Art

Bu konu başlığı altında 503 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatta anlatım dili olarak "abartı"

"Sanatta Anlatım Dili Olarak Abartı" adlı yüksek lisans tez çalışması sanatsal ifade yöntemi olarak kullanılan abartıyı konu edinmektedir. İlk insandan günümüze kadar üretilen sanat eserlerinin pek çoğunda abartı kavramı karşımıza çıkmaktadır. Sanat tarihindeki örnekler incelenerek, abartının tanımı, izleyici üzerindeki psikolojik etkisi ve hangi duyguları uyandırdığı, sanatsal ifadeye katkısının neler olduğu gibi soruların yanıtlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Heykel, müzik, mimari, karikatür, edebiyat, resim gibi farklı sanat disiplinlerinde abartının ele alınışı incelenip, yorumlandıktan sonra seramik sanatı örneklerinde yoğunlaşılmış; ardından özgün uygulamalara yer verilmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde farklı kuramcılar tarafından sanatın nasıl tanımladığı ve sınıflandırıldığı araştırılarak, tanımlaması yapılmıştır. Sanat eserlerinde abartıya; kompozisyon öğelerinden olan armoni, ritm, varyasyon, baskınlık, denge, hareket ve oran kullanılarak ulaşılabilir. Sanatçılar, sanat eserlerinde eserin kavranması açısından önemli bir görevi olan oran, orantı ve ölçekle oynadıklarında, abartılı bir görünüm elde edebilirler. Bu bölümde; kompozisyon öğelerinin tanımlarına yer verilerek, abartı ile ilişkileri irdelenmiş, oranların bozulması ile elde edilen etki gözlemlenerek örnekler üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde görsel sanatlarda somut bir yöntem olarak ele alınan ve bu araştırmanın konusu olan abartının literatürdeki tanımları araştırılarak yeni bir tanımlama yapılmıştır. Genellikle izleyiciyi etkileyip hayrete düşüren bir olgu olan abartının, tarihteki örnekler üzerinden yola çıkılarak ne zaman, nasıl ortaya çıkmış olabileceği tespit edilmeye çalışılmış; sanatsal uygulamalarda kullanım şekli, yarattığı etki ve izleyici üzerinde uyandırdığı duygular araştırılmıştır. Yapılan araştırmada tüm sanat dallarında bir yöntem olarak metafor ve alegori kullanılarak ve plastik sanatlarda grotesk yaklaşım ile abartılı bir dil elde edilebildiği gözlemlenmiştir. Bu kavramların abartı ile ilişkisi örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Ayrıca estetikte yüce (süblime) kavramının estetik açıdan yorumlanması yapılmıştır. Bir yöntem bilgisini veya teknik bir yönelişi kapsayan abartı; sinema, edebiyat, tiyatro, mimari, müzik, karikatür, resim ve heykel gibi pek çok alanda sanatsal ifade dili oluşturmuştur. Yöntem olarak kullanılan abartıya sanatsal pratiklerde sıklıkla rastlanılır. Sanat disiplinlerinde abartı kavramının kullanım şekli farklı sanatçıların eserleri incelenerek betimleme ve yorumlamalar yapılarak incelenmiştir. Seramik sanatında doku, renk, ölçek büyütme, çoğaltım, sır kullanımı, bünyeye yapılan katkılar, metafor ve persormans ile abartıya ulaşılabilir. Çalışmalarında bu yöntemleri kullanan seramik sanatçılarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sanatsal ifade yöntemi olarak abartının kullanıldığı özgün sanatsal uygulamalar yapılmış, kişisel yorumlara ulaşılmıştır, Sonuç bölümünde ise literatür araştırması ve uygulama sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Abartı, Oran, Orantı, Boyut, Seramik

AbartıArtistik seramikBoyut+7
Damla İybar Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Sanat tarihinde paradigmatik kırılmalar ve resim sanatına yansımaları

Bu çalışmanın amacı, sanat tarihinin kırılma noktalarına ve bu kırılmaların ardında yatan içinde bulunulan dönemin güç ilişkilerinin neden olduğu dinamiklere odaklanmak ve özgürlükçü, çoğunlukçu bir ortamda, resim sanatının çağdaş sanat sunumları içerisindeki yerini vurgulamaktır. Sanat tarihi toplumun sosyal ve ekonomik ilişkilerini belirleyen güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemez. Batı sanatı, tarih boyunca düşünce yapılarındaki bu kırılmalar sonucu farklı biçimlerde şekillenmiştir. Çağdaş sanat yaklaşımına kadar geçen süre içinde bütün sanat dönemleri hâkim akımların, büyük anlatıların etkisinde biçimlenmiştir. Ancak, çağdaş sanatla birlikte sanat gündelik hayatla bağlarını, yaşanılan dönemin gerçekliği ile tekrar kurmuş ve herkesi kapsayan bir niteliğe bürünmüştür. Bu anlayışın açtığı özgürlük alanı geçmişteki sanat anlayışından farklı olarak herkese sanatçı ve her şeye de sanat eseri olabilme yolunu açmıştır. Çağdaş sanatın gelenekselin tam karşısında şekillendiğini ileri süren tezlere rağmen çağdaş sanatın içinde barındırdığı özgürlük ve çoğulculuk karakteri, resmin ve sanatın sonu gibi karamsar tezleri çürütmüştür. Günümüzde, geleneksel yöntemlerden dijital teknolojinin sağladığı yeni imkânlara kadar her türlü sunum yöntemi uygulanabilir durumdadır. Aksi, çağdaş sanatın avangardlarının eleştirdikleri, modern sanatın seçkinciliği sorununu tekrar doğuracaktır. Ancak, avangard çıkışların sanatçılara sağladığı özgürlük alanının, kapitalizmin ve kültür endüstrisinin kontrolünde olduğu da yadsınamaz bir gerçekliktir. Çağdaş sanatın özgürlükçülüğü ve çoğulculuğu bir kazanım olmakla birlikte sanatın ve sanatçıların para ile kurduğu ilişki sanatın metalaşması sorununu, sanat ve hayatın kültür endüstrisi koşullarında birleşmesini de gündeme getirmiştir. Çağdaş sanatın bu iki farklı gerçekliği ekseninde oluşan gerilim, günümüz sanatının karakterini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: mimesis, estetik, çağdaş, modernizm, postmodernizm, çoğulculuk

ModernizmParadigmaPostmodernizm+4
Haydar Taşçılar
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında içmimarın hakları ve eserinin korunması

Geçmi te insanoğlunun, gereksinimlerini kar ılamak üzere yaratmı olduğu mekan kavramı bugün de varlığını devam ettirmektedir Çünkü ki i kendisini güvende ve rahat hissetme gereksinimi duymaktadır Bunu da sınırları belli, etrafı kabukla çevrelenmi mekanlarla çözümlemektedir Zamanın ilerlemesi mekan kavramının çok daha farklı ele alınmaya ba lamasına neden olmu tur. İnsanların gereksinim, istek ve beğenilerine en doğru ekilde ceva verebilmek için içmimarlık mesleği ortaya çıkmı ve geli me göstermi tir Bu tez kapsamında içmimarlık mesleği ve mesleği icra eden ki i olan içmimarın tanımları ya ılarak, tasarım sürecinin nasıl bir yol izlediği incelenerek, içmimarlıkta son ürün "eser" kavramı üzerinde durulacaktır Sonrasında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ka samında eser sahibinin hakları ve eserlerinin korunması açıklanacaktır Eser ve eser sahibi haklarından yola çıkarak çalı manın merkezinde yer alan içmimarın ve eserinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ka samında hakları ve korunması anlatılarak bir sonuca ula ılmaya çalı ılacaktır Böylece içmimarın ve eserinin hakları ve korunmasının ne kadar önemli olduğunun farkına varılmasına olanak sağlamaktadır Anahtar Kelimleler : İçmimar, İçmimarlık, Son Ürün, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, İçmimar ve Eser Hakları

Fikir ve Sanat Eserleri KanunuFikri ve sınai mülkiyet haklarıMimari eserler+3
Merve Buldaç
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel tasarım odaklı bir sanat eğitimi etkinliği

Bu araştırmanın amacı, sanat eğitiminin üretimsel, eleştirel, kültürel ve estetik boyutlarını göz önünde bulundurup geleneksel tasarımdan yola çıkarak öğrencilerin kendi halı tasarımlarını gerçekleştirmelerine imkan sunmak ve süreçte kullanılan gözlem, görüşme ve diğer veri toplama yöntemleri ile ulaşılan bulgularla görsel sanatlar alanına katkı sağlamaktır. Araştırmada bu temel amaçlar doğrultusunda geleneksel tasarım odaklı bir sanat eğitimi etkinliği hazırlanmıştır. Araştırmanın etkinlik süreci Eskişehir il merkezinde bir devlet ortaokulunda 6. Sınıfta bulunan 26 öğrenci ile yürütülmüştür. Etkinlik sürecinin uygulama süresi olan 5 hafta içerisinde ön fikir- son fikir, gözlem ve görüşme yöntemi kullanılarak, uygulama haftasında elde edilen çocuk resimleri, ders video kayıtları ve ses kayıtlarının yanında araştırmacı günlükleri ile veriler elde edilmiştir. Etkinlik sürecinin ilk haftasında öğrencilerin halı ile ilgili ifadeleri 'genellikle üzerine basıp geçilen bir ev eşyası', yani halının işlevselliğine işaret ederken, etkinliğin son haftasında halının tasarımsal özelliklerine dikkat çekerek halıyı 'bir sanat objesi' olarak gördüklerini ifade eden cümleler kullanmışlardır. Araştırma sonunda ulaşılan bulgulara göre etkinliğin öğrencilerin kültür, görsel kültür, halı, halı motifleri, hayvan figürlü halılar ve tasarım ile ilgili farkındalıklarına katkı sağladığı söylenebilir.

EğitimEğitim etkinliğiGeleneksel tasarım+5
Yasemin Arıman
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Sanat, iktidar, beden

İnsan türünün en yaratıcı üretim ve eylem biçimlerinin bir bölümünün somutlaşmış biçimi/yansıması olan sanat, her dönemde yalnızca sanatçının hür iradesiyle var olan bir niteliğe sahip değildir. Etki gücünü her alanda gösteren iktidar olgusu, sanat üzerinde de bazı dönemlerde varlığını sanat yapıtları üzerinden de somutlaştırmıştır. İktidar kavramı geniş çerçevede düşünüldüğünde, yüzyıllar boyunca insanı dolayısıyla onun yaratıcı üretim sürecinin sonucu olan sanatı doğrudan ya da dolaylı pek çok biçimde etkilemiştir. Kavramı Münci Kapani'nin açıkladığı biçimde "başkalarının davranışlarını etkileyebilme, kontrol edebilme olanağı' olarak düşündüğümüzde bu etkileşim durumunun izini (iktidar-birey ilişkisi bağlamında) tarih öncesi döneme kadar sürmek mümkündür. Bu ilişkide iktidar, birey üzerinde güç ve etkiye sahip her şey olarak düşünülebilir ve tarih öncesi dönemden de referans alınabilir. Literatür tarandığında insanların mağara yüzeylerine hayvan figürleri çizmeleri konusundaki genel varsayım insan türünün başka bir tür karşısında güç elde etme isteğidir. Varsayımdan hareketle, mağara duvarlarına kaydedilen bu veriler insanın başka bir türle olan güç savaşının göstergelerindendir. Zamanla, topluluk bilincinin oluşmasına paralel olarakyeni iktidar biçimlerinin (dinsel, siyasal, ekonomik) doğuşuyla, sanat ve sanatçı üzerindeki etkileri de farklılaşmıştır. İktidarın yaptırım gücü, yapıtlarının iktidarın amaçları doğrultusunda üretilmesi ve kullanılmasına neden olabilmiştir. Sanat, dinsel, politik, ekonomik çıkarlara hizmet eden bir araç olarak uzunca bir süre kullanılmıştır. Sanatın, dine hizmet için kullandığı dönemlerde, sanatçıların mesajı halka iletmek için kullandıkları en önemli araç insan bedeni olmuştur. Siyasetin, yönetim biçimlerinin sanatı bir propaganda aracına dönüştürdükleri dönemde de, insan bedeni kitleleri etkilemek amacıyla doğrudan mesajları iletecek biçimde resmedilmiş ya da biçimlendirilmiştir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise bedenin sanatta kullanım biçimi radikal bir değişime uğramıştır. Beden, sanatçının yalnızca resmettiği ya da biçimlendirdiği bir öge değil, canlı yapısıyla doğrudan bir sanat nesnesi olarak sanat tarihi sayfasında yerini alır. Bedenin, sanat arenasında devrim niteliğindeki bu yeni sunum biçimi, sanatçının sadece yeni yada farklı olanı arayışından doğan bir sonuç değildir. Yüzyıllardır iktidarın dolayısıyla sanatın nesnesi olarak kullanılan beden artık iktidarın karşısında bir güç olarak somut varlığıyla ve aracısız bir biçimde görülmektedir. Değişen dünya konjonktürüyle birlikte sanatçının sanat arenasında daha çağdaş ve radikal üretimlere imza attığı gözlemlenmektedir. İktidar biçimlerine muhalif duruşlarıyla dikkat çeken sanat hareketlerinin yaratıcısı olarak sanatçı birey, artık gücünü bir hamiden, kiliseden ya da bir diktatörün sempatisinden değil, kendi özgür iradesinden almaktadır. Burada özgürlük kavramı sınırlarını tamamen sanatçının belirlediği bir kavram olmamakla birlikte, önceki dönemlere göre önemli ölçüde çerçevesi genişletilmiş bir kavram olarak düşünülmelidir. Anahtar Sözcükler:Sanat, iktidar, beden

BedenResim sanatıResimler+2
Gökcen Meryem Kılınç
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2016
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Toplum sanat ilişkisi ve süreç

Bu sanatta yeterlik tezi, sanat yoluyla kamusal alan oluşturulabilir mi sorunsalını irdelemektedir ve Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen bir proje çalışmasıdır. Kamuyla beraber yapılan sanat türü olan yeni tip kamusal sanatın özellikleri incelenerek, projenin kapsamı belirlenmiştir. Projenin yöntemi olarak literatür taraması kullanıldığı gibi, bu konuda çalışan kişilerle birebir görüşmeler yapılmış ve proje dahilinde 43 kişinin katıldığı Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesinde 'Kamusal Alanda Diyalog' isimli bir sergi oluşturulmuştur. Toplum Sanat İlişkisi ve Süreç Tez Projesi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde, kamusal alan ve kamusal sanatın ortak kelimesi, 'kamusal'ın anlamsal değerlendirmesi yapılmış, projenin bu kavramlarla ilişkisi belirlenmiştir. Projenin geleneksel kamusal sanat çalışmalarından farklı olarak, ilişkilere dayanması ve kamusal alanda kamuyla beraber kamu için yapılan bir sanat türü olan yeni tip kamusal sanatın özelliklerini içermesi ele alınmıştır. İkinci Bölümde ise, sanatın, geleneksel özelliklerinden koparak, toplumla yapılan sanat çalışmalarına giden yolu açan, sanat içindeki kavramlar ve sanat çalışmaları incelenmiştir. Özellikle tarihsel avangard ve avangard gibi akımlardan örnekler verilmiştir. İkinci Bölümün son kısmında ise, yeni tip kamusal sanat olarak tanımlanan sanat çalışmalarına yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde, toplumun ve günlük yaşantının, yeni tip kamusal sanata ve projenin oluşumuna katkısı araştırılmıştır. Projenin, toplumla birebir ilişkili olan bir sanat türünü ele alması, toplum ve sanatın buluşmasıyla ilgili saptamalar içeren verilerin ortaya çıkmasını sağlanmıştır. Bu araştırmayla, Eskişehir'deki kamu kurum yöneticileri, üniversite rektörleri, sivil toplum örgütleri yöneticileri, Eskişehir'in en eski esnafı, tek kadın milli piyango satıcısı, en eski lületaşı ustası, gibi toplum içerisinde var olan karakterlerin birbirleriyle ve sanat öğrencileriyle buluşması temel alınmıştır. Bu bağlamda karşılıklı gerçekleşen etkileşimle birlikte, Kamusal Alanda Diyalog Sergisinde sergilenen portre resimler ortaya çıkmıştır. Böylelikle katılımcıların, resimler yoluyla, kendilerinin ve birbirlerinin farkına vardıkları kabul edilebilir. Araştırmanın adında da var olduğu gibi, insanlar arasında gerçekleşen diyalog temelinde, sanat ve toplum ilişkileri üzerine, öğrencilerin ve araştırmacının deneyimler elde etmesi yönünde, toplum, sanat ve süreç kavramlarıyla ilgili, resim sanatı eğitiminde de kullanılacak pek çok veri ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamu, Kamusal, Sanat, Toplum, Yeni tip kamusal sanat, Diyaloğa dayalı sanat.

Kamusal alanKamusal sanatResim sanatı+3
Gülçin Karaca
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan doğa ilişkisi bağlamında 1960 sonrası sanatta doğaya yönelimler

1960 sonrası Arazi Sanatı ve Ekolojik Sanatın çıkış noktası ve temelleri doğa felsefesine dayandırılmıştır. Bu sanatların doğa ile kurmuş olduğu bağların çözümünde, doğada süregelen ilişkilerin tümünü kapsayan doğa felsefesinden yararlanılmış, doğa tanımı ile bağlantılı olan, çevre ve ekoloji tanımları yapılmış, insanın doğada yaratmış olduğu tahribatın etkilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, tarihsel süreçte insan ve doğa ilişkilerinin temelleri çevre sosyolojisi çerçevesinde araştırılmış ve incelenmiştir. Bu araştırmada, tarihsel süreçte toplum ve doğa ilişkilerinin arka planında yer alan üç genel toplumdan söz edilmiştir. Bu toplumlar; avcı toplayıcı (ilkel toplumlar), tarım toplumları (uygar toplumlar) ve endüstriyel toplumlar (modern toplumlar) olarak tanımlanmaktadır. Toplumsal hiyerarşinin doğa algısını nasıl şekillendirdiği ve insan merkeziyetçi toplum düzeninin doğayı nasıl araçsallaştırdığı ortaya çıkmıştır. Derin ekoloji felsefesinde yer alan insan merkeziyetçi bakış açısından yola çıkılarak, insanın doğa üzerinde sömürü ve tahribatıyla paralellik olduğu saptanmıştır. Derin ekoloji, insan ve doğa ilişkisine dair çevre krizleri ve ekolojik felaketleri vurgulayan bir yaklaşım sunmuştur. İlksel değerlere dayanan bu tutum, insan merkeziyetçi yaklaşım ve tek tanrılı dinlerin söylemleriyle ekolojik krizlere dayandırılmıştır. Sanatsal uygulamalara esin kaynağı olan ve birçok kültürün temelinde yatan doğa, toplumsal yaşam biçimleriyle birlikte değişime uğramıştır. 1960 sonrası gelişen sanat anlayışı ve formları doğanın ve insanın sömürülmesine karşı tepkisel bir tutumla şekillenmiştir. Sanatçılar, yeryüzünde farkındalık yaratmak, iyileştirmeler yapmak adına bu eylemlerini doğa üzerinde çalışmalar yaparak gerçekleştirmişlerdir. Bu dönemin toplumsal hareketleri, doğanın bir bütün olduğu bir sistem olarak, çevreye duyarlı kültür ve sanat formlarının bir araya gelmesinde etkili olmuştur. Anahtar Sözcükler: Arazi Sanatı, Ekolojik Sanat, Doğa Felsefesi

Arazi sanatıDoğaHeykel+5
Gizem Türkdoğan
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenci-öğretmen-veli bağlamında sanat eğitimi

Günümüzde üreten, eleştiren, sorgulayan ve farklı düşüncelere saygı duyan bireylerin yetişmesi, onların hem bilişsel hem de duyuşsal alanların gelişimine odaklanan bir eğitimle mümkün olur. Görsel Sanatlar dersi çocukların, bireysel gelişim hızına uygun olarak yapılan araştırma, inceleme, keşfetme, yorumlama ve yaratıcı bir ürün ortaya koyma etkinlikleri sonunda dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlayan önemli alanlardan biridir. Bu araştırmanın amacı öğrenci, öğretmen ve velilerin görüş ve deneyimlerine dayalı olarak ilkokul Görsel Sanatlar dersinin niteliğini etkileyen faktörler, yapılan etkinlikler, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin olgubilimsel bir yaklaşımla incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep ilinde bulunan ilkokullardaki 4.sınıfta öğrenim gören altı öğrenci ve onların öğretmen ve velilerinden oluşturulmuştur. Araştırma verileri, iki oturum olarak yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrenci günlükleri ve ders planlarından toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenci, öğretmen ve velilerin Görsel Sanatlar dersinin gerekli ve önemli olduğunu düşündüğü, ancak bu dersin amaçları ve çocuklara sağladığı yararlar hakkındaki düşüncelerinin sınırlı kaldığı görülmüştür. Sınıf öğretmenleri Görsel Sanatlar dersini işlemeye yönelik kendilerini yetersiz görmekte; ders saati, ortam, araç-gereç yetersizliği ve diğer derslerin yoğunluğu gibi sorunlardan dolayı derste yapılan etkinlikler resim çalışmalarıyla sınırlı kalmakta ve bu nedenle Görsel Sanatlar dersinin amaçlarına ulaşılamamaktadır. Öğrenci, öğretmen ve veliler karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik olarak ders saatinin artırılması, dersin içeriğinin değiştirilmesi, dersi branş öğretmenleri vermesi, okullarda atölye düzenlenmesi, sınıf mevcudunun azaltılması, öğretmen kılavuz kitapları geliştirilmesi, lise ve üniversite giriş sınavlarında Görsel Sanatlar dersine yer verilmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Sanat Eğitimi, İlkokul, Görsel Sanatlar Dersi, Veli, Sınıf Öğretmeni, Olgubilim.

Aile içi ilişkilerAna-baba-genç ilişkileriEğitim sistemi+7
Nurgül Çakmak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerleştirmeleriyle Sarkis Zabunyan metaforları ve zaman bağlantıları

Yerleştirme sanatı (enstalasyon), geleneksel sanat eğilimlerinin aksine, sanat eseri ve izleyici arasındaki demir parmaklıkları kaldıran, mekanın niteliklerinden yararlanan ve izleyici ile interaktif bir bağ kuran sanat anlayışıdır. Açık veya kapalı mekanlarda icra edilen sanat yaklaşımının kökleri ise, Marcel Duchamp'ın hazır yapım nesneleri ile Kurt Schwitters'e kadar uzanmaktadır. 20. yüzyıl başında kıvılcımları hissedilen bu sanat türü, çağdaş sanatta kavramsal sanat, performans, video, ses, ve mimarlık gibi disiplinler ile etkileşim içinde, günümüzde en fazla kullanılan sanat üretim biçimlerindendir. Çalışmanın konusunu oluşturan Sarkis Zabunyan, bu yaygın ancak zor sanat anlayışını, çeşitli teknik ve yöntemleri ile farklı ve bir o kadar da kendine özgü, başarıyla uygulayan ender sanatçılardan biridir. Yerleştirmelerdeki mekan olgusunu, yarattığı bellek metaforu ile zaman kavramıyla da ilişkilendirmesi, yerleştirme sanatına yeni anlamlar ve felsefi boyutlar kazandırmıştır. Bu özellikleri ile diğer sanatçılardan ayrılan ve yeni bağlamlarla ürettiği yerleştirmeleriyle uluslararası sanat platformunda ses getiren sanatçının bu çalışmada su, renk, ışık, ses, iz ögelerini uzamsal ve zamansal paradigmalar içinde kullanışı irdelenmiştir. Ayrıca, sanat dönemlerine göre farklılaşan eğilimleri, metaforları, kavramları ve sanat terminolojisine kazandırdığı özel terimler ayrıntıyla incelenmiştir. Sarkis'in işlerindeki ve sergilerindeki öne çıkan ilham kaynakları, etki ve etkileşim çerçevesinde değerlendirilmiş, yaratılan katmanlaşmanın 'tümel yapıt' ilkesine dayandığı saptanmıştır. Sanatçının Çağdaş Fransız Sanatı ve Çağdaş Türk Sanatı arasında en sağlam köprülerden birini kurması, multikültürel ve multisosyolojik ortamlarda yer aldığını doğrularken, sanatsal tavrının evrensel bir dile sahip olduğunu da vurgulamaktadır. Anahtar Sözcükler: Çağdaş Sanat, Enstalasyon, Fransa, İstanbul, Sarkis Zabunyan, Metafor, Zaman, Bellek, Biçim, Kavram, Bağlam.

BenzetmeEnstalasyonMetaforik algı+6
Şeyma Nalan Ekice
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milton Glaser ile Gürbüz Doğan Ekşioğlu'nun yaratma aşamasındaki kesişme ve ayrılma noktaları

Bu araştırmada Amerikalı Grafik Sanatçısı Milton Glaser ile Türk Grafik Sanatçısı Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun yaşam öyküleri, aldıkları eğitimler, meslek hayatları, sanat anlayışları ve eğitimci yönleri incelenmiştir. Ekşioğlu, çevreye, toplumsal olaylara cesur ve mizahi yaklaşımı ile Türk Grafik sanatında önde gelen bir sanatçıdır. Yurt içindeki başarıları kadar yurtdışında da başarılara imza atmış, ABD?nin en ünlü, trajı haftada bir milyonu aşan New Yorker dergisinde eserleri altı kez kapak olmuştur. Özellikle Osama Bin Ladin?in öldürülmesi üzerine yaptığı kapak çalışması ?Amerika tarihine geçen dünyanın en başarılı kapak? çalışmalarından biri olmuştur. Glaser dünyaca ünlü çok değerli bir tasarımcıdır. Milton Glaser, ?Çağımızın yaşayan en büyük grafik sanatçısı?, ?Sevecen cömert rönesans adamı?, ?Kâşif insan? gibi lakaplarla anılır. New York şehrinin tanıtımı için tasarladığı ?I Love New York? logosu ile dünya çapında bir başarıya imza atmıştır. Bu çalışmada; her iki sanatçının kişilik yapıları, yaşadıkları ortamlar, bireysel ve kurumsal çalışmaları, etkilendikleri sanatçılar ve sanat anlayışları incelenerek birleşen ve ayrılan yönleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Bu araştırmaya başlarken öncelikle Gürbüz Doğan Ekşioğlu ile Milton Glaser?in yaşam öyküleri, meslek hayatları, sanatçı ve sanat eğitimci yönleri ele alınmıştır. Daha sonra her iki sanatçının yaşam hikâyelerinden çıkarılan sonuçlarla, eserlerini yaratma süreçlerindeki kesişme ve ayrılma noktaları ayrıca ele alınarak irdelenmiştir. Araştırmanın başlangıcında Türkiye?de ve Amerika?daki Grafik Sanatının gelişimi tarihsel süreçleriyle kısaca açıklanmakta ve ?Kavramsal Görsel Anlatım? üzerine kısa açıklamalar yer almaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde, Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun Türk grafik sanatı içindeki yeri, hayatı, sanatı, sanatçı ve eğitimci kimliği araştırılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde, çizgi roman firması DC Comics için tasarladığı DC Bullets logosu, Bob Dylan posteri ve New York?un tanıtımı için tasarladığı ?I love New York? logosuyla dünya çapında üne kavuşan Milton Glaser?in hayatı, sanatı, iş yaşantısı ve eğitimci kimliği araştırılmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise, bu iki sanatçının sanatlarını yaratma aşamasındaki kesişme ve ayrılma noktaları verilmeye çalışılmıştır. Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun eğitimi ve meslekî hayatı boyunca etkilendiği ve örnek aldığı Amerikalı çizer Milton Glaser?le örtüşen ve ayrılan yanları ile ilgili bir araştırmaya rastlanmayışı araştırmanın çıkış noktası olmuştur.

BiyografiBiyografiEkşioğlu, Gürbüz Doğan+6
Irmak Öner
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitimde artık materyaller ile yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bilgili ve bilinçli bir toplumun temellerinin atılması için geri dönüşüm bilincinin küçük yaşlarda kazanılması oldukça önemlidir. Araştırmada, okul öncesi eğitimde artık materyaller ile yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan bağımsız anaokuluna devam eden 5 yaş grubu 20 çocuk üzerinde yürütülmüştür. Nicel yaklaşımın deneysel desenlerinden tek grup ön test-son test deseni kullanılmıştır. Toplamda 8 haftalık program uygulanmıştır. Verilerin analizinde, artık materyallerle yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, çocukların artık materyalleri geri dönüştürüp ayrıştırdıkları, geri dönüşüm sözcüğünün anlamını bildikleri ve geri dönüşüm sembolünü tanıdıkları tespit edilmiş olup çocuklar üzerinde geri dönüşüm ile ilgili farkındalık sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu araştırma ile okul öncesi dönemden başlanılarak çocuklarda erken yaşlarda geri dönüşüm bilinci geliştirilmiş olup bilinçli tüketiciler yetiştirmenin temelleri atılmıştır.

ArtıklarAtık değerlendirmeFarkındalık+6
Rümeysa Öztap
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1883'ten 2003'e Türk azınlık ressamları ve yapıtları

Azınlık; bir ülkenin içinde, baskın halka mensup olmayan, ancak kendine ait bir kültürü, bütünlüğü olan topluluk demektir. İlk defa ortaçağda kullanılan ?azınlık? kavramı, günümüzde de kullanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda azınlık halklar ticari, siyasi, ekonomik, ve sanatsal alanlarda etkin rol oynamıştır. Etkin oldukları sanat alanlarından biri de resim sanatıdır. Araştırmanın amacı Türkiye'deki azınlık ressamlarının 1883'ten 2003'e kadar geçen sürede resim sanatına yapmış oldukları katkıları, yaşantılarının Türk Resim Sanatı'na yansımaları ve yabancı ülkelerde Türk Resim Sanatı'nı temsil etme durumlarını irdelemektir. Ayrıca Sanayi Nefise'den günümüze doğru bu sanatçıların eserlerinin yanında Türk Toplumu ve Devleti'nin azınlık sanatçılarına bakışını da incelemektir. Konuya paralel olarak 20. Yüzyıla doğru Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa'da sosyo-ekonomik durum da incelenmiştir.Araştırmada 1883 yılından 2003 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinde yaşamış olan azınlık ressamları hakkında genel bilgiler verilmiş ve bu ressamların Türk Resim Sanatına olan katkıları incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bu açıdan önemlidir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikli olarak 1883'ten itibaren Türk Sanatının gelişimi, batılılaşma süreci ve azınlık sanatçıları hakkında alan yazın taraması yapılmıştır.Araştırmada Osmanlı İmparatorluğu'nda 18. Yüzyıldan günümüze kadar eğitim ve sanat alanında yenileşme hareketleri, devletin ve toplumun azınlık sanatçı ve toplumuna bakışı incelenmiş, toplumsal olayların azınlık sanatçılarına etkileri araştırılmıştır. Türkiye de azınlık sanatçılar her türlü sanatsal faaliyetlerini, özgürce ifade etmekte yurtdışında ülkemizi temsil edip, Türk Milleti adına ödüller kazanmaktadır. Türk sanatçılarla beraber aynı atölyelerde çalışmakta, beraber sergiler açıp etkileşim içinde çalışmalarını sürdürmektedirler.

RealizmReformResimler+7
Rifat Sarıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1950 sonrası Türk resim sanatında doku

Araştırmada 1950 sonrası Türk resim sanatında doku öğesi kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca resimlerinde dokunun öğesini kullanmasıyla öne çıkan sanatçıların doku öğesine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; doku'nun tanımı, dokuların ortak özellikleri, dokuların algılanması, dokuların oluşumları açıklanmış ve doku çeşitleri olarak; doğal doku, görsel (yapay) doku, güncel doku, optik doku ve dinamik dokulara yer verilmiştir. 1950 sonrasında Türk resim sanatına değinilmiş, Türk resim sanatında dokunun kullanımı, yeri ve öneminden bahsedilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir.Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemi ile Türk resim sanatında, tuval resminde doku unsuru ile dikkat çeken altı sanatçı, örneklem olarak belirlenmiştir. Resimlerinde doku öğesine yer vermelerinden dolayı Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Halil Akdeniz, Erkan Özdilek, Ahmet Yeşil ve Ünsal Kınıklı ile yapılan görüşmelere yer verilmiştir.Bu araştırmada, araştırmanın problemi doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizleri yapılırken, içerik analizinden yararlanılmıştır. İçerik analizinde temelde yapılan işlem, birbirine benzeyen verileri belirli kavramlar ve temalar çerçevesinde bir araya getirmek ve bunları okuyucuların anlayabileceği bir biçimde düzenleyerek yorumlamaktır. Araştırmada, tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından açıklanmış, ilişkilendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanmasında, katılımcıların görüşlerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır.Araştırmanın üçüncü bölümünde, görüşme yapılan sanatçıların, dokunun önemine ilişkin görüşleri, 1950 sonrası Türk resim sanatında doku unsurunun tuval resminde değişimine ilişkin görüşleri, Avrupa resim sanatçılarıyla Türk resim sanatçılarının yapıtlarındaki doku farklılıklarına ilişkin görüşleri, sanatçıların kendi resimlerindeki doku ve kullandıkları malzemelere ilişkin görüşleri yer almaktadır.

Modern resim sanatıResimlerSanat+2
Remziye Ercan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gelişen teknoloji ile birlikte değişen sanatçı-alıcı buluşması

Araştırmada her geçen gün gündelik hayatı ve toplum yaşamını değiştirerek yeni bir forma sokan teknolojinin sanat üzerindeki etkilerine kısaca değinilmiştir. Günümüz sanatının en son eğilimi olan, sanal galerilere ya da ?e-galeriler? diye adlandırılan, internet üzerinden sanat eserlerinin sergilenmesini sağlayan sanal galeriler ile geleneksel sanat galerileri arasındaki farklar tartışılmıştır. Ayrıca araştırmada sanat sunucusu, sanat alıcısı ve sanat galerisi sahipleri üzerinde yapılan anket ve sonuçlarına yer verilmiş olup, Türkiye'nin önde gelen bazı sanatçılarının bu konu hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir.Araştırmada rasgele seçim modeli ile seçilmiş olan, Antalya, İstanbul, Denizli, Kütahya, Erzurum, Burdur illerinde 825 kişi üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Çalışmada seçilen sorular sadece konu üzerine odaklanma hedefi taşımakta olup, sosyal bilimlerde anket hazırlama teknikleri ve bilginin korunması prensipleri çerçevesinde anket hazırlanmıştır. görüşme içeriklerinin ve sorulan soruların amaç ve hedeflerine kısaca değinilen çalışmada, görüşme sonuçlarının da yorumlarına yer verilmiş, görüşme metinlerinin birer kopyası eklerde verilerek, ileriki çalışmalara kaynak olması hedeflenmiştir.Gerek çalışma sonuçları, gerekse günümüzde yaşanan gelişmeler, teknoloji devrinin sanatı da sanal bir devrime sokmakta olduğunu ve geleceğin sanat ortamları olarak sanal ortamların, bienallerin, trienallerin, sergi salonlarının yerlerini aldığı, sanatın kısmen ticarileşmeye başladığı, kısmen de özgürleştiği ve daha fazla sanat alıcısına ulaşabilme yeteneği kazandığı sonucu çıkarılmıştır.

Sanal ortamlarSanallıkSanat+2
Murat Sarı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de güncel sanatın yeri ve önemi üzerine sanatçı uzman-izleyici ve alıcı görüşleri

Araştırmada 1890 ve 2008 yılları arasında Türk sanatının gelişimi kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Birinci bölümde Türkiye'de batılı anlamda sanatın ortaya çıkışı ve çağdaşlaşma süreci incelenmiştir. İkinci bölümde ise dünya sanatıyla paralel bir gelişim gösteren güncel sanatın, Türkiye'deki yeri ve önemi, bu sanatla ilgilenen sanatçı, galerici ve güncel sanat izleyicilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de güncel sanat uygulamaları ile güncel sanatın sanat ortamlarındaki kullanım ve algılanma boyutunun gerekliliğini, Türk kültürel ve ekonomik yapısı ile bağdaştırarak tespit edebilmektir. Güncel sanatın ne olduğu, Türkiye'deki güncel sanat uygulamaları, sanat-eser-alıcı düzeyinde güncel sanatın sorunları üzerinde durulmuştur.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır.Araştırmada, Türkiye'de güncel sanatta yaptıkları başarılı çalışmalarla Vahit TUNA, Gülçin AKSOY, sanat alıcısı olarak Daryo BESKİNAZİ, Azra TÜZÜNOĞLU, Uzman İzleyici olarak, Sevil DOLMACI ve Vasıf KORTUN'un görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca güncel sanatta söz sahibi olan sanatçı, küratör ve sanat eleştirmenlerinin de konuşmalarından ve makalelerinden alıntılar yapılarak çalışmanın içeriği araştırmanın amacına göre desteklenmiştir.Bu araştırmada, araştırmanın problemi doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılarken içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanmasında katılımcıların görüşlerinden doğrudan alıntı yapılmamıştır.Sonuç olarak; Güncel sanat'ın daha çok postmodern, günümüz toplumundan beslenen yapısı dolayısıyla geleneksel sanatta olduğu gibi biricikliği, belli bir malzemeye bağlı kalmaması, teknolojiden faydalanması, biçimsel kaygılar gütmemesi, geleneksel sanatla arasında başat ayrılıkların oluşmasına sebep olmuştur. 1990'lı yıllardan itibaren güncel sanat kavramı iyice yaygınlaşmış ve küreselleşmenin getirdiği yaşam biçimi ve sanat algısı ile Türk sanatçıların dünya çapında isimlerini duyurmasına olanak sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Güncel, Sanat, Postmodernizm, Galeri, Küratör.

Güncel sanatPostmodernizmSanat+1
Hatice Gür
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gerçeküstücülük (sürrealizm) ve Türk resim sanatına yansıması

Özellikle klasik sanat anlayışından modern sanat anlayışına geçişle birlikte tüm dünya da popülerlik kazanan sürrealizm Türkiye'de de büyük etkiler bırakmıştır, cumhuriyetin ilanı ile birlikte yaşanan toplumsal değişim süreci tüm alanlarda olduğu gibi sanatı da etkilemiş resim sanatında da batılılaşma eğilimi gözlemlenmiştir, batı sanatındaki akımlardan etkilenen Türk sanatçıları Çallı Kuşağı, müstakiller, d grubu gibi sanat grupları olarak izlenimcilik, toplumsal konuların ele alındığı sanat yaklaşımları kübizm'in yansıması olan sanat anlayışında resimler yaparak Türk resminde batılılaşma sürecini oluşturmaktadır. Özellikle 1950 sonrası soyutlamacı eğilimlerin yaşandığı süreçte 1960 ve sonrası sürrealist anlayıştan esinlenen sanatçılar ve yapıtları dikkat çekici olmuştur. Bazı sanatçılar toplumsal değişimlerden etkilenirken bir kısmı ise sanayileşme sürecindeki teknolojik değişimin izlerini taşımaktadır. Geometrik soyutlamacılar: Refik EPİKMAN, lirik soyutlamacılar Zeki Faik İZER, Abidin ELDEROĞLU, Ömer ULUÇ, Mustafa AYAZ, Kayıhan KESKİNOK, Geometrik non figüratifler: Cemal BİNGÖL, Şemsi AREL, Sabri BERKEL, İsmail ALTINOK Lirik non figüratifler: Nejat Melih DEVRİM, Adnan TURANİ, Selim TURAN, Bedri Rahmi EYÜPOĞLU, Ferruh BAŞAĞA gibi sanatçılar sınıflandırılabilir. Araştırma da Türk resim sanatın da sürrealizm yaklaşımdan etkilendiği düşünülen ve yapıtların da sürrealizm anlayışın etkileri görülen sanatçılar incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada tarama modelinde desenlenmiş olup, araştırma kapsamında bu alanda çalışma veren sanatçılar ve eserleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda Yüksel ARSLAN, Utku VARLIK, Ömer ULUÇ, Erol AKYAVAŞ, Gürkan COŞKUN (Komet), Alaaddin AKSOY, Ergin İNAN, Balkan Naci İSLİMYELİ, Ekrem KAHRAMAN gibi sanatçıların yapıtları düşsel fantastik özellikler bulunduğu, özellikle Yüksel ARSLAN'ın sembolik unsurlar kullanarak eleştirel bir yaklaşım sergilediği görülmektedirAnahtar Kelimeler: Gerçeküstücülük; Türk Resim Sanatı; Modern Sanat; Sürrealizm.

Resim sanatıResimlerSanat+3
Lokman Acar
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent ve sanat kapsamında uluslararası Sinop Bienali ve yankıları

Bu araştırma ?Kent ve Sanat Kapsamında Uluslararası Sinop Bienali ve Yankıları? konusunu içermektedir. Araştırmada küratörün, sanatçının, sponsorun, gönüllü çalışanın, ve dışarıdan izleyici olarak katılan iki kişinin kentte ilki 2006 yılında başlayan bienal sürecini 2010 yılına kadar oluşum süreci, gelişimi ve yankılarıyla ilgili görüşleri ele alınmıştır. Bu araştırmada bir sanatsal etkinliğin bir kentteki oluşumunu, oluşumunu hazırlayan etmenleri kentte bu süreç içerisinde kentin etkinliğe bakış açısını hem sanatçılar hem de yerel halkın gözüyle incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma, bu modele dayalı olarak nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Sinop'ta bienal sürecinin başlangıcından son bienale kadar yerel ve uluslararası alanda önemli bir etkinliğe dönüştüğü görülmüştür. Bienal ile kentteki aktörlerin (Belediye Çalışanları, Valilikler, Çeşitli Kamu Kuruluşları, İl Özel İdaresi, Sivil Toplum Kuruluşları, Gönüllü Dernekler, İş Adamları, Eğitimciler, Esnaf Odaları v.s.) birbirleriyle doğru iletişim kurabilmesi, aynı dili konuşa bilmesi mümkün olmuştur. Bienal düzenlendiği yıllar içerisinde yerli ve yabancı sanatçıların ilgisini çektiği, bienal sponsorlarının sayısının arttığı, yerel, bölgesel ve ulusal basında yer edinmiştir. Katılımcılar Sinop Bienali için kurumsal olma yolunda bağımsız, gönüllüğü teşvik eden, imeceyi ön planda tutan, görünürlik bazında tüm araçalrı kullanma çabasını sürdüren bir anlayışla gelecek bienallere doğru gitmekte olduğunu ve dünya sanat haritasında yerini almaktadır sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kent ve Sanat, Bienal, Uluslararası Sinop Bienali, Sinop, Sinopale, Sinopsis

Kamu kuruluşlarıKentlerKentsel mekan+4
Sabri Gezer
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk sanatlarının 1970 sonrası çağdaş Türk resmine yansıması

Bu araştırma Geleneksel Türk Sanatlarının 1970 Sonrası Çağdaş Türk Resmine Yansıması konusunu içermektedir. Araştırmada, geleneksel Türk sanatlarından minyatür ve hat sanatının çağdaş Türk resim sanatına yansıtılarak özgün sanat oluşturma süreci, gelişimi ve geleneksel sanatları günümüz sanat anlayışıyla yorumlayarak tuvallerine yansıtan sanatçıların örnek eserleri ele alınmıştır. Bu araştırmada geleneksel sanatların Türk resim sanatındaki plastik ve simgesel açıdan kullanımı ve Türk ulusallığını resimlere aktarılmasındaki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelinde desenlenen araştırma, 1970 sonrasında geleneksel Türk sanatlarının etkilerini yapıtlarına taşıyan sanatçılardan Erol Akyavaş, Ömer Uluç, Ergin İnan, Devrim Erbil ve Süleyman Saim Tekcan'ın sanat anlayışları ve örnek eserleri ile sınırlıdır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Türk resim sanatının minyatürden sonraki batılılaşma aşamalarında, sanatçıların geleneksel Türk sanatlarına sahip çıkarak resimlerine gerek motif gerekse biçim ve kompozisyon açısından etkilerini yansıttıkları görülmektedir. Böylelikle sanatçılar, milli bir karakter oluşturma çabalarıyla Türk resmine katkı sağlamışlardır. 1970 sonrasında Batı'nın da etkisi ile gelişen resim sanatına Kavramsal Sanatların girmesi ile geleneksel yaklaşımlar geri planda kalmış, geleneksellikten uzaklaşılmıştır. Batılı sanat anlayışını benimseyen Türk ressamlarının 20. yüzyılın sonuna doğru ise kendi kültür ve sanat miraslarını inceleme, araştırma ve hatırlatma gereksinimi duydukları görülmektedir. 1970 sonrası sanatçılarından olan Erol Akyavaş ve Devrim Erbil, Matrakçı Nasuh'un kent tasvirlerinden ve geometrik disiplininden yararlanarak minyatür tekniğinden etkilenmiş. Ömer Uluç, Ergin İnan ve Süleyman Saim Tekcan ise geleneksel Türk sanatı olan hüsn-ü hat sanatından etkilenerek eserler üretmişlerdir. Bu sanatçılar geleneksel Türk sanatını batılı teknik anlayışıyla oluşturarak Türk resmini yeni bir senteze ulaştırmışlardır.Tez bağlamında adı geçen sanatçıların örnek eserlerinin incelenmesi sonucunda;geleneksel Türk sanatlarının, Türk resim sanatının bütün dönemlerinde etkili olduğu ve bu etkinin evrensel bir sanat dili yaratılması çabasının karşısında gelişen ulusal bir sanat yaratma eğiliminde somutlanmış olduğu görülmektedir. Bu durum açıkça kendini sanatçılarımızın yapıtlarında göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Kültür, Gelenek, Geleneksel Sanatlar, Çağdaş Türk Resim Sanatı

Geleneksel Türk sanatıModern resim sanatıResim sanatı+6
Tuğba Yurt
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nursel Duruel ve öykücülüğü

Nursel Duruel, 1980 kuşağı öykücülerindendir. İlk öyküsü Geyikler, Annem Almanya 1979? da Türk Dili dergisinde yayımlanır. Asıl mesleği arkeolog olan yazarın Yazılı Kaya isimli ikinci kitabı ise ilk kitabından on yıl sonra 1992 yılında yayımlanmıştır. Nursel Duruel?in iki öykü kitabının incelemesinden oluşan çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Nursel Duruel?in hayatı, eserleri, sanat ve edebiyat görüşü üzerinedir. Yazarın biyografisi hakkında bilgi verildikten sonra eserlerinin tanıtımına geçilmiştir. İkinci bölüm yazarın öykülerinin yapı bakımdan incelenmesini içerir. Öykülerden edindiğimiz anlatım tarzları, mekân, zaman, karakterler, bakış açısı, anlatıcı bakımından teknik öğeler değerlendirilmiş ve her öykü, kurgusal açıdan incelenmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölüm ise Nursel Duruel?in öykülerindeki içerik öğesine ayrılmıştır. Beş başlık altında topladığımız bölümde öykülerden örneklerle içerik ögesi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Öykü, Türk Öykücülüğü, 1980 Kuşağı Öykücülüğü, Nursel Duruel

BiyografiDuruel, NurselEdebiyat+5
Ayşe Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1980 sonrası Türk resim sanatında kadın sanatçıların yapıtları ve öznellik

Bu tezin amacı 1980 sonrası Türk Resim Sanatında yer alan kadın sanatçıların eserlerinde öznellik kavramının bulgularını aramak ve eserler üzerinden öznellik kavramını açıklamaktır. Bu amaçla düşünce tarihinde öznellik kavramını ele alan belli başlı kuramsal yaklaşımların tarihsel izi sürülmüş; öznellik, kendilik, öznel deneyim, kendilik deneyimi ve nesnellik kavramları araştırılmıştır. Yanı sıra bu kavramların sanat olgusuyla ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Antik Yunan, Ortaçağ, Aydınlanma ve Modernizmle birlikte özne, öznellik, öznel deneyim ve kendilik kavramlarının yarattığı tartışmalar incelenmiştir. Ayrıca öznellik ve öznel deneyim bağlamında resim sanatı, sözü edilen kavram ve kuramsal yaklaşımlarla ilişkilendirilmiştir. Bu tezde nitel araştırma yöntemi kullanılarak veriler toplanmış, kaynak analizleri yapılmış ve sanat eserleri incelenmiştir. Tezde yer alan eserler betimsel analiz yöntemine göre yorumlanmış ve kavramsal ilişkiler kurulmuştur. Bunun yanında Türk Resim Sanatında öznellik kavramı analiz edilmiş daha sonra sanatçılar ve eserleri öznellik bağlamında değerlendirilmiştir. Tez kapsamında Tomur Atagök, Neşe Erdok, Nur Koçak, Berna Türemen, İpek Duben, Gülsün Karamustafa, Azade Köker, Fatma Tülin Öztürk, Selma Gürbüz, Didem Ünlü olmak üzere on kadın sanatçı ve 1980 sonrasında ürettikleri eserlere yer verilmiştir. Sözü edilen sanatçıların eserlerinde öznellik ve öznel deneyim kavramlarının varlığı görülmüştür.

Feminist sanatKadın ressamlarKadın sanatçılar+6
Özden Yıldız
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Yönetsel akıl ve sanat: Farklı bilgi biçimleri arasında bir hakikat tartışması

Bu tezde neo-liberal politikaların ve post-Fordist kapitalizmin kullandığı bilgi üretme ve yönetim teknikleri ile sanatın alanının ve sanat üretimini algılayışımızın ilişkisi araştırılıyor. Sanat alanının, farklı öznelliklerin ve tekilliğin kurtarılmış bölgesi olarak görmemizin artık mümkün olmadığı savlanırken, güncel kapitalizmin bilgi üretme biçimleri kullanılarak sanat yapıtlarına, iş dünyasının çalışanda aradığı nitelikler vasıtasıyla ?sanatçı özne?ye, şirketlerin kullandığı ?performans ölçüm? yöntemleri ile sanat kurumuna bakılıyor. Anahtar kelimeler: ?çelişki?, ?post-Fordizm?, ?neo-liberalizm?, ?yönetimsellik?

Neo-liberalizmPostfordizmSanat+3
Burak Delier
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat üretim ortamı olarak görüntü

Fotoğrafın icadına kadar, belirli bir yüzey üzerinde görüntülerin temsillerinin oluşturulmasının en geleneksel yöntemi, resim yapmaktı. Fotoğrafla birlikte elin işlevi, göze yüklenir ve geleneksel resmetme tekniklerinin yerini ışıkla resmetme almıştır. Video ise ışıkla resmetme sürecine daha önce var olmayan ekranı dâhil etmiştir. Ekran, ışıklı yüzeyin gündelik yaşama kattığı yeni kullanım biçimleriyle toplumsal bir dönüşümün de simgesi haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında, bir sanat üretim ortamı olarak görüntünün, mitoloji ve felsefe ile olan ilişkisi irdelenip, teknolojik gelişmeler ışığında kavramsal ve biçimsel olarak nasıl dönüştüğü ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Görüntü, Kopyalama, Fotoğraf, Video, Resim.

FotoğrafFotoğraf sanatıGörüntü+6
Menekşe Samancı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Seyirden etkileşime: Bir katılımcı sanat yapıtı olarak dijital imgenin fenomenolojisine doğru

Batı uygarlığının kodları her zaman çok büyük ölçüde görsellik üzerine kurulmuştur. Görme duyusunun aman vermez baskınlığı, McLuhan, Ong ve başka bir çok kuramcı tarafından da ısrarla savunulduğu gibi, insanın algısal bütünlüğünü bozar, giderek bir tür görü-merkezci hegemonyanın ortaya çıkmasına neden olur. Görsel kültürün bütün temel söylemleri de bu durumu teyit ederler; modernliğin doğuşundan bu yana, şeylerin imgelerinin bütünüyle ve sadece zihinde algılandığını dayatan yaklaşım, görünün bedensizleşmiş bir eylem olduğu anlayışına yaslanarak, genelgeçerliğini sürdürmektedir. Ancak, görsel temsilin özünün yeniden düşünülüp tanımlanmasını gündeme getiren dijitalleşme süreci, bu yerleşik söyleme meydan okuyan çok daha önemli bir değişimi başlatmıştır: İmgeler artık, sadece mutlak bir görselliğin nesnesi olmaktan, durdukları yerde kendilerine yalnızca bakılan ve öylece görülen varlıklar olmaktan, çıkmaktadırlar. Bu araştırmada, imgelerin artık hızla etkileşimli unsurlara dönüştükleri, dokunmak, gözlerin ve başın hareketleri, bedenin duruş ve mimikleri gibi izleyicinin bedensel eylemlerine yanıt verebilen, dinamik temsiller haline geldikleri ortaya konulmaktadır. İnsanın "akıllı" imgelerle kuracağı yeni tür ilişkinin doğasını kavramak için, görme duyusunun bedenlileşmiş ve bütüncül bir bağlam içerisinde düşünülmesi gerektiğini savunan bu çalışma, esasta teknoloji alanına aitmiş gibi görünen kimi temel sorunları, McLuhan'ın medya kuramı ile Heidegger, Husserl ve Merleau-Ponty'nin fenomenolojik felsefesinin referanslarına dayanan bir bakış açısıyla ele alarak, dijital imgenin algılanması meselesine, katılımcı sanat ekseninde yeni yanıtlar araştırmaktadır.

FenomenolojiGörsel imgeGörsel kültür+7
Enis Ali Yurtsever
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz çağdaş Türk sanatında ideoloji ve sanat ilişkisi

Bu tezin amacı, 90'lı yıllardan günümüze çağdaş sanatın geçirdiği dönüşümlerin, ideoloji ve sermaye eksenin de incelenmesidir. Dönemin sosyal ve politik olayları göz ardı edilmeden yapılan bu incelemede görülecektir ki, çağdaş sanatta, muhalif olmanın ya da çağdaş olabilmenin ön koşulu, sanatın ve sanatçının yaşanılan dönemden ve hayattan kopuk olmamasıdır. Birinci bölümde; sanatın eleştirel boyutunun tarihsel köklerinden geldiğini, hayatla olan bağının da ne derece önemli olduğunu görmekteyiz. Ayrıca 20. yüzyıl başlarında ideolojilerin kıskacındaki sanatsal örneklerin incelenmesi, günümüz ile geçmişin kıyaslanabilmesi ve bugünü anlamamız için çeşitli ipuçları sunmaktadır. 1990'lı yıllardan itibaren özellikle Türkiye ve dünya çapında yaşanan sosyo-politik dönüşümlerin çağdaş sanattaki yansımaları gösterilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde incelenen yeni orta sınıf ve ülke siyasetinin hatırı sayılır rolünün çağdaş sanatın üzerindeki etkileri gösterilmeye çalışılmıştır. Bu durum, 2000'li yılların çağdaş sanat pratiklerinin nasıl belirlendiğinin gösterilmesi acısından önemlidir. 90'lardan günümüze seçtiğimiz bu dönemdeki sanatçı ve inisiyatiflerin dönemleriyle hesaplaşmaların da önemli bir yer tuttuğunu görmekteyiz. Günümüz çağdaş muhalif sanatından örneklerin seçilip derlendiği son bölümde politik temalı kolektif sergilerin, özellikle ''Ateşin Düştüğü Yer'' sergisi ve diğer kapsamlı kolektif sergilerin Türkiye'de güncel siyaseti eleştirmeleri ve yeni bir dil yaratma peşinde olmaları kayda değer örneklerdendir. Bu gibi örnekler günümüz çağdaş sanatının eleştirel boyutunun hangi aşamalara ulaştığını göstermesi açısından önemli bir yere sahiptir. Yapılan röportajlarda da ideolojinin gündelik yaşama yansımaları ve sanatçıların üretimlerinde ne gibi etkilere sahip olduğu incelenmektedir.

EleştiriModern sanatSanat+4
Olcay Yetiş
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00

İlgili konular