Süleyman Demirel University
Discipline

Computer Education and Instructional Technology

Süleyman Demirel University

593

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özelliklerinin belirlenmesi

Öğretmenlerin, öğretimsel karar almada eğitsel veriye başvurmaları, ilgili alanyazında araştırılagelen bir konudur. Veri destekli öğretim kapsamındaki bu uygulamalar, öğretimsel kararların niteliğini belirlemede büyük bir rol oynamaktadır. Bu araştırmada, veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, yapılandırmacı temellendirilmiş kuram deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, ortaöğretim düzeyinde görev yapan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 13 farklı branştan 32 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler görüşme yoluyla toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma desenine uygun olarak, başlangıç ve odaklı olmak üzere iki aşamalı nitel veri analiz tekniği kullanılmıştır. Veri analizi sürecinde, sürekli karşılaştırma yöntemine uygun olarak, gerek toplanan veri ile kategorilerin karşılaştırılmasına gerekse ilgili alanyazın ile karşılaştırmaya başvurulmuştur. Araştırma bulguları doğrultusunda, veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özellikleri; süreç, teknoloji, paydaşlar ve veri boyutlarıyla açıklanarak sunulmuştur. Süreç boyutu, hazırlık, uygulama ve değerlendirme aşamalarını içermektedir. Teknoloji boyutunda katılımcı öğretmenlerin halen kullandıkları bilgi teknolojisi araçları ve geleceğe yönelik bilgi teknolojisi araçları hakkındaki beklentileri kategorileri yer almaktadır. Paydaşlar boyutunda beş paydaş belirlenmiştir. Belirlenen paydaşlar; okul rehberlik servisi, okul idaresi, meslektaşlar, veliler ve iş çevresi şeklindedir. Veri boyutunda, öğretmenler tarafından vurgulanan eğitsel veri türlerine yönelik bulgular sunulmuştur. Araştırma sonucunda veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özellikleri belirlenerek UML (Unified Modeling Language, Birleşik Modelleme Dili) kullanım senaryoları diyagramları aracılığıyla görselleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak gelecekteki araştırmalar ve uygulama alanına yönelik olarak çeşitli öneriler sunulmuştur.

Bilgi sistemleriBranş öğretmenleriTemelli kuram yöntemi+4
Recep Başarıcı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı öğrenme analitiği türlerine dayalı öğrenme panellerinin tasarımı

Bu çalışmada, farklı analitik türlerine (betimleyici, tanılayıcı, yordayıcı, yönergeli) dayalı öğrenme panelinin tasarlanması, bu tasarım sonucunda geliştirilen öğrenme paneli öğelerine ilişkin eğilimlerin veri yönelimli olarak belirlenmesi ve bu eğilimlerin öğrenen özelliklerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışma tasarım tabanlı araştırma yöntemi temele alınarak yürütülmüştür. İlk olarak odak grup görüşmeleriyle öğrenen beklentileri belirlenmiştir. Ardından bu beklentiler temelinde tasarım kararları belirlenmiştir. Tasarım kararlarının belirlenmesi sürecinde çeşitli aşamalarda uzman görüşleri alınmıştır. Tasarlanan öğrenme paneli bir kitlesel açık çevrimiçi ders platformunun yapısına uygun olarak geliştirilmiştir. Öğrenme paneli öğrenenlerin kendi istek ve ihtiyaçlarına göre ayarlanabilir öğrenme paneli olarak yapılandırılmıştır. Öğrenme panelinde yer alan öğeler için makine öğrenmesi algoritmaları ve çeşitli kural tabanlı önerilerden yararlanılmıştır. Bu öğelerin bir bölümü değerlendirme etkileşimlerine (uyarlanabilir yetkinlik testleri) yönelik bilgiler sağlarken bir bölümü zaman yönetimine, bir bölümü ise içerik etkileşimlerine (video, alternatif içerikler vb.) yönelik bilgiler sağlamıştır. Geliştirilen öğrenme paneli 121 katılımcıyla uygulanmıştır. Ayarlanabilir öğrenme panelindeki bireyselleştirmelere dayalı öğrenenlerin hangi öğrenme paneli öğelerini ve özelliklerini kullanmayı tercih ettikleri belirlenmiştir. Bu eğilimlerin öğrenen özelliklerine (öz-düzenleme ve başarı hedefi yönelimleri) göre farklılaşma durumları ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda öğrenenlerin bireyselleştirilebilir öğrenme panelini arzu ettikleri ve aktif olarak kullandıkları görülmüştür. Öğrenenler tüm analitik türlerini içeren bir öğrenme panelini arzu ederken en çok mevcut öğrenme durumlarını özetleyici ve gelecekteki olası başarı tahminlerini içeren öğrenme paneli öğelerini kullanmayı tercih etmişlerdir. Öz-düzenleme stratejileri yüksek öğrenenler en çok başarı tahminlerini içeren ve buna yönelik yol haritaları sunan öğrenme paneli öğelerini tercih etmişlerdir. Bu araştırmanın sonuçları eğitim kurumları, üniversiteler ve tasarımcılar için öğrenme paneli tasarımına yönelik önemli bulgular içermektedir.

Bağlantıcı kitlesel açık çevrimiçi dersEtkili öğrenmeUyarlanabilir öğrenme sistemleri+4
Mustafa Tepgeç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış e-değerlendirme ortamlarında öğrencilerin yardım arama davranışları

Teknolojinin gelişimi öğrenme süreçlerini etkilemiştir. Öğrenmenin iyileştirilmesi ya da artırılmasına yönelik kullanılan değerlendirme sistemleri teknolojinin gelişimi ve ihtiyaçlar ile birlikte değerlendirme sistemleri yeniden şekillenmiştir. Gelişen değerlendirme sistemleri ile birlikte farklı amaçlar çevresinde şekillenen değerlendirme sistemleri çalışmalar içerisinde yerini almıştır. Öğrenmeyi iyileştirmek ve öğrencinin performansını artırmak için bir öğretim tasarımı yapılır. Ardından öğrenciler bir öğrenme süreci içine dahil edilir. Dahil oldukları öğrenme süreçlerinde öğrenciler birçok zorlukla karşılaşabilmektedirler. Bu zorluklar ile baş etmek için bir yardıma başvurabilmektedirler. Alanyazın içerisinde yardım arama davranışının üç türünden bahsedilir. Bunlar; a.yönetici b.araçsal ve c. Yardım aramadan kaçınma. Araçsal yardım arama, talep edilen yardımın, öğrenenin problemi çözmesine yardımcı olacak şekilde sınırlı iken yönetici yardım arama ise doğrudan problemi çözmeye odaklanır. Bu çalışmada yardım arama davranışları öğrencilerin psiko- eğitsel özellikleri ile ilişkisine bakılmıştır. Öğrencilere öğretim programı içerisinde yer alan 5. Sınıf matematik dersi kazanımları ile uyumlu çoktan seçmeli soruların bulunduğu bir e- değerlendirme sistemi tasarlanmıştır. Sistem içerisinde öğrencilerin zorlandıkları noktada oyunlaştırılmış yardım alma seçenekleri sunulmuştur. Dört farklı yardım arama seçeneği bulunmaktadır. %50 Şans, Seyirciye Sor, Sen Cevapla (yönetici yardım arama) ve İpucu (araçsal yardım arama). Öğrencilerin yardım alma seçenekleri ile ön bilgi düzeyleri, amaç yönelimleri ve motivasyon bileşenleri arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgular doğrultusunda ön bilgi düzeyleri ile yarım arama arasında anlamlı bir ilişki bulunurken öğrencilerin matematik dersine ilişkin motivasyonları ve matematik dersi öğrenmelerindeki amaç yönelimleri ile yardım arama türleri arasındaki ilişki literatürden farklı bir örüntü oluşturmuştur. Çıkan örüntü öğrenci görüşleri ile birlikte değerlendirilerek açıklanmıştır.

Sinem Ercan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz sınıf modelinin ortaöğretim düzeyinde uygulanabilirliğinin öğretmen algılarına göre incelenmesi

Ters yüz sınıf modeli günümüz eğitim sisteminde önem kazanan yapılandırmacı yaklaşımla farklı öğretim stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir hale gelmiştir. Ters yüz edilmiş sınıfların eğitimde kullanımının avantaj ve dezavantajlarının araştırıldığı, ters yüz öğrenme uygulamalarını içeren örneklerin sunulduğu çalışmalara alanyazında rastlamak mümkündür. Ayrıca öğrenci ters yüz öğrenme hazırbulunuşluk düzeyinin belirlenmesine yönelik ölçek uyarlama çalışması örneği de Türkçe alanyazında yer almaktadır. Fakat ters yüz öğrenme modelinin farklı öğretim kademelerinde ne derece uygulanabilir olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaya rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında ters yüz öğrenme modelinin ortaöğretimde uygulanabilirliğinin öğretmenlerin yaş, cinsiyet, branş, teknoloji okuryazarlığı düzeyleri, teknoloji kullanabilme yeterlilikleri, hitap ettiği hedef kitlenin özelikleri, öğretmenlerin çalıştıkları okulun özellikleri gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Betimsel tarama modelinde yürütülmüş olan bu çalışma araştırmanın çalışma grubunu Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerindeki MEB ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen dört adet ölçek formu ile nicel veriler toplanmıştır. Yapılan alanyazın taramasında çalışmanın amacına uygun ölçme ve değerlendirme aracına rastlanmadığından ölçeklerin geliştirilmesinde ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Hazırlanan bu ölçekler çalışma grubundaki öğretmenlere uygulanmıştır. Nicel verilerin analiz işlemleri SPSS programında gerçekleştirilmiştir. Bulguların sunulması ve sonuçların değerlendirilmesi araştırma problemleri doğrultusunda ölçek özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.

Eğitim sistemiMesleki yeterlilikOrtaöğretim kurumları+6
Eren Erensayın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkileşimli e-kitap oluşturulması, öğretmen adaylarının gelecekte etkileşimli e-kitap kullanımı hakkındaki düşünceleri

Bu çalışmanın amacı Bilişim Teknolojileri öğretmen adaylarının etkileşimli e-kitap oluşturulması sürecindeki deneyimlerini ve gelecekteki etkileşimli e-kitap kullanım durumlarına yönelik görüşlerini belirlemektir. Çalışma grubunu 2017-2018 döneminde Eğitimde Materyal Tasarımı ve Kullanımı dersini almış olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 16 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki öğretmen adaylarına etkileşimli e-kitap oluşturmaya yarayan uygulama ve etkileşimli e-kitabın yapım aşamaları anlatılmıştır. Öğretmen adaylarından, 2018-2019 öğretim yılı güz dönemi içerisindeki Özel Öğretim Yöntemleri dersi kapsamında proje ödevi olarak etkileşimli e-kitap oluşturmaları ve kullanmaları istenmiştir. Öğretmen adaylarının etkileşimli e-kitap oluşturması ve kullanmasının ardından çalışma kapsamında yapılacak tüm aşamalar bittikten sonra, öğretmen adaylarının etkileşimli e-kitap hakkındaki görüşleri yapılandırılmış sorulardan oluşan bir görüş formu yardımı ile toplanmıştır. Bu formlardan elde edilen veriler detaylı olarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının büyük bir çoğunluğu atandığında etkileşimli e-kitapları kendi derslerinde kullanacağını ifade etmiştir. Etkileşimli e-kitap hazırlarken karşılaşılan en büyük zorluğun kullanılan uygulamaya yabancılık çekmeleri ve en sıkıcı tarafının titiz bir tasarım ortaya koymanın olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları etkileşimli e-kitap hazırlamanın en eğlenceli yanının öğrenciler için faydalı ve özgün bir şey yapmak olduğunu ve etkileşimli e-kitap kullanılan derslerin ilgi çekici olduğunu düşünmektedirler. Aynı zamanda öğretmen adayları yazılı ve sözlü anlatımın yoğun olduğu pedagoji derslerinin etkileşimli e-kitap kullanmak için uygun olduğunu ve bu derslerde etkileşimli e-kitabın daha faydalı olacağı kanaatindedirler. Anahtar Sözcükler Eğitimde materyal tasarımı, etkileşimli e-kitap, z-kitap, proje tabanlı öğrenme

Aday öğretmenlerBilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitim+5
Meriç Boynukara
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmen adaylarının STEM (FeTeMM) eğitimine yönelik görüş ve tutumları

Bu çalışmada Türkiye'de bir üniversitenin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde 7. ders dönemine kayıtlı olan 30 öğretmen adayının 'Eğitim Ortamlarında Teknoloji Uygulamaları' dersinde bir dönem boyunca STEM (FeTeMM) eğitimi ve uygulamaları, mühendislik, teknoloji ve bu disiplinler arasındaki ilişkiye yönelik tutumlarını ve görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarının STEM eğitimi ve uygulamaları hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla karma desen kullanılmıştır. Çalışmada veriler, uygulamalı ders öncesinde ve sonrasında demografik veri anketi, STEM tutum ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının; cinsiyet, kişisel bilgisayar sahibi olma durumlarının STEM eğitimine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Sadece 20 yaş grubundaki öğrencilerin STEM öntest ve fen öntest sonuçlarının 22 yaş grubuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır. STEM eğitimi ve uygulamaları sayesinde bu eğitime yönelik düşüncelerinin olumlu yönde değiştiği, önyargılarının azalıp bu alanlara yönelik ilgilerinin arttığı tespit edilmiştir. STEM eğitiminin öğretim programlarında yer alması gerekliliğini vurgulayıp, bu eğitimi alan öğretmenlerin; öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmede, problem çözme becerilerinde ve derslere yönelik ilgilerini arttırmada önemli rol oynayacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları mezun olduktan sonra STEM eğitimini kendi derslerinde de kullanmak istediklerini belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüFeTeMM+3
Özge Özgüner
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının artırılmış gerçeklik teknolojisini ders materyali olarak kabullerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, yükseköğretimde Artırılmış Gerçeklik (AG) teknolojisinin ders materyali olarak kullanılmasına yönelik öğretim elemanlarının görüşlerinin Teknoloji Kabul Modeline (TKM) göre incelenmesidir. Yapılan araştırmada örneklem belirlenmesinde amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde görev yapmakta olan 11 öğretim elemanı örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmışır. Veri toplamak için görüşme tekniği kullanılan çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan TKM ölçeğinde bulunan her bir faktörü anlam ve kapsam olarak temsil edecek şekilde hazırlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretim elemanları AG teknolojisi ile hazırlanmış öğretim materyallerini ders ortamlarında kullanabileceklerine dair olumlu görüş sunmuşlardır. Bununla birlikte elde edilen diğer bulgular araştırmanın sonuç ve tartışma bölümünde ele alınmıştır. Son olarak araştırmanın sonuçları doğrultusunda yükseköğretimde teknoloji kabulü ve AG kullanımı için öneriler sunulmuştur.

Artırılmış gerçeklikBilgisayar destekli eğitimDers programları+4
İsrafil Çelik
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılan çalışmalar: Sistematik bir derleme

Bu araştırmanın amacı uluslararası düzeyde 2010 ve 2019 yılları arasında otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılmış ve SSCI dizinine giren hakemli dergilerde yayınlanmış akademik makaleleri sistematik bir şekilde incelemektir. Bu amaçla; eğitim teknolojilerinin OSB'li bireylerin farklı beceri alanları üzerindeki performanslarını değerlendiren 2010 ve 2019 yıllarında Web of Science dizini içerisindeki dergilerde yayınlanmış toplam 105 adet makaleye ulaşılmıştır. Ulaşılan makaleler içerisinde erişime kapalı olan 17 adet makale ile tam metin olmayan 27 adet makale, araştırma kapsamı dışında bırakılarak 61 adet makale ile araştırma tamamlanmıştır. Veri analiz yöntemi olarak içerik analizi yöntemi kullanılmış olup veriler derinlemesine incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öne çıkan bulgular ise şöyledir; Eğitim teknolojileri konusunda en yoğun 2012 ve 2018 yıllarında çalışılmıştır. Çalışmalarda yoğun olarak erkek örneklem grubu tercih edilmiştir ve genellikle "1-3" örneklem büyüklüğü kullanılmıştır. Ağırlıklı olarak da "3-10" yaş aralığı tercih edilmiştir. Çalışmalar içerisinde tek denekli araştırma modeli en sık tercih edilen araştırma modeli olmuştur. Çalışmalarda yoğun olarak etkililiği incelenen bağımsız değişkenler "program ve uygulamalar" olup en çok tercih edilen yöntem "bilgisayar özelliği bulunan cihazlar aracılığıyla verilen eğitim" olmuştur. Ağırlıklı olarak tercih edilen öğrenme ortamları okul ortamları olmuştur. İncelenen makalelerde genel olarak "sosyal beceriler" üzerinde odaklanılmıştır. İncelenen çalışmalardan elde edilen tüm sonuçlar birleştirildiğinde eğitim teknolojilerinin ve bu doğrultuda gerçekleştirilen müdahale yöntemlerinin OSB'li bireyler üzerinde oldukça etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma güncel akademik yayınları kapsaması, 2010-2019 yılları ve bu yıllar arasındaki SSCI dizinine giren dergilerde yayınlanan tüm akademik yayınları içermesi ve geniş kapsamlı olması nedeniyle alan yazındaki diğer çalışmalardan ayrılmaktadır.

Akademik çalışmalarEğitim teknolojisiMakale+2
İrem Aslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırma yöntemiyle tasarlanan blok tabanlı robotik ve kodlama eğitiminde ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme becerileri ve kodlamaya ilişkin öz-yeterlik algılarının incelenmesi

Çalışmanın amacı, BTRK kursundaki kazanımlardaki konuları oyunlaştırma yöntemi ile öğrencilerin kodlamaya ilişkin bilgisayarca düşünme becerilerine ve öz-yeterlik algıları arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin cinsiyet değişkeni açısından incelenmesi de çalışmanın diğer amacı arasında yer almaktadır. Çalışmada, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Van ilinin Muradiye ilçesinde yer alan Fatih Sultan Mehmet Ortaokulunda öğrenim görmekte olan 6.sınıf öğrencilerinden toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma Muradiye Robotik ve Kodlama Atölyesinde BTY öğretmeni tarafından iki faklı grupla yapılmıştır. Araştırmanın katılımcıları kolay ulaşılabilir örneklem tekniği ile belirlenmiştir. Katılımcılar Halk Eğitim bünyesinde açılan BTRK kursuna kayıt yaptıran öğrencilerden gönüllü olarak çalışmaya katılım gösterenler arasından seçilmiştir. Araştırmanın deneysel uygulama süreci 2022-2023 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Halk Eğitim bünyesinde açılan BTRK kursu kapsamında 6 hafta süresince planlar, etkinlikler, rozetler, madalyalar, unvanlar ve ödüllerle zenginleştirilmiştir. Çalışmada kodlama becerilerini öğretmek için eğitim sürecinin robotik öğretiminde Arduino tabanlı programlanabilir eğitim robotları tercih edilmiştir. Bu robotların programlanmasında ise Mblock 5 yazılımı kullanılmıştır. Çalışmada yer alan tüm çalışma grubu sınıflarda süreç aynı anda başlayıp aynı anda bitmiştir. Deney grubuna oyunlaştırma yöntemi kontrol grubuna ise geleneksel öğrenme yöntemi kullanılarak ders verilmiştir. Veri toplama aracı olarak çalışma grubunun demografik verilerinin elde edildiği kişisel bilgi formu, Korkmaz, Çakır ve Özden (2016) tarafından geliştirilen Bilgisayarca Düşünme Ölçeği ve Altun ve Kasalak (2018) tarafından geliştirilen "Blok Tabanlı Programlamaya İlişkin Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 26 paket programı aracılığıyla bağımlı örneklem t-testi, bağımsız örneklem t-testi, iki yönlü varyans analizi ve korelasyon testi kullanılmıştır. Yapılan deneysel işlem öncesinde deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin kodlamaya ilişkin öz-yeterlik algıları ve bilgisayarca düşünme becerilerinin ortalama puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Dolayısıyla deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin öğretim öncesi bilgisayarca düşünme becerilerinin ve kodlamaya ilişkin öz-yeterlik algıları benzer olabileceği varsayılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin son test puanları kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarına göre anlamlı düzeyde artış göstermiştir (p<0,05). Bu durum oyunlaştırma yönteminin öğrencilerin bilgisayarca düşünme becerileri ve kodlamaya ilişkin öz-yeterlik algıları üzerinde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin deney-kontrol grubunda olmalarının ve cinsiyetlerinin öğrencilerin kodlamaya ilişkin öz-yeterlik algıları ve bilgisayarca düşünme becerileri üzerinde ortak etkisinin anlamlı düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır (p>0,05).

Demet Ayyıldız Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ uygulamaları ile kodlama eğitiminin algoritmik düşünme yeterlikleri ve derse yönelik tutumlara etkileri

Bu çalışmanın amacı yapay zekâ uygulamaları ile kodlama eğitiminin algoritmik düşünme yeterlikleri ve derse yönelik tutumlara etkilerini incelemektir. Bu çalışmada kontrol gruplu ön test son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Van ili Muradiye ilçesinde bir ortaokulda 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 5. sınıfta eğitim gören 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu deney ve kontrol grubuna ayrılmıştır. Deney grubu öğrencileri ile yapay zekâ uygulamalarından Pictoblox AI ve Mblock AI programları ile çalışılmıştır. Kontrol grubu öğrencileri ise MEB Bilişim ve Yazılım dersi programındaki etkinliklere dayalı olarak bilgisayarsız kodlama ve akış diyagramları kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Akkuş, Özhan ve Kan (2019) tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencileri İçin Kodlamaya Yönelik Tutum Ölçeği", Gülbahar, Kert ve Kalelioğlu (2018) tarafından geliştirilen "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisine Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" ve öğrencilerin demografik bilgilerinin alındığı "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Kontrol ve deney grupları karşılaştırıldığında kodlamaya yönelik tutum ve algoritmik düşünme yeterlik ön test puanlarında fark gözlemlenmezken, son test puanlarında deney grubu lehine fark gözlemlenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutum son test puanları, ön test puanlarından yüksek çıkmıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutum ön test ve son test puanları arasında fark çıkmamıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin cinsiyete göre algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutumlarında ön test ve son test puanları arasında fark gözlemlenmemiştir. Deney grubu öğrencilerinin cinsiyete göre algoritmik düşünme yeterlik son test puanlarında erkekler lehine fark tespit edilse de kodlamaya yönelik tutumlarının cinsiyete göre ön test ve son test puanları arasında fark bulunmamıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin BİT (bilgi ve iletişim teknolojileri) kullanma sürelerine göre algoritmik düşünme yeterlilik puanları arasında fark çıkmazken, BİT kullanma süreleri ile kodlamaya yönelik tutum puanları arasında son testte fark çıkmıştır. Bu farklılığın 1 yıl ile 4 yıl, 1-2 yıl ile 4 yıl ve 3 yıl ile 4 yıl arasında olduğu görülmüştür. Ancak BİT başında harcanan ortalama sürenin algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutum puanları üzerinde bir fark bulunmamıştır. Deney grubu öğrencilerinin BİT kullanma sürelerine göre algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutum ön test puanları arasında fark bulunmazken, son testte bir fark tespit edilmiştir. Bu farklılığın BİT kullanan öğrencilerin algoritmik düşünme yeterlik son test puanları 1 yıl ile 1-2 yıl, 1-2 yıl ile 4 yılları arasında görülürken, kodlamaya yönelik tutum son test puanlarında ise 1 yıl ile 4 yıl, 1-2 yıl ile 4 yılları arasında görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin BİT Başından harcanan ortalama süreye göre algoritmik düşünme yeterlik ön test-son test puanları arasında fark çıkmamıştır. Benzer şekilde kodlamaya yönelik tutum ön test-son test puanları arasında da fark gözlemlenmemiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin algoritmik düşünme yeterlik ve kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin arttırılması amacıyla eğitim programlarında yapay zekâ uygulamalarına daha fazla yer verilmesi önerilebilir. Anahtar sözcükler: algoritmik düşünme becerisi, kodlama, tutum, yapay zekâ

Fatih Gören
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki duygu durumları ve işlemsel uzaklık algılarının incelenmesi: Bir karma yöntem araştırması

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki duygu durumları ve işlemsel uzaklık algıları incelenmiştir. Çalışmada sıralı açıklayıcı karma yöntem deseni kullanılmış ve çalışma için gerekli veriler 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğrenim gören 468 öğrenciden toplanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda Online Dersler İçin Ergen Duygu Ölçeği ve Revize Edilmiş İşlemsel Uzaklık Ölçeğinin Uyarlama Çalışması, nitel boyutunda ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Toplanan nicel veriler SPSS 23 programı ile nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonrasında elde edilen veriler doğrultusunda genel olarak öğrencilerin duygu durumları orta seviyededir. Kadın öğrencilerin kaygı düzeyleri erkek öğrencilere göre daha yüksek olarak bulunmuş ve yaşa bağlı olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Öğrencilerin çevrimiçi derste kullandıkları cihazın duygu durumları üzerinde etkisi gözlemlenmiş; bilgisayar kullanan öğrenciler genellikle daha olumlu duygular yaşarken akıllı telefon kullanan öğrenciler daha yüksek sıkıcılık ve umutsuzluk duygularını deneyimlemişlerdir. Kişisel bilgisayara sahip olan öğrenciler daha olumlu hissetmişlerdir. İşlemsel uzaklık algısı genel olarak yüksek düzeydedir; öğrenci-öğretmen etkileşimine yönelik işlemsel uzaklık seviyeleri en yüksek, öğrenci-öğrenci etkileşimine yönelik işlemsel uzaklık seviyeleri ise en düşük olarak belirlenmiştir. Ders materyalleri konusunda öğrencilerin genellikle olumsuz bulgular vermesi, iletişim problemleri, teknik sorunlar ve materyal eksikliği gibi faktörler öğrencilerin işlemsel uzaklık algılarını etkileyebileceğine işaret etmektedir.

Tülay Bulut
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yapay zekaya yönelik farkındalık düzeyi ve algıları

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin YZ teknolojilerine yönelik farkındalık ve algı düzeylerini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli çerçevesinde desenlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, YZ farkındalığı ile algısına yönelik ifadeler içeren 51 maddelik Likert tipi " YZ Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Türkiye'deki devlet ve özel okullarda görev yapan çeşitli branşlardan 440 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama süreci çevrim içi anket formu aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, SPSS 26.0 paket programı ile analiz edilmiş; betimsel istatistiklerin yanı sıra verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiştir. Değişkenler arası farkın test edilmesinde T testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca, farkındalık ve algı puanları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin YZ'ye yönelik farkındalıklarının branş değişkeninde ve kıdem yılı değişkeninde anlamlı farklılık gösterdiği; algı düzeylerinin ise cinsiyet ve öğrenim durumu gibi demografik değişkenlerden etkilenmediği bulunmuştur. Ayrıca, farkındalık ile algı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin hem teknik hem de pedagojik yönden donanımlarını artıracak, YZ okuryazarlığını destekleyecek hizmet içi eğitimlerin geliştirilmesi önerilmektedir.

Alime Yaman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin dijital ayak izi farkındalıkları ve bilgi güvenliği farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik olarak dijital ayak izi farkındalık ölçeği geliştirmek ve dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Dijital ayak izi, bireyin çevrimiçi ortamlardaki davranışlarının tamamının kayıt altına alınması ile birey adına oluşan sanal bir kimliktir. Bilinçsiz internet kullanımı ile olumsuz bir sanal kimlik oluşmakta ve bireyin hayatını farklı dönemlerde olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. Olumlu sanal kimlik oluşmasın da farkındalığın artmasının önemi büyüktür fakat bu farkındalık düzeyinin ne seviyede olduğunun da bilinmesi de önem arz etmektedir. Bu kapsamda ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik bir DAFÖ (dijital ayak izi farkındalık ölçeği) geliştirilmiştir. Ölçek kişisel veri paylaşımı farkındalığı, kişisel veri paylaşımı uygulaması, sosyal medya kullanım farkındalığı ve sosyal medya kullanım uygulaması olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci boyutu olan dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için Güldüren, Çetinkaya ve Keser (2016) tarafından geliştirilen ve gerekli izinleri alınan Ortaöğretim Öğrencilerine Yönelik Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Ayak İzi Farkındalık Ölçeği farklı bir gruba birlikte uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında dijital ayak izi farkındalığı ve bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal medya kullanımı ve veri paylaşımı konularında farkındalığa sahip olan katılımcıların bunu uygulama oranları da yüksektir. Araştırma sonuçları arasında en düşük sayılabilecek ilişkinin saldırı ve tehditler ile mahremiyet arasında olduğu görülmüştür.

Bilgi güvenliğiBilgisayar destekli eğitimFarkındalık+3
Eda Sanin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Anımsatma istemlerinin öğrencilerin çevrimiçi akademik yardım arama davranışlarına etkisinin öğrenme analitikleri ile incelenmesi

Çevrimiçi öğrenmede, öz düzenleme süreçlerinin etkili kullanılabilmesi oldukça önemli görülmekte ve öğrenenlerin bu bağlamda desteğe ihtiyaç duydukları araştırma bulgularıyla desteklenmektedir. Akademik Yardım Arama (AYA), akademik başarı ile de ilişkilendirilen öz düzenlemeli öğrenme (ÖDÖ) stratejilerinden biridir ve bu stratejilerin desteklenmesinde, anımsatma istemlerinin etkili bir araç olduğunu araştırmalar ortaya koymaktadır. Ancak, mevcut araştırmalar gözden geçirildiğinde, öğrenme analitiklerine dayalı çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Bu araştırmanın amacı, yüksek öğrenim öğrencilerinin, çevrimiçi AYA davranışlarını teşvik etmek amacıyla kullanılan anımsatma istemlerinin etkisini, öğrenme analitiklerine dayalı olarak incelemektir. Araştırma, deneysel araştırma deseni ile yürütülmüştür. Yüksek öğrenim lisans öğrencisi otuz dokuz katılımcı deney ve kontrol gruplarına rastgele atanmıştır. Çevrimiçi öğrenmede AYA davranışları bağımlı değişken, bu davranışları teşvik etmek amacıyla kullanılan anımsatma istemleri ise bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, belirli uygulama görevleri, deney grubu için anımsatma istemi eklenerek farklılaştırılmıştır. Araştırmanın veri seti, AYA davranışlarının vekil göstergesi olarak kabul edilen dijital iz verileri ve aynı bağlamda toplanan öz bildirime dayalı verilerden oluşmaktadır. Bulgular, öğrencileri yardım aramaya davet eden, yardım arayışında olanlara, yardıma daha hızlı ve kolay erişmeleri için yönlendirmeler sunan istemlerin, AYA davranışlarını teşvik ederek, çevrimiçi yardım kaynaklarından faydalanma durumunu olumlu etkilediğini, görevi tamamlama çabasını artırdığını ve görevin başarıyla tamamlanmasında etkili olduğunu desteklemektedir. Bulgular alanyazın temelinde tartışılmış, uygulama ve araştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Akademik kullanımAkademik tutumBilgisayar destekli eğitim+6
Asuman Önder
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan eğitim ortamlarında deneyimlenen duyguların öğrenme sürecindeki rolünün incelenmesi

Bu tez çalışmasında uzaktan eğitim ortamlarında öğrencilerin deneyimledikleri duygular, çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrenci bağlılığı, çevrimiçi öğrenme hazır bulunuşluluğu ve üstbiliş arasındaki ilişkilerin modellenmesi ve test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla uzaktan eğitim ortamlarında öğrencilerin deneyimledikleri duyguların, öğrenci bağlılığına etkisi, hazır bulunuşluluğun aracılık etkisi ve üstbilişin bu aracılık modeli üzerindeki düzenleyici etkisi modellenmiş ve test edilmiştir. Tezin çalışma grubunu Türkiye'deki bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan ve ölçme araçlarını gönüllü olarak yanıtlayan 1601 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler "uzaktan eğitim ortamında deneyimlenen duygular ölçeği", "çevrimiçi öğrenme hazır bulunuşluluk ölçeği", "çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrenci bağlılık ölçeği" ve "üstbilişler ölçeği" ile çevrimiçi toplanmıştır. Veriler SPSS PROCESS makrosuyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda öğrencilerin aktif olarak katılmadığı etkinliklerde en çok sıkılma, aktif olarak katıldığı etkinliklerde ilgi ve merak duygularını deneyimledikleri ortaya çıkmıştır. Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluluğun olumlu, olumsuz ve keşfetmeye yönelik duyguların öğrenci bağlılığı üzerindeki etkisine aracılık ettiği saptanmıştır. Buna ek olarak üstbilişin olumlu ve olumsuz duygular modellerinde duyguların öğrenci bağlılığı üzerindeki etkisinde düzenleyici bir etkisi olduğu, keşfetmeye yönelik duygular modelinde düzenleyici bir etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Olumlu duygular ve keşfetmeye yönelik duygular modelinde çevrimiçi öğrenme ortamlarına öğrenci bağlılığındaki toplam varyansın %56'sı, olumsuz duygular modelinde toplam varyansın %57'si açıklanmıştır. Buradan hareketle öğrencilerin çevrimiçi öğrenme ortamlarına bağlılığını sağlamak için çevrimiçi öğrenmeye hazır bulunuşluluklarının ve üstbilişlerinin dikkate alınması gerektiği söylenebilir. Ayrıca öğrencilerin çevrimiçi öğrenme ortamlarında olumlu duygular deneyimlemesini sağlamaya yönelik stratejiler geliştirilmesi önerilebilir.

Bilgisayar destekli eğitimDeneyimDuygu+4
Ayça Fidan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi proje tabanlı infografik tasarlama etkinliklerinin özdüzenleme ve paylaşımlı üstbiliş becerilerine etkisi

Çevrimiçi derslerin yoğun bir şekilde kullanıldığı günümüzde, öğrencilerin özdüzenleme ve paylaşımlı üstbiliş becerilerinin gelişimi büyük önem taşımaktadır. Öte yandan bu becerilerin gelişimiyle ilgili olarak alanyazında proje tabanlı öğrenme etkinliklerine vurgu yapılmaktadır. Öğrenciler web 2.0 araçlarını kullanarak kolaylıkla infografik tasarım projeleri gerçekleştirebilmektedirler. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı çevrimiçi proje tabanlı infografik tasarlama (ÇePTİT) sürecinin öğrencilerin özdüzenleme ve paylaşımlı üstbiliş gelişimlerine etkisini belirlemektir. Araştırma 2021-2022 öğretim yılı güz döneminde 34 meslek yüksekokulu öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda öncelikle bir pilot çalışma yapılmış ve kazanılan deneyimler ışığında haftada 3 saatlik çevrimiçi dersler şeklinde 3 aşamadan oluşan 12 haftalık bir araştırma süreci tasarlanmıştır. Karma desen kullanılan araştırmanın nicel bölümünde ölçek verileri tek gruplu ön test–son test deneysel desen ile toplanarak analiz edilmiştir. Nitel bölümde ise katılımcılara bir gözlem formu uygulanmıştır. Daha sonra bir süreç değerlendirme formu ile öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Verilere yönelik tematik analizler yapılmıştır. Gerçekleştirilen uygulamalardan sonra öğrenciler etkileşime yönelik özdüzenleme becerilerini anlamlı derecede geliştirmişlerdir. Ayrıca oluşturulan yakınsal gelişim alanı ile birlikte öğrencilerin paylaşımlı üstbiliş becerileri de gelişim göstermiştir.

Bilişüstü beceriEş zamanlı çevrimiçi eğitimProje temelli öğrenme yöntemi+5
Hasan Çoruk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ uygulamaları dersi müfredatına yönelik bilişim teknolojileri öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, insan yaşamında köklü değişiklikleri sebep olurken eğitim gibi kritik alanlarda da çeşitli dönüşümler yaratmaktadır. Eğitimin bu yeni teknolojilerden etkilenmesi, hem öğretim yöntemlerini çeşitlendirme hem de öğrencilerin çağın gerektirdiği becerilerle donatılmasını gerektirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 7. ve 8. sınıflar seçmeli ders havuzuna yeni eklenen "Yapay Zekâ Uygulamaları" dersi müfredatına yönelik bilişim teknolojileri öğretmenlerinin görüşlerini derinlemesine incelemektir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma, on bilişim teknolojileri öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular; altyapı sorunları, eğitim içeriği, eğitim paydaşları ve etik sorunlar temaları altında toplanmaktadır. Yapay zekânın eğitim süreçlerine entegrasyonu, öğrenme deneyimlerinin yeniden yapılandırılmasını sağlayarak öğrencilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış yenilikçi müfredatların geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmanın, yapay zekâ müfredat geliştiricilerine, uygulayıcılarına ve gelecek araştırmalara katkı sunması beklenmektedir.

Aslıhan Karataş
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'da kitlesel açık çevrimiçi dersler; yükseköğretim bağlamında bir değerlendirme

Azerbaycan'da Kitlesel Açık Çevrimiçi Derslerin (KAÇD) kullanımı, bu kurslardan yükseköğretim gören öğrencilerin ne kadar faydalandıklarını, yükseköğretime nasıl entegre edilebileceğini ve öğretmen görüşlerini kapsayan bu çalışma nicel ve nitel veri toplama toplanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Azerbaycan'da 2024-2025 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim gören 216 lisans ve yüksek lisans öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerden verilerin toplanmasında Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler Bağlılık Ölçeği Google Forms kullanılmıştır. Ayrıca nitel veri toplamak için beş öğretim üyesi ile ZOOM platformu üzerinden görüşülmüştür. Öğrencilerden elde edilen verilerin betimsel ve parametrik istatistiki yapılmıştır. Elde edilen bulgular cinsiyetin çevrimiçi derslere katılım üzerinde anlamlı etkisinin olmadığını ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra eğitim düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyinin, ortalama puanın çevrimiçi derslere katılımda etkili olmadığını yapılan analizlerle ortaya koymuştur. Araştırmada ölçek toplam puanı ve alt boyutların ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerlerine göre betimleyici istatistikleri tablolar halinde sunulmuştur. Yapılan ANOVA testi sonucunda ölçeğin alt boyutlarından olan duyuşsal bağlılığın ortalama puan üzerinde anlamlı fark yarattığı tespit edilmiştir. Bu bilgiler yorumlanmış ve post-hoc testleri EKLER kısmında verilmiştir. Öğretim üyelerinden elde edilen bilgilere göre Azerbaycan'daki yükseköğretim kurumlarında KAÇD'yi henüz gelişme aşamasında olduğu, yükseköğretime tam olarak entegre edilmediği görülmüştür. Ancak KAÇD'nin öğrencilerin başarılarına olumlu etki göstermesi, öğretim üyelerinin bu platformlara olumlu yönde bakması ve ek kaynaklar olarak her zaman kullanabilmeleri vb. değerli bilgiler araştırma kapsamında elde edilmiştir. KAÇD'nin Azerbaycan'da daha yaygın kullanılabilmesi için bulgular ve literatürdeki bilgiler doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Elmır Mammadov
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin akademik başarılarının ChatGPT ve KNIME kullanılarak makine öğrenmesi modelleriyle tahmin sonuçlarının karşılaştırılması

Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmeler yalnızca günlük yaşantıyı değil, eğitimde veri temelli karar verme süreçlerini de köklü biçimde dönüştürmektedir. Bu değişim, öğretmenlerin büyük hacimli öğrenci verilerini etkili biçimde analiz edebilmesini ve öğrenme ortamlarını kanıta dayalı olarak iyileştirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu araştırmanın amacı, üretken yapay zekâ aracı ChatGPT ile geleneksel açık-kaynak platformu KNIME'ın, lise öğrencilerinin akademik başarılarını makine öğrenmesi yoluyla tahmin etmedeki performanslarını karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışma, nicel-ilişkisel tarama yaklaşımıyla tasarlanmış; CRISP-DM sürecine bağlı olarak işletilmiştir. Veriler, Portekiz'de iki derse (Matematik n = 395 | Portekizce n = 649) ait 33 akademik ve sosyo-demografik değişkenden oluşan kamuya açık verilerden sağlanmıştır. Beş gözetimli algoritma (KA, RF, NB, KNN, SVM) her iki araçta da hem ikili hem de çoklu sınıflama amacıyla dört senaryoda (A-tüm değişkenler; B-Not2 hariç; C-Not1 hariç; D-Not1ve Not2 hariç) uygulanmış; doğruluk, hatırlama ve F1 skorları ZeroR taban değeriyle karşılaştırılmıştır. Bulgular; (i) KNIME, ikili sınıflamada ortalama F1 = 0,92→0,85 aralığıyla ChatGPT'nin 0,07-0,15 puan önünde seyrederken çoklu sınıflamada da micro-F1'de ~0,07 üstünlük sağlamıştır; (ii) Akademik not değişkenlerinin çıkarılması doğrulukta 10-15 puan düşüşe yol açmış, devamsızlık ile aile ilişkisi KNIME modellerinde, ebeveyn eğitim düzeyi ise ChatGPT modellerinde öne çıkmıştır. Sonuç olarak, akademik ve sosyo-demografik verilerden hareketle akademik başarı tahmini gerçekleştirmek mümkündür. Üretken yapay zekâ araçları şimdilik veri madenciliği yazılımlarından daha düşük performans gösterirken erken keşif ve hız kazanımı sağlayan tamamlayıcı bir rol üstlenebilir. Bu çalışmanın, eğitim verisi analitiği alanında yapay zekâ çalışanlarına, politika yapıcılara ve gelecekteki araştırmalara yol gösterici nitelikte katkılar sunması beklenmektedir.

Engin Baz
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu ortam öğrenme materyalinde öğreticinin duygu durumlarının öğrenenlerde oluşturduğu etkilerin göz takip yöntemiyle incelenmesi.

Özet Teknolojinin ilerlemesi ile elektronik öğrenme kaynaklarına ilgi artmış; çoklu ortamların özellikle eğitim dünyasında kullanımı artış göstermiştir. Gazeteler, kitaplar, bilgi kaynakları, dersler elektronik ortamlara aktarılmaktadır. Maliyet, zaman kısıtlılığı, daha çok kaynağa ulaşma noktasında çevrimiçi kaynaklara yönelim artmaktadır. Çoklu ortamların eğitimde kullanımındaki artış, etkili tasarımların ortaya koyulması için araştırmacıları daha çok değişkenin incelenmesine yönlendirmiştir. Modern eğitim uygulamaları üzerine çalışmalar ve dönüşümler hızlanmıştır. Öğrenmenin etkili olabilmesi için gerekli uygun uyarıcı ortamlar ve durumlar çalışılan konular arasında görülebilmektedir. Video içerikli öğretimin hız kazandığı günümüzde video içerikli öğretici kaynaklarda öğrenmeyi etkili kılacak temel birtakım ilkeler oluşturulması için çalışmalar yapılmaktadır. Hangi uyarıcı ortamda, nasıl bir duygu ile içeriğin sunulması gerekliliği bir inceleme alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, çoklu ortamlarda kullanılan sanal öğreticilerin sergiledikleri duygusal ifadelerin öğrenme, odaklanma, motivasyon ve pozitif- negatif duygular açısından değerlendirmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla pozitif ve negatif duygu ifadelerine sahip sanal öğreticilerin olduğu iki ayrı çoklu ortam tasarlanmıştır. Üniversite öğrencilerinden gönüllü olarak 68 katılımcının rastgele pozitif ve negatif gruplara atandığı deney sürecinde göz izleme cihazı ile kayıt alınmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden iki gruplu öntest-sontest deneysel model ve tarama yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılar İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'nın farklı programlarından gönüllü 68 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak; öğrenme testi, Yükseköğretimde Öğretimde Motivasyon Ölçeği, Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği (PANAS) ve deneysel sürecin görüş kısmı kullanılmıştır. Her iki gruba da uygulama öncesinde ön test, uygulama sonrasında ise son test uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Pozitif duygudaki sanal öğreticinin anlatmış olduğu video içeriğini izleyen katılımcılar ile negatif duygudaki sanal öğreticinin anlatmış olduğu video içeriğini izleyen katılımcıların Pozitif-Negatif Duygu, Öğrenme Motivasyonu ve özel olarak izletilen konu içeriğiyle ilgili hazırlanmış olan Öğrenme Testi puanları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Grupların uygulama öncesi ve sonrası duygu durumlarına bakıldığında, negatif duygudaki sanal öğreticinin anlatmış olduğu video içeriğini izleyen grubun uygulama sonrası negatif duygu puanlarının arttığı görülmüştür. Pozitif duygudaki sanal öğreticinin anlatmış olduğu video içeriğini izleyen grubun ise uygulama sonrası negatif duygularının azaldığı görülmüştür. Genel olarak pozitif duygudaki sanal öğreticinin olduğu video içeriğini izleyenlerin pozitif duygu ortalamaları negatif duygudaki sanal öğreticinin olduğu videoyu izleyenlerin pozitif duygularına oranla daha yüksek çıkmıştır. Grupların göz hareketleri incelendiğinde; negatif video içeriğini izleyen öğrencilerin sahnelerde öğreticiye daha fazla odaklandıkları görülmüştür. Öğrenme alanına odaklanmanın pozitif video içeriğini izleyen katılımcılarda daha fazla olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların öğrenme süreci ile ilgili görüşlerini almak üzere yapılan anket sonuçlarına göre, her iki grup da öğreticinin sanal olmasının kendilerini motive ettiğini belirtmişlerdir. Pozitif duygudaki içeriği izleyen katılımcılar öğreticiyi mutlu, öğretmeye hevesli, ilgili bulduklarını belirtmişlerdir. Negatif duygudaki içeriği izleyen katılımcılar öğreticiyi, sıkıcı, yorgun ve sinirli bulmuşlardır.

Dilek Beygo
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojisi öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izi kavramlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, bilişim teknolojisi öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izi kavramlarının incelenmesidir. Sayısal ayak izi çevrimiçi ortamlarda var olmanın doğal bir sonucudur ve çevrimiçi eylemlerin neticesinde izlenmesine izin verilen kişisel bilgilerden oluşan bir sanal kimliktir. Paylaşımların ya da bırakılan izlerin hayatı birçok açıdan etkileyeceğini bilmek ise bireylerin sahip olması gereken bir farkındalıktır. Bireylerin sanal bir temsilini oluşturduğu bu durum aslında çevrimiçi itibarın yönetilmesini bilmek ile yakından ilgilidir. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki bilişim teknolojileri öğretmenleri ve öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu araştırmada elverişli örnekleme ile BT öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında, araştırma verileri 2019-2020 öğretim yılında görev yapan 78 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ve 266 Bilişim Teknolojileri öğretmen adayından toplanmış ve 4 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ile de nitel görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada EAVI - Avrupa İzleyicileri Bilgilendirme Derneği ve DLEARN - Avrupa Sayısal Öğrenme Ağı tarafından geliştirilen "Sayısal Ayak İzi Farkındalık Anketi" kullanılmıştır. Söz konusu anket için kullanım izni onayı alınmış ve anket Türkçeye uyarlanmıştır. BT öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izlerini yönetebildikleri görüşü elde edilse de aslında verilerin silinmeme ihtimalini düşünenlerin az sayıda olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının var olan durumu ortaya koyması bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerBilişim teknolojileri dersiBilişim teknolojisi+6
Bahar Acele
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dikkat ağlarının ve göz hareketlerinin hata ayıklama performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de mesleki ve teknik liselere bağlı Bilişim Teknolojileri bölümlerinde okuyan öğrencilerin dikkat ağlarının hata ayıklama performanslarına etkisi ve hata ayıklarken göz hareketlerinin incelenmesidir. Bu çalışmada katılımcıların hata ayıklama performanslarını belirlemek üzere üç derleme zamanı hatası, üç çalışma zamanı hatası ve dört mantık hatası içeren on maddeden oluşan "Hata Ayıklama Performans Testi (HAPT)" geliştirilmiştir. Öğrencilerin dikkat ağları düzeyleri "Dikkat Ağı Testi" ve hata ayıklama performansları geliştirilen HAPT ile ölçülmüştür. Dikkat ağları düzeylerinin hata ayıklama performanslarını yordama durumunun incelendiği çalışmaya 108 öğrenci katılım göstermiştir. Daha sonra öğrencilerin hata ayıklarken göz hareketlerini belirlemek için Gazepoint GP3 göz izleme aracı kullanılmıştır. Göz izleme uygulamasına 51 öğrenci katılmıştır. Veriler Basit Doğrusal Regresyon, Çoklu Doğrusal Regresyon, Bilgi Kazancı, Kazanç Oranı ve Gini Katsayısı analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda genel dikkat ağı ve farklı dikkat ağları (uyarıcı dikkat ağı; yönlendirici dikkat ağı ve yürütücü dikkat ağı) düzeylerinin hata ayıklama performansının yordayıcısı olmadığı görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin hata ayıklama performanslarında önemli göz izleme davranışlarının hata türlerine göre değişiklik gösterdiği görülmüştür. Öğrencilerin sergiledikleri göz izleme davranışları incelendiğinde hata türlerinin yapısal özelliklerini yansıttığı söylenebilir.

Bilişim teknolojisiDikkat ağıGöz hareketleri+3
Arif Akçay
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış İngilizce dersinde başarı, tutum ve motivasyon değişkenlerinin incelenmesi

Oyunlaştırma, oyun bileşenlerinin oyun olmayan ortamlarda kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Yapılan çalışmaların çoğu eğitimde oyunlaştırmanın öğrenen başarısı üzerinde olumlu etkisi olduğunu ortaya koysa da anlamlı bir fark yaratmadığını söyleyen çalışmalar da mevcuttur. Bu yüzden oyunlaştırmanın öğrenen başarısı üzerindeki etkisini derinlemesine inceleyen araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma oyunlaştırılmış bir öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarısı, motivasyonu ve tutumu üzerinde etkisinin olup olmadığı ve oyunlaştırmanın farklı başarı düzeyindeki öğrencilerin üzerindeki etkisinin değişip değişmediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma tek gruplu ön test - son test zayıf deneysel desende planlanmıştır. Çalışma kapsamında, bir vakıf üniversitesinin ön lisans programları birinci sınıfında okuyan 36 öğrenci ile yürütülen İngilizce dersinin 5 haftası oyunlaştırılmıştır. Veri toplama aracı olarak 20 soruluk bir başarı testi, oyunlaştırılmış uygulamaya dair sorular içeren bir anket, motivasyon ölçeği ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar oyunlaştırmanın başarı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu etkinin öğrencilerin başarı düzeyine göre bir fark göstermediği bulunmuştur. Öğrencilerin oyunlaştırılmış derse ve oyun bileşenlerine dair tutumları olumludur, tutum ve motivasyon puanları yüksektir. Öğrencilerin tutum ve motivasyon puanları da ders başarı düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öğrenci görüşlerine dayalı olarak, oyunlaştırılmış dersin içerdiği rekabetin olumlu karşılandığı, öğrenciler tarafından ilgi çekici ve eğlenceli bulunduğu; oyunlaştırmanın öğrencileri motive etmede, öğrenmelerine destek olmada, sosyalleşmelerini sağlamada, özgüvenlerini artırmada ve derse katılmalarında etkili olduğu söylenebilir. Anahtar sözcükler: oyunlaştırma, başarı, tutum, motivasyon, oyun bileşenleri

Akademik başarıMotivasyonOyunlaştırma+7
Kübra Ertan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil eğitimi için geliştirilmiş bir mobil e-kitabın kullanılabilirlik durumunun hedef kitle deneyimi üzerinden incelenmesi

Bu araştırmanın amacı yabancı dil eğitiminde kullanılan e-kitapların kullanılabilirlik durumlarının ve öğrencilerin memnuniyet düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaçla, Ankara'da bir vakıf üniversitesinden İngilizce eğitim gören gönüllü 16 öğrenci ve bu kurumda kullanılan, tabletlere yüklü bir e-kitap seçilmiştir. Çalışma kapsamındaki e-kitaplar, Android tablete yüklü, video ve ses dosyalarını içeren, çevrimiçi ve çevrimdışı çalışabilen e-kitaplardır. Kullanılabilirlik, Uluslararası Standartlar Örgütü'nün, kullanılabilirliğin tanımlamalarında yer alan etkililik, verimlilik ve kullanıcı memnuniyeti kriterlerine göre ölçülmüştür. Çalışma grubundan nicel ve nitel yöntemler kullanılarak toplanmıştır. Nicel veriler, katılımcı bilgi formu ve kullanıcı testi ile, nitel veriler yüz yüze görüşme yolu ile toplanmıştır. Sonuçlar betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Kullanıcı testi görevlerden oluşmaktadır. Kullanıcılar bu görevleri tamamlarken izlenmiş, her görev için tamamlama durumu, tamamlama süresi ve yapılan hata sayısı not edilmiştir. Bu verilere göre e-kitabın etkililik ve verimlilik durumu değerlendirilmiştir. Yüz yüze görüşme yönteminde katılımcılara 8 soru yöneltilmiştir ve memnuniyet düzeyi sorulara verilen cevaplar derlenerek çıkartılmıştır. Araştırma sonucunda e-kitabın etkililik düzeyinin genel olarak yüksek, verimlilik düzeyinin e-kitabın kullanılan özelliğine göre değişkenlik gösterdiği görülmüştür. Katılımcıların e-kitapla ilgili öne çıkan memnuniyetsizlikleri, sanal kalemi etkili bir şekilde kullanamamalarıyla ilgilidir. Memnuniyet düzeylerini olumlu etkileyen etkenlerden biri ise çoklu ortam araçlarıdır. İleride yapılacak çalışmalarda, kullanıcı testi dışında başka yöntemler uygulanarak kullanılabilirlik değerlendirilebilir. E-kitap kullanımının gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bu araştırmanın başka e-kitapların kullanılabilirlik değerlendirmesine öncülük edeceği düşünülmektedir.

Bilgisayar destekli dil eğitimiElektronik kitapKullanılabilirlik+5
Hakan Tilgel
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Video dönüt uygulamasının algılanan dönüt kalitesi, dönüt kullanım düzeyi ve motivasyona etkisi

Bu çalışmanın amacı video dönüt uygulamasının öğrencilerin algıladıkları dönüt kalitesi, dönüt kullanım düzeyi ve derse karşı motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışma 2019/2020 öğretim yılı bahar döneminde bir devlet üniversitesinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören 43 lisans öğrencisi ile "Bilişim Etiği ve Güvenliği" dersi kapsamında 10 hafta boyunca uzaktan eğitim biçiminde yürütülmüştür. Karma araştırma yöntemlerinden yakınsak paralel desene göre gerçekleştirilen çalışmanın ilk 6 haftasında video grubundaki öğrenciler haftalık ödevlere video tabanlı dönüt, metin grubundaki öğrenciler ise metin tabanlı dönüt almışlardır. Her bir haftalık ödevden sonra öğrencilere "Biçimlendirici Geri Bildirim Algı Ölçeği" uygulanmıştır. Öğrencilerin dönüt kullanım düzeyleri ise araştırmacı tarafından geliştirilen bir form ile belirlenmiştir. 6. haftanın sonunda öğrencilerin motivasyon düzeylerini belirlemek için "Motivasyon Ölçeği" uygulanmıştır. Çalışmanın 6-8 haftaları arasında tüm öğrencilerin video ve metin dönütleri deneyimleyebilmesi için video ve metin grupları yer değiştirilmiş ve bu kapsamda iki adet haftalık ödev daha verilerek sürece devam edilmiştir. Bunun ardından ise gönüllü öğrencilerden video dönüt uygulaması hakkında görüşler toplanmıştır. Çalışmanın nicel bulgularına göre video dönüt uygulamasının dönüt kullanım düzeyi ve algılanan dönüt kalitesi değişkeninin teşvik etme alt boyutu üzerine anlamlı etkisi gözlenmiş, diğer değişkenler için ise video grubu lehine sonuçlar ortaya çıkmasına rağmen bu farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda ulaşılan bulgular nitel bulgular ile de birleştirilmiştir. Çalışmanın nitel bulguları video dönütlerin metin dönütlere göre dönütün anlaşılır olması, geliştirmeye olanak tanıması ve düzeltmeye teşvik etmesi açısından daha avantajlı olduğunu göstermektedir.

Geri bildirimMotivasyonVideo+5
Mehmet Fatih Yiğit
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Programlama öğretiminde bilgisayımsal düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik oyun tabanlı bir tasarım modeli önerisi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin bilgisayımsal düşünme becerilerinin gelişimine yönelik oyun programlama etkinlikleri temelli bir öğrenme ortamının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve bu tür ortamlara ilişkin tasarım ilkelerinin üretilmesidir. Tasarım tabanlı araştırma yaklaşımının benimsendiği çalışmada, öğrenciler için inşacılık temelli bir öğrenme ortamı tasarlanmıştır. Bu kapsamda, öğrenme sürecinde öğrencilerin parçalara ayırma, örüntü tanıma, soyutlama, algoritma tasarımı ve hata ayıklama becerilerine ilişkin çeşitli etkinliklere katılarak ürünler (hikâyeler, hikâye tahtaları, oyunlar vs.) oluşturdukları ve süreç sonunda görsel bir programlama aracı (Kodu Game Lab) kullanarak kendi oyunlarını tasarladıkları atölyeler düzenlenmiştir. İki yıl boyunca katılımcılarla işbirliği içinde gerçekleştirilen dört yinelemeli döngü ile tasarım iyileştirilmiştir. Nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı araştırmada, çalışma grubu ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından çalışma kapsamında geliştirilen beceri testi, çalışma yaprakları, rubrikler, görüşme formu ve öz değerlendirme formu kullanılmıştır. Nicel ve nitel veri analiz yöntemleri ile hem eğitsel çıktılar hem de uygulama süreci değerlendirilmiş ve sonuçlar sistematik bir biçimde raporlanmıştır. Sonuç olarak, öğrenmenin etkililiğini artıracak ve inşacılık temelli oyun programlama sürecinde bilgisayımsal düşünme becerilerinin gelişimine yardımcı olabilecek, tasarım süreci ve yapıldığı bağlamla ilişkili tasarım ilkeleri geliştirilmiştir. Ayrıca, geliştirilen öğrenme deneyimi tasarımının bilgisayımsal düşünme becerilerinin gelişiminde olumlu etki yarattığı görülmüştür. Böylece, inşacılık temelli oyun programlama etkinliklerinin bilgisayımsal düşünme becerilerinin geliştirilmesindeki önemi ve katkısı hakkında hem teorik hem de pratik kanıtlar elde edilmiştir. Anahtar sözcükler: bilgisayımsal düşünme, bilgi-işlemsel düşünme, oyun programlama, problem çözme, inşacılık, tasarım tabanlı araştırma

Bilgi işlemsel düşünmeBilgisayar programlamaOrtaokul öğrencileri+7
Büşra Özmen
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenler için bilgi işlemsel düşünmeye özelleşmiş bir çevrimiçi öğrenme ortamının tasarımı

Bu çalışmanın amacı, öğretmenler için bilgi işlemsel düşünmeye özelleşmiş bir çevrimiçi öğrenme ortamının tasarlanmasıdır. Geliştirilen ortam ile farklı alanlardan gelen öğretmenlerin bilgi işlemsel düşünmeye özelleşmiş etkinliklerle çevrimiçi öğrenim ortamında bilgi işlemsel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik bir süreç deneyimlemelerine imkân sağlanmıştır. Araştırmada tasarım ve sınama olmak üzere iki çalışma grubuyla çalışılmıştır. Tasarım grubu, alan yazında bilgi işlemsel düşünme becerisine sahip olduğu belirtilen meslek gruplarında çalışan kişilerden (n=10), sınama grubu ise fen ve teknoloji, matematik, sosyal bilgiler ve bilgisayar bilimleri öğretmenlerinden (n=8) oluşmaktadır. Çalışmanın uygulaması 6 haftalık dönemde gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamındaki ilk alt problem doğrultusunda bilgi işlemsel düşünmenin tanımı ile bu tanım doğrultusunda bilgi işlemsel düşünmenin bileşenleri verilmiştir. İkinci alt problemde, bilgi işlemsel düşünmenin öğretimi için tasarlanan çevrimiçi öğrenme ortamının özellikleri sunulmuştur. Üçüncü alt problemde, ortamın katılımcı öğretmenlerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerindeki gelişimine bakılmıştır. Dördüncü alt problemde, öğretmenlerin geliştirilen ortama ve geçirdikleri deneyime ilişkin görüşleri incelenmiştir. Son alt problemde ise öğretmenlerin geliştirilen ortamın niteliğine ilişkin görüşleri ele alınmıştır. Tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılan, çevrimiçi öğrenme etkinlikleri geliştirilen ve uygulanarak sınanan ortamın, bilgi işlemsel düşünme becerisinin geliştirilmesinde işlevsel olabileceğine dair bulgular elde edilmiştir. Ayrıca, bilgi işlemsel düşünmenin öğretimine yönelik bazı ilkeler belirlenmiştir. Bulgulara göre; bilgi işlemsel düşünme, kendiliğinden gelişen bir beceri seti değildir. Amaçlı ve belirgin etkinlikler ile geliştirilmesi gerekmektedir. Kullanıcılar için çoğu zaman zorlayıcı ve zaman alıcı bir öğretim süreci gerektirebilmektedir. Bireylerin düşünme süreçlerindeki değişim kısa sürede gerçekleşmediği için uzun süreli öğretici desteği gerekebilmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeBranş öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+3
Zehra Sayın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış işe özgü çevrimiçi öğrenme ortamının geliştirilmesi ve etkisinin değerlendirilmesi: İş sağlığı ve güvenliği örneği

Araştırmada tren teşkil işine özgü oyunlaştırılmış bir çevrimiçi iş sağlığı ve güvenliği öğrenme ortamının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için tasarım tabanlı araştırma yöntemi çerçevesinde araştırmacı tarafından oluşturulan model takip edilmiştir. Model üç adımdan oluşmaktadır. Birinci adımda tren teşkil görevlilerinin çevrimiçi öğrenme hazırbulunuşlukları ve öğrenme ortamından beklentileri belirlenmiştir. Hazırbulunuşluk araştırmasına 256, beklentilerin belirlenmesi için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelere ise 10 tren teşkil görevlisi katılmıştır. Araştırmanın tasarım ve geliştirme adımında ise ilk adımdaki bulgular dikkate alınarak 4B-ÖT modeli ve mesleki yeterlilikler çerçevesinde tren teşkili içeriği tasarlanmıştır. Öğrenme ortamının oyunlaştırılması ve tasarım eskizlerinin oluşturulması bir mockup programı yardımıyla yapılmıştır. Daha sonra tren teşkili işinin videoları uzmanların gözetiminde aksiyon kamerasıyla çekilmiştir. Videolar tren teşkili işinin adımlarına göre düzenlendikten sonra SCORM uyumlu içerik geliştirilmiştir. Araştırmanın uygulama ve değerlendirme adımında ise güvenli tren teşkili öğrenme ortamına (GTTÖO) yönelik kullanılabilirlik analizi yapılmış ve çeşitli kullanılabilirlik sorunları adreslenmiştir. GTTÖO'nun değerlendirilebilmesi için ise ön-test son-test kontrol gruplu deneysel araştırma planlanmıştır. Araştırmanın deney grubuna 78, kontrol grubuna 87 kişi katılım göstermiştir. Buna göre, GTTÖO'dan İSG eğitimi alan katılımcıların öğrenme performansları, yine araştırmacı tarafından geliştirilen video temelli öğrenme ortamına (VTÖO) göre anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Kurumun halihazırda kullandığı PowerPoint temelli öğrenme ortamı (PTÖO) da araştırmaya dahil edilerek üç öğrenme ortamındaki memnuniyet düzeyleri karşılaştırılmıştır. GTTÖO'dan İSG eğitimi alan katılımcıların genel memnuniyet düzeyleri, öğrenme motivasyonları ve çevrimiçi öğrenme deneyimleri PTÖO'ya göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Katılımcıların VTÖO'daki çevrimiçi öğrenme deneyimleri ise PTÖO'ya göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulara ve geliştirme sürecinden edinilen tecrübeye dayanarak oyunlaştırılmış çevrimiçi öğretim tasarımı modeli önerilmiştir.

Oyunla öğretimOyunlaştırmaÇevrimiçi eğitim+4
Hasan Tanış
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin öğretim programı dışı etkinliklere yönelik deneyimlerinin incelenmesi

Bu çalışmada programlama eğitiminde program dışı etkinliklerin kullanılmasına yönelik öğrenci deneyimleri incelenmiştir. Araştırmada nitel ve nicel tekniklerin birlikte kullanıldığı sıralı dönüşümsel karma yöntemi kullanılmıştır. Nicel veri toplama sürecinde "Program Dışı Etkinliklere Yönelik Tutum Ölçeği", "Katılım Motivasyonu Ölçeği" ve "Program Dışı Etkinliklerin Sağladığı Katkılar Anketi" kullanılırken, nitel kısım için yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubununu, İç Anadolu Bölgesindeki bir devlet üniversitesinde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'ne bağlı "Temel Programlama" dersini alan 2.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya toplam 37 kişi katılmıştır. Öte yandan nitel araştırma yöntemlerinden amaçsal örneklemeye bağlı tipik örnekleme yönteminin kullanıldığı çalışmada toplam 12 kişi ile gerçekleştirilen görüşmede öğrenci görüşleri derinlemesine incelenmiştir. Verilerin analizinde nicel boyut için istatistiksel analiz programları kullanılırken, nitel boyut için içerik analizi tercih edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; program dışı etkinliklerin kullanılmasına yönelik öğrenci tutumlarının ve katılım motivasyonlarının (durumsal güdülenme) yüksek olduğu anlaşılmıştır. Öğrenciler program dışı etkinliklerin kullanılmasının, derse karşı ilginin artması, kariyer planlaması, yetkin insanlar ile etkileşim, sosyalleşme ve eğlenme gibi birçok katkıyı kendilerine sağladığını düşünmektedir. Bu durum nitel veriler ile örtüşmektedir.

EtkinlikOkul dışı etkinliklerProgramlama+5
Ozan Adıgüzel
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme süreci ve üstbilişsel yargı eğitiminin performans ve üstbilişsel yargılara etkisi

Üstbiliş, kişinin kendi öğrenme süreçlerinin ve bilgisinin farkında olması ve bunu kontrol edebilmesidir. Üstbilişsel yargı ise bireylerin bilişsel etkinliklerini izleyerek ve yansıtarak değerlendirme yapmalarını sağlayan, üstbilişsel izleme süreçlerinin sonuçlarını ölçmek için kullanılan bir araçtır. Üstbilişsel yargı ile ilgili yapılan çalışmalar, öğrencilerin çoğu zaman gerçek performanslarının farkında olmadığını ortaya koymuştur. Bu durum öğrencilerin herhangi bir konu hakkında kendilerine aşırı güven göstermelerine neden olmaktadır. Aşırı kendine güven, üstbilişsel becerileri eksik olan öğrencilerin, sahip oldukları bilgilerin nesnel olarak doğru ve eksiksiz olup olmadıklarına bakmaksızın performansları konusunda kendilerinden emin olmalarıdır. Alan yazında öz-düzenlemeli öğrenme süreçlerinin üstbilişsel beceriler üzerinde olumlu ve kalıcı etkileri olduğu bilinmektedir. Öz-düzenlemeli öğrenme kişinin kendi öğrenme sürecini ve bu sürecin sonuçlarını etkili kontrol edebilmesi anlamına gelmektedir. Bu çalışma, çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme sürecinin öğrencilerin performans ve üstbilişsel yargılarına (ön-yargı ve mutlak doğruluk) olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, 48 üniversite öğrencisi ile Öğretim Tasarımı dersi kapsamında 16 hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak 35 soruluk bir başarı testi, üstbilişsel yargı testi, görüşme, öz-düzenlemeli öğrenme dokümanları, proje raporları ve akran değerlendirme formları kullanılmıştır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin sınav performansları ve üstbilişsel yargıları nicel yöntemler kullanarak analiz edilirken, öz-düzenlemeli öğrenme süreci hakkındaki görüşlerini analiz etmek için nitel yöntemler kullanılmıştır. Sonuçlar, çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenmenin performans ve üstbilişsel yargılar üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Öğrenci görüşlerine dayalı olarak çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme süreçlerinin görev dağılımı yapma, plana uymak için çaba gösterme, eksiklerini görme, kontrollü ilerleme ve kendilerinden ne beklendiği konusunda fikir sahibi olmalarını sağlaması açısından faydalı olduğu söylenebilir.

Aşırı güven hipoteziPerformansÇevrimiçi öğrenme+5
Fatma Çağla Dönmez
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dönüt türünün içsel motivasyon, performansa yönelik öz-yeterlik ve dönüte yönelik yarar algısı üzerine etkisi

Bu tez çalışmasında üniversite öğrencilerine biçimlendirmeye dönük değerlendirmede sadece detaylı dönüt ve duyuşsal dönütle birlikte verilen detaylı dönütün öğrencilerin duruma yönelik içsel motivasyon, dönüte yönelik yarar ile öğrenme ve performansına yönelik öz-yeterlik algısı üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırma yöntemi olarak zayıf (statik) kontrol gruplu sontest deseni kullanılmıştır. Çalışmaya "Eğitimde Araştırma Yöntemleri" ve "Bilimsel Araştırma Yöntemleri" dersini alan 74 üniversite öğrencisi katılmıştır. Kullanılan veri toplama araçları, Bilimsel Araştırma Yöntemleri Başarı Testi, Durumsal İçsel Motivasyon Ölçeği, Dönüte Yönelik Yarar Algısı ve Öğrenme ve Performansa Yönelik Öz-Yeterliği Ölçeğidir. Durumsal İçsel Motivasyon Ölçeği ve Dönüte Yönelik Yarar Algısı Ölçeği Türkçeye uyarlanma çalışması yapıldıktan sonra kullanılmıştır. Uyarlama çalışmasına 84 üniversite birinci sınıf öğrencisi katılmış ve doğrulayıcı faktör analizi ile model test edilerek geçerlik ve güvenirlik sonuçları raporlanmıştır. Verilerin analizi için bağımsız örneklem t testi, Mann-Whitney U analizi ve Kruskal-Wallis H analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda dönüt türü (sadece detaylı dönüt ve duyuşsal dönütle birlikte verilen detaylı dönüt) ve öğrencilerin ön bilgi seviyesinin öğrencilerin duruma yönelik içsel motivasyon, dönüte yönelik yarar ile öğrenme ve performansına yönelik öz-yeterlik algısı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmadığı görüşmüştür.

Biçimlendirmeci değerlendirmeDetaylı dönütDuyuşsal dönüt+7
Deniz Yeşil
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tasarım odaklı düşünmenin gelişimi için çevrimiçi proje tabanlı bir öğretimin tasarımı ve etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin tasarım odaklı düşünme becerisini geliştirmek üzere yapılandırmacı öğrenme tabanında çevrimiçi, işbirlikli, proje tabanlı bir ortam ve süreç tasarlamak ve uygulamanın etkililiğini sınamaktır. Araştırmada tasarım odaklı düşünme becerisi, senaryo yazımı ve animasyon oluşturma üzerine kurulu süreçlerle çevrimiçi ortamda geliştirilmeye çalışılmıştır. Tasarım odaklı düşünmenin doğası gereği disiplinlerarası işbirlikli çalışmaya ihtiyaç duyulduğundan çalışma; 7 tarih, 7 coğrafya ve 8 sosyal bilgiler öğretmeninden oluşan bir katılımcı grupla ve 6 takımla yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından, öğretmenlere 2019-2020 yaz döneminde 12 gün, günlük 90 dakikadan toplam 1080 dakika çevrimiçi proje tabanlı tasarım odaklı düşünme öğretimi verilmiştir. Araştırma iç içe gömülü kompleks karma yöntemler araştırma deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmada; nicel veriler uygulamanın başında ve sonunda toplanırken, nitel veriler ise; uygulama öncesi, esnası ve sonunda toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak tasarım odaklı düşünme ölçeği, materyal geliştirme kılavuzu değerlendirme ölçeği, memnuniyet formu, çalışma seyir defteri, video kayıtları, web portalı forum kayıtları ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada beş alt probleme cevap aranmıştır. Öne çıkan bulgular: Süreçte etik ihlalleri yaşanmış olmasına rağmen tasarım odaklı düşünme ölçeği etik boyutu ön test ve son test değerleri oldukça yüksek sonuçlanmış; geliştirilen takım ürünlerinin niteliği, akran ve öğretici değerlendirmeye göre bilimsellik boyutunda farklılık oluşturduğu saptanmış; süreç sonunda kendi animasyonunu üretebilme, tasarım odaklı düşünmeye dair yol haritası ve proje fikirleri, disiplinlerarası ve takım çalışması, dijital teknoloji kullanımına yönelik özgüven artışı gibi mesleki gelişime dair katkılar elde edildiği görülmüştür. Araştırmanın bulgularının, tasarım odaklı düşünme öğretimi açısından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Proje temelli öğrenme yöntemiTasarım odaklı düşünmeÇevrimiçi eğitim+4
Yeşim Sürmelioğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Zeki öğretim sistemlerinde hibrit bir modelin tasarlanması ve geliştirilmesi

Bu çalışma kapsamında Zeki Öğretim Sistemi (ZÖS) öğrenci modelinin tasarlanması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda öğrencilerin bireysel özelliklerine göre farklı öğretimsel destek ihtiyaçları söz konusu olabileceğinden hareketle çalışmada öğrencilerin gereksinimlerine dayalı bir ZÖS tasarımı nasıl olmalıdır sorusuna gelişimsel araştırma (developmental research) yönetimi ile cevap aranmıştır. Öğrenci modeli için ilk aşamada öğrencilerin ihtiyaçları incelenmiş ve ZÖS'ün bileşenleri alan yazının taraması ile birlikte ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmada bir yazılım gerçekleştirme söz konusu olduğu için ortaya konulacak ZÖS'ün tasarım ve geliştirilmesine yönelik yazılım geliştirme modellerinden Hızlı Prototipleme Modeli temel alınmıştır. Çalışma kapsamında öğrenci modeline odaklanılsa da ZÖS'te yer alan tüm bileşenler işe koşulmuştur. Bu sebeple geliştirilen ZÖS'ün alan modelinde ayrık bilgi bileşenler yaklaşımı, öğretici modelinde ise işbirlikçi filtreleme yöntemlerinden Ağırlıklandırılmış Jaccard tekniği kullanılmıştır. Öğrenci modelinde ise Bayes, Katman ve Stereotip (BaKaSt) öğrenci modellerinin bir arada bulunduğu hibrit bir öğrenci modeli ortaya konulmuştur. Geliştirilen ZÖS, BaKaSt olarak adlandırılmıştır. BaKaSt'ın değerlendirilmesi amacıyla deneysel bir araştırma yürütülmüş olup araştırmaya 58 kişi deney, 46 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 104 lisans öğrencisi katılmıştır. Kontrol grubunda öğrenciler soru çözerken karşılaştıkları zorluklarda öğretimsel desteği kendilerinin seçtiği sistemi kullanmışlardır. BaKaSt'ı kullanan deney grubunda ise öğretimsel destek sistem tarafından sunulmuştur. Yapılan deneysel işlemler sonucu BaKaSt'ı kullanan öğrencilerin alternatif sistemi kullanan öğrencilere göre akademik başarısının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca BaKaSt'ı kullanan öğrencilerin alternatif sistemi kullanan öğrencilere göre daha fazla öğretimsel destek aldıkları ve daha az yardım arama davranışlarında bulundukları belirlenmiştir. Son olarak BaKaSt'ı kullanan öğrencilerin a) geliştirilen sistemden memnun oldukları, b) sistem tarafından sunulan öğretimsel destekleri olumlu karşıladıkları, c) sistem kullanımının kolay ve eğlenceli olduğu, d) soru çözümünde yardımcı olduğu ve e) diğer öğrencilere önerebileceklerini belirtmişlerdir.

Akıllı öğretim sistemleriAyarlanabilr öğretim sistemleriUyarlanabilir öğrenme sistemleri+2
Furkan Aydın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların bilişsel ve sosyal becerilerinin geliştirilmesinde mobil sosyal öykü haritaları kullanımı

Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı konulmuş çocukların bilişsel ve sosyal becerilerini geliştirecek mobil teknoloji tabanlı bir öğrenme ortamı geliştirmek ve etkililiğini sınamaktır. Bu amaçla, sosyal öyküler üzerine kurulu öykü haritası yönteminin kullanıldığı bir tablet uygulaması geliştirilmiştir. Bilişsel beceriler kapsamında dinlediğini anlama, sosyal beceriler kapsamında ise sosyal iletişim becerisi üzerinde durulmuştur. Mobil sosyal öykü haritası, animasyonlu anlatı ve animasyonsuz anlatı desteği ile sunularak, iki yöntemin hem dinlediğini anlama becerisi hem de sosyal iletişim becerisi üzerindeki etkililik ve verimlilikleri karşılaştırılmıştır. Araştırmada tek denekli deneysel modellerden olan dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, yaşları 6-7 arasında değişen ve OSB tanısı konulmuş üç çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada etkililik, verimlilik ve sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Araştırma bulguları, mobil sosyal öykü haritasının OSB olan çocukların dinlediğini anlama ve sosyal iletişim becerilerinin gelişimine katkısı olduğunu göstermiştir. Mobil sosyal öykü haritalarının animasyonlu anlatı ya da animasyonsuz anlatı destekli sunulması, etkililik açısından farklılık oluşturmamıştır. Verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise iki sunuş yöntemi arasında bir katılımcıda farklılık görülmezken, iki katılımcıda animasyonlu anlatı destekli mobil sosyal öykü haritalarının daha verimli olduğu görülmüştür. Çalışma sonunda hem aileler hem çalışmaya katılan öğretmen, gerçekleştirilen uygulamanın çocuklara katkı sağladığı yönünde olumlu görüş belirtmişlerdir.

Bilişsel becerilerEngelli kişilerHikaye haritası yöntemi+7
Tülay Dargut Güler
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Üç-boyutlu çok-kullanıcılı sanal ortamlarda probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre öğretim tasarımı süreci

Bu çalışmada üç-boyutlu çok-kullanıcılı sanal ortamlarda probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre yapılan tasarım süreçleri incelenerek, bu süreçlerde yaşanılan özgün tasarım deneyimleri paylaşılmış ve üç-boyutlu çok-kullanıcılı sanal ortamlarda tasarım yapmayı düşünen ve eğitim amaçlı bu ortamları kullanmak isteyen kişilere yol gösterecek bir tasarım modeli önerilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, çalışmanın amacına uygun olarak bir devlet üniversitesinde 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde lisans düzeyinde eğitimine devam eden ve "Öğretim Tasarımı" dersini almış olan 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya toplam 34 kişi katılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden biçimlendirici araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada bir ders kapsamında 16 haftalık bir uygulama yapılmıştır. Uygulama sürecinde 5 ya da 6 kişiden oluşan 6 farklı grup tarafından gerçekleştirilen tasarım süreci derinlemesine incelenmiştir. Veri toplama sürecinde "Öğrencilerin Demografik Özelliklerini Belirleme Anketi", "Senaryo ve Problem Durumunun Oluşturulma Sürecinin Raporlanması", "Kişisel Proje Raporu", "Seyir Defteri", "Yansıma Raporu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme", "Ortam Tasarımı Değerlendirme Kriterleri" formları ile "Problem Değerlendirme Ölçeği", "Alan Notları", "Kişisel Web Sayfaları (KWS)", e-posta ve anlık mesajlaşma araçları kullanılmıştır. 193 veri kaynağından elde edilen veri yığınlarının kodlanması sonucunda problem durumunun belirlenmesi, senaryonun belirlenmesi, öğretim sistemleri geliştirme modelleri, senaryoların ortama aktarılması, grup çalışması, ortam tasarım süreci, eğitim ortamlarında kullanımı olmak üzere 7 tema elde edilmiştir. Katılımcıların deneyimleri sonucunda ortaya çıkan temalara göre "Üç-boyutlu çok-kullanıcılı sanal ortamların probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre tasarım modeli" önerilmiştir.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli öğrenmeBilgisayar destekli öğretim+7
Dilek Doğan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kitlesel açık çevrimiçi derslerle ilgili yapılan araştırmaların incelenmesi: Tematik içerik analizi çalışması

Bu çalışmanın amacı, kitlesel açık çevrimiçi derslerle (KAÇD) ilgili olarak son 10 yılda yapılan araştırmaların sonuçlarını toparlayıcı bir bakış açısıyla bütünleştirebilmek ve böylece genel eğilimleri belirleyebilmek, ayrıca elde edilen bulgulardan hareketle KAÇD alan yazınının gelişimine katkıda bulunacak ileriye dönük öneriler geliştirebilmektir. Dolayısıyla nicel bir bakış açısıyla yürütülmüş olan bu araştırmada KAÇD'ler hakkında bir içerik analizi çalışması yapılmıştır. Bu çalışmada, bir içerik analizi türü olarak tematik içerik analizi kullanılmıştır. Web of Science veritabanı üzerinden yapılan taramada, ulaşılacak olan makalelerin SSCI, AHCI, SCI-E ve ESCI atıf indekslerinde taranması beklenmiştir. İnceleme sonucunda elde edilen 123 makale, belirlenen ölçütler bakımından ele alınmış ve içerikleri analiz edilerek sınıflandırılmıştır. Araştırma bulguları KAÇD çalışmalarının çoğunlukla üniversite öğrencileriyle veya KAÇD eğitimcileriyle gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. Bu araştırmada, genellikle küçük ölçekli ve daha az açık olan KAÇD'ler ile çalışmalar yapıldığı, bu KAÇD'lerin 200-500 öğrenen ile sınırlı olduğu görülmüştür. KAÇD araştırmalarında genellikle kuramsal temellerin vurgulanmadığı bulgusuna ulaşılmış, bu bulgu alan yazınla da desteklenmiştir. KAÇD araştırmalarında genellikle tarama türünde görgül araştırmaların yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulguya paralel olarak, araştırmalarda çoğunlukla betimsel istatistiklerin kullanıldığı ortaya konmuştur. KAÇD çalışmalarının % 20'sinin tasarım nitelikli çalışmalar olduğu görülmüştür ve burada tasarımdan kastedilenin KAÇD'lerin tasarlanması süreci olduğu bilinmektedir. Son olarak bu araştırmanın tarama sürecine dâhil edilen KAÇD çalışmaların çoğunluğunun henüz hiç atıf almamasından hareketle, alan yazında daha nitelikli araştırmalara gereksinim duyulduğu ifade edilebilir.

Bilgisayar destekli eğitimEğitim yöntemleriKitlesel açık çevrimiçi dersler+2
Burcu Haymana
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin öğrenme nesneleri kullanımlarının öğrenme nesnesi kabul modeline göre incelenmesi

2000'li yıllardan bugüne çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki gelişmelerle birlikte, yükseköğretim kurumları e-öğrenme ortamlarında, önemi günden güne artan öğrenme nesnelerinin kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi öğrenme ortamlarının öğretim materyalleri olan öğrenme nesnelerini kullanma eğilimlerine etki eden değişkenleri tespit etmek ve bu değişkenler arasındaki nedensel ilişkileri incelemektir. Çalışma grubu 427 üniversite birinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu çalışmada, Lau ve Woods (2008a) tarafından geliştirilen Teknoloji Kabul Modelinin (Davis, 1989) genişletilmiş versiyonu olan Öğrenme Nesnesi Kabul Modeli-ÖNKM (Learning Object Acceptance Model - LOAM) Türkçe'ye uyarlanarak araştırmada kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Türkçe'ye uyarlanan ölçeğe ilişkin bulgular incelendiğinde, Öğrenme Nesnesi Kabul Ölçeği'nin (ÖNKÖ), 35 madde ve 7 faktörden oluştuğu bulunmuştur. ÖNKÖ; "pedagojik kalite", "teknik kalite" ve "içerik kalitesi" harici değişkenleri ile "yarar algısı", "kullanım kolaylığı algısı", "davranışsal niyet" ve "gerçek kullanım" asıl değişkenlerinden oluşmuştur. Ölçeğin genel Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0,93 olarak elde edilmiştir. Araştırma modeli Lisrel 8.0 kullanılarak oluşturulan yapısal eşitlik modeli (YEM) ile sınanmıştır. Araştırmanın bulguları, yarar algısının doğrudan ve kullanım kolaylığı algısının dolaylı olarak öğrenme nesnelerinin kullanım niyetinin belirleyicileri olduğunu göstermektedir. Kullanım kolaylığı algısının, öğrenme nesneleri kullanımı için doğrudan niyet üzerinde bir etkisi olmadığı görülmektedir.

Bilgisayar destekli eğitimEğitim araçlarıTeknoloji kabul ve kullanım modeli+4
Muhammed Emin Akpolat
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin dijital hikâye anlatımı üzerinden mesleki kendini anlayışları ve öğretmen adaylarınca alımlanması

Bu çalışmada, öğretmen ve öğretmen adaylarının mesleki kendini anlama süreçlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle 28 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ile mesleki yaşantılarına ilişkin dijital hikâye anlatımı atölyeleri yürütülmüştür. Sonrasında bu atölyelerde anlatılan dijital hikâyelerin (DH) öğretmen adayları tarafından nasıl alımlandığı incelenmiştir. Alımlama sürecine, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören 15 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada etnografik araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış odak grup görüşmeleri, ses kayıtları, DH'ler ve gözlem notları yoluyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, öğretmenlerin mesleki kendini anlama süreçlerinde daha çok mesleki yaşamda karşılaştıkları sorunların rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Özellikle öğretmenlerden teknik her işin yapılması istenerek teknik eleman gibi çalışmaları, dersin bölünerek başka işlerin yapılmasının istenmesi, beklentinin yüksek olması ve öğretim programının yetersiz olması sorunları karşısında öğretmenlerin çabalayan, araştıran, kendini geliştiren öz-imaja sahip oldukları; öz-saygılarına ilişkin yılma-bıkkınlık yaşadıkları; iş-motivasyonu konusunda işlerinden soğudukları; görev algılarını sorguladıkları ve gelecek bakış açılarına ilişkin ise branş değişikliği isteme, idareci olarak devam etme durumlarının olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmen adayları ise DH'lerin mesleki yaşantıda karşılaşabilecekleri sorunlara nasıl çözüm yolu bulabilecekleri konusunda yol gösterici olduğunu ve gerçek yaşamdaki sınıf yönetimi konusunda haberdar olduklarını belirtmişlerdir. Bu noktada DH'lerle öğretmen eğitiminde kuram ve uygulama arasında bağ kurulabildiği söylenebilir.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+5
Hatice Çıralı Sarıca
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Uyarlanabilir dönüt sistemi tasarımı için kullanıcı profillerinin belirlenmesi

Uyarlanabilir e-öğrenme ve e-değerlendirme sistemlerinin en önemli uyarlama bileşenlerinden biri de dönütlerdir. Bu araştırma; dönütün, öğrenen özelliklerine ve görevin niteliğine göre uyarlanmasında kullanılabilecek model ve kurallar oluşturmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda öğrenenlere farklı bilgi türünü gerektiren e-değerlendirme görevleri verilmiş ve öğrenenlerin bu değerlendirme görevlerini gerçekleştirirken tercih ettikleri dönüt türleri incelenmiştir. Öğrenen dönüt tercihlerinin, değerlendirme görevinin gerektirdiği bilgi türü ve öğrenen özelliklerine dayalı sınıflandırılmasına ilişkin örüntüler ortaya konulmuştur. Araştırmada ayrıca dönütler arası etkileşimler dönüt arama stratejileri bağlamında ardışık analiz yöntemleriyle incelenmiş ve buna ilişkin örüntüler oluşturulmuştur. Araştırma deseni; öğrenenlerin e-öğrenme yaşantılarına ve dönüt tercihlerine ilişkin mevcut durumu ortaya koyması yönüyle betimsel, yapılar arası ilişkileri ortaya koyması ve örüntüleri incelemesi yönüyle de ilişkisel araştırma desenlerine göre yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu lisans düzeyinde 64 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrenenlerin gerçekleştirmiş oldukları e-öğrenme yaşantılarının bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasının sonucunda; e-değerlendirmenin, e-öğrenme yaşantısının önemli bir bileşeni olduğu ortaya konulmuştur. Öğrenen e-değerlendirme/e-dönüt etkileşimleri incelendiğinde, öncelikle doğru yanıt ve yanıt odaklı ayrıntılandırılmış dönütlerin tercih edildiği görülmüştür. Öğrenenlerin dönütten faydalanma durumlarına ilişkin araştırma bulguları incelendiğinde öz bildirime dayalı verilerden elde edilen sonuçlar ile gerçek davranışlarının birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğrenen özelliklerine dayalı olarak dönütün sınıflandırılmasına yönelik karar ağacı modelleri oluşturulmuştur. Modeller incelendiğinde öğrenen ön bilgi düzeyinin en önemli sınıflayıcı değişken olduğu görülmektedir. Düşük ön bilgi düzeyindeki öğrenenler özellikle doğru yanıt dönütüne yönelirken yüksek ön bilgi düzeyine sahip öğrenenler ayrıntılı dönütlere yönelmektedir. Ardışık analizler sonucunda; ön bilgi, görev değeri, öz yeterlik, bilişsel stil ve bilişsel öğrenme stratejilerine göre öğrenenlerin dönütler arası gezinim örüntülerinin farklılaştığı ortaya konulmuştur.

Ardışık analizElektronik öğrenmeEğitsel değerlendirme+6
Sinan Keskin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin tasarımı, geliştirilmesi ve etkililiğinin sınanması

Bu çalışmada ortaokul düzeyindeki öğrencilerin matematik öğrenmelerine yönelik olarak web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin nasıl tasarlanacağının ve geliştirilen sistemin etkililiğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin; matematik dersi konularını öğrenmeye yönelik internet teknolojileri aracılığıyla zaman ve mekândan bağımsız kendilerini test edebilecekleri bir öğretim ortamı hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen dinamik değerlendirme algoritması ile birlikte, dinamik değerlendirme ve oyunlaştırma ilkelerini birleştiren web tabanlı bir ortam geliştirilmiştir. Ayrıca ortamın etkililiği deneysel bir çalışma ile sınanmıştır. Bu araştırmada benimsenen web tabanlı dinamik değerlendirme sistemi, bir kek türü müdahaleci (interventionist) dinamik değerlendirme olarak tasarlanmıştır. Deneysel çalışma 558 ortaokul 5.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sistemi kullanan 12 öğrenci ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ortaokul öğrencilerinin sistemle etkileşim durumları, sistemin etkililiği, öğretimsel yönlendirme durumları ile lag ardışık analizleri neticesinde web tabanlı statik değerlendirme sistemine kıyasla web tabanlı dinamik değerlendirme sistemini kullanan öğrencilerin tutarlı öğrenmeler gerçekleştirdiği, belli bir noktadan itibaren yardım almadan öğrenme performansı ortaya koyduğu, başarılarını artırdığı ve daha etkili öğrenme ve değerlendirme yaşantıları geçirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrenciler bilemediği sorularda soruları çözerken sistem tarafından doğru çözüme yönlendirildiklerini, çözüm için öğretimsel yönlendirmelerin çok yardımcı olduğunu, sistemde bulunan görsel öğelerin (maymun, robot ve muz) ilgi çekici, eğlenceli ve güzel olduğunu ve diğer dersler içinde bu sistemi kullanmak istedikleri belirtilmiştir. Bu çalışmada sunulan öğretimsel yönlendirmeler sadece 5. sınıf matematik dersi ile sınırlı kalmayıp diğer sınıflara yönelik tüm dersleri kapsayacak şekilde daha bütüncül bir yapıda ve videolar, animasyonlar, konu anlatımları, vb. içerik tasarımları da geliştirilerek öğrencilere sunulabilir.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli tasarımBiçimlendirmeci değerlendirme+7
Arif Tuluk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nesne tabanlı programlamaya yönelik etkileşimli e-kitap tasarımı ve kullanıcı deneyiminin değerlendirilmesi

Ülkeler refah seviyelerini artırmak için ekonomik kalkınma planlarını güncellemektedir. Çağın gerektirdiği becerileri bireylere kazandırmak için eğitim politikalarında değişikliğe gidilmektedir. 21. Yüzyıl becerilerinden olan kodlama becerisinin bireylere kazandırılması ve kodllama eğitiminde kullanılacak öğretim yöntemleri ve öğrenme nesneleri bu anlamda önemlidir. Bu çalışmada, programlama öğretimi için etkileşimli e-kitap geliştirilmiş, etkileşimli e-kitabın kullanılabilirlik düzeyi ve kullanıcı deneyimi incelenmiş ve etkileşimli e-kitapların kullanılabilirlik düzeylerini arttırmak için önerilerde bulunulmuştur. Çalışma grubunu 2018-2019 bahar dönemi Hacettepe Üniversitesi BÖTE bölümü son sınıf lisans öğrencileri oluşturmaktadır (n=10). Çalışmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Nitel veriler görüşme formu ile, nicel veriler ise kullanılabilirlik ölçeği ile toplanmıştır. Nicel veriler Mann-Whitney U testi, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Veri toplama sürecinde, ilk olarak gönüllü katılımcıların demografik verileri kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Ardından dokuz görevin yer aldığı yönerge kullanıcılara verilmiştir. Görevler tamamlandıktan sonra katılımcılar kullanılabilirlik ölçeği ve açık uçlu görüşme sorularını yanıtlamışlardır. Ölçek alt boyutları (Arayüz-görev performansı, Arayüz-işlem performansı, Görsel yeterlik ve tutarlık, Hata iletileri ve teknik yeterlik) bakımından cinsiyet (kadın-erkek), nesne tabanlı programlama tecrübesi (başlangıç düzeyi-orta düzey) ve etkileşimli e-kitap deneyimi (var-yok) grupları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Araştırma sonuçlarına göre etkileşimli e-kitap uygun düzeyde kullanılabilir bulunmuştur.

Bilgisayar programlamaElektronik kitapEtkileşimli elektronik kitap+5
Fatma Özçelik
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Nesneye yönelik ve robot programlamanın öğrenci başarısına, soyutlamaya, problem çözmeye ve motivasyona etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada nesneye yönelik (karşılaştırma) ve robot (deney) programlamanın öğrenci başarısına, soyutlamaya, problem çözmeye ve motivasyona etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Katılımcı grubunu 81 onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Gömülü deneysel araştırma deseninin benimsendiği çalışmada veriler ardışık iki durum çalışmasından elde edilmiştir. On iki hafta süren ilk durum çalışmasına 41 öğrenci (20 deney, 21 karşılaştırma); sekiz hafta süren ikinci durum çalışmasına ise 40 öğrenci (21 deney, 19 karşılaştırma) katılmıştır. Uygulamaların öncesinde katılımcılara programlamaya yönelik başarı testi, problem çözme ölçeği, formal ve betimsel soyutlama testleri uygulanmıştır. Uygulamaların sonrasında ise katılımcılara bu araçlara ek olarak motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Çalışmada ders günlükleri, problem çözme taslakları, sesli düşünme ve odak grup görüşme kayıtları gibi nitel veriler de kullanılmıştır. Uygulamaların sonrasında hem deney hem de karşılaştırma gruplarının programlama puanları istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmıştır. Ancak bu artış yöntemler arasında anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Uygulamalar sonrası karşılaştırma grupları formal ve betimsel soyutlama puanlarında anlamlı bir değişiklik bulunmazken, deney gruplarının formal (sadece ikinci durum çalışmasında) ve betimsel soyutlama puanlarında anlamlı bir artış gerçekleşmiştir. Yöntemler arası soyutlama puanları karşılaştırıldığında sadece ikinci durum çalışmasında betimsel soyutlama puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Uygulamalar sonrası grup içi ya da gruplar arası problem çözme puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Her iki durum çalışmasında da deney grupları motivasyon puanlarının karşılaştırma gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur.

Bilgisayar destekli eğitimMotivasyonProblem çözme becerisi+6
Murat Çınar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve elde edilen sonuçlardan hareketle ileriye dönük öneriler geliştirmektir. Araştırmanın değişkenleri bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık durumu ve araştırma grubunun diğer özellikleri olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık durumları, dijital okuryazarlık durumları, diğer özellikleri (cinsiyet, İnternet kullanımı, sosyal medya kullanımı, çevrim içi araçları kullanmada kendini yeterli hissetme) ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu lise düzeyinde öğrenim gören 187 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere çevrimi içi ortamlarda gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Bu araştırmanın yöntemini nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli oluşturmaktadır. Çalışmaya veri toplamak için "kişisel bilgi formu", "bilgi güvenliği farkındalık ölçeği" ile "dijital okuryazarlığa ilişkin bir anket" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde nicel verileri analiz etmek için bir elektronik istatistik programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve elde edilen sonuçlardan hareketle ileriye dönük öneriler geliştirmektir. Araştırmanın değişkenleri bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık durumu ve araştırma grubunun diğer özellikleri olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık durumları, dijital okuryazarlık durumları, cinsiyet, İnternet kullanımı, sosyal medya kullanımı, çevrim içi araçları kullanmada kendini yeterli hissetme gibi diğer özellikleri ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu lise düzeyinde öğrenim gören 187 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere çevrimi-içi ortamlarda gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Bu araştırmanın yöntemini nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli oluşturmaktadır. Çalışmaya veri toplamak için "kişisel bilgi formu", "bilgi güvenliği farkındalık ölçeği" ile "dijital okuryazarlık anketi" başlıklı bir anket" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde nicel verileri analiz etmek için bir elektronik istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçek ve anketten elde edilen veriler, değişken türlerine göre yüzde, frekans, ANOVA, korelasyon ve Man Whitney-U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizlerden sonra elde edilen bulgulardan hareketle ulaşılan sonuçlara göre bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlık durumu arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalığı cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Cinsiyete göre farklılaşma ölçekte yer alan "saldırı ve tehditler" alt boyutunda olmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalığının iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Çevrim içi araçları kullanma konusunda kendini yeterli görmede erkek öğrenciler lehine bir fark bulunmaktadır. Bu konu hakkında çalışmak isteyen araştırmacılar için farklı eğitim kademeleri ve farklı değişkenler kullanılarak araştırma yapılması önerilmiştir.

Bilgi güvenliğiDijital okuryazarlıkDijital okuryazarlık+3
Gülhan Dönmez
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojinin öğrenme-öğretme süreçlerine entegrasyonuna ilişkin tasarlanan çevrimiçi bir derse yönelik öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın amacı; öğretmenlerin öğrenme-öğretme süreçlerine BİT entegrasyonuna yönelik mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla tasarlanmış çevrimiçi bir derse ait katılımcı görüşlerini incelemektir. Çalışmada betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Çevrimiçi derste öğretmen yeterlilikleriyle, eğitime teknoloji entegrasyonu modeli olan Tech-PACK temele alınmıştır. Çevrimiçi ders "Eğitime BİT Entegrasyonu", "Entegrasyon için Planlama", Entegrasyon için Geliştirme" ve "Öğretim ve Yansıma" olmak üzere dört modülden oluşmaktadır. Çevrimiçi dersin içeriğinin geliştirilmesinde Hacettepe Üniversitesi BÖTE Bölümünde görev yapan altı akademisyenin desteği vardır. Çevrimiçi derse Avrupa'nın dört farklı ülkesinden 171 kişi kayıt yapmış, 36'sı dersi tamamlayarak sertifika almıştır. Çalışmada sertifika alan katılımcıların verilerine odaklanılmıştır. Araştırmada "Çevrimiçi Ders Katılımcı Bilgi Formu" katılımcıların özelliklerini betimlemek, "Teknoloji Etkisi Kontrol Listesi" öğretmenlerin çevrimiçi derste geliştirip uyguladıkları teknoloji destekli derse ilişkin özdeğerlendirmelerini belirlemek ve "Çevrimiçi Ders Değerlendirme Anketi" öğretmenlerin çevrimiçi derse ilişkin görüşlerini öğrenmek amacıyla olmak üzere üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Katılımcıların çevrimiçi dersin gereği olarak, sınıflarında uygulamış oldukları teknoloji destekli dersi değerlendirdiklerinde; kendilerini planlamada güçlü buldukları, uygulamada ise bazı zorluklar yaşadıkları görülmektedir. Katılımcıların çevrimiçi dersi değerlendirmeleri için yedili likert düzeyinde ölçeklendirilmiş maddelere verdikleri puanların ortancalarının altı ve yedi olmasıyla aldıkları derse dair değerlendirmelerinin olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Buna göre katılımcılar eğitimin amaçlarının açıkça belirtildiğini; eğitimde yer alan görevlerin ve öğrenme materyallerinin öğrenmelerine olumlu etkisi olduğunu; eğitimle teknoloji entegrasyonuna yönelik yeterliliklerini geliştirmek açısından katkı sağladığını ve derste kazandıkları bilgi ve becerileri ortaya koyabilmek için yeterli fırsatın sunulduğunu belirtmiştir. Katılımcıların %97'si dersi meslektaşlarına tavsiye edeceklerini bildirmiştir. Bu sonuçlara göre çevrimiçi dersin katılımcılarına teknoloji entegrasyonuna yönelik katkıda bulunduğu söylenebilir.

Bilgisayar destekli eğitimBütünleşmeSanal eğitim+3
Bengüsu Uğur
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kodlama eğitiminde robot kullanımının ortaokul öğrencilerinin erişi, motivasyon ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, kodlama eğitiminde robot kullanımının 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin erişi, motivasyon ve problem çözme becerilerine etkisini belirlemektir. Araştırma Bolu ili Merkez ilçesinde 87 öğrenciyle yürütülmüştür. Yarı deneysel desenlerden kontrol gruplu ön test – son test deney modeline göre hazırlanan araştırmada, altı haftalık temel programlama eğitiminin ardından, deney grubu öğrencileri altı hafta süresince robot kullanarak kodlama öğrenirken kontrol grubu öğrencileri aynı süre boyunca robot kullanmadan kodlama öğrenmişlerdir. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Programlama Erişi Testleri", "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" ve "Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde bağımsız örneklem t-testi, eşleştirilmiş örneklem t-testi ve kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda programlama erişi testi sonuçlarına göre her iki grupta da ön test - son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Grupların son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiş, ön test puanları kontrol altına alınarak yapılan analiz sonucunda ise deney grubu lehine anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Problem çözme envanteri sonuçlarına göre deney grubu ön test - son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuş, kontrol grubu ön test - son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Grupların son test puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamış, ön test puanları kontrol altına alınarak yapılan analiz sonucunda ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Motivasyon son test sonuçlarına göre ise robotik kodlama faaliyetlerinin öğrencilerin motivasyonlarını arttırdığı ancak bu artışın istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir.

Akademik başarıBaşarıBaşarı düzeyi+7
Fatih Özer
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil öğrenme nesnesi tasarımı, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Öğrenme nesnesi, bir öğrenme hedefi içeren öğrenme – öğretme sürecinde kullanılabilecek dijital bir objedir. Bu çalışmada bir öğrenme kaynağı olarak yeni nesil öğrenme nesnesi tasarlanması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, tasarım tabanlı araştırma yöntemiyle ortaöğretim düzeyinde 11. sınıf öğrencileri ile iki ayrı uygulama olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Her bir uygulama (a) Gerçek dünyadaki karmaşık bir problemin analizi, (b) çözüm tasarlama, (c) çözüm geliştirme, (d) uygulamada değerlendirme, (e) yansıma evrelerinden oluşmaktadır. Yeni nesil öğrenme nesnesi Bilgi Sistemleri Başarı Modeli temel alınarak tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Uygulamalar sonunda yeni nesil öğrenme nesnesi bileşenleri; içerik kazanımı, aktif öğrenme etkinlikleri, biçimlendirici değerlendirme, ürün oluşturma olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen yeni nesil öğrenme nesnesi gerçek sınıf ortamında test edilmiş; kalite rubriği, öğretmen ve öğrenci görüşme formları aracılığıyla değerlendirilmiştir. İlk uygulama sonunda pedagojik kalite düzeyi orta, içerik kalitesi ve teknik kalite düzeyleri yüksek bulunmuştur. İkinci döngüde birinci döngüden farklı olarak öğrencilerin kendi ürünlerini geliştirirken ön çalışma yapma ve biçimlendirici değerlendirme adımları eklenmiş, öğrenme kapsamı, içerik miktarı genişletilmiş, öğrenme içeriği güncellenmiştir. Değerlendirme sonucunda pedagojik kalite, içerik kalitesi ve teknik kalite boyutlarına ait puanlar incelendiğinde, ikinci döngüde elde edilen puanların daha yüksek olduğu görülmüştür.

Tasarım tabanlı araştırmaÖğrenme nesnesi
Tuğçe Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi-işlemsel düşünme becerisinin geliştirilmesine yönelik veri görselleştirmenin tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi

Bilgi-işlemsel düşünme, 21. yüzyılda insanların öğrenmeleri gereken önemli bir beceri olarak giderek daha fazla kabul görmüştür. Ortaöğretim düzeyi ise çocuklara bilgi-işlemsel düşünmeyi tanıtmak için kritik bir aşamadır. Veri görselleştirme, ortaöğretim düzeyi öğrenciler arasında bilgi-işlemsel düşünmeyi teşvik etmenin umut vadeden bir yoludur. Veri görselleştirme, karmaşık verilerin etkili bir şekilde görsel olarak sunulmasını amaçlayan bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabilecek bir veri görselleştirme uygulamasının tasarlanması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaçla çalışma, sentezlenmiş tasarım tabanlı araştırma yöntemiyle (Van Wyk ve de Villers, 2014), ortaöğretim düzeyi 2018-2019 öğretim yılı Güz ve Bahar dönemlerinde 11. sınıf öğrencileriyle (n=51) iki ayrı uygulama şeklinde gerçekleştirilmiştir. Her bir uygulama bir döngü içinde olup, döngüler kendi içinde "problem analizi", "çözüm tasarlama", "çözüm geliştirme" "uygulamada değerlendirme" ve "yansıma" evrelerini barındıracak şekilde iki döngüden oluşmaktadır. Döngülerin sonlarında tasarlanan veri görselleştirme uygulamaları ve alınan görüşler "uygulamada değerlendirme ve yansıma" döngülerinde değerlendirilmiş ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda veri görselleştirme uygulama süreci yeniden düzenlenmiştir. Araştırma bulguları, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Veri Görselleştirmede Bilgi-işlemsel Düşünme Rubriği", "Öğrenci Görüşme Formu", "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılarak ortaya çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin algoritmik düşünme, problem çözme, yaratıcılık değişkenlerinin veri görselleştirme uygulamaları ile desteklenebileceği görülmüştür. Bu bulguya göre, araştırmada döngüler halinde gerçekleştirilen tasarım tabanlı araştırma modeli ile geliştirilen veri görselleştirme uygulama sürecinin bilgi-işlemsel düşünme becerileri üzerinde etkililiği ortaya koyulmuştur.

Beceri kazandırmaBilgi işlemsel düşünmeBilgisayar destekli eğitim+5
Meral Tutulmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk özel eğitimi için elektronik performans destek sisteminin tasarlanması ve geliştirilmesi

Bu araştırmada, erken çocukluk özel eğitimi (EÇÖE) kapsamında 0-6 yaş arası küçük çocukların gelişimlerini izleme ve raporlama sürecinde öğretmenleri destekleyebilecek bir elektronik performans destek sistemi (EPDS) tasarlanması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tasarım tabanlı araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubu, özel eğitim alanında görev yapan öğretmen, uzman öğretici ve idareci olmak üzere toplam 113 kişiden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmeleri, sesli düşünme, gözlem, ekran kayıtları ve sistem kayıtları ile toplanmıştır. Veriler, içerik analizi, frekans, yüzde ve ortalama hesaplamaları kullanılarak analiz edilmiştir. Sistem kayıtları ile ilgili kullanım sıklıkları hesaplanmış ve hiyerarşik kümeleme analizi yapılmıştır. Sürecin birinci döngüsünde kâğıt kullanılabilirlik değerlendirmesi, ikinci döngüsünde görüşme, üçüncü döngüsünde otantik ortamda kullanılabilirlik yapılmıştır. Kullanılabilirlik ile ilgili verilerin analizi sonucunda, sistemin etkili olduğu fakat verimlilik ile ilgili bazı iyileştirmelerin yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Öğretmen ifadelerine göre öğretmenlerin sistemi kullanmaktan memnun oldukları ortaya çıkmıştır. EPDS ile ilgili altı öğretmenle yarı yapılandırılmış, dört öğretmenle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlendiğinde, öğretmenler, EPDS'nin performanslarına katkı sağladığını ve sistemi kullanmaktan memnun olduklarını ifade etmişlerdir. Sonuç olarak EÇÖE kapsamında çocukların gelişiminin düzenli olarak izlenebilmesini, programda iyileştirmeler yapılabilmesini sağlayacak; aynı zamanda öğretmenlerin performanslarını destekleyebilecek bir EPDS sistemi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Bu çalışma ile EPDS'nin temel bileşenleri bazında öneri niteliğinde bazı ilkeler ortaya konulmuştur. Öğretimsel destek bileşeni için teknoloji kullanım becerisinin belirlenmesi, danışman/uzman destek bileşeninin içeriklerine bir grup ile karar verilmesi, yardımcı araçları seçerken güncel ve daha çok kullanılan araçlara öncelik verilmesi bu ilkelerden bazılarıdır.

Elektronik dersElektronik ortamElektronik performans destek sistemi+7
Tayfun Akın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eşli programlamada çeşitli bireysel farklılıkların grup uyumu, akış ve kodlama performansına etkisi

Bu tez çalışmasının amacı eşli programlamada eşlerin bireysel farklılıklar açısından homojen ve heterojen olmasının grup uyumu, akış ve kodlama performansına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında eşli programlamada, eşlerin belirlenmesinde kullanılmak üzere "cinsiyet, öğrenme stili, arkadaşlık, kişilik özelliklerinden dışa dönüklük ve sorumluluk bileşenleri, kodlama öz-yeterliği ile kodlama ön bilgisi" şeklinde yedi bireysel farklılık değişkeni belirlenmiştir. Karma desende tasarlanan bu tez çalışması bir çoklu durum çalışmasıdır. Tez çalışmasının nicel kısmında son testli eşit olmayan kontrol gruplu deneysel desenden yararlanılmıştır. Tez çalışmasına, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz döneminde büyük bir devlet üniversitesinin BÖTE bölümünde seçmeli "Bilişim Yönetim Uygulaması" dersini alan 64 gönüllü 3. ve 4. sınıf lisans öğrencisi katılmıştır. Araştırma sonucunda bütün bireysel farklılık durumlarında grupların homojen veya heterojen eşleştirilmelerinden bağımsız olarak grup uyumunun ve akışın yüksek, kodlama performansının ise orta seviyede olduğu bulunmuştur. Ayrıca, öğrenme stili durumunda homojen grubun daha yüksek düzeyde akış deneyimledikleri görülmüştür. Öte yandan arkadaşlık durumunda homojen grup daha yüksek düzeyde akış deneyimlerken, heterojen grup daha yüksek düzeyde kodlama performansı ortaya koymuştur. Kişilik özelliklerinden sorumluluk bileşeni durumunda heterojen grup daha yüksek düzeyde kodlama performansı göstermiştir. Öğrenciler eşli programlamada çeşitli nedenlerle arkadaşlık ve kodlama ön bilgisi düzeyine göre homojen veya heterojen olarak eşleşmeyi tercih etmektedirler. Ayrıca, görev sorumluluğu yüksek öğrencilerle eşleşmek de tercih edilmektedir. Bu şekilde öğrenciler, daha yüksek grup uyumu, akış ve kodlama performansı elde edeceklerini düşünmektedirler. Bu bağlamda eşli programlamada akış deneyimini artırmak için öğrenme stili ve arkadaşlığa göre homojen, kodlama performansını artırmak için ise kişilik özelliklerinden sorumluluk bileşenine ve arkadaşlığa göre heterojen grupların oluşturulması önerilebilir.

AkışBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli programlama+7
Ömer Demir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Harmanlanmış e-öğrenme ortamı bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin psikososyal algılarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moos'un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51'inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %20'sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79'unun, otantik öğrenme değişkeninin %72'sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42'sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47'sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür.

Bilgi sistemleriElektronik öğrenmeHarmanlanmış öğrenme+6
Hidayet Tütüncü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00