
7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Artroskopik cerrahi yapılan rotator cuff hastalarına interaktif online egzersizlerin etkinliğinin incelenmesi
Yaptığımız bu çalışmada rotator manşet yaralanması olan hastaların artroskopik cerrahi onarım sonrası interaktif online egzersiz programının etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya RM tamiri yapılan yaşları 44-65 yıl arası değişen toplam 46 hasta dahil edilmiştir. Hastalar dahil edilme kriterlerine bağlı olarak 2 gruba ayrılmıştır. Tüm hastalara RM tamiri sonrası sarkaç egzersizleri ve ağrı sınırında pasif egzersizler uygulanmıştır. Tüm hastalara 6 haftalık omuz bandajı uygulanmış ve her iki grup da ilk günden itibaren egzersizlere başlanmıştır. Aktif egzersizler tam hareket genişliğinde yapılmaya başladıktan sonra kuvvetlendirme egzersizleri ile devam edilmiştir. Planlanan tedavi süreci haftada 2 gün ve ortalama 50 dakika olmak üzere, her iki grup için de toplamda 24 seans uygulanmıştır. Tedaviye alınan tüm hastalardan öğretilen egzersizleri evde 4 tekrar olacak şekilde yapmaları istenmiştir. İnteraktif hasta grubu için WhatsApp uygulaması üzerinden görüntülü konuşma seansı şeklinde ayarlanmıştır. Hastalara verilen egzersizler hasta dosyasına yazılıp ve sonraki seansta hasta ile tekrar edilerek ev programı kontrol edilmiştir. Her iki grup için de aynı egzersizler uygulanmıştır. Egzersizlerin zorlukları aşamalı olarak artırılmıştır. Egzersiz sonrası hastalara 12 dakikalık buz uygulaması yapılması istenmiştir. Çalışmada hastalar cerrahi öncesi ve cerrahi sonrası 2. hf, 3. ay ve 6. ayın sonunda değerlendirilmiştir. Hastaların ağrı şiddetini belirlemek için Visuel Analog Skala (VAS) ve omuz eklemi normal hareket sınırını belirlemek için gonyometre kullanılmıştır. Ekstremitenin fonksiyonel durumu için Quick-Dash kullanılmıştır. Ayrıca kavrama kuvveti manuel olarak ölçülmüştür. Bu çalışmanın sonunda her iki grupta da RM tamiri sonrası yapılan tüm değerlendirme yöntemlerinin sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) gelişme gözlenmiştir. Gruplar arasında tedavi etkinliği açısından istatistiksel olarak bir farklılık bulunmamıştır. (p>0,05) Anahtar Kelimeler: Rotator Manşet Tamiri, Fizyoterapi, Telerehabilitasyon, İnteraktif Online Egzersiz
Rotator cuff cerrahisi geçiren hastalarda core stabilitenin el fonksiyonları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı rotator manşet (RM) cerrahisi geçiren hastalarda core stabilite ile el fonksiyonları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve sonuçları benzer yaş ve cinsiyetteki sağlıklı kişilerle karşılaştırmaktır. Çalışmaya Pamukkale Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde en az bir yıl öncesinde rotator manşet tamiri yapılmış olan hastalar ve aynı yaş grubundaki sağlıklı yetişkinler katıldı. Katılımcıların el dominansının belirlenmesi için Edinburg Anketi ve üst ekstremite ağrı algısı için (omuz, dirsek, el/el bileği)Görsel Analog Skalası (GAS)kullanıldı. Üst ekstremite kaba kavrama kuvveti hidrolik el dinamometresi, reaksiyon zamanını Nelson Reaksiyon Cetveli ile ve fonksiyonel durumu Kısa Kol- Omuz-El Disabilite Anketi, Jebsen Taylor El Fonksiyon Testi, Üst Ekstremite Y Balance Testi ile değerlendirildi. Core stabilizasyon değerlendirmesi için Fleksör Endurans, Sırt Dayanıklılık, Double Straight Leg Lowering (DLL) testleri kullanıldı. Çalışma bulguları; RM tamiri yapılan ve yaş cinsiyet eşleştirilmiş sağlıklı katılımcılar fonksiyonel durum açısından karşılaştırıldığında RM tamiri yapılan katılımcılarda halen üst ekstremite fonksiyonel durum ve semptomlarının iyileşmesinin tamamlanmadığı sonucuna ulaşıldı. RM tamiri yapılan ve yaş cinsiyet eşleştirilmiş sağlıklı katılımcılar arasında core stabilizasyonunu değerlendirmek için kullanılan testlerde fark bulundu (Fleksör Endurans Testi p<0,05, Sırt Dayanıklılık Testi p>0,05, Double Straight Leg Lowering (DLL) p>0,05). RM tamiri yapılan katılımcılarda core stabilite testleri ile üst ekstremite dinamik dengesi, kavrama kuvveti, reaksiyon zamanı, el fonksiyonları ve üst ekstremite fonksiyonel durumu ve semptomları arasında ilişki gözlendi (p<0,05). Sağlıklı kontrol grubunda ise core stabilite testlerinin bazıları ile üst ekstremite dengesi, kavrama kuvveti, reaksiyon zamanı, el fonksiyonları ve üst ekstremite fonksiyonel durumu ve semptomları arasında ilişki gözlendi (p<0,05). Çalışma sonucunda RM tamiri yapılanlarda sağlıklı kişilere göre core stabilitesi ile el fonksiyonları arasında ilişkilerin daha fazla olduğu saptandı. Çalışmamızın sonuçları RM tamiri yapılan hastalarda core stabilitesinin değerlendirilerek tedavisinin rehabilitasyon programlarına içerisine dahil edilmesinin gerekliliğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Core Stabilizasyon; El Fonksiyonları; Rotator Manşet
Müzisyenlerde farklı enstrüman eğitiminin ince motor beceri ve yürütücü işlevlere olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, farklı enstrüman eğitiminin yürütücü işlev ve ince motor beceri üzerindeki etkilerini karşılaştırmayı amaçlamak ile birlikte enstrüman eğitiminin bireylerde ince motor beceri düzeyine olan katkısını belirlemeyi ve yürütücü işlevlerin hangi bileşenlerini etkilediğini anlamayı hedeflemektedir. Araştırmaya devlet konservatuarlarında ana enstrümanı piyano veya gitar olan 60 konservatuar öğrencisi ve herhangi bir enstrüman ile amatör veya profesyonel düzeyde ilgilenmemiş 58 üniversite öğrencisi dahil edildi. Piyanistlerin sayısı 31 (%51,7) Gitaristlerin sayısı 29 (%48,3) idi. Araştırmaya gönüllü katılanların ön değerlendirme formu ile bilgileri toplandı. Konservatuar öğrencilerinin haftalık ne sıklık ile çalıştığı ve enstrüman tecrübeleri kayıt edildi. Ketleme ve seçici dikkati (KSD) değerlendirmek için Stroop Testi, işleyen belleği değerlendirmek için Harf-Sayı Sıralama Testi, bilişsel esnekliği değerlendirmek için Görev Değişim Testi, ince motor beceri düzeyini değerlendirmek için 9 Delikli Peg Testi uygulandı. Yapılan araştırmada müzisyenlerin KSD (p≤0,001), işleyen bellek (p≤0,050) ve sol ince motor becerisinin (p≤0,001) kontrol grubuna göre daha gelişmiş olduğu saptandı. Yapılan post-hoc analizlerinde farklılığın kontrol grubundan kaynaklandığı saptandı. Enstrüman spesifik olarak gitaristler ve piyanistler arasında yürütücü işlev ve ince motor beceri düzeyleri açısından anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,050). Enstrüman tecrübesi arttıkça yürütücü işlev ve ince motor beceri düzeyinde yüksek ortalamalar saptandı. Yapılan korelasyon test sonuçlarına göre işleyen belleğin KSD ile arasında (r=-0,301, p≤0,001), sağ (r=-0,252, p≤0,050) ve sol (r=-0,220, p≤0,050) ekstremite becerileri ile arasında ve üst ekstremite beceri farkının, sol ekstremite becerisi ile arasında (r=0,236, p≤0,050); sol ve sağ ekstremite becerilerinin birbirleri ile arasında anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,593, p≤0,001). Bu çalışmada, enstrüman eğitiminin yürütücü işlev ve ince motor beceri performansını olumlu yönde etkilediği bulunmuştur ancak farklı enstrüman eğitiminin spesifik etkilerinin anlaşılabilmesi için ileri düzeyde çalışmalara ihtiyaç vardır. Enstrüman tecrübesinin artmasıyla birlikte yürütücü işlev ve motor beceri düzeyinin de arttığı, üst ekstremitede motor beceri farkının düştüğü gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, zihinsel becerilerin sergilenirken dikkat kontrolünün sağlanması ve motor becerilerin zihinsel beceriler ile bağlantısına işaret etmektedir. Anahtar kelimeler: Bilişsel Esneklik; İnce Motor Beceriler; İşleyen Bellek; Ketleme Ve Seçici Dikkat; Yürütücü İşlevler
Şehir içi otobüs şoförlerinde omurga sağlığı eğitimi ile lumbal bölge desteğinin bel ağrısı ve rahatsızlığı üzerindeki etkisinin incelenmesi
Yaptığımız bu çalışmada bel bölgesinde ağrı ve rahatsızlık şikayeti olan şehir içi otobüs şoförlerinde omurga sağlığı eğitimi ile lumbal bölge desteğinin etkisine bakılması amaçlanmıştır. Bu çalışmaya bel bölgesinde ağrı ve rahatsızlık şikayeti olan toplam 143 şehir içi otobüs şoförü katılmıştır. Çalışmadan çıkarılan şoförlerden 35 tanesinin başka sağlık problemleri vardı, 4 şoför ise çalışma devam ediyorken emekli olduğu için çalışmadan çıkarılmıştır ve çalışmamız 104 kişi ile tamamlanmıştır. Yaş ortalaması 43.44±6.48 yıldır (28-58 yıl). Şoförlere fizyoterapist eşliğinde omurga sağlığı eğitimi (35 şoför), fizyoterapist eşliğinde omurga sağlığı eğitimi ve lumbal bölge desteği (35 şoför) ve kontrol (34 şoför) grubu olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Şoförlerden verilen eğitimi düzenli olarak uygulamaları ve lumbal destek verilen grubun üç ay boyunca mesai saatlerinde sürekli kullanılması istendi. Çalışmada şoförler müdahale öncesi ve müdahale sonrası değerlendirilmiştir. Şoförlerin duruş pozisyonlarının analizi için Hızlı Tüm Vücut Değerlendirmesi (REBA), kas iskelet sistemindeki ağrı ve rahatsızlık hissini değerlendirmek için Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Sistemi Anketi ayrıca Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Minnesota İş Tatmini Ölçeği kullanılmıştır. Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Sistemi Anketi, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Minnesota İş Tatmini Ölçeği şoförler tarafından doldurulmuştur, Hızlı Tüm Vücut Değerlendirmesi (REBA) ise çalışmacı tarafından değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın sonunda ikinci grupta yapılan REBA ve Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Sistemi Anketi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) gelişme gözlenmiştir. Gruplar arasında müdahale etkinliği açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,005). Şehir içi otobüs şoförlerinde bel bölgesinin sağlığını korumaya yönelik eğitim ve lumbal bölge desteğinin birlikte kullanıldıklarında bel bölgesindeki rahatsızlık ve ağrı şiddetini azalttığı, postürde düzelme sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lumbal Destek; Omurga Sağlığı Eğitimi; Şehir İçi Otobüs Şoförleri
Tip ıı diyabetli bireylerde omuz kompleksinin değerlendirilmesi
Amaç: Tip II diyabet tanısı almış bireylerde omuz eklemi hareket açıklığı, kas kuvveti, propriosepsion ile skapular diskinezi ve üst ekstremite fonksiyonelliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmaya 50-65 yaş arası tip 2 diyabetes mellitus tanısı almış 32 ve tip II diyabet tanısız 38 birey dahil edildi. Bireylerin omuz eklemi hareket açıklığı baseline digital gonyometre ile, kas kuvveti digital dinamometre ile, pozisyon duyusu lazer pointer ile, üst ekstremite fonksiyonelliği üst ekstremite kapalı kinetik zincir stabilite testi ve üst ekstremite fonksiyonel ideksi ile ve skapular diskinezi lateral skapular kayma testi ve gözlemsel skapular diskinezi testi ile değerlendirildi. Bulgular: Tip 2 diyabet tanılı bireylerin ölçülen fleksiyon, abdüksiyon ve sağ eksternal rotasyon hareket açıklıklarının tanısız bireylerden düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Tip 2 diyabet tanılı bireylerin internal rotasyon kas kuvvetinin tanısız bireylerden düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Tip 2 diyabet tanılı bireylerin sol kol fleksiyon ve abdüksiyon hareketlerinde 90⁰ ve 125⁰ değerlerinde tip II diyabet tanısız bireylerden daha fazla sapma miktarı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Tip 2 diyabetli bireylerin üst ekstremite kapalı kinetik zincir stabilite test puanı ile fonksiyonel indeks puanının tip 2 diyabet tanısız bireylerden düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Her iki grup arasında skapular diskinezi varlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı(p>0,05). Sonuç: Tip 2 diyabet, eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve pozisyon duyusunda etkilenime sebep olarak üst ekstremite fonksiyonelliğine olumsuz yönde etkileri vardır. Omuz problemlerinin uzun süre belirti vermeden ilerlemesi de göz önüne alınarak koruyucu rehabilitasyon programına kuvvet, eklem hareket açıklığı, propriosepsion ve fonksiyonel egzersiz eğitimlerinin eklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Masa başı çalışanlarda reformer pilates egzersizlerine eklenen iş ve uğraşı tedavisi müdahalelerinin etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, masa başı çalışan sedanter bireylerde uygulanan reformer pilates egzersiz programına eklenen iş ve uğraşı tedavisi temelli müdahalelerin; ağrı, fiziksel kapasite, tükenmişlik, yorgunluk, yaşam kalitesi, postür, aktivite performansı ve memnuniyet düzeyleri üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, masa başı işte çalışan ve sedanter yaşam tarzına sahip 20 birey dahil edilmiştir. Katılımcılar randomize şekilde iki gruba ayrılmıştır: Grup 1 (n=10) reformer pilates egzersizlerine ek olarak iş ve uğraşı tedavisi temelli müdahaleler alırken; Grup 2 (n=10) sadece reformer pilates egzersiz programı almıştır. Müdahaleler sekiz seans boyunca uygulanmıştır. Değerlendirmelerde; araştırmacı tarafından hazırlanan değerlendirme formuna ek olarak Fonksiyonel Öne Uzanma Testi, 30 Saniye Sandalyeye Otur-Kalk Testi ve Yarı Squat (Çömelme) Testi, Maslach Tükenmişlik Envanteri, Yorgunluğu Çok Boyutlu Değerlendirme Ölçeği, Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlığı Anketi, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kısa Formu (WHOQOL-BREF), APECS: Body Posture Evaluation Mobile uygulaması, Kanada Aktivite Performans Ölçeği (KAPÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Grup 1 katılımcılarının ortalama yaşı 36,20±8,48 yıl, Grup 2'nin ise 39,70±5,96 yıldır. Müdahale sonrası, her iki grupta da uygulanan performans testlerinde grup içi anlamlı gelişmeler gözlemlenmiştir (p<0,005). Ancak yalnızca iş ve uğraşı tedavisi müdahalesi eklenen Grup 1'de, Maslach Tükenmişlik Envanteri'nin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutlarında, Çok Boyutlu Yorgunluk Ölçeği ve WHOQOL-BREF'in tüm alt boyutlarında, postür analizinin omuz hizalaması ve lateral görünüm parametrelerinde, ayrıca KAPÖ ile değerlendirilen tüm aktivitelerdeki performans ve memnuniyet düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişmeler saptanmıştır (p<0,005). Sonuç: Masa başı çalışan sedanter bireylerde yalnızca reformer pilates egzersizleri fiziksel kapasiteyi geliştirmede etkili olurken, iş ve uğraşı tedavisi ile bütünleştirilen müdahalelerin çok boyutlu kazanımlar sağladığı görülmüştür. Bu bağlamda, reformer pilates gibi fiziksel aktiviteyi teşvik eden programlara birey merkezli iş ve uğraşı tedavisi müdahalelerinin entegre edilmesi; ağrı yönetimi, postürel iyileşme, yorgunluğun azaltılması, yaşam kalitesinin artırılması ve aktivite memnuniyetinin desteklenmesi açısından daha bütüncül ve etkili bir yaklaşım sunmaktadır. Ofis ortamında çalışan bireylerin sağlığını ve iş verimliliğini artırmak amacıyla kişiselleştirilmiş ve multidisipliner müdahalelere daha fazla kaynak ayrılması gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Aktivite Performansı; İş ve Uğraşı Tedavisi; Masa Başı Çalışan, Reformer Pilates; Yaşam Kalitesi
Farklı yaş gruplarındaki sağlıklı bireylerde üst ekstremite çift görev performansının değerlendirilmesi ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Amaç: Farklı yaş gruplarındaki sağlıklı bireylerin ince ve kaba kavrama kuvveti, motor koordinasyon, kognitif fonksiyonlar ve üst ekstremite çift görev performansındaki değişkenlikleri karşılaştırmalı olarak analiz etmek; ayrıca yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, ince-kaba kavrama kuvveti, motor koordinasyon ve kognitif durumun üst ekstremite çift görev performansı üzerindeki yordayıcı etkilerini istatistiksel olarak incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü'ne rutin kontrole gelen hastalar ve hasta yakınlarından dahil edilme kriterlerine uygun olan 120 sağlıklı yetişkin birey katıldı. Katılımcıların kognitif durumu Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MBDÖ) ve Stroop Testi, hafif dokunma duyusu Semmes Weinstein Monofilament Testi, ince kavrama kuvveti Jamar Hidrolik Pinçmetre, kaba kavrama kuvveti Modifiye Tansiyon Aleti (MTA), koordinasyon Purdue Pegboard Testi ile değerlendirildi. Üst ekstremite tek görev performansını değerlendirmek için Dokuz Delikli Çivi Testi (DDÇT) kullanıldı, kognitif ek görev olarak üçer geri sayma ve haftanın günlerini geri sayma, motor ek görev olarak ayak bileği hareketi verildi. Bulgular: İlerleyen yaş ile kognitif fonksiyonlar, koordinasyon ve kaba kavrama kuvvetinin azaldığı (p<0,05) ancak ince kavrama kuvvetinin tutuş şekline göre değişkenlik gösterdiği bulundu (p>0,05). Yaş, koordinasyon ve kognitif düzey hem tek hem de çift görev performansı üzerinde belirgin bir etkiye sahipken (p<0,05), cinsiyetin sadece tek görev performansı üzerinde etkisinin olduğu (p<0,05) ve eğitim düzeyinin sadece kognitif- motor çift görev performansı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edildi (p<0,05). Ancak ince ve kaba kavrama kuvvet ölçümlerinin bazıları üst ekstremitenin tek ve çift görev performansı ile zayıf ilişkili iken (p<0,05) bazılarının ilişkisiz (p>0,05) olduğu tespit edildi. Sonuç: İlerleyen yaşla birlikte vücutta meydana gelen değişiklikler üst ekstremitenin tek ve çift görev performansının kötüleşmesine sebep olur. Ayrıca yaş, kognitif durum, koordinasyon, cinsiyet, eğitim düzeyinin üst ekstremite çift görev performansı üzerinde etkisi vardır. Rehabilitasyon planlaması yaparken bu faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.