
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Dünya'da ve Türkiye'de kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN)-toksikolojik afetlere karşı oluşturulmuş kurumsal yapılanmaların mevzuat ve uygulamalar bağlamında karşılaştırılması
Afetler geçmişten günümüze tarihin her döneminde yaşanmıştır. 21. yüzyıldan itibaren özellikle nüfusun hızla artması ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte küresel çapta doğal ve insan (teknolojik) kaynaklı afetlerin sayısı da geçmişten günümüze kadar artarak devam etmiştir. İnsanlığın ihtiyaçları doğrultusunda yaptığı faaliyetler, doğal ve insan kaynaklı afetlerin artmasına neden olmuştur. KBRN ajanları, verdikleri zararlar ile toplumlar üzerinde derin izler bırakan olaylar olup hava, su ve toprak yolu ile çevreye yayılarak ekosistemde yol açtıkları tahribatın yanı sıra insan sağlığı üzerinde uzun vadeli zararlara neden olmaktadır. Özellikle savaş ve terör olaylarında KBRN ajanlarının potansiyel tehlikelerinden korunmak için her geçen gün KBRN olaylarına karşı alınacak tedbirler ve bilinmesi gereken güncel bilgiler afet yönetiminin önemini artırmaktadır. KBRN kaynaklı zararlar meydana geldiğinde günlük yaşamı olumsuz etkileyeceğinden afet yönetimi içerisinde değerlendirilmektedir. Bu maddeler için afet öncesinde, esnasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmalar, canlıların yaşamlarını ve çevreyi korumada oldukça önemlidir. KBRN olayının başladığı andan itibaren yapılacak olan tüm müdahale faaliyetleri etkin bir planlama ile mümkündür. Bu nedenle ülkemiz ve dünya ülkeleri, yaşamış oldukları acı deneyimlerden yola çıkarak kendi afet yönetim sistemlerini oluşturmuştur. Dolayısıyla alınacak tedbirler bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. KBRN olaylarına müdahale edebilmesi beklenen ve istenen ilk ekipler, kamu kurumları ve paydaşlarıdır. KBRN tehlikesi içeren ve oldukça fazla yaşanan bu olaylar, çok kurumlu bir müdahale gerektirmektedir. Bu çalışmada herhangi bir KBRN ajanından kaynaklanan tehlikelerle mücadelede yer alabilecek gerek ulusal gerekse uluslararası oluşturulmuş olan yapılanmalar ve faaliyetleri ile bu kapsamda oluşturulmuş mevzuatların gelişimi incelenmiştir. İncelenen literatür çalışmalarında; KBRN ve toksikolojik afetler ile ilgili oluşturulmuş yapılanmalar konusunda ulaşılan çalışmaların çoğunda genel olarak varılan sonuç; KBRN ajanları, bu maddelere maruz kalma, kontaminasyon ve KBRN olaylarına özel hazırlık ve müdahale gereksinimlerine vurgu yapılmaktadır. Ülkemizde ve dünya ülkelerinde kurumsal yapılanmalar ile ilgili çalışmalara çok az rastlanmakta ve çoğu çalışmada afet yönetimi sistemi ile ilgili çalışmalara ağırlık verildiği dikkat çekmektedir. Tez çalışmamızda olduğu gibi, adli tıp ve adli bilimler öncülüğünde alan çalışmaları yapılarak, uygulamalara ve literatürlere büyük katkı sunulacağını düşünmekteyiz.
Sağlık eğitimi veren bir üniversitede okuyan öğrencilerin afet bilinci ve temel ilk yardım düzeylerinin değerlendirilmesi: Bir Vakıf Üniversitesi örneği
Yapılan bu çalışmada sağlık eğitimi veren bir üniversitenin sağlık bölümlerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin ilk yardım bilgi düzeyleri ile afet bilinç düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı içinde Bezmialem Vakıf Üniversitesinin Tıp Fakültesi ile Sağlık Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören 233 kadın ve 73 erkek olmak üzere toplam 306 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin ilkyardım bilgi düzeyleri ile temel afet bilinçlerinin belirlenmesinde "İlkyardım ve Temel Afet Bilinci Belirleme Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin %9,7'si 18 yaşında, %28,2'si 19 yaşında, %42,7'si 20 yaşında, %10,4'ü 21 yaşında, %9,1'i 21+ yaşında, %35,3'ü 1.sınıf öğrencisi, %55,7'si 2.sınıf öğrencisi, %4,2'si 3.sınıf öğrencisi, %4,9'u 4.sınıf öğrencisi olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonunda öğrencilerin ilk yardım bilgi düzeyinin orta seviyenin üzerinde olduğu, temel afet bilinç düzeyinin ise yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin ilkyardım konusundaki görüşlerinin öğrenim görülen sınıf ve daha önce ilk yardım eğitimi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Öğrencilerin afet bilinç düzeylerinin eğitim görülen bölüm, daha önce ilkyardım eğitimi alınan birim, daha önce afet yaşama durumu, daha önce ilkyardım eğitimi alma durumu ve yaşadıkları afet türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanında öğrencilerin ilkyardım bilgi düzeyleri ile afet bilinç düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, sağlık bölümlerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinde ilkyardım bilgi düzeyinin yüksek olmasının temel afet bilinç düzeyini arttırdığı söylenebilir.
Mütevazi liderliğin çalışan performansına etkisinde işe bağlanmanın aracı rolü
Liderlik, geçmişten günümüze birçok farklı teori ve yaklaşımla ele alınmakta; ancak mütevazı liderlik, liderin alçakgönüllülüğü, hatalarını kabul etme eğilimi, çalışanların güçlü yönlerini takdir etmesi ve onlarla eşit düzeyde ilişki kurması gibi özellikleriyle geleneksel liderlik yaklaşımlarından ayrılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, mütevazı liderliğin çalışanların işe olan bağlılıklarını ve performanslarını nasıl etkilediği, bu ilişkinin afetlerde görev alan sağlık personellerinin yansımalarıyla birlikte incelenmiştir. Bu araştırma, mütevazı liderliğin çalışan performansı üzerindeki etkisini ve bu etkide işe bağlanmanın aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırmada Mütevazı Liderlik Ölçeği, İşe Bağlanma Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, afetlerde görev alan sağlık personelleri ve AFAD oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen veriler SPSS ve AMOS programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada tanımlayıcı istatistikler, fark testleri (t-testi ve ANOVA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Process Macro aracılığıyla aracılık analizi uygulanmıştır. Analizler sonucunda, mütevazı liderliğin çalışan performansı üzerinde doğrudan olumlu bir etkisinin olduğu ve işe bağlanmanın bu etkide kısmi aracı rol oynadığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre ölçek puanlarında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve mütevazı liderlik algısının yaş, mesleki deneyim ve eğitim düzeyine bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Mütevazı liderlik, Çalışan Performansı, İşe bağlılık, Afet, Sağlık Sektörü.
Afet koordinasyonu kapsamında 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay ve Osmaniye illerinde görev alan Aksaray umke personellerinin deneyimleri
Türkiye'de meydana gelen depremler maddi ve manevi olarak büyük kayıplara neden olmaktadır. 1999 yılında Gölcük (Kocaeli) depremleri, 2011 Van depremi, 2020 İzmir Seferihisar depremi ve 2020 Elâzığ depremi, Türkiye'de meydana gelen büyük depremlerden birkaçıdır. 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ise yüzyılın felaketi olarak literatüre geçmiştir. Bu araştırmanın amacı, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde Osmaniye ve Hatay illerinde görev yapan Aksaray UMKE personellerinin sahada yaşadıkları koordinasyon deneyimleri, sahada koordinasyona yönelik problemleri tespit etmek ve çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma yöntemini, nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan fenomenolojik desen oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde 10 kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin, tematik analiz yöntemiyle belirli temalara ayrılarak kodlanması ve analiz edilmesi süreci MAXQDA Nitel Analiz programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde, Kahramanmaraş Merkezli depremlerde sahada koordinasyonun belirli bir seviyede sağlandığı ancak afet alanının büyüklüğü, haberleşme, iletişim, ulaşım, güvenlik, kurumlar arası koordinasyonsuzluk ve personel- malzeme eksikliğinin en yoğun problemler olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda saha koordinatörlüğü kavramının geliştirilmesi, telsiz kullanımın yaygınlaştırılması, haberleşme ve iletişim alt yapısının güçlendirilmesi ile eğitim ve tatbikatların arttırılması önerilmektedir.
Çocukların kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehdit ve tehlikelerden korunmasına yönelik farkındalıklarını artırmada animasyon destekli eğitimin rolü
Geçmişten günümüze, dünyada meydana gelen Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) olayları incelendiğinde, toplum üzerinde sosyal, fiziksel ve psikolojik yıkımlara neden olduğu açıkça görülmektedir. Bu yıkımların en fazla etkilediği grup ise çocuklardır. Ancak, literatür taramaları sonucunda genel olarak afetlerin çocuklar üzerindeki etkileri ele alınmış olsa da, KBRN tehditleri özelinde yapılmış çalışma sayısı çok azdır. Bu durum, çocukların KBRN olaylarına maruz kalması durumunda yaşayabilecekleri etkilerin daha detaylı bir şekilde ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışma, ortaokul 7. sınıf öğrencilerine yönelik animasyon destekli KBRN eğitiminin etkinliğini göstermektedir. Ayrıca, katılımcıların KBRN bilgi düzeylerindeki artışı vurgulamaktadır. Bu eğitimlerde, kendi hazırlanan çizgi/animasyon filmler kullanılarak öğrencilerin farkındalık düzeylerini artırmak ve bilgi düzeylerini yükseltmek hedeflenmektedir. Çalışmada öncelikle KBRN Bilgi Testi Geliştirmesi yapılmıştır. KBRN bilgi testi geliştirme çalışmasına katılan 100 ortaokul 7. sınıf öğrencisinin %50'si erkek, %50'si kız öğrencilerden oluşmaktadır. Geçerlik ve güvenirlik analizi sonuçlarına göre, KBRN Bilgi Testi, KBRN bilgisini ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak tespit edilmiştir. Ardından katılımcılara eğitim öncesi KBRN Bilgi Testi uygulanmıştır. Katılımcılara çizgi/animasyon ve sunum olarak eğitim verildikten sonra KBRN Bilgi Testi tekrar uygulanmıştır. Bu testin yanı sıra, eğitim memnuniyeti ve animasyon görüş ölçekleri katılımcılara uygulanmıştır. Yapılan çalışma, ortaokul 7. sınıf öğrencilerine yönelik animasyon destekli KBRN eğitiminin, katılımcıların KBRN ve ilk yardım bilgi düzeylerinde belirgin bir artış sağladığını ve eğitimden memnuniyetlerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Öncesinde düşük düzeyde olan KBRN bilgi düzeyi, animasyon eğitimi sonrasında önemli ölçüde yükselmiş ve öğrencilerin KBRN tehditleri hakkındaki farkındalıkları ve ilk yardım konusundaki bilgi düzeyleri artmıştır. Bu çalışma, ortaokul 7. sınıf öğrencilerine yönelik animasyon destekli KBRN eğitiminin etkinliğini ve katılımcıların KBRN bilgi düzeylerindeki artış göstererek, animasyonun eğitimde etkili bir araç olduğu, animasyonun öğrenme sürecini daha keyifli hale getirdiği vurgulamaktadır. Ayrıca, çocukların KBRN tehditleri konusunda bilinçlendirilmesi ve acil durumlarda doğru müdahaleler yapabilme becerisinin artırılmasının önemini ortaya koymaktadır.
Sağlık alanında kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve patlayıcı (KBRN-P) olaylara hazırlık algısı ve kriz yönetimi düzeyinin incelenmesi
Bu çalışmada, sağlık alanında çalışan personellerin KBRN-P olaylara hazırlık algısı ve kriz yönetimi düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 475 kişiden oluşmaktadır. Verilerin analizinde SPPS 26 paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların %8.0'ının KBRN-P olayında görev aldığı, %25.1'nin KBRN-P eğitimi aldığını, %38.5'inin gönüllü olarak KBRN-P eğitimi almak istediğini belirlenmiştir. Cronbach Alpha katsayıları tüm alt boyutlarıyla; hazırlık ölçeğinde 0.900, kriz yönetimi ölçeğinde 0.966 bulunmuştur. KBRN-P olaylara hazırlık algısı ve kriz yönetimi ölçeklerinin tüm alt boyutları arasında cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark yoktur (p>0.05). Hemşirelerin hazırlık algısı diğer meslek gruplarından anlamlı ölçüde daha yüksektir. KBRN-P olaylarında görev alanların hazırlık algısı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmaktadır (p<0.05). Daha önce KBRN-P eğitimi alanların hazırlık algısı ölçeği tüm alt boyutlar ve kriz öncesi faaliyetler boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmaktadır (p<0.05). Regresyon analizi modellemesine göre KBRN-P olaylarına hazırlık algısı boyutlarının kriz öncesi faaliyetler boyutu üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmaktadır (p<0.05). Bu çalışma sağlık alanında çalışan personellerin KBRN-P konusunda eğitim almasının önemini vurgulamaktadır. Kurumsal eğitim ve tatbikatlara tüm hastane personellerinin dahil edilmesi, alternatif eğitim yollarının kullanılması ile KBRN-P olaylarda bilgi düzeyinin arttırılmasında hazırlık algısı ve kriz yönetimi süreçlerinde etkili olabileceği düşünülmektedir.
Hastane öncesi sağlık personellerinin kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve patlayıcı (KBRN-P) tehditlerine karşı hazırlık bilgisi, farkındalık, tutum ve davranışları; Sakarya ili örneği
Bu çalışmada, Sakarya ilinde görevli 365 Hastane Öncesi Sağlık Personelinin KBRN-P Tehditlerine Karşı Hazırlık Bilgisi, Farkındalık, Tutum ve Davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda katılımcıların %86'sı KBRN-P terimini daha önce duyduğunu ve %71,2'sinin bu konuda eğitim aldığını belirtirken, müdahalede kendilerini yeterli görenlerin oranı %22,2 olarak tespit edilmiştir. Kimyasal ajanlara maruz kalan hastalara müdahalede yeterlilik oranları %29, radyasyon yanığına ve biyolojik ajanlara maruz kalan hastalara müdahalede yeterlilik oranları sırasıyla %24,9 ve %28,5 olarak düşük kalmıştır. Yüksek lisans mezunlarının bilgi ve tutum puanlarının, lise ve önlisans mezunlarına göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Meslek yılı grupları karşılaştırmasında, 0-1 yıl meslekte olanlar ile 1-5 yıl, 5-10 yıl ve 10 yıl üzeri meslekte olanlar arasında anlamlı farklar belirlenmiştir. Meslek yılı arttıkça bilgi ve tutumlarının anlamlı olarak arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, KBRN-P ile ilgili bilgi ve tutumlarının farkındalık ve bilgi düzeyleri ile pozitif ilişkili olduğu ancak bilgi ve farkındalığın davranışa dönüşmesinde ek faktörlere ve müdahalelere ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir. Çalışmamız sonucunda, KBRN-P konusunda eğitim almanın, kendini yeterli hissetme durumuna doğrudan yansımadığı ve eğitimin pratik uygulama becerilerine dönüşümünün yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Çalışanların KBRN-P olaylarıyla karşılaşma sıklığının göz önüne alınarak, gelişmiş simülasyon eğitimleri ile desteklenmesinin, bilgi ve becerilerinin artırılmasına önemli düzeyde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Hastane öncesi dönemlerde meydana gelen KBRN-P olaylarındaki başarının, donanımlı ve hazırlıklı hastane öncesi sağlık çalışanlarının etkinliği ile doğru orantılı olarak arttığı tespit edilmiştir. Bu amaçla, KBRN-P olay yönetim çalışmalarının doğru ve etkin bir şekilde ilerleyebilmesi için risk ve kriz yönetimi aşamalarının etkin ve sürdürülebilir olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN-P, Hastane Öncesi Sağlık Profesyoneli, Olay Yeri Yönetimi, Hazırlık
Genel morfolojik analiz yöntemi ile olası KBRN-P olaylarına yönelik senaryo geliştirme: Örnek kimyasal olay senaryoları
Günümüzde daha sık ve şiddetli bir biçimde gerçekleşme olasılığına sahip KBRN-P olaylarının sebep olabileceği yaralanmalar, can kayıpları, çevresel zararlar, ağır ekonomik ve sosyal kayıpların önlenebilmesi ve bu tür olaylara hızlı ve doğru bir müdahalenin gerçekleştirilebilmesi için risk yönetimi çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Risk yönetimi çalışmaları kapsamında olası KBRN-P olayları için özel olarak geliştirilecek senaryolar; gelecekte yaşanabilecek öngörülemez olasılıkların tahmin edilmesini, gerekli önlemlerin alınmasını ve bu tür olaylara hızlı ve etkili bir müdahale için hazırlıklı olunmasını sağlayacaktır. Olası KBRN-P olaylarına her açıdan hazırlıklı olunması konusunda büyük bir role sahip olan bu senaryoların bir yöntem çerçevesinde ve sistematik bir şekilde geliştirilmesi, bir gerçeklik modelinin oluşturulmasını ve daha etkin bir biçimde kullanılmalarını sağlayacaktır. Genel Morfolojik Analiz (GMA), yaratıcı bir şekilde analiz yapılmasını sağlayan; uygun ve tutarlı senaryolar geliştirmek için kullanılan yapılandırılmış bir yöntemdir. Bu bağlamda, gerçekleştirilen tez çalışması kapsamında GMA yöntemine ait prosedürler doğrultusunda kimyasal olaylar ile ilgili iki farklı morfolojik model oluşturulması ve bu morfolojik modeller aracılığıyla dört farklı örnek kimyasal olay senaryosu geliştirilmesi amaçlanmıştır. Risk azaltma planlarında yer alacak senaryoların, GMA yöntemi ile oluşturulan morfolojik modeller aracılığıyla daha etkili ve gerçeği yansıtacak bir şekilde geliştirilmeleri söz konusudur. Bu morfolojik modellerin ve modeller aracılığıyla geliştirilen senaryoların eğitim ve tatbikatlarda kullanılması, müdahale ekiplerinin olası KBRN-P olaylarına müdahale için gerçek anlamda hazırlıklı olmasını sağlayacaktır. Bu noktada, ulusal ve uluslararası ölçekte yürütülen risk yönetimi çalışmalarına genel anlamda büyük fayda sağlamaları söz konusudur.
Geleceğin sağlık profesyonellerinin kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve patlayıcı (KBRN-P) olay bilgi, tutum ve öz yeterliliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada sağlık alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin KBRN-P olaylarına ilişkin bilgi, tutum ve öz yeterlilik düzeylerinin belirlenip, bu düzeyler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda öğrenim gören 1309 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Birey Bilgi Formu, KBRN-P Bilgi Testi, KBRN-P Tutum Ölçeği ve KBRN-P Öz Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Analizler SPSS 26.0 yazılımıyla yapılmış ve Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, regresyon analizi, Spearman's Rho Korelasyon testi ve güvenilirlik analizi uygulanmıştır. Öğrencilerin yalnızca %12.1'inin KBRN-P konularında eğitim aldığı, %67.7'sinin eğitim almak istediği ve %75.7'sinin KBRN-P olgularına müdahale edebilmenin meslekleri için gerekli olduğunu düşündüğü belirlenmiştir. Öğrencilerin KBRN-P Bilgi Testi puanları ortalaması 22.01±3.96, KBRN-P Tutum Ölçeği toplam puanları ortalaması 58.70±12.48, KBRN-P Öz Yeterlilik Ölçeği puanları ortalaması 31.29±7.68 bulunmuştur. Öğrencilerin KBRN-P Bilgi Testi, KBRN-P Tutum Ölçeği ve alt boyutları, KBRN-P Öz Yeterlilik Ölçeği puanları; bölüm, fakülte, sınıf, eğitim alma durumu, eğitim alma isteği ve mesleki gereklilik değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Cinsiyet ve GANO değişkenleri ise ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmamıştır. Öğrencilerin KBRN-P olaylarına yönelik bilgi düzeylerinin artması, toplumsal ve mesleki tutumlarını olumlu yönde etkilemiştir. Sonuçlar, KBRN-P'ye yönelik eğitim alan öğrencilerin KBRN-P bilgi, tutum ve öz yeterlilik düzeylerinin eğitim almayan öğrencilere göre daha üst düzeyde olduğunu göstermiştir. Çalışmamız, sağlık alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin mesleki yaşantılarında karşılaşabilecekleri KBRN-P olaylarına yönelik eğitim almalarının önemini vurgulamaktadır.