Yüksek depremselliğe sahip alanlarda Eurocode 8'e göre bazı deprem parametreleri ulusların kendi otoritelerine bırakılmıştır. Ülkemizde kullanılan deprem yönetmeliği ile Eurocode 8 depreme dayanıklı yapı tasarımının felsefesi açısından büyük benzerlikler taşımaktadır. Bu çalışmada ilk olarak yapısal tasarıma etki eden bina önem katsayısı, deprem bölgesi, döşeme sistemi değişimi ve bina katsayısının değişiminin yapı maliyetine etkisi araştırılmıştır. İkinci olarak ise Eurocode 8 ve TDY 2007 yönetmeliği tasarım koşullarına göre yapılan SDY betonarme çerçeveli bir sistemin iki farklı paket programa göre metraj ve maliyetlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. Parametrik çalışmaya konu olan bina modelinde en uygun maliyetli döşeme sistemi kirişli döşeme sistemi, en fazla maliyetli döşeme sistemi ise kirişli döşemeye nazaran yaklaşık % 20'lik bir maliyet fazlasıyla kirişsiz döşeme olmuştur. Bina önem katsayısında en önemli yapı ile en önemsiz yapı arasında tüm döşeme sistemlerinde kalıp ile beton miktarında önemli bir atış meydana gelmemiş ancak donatı miktarında % 10-17'lik bir artış olmuştur. Deprem bölgesi değişikliğinde ise 1. ve 4. Derece deprem bölgeleri arasında özellikle donatı metrajında yaklaşık %10-30 arasında artışlar meydana gelmektedir. Yönetmeliklere göre maliyetlerin karşılaştırılmasını içeren tezin ikinci kısmında ise Eurocode 8'e göre hesaplanan binanın maliyetleri bizim yönetmeliğimize göre hesaplanandan daha fazla çıkmaktadır. Betonarme binaların depreme dayanıklı hesap kuralları açısından Eurocode 8'in bizim yönetmeliğimize göre daha kapsamlı bir yönetmelik olduğu söylenebilir.
Tarihi yapılarda taşıyıcı sistem özellikleri, hasarlar için onarım ve güçlendirme teknikleri, Zenburi mescidi'nin model analizi
Ülkemiz kültürel ve tarihi açıdan çok önemli ve değerli tarihi yapı envanterine sahiptir. Bu yapılar geçmişin binlerce yıllık kültür birikiminin ve medeniyetlerin emarelerini taşımaktadır. Ülkemizdeki tarihi yapılar o bölgedeki coğrafi, jeopolitik, sosyolojik, malzeme vb. birçok unsurdan etkilenerek yapılmıştır. Çoğu yığma yapı olarak inşa edilen yapıların günümüze kadar doğa ve insanoğlunun yıpratıcı etkilerine karşı ayakta kalmaya çalışmaktadır. Tarihi yapıların bu yıpratıcı etkilerden korunması gelecek nesillere güvenli bir şekilde aktarılması gerekmektedir. Çalışmamıza örnek teşkil edecek tarihi yapı; yüzyıllardır medeniyetlerin buluştuğu Anadolu Selçukluların payitahtı Konya ilindeki 13. yy. Selçuklu yapısı Zenburi mescididir. Mimarı açıdan kesit ve iç tasvir olarak kare bir plan üzerinde tek mekanlı, son cemaat yeri olan tuğla örgülü ve motifli büyük bir kubbeye sahip olan mescitte taşıyıcı sistemin durumu, kullanılan malzemelerin özellikleri, oluşan hasarların değerlendirilmesi, mevcut durumunun tespiti, uygun onarım – güçlendirme önerisinin yapılarak gelecek nesillere aktarılması, gerekli parametrelerin tartışılarak çözüm önerilerinin ortaya konması amaçlanmaktadır.
Meteorolojik verileri kullanarak aylık tava buharlaşmasını tahmin etmek için yapay zeka metotlarının uygulanması
Bu çalışmada aylık açık yüzey buharlaşma tahmini amaçlanmıştır. Aylık buharlaşmayı tahmin etmek için, Türkiye'deki Konya Kapalı Havzası'nda Devlet Meteoroloji İşleri tarafından işletilen üç istasyonun (Konya, Karaman, Aksaray) toplam yağış, ortalama sıcaklık, minimum sıcaklık, maksimum sıcaklık, ortalama rüzgâr hızı, ortalama nispi nem, ortalama buhar basıncı ve ortalama atmosferik basınç meteorolojik verileri yapay zeka tekniklerine input olarak kullanılmıştır. İstasyonların aylık buharlaşma tahmini için, MLP-SCG, MLP-GDX, RBNN, GRNN, ANFIS, ε-DVR'yi içeren yapay zeka metodları kullanılmıştır. Sonuçlar, FAO-Penman-Monteith, Priestley-Taylor, Meyer ve Romanenko ampirik denklemlerinin sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Geliştirilen modellerin uygulanabilirliğini değerlendirmek için, Nash-Sutcliffe etkinlik katsayısı (NSE), ortalama mutlak hata (MAE) ve karekök ortalama karesel hata (RMSE) kullanılmıştır. Üç istasyonun sonuçlarına göre, en başarılı yapay zeka metodu, Karaman ve Aksaray istasyonlarında ε-DVR, Konya istasyonunda ise MLP-SCG modeli olmuştur. Buharlaşma tahmini için, kullanılan yapay zeka metotları arasında en kötü performans, Karaman ve Konya istasyonunda GRNN, Aksaray istasyonunda ise ANFIS metotlarında elde edilmiştir. Kullanılan ampirik denklemlerin sonuçları, FAO-Penman-Monteith denkleminin üç istasyonda da diğer ampirik denklemlerden daha başarılı olduğunu göstermiştir. Uygulanan modeller karşılatırıldığında ise buharlaşma tahmini için yapay zeka metotlarının ampirik denklemlere oranla daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Buharlaşma, İklim Değişikliği, Konya Kapalı Havzası, Yapay Zeka Metotları.
Arama motoru mimarisi ve uygulaması
Arama motorları internet üzerindeki büyük boyuttaki veri ile insanlar arasında köprü kuran ve insanların istedikleri bilgiye ulaşmasını sağlayan bir teknolojidir. Diğer bir deyişle arama motorları web üzerindeki internet sitelerini bot aracılığı ile kaydedip, ardından bu sayfaları indeksleyip, insanlar tarafından gönderilen sorgulara göre anlamlı veri elde edip, insanlara istedikleri bilgiyi içeren web sayfalarını gösteren bir sistemdir. Kullanıcılar çoğunlukla arama motorlarının çalışma mekanizmalarını bilmezler. Bu tez'de ilk olarak arama motorlarının kullandıkları bot yazılımı olan Crawler programlarının çalışma mimarisi anlatılarak ve paralel çalışan bir Web Crawler uygulaması yapılarak detaylı bir anlatım yapılmıştır. Ardından arama motorlarının indeksleme mimarisi anlatılmış ve paralel şekilde çalışan bir indeksleme uygulaması geliştirilmiştir. Ardından arama motorlarının indeksleme alt yapısında nasıl arama yapıldığına değinilmiş ve web arayüzüne sahip bir arama uygulaması geliştirilmiştir.
Niğde tren garı kompleksinin incelenmesi
Çalışma kapsamında, Türkiye'de bulunan, tarihi, kültürel, sosyal anlamda belge niteliği oluşturan istasyon binalarının, dönemler içerisindeki kimlik kazanma mücadelesi incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Dönemlerin etkisini üzerinde taşıyan istasyon binaları kolektif belleğin yaşatılması açısından da önem arz etmektedir. Özellikle demiryolu mirası ve mimarisi kavramlarının irdelenmesi ve korunmasına yönelik çalışmalar son dönemde yüksek hızlı tren projelerinin gündeme gelmesiyle ivme kazanmıştır. Tarihi gar binaları bu değişime ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Bu nedenle yapılan ekler ve müdahalelerle kullanıma uygun hale getirilmesi veya farklı işlevler kazandırılarak kullanılması, yaşatılması amaçlanmaktadır. Anadolu'da demiryolculuğun başlangıcı 1856'da İzmir-Aydın hattının döşenmesiyle başlamıştır ve demir ağların tüm yurdu sarması için devlet dış güçlerden destek almıştır. Demiryolu taşımacılığının en ucuz ve hızlı taşıma biçimi olması, sanayileşmenin hız kazandığı bölgelerde demiryoluna verilen önemin artışı şeklinde sonuçlanmıştır. İngiliz, Alman, Fransız demiryolu şirketlerinin Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nden Cumhuriyet Dönemi'ne kadar ülke üzerindeki etkisi yüksek olmuştur. Özellikle sömürgecilik anlayışında olan dış güçler için demiryolu, kaynaklara ulaşmakta önem arz eden araç olmuştur. Osmanlı Devleti'nde kapitülasyonların da etkisiyle demiryolu mimarisi farklı kültürlerin etkisinde şekillenmiş, böylece her bir binanın karakteristik özelliği birbirinden farklılık göstermiştir. Binaların tasarımının o dönem için yabancı mimarların elinde olmasıyla her bir bina yurt dışındaki istasyon binalarına benzer özellikler taşımaktadır. Bu da henüz yerel bir kimliğe kavuşamamış tipteki binaların oluşmasına neden olmuştur. Fakat 1930'lu yıllardan sonra Birinci ve İkinci Ulusal Mimarlık Akımlarının etkisiyle yerel izlerin gösterilmeye başlandığı, devletin kendi mimarlarına yaptırdığı binalar ortaya çıkmaya başlamıştır. Küçük Anadolu şehirlerinde bu millileşme sürecinde yapılan gar binaları kimliklerini korumakta ve o dönemin mimari üslubu, yapım teknolojisi, gelişmişlik düzeyi ve barındırdığı kültür hazinesiyle geçmişimize ışık tutmaktadır. Bu nedenle yapılan çalışmada da bu küçük Anadolu şehirlerinden Niğde ilinin zengin kültürel miraslarından biri olan tren garı binası ve gar kompleksi içindeki binalar incelenmiştir. Daha önce söz konusu yapı üzerine çalışma yapılmamış olması, Cumhuriyet dönemi eseri olması, demiryolu mimarisinin ürünlerinden biri olması, hak ettiği değerin yaşatılmaya çalışılması amacıyla ve bundan sonraki çalışmalara da alt yapı oluşturmak adına Niğde Tren Garı Binası ve Gar Kompleksi'nin incelenmesi önem teşkil etmektedir.
Taşınmaz değerlemede yapay zekâ tekniklerinin kullanılabilirliği ve yöntemlerin karşılaştırılması
Real Estate Valuation is the process to identify exchange value of an immovable property in market conditions by analyzing the features it has in the face of economic developments. That the value of immovable property is identified and that the values determined are mentioned in the processes related to immovable properties are of developedness indicators. At the moment, it is impossible to mention about the explicit models in assessment of the value of immovable property. About the methods used in assessment of the value, for reaching the ideal one, the studies are still continuing. In this study, a model was researched for identification of the values of immovable property. Konya province, Selçuklu district, Yazır neighborhood the features belonging to 200 immovable properties were reached. By means of the data collected, the models were formed with the method of artificial neural network and fuzzy logic, and the values found via the model formed were compared to each other. In the values compared, it was concluded that average proximity was 88.13% in calculation with neural network and 84.19%, in calculation with fuzzy logic. With the study carried out, it was seen that both methods were usable in assessment of immovable property. The values calculated by means of artificial neural network are seen to be more suitable due to the fact that they approach more to the market values
Uhf araç tanıma ekipmanları tasarımı
Araç tanıma ekipmanı veya taşıt tanıma sistemi genelde ticari araç filolarının akaryakıt alımı ve filolardaki araçların yakıt takibinin yapılması için çözüm sunan akaryakıt yönetim sistemidir. Bu sistem daha önce kontrol ünitesi kısmının akaryakıt pompasının içine yerleştirildiği ve bu ünitenin pompanın kontrolünü sağladığı bir sistemdi. İnternetin yaygınlaşması ve teknolojinin gelişmesi ile pompanın kontrolü artık veri tabanları üzerindeki kayıtlar kullanılarak yapılmaya başlanmıştır. Böylelikle veri tabanı ile haberleşen otomasyon sistemlerine pompanın kontrolü dahil olmuş oldu. Otomasyon sistemine ise veri tabanına sorgulaması için araç bilgilerini taşıt tanıma ekipmanlarınca bilgi aktarımı yapılmaktadır. Fakat bu aşamada araçtan bilgi okunması, değişen depo girişlerinden dolayı sağlıklı olmamaktadır. Böylelikle araç tanıması yapılamamaktadır. Bütün bunları önleyebilmek için bu tez çalışmasında bir taşıt tanıma sistemi geliştirilmiş ve elektronik prototipi gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen elektronik düzenekle birlikte değişken depo girişlerinden dolayı yaşanan sıkıntıların önüne geçilmiştir. Böylece tabanca ucundaki okuyucu ünite ile kimlik birimi arasındaki haberleşme zorlukları aşılmıştır. Ayrıca pasif kimlik birimleri ile elde edilemeyen mesafelerde kimlik birimi ile haberleşme sağlanabilmiştir. Bu sayede hiç yakıt alamayan büyük araçlar ve yakıt alırken kesilmeler yaşayan diğer araçların sorunları çözülebilmiştir. Bu işlemler için kimlik birimi enerji ile çalışır hale getirilmiş ve radyo frekansı ile haberleşme sağlanmıştır. Okuyucu ünitenin kimlik birimini değişik açılardan düzgün olarak okuyabilmesi içinde yeni bir monopol anten tasarlanmış, üretimi yapılarak sisteme dahil edilmiştir. Sistem birçok araçta denenmiş ve okuyamama probleminin ortadan kalktığı görülmüştür.
Betonarme-yığma karma yapıların deprem performansının incelenmesi
Günümüzde yığma yapılar az sayıda inşa edilmekte olsa da geçmişten kalan ve hala kullanılan bu tür yapılara çok rastlanılmaktadır. Genellikle kırsal alanlarda var olan yığma yapıların mühendislik hizmeti almadan yapılması, uygulamada yapılan hatalar, yapıyı oluşturan gevrek malzemelerin basınç dayanımı yüksek ve çekme dayanımı düşük olduğu için çok az deformasyon yapılması gibi nedenlerle yığma yapıların orta-şiddetli depremlerde bile hasar almakta ve yıkılarak çok ciddi can kayıplara sebep olmaktadır. Bu nedenle, Türkiye deprem kuşağında yer aldığı için ve yapı stoğunun önemli bir kısmını oluşturan yığma yapıların deprem etkisindeki davranışlarının incelenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışma kapsamında yığma yapıların deprem dayanımının incelenmesi yapılmıştır. Ele alınan yapının bir kısmı betonarme kolonlar ve kirişler üzerine otururken, dış duvarlar yığma yapı olarak yapılan bina tipi incelenmiştir. İncelenen bina deprem bölgesinde olup, 3 katlıdır. Model bina bilgisayar ortamında paket sonlu elemanlar programı ile modellenmiş ve deprem dayanımı irdelenmiştir. Bina içinde bazı mekanlarda duvar bulunmamakta, bunun yerine döşeme yükleri kolonlara taşıtılmaktadır. Bu nedenle deprem yönetmeliğinin tarif ettiği modelleme yaklaşımı ile deprem hesabı mümkün değildir. Modellenen binada deprem iyileştirme alternatifleri özetlenerek, seçilen bir yada daha fazla güçlendirme metodu da analitik olarak ele alınmıştır. Analizler sonucunda, güçlendirilmemiş binanın deprem dayanımı yetersiz olarak tespit edilmiş ve önerilen güçlendirmelerin uygulanmasıyla bina deprem dayanımı Deprem Yönetmeliğinin verdiği sınır şartları sağlar durumuma gelmiştir.
Ankara ilinde bitümlü sıcak karışım kaplamalı yollarda kullanılan agregaların uygunluklarının belirlenmesi ve çok kriterli karar verme yöntemleri ile sınıflandırılması
Özellikle büyük şehirlerde,şehir içi yol yapım çalışmaları çok fazla gerçekleşmektedir. Yapımı gerçekleştirilen yollarda kullanılan agregaların kaliteleri arttıkça, yol kullanım süresi de artmaktadır. Bu nedenle yol yapımında kullanılan agregaların ve bitümlü sıcak karışımların(BSK) önemi çok büyüktür. Bu malzemelerin doğru seçimi direkt olarak yol kullanım ömrünü etkilemektedir. Bu nedenle agrega ve bitümlü sıcak karışımların gerekli standartlara uygunluğunun yanında, kalite sınıflamasının da yapılmasını gerekli kılmaktadır. Asfalt üretim ve yol yapım maliyetlerini azaltmanın en temel yollarından birisi de agrega temin edilecek ocakların doğru seçilmesiyle olmaktadır. Bu tez çalışmasında, Ankara İlinde yol yapımı için gerekli olan agrega standartlarına en uygun taş ocağı bölgesinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bitümlü sıcak karışım üretimi için kullanılan agregaların temin edilebileceği taş ocakları uygunluk açısından sınıflandırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Ankara şehir merkezinin yol yapım çalışmalarına agrega temin eden altı farklı kırmataş tesisinden agregalar alınmıştır ve agrega numuneleri üzerlerinde; su emme, birim ağırlık, Los Angeles, elek analizi ve donma-çözülme deneyleri gerçekleştirimiştir. Ayrıca, bitümlü sıcak karışımın özelliğini belirlemek için, sıcak karışım deneyleri olarak, Marshall stabilite ve akma deneyleri gerçekleştirilmiştir. Deneyler sonucunda elde edilen veriler yorumlanarak, standartlara göre en uygun agregalar belirlenmiş ve ocak sahasında üretilen agregaların fiziksel özellikleri belirlenerek, bitümle yoğrulduğunda oluşacak asfalt betonunun kullanılabilirliğinin tespitine yönelik analizler gerçekleştirilmiştir. Altı farklı ocaktan temin edilen numuneler arasında bir puanlama sistemi belirlenmiş yol agregaları arasında bir karşılaştırma sistemi oluşturulmuştur. Böylece, Ankara ili şehir merkezinin yol çalışmalarında kullanılan agregaların yol yapım kalitesi açısından bir sınıflandırılması yapılmıştır. Yapılan sınıflandırma neticesinde, yapılması planlanan yollarda aranılan özelliklere göre bir seçim kriteri kolaylıkla yapılabilecektir. Bu tez çalışması seçim kriteri yöntemi, bitimlü sıcak karışıma agrega seçimi konusunda farklı çalışmalarada ışık tutacaktır.Ayrıca en uygun agreganın belirlenmesi sayesinde, yeni yapılacak veya bakım onarımı yapılacak yolların uzun ömürlü olması, bakım onarım masraflarının azaltılmasını sağlanabilecektir.
Türbülanslı akışta ondüleli kanallarda akış ve ısı transferi karakteristikleri
Yatay paralel iki plakanın alt ve üst yüzeylerine akış yapısını bozmak için V şeklinde ondüleler yerleştirilmiştir. V şeklindeki ondülelerin ısı transferi ve akış karakteristiklerine etkilerini inceleme için hem sayısal hem de deneysel bir çalışma yapılmıştır. Kanalın alt ve üst cidarlarının sıcaklığı 400 K 'de sabit tutulurken, akışkanın 300 K'de sisteme girdiği kabul edilmiştir. Ayrıca bu aralıkta akışkanın faz değiştirmediği kabul edilmiştir. V şeklindeki ondülelerin yükseklikleri H=15 mm alınmıştır ve tepe açıları β = 60°, 100° ve 140° olmak üzere üç farklı açıda değiştirilmiştir. Türbülanslı akış için Reynolds sayısı 10000, 15000 ve 20000 değerleri alınmıştır. Sonuçların karşılaştırması amacıyla aynı Reynolds sayısı değerleri düz plaka için tekrarlanmıştır. Çalışmanın sayısal kısmında hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği analiz programı kullanılmıştır. Sayısal çalışmanın ilk kısmında süreklilik, momentum ve enerji denklemleri beraber ele alınmıştır. İkinci aşamada ise enerji denklemi çözülmeden bahsedilen denklemlerle yalnızca akış karakteristikleri saptanmıştır. Çalışmanın deneysel kısmında ise su tünelinde Parçacık Görüntülemeli Akış Ölçümü yöntemi ile akış karakteristikleri elde edilmiştir. Sonuç olarak kanala ondüle yerleştirilmesi ile ısı transferi düz plakaya göre önemli oranda arttırdığı görülmüştür. Ayrıca Reynolds sayısının artması ile gerçekleşen ısı transferi de artmıştır. Ayrıca Reynolds sayısının artışı ile yüzey sürtünme katsayısı değerlerinin azaldığı saptanmıştır.