Ondokuz Mayıs University
Discipline

Veterinary Biochemistry

Ondokuz Mayıs University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yumurta tavuğu rasyonlarına vitamin E ve selenyum ilavesinin kan ve yumurta antioksidan enzimler üzerine etkisinin araştırılması

Amaç: Yumurta tavuğu rasyonlarına Vitamin E (Vit-E ) ve organik selenyumun (OS) tek başına ve kombine (Vit-E+OS) olarak ilavesinin serum, yumurta akı (YA) ve yumurta sarısındaki (YS) Glutatyon peroksidaz (GSH-Px), katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) aktiviteleri ile malondialdehit (MDA) düzeyleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Materyal ve Metot: Çalışmada, 24 haftalık yaşta 96 adet beyaz Lohman yumurta tavuğu, her biri altı alt gruptan olmak üzere eşit sayıda 4 gruba ayrıldı. Gruplar sırasıyla bazal yem (Kontrol), bazal yem + 250 mg / kg Vit-E (Deneme-I), bazal yem + 0,9 mg/ kg OS (Deneme-II) ve bazal yem + 250 mg / kg Vit-E + 0,9 mg/ kg OS (Deneme-III) içeren rasyonlarla 12 hafta beslendi. Yem ve su ad libitum olarak sağlandı. Deneme sonunda, her gruptan alınan kan ve yumurta örneklerinde; GSH-Px, CAT, SOD enzimlerin aktiviteleri ve MDA düzeylerinin analizleri, Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalında yapıldı. Bulgular: Serum, yumurta sarısı ve yumurta akındaki enzim aktiviteleri deneme grupları, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, istatistiki olarak önemli derecede artarken (p<0.05), MDA düzeyinin istatistiki olarak önemli derecede azaldığı (p<0.05) belirlendi. Sonuç: Yumurta tavuğu rasyonlarına Vit-E ve OS ilavesinin antioksidan enzim aktivitelerini artırdığı ve MDA düzeyini düşürdüğü, bu nedenle rasyonlara OS ve Vit-E nin birlikte veya ayrı ayrı ilavesinin yararlı olacağı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler, kan, yumurta numuneleri

AntioksidanlarEnzimlerSelenyum+5
Cihangir Timur
Atatürk University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yetiştirilen farklı ekofizyolojik gruplara ait sarımsak (Allium sativum L.) çeşitlerinin sağlığı geliştirici (Antioksidan, antidiyabetik, antibakteriyel) özelliklerinin araştırılması

Amaç: Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaygın olarak üretilen ve destekleyici tedavi ürünleri arasında yer alan sarımsağın sağlık geliştirici özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda farklı bölgelerden toplanan sarımsağın; •Antidiyabetik aktivitesinden sorumlu başlıca bileşikleri alliisin ve alliinin ölçümlerinin yapılması, •Antibakteriyel aktivite analizlerinin yapılması, •Toplam fenolik madde konsantrayonunun, toplam flavanoid miktarının ve radikal süpürme aktivitelerinin ölçülmesi, sonuçların bölgeler arasında karşılaştırılması hedeflenmektedir. Materyal ve Metot: Araştırma Aksaray, Balıkesir, Kayseri, Kastamonu, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş ve Tokat illerinden 6'şar tane olmak üzere toplam 48 adet örnek ile yapılmıştır. Numunelerin 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal süpürme aktivitesi, total fenolik madde tayini ve total flavonoid değeri spektrofototmetrik yöntemlerle ölçülmüştür. Allisin ve allin miktarları yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) cihazında ölçülmüştür. Ekstraktların agar kuyucuk difüzyon yöntemiyle antimikrobiyal etkinliği test edilmiştir. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre sarımsağın; •Toplam fenolik madde düzeyi ortalama 38,36±14,2 mgQE/g bulunurken en yüksek düzey Aksaray sarımsağında 54,16±9,39 mgQE/g tespit edilmiştir. Diğer taraftan toplam flavanoid seviyesi 14,42±5,19 mgGAE/g ve en yüksek düzey ise Aksaray sarımsağında 21,93±6,58 mgGAE/g bulunmuştur. Radikal süpürücü etkinliği %inhibisyon değeri ortalama 56,14±15,51 bulunurken en yüksek Hatay sarımsağında 29,71±6,54 olarak ölçülmüştür. •Allisin ve allin içerikleri sırasıyla 0,35±0,17 ve 0,76±0,37 olarak hesaplanmış ve en yüksek Tokat sarımsağında (0,6±0,39) tespit edilmiştir. •Sarımsakların Gram (-) bakterilere karşı antibakteriyel etkinliği gözlenmemiştir. S. aureus ve E. faecalis suşlarına karşı Gaziantep ve Tokat sarımsakları, B. cereus suşuna karşı tüm sarımsaklar antibakteriyel etkinlik göstermiştir. Aksaray, Kayseri ve Kahramanmaraş sarımsaklarında antifungal aktivite gözlenmemiştir. Sonuç: Bu çalışma ile Türk sarımsağının sağlık geliştirici özelliklerinin alternatif tedavi yöntemlerinde kullanılması ile ilgili yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.

Allium sativumAntienfektif ajanlarAntikonvülsanlar+4
Esra Koçak
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu manda sütlerinde insülin benzeri büyüme faktörü-1 düzeyi ile somatik hücre sayısı arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Amaç: Anadolu mandalarının sütünde İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) düzeyi ile somatik hücre sayısı arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Materyal ve Metot: Tez çalışmasının materyalini laktasyon dönemindeki 3-6 yaşlı Anadolu mandalarından elde edilen sütler oluşturdu. Mandalardan, sabah sağımında sağılan süt örnekleri subklinik mastitis yönünden değerlendirildi. Bu amaçla, mandaların dört ayrı meme lobundan sağılan sütlerde önce Kaliforniya mastitis test ve ardından somatik hücre sayımı gerçekleştirildi. Kaliforniya mastitis test sonucu negatif ve somatik hücre sayısı 200x103 hücre/ml olduğu belirlenen 100 adet mandaya ait süt örneği tez materyali olarak kullanıldı. Süt örneklerinde IGF-1 konsantrasyonu, enzim bağlı immünosorbent analiz (ELISA) yöntemi ile sığır spesifik ELISA test kitleri kullanılarak ölçüldü. Bulgular: Anadolu mandalarının sütündeki somatik hücre sayısının 0,68±0,31x105 hücre/ml olduğu belirlendi. Anadolu mandalarının süt IGF-1 düzeyinin 6,7 ng/ml-19,4 ng/ml arasında olduğu saptandı. Anadolu manda sütlerindeki IGF-1 düzeyi 11,94±2,93 ng/ml olarak kaydedildi. Sütteki IGF-1 düzeyinin somatik hücre sayısı ile pozitif korelasyon (r2=0,971, p<0,01) gösterdiği tespit edildi. Sonuç: Anadolu mandalarının sütlerindeki somatik hücre sayısının artışıyla birlikte IGF-1 düzeyinin de arttığı belirlendi. Bu tez çalışmasının, insan beslenmesinde önemli bir yeri olan manda sütünün biyoaktif bileşenlerinden olan büyüme faktörleri ile ilgili gerçekleştirilecek bilimsel çalışmalara katkıda bulunacağı öngörülmektedir. Anahtar Sözcükler: Anadolu mandası, İnsülin benzeri büyüme faktörü-1, Somatik hücre, Süt.

Şevval Güzel
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Streptozotosin-nikotinamid ile diyabet oluşturulmuş ratlarda metformin, metformin ve dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörlerinin kombine kullanımının, serum nesfatin-1 düzeyleri, bazı vitaminler ve biyokimyasal parametreler üzerine etkileri

Amaç: Bu çalışmada streptozotosin (STZ)- nikotinamid (NA) ile diyabet oluşturulan ratlarda metformin uygulamasının ve DPP-4 enzim inhibitörleri olan sitagliptin ve omarigliptin'in metformin ile kombine kullanımının, ratlarda bazı biyokimyasal ve antropometrik parametreler üzerine etkilerinin araştırılması amaçlandı. Materyal ve Metot: 3-4 aylık, 200-230 g ağırlığında 50 Wistar-Albino ırkı erkek rat, her grupta 10 deney hayvanı olacak şekilde 5 gruba ayrıldı. 1. grup olan sağlıklı kontrol (SK) grubu hariç olmak üzere, diğer 4 gruptaki ratlara STZ-NA uygulaması yapıldı. Uygulamadan 72 saat sonra ölçülen açlık kan glukoz düzeyleri 150 mg/dL'nin üzerinde olanlar diyabet kabul edilip çalışmaya dâhil edildi. 2. gruptaki diyabetik kontrole (DK) serum fizyolojik, 3. gruptaki ratlara metformin, 4. gruptakilere metformin+sitagliptin, 5. gruptakilere de metformin+omarigliptin uygulamaları oral gavaj yoluyla 28 gün boyunca yapıldı. Her hafta başında ratların açlık kan glukoz düzeyleri, ağırlıkları ve boyları ölçüldü. Deney sonunda serumda Nesfatin-1, B12 vitamini, 25-dihidroksi vitamin D ve insülin düzeyleri ELİSA kitleri vasıtasıyla ELİSA cihazında; alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), amilaz, lipaz, total kolesterol, trigliserid, düşük dansiteli lipoprotein (LDL), yüksek dansiteli lipoprotein (HDL) ve çok düşük dansiteli lipoprotein (VLDL) düzeyleri spektrofotometrik yöntemle otoanalizör cihazında çalışıldı. Bulgular: Açlık kan glukoz değerleri açısından diyabetik grupların glukoz düzeyleri SK grubuna göre yüksek bulundu (p<0,001). Diyabetik olan grupların açlık kan glukozu değerleri arasında istatistiksel bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Ağırlık, vücut kitle indeksi (VKİ) ve Lee indeksi açısından diyabetik olan grupların değerleri, SK grubunun değerlerinden daha düşük saptandı (p<0,05). Diyabetik olan grupların ağırlık, VKİ ve Lee indeksi arasında bir farklılık saptanmadı (p>0,05). B12 vitamini, 25-dihidroksi vitamin D ve insülin değerleri açısından gruplar arasında farklılık saptanmadı (p>0,05). 5. grubun Nesfatin-1 değerleri, 2. gruptan daha yüksek saptandı (p<0,05). 2. grup ile 5. grubunun ALT değerleri, SK grubunun ALT değerlerinden daha yüksek saptandı (p<0,05). 2. grubunun AST değerleri, SK grubunun AST değerlerinden daha yüksek bulundu (p<0,05). Diyabetik grupların amilaz değerleri, SK grubundan daha düşük (p<0,05), 2. grup ile 5. grubun lipaz değerleri, SK grubu değerlerinden daha yüksek bulundu (p<0,05). 2. grup, 3. grup ve 5. grubun total kolesterol değerleri, SK grubundan daha düşük saptandı (p<0,05). 2. grup ile 4. grubun trigliserid değerleri, SK grubundan daha yüksek bulundu (p<0,05). SK grubunun LDL değerleri 2., 3. ve 5. grubun değerlerinden daha yüksek bulundu (p<0,05). 2. grubun HDL değerleri, SK grubundan daha düşük (p<0,05), 2. grup ile 4. grubun VLDL değerleri, SK grubundan daha yüksek saptandı (p<0,05). Sonuç: Diyabetik gruplarda uygulanan farklı ilaç tedavilerinin, incelenen parametreler açısından sonuçlar üzerinde belirgin bir farklılığı saptanamamıştır. Bununla birlikte istatistiksel olarak anlamlı olmasa da karaciğer üzerine koruyuculuğu en fazla olan ilacın sitagliptin, lipit profillerini iyileştirmede en etkili ilacın omarigliptin olduğu görülmüştür (p>0,05). Ayrıca omarigliptin kullanımı Nesfatin-1 düzeylerinde anlamlı bir artışa neden olmuştur (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Diyabet, Metformin, Nesfatin-1, Nikotinamid, Omarigliptin, Rat, Sitagliptin, Streptozotosin

Diabetes mellitus-deneyselHayvan deneyleriMetformin+5
Emine Altın
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetişkin gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) transferinde farklı oksijen konsantrasyonlarının oksidatif stres ve bazı biyokimyasal parametreler üzerine etkisi

Artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak amacıyla kültür balıkçılığı, düşük emisyon ve kaliteli protein elde edilmesi için tercih edilen en uygun ve çevreci yöntemlerden biridir. Su kaynaklarını en efektif şekilde kullanarak verimi artırmak amacıyla canlı balık transferleri yapılmaktadır. Ancak transfer işlemleri balıklarda ölümlere neden olan stres kaynaklarındandır. Transfer sırasında optimum yaşam koşullarının sağlanmasıyla stresin zararlı etkilerinin azaltılması mümkündür. Balıklarda uygun yaşam koşulları için en önemli parametrelerden biri sudaki çözünmüş oksijen seviyesidir. Çalışmamızda yetişkin gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) transferinde farklı çözünmüş oksijen konsantrasyonlarının oksidatif stres ve bazı biyokimyasal parametreler üzerine etkisi araştırılarak transfer sırasında en uygun çözünmüş oksijen konsantrasyonunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla oluşturulan kontrol ve 4 farklı çözünmüş oksijen konsantrasyonuna sahip gruplarda, serumda GSH-Px, SOD ve LDH enzim aktivitesi, MDA, Cp, TOK, TAK, OSİ, kortizol, glukoz, üre, ürik asit, kreatinin, Ca, Mg ve kas dokusunda MDA, Cp, TOK, TAK ve OSİ değerleri araştırıldı. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, oksidatif parametreler ve doku hasarının bazı belirteçleri karşılaştırılması sonucu transferin ve transfere hazırlık işlemlerinin balıklarda oksidatif hasara neden olduğu görüldü. Transfer edilen gruplar kendi arasında karşılaştırıldığında ise hipoksik ve hiperoksik koşullarda yapılan transferin ROS'u artırdığı ve antioksidan mekanizmayı baskılayarak oksidatif stres oluşturduğu tespit edildi. Normoksik koşullar içerisinde 8 ve 10 mg/L çözünmüş oksijen transfer grupları kendi aralarında karşılaştırıldığında 10 mg/L çözünmüş oksijen konsantrasyonunda yapılan transfer işlemlerinin oksidatif stresi ve oluşan doku hasarını en aza indirdiği görüldü.

AlabalıklarBalıklarBiyokimyasal özellikler+5
Utku Duran
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlanmanın ratların beyin dokusundaki total antioksidan ve oksidan durum ile Sirtuin-1 ve Sestrin-2 düzeylerine etkisi

Amaç: Bu çalışmada, deneysel olarak yaşlanmanın ratların beyin dokusundaki total antioksidan ve oksidan durum ile Sirtuin-1 ve Sestrin-2 düzeylerine etkisinin araştırılması amaçlandı. Materyal Metot: Çalışma materyalini 24 adet Sprague Dawley ırkı 4 farklı yaş grubundaki ratlar oluşturdu, Grup 1 (n= 6) 1,5 aylık (12,5 puberta), Grup 2 (n= 6) 6 aylık (18 yıl), Grup 3 (n= 6) 12 aylık (30 yıl), Grup 4 (n= 6) 18 aylık rat (45 yıl) olarak deney grupları oluşturuldu. Çalışma sonunda ratların beyin dokusunda ve serumda Sirtuin-1 ve Sestrin-2 düzeyleri ELISA test kitleri ile Total Antioksidan (TAS), Total Oksidan Seviyesi (TOS) düzeyleri ise Rel Assay Diagnostics' kitleri ile belirlendi, Serumda glukoz, total kolesterol (TK), trigliserit (TG), total protein (TP), albümin düzeyleri ile ALT ve AST aktiviteleri spektrofotometrik olarak otoanalizör cihazında ölçüldü. Bulgular: Grupların vücut ağırlık değişiminin düşükten yükseğe göre Grup 1, Grup 2, Grup 3 ve Grup 4 olduğu, ratların vücut ağırlık düzeyinin yaş ilerledikçe arttığı görüldü. Grup 1'de total protein, globülin ve trigliserit düzeyinin en düşük olduğu; Grup 4'te ise total protein, globülin ve total kolesterol düzeyinin en yüksek olduğu belirlendi. Plazmadaki ALB/GLO oranının yaşlanmayla beraber azaldığı ve Grup 1 en yüksek olduğu görüldü (P<0.05). Serum ve beyin dokusunda TAS düzeyi 1. Görupta (1,5 ay) en yüksek düzeyde olduğu yaş artıkça azalmaya başladığı bulundu. Serumda TOS ve OSI'nin 3. Grupta en düşük olduğu, 4. Grupta ise en yüksek olduğu saptandı (P<0.05). Beyin dokusunda TOS düzeyinin Grup1'de en düşük olduğu yaş ilerledikçe artmaya başladığı ve Grup 4 en yüksek olduğu belirlendi (P>0.05). Grup1'den Grup 3'e doğru yaş ilerledikçe beyin dokusundaki Sirtuin-1 ve Sestrin-2 düzeyinin artmaya başladığı bu artışın önemli olduğu (P<0.05) Grup 4 ise Grup 3'e göre azalmaya başladığı görüldü(P<0.05). Sonuç: Yaptığımız çalışmada, ratlarda yaş ilerledikçe serumda ve beyin dokusunda Sestrin-2 ve Sirtuin-1 protein düzeylerinin önce artış gösterdiği, sonrasında en yaşlı grubumuzda azaldığı görüldü. Yaşlanmayla beraber serumda ve beyin dokusundaki total antioksidan düzeyinin azaldığı ve oksidan düzeyinin ise arttığı bulundu. Sestrin-2 ve Sirtuin-1 proteinlerinin erken yaşlanmaya karşı koruyucu ve alternatif tedavi olarak ileride yapılacak çalışmalarda kullanılabileceği belirlendi.

AntioksidanlarBeyinHayvan deneyleri+5
Damla Canayakın
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek yağlı diyet ile beslenen ratlarda Lactobacillus acidophilus takviyesinin serum lipit profili ile böbrek amiloid protein ve TNF-alfa düzeyine etkisi

Amaç: Bu çalışmada, deneysel olarak yüksek yağlı diyete maruz kalan ratlara Lactobacillus acidophilus takviyesinin serum lipit profili ile böbrek total beta amiloid proteini (TBP) ve TNF-alfa düzeyine etkisinin araştırılması amaçlandı. Materyal Metot: Çalışmada Sprague-Dawley ırkı 24 erkek rat kullanılarak 4 grup oluşturuldu. Standart rat yemi (SD) verilen kontrol, Grup1; yüksek yağlı diyetle (YYD) beslenen, Grup 2; SD tüketen ve Lactobacillus acidophilus probiyotiği uygulanan, Grup 3; YYD beslenen ve Lactobacillus acidophilus probiyotiği uygulanan Grup 4 olarak gruplandırıldı. 12 haftalık deneme süresinde haftalık olarak vücut ağırlıkları belirlendi. Deneme sonunda ratların serum ve böbrek dokusunda TBP ve TNF-α düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü. Serumda total kolesterol (TK), trigliserit (TG), HDL, LDL, üre ve kreatinin düzeyi ile paraoksanaz, amilaz ve lipaz aktivitesi spektrofotometrik yöntemle analizör cihazında belirlendi. Bulgular: Deneme sonunda kontrol (Grup 1) grubu ile Grup 2 karşılaştırıldığında Grup 2 de ağırlık artışının en fazla olduğu, serum TG, TK, LDL ve üre miktarı ile serumda ve böbrek dokusunda TNF-α ve TBAP düzeyinin önemli düzeyde yüksek olduğu belirlendi (P<0.05). Serum HDL, PON ve amilaz düzeyleri ise önemli düzeyde düşük olduğu bulundu (P>0.05). Lactobacillus acidophilus probiyotiği uygulanan (Grup 3, 4) gruplar ise Grup 2 ile karşılaştırıldığında TG, TK, LDL, üre düzeyi ile serumda ve böbrek dokusunda TNF-α ve TBAP miktarında azalma olduğu belirlendi (P>0.05). HDL, PON ve amilaz düzeyinin ise arttığı ve kontrol grubuna yaklaştığı gözlemlendi (P<0.05). Sonuç: Çalışma sonucunda yüksek yağlı diyet ile obez oluşturulan ratlarda probiyotik takviyesinin serumda TG, TK, HDL, LDL, üre, PON ve amilaz düzeyi ile serum ve böbrek dokusunda TNF-α ve TBAP düzeyleri üzerinde olumlu etkisinin olduğu görüldü.

AmiloidAmiloid beta proteinDiyet+6
Pınar Kar
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
10