
945
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmada; ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan Türkçe dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları karşılaştırılmıştır.Yeterince ön hazırlık çalışması yapılmadan uygulamaya konulduğu eleştirilerine maruz kalan ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı? temele alan öğretim programlarının ilk aşamada sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca bir öğretim programının uygulanış biçimi ve başarısı, her şeyden önce öğretmenlerin bu konudaki tutum ve becerilere ne kadar sahip olduklarına bağlıdır. Çünkü hangi öğrenme yaklaşımı temele alınırsa alınsın öğretim programı uygulamalarının öğretmenler tarafından içselleştirilmesi, öğretim programlarının başarılı olmasındaki temel etkenlerdendir. Nitelikli eğitim için nitelikli öğretim programları ne kadar gerekliyse nitelikli öğretim programları için de nitelikli öğretmen gereklidir ve ön koşuldur.Millî Eğitim Bakanlığı, 2005?2006 öğretim yılından itibaren ilköğretim I. Kademe (1?5.) sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı benimseyen öğretim programlarını uygulamaya başlamıştır. Öte yandan da II. Kademede (6. , 7. ve 8. sınıflar) 2006/2007 öğretim yılında 6. sınıftan başlamak üzere ve birer öğretim yılı arayla ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?na kademeli geçişi öngörmüştür.Araştırmada, 2005?2006 öğretim yılında ilköğretim okulu 1?5. sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile henüz ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya başlamayan ve 6. , 7. ve 8. sınıflarda ?Davranışçı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya devam eden Türkçe dal öğretmenlerinin, Türkçe derslerindeki sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak bu yaklaşımların ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algılarına etkileri incelenmeye çalışılmıştır. İki yaklaşımın da henüz uygulamada olduğu geçiş döneminde yapılan bu araştırmayla, iki yaklaşımın karşılaştırılması fırsatı yakalanmıştır.Araştırmada, 200'ü sınıf öğretmeni, 200'ü Türkçe dal öğretmeni, 600'ü I. Kademe (3. , 4. ve 5. sınıf) öğrencisi ve 600'ü II. Kademe (6. , 7. ve 8. sınıf) öğrencisi olmak üzere toplam 1600 ölçek uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 15 sınıf öğretmeni, 15 Türkçe dal öğretmeni ile bunların birer öğrencisi olmak üzere toplam 30 öğretmenin ve 30 öğrencinin görüşlerine başvurulmuş, sınıf gözlemi ve doküman incelemesi yapılmıştır. Böylece araştırma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, deneklerin ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı Ölçeği?nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır, varyansların homojen dağılıp dağılmadığının belirlenebilmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği Testi (Levene's Test for Equality of Variences) uygulanmıştır. Yapılan T-testinde varyansların homojen olması durumunda eşit dağılım varsayımı (Equal Variances Assumed), homojen olmaması durumunda da eşit olmayan dağılım varsayımı (Equal Variances Not Assumed) kullanılarak sig (2 tailed) değerlerine bakılmıştır ve gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı buna göre belirlenmiştir. Benzer biçimde varyansların homojen olması durumunda deneklerin ölçek maddelerine verdikleri yanıtlar arasında okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır, ayrıca bu durumda hangi gruplar arasında fark olduğunu belirlemek için de Mann Whitney U-testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe derslerinde ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları karşılaştırıldığında; sınıf öğretmelerinin genelde, sınıf yönetimi uygulamaları konusunda ve özelde de Sınıf Örgütlenmesi, Öğrenme İklimi, Öğrenme Süreci ve Değerlendirilmesi, Eğitim Teknolojisinden ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarından Yararlanma, Çoklu Zekâ Uygulamaları, Yaparak Yaşayarak Öğrenme, Öğrenilenlerin Sorgulanması, Öğrenci Gelişimi boyutlarında olmak üzere Türkçe dal öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir.Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden olan gözlem, görüşme ve doküman incelemesi ile elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür.
Yabancı dil öğretiminde dil bilgisi çeviri yöntemi ve iletişimci yaklaşım uygulamalarının öğrencilerin öğrenme becerileri üzerindeki etkisi
Bu çalışma, yabancı dil öğretiminde kullanılan dilbilgisi çeviri yöntemi ile iletişimci yaklaşımın, öğrencilerin öğrenme düzeyleri üzerindeki etkileri arasındaki farklılığı ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, öncelikle basılı kaynaklar taranmış, yabancı dil öğretiminde kullanılan yöntem ve yaklaşımlar hakkında bilgi verilmiş, sonrasında dilbilgisi çeviri yöntemi ile iletişimci yaklaşım üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama kısmı, 2007?2008 öğretim yılı ikinci döneminde Malatya Beydağı Abdulkadir Eriş Anadolu Lisesi'ndeki iki 10. sınıf üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada denk olmayan kontrol gruplu ön-test son-test deneysel desen kullanılmıştır. Uygulamadan önce kırk soruluk bir test hazırlanarak, doksan öğrenciye verilmiş, madde analizinden sonra yirmibeş soruluk bir test elde edilmiştir. Bu test, deney ve kontrol gruplarına ön-test olarak verilmiştir. Ardından, İngilizce öğretim programından seçilen ?birinci tip ve ikinci tip şart cümleleri? konusu, kontrol grubuna dilbilgisi çeviri yöntemi ile deney grubuna iletişimci yaklaşımla sekiz ders saati süresince toplam iki hafta işlenmiştir. Bu sürecin sonunda öğrencilere son-test verilmiştir. Test ortalamaları arasındaki farkların anlamlı olup olmadığı; bağımlı ve bağımsız gruplar t testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, iletişimci yaklaşımın kullanıldığı deney gurubu ile dilbilgisi çevri yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun akademik başarı düzeylerinde deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür.
Müzik sektörümüzün müzik hayatımız açısından durumu ve değerlendirilmesi
Bu araştırmada müzik sektörünün, müzik hayatı açısından durumu ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu amaçla, müziğin tanımı, bir sektör haline dönüşmesindeki tarihsel süreci, müzik sektörümüzün gelişimi, problemleri, bu günkü durumu ve değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmış, topluma, dolayısı ile de toplum kültürüne etkileri incelenip, Türkiye'deki mevcut müzik sektörünün geçmişte var olmuş ve günümüzde var olan problemlerinin nedenleri ve çözümüne ilişkin görüşler öne sürülmüştür. Araştırma için bu konunun seçilmiş olmasında, etkileşim sırasına göre, müziğimizin, müzik sektörümüzün, müzik kültürümüzün ve milli kültürümüzün yaşadığı olumlu ve olumsuz gelişmelere ışık tutması ve çözüm yolları getirmesi açısından önemli olması etken olmuştur. Araştırma için gerekli verilere; derleme, konuyla ilgili eserlerin ve söylemlerin taranması yoluyla ulaşılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, insanlık tarihi ile yaşıt olan müzik, zaman içinde dünyanın ve insanların gelişimine paralel olarak büyüyüp bir sektör halini almıştır. Müzik sektörünün ülkemizde doğuşu ve gelişimi diğer dünya ülkeleri ile paralel bir şekilde ilerlemiştir. İçerisinde birçok meslek grubu ve insanı çalıştıran müzik sektörü gelişen teknoloji nedeni ile değişim dönemlerinde çeşitli problemler yaşamış ve yaşamaktadır. Müzik sektörü, zamanın ve teknolojinin bize getirileri olan gazeteler, dergiler, televizyonlar ve internetten olumlu ve olumsuz etkileşimler almıştır. İnsanların müzik beğenilerine, eğitim durumlarına ve kültürlerine göre şekillenen müzik sektörümüz, müziğimizin ve mili kültürümüzün de bir aynası olmaktadır. Bu sonuçlar ışığında, müzik sektörümüzün mevcut problemlerinin çözümüne ilişkin, devletin yetkili organlarınca düzenlenecek olan kanunlar ve politikalar büyük önem taşımaktadır. Eğitime verilen önem, basın-yayın kuruluşlarının yayın politikaları, yasalar, cezai yaptırımlar denetlemeler ve en önemlisi bilinçlilik ve farkındalılık gibi sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde ilerleyip planlanan bir kültür politikası ile müzik sektörümüz, müzik kültürümüz ve milli kültürümüz olumlu gelişimlerine devam edecektir.
Okuduğunu anlama becerisinin ilköğretim ikinci kademe matematik dersindeki akademik başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı, Okuduğunu Anlama Becerisinin İlköğretim İkinci Kademe Matematik Dersindeki Akademik Başarıya Etkisi'ni belirlemektir. Bu nedenle tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 71 resmi ilköğretim okulunun 6. sınıf öğrencileri, örneklemini ise farklı sosyoekonomik çevrelerdeki okullardan ?sistematik tesadüfî (katmanlı) örnekleme? yoluyla alınan 300 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama amacıyla Okuduğunu Anlama Başarı Testi ile Matematik Başarı Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 16.0 paket programı kullanılmış; Öğrencilerin Okuduğunu Anlama Becerisi ve Matematik başarısı arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı hesaplanmış ayrıca Frekans (f), Yüzde (%) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t test, Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U, Kruskall Wallis H gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri ile matematik başarıları arasında yükseğe yakın bir ilişki olduğu (R=0,68); Cinsiyetlerine ve kitap okuma sıklıklarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir farkın olmadığı, cinsiyetlerine ve kitap okuma sıklıklarına göre öğrencilerin matematik başarıları arasında anlamlı bir farkın olmadığı; öğrencilerin soru çözerken okuduğunu anlamada zorlanıp zorlanmama durumlarına ve okulun sosyo-ekonomik düzeyine göre okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir fark olduğu, yine öğrencilerin soru çözerken okuduğunu anlamada zorlanıp zorlanmama durumlarına ve okulun sosyo-ekonomik düzeyine göre matematik başarıları arasında anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Okuduğunu Anlama, Matematik Başarısı, Sonucu Görmeye Dönük Değerlendirme, İlköğretim Altıncı Sınıf
İlköğretim okullarında örtük program faaliyetlerinin saptanması
Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin sınıf içerisinde ve sınıf dışındaki davranışları ve okulun fiziksel düzenlemeleri ve okul idaresinin öğrencilerle olan ilişkileri konusunda öğrenci görüşlerinden hareket ederek okulun ve öğretmenlerin kasıtlı ve ya kasıtsız oluşturduğu örtük programı incelemektir. Araştırmada örtük programla ilgili yurt içi ve yurt dışı kaynaklar taranarak örtük programın teorik temelleri, örtük programın düzeyleri, örtük programın boyutları ve örtük program ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın evrenini, Malatya il merkezindeki devlet okullarında ve özel okullarda, ilçe merkezindeki ve köylerindeki devlet okullarında öğrenim görmekte olan beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Evreni temsil edecek örneklem seçiminde ?tabakalı örnekleme? yöntemi kullanılmıştır. Örnekleme alınan okulların ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen, öğrenci görüşlerine göre, öğretmenlerin örtük davranışlarının, okul idaresinin öğrencilerle olan örtük iletişiminin ve okulun fiziksel yapısının öğrenci davranışları üzerindeki etkisini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanan anket uygulanmıştır. Bu anketle öğrencilerin örtük olarak ?demokratik davranabilme?, ?özerk davranabilme?, ?sorumluluk alma? , ?adil davranma?, ?düzenli olabilme? ?dakik olabilme? , ?okul kurallarına uygun giyinebilme? , ?başladığı işi bitirebilme? , ?etik davranabilme? , ?itaat etme? , ?okulun ve toplumun kurallarına uyabilme? , ?milli duyguya sahip olabilme?, ?rekabet edebilme? gibi becerileri kazanma dereceleri belirlenmiştir. Uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizi SPSS 15.00 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Dağılımın özellikleri incelenmiş, veriler uygun istatistiksel teknikler kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğretmenlerin resmi program dışındaki etkinlikleri, sınıf içerisinde, okul içerisinde ve okul dışındaki davranışları örtük olarak öğrencilerin ?demokratik davranabilme? , ?özerk davranabilme?, ?sorumluluk alma? , ?adil davranma?, ?düzenli olabilme? ?dakik olabilme? , ?okul kurallarına uygun giyinebilme? , ?başladığı işi bitirebilme? , ?etik davranabilme? , ?itaat etme? , ?okulun ve toplumun kurallarına uyabilme? , ?milli duyguya sahip olabilme?, ?rekabet edebilme? gibi becerileri kazanmasında etkili olmaktadır. Öğretmenlerin örtük etkinlikleri sonucunda kazanılan beceriler toplumsal tabakalara göre farklılık göstermektedir. Örneğin, hem orta tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarında, hem de kırsal alan ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler, örtük olarak alt tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarındaki öğretmenlere göre öğrencilerine daha fazla ?demokratik davranabilme? becerisini kazandırmaktadırlar. Diğer taraftan orta tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler, özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden daha fazla, öğrencilerine ?özerklik ve sorumluluk alma becerilerini? kazanabilme fırsatı sunmaktadırlar. Kırsal alan ilköğretim okullarında ve alt tabaka öğrencilerinin devam ettikleri ilköğretim okullarında öğrenciler, adil muamele ile karşılaşmazlarken, orta tabaka öğrencilerinin yoğun olarak bulunduğu ilköğretim okullarında ve özel ilköğretim okullarında öğrenciler öğretmenlerinden adil muamele görmektedirler. Bu durum, orta tabakanın yoğun olduğu ilköğretim okullarına ve özel ilköğretim okullarına devam eden öğrencilerin örtük olarak daha fazla ?adil davranabilme? becerisini kazanmalarına olanak tanımaktadır.Öğretmenlerin resmi program dışındaki eğitsel etkinlikleri ve davranışları gizli olarak öğrencilere ?kendine değer verme? davranışını kazandırmaktadır. Orta tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarında ve özel ilköğretim okullarına devam eden öğrenciler öğretmenlerinin resmi program dışındaki etkinlik ve davranışlarından, kırsal alan ilköğretim okullarına ve özel ilköğretim okullarına devam eden öğrencilere göre daha fazla ?ben değerliyim? mesajını almaktadırlar.Yine kırsal alan ilköğretim okullarında ve alt ve orta tabaka öğrencilerinin yoğun oldukları ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler masalarını her zaman düzenli tutarak öğrencilerine örtük bir biçimde ?düzenli olma? mesajını özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlere göre daha fazla vermektedirler.Öğretmenlerin resmi program dışındaki etkinlik ve davranışları öğrencilerin örtük olarak ?düzenli olma? , ?okul kurallarına uygun giyinme? , ?başladığı işi bitirebilme? , ?dakik olabilme? davranışlarını kazanmalarında etkili olabilmektedir. Ancak, bu etkilerin derecesi sosyal tabakalara göre farklılaşmaktadır. Mesela, kırsal alan ilköğretim okullarında ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler, sınıflarına tam zamanında gelmek suretiyle öğrencilerine ?dakik olma? mesajını, alt ve orta tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlere görev yapan öğretmenlere göre daha fazla vermektedirler.Sınıf içerisinde, örtük programın resmi programla uyuşan ve uyuşmayan yönleri bulunmaktadır. Mesela bütün öğrencilerin ?Yeşilay haftasının kutlanmasından, din dersinde Hz. Muhammed'in hayatının anlatılmasından, İstiklal Marşı söylenirken öğretmenlerin İstiklal Marşı'na saygılı davranmalarından, andımızın söylenmesinden, On Kasım törenlerinden, okul duvarlarında asılı bulunan tarihi resimlerden olumlu mesajlar aldıkları tespit edilmiştir. Bu mesajların sonuncunda öğrenciler resmi programın amaçlarıyla örtüşen, sigara ve zararlı uyuşturucu madde kullanmama, İstiklal Marşı söylenirken uygun davranış sergileme, Hz. Muhammed'in davranışlarını içselleştirme, Atatürk'e ve Türk Kahramanlarına saygı duyma, Türk Kültürünü ve Atatürk İlke ve İnkılâplarını özümseme, Türk büyükleri ile onur duyma gibi davranışları kazanmışlardır. Bunun yanında, okuldaki başarılı öğrencilerin resimleri ve tabloları öğrencilerde ?başarılı olabilme? davranışını kazandırması gerekirken, resmi program ile zıtlaşan ?rekabet etme? davranışının kazanılmasında etkili olmuştur.Kırsal alan ilköğretim okullarına ve alt tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarına devam eden öğrenciler örtük olarak öğretmenlerinin dinsel görevleri yerine getiren öğrencilere daha fazla not verdikleri düşüncesini taşımaktadırlar. Öğretmenlerin örtük davranışları öğrencilere örnek davranış olarak yansımakta ve öğrencilerin davranış kazanmalarında etkili olmaktadırlar. Ancak öğretmenlerin bu örtük davranışlarının öğrenci kazanımlarına olan etkisinin derecesi, sosyal tabakalara göre farklılaşmaktadır. Mesela, kırsal alan ilköğretim okullarına ve alt tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu okullara devam eden öğrencilerin örtük olarak öğretmenlerinin kılık kıyafetlerinden orta tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarına ve özel ilköğretim okullarına devam eden öğrencilere göre daha fazla etkilendikleri, İstiklal Marşı törenlerine öğretmenlerinin katılmasından, kurallara uygun olarak söylemelerinden, saygılı davranışlardan İstiklal Marşı söyleme veya saygı ile dinleme mesajını daha fazla aldıkları tespit edilmiştir.Öğretmenlerin resmi program dışındaki etkinlikleri ve davranışları örtük olarak ölçme ve değerlendirme sürecini etkilemektedir. Bu etkileme derecesi farklı sosyal tabakalara mensup öğrencilerin yoğun olduğu ilköğretim okullarına göre farklılaşmaktadır.Kırsal alan ve alt tabakaya mensup öğrencilerin daha yoğun olduğu ilköğretim okullarında öğrencilerin öğretmenlerine, arkadaşlarına saygılı davranmaları, sessizce dersi dinlemeleri, idarenin verdiği görevleri yerine getirmeleri öğretmenlerinden hak ettiklerinden fazla başarı puanı almalarını sağlamaktadır. Bu durum örtük olarak, kırsal alan ve alt tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarına devam eden öğrencilerde, orta tabakaya mensup öğrencilerin yoğun olduğu ilköğretim okullarına ve özel ilköğretim okullarına devam eden öğrencilere göre daha fazla itaat etme, kurallara uyma davranışlarını kazanmalarına neden olmaktadır.Diğer taraftan kırsal alan ve alt tabaka öğrencilerinin yoğun olduğu ilköğretim okullarına devam eden öğrenciler, ?öğretmen sınıf içerisinde otoritedir? ve ?sınıf içerisinde disiplinin sağlamak için öğretmen otoritesine gerek vardır ? mesajlarını örtük olarak, özel ilköğretim okullarına ve orta tabakaya mensup öğrencilerin yoğun olduğu ilköğretim okullarına devam eden öğrencilere göre daha fazla almaktadırlar.Öğretmenlerin resmi program dışındaki davranışları ve etkinlikleri örtük olarak; ?sadık olma? , ?okulun ve toplumun kurallarına uyma? , ?etik davranma? davranışlarının kazanılmasında etkili olmaktadır. Özellikle özel ilköğretim okullarında öğretmenlerin resmi program dışındaki davranışları öğrencilere ?sadık olma? kazandırılmasında etkili olmaktadır.Kırsal alan ve alt tabakaya mensup öğrencilerin yoğun olduğu ilköğretim okullarındaki öğrencilerin ?dinsel görevlerini yerine getiren öğrencilere öğretmenlerin daha fazla puan verdiklerini algılamaları ve bu kanaati taşımaları örtük olarak bu öğrencilerde ?dinsel görevlerini yerine getirme? davranışının kazanılmasını sağlamaktadır.Öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecinde kullandıkları ölçme araçları ve test yazılı yoklama gibi ürünün değerlendirilmesini esas alan ölçme yöntemleri örtük olarak öğrencilerin pasifleşmesine neden olmaktadır.Öğretmenlerin öğretim süreci içerisindeki davranışları örtük olarak öğrencilerin başarılı olabilmek için farklı öğretim stilleri ve kestirme stratejiler geliştirmelerini sağlamaktadır.Öğretmenlerin sigara içme, dedikodu yapma gibi olumsuz davranışları örtük olarak öğrencilerin olumsuz davranış kazanmalarına neden olurken, öğretmenlerin olumlu davranışlar, faydalı kitaplar, yararlı televizyon programları, okul kurallarındaki konularında öğrencilerini bilgilendirmeleri ise örtük olarak öğrencilerin olumlu davranışlar kazanmalarında etkili olmaktadır.Sınıf içerisinde öğrenciler ?dersi dinlememe? , ?ara sıra dersi bölme? davranışları göstererek örtük olarak öğretmenlerine direnç göstermektedirler. Öğrenciler, örtük olarak öğretmenlerini çok temiz, düzenli ve adil olarak görmek istemektedirler. Okulların fiziksel yapıları, duvar resimleri, madalyalar, plaketler, başarılı öğrenci tabloları örtük olarak öğrencilerin davranışlarını etkilemektedir. Okullarda örtük olarak ödül verme sistemi, ceza verme sisteminden daha çok kullanılmaktadır.
Fen ve teknoloji dersinde tahmin et-gözle-açıkla yöntemi ile desteklenmiş yansıtıcı düşünmeye dayalı etkinlik uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu ara?tırmada, Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklere göre 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde çe?itli öğrenme ürünlerine etkisi incelenmi?tir. Ara?tırmada kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmı?tır. Ara?tırmanın çalı?ma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan Beyaz Tebe?ir ?lköğretim Okulu 7/A ve 7/B sınıflarına devam eden öğrenciler olu?turmaktadır. Yansız atama ile 7/A sınıfı Deney, 7/B sınıfı ise Kontrol grubu olarak atanmı?tır. Ara?tırma sekiz hafta sürmü?, deney grubunda Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların (TGA formu, öğrenme yazıları, anla?malı öğrenme, amaçlı grup tartı?maları, kendine soru sorma, kendini değerlendirme), kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinlikler uygulanmı?tır. Dersler her iki grupta da uygulama öğretmeni tarafından yürütülmü?tür. Ara?tırmada veri toplama aracı olarak; Ba?arı Testi, Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi ve Akademik Risk Alma Ölçeği kullanılmı?tır. Ba?arı testi ve Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği ara?tırmacı tarafından geli?tirilmi?tir. Bilimsel süreç becerileri testi Enger & Yager (1998) tarafından geli?tirilmi? ve Koray, Köksal, Özdemir ve Presley (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Akademik risk alma ölçeği ise viClifford (1991) tarafından geli?tirilmi? ve Korkmaz (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Ara?tırmadan elde edilen verilerin analizinde ili?kili örneklem t- testi,ili?kisiz örneklem t-testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmı?tır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlı farkın bulunduğu durumlarda ortaya çıkan farkın büyüklüğü etki değeri ile incelenmi?tir. Ara?tırma sonucunda, 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde Tahmin Et?Gözle?Açıkla (TGA) Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Etkinliklerin uygulandığı deney grubu ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklerin uygulandığı kontrol grubukar?ıla?tırıldığında; a) ba?arı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırb) kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır c) Madde ve Deği?im öğrenme alanına yönelik tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır.c) bilimsel süreç becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırd) akademik risk alma davranı?ları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır ?eklindeki tüm denenceler kabul edilmi?tir. Elde edilen bulgular ilgili literatür ı?ığında tartı?ılmı?tır. Anahtar Sözcükler: TGA Yöntemi, Yansıtıcı Dü?ünme, Fen Öğretimi, Etkinlik Değerlendirme.
Ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller
Bu araştırma ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engellerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırma İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy, Sultanbeyli, Kartal ilçelerindeki Anadolu liselerinde, genel liselerde ve fen liselerinde görev yapan 119 yönetici üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Bu araştırmada yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engellerin cinsiyet, görev, kıdem, öğretmen sayısı, okul türü, görev yapılan okul türü (devlet-özel) değişkenlerine göre farklılıkları incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler yöneticinin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller ölçeği anketi ile toplanmış ve anketler yöneticiler okullarında birebir ziyaret edilerek uygulanmış ve gereken yerlerde açıklamalar yapılmıştır. Anket 36 sorudan oluşmaktadır.Araştırmada kullanılan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller ölçeği dört alt faktörden oluşmaktadır. Veriler %(yüzde), t-testi, Anova (Tekyönlü varyans analizi), scheffe testi yapılarak yorumlanmıştır.
Kant ve Rousseau'nun insan doğası ve eğitim anlayışları
Bu çalışma, 18 yüzyıl Aydınlanma filozofu olmalarına rağmen çağımızın sorunlarına ışık tutan, düşünce tarihinde önemli etkiler bırakmış ve halen bunu devam ettiren iki büyük düşünür Rousseau ve Kant'ın felsefelerinde insan doğası ve eğitim arasındaki ilişkileri ortaya koymayı, yeri geldikçe de karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırma, literatür incelemeye dayalı basılı, yazılı kaynaklardan yararlanarak gerçekleştirilmiştir. Kant ile özgürlük hakkındaki aykırı görüşleriyle birçok çevrede tepkiyle karşılanan Rousseau'nun en önemli ortak noktası, her iki düşünürün ilk olarak insanın doğuştan saf, temiz ve iyi olduğunu öne sürmeleridir. Fakat toplum ve siyaset hakkındaki görüşlerinin farklılığı gerek etik alanda gerekse eğitim alanında farklı sonuçlara ulaşmalarına neden olmuştur. Bu bağlamda Rousseau, insanın doğal gelişimine, doğaya ve doğallığa uygun olarak şekillenen bir eğitim verilmesi gerektiğini savunurken Kant, aklı kendisine inceleme konusu yaparak ideal bir eğitimi, insanın arzu ve eğilimlerine göre değil, aklın ilkelerine diğer bir ifadeyle ahlak yasasına uygun bir şekilde yetiştirilmesinde görür. Dolayısıyla Kant, gerçek eğitimi, insan doğasını disiplineetmek suretiyle onu kültürleme, medenileştirme ve ahlâkileştirme süreci olarak değerlendirmesiyle Rousseau'dan ayrılır. Anahtar Kelimeler:Eğitim, İnsan Doğası, Kant,Rousseau
Bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin normal ve üstün zekalı öğrencilerin yazma performanslarına etkisi
Bu araştırmada karma öğretim tasarımına dayalı bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin, ilköğretim 5.sınıf düzeyindeki üstün ve normal zekalı öğrencilerin Türkçe dersindeki yazma performanslarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden 'öntest sontest kontrol gruplu desen' uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim 5. sınıf düzeyinde deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 üstün zekalı ve deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 normal zekalı toplam 60 öğrenciden oluşmuştur. Uygulama deney 1 gruplarında karma öğretim tasarımına dayalı bireysel blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle, deney 2 gruplarında ise karma öğretim tasarımına dayalı işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle ve kontrol gruplarında yüzyüze yazma öğretimiyle sürdürülmüştür. Öntest ve sontest olarak uygulanan sınav kağıtları, 'Yazma Performansı Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak üç sınıf öğretmeni tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeci uyumu Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş olup yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı korelasyon bulunmuştur. Veriler Mann Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezi kapsamında üstün, ikinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın üçüncü hipotezi kapsamında üstün zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 2 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın dördüncü hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Araştırmanın beşinci hipotezi kapsamında üstün zekalı, altıncı hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve deney 1 grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın yedinci hipotezi kapsamında ise üstün zekalı, sekizinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1, deney 2 ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazma performanslarının cinsiyete göre anlamlı fark göstermediği bulunmuştur.
Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli
Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.