Necmettin Erbakan University
Discipline

Department of Mathematics and Science Education

Necmettin Erbakan University

2,213

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretiminin didaktik dönüşüm teorisine göre incelenmesi kuvvet ve hareket ünitesi örneği

Bu araştırma, 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin öğretim sürecini, Didaktik Dönüşüm Teorisi çerçevesinde, özellikle içsel didaktik dönüşüm boyutuna odaklanarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, öğretim programında yer alan hedeflerin, öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının ve öğrencilerin öğrenme çıktılarının nasıl bir etkileşim içinde şekillendiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda hem öğretim sürecinin yapısal özellikleri hem de bu süreçlerin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkileri, çok boyutlu bir veri seti ile analiz edilmiştir. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören toplam 62 öğrenci ve üç fen bilimleri öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Nicel veriler; Kuvvet ve Hareket ünitesine yönelik Kazanım Kavrama Testi (KKT) ve yazılı sınavlar aracılığıyla elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler), ilişkili örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmış; elde edilen bulgular ayrıca grafiklerle görselleştirilmiştir. Nitel veriler; yarı yapılandırılmış sınıf gözlemleri ve öğretmen görüşmeleri yoluyla toplanmış, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Nicel bulgular, test puanları ve yazılı sınavlar üzerinden; nitel bulgular ise gözlem ve görüşmelerden türetilen temalar üzerinden sunulmuştur. Analiz sürecinde nicel ve nitel bulgular önce kendi tematik yapıları içinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, ardından karşılaştırmalı ve bütüncül bir çerçevede birleştirilerek yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin konu alanı bilgisi düzeylerinin, kullandıkları temsil çeşitliliğinin ve modelleme stratejilerinin, öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve problem çözme yaklaşımlarını doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Ders sürecinde özellikle matematik-fen entegrasyonunun (grafik yorumlama, birim dönüştürme vb.) sistematik olarak vurgulandığı sınıflarda hem Kuvvet hem Sürat alt boyutlarında yazılı sınav puanlarında belirgin düzeyde başarı farkı tespit edilmiştir. Buna karşılık, temsil çeşitliliğinin sınırlı olduğu, deney-soru çözme dengesinin kurulmadığı ve öğrencilerin aktif katılımının düşük olduğu derslerde, kavramları anlamada yetersizlikler ve öğrenmenin niteliğinde eksiklikler gözlenmiştir. Nitel bulgular, öğretmenlerin içsel didaktik dönüşüm sürecinde kullandıkları öğretim stratejileri, öğrenci ön bilgilerini dikkate alma düzeyleri, günlük yaşam temelli örnekler sunma becerileri ve sınıf içi etkileşim biçimlerinin öğrenci başarısında belirleyici rol oynadığını göstermiştir. Sonuç olarak, içsel didaktik dönüşüm sürecinin niteliği, öğrenci başarısının yanı sıra öğrencilerin bilimsel düşünme ve kavramsal ilişkilendirme becerilerinde de kritik bir faktördür. Bu çalışma, öğretmenlerin pedagojik alan bilgisi, temsil, modelleme stratejileri ve ders içi etkileşim yeterliklerinin geliştirilmesinin, fen eğitiminin kalitesini artırmada temel bir unsur olduğunu vurgulamaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçların, fen bilimleri öğretim programlarının geliştirilmesi, öğretmen yetiştirme programlarının zenginleştirilmesi ve sınıf içi uygulamaların niteliğinin artırılması konularında hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde katkı sağlaması beklenmektedir.

Fen bilgisi eğitimiÖğretim
Eylem İpek Erol
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli fen etkinliklerinin 6.sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel yaratıcılık becerilerine etkisi

Çağdaş fen eğitimi, öğrencilerin yalnızca akademik bilgi edinmelerini değil, aynı zamanda bilimsel yaratıcılık gibi üst düzey becerileri geliştirmelerini de hedeflemektedir. Bu çalışma, beceri temelli fen etkinliklerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel yaratıcılık düzeyleri ve akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemektedir. Araştırma, nicel yöntemlerden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desene göre yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 6.sınıf öğrencilerinden oluşan deney (n=28) ve kontrol (n=28) grupları oluşturmaktadır. Çalışmada, deney ve kontrol grubunun belirlenmesinde ön test ortalamaları ve derslerini yürüten fen bilimleri öğretmeninin görüşleri ve bir önceki yıl not ortalamaları incelenmiş ve birbirine denk iki grubun seçilmesine özen gösterilmiştir. Uygulama öncesi yapılan analizler, deney (n=28) ve kontrol (n=28) gruplarının akademik başarı ve bilimsel yaratıcılık düzeyleri açısından başlangıçta denk olduğunu göstermiştir (p>.05). Deney grubuna, ses ve özellikleri ünitesinde beceri temelli 6 farklı fen bilimleri etkinliklerinden oluşan bir modül uygulanırken; kontrol grubunda mevcut öğretim programında önerilen çalışmalar yürütülmüştür. Veri toplama araçları olarak Hu ve Adey'in (2002) geliştirdiği Deniş Çeliker' in (2012) Türkçe'ye uyarlaması yapılan Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testi kullanılmıştır. Veriler, ilişkisiz örneklem t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, son test puanları, deney grubu lehine anlamlı fark sergilemiştir. Yapılan uygulamalar beceri temelli fen etkinliklerinin öğrencilerin hem akademik başarıları hem de bilimsel yaratıcılık düzeyleri üzerinde deney grubu lehine anlamlı etkiler yarattığını göstermektedir. Bilimsel yaratıcılık düzeyine ilişkin son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir artış olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak beceri temelli fen etkinlikleri ile öğrencilerin akademik başarıların ve bilimsel yaratıcılıkları gelişme göstermiştir.

Akademik başarıBeceri temelli sorularBilimsel yaratıcılık+1
Ziya Kart
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin deprem sonrası öğretmenlik deneyimlerine ilişkin görüşleri (Hatay ili örneği)

Bu çalışma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay ili Antakya ilçesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin deprem sonrası öğretmenlik deneyimlerine ilişkin görüşlerinin analiz edilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Çalışma grubunu 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim-öğretim yılı ortaokullarda görev yapan 10 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından düzenlenen 'Katılımcı Bilgi Formu' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmıştır. Görüşme sonunda fen bilimleri öğretmenlerinin deprem süresince deneyimlemiş oldukları eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik görüşler ve önerilerin neler olduğu araştırılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılardan alınan transkriptler araştırmacılar tarafından incelenerek tema ve alt-temalar oluşturulmuştur. Araştırmanın analizi sonucunda engeller, zorluklardan doğan güç ve geleceğe mesaj şeklinde üç temaya ulaşılmıştır. Bu bulgulara dayanarak fen bilimleri öğretmenleri deprem sonrasın deneyimlerinde öğrenme ortamındaki fiziksel engeller ve yaşadıkları psikososyal zorluklara yönelik görüşlerini bildirmişlerdir. Öğretmenler bu zorlu süreçten bazı durumlarda mesleki olarak güçlenerek çıktıklarını ifade etmişlerdir. Bunun yanında, öğretmen ve öğrencilere sürdürülebilir deprem eğitimi, psikososyal destek programları, öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi, deprem sonrası müfredat ve ölçme değerlendirmeye yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır.

Dilek Şeneldir
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde kullanılan temsiller üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesi: Bir göz izleme çalışması

Temsiller, matematik eğitiminde, fikirlerin veya ilişkilerin yerini alarak somutlaştırma, dönüştürme ve temsil etme işlevi görürler. Öğrenciler, matematiksel temsillerle etkileşime girdiklerinde, gözlenmesi zor olan birçok bilişsel faaliyeti gerçekleştirebilmektedir. Bu bilişsel faaliyetlerin ortaya çıkarılması, matematik eğitimi açısından oldukça önemlidir. Gelişen teknoloji ile göz izleme yöntemi gibi yaklaşımlar bilişsel faaliyetlerin incelenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde sıklıkla kullanılan sayma pulu, sayı doğrusu, sembolik ve sözel temsil üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesidir. Çalışmaya ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 85 (40 kız ve 45 erkek) öğrenci katıldı. Göz hareketi verileri uygun olmayan 21 öğrencinin verilerinin çıkarılması ile 64 öğrencinin verileri analizlere dahil edildi. Veri toplama sürecinde göz izleme uygulamalarında her bir temsil türünden üçer tane olmak üzere 12 tam sayılarla işlemler sunumu kullanıldı. Göz izleme verileri GazePoint GP3 (60 Hz) göz izleyici ile toplandı ve Gazepoint Analysis Professional Edition programı ile analiz edildi. Göz izleme yöntemi ile sayısal ve görsel veriler elde edildi. Bu sebeple, çalışma nicel ve nitel unsurlar içermektedir. Çalışmanın nicel boyutunda, öğrencilerin göz hareketlerinden elde edilen sayısal veriler kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler, dört farklı temsil türü olan sözel temsil, sembolik temsil, sayı doğrusu temsili ve sayma pulu temsilidir. Bağımlı değişkenler, dört temsil türü üzerindeki bakış süreleri, sabitlenme sayıları ve sabitlenme süreleridir. Öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerine ait görsel dokümanlar (ısı haritaları ve bakış yolları) çalışmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Bu dokümanlar ile öğrencilerin temsiller üzerinde nasıl göz hareketleri sergiledikleri, hangi noktalara daha fazla odaklandıkları ve öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerinde benzerliklerin veya farklılıkların bulunup bulunmadığı incelendi. Öğrencilerin temsiller üzerinde göz hareketleri hem temsil bazında hem de temsiller arasındaki ilişkiler bağlamında incelenmesi sebebiyle çalışmanın nitel boyutu, bütüncül çoklu durum çalışması niteliğindedir. Sayma pulu temsilinde, en fazla sabitlenme ve en uzun süre bakış SPc (toplanacak sayıları temsil eden pulların bir araya geldiği) üzerinde gerçekleşti. Sayı doğrusu temsilinde öğrenciler, SDa (birinci okun ucu ile ikinci okun başlangıç noktası) ilgi alanı üzerinde daha uzun süre odaklandı. Ancak SDb'de sabitlenmelerin süresi daha fazla gerçekleşti. Sembolik temsil ilgi alanları üzerindeki bakış süresi, sabitlenme sayısı ve sabitlenme süresi arasında fark gözlenmedi. Temsil türleri birbiri ile karşılaştırıldığında, öğrenciler sözel temsil üzerinde daha fazla sabitlenerek ve daha uzun süre bakarak nasıl odaklandıkları incelendi. Ancak sözel temsil üzerinderki sabitlenme süreleri diğer temsillere kıyasla oldukça düşüktü. Katılımcıların temsiller üzerindeki bakışlarına ait modellerin içerik analizi sonucu, ilişkilendirme (geriye dönük, döngüsel, taramalı ve çapalı bakış), desen (bütünlük ve tekrar durumu) ve gezinme (kısa, orta ve uzun gezinme) olmak üzere üç tema elde edildi. Sayma pulu, sayı doğrusu ve sembolik temsilde çapalı bakışlar daha az gözlendi. Sayma pulu ve sembolik temsilde tekli bütüncül desen daha sık gözlenirken sayı doğrusunda çoklu bütüncül desen daha sık gözlendi. Sözel temsillerde eylem belirten sözcüklere durum belirtilen sözcüklerden daha fazla odaklanma gözlendi. Başarı düzeyleri arttıkça geriye dönük, döngüsel, çapalı bakış sergileme durumunun azaldığı, döngüsel bakış sergileme durumunun arttığı belirlendi. Düşük başarılı katılımcılar yüksek başarılı katılımcılara kıyasla daha fazla tekrarlı desen ve daha uzun gezinmeler sergilediği belirlendi. Elde edilen bulgular, tam sayılarla toplama işlemi, matematiksel temsil ve göz izleme literatürleri bağlamında tartışıldı ve öğretmenler ve araştırmacılar için öneriler sunuldu.

Göz izlemeMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Hilmi Karaca
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2010-2020 yılları arasında Türkiye'de matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2010-2020 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenerek literatüre katkıda bulunması ve yeni çalışmalara yol gösterici olmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Tez veri tabanında erişime açık olan 374 çalışma incelenmiştir. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmış ve verilerin analizi betimsel içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmalar alt problemler doğrultusunda sırasıyla; "Tezlerin hazırlandığı yıllara göre, hazırlandığı üniversitelere göre, anabilim dalına göre, eğitim programı/bilim dalına göre, benimsenen araştırma yöntemine göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımına göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımın nasıl olması gerektiğine göre ve tezlerde kullanılan kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasına göre" incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, konu ile ilgili en fazla araştırmanın 2019 yılında yapıldığı tespit edilmiştir. Tezlerin hazırlandığı üniversitelere göre doktora düzeyinde en çok çalışma yapan üniversite Atatürk Üniversitesi olarak belirlenmiştir. Tezlerin hazırlandığı anabilim dalına göre en fazla çalışma İlköğretim Anabilim dalı ile Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Anabilim dalında yapılırken tezlerin hazırlandığı bilim dalına göre en fazla araştırmanın Matematik Eğitimi bilim dalında olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımının tezlerde en çok benimsenen yaklaşım olduğu görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı incelendiğinde matematik eğitimi alanında yazılan doktora tezlerinin 185 tanesinin kuramsal çerçeveyi kullandığı tespit edilmiştir. Kuramsal çerçeveyi sırasıyla 118 çalışma ile alan yazın/literatür taraması ve 66 çalışma ile kavramsal çerçeve (model) takip etmiştir. Ayrıca, 5 çalışmada da kavramsal ve kuramsal çerçevenin birlikte kullanıldığı görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı nasıl olmalıdır analizi sonucunda, toplam 374 doktora düzeyindeki tezden 77 tanesinin kuramsal çerçevede, 297 tanesinin de kavramsal çerçevede değerlendirildiği tespit edilmiştir. Tezlerde kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasının dağılımı incelendiğinde 210 kuram kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevenin (modelin) en fazla öğrenme ve öğretme kategorisinde olduğu belirtilmiştir. Bu bulgular ışığında, lisansüstü eğitim programlarında bilimsel araştırma derslerinde, kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) kavramlarının özellikle akademik hayata yeni başlayan araştırmacılar tarafından tam olarak anlaşılması için daha fazla yer verilebileceği vurgulanmıştır.

Doktora tezleriKavramsal çerçeveKuramsal araştırma+2
Ali Şahan
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

RBC soyutlama modeline göre düzlemde öteleme ve dönme kavramının farklı düşünme yapılarına sahip öğretmen adayları üzerinde incelenmesi

Bireylerin doğası gereği birbirinden farklı olması düşünme yapılarında farklılıklar ortaya çıkarmaktadır. Krutetskii bireylerin problem çözümlerine göre düşünme yapılarını analitik, harmonik ve geometrik düşünme yapısı olarak gruplandırmıştır. Ayrıca zihinde bilgi oluşum süreci düşünme yapılarına göre şekillenmektedir. RBC soyutlama modeli, zihinde bilgi oluşumu gözlenemediği için bireylerin eylemlerine dayanarak bilgi oluşumlarının hangi düzeyde olduğunu analiz etmek için ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı ise farklı düşünme yapılarına sahip matematik öğretmen adaylarının bilgi oluşum süreçlerini incelemektir. Bu bağlamda araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Örneklemi ise bir devlet üniversitesinde 2021-2022 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören ilköğretim matematik öğretmenliği ve matematik öğretmenliği programında analitik geometri dersini almış 97 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarına düzlemde öteleme ve dönme dönüşümleri konusunda bilgi oluşum sürecini incelemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan test uygulanmıştır. Ayrıca matematik öğretmen adaylarının düşünme yapılarını belirlemek için Matematik Süreç Aracı testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre matematik öğretmen adaylarının en çok harmonik düşünme yapısına en az ise geometrik düşünme yapısına sahip olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının problem çözme sürecinde anlamlı bilgi oluşturmakta zorlandıkları bulgular doğrultusunda tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerAnalitik geometriBilgi oluşturma+5
Kübra Öztürk Başeğmez
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin sorgulamaya dayalı öğretim yöntemi öz yeterliklerinin incelenmesi

Gelişen ve değişen bilim ve teknolojinin etkisiyle fen okuryazarı bireylerin yetiştirilmesi önem arz etmektedir. 2018 yılında yeniden yapılandırılan fen bilimleri dersi öğretim programı araştırma-sorgulama ve bilginin transferine dayalı öğrenme stratejisini temel almıştır. Öğretim programının hedeflediği gibi araştıran, sorgulayan, bilgiye kendi ulaşan bireyler yetiştirmek için sorgulamaya dayalı öğrenmeyi kullanacak öğretmenlerin, kendilerini bu konuda yeterli hissetmeleri önemlidir. Öğretmenlerin sorgulamaya dayalı öğretim yöntemi öz yeterliği, nitelikli öğretim süreci için önemlidir. Bu çalışmanın amacı; fen bilimleri öğretmenlerinin araştırma-sorgulamaya dayalı öğretim öz yeterliklerini, cinsiyet değişkeni açısından araştırmaktır. Çalışmada ayrıca fen bilimleri öğretmenlerinin araştırma-sorgulamaya dayalı fen öğretimi öz yeterliliğinin ne düzeyde olduğu ve araştırma-sorgulamaya dayalı fen öğretimi öz yeterliliği ile yaş değişkeni arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 2022-2023 yılı eğitim dönemi Ankara ilinin Etimesgut ilçesinde çalışan 79 kadın, 26 erkek toplam 105 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Smolleck (2004) tarafından geliştirilen ve 2011'de Akçay ve İnaltekin tarafından uyarlanan 5'li likert tipi "Araştırma Tabanlı Fen Öğretimi Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS-22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Cinsiyet değişkeninin grup ortalamalarındaki farklılıklarını görebilmek için 2 gruplu değişkenlerde Mann Whitney-U Analizi uygulanmıştır. Araştırma tabanlı fen öğretimi özyeterliği ölçeği ve fırsat, rehberlik, kanıt, açıklama alt boyutları arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Ölçek, alt boyutlar ile yaş değişkeni arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için spearman korelasyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen analizler sonucunda cinsiyet değişkeni ile araştırma-sorgulamaya dayalı öz yeterlikleri arasında anlamlı bir şekilde fark bulunmamıştır. Yaş faktörü ile ölçek arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Her ifadenin dağılımlarına bakıldığında ise katılmama veya kararsız kalma durumunun çoğunlukla 'soru sorma ve açıklama yapma' ifadelerinde olduğu görülmüştür. Çalışma sonunda sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu alarak gelecekte yapılacak çalışmalara, önerilere yer verilmiştir.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Ayşe Elif İnce
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen öğretiminde 2008 - 2022 yılları arasında sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile ilgili lisansüstü tezlerin içerik analizi

Bu çalışmada 2008-2022 yılları arasında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı üzerine yapılmış Yüksek Öğretim Tez Merkezi'nde (http://tez2.yok.gov.tr/) tespit edilen 32 yüksek lisans ve 16 doktora tezi doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca alandaki eksikliklerin ve yönelimlerin tespit edilmesi ve fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme konusundaki genel çerçevenin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nite araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Fen eğitimi üzerine daha önce yapılmış içerik analizi çalışmalarında oluşturulan temalar ve kategoriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Fen Eğitimi Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analiziyle bu çalışmanın örneklemini oluşturan 48 lisansüstü çalışma incelenmiştir. Çalışmalara ulaşmak için YÖKTEZ veri tabanında "sorgulamaya dayalı" ve "sorgulamaya dayalı öğrenme" anahtar kavramları taratılmıştır. Tüm çalışmalar türü, yayınlandığı yıl, şehir, danışman unvanları, araştırma yöntemleri, araştırma model türü, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, örneklem düzeyi, veri toplama aracı, anket tipi, kavramsal anlama testi türü, veri analiz yöntemi ve veri analiz yöntem türleri açısından incelenmiştir. Veriler MS-Excel programı kullanılarak elde edilmiştir. Bu kategoriler temel alınarak lisansüstü çalışmaların hepsi yüksek lisans ve doktora tezleri olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş ve frekans ve yüzde değerleri tablo ve grafikler aracılığı ile sunulmuştur. Verilerin analizi betimsel analiz yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara bakıldığında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinen tezlerin çoğunluğunu yüksek lisans tezleri oluştururken, doktora tezlerinin sayıca daha az olduğu, araştırmacıların ağırlıklı olarak nicel araştırma modelini tercih ettikleri, çalışmaların en fazla 2019 yılı içerisinde yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Lisansüstü çalışmalar Ankara şehrinde bulunan üniversitelerde sayıca fazla dağılıma sahiptir. İncelenen çalışmaların çoğunda örneklem olarak lisans öğrencilerinin tercih edildiği ilköğretim kademesinde yapılan çalışma sayısının az olduğu, örneklem büyüklüğünde ise en fazla dağılımın 51-100 aralığında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonunda sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinecek gelecekteki çalışmalara öneriler getirilmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiLisansüstü tezler+3
Meryem İrem Gökbulut
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji konuları ile ilgili yapılan çalışmaların içerik analizi

Bu araştırma, Google Akademik ve Dergipark veri tabanları tarafından dizinlenen Türkiye'deki eğitim dergilerinde 2010-2022 yılları arasında kimya eğitimi alanında "kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji" konularında yayımlanan makaleleri, genel özellikleri ve konuların öğretimiyle ilgili tespit edilen hususlar bakımından incelenerek genel eğilimlerin hangi yönde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 41 makale içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan çalışmalar yayın yılı, makale türü, örneklem/çalışma grubunun özellikleri, düzeyleri ve sayısı, çalışmaların nerelerde yürütüldüğü, araştırma metot ve desenleri, veri toplama araçları, çalışmaların amacı, öğrencilerin kavramalarını belirlemeye yönelik metotlar, öğrencilerin genel bilgi iddiaları, öğrencilerde tespit edilen kavrama ve öğrenme zorlukları ile kavramsal değişim yaklaşımının nasıl uygulandığı gibi kriterler bakımından analiz edilerek mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına ilişkin sayısal değerler yüzde ve frekans tablolarıyla sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre en çok yayının 2010 yılında yapıldığı, makale türü açısından araştırma makalelerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Örneklem/çalışma grubunun özellikleri açısından en fazla çalışmanın öğretmen adaylarıyla yapıldığı, örneklem büyüklüğü olarak 0-25 ile 26-100 kişi arasında değişen grupların tercih edildiği ve en çok çalışmanın Ankara ilinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemleri kullanılırken, veri toplama aracı olarak başarı testlerinin sıklıkla kullanıldığı ortaya konulmuştur. Çalışmaların amaçları bakımından, çoğunlukla öğrencilerin konuları kavramaları ve anlamlı öğrenmelerine yönelik araştırmaların yapıldığı, öğrencilerin kavrama ve keşfetmelerini belirlemeye yönelik metotlar bakımından çoktan seçmeli soruların sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Öğrencilerin genel bilgi iddiaları arasında kimyanın sembolik dilinden kaynaklanan ve kullanılan matematiksel ifadelerle ilgili iddialar, makroskobik gözlemleri mikroskobik açıklamalarla ilişkilendirememe, kimyasal olayları günlük hayatla ilişkilendirememe, ön koşul bilgilerle ilgili eksiklikler barındırma gibi iddialarının görüldüğü belirlenmiştir. Öğrencilerde en fazla tespit edilen kavrama güçlüğünün kimya kavramlarıyla ilgili önkoşul bilgilerin niteliğinden/yetersizliğinden/eksikliğinden kaynaklanan zorluklar olduğu görülmüştür. Kavramsal değişim yaklaşımının benimsendiği çalışmalarda öğrencilerde kavramsal değişimi gerçekleştirmek amacıyla en fazla aktif öğrenme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir.

DengeEnerjiHız+5
Abdullah Pınar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitimi merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiği: Vaka çalışması

Bu çalışmada fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiğini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli, nitel araştırma yöntemlerinden "Vaka Çalışması" dır. Araştırmanın katılımcısı Ata rumuzlu 36 aylık bir erkek çocuğudur. Çalışma için erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyin içinde bulunduğu donemin seviyesine uygun olarak 10 adet FeTeMM etkinliği hazırlanmış, her etkinlik için gerekli süre belirlenmiş ve her hafta iki etkinlik uygulanacak şekilde toplamda 5 hafta boyunca etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmanın uygulaması esnasında nitel veri toplama tekniklerinden gözlem tekniği ile FeTeMM Kazanımları Kontrol Listesinden ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formundan yararlanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizi içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulguları erken çocukluk döneminde 36 aylık bir birey üzerinde fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin olumlu katkıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre, erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyinin FeTeMM etkinlikleri sırasında kendi dünyalarını anlamalarında, üst düzey düşünme ve akıl yürütme becerilerinin gelişmesinde, bir şeyi üretme fırsatını deneyimlemelerinde, keşfetme ve kendi fırsatlarını deneyimlemede, çok yönlü düşünme ve iş birliği geliştirmede, karar alma duygusunu geliştirmede, tekrar eden kalıplarda bağlantı kurmada, problem çözmede ve iletişim kurma gibi becerilerini arttırdığı gözlemlenmiştir.

Erken çocuk eğitimiFeTeMMFen bilgisi eğitimi+2
Ümmühan Merve Mart
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmen adaylarının fizik öğretme kaygılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, fizik öğretmen adaylarının fizik öğretme kaygı düzeylerinin farklı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu; Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Fizik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. Sınıf öğrencilerinden 51 kişi ile Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. Sınıf A ve B şubesi öğrencilerinden 187 kişi oluşturmaktadır. Peker, M. (2006) tarafından geliştirilen matematik öğretmeye yönelik kaygı ölçeği, fizik öğretmeye yönelik kaygı ölçeğine uyarlanmıştır. Bu uyarlanarak hazırlanan fizik öğretmeye yönelik kaygı ölçeği 16 sorudan oluşan 4 faktörlü bir ölçektir. Ölçekten elde edilen fizik öğretme kaygısına bağlı puanlar ve kişisel bilgi formundan elde edilen bilgiler ile incelenen değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için istatistiksel analizler yapılmıştır.

Asım Gündoğdu
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2001-2020 yılları arasında Türkiye'de yapılan ortaöğretim matematik eğitimindeki kavram yanılgıları çalışmalarının betimsel içerik analizi

Bu araştırmanın amacı 2001-2020 yılları arasında Türkiye'de ortaöğretim matematik eğitiminde kavram yanılgıları ile ilgili yapılan çalışmaları sistematik olarak derleyerek bu alanda yapılan çalışmaların eğilimini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada 2001-2020 (2001 ve 2020 dahil) yılları arasında yapılmış ve araştırmanın sınırlandırmalarına uyan 62 çalışmaya erişilmiştir. Erişilen bu 62 çalışmanın 28 tanesi tezden (%45) ve 34 tanesi makaleden (%55) oluşmuştur. Yapılan çalışmalara erişim sağlanırken Google Akademik arama motoru, YÖK Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin, Web of Science (WOS), Education Resources Information Center (ERIC) ve Dergi Park'tan yararlanılmıştır. Erişilen çalışmalar öğrenme alanlarına, alt öğrenme alanlarına, yıllarına, çalışma türlerine, kullanılan veri toplama araçlarına ve örneklem büyüklüklerine göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Ayrıca çalışmaların sonucunda elde edilen kavram yanılgılarından bazıları da bulgular kısmında sunulmuştur. Verilerin çözümlenmesinde veri analiz yöntemlerinden betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, çalışmaların büyük çoğunluğunun "Sayılar ve Cebir" öğrenme alanında yapıldığı görülmüştür. Yapılan araştırmalar alt öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ortaöğretim kavram yanılgıları ile ilgili yapılan araştırmaların çoktan aza doğru sırasıyla "Sayılar", "Fonksiyonlar" ve "Limit ve Süreklilik" alt öğrenme alanlarında yapıldığı, "İntegral ve Uygulamaları" ve "Polinomlar" alt öğrenme alanlarında ise araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmalar en çok 2013 yılında yapılırken 2002, 2003 ve 2020 yıllarında araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Ayrıca, 2001-2020 yılları arasında ortaöğretim matematik eğitiminde yapılan kavram yanılgıları çalışmalarının sayılarının giderek arttığı görülmektedir. Ulaşılan çalışmalar çalışma türlerine göre yüksek lisans tezi, doktora tezi, TR Dizin makalesi ve diğer makale olmak üzere 4 başlık altında incelenmiştir. Yapılan çalışmaların çoktan aza doğru sırasıyla yüksek lisans tezin (f=24, %39), diğer makale (f=19, %31), TR Dizin makalesi (f=15, %24) ve doktora tezi (f=4, %6) türünde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışmaların birçoğunda birden fazla veri toplama aracının kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, veri toplama aracı olarak en çok açık uçlu sorular ve görüşme kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar katılımcı sayıları bakımından incelendiğinde, kavram yanılgıları çalışmalarının büyük çoğunluğunun 0-50 arasındaki katılımcı sayısı ile gerçekleştirildiği görülmüştür. Ancak, 251+ örneklemini tercih eden çalışmaların sayısı oldukça fazladır. İncelenen çalışmalardaki örneklem büyüklüğüne çalışmalarda kullanılan veri toplama araçlarının etki ettiği düşünülmektedir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmanın, bu alanda çalışma yapacak kişilere katkıda bulunacağı düşünülmüştür. Çalışmanın sonunda bu alanda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, betimsel içerik analizi, sistematik derleme

Betimsel analizKavram yanılgısıMatematik eğitimi+4
Mehmet Tutar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin bitki tohumu ile ilgili kavram yanılgılarının belirlenmesine yönelik dört aşamalı bir teşhis testinin geliştirilmesi

Öğretmenler tohum gibi bitki kavramları öğretmekte, öğrenciler ise öğrenmekte zorluk çekmektedir. Bu araştırmada lise 12. sınıf öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgılarının belirlenebilmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda lise 12. sınıf öğrencilerine yönelik dört aşamalı çoktan seçmeli tohum kavram teşhis testi geliştirilmiştir. Geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılan kavram teşhis testi ile lise 12. sınıf öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgısı, bilimsel bilgi ve bilgi eksikliği yüzdelerinin alt boyutlar bazında belirlenmesi ise çalışmanın alt amacını oluşturmuştur. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan biri olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu iki özel ve altı devlet okulundan rastgele seçilen ve 12. sınıfta öğrenim gören 409 öğrenci oluşturmaktadır. Geliştirilen test, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ili Ereğli ilçesindeki öğrenim gören 12. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilere çeşitli geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Son durumda dört aşamalı tohum kavram teşhis testinin 11 sorudan oluştuğu ve 3 faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda bu testin geçerli ve güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Faktör 1 "Tohumun Fizyolojisi", Faktör 2 "Tohum ve Üreme İlişkisi" ve Faktör 3 "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi" olarak isimlendirilmiştir. Öğrencilerin en yüksek bilimsel bilgi ortalamasının "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi", en yüksek kavram yanılgısı ortalamasının "Tohum ve Üreme İlişkisi" ve en yüksek bilgi eksikliği ortalamasının "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi" faktörü altında yer aldığı belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında geliştirilen ve geçerlilik güvenirlik analizleri yapılan dört aşamalı tohum kavram teşhis testi lise 12. sınıf öğrencilerin tohum kavramı hakkında kavram yanılgılarını belirlemeye yöneliktir. Bu testin alanyazına katkı sağlayacağı ve öğretmenler ve araştırmacılar tarafından lise öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgılarının tespitinde kullanılacağı, bu nedenle de benzer çalışmalara öncü olacağı düşünülmektedir.

Biyoloji eğitimiKavram yanılgısıLise öğrencileri+3
Sevgi Onay
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel oyun kavramına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel oyun kavramına ilişkin görüşleri araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ili Karapınar ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapmakta olan 13 ortaokul matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile öğretmenlere matematiksel oyun tanımları, matematik ve oyun ilişkisi, matematiksel oyun kullanma durumları, kullandıkları oyunlar, matematiksel oyunlarda bulunması gereken özellikler, matematiksel oyunların faydaları, oyun kullanımında zorlanılan durumlar, öğrencilerin oyunlara tepkileri, oyunların öğrenciler üzerine etkileri, matematiksel oyun kavramı ve matematiksel oyun kullanımına ilişkin önerileri sorulmuştur. Veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Yapılan araştırma sonucu öğretmenler matematiksel oyun tanımlarında daha çok öğretici ve eğlenceli ifadelerini kullanmışlardır. Katılımcıların, matematik ve oyun ilişkisini oyunların içinde matematik olmasıyla ve matematiğin oyunu anlamlandırmasıyla açıkladıkları görülmüştür. Öğretmenlerin matematiksel oyunları, bilişsel/akademik ve duyuşsal amaçlar doğrultusunda kullandıkları görülmüştür. Matematiksel oyunlarda aradıkları özelliklerin ise öğrenme öğretme sürecine katkıları, oyun içeriği, oyun süresi ve katılımcı durumlarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Öğretmenler öğrencilerin matematiksel oyunlara çoğunlukla olumlu tepkiler verdiklerini belirtmişlerdir. Matematiksel oyunların faydaları konusunda ise konuya, öğrenciye ve öğretmene yönelik faydalara odaklanılmıştır. Benzer şekilde matematiksel oyunların öğrencilerin öğrenme durumlarına, derse yönelik tutumlarına, kişisel gelişimlerine ve sosyal gelişimlerine çeşitli etkilerinin olduğu vurgulanmıştır. Bununla birlikte, öğretmenlerin oyun tasarlama/planlama ve ders sürecinde çeşitli zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Ayrıca öğretmenler, matematiksel oyunlar ve oyunların kullanımına yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır.

Branş öğretmenleriEğitsel oyunlarMatematik eğitimi+5
Cansu Nur Güngör
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışma, fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi amacıyla 2021-2022 eğitim-öğretim yılında yapılmıştır. Bu amaçla Ağır, Gür ve Okçu (2007) tarafından geliştirilen „„Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği‟‟ veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Online anket formuna dönüştürülen „„Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği‟‟ öncelikle geçerlik ve güvenirlik analizleri için farklı branşlardan 52 öğretmene uygulanmıştır. Geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda ortaya çıkan son ölçek 57‟si kadın, 43‟ü erkek toplam 100 fizik öğretmenine ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim görmekte olan 28‟i kadın, 15‟i erkek toplam 43 fizik öğretmen adayına online olarak uygulanmıştır. Veri analizi için SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları; cinsiyet, çalışılan kurum, mesleki kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre incelenirken, fizik öğretmen adaylarının tutumları; cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre fizik öğretmenlerinin cinsiyet ve öğrenim durumu ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmamış fakat fizik öğretmenlerinin çalıştıkları kurum ve mesleki kıdemleri ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Özel okullarda görev yapan fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum puanlarının devlet okullarında görev yapan fizik öğretmenlerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mesleki kıdemi 6-10 yıl olan fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitimin avantajlarına yönelik tutum puanlarının mesleki kıdemi 11-15 yıl olan fizik öğretmenlerine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan fizik öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Fizik Eğitimi, Tutum, Fizik Öğretmeni, Fizik Öğretmen Adayı

Aday öğretmenlerBranş öğretmenleriFizik dersi+7
Esra Özmen
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise biyoloji ders kitaplarının 21.yüzyıl becerileri bakımından incelenmesi

Bu araştırmada, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında okutulan lise biyoloji ders kitaplarında 21.yüzyıl becerilerinin ne kadar yer aldığı belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 21.yüzyıl becerileri; düşünme yolları, çalışma yolları, çalışma araçları ve dünyaya entegrasyon beceri alanları ve bunların alt boyutları açısından ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2022-2023 eğitim öğretim yılında okutulan 9, 10, 11 ve 12.sınıf lise biyoloji ders kitaplarında belirlenen analiz birimleri amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Doküman inceleme yöntemi ile toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Verilerin analizinde; düşünme yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma araçları beceri alanı alt boyutları ve dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutları analiz kodları olarak kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında yer alan düşünme yolları beceri alanı ile ilgili analiz birimlerinin diğer beceri alanlarına oranla daha fazla olduğu görülmüştür. Fakat bu beceri alanında üst düzey düşünme becerileri gerektiren problem çözme becerilerinin sayısı oldukça az görülürken, araştırma sorgulama yaklaşımının yansıması olduğu düşünülen eleştirel düşünme becerilerinin sayısının daha fazla olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında dünyaya entegrasyon beceri alanı ile ilgili olduğu belirlenen analiz birimlerinin ise diğer beceri alanlarına oranla daha az olduğu tespit edilmiştir. Ders kitaplarında yer alan bazı ünitelerde dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutlarına hiç rastlanmadığı görülmektedir. Lise biyoloji kitabında birden fazla beceri alanını aynı anda yansıtması dolayısıyla başarılı bulunan etkinliklerin sayısının artırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 21.Yüzyıl Becerileri, Lise Biyoloji Ders Kitabı, Eğitim

21. yüzyılBiyolojiBiyoloji dersi+4
Fatma Yerlikaya
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2022 yılları arasındaki teknoloji destekli geometri öğretiminde başarıyı inceleyen tezlerin sistematik derleme yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada 2000-2022 yılları arasında YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde yayımlanan teknoloji destekli geometri öğretiminin başarıya etkisi ile ilgili çalışmaları bir sistematik derleme yöntemi olan içerik analiziyle incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden biri olan sistematik derleme modeli kullanılmıştır. Araştırmada belirli kriterler doğrultusunda seçilmiş olan 62 çalışma analiz edilmiştir. Çalışmaların hazırlandığı yıllar, yöntemleri, örneklemi, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, veri analiz teknikleri, tercih edilen konuları, öğretim teknolojileri ve sonuçları incelenmiştir. Veriler analiz edilirken nitel analiz yöntemlerinden biri olan betimsel analiz tercih edilmiştir. İnceleme sonucu elde edilen veriler grafik, şekil ve tablolar ile ifade edilmiştir. Araştırmanın sonucunda 2013 yılından sonra yapılan çalışmaların sayısında düşüş yaşandığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında ani bir artış ile en fazla çalışma yapılmış olmasına rağmen ilerleyen yılda çok az çalışma yapıldığı görülmüştür. Çalışmalarda sıklıkla ortaokul öğrencilerinin tercih edildiği görülmüştür. Okul öncesi, ilkokul, lise ve lisans düzeyindeki öğrenciler ile az çalışma yapılmıştır. Örneklem büyüklüklerinin sıklıkla 31-50 ve 51-100 kişi arasında tercih edildiği görülmüştür. Ancak 30 kişiden az ve 100 kişiden fazla olan örneklem büyüklükleri ile az çalışma yapılmıştır. Araştırma yöntemlerinden sıklıkla nicel ve karma yöntemlerin tercih edildiği görülmüştür. Veri toplama araçlarından daha çok başarı testlerinin ve tutum ölçeklerinin tercih edildiği görülmüştür. Veri analizleri yapılırken t-testlerinin daha çok tercih edildiği görülmüştür. Konular arasında sırasıyla en çok geometrik cisimler ve şekiller, çokgenler ve dönüşüm geometrisi tercih edilmiştir. Öğretim teknolojileri arasında ise sırasıyla en çok Geogebra, Cabri ve Geometer's Sketchpad dinamik yazılımlarının tercih edildiği görülmüştür. Geometrik cisimler ve şekiller konusunun ele alındığı çalışmalarda sıklıkla Cabri'nin kullanıldığı görülmüştür. Ancak diğer öğretim teknolojileri ile yeterli çalışma yapılmadığı fark edilmiştir. Çokgenler konusunda ise Geogebra ve Geometer's Sketchpad yazılımlarının tercih edildiği diğer öğretim teknolojilerinin yeterince tercih edilmediği görülmüştür. Çember ve daire konusunu ele alan çalışmalarda ise sıklıkla Geogebra'nın tercih edildiği tespit edilmiştir. Çalışmalarda elde edilen sonuçlara baktığımızda ise teknoloji destekli geometri öğretiminin öğrenci başarısında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beklenen başarıyı elde edemeyen araştırmacılar durumun yazılımdaki teknik aksaklıklardan, grubun küçük olmasından, çalışmanın kısa zamanda yapılmış olmasından ve sınıf yönetiminden kaynaklanabileceğini belirtmiştir. Bu alanda yeni çalışma yapacak olan araştırmacılara yeteri kadar çalışma yapılmayan konuları, öğretim teknolojilerini, örneklem türünü, örneklem büyüklüğünü ve araştırma yöntemini tercih etmesi önerilmiştir. Bu şekilde doyum noktasına ulaşan çalışmaların tekrar etmesi yerine alandaki eksiklikleri giderecek çalışmaların yapılması beklenmiştir.

Akademik başarıGeometri öğretimiLisansüstü tezler+5
Hatice Kübra Karabağ
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin bilimsel etik konusunda duyarlılıkları

Günümüzde dünyada ve özellikle ülkemizde etik değerlere uyma konusundaki duyarlılığın artmasının gerekliliği büyük önem arz etmektedir. Etik değerlere uyma eksikliğinin çokça hissedildiği son yıllarda toplumlarda ve bireylerde yeterli düzeyde olmayan etik duyarlılığın yükseltilmesi toplumların ve çevrenin refahı bakımından bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Yapılan bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin bilimsel etik konusundaki duyarlılıklarının seçilen bazı değişkenlere göre aralarında anlamlı bir farkın olup olmadığının belirlenmesidir. Bu değişkenler cinsiyet, yaş, eğitim alınan alan, okumakta oldukları sınıf, etik dersi alma durumu, mezun olunan lise türü, anne-baba eğitim düzeyleri, aile gelir düzeyi, herhangi bir bilimsel araştırmada görev alma ve etik konusunda bilgi verilmesi olarak belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılının her iki yarıyılında yapılmıştır. Araştırma, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi lisans ve lisansüstünde farklı bölümlerde eğitim gören 243 öğrenci oluşturmuştur. Verilere Ülker, Kocakülah, Algan ve Alceylan, (2020) tarafından geliştirilen Cronbach-alpha güvenilirlik katsayısı 0.976 olarak bildirilen ve 22 maddeden oluşan 'Bilimsel Etik Ölçeği' kullanılarak ulaşılmıştır. Araştırmada Alan Tarama Modeli kullanılmış olup, verilerin analizi SPSS paket programı vasıtasıyla çözümlenmiştir. Bu ölçeğin tarafımızdan belirlenen Cronbach-alpha güvenilirlik katsayısı 0.935 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilere göre araştırma sonuçlarına bakıldığında kız öğrencilerin etik konusuna duyarlılıklarının erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde (p<0.05) farklı olduğu görülmüştür. Etik dersi alan öğrencilerin bu dersi almayanlara; bilimsel araştırmalarda görev alan öğrencilerin almayanlara; etik konusunda bilgi verilen öğrencilerin bilgi verilmeyenlere göre etik konusundaki duyarlılıklarının daha yüksek olduğu ve aralarındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaş aralıkları değişkenliklerinde de bu farklılık görülmüştür (p<0.05). Bununla birlikte; eğitim aldıkları alan, okumakta oldukları sınıf düzeyleri, mezun olunan lise türü, anne-baba eğitim düzeyleri ve ailelerin gelir düzeylerinin öğrencilerin etik konusundaki duyarlılıkları üzerine herhangi bir etkisinin olmadığı ortaya konmuştur (p>0,05). Sonuç olarak etik değerlere önem veren etik tavırları benimseyen kişilerin sayısının artırılması ve etik tavırlar sergileyen kişilerin çevrelerine de örnek olması bakımından üniversite öğrencilerine zorunlu etik derslerinin verilmesi, araştırmalara katılımlarının sağlanması, etik değerler konusunda bilgilendirme yapılması son derece önemlidir. Anahtar Kelimeler: Etik, Bilimsel Etik, Etik Duyarlılık.

Bilimsel etikEtikEtik değerler+4
İlknur Ünüvar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıkları ile matematik öğretim kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, matematik öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıkları ile matematik öğretim kaygı düzeyleri arasındaki ilişki ve bu düzeylerin sınıf ve cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın yöntemi nicel yöntem, modeli ise tekil ve ilişkisel taramayı içine alan genel tarama modelidir. Araştırma, 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesindeki 1, 2, 3 ve 4. sınıf olmak üzere toplam 298 İlköğretim ve Ortaöğretim Matematik Öğretmen Adayıyla yürütülmüş, 279 katılımcının verileri dikkate alınarak analizler yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Peker (2006) tarafından geliştirilen "Matematik Öğretimine Yönelik Kaygı Ölçeği" (MÖYKÖ) ve Schraw ve Dennison (1994) tarafından "Metacognitive Awareness Inventory" adıyla geliştirilen; Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Üstbilişsel Farkındalık Envanteri" (ÜFE) kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımı, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı hesaplaması ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler SPSS 18 paket programı ile yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre adayların üstbilişsel farkındalık düzeyleri yüksek seviyededir. Üstbilişsel farkındalık düzeyi genel toplamında cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. Alt boyutlardan bazılarında farklılık tespit edilmiştir. Adayların matematik öğretim kaygılarının düşük seviyede olduğu, cinsiyete göre ise kız öğretmen adaylarının erkeklere göre matematik öğretme kaygısının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sınıf düzeyine göre kaygı genel toplamında anlamlı bir farklılık tespit edilmezken alt boyutların bazılarında farklılık tespit edilmiştir. Matematik öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematik öğretimine yönelik kaygı düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Son olarak üstbilişsel farkındalık düzeyi tek başına, matematik öğretim kaygı düzeyindeki değişimin %21 'ini tahmin etmektedir.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkMatematik eğitimi+4
Rabia Yetgin
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf öğrencilerinin bağlam temelli STEM etkinliklerine yönelik deneyimlerinin incelenmesi

Bu çalışma ile Fen Bilimleri dersi ''Madde ve Isı'' ünitesinde yenilenebilir enerji kaynakları konusunda 6.sınıf öğrencilerinin bağlam temelli STEM etkinliklerine yönelik deneyimlerinin bilimsel yaratıcılık ve STEM meslekleri odağında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden "Fenomonoloji" deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Konya ili Derbent ilçesine bağlı bir devlet ortaokulunda 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 6. Sınıfta öğrenim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında Bağlam Temelli Öğrenmeye dayalı STEM etkinliklerini içeren 4 farklı ders planı geliştirilmiştir. Her biri 4 saatlik uygulama sürecine sahip olan ders planlarının uygulama süreci 8 haftadır. Araştırmada Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Katılımcı Gözlem Formu ve Günlük Formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunda öğrencilerin uygulama sürecindeki deneyimlerini ortaya çıkarmaya yönelik açık uçlu sorular ve STEM Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği (STEM-MYİÖ) ile Bilimsel Yaratıcılık Ölçeğinden (BYÖ) seçilen sorulara yer verilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin yaşadıkları deneyimin bir parçası olarak bilimsel yaratıcılık becerileri ve STEM mesleklerine yönelik tutumları da ele alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunun bilimsel yaratıcılık ve STEM mesleklerine yönelik tutumu içeren soruları karşılaştırmalı bir analiz yapmak bakımından uygulamaya başlamadan önce uygulanmıştır. Uygulama tamamlandıktan sonra ise bilimsel yaratıcılık ve STEM mesleklerine yönelik tutumu belirlemeye yönelik sorular da dahil olmak üzere yarı yapılandırılmış görüşme formunun tamamı uygulanmıştır. Katılımcı gözlemci formu ve günlük formu ise ders planlarının yürütülmesi sürecinde uygulanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu, günlük ve gözlem formlarından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Ardından tüm veri toplama araçlarından elde edilen veriler araştırmacı ve fen eğitimi alanında bir uzman tarafından ayrı ayrı okunarak bütünleştirilmiştir. Verilerin analizinden elde edilen bulgular yaratıcılık, STEM, öğrenme deneyimi, mühendislik tasarım ve avantaj temaları bağlamında ele alınmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın sonuçlarına göre bağlam temelli STEM etkinlikleri ile öğrencilerin bilimsel yaratıcı ürün geliştirme ve bilimsel yaratıcı fikirler sunma becerisinde olumlu deneyim elde ettikleri ve kısmen beceri geliştirdikleri görülmüştür. Yaratıcı düşünme bağlamında ise öğrencilerin Farklı Problem Durumlarına Yönelik Yaratıcı Çözümler geliştirdikleri ve Günlük yaşamı kolaylaştırıcı yaratıcı tasarım geliştirme bakımından deneyim kazandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bir sonuç ise bağlam temelli STEM etkinliklerinin öğrencilerde STEM disiplinlerine ve STEM mesleklerine yönelik bir algı ve bilinç geliştirdiği yönündedir. Bu kapsamda elde edilen sonuçlar öğrencilerin STEM'i oluşturan fen, matematik ve mühendislik disiplinlerine olan ilgilerinin arttığına işaret etmektedir. Bununla birlikte öğrencilerin teknoloji disiplinine olan ilgilerinin oldukça az olduğu da görülmüştür. Diğer yandan araştırma kapsamında yürütülen uygulamaların öğrencilere kazandırdığı öğrenme deneyimini öğrenciler süreçte yaşadıkları duygu, düşünce, etkinliklere yönelik geliştirdikleri ilgi ve bilim iletişimi boyutlarında değerlendirmişlerdir. Ayrıca bağlam temelli STEM etkinliklerinin mühendislik tasarım boyutu tasarıma hazırlık, tasarım süreci ve tasarım sürecinin sonucuna ilişkin detaylı bir sentez sunmuştur. Son olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının bir gerçek yaşam bağlamı olarak ele alındığı bu çalışmada öğrenciler yürütülen STEM etkinliklerinin günlük yaşama ve ülkeye olan avantajları edindikleri deneyimler doğrultusunda değerlendirmişlerdir. Araştırmanın bulguları ilgili alan yazın eşliğinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: STEM, Bağlam Temelli Öğrenme, Bilimsel Yaratıcılık, STEM Mesleklerine Yönelik İlgi, STEM Entegre Edilmiş Bağlam Temelli Etkinlikler

Bağlam temelli yaklaşımBilimsel yaratıcılıkFeTeMM+7
Emine Adanur
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

2019'un sonlarında ortaya çıkan Coronavirüs (Covid-19) pandemisi tüm dünyada başta sağlık olmak üzere birçok alanı etkisi altına almıştır. Bu alanlardan birisi de eğitimdir. Pandemi nedeniyle dünya genelinde yüz yüze eğitime ara verilmesi uzaktan eğitimi oldukça önemli hale getirmiştir. Bu sayede dünya genelinde milyonlarca kişi uzaktan eğitim aracılığıyla eğitimlerine devam etmiştir. Ülkemizde de tüm dünya ile birlikte tüm öğretim kademelerinde yüz yüze eğitim faaliyetlerine ara verilmiş ve uzaktan eğitime başlanmıştır. Yapılan bu araştırmada, Covid-19 pandemisi süreci ve sonrasında sıklıkla kullanılan, gelecekte de kullanılmaya devam edilmesi düşünülen uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin olarak ortaokulda görevli Fen Bilimleri öğretmenlerinin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Bu amaçla araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Konya ili merkez Karatay, Selçuklu ve Meram ilçelerinde görev yapan 212 gönüllü öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Metin, Çevik & Gürbey (2021) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alındıktan sonra, istekli ve gönüllü öğretmenlere ilgili ölçek uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi için SPSS 26 ve AMOS programları kullanılmıştır. Araştırmanın ilk alt problemine yönelik sonuçlara baktığımızda öğretmenlerin uzaktan eğitimde yaşanan genel sıkıntılar ve uzaktan eğitimin olumlu yönlerine ait faktörler üzerinde cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Sonuçlara göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre uzaktan eğitimdeki sorunları daha fazla yaşadıkları görülmüştür. Erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre uzaktan eğitime daha olumlu baktıkları sonucuna da varılmıştır. Araştırmanın ikinci alt problemine yönelik yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara bakıldığında birçok faktörde mesleki kıdeme göre anlamlı bir farklılığın oluştuğu belirlenmiştir. Araştırmanın üçüncü alt problemine ilişkin elde edilen sonuçlarda ise tüm faktörlerde eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılığın oluşmadığı tespit edilmiştir. Dördüncü alt probleme ait elde edilen bulgularda ise Fen Bilimleri öğretmenlerinin Uzaktan Eğitimde Yaşanan Genel Sıkıntılar faktörü dışındaki tüm faktörlerde geçmiş uzaktan eğitim deneyiminin anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Sonuçlara göre geçmiş uzaktan eğitim deneyimi olan Fen Bilimleri öğretmenlerinin deneyimi olmayan öğretmenlere göre uzaktan eğitimin öğretmen ve öğrencilere sağladığı olanaklar konusunda daha iyimser oldukları görülmektedir. Araştırmanın beşinci alt problemine ait elde edilen sonuçlarda öğretmenlerin evlerinde bakmak zorunda oldukları çocuk durumları ile uzaktan eğitime ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farkın görülmediği tespit edilmiştir. Araştırmanın altıncı ve son alt problemi olan mezun olunan fakülte ve uzaktan eğitime yönelik tutum arasında hemen hemen bütün faktörlerde anlamlı bir farklılığın görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, Fen bilimleri, Tarama Deseni

Branş öğretmenleriCOVID 19Fen bilgisi dersi+7
Seda Susaman Gürbüz
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sinir sistemi öğretiminde kavram karikatürlerinin kullanımının öğrencilerin başarısı ve fen bilimleri dersine yönelik tutumuna etkisi

Bu çalışmada fen öğretiminde kavram karikatürü kullanımının 6. sınıf "Sinir Sistemi" konusunda öğrencilerin akademik başarısı ve tutumu üzerindeki etkisi ve öğrencilerin kavram karikatürü hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma karma yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nitel boyutun araştırma desenini durum çalışması oluştururken, nicel boyutun araştırma desenini ise deneysel çalışmalardan ön test ve son test kontrol gruplu deneysel desen oluşturmaktadır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında, bir devlet okulunun 6. sınıfında öğrenim görmekte olan 48 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu öğrencilerden 25 kişi deney grubunu, 23 kişi de kontrol grubunu oluşturmuştur. Çalışma müfredat ve öğretim programında belirtildiği üzere 2 hafta 8 ders saati ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmanın deney grubundaki öğrencilere, ders içi etkinlikler hazırlanırken mevcut öğretim programının yanı sıra araştırmacı tarafından hazırlanılan kavram karikatürlerinden faydalanılmıştır. Kontrol grubunda ise mevcut öğretim programına uygun şekilde geleneksel yöntemler kullanılmıştır. Çalışmada her iki gruba da araştırmacı tarafından geliştirilen KR-20 güvenirlik katsayısı 0.81 bulunan 19 maddelik akademik başarı testi ve Keçeci & Zengin (2015) tarafından geliştirilen 31 maddeden oluşan 5'li likert tipi "Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Ayrıca uzman görüşüne başvurularak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla da deney grubu öğrencilerinden veriler toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 26 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Sonuçlar analiz edilirken parametrik analiz yöntemlerinden ilişkisiz örneklemler t-testine başvurulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucu elde edilen nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı testlerinin ön test ve son test sonuçlarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Benzer şekilde deney ve kontrol grubu öğrencilerinin fen bilgisi dersine tutum ölçeğinden çıkan sonuçlarının da anlamlı bir farka sahip olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara istinaden mevcut programın kavram karikatürleri ile desteklenip öğrencilere öğretilmesinin, mevcut programın geleneksel olarak öğretilmesine göre öğrencilerin akademik başarısını artırma da ve öğrencilerin fen bilimleri dersine karşı olumlu tutumlar geliştirmesinde daha etkili olduğu söylenebilir. Nitel verilerden elde edilen bulgular ise öğrencilerin kavram karikatürleri ile zenginleştirilmiş fen dersini daha eğlenceli ve öğretici bulduklarını göstermiştir. Ayrıca öğrenciler kavram karikatürleri sayesinde daha kalıcı ve daha hızlı öğrenebildiklerini, farklı ünitelerde de kavram karikatürlerinin kullanılmasının öğrenmelerine katkı sağlayacağını belirtmişlerdir. Çalışma sonucunda, fen bilimleri dersinde kavram karikatürlerinin kullanımın öğrencilerin akademik başarılarını yükseltmede, derse karşı olumlu tutum geliştirip fen bilimleri dersini daha eğlenceli bulmada ve bilgilerin daha kalıcı hale gelmesinde etkili olduğu belirlenmiştir.

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Burcu Akman
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik test sorularının bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri ile ilişkisi

Bu araştırmada matematik test sorularının yapısal özelliklerinde ve çözümlerinde, bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenlerinin eylemsel olarak varlığına işaret eden kavramsal ilişkilerin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelik, ülkemizde 2018–2021 yılları arasında üniversiteye giriş sınavlarında sorulan 160 matematik test sorusu incelenmiştir. Ayrıca çözüme yönelik inceleme yapabilmek için bu sorulardan 30 adetinin seçilmesiyle oluşturulan uygulama soru kitapçığının, 11. sınıf düzeyinde öğrenim gören 8 farklı öğrenciye uygulanması sonucunda elde edilen öğrenci çözümleri kullanılmıştır. Araştırmada nitel bir yaklaşımla doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem altında, matematik test sorularının yapısal özellikleri ve öğrenci çözümleri ile bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri arasındaki kavramsal ilişkileri ortaya çıkarmak için içerik analizi yapılmıştır. İçerik analizi esnasında sınıflandırma yapmaya yönelik oluşturulan kodlamalar için, ilgili alan yazından betimsel bir yöntemle derlenen bilgi işlemsel düşünmenin kavramsal çerçevesindeki problem çözme boyutuna ait beceri bileşenlerinin tanım ve açıklamalarından yararlanılmıştır. Bu bileşenler: veri işleme, algoritmik düşünme, soyutlama, ayrıştırma, örüntü tanıma-modelleme, test etme-hata ayıklama ve genelleme-otomasyon olmak üzere 7 farklı beceriden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, matematik test sorularının yapısal özelliklerine göre bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri ile ilişkilendirmelerine yönelik; örüntü tanıma-modelleme becerisi için 5, diğer becerilerin her biri için 2 adet olmak üzere toplam 17 sınıflandırma yapılmıştır. Öğrenci çözümleri için ise; ayrıştırma becerisi için 1, soyutlama becerisi için 3 ve diğer becerilerin her biri için 2 adet olmak üzere toplam 14 sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırmalar sayesinde, matematik test sorularının yapısal özelliklerinde ve öğrenci çözümlerinde bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenlerine ait yansımalar ortaya çıkarılmış olup bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri perspektifinin matematik test sorularında uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi işlemsel düşünmeMatematikMatematik eğitimi+5
Arif Emrah Toyoğlu
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

LGS matematik sorularının matematik öğretim programına ve TIMMS çerçevesine göre incelenmesi

Bu çalışmada LGS matematik sorularının Matematik Öğretim Programına ve TIMSS çerçevesine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2018-2022 yılları arasındaki LGS matematik soruları incelenmiştir. LGS matematik bölümü 20 sorudan oluştuğu için toplam 100 soru incelenmiştir. Araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Dokümanlar araştırmacı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî sitesinden ulaşılmıştır. Veri analizinde Matematik Öğretim Programı öğrenme alanları, TIMSS 8. Sınıf matematik öğrenme alanları, TIMSS bilişsel alanları ve TIMSS yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Matematik öğretim programı kazanımları ile TIMSS kazanımlarından benzer olanlar eşleştirilerek tablo oluşturulmuştur. LGS matematik soruları analizine göre matematik öğretim programı öğrenme alanlarına göre dengeli bir dağılım göstermezken TIMSS öğrenme alanlarına göre de dengeli bir dağılım göstermemektedir. Ancak genel olarak matematik öğretim programı ve TIMSS öğrenme alanları sorular açısından benzer dağılım gösterilmiştir. LGS matematik soruları TIMSS yeterlik düzeylerine göre analiz edildiğinde alt düzeyde hiç soru yer almadığı, orta düzeyde de çok az soru yer aldığı belirlenmiştir. Buna karşın LGS matematik sorularının üst düzey ve daha çok ileri düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bilişsel alanlara göre en fazla akıl yürütme düzeyinde soru yer alırken uygulama bilişsel alanından daha az soru yer almaktadır. Bilme bilişsel alanında hiçbir soru tespit edilememiştir. Dolayısıyla LGS sorularının TIMSS çerçevesi açısından hem yeterlik hem de bilişsel alan düzeylerinde dengeli bir dağılıma sahip olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: LGS, TIMSS, Matematik

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik öğretimi+3
Elif Göçebe Yüceer
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik ders kitaplarının ilişkilendirme becerisi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ders kitabı olarak kullanılan 8 ortaokul matematik ders kitabının matematiksel ilişkilendirme ve kazanım temelli ilişkilendirme açısından incelemektir. Bu araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doküman analizi bir yöntem olarak kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynağı 2020-2021 eğitim-öğretim yılında öğrencilere MEB onaylı 8 matematik ders kitabıdır. Ders kitaplarındaki içerikler gerçek hayatla ilişkilendirme, farklı disiplinlerle ilişkilendirme, kavramın farklı gösterimleri arasında ilişkilendirme ve kavramlar arası ilişkilendirme olmak üzere 4 tür üzerinden incelenmiştir. Ayrıca bu ilişkilendirme türlerinin matematiğin içinde veya dışında olmasına, sayısına ve niteliğine bağlı olarak yeniden sınıflandırılan kazanım temelli ilişkilendirme türleri sınıflaması tanımlanmıştır. Bu sınıflama homomorfik ilişkilendirme, izomorfik ilişkilendirme, endomorfik ilişkilendirme, otomorfik ilişkilendirme ve kazanım dışı ilişkilendirmeden oluşmaktadır. Bu iki sınıflama üzerinden kitaplarda yer alan öğrenme içerikleri incelenmiştir. Araştırma sonunda ders kitaplarında ilişkilendirme türlerinin sayısında değişiklik olmakla birlikte en fazla gerçek hayatla ilişkilendirmeye ve kavramlar arası ilişkilendirmeye yer verildiği, en az farklı disiplinlerle ilişkilendirme yapıldığı, sınıf seviyesi arttıkça kavramlar arası ilişkilendirme sayısının da artış gösterdiği, sınıf düzeyleri aynı olan kitaplar arasında benzer oranda ilişkilendirme türlerinin olduğu, kazanım temelli ilişkilendirme türlerinden kitapların çoğunluğunda en fazla izomorfik ilişkilendirme en az kazanım dışı ilişkilendirme yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ilişkilendirmelerin bulunduğu kazanımların yer aldığı TIMSS bilişsel alan düzeyleri öğrenme alanlarına göre farklılık göstermektedir. Tüm ilişkilendirmelerin yaklaşık yarısı uygulama düzeyindeki kazanımlarda, beşte biri bilme düzeyindeki kazanımlarda ve üçte biri muhakeme yapma düzeyindeki kazanımlarda yer almaktadır.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Hüseyin Kerem Ünal
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Biyoçeşitlilik konusunda STEM eğitimi modülünün geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, beşinci sınıf öğrencilerinde Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre bağlantılarına sahip sosyobilimsel bir konu olan biyoçeşitlilik konusunu ele alarak STEM eğitimi uygulamalarının yer aldığı bir modül geliştirmek ve değerlendirmektir. Mühendislik tasarım sürecini takip ederek yapılan uygulamaların bilişsel başarıları, 21. yy. öğrenme ve yenilenme becerileri, yaratıcı problem çözme becerileri, STEM okuryazarlığı yetenekleri ve mühendislik tasarım süreci davranışları açısından öğrencilerin gelişiminde yarattığı etki incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen Aydın ili Çine ilçesinde taşımalı eğitim veren bir köy okulunda öğrenim gören 19 ortaokul 5. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden iç içe geçmiş karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri Beceri Temelli Biyoçeşitlilik Başarı (BETBİB) Testi-1 (çoktan seçmeli), Beceri Temelli Biyoçeşitlilik Başarı (BETBİB) Testi-2 (açık uçlu), 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Yaratıcı Problem Çözme Envanteri ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri STEM okuryazarlığı (SOY) yarı yapılandırılmış gözlem formu, mühendislik tasarım süreci (MTS) yarı yapılandırılmış gözlem formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve biyoçeşitlilik STEM eğitimi modülü grup fasikülleri ile toplanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde nicel veriler için bağımlı örneklemler t-testi ve korelasyon analizi, nitel verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin biyoçeşitlilik STEM eğitimi modülü sonrası uygulanan BETBİB Testi-1, BETBİB Testi-2, 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Yaratıcı Problem Çözme Envanteri sonuçları eğitim öncesi sonuçlarına göre anlamlı bir fark oluştuğu tespit edilmiştir. Eğitim süreci boyunca yapılan ders gözlemleri, gözlemci notları, eğitim sonunda yapılan görüşmeler ve biyoçeşitlilik STEM eğitimi modülü grup fasikülleri (etkinlik kağıtları) incelenmiştir. Araştırma sonunda öğrencilerin STEM okuryazarlığı (SOY) yeteneklerinin, mühendislik tasarım süreci davranışlarının geliştiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğrencilerin STEM uygulamaları, tasarım yapma, bütüncül düşünme, araştırma yapma, yaptıkları tasarımları sunma, iletişim, işbirliği, problem çözme, akademik becerilerin gelişmesi ve bir konuda birden çok fikir üretme ve yaratıcılık açısından gelişim sağladıkları tespit edilmiştir. Yaşadığı çağa uyum sağlayabilen bireyler yetiştirebilmek için öğrencilerde STEM okuryazarlığının geliştirilebilmesi için STEM uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiği belirtilmiş, okullarda STEM uygulamalarının uygulanabilirliğine dönük önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, biyoçeşitlilik, mühendislik tasarım süreci, 21. yy. becerileri, STEM okuryazarlığı

BiyoçeşitlilikSTEM eğitim yöntemi
İclal Akman
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri derslerinde 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması

Amaç: Araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fen dersleri süresince öğrencilerin kullandıkları söyleme dayalı bilimsel iletişim becerilerinin (BİB) sistematik bir şekilde geliştirilmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 30 öğrenci araştırmanın katılımcılarıdır. Araştırmanın problemi belirleme ve eylem döngüleri aşamaları toplam 33 ders saati sürmüştür. Araştırmanın problemi belirleme aşamasında Güneş ve Ay tutulması, eylem döngüleri aşamalarında destek ve hareket sistemi, sindirim sistemi, madde ve ısı üniteleri bilimsel sorgulamaya dayalı olarak araştırmacı öğretmen tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Çalışma Yaprakları, Ders Gözlemleri, Yansıtıcı Öğretmen Günlüğü kullanılmıştır. Eylem döngüleri boyunca öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerinin gelişimine yönelik analiz yapabilmek için araştırmacı bilimsel iletişim becerileri rubriği geliştirmiştir. Rubrik bilimsel iletişim becerilerinin açıklama, soru sorma ve çürütücü kullanma boyutlarından oluşmaktadır. Bu boyutların her birinin kavram ve süreç alt boyutları bulunmaktadır. Her eylem döngüsünden sonra öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini ölçmeye yönelik yapılan analiz sonuçları dikkate alınarak eylem planı yeniden düzenlenmiştir. Bulgular: Öğretmen bilimsel iletişim becerilerini geliştirmek için 1. eylem döngüsünde iletişimsel yaklaşımın otoriter ve diyalojik söylem hamlelerini kullanmıştır. Öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşım öğrencilerin BİB gelişimini desteklemiştir. Ancak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kavram ve sürece yönelik kanıta dayalı beceriler sunabilmeleri için veri sağlayamamıştır. Bu nedenle 2. eylem döngüsünde yarı açık uçlu deney ve bilimsel hikâye kullanılmıştır. Bu döngüde yarı açık uçlu deneyler ve bilimsel hikâye öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ancak bilimsel kavram ile ilgili araştırma yapmadığı için alan bilgisi yetersiz olan öğrenciler deney verilerini yorumlayamamış ve bilimsel hikâyeyi anlamamıştır. Bu nedenle öğrencilerin bilimsel iletişim becerileri düşük seviyede kalmıştır. 3. eylem döngüsünde öğrencilerin bilimsel sorgulama sürecinde araştırma, tartışma, tasarım oluşturma, tasarımı değerlendirme gibi farklı aşamalarda aktif rol alabileceği mühendislik tasarım temelli öğretim etkinliklerine uygun bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu döngüde kullanılan tasarım döngü basamaklarına dayalı uygulamalar öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Sınırlı araştırma yapan ve sınırlı alan bilgisine sahip öğrencilerin BİB düzeylerinde gelişim az olmuştur. Araştırma boyunca BİB gelişimi kanıt sunma düzeyine çıkmamış öğrenciler bulunmaktadır. Ancak bu öğrencilerin BİB düzeylerinde araştırmanın başında sundukları BİBlere göre gelişim olmuştur. Döngüler süresince ortaya çıkan farklı bir problem durumu öğrencilerin dersin hedef kazanımından uzaklaşarak odak dışı kavram kullanmalarıdır. Öğretmenin döngüler boyunca otoriter söylem kullanması ve hedef kazanımı hatırlatması öğrencilerin odak dışı kavram kullanımını azaltmış ve odak kavram ile ilgili BİB sunmalarını sağlamıştır. Sonuç: Sonuç olarak öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşımın sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin BİB gelişimini sağlamış ancak öğrencilerin yaptıkları araştırmaların yeterli veri içermemesi bu gelişimi sınırlandırmıştır. Öğrencilerin bilimsel süreci deneyimleyebilecekleri yarı açık uçlu deney, bilimsel hikâye ve mühendislik tasarım temelli öğretim etkinlikleri kullanılarak gerçekleştirilen fen dersleri öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca öğrenciler bu derslerde dersin hedefinden uzaklaşarak odak dışı kavramlar kullanmışlardır. Öğretmenin otoriter söylemi öğrencilerin odak kavram çerçevesinde BİB sunmasını sağlamıştır.

Bilim iletişimiEylem araştırmasıFen bilgisi dersi+7
Selvinaz Güney
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersi elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna 5E modeli ile temellendirilmiş bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Fen bilimleri dersi "Elektrik Enerjisi" ünitesi "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunda 5E modeli ile temellendirilmiş Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veriler bir arada toplanmıştır. Bu bağlamda bu araştırma karma araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2017-2018 öğretim yılında Mersin ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 25 deney, 25 kontrol grubu olmak üzere 50 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubuna "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunun öğretilmesinde 5E öğrenme modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan ders planlarıyla, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programının öngördüğü yöntem ve planlarla ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; her iki gruba uygulama öncesi ve sonrası "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü Konusu Başarı Testi" (EEDKBT), "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve uygulama sonrası deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış "STEM Uygulamalarına Yönelik Öğrenci Görüşleri Formu" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri değerlendirmek için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ön-test puanları denk olan grupların; EEDKBT ve BSBT son test puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında uygulanan yöntemlerin etkisi arasındaki farkın ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla, EEDKBT ve BSBT son test puanları için Cohen's d değerleri hesaplanmış ve sırasıyla 1,27 ve 1,29 olarak bulunmuştur. Hesaplanan Cohen's d değerleri deney grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının büyük (large) etki büyüklüğüne sahip olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel verilere göre öğrenciler, derse karşı ilgilerinin arttığını, zevk alarak öğrendiklerini ve STEM uygulamalarının diğer derslerde yer almasını istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, 5E modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, 5E, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri

5E ModeliAkademik başarıBilimsel süreç+6
Sevgi İzgi
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Bilgisi öğretmenlerinin kariyer motivasyonlarının okul bağlamı değişkenleri ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada okul bağlamı değişkenlerinin (disiplin sorunları, okul idaresi desteği, veli ilişkileri, iş arkadaşları, değer uyumu, zaman baskısı ve aidiyet duygusu) fen bilgisi öğretmenlerinin kariyer algı ve motivasyona olan katkısının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma örneklemi, basit tesadüfi örneklem seçimi kapsamında 2018-2019 Eğitim- Öğretim yılı ikinci döneminde Muğla ili 13 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 151 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. "Kişisel Bilgi Formu", "FIT Choice Ölçeği" ve "Algılanan Okul Ortamı Ölçeği" araştırmada kullanılan ölçme araçlarındandır. Veriler Pearson korelasyon testi, varyans analizi (ANOVA) ve regresyon teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, kariyer seçimini fen bilgisi öğretmenliği olarak belirleyen öğretmenlerin kariyer algı ve motivasyonlarının orta düzeyde; kariyer motivasyon ortalamalarının ise algı ortalamalarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin algılanan okul ortamı değişkenlerine ait betimsel analiz bulgularına göre aidiyet ve yönetim desteği alt boyutlarının ortalamalarının en yüksek olduğu, disiplin sorunlarının ise en düşük olduğu görülmüştür. Okul bağlamı değişkenlerinden velilerle olan ilişki alt-boyutunun öğretmen kariyer algı ve motivasyonları ile en yüksek pozitif yönde ilişkide olduğu tespit edilmiştir. Algılanan okul ortamı değişkenlerin, fen bilgisi öğretmenlerin kariyer algılarına ait varyansın %23'ini; kariyer motivasyonlarına ait varyansın ise %42'sini açıklamıştır.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Nurcan Damlı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimlerinde akademik başarının, internet kullanımının, bağımlılığının ve sanal ortam yalnızlık düzey ilişkilerinin belirlenmesi

Çağımız koşulları gereği internet vazgeçilemez bir hal almış ve hemen hemen herkesin bir dokunuşta ulaşabileceği düzeye gelmiştir. Fakat bu bir dokunuşta erişim kolaylığı da avantajlarının yanında dezavantajları da beraberinde getirmiştir. İşte bu dezavantajlardan biri de internet bağımlılığıdır. Sanal dünya olan bu bağımlılık en çok genç yaştaki insanları etkilemektedir. Dolayısıyla gençlerin internet kullanımına dikkat etmek gerekmektedir. Gençlerin interneti kontrolsüzce kullanması sonucunda kendi aralarında sosyal izolasyon kültürü oluşmuştur. Bu kültürün dijital yerlileri iletişim ihtiyaçlarını da internet üzerinden gidermeye başlamışlardır. Yoğun internet kullanımı ve sanal ağlardan iletişim kurma gayesi bir araya gelince çağımız gençlerini yani dijital yerlilerimiz gerçek hayattan kopmuştur. Bu sanal dünya gençler için bir kaçış kapısı gibi gözükse de tıpkı gerçek dünya da olduğu gibi burada da yalnızlık çekmektedirler. Sanal dünyadaki bu yalnızlığın çaresini yine internette arayan bireyler giderek internet bağımlısı olmaktadırlar. İnternet bağımlısı bireyler için internet bir can simidi gibi görünse de durum hiç de öyle sanıldığı gibi değildir. Artan bağımlılıkla beraber düşen akademik başarı gibi pek çok olumsuz durum gençlerin önüne geçmektedir. Ne var ki günümüz de internete erişmek o kadar kolay hale gelmiştir ki öğrenciler okullarda bile rahatlıkla internete erişim sağlayabilmektedir. Duruma bu açıdan bakıldığında internet karşısında güvende kalmak önem taşımaktadır. Yenilenen eğitim müfredatı ile birlikte her bir kazanımı kapsayacak şekilde bazı yeterlilik alanları eklenmiştir. Yenilenen fen bilimleri dersi öğretim programına da yeterlilik alanları eklenmiştir. Bunlardan biri de dijital yetkinliktir. Bu yeterlilik alanında öğrencilerin iletişim ve bilgi teknolojilerini doğru, amacına uygun ve üretken bir şekilde kullanmaları hedeflenmektedir. Öğretim programındaki dijital yetkinlik tüm fen bilimleri kazanımları için geçerli olan bir yetenek gibi görülmektedir. Öğretim programında yer alan dijital yetkinlik tıpkı bilgi ve medya okuryazarlığına benzemektedir. Yirmi birinci yüzyıl becerilerinden biri olan bu yetenek, öğrencilerden internet, sanal ağlar, iletişim kanalları gibi araçlarda bilinçli, eleştirel ve üretken bireyler olmasını beklemektedir. İnternet bağımlılığı, sanal ortam yalnızlığı gibi durumlar yetkinlik alanları ve beceriler için birer tehlike olarak gençleri beklemektedir. Bu çalışmanın hedef grubunu 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı bu kademedeki öğrencilerin internet bağımlılığını, sanal ortam yalnızlık düzeylerini, fen bilimleri dersiakademik başarılarını ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve fen bilimleri dersindeki internet kullanımını saptamaktır Ayrıca öğrencilerin akademik başarıları fen bilimleri karne notu belirlenmiştir. Araştırmadaki veriler İzmir'in Bornova ilçesindeki devlet okullarından İnternet Bağımlılık Ölçeği, Sanal Ortam Yalnızlığı ve fen bilgisi dersinde internet kullanım amacı bilgi formu ile toplanmıştır. Bu çalışmanın örneklemi 386 öğrenci olup tarama araştırması niteliğinde nicel bir çalışmadır. Çalışmada yüksek düzeyde internet bağımlısı olarak belirlenen öğrenci sayısı 62'dir. Araştırma sonucunda öğrencilerin akademik başarısının yüksek olduğu ve nispeten sanal yalnızlık çektiği görülmüştür. Fen bilimleri dersinde internet en çok bilgiye ulaşmak, araştırma yapmak için kullanılmaktadır. Sonuç olarak internetin kolayca erişilebilir olması sorunları da beraberinde getirmiştir. İnterneti amacına uygun kullananların dışında sorun teşkil edecek şekilde kullananlarda mevcuttur. Bundan dolayı güvenli ve amacına uygun internet kullanımı için gençleri internetin olumsuz etkileriyle baş başa bırakmamak gerekmektedir. Aksi halde öğrencilere kazandırılmak istenilen dijital yetkinlik konusunda başarısızlık kaçınılmazdır.

Akademik başarıFen bilgisiFen bilgisi dersi+7
Doğan Kahraman
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin suya yönelik tutumları üzerine bir araştırma (Fethiye örneği)

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin suya karşı gösterdikleri tutumun cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumu ve anne baba meslek türü değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2019-2020 öğretim yılında Muğla İli Fethiye ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaokul öğrencileri ile sınırlandırılmıştır. Örneklemi ise Muğla ili Fethiye ilçesindeki rastgele seçilmiş özel ve devlet okulunda öğrenim gören 892 (439 kız ve 453 erkek ) öğrenciden oluşmuştur. Veriler 2019-2020 eğittim öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve "Su Tutum Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Toplanan verilere ilişkin yapılan t-testi ve ANOVA istatistiksel işlemleri, SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular cinsiyetin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde su tutumunu erkekler lehine etkilediği yönündedir. Okul türü olarak devlet okulları lehine anlamlı bir sonuç çıkmıştır, sınıf düzeyi olarak 8. Sınıflar lehine, anne baba eğitim durumu ve meslek türü açısından bakıldığında öğrencilerin su tutumları ile bu değişkenler arasında da anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

FarkındalıkMuğla-FethiyeOrtaokul öğrencileri+3
Nazan Güler
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

EBA platformundaki fen bilimleri ders materyallerinin eğitsel yazılım değerlendirme ölçütlerine göre değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı, Eğitim Bilişim Ağı'nda bulunan fen bilimleri ders materyallerinin fen bilimleri öğretmenleri tarafından eğitsel yazılım ölçütlerine göre değerlendirilmesidir. Bu amaçla fen bilimleri öğretmenlerinin EBA platformundaki fen bilimleri ders materyallerine yönelik düşünceleri de çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir.Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılı 1. döneminde Rize ilinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokul kurumlarında görev yapan 123 fen bilimleri öğretmenleri oluşturmaktadır. Evrenin örneklemi basit rastgele örneklem yöntemlerinden basit seçkisiz örneklem ile belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Ateş (2011) tarafından geliştirilen güvenirliği 0.81 olarak test edilen "Eğitsel Yazılım Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik değişkenlerinin belirlenebilmesi amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. 50 maddeden oluşan Eğitsel Yazılım Değerlendirme Ölçeği, eğitsel özellikler (11 madde), görsel tasarım özellikleri (5 madde), çoklu ortam özellikleri (7 madde), içerik (7 madde), yardım (5 madde), kurulum ve kullanım özellikleri (15 madde) olmak üzere altı kategoriden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak analiz edilmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin görüşlerine göre EBA fen bilimleri ders materyallerinin eğitsel yazılım ölçütlerine göre iyi düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın, Eğitim Bilişim Ağı'nın içerik, çoklu ortam, eğitsel ve görsel özellikler ile kullanılabilirlik gibi özelikler bakımından geliştirme ve iyileştirme çalışmalarında bulunan uzmanlara yol göstereceği noktasında önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırma sonuçlarının EBA'da bulunan materyallerin daha nitelikli ve etkin hâle getirilmesine imkân tanıması açısından alan yazına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Öğretmenler tarafından EBA'nın nesnel bir değerlendirmeden geçirilerek ihtiyaca uygun düzenlemelerin yapılması sayesinde öğrencilerin platformdan sağlayacağı yararın artacağı öngörülmektedir.

Eğitim Bilişim AğıFen bilgisiFen bilgisi dersi+1
Derya Arslan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeyleri ve bu düzeylerinin cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte/yüksekokul/enstitü, mezun olunan bölüm, eğitim düzeyi, çalışılan okul türü, öğrenimleri sırasında nörofizyolojik öğrenme kuramı ile ilgili ders alma, lisans öğrenimleri sırasında nörofizyolojik öğrenme kuramı ile ilgili bir etkinliğe katılma, fen bilgisi ders anlatımında nörofizyolojik öğrenme kuramını kullanma değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2019-2020 öğretim yılında Ege bölgesinde bulunan bir ilde devlet/özel ortaokullarda görev yapan Fen bilgisi öğretmenleri ile sınırlandırılmıştır. Örneklemi ise Ege bölgesinde bulunan ilin bir ilçesinde uygun örnekleme yoluyla belirlenen devlet/özel ortaokullarda görev yapan (n=51) Fen bilgisi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Veriler 2019-2020 eğitim öğrenim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve "Nörofizyolojik Öğrenme Algı Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Toplanan verilere ilişkin yapılan t-testi ve anova istatistiksel işlemleri, SPSS 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular; Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyojik öğrenme algı düzeylerinin (iyi düzeyde algı) olduğu, "Öğrenmede Beynin Rolü" alt boyutunda en yüksek (çok iyi düzeyde algı), "Zihinsel Süreçlerde Beynin Yapısal İşlevleri" alt boyutunda en düşük (iyi düzeyde algı), "Zihinsel Süreçlerde Nöral Boyut" alt boyutunda ise (iyi düzeyde algı) sonucu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeyleri cinsiyete göre "Zihinsel Süreçlerde Nöral Boyut", "Öğrenmede Beynin Rolü" ve "Zihinsel Süreçlerde Beynin Yapısal İşlevleri" alt boyutlarında erkek öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeyleri mesleki kıdemlerine göre "Zihinsel Süreçlerde Nöral Boyut", "Öğrenmede Beynin Rolü" ve "Zihinsel Süreçlerde Beynin Yapısal İşlevleri" alt boyutlarında (16-20 yıl) kıdem lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeylerinin mezun olunan fakülte/yüksekokul/enstitü türüne göre "Zihinsel Süreçlerde Nöral Boyut", "Öğrenmede Beynin Rolü" ve "Zihinsel Süreçlerde Beyinin Yapısal İşlevleri" alt boyutlarında fen/edebiyat fakültesi lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algı düzeylerinin mezun olunan bölüme göre "Zihinsel Süreçlerde Nöral Boyut" ve "Zihinsel Süreçlerde Beynin Yapısal İşlevleri" alt boyutlarında fizik/kimya/biyoloji (fkb bölümü) lehine, "Öğrenmede Beynin Rolü" alt boyutunda ise biyoloji öğretmenliği lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algılarının eğitim düzeyine göre tüm alt boyutlarda anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algılarının çalışılan okul türüne göre "Öğrenmede Beynin Rolü" alt boyutunda özel okul lehine anlamlı bir fark olduğu, diğer alt boyutlarda anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algılarının öğrenimleri sırasında nörofizyolojik öğrenme kuramı ile ilgili ders alma değişkenine göre tüm alt boyutlarda anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algılarının öğrenimleri sırasında nörofizyolojik öğrenme kuramı ile ilgili bir etkinliğe katılma değişkenine göre tüm alt boyutlarda anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin nörofizyolojik öğrenme algılarının fen bilgisi ders anlatımında nörofizyolojik öğrenme kuramını kullanma değişkenine göre tüm alt boyutlarda anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: beyin temelli (nörofizyolojik) öğrenme, nörofizyolojik öğrenme algı, fen bilgisi öğretmeni, fen bilgisi eğitimi, fen bilimleri dersi

Beyin odaklı öğretimFen bilgisiFen bilgisi dersi+6
Funda Çapanoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnformal öğrenme ortamlarının öğrencilerin fen-teknoloji-toplum-çevre ilişkisini anlamalarına etkisi

İnformal (okul dışı) öğrenme ortamları ziyaretlerinin, eğitim-öğretim faaliyetlerinin niteliğini artırdığı aşikârdır. İnformal ortamlar, zengin içeriğiyle birçok avantaj sağlamaktadır. Öte yandan, fen-teknoloji-toplum-çevre (FTTÇ) öğrenme alanının Türk eğitim sisteminde etkili bir şekilde yer almadığı vurgulanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın amacı; informal öğrenme ortamlarının, öğrencilerin fen-teknoloji-toplum-çevre ilişkisini anlamalarına etkisi olarak belirlenmiştir. Araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde Şanlıurfa Hilvan İmam Gazali İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi 14 erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. İnformal öğrenme ortamlarından geri dönüşüm tesisi, botanik bahçesi, bilim merkezi ve hayvanat bahçesinin kullanıldığı bu araştırma, durum çalışma deseni yöntemine göre yürütülmüştür. Araştırmada VOSTS (Views on Science-Technology-Society) anketi, yarı yapılandırılmış görüşme, gezi gözlem formları ve gezi günlükleri veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Anket ve görüşmeden elde edilen veriler, gözlem formları ve gezi günlükleriyle detaylandırılmıştır. Araştırma sonuçları, informal öğrenme ortamlarının kavram kargaşalarını gidermede yetersiz kalırken, yeni kavram öğreniminde etkili olduğunu göstermektedir. İnformal öğrenme ortamlarının, fen-teknoloji-toplum-çevre arasındaki ilişkinin anlaşılmasında, bilim insanlarının karakteristik özelliklerinin kavranmasında ve bilimsel bilginin doğasının anlaşılmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen-teknoloji-toplum-çevre (FTTÇ), informal eğitim, okul/sınıf dışı ortam

Eğitim
Merve Cansu İnce
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Ethnographic case study of early STEM education: Investigating students' authentic learning experiences

Recent national initiatives in education have focused on improving access for young people in STEM careers. It is also important to make efforts to attract more students to scientific and technological achievements, since students can then be taken to the relevant professions. To develop outstanding performers in the field and also to improve the current economy and knowledge level of society, multi-disciplinary education with high quality is needed in science, technology, engineering and mathematics. Reaching this aim can be possible with skilled, responsible and inspired young students and the number of graduates in the field of science and technology should be increased. At the point of increasing it, STEM education has crucial role in order to drive critical thinking and innovation in today‟s society. In other words, STEM education provides an insight on students to be more innovative with 21st century skills and so if students experience these skills as early as possible, they can adapt to their future life more easily. In this context, there is a need to integrate STEM into the education system and many countries around the world restructure their education system in this field to develop their innovative capacity. In the same manner, authentic learning provides an implementation of knowledge in real-life context and motivates students to handle with real life problems by experiencing hands-on learning in an authentic environment. In other words, authentic learning focuses on real-life related issues as STEM education and students have an active role during that process. From this perspective, STEM education, especially at primary level, provides knowledge and experiences that students can use them in an active and authentic environment. In this regard, a program called as "Early STEM" based on the framework of Integrated Teaching Project was developed for K-4 students. In the light of this program, one lesson hour per week was assigned and four themes (My Green World, My World of Machines, My Computational World and My World of Imagination) based on STEM disciplines (science, technology, engineering and mathematics) were applied in these lessons. Each theme lasted 8 weeks and the program totally spread over eight months period. Also, the program was implemented within the plans prepared according to STEM Learning Cycline which was developed based on Constructivist 5E Instructional Model. At this point, the present study aimed to investigate the students‟ authentic learning experiences in the early STEM lessons. In order to examine this aim in depth, ethnographic case study design was selected as the research design. Sample of the study consisted of total 13 4th grade students and one classroom teacher who has prior experience on the early STEM program. In this qualitative ethnographic case study, evidence of authentic learning was collected from field/observation notes and transcripts from classroom observations for 8 weeks and face-to-face interviews with the students and teacher in socio-constructivist and interpretivist perspective and also by considering Authenticity Model and STEM Learning Cycline as conceptual frameworks. As a result of the present study, three themes were emerged from 14 categories by using initial and process coding during data analysis. The themes are: 1) Authenticity vital role in early STEM education, 2) Early STEM effectiveness in authentic environment, 3) Essential role of early STEM education upon students‟ authentic learning experiences. These findings provide insight into how STEM education has a role in authentic learning experiences in early grades.

Şefika Girgin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating middle school students' supporting reasons throughout written argumentation in the context of socio-scientific issue-based instruction

The skills of argumentation have been gaining importance in science education recently. In order to achieve scientific literacy, students need the skills of thinking critically, making informed decision, developing arguments, etc. and socio-scientific issue-based instruction (SSI-based instruction) helps enhance these skills. Behind these skills, it is also important to understand what supporting reasons affect the process of making decision, developing arguments during argumentation. Therefore, the aim of this research is to examine the supporting reasons that the middle school students' use when they are writing arguments about a socio-scientific issue related to a gene editing method (CRISPR). In this research, an SSI unit (including argumentation), about CRISPR method was developed according to the SSI-based instruction model by Sadler, Foulk, Friedrichsen (2017). CRISPR method is used as the focal socio-scientific issue because of the dilemma among the researchers, countries, engineers, etc. about whether CRISPR method should be used or not. The main question of the unit was "How might using CRISPR method affect the future?" The unit was taught to 7th grade students who are studying in a middle school for 4 weeks. At the end of the unit, written arguments were collected. Qualitative approach was adopted to the research and SEE-SEP model was used as an analytical framework because of the multi-perspective feature of SSI. The model includes six subject areas (sociology/culture, economy, environment/ecology, science, ethics/morality, and policy) and three aspects (knowledge, value and personal experience). The supporting reasons that the students used in the written arguments were investigated from these aspects and the subject areas. It is revealed that students benefited from their science knowledge and value aspect when they need to decide about the use of CRISPR method in the future. Also, ethics/morality subject area is on the foreground in their written argumentation. Keywords: Socio-scientific issue (SSI), SSI-based instruction, CRISPR method, argumentation, SEE-SEP model

Socioscientific issue based instruction approach
Büşra Akkaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Interdisciplinary stem education: Exploring technology and engineering integration in mathematics and science classes

STEM education is one of the trend topics in education in many countries, especially in Turkey. One of the biggest concern in STEM Education is the efficient and meaningful use of technology and engineering. Qualified and tech-savvy teachers are needed for the area as a result of the pedagogy of STEM Education and the interconnectedness of these disciplines. New research and professional development programs are required to be conducted when such post-modern paradigms raise because teachers are being asked to become proficient at new skills and responsibilities and implement these into their practices. This study investigates how STEM teachers implement and integrate technology and engineering, which tools do they use more frequently as a part of their science and mathematics lessons in 5th and 6th-grade topics. The ulterior motive of the study is to explore the effect of integrating technology and engineering in the overall quality of STEM lesson plans. The data obtained from 32 science and mathematics teachers who participated in TÜSİAD STEM Project: a teacher professional development program. The teachers attended four face-to-face STEM workshops, each received one STEM kit with a guide including six STEM lesson plans. During this professional development program, at least one lesson plan was implemented by participant teachers and they gathered together to reflect on their classroom experiences. At the end of the professional development program, teachers created their own authentic lesson plans. These lesson plans were investigated in terms of interdisciplinarity -integrating technology and engineering into science and mathematics classes. Overall, findings demonstrated that the science and mathematics teachers in the professional development program integrates technology and engineering in six different categories. Although, there is no significant difference reported on integrating technology on the quality of STEM lesson plans, engineering integration showed a significant difference in the quality of STEM lesson plans.

Trainer trainingScience educationIn service training+3
Başak Helvacı Özacar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi fen eğitimi: Bir içerik analizi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de ve dünyada okul öncesi fen eğitimi alanında yapılan akademik çalışmaların içerik analizini yapmaktır. Çalışmada 2003- 2017 yılları arasında ulusal ve uluslararası okul öncesi fen eğitimi alanında yapılmış makale, yüksek lisans ve doktora tezlerinden oluşmak üzere 100 ulusal, 80 uluslararası toplam 180 araştırma incelenmiştir. Bu araştırmalarda kullanılan yöntem, örneklem, veri toplama araçları, araştırma yılı ve araştırma konusu içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma sonunda; son yıllarda Türkiye'de ve dünyada okul öncesi fen eğitimi alanında yapılan çalışmalara olan eğilimin arttığı tespit edilmiştir. Araştırmalarda kullanılan örneklemler incelendiğinde; Türkiye'deki çalışmalarda çoğunlukla okul öncesi öğretmenleri örneklem olarak tercih edilirken, dünyada ise okul öncesi öğrencilerinin daha fazla tercih edildiği ortaya çıkmıştır. Okul öncesi fen eğitimi alanında çalışılan konular incelendiğinde; Türkiye'de daha çok öğretmen eğitimi alanında çalışılırken, dünyada ise kavram öğretimi, bilimin doğası ve son yıllarda ise STEM eğitimi üzerine çalışıldığı belirlenmiştir. Araştırmalar yöntem açısından incelendiğinde Türkiye'deki çalışmalarda çoğunlukla nicel araştırma yöntemi kullanılırken, dünyadaki çalışmalarda ise nitel araştırma yöntemin daha çok kullanıldığı tespit edilmiştir. Çalışmalar veri toplama araçları bakımından incelendiğinde ise Türkiye'de ve dünyada aynı oranlarda gözlem tekniği, görüşme ve anket tekniği en çok kullanılan veri toplama araçlarından olmuştur. Bu çalışmanın sonuçları okul öncesi fen eğitimi alanında çalışacak olan araştırmacılara önemli bir kaynak olacağına inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: okul öncesi, fen eğitimi, içerik analizi

Hatice Cansu Özpir Mantaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimlerine yönelik LGS sınavlarında sorulmuş sorular ile Milli Eğitim Bakanlığına ait kaynaklarda yayımlanan soruların beceri temelli sorular düzeyinde bazı değişkenler açısından incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı 2020-2023 yılları arasındaki Liselere Geçiş Sistemi(LGS) Fen Bilimleri soruları ile Fen Bilimleri ders kitabı sorularının program alt konu alanı ve kazanımları, Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı (FBDÖP) alan becerileri, TIMSS-2019 bilişsel alan çerçevesi konu alanları, akıl yürütme becerileri, K12 Beceri Çerçevesi Fen Bilimleri alan becerileri ile bilimsel bilgi düzeyine yönelik dağılımlarını belirlemek ve soruların okunabilirlik düzeylerini tespit etmektir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerini 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında LGS sınavındaki 80 adet Fen Bilimleri sorusu ile 2023-2024 eğitim-öğretim yılında kullanılan ders kitabından belirlenen toplam 24 adet Fen Bilimleri sorusu oluşturmaktadır. Araştırma verileri 2018 FBDÖP kazanımları, TIMSS-2019 bilişsel alan çerçevesi konu alanları, 2018 FBDÖP alan becerileri, K12 Beceri Çerçevesi Fen Bilimleri alan becerileri, akıl yürütme becerileri, bilimsel bilgi düzeyi ve okunabilirlik düzeylerinin bir arada bulunduğu şablona kaydedilmiştir. İnceleme sonucu yapılan analizlerin doğruluğu ve güvenirliği uzman görüşüyle sağlanmıştır. Bulgular: 2020-2023 yılları arasındaki LGS Fen Bilimleri soruları ile ders kitabı sorularının programdaki alt konu alanlarına göre dağılımı incelendiğinde en fazla sorunun "Basınç" alt konu alanlarından geldiği, "Türkiye'de Kimya Endüstrisi" ve "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" alt konu alanlarında hiç soruya yer verilmediği görülmüştür. Soruların, TIMSS-2019 bilişsel alan çerçevesi konu alanlarına göre analizinde en fazla "Bilgiyi Yorumlama", "Sonuç Çıkarma" ve "Tanımlama" konu alanlarını ölçmeye yönelik soruların yer aldığı, "Sentez", "Araştırma Tasarlama" ve "Genelleme" gibi akıl yürütme alt konu alanlarına yönelik soruların bulunmadığı görülmüştür. Soruların 2018 FBDÖP alan becerilerine göre incelenmesi sonucu en fazla "Analitik Düşünme" ve "Karar Verme" becerilerinin ölçülmeye çalışıldığı, "İletişim" ve "Takım Çalışması" becerilerinin soru analizlerinde yer almadığı belirlenmiştir. K12 Beceri Çerçevesi kapsamında en fazla "Bilimsel Veriye Dayalı Tahmin Becerisi", "Bilimsel Çıkarım Yapma Becerisi" ve "Tümdengelimsel Akıl Yürütme Becerisi"ni test eden sorulara yer verildiği, "Bilimsel Gözleme Dayalı Tahmin Becerisi", "Operasyonel Tanımlama Becerisi" ve "Bilimsel Sorgulama Becerisi" kategorilerini destekleyici soruların yer almadığı tespit edilmiştir. Akıl yürütme becerileri açısından ise en fazla "Nedensel Akıl Yürütme" ve "İlişkisel Akıl Yürütme" becerilerinin test edildiği , "Tümevarımsal Akıl Yürütme" ve "Orantısal Akıl Yürütme" becerilerini test eden az sayıda soru olduğu belirlenmiştir. Soruların, Sönmez Formülü kullanılarak anlaşılırlık/okunabilirlik düzeylerine göre analizi sonucu genellikle "Metin anlaşılabilir" düzeyde olduğu ve bunu "Metin açık ve anlaşılır" düzeyin takip ettiği görülmektedir. Sonuç: LGS Fen Bilimleri soruları ile ders kitabı sorularının 2018 FBDÖP kazanımları, 2018 FBDÖP alan becerileri ve K12 Beceri Çerçevesi alan becerilerine göre dengeli bir dağılım göstermediği görülmektedir. Bazı beceri ya da kazanımlarla ilgili hiç soru yer almazken bazılarıyla ilgili birden çok soru yer almaktadır. Bu bağlamda soruların program kazanımlarını ve becerileri yeterince temsil etmediği görülmüştür. TIMSS-2019 kapsamında soruların incelenmesi sonucu akıl yürütme bilişsel basamağındaki becerilerin ölçülmesine yönelik soru sayısının diğer alan becerilerine göre daha az olduğu tespit edilmiştir. Okunabilirlik düzeyleri açısından soruların genellikle anlaşılabilir düzeyde olduğu belirlenmiştir. Akıl yürütme becerilerine göre yapılan analizde her becerinin en az bir soru tarafından ölçüldüğü tespit edilmiştir. Bilimsel bilgi düzeylerine göre soru analizlerinde genellikle alt seviyelerde yığılma olduğu görülmüştür.

Okay Ancın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Madde ve ısı ünitesine ilişkin çoklu gösterimlerin ortaokul öğrencilerinin bilişsel yapılarıyla karşılaştırılarak incelenmesi

Amaç: Çalışmanın amacı, madde ve ısı ünitesine ilişkin çoklu gösterimlerin ortaokul öğrencilerinin bilişsel yapılarıyla karşılaştırılarak incelemektir. Materyal ve Yöntem: Çalışmanın birinci aşamasını doküman analizi yöntemi, ikinci aşamasını araçal durum çalışması, üçüncü aşamasını içerik analizi oluşturmaktadır. Çalışmanın ilk amacı ders kitaplarında ve ders defterlerinde yer alan madde ve ısı ünitesiyle ilgili kavramların ve süreçlerin çoklu gösterimler açısından incelenmesidir. Fen Bilimleri dersinde kullanilan ders kitaplari ve ders defterleri Gkitzia, Salta ve Tzougraki'nin (2011) oluşturduğu kriter ve kod listesine uygun olarak betimsel analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci alt problemine yönelik MEB'in belirlediği (Tebliğler Dergisi, 2019) ortaokullarda okutulan 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında kullanılan Fen Bilimleri ders kitaplarından altıncı sınıf seviyesinden üç tane ders kitabı seçkisiz olmayan amaçlama örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Ders defterleri ise beş şubeden düzenli defter tutan öğrencilerden seçilmiştir. Bu çalışmanın ikinci amacı öğrencilerin madde ve ısı ünitesiyle ilgili bilişsel yapılarını incelemektir. Araştırmanın ikinci alt problem için araçsal durum çalışması kullanılmıştır. 6. Sınıf öğrencilerine uygulanan açık uçlu soruların analizinde kelime ilişkilendirme testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Aydın ilinin Çine ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokuldaki 6. sınıf öğrencilerinden rastgele seçilen 30 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmanın üçüncü amacı çoklu gösterimlerle öğrencilerin bilişsel yapılarını karşılaştırarak incelemektir. Çalışmada üçüncü alt probleme yönelik içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada ders kitaplarında en fazla makroskobik boyutta en az ise sembolik boyutta çoklu gösterime yer verildiği saptanmıştır. Ders defterlerinde ise makroskobik ve mikroskobik boyuttaki görseller eşit sayıda yer almıştır.Öğrencilerin bilişsel yapıları incelendiğinde katı,sıvı ve gaz kavramlarının frekans tablolarında daha fazla yer aldığı saptanmıştır. Daha sonra bu kavramları erime,donma, buharlaşma,kütle ve hacim gibi kavramlar izlemiştir. Kurulan cümlelerde maddenin halleri ve hal değişimiyle ilgili cümleler kurulmuştur. Çizilen görsellerde ise maddenin halleri,maddenin hal değişimi ve maddenin tanecikli yapısıyla ilgili çizimler yapılmıştır.Çoklu gösterimlerle bilişsel yapı incelendiğinde öğrencilerin makroskobik boyutta çizimler yaptığı sembolik ve mikroskobik boyutta çizimlere daha az yer verdiği saptanmıştır. Fen Bilimleri dersinde çoklu gösterimlerle ilgili animasyonlar, görseller, üç boyutlu modeller ve maketler kullanılabilir. Sonuç: Öğrencilerin en fazla makroskobik gösterim boyutundaki bilgileri yapılandırdıkları saptanmıştır. Araştırmaya katılan 6. Sınıf öğrencilerinin 'Madde ve Isı' ünitesindeki bilgileri ana hatlarıyla yüzeysel bilişsel yapılarında yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Kanıtlanabilirlik açısından deney ve gözlem gibi somut yollarla ortaya çıkarılan makroskobik boyut mikroskobik ve sembolik boyuta göre öğrencilerin bilişsel yapılarında daha fazla yer almıştır. Ayrıca makroskobik, mikroskobik ve sembolik boyut arasında bağlantı kurmada zorlanmışlar ve üç çeşit gösterim arasında geçiş yapamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çoklu Gösterimler, Ders Kitabı, Madde ve Isı, Kelime İlişkilendirme Testi, Bilişsel Yapı.

Burcu Kayamaz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecindeki dijital okuryazarlıkları ve öğretmen kimlikleri: Bir anlatı araştırması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Covid-19 Pandemisi içerisinde eğitim-öğretim faaliyetlerini uzaktan yürüten matematik öğretmenlerinin, pandemi öncesinde, pandemi sürecinde ve pandemi sonrasında dijital öğretim teknolojilerinin kullanımına ilişkin, değişim gösteren öğretmen kimliklerini ve dijital okuryazarlıklarını nasıl yansıttıklarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin anlatıları iki döneme göre (pandemi öncesi ve pandemi süreci-pandemi sonrası dönem) incelenmiştir. Yöntem: Çalışmada öğretmenlerin kimlikleri ve dijital okuryazarlıkları kendi anlatılarıyla incelendiğinden nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubu araştırma amacı çerçevesinde MEB'e bağlı farklı okullarda görev yapan, biri kadın diğeri erkek olmak üzere iki öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmaya ilişkin ayrıntılı ve derinlemesine veri toplamayı sağlamak için yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Verilerin analizinde, öğretmenlerin kimliklerinin çözümlenmesinde anlatı analizi ve söylem analizi, dijital okuryazarlıkların analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, öğretmen kimliklerinde değişim kaynakları tespit edilmiştir. Değişimler incelenirken pozitif dönüşüm süreci, negatif dönüşüm süreci ve pürüzsüz geçiş olmak üzere üç tema saptanmıştır. Söylem analizi içerisinde ise beş adet yorumlayıcı repertuar belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin, belirlenen çerçeve kapsamında, dijital okuryazarlık temalarına ilişkin anlatıları tespit edilmiş ve bunların dijital okuryazarlığın hangi boyutunu yansıttığı belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Sonuç olarak, öğretmen kimliklerinde değişim kaynaklarının geçmiş üniversite yaşamlarının, öğrenci faktörünün, işini tam yapmak-daha iyisini yapmak-alanda söz sahibi olmak gibi isteklerin, veli faktörünün, öğretmenlerin ailelerinin, meslektaşların ve özellikle pandemi süreci için kritik öneme sahip olan teknoloji kullanımı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte her iki öğretmenin de özellikle uzaktan öğretim sürecinde öğrencilerle göz teması kuramadıklarından etkili iletişim kurmakta zorlandıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, uzaktan eğitim sürecinde daha etkili ve işlevsel iletişimi geliştirilebilecek eylem araştırmalarının yürütülmesi önerilmektedir. Böylece pozitif dönüşüm süreçleri desteklenebilir.

AnlatıBranş öğretmenleriCOVID 19+6
Şeyda Özbek Uluğ
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel süreç becerileri ile ilgili yazılan tezlerin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2023 yılına kadar matematiksel süreç becerileri olarak bilinen matematiksel muhakeme, matematiksel iletişim ve matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Bu amaca yönelik olarak ulaşılan 2005-2023 yılları arasında yazılan tezler incelenmiş ve tezlerin matematiksel süreç becerilerine, lisansüstü düzeylerine, yıllarına, araştırma modeline, veri toplama araçlarına, veri analiz yöntemlerine ve örneklem gruplarına göre dağılımları incelenmiştir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma paradigması benimsenmiş olup matematiksel süreç becerilerini konu alan tezler incelendiği için doküman analizi yöntemi tercih edilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez merkezi üzerinde "matematiksel muhakeme", "matematiksel ispat" ve "matematiksel akıl yürütme" kelimeleri ile yapılan aramada 36 tane lisansüstü teze, "matematiksel iletişim", "matematiksel dil" ve "matematiksel söylem" kelimeleri ile yapılan aramada 33 tane lisansüstü teze, "matematiksel ilişkilendirme" ve "ilişkilendirme" kelimeleri ile yapılan aramada 24 tane lisansüstü teze ulaşılmıştır. 21'i doktora, 72'si yüksek lisans tezi olmak üzere toplamda 93 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Belirlenen kriterlere göre incelenen tezlerden elde edilen veriler, yüzde ve frekans değerleri ile analiz edilmiş ve elde edilen bulgular tablo ile sunulmuştur. Bulgular: Araştırma kapsamında ulaşılan tezler matematiksel süreç becerilerine göre incelendiğinde matematiksel muhakeme ve matematiksel iletişim becerileri ile ilgili yazılan tezlerin matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan tezlere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Lisansüstü düzeylere göre incelendiğinde yüksek lisans tezlerinin doktora tezlerine oranla oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Tezler yazıldıkları yıllara göre incelendiğinde konu ile ilgili ilk tezin 2005 yılında yazıldığı görülmüş ve 2019 yılında büyük artış gözlenmiştir. Sayı olarak en fazla teze 2019 ve 2022 yıllarında ulaşılmıştır. Araştırma modeline göre incelenen tezlerde nicel araştırma yöntemlerine oranla nitel araştırma yöntemleri daha çok tercih edilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması %33,33 oranında kullanılarak en fazla kullanılan araştırma modeli olmuştur. Veri toplama araçlarına göre bakıldığında en fazla test, görüşme ve ölçek formları kullanılmıştır. Veri analiz yöntemlerinin kullanım oranları incelendiğinde betimsel analiz, içerik analizi ve t-testi en çok tercih edilen yöntemler olmuştur. Son olarak örneklem gruplarındaki dağılımlara bakıldığında en çok ortaokul öğrencileri ile çalışmalar yürütüldüğü belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: İncelenen tezlerden yüksek lisans tezlerinin sayıca doktora tezlerinden fazla olması ve örneklem grupları seçiminde büyük oranda ortaokul öğrencilerinin seçilmesi gibi sonuçlar elde edilmiştir. Doktora tez çalışmalarında matematiksel süreç becerilerine daha fazla odaklanılabileceği, kapsamlı bir sonucun elde edilmesi için tezlerin yanında makalelerin de incelenmesi gerektiği, farklı örneklem grupları ile çalışmaların arttırılması gerektiği şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Muhakeme, İletişim, İlişkilendirme, Lisansüstü tezler, Doküman incelemesi

Elif Ünal
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2018-2023 yılları arasındaki Liselere Giriş Sınavı ve yayınlanan örnek matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada 2018-2023 yılları arasında yapılan Liselere Giriş Sınavı (LGS) soruları ile belirtilen yıllarda yayınlanan örnek soruların düzeylerinin Yenilenmiş Bloom Taksonomisine (YBT) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Ek olarak, LGS matematik sorularının ve aynı yıl yayınlanan örnek matematik sorularının YBT'ye göre düzeyleri hakkında öğretmen görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup; LGS matematik soruları ve örnek matematik sorularının düzeylerinin YBT'ye göre incelemesinde doküman inceleme yöntemi; konu ile ilgili öğretmen görüşlerinin ortaya konmasında durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın ilk kısmında 2018-2023 yılları arasında yapılan LGS matematik soruları olan toplam 120 soru ve bu yıllarda yayınlanmış matematik örnek soruları olan toplam 425 soru araştırmanın dokümanlarını oluşturmuştur. Araştırmanın ikinci kısmında ise cinsiyet, kıdem, eğitim düzeyi farklı olan ve 8.sınıf öğrencilerinin dersine giren toplam 12 matematik öğretmeni çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama süreci iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada Millî Eğitim Bakanlığı internet sitesinden ulaşılan LGS soruları ve örnek soruları YBT'ye göre incelenmiş ve bu aşamada veriler doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. İncelenen soruların çözümlenmesinde YBT ile ilgili çalışması bulunan bir matematik öğretmeninin uzman görüşleri alınmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında öğretmenler ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada etik ilkelere dikkat edilerek geçerlik ve güvenirlik ilkelerine bağlı olarak veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgular soruların ekran kesitleri alınarak; öğretmen görüşlerinden örnek ifadelere yer verilerek sunulmuştur. Bulgular: 2018-2023 yılları arasında yapılan LGS matematik soruları ve örnek soruların YBT'ye göre incelenmesi sonucunda; 2018-2019 eğitim öğretim yılında soruların işlemsel bilginin uygulama basamağında yoğunlaştığı bulgusuna ulaşılmıştır. 2018-2019 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında ve örnek sorularda bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda uygulama basamağında yoğunlaştığı belirlenmiştir. 2019-2020 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında ve örnek sorularda bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda analiz basamağında yoğunlaştığı görülmüştür. 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında bilgi boyutu işlemsel bilgi basamağı ve üstbilişsel bilgi basamaklarında yoğunluk tespit edilmiştir. Buna karşılık, aynı yıl yayınlanan örnek sorularda üstbilişsel bilgi düzeyinde soru yayınlanmamıştır, işlemsel bilgi düzeyinde yoğunlaşma örnek sorular ile tutarlılık göstermiştir. 2021-2022 eğitim öğretim yılı LGS matematik dersi soruları örnek sorularla benzer olarak YBT'nin bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağına yoğunlaşmıştır ve bilişsel süreç boyutunda uygulama basamağında yoğunlaşmıştır. 2022-2023 eğitim öğretim yılında MEB tarafından merkezi örnek sınava yönelik yayınlanan örnek ve LGS matematik sorularının YBT'ye göre bilgi boyutunda işlemsel bilgi düzeyinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bilişsel süreç boyutuna göre incelendiğinde ise, örnek soruların analiz düzeyinde yoğunlaşırken, LGS sorularının uygulama düzeyinde yoğunlaştığı bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerden 2'si LGS matematik sorularının öğrenci seviyesine uygun olduğunu, 3'ü ilk yıllarda zor fakat son yıllarda öğrenci seviyesine uygun olmaya başladığını, 7'si ise öğrenci seviyesinin üstünde olduğunu belirtmiştir. Örnek matematik sorularının öğrenci seviyesine uygun olduğunu düşünen 3 öğretmen varken diğer 9 öğretmen öğrenci seviyesinin üzerinde ve LGS matematik sorularından zor olduğunu belirtmiştir. YBT'ye göre LGS Matematik Testi Soruları ve aylık yayımlanan örnek matematik sorularının dağılımını inceleyen öğretmenlerden 7'si sorular arasında bir uyum olduğunu 5'i ise çok az uyumlu olduğunu belirtmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın sonuçlarında araştırmanın kapsamında yer alan LGS ve örnek matematik soruları detaylı bir biçimde yıl yıl analiz edilmiş ve bulgular oluşturulmuş, karşılaştırmalı yorumlar yapılmıştır. MEB'in yayınladığı örnek sorular incelendiğinde matematik sorularının genel olarak işlemsel bilgi düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Bilişsel süreç basamaklarında ise uygulama ya da analiz basamağına yoğunlaştığı, homojen bir dağılım olmadığı tespit edilmiştir. LGS matematik soruları ile MEB tarafından yayınlanan merkezi ortak sınava yönelik örnek matematik sorularının benzerliklerine karşılık birebir uyumlu olmadığı; YBT'ye göre incelenmesinde ise, taksonominin bileşenlerinde dengeli dağılımın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler ile yapılan görüşmelerde ise örnek matematik sorularının LGS matematik sorularından daha zor olduğunun düşünüldüğü ortaya konmuştur. Ayrıca YBT'ye göre dağılımları inceleyen öğretmenlerin kendilerinin de sınav sistemine ve beceri temelli sorulara yeni alıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara bağlı olarak, araştırmada farklı düzeylerde sorulara yer verilerek merkezi sınavlarda soru çeşitliliğinin sağlanması önerilmektedir.

Nur Seda Tunacı Çolak
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Geometri içerikli beceri temelli sorularinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı 2018-2023 yılların arasında yapılan LGS'de, 8. Sınıf çalışma kitabı ve 5-8. Sınıf için hazırlanan beceri temelli testlerde yer alan Geometri İçerikli Beceri Temelli soruların yıllara göre dağılımları, Bloom taksonomisi çerçevesinde bilişsel düzeyleri, öğrenme ve alt öğrenme alanlarına göre dağılımlarını incelemektir. Yöntem: Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden Doküman Analizi yöntemi benimsenmiş, verilerin analizinde Betimsel Analiz kullanılmıştır. Araştırmanın geçerlilik ve güvenirliği için uzman değerlendirmesine başvurulmuş, Miles-Huberman (1994) formülü kullanılarak fikir birliği ile güvenirlik sağlanmıştır. Bulgular: 2018-2023 yılları arasındaki 120 matematik sorusunun 66'sı geometri içerikli sorulmuş bu sorulardan 5 tanesi Uygulama düzeyinde kalan sorulardan 60 tanesi Analiz, 1 tanesi Sentez düzeyinde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrenme ve alt öğrenme alanları açısından elde ettiğimiz bulgular sonucunda, Kareköklü İfadeler, Cebirsel İfadeler ve Özdeşliklerden her sene soru gelmiştir. 5-8. Sınıf beceri temelli, testler incelendiğinde, düzeylerin daha çok analiz düzeyinde olduğu, 8. Sınıf çalışma kitabında ise Uygulama düzeyi soru adedi fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca 5.,6. ve 7. Sınıf düzeyindeki beceri temelli testlerde geometri içerikli soruların daha çok Geometri ve Ölçme öğrenme alanından geldiği bulgusu elde edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: 2018-2023 LGS soruları, beceri temelli testler ve çalışma kitabını incelediğimiz araştırmadaki geometri içerikli soru sayısının tüm sınıf kademelerinde eşit dağılması, önerisinde bulunmuştur. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yeni öğretim programı temalarına göre benzer çalışmalar yapılabileceği önerisinde bulunulmuştur.

Müge Arslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama süreçlerini incelemek; öğetmen adaylarının 5E öğrenme modeline uygun olarak hazırladıkları ders planları ile ChatGPT 3.5'i kullanarak oluşturdukları ders planlarını karşılaştırmalı olarak incelemek ve öğretmen adaylarının görüşeri ile birlikte değerlendirmektir. Nitel paradigmanın benimsendiği bu araştırma bir durum çalışmasıdır. Çalışma 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında bir devlet üniversitesinde yapılmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Öğretmenlik Uygulaması I-II dersini alan toplam 10 öğretmen adayıdır. Çalışmanın verileri, uygulanan görüşme ve görev formlarından toplanmıştır. Ders planlarının değerlendirilmesi için değerlendirme formu hazırlanmıştır. Toplanılan veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, çalışmaya katılan öğretmen adaylarının çoğunluğu yapay zekâ ve bu teknolojinin kullanımı konusunda sınırlı bilgiye sahiptir. Yapay zekâya dair bilgiye sahip olan katılımcıların sayısı azınlıktadır. Aynı paralelde üretken yapay zekâ kavramını bilenlerin oranı oldukça düşüktür. Bununla birlikte, katılımcıların çoğu ChatGPT hakkında belli düzeyde bilgi sahibidir ve önceden bu aracı kullanmış olanlar da bulunmaktadır. ChatGPT'yi kullanan öğretmen adayları, genellikle problem çözme, makale özetleme, ödev hazırlama ve olayları yorumlama gibi amaçlarla kullanmaktadır. Matematik dersi özelinde ChatGPT'nin potansiyel kullanım alanlarına ilişkin uygulama öncesi önerilerde bulunmuşlardır. Bunlar; farklı çözüm yöntemleri, üç boyutlu çizimler, matematik tarihi araştırmaları ve soruların ispatıdır. Uygulama sonrası öğretmen adaylarına aynı soru yöneltildiğinde çoğunluğun " Materyal / etkinlik / oyun önerisi alma, farklı anlatım şekilleri, somutlaştırma " şeklinde önerilerde bulunduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının kendi hazırladıkları ders planları incelendiğinde çoğunun giriş kısmında ilgi çekici sorular veya etkinlikler sunma konusunda yeterli olduğu görülmüş, ancak önbilgileri canlandırma konusunda bazı eksiklikler tespit edilmiştir. Ayrıca, keşfetme ve açıklama aşamalarında istenilen düzeyde performans gösteren katılımcıların az olduğu, materyal / görsel kullanımında ve derinleştirme adımında ise belirli zorluklar yaşandığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla hazırladığı ders planlarında çoğunluğun giriş, keşfetme, açıklama, derinleştirme ve değerlendirme aşamalarında 'yeterli' veya 'kısmen yeterli' düzeyde ders planları sunduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu, ChatGPT'yi kullanırken ekonomik bir araç olarak gördüklerini belirtmişlerdir ancak bazı öğretmen adayları uygulamayı kullanırken sıkıntılar yaşanabileceğini vurgulamıştır. Kendi hazırladıkları ders planları ile ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarını karşılaştıran katılımcılar, genellikle ChatGPT'nin pratik ve hızlı olmasını övmüş, ancak sınıf bazında uygulama sırasında anlatılan öğrenci düzeyine uygun olmama gibi bazı sıkıntılar yaşanabileceğini dile getirmişlerdir. Bu çalışmada, katılımcı öğretmen adaylarının 5E öğrenme modeline ilişkin hazırbulunuşluk düzeylerini belirlemek amacıyla çeşitli sorular kullanılmıştır. Verilen yanıtların incelenmesi sonucunda, hiçbir öğretmen adayının 5E öğrenme modelini doğru bir şekilde tanımlamadığı belirlenmiştir. Araştırmaya dahil edilen öğretmen adaylarının yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeylerine bakıldığında, çoğunluğun 'kısmen bilgi' sahibi olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının geçmişte kullandıkları yapay zekâ araçları incelendiğinde, en yaygın kullanılan aracın ChatGPT olduğu tespit edilmiştir. ChatGPT'ye ilişkin bilgi düzeylerine bakıldığında ise çoğunlukla temel düzeyde bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Öğretmen adayları, genellikle ChatGPT'nin hazırladığı ilk ders planını değiştirmeyi tercih etmiş ve çeşitli düzenlemeler talep etmiştir. Bu düzenlemeler, ders süresi, etkinlik sayısı ve türü, yöntemlerde değişiklikler ve teknoloji entegrasyonu gibi konuları kapsamaktadır. Adayların çoğu, ChatGPT'den sunulan planı tamamen kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemesini istemiştir. Hazırlanan ders planlarının biçimsel incelemesinde, sadece bir öğretmen adayının hatalı bir bölüm doldurduğu belirlenmiştir. Teknoloji kullanımında çoğunlukla akıllı tahta ile sınırlı kalınmış olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının ders planı hazırlama sürecine ilişkin değerlendirmeleri farklılık göstermektedir. En yaygın görüş, ChatGPT'nin zaman ve emek tasarrufu sağlayan ekonomik bir araç olarak faydalı olduğu yönündedir. Genel olarak, öğretmen adayları ChatGPT ve 5E öğrenme modeli kullanımında ilerleme kaydettiklerini ve ChatGPT kullanımında zorlanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarından ChatGPT tarafından hazırlanan ders planını değerlendirmeleri istendiğinde, genellikle öğretmen adayları ChatGPT'nin 5E öğrenme modeline uygun bir şekilde ders planı hazırladığını düşünmüşlerdir. Ancak, olumsuz görüş bildiren öğretmen adayları, ChatGPT'nin herkes için standart ders planları hazırladığını savunmuşlardır. Öğretmen adayları, kendi hazırladıkları ders planları ile ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarını karşılaştırdıklarında, çoğunlukla ChatGPT'nin teorik olarak iyi olduğunu ancak uygulamada sıkıntı yaşanabileceğini düşünmüşlerdir. ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarının öğrenci profili gibi parametreleri göz önünde bulundurarak öznel bir program oluşturmadığını, genel bir program önerisi sunduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının ChatGPT kullanımındaki yetkinlikleri ve 5E öğrenme modeli hakkındaki bilgileri çalışma sonunda değerlendirilmiştir. Adayların çoğu ilerleme kaydettiklerini ve 'kısmen yeterli' olduklarını ifade etmiş, adaylardan olumlu geri bildirimler alınmıştır. Öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesiyle ortaya çıkan bu çalışmanın sonucunda araştırmacılara bazı öneriler sunulmuştur: • ChatGPT kullanarak öğretmen adaylarının oluşturduğu ders planlarının uygulama süreci incelenerek yeni bir araştırma geliştirilebilir. • Öğretmen adaylarına ChatGPT kullanarak materyal tasarlatılabilir ve bu süreç öğretmen görüşleri alınarak bir çalışma olarak sunulabilir. Anahtar kelimeler: Yapay Zekâ, Üretken Yapay Zekâ, ChatGPT, Öğretmen Eğitimi, Matematik Eğitimi, 5E Öğrenme Modeli

Gülsüm Demir
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımı ve beceri temelli sorularla desteklenen etkinliklerin uygulanması: bir eylem araştırması

Amaç: Altıncı sınıf öğrencilerinin farklılaştırılmış öğretim yöntemi dikkate alınarak ve beceri temelli sorularla desteklenerek hazırlanan etkinlikler ile fen bilimleri dersinde öğrenme-öğretme sürecine katılımlarının nasıl gerçekleştirilebileceğinin süreç içerisinde gözlemlenebilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olan eylem araştırması deseni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, verilerin sistematik bir şekilde toplanması, yorumlanması, eylem planının hazırlanıp uygulanması, sonuçların değerlendirilmesi ve bir sonraki eylem planının hazırlanması döngüsü süreçlerini içererek yürütülmüştür. Süreç içerisinde araştırmacı tarafından hazırlanan etkinlik çalışma kağıtları, öğrenci günlükleri, gözlem formu ve araştırmacı günlüğü, yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formları ve beceri temelli sorular kullanılarak verilerin toplanması sağlanmıştır. Haftalık ders planları ve etkinlik çalışma kağıtları eylem planı doğrultusunda eylem komitesi tarafından haftalık olarak gözden geçirilmiş, düzenlemeler yapılarak son hali verilerek sürecin geçerliliği sağlanmış-tır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılı Eskişehir ili Odunpazarı ilçesinde, araştırmacının görev yaptığı devlet okulunda öğretim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde öğrenci günlükleri, gözlem formu ve araştırmacı günlükleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler, etkinlik çalışma kağıtları betimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek ve temalara ayrılarak yorumlanmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulguları farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin uygulanması, uygulama öncesi ve sonrası öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve beceri temelli soru çözümleri olmak üzere üç başlık altında toplanmıştır. Araştırmada toplanan verilerden farklılaştırılmış öğretim yöntemleri kullanılarak işlenen derslerin öğrencilerin gelişimlerine olan olumlu etkilerine ve beceri temelli soru çözümlerine olan katkısına yönelik bulgulara erişilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan öğrencilerin kendi hızları ile ilerleme ve hazırbulunuşluk düzeylerine uygun hazırlanan etkinlikler ile öğretim sürecine dahil edil-meleri sayesinde hem derse olan ilgilerinde artış olduğu hem de beceri temelli soru çözümlerinde daha az zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları çerçevesinde Fen Bilimleri dersi ve diğer dersler için programa yönelik daha fazla farklılaştırılmış öğretim uygulamalarına yönelim gösterilmesi ve öğretim programlarında yer alan becerileri kapsayan daha fazla beceri temelli soruların geliştirilmesi önerilmektedir.

Güzin Çelik
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri yeterlikleri ve eğitim bilişim ağı ölçme ve değerlendirme araçlarını kullanımları üzerine bir inceleme

Amaç: Bu çalışmada; Eskişehir ilindeki matematik öğretmenlerinin; TPAB dü-zeylerinin belirlenerek EBA' da öğrencilerini değerlendirmek için kullandıkları ölçme değerlendirme araçlarından hangilerini tercih ettikleri, EBA değerlendirme araçlarını kullanım sıklıkları, demografik özellikleri, EBA kullanım süreleri vb. değişkenlerle farklı-laşma durumlarının incelenmesi ve sonucunda öneriler sunmak amaçlanmaktadır. Yöntem: Araştırma niceliksel yöntemin kesitsel tarama modeliyle desenlenmek-tedir. Kesitsel tarama modeli; tek bir seferde veri toplayarak durumun kesitini almayı ve bu kesiti inceleyerek durum, değişkenler ve değişkenler arası ilişkileri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bulgular: Çalışma kapsamında matematik öğretmenlerinin TPAB düzeylerinin yüksek olduğu ve alt faktörleri ile birlikte incelendiğinde demografik, web 2.0 araçları kullanım beceri düzeyleri, teknolojiye erişim durumları, EBA kullanım durumları vb. değişkenler bağlamında anlamlı olarak farklılaştıkları görülmektedir. Sonuç ve Öneriler: Matematik öğretmenlerinin TPAB yeterliklerinin genel ola-rak yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin TPAB yeterliklerindeki eksik-liklerin teknoloji tabanlı eğitim yöntemlerine yönelik daha fazla eğitim ve destekle gide-rilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar, öğretmenlerin EBA'yı genellikle ders mater-yallerini bulmak ve öğrencileri takip etmek gibi temel işlevler için kullandıklarını göstermektedir.

Bilgisayar destekli ölçmeTeknolojik pedagojik alan bilgisi
Emin Özen
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

6.sınıf öğrencilerinin sabit süratli hareket konusu ile ilgili grafikleri çizme, okuma ve yorumlamada karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi

Amaç: Yürütülen araştırmanın temel amacı 6.sınıf fen bilimleri dersi Kuvvet ve Hareket ünitesi sabit süratli hareket konusunda öğrencilerin grafik çizme, okuma ve yo-rumlamada karşılaştıkları zorlukların belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında temel proble-me ek olarak; öğrencilerin çizgi-sütun grafik okuma, çizme ve yorumlamada karşılaştıkları zorlukların tespiti ve sabit süratli hareket konusunda öğrencilerin verilen yol-zaman ve sürat-zaman grafiklerini yorumlamada ve çizmede karşılaştıkları zorlukların incelenmesi de araştırma süresince cevap aranan sorular arasında yer almaktadır. Yöntem: Yürütülen çalışmada özel durum metodolojisi (case study) kullanılmıştır. Çalışmaya İstanbul iline bağlı özel bir okulda 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğretim görmekte olan 187 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin tümü araş-tırmacının çalıştığı kurumda öğrenim görmekte olduğundan, çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında, sabit süratli hareket konusu ile ilgili sorular içeren iki aşamalı grafik okuma ve yorumlama testi geliştirilmiştir. Tüm soru-lar, araştırmacı tarafından özgün bir şekilde tasarlanmıştır. Testin ilk aşamasında çoktan seçmeli sorular yer almakta; ikinci aşamada ise çalışmanın nitel verilerini toplamak ama-cıyla açık uçlu sorular bulunmaktadır. Açık uçlu sorular, öğrencilere süratin tanımını kendi ifadeleriyle kurmalarını, sürati verilen örneğe göre açıklamalarını, sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerini okuyarak verilen durumları tabloya dönüştürmelerini, ayrıca verilen durumu temel alarak hareketlinin yol-zaman grafiğini çizmelerini içermektedir. Test geliştirme sürecinin ilk aşamasında hazırlanan taslak ölçek uzman görüşlerine sunularak gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 12 test ve 6 açık uçlu soru olmak üzere toplam 18 sorudan oluşan test ile uygulama yapılmadan önce etik kurul raporu ve araştırmacının çalıştığı özel okuldan uygulama için gerekli izin belgesi alınmıştır. Araştırmaya dair tüm uygulamalar İstanbul iline bağlı özel bir okulda öğrenim görmekte olan 6.sınıf ve 7.sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sabit Süratli Hareket Grafik Okuma ve Yorum-lama Testinin pilot uygulaması aynı okulda 7.sınıfta eğitim-öğretim görmekte olan rastgele seçilmiş toplam 120 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Uygulamanın ardından elde edilen bulgular, SPSS 26.0 paket programında incelenmiş ve betimsel istatistik analizi ile normal dağılıma uygunluğunu değerlendirmek amacıyla normallik testleri (Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk) gerçekleştirilmiştir. Test sonuçlarına göre Soru 2,3,4 ve 8'in normal dağılmadığı görülerek çalışmadan çıkartılmıştır. Model güvenilirliği için, verilere bulun-dukları kümelerdeki sorularla beraber Cronbach's Alpha ve KR-20 testi uygulanmıştır. Taslak testte yer alan açık uçlu soruların asıl uygulama öncesi güçlük ve ayırt ediciliğine de uygulamanın yapılmadığı bir sınıfta değerlendirilmesi yapılarak, taslak da yer alan 6 açık uçlu sorunun asıl uygulamada yer alması kararlaştırılmıştır. Hem KR-20 hem de Cronbach's alpha testinde alınan aynı sonuçlar doğrultusunda testin son hali 8 çoktan seçmeli ve 6 açık uçlu soru olmak üzere 14 sorudan oluşmaktadır. Testin son hali aynı okulda öğrenim gören 187 altıncı sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Bulgular: Uygulamada kullanılan 8 adet test soruları doğru-yanlış ve boş olarak değerlendirilmiştir. Açık uçlu sorular ise hazırlanan rubrikteki kriterler doğrultusunda de-ğerlendirilerek öğrencilerin sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerini çizme, okuma ve yo-rumlama da karşılaşmış olduğu zorlukların tespiti yapılmıştır. Asıl çalışma öncesinde uy-gulanan testin güvenilirliği SPSS 26 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlk hesaplama sonucunda elde edilen Cronbach alfa değeri 0.626 olarak belirlenmiştir. Daha sonra, testten çıkarılan 4 soru sonrasında yapılan güvenilirlik hesaplamalarında ise aynı program kullanılarak elde edilen Cronbach alfa değeri 0.774 olarak belirlenmiştir. Bu so-nuçlar, testin güvenilirliğinin, belirli soruların çıkarılmasıyla arttığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar testin güvenilirliğinin yüksek olduğuna dair bir işaret sunmaktadır. Öğren-cilerin çoktan seçmeli sorulara verdiği doğru cevapların ortalaması % 83.42 iken açık uçlu sorulara verdiği doğru cevapların ortalaması ise % 74.08'dir. Sonuç ve Öneriler: 6.sınıf öğrencilerinin çoktan seçmeli soruları çözmekte açık uçlu sorulara oranla daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu öğrencilerin verilen sütun grafiği okuma ve yorumlama becerilerinin, çizgi grafiğini okuma ve yorumlama becerileri-ne oranla daha gelişmiş olduğu gözlenmektedir. Öğrencilerin süratin tanımını yol ve za-man kelimelerini kullanarak ifade etmekte sorun yaşadıkları açıkça görülmektedir. Öğren-cilerin sabit süratli hareket konusunda grafik çizmekte verilen grafiği okumaya göre daha fazla zorlandıkları görülmektedir. Öğrencilerin verileri grafik eksenlerinde gösterirken ölçeklendirme konusunda sorun yaşadıkları görülmektedir. Sabit süratli hareket eden bir cismin hareketinin bir süre sonlandığında öğrenciler tarafından anlaşılarak grafik üzerinde çiziminin ifade edilmesinin güç olduğu belirlenmiştir. Matematik ve Fen Bilimleri dersi kazanımlarının eş zamanlı yürütülmesi, öğrenci-lerin Matematik dersinde de 7.sınıftan erken bir seviyede çizgi grafiklerini okuma, yorum-lama ve çizmeye başlamaları grafik yorumlama ve çizme becerilerinin güçlendirilmesine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Öğrencilere verilerden bağımsız olarak nitel özellikte ivmeli harekete sahip cisimlerin sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerinin yorum-lanması ile ilgili bir bölüm Kuvvet ve Hareket ünitesinde verilerek öğrencilerin grafik okuma ve yorumlama becerileri güçlendirebilir.

Yasemin Eryiğit
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Blok tabanlı kodlama uygulamalarının dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri ve derste akış bağlamında değerlendirilmesi

Amaç: Araştırmanın amacı; Blok tabanlı kodlama uygulamasının öğrencilerin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerinin gelişimine ve derste akışa olan etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırmada iç içe deneysel karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında durum çalışması, nicel kısmında ise tek gruplu ön-test, son-test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Adana'da bir devlet okulunda öğrenim gören 20 beşinci ve altıncı sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerle sekiz haftalık bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamada öteleme, dönme, yansıma dönüşümleri ve özellikleri öğrencilere etkinlikler yardımıyla uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında çalışma grubundan seçilen düşük, orta ve yüksek düzeyde olan üç öğrenciyle klinik görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca nitel bulguların yanında nicel bulgular için ''Van Hiele Dönüşüm Geometrisi Düşünme Düzeyleri Testi (VHDGDDT)'' ve ''Matematik Dersi Akış Ölçeği''kullanılmıştır. Ölçekler ön-test ve son-test olarak çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilere uygulanmıştır. Öğrencilerin Van Hiele dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri (VHDGDD) ön-test ve son-test düzey değişimleri betimsel olarak analiz edilerek tablo haline getirilmiştir. Ayrıca akış ölçeği ön-test ve son-test puan ortalamaları alınarak, sonuçlar tablo ve sütun grafiğinde gösterilmiştir. Bulgular: Araştırmadan elde edilen veriler, Scratch uygulamasında dönüşüm geometrisi konuları olan dönme, öteleme ve yansıma dönüşümlerinin uygulanmasının bir öğrenci hariç, diğer öğrencilerin hepsinin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerini arttırdığını göstermiştir. Uygulama sonunda öğrencilerin çoğunluğunun informal çıkarım düzeyinde çıktığı görülmüştür. Yapılan ön-test, son-test sonuçlarına göre akış durumlarının arttığı, kaygı ve sıkılma durumlarının azaldığı görülmüştür. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın bulguları, ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerine soyut gelen öteleme, dönme ve yansıma dönüşümlerinin Scratch programında kodlar yardımıyla öğretilmesinin öğrencilerin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerinin gelişimine katkı sağladığını göstermiştir. Uygulamanın genel anlamda öğrencilere olumlu etkisi olduğu görülse de dönme dönüşümünde Scratch programının yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu sebeple öğrencilerin büyük bir kısmının uygulama sonunda dönme dönüşümü ve özelliklerini kavrayamadığı tespit edilmiştir. Öteleme, yansıma dönüşümleri ve koordinat sisteminin özelliklerini ise uygulama sonunda öğrencilerin çok iyi anladığı ve kavradığı görülmüştür. Scratch uygulamasında öteleme, dönme ve yansıma dönüşümlerinin öğretilmesi için öğrencilere yaptırılan etkinliklerin görev zorluğu öğrencinin geometrik düşünme seviyesine uygun olduğunda akış yaşadığı, görev zorluğu öğrencinin seviyesinin altında olduğunda sıkılma yaşadığı ve görev zorluğu öğrencinin seviyesinin üstünde olduğunda kaygı yaşadığı görülmüştür. Bu sonuçlara bakılarak dönüşüm geometrisi öğretiminde öteleme ve yansıma dönüşümlerinde blok tabanlı kodlama olan Scratch eğitimiyle birlikte dönme dönüşümünün öğretimi için diğer blok tabanlı kodlama araçlarının etkisi araştırılabilir. Anahtar kelimeler: Van Hiele dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri, Dönüşüm Geometrisi, Öteleme, Dönme, Yansıma, Blok Tabanlı Kodlama, Scratch programı, Matematikte Akış

Ecenur Demirci
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik ön görüşlerinin alınması, ardından adayların bu mesleklerde çalışan kişilerden bilgi edindikten sonra son görüşlerinin alınması ve böylece görüşlerindeki değişimin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programı 3. sınıfta öğrenim gören ve 'Matematik Öğretiminde İlişkilendirme' dersini alan öğrenciler oluşturmuştur. Çalışma grubunda 6'sı erkek 24'ü kadın olmak üzere toplam 30 öğretmen adayı yer almıştır. Farklı meslek gruplarından kişilerle yapılacak olan görüşmelerin öncesinde ve sonrasında öğretmen adaylarının bu meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik görüşleri incelenmiş olup, verilerin toplanması süreci toplam sekiz hafta sürmüştür. Veri toplama araçları olarak uygulama öncesi ve sonrası görüşme formları, farklı meslek gruplarından kişilerle yapılacak görüşmelere ilişkin görev formu ve farklı meslek grubundan kişilerle yapılacak görüşmeler sonrasında görüşmelere ilişkin sınıf ortamında gerçekleştirilecek sunum görev formu kullanılmıştır. Ön görüşme formunda öğretmen adaylarının beceri, matematik öğretiminde beceriler, matematik öğretiminde ilişkilendirme becerisi ve matematiğin farklı mesleklerde kullanımına yönelik görüşleri; son görüşme formunda ise adayların matematiğin farklı mesleklerde kullanımına ve uygulama sürecine yönelik görüşleri alınmıştır. Meslek gruplarından kişilerle yapılacak görüşmelere ilişkin görev formunda adaylardan dokuz farklı meslek grubundan birini seçerek bu gruptan en az bir kişiyle minimum 10 dakika ve maksimum 15 dakika bir görüşme gerçekleştirmeleri, bu kişi/kişilerden mesleklerinde matematiği kullanmalarına yönelik somut örneklerle görüşlerini almaları istenmiştir. Sunum görev formunda ise öğretmen adaylarından meslek gruplarından kişi/kişilerle gerçekleştirecekleri görüşme sonrası matematiğin ilgili meslek grubunda kullanımına yönelik edindikleri bilgilere ilişkin en fazla 20 dakika sürecek şekilde bir sunum hazırlamaları ve sınıf ortamında paylaşmaları istenmiştir. Görüşme ve görev formlarından elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Öğretmen adaylarının ön görüşme formunda yer alan görüşleri incelendiğinde adaylara göre üniversite sınavında matematik netinin kazanmada etkili olduğu fakülte türlerinin başında sağlık alanıyla ilgili fakültelerin yer aldığı, program türü olarak bakıldığında ise üniversite sınavında matematik netinin kazanmada en fazla etkili olduğu programın mühendislik olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğretmen adaylarına göre mezuniyetten sonra matematiğin sahada en fazla kullanıldığı meslek gruplarının başında mühendislik fakültesi meslek dallarının yer aldığı, meslek dalı olarak ise matematiğin sahada en çok kullanıldığı mesleğin mühendislik olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına ilişkin görüşlerine bakıldığında polislik, askerlik, avukatlık ve bilgisayar programcılığı mesleklerinde matematiğin kullanımına ilişkin adayların yarıya yakın kısmının bilgi sahibi olmadığı, diğer meslek gruplarında matematiğin kullanımına ilişkin ise adayların çoğunluğunun kısmen bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Öğretmen adaylarının son görüşme formunda yer alan görüşleri incelendiğinde dokuz farklı meslek grubunun tamamında matematiğin kullanımına ilişkin adayların çoğunluğunun bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Uygulama sürecine dair öğretmen adaylarının görüşlerine bakıldığında ise adayların tamamının uygulama süreci ile ilgili olumlu görüş belirttiği ve öğretmen olduklarında matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına ilişkin bilgilere kendi derslerinde yer vermeyi düşündükleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik öğretmen adaylarının önemli bir kısmının bilgi sahibi olmadıkları, "kısmen bilgi sahibiyim" ya da "bilgi sahibiyim" öz değerlendirmesinde bulunan adayların ise önemli bir kısmının sınırlı bilgi düzeyi ile yüzeysel açıklamalar yaptıkları, uygulama sonrasında ise matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik bilgi sahibi olmayan aday sayısının çok az olduğu, bilgi sahibi olduklarını ifade eden adayların çoğunluğunun konuya ilişkin uygulama öncesine göre daha farklı ve geniş açıklamalar yapabildikleri belirlenmiştir. Bu sonuç adayların çoğunluğunun uygulama süreciyle birlikte farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik bilgilerini arttırdıklarını göstermektedir. Bununla birlikte uygulama sürecinin de katkısıyla adayların matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik edindikleri bilgilere öğretmen olduklarında kendi derslerinde yer vermeyi düşündükleri şeklinde olumlu bir görüş geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın ilerletilebilmesi adına daha başka meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik sorular da öğretmen adaylarına yöneltilip çalışmanın kapsamı genişletilebilir. Öğretmen adaylarının okul dışı öğrenme ortamları bağlamında bu meslek gruplarındaki kişilerin çalışma yerlerini görüp bizzat kendilerinden dinleyerek ve ortamında yaşayarak öğrenmeleri daha etkili olabilir ve dolayısıyla bu doğrultuda araştırmalar gerçekleştirilebilir. Anahtar Kelimeler: Farklı Meslek Gruplarında Matematiğin Kullanımı, İlişkilendirme Becerisi, Matematik Öğretmen Adayları, Matematik Eğitimi.

Ahmet Kağnıcı
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00