
15
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Parsel bazlı kentsel dönüşümün kentsel çevreye ve kimlik algısına etkileri: Bahçelievler örneği
Parsel bazlı değişimler Türkiye kentleşme tarihi içerisinde çeşitli dönemlerde farklı biçimlerde yaşanmıştır. Bunlar 1960'lı yıllarda "Kat Mülkiyeti" kanunu ile yaşanan ilk apartmanlaşma süreci ile başlamış, özellikle 80'ler ve 90'larda değişen imar planları ile devam etmiştir. Son olarak, 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" ile özellikle eskimekte olan yapı stoğuna sahip kentsel mahallelerde parsel bazlı kentsel dönüşüm giderek yaygınlaşmıştır. Yaşanan bu son dönüşüm biçimi, kendine has bir yer kimliğine ve özgün kentsel, çevresel, mimari ve sosyo-kültürel özelliklere sahip bu yerleşim alanlarını, dönüşüm sonucu ortaya çıkan tek tipleşmiş yapı stoğu dolayısıyla, özgün özelliklerini kaybetme tehlikesi altına sokmaktadır. Bu çalışma parsel bazlı dönüşüm uygulamalarının kentsel çevreye ve yer kimliği algısına önemli etkileri olduğunu öne sürmektedir. Bu doğrultuda, tez çalışması Ankara ili Bahçelievler semtinde gerçekleşen parsel bazlı kentsel dönüşüm uygulamalarının kentsel çevreye ve yer kimliği algısına etkilerini incelemektedir. Çalışmada, gözlem, saha incelemesi, literatür taraması ve parsel bazlı dönüşüm uygulamalarından önce de semtte yaşamakta olan semt sakinleri ile yapılan derinlemesine mülakat görüşmeleri yolu ile parsel bazlı kentsel dönüşümün kentsel çevrede ne gibi değişimlere neden olduğu, mülakat katılımcılarının yaşadıkları semte dair yer kimliği algılarındaki değişim ve bu algıdaki değişimlere neden olan etkenler incelenmektedir. Bahçelievler semti cumhuriyetin ilanından itibaren planlı bir şekilde ve kooperatif eliyle kurulmuş olup Türkiye'deki ilk bahçe - kent uygulamasıdır. Kendine özgü bahçeli ev tasarımındaki semtte yıllar içerisinde çıkan kanunlar, konut ihtiyacı ve mülk sahiplerinin değişen istek ve ihtiyaçları ile birlikte bahçeli konutlar apartman tipi yapılaşmaya dönüşmüştür. Dönüşümün parçacıl bir şekilde yap-satçı olarak adlandırılan küçük ölçekli müteahhitler tarafından, farklı yıllarda gerçekleşmesi, semtteki yapı stoğunun farklı özelliklerde dört farklı yapı tipolojisine sahip olmasına neden olmuştur. Günümüzde Bahçelievler semtinde gözlemlenen bu dört farklı yapı tipi: (1) mimari miras niteliği taşıyan, bugüne kadar değişmeden korunabilmiş az sayıdaki bahçeli konutlar, (2) bahçeye ayrılan kısımları eskiye oranla azalmış olmasına rağmen kısmen korunabilmiş apartmanlar, (3) yan ve arka bahçeler garaja ayrılmış ön bahçe bazılarında kısmen korunabilmiş apartmanlar, (4) yan ve arka bahçeler inşaat alanına dâhil edilmiş ve ön bahçesi açık otopark olarak kullanılan apartmanlar, olarak sınıflandırılmıştır. Parsel bazlı dönüşüm uygulamaları ile yaşanan fiziksel dönüşüme paralel olarak kullanıcıların yer kimliği algısı da değişim ve dönüşüm yaşamaktadır. Yer kimliği bir yerin diğer yerlerden ayrılarak değerlenmesine ve o yerin kişiler için özel ve önemli olmasını sağlayan unsurlar ile tanımlanmaktadır. Parsel bazlı dönüşüm uygulamaları sonucunda Bahçelievler semtinin değişen fiziksel özellikleri ve nitelikleri, sembol olarak görülen işaret ögeleri ve yapıları yer kimliği algısının değişmesine, dönüşmesine neden olmaktadır. Dönüşen yapılar semtteki kullanıcıların belleklerinde yer alan anılarda, yaşanmışlıklarda, aitlik ve bağlılık hissiyatlarında, duygu ve hislerinde, komşuluk ilişkilerinde değişimler meydana getirmiştir. Bahçelievler' deki yer kimliği algısı bu sebeple özgün değerlerini kaybetme tehlikesi altındadır. Bahçelievler yer kimliği tamamen yok olmasa da kişilerin belleklerinde yer kimliğini oluşturan özgün unsurlar dönüşmekte ve değişmektedir. Yıllar içerisinde semtin isminin ve kimliğinin oluşmasını sağlayan bahçeli evlerden birkaç tanesi günümüze kalabilmişse de, semtte yer kimliği algısını etkileyen temel unsurların kısmen hala daha korunabildiği tespit edilmiştir. Semt sakinleri ile yapılan derinlemesine mülakat görüşmeleri sonucunda Bahçelievler'de yer kimliğini oluşturan en önemli unsurun konut bahçeleri ve peyzaj ögeleri olduğu, bunun yanı sıra parklar, sokaklar, komşuluk ilişkileri, kişilerin belleklerindeki semte dair anılar, semte olan aitlik ve bağlılık hisleri ve kişilerin kendilerini semtte rahat ve mutlu hissetmelerinin de önemli unsurlar olduğu tespit edilmiştir. Bahçelievler semtinin yer kimliği algısının tamamen kaybolarak, sıradanlaşmaması için parsel bazlı kentsel dönüşüm uygulamalarında konut parsellerindeki peyzaj ögelerinin ve sokaklardaki peyzaj ögelerinin korunmasının gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan çalışma, kentsel değişim ve dönüşüm süreçlerinde yer kimliği olgusunun da içerildiği, bütüncül yaklaşımların geliştirilmesinin önemini ortaya çıkartmaktadır.
İnsanlarını bekleyen yeni kent merkezi: Uşak eski tabakhane çevresi kentsel dönüşüm projesi üzerine bir durum çalışması
Günümüzde "kentsel dönüşüm" sözcükleri özellikle bina yapımı, inşaat ya da evinde tadilat yaptırmak isteyen hemen herkesin bir şekilde duyduğu bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada görüleceği üzere birden çok anlamı olan bu kavramın hemen herkesin kullandığı bir kavram haline gelmesi ise Gölcük ve Düzce depremlerinin yaşandığı tarihe kadar uzanmaktadır. 1999 yılında 7,2 ve 7,4 şiddetinde yaşanan ve yaklaşık 18.373 insanın enkaz altında kalarak kaybedilmesi ile sağlıksız binaların ne kadar tehlikeli olduğu ise acı bir şekilde öğrenilmiştir (TBMM, 2010). Yaşanan afetten sonra durumun ciddiyeti, çıkarılan kanunlara da yansımıştır. Böylece sağlıksız binaların dönüşüm süreci de çeşitli yasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiştir. Nihayetinde sağlıksız olan ya da zamanla sağlıksız hale gelen binaların dönüşüm sürecinde, bu bina sahiplerine devlet tarafından verilen çeşitli teşvikler ile sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır. Kentsel dönüşüm bir süreç olarak düşünüldüğünde; bu süreç, yalnızca konutları kapsamamakta; konutlar ve kentlerin tamamındaki binalarla beraber sanayi alanlarını da içerisine almaktadır. Bu alanlardan birisi olarak Uşak ilinde, inşa edildikleri dönemde şehir dışına konumlandırılan, ancak zamanla büyüyen ve şehrin merkezinde kalan, eski sanayi alanlarından birisi olan "Uşak Tabakhane Çevresi Gecekondu Önleme Bölgesi'nin" dönüşüm süreci ve sonrasında bölgenin durumu bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bölgenin mevcut durumunu ortaya koymak ise bu tezin en temel amacını oluşturmaktadır. Günümüzde dahi Uşak kent ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve tabakhane sektörünün mevcut durumdaki şehir dışında bulunan sanayi bölgesine taşınmasından önce faaliyet gösterdiği bu alanda, alanın kendine has bir atmosferi ve insan hareketliliği bulunmaktaydı. Günümüzde bu alandaki fabrika binalarının yerinde kamu kurumları, çok katlı apartmanlar, ticaret alanları ve sosyal donatı alanları bulunmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Uşak ili, tabakhane ve tekstil iş kolu hakkında bilgiler verilmiş ve çalışmanın amacı ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümünde ise kentsel dönüşüm kavramı ve yasal boyutları ile beraber Uşak şehri ve eski tabakhane bölgesi hakkında bilgiler sunulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde ise bölgenin dönüşüm süreci ve bölge hakkında yapılan görüşmeler değerlendirilmiş, bölgenin güncel durumu hakkında yapılan alan çalışmalarında elde edilen veriler işlenmiş ve dördüncü bölümde ise değerlendirmelere yer verilerek öneriler geliştirilmiştir. Bu tezin kentlerin dönüşüm süreçleri ve sonrası için kentlerde yaşayan insanlara, mimarlara, şehir planlamasında görev alan tüm uygulayıcılara ve yöneticilere bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz.
İnsanlarını bekleyen yeni kent merkezi: Uşak eski tabakhane çevresi kentsel dönüşüm projesi üzerine bir durum çalışması
Günümüzde "kentsel dönüşüm" sözcükleri özellikle bina yapımı, inşaat ya da evinde tadilat yaptırmak isteyen hemen herkesin bir şekilde duyduğu bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada görüleceği üzere birden çok anlamı olan bu kavramın hemen herkesin kullandığı bir kavram haline gelmesi ise Gölcük ve Düzce depremlerinin yaşandığı tarihe kadar uzanmaktadır. 1999 yılında 7,2 ve 7,4 şiddetinde yaşanan ve yaklaşık 18.373 insanın enkaz altında kalarak kaybedilmesi ile sağlıksız binaların ne kadar tehlikeli olduğu ise acı bir şekilde öğrenilmiştir (TBMM, 2010). Yaşanan afetten sonra durumun ciddiyeti, çıkarılan kanunlara da yansımıştır. Böylece sağlıksız binaların dönüşüm süreci de çeşitli yasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiştir. Nihayetinde sağlıksız olan ya da zamanla sağlıksız hale gelen binaların dönüşüm sürecinde, bu bina sahiplerine devlet tarafından verilen çeşitli teşvikler ile sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır. Kentsel dönüşüm bir süreç olarak düşünüldüğünde; bu süreç, yalnızca konutları kapsamamakta; konutlar ve kentlerin tamamındaki binalarla beraber sanayi alanlarını da içerisine almaktadır. Bu alanlardan birisi olarak Uşak ilinde, inşa edildikleri dönemde şehir dışına konumlandırılan, ancak zamanla büyüyen ve şehrin merkezinde kalan, eski sanayi alanlarından birisi olan "Uşak Tabakhane Çevresi Gecekondu Önleme Bölgesi'nin" dönüşüm süreci ve sonrasında bölgenin durumu bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bölgenin mevcut durumunu ortaya koymak ise bu tezin en temel amacını oluşturmaktadır. Günümüzde dahi Uşak kent ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve tabakhane sektörünün mevcut durumdaki şehir dışında bulunan sanayi bölgesine taşınmasından önce faaliyet gösterdiği bu alanda, alanın kendine has bir atmosferi ve insan hareketliliği bulunmaktaydı. Günümüzde bu alandaki fabrika binalarının yerinde kamu kurumları, çok katlı apartmanlar, ticaret alanları ve sosyal donatı alanları bulunmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Uşak ili, tabakhane ve tekstil iş kolu hakkında bilgiler verilmiş ve çalışmanın amacı ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümünde ise kentsel dönüşüm kavramı ve yasal boyutları ile beraber Uşak şehri ve eski tabakhane bölgesi hakkında bilgiler sunulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde ise bölgenin dönüşüm süreci ve bölge hakkında yapılan görüşmeler değerlendirilmiş, bölgenin güncel durumu hakkında yapılan alan çalışmalarında elde edilen veriler işlenmiş ve dördüncü bölümde ise değerlendirmelere yer verilerek öneriler geliştirilmiştir. Bu tezin kentlerin dönüşüm süreçleri ve sonrası için kentlerde yaşayan insanlara, mimarlara, şehir planlamasında görev alan tüm uygulayıcılara ve yöneticilere bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz.
Uşak ili eski Tabakhane bölgesi kentsel dönüşüm projesi öncesi ve sonrası suç oranlarındaki değişimin incelenmesi
Kentlerdeki mekansal büyüme ile birlikte kent içinde kalan eski sanayi ve fabrika alanlarının, kent mekanı ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olarak, kentsel dönüşüm uygulamaları aracılığıyla yeniden planlanması söz konusu olmaktadır. Ancak günümüzde kentsel dönüşüm uygulamaları büyük ölçüde mekansal dönüşümden ibaret kalmaktadır. Bu sebeple kentsel dönüşüm uygulamaları mevcut bazı problemlere çözüm getirirken beraberinde birtakım yeni problemlere de sebebiyet vermektedir. Söz konusu günümüz problemlerinden biri de kentsel alanda işlenen suçlardır. Bu çalışmada, Uşak İli Eski Tabakhane Bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulaması kapsamında, uygulama öncesi ve sonrası suç oranlarındaki değişimler incelenmiştir. Çalışma süresince birden fazla yöntem kullanılmıştır. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmış, ardından anket çalışması ve yerinde saha incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Uşak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Kentsel Dönüşüm Bürosundan ve Uşak İl Emniyet Müdürlüğünden birtakım bilgi, belge ve veriler temin edilmiş, istatistiki T testi yapılmıştır. Araştırma sonucu bulgular değerlendirildiğinde, kentsel dönüşüm uygulaması ile birlikte Uşak İli Eski Tabakhane Bölgesinde işlenen suç oranlarında bir azalışın olduğu tespit edilmiş ve bu suç oranlarının azalma eğilimini devam ettireceği öngörülmüştür.
Uşak ili eski Tabakhane bölgesi kentsel dönüşüm projesi öncesi ve sonrası suç oranlarındaki değişimin incelenmesi
Kentlerdeki mekansal büyüme ile birlikte kent içinde kalan eski sanayi ve fabrika alanlarının, kent mekanı ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olarak, kentsel dönüşüm uygulamaları aracılığıyla yeniden planlanması söz konusu olmaktadır. Ancak günümüzde kentsel dönüşüm uygulamaları büyük ölçüde mekansal dönüşümden ibaret kalmaktadır. Bu sebeple kentsel dönüşüm uygulamaları mevcut bazı problemlere çözüm getirirken beraberinde birtakım yeni problemlere de sebebiyet vermektedir. Söz konusu günümüz problemlerinden biri de kentsel alanda işlenen suçlardır. Bu çalışmada, Uşak İli Eski Tabakhane Bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulaması kapsamında, uygulama öncesi ve sonrası suç oranlarındaki değişimler incelenmiştir. Çalışma süresince birden fazla yöntem kullanılmıştır. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmış, ardından anket çalışması ve yerinde saha incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Uşak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Kentsel Dönüşüm Bürosundan ve Uşak İl Emniyet Müdürlüğünden birtakım bilgi, belge ve veriler temin edilmiş, istatistiki T testi yapılmıştır. Araştırma sonucu bulgular değerlendirildiğinde, kentsel dönüşüm uygulaması ile birlikte Uşak İli Eski Tabakhane Bölgesinde işlenen suç oranlarında bir azalışın olduğu tespit edilmiş ve bu suç oranlarının azalma eğilimini devam ettireceği öngörülmüştür.
6306 sayılı kanun'a göre riskli yapıların coğrafi bilgi sistemiyle incelenmesi: Uşak ili örneği
Türkiye coğrafi konumu nedeniyle deprem tehlikesi altındadır. 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi, 2011 yılında gerçekleşen Van Depremi ve bu zamana kadar gerçekleşen depremlerde yaşanan can ve mal kayıpları kentsel dönüşümü zorunlu hale getirmiştir. Afet riski altındaki alanlarda bulunan yapıların depreme dayanıklı yapılar haline getirilmesi için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerle, 31.05.2012 tarihinde "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiştir. Bu tez çalışmasında Uşak ilinde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilen riskli yapılar Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla incelenmiştir. Türkiye Deprem Tehlike Haritasının yürürlüğe girmesiyle birlikte her mahallenin ve yerleşim biriminin faya yakınlığı ve uzaklığına bağlı olarak deprem tehlikesi değişmiştir. Türkiye Deprem Tehlike Haritası göz önüne alındığında Uşak ilindeki riskli yapılar tehlike arz etmektedir. Tez kapsamında Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 2013 yılından 2019 yılına kadar olan riskli yapıların tutulan kayıtları incelendiğinde 19 adet mevcut merkez mahalleden 583 adet yıkılan riskli yapının bilgisine ulaşılmıştır. Riskli yapıların mahallere göre dağılımı ve bu dağılımın bina türü, bina yaşı, kat sayısı ve fay hattı ile ilişkisi değerlendirilerek bundan sonra yapılacak olan çalışmalara da katkı sağlanması istenmiştir. Mahallere göre dağılım belirlenirken Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden alınan veriler özniteliklerine göre işlenmiştir ve yıkılan riskli yapıların konumu pafta, ada, parsel bilgilerinden belirlenmiştir. Konumları belirlenen riskli yapılar harita üzerinde işaretlenerek analiz yapılmıştır. Tez çalışmasında, kentsel dönüşümün Türkiye ve dünyadaki kentsel dönüşüm örnekleri, kentsel dönüşümün fiziksel, sosyal ve ekonomik boyutları, uygulama yöntemleri kısaca özetlenmiştir. Riskli yapı tespit sürecini anlamaya yönelik başvuru işleminden anlaşma ve yeniden yapı sürecine kadar olan adımlar Uşak ili uygulama örneğinde anlatılmıştır. Tez kapsamında Uşak ili anlatılsa da depreme dayanıklı olmayan yapıların varlığı ülkenin acı gerçeğidir. Sosyal ve ekonomik boyutlar göz önüne alınarak yapılan kentsel dönüşüm en faydalı çözümdür. Son zamanlarda daha çok gündeme gelen riskli yapıların tespiti ve dönüştürülmesi uygulaması güncel bir yaklaşımdır ve bilimsel açıdan özgünlüğünü korumaktadır. Analiz sonuçlarına göre riskli yapıların en çok yoğunlaştığı yer Ünalan Mahallesi, en az bulunduğu mahalle Elmalıdere Mahallesi'dir. 583 adet riskli binanın 473 tanesi yığma, 110 tanesi betonarme taşıyıcı sistem türüne sahiptir.%81 gibi büyük bir oranla yığma taşıyıcı sistem türüne sahip binalar daha çok yıkılmıştır. Bu çalışmada ulaşılan verilere göre binanın ortalama ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu, binanın yaşıyla risk faktörünün doğru orantılı şekilde arttığı görülebilir. 583 tane yıkılan binanın 238 tanesi 2 katlıdır. 2 katlı binaların 22 tanesi betonarme taşıyıcı sistem türünde, 216 tanesi yığma, ahşap-kerpiç taşıyıcı sistem türündedir. 2013-2018 yılları arasında en çok yıkılan bina sayısı 2015 yılındadır.
6306 sayılı kanun'a göre riskli yapıların coğrafi bilgi sistemiyle incelenmesi: Uşak ili örneği
Türkiye coğrafi konumu nedeniyle deprem tehlikesi altındadır. 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi, 2011 yılında gerçekleşen Van Depremi ve bu zamana kadar gerçekleşen depremlerde yaşanan can ve mal kayıpları kentsel dönüşümü zorunlu hale getirmiştir. Afet riski altındaki alanlarda bulunan yapıların depreme dayanıklı yapılar haline getirilmesi için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerle, 31.05.2012 tarihinde "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiştir. Bu tez çalışmasında Uşak ilinde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilen riskli yapılar Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla incelenmiştir. Türkiye Deprem Tehlike Haritasının yürürlüğe girmesiyle birlikte her mahallenin ve yerleşim biriminin faya yakınlığı ve uzaklığına bağlı olarak deprem tehlikesi değişmiştir. Türkiye Deprem Tehlike Haritası göz önüne alındığında Uşak ilindeki riskli yapılar tehlike arz etmektedir. Tez kapsamında Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 2013 yılından 2019 yılına kadar olan riskli yapıların tutulan kayıtları incelendiğinde 19 adet mevcut merkez mahalleden 583 adet yıkılan riskli yapının bilgisine ulaşılmıştır. Riskli yapıların mahallere göre dağılımı ve bu dağılımın bina türü, bina yaşı, kat sayısı ve fay hattı ile ilişkisi değerlendirilerek bundan sonra yapılacak olan çalışmalara da katkı sağlanması istenmiştir. Mahallere göre dağılım belirlenirken Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden alınan veriler özniteliklerine göre işlenmiştir ve yıkılan riskli yapıların konumu pafta, ada, parsel bilgilerinden belirlenmiştir. Konumları belirlenen riskli yapılar harita üzerinde işaretlenerek analiz yapılmıştır. Tez çalışmasında, kentsel dönüşümün Türkiye ve dünyadaki kentsel dönüşüm örnekleri, kentsel dönüşümün fiziksel, sosyal ve ekonomik boyutları, uygulama yöntemleri kısaca özetlenmiştir. Riskli yapı tespit sürecini anlamaya yönelik başvuru işleminden anlaşma ve yeniden yapı sürecine kadar olan adımlar Uşak ili uygulama örneğinde anlatılmıştır. Tez kapsamında Uşak ili anlatılsa da depreme dayanıklı olmayan yapıların varlığı ülkenin acı gerçeğidir. Sosyal ve ekonomik boyutlar göz önüne alınarak yapılan kentsel dönüşüm en faydalı çözümdür. Son zamanlarda daha çok gündeme gelen riskli yapıların tespiti ve dönüştürülmesi uygulaması güncel bir yaklaşımdır ve bilimsel açıdan özgünlüğünü korumaktadır. Analiz sonuçlarına göre riskli yapıların en çok yoğunlaştığı yer Ünalan Mahallesi, en az bulunduğu mahalle Elmalıdere Mahallesi'dir. 583 adet riskli binanın 473 tanesi yığma, 110 tanesi betonarme taşıyıcı sistem türüne sahiptir.%81 gibi büyük bir oranla yığma taşıyıcı sistem türüne sahip binalar daha çok yıkılmıştır. Bu çalışmada ulaşılan verilere göre binanın ortalama ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu, binanın yaşıyla risk faktörünün doğru orantılı şekilde arttığı görülebilir. 583 tane yıkılan binanın 238 tanesi 2 katlıdır. 2 katlı binaların 22 tanesi betonarme taşıyıcı sistem türünde, 216 tanesi yığma, ahşap-kerpiç taşıyıcı sistem türündedir. 2013-2018 yılları arasında en çok yıkılan bina sayısı 2015 yılındadır.
İmar barışının kente etkilerinin incelenmesi: Uşak ili örneği
Türkiye‟de 1950‟li yılların baĢında tarımda makinalaĢma ve sanayileĢmenin oluĢturduğu etkiyle kırsaldan kente göç hız kazanmıĢtır. Kentlerde görülen kültürel, sosyal, toplumsal, ekonomik ve çevresel nitelikli sorunların en baĢında konut ihtiyacı gelmektedir. Ġnsanlar konut ihtiyaçlarını, plana aykırı, plansız ya da gayri resmî yapılar yaparak gidermeye çalıĢmıĢ ve bunun sonucunda hisseli parselleĢme, gecekondulaĢma, imar mevzuatına aykırı yapılar ve mülkiyet sorunları baĢ göstermiĢ, düzensiz ve sağlıksız kentsel bölgeler oluĢmuĢtur. Bu çalıĢmada; yukarıda bahsi geçen sorunların çözümüne yönelik çıkarılan, günümüzde „„Ġmar BarıĢı Yasası‟‟ olarak adlandırılan, "18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe giren, 7143 sayılı, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda DeğiĢiklik Yapılmasına ĠliĢkin Kanunda yer alan 16. Madde‟‟ hakkında neden-sonuç iliĢkilerine dayandırılarak araĢtırmalar yapılıp, bu araĢtırmalar CBS destekli analizler desteklenerek çözüm önerileri sunulmaya çalıĢılmıĢtır. ÇalıĢmada verilere ulaĢmada yaĢanan zorluluklar ve çalıĢma içerisinde de bahsedilmiĢ olan veri kalitesinin düĢük olması gibi durumlar istenilen detaylı analizlerin yapılmasına engel teĢkil etmiĢtir. Türkiye‟de yaklaĢık 13 milyon kiĢiyi yakından ilgilendiren "Ġmar BarıĢı" uygulamasına yapılan rekor baĢvuru; daha önceden çıkarılan onlarca imar affı niteliğindeki diğer düzenlemelerin sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirdiği ve amacına ulaĢmadığını bir kez daha gözler önüne sermiĢtir.
İmar barışının kente etkilerinin incelenmesi: Uşak ili örneği
Türkiye‟de 1950‟li yılların baĢında tarımda makinalaĢma ve sanayileĢmenin oluĢturduğu etkiyle kırsaldan kente göç hız kazanmıĢtır. Kentlerde görülen kültürel, sosyal, toplumsal, ekonomik ve çevresel nitelikli sorunların en baĢında konut ihtiyacı gelmektedir. Ġnsanlar konut ihtiyaçlarını, plana aykırı, plansız ya da gayri resmî yapılar yaparak gidermeye çalıĢmıĢ ve bunun sonucunda hisseli parselleĢme, gecekondulaĢma, imar mevzuatına aykırı yapılar ve mülkiyet sorunları baĢ göstermiĢ, düzensiz ve sağlıksız kentsel bölgeler oluĢmuĢtur. Bu çalıĢmada; yukarıda bahsi geçen sorunların çözümüne yönelik çıkarılan, günümüzde „„Ġmar BarıĢı Yasası‟‟ olarak adlandırılan, "18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe giren, 7143 sayılı, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda DeğiĢiklik Yapılmasına ĠliĢkin Kanunda yer alan 16. Madde‟‟ hakkında neden-sonuç iliĢkilerine dayandırılarak araĢtırmalar yapılıp, bu araĢtırmalar CBS destekli analizler desteklenerek çözüm önerileri sunulmaya çalıĢılmıĢtır. ÇalıĢmada verilere ulaĢmada yaĢanan zorluluklar ve çalıĢma içerisinde de bahsedilmiĢ olan veri kalitesinin düĢük olması gibi durumlar istenilen detaylı analizlerin yapılmasına engel teĢkil etmiĢtir. Türkiye‟de yaklaĢık 13 milyon kiĢiyi yakından ilgilendiren "Ġmar BarıĢı" uygulamasına yapılan rekor baĢvuru; daha önceden çıkarılan onlarca imar affı niteliğindeki diğer düzenlemelerin sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirdiği ve amacına ulaĢmadığını bir kez daha gözler önüne sermiĢtir.
Elektrik arızaları, aydınlatma ve tüketimin kent üzerine etkilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile incelenmesi: Uşak ili örneği
Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), günümüzde birçok alanda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Elektrik Dağıtım şirketlerinde ise CBS, Elektrik Şebekesine ait envanter kayıtlarının tutulduğu, elektriksel sonuçların izlenebildiği, sorgulamalar ve analizler yapılarak raporlanabildiği bir sistem olarak kullanılmaktadır. CBS, kentte bulunan Elektrik Şebekesinin belirli bir zaman aralığındaki arızalarının analizleri yapılarak hangi bölgelerde bakım-onarım çalışmaları yapılacağı ve yatırım kapsamına nerelerin dahil edilmesi gerektiği hakkında karar organlarına yardımcı olmayı hedefler. Kentin ışıklandırılması analiz edilerek kente ne gibi etkiler yaratacağı hakkında bilgi sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca kentin yıllık elektrik tüketim haritaları oluşturularak karar vericilere kentin elektrik ihtiyacı konusunda yardımcı olmayı hedeflemektedir. Dağıtım Şirketinin sorumluluk alanı içinde kalan tüm dağıtım şebekesinin bağlantı modeli CBS üzerinde oluşturulmuştur. Elektrik Şebekesinde oluşan kesintilerde müşterilere çok daha hızlı dönüşler yapılabilmektedir. Ayrıca kesintiye neden olan arıza noktaları yine bu sistem sayesinde hızlı bir şekilde tespit edilerek, kesintiye ilişkin sonuçlar harita tabanlı olarak görsel bir şekilde izlenebilmektedir. Bu sayede kent yaşamını etkileyebilecek olumsuzluklara karşı da bir önlem alınması kolaylaşabilecektir. Bu tez ile, kentte bulunan Elektrik Şebekesinde belirli bir zaman aralığında oluşan arızaların yoğunluk analizleri yapılarak hangi bölgelerde bakım-onarım çalışmaları yapılacağı ve yatırım kapsamına nerelerin dahil edilmesi gerektiği hakkında karar organlarına yardımcı olmak, şehrin ışıklandırılması analiz edilerek kente ne gibi etkiler yaratacağı hakkında bilgi sağlamak ve şehrin yıllar arası elektrik tüketim haritaları oluşturularak karar vericilere kentin elektrik ihtiyacı konusunda yardımcı olmak hedeflenmektedir.
Elektrik arızaları, aydınlatma ve tüketimin kent üzerine etkilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile incelenmesi: Uşak ili örneği
Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), günümüzde birçok alanda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Elektrik Dağıtım şirketlerinde ise CBS, Elektrik Şebekesine ait envanter kayıtlarının tutulduğu, elektriksel sonuçların izlenebildiği, sorgulamalar ve analizler yapılarak raporlanabildiği bir sistem olarak kullanılmaktadır. CBS, kentte bulunan Elektrik Şebekesinin belirli bir zaman aralığındaki arızalarının analizleri yapılarak hangi bölgelerde bakım-onarım çalışmaları yapılacağı ve yatırım kapsamına nerelerin dahil edilmesi gerektiği hakkında karar organlarına yardımcı olmayı hedefler. Kentin ışıklandırılması analiz edilerek kente ne gibi etkiler yaratacağı hakkında bilgi sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca kentin yıllık elektrik tüketim haritaları oluşturularak karar vericilere kentin elektrik ihtiyacı konusunda yardımcı olmayı hedeflemektedir. Dağıtım Şirketinin sorumluluk alanı içinde kalan tüm dağıtım şebekesinin bağlantı modeli CBS üzerinde oluşturulmuştur. Elektrik Şebekesinde oluşan kesintilerde müşterilere çok daha hızlı dönüşler yapılabilmektedir. Ayrıca kesintiye neden olan arıza noktaları yine bu sistem sayesinde hızlı bir şekilde tespit edilerek, kesintiye ilişkin sonuçlar harita tabanlı olarak görsel bir şekilde izlenebilmektedir. Bu sayede kent yaşamını etkileyebilecek olumsuzluklara karşı da bir önlem alınması kolaylaşabilecektir. Bu tez ile, kentte bulunan Elektrik Şebekesinde belirli bir zaman aralığında oluşan arızaların yoğunluk analizleri yapılarak hangi bölgelerde bakım-onarım çalışmaları yapılacağı ve yatırım kapsamına nerelerin dahil edilmesi gerektiği hakkında karar organlarına yardımcı olmak, şehrin ışıklandırılması analiz edilerek kente ne gibi etkiler yaratacağı hakkında bilgi sağlamak ve şehrin yıllar arası elektrik tüketim haritaları oluşturularak karar vericilere kentin elektrik ihtiyacı konusunda yardımcı olmak hedeflenmektedir.
Gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamalarında kullanıcıların yaşadığı sosyo-mekansal sorunlar – Kadifekale örneği
Son yıllarda Dünya'nın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de "kentsel dönüşüm", üzerine çeşitli çalışmalar ve tartışmalar yapılmakta olan bir kavramdır. Literatür incelendiğinde, gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projelerinin kavramsal, ekonomik, coğrafi ve yasal boyutlarını ele alan çeşitli araştırmaların yapıldığı görülmektedir. Ancak, kentsel dönüşümün İzmir örneklemini ele alan çalışmalarda, gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamalarının sosyal boyutunun incelenmesindeki yetersizlik dikkat çekmektedir. Bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak, tamamlanmış bir kentsel dönüşüm projesinin ardından, kullanıcıların yaşadığı sosyo-mekânsal sorunların etken-neden-belirleyicileri ile birlikte tespit edilmesi ve bu sorunların kullanıcılar üzerindeki etkilerinin irdelenmesiyle geliştirilecek önerilerin, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır. Araştırmada, kentsel dönüşüm kavramı ve gecekondu ile mücadelesi Kadifekale Kentsel Dönüşüm Projesi örneklemi üzerinden incelenmiş ve hedef kullanıcılar olarak belirlenmiş olan Kadifekale'den Uzundere Toplu Konutları'na taşınmış bölge halkının dönüşüm süreci ve sonrasında yaşadıkları sosyo-mekânsal sorunlar, nicel araştırma yöntemi olan anket tekniği ve nitel araştırma yöntemi olarak belirlenen bire bir görüşme ve odak grup görüşmesi analizleri ile tespit edilmiştir. Araştırma sonunda, Kadifekale'nin afete maruz bir gecekondu bölgesi olması özelliğinden dolayı geçirdiği kentsel dönüşümün ardından, mecburi olarak "yerinden edilen" bölge halkının ekonomik olarak zorlanmalarının yanı sıra, sosyal ve mekânsal anlamda sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Proje sonrasında, bölgeye fiziksel bir takım olumlu katkıların olduğunu söylemek mümkündür. Ancak, sosyal anlamda "soyutlanma", "yalnızlaşma", "kendini ait hissetmeme" gibi durumların/hissiyatların kullanıcılar üzerinde etkili olduğu açıkça görülmüştür. Bu sebeple, projenin hedeflenen başarısının sosyo-mekânsal anlamda tam olarak sağlanamadığı belirlenen sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler : Gecekondu, Kent, Kentsel Dönüşüm, Kadifekale, Sosyo-Mekânsal Sorunlar, İzmir Kentsel Dönüşüm Uygulamaları
Gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamalarında kullanıcıların yaşadığı sosyo-mekansal sorunlar – Kadifekale örneği
Son yıllarda Dünya'nın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de "kentsel dönüşüm", üzerine çeşitli çalışmalar ve tartışmalar yapılmakta olan bir kavramdır. Literatür incelendiğinde, gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projelerinin kavramsal, ekonomik, coğrafi ve yasal boyutlarını ele alan çeşitli araştırmaların yapıldığı görülmektedir. Ancak, kentsel dönüşümün İzmir örneklemini ele alan çalışmalarda, gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamalarının sosyal boyutunun incelenmesindeki yetersizlik dikkat çekmektedir. Bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak, tamamlanmış bir kentsel dönüşüm projesinin ardından, kullanıcıların yaşadığı sosyo-mekânsal sorunların etken-neden-belirleyicileri ile birlikte tespit edilmesi ve bu sorunların kullanıcılar üzerindeki etkilerinin irdelenmesiyle geliştirilecek önerilerin, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır. Araştırmada, kentsel dönüşüm kavramı ve gecekondu ile mücadelesi Kadifekale Kentsel Dönüşüm Projesi örneklemi üzerinden incelenmiş ve hedef kullanıcılar olarak belirlenmiş olan Kadifekale'den Uzundere Toplu Konutları'na taşınmış bölge halkının dönüşüm süreci ve sonrasında yaşadıkları sosyo-mekânsal sorunlar, nicel araştırma yöntemi olan anket tekniği ve nitel araştırma yöntemi olarak belirlenen bire bir görüşme ve odak grup görüşmesi analizleri ile tespit edilmiştir. Araştırma sonunda, Kadifekale'nin afete maruz bir gecekondu bölgesi olması özelliğinden dolayı geçirdiği kentsel dönüşümün ardından, mecburi olarak "yerinden edilen" bölge halkının ekonomik olarak zorlanmalarının yanı sıra, sosyal ve mekânsal anlamda sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Proje sonrasında, bölgeye fiziksel bir takım olumlu katkıların olduğunu söylemek mümkündür. Ancak, sosyal anlamda "soyutlanma", "yalnızlaşma", "kendini ait hissetmeme" gibi durumların/hissiyatların kullanıcılar üzerinde etkili olduğu açıkça görülmüştür. Bu sebeple, projenin hedeflenen başarısının sosyo-mekânsal anlamda tam olarak sağlanamadığı belirlenen sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler : Gecekondu, Kent, Kentsel Dönüşüm, Kadifekale, Sosyo-Mekânsal Sorunlar, İzmir Kentsel Dönüşüm Uygulamaları
Afet riski altındaki Muratlar Köyü'nde yer değiştirme/ değiştirememe sürecinin incelenmesi
Afet riski ve köy yerleşimleri ilişkisi açısından, ülkemizde yaşanan afetler öncelikle köyleri etkilemekte, bu durum dayanıksız malzemelerle, plansız şekilde inşa edilen köy konutlarının zarar görmesine neden olmaktadır. Tez çalışmasına konu olan Muratlar Köyü, 1980-90 yılları arasında önce heyelan bölgesi olarak görülmüş, daha sonra kaya düşme riskinin yüksek olmasından dolayı, köyün taşınmasına karar verilmiştir. Köyü bulunduğu yerin 1 km doğusuna taşımak için proje başlatılarak, yeni yerleşim yeri için 15 adet betonarme konut inşa edilmiş, ancak köyün yer değiştirme süreci tamamlanamamıştır. Bu durum köy halkının büyük bir kısmının eski köyde, az bir kısmının da yeni köyde yaşamasına neden olmuştur. Çalışmanın amacı, afet riski altındaki Muratlar Köyü'nde yer değiştirme/değiştirememe sürecini neden ve belirleyicileriyle inceleyerek, benzer alanlarda gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm çalışmaları için, izlenecek yolu ve olası çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak benzer projelerin varlığı incelenmiştir. Alan araştırmasında, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme (mülakat) tekniği kullanılarak, köy sakinleri (15'i eski köy, 8'i yeni köy) ile mülakat yapılmış, elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, afet riski ve kentsel dönüşüm ilişkisi açısından köylerinde, kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında ele alınması gerektiği, benzer projelerde devletin, yerel yönetimlerin proje sürecine müdahale ederek ve köy sakinlerininde katılımını sağlayarak, projelerin tamamlanması gerektiğine varılmıştır.
Afet riski altındaki Muratlar Köyü'nde yer değiştirme/ değiştirememe sürecinin incelenmesi
Afet riski ve köy yerleşimleri ilişkisi açısından, ülkemizde yaşanan afetler öncelikle köyleri etkilemekte, bu durum dayanıksız malzemelerle, plansız şekilde inşa edilen köy konutlarının zarar görmesine neden olmaktadır. Tez çalışmasına konu olan Muratlar Köyü, 1980-90 yılları arasında önce heyelan bölgesi olarak görülmüş, daha sonra kaya düşme riskinin yüksek olmasından dolayı, köyün taşınmasına karar verilmiştir. Köyü bulunduğu yerin 1 km doğusuna taşımak için proje başlatılarak, yeni yerleşim yeri için 15 adet betonarme konut inşa edilmiş, ancak köyün yer değiştirme süreci tamamlanamamıştır. Bu durum köy halkının büyük bir kısmının eski köyde, az bir kısmının da yeni köyde yaşamasına neden olmuştur. Çalışmanın amacı, afet riski altındaki Muratlar Köyü'nde yer değiştirme/değiştirememe sürecini neden ve belirleyicileriyle inceleyerek, benzer alanlarda gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm çalışmaları için, izlenecek yolu ve olası çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak benzer projelerin varlığı incelenmiştir. Alan araştırmasında, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme (mülakat) tekniği kullanılarak, köy sakinleri (15'i eski köy, 8'i yeni köy) ile mülakat yapılmış, elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, afet riski ve kentsel dönüşüm ilişkisi açısından köylerinde, kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında ele alınması gerektiği, benzer projelerde devletin, yerel yönetimlerin proje sürecine müdahale ederek ve köy sakinlerininde katılımını sağlayarak, projelerin tamamlanması gerektiğine varılmıştır.