112
Archived Theses
0
DOIs Assigned
2
Institute
0%
DOI Rate
Recently Added Theses
View AllDijital çağda akıllı telefon bağımlılığı ve akademik başarı arasındaki ilişki: Öz düzenlemenin aracı rolü
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde akıllı telefon bağımlılığı, öz düzenleme becerileri ve akademik başarı arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, öz düzenleme becerisinin, akıllı telefon bağımlılığı ile akademik başarı arasındaki ilişkide aracılık rolü değerlendirilmiştir. Çalışma ilişkisel tarama modeline dayalı olarak gerçekleştirilmiş ve örneklem, Türkiye'de öğrenim görmekte olan 340 üniversite öğrencisinden oluşmuştur. Veriler, Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği (Kısa Form), Öz Düzenleme Ölçeği ve öğrencilerin beyan ettikleri akademik not ortalamaları aracılığıyla toplanmıştır. İstatistiksel analizler, SPSS 30.0 programı ve Hayes'in PROCESS Makro Model 4 yapısı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, akıllı telefon bağımlılığı ile öz düzenleme arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca, öz düzenleme ile akademik başarı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Aracılık analizine göre, akıllı telefon bağımlılığının akademik başarı üzerindeki dolaylı etkisi öz düzenleme aracılığıyla istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuçlar, akıllı telefon bağımlılığının öğrencilerin öz düzenleme becerilerini zayıflatarak dolaylı olarak akademik başarılarını olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, öğrencilerin dijital teknoloji kullanımına yönelik farkındalıklarının artırılması ve öz düzenleme becerilerinin geliştirilmesine yönelik müdahale programlarının önem taşıdığı söylenebilir.
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ve suçun mağdur üzerindeki etkileri
Bu çalışmada, Türk Ceza Kanunu'nun 104. maddesinde düzenlenen Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ile bu Suçun Mağdur Üzerindeki Etkileri ele alınmıştır. Suç, fiilin anlam ve hukuki sonuçlarını algılayabilme kabiliyetine sahip 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamış çocuk ile, cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye giren kişiye, cezai sorumluluk doğurmasını öngörmektedir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar arasında yer alan çalışma konusu bu suç, öğretide ve uygulamada ortak bir bakış açısı geliştirilememiş birçok tartışmalı hususu içermektedir. Çalışmada, suçun tarihsel gelişimi, yabancı hukuk sistemlerindeki karşılıkları, uluslararası sözleşmelerdeki yeri ve Türk Ceza Kanunu'ndaki benzer suç tipleriyle ilişkisi incelenmiştir. Suçun hukuki analizi yapılırken özellikle yaşıtlar arası ilişkilerin cezalandırılması, Medeni Kanun hükümleriyle reşit kılınan çocukların TCK m.104 uygulamasındaki yansımaları ve madde metninde kullanılan ifadelerin (lafzın) anlamı ve kapsamı üzerinde durulmuş, uygulama ile ortaya çıkan çelişkiler, Yargıtay içtihatları çerçevesinde ele alınarak değerlendirilmiştir, normun uygulanmasında karşılaşılan hukuki sorunlar tespit edilmiş, bunların giderilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Son olarak, çocuğun rızası bulunduğu gerekçesiyle çoğu zaman göz ardı edilen bu suçun mağduru üzerinde yarattığı psikolojik, sosyal ve fiziksel etkiler, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmıştır.
İhracat kredi kuruluşları teminatında lma tipi model kredi sözleşmelerinin hukuki ve yapısal çerçevesi
Bu tez, uluslararası ticaretin finansmanında önemli bir rol üstlenen ihracat kredi kuruluşlarının teminat sağladığı, Loan Market Association (LMA) tipi model kredi sözleşmelerini hukuki ve yapısal yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle ihracatçıların finansmana erişiminde karşılaştıkları riskler bağlamında, ihracat kredi kuruluşlarının sunduğu sigorta ve garanti mekanizmalarının, LMA Export Finance Buyer Credit Facility Agreement(LMA İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Tesis Sözleşmesi tipi sözleşmelerle nasıl bütünleştiği analiz edilmektedir. Çalışma, ihracat kredi sigortasının kapsamı, tarafları ve teminat yapısına dair kavramsal bir temel sunarken, bu yapının LMA sözleşmelerinde nasıl yer bulduğunu ve bu sözleşmelerin hukuki niteliğini de ortaya koymaktadır. Türk hukukundaki ihracat kredi sigortası rejimi ile LMA sözleşmeleri arasındaki etkileşim değerlendirilmiş; söz konusu modelin hem kredi verenler hem de ihracatçılar açısından taşıdığı hukuki önem ve işlevsel yapı detaylandırılmıştır. Tezin merkezinde, ihracat finansmanına dayalı uluslararası kredi ilişkilerinde sıkça başvurulan ve fakat Türkiye özelinde sadece birkaç akademik çalıışması bulunan Loan Market Association (LMA) Export Finance Buyer Credit Facility Agreement tipi sözleşmeler yer almaktadır. Bu çerçevede, LMA sözleşmesinin genel yapısı, kullanım alanı ve özellikle ihracat kredi kuruluşları ile olan bağlantısı değerlendirilmiş; kredi kullandırımı öncesi aşamalar ve ön koşullar açıklanmıştır. İşbu tezde, finanslaman ihtiyacının alıcı tarafından ihtiyaç duyulduğu durumlarda kullanılan Model sözleşme baz alınmıştır. İzleyen bölümlerde, LMA sözleşmesinin sözleşme pratiğine yansıyan detaylı yapısı analiz edilmiştir. Tanımlar, kredi koşulları, faiz hesaplamaları, erken ödeme ve iptal düzenlemeleri; teminat yapıları, artan maliyetler, garanti hükümleri, tazminat yükümlülükleri ve taraf değişiklikleri gibi kritik başlıklar üzerinden derinlemesine incelenmiştir. Aynı zamanda, beyan ve taahhüt yükümlülükleri, temerrüt halleri, matbu hükümler ve hukuk seçimi düzenlemeleri de ele alınmıştır. Bu çalışma, ihracat kredi teminatları doğrultusunda LMA sözleşmelerinin bütüncül bir değerlendirmesini sunmakta; söz konusu araçların uluslararası finansman süreçlerinde nasıl yapılandırıldığını ve Türk ihracatçılar açısından ne tür hukuki etkiler doğurduğunu ortaya koymaktadır. Nihayetinde tez, ihracat kredi sigortasının daha güvenli ve etkin kullanılmasına katkı sunacak bir anlayış geliştirmeyi ve uluslararası ticaret uygulamalarında karşılaşılan sözleşmesel yapıların anlaşılmasına yönelik rehberlik sağlamayı hedeflemektedir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında iki haklı ihtar sebebiyle tahliye
Konut ve çatılı işyerlerine ilişkin kira sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerin, genellikle ekonomik bakımdan daha dezavantajlı durumda olduğu varsayılan kiracıları koruyan bir yapıda olması, kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından sona erdirilmesi imkanını önemli ölçüde sınırlamaktadır. Kiraya veren ancak kanunda belirtilen hallerde kira sözleşmesini bildirim veya dava yoluyla sona erdirebilmektedir. Kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından dava yoluyla sona erdirilmesine ilişkin sebepler, kanunda kiraya verenden ileri gelen nedenler ile kiracıdan kaynaklanan nedenler şeklinde iki gruba ayrılarak düzenlenmiştir.Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi nedeniyle kendisine iki haklı ihtar gönderilmesine sebep olması, sözleşmenin kiracıdan kaynaklanan sebeplerle sona erdirilebildiği hallerden biri olarak Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 352 f. 2'de düzenleme altına alınmıştır. İşte bu çalışmanın konusu, uygulamada kısaca iki haklı ihtar sebebiyle tahliye olarak isimlendirilen bu tahliye gerekçesinin doğması şartlarının ve hukuki sonuçlarının incelenmesidir. Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde genel olarak kiracıyı koruyucu bir yaklaşım benimseyen kanun koyucunun iki haklı ihtarı tahliye için haklı sebep olarak kabul etmesinin sebebi, kira bedelini zamanında ödememeyi alışkanlık haline getiren kiracının kendisine sağlanan koruma zırhını artık hak etmediği düşüncesi olsa gerektir.
Design of complex-geometry parts for multi-axis robotic additive manufacturing technology and its simulation
This thesis presents the design, development, and simulation of complex-geometry parts for multi-axis Robotic Additive Manufacturing (RAM). A Rhino–Grasshopper–KUKA | prc software environment is integrated to generate customized multi-axis toolpaths for geometries that conventional CAD software cannot easily produce. A KUKA KR210 R2700-2 anthropomorphic robot with a positioner is used for simulation, while Altınay Robotics provided an identical robot (without a positioner) for the physical implementation of the generated trajectories. The RAM system is intended for producing intricate geometries using both polymer extrusion and metal deposition. To identify the most suitable method, the study evaluates Wire Arc Additive Manufacturing (WAAM), Wire Laser Additive Manufacturing (WLAM), and Wire-Laser Hybrid Additive Manufacturing (WLHAM) in terms of structural efficiency, deposition quality, and integration feasibility. A multi-color polymer pellet extruder was co-developed with Altınay Robotics and MEF University interns under the supervision of the author and Altınay's mechanical manager, demonstrating multi-material printing. Additionally, an industrial Nolega polymer extruder was procured with MEF BAP research funding for future use. Beyond its technical contributions, this study emphasizes the integration of robotics and additive manufacturing within a unified production workflow. The research adopts a multidisciplinary and collaborative framework, combining engineering, design, and computational modeling to advance manufacturing education and practice. Experimental studies were conducted in collaboration with students from diverse disciplines, fostering hands-on learning and cross-domain knowledge exchange. This integrative approach highlights the thesis as a convergent study bridging theory, practice, and education through robotics-driven digital fabrication. The outcome is a globally competitive RAM technology offering scalable, precise, and sustainable solutions for advanced manufacturing in both engineering and creative fields.
Non Fungible Token'ların (NFT) Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi
Bu çalışma, Non-Fungible Token'ların (NFT), 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuz (FSEK)1 kapsamındaki hükümler doğrultusunda nasıl değerlendirilebileceğini incelemektedir. NFT, blokzincir teknolojisine dayalı olarak oluşturulan, benzersiz ve değiştirilemez bir kripto varlık türü olarak, özellikle dijital sanat ve fikri mülkiyet alanlarında yeni hukuki tartışmaları gündeme getirmiştir. Çalışmada, NFT'lerin hukuki niteliği, eser sahipliği ile mali ve manevi haklar bakımından doğurduğu sonuçlar analiz edilmiştir. Minting işleminin hukuki boyutu, NFT kaynaklı telif hakkı ihlalleri ve bu bağlamda ulusal ve uluslararası düzeyde ortaya çıkan uyuşmazlıklar değerlendirilmiştir. Araştırmada doktrinsel yöntem benimsenmiş; literatür taraması, mevzuat incelemesi ve örnek dava analizleri yoluyla konu çok boyutlu ele alınmıştır. Birinci bölümde, eser kavramı, eser sahibinin hakları ve dijitalleşmenin bu haklara etkisi değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, blokzincir teknolojisi, kripto varlık kavramı ile türleri, NFT'nin teknik yapısı ve hukuki niteliği irdelenmiş; eşya, kıymetli evrak veya gayrimaddi hak olarak sınıflandırılmasına yönelik farklı yaklaşımlar karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümde minting işlemi ve NFT'lerin "eser" sayılıp sayılamayacağına dair doktriner tartışmalar ele alınmış; NFT satışlarında pay takip hakkının uygulanabilirliği incelenmiştir. Bölümün sonunda, son zamanlarda sıkça gündeme gelen ve alanında ilk örneklerden olan, uyuşmazlıklar değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda, NFT'lerin FSEK kapsamında net bir şekilde tanımlanması gerektiği, eser niteliğinde NFT'ler için hak sahipliği ile ilgili belirsizliklerin giderilmesi gerektiği ve pay takip hakkının dijital ortama uyarlanması yönünde yasal düzenleme ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle çalışma, literatürdeki teorik tartışmaları somut dava örnekleriyle destekleyerek Türk hukukuna özgün katkılar sunmayı hedeflemektedir.