Ordu University
Institute

Institute of Health Sciences

Ordu University

86

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Adölesan dönem sporcu ve sedanter bireylerde somototip yapı ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerin karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışma, adölesan dönemde aktif olarak spor yapan ve spor yapmayan sedanter bireylerin somototip yapı, fiziksel özellikler ve fizyolojik parametrelerin karşılaştırılması ve bu parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma grubu Ordu ili Altınordu ilçesinde Milli eğitim bakanlığı 6,7,8,9. sınıfta öğrenimine devam eden 12-15 yaş aralığındaki aktif spor yapan (n=67) ve spor yapmayan (n=67, yaş=12-15) kız ve erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan katılımcıların boy, kilo, antropometrik ölçümler, flamingo denge, 'Y' denge, İlinois test, 30m sürat testi ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak tanımlayıcı istatistikleri, Shapiro-Wilk normallik sınaması. Bağımsız örneklem T Test, Tek Yönlü Varyans Analizi, Çoklu Karşılaştırma Testi ve Pearson Korelasyon Testleri ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde p=0.05, anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan spor yapan deneklerin flamingo denge, y denge, İlinois, mezomorfi ve ektomorfi değerleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyete göre karşılaştırma sonuçlarına göre flamingo sürat, y denge, anaerobik kuvvet, ilinois, endomorfi ve mezomorfi değerleri arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Denge verileri ile bacak kütlesi sürat, ilinois arasında, Sürat değerleri ile flamingo, y denge, anaerobik kuvvet, endomorfi, mezomorfi ve ilinois test değerleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlarına göre, spor yapan ve yapmayan bireylerin statik ve dinamik denge, sürat, çabukluk ve somatotip yapıları arasında anlamlı farklılık olduğu, kadın bireylerin denge özelliklerinin bu yaştaki erkek bireylerden daha iyi olduğu, sürat, çabukluk ve anaerobik kuvvet özelliklerinde ise anlamlı derecede daha zayıf oldukları söylenebilir.

AntropometriKinantropometrik özelliklerMotor gelişim+1
Kübra Güler
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servisteki kritik hasta yakınlarının gereksinimleri ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişki

Amaç: Araştırma, acil servisteki kritik hasta yakınlarının gereksinimlerini ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türdeki çalışmanın örneklemini acil serviste kritik hastası olan 314 hasta yakını oluşturdu. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, "Acil Serviste Kritik Hasta Yakınlarının Gereksinimlerini Saptama Ölçeği" ve "Şiddet Eğilim Ölçeği" ile yüzyüze görüşme yöntemiyle Temmuz 2022- Nisan 2023 tarihleri arasında toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca, minimum, maksimum değerler), normal dağılım gösterenler iki grup karşılaştırmalarında için Student-t Testi, normal dağılım göstermeyenler için Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup karşılaştırmalarında normal dağılım gösterenlerde One-Way ANOVA, normal dağılım göstermeyenlerde ise Kruskal Wallis testi kullanıldı. Gruplar arası farklılık durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirleyebilmek amacıyla Tukey analizi yapıldı. Sürekli değişkenler, arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için veriler normal dağılıma uygunluk gösteriyorsa Pearson korelasyon analizi, veriler normal dağılım göstermiyorsa Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hasta yakınlarının yaş ortalaması 38.70±14.68 olup %59.2'si erkektir. Hasta yakınlarından %45.2'sinin üniversite mezunu olduğu, %60.5'inin sigara kullanmadığı, %38.3'ünün hastanın akrabası olduğu belirlendi. Hasta yakınlarının Şiddet Eğilim Ölçeği puan ortalaması 35.02±10.43 ile az, Acil Serviste Kritik Hasta Yakınlarının Gereksinimlerini Saptama Ölçeği puan ortalaması 140.62±17.79 olup, Aile üyeleri ile iletişim alt boyut puan ortalaması 34.74±4.94, Aile Üyelerinin Acil Servisteki Bakıma Katılması alt boyut puan ortalaması 46.48±8.60, Organizasyonel Konfor alt boyut puan ortalaması 33.76±3.67, Aile Üyelerinin Desteklenme Süreci alt boyut puan ortalaması 25.55±3.28 olarak saptandı. Şiddet Eğilim Ölçeği ve Acil Serviste Kritik Hasta Yakınlarının Gereksinimlerini Saptama Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Hasta yakınlarının şiddet eğilimlerinin az olduğu ve hasta yakınlarının gereksinimleri ile şiddet eğilimi arasında ilişki olmadığı saptandı. Anahtar Kelimeler: Acil servis, bakım, hasta yakını, hemşirelik, kritik hasta, şiddet

Acil servis-hastaneŞiddet bildirimi
Ayşe Gümüş
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ünitelerinde hemşirelik bakımı kalite ölçeği: türkçe geçerlik ve güvenirliği

Amaç: Bu çalışmanın amacı Zeraati ve Masoudi Alavi (2014) tarafından geliştirilen Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeği'nin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma metodolojik tipte yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 1 Temmuz 2022-1 Nisan 2023 tarihleri arasında Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesindeki iki ilde yer alan dört devlet hastanesi ve iki eğitim araştırma hastanesinin erişkin yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 300 yoğun bakım hemşiresi oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu ve Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlik çalışması için dil kapsam ve yapı geçerliği analizleri güvenirlik için ise iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeği'nin dil geçerliğini ölçmek amacıyla en çok tercih edilen yöntem olan çeviri-geri çeviri yöntemi kullanılmıştır. Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeğinin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla faktör analizi yapılmıştır. Bartlett testi sonuçlarıverinin birbiriyle ilişki gösterdiği ve faktör analizi için uygun olduğunu göstermektedir. Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeği orijinal yapısında olduğu gibi tek faktörlü olarak incelendiğinde ölçeğe ait tüm maddelerin faktör yüklerinin 0.30'un üzerinde ve açıklanan varyans %19.607 olduğu saptanmıştır. Bu sebeple bu aşamada ölçekten hiçbir madde çıkarılmamış ve Türk dilinde de tek boyutlu yapı kabul edilmiştir. İlgili uyum indeks değerleri sonucunda modelin bu halinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. Sonuçlar: Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelik Bakımı Kalite Ölçeği Türk dili ve kültürü açışından geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.

HemşirelikHemşirelik araştırmaları
Mehmet Karallı
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Wushu kung-fu sporcularında stres ve motivasyon düzeylerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Wushu Kung-Fu sporcularının stresle başa çıkma yöntemleri ile başarı motivasyon düzeylerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel nitelikteki ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma evreni Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu bünyesinde bulunan spor kulüplerindeki sporculardan oluşmaktadır. Örneklem grubu ise evrenden tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 18 yaş ve üzeri 249 kadın ve 246 erkek toplam 495 lisanslı sporcudan oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Stersle Başa Çıkma Yöntemleri Ölçeği ve Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizlerinde Student t testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada katılımcıların yaş, eğitim durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, aile aylık gelir durumu, yaşadığı yer, spor yılı ve branş değişkenlerine göre stersle başa çıkma yöntemleri ölçeği toplam puan ve alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilirken, spora özgü başarı motivasyonun da ise yaş, eğitim durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, aile aylık gelir durumu, yaşadığı yer ve branş değişkenlerinde ölçek toplam puan ve alt boyutlarda anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Wushu Kung-Fu sporcularının stresle başa çıkma yöntemleri ile spora özgü başarı motivasyon düzeyleri arasında anlamlı ve orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Sonuç: Çalışmada yaş değişkenine göre stersle başa çıkma yöntemleri ölçeği ve spora özgü başarı motivasyon ölçeğinde yaş arttıkça ortalama puanlarında da artış olduğu bulunmuştur. Eğitim durumu, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerinde lisans/lisansüstü kategorisinde, aile aylık gelir durumu değişkeninde gelir-gider karşılıyor, yaşadığı yer değişkeninde köy/belde/kasaba ve brani değişkeninde ise taolu kategorisinde yer alan sporcuların stersle başa çıkma yöntemleri ölçeği ve spora özgü başarı motivasyon ölçeği puan ortalamaları yüksek tespit edilirken; spor yılı değişkeninde, stersle başa çıkma yöntemleri ölçeği puan ortalamalarında 10-14 spor yılına sahip olanların yüksek olduğu saptanmıştır. Korelasyon sonuçları ise, stresle başa çıkma yöntem puanları arttıkça spora özgü başarı motivasyon düzeyinde de artış olduğu görülmektedir. Savunma sporu olarak kabul edilen Wushu Kung-Fu spor branşı, stresle başa çıkabilme becerilerini geliştirebilmesi oldukça önemlidir. Stres düzeyini kontrol edebildiğinde, başarı motivasyonu noktasında olumlu etkiler oluşturacağı söylenebilir. Sonuç olarak, sporcuların stresle başa çıkabilme yeteneklerinin geliştirilmesine yönelik birtakım uygulamaların gerçekleştirilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Wushu Kung-Fu, Stresle Başa Çıkma, Motivasyon.

Umutcan Ocak
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp pili takılan hastalara meleis'in geçiş teorisine göre verilen eğitimin anksiyete ve depresyon ile öz-etkililik düzeyine etkisi: Tek kör randomize kontrollü çalışma

Amaç: Bu araştırma kalp pili takılan hastalara Meleis'in Geçiş Teorisine göre verilen eğitimin anksiyete ve depresyon ile öz etkililik düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma "tek kör randomize kontrollü deneysel çalışma" olarak 10 Kasım 2022-10 Kasım 2023 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde yatan ve kalp pili takılan hastalar, araştırmanın örneklemini ise araştırmanın kriterlerine uyan 70 kalp pili takılan hasta oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Hasta Tanıtım Formu", "Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği" ve "Kronik Hastalıklarda Öz-Etkililik Ölçeği" ile toplanmıştır. Deney grubundaki kalp pili takılan hastalara Meleis'in Geçiş Teorisi rehber alınarak 2. gün ve 5.gün eğitim verilmiştir. "Kontrol grubundaki hastalara araştırma sürecinde herhangi bir girişim uygulanmamıştır". Veriler tanımlayıcı istatistikler, Pearson's ki-kare, Yates düzeltmesi, Fisher-Freeman-Halton, Fisher's ecact testi, Bonferroni testi, bağımsız iki örnek t testi, Mann Whitney U testi ve İki yönlü Robust testi ile değerlendirilmiştir. Araştırma için etik kurul onayı alınmıştır. Bulgular: Deney ve kontrol grubu hastaların "Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği" ön test son test farkı ortanca puanları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmuştur (p<0.001). "Kronik Hastalıklarda Öz-Etkililik Ölçeği" alt boyutları "Düzenli Bir Şekilde Spor Yapma", "Hastalık Hakkında Bilgi Alma", "Toplum, Aile ve Arkadaşlardan Yardım Alma", "Doktorla İletişim", "Genel Hastalık Yönetimi", "Ev İşlerini Yapma", "Sosyal/Eğlence Aktiviteleri", "Semptomlarla Başa Çıkma", "Nefes Darlığı ile Başa Çıkma" ve "Depresyonu Yönetme/Kontrol" ön test son test farkı ortanca puanları arasında istatistiksel olarak farklılık belirlenmiştir (p<0.001). Sonuç: Araştırmada kalp pili takılan hastalara Meleis'in Geçiş Teorisine göre verilen eğitimin anksiyete ve depresyon düzeyini azalttığı ve öz etkililik düzeyini artırdığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Meleis'in Geçiş Teorisi, Eğitim, Öz Etkililik, Anksiyete, Depresyon, Hemşirelik.

Hatice Çelik Çaka
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner anjiyografi uygulanan hastalarda immobilizasyon, çevresel stresörler ve anksiyete arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırma, koroner anjiyografi uygulanan hastalara işlem sonrasında uygulanan immobilizasyon süresi, çevresel stresörler ve hastaların anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı tipte olan çalışmanın örneklemini Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kardiyoloji servisi ve koroner yoğun bakım ünitesinde yatan araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan, araştırmaya katılmayı kabul eden 255 koroner anjiyografi uygulanan hasta oluşturmuştur. Araştırmanın verileri 'Kişisel Bilgi Formu', "Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği" ve "Yoğun Bakım Çevresel Stresörler Ölçeği" kullanılarak Temmuz 2022-Temmuz 2023 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler SPSS v26 Programında analiz edilmiş ve p˂0.05 güven aralığında değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 59.19±11.82 yıl, sırtüstü pozisyonda hareketsiz yatma süresi 6.25±1.79 saattir. Hastaların Yoğun Bakım Ünitesi Çevresel Stresörler Ölçeği puan ortalaması 123.71±21.71, Durumluk Kaygı Ölçeği puan ortalaması 53.70±8.86, Süreklilik Kaygı Ölçeği puan ortalaması 47.22±6.10 olarak bulunmuştur. Koroner arter hastalarının immobilizasyon süresi ile çevresel stres, durumluluk ve süreklilik kaygı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı, çevresel stres düzeyleri ile durumluluk ve süreklilik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada koroner anjiografi uygulanan bireylerin çevresel stres düzeylerinin ortalamanın üzerinde, durumluluk ve süreklilik kaygı düzeylerinin orta seviyede olduğu, çevresel stresin durumluluk ve süreklilik kaygı düzeyini etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Çevresel stresör, Hemşirelik, Hemşirelik bakımı, İmmobilizasyon, Koroner anjiyografi

Büşra Şen Kalaman
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin iletişim becerileri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Çalışmanın amacı; antrenörlerin iletişim becerileri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, betimsel nitelik taşıyan ilişkisel tarama modelindedir. Çalışmanın örneklem grubunu, kamu ve özel sektörde görev yapan 317 antrenör oluşturmaktadır. Veriler; kişisel bilgi formu, İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği ve Problem Çözme Becerileri Envanteri ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; ikili gruplar için Student T-Test, ikiden fazla gruplar için Tek Yönlü Varyans Analizi ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri uygulanmıştır. Antrenörlerin iletişim becerileri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki düzeyi ise pearson korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada, cinsiyet, spor türü, görev yeri, sporcuların seviyesi, antrenörlük seviyesi değişkenlerinde herhangi bir anlamlı farklılık görülmezken, medeni durum, çocuk sahipliği, yaş, eğitim seviyesi ve antrenörlük tecrübesinde ise bazı alt boyutlarda ve toplam puanlarda anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Korelasyon analiz sonuçlarına göre; antrenörlerin problem çözme becerileri envanteri toplam puanı ile kaçıngan alt boyutunda orta düzeyde; aceleci, düşünen, değerlendirici, kendine güven ve planlı alt boyutlarında ise pozitif yönlü, yüksek düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca iletişim becerileri değerlendirme ölçeği toplam puanı ile aceleci yaklaşım alt boyutunda düşük düzeyde, kaçıngan yaklaşım alt boyutunda ise orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Düşünen ve planlı yaklaşım alt boyutlarda ise düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmada, iletişim becerileri değerlendirme ölçeği ile problem çözme becerisi envanterine ait aceleci, düşünen ve planlı yaklaşım alt boyutlarında düşük, kaçıngan yaklaşım alt boyutunda ise orta seviyede ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İsmail Gedik
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yatılı ortaöğretimde okuyan öğrencilere animasyon destekli verilen menstrüasyon eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma yatılı ortaöğretimde okuyan öğrencilere animasyon destekli verilen menstrüasyon eğitiminin etkinliğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma tek grup ön test-son test deneme modeli ile yarı deneysel olarak Ordu ili Akkuş ilçesi Borsa İstanbul Yatılı Bölge Ortaokulu'unda okuyan kız öğrenciler üzerinde 01 Mayıs 2023- 01 Ocak 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Akkuş Borsa İstanbul Yatılı Bölge Ortaokulu'nda okuyan 49 kız öğrenci, örneklemi ise araştırma kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden ve velisi onam veren 43 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu" ve "Bilgi Testi" ile toplanmıştır. Araştırmada kız öğrencilere 4 hafta boyunca haftada 1 kez ortalama 30 dakika animasyon destekli menstrüasyon eğitimi verilmiştir. Araştırmanın verileri tanımlayıcı istatistikler, Eşli İki Örnek t testi, McNemar testi, Lineer Regresyon analizi ve ANCOVA testi ile değerlendirilmiştir. Araştırma için kurum izni ve etik kurul onayı alınmıştır. Bulgular: Araştırmada öğrencilerin menstrüasyon eğitimi bilgi testi ön test ile son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur (p<0.001). Öğrencilerin eğitim öncesi bilgi testi ön test puan ortalamaları 11.88 iken, eğitim sonrası son test puan ortalamaları 18.28 olarak elde edilmiştir. Öğrencilerin bilgi testi başarı puanını menstrüasyon yaşama ve baba eğitim durumlarının etkilediği belirlenmiştir (p<0.05). Sonuçlar: Araştırmada yatılı ortaöğretimde okuyan öğrencilere animasyon destekli verilen menstrüasyon eğitiminin öğrencilerin bilgi testi puanlarını artırdığı bulunmuştur. Öğrencilerin bilgi testi başarı puanını menstrüasyon yaşama durumu ve babalarının eğitim durumunun etkilediği belirlenmiştir.

Halk sağlığı hemşireliğiÖğrenciler-hemşirelik
Seçim Gümüş
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tekerlekli sandalye basketbol oyuncularının oyun performansını belirleyen faktörler

ÖZET TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOL OYUNCULARININ OYUN PERFORMANSINI BELİRLEYEN FAKTÖRLER Amaç: Bu araştırmanın amacı, tekerlekli sandalye basketbol (TSB) oyuncularının oyun performansını belirleyen faktörlerin tespit edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Liginde oynayan 15 TSB oyuncusunun gönüllü katılımı ile gerçekleştirildi. Araştırma öncesi sporcular araştırmanın kapsamı hakkında bilgilendirildikten sonra ölçüm ve testlere tabi tutuldular. Bu aşamada sırasıyla sporcuların antropometrik özellikleri, vücut kompozisyonları, izokinetik kuvvet performansları, kaygı düzeyleri ve tekerlekli sandalye basketbol beceri testi (TBBT) düzeyleri tespit edildi. Sporcuların antropometrik özelliklerinin tespit edilebilmesi için vücut ağırlıkları, sandalyeli boy uzunlukları, kulaç ve kol uzunlukları, omuz genişlikleri, üst ve ön kol çevreleri, el uzunlukları ve genişlikleri ölçüldü. Vücut kompozisyonlarının tespiti için yağlı ve yağsız vücut oranları tespit edildi. İzokinetik kuvvet performanslarının tespiti için omuz horizontal abdüksiyon/addüksiyon (H-ABD/H-ADD), omuz abdüksiyon/addüksiyon (ABD/ADD), omuz internal rotasyon/eksternal rotasyon (IR/ER), omuz ekstansiyon/fleksiyon (EXT/FLX) ve dirsek ekstansiyon/fleksiyon (D-EXT/D-FLX) testleri uygulandı. Sporcuların kaygı düzeyleri, Spor Kaygı Ölçeği-2 (SKÖ-2) kullanılarak değerlendirildi. Sporcuların oyun performansı TBBT ile ölçüldü. TBBT, statik ve dinamik şut performansı, statik ve dinamik top sürati, toplu illinois ve slalom testleri ve 5-10-20 m toplu sprint testlerinden oluşmaktadır. Veriler toplandıktan sonra sporcuların TBBT puanları ile antropometrik özellikleri, vücut kompozisyonları, izokinetik kuvvet performansları ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiler incelendi. Bulgular: Sporcuların TBBT performansları ile antropometrik özellikleri arasında (r=0.520 ve 0.783 arasında), vücut kompozisyonları arasında (r=0.540 ve 0.558 arasında), endişe düzeyleri arasında (r=0.580), H-ABD ve H-ADD arasında (r=0.514 ve 0.802 arasında), ABD ve ADD arasında (r=0.516 ve 0.890 arasında), İR ve ER arasında (r=0.520 ve 0.761 arasında), EXT ve FLX arasında (r=0.521 ve 0.796 arasında), D-EXT ve D-FLX arasında (r=0.520 ve 0.799 arasında) orta ve yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edildi (p<0.05). Sonuçlar: Artan vücut yağı ve ağırlığı, sporcular için avantaja dönüştürülebilir, ancak ideal sınırlar içinde tutulmalıdır. Sporcuların artan endişe düzeyleri ise statik şut performansını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca TSB oyuncularının artan omuz kuvveti düzeyi, genel olarak TBBT performansını destekler. Bu nedenle antrenörler, TSB oyuncularının antrenman planlarını oluştururken bu faktörleri dikkate almalıdırlar. Anahtar Kelimeler: Antropometrik Özellikler, İzokinetik Kuvvet, Kaygı Düzeyi, Oyun Performansı, Tekerlekli Sandalye Basketbolu, Vücut Kompozisyonu

Engelli sporları
Büşra Yücelsoy
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Lomber disk herni ameliyatı esnasında dinletilen müziğin hastaların fizyolojik parametrelerine ve ağrı düzeylerine etkisi

Amaç: Lomber disk herni ameliyatı esnasında, dinletilen müziğin hastaların fizyolojik parametreleri ve postoperatif ağrı düzeylerine etkisini değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Araştırma, Ordu il merkezinde bulunan bir devlet hastanesinin Beyin ve Sinir Cerrahi kliniğine başvuran lomber disk herni ameliyatı olan 76 hastayla yapıldı. Nisan 2023- Ağustos 2023 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Vizüel Ağrı Skalası ve Fizyolojik Parametre Çizelgesi kullanılarak toplandı. Deney grubunda olan hastalara intraoperatif dönemde 30 dakika Hüseyni makamı müzik dinletildi. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, gruplara göre kategorik verilerin karşılaştırılmasında ki-kare testi ve Fisher's Exact Test kullanıldı. Bulgular: Ameliyat öncesi ve ameliyattan 15 dakika sonra ağrı puan ortalaması karşılaştırıldığında; deney ve kontrol grubundaki hastaların ameliyattan 15 dakika sonraki ağrı puan ortalamalarının, ameliyat öncesine göre anlamlı bir şekilde düşük olduğu bulundu. Uyandırma ünitesinde 15 dakika sonraki ölçümde deney grubundaki hastaların sistolik kan basıncı ortalamasının kontrol grubundaki hastalara göre daha düşük olduğu ve farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. Hastaların solunum değerleri ortalamalarının ameliyat öncesi, ameliyat sırasında 10. dakika, 20. dakika, 30.dakika ve uyandırma ünitesine alındıktan 15 dakika sonrası ölçümleri incelendiğinde; deney grubu ve kontrol grubunun (grup etkisi) solunum değerleri ortalamaları farkının ve zaman etkisi farkının istatistiksel açıdan anlamlı olduğu belirlendi. Deney ve kontrol grubu hastaların grup içi zamana göre satürasyon değeri ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu, yapılan ileri analiz sonucunda bu farklılığın hem deney hem de kontrol grubunda ameliyattan 15 dakika sonraki ölçüm ile ameliyat sırası 10. dakika, 20. dakika ve 30. dakika arasında olduğu belirlendi. Sonuçlar: Lomber disk hernisi nedeniyle ameliyat olan hastalarda müzik dinletisinin ağrı düzeyinin düşmesinde kontrol grubuna göre güçlü düzeyde etkilediği belirlendi. Hastaların fizyolojik parametrelerinin deney grubunda kontrol grubuna göre daha stabil olduğu saptandı.

Ağrı-postoperatifBel ağrısıFizyolojik olaylar+2
Oğuzhan Kurnaz
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00