Yıldız Technical University
Discipline

Turkish Language and Literature

Yıldız Technical University

4,677

Archived Theses

15

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kaside-i Münferice ve İsmail Ankaravî'nın Hikem-i Münderice fi Şerhi'l-Münferice'si

Arap mutasavvıflardan İbnü'n-Nahvî'nin vefatından yaklaşık beş yüzyıl sonra yazılmış olan İsmail Ankaravî'nin Hikem-i münderice fî şerhi'l-Münferice isimli şerhini inceleyerek onun özelliklerini ve kıymetini ortaya koymayı hedefleyen çalışmamız giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır.Tezin birinci bölümünde, bahsi geçen şerhe kaynaklık eden metnin yazarı olan İbnü'n-Nahvî'nin hayatı, tasavvufî kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Ardından şerhin kaynak metni olan Münferice kasidesi hakkında genel bilgi verilerek üzerinde yapılan çalışmalar ve klasik Türk edebiyatındaki yerine ışık tutarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, bahsi geçen şerhin yazarı olan Ankaravî'nin hayatı ve eserleri üzerinde kısaca durulmuştur. Daha sonra çalışmamızın konusu olan Münferice şerhi değerlendirilmiş, onun şerh metodu üzerinde durulmuş ve yararlanılan kaynaklar gruplandırılarak ele alınmıştır.Çalışmamızın üçüncü bölümünü de adı geçen şerhin Latinize edilmiş metni teşkil etmektedir. Metin, Süleymaniye Ktp. Nuruosmaniye (4039/1) numaradaki nüsha esas alınarak okunmuştur.

EdebiyatHikem-i Münderice fi Şerhi'l-MünfericeTürk edebiyatı+3
Hassan Alzyuot
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Şerîf Mehmed'in Mensur Ferruh u Hümâ hikâyesi [İnceleme-metin (76b-154b)]

Bu tezde XVI. yüzyıl sonları ile XVII. yüzyıl başlarında yaşamış olan Türk Edebiyatı mütercim ve müelliflerinden Şerîf Mehmedin Türkçe yazmış olduğu Mensur Ferruh u Hümâ Hikâyesi incelenmiştir. Şerîf, bu mensur hikâyeyi Gazanfer Ağanın aracılığı ve Sultan III. Mehmedin emriyle manzum bir eserden nesre çevirmiştir. Hikâyenin konusu Ferruh ile Hüma arasındaki beşerî aşktır. Eserin dört nüshası bulunup (Berlin Staatsbibliothek, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Sadberk Hanım Müzesi Kütüphanesi, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi) bu çalışma hazırlanırken musannif hattıyla kaleme alındığı belirtilmiş olan Topkapı-Revan nüshası esas alınmıştır. Bu çalışma Ferruh u Hümâ hikâyesinin metin incelemesi, nüshalarının tanıtımı ve değerlendirilmesi ile transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şerîf Mehmed, Ferruh u Hümâ, mensur, hikâye.

16. yüzyıl17. yüzyılEdebiyat+6
Zeynep Namoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimattan II. meşrutiyete Türk edebiyatında biyografi

Tanzimat dönemi, Türk Edebiyatında Batı edebiyatının tesiriyle yeni edebî türlerin ortaya çıktığı, önceden beri var olan türlerin de değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde değişim gösteren edebî türlerden biri de biyografidir. Biyografi hakkında yapılan çalışmalarda genellikle bu edebî türün Eski Türk Edebiyatındaki tezkire geleneğinden etkilendiği ancak Tanzimat döneminden itibaren yavaş yavaş Batı edebiyatı etkisine girdiği anlatılır. Fakat bu çalışmalar söz konusu gelişimin seyrini gösterecek yapıda değildir. Elinizdeki tez çalışması, söz konusu eksikliği gidermek amacıyla yapılmıştır ve 1860-1908 yılları arasında biyografi türünde yayınlanan matbu eserlerin incelenmesinden müteşekkildir. Böylece Tanzimat döneminden II. Meşrutiyet dönemine kadar geçen zaman içinde biyografik eserlerin tezkire geleneğinden ayrılarak Batılı anlamda biyografi türüne nasıl yaklaştığı gösterilmek istenmiştir. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde öncelikle 'Türk Edebiyatı'nda Biyografi Türünün Gelişimi' üzerinde durulmuştur. Bu bölümde Tanzimat Dönemi Edebiyatından önce farklı adlar altında var olan biyografi geleneğinden bahsedilmiştir. İkinci olarak ise 'Tanzimattan İkinci Meşrutiyete Biyografi' başlığı altında türün, araştırdığımız dönemdeki gelişimi kısaca anlatılmıştır. Çalışmamızın ana bölümünü Tanzimattan II. Meşrutiyete kadar yazılan biyografi türündeki eserlerin incelemeleri oluşturur. Bu bölümde söz konusu dönemde Türk Edebiyatında yazıldığı ve yayınlandığı tespit edilen eserlerle ilgili incelemeler yer almaktadır. Bu incelemelerden hareketle varılan sonuçlar, çalışmamızın 'Sonuç' bölümünde dile getirilmeye çalışılmıştır.

BiyografiEdebiyatMeşrutiyet II+2
Gül Ayşe Akar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kutadgu Bilig'in sözvarlığı açısından açıklamalı sözlüğü

Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışma Reşit Rahmati Arat tarafından yapılan Kutadgu Bilig III İndeks (İndeksi yayına hazırlayanlar: Kemal ERASLAN-Osman F. SERTKAYA - Nuri YÜCE, İstanbul 1979, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Yayınları: 47, Seri: IV, Sayı: A 12)'ine dayanarak ele alınmıştır. Kutadgu Bilig, İslami dönem Türk dili ve kültürünün bilinen ilk eseri olarak her bakımdan zengin verilere sahiptir. Şüphesiz ki Kutadgu Bilig sözvarlığı açısından büyük bir önem taşımaktadır. Eser, yaklaşık 3000 kelimeden oluşmaktadır. Biz bu çalışmada Reşit Rahmati Arat'ın çalışmaları ve Kutadgu Bilig'in Uygurca çevirisine dayanarak bazı kelimelerin etimolojisini incelemeye çalıştık. Bununla beraber kelimeler Türkçe ve Çağdaş Uygurca karşılıkları ile örnekler eşliğinde sunuldu. Dizin ilk kez 1979'da neşredildiğinden bu yana Kutadgu Bilig'in diğer Türk lehçelerine çevirisi yayınlanmasına rağmen o lehçelerdeki dizini henüz yapılmamıştır. Bu sebepten yola çıkarak söz konusu Kutadgu Bilig'in sözvarlığı açısından açıklamalı sözlüğünü sunmayı amaçladık. Yanı sıra dizinde düzeltilmesi gereken noktalar için Semih Tezcan'ın "Kutadgu Bilig Dizini Üzerine", (Belleten: Ankara 1981 (Nisan) XLV/2. c. 178. sy. 23-78. sf.) adlı eleştirisini dikkate alarak çalışmamıza yön verdik. Çalışmanın giriş kısmında Kutadgu Bilig ve Yusuf Has Hacib hakkında bilgiler verilmiş, eser üzerine yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Ve sözlük kısmında sırayla kelime, kelimenin Türkçe- Uygurca karışılıkları, bazı kelimelerin etimolojisi, düzeltileri, daha sonra örnekler ve örneklerin çevirisi yer almaktadır. Çalışamada son olarak sonuç kısmı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kutadgu Bilig, Karahanlı Türkçesi, Yusuf Has Hacib, Uygurca çevirisi, Reşit Rahmeti Arat, Orta Türkçe, Kutadgu Bilig Dizini

Nurcemal Mehmetali
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Irk Bitig ve runik harfli metinlerin dili

Kâğıda yazılı Eski Türkçe runik harfli metinleri ele aldığımız bu çalışmada öncelikle bu metinlerin bir envanteri hazırlanmıştır. Şu an Almanya, İngiltere, Japonya, Rusya ve Fransa'da bulunan toplam 46 adet katalog numaralı yazmanın transliterasyonu, transkripsiyonu ve Türkçe çevirileri verilmiştir. Bu yazmalar içinde en hacimlisi olan fal kitabı Irk Bitig üzerine açıklamalar da yapılmıştır. Bu açıklamalarda hem Irk Bitig'in hem de bununla bağlantılı olarak Eski Türkçenin kimi dil özellikleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonunda mevcut bütün kâğıda yazılı Eski Türkçe runik metinlerin sözlüğü verilmiştir. Anahtar Kelimeler : Irk Bitig, Eski Türkçe, Runik Metin, Envanter, Sözlük

Fikret Yıldırım
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzaname: Metin - dizin (14. Cilt)

Bu çalışmada Hamzavî'nin 14. yüzyılda yazıya geçirdiği söz varlığı ve dil bilgisi bakımından Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini yansıtan Hamzanâme'nin Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi'nde bulunan 14. cildi ele alınmıştır. Çalışma metnin yazı çevirimi ve çözümlemeli dizininden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı metnin doğru şekilde okunarak çözümlemeli dizininin yapılması, böylece edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Hamzanâmeler'in bir cildinin daha günümüz Türkçesine kazandırılmasıdır. Çalışmayla Hamzanâmeler'in edebiyatımızdaki yeri ve önemini belirlenmeye çalışılmaktır. Üzerinde çalıştığımız metin 19. yüzyılda istinsah edildiğinden, Eski Anadolu Türkçesine özgü dil özelliklerinden kimileri eserde farklı biçimlerde yer almıştır. Müstensihin yazımda yaptığı yanlışlar da metinde ikili yazımların oluşmasına neden olmuştur.

Dil özellikleriDilbilgisiEski Anadolu Türkçesi+5
Bihter Karahan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Zemahşeri Mukaddimetül Edeb eserinin Osmanlı Türkçesi ile tercümeli Tahran nüshası (elif-dal kısmı) (giriş- dil özellikleri- transkripsiyonlu metin-dizin )

Mukaddimetü'l-Edeb, meşhur İslam filozofu Abu al-Kasım ez-Zemahşerî tarafından yazılan bir eser olup Mahmud Kaşgari'nin Divanü Lügati't-Türk'ünden sonra gelen mühim bir sözlüktür. Zemahşerî'nin 1127-1144 yılları arasında yazıp, Harezmşah Atsız'a sunduğu, Arapça pratik bir sözlüktür. Mukaddimetü'l-Edeb çok önemli bir eser olduğu için, yazılışından itibaren Türk dilinin her döneminde ilgi görmüş ve istinsah edilmiştir. Nüshaları istinsah edildiği dönemin dil özelliklerini taşımaktadır. Biz bu çalışmada Osmanlı Türkçesi ile tercümeli olan Tahran nüshasını seçip bu nüshanın transkripisyonu ve dizinini hazırlayarak dil özelliklerinin bir kısmını ortaya koyduk. Nüsha Arapça alfabetik sırayla yazılmış ve her harf harekesine göre üç bölümden oluşmaktadır. Biz ise dizin kısmında geçen kelimeleri Türkçe alfabetik sıraya göre ve her kelimenin nereden geldiğini belirttik. Tahran nüshası Osmanlı Türkçesinin dil özelliklerini taşımaktadır. Mukaddimetü'l-Edeb'in nüshaları türkologlar tarafından incelenmiş ve bu nüshaların kendi dil özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Ancak çalıştığımız Tahran nüshası, bildiğimiz kadarıyla türkologlar tarafından çalışılmamıştır. 270 varaktan oluşan yazmanın 120 varakını {elif-dal} kısmını çalıştık. Bu çalışmanın transkripisyonu ve dizini hazırlarken çalışmamıza yarayabilecek kitapları, çalışmaları, sözlükleri kullandık ve kaynakça kısmında belirttik. Tahran nüshasında bazı kelimeler okunaklı olmadığı için bu kelimeleri çift parantez içerisinde nüshada okunduğu gibi orjinalini ve transkripisyonunu yazdık. Ayrıca metin ve dizin ile ilgili açıklamalar kısmında bu kelimelerin tahmini manalarının listesini oluşturduk.

ArapçaDil özellikleriMukaddimetü'l Edeb+5
Raafat Muhammad
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ali Şir Nevayi'nin Mahbubu'l-Kulub ve Muhakimetü'l-Lugateyn adlı eserlerinde fiilimsiler

Ali Şir NevaiFiilimsilerMahbub-ül-Kulub+1
Nermin Değer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Siyâhîzâde Alî Efendi ve Gülşen-i Ahbâr adlı Pend-i Attâr tercümesi

Giriş ve beş bölümden müteşekkil olan bu çalışmada, XVIII. yy. da yaşamış olan Tab'î mahlaslı Siyâhîzâde Alî b. Şeyh Mehmed'in Gülşen-i Ahbâr isimli Pendnâme tercümesinin incelenmesi, kaynak metinle karşılaştırılması ve çeviriyazı metninin ortaya konması hedeflenmektedir. Tezin giriş bölümünde, çalışmanın amacı, muhtevası ve yöntemi hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, "nasihat" kelimesinin, lügat ve ıstılah anlamları üzerinde durulduktan sonra bu kavram etrafında gelişen edebî türün İslâmî Edebîyatlarındaki (Arap, Fars ve Türk) önemi ve gelişmesi üzerinde kısaca durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde, başta Attâr'ın hayatı, eğitimi, tasavvufî ve edebî kişiliği ile eserleri olmak üzere Attâr'ın Pendnâme'sinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, Siyâhîzâde'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserlerinin yanısıra Gülşen-i Ahbâr isimli tercümesi üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise, Siyâhīzâde'nin Gülşen-i Ahbâr isimli tercümesi değerlendirip kaynak metinle karşılaştırılmıştır. Çalışmamızın beşinci bölümünde, adı geçen tercümenin Latinize edilmiş metni yer almaktadır. Metin, eserin yegâne nüshası olan Süleymaniye Ktp. İbrahim Efendi koleksiyonunda, 619 numaradaki nüshadan hareketle oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Attâr, Pendnâme, Pendnâme Tercümesi, Tab'î, Siyâhîzâde Alî, Gülşen-i Ahbâr.

Gülşen-i AhbarPendnamelerSiyahizade Ali+1
Reda Hamada
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Cihan Aktaş'ın hikâyelerinde kadınların dünyası

Cihan Aktaş'ın 1991 yılında yayımladığı ilk hikâye kitabı Üç İhtilal Çocuğu'ndan bu yana yayımlanmış, toplam on hikâye kitabı vardır. Bu kitapların hemen hepsinde kadınların günümüz dünyasındaki meseleleri ele alınmış, hikâye edilmiştir. Hikâye kahramanları, yaşları, medenî halleri, eğitim durumları ve meslekleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Hikâyelerin başkişilerinin neredeyse tamamı kadın kahramanlardır. Cihan Aktaş'ın hikâyelerinde, çeşitli niteliklere sahip kadınların modern hayat dolayısıyla içinde bulundukları meseleler anlatılmaktadır. Kadın kahramanların hemen hepsini birleştiren ortak bir özellik olarak "huzursuzluk" öne çıkmaktadır. Cihan Aktaş'ın hikâye külliyatıyla gerek karakterlere olan bakış açısı gerekse hikâyelerinde söz konusu ettiği meseleler bakımından Türk edebiyatında Müslüman muhafazakar kadın yazarlar içinde bir farklılık yarattığı görülmektedir. Bu çalışmada, Cihan Aktaş'ın yayımlanan on hikâye kitabındaki hikâyeler tematik olarak incelenmiş ve hikâye kahramanlarının içinde bulunduğu huzursuzluk hâlleri ile huzursuzluktan çıkma çabaları ortaya koyulmuştur. Anahtar kelimeler: kadın, hikâye, muhafazakârlık, huzursuzluk, modern hayat.

Aktaş, CihanHikayeHuzursuzluk+5
Merve Gülcü
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Süruri'nin tarihlerinde sosyal arka plan

İnsanlık tarihi boyunca insanoğlu günlük hayatta karşılaştığı önemli önemsiz pek çok olayı kaydetme, başkalarına anlatma gayreti içinde olmuştur. Bunlar ilk olarak mağaralara çizilen resimlerle başlamış; yazının bulunup gelişmesiyle bu arzu, kitaplar halinde kendini göstermiştir. Osmanlı İmparatorluğunda bu istek doğrultusunda, saraylarda vak'anüvisler bulundurulmuş, bu görevi resmi bir şekilde ifa etmeleri sağlanmıştır. Saray dışında ise birçok şair ve seyyah; gönüllü olarak yaşadıkları dönemlerin önemli olaylarını, geleneklerini, kültürlerini daha sayılamayacak birçok meseleyi eserlerinde işlemişlerdir. 18. yüzyılda yaşayan, şahitlik ettiği pek çok olaya tarih düşürmesiyle meşhur olan müverrih Sürûrî iki binden fazla tarih manzumesi yazmıştır. Bu tarihler, resmi tarihin dışında bir bakış açısıyla yazıldığı için dönemini aydınlatması bakımından büyük öneme haizdir. Bizim bu tezimizde Sürûrî'nin tarihleri incelenip, o dönemin toplumsal hayatı, an'aneleri ve gelenekleri bu tarih manzumelerinden yola çıkarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Tarih düşürme, Sürûrî, günlük hayat, gelenek

GeleneklerGünlük yaşamSosyal hayat+4
Sultan Çetinkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fethi Naci'nin "Eleştiri ünlükleri" üzerine bir inceleme

Eleştiri ve eleştirmenlik, birbiriyle bütünleşen bu iki kavram, Türk edebiyatının geçmişten günümüze en çok tartışılan konuları arasında yer almaktadır. Özellikle eleştirinin edebiyatımızda kuramlarla gelişen bir alan olmasından daha çok, beğenme-beğenmeme gibi veya çeşitli ideolojik kavramlara bağlı olarak oluşması, eleştiride öznellik - nesnellik sorunsalını gündeme getirmektedir. Fethi Naci, edebiyatımızda eleştiriye katkısı bulunmuş önemli eleştirmenlerimizden biridir. 1980-1995 yılları arasında kaleme aldığı "Eleştiri Günlükleri", deneme- eleştiri türünün önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Bu bildiride, Fethi Naci'nin "Eleştiri Günlükleri" ele alınmakta ve yazarın incelemeleri eleştirel bir okumayla incelenmektedir. Çalışmamızda kaynak olarak, Fethi Naci'nin Eleştiri Günlükleri temel alınmıştır. Ayrıca Fethi Naci eleştirisindeki dönem değişimlerini ele alan Yıldız Ecevit'in "Fethi Naci'de Toplumcu Estetiğin Üç Aşaması" adlı makalesinden ve Türk edebiyatında eleştiri üzerine çalışmış yazarların eserlerinden yararlanılmıştır.

EdebiyatEleştiriNaci, Fethi+1
Duygu Altın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un Çatalca ilçesi üzerine halkbilimsel bir araştırma

Binlerce yıllık bir yerleşke olan Çatalca, coğrafî konumu, tarımı ve su kaynakları açısından dikkate değerdir. Yerel halkında çokkültürlülük hâkimdir. Çatalca'nın bölgesel pozisyonu, tarihçesi, festival geleneği ve Lozan Nüfus Mübadelesini yaşamış olması, kültürel çeşitliliği arttıran etkenler olmuştur. Sahip olduğu bu geniş kültürel nitelik geleneklere, dans ve yemeklere yansımış durumdadır. Günümüz halkı farklılıklara saygılıdır ve bu saygıdan övgü ile bahsetmektedir. Kültür niceliği açısından toplum yaşamı içerisinde uyum mevcuttur. Erguvan ağacı ve erguvanî renk Çatalca için önem teşkil eden unsurlardır. Erguvan adına düzenlenen geleneksel festival ve erguvanî renkteki kamu malları bunun en belirgin göstergelerindendir. Festival ve şenlikler geçmişten bugüne uzanmaktadır. Bazılarına padişahların ve saray erkânının katıldığı bilinmektedir. Doğal tarım ve hayvancılığın varlığına ek olarak temiz içme suyu Çatalca'nın diğer nitelikleridir. Bu sebeple ağır sanayi ve yapılaşma kontrol altında tutulmaktadır. Elbasan ve İnceğiz Mağaraları eski çağ yapılarına örnek teşkil etmektedir. Su yolu ve Anastasius Surları ise en bilinen tarihi kalıntılardandır. Kız Taşı, Şahmeran miti ve Balkan Savaşı dâhilindeki efsanelerin yanı sıra yerel sakinlerin kişisel tecrübelerine dayanan halk hikâyeleri de mevcuttur. Çanakçı Baba gibi kutsal addedilen zatların türbeleri yine Çatalca içerisindedir. Doğum ile başlayıp ölüm ile tamamlanan hayatın geçiş dönemleri Çatalca içerisinde yerel âdetlere sahiptir. Vasilaki Efendi, Bacanos kardeşler ve Ataol Behramoğlu Çatalcalı şahsiyetlerden bazılarıdır. Festivallerinin, tarımın, hayvancılığın, tarihî yapıların ve doğal çevrenin korunması ve yaşatılması Çatalca halkının dikkatinde olan konulardır.

GeleneklerHalk bilimiKültür+4
Serdar Gürçay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Şükûfe-nâmeler ve Şehr-emîni Câmii Hatibi Mehmed bin Ahmed El-Ubeydî'nin Tezkire-i Şükûfeciyânı Netâ'icü'l-Ezhâr

Bitki kültürü -özellikle bahçe ve çiçek geleneği- Osmanlı kültür tarihi incelemelerinde önemli bir yer tutmaktadır. Şükûfe-nâme olarak bilinen çiçek risaleleri ise çiçek ve çevresinde gelişen kültürü takip edebileceğimiz en temel eserlerdir. Bu eserlerde çiçeklerin türleri, yetişme koşulları, toprakları, bakım ve üretim teknikleri hakkında temel bilgiler verilmektedir. Şehr-emîni Camii Hatibi Mehmed bin Ahmed el-Ubeydî'nin H.1110/M.1699'da yazdığı Tezkire-i Şükûfeciyân olarak bilinen Netâicü'l-Ezhâr ise 202 çiçek uzmanının biyografilerini içeren ilk ve tek çiçekçi tezkiresidir. Botanik, ziraat, şehircilik, sosyoloji, kültür tarihi, sanat tarihi, edebiyat, tasavvuf gibi pek çok farklı disiplinin ortak çalışma alanı kabul edilebilecek olan çiçekler ancak bizzat kendileri için yazılmış çiçek metinleri değerlendirildiğinde renkleri, kokuları, şekilleri, ifade ettikleri anlamlar ve özel isimleriyle gerçeklik kazanacaktır. Böylece çiçek konulu her türlü çalışmaya kaynaklık edebilecek temel eserler ortaya çıkarken, çiçeğin o dönem insanları için ne anlam ifade ettiği de anlaşılabilecektir. Bu kapsamda Osmanlı bahçe ve çiçek kültürüne değinilmiş, meşhur çiçek risaleleri hakkında bilgi verilmiş, Netâ'icü'l-Ezhâr'ın (Tezkire-i Şükûfeciyân) tenkitli metni hazırlanmış ve ondan yola çıkılarak çiçeklere isim verme geleneğinin divan edebiyatına yansımaları üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Şükûfe-nâme, çiçek risalesi, tezkire-i şükûfeciyân, Netâ'icü'l-Ezhâr, divan şiirinde lâle isimleri

BitkilerEdebiyatMehmed bin Ahmed el-Ubeydi+4
Zehra Fidan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Marzuban-name metninde geçen hayvan tasvirleri üzerine bir inceleme

14. yüzyıl Anadolusu beylikler döneminde Türkçe okuma bilen beylerin istekleri doğrultusunda ve halkın anlayabilmesi açısından pek çok dinî, ahlâkî ve tasavvufî eser Türkçeye tercüme edilmiştir. Bu eserlerden birisi olan Marzubân-nâme padişahlığa hazırlanacak şehzadeler için çevrilmiş bir nasihat kitabıdır. Eser, içindeki hayvanların insan özelliği göstermesi açısından fabl türüne yakındır. Marzubân-nâme'de bulunan elli üç hikâyenin yirmi ikisinde ana karakterler hayvanlar olup on yedi hikâyede insanlar ile hayvanlar birlikte yer almaktadırlar. Eserdeki hayvanlar; insan özellikleri taşıyanlar, insanlarla konuşanlar ve doğal özellikleri ile bulunanlar olmak üzere üç grupta toplanabilir. Hayvanlar, bazen olumlu bazen de olumsuz yönleriyle eserde yer almıştır. Bu çalışmadaki amaç, Marzubân-nâme adlı eserde ana veya yan karakter olarak geçen tüm hayvanların sembolize ettiği olumlu veya olumsuz anlamları incelemek, farklı yönlerini ortaya koymak ve Türk kültürüne göre yapılmış değişiklikleri tespit etmektir. İnceleme yapılırken Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'ın Marzubân-nâme Tercümesi adlı çalışması esas alınmıştır. Eserde kırk beş tane hayvan bulunmaktadır. Her hayvan için çeşitli karakter özellikleri çıkartılmış, her bir özellik için bu çıkarımın yapıldığı cümlelerden örnekler verilmiştir. Ayrıca hikâyelerde verilmek istenen nasihatler değerlendirilip hikâye özetlerinin altında Nasihat başlığıyla verilmiştir. Sonuç olarak eserdeki hayvanların hangi değerleri temsil ettiği ve bunların Türk kültürüne aktarılırken değişip değişmediği hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marzubân-nâme, hayvan hikâyeleri, motif, Eski Anadolu, fabl

14. yüzyılBeylikler DönemiFabl+6
Banu Özer Grıffın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ali Kemal'in Ricâl-i İhtilâl'i (İnceleme-metin)

Fransız İhtilali, 18. yüzyılda dünya tarihini belirleyen mühim olaylardan biridir. Bu olay, Batı ve Doğu toplumları üzerinde kısa ve uzun vadede birçok gelişmeye yol açmıştır. Bu gelişmelerin esasını oluşturan fikir ise millet olabilme şuurudur. İhtilal ile birlikte kendini hür bir şekilde ifade edebilen Fransız halkı, diğer toplumların hak ve hürriyetlerini talep etmelerine ve dünya üzerinde farklı milletlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum Osmanlı Devleti gibi çok uluslu bir yapıya sahip olan devletleri olumsuz etkiler. 17. yüzyıldan itibaren kötü bir sürecin içerisine giren Osmanlı Devleti, Fransız İhtilali ile yayılan fikirlerin de etkisiyle âdeta bir varlık mücadelesi verir. Özellikle bu fikirleri benimseyen Jön Türkler'in faaliyetleri, devletin bu olumsuz gidişatını hızlandırır. Gençlik yıllarında Jön Türkler'e katılan Ali Kemal, başlangıçta fikren bir yakınlık duysa da esasında onlardan çok farklı bir konumda yer almıştır. Nitekim sonraları Jön Türkler'e muhalefet eden bir çizgide ilerler. Fakat Ali Kemal, çelişkili fikir ve eylemlerle dolu hayatında Batı medeniyetine ve Batı medeniyetinin tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Fransız İhtilali'ne, ihtilalin açığa çıkardığı düşüncelere bağlılığını sürdürür. Fransız İhtilali'ni Türk okuyucusuna anlatmak için kaleme aldığı Ricâl-i İhtilâl'de, ihtilal döneminde yaşanan olayların sebep ve sonuçlarını ihtilal önderlerinin biyografik bilgileri içerisinde verir. Bu eserde, milletlerin parlak bir gelecek oluşturabilmeleri için aşması gereken zorluklar ve vermesi gereken mücadeleler devlet ve milletlere bir ders oluşturması bakımından tarafsız bir bakış açısıyla aktarılır. Ayrıca eserin ortaya çıktığı dönemin her muhtevayı işlemeye müsait olmayan siyasi yapı, bu tür bir muhtevayı işleyen eserlerin sayısını yok denecek kadar azaltır. Bu bakımdan döneminde ilk ve tek olan bu eserin aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu maksatla Ricâl-i İhtilâl'in inceleme konusu yapıldığı bu tez çalışmasında, eser Latin harfleriyle aktarılmış ve Ali Kemal'in Fransız İhtilali'ne yönelik bakış açısı aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fransız İhtilali, Ali Kemal, Ricâl-i İhtilâl.

Ali KemalBiyografiEdebiyat+3
Nursel Çakmak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik öncesi Uygur Türkçesi metinlerinden Maitrisimit'in paleografik özellikleri

Uygurca, Bozkır Uygur Kağanlığı [744-840] ile Koço Uygur Hanlığı'nın [850-1250] dili olup çok çeşitli abecelerle yazılmıştır. Bugün elimizde bulunan Uygurca metinlerin büyük kısmı Sami kökenli Soğud abecesinin işlek türünden çıkmış olan Uygur abecesiyle yazılmıştır. Uygur abecesi takriben IX. yüzyıldan XVII. yüzyılın sonlarına kadar çok uzun bir süre ve Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Kırım'dan Maveraünnehr'e kadar çok geniş bir coğrafyada farklı türlerden metinlerin yazılışında kullanılmış olup Mahmud al-Kaşgari'nin ifadesiyle Türk yazısıdır. Bu tezde, klasik öncesi Uygur Türkçesi metinlerinden Maitrisimit'in Murtuk ve Sengim yazmasının kaç farklı müstensih tarafından yazıldığı tespit edilmeğe çalışılıp kullanılan yazı çeşitliliği ortaya konulmağa çalışılmıştır. Yazı tiplerinin belirlenmesinde /a/, /ä/ ve /n/ harflerinin kelime sonundaki yazılışı; /'wy/'nin kelime başındaki görünümü; /' , w , y , s , ş/'nin /b-p/ ve /g-k/ ön damak ünsüzlerinin çanağına yazılışı ve bu ünsüzlerin kelime sonundaki görünümü; /d/'nin sırtı, zülfesi, yüksekliği ve genişliği; /q/'nın kâsesinin şekli, noktalı ya da noktasız oluşuyla noktalarının kâseye ve birbirlerine uzaklığı; /l/'nin dişinin görünümü ile karnının satıra birleşik ya da ayrı yazılması; /m/'nin ve /r/'nin kelime sonundaki görünümü; /s/'nin ve /ş/'nin küpünün yazılışıyla /ş/'nin kelime sonu durumdaki kuyruğunun uzunluğu; /t/'nin gözünün büyüklüğü, satır hizasına konumu ve kelime sonundaki yanlamasına ya da aşağıya doğru boylamasına kuyruğunun varlığı etkili olmuştur. Anahtar Kelimeler: Eski Uygurca, paleografya, yazı türleri, Uygur yazısı, Maitrisimit, müstensih.

AlfabeDilbilgisiDilbilgisi+5
Elife Bozkurt
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Altun Yaruk Sudur X. kitap (Metin-çeviri-açıklamalar-sözlük)

Doktora tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada Radloff-Malov tarafından yayımlanan Suvarṇaprabhāsa (Sutra zolotogo bleska; Radloff 1913) adlı eserin 607/1-7, 627/22 ve 677. sayfaları arasında bulunan, X. kitap (26-31.bölümler) içinde yer alan metin incelenmiştir. Sanskritçesi, Suvarnaprabhasasutra olan Altun Yaruk Sudur, Budist Uygur nesri içerisindeki en hacimli kitaplardan biridir. 10 kitap (Eski Uyg. tägzinç) ve 31 bölümden (Eski Uyg. bölök) oluşan eserin aslı Sanskritçedir. Sanskritçeden 8. yüzyılda Çinceye; 10. yüzyılda da Çinceden Uygurcaya çevrilen bu eser, Sutraların en önemlisi sayılır. Çalışmamızın Giriş kısmında Altun Yaruk Sudur hakkında kısaca bilgi verildikten sonra, X. kitabın bölümlerine göre içeriği üzerinde yapılan son çalışmalar, çalışmada kullanılan yöntemler aktarılır. Daha sonra Berlin Fragmanlarının yazıçevirimi ve harfçevirimi verilir. Burada U ve Mainz fragmanlarının ön ve arka yüzlerindeki metin St. Petersburg yazması, R-M yayını ve ayrıca diğer çalışmalardaki okuyuş biçimleri ile de karşılaştırıldıktan sonra ortaya çıkan farklar dipnotla gösterilir. Üçüncü olarak St. Petersburg yazmasına dayanan metnin yazıçevirimi ve harfçevirimi yapılır; burada R-M yayını, Berlin fragmanları ve daha önce yapılmış çalışmalardan ayrılan noktalar dipnotla gösterilir. Dördüncü kısımda ise metin Türkçeye aktarılır. Hemen ardından Uygurca metin ile Çince metnin karşılaştırılarak bulunmuş olan önemli söz ve ibareler üzerinde açıklamalar yapılır. Altıncı bölümde ise metnimizde geçen sözcüklerin Türkçe, Çince ve Çağdaş Uygurca karşılıkları ile birlikte yer aldığı sözlük hazırlanmıştır. Kaynakça verildikten sonra gelen sonuç ve ekler kısmı ile de çalışmamız sona ermektedir.

Altun YarukBudizmDilbilgisi+4
Zemire Gulcalı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Moldo Kılıç'ın Kazaldar'ı (Ses bilgisi ve şekil bilgisi incelemesi - metin ve çeviri)

ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ MOLDO KILIÇ'IN KAZALDAR'I (Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi İncelemesi - Metin ve Çeviri) Araş. Gör. Ali TAN Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ş. Halûk AKALIN Yıl: 1998, Sayfa: 236+10 Kırgız edebiyatının tanınmış kişilerinden biri Moldo Kılıç'tır. Kırgız yazılı edebiyatı Moldo Kılıç'ın Zilzala adlı şiiriyle başlar. Biz bu çalışmada içerisinde Zilzala adlı şiirinin de bulunduğu Moldo Kılıç'ın eserleri üzerinde ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından inceleme yaptık. Çalışmamız; Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Anlam veya Görev Bakımından Kelimeler ve Metin olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. İlk üç bölümde fişlediğimiz kelimeleri Eski Türkçedeki özelliklerle karşılaştırdık. Farklılık veya benzerlik varsa gösterdik. Dördüncü bölümde ise üzerinde çalışma yaptığımız Kiril harfli Kazaldar adlı eseri Lâtin harflerine çevirdik. Ardından Türkiye Türkçesiyle anlamlandırdık. Metnin sonuna da anlamları uzun olan kelimelerin yer aldığı Sözlük kısmım ekledik. Anahtar Sözcükler: Kırgızca, Moldo Kılıç, Kırgız edebiyatı, Moldo Kılıç'ın Kazalları.

Gösterge bilimKırgız edebiyatıKırgızca+2
Ali Tan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Kani'nin manzum Letaifnamesi (inceleme ve metin)

Letaifname'nin istanbul Üniversitesi Kütüphanesi nüshasının başında konusu belirtilir. Buna göre Letaifname, Yeğen Mehmet Paşa'nın hizmetinde görevli Dadi ve Badi mahlaslı iki askerin ağzından birbirlerine nazire olarak şaka yollu söyledikleri ve herhangi bir kimseyi hedef alma yan manzum ve mensur sözlerden ibarettir. Günlük yaşantıda karşılaşılan çeşitli olaylar, toplum içerisinde bazı kişilerle meslek mensupları, özellikle Allame takma adlı kişiye yöneliktir. En yoğun eleştirinin yapıldığı Allame, Kani'nin yakından tanıdığı, bilgisiz olduğu halde toplum içeri sinde bilginmiş gibi davranan ancak her zaman küçük düşen, cahil, bigisizliğinin farkında olmayan davranışlarında tutarsızlık gösteren biridir. Allame takma adlı kişinin Hekimoğlu Ali Paşa olduğunu tahmin etmekteyiz. Kani'nin gezip gördüğü yerlerin ilginç yönleri (Şumnu, Şam, Halep, Eflak....) ile İstanbul ile İstanbul 'un semtlerinin öne çıkan yönleri belirtilir. Her ne kadar bir kimseyi hedef almadığı belirtilse de tanınmış bazı şahsiyetlere ismen eserde yer verildiği görülür.Karacaoğlan, Aşık Ömer, Hacı Bektaş-ı Veli, Hebennaka, İncili Çavuş... Aile içi ilişkiler, günlük yaşantıda karşılaşılan bazı sorunlar işlenirken, örf, adet, gelenek ve görenekler yer yer eleştirilir. Bireyler arasındaki diyaloglarla toplumun çeşitli kesimleri eleştirilirken zaman zaman çocuksu bir ifadeyle şiirde hiç beklenmeyecek bazı sözlere yer verilir. Bütün bu konular işlenirken de alabildiğince müstehcen, ağır, kaba ve argo diye nitelendirmekten daha öte yüz kızartıcı ifadelere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yergi, Allame, Mizah

Divan edebiyatıDivan edebiyatıHiciv+3
Durmuş Ali Çıraklı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Behişti'nin Leyla vü Mecnun mesnevisi (İnceleme-metin)

ÖZET BEHİŞTÎ'NİN LEYLA VÜ MECNUN MESNEVİSİ (İNCELEME-METİN) Zeynel Abidin AYGÜN Doktora Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Mine MENGİ Mart 1999, 4-İ7sayfa Tez, Anadolu'da ilk kez hamse yazan XV. yy divan şairlerinden Behiştî'nin elimize ulaşan Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin bilinen tek nüshasından çevrilen transkripsiyonlu metin, bu metnin incelemesi ve eserin Nizami ile Fuzuli'nin Leyla vü Mecnun mesnevileriyle karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Behiştî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevisi gerek dil ve anlatımı, gerekse divan şiirinin biçimsel özellikleriyle (aruz, kafiye vb.) imaj dünyasını başarıyla yansıtmasının yamsıra, yalın ama güçlü tahkiye tekniğiyle de dikkati çekmektedir. Behişti, ünlü İran şairleri; Nizamî (Türk kökenli), Molla Câmî ve Husrev-i Dehlevî'den etkilenmiştir. Sanatçı eserinde özellikle "ızdırap" ve "vahdet" inancım vurgulamış; bu dünyada birlikte olamayan sevgilileri öldükten sonra "ilahi aşk" içerisinde (aynı mezarda) bir araya getirmiştir. Sanatçının eseri; "ızdırab"a ve "vahdet" inancına vurgu yapması; ayrıntılı duygu, kişi ve mekân tasvirleri (yer yer alegorik), öteyandan ilgi çekici imajlanyla diğer Leylâ vü Mecnûn mesnevilerinden ayrılır. Behiştî, eserinde "yeni bir tarz" ortaya koyduğunu söyleyerek övünürse de, sonraki mesnevi şairlerini fazla etkileyememiştir. Ancak, ızdırab ve ilahi aşk'ı vurgulaması bakımından Fuzûlî'yi etkilediği düşünülebilir. Anahtar sözcükler: Divan şiiri, tahkiye, mesnevi, aşk, Mecnûn

15. yüzyılBehiştiDivan şiiri+4
Zeynel Abidin Aygün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Divanu Lügat-İt-Türk ve Budist Uygur metinlerinin sözvarlığı bakımından karşılaştırılması

TEZ BAŞLIĞI: D VANÜ LÜGAT- T-TÜRK VE BUD ST UYGUR MET NLER N NSÖZVARLIĞI BAKIMINDAN KARŞILAŞTIRILMASITEZ YAZARI: ERS N TERESÖZETOrta Türkçe dönemi içerisinde yer alan Karahanlı Türkçesinden günümüze üç önemli eserkalmıştır. Bu eserler Kutadgu Bilig, Divanü Lügat-it-Türk ve Atabetü'l Hakayık'tır. Bu üçeser arasında Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla kaleme alınmış olan Türkçe'nin XI.yüzyıldaki dil özelliklerini en iyi şekilde yansıtan Divanü Lügat-it-Türk öne çıkmaktadır.Dönemin Türkçesinin ses ve dilbilgisi özelliklerine ışık tutması, Türk tarihine, coğrafyasına,folkloruna, mitolojisine ve halk edebiyatına dair zengin bilgiler vermesi onu öne çıkartanhususlardan bazılarıdır. şte bu tezde, Kâşgarlı Mahmud'un 25 Ocak 1072 (Hicri 1Cemâziyelevvel 464) tarihinde yazmaya başlayıp 12 Şubat 1074 (12 Cemâziyelahir 466)'datamamladığı ve Türk şivelerinin XI. yüzyıldaki sözvarlığını tespit eden Divanü Lügat-it-Türkadlı büyük ansiklopedik sözlük ile Budist Uygur metinlerinin sözvarlığı karşılaştırılmıştır.Türk dilinin ilk sözlüğü olan Divanü Lügat-it-Türk hakkında hacimli hacimsiz pek çokçalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların en önemlilerinden biri de Prof. Dr. Robert Dankoff'unProf. Dr. James Kelly ile birlikte hazırlayıp yayınladığı Compendium of The Turkic Dialects?Türk Şiveleri Lügati? adlı Divan'ın ngilizce çevirisidir. 1982-1985 yılları arasında 3 ciltolarak yayımlanan bu esirin birinci ve ikinci cildi Divanü Lügat-it-Türk'ün çevirisi, üçüncücildi ise dizin biçiminde hazırlanmıştır.Prof. Dr. Robert Dankoff'un geniş bir ön söz kaleme aldığı bu çalışma tezimizin temelinioluşturmaktadır. ki bölümden oluşan tezde önce Compendium of The Turkic Dialects ?TürkŞiveleri Lügati? adlı eserin ilk iki cildinin günümüz Türkçesine çevirisi yapılmıştır. kincibölümünde ise Divanü Lügat-it-Türk'ün sözvarlığı Budist Uygur metinlerinin sözvarlığı ileBudist Uygur metinleri tek tek kontrol edilerek karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak elde edilensözvarlığı karşılaştırılması tablo hâlinde işlenmiştir. Tezin giriş bölümünde isekarşılaştırmanın sonuçları detaylı biçimde anlatılmıştır.Anahtar Sözcükler: Divanü Lügat-it-Türk, Budist Uygur Metinleri, Karşılaştırma

Ersin Teres
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfatların anlam açısından karşılaştırılması (2 cilt)

Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi sıfatlarının anlam açısından karşılaştırılması üzerinde durulmuştur. Bu amaçla iki sözlük kullanılmıştır. Azerbaycan Türkçesi için Azerbaycan Dilinin İzehli Lüğeti adlı 4 ciltlik çalışmanın Türkiye Türkçesine Seyfettin Altaylı'nın yaptığı Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü esas alınmıştır. Türkiye Türkçesi için esas alman sözlük Türk Dil Kurumu'nca 1998'de yayımlanan Türkçe Sözlük'tür. Çalışmada madde başlarını Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü'ndeki sıfatlar oluşturmaktadır. Karşılık olarak Türkçe Sözlük'ten verilen sıfatlarla çalışmamız Azerbatcan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir sıfat sözlüğü niteliğini kazanmıştır. Anlam farklılıklarının madde madde verildiği bölümlerden sonra tablolar halinde verilen sayısal verilerle karşılaştırmanın istatistik yönü oluşturulmuştur. Son bölümde de Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir karşılıklar dizini bulunmaktadır.Anahtar Sözcükler : Sıfat, Anlam, Anlambilim, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi

Anlam bilimAzericeDil bilgisi-sıfat+3
Bekir Tahir Tahiroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Sait Faik'in "Mahalle Kahvesi/Havada Bulut" adlı öykü kitaplarında "+A, +DA, +DAn"lı cümle ögeleri ve işlevleri

Ill ÖZET SAİT FAİK'İN "MAHALLE KAHVESİ / HAVADA BULUT" ADLI ÖYKÜ KİTAPLARINDA "+A, +DA, +DAn" LI CÜMLE ÖĞELERİ VE İŞLEVLERİ Ülkü Adalet KOCA Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Mehmet ÖZMEN Haziran, 2004 /X + 292 Bu çalışmada, Sait Faik ABASIYANIK'ın - Mahalle Kahvesi / Havada Bulut - adlı öykü kitabında +A, +DA, +DAn durum ekli cümle öğelerinin işlevleri üzerinde duruldu. Çalışmamız, 'giriş' bölümünde yer alan +A, +DA, +DAn durum ekleri ve bunların oluşturduğu öğelerle ilgili genel kuram ve açıklamaların ardından, birbirini destekleyen üç bölümden oluşturuldu. Birinci bölümde +A, +DA, +DAn durum eklerinin cümle ögelerindeki kullanımları; ikinci bölümde, Türkçe Sözlükte kalıplaşmış hâlde bulunan unsurlar ve son bölümde bu öğelerin hangi fiillerle kullanıldığı incelendi. Bu çalışmada, durum ekli cümle öğelerinin yer aldığı cümleler incelenerek cümlelerde söz konusu eklerin öğelere kazandırdığı anlamlar üzerinde duruldu. Anahtar Sözcükler: +A, +DA, +DnA Durum Ekleri, Cümle Öğeleri, İşlev.

CümleCümle ögeleriDilbilgisi+4
Ülkü Adalet Koca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Yeditepe dergisi üzerinde bir inceleme (1-196 sayılar)

ÖZET YEDİTEPE DERGİSİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME (1-196 Sayılar) Hülya DARAN DEVECİ Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Mustafa APAYDIN Eylül 2004, 288 sayfa Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında dergiciliğin edebiyata katkıları yeterince araştırılıp ortaya konmamıştır. Bunun ortaya konulması günümüzün edebiyat ortamını anlamak açısından önemlidir. Yeditepe dergisi 1950-1960 dönemi edebiyat ortamına ışık tutmuştur. Bu çalışma, bu çerçeveden ele alınmıştır. Bu çalışmanın bu dönemi ve dönem içerisindeki edebiyatta olan gelişmeleri daha iyi aydınlatacağı düşüncesiyle yapılmıştır. Bu çalışmada Yeditepe dergisinin Türk dergicilik tarihi açısından önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, o dönemin siyasal-sosyal ortamı ve sanat-edebiyat ortamı ile o dönemdeki dergicilik irdelenmeye çalışılmış Yeditepe dergisinin bu ortam içerisindeki önemine değinilmiştir. Dergi, bu amaçla hem sayısal analizlerle hem de içerik yönünden kapsadı klarıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Bibliyografya ayrıntılı verilmiş bunda o dönemde gerçekleşen sanat hareketleri ile ilgili sanat ve edebiyat üretimlerine kolaylıkla ulaşılması hedeflenmiştir. Bunun yanında Yeditepe dergisinin avangard, çağdaş, yeniliklere açık kimliği ile biçim ve içerik özellikleriyle Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatındaki farklılığı da ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeditepe dergisi, Yeditepe, dergi, monografi, dergicilik tarihi, sanat-edebiyat ortamı.

DergilerMonografiYeditepe dergisi
Hülya Daran Deveci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Divanü Lügati't-Türk'teki fiillerden yeni Uygur Türkçesinde yaşayanlar

m ÖZET DİVANÜ LÜGATİ'T-TÜRK'TEKİ FİİLLERDEN YENİ UYGUR TÜRKÇESİNDE YAŞAYANLAR Mehmet ÇAPUR Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı, Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Ekim, 2004/XII+488 sayfa Bu çalışmada Divünü Lügati't-Türk'te yer alan fiiller Yeni Uygur Türçesindeki fiillerle karşılaştırılmıştır. İnceleme sonunda, Divanü Lügati"t-Türk'te tespit edilen 3652 fiilin kök ortaklığı düşünülen fiiller de dahil olmak üzere 1019 tanesinin Yeni Uygur Türkesinde yaşadığı saptanmıştır. Bu çalışmayla XI. yüzyıl eseri olan Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesi arasında fiiller esas alınarak bir bağ kurulmaya çalışılmıştır. Başka bir deyişle Doğu Türkçesinin ilk yazı dili kabul edilen Karahanlı Türkçesi ile bugün Doğu Türkçesi içinde önemli bir yere sahip olan Yeni Uygur Türkçesi fiiller aracılığıyla ses, anlam ve yapı bakımından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın Giriş bölümünde fiiller, fiillerin söz varlığı içindeki yeri, Divanü Lügati't-Türk ve Yeni Uygur Türkçesi'nin temel alınmasının amacı ile Yeni Uygur Türkçesinin malzemelerinin neler olduğu yer almaktadır. Çalışmamızın İnceleme bölümü beş ana başlığı içermektedir. Birinci bölümde Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesinin karşılaştırılması sonucu elde edilen 1019 fiil bulunmaktadır. İkinci bölümde ortak fiiller ses bilgisi açısından incelenmiş, söz başı, söz içi ünlü ve ünsüz değişmeleri, ses düşmeleri, ses türemeleri, göçüşme ve ikizleşme biçimlerinde tasnif edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ortak fiiller anlam bilgisi açısından incelenmiş ve bu fiiller anlamı değişmeyen fiiller, yakın anlamlı fiiller, anlam genişlemesi, anlam daralması, anlam değişmesi görülen fiiller olarak ele alınmıştır. Dördüncü bölümde de ortak fiiller yapı bilgisi bakımından incelenmiş basit fiiller, isimden ve fiilden türemiş fiiller başlıkları altında toplanmıştır. Beşinci bölümde ise şeklen çok benzeyen ve anlam olarak da aynı veya çok yakın olan fiillerin ortakIV kökten geldiği düşünüldüğü için bu sözcükler Kök Ortaklığı Bulunan Fiiller başlığı altında verilmiştir. Çalışmanın inceleme bölümünden sonra gelen bölümü, Değerlendirme ve Sonuç bölümüdür. Bu bölümde de inceleme bölümünde elde edilen verilerin yardımıyla bir sonuca gidilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesinde ortak olan fiillerin alfabetik dizini yer almaktadır. Anahtar sözcükler: Divünü Lügati't-Türk, Yeni Uygur Türkçesi, Fiiller.

Dil bilgisi-eylemDivanü Lugati't-TürkTürkçe+1
Mehmet Çapur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Yeni'nin poetikası

Ill ÖZET İKİNCİ YENI'NIN POETIKASI AH SELÇUK Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Mustafa APAYDIN 2004,VHI+96 sayfa Bu çalışmamızda, modern Türk şiirimiz içerisinde yer alan İkinci Yeni'nin poetikası incelenmiştir. ikinci Yeni, başlangıcında da gelişimi içerisinde de ortak bir bildiri yayımlamamıştır. Bu bakımdan İkinci Yeni'nin öncü şairlerinin ayrı ayrı poetik metinlerinin birbirleriyle ortaklıkları ve karşıtlıkları çerçevesinde incelenmesi edebiyat tarihimiz açısından önem taşımaktadır. Çalışmamızın amacını da bu çaba oluşturmaktadır. Elinizdeki çalışma, İkinci Yeni şairlerinin şiir üzerine genel değerlendirmelerinin ve şiirin iç sorunlarına dair, içerik ve yapıyla ilgili görüşlerinin incelendiği iki bölümden oluşmuştur. Çalışmamızda İkinci Yeni'nin, şairleri arasında yer yer yakınlıklara, ortaklıklara rastlansa bile bir bütün olarak ortak bir poetika ortaya koyamamış,* hatta birbirleriyle karşıt duran görüşleri içerisinde barındıran; Garip'in önünü açtığı yeni şiir anlayışından beslenerek, bu beslenmenin izlerini taşıyarak ona karşı duran, bazen onunla ortaklaşan bir poetikanın sahibi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler" modern Türk şiiri, İkinci Yeni, poetika

Modern şiirPoetikaTürk şiiri+2
Ali Selçuk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Divânü Lûgati't-Türk'te /t-/ sesi ile başlayan sözcüklerin yeni Uygur Türkçesine yansımaları

Çalışmamızın temel amacı, Divânü Lûgati't-Türk'te /t-/ sesi ile başlayan sözcükleri Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığında arayarak tespitini yapmaktır. Bu amaçla 11. yüzyılda yazılan Divânü Lûgati't-Türk'ün söz varlığının /t-/ sesi ile başlayan sözcükleri belirlenen kaynaklarda taranarak Yeni Uygur Türkçesine yansımaları bulunmaya çalışılmıştır. Orta Asya edebi lehçesinin kökeni Uygurcadır. Hakaniye Türkçesi Doğu Türkistan'ın belli başlı kentlerinde kullanılmıştı. Yine aynı dönemin eseri olan Divânü Lûgati't-Türk ile günümüz Yeni Uygur Türkçesi kaynağı bakımından örtüşmektedir. Bu çalışmamızda Karahanlı döneminin bir eseri olan Divânü Lûgati't-Türk'ün söz varlığının Yeni Uygur Türkçesindeki görünümü aynı dilin sözlükleri aracılığıyla tespit edilmiştir. Türkçenin lehçe tasnifinde kullanılan seslerden biri /t-/ sesidir, /t-/ sesindeki değişmeler lehçeler arası farklılıkların oluşum tablosunu karşımıza çıkarır. Çalışmamıza konu olan /t-/ sesini seçmemizdeki nedenlerden biri de budur. Bu sebeple geçiş dönemi eseri olan Divânü Lûgati't-Türk'ün, günümüz Doğu Türkçesini temsil eden Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığı ile karşılaştırılmasının lehçe tasnifi ve sözlükçülük çalışmalarını olumlu yönde etkileyeceğini düşünmekteyiz. Çalışmamızın giriş bölümünde Uygur Türkleri, Yeni Uygur Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinin ses bilgisi hakkında tanıtıcı bilgi verdik. İnceleme bölümünde ise, taranan kaynaklarda karşılığı bulunan Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığını ses, anlam, yapı özelliklerine göre sınıflandırdık. Listesi çıkarılan sözcükler geçirdikleri anlam ve ses değişikliklerine göre başlıklandırılmış, her konu başlığının altına açıklaması yazılmıştır.n İsim ve fiil türlerine göre incelenen sözcükler aldıkları türetme eklerinin çeşitlerine göre sınıflandırılmış, her ekle ilgili örnek sözcükler eklerin karşılarına yazılmıştır. İsim türündeki sözcükler niteliklerine göre değerlendirilmiş somut ve soyut sözcüklerin listesi çıkarılmıştır. Ayrıca Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığında yer almayan sözcükler, sınıflaması yapılan sözcüklerin sonunda ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmuşlardır. Yeni Uygur Türkçesinin taranan kaynaklarında belirlenen ortak sözcükleri Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmence sözlüklerden taranan ortak sözcüklerle karşılaştırılarak Doğu ve Batı Türkçesinin temel söz varlığına ulaşılmıştır. Son olarak, çalışmamızın değerlendirme ve sonuç bölümünde incelemelerimiz sonucunda tespit edilen verilerin sayısal ifadelerle kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Sözcük : Divânü Lûgati't-Türk, /t-/ Sesi, Yeni Uygur Türkçesi

DilbilgisiDilbilimDivanü Lugati't-Türk+6
Mehmet Köyyar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızca sözlüğün c-d harfleri ve etimolojileri

K.K. Yudahin'in, Kirgizsko-Russkiy Slovar adlı sözlük çalışması 1945 yılındaAbdullah Battal Taymas tarafından Türkçe olarak yayımlanmıştır. Yudahin, 1965 yılındasözlüğü 15 000 kelime ilavesiyle tekrar yayımlamıştır. Çalışmamız, bu sözlüğün C, Dharflerinin Türkiye Türkçesine çevirisini, kelimelerin etimolojik açıdan incelemeleriniiçermektedir. Ayrıca çalışmanın sonunda kelimelere gelen eklerle ilgili açıklamalar daverilmiştir. Anlamı bulunamayan birkaç kelime K.K. Yudahin'in sözlüğünde geçenbiçimiyle, Rusça harflerle aynen yazılmıştır. Bu sözcüklerin tam karşılığı sözlüklerdebulunamamış olsa da ayraç içerisinde sözcüklerle ilgili açıklamalara yer verilmiştir.

Abide Tozak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızca sözlüğün ç, e, ı, i harfleri ve etimolojileri

ÖZET Çalışmamız, K.K. Yudahin'in 1965 yılında neşredilen "Kırgızca-Rusça Sözlük"ünün Ç, E, I ve İ harflerinin Türkiye Türkçesine çevirisini ve madde başı kelimelerin etimolojik incelemelerini içermektedir. Çalışmamızda toplam 4689 tane madde başı kelime bulunmaktadır. Her kelime Kırgız kültürü esas alınarak tercüme edilmeye çalışılmış ve tercümelerin daha iyi anlaşılabilmesi için kelimelere getirilmiş olan ekler de ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.

Serap Alper
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Şuhudi Divançesi (inceleme-metin)

Bu çalışma 16. yüzyılda yaşadığını tahmin ettiğimiz divan şairlerindenŞuhûdû'nin hayatı, edebû kişiliği ve divanın çevriyazısını kapsamaktadır. Çalışmamızda,Yapı Kredi Yayınları Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi yazma eserler bölümündenelde ettiğimiz 510 numaralı nüshadan yararlandık. Yazma eserin başka bir nüshasınıbulamadık.Şair, ustaca şiirler yazmıştır. Gerek dilinin kıvraklığı gerekse edebû sanatlarıkullanma bakımından büyük şairleri aratmayacak derecede yetkin şiirler kalemealmıştır.Şuhûdû, bazı şiirlerinde mutasavvıf kişiliğiyle ön plâna çıkmış, bazı şiirlerindeise rindâne bir söyleyiş benimsemiştir. Şiirleri, gerek dil ve üslûp gerekse edebû sanatlarbakımından divan şiirinin genel özelliklerini yansıtmaktadır.Anahtar Sözcükler: Divan Şiiri, Şuhûdû Divançesi, Şuhûdû.

Ertuğrul Can
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Radloff sözlüğünün e maddesinin eski Türkçe açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Wilhelm Radloff'un Türk Lehçeleri Sözlüğü Denemesi (Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte - Opıt Slovarya Tyurkskih Nareçiy adlı sözlüğünün e-maddesinin Eski Türkçe bakımından incelenmesi ve güncellenmesidir.Çalışma hazırlanırken, madde karşılıkları Rusça ve Almanca olarak verilen Radloff sözlüğünün e-maddesi, Türkiye Türkçesine çevrilmiş, Kiril alfabesiyle gösterilmiş olan Türkçe maddebaşlarının yazı çevrimi Türkçe transkripsiyon sistemine göre yapılarak Kiril harfli biçimden önceye alınmış, tüm maddebaşları Türkçenin alfabe sırasına göre dizilmiş, ayrıca madde başları için tarihi metinlerden alıntılanan örnekler yeni okuyuşların ışığında düzeltilerek Latin harfleriyle transkripsiyonlanmıştır.Bu çalışmada amaç, bu sözlüğün e-maddesini Eski Türkçe açısından incelemek ve sözcüklerin Eski Türkçe denkliklerini bulmaya çalışmaktır. Radloff'un eski kaynaklardan (örneğin Kutadgu Bilig'den) aldığı sözcükleri bulup okunuşlarının doğruluğunu saptamaktır.

Özlem Yiğitoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Feke halk kültürü araştırması

iiiÖZETFEKE HALK KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMASIAyhan KARAKAŞYüksek Lisan Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıDanışman: Prof. Dr. Erman ARTUNEylül 2005, XI + 340 sayfaBu çalışmada Adana'nın Feke ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme,ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları,halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuştur.Halk kültürü ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılıkaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilenâdet ve inanmalar aktarılmıştır. Sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet veinanışların eski Türk kültürü ile olan ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum-mensur,mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçimve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinleriçerisinde geçen yerel kelimleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Feke halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem deAnadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izlerİslâmiyet'in kabulünü izleyen süreçte yeni dinin rengini alarak bugünkü Feke halkkültürünü oluşturmuştur.Anahtar Sözcükler: Feke, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, AnonimHalk Edebiyatı.

Ayhan Karakaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Aladağ halk kültürü araştırması

ÖZETALADAĞ HALK KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMASIMehmet Ali YILMAZYüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıDanışman: Prof. Dr. Erman ARTUNMayıs 2005, XI + 534 sayfaBu çalışmada Adana'nın Aladağ ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum,evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halkinanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerindedurulmuştur.Halk kültürü ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılıkaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilenâdet ve inanmalar aktarılmıştır. Sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet veinanışların eski Türk kültürü ile olan ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum-mensur,mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçimve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinleriçerisinde geçen yerel kelimeleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Aladağ halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem deAnadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izlerİslâmiyet'in kabulünü izleyen süreçte yeni dinin rengini alarak bugünkü Aladağ halkkültürünü oluşturmuştur.Anahtar Sözcükler: Aladağ, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, AnonimHalk Edebiyatı.

AladağlarHalk kültürüKültür+1
Mehmet Ali Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Türkmen matalları (bilmeceleri) (ses bilgisi, şekil bilgisi incelenmesi, metin ve çeviri)

Türkmen edebiyatının sözlü ürünlerinin yer aldığı "Yedigenim Yedi Yıldız" adlı derleme kitabındaki (Aşgabat, 1989) Türkmence Matallan'nı Latin alfabesine çevirmekle işe başladık. Çalışmamız, "Ses Bilgisi", "Şekil Bilgisi", "Anlam ve Görev Bakımından Kelimeler" ve "Metin" olmak üzere dört bölümden oluşmuştur, önce Matallar (Bilmeceler) bölümünde yer alan 1 134 bilmeceyi Kiril harflerinden Lâtin kaynaklı Türk alfabesine çevirdik. Daha sonra da Türkiye Türkçesiyle anlamlandırdık. Kelimeleri fişleyip eklerine, köklerine ayırdık. Bu kelimeleri tasnif ettikten sonra ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından değerlendirip incelediğimiz metnin gramerini oluşturduk. İlk üç bölümde, fişlediğimiz kelimeleri ET. deki özelliklerle karşılaştırdık. Karşılaştırmada kaynaklara gidilerek Türkmenceyle olan farklılık ve benzerliklerini belirttik. Anlamını bilmediğimiz kelimeleri koyu yazdık. Bilmecelerdeki kafiye düzenini bozmamak için bazı kelimeleri koyu olarak aynen yazıp anlamını dip not şeklinde verdik. Yapılan bu çalışma sonucunda Türkmen bilmeceleri ile Türk bilmecelerinin anlam olarak birbirine yakın olduğunu gördük. Türkmencede kelimelerin ilk hecesinde bulunan birincil ünlü uygunlukları yazıda gösterilmediğinden bunları tespit etmek için sözlüklere başvurduk. Böylelikle Türkmencenin ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından bir incelemesini, birincil ve ikincil ünlü uzunluklarının da bir değerlendirmesini yaptık. Anahtar Sözcükler: Türkmence, Matal, Bilmece, Türkmen edebiyatı.

BilmecelerDil bilgisiTürkmen edebiyatı+1
Gülhan Bada
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Fahri Celal`in öykücülüğü

Bu çalışmada Fahri Celal'in hikayeleri incelenmiş; bu inceleme sonucunda yazarın hikayeciliğinin belli başlı özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız, Türk hikayeciliğinin geleneksel şeklinden, modern oluşumuna kadar geçen süredeki, değişimlerinin ve gelişmelerinin aktarılmasıyla başlamaktadır. Bu bölüm Fahri Celal'e gelinceye kadar Türk hikayesindeki ana çizgileri ortaya koymaktadır. Hikaye türü ve Türk edebiyatındaki türün gelişimi verildikten sonra Fahri Celal'in hikayeciliği ile ilgili çalışmalar başlamaktadır. Bu çalışmalar hikayelerin biçimsel ve içerik açısından incelenmesiyle devam etmektedir. Hikayelerin biçim incelemesinde; yazarın hikaye tekniği, olayları ortaya koyusu, bakış açısı ele alınmıştır. Hikayelerdeki mekan, zaman öğeleri de incelenmiş ve gerekli tespitler yapılmrştır. Yazarın, hikayelerdeki üslubundaki belirgin özellikler, farklı konu başlıkları altında incelenmiştir. Yazarın kullandığı dil, kelime kadrosu, tasvirleri; halk dilinden kendi edebi diline aktardığı özellikler tespit edilmiştir. Hikayelerdeki kişi kadrosu, hikaye kişilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına ve mesleklerine göre gruplandınlıp değerlendirilmiştir.II Hîkayelerde işlenen temalar, çeşitli başlıklar altında toplanmış ve yazarın bu konulan hikayelerinde nasıl işlediği verilmiştir. Hikayelerdeki mizahi öğeler de çalışmada yer almaktadır. Bu çalışmada; Türk edebiyatında, geleneksel hikayeden modern hikayeye geçiş döneminin yazan olan Fahri CelaFin hikayeciliği farklı açılardan ortaya konmaktadır. Anahtar Kelimeler : Fahri Celal Göktulga, F. Celalettin, Öykü, Hikaye, Edebiyat.

Göktulga, Fahri CelalHikaye
Sema Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Gazavat-ı Sultan Murad b. Mehemmed Han`da cümle

ÖZET "Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân'da Cümle" Yeter TORUN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman : Doç. Dr. Mehmet ÖZMEN Yıl : 2000, XII + 241 Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi özelliklerini taşıyan anonim bir gazavatnameyi cümle bilgisi bakımından incelemeye çalıştık. Cümle bilgisi ile ilgili kaynakları taradıktan sonra Gazavatnamenin cümlelerini yapı, anlam, yükleminin türü ve öğelerinin dizilişine göre tasnif ettik. Yapılarına göre cümleleri basit ve birleşik cümle olarak ikiye ayırdık. Gazavatnamede 156 basit, 470 birleşik cümle belirledik. Basit cümleleri incelediğimizde bu cümlelerin kısa cümlelerden oluştuğunu gördük, ancak az sayıda uzun zarf-fiil gruplarının kullanıldığı uzun basit cümlelere de rastladık. 470 birleşik cümleden 9'u şartlı, 29'u sıralı, 84'ü bağlı, 38'i ki'li, 25 ' i iç içe, l'i saplamalı, 284'ü karmaşık birleşik cümledir. Birleşik cümlelerde gördüğümüz özellikler şunlardır: Şartlı birleşik cümlelerin beşinde şart anlamı yoktur, iki şart cümlesi ise bir zarf-fiile bağlıdır. Sıralı birleşik cümleler en az iki, en fazla dört basit cümlenin sıralanmasıyla oluşmuştur. Bağlı birleşik cümleler ise en az iki, en fazla beş basit cümleden meydana gelmiştir, bu cümlelerde en çok kullanılan bağlaç "ve" bağlacıdır. Ki'li birleşik cümlelerin 20*sinde yardımcı cümle, mantıken ana cümlenin bir öğesi, 13'ünde ise anacümle öğelerinden birinin sıfatı görünümündedir. İç içe birleşik cümlelerden 21'inin iç cümlesi tek cümleden, 4*ünün iç cümlesi ise birden fazla cümleden oluşmuştur. 284 karmaşık birleşik cümleden % 80'i ki'li birleşiklik özelliği taşıyan karmaşık birleşik cümlelerdir. Gazavatnamede gerek isim gerekse fiil cümlelerinin olumlusu çoğunluktadır. Gazavatnamedeki fiil cümleleri, -mA- olumsuzluk ekiyle, "değil" edatıyla ve "ne...ne" bağlacıyla olumsuz anlam kazanırken, isim cümleleri "değil" edatıyla olumsuz anlam kazanmıştır. Gazavatnamede fiil cümleleri, isim cümlelerine göre daha çoktur. Fiil cümleleri, metindeki hikaye etme üslubu nedeniyle çoğunlukla belirli geçmiş zaman kipindedir. İsim cümleleri ise daha çok ek fiilin geniş zaman ve belirli geçmiş zaman kipindedir. Öğelerinin dizilişine göre düz cümleler çoğunluktadır. Az sayıdaki devrik cümlelere ise manzum parçalarda ve konuşma cümlelerinde rastlanmıştır. Anahtar Sözcükler : Dil, cümle, birleşik cümle, anlam, Gazavatname

CümleEski Anadolu TürkçesiGazavat-ı Sultan Murad Han+2
Yeter Torun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Namık Kemal`in romanlarında cümle (2 cilt)

ÖZET "Nam ık Kemal'in Romanlar ında Cümle" Muna Yüceol ÖZEZEN Doktora Tezi, Türk Dili ve Edebiyat ı Ana Bilim Dal ı Dan ı şman: Doç. Dr. Mehmet ÖZMEN Yıl: 2000, XXII + 702 Çalışmamız Tanzimat dönemi yazarlarından Namık Kemal'in romanlarının; Cezmi ve İntibah' in cümle bilgisi incelemesinden oluşmaktadır. Çalışmamızı romanların Türkiye Türkçesine uyarlama olmayan nüshaları üzerinde yürüttük. Çünkü sağlıklı bilgilere ancak bu yolla ulaşmanın mümkün olacağ in ı dü şündük. Çalışmamız bir "Giriş"le başlamaktadır. Giriş'i, benzeri çal ı ş malardan farkl ı bir tutum izleyerek düzenledik. Burada, dar anlam ıyla cümle bilgisi, geniş anlamıyla söz dizimi alanındaki başlıca sorunlar, terim farklılıkları ve kaynaklardaki farklı yaklaşımlar üzerinde durduk. Böylece bu konuları, "İnceleme" bölümüne taşımamayı veya en az düzeyde taşımayı amaçladık. Tezimizin en önemli bölümü "İnceleme" bölümüdür. Burada Cezmi ve İntibah ile ilgili olarak saptamalarım iz ı, "Bulgular ve Yorum" ana başl ı ğ ında "Cümle Tipleri" ve "Cümle ile İlgili Diğer Bazı Konular Açış ından Cezmi ve İntibah" alt başlıklarıyla sıraladık. İncelememizi betimleyici bir yöntemle yaptık. Böylece Cezmi ve İntibah' in üzerinde söz söylenmemiş hiçbir cümlesini bırakmadık. "Cümle Tipleri" bölümünde "yüklemlerine göre", "anlamlarına göre" ve yap 1 1ar ı na göre" cümleler üzerinde durduk. "Yüklemlerine göre" cümleleri, "yüklemlerinin türüne göre: isim cümleleri ve fiil cümleleri", "yüklemlerinin yerine göre: düz cümleler ve devrik cümleler" altbaşl ıklar ıyla inceledik. Burada fiil cümlelerinin isim cümlelerinden, düz cümlelerin ise devrik cümlelerden daha fazla sayıda olduğu sonucuna vardık. "Anlamlarına göre" cümlelerde olumsuz cümlelerle soru cümlelerini inceledik. "Yap ılar ına göre" cümleler, "basit", "birleşik: sıralı birleşik, bağlı birleşik, ki'li birleşik, şartlı birleşik, iç içe birleşik, ara cümleli birleşik, ve karma ş ık birleşik" olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Cezmi ve İntibah'ta en fazla bulunan cümle tipi "karma ş ık birle şik", en az bulunan cümle tipi de "ara cümleli birle şik" cümledir. "Cümle ile İlgili Diğer Bazı Konular Açısından Cezmi ve İntibah" başl iğ ında "tamlayıc ı", "metin dışı iletiş imsel öğeler", "cümle açıc ılar", "metin aç ı s ı ndan cümleler", "eksiltili cümleler", "bozuk cümleler" ve "cümle öğeleri araş ında uyumsuzluklar" konular ı üzerinde durduk. İnceleme bölümünün ikinci ana başlığını "Sonuç" oluşturmaktadır. Burada da, çalı ş m am iz sırasındaki tüm bulgu ve saptamalarımızı kısa bir biçimde s ıralad ık. Çalışmamızın son bölümü "Dizin Metni"nden oluşmaktadır. "Dizin Metni", Cezmi ve İntibah romanlarının cümlelerinin yapı bakımından ayrı şm ı ş metinleridir. Burada basit, birleşik veya karma ş ık her cümleye veya cümle değeri ta ş ı mayan her bildiri şim öğesine bir numara verilmi ştir. Çal ı ş mam iz, yararland iğimiz kaynaklar ı sı ralad iğimiz "kaynaklar" bölümüyle son bulmaktad ir. Anahtar sözcükler: Nam ık Kemal, sözdizimi, Cezmi, İntibah, cümle.

CümleNamık KemalRoman+1
Muna Yücel Özezen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Bekir Sıtkı Kunt`un öykücülüğü

Bu çalışma, Bekir Sıtkı Kunt'un Türk öykü edebiyatındaki yerini belirlemek amacındadır. Çalışmamız, Türk öykü edebiyatının gelişiminin aktarılmasıyla başlamaktadır. Böylece Bekir Sıtkı'nın buna katkıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bekir Sıtkı Kunt, yazı hayatına 1925'te başlamıştır. Sanatçı, 1930'dan sonra öykü yazmaya yönelmiştir. Beş öykü kitabında ve süreli yayınlarda toplam altmış dört öyküsü vardır. Bu öykülerin çoğu kısa olay öyküsü özelliği gösterir. Bekir Sıtkı'nın öykü tekniğinden çok içeriğe önem vermiştir. Bekir Sıtkı'nın öykülerinde 1930 sonrası Türk toplumunun geniş bir panoraması ortaya konulmuştur. İyi bir gözleme dayandığı belli olan öykülerde ekonomik sorunların bireyler ve toplumda oluşturduğu yozlaşma dile getirilmiştir. Onun kişileri toplumda sıkça görebileceğimiz orta sınıfa mensup insanlardan seçilmiştir. Ön planda erkeklerin olduğu öykülerde kadınlara daha az yer verilmiştir. Bekir Sıtkı'nın anlatıcıları çoğu zaman taraflı bir tutuma sahiptir. Öykülerin genellikle olimpik olan anlatıcısı, kahramanlarla ilgili ayrıntılı bilgiler verir. Halkın beğenilerine önem veren sanatçı, sade bir dil kullanmıştır. Öykülerinde konuşma dilinin özelliklerini yansıtmaya çalışmıştır. Bekir Sıtkı Kunt, Türk öykü edebiyatında 1930 sonrasındaki öykü yazarları arasında önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyet dönemi öykü yazarlarının öncülerinden biridir. Bu tez, böylece Bekir Sıtkı Kunt'un Türk öykü edebiyatına olan katkılarını ortaya koymaya çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Bekir Sıtkı Kunt, Bekir Sıtkı, öykü, anlatı, edebiyat, Türk kısa öykücülüğü

HikayeKunt, Bekir SıtkıKısa hikayeler+1
Neşe Apaydın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Enderunlu Mehmed Akif Mirat-ı Şiir

Mir'ât-ı Şicr, 18. yüzyılda Enderunlu Mehmed Akif tarafından yazılmış bir tezkiredir. Bu tezkirede Mehmed Akif, Enderun'da yetişmiş 23 şairden bahseder. Aynı zamanda kendi biyografisiyle ilgili az da olsa tanıtıcı bilgi verir. Mir'ât-ı ŞiVde diğer tezkirelerde olduğu gibi her kategoriden şair yer almaz. Bu yönüyle Mir'ât-ı Şicr kendi türü içerisinde özgün bir eserdir. Mirât-ı Şicr, altı bölümden oluşur. Bunlar ön söz, dört bölüm ve son sözdür. Ön söz ve son söz dışındaki bölümlerde Akif, şairleri ele almıştır. Akif, bu şairleri Enderun'un bölümlerine göre gruplandırmıştır. Bu çalışmada Mir'ât-ı Şicr metnini Arap harflerinden Latin harflerine çevirdik. Elde edebildiğimiz iki nüshanın farklarını gösterdik. Ayrıca tezkirenin kısa bir değerlendirmesini yaptık. Vardığımız sonuca göre bu esere her edebiyat araştırmacısı sahip olmalıdır. Zira edebiyat inceleme alanının çeşitlendiği günümüzde tezkirelerin ışığında yeni yeni şairler keşfedilecektir. Anahtar Sözcükler: Enderunlu Mehmed Akif. Enderun şairleri. Tezkire.

Enderunlu Mehmed AkifMirat-ı ŞiirTezkireler+1
Mehmet Kılcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Fasihi Divanı (inceleme-metin)

Bu çalışma 18. yüzyıl divan şairlerinden Tosyalı Hasan Fasîhî'nin hayatı, edebi kişiliği ve divanının çeviriyazısını kapsamaktadır. Çalışmamızda elde edebildiğimiz tek nüsha olan, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi 5754 numaralı nüshadan yararlandık. Çeviriyazısını incelediğimizde Fasîhî'nin gerek dili kullanışı gerekse divan şiirinin anlatım teknikleri ve biçimlerini ustalıkla kullandığım gördük. Şair, çeşitli hayaller ve mecazlarla örülü diliyle usta işi denilebilecek seviyede şiirler yazmıştır. Fasîhî rind kişiliği ile aşıkane şiirler söylemiştir. Şair daha çok rindâne kişiliğiyle ön plana çıkmaktadır. Divan edebiyatında rindâne şiirler söylemiş pek çok şair vardır. Ancak pek az şair, hemen hemen divanın tamamını bu bakış açısıyla vücuda getirmiştir. Bu yönüyle ve rindâne dünya görüşünü güden şairler zincirine, yeni bir halka olması bakımından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Divan şiiri, Fasîhî Divanı, Tosyalı Hasan Fasîhî, Fasîhî, Tosyalı Fasîhî

Divan edebiyatıDivan edebiyatıDivan şiiri+2
Haluk Gökalp
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Va`di Divanı (tenkitli metin)

Bu çalışma 17. yüzyıl şâirlerinden Va'di'nin şiirlerinden oluşmaktadır. Tez, Od bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Üsküdarlı Va'di Ahmet Çelebi'nin hayat hikâyesini ve edebi kişiliğini içermektedir. İkici bölümde ise Va'di Divanı'nın tenkitli metni yer almaktadır. Bu çalışma üç nüshanın karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Nüshaların ikisi İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi' de diğeri ise Yıldız Kütüphanesi'ndedir. Va'di'nin Divanıyla birlikte Firuz u Dilefruz adlı 1370 beyitten oluşan manzum bir hikâyesi vardır. Yaşamı süresince çevresinde tanınmış bir şâir değildir. Coşkulu bir kişiliğe sahiptir. Kişiliğim şiirlerine yansıtmıştır. Şiirlerinde lirik söyleyişler çok fazladır. Sanatsal yönden şiirleri orta derecededir. Bununla birlikte çok güzel şiirleri vardır. Divan şiirinin karakteristik özellikleri Va'di'nin şiirlerinde görülür. Verdiği eserlerle Türk Edebiyatına katkısı olmuştur. Anahtar Sözcükler: Üsküdarlı Va'di Ahmet Çekbi. Divan Şiiri. Divan. Yıldız Kütüphanesi. Firuz u Dilefruz

Divan edebiyatıDivan edebiyatıDivan şiiri+2
Mahmut Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Kutlu'nun "İyiler Ölmez" adlı eserinin söz dizimi açısından incelenmesi

Kendine has bir üslubu bulunan Mustafa Kutlu, daha çok hikâyeleriyle ön plana çıkmış ve edebiyatımıza birçok eser kazandırmıştır. Bu çalışmada Kutlu'nun İyiler Ölmez adlı hikâye kitabının Dergâh Yayınları'ndan çıkan Kasım 2019'da basılan 14. baskısı kullanılmıştır. Bu tezde amaç söz dizimi çalışmalarına dikkat çekmek ve bahsi geçen eseri kelime, kelime grupları ve cümle üzerinden eserden örnekler vererek ayrıntılı incelemektir. Yazarın dili nasıl kullandığını ve söz dizimini esere nasıl yansıttığını görmek amaçlanmaktadır. İyiler Ölmez'de çok çeşitli cümle yapıları bulunmaktadır. Eksiltili cümlelerle diğer cümleler arasında anlam bağı kurulmuştur. Çalışma sekiz bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde teze dair ön bilgilere, yönteme, amaca ve öneme değinilmiştir. Sonra yazar tanıtılmış, eserlerine yer verilmiş ve bahsi geçen eserin özetine yer verilmiştir. Daha sonra eser cümle, cümle dışı ögeler, kelime grupları, cümle türleri bakımından incelenmiştir. Böylece, konunun bütün yönleriyle ortaya konulması sağlanmıştır. Çalışma, bu açıdan önem taşımaktadır. Eserden cümleler tahlil edilerek örneklendirilmiştir. Sonuç bölümünde tüm bu incelemeler göz önünde bulundurulup sonuçlar aktarılmıştır.

CümleDil bilgisiHikaye kitapları+3
Öznur Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yazıcıoğlu Ahmed Bîcân'ın 1466 tarihli Müntehâ adlı eseri (V.76a-153b) metin-dil incelemesi-dizin

XV. yüzyılın önemli mutasavvıf ve alimlerinden biri olan Ahmed Bîcân, Gelibolu'da yaşamış ve Müntehâ da dahil bütün eserlerini burada kaleme almıştır. Müntehâ, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-Hikem ismiyle bilinen eserinin Cendî şerhine karşılık olarak yazdığı Arapça eserin Türkçeye çevrilmiş şeklidir. Ahmed Bîcân, Müntehâ'yı ilk olarak 1453 yılında yazmış ardından 1466 yılında çeşitli eklemeler ve çıkarmalar yaparak eseri tekrar kalemden geçirmiştir. Bu çalışmanın konusu, Ahmed Bîcân'ın 1466 tarihli Müntehâ isimli eserinin 76a-153b varaklarından oluşmaktadır. Çalışmada esas alınan nüsha İBB Atatürk Kitaplığı Bel Yz K.000784 numara ile kayıtlı olan el yazma eserdir. Çalışma; Ahmed Bîcân'ın Hayatı ve Eserleri, Müntehâ'nın Dil İncelemesi, Metnin Transkripsiyonu ve Dizin olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazarın hayatı, ailesi ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Müntehâ'nın telif sebebi, tarihi, muhtevası, nüshaları ve kaynakları açıklanarak transkripsiyonu yapılan metnin ses ve şekil bilgisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde metnin transkripsiyonu yapılmıştır. Dördünü bölümde metin içerisinde geçen kelimeler dizin ve özel adlar dizini başlığı altında alfabetik olarak sıralanmış ve anlamları açıklanmıştır. İnceleme sonucunda tespit edilen bulgular sonuç bölümüne eklenmiştir. Ayrıca 1466 tarihli nüshanın 1453 tarihli nüsha ile mukayesesi yapılıp farkları ortaya konulmuştur.

15. yüzyılAhmet BicanDil özellikleri+2
Emine Yıldız
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kaşgar ve Yarkend ağzı sözlüğü

Bu çalısmada, Yeni Uygurca üzerine hazırlanan ilk sözlüklerden sayılan Robert B. Shaw'un 1880'de Kalküta'da yayımlanan A Sketch of the Turki Language as Spoken in Eastern Turkistan (Kashghar and Yarkand) (1880) adlı eseri ele alınarak Yeni Uygurca madde bası sözcüklerin ngilizce karsılıkları Türkçeye çevrilmistir. Böylece, Yeni Uygurca sözlük çalısmaları içinde önemli bir yeri olan bu sözlügün Türkiye'deki Türkoloji çalısmalarında kullanımının yaygınlastırılması amaçlanmıstır. Ayrıca XIX. yy. sonu Uygur yazı dili ile günümüz Uygur yazı dili arasındaki sözcük düzeyindeki degismeleri gözlemleyebilmek için Shaw'un sözlügündeki Yeni Uygurca madde bası sözcükler Uygur Tiliniñ zahlik Lugiti (1999) / Yeni Uygurcanın Açıklamalı Sözlügü ile karsılastırılmıstır. Bunun yanı sıra sözcüklerin kökenlerine dair açıklamalar da verilmistir. A Sketch of the Turki Language as Spoken in Eastern Turkistan (Kashghar and Yarkand) (1880) adlı eser sözcüklerin kısa karsılıklarının verildigi klasik bir sözlük olmayıp kimi zaman ansiklopedik bilgiler de içerir. Bu yönüyle Kasgar ve Yarkend'in tarihine, etnografik yapısına ve kültürüne ısık tutmaktadır. Yani sözlük bizlere yalnızca dil verisi sunmamaktadır. Shaw'un sözcükleri verirken bazen basit düzeyde çözümlemesi, kökenleri ile ilgili bilgiler vermesi de onun Türkoloji'ye çok da uzak olmadıgını göstermektedir. Özellikle bazen göndermelerde bulundugu kendisine ait Yeni Uygurca dilbilgisi kitabının yetkinligi bunu kanıtlamaktadır. Biz de bu sözlügü tez çalısması olarak ele alarak Shaw'un bu degerli çalısmasını gün ısıgına çıkarmaya çalıstık. Anahtar Kelimeler : Yeni Uygurca, Kasgar, Yarkend, Etimoloji, Robert Barkley Shaw, Agız Sözlügü.

Fikret Yıldırım
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Baki ve Nef`i divanlarında övgü

II ÖZET BÂKİ VE NEF'İ DİVÂNLARINDA ÖVGÜ Mesut GÜN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Mine MENGİ Eylül 2002, 215 Sayfa Bu çalışmada "Fahriye, Tefahhür, Medhiyye, Temeddüh" kavramlarına sözlüklerde hangi anlamlar verildiği açıklanmış, ardından "Baki ve Nefî Divânları'nda Övgü" konusuna yer verilmiştir. Araştırmada Sabahattin KÜÇÜK'ün Baki Divânı ile Metin AKKUŞ'un Nefî Divânı adlı çalışmaları esas alınmıştır. Tezin ana bölümünde Baki ve Nefî Divânları'nda kendisine övgü şiiri sunulanlar: "Din büyüğü, padişah, vezir-i âzam, şeyhülislam" başlıkları altında incelenmiş ve bu kişiler ile gruplar arasında da karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra şairlerin kendilerini övdükleri şiirler nazım şekilleri başlığı altında (kaside, gazel, terci -î bend vb.) şeklinde incelenip karşılaştırılmıştır. Tezin sonuç bölümünde ise şairler, yaşadığı çağ ve kişilikleri; divânlar ise övülen gruplar ve nazım şekilleri bakımından karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler : Baki Divânı, Nefî Divânı, Övgü, Övünme

BakiDivan edebiyatıDivan edebiyatı+2
Mesut Gün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiil ekleri (şekil-anlam-işlev ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırma)

Bu çalışmamızda Kapçak grubu lehçeleri içerisinde önemli bir yere sahip olan Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiiller; şekil, anlam ve işlev bakımından incelemeye alınmıştır. Çalışmamız, dilin anlatım ve ifade kabiliyetini ortaya koyma açısından çok önemli görevler üstlenen sıfat-fiillerle ilgili bilgilerin sunulmasıyla ve geçmiş araştırmalarda yer alan tanımlamaların gözden geçirilmesiyle başlamaktadır. Böylece ilk bölümde sıfat-fiil ekleriyle ilgili teorik bilgiler verilerek bilimsel kaynaklardaki farklı bakış açılan gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonraki aşamalarında ise çağdaş Kırgız ve Türk edebiyatının önemli simalarından olan Tölögön Kasımbekov, Baydılda Sarnogoyev ve Memduh Şevket Esendal'ın eserlerinden derlenen örnekler kullanılarak sıfat-fiillerin; fiil, isim, sıfat Özellikleri, zarf-fiil ve edat oluşturma kabiliyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Kırgızcadaki sıfat-fiiller ile Türkiye Türkçesindeki sıfat- fiiller arasında önemli ölçüde bulunan şekil, anlam ve işlev benzerlikleri ve farklılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Türkiye ve Kırgız Türkçesinde bulunan sıfat-fiil eklerinin; şekil, anlam ve işlev açısından ayrıntılı olarak karşılaştırılması, Çağdaş Türk Lehçelerinin karşılaştırmalı dil bilgisi çalışmalarına ve Türkçenin işlevsel dil bilgisinin hazırlanmasına önemli katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sıfat-Fiil, Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Karşılaştırmalı Dil Bilgisi.

Dil bilgisiDil bilgisi-sıfat-eylemKarşılaştırmalı dil bilgisi+2
Caştegin Turgunbayev
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

11. yüzyıl ve öncesi Türkçesinde insan yapımı nesne adları

II ÖZET 11. YÜZYIL VE ÖNCESİ TÜRKÇESİNDE İNSAN YAPIMI NESNE ADLARI Engin ÇETİN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Eylül 2002, XIII + 455 sayfa Bu çalışma, 11. yüzyıl ve öncesinde yazılan Türkçe metinlerdeki insan yapımı nesne adlarını ve bu adların, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline yansımalarını içermektedir. Söz konusu dönemde yaşayan Türk topluluklarının kültür değerlerini, bu değerlerin değişim seyrini ve koşullarını, üretim gücünü, ürettikleri nesnelere ad verirken Türkçeden ne ölçüde yararlandıklarım yazılı metinler ışığında gözler önüne sermeyi amaçlayan bu çalışma, dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, tarihî bakış açısıyla, insan-kültür-üretim-dil ilişkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tezimizin ana bölümünü oluşturan inceleme bölümünde, metinlerde saptanan insan yapımı nesne adları; Avlanma ile İlgili Nesne Adlan, Ekonomi, Bilim ve Sanat ile ilgili Nesne Adlan, Değerli Taş ve Maden adları, Devlet ve Han Simgesi Olarak Kullanılan Nesne Adlan, Denizcilikle İlgili nesne Adlan, Kumaş Adlan, Ev Gereçleri, Ev, İkametgâh ve Yer bildiren Nesne Adlan, Giyim kuşam ile İlgili Nesne Adlan, İnanç ile İlgili Nesne Adlan, Kimya ile İlgili Nesne Adlan, Müzik Araçları, Okçuluk ile İlgili Nesne Adlan, Oyunlarda Kullanılan Nesnelere Verilen Adlar, Savaş Araçları Kesici Nesneler ve Cezalandırma Araçla rı Süslenme ile İlgili Nesne Adlan, Şehircilik ile İlgili Nesne Adlan, Tarım ve Hayvancılığa İlişkin Nesne Adlan, Tıp ile İlgili Nesne Adlan, Yapı ve Üretim gereçleri, Yiyecek İçecek adlan gibi kültürel alanlara ayrılmış, her kültürel alanda ilgili nesnelere ilişkin sayısal veriler aktarılmıştır. Çalışmamızın değerlendirme ve Sonuç bölümünde, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline ulaşan insan yapımı nesne adlan sayısal olarak verilmiş, Türkçe olan insan yapımı nesne adlarının yapışma ilişkin genel bilgiler aktarılmış, bu veriler ışığında değerlendirme yapılmıştır.Ill Dizinler bölümünde, insan yapımı nesne adlan, kullanım sıklıklarına göre, çok kullanılandan az kullanılana doğru sıralanmış, ayrıca alfabetik dizin oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler: Adlar, Anadolu Ağızları, Eski Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Nesne Adlan

AdlarAnadolu ağızlarıEski Türkçe+2
Engin Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Hayrettin Ziya [Taluy]' nın kurmaca dünyası

1905-1945 yıllarında yaşamını sürdüren Hayrettin Ziya; roman, öykü ve çocuk kitaplarında kurmacayı farklı şekillerde eserlerine aktarmıştır. Eserlerinde sunduğu bakış açılarında öğretmen, bürokrat ve yazar kimliğinden faydalanmıştır. Eserlerinin kurmaca boyutu analiz edilirken yapı, tema ve anlatım bağlamında değerlendirmeye alınmıştır. Eserlerinde yapı, tema ve anlatım sınıflandırması ile kurmaca ilişkisi değerlendirilip bağlantısı aktarılmıştır. Çalışmanın amacı hem Fecr-i Âti hem Millî Edebiyat hem de Cumhuriyet Dönemi'nde yaşamını sürdürmüş ve unutulmuş bu yazarın edebiyat dünyasında yerini almasını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda yapılan bu çalışmada yazarın hayatı ve eserlerine dair bütünlüklü bir çalışma hedeflenmiştir. Eserlerin ilk baskılarına ulaşılmış olup, literatür taraması gerçekleştirildikten sonra eserlerin incelenmesine geçilmiştir. Çalışma, giriş ve sonuç kısımları da dâhil beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde genel bilgi, yazarın hayatı ve edebi şahsiyeti hakkında yeni bilgiler verilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümlerde ise eserler yapı, tema, anlatım, dördüncü bölümde ise çocuk edebiyatı ilkeleri açısından tahlil edilmiştir. Sonuç bölümünde ise Hayrettin Ziya'nın eserleri ve kurmaca hakkında harmanlanmış bilgiler verilmiştir. Ayrıca yazarın edebiyat tarihindeki yerine değinilmiştir. Ekler kısmında yazarın eserlerinin görseli verilmiştir.

Edebiyat tarihiHikayeKurmaca+3
Emine Akçay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Memduh Şevket Esendal'ın ilk sekiz hikaye kitabında yer alan hikayelerdeki zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları

Bu tezde Memduh Şevket Esendal'ın yayımlanan ilk sekiz hikâye kitabında yer alan hikâyelerindeki zarf-fıiller ve zarf-fıil grupları işlevleri ve yapıları açısından incelenmiştir. Türkçede, geniş bir kullanım alanına sahip olan, anlatımı uzatmadan ve bağlaç kullanmadan, tek bir cümle içerisinde birkaç eylemin bildirilmesini sağlayarak Türkçenin gücünü ve kıvraklığını arttıran fiilimsiler ve bunlar arasında özel bir yeri olan zarf-fıiller, öteden beri Türkologların ilgisini çekmiştir. Günümüz Türkçesinde Eski Türkçede olmayan zarf-fıillerin ve zarf-fıil işlevli yapıların ortaya çıkması, Türkçeyi giderek daha zengin bir zarf-fıil kadrosuna ulaştırmaktadır. Bu sebeple tez konusu olarak zarf-fıiller seçilmiştir. Bu araştırmada Memduh Şevket Esendal'ın eserlerindeki zarf-fıillerin işlevleri tespit edilip; zarf-fıillerin, cümledeki yerleri, cümlenin yüklemi ile, öznesi ile ilişkileri yapılan açısından incelenmiş ve çıkan sonuçlar tablolaştırılmıştır. Ayrıca metinlerdeki zarf-fıiller, kalıplaşmalardaki ve ikilemeli yapılardaki kullanımları açısından incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda Türkiye Türkçesindeki zarf-fıillerin yapılan, cümle öğeleri ile ilişkileri ve cümledeki kullanımları ile ilgili Türk dil bilgisine katkıda bulunacak bazı tespitlere ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: zarf-fıil, özne,yapı, çatı, Memduh Şevket Esendal

Dil bilgisi-zarf-eylemEsendal, Memduh Şevket
Jale Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00