Ordu University
ODU

Ordu University

Ordu, Türkiye
Founded: 2000
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

680

Archived Theses

0

DOIs Assigned

3

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Altınordu'da (Ordu, Türkiye) yetiştirilen 'Hayward' kivisinin meyve ağırlığına göre kalite sınıflandırması

Bu çalışmada, Türkiye'de son yıllarda üretimi hızla artan ve Doğu Karadeniz Bölgesi ekolojisine uyum göstermiş olan 'Hayward' kivisinin, Ordu ilinin (Türkiye) en fazla üretim yeri olan Altınordu ilçesinde meyve ağırlığına göre kalite yönünden sınıflandırılması amaçlanmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Çalışma kapsamında Altınordu İlçesinde seçilen 3 mahalledeki 5'er bahçede hasat edilen meyveler, ağırlık esas alınarak, TS 11306 standardına göre kalite yönünden sınıflandırılmıştır. Hasat edilen meyveler tek tek hassas teraziyle tartılıp, Ekstra (90 gr<), 1. sınıf (70-89 gr), 2. sınıf (65-69 gr) şeklinde sınıflandırılmıştır. Ayrıca omca başına toplam meyve sayısı ile ıskarta meyve oranları da belirlenmiştir. Sonuç olarak, omca başına toplam meyve sayısı 491-1265, ekstra meyve oranı %31.09-92.52, 1. sınıf meyve oranı %4.12-49.86, 2. sınıf meyve oranı %1.50-30.04 ve ıskarta meyve oranı %0.34-4.50 arasında değişmiştir. Bu özelliklere ait ortalama değerler de sırasıyla, 833.29, %70.47, %19.28, %8.32 ve %1.78 olarak bulunmuştur. İncelenen bütün özellikler mahallelere ve bahçelere göre önemli düzeyde değişim göstermiştir. Ayrıca, ekstra meyve oranı ile 1., 2. sınıf ve ıskarta meyve oranları arasında çok önemli negatif korelasyon da belirlenmiştir.

Esra Çakır
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pirazolon temelli potansiyel floresan kemosensör moleküllerin sentezi

Pirazolon kimyası farklı alanlardaki çeşitli uygulamaları sebebiyle dikkat çekmektedir. Bununla birlikte metal iyonlarının tanınması ve tespiti, çevre çalışmaları da dahil olmak üzere çeşitli alanlardaki potansiyel uygulamaları nedeniyle aktif bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu tez çalışmasında floresan kemosensör özellik gösterebilecek yeni azo- ve bisazo-5-pirazolon moleküllerinin sentezi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle başlangıç molekülleri olan 5-pirazolon yapısındaki Bileşik 1 ve 2 sentezlenmiştir. Ardından bu bileşiklerin p-anisidin, 2,4-dimetilanilin aminleriyle ve benzidin, 4,4'-diaminodifenil sülfon diaminleriyle azo- kenetlenme reaksiyonu yoluyla yeni azo- ve bisazo- 5-pirazolon yapıları (1a-d ve 2a-d) elde edilmiştir. Saflaştırma çalışmalarını takiben bileşiklerin moleküler karakterizasyonları FTIR, 1H NMR, 13C NMR-APT, LC/Q-TOF/MS ve UV-Vis. spektroskopik yöntemleriyle sağlanmıştır. Yeni sentezlenen yapıların floresan kemosensör çalışmaları tez kapsamında olmamakla birlikte yapılan ön denemeler tüm moleküllerin floresan özellik gösterdiklerini ortaya koymuştur. Fakat, azo- yapısındaki moleküllerin floresan kemosensörden ziyade bakır(II) iyonuna karşı kolorimetrik kemosensör davranış gösterdikleri bulunmuştur. Bu sebeple, kolorimetrik kemosensör çalışmalarına odaklanılmıştır. Bu kapsamada 14 metal nitrat tuzu ile çalışılmaktadır. LOD (tespit limiti) ve LOQ (niceleme limiti) hesaplamaları, renkte geri dönüşümlülük, tüm metaller içinde bakır(II) iyonuna karşı seçicilik, sensörün asidik, bazik ortam davranışlarının incelenmesi ve Job's plot çalışması ile metal-sensör stokiyometrisinin belirlenmesi çalışmalarının gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Floresanİyonoforlar
Burcu Taştemel
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin fındık tarımına etkilerinin yenilenebilir enerji kaynakları açısından incelenmesi

İklim, tarih boyunca sürekli bir değişkenlik içerisinde bulunmuştur. Ancak, son zamanlarda ekonomik gelişmeye bağlı olarak artan insan faaliyetleri, günümüzün önemli araştırma konularından biri olan iklim değişikliğini gündeme getirmiştir. Küresel iklim değişikliği, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi alanlarda önemli etkiler yaratmıştır. Bu durum, farklı uzmanlık alanları tarafından çeşitli yönleriyle değerlendirilme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. İklim değişikliği, tarımsal faaliyetleri de önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle fındık tarımı, iklim değişikliğinin etkilerine maruz kalmıştır. Fındık, dünya genelinde bademden sonra en çok üretilen sert kabuklu meyve olarak bilinmektedir. Türkiye, dünya fındık üretiminin %75'ini gerçekleştirerek, ihracat ihtiyacının %70-75'ini karşılamaktadır. Bu araştırma, küresel iklim değişikliğinin fındık tarımına olan etkilerini ele alarak, bu etkilerle başa çıkabilmek adına çözüm odaklı yaklaşımları incelemeyi amaçlamaktadır. İklim değişikliğinin en önemli sonuçlarından biri yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme eğilimini vurgulamaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları, enerji coğrafyasında son dönemde önemli gelişmeler kaydetmiştir. Bu çalışmada, iklim değişikliğinin fındık tarımına olan etkilerinin nasıl çözümlenebileceği sorusuna odaklanılarak, bilgiler derlenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. İklim değişikliği fındık tarımına etkileri, fındık verimiyle doğrudan ilişkilidir. Fındık verimini arttırmak için yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisi ile sulama ve kurutma işlemleri gerçekleştirilebilmektedir.

Yenilenebilir enerji
Feyzanur Öztürk Bülbül
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz Bölgesi yaprak lahana (Brassica oleracea var. Acephala) üretim alanlarındaki kist nematodları (Heterodera spp.)'nın tespiti ve bulaşıklık durumunun belirlenmesi

Bu çalışma, Doğu Karadeniz Bölgesi yaprak lahana (Brassica oleracea var. acephala) üretim alanlarindaki kist nematodları (Heterodera spp.)'nın tespiti ve bulaşıklık durumunun belirlenmesi amacıyla 2021-2022 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 2021 ve 2022 yıllarında Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerini kapsayan 5 il'e ait 56 ilçeden 77 örnekleme yapılmıştır. Toprak örnekleri yaprak lahana bitkisi kök civarından alınmıştır. Nematodlar, Cobb's elek yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen nematodların morfolojik karekterleri ve moleküler analizler kullanılarak teşhisleri gerçekleştirilmiştir. Moleküler analiz için, 28S ribozomal RNA'nın (rRNA) (ITS1, 5.8S, ITS2) gen bölgesini kapsayan ribozomal DNA bölgesi, TW81/AB28 primer setleri kullanılarak ve 28S ribozomal RNA'nın (rRNA) D2-D3 genişleme bölgeleri, D2A/D3B primer setleri kullanılarak amplifiye edilmiştir. Ayrıca Heterodera carotae Jones, 1950 için türe özgü primer seti olan (Car-F/Car-R) kullanılarak mitokondriyal DNA'nın (mtDNA) Sitokrom Oksidaz I (cox1) bölgesi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Doğu Karadeniz bölgesi yaprak lahana yetişen alanlarda kist nematodlarından H. carotae, H. cruciferaee Franklin, 1945 ve H. fici Kirjanova, 1954 türleri teşhis edilmiştir. Çalışmada yaprak lahana üretimi yapılan alanlarda Giresun ili %35.29'luk bulaşıklık oranı ilk sırada gelmekte olup bunu %21.05 bulaşık oranı ile Trabzon ve Ordu illeri, %13.33 ile Rize ili takip etmiştir. Artvin ilinde ise alınan örneklerden kist nematoduna rastlanmamıştır. Tespit edilen türler içersinde en yaygın tür %76.4 oranı ile H. cruciferae tespit edilmiş olup, bunu %17.6 ile H. carotae, %5.8 ile Heterodera fici türleri takip etmiştir.

Buğra Güvercin
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessEN

EFL teachers' routine and investigative behaviours (roles) implemented in their classrooms: An action research study

The aim of this study is to identify the routine and investigative behaviours that EFL teachers implement in their classrooms; to give these teachers Action Research (AR) training in order to increase the amount of investigative behaviour they implement in their classrooms. In this study, qualitative data analysis technique; AR and case study methods were used. This study was carried out in 3 different public schools; a primary school, a secondary school and a high school, in the second semester of the 2023-2024 academic year, with the participation of 3 EFL teachers. Throughout the study, classroom observations were made at three different grades (4th, 6th and 10th grade) where these EFL teachers taught. In this study, semi-structured interviews, observations, researcher and teacher diaries, and fieldnotes were also used to collect qualitative data. The data were analyzed using the coding method (Strauss & Corbin, 1990; Merriam, 2009). The results of the data analysis showed that EFL teachers used more routine behaviours in their classrooms before the AR study; thanks to AR training, the same teachers showed a decrease in the amount of routine behaviour and an increase in the amount of investigative behaviour. The findings also show that AR training contributes positively to EFL teachers' professional development; the students are also satisfied with the development of their teachers and their interest and motivation in English lessons has increased. Based on these findings, the positive contributions of teachers receiving AR training were emphasized in the study and suggestions were made for new studies.

English lessons
Rukiye Odabaş
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tuckerella japonica (Acari: Tuckerellidae)'nın Doğu Karadeniz Bölgesi çay üretim alanlarındaki dağılımı, popülasyon değişimi ve zarar şeklinin tespiti

Camellia sinensis (Theales: Theaceae), çay, yapraklarını dökmeyen çalı veya küçük ağaç formunda bir bitkidir. Tuckerella japonica (Trombidiformes: Tuckerellidae), çay dahil çeşitli tarımsal ürünlerde zararlı olabilen bir akar türüdür. Bu çalışma, Türkiye'de Doğu Karadeniz Bölgesi çay bahçelerinde T. japonica'nın yayılışını, popülasyonunu ve zarar şeklini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Türün dağılımını tespit için, Artvin, Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon illeri çay bahçelerinde sörveyler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, bölgede toplam 32 ilçede bulunan 205 adet çay bahçesi, 2021-2023 yılları arasında örneklenmiştir. Ayrıca, Rize ilinde, 2022 ve 2023 yılarında T. japonica'nın Türk Muradiye-10 ve Japon Saekari ve Samidori çay klonları üzerindeki popülasyon değişimi belirlenmiştir. Çalışmada akarın çay yapraklarının fizikokimyasal ve klorofil içeriğine etkisi ile hücresel boyuttaki dal zararı da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Ordu ili hariç, örneklenen tüm illerde T. japonica tespit edilmiştir. Tür popülasyonunun Rize ilinde genellikle TemmuzAğustos ve Ekim aylarında en yüksek seviyesine ulaştığı belirlenmiştir. Sonuçlar, 1, 5, 10, 15 akar/bitki seviyesindeki yoğunluklarda 45 günlük akar beslenmesinin yaprak klorofil içeriğini etkilemediğini göstermiştir. Ancak aynı yoğunluk ve sürelerde yaprak toplam polifenol, su ekstraktı, kafein ve toplam kül miktarlarında azalma, kuru madde ve ham selüloz içeriğinde ise artış belirlenmiştir. Ayrıca T. japonica beslenmesi sonucunda çay dallarında, hücre çevresinde lignin, süberin birikiminden, hücresel bozulma ile hücre bölünmelerine kadar varan zararlanmaların gerçekleştiği de gözlenmiştir.

Burcu Özen
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00