Arabic

501 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkçede ve Arapçada söylem bağlaçlarının karşılaştırmalı betimlemesi

Bu çalışmanın amacı, Arapçadan Türkçeye geçmiş olan söylem bağlaçlarının işlevlerini ve anlamsal yapısını betimlemektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan yazılı metinlerden bir veri tabanı oluşturulmuştur. Söylem bağlaçları, kiplik değer ve retorik işlevlerine göre sınıflandırdıktan sonra içinde bulundukları bağlam ve eş dizilim açısından betimlemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları, söylem araştırmalarında yer alan söylem bağlaçlarının evrensel özelliklerinin olup olmadığı yönündeki tartışmalara ışık tutacaktır. Örnek olarak, sıklıkları farklı olmakla birlikte, her iki dilde de karşıtlık temel retorik ilişkisiyle ortaya çıktığı görülen 'ama' bağlacı, bugünkü Arapçada nadir olarak 'zıtlık' ilişkisiyle kullanılırken; bugünkü Türkçede anlamsal genişlemeye uğramış ve işlek olarak ödünleme için de kullanılmaya başlanmıştır. Bu sonuç, bir söylem bağlacının çekirdek anlamının yanında anlamsal genişlemeye de uğrayabileceğini göstermektedir. Çalışma, bu yönüyle de çeviribilim ve bilgisayarlı dilbilim araştırmalarında makine çevirisi çalışmalarına katkı sağlayabilecektir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Bağlaçlar, Arapça Bağlaçlar, Söylem Bağlaçları.

ArapçaBağlaçDil bilgisi+5
Alaa Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fetih sûresi bağlamında Arap dilindeki mansûbâtın incelenmesi

Şüphesiz ki bir metnin iyi bir şekilde anlaşılabilmesi yazılı olduğu dili iyi bir şekilde bilmeye bağlıdır. Kur'ân-ı Kerim, Hadis-i Şerif ve diğer İslâmî kaynakların Arapça olması, Arapça'nın iyi bir şekilde bilinmesini gerekli kılmıştır. Yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim'in anlaşılması için birçok farklı ilim dalı bulunmaktadır. İslâm âlimleri tefsir, esbâb-ı nüzul, belağat, sarf, nahiv, kıraat, mecâz, üslûb, iʿrâb vb. birçok farklı ilimle Kur'ân-ı Kerim'i anlamaya ve anlatmaya çalışmışlardır. Mansûbât Arapça cümle yapısında önemli bir konuma sahiptir. Mefʿûller ise Mansûbâtın aslını oluşturmaktadır. Mefʿûller; Mefʿûlün bih, Mefʿûlün leh, Mefʿûlün fih, Mefʿûlün meah, Mefʿûlü Mutlak olmak üzere beş kısımdır. Asıl olan mefʿûllere benzeyenler ise münâdâ, hâl, temyiz, müstesnâ, كَانَ ve kardeşlerinin haberi, ظَنَّ ve kardeşlerinin mefûlleri, كَادَ ve kardeşlerinin haberi, إنّ ve kardeşlerinin ismi, cinsini nefyeden lâ'nın ismi, لَيْسَ 'ye benzeyen mâ ve lâ'nın haberidir. Fiili muzari de başında nasbedici edatlardan birisi bulunması durumunda mansûb gelmektedir. Sıfat, Tekîd, Atıf, Bedel, Atf-ı beyân olmak üzere beş kısımda incelenen tâbiler ise öncesindeki kelimeye iʿrâb açısından tâbi olmaktadır. Bundan dolayı mansûb bir kelimeye tâbi olanlar da Mansûbâttandır. Çalışmamızda Mansûbâtı teorik olarak inceleyip daha sonra da bu konuları Fetih sûresi bağlamında değerlendireceğiz. Bu çalışmamızın hayırlara vesile olmasını Allah Azze ve Celle'den niyaz ediyorum. Anahtar Sözcükler: Mansûbât, Fetih Sûresi, İʿrâb, İʿrâbü'l-Kur'ân, Nahiv, Dilbilgisi, Arapça.

ArapçaDilbilgisiFetih suresi+5
Muhammet Fatih Demirtürk
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ahkâf sûresi'nin Arap dili ve belâgatı açısından incelenmesi

Hiç kuşkusuz ki Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılması ve hükümlerinin hayata geçirilmesi noktasında Arap dili ve belâgatına vakıf olmanın çok önemli bir yeri vardır. Arap diline özel olan i'rab da ayetlerin doğru anlaşılmasında etkili olmuştur. Bu nedenle İslamî araştırmalar yapan birçok üniversitenin kütüphanesinde ciltlerce i'rab çalışmasına rastlarsınız. Bütün bu çalışma ve gayretler, kıyamete değin baki olacak İslam'ın doğru anlaşılıp, yaşanması için olmuştur. Belâgat ise ayetler içerisindeki incelikleri, kelime ve cümlelerdeki insicamı ortaya çıkaran bir sanattır. Evet dil sanattır. Bütün sanatlar insanlığı etkilemiştir. Fakat Kur'ân'ın belâgat sanatı öyle mükemmeldir ki bugüne kadar insanlığı aciz bırakmıştır ve bundan sonra da daima etkisi altında bırakacaktır. İ'rab faktörü ve belâgat sanatları Kur'ân-ı Kerîm'i zenginleştiren, yüklü bulut misali anlam yoğunluğu oluşturan iki fonksiyondur. Bu iki olgu tam olarak anlaşılmadan Kur'ân-ı Kerîm'i derinlemesine anlamak neredeyse imkansız olacaktır. İ'rab bilgisi ve belâgat sanatları elde edildiğinde Allah'ın kelamı daha kolay ve geniş perspektifte anlaşılır hale gelecektir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân-ı Kerîm, Ahkâf, Arap Dili, İ'rab, Belâgat, Meâl,

Ahkaf suresiAnlamArapça+4
Ahmet Musa Üstünbaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meryem Sûresi'nin Arap dili ve belâgatı açısından tahlîli

Arapça günümüzde yaygın olan diller arasında yer almaktadır. Arap diline Kur'ân'ın dili olması sebebiyle ayrı bir önem verilmektedir. Kur'ân, mesajını Arap dilinin en etkili şekliyle bütün insanlara bildirmektedir. İnsanların dinlerini yaşayabilmeleri için kendilerine gönderilen kutsal kitapları anlamaları gerektiğine göre, Kur'ân-ı Kerim'in anlaşılması da öncelikli olarak Arap dilinin inceliklerinin bilinmesine bağlıdır. Meryem Sûresi'nde yer alan bazı kelime ve türevlerinin anlamsal çerçeveleri üzerinde araştırma yapılarak âyetlerin doğru anlaşılması; sûrede anlatılan mesele ve olayların doğru kavranması için bu çalışma hazırlanmıştır. Âyetlerdeki edebî sanatlar da Allah'ın muradının ne olduğunun ortaya konulması açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle âyetler belâgat yönünden incelenerek sûrede yer alan ifadelerin nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Son olarak bir meâl üzerinde bu kavramların doğru anlaşılıp anlaşılmadığı noktasında örnekleme yaparak çalışmanın önemine dikkat çekilmiştir.

ArapçaBelagatKur'an-ı Kerim+2
Yıldız Üveyik
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arapça okuma dil becerisinde materyal tasarımı ve kullanımı(Özel amaçlı dil eğitim ve öğretim örneği)

İnsanlık tarihi geçmişten bugüne pek çok yabancı dil eğitim girişimine şahit olmuştur. Bu girişimlerden kimi başarıya ulaşırken kimisi ise yetersiz görülerek uygulamaya konmasından vazgeçilmiştir. Tüm bu tecrübeler daha sonra yöntem ve teknik kapsamında toplanarak, sistematik olarak yabancı dil öğretiminde kullanılmıştır. Tüm bu tecrübelere rağmen istenen düzeyde yabancı dil öğrenme başarısına ulaşıldığını söylemek pek mümkün değildir. Dil eğitimindeki eksiklikler sürekli tartışılmış, eleştirilmiş ancak üzerinde karar kılınan yapıcı bir çözüm tam olarak bulunamamıştır. Dil eğitiminde önemi yeterince kavranamayan etki merkezi, eğitimin ayrılmaz parçası olan yaygın boyutunda saklıdır. Zira eğitim adına yapılan tüm uygulamalar neredeyse örgün boyutuyla kısıtlı tutulmuştur. Ancak hayatın tümünü içine alan yaygın kısmında öğrencinin kendisini sürekli geliştirmesi, uygulanması gereken önemli bir strateji olacaktır. Bir kişi örgün eğitime giderek bu kısıtlı zaman diliminde yabancı bir dili öğrenebileceğini düşünürken eğitimciler, materyal, yöntem ve zaman yetersizliği gibi nedenlerle üzerlerine düşen görevi tam olarak yapamamaktadırlar. Bu nedenle kalıcı çözüm yolunda hedef kitleye uygun materyallerin tasarlanmasının öncelikli olduğu kanaatindeyiz. Devamındaysa bu tür materyallerden nasıl faydalanılması gerektiğiyle ilgili rehberlik eğitiminin verilmesi, bütüncül bir çözümü getirecektir.

ArapçaDil öğretimiDilbilgisi+6
Ramazan Kılıç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yûnus Sûresi örneğinde Arap dilinde sâlim ve mükesser çoğullar

Bu çalışma Arap dilbilimi ve kaynakları açısından Arapça nahiv ilminin temel konularından biri olan cemi sâlim (düzenli çoğul) ve cemi mükesserleri (düzensiz çoğul) incelemektedir. Bu incelemeye Arapçadaki anlam örgüsünü, cemilerin türlerini, kural ve kaidelerini, örneklerini, ve bu konuya dair dilbilimcilerin görüşlerini tespitle başlanmıştır. Daha sonra bu cemi sâlim ve cemi mükesserlerin Yûnus sûresi örneğindeki tahlilleri ile devam edilmiştir. Tez, cemi türlerine dair genel kaideleri kapsamakta örneklem ise Yûnus sûresiyle sınırlandırılmaktadır. Tezde veri toplama, tahlil etme ve vb. yöntemler kullanılmıştır. Toplanan bu veriler sâlim ve mükesser çoğullar açısından tahlil edilmiştir. Anahtar Kavramlar: Cem-i müzekkeri sâlim, Cem-i müennesi sâlim, Cem-i mükesser, Yûnus sûresi, Nahiv ilmi.

ArapçaDilbilgisiKur'an-ı Kerim+3
Mehmet Polat
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yûsuf Sûresi örneğinde Arap dilinde mansûbât

Her dilin yapısını oluşturan bir sistem vardır. Örneğin Türkçede özne ve yüklem diye temel unsurlar, tümleç diye de yan unsurlar vardır. Arap dilinin cümle yapısını da isim cümlesi ve fiil cümlesi oluşturur. Bu her iki cümleyi oluşturan umdeler(temel öğe) ve yan öğeler vardır. Arapçadaki bu temel unsurlar, müsned ve müsnedün ileyhdir. İsim cümlesinde müsned, haber olarak gelirken müsnedün ileyh ise mübtedâ olarak gelir. Aynı şekilde fiil cümlesinde müsned fiil olarak gelirken, müsnedün ileyh fail olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, cümlenin temel öğelerinin dışında kalan mansûbatın tanımlarını yaparak Yûsuf Sûresi örneğinde ta'lilinin yapılması hedeflenmektedir. Mansûbat konularının ele alındığı bu çalışmada öncelikle Arap dilinde i'râb'ın önemi üzerinde durulmuş ve tanımı yapılmıştır. Daha sonra mansûbat konusu ele alınarak cümlede nasb konumunda bulunan kelime ve cümleler gramer yönünden incelenmiştir. Kur'an, Hadis, Arap şiiri ve atasözünden örnekler getirilerek konunun desteklenmesi amaçlanmıştır. Daha sonra Yûsuf Sûresi'ndeki mansûbatla ilgili örnekler, konularına göre tespit edilmeye ve nahivcilerin farklı görüşleri eklenerek tahlil edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müsned, Müsnedün ileyh, Mansûbât, Arap Dili, Belagat.

ArapçaBelagatDilbilgisi+4
Enes Gür
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kâsım İznikî'ye ait İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e adlı eserin tahkiki

Nahiv ilmine başlarken genellikle ilk okutulan eserlerden birisi de 'Avâmil kitabıdır. Bu çalışmanın amacı Kâsım İznikî'nin yazmış olduğu "İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e" adlı eserin metin tahkikli neşrini yapmaktır. Bu eser Abdülkâhir el-Cürcânî (ö.471/1078 )'nin "el-'Avâmilü'l-mi'e" adlı eserinin şerhidir. Bu eser neşredilmemiştir. Bu eseri neşrederek zengin kültür mirasımızı kütüphanelerde korumakla kalmayıp, günümüz insanına ulaştırmayı ve açığa çıkartmayı hedefliyoruz. Çünkü günümüzde kütüphanelerde birçok yazma eser mevcuttur. Bu yazma eserlerden birçok kimsenin haberi yoktur veya okuyamamaktadır. Bu zengin mirasımızı yaşatmak ve sonraki nesillere aktarmak bir hizmettir. Buna ilaveten eserin müellifi olan, unutulmuş bir dil âlimi Kâsım İznikî'yi tanıtmayı amaçlıyoruz. Tezimiz; dirâse ve tahkîk olmak üzere iki ana bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı ve önemi, metodu hakkında bilgi verdik. Tezin birinci bölüm birinci kısmında; müellifin hayatı, eserleri ve hocası hakkında bilgi vermeyi amaçladık. İkinci kısmında; "el-'Avâmilü'l-mi'e" nin müellifi Abdülkâhir el-Cürcânî'nin hayatı ve eserini inceledik. Üçüncü kısımda ise eserin tam anlaşılması için nahiv ilmi hakkında bilgi sahibi olmanın faydalı olacağını düşünerek, nahiv ilmi ve 'Avâmil türü eserlerin önemine kısaca değindik. İkinci bölümde ise; " İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e" adlı eserin Arapça tahkîkli metnini takdim ettik.

ArapçaAvamilCürcani+7
İbrahim Mamak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip liseleri 9. ve 10. sınıf müfredatıyla bağdaştırılmış Arapça-Türkçe görsel sözlük örneği

Ülkemizdeki dil öğretiminin zorluğunu okullarda gözlemlememiz üzerine bir çalıĢma yapılmasına karar verilmiĢtir. Bu tez çalıĢması da, öğrencilerin Arapça derslerinde kelimeleri sözlükten kolay bulup öğrenebilmeleri için hazırlanmıĢtır. Tez, 2 bölümden oluĢmaktadır. Tezin ana kısmını hazırlayabilmek için, daha önceden hazırlanmıĢ sözlük çalıĢmalarına, yazılıĢ sebeplerine genel hatlarıyla bakılmıĢtır. Tezin 1. bölümünde "Sözlükbilim nedir"? sorusuna cevap ararken, aynı zamanda sözlükçülükten de bahsedilmiĢtir. Tezimiz, Arapça sözlük yazımı için hazırlanmıĢ olduğundan Arap dünyasında yazılmıĢ sözlüklerden bahsedilmiĢ, bölümleri ve dönemleri genel hatlarıyla incelenmiĢtir. Her sözlüğün yazılıĢ amacının farklılıklar göstermesi ve hitab ettiği kitlenin ihtiyaçları göz önüne alındığında, sözlük çeĢitlerini gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır ve bu sözlüklerin yazılıĢ yöntemleri farklılıklar göstermektedir. Bu düĢünceden yola çıkarak sözlük türlerine ve hazırlama yöntemlerine kısaca değinilmiĢtir. Tüm bu bilgiler toparlandığında tezimizin asıl amacı olan sözlük bölümünü hazırlayabilmek için bir kısım analizlere ihtiyaç duyulmuĢtur. Ġmam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin alfabetik sözlüklerden kelime bulmakta zorlandığını ve bu yüzden kelime ezberleyemediklerini, derslere kelime öğrenerek hazır gelemediklerini düĢündüğümüzden 100 kiĢilik bir anket çalıĢması yapılmıĢtır. Sonuç olarak müfredata göre düzenlenmiĢ görsel bir sözlüğe ihtiyaç duydukları gözlemlenmiĢtir. Bu araĢtırmalar ve analiz sonucunda tezimizin 2. bölümünde görsel bir sözlük hazırlanmıĢtır. Sözlüğün kelimeleri, ders kitabında geçen konularla bağlantılı olarak seçilmiĢtir. 9. ve 10. Sınıf konularında geçen bu kelimelerle bağlantılı olarak resimler çizilmiĢtir. Bu resimlerin çizilme amacı, görsellerle desteklenen kelimelerin daha öğretici olacağını düĢünmemizdir. Tezde bu konuyu çalıĢmamızdaki asıl neden de budur.

ArapçaDers programlarıDil öğretimi+5
Sibel Güney
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Furkân sûresi örneğinde hâl konusunun incelenmesi

İslâm devletinin büyümesi yeni fetihleri beraberinde getirmiş ve birçok kültür ve medeniyet İslam topraklarına katılmıştır. Bunun neticesinde Kur'ân-ı Kerim'in doğru okunması ve anlaşılması endişesi meydana gelmiştir. Bu endişenin giderilmesi için Arap olmayanlar bu dilin öğrenilmesine büyük önem vermiştir. Bu sebeple birçok çalışmalar yapılmıştır. Bu alanda yapılan çalışmalar sonucunda "sarf, nahiv, Belâgat, aruz, lügat" gibi çeşitli ilim dalları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada birinci bölümde hâl konusu, temel kaynaklar merkezli işlenmiş olmakla birlikte bazı yerlerde modern kaynaklardan da istifade edilmiştir. İkinci bölümde ise Furkân sûresinde geçen lafızlar sarf ve lügat açısından tahlil edilmiş ve sûrede geçen hâl örnekleri gösterilmek suretiyle konu tartışılmıştır. Âyetler tercüme edilirken hâlin manaya nasıl yansıması gerektiği örnek meâller vermek sûretiyle gösterilmiştir. Böylelikle sûrenin muhtevâsının ve ayetlerin bağlamının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.

ArapçaArapçaBelagat+7
Baysu Mutluay
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

El-Vâkıa suresi bağlamında Arap dilindeki merfûâtın incelenmesi,

Dil, canlı bir varlıktır. Canlı bir varlık gibi doğar, büyür, gelişir ve konuşanı kalmazsa ölür gider. Tüm bu aşamalarda en etkili unsur insandır. İnsanın gelişimi, değişimi, farklılaşması gibi faktörler dile direkt olarak etki eder. Arapça, yüce kitabımız olan Kur'ân-ı Kerim'in, Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed (sav)'in ve onun ashâbının dilidir. Bu itibarla sadece ilk muhatapları olan Arapların değil, aynı zamanda farklı milletlere mensup bütün Müslümanların ortak dilidir. Hiç şüphesiz Hz. Peygamber'e (sav) verilen görevlerden bir tanesi de yüce kitabımızı yorumlama ve açıklama yetkisidir. Bu husus Kur'ân-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir: "İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye sana Zikr'i (Kur'an) verdik. Umulur ki düşünürler." ( Nahl 16/44) Buradan da açık bir şekilde anlıyoruz ki belâğat ve fesâhatin zirvesinde yer alan Allah Resulü'nün (sav) temel vazifesi Kur'ân-ı Kerim'i insanlara açıklayarak yaşanılır hale getirmek ve kendisine inzal olunan vahyi tefsir etmektir. Mekke Arapları'nın büyük bir kısmının okuma yazma bilmemelerine rağmen kendilerine okunan Kur'an-ı anlamada herhangi bir zorluk yaşamadıkları, ne bir tercümana ne de nahiv kaidelerine ihtiyaç duymadıkları bilinen bir gerçektir. Kitap onların anadillerinde vahyedilmiş ve Araplar da dil ve edebiyatları üzerinde hâkimiyet kurmuşlardı. Cahiliye şiirleri, belâğat içeren hitabetleri zaten Arap edebiyatının temel kaynaklarının yekûnunu oluşturmaktadır. Bu sebeplerle Kur'an-ın diline vakıf olan Araplar Kur'ân-ı okuyup anlamakta zorlanmadılar. Ancak son kitap sadece Araplara gönderilmemiştir. Neticede Arap olmayan Müslümanlar dinlerini daha iyi ve sağlam öğrenebilmek için dinlerinin dili olan Arapçayı öğrenmeye yönelmişlerdir. Şer'i ilimler alanında yazılan temel eserlerin Arapça olması da Arap olmayan Müslümanları Arapça öğrenmeye sevk etmede önemli rol oynamıştır. Arapça öğrenmek isteyen bir kişinin öncelikle sarf (kelime bilgisi) ve nahiv (cümle bilgisi) ilimlerini öğrenmesi gerekir. Biz bu çalışmada nahvin tanımı, doğuşu, i'râb, i'râbın kısımları, alâmetleri, Vâkıa sûresi ve bu sûrede geçen merfûât üzerinde duracağız.

ArapçaDilbilgisiDilbilim+7
Fahri Tepe
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın yorum yönteminde mecaz

Biz bu çalışmada, Arap dilbilimi ve kaynakları açısından mecazın önemini, kazandığı anlam örgüsünü, türlerini, kurallarını, örneklerini ve bunlara ilişkin dil bilimcilerin görüşlerini akademik olarak araştırıp incelemeyi hedefledik. Bu çalışmada ayrıca mecaz kaideleri açısından Yazır'ın yorum yönteminin tahlil edilmesi amaçlanmıştır. Tez, mecaza dair genel konuları kapsamakta; örneklem ise, Hamdi Yazır'ın yorum yöntemi ile sınırlı bulunmaktadır. Çalışmada tümdengelim yöntemi kullanılmıştır. Mecaz, kendine özgü kaidelerle Arapça cümle yapılarında kolaylık, akıcılık ve güzellik sağlayan bunun yanı sıra dilin gelişmesi ve zenginleşmesine katkıda bulunan mevzuların başında gelir. Çalışmamızda öncelikle Arapça'nın temel alanlarından biri olan Belâgat ilmi değerlendirilmiştir. Daha sonra bu ilmin konusu ve önemi üzerinde durulmuştur. Ayrıca Belağat ilmine dair kaleme alınan eserler zikredilmiştir. Konunun pekiştirilmesi için Kur'ân âyetlerinden ve Arap şiirinden cümle kullanımlarına örnekler verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Mecaz, Belâgat, Yazır, Arapça.

ArapçaBelagatBenzetme+3
Suna Karşıyakalı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Câhiliye dönemi Arap lehçeleri ve bazı fonetik özellikleri

Modern dönem lehçe incelemesi, çağdaş lügat araştırmalarının en önemli alanını oluşturur. Fonetik düzeydeki farklılıklar genellikle lehçeleri birbirinden ayırmaktadır. Arapların çeşitli bölgelerde ve dağınık kabileler hâlinde yayılmaları neticesinde oluşan ilk dönem Arap lehçeleri ile ilgili bu çalışmamızda fonetik düzeydeki bu farklılıklar incelenmektedir. Arap lehçelerinin bir kısmı unutulup giderken bir kısmı da adım adım ilerleyerek gelişme katetmiştir. Lehçelerin kuvvetli olanlarının zayıf özelliğe sahip lehçeler üzerinde baskın olması, bu iki lehçenin birleşmesine ve böylece kendine has özelliğe sahip yeni bir lehçe oluşumuna yol açar. Arap kabilelerinin sayıca çok olması, bütün kabilelerin lehçelerini ayrı ayrı araştırılmasını zorlaştırır. Bundan dolayı ilk dönem Arap lehçelerini bedevi ve şehirli olmalarını göz önünde bulundurarak ve kabileler şeklinde incelenmektedir. Bedevi ve medeni kabilelere ait lehçeleri de, dil özellikleri bakımından ayrıca fasih ve radî/makbul olmayan lehçelere ayrılmaktadır. Dil ve diğer kitaplar aracılığıyla, ilk dönem kaynaklarından edindilen fasih dil âlimlerinin koymuş olduğu kriterler doğrultusunda araştırmamız tamamlanıldı. Bu kaynaklar, Kur'an kıraati, şiir ve nesri ihtiva ederken delil getirme bakımından da bize fayda sağladı. İlk dönem Arap lehçeleri arasındaki farklılıkları incelerken, fonetik düzeyde bazı olgulara değinilmektedir. Bu olguları, 'hemze', 'idgam', 'imâle' ve 'lugavî ibdâl' başlıkları altında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

ArapçaCahiliye DönemiDil bilimciler+5
Muna Haj Saleh
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay'ın Samandağ ilçesinde konuşulan Arapça üzerine bir derleme çalışması

Yarı yapılandırılmış görüşme tekniğini kullandığımız bu çalışmada Hatay'ın Samandağ ilçesinde konuşulan Arap diyalekti ele alınmıştır. Samandağ Arap diyalektinin ses, biçim ve cümle bilgisi yönünden temel özellikleri betimlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde; Samandağ ve Samandağ'da yaşayan Arap asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tarihi hakkında kısa bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Samandağ Arap diyalektinin incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, metin örnekleri ve sözlüğe yer verilmiştir. Günümüzde Samandağ Arapları tarafından temelde Suriye-Lazkiye bölgesi lehçesinin konuşulduğu görülmüştür. Dil etkileşimi sonucunda zamanla ses ve biçim açısından yeni Türkçeye özgü unsurlar barındıran bir alt kolu olarak değerlendirilmektedir. Anahtar kelimeler: Samandağ Arap lehçesi, Anadolu Arap lehçeleri, lehçe, fusha, Araplar.

AraplarArapçaCümle yapısı+5
Melike Yiğit
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Side ve el-Muhkem ve'l-muhîtu'l-a'zam adlı sözlüğü

İbn Sîde, Endülüs'ün en çalkantılı dönemlerinden biri olan Mulûku't-Tavâif döneminde, Arap Dili ve Edebiyatı ve sözlükçülük alanlarında kendini yetiştirmiş en önemli dilbilimcilerden biridir. Müellifin yaşadığı dönemde Endülüs siyasi açıdan çok karışık olsa da, kültürel alanlarda emirlerin teşvik ve himayeleri sayesinde gelişmeye devam etmiştir. Kaynaklarda sadece adını bildiğimiz dil ve edebiyatla ilgili eserlerinin yanı sıra asıl şöhretini günümüze ulaşan el-Muhassas ve el-Muhkem ve'l-muhîtu'l-a'zam adlı ansiklopedik tarzdaki iki sözlüğüyle elde etmiştir. Bu araştırmanın konusunu oluşturan Muhkem, "el-'Ayn" ekolünün prensipleri ve temel esaslarıyla Endülüs'te yazılmış en son ve en donanımlı sözlük kabul edilir. Zengin dil malzemesi ve lafızların anlamlarını açıklamada düzenli ve ilmi metoduyla diğer sözlükleri geride bırakan Muhkem, h. V. Asırda Endülüs'teki sözlük çalışmalarında katedilen büyük gelişmeyi göstermesi açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir. Eski ve yeni araştırmacılar tarafından uzun süre ihmal edilen İbn Sîde ve sözlüğü Muhkem'le ilgili ülkemizde yapılmış lisansüstü bir çalışma henüz bulunmamaktadır. Bu sebeple yapılan çalışma ile yazar ve eserini akademik hayata tanıtmak ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara bir katkı sunmak amaçlanmaktadır. Çalışmamızda yazarın hayatının bilimsel yönlerine ışık tutulmakta ve elde ettiği yüksek konum açıklanmaktadır. Bunun yanı sıra Araplardaki sözlük çalışmaları ve geçirdiği aşamalar genel olarak incelenmektedir. Ayrıca Muhkem'in ihmaline neden olan etkenler, telif sebepleri ve aşamaları, kaynakları, ulaştığı konum, diğer sözlüklerden ayrıldığı yönler, etkilendiği ve etkilediği sözlükler ve hakkında yapılan eleştiriler ele alınmış, müellifin maddelerin şerhinde kullandığı çeşitli dilsel istişhâd yöntem ve çeşitleri örneklerle tahlil edilmiştir. Müellif gerek maddelerin açıklamasında ve gerekse luğavî ve sarfî delillendirmede kullandığı istişhâdlarda naklî delillere oldukça fazla önem vermiştir. Kur'an ayetleriyle birlikte dilsel istişhâdda ihtilaflı olmasına rağmen her türlü hadisi şâhid olarak kullanmaktan çekinmemiştir. Ancak şevâhid olarak getirdiği hadislerin sened silsilelerini tamamen göz ardı etmiştir. Şiirden sonra en çok Kur'an ayetleriyle istişhâd eden İbn Sîde, ister mütevatir olsun, ister şâz olsun bütün Kur'an kıraatleriyle istişhâda çok büyük önem vermiştir. Bunun yanında dilsel istişhâdda yine önemli bir yeri olan Arap kelamıyla istişhâd sözlükte büyük yer tutmaktadır. Sözlükte en çok klasik Arap şiiriyle istişhâd edilmiştir. İbn Sîde genelde şevâhid kullanımıyla ilgili dilcilerin belirlemiş olduğu zaman ve mekâna uygun olmasına özen göstermiştir. Sözlükte şevâhid olarak kullandığı şiirlerin çoğunu cahiliye döneminin ünlü şairlerinden seçmiş ve şairlerin adlarını genelde zikretmiştir. Bunun dışında kullandığı beyitlerin şairlerini ise çoğu zaman belirtmemiştir. Muhkem, diğer sözlüklerde olmayan sarf-nahiv ve arûz konularıyla ilgili şerh, yorum ve geniş izahatlar içermekte ve lafızların isimlendirme gerekçeleri üzerinde durmaktadır.

ArapçaEndülüsSözlük+2
Ceyhun Ünlüer
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdülkâhir el-Cürcânî ve Temmâm Hassân'a göre anlam bileşenlerinin klasik ve çağdaş dönemler bağlamında karşılaştırması ve günümüz dilbilim çalışmalarına katkıları

Her dilde anlamlı bir cümlenin veya sözün oluşumunda önemli olan unsurlar vardır. Bu unsurlar Arap dilinde de ilk günden günümüze kadar dilbilimciler tarafından ele alınıp farklı tasnifler yapılmıştır. "Abdülkâhir el-Cürcânî ve Temmâm Hassân'a Göre Anlam Bileşenlerinin Klasik ve Çağdaş Dönemler Bağlamında Karşılaştırması ve Günümüz Dilbilim Çalışmalarına Katkıları" adlı bu çalışmada, dilbilimci Cürcânî'nin nazım nazariyesi ile Temmâm Hassân'ın yenilikçi dilbilim teorisi üzerinde durulacaktır. Dil içi ve dil dışı etkenler bakımından anlam oluşumundaki etkili olan ögelerin anlam ilişkilerinin analizi amaçlanmaktadır. Klasik dönemde yaşayan Cürcânî'nin savunduğu Sözdizimi Teorisi, cümle diziminde anlamları ortaya çıkaran bileşenler arasındaki ilişkiler üzerine kurulmuştur. Çağdaş dönemde Temmâm Hassân'ın savunduğu Karîneler Teorisi de anlam oluşumunu etkileyen bileşenlerden oluşmuştur. Bu çalışmada, söz konusu anlam-anlambilim için kendi dönemlerinde (klasik ve çağdaş) önemli yeni fikirler getiren iki dilbilimcinin dil ve anlam ile alakalı düşüncelerinin karşılaştırılması bağlamında özgün yaklaşımlar getirilmesi amaçlanmaktadır.

AnlamArapçaCürcani+4
Mehmet Yenice
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap nahvinde kurucu metin ile şerh ilişkisi bağlamında Zemahşerî՚nin el-Unmûzec adlı eseri ve şerhleri örneği

İslâm ilim tarihinde şerh kültürü ve telifi büyük bir yere sahip olup ilmî kaynakların bir kısmını oluşturmaktadır. Birbirinden farklı konuları içeren metinlere birçok şerh yazılmıştır. Çalışmamızın konusunu teşkil eden ve bir nahiv metni olan el-Unmûzec՚e de başta Zemahşerî'nin öğrenci Diyâuddîn el-Mekkî olmak üzere birçok kişi şerh yazmıştır. el-Unmûzec ve şerhleri bağlamında metin-şerh ilişkisine baktığımızda, el-Unmûzec muhtasar bir eser olma hasebiyle doğal olarak şerhe muhtaç olarak görülmüştür. Buna bağlı olarak tanım, istişhâd, örneklemeler, farklı görüşlerin serd edilmesi, irâb ve ta'lîl gibi konularda şârihler etkin rol oynamış ve kurucu metne bir takım katkılar yapmışlardır. Nahiv ilminde önemli bir husus teşkil eden tanımlar el-Unmûzec'de kısmen ifade edilmiş olup kısmen de zikredilmemiştir. Tanımı yapılmayan terimler şârihler tarafından tamamlanmış; yapılan bazı tanımlar ise analiz edilerek gerekli durumlarda sağlamlığı ölçülmüştür. Bazı şârihler tarafından hatalı bulunan tanımlara ise itiraz edilmiş, mümkün derecede doğru bir tanım ortaya konulmuştur. Şârihler sadece tanımlarda değil lafzî ve fikrî bağlamda da el-Unmûzec'in metnine müdahaleler yaparak analist bir yaklaşım sergilemişlerdir. Şârihlerin bu tutumları hem el-Unmîzec'i tamamlamış hem de nahiv ilmine analizci bir yaklaşım sonucunda katkılar yapılmaya çalışılmıştır. Şerhlerde ilave olarak kullanılan Kur'ân-ı Kerim âyetleri, hadis, şiir ve Arap kelamı gibi istişhâd unsurlarıyla metni zenginleştirilmiştir. Bunun yanı sıra metnin anlaşılması adına örnekler kullanılarak okuyucuya ilave bilgiler sunulmuştur. Nahiv konularını bütüncül bir bakış açısıyla ele alan bazı şârihler, bir konu hakkında gelenekteki birbirinden farklı görüşler zikrederek içerik zenginliğini oluşturmuşlardır. Bazı şârihler ise metin merkezli bir yöntem sergilemişlerdir. Ayrıca kurucu metinde yer verilmeyen ta'lîl dediğimiz nahiv kuralların aklî bir zemine oturtulma olgusu ve okuyucunun kurucu metni daha kolay anlaması adına yapılan irâb ameliyesi de şârihlerin sunduğu bir katkıdır. Şerhler; kurucu metnin anlaşılması, analizinin yapılması ve eksikliklerinin gidermeleri gibi ortak amaçlar için yazıldıkları gibi birbirinden farklı amaçlar için de yazılmışlardır. Sosyal çevrenin ihtiyacını karşılamak, aynı metnin farklı yönlerini ele almak, aynı metne önceden yazılmış şerh veya şerhlerin eksik görülmesi gibi faktörler aynı metin üzerine birden çok şerhin yazılmasına imkân sağlamıştır. Şerhlerin muhtevalarına bakıldığında her ne kadar sonraki dönemlerde yazılan bazı şerhler kendinden önceki şerhlerden yararlansalar da orijinal bir üslup ve içeriklerle yazılan şerhler de mevcuttur. Anahtar Kavramlar: Zemahşerî, el-Unmûzec, Metin, Şerh, Şârih

ArapçaEl-UnmuzecMetin+3
Ayhan Can
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Açık Öğretim Fakültesi Arapça ders kitaplarının temel dil becerileri açısından değerlendirilmesi

Bir dili öğrenmede temel dil becerilerinin edinilmesi çok önemlidir. Özellikle bu dil Arap Dili gibi Türkçe'den farklı bir yapıya sahip ise temel dil becerilerinin edinilmesi hayati öneme sahiptir. Türkçe ile Arapça arasında gramer yapısı, cümle kuruluşu, kelime türetme yöntemlerinin farklı olması ve her iki dilin farklı dil ailelerine mensup olması bunun önemini daha da artırmaktadır. Bununla birlikte dil bilgisi kuralları bir dilin iskeletini oluşturuken temel dil becerileri o dile hayat veren ruh mesabesindedir. Yabancı dil öğretiminin temelini teşkil eden dil bilgisinin yanı sıra, anlama ve anlatma becerileri olarak da bilinen dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerileri temel dil becerilerinin özünü oluşturmaktadır. Bunun yanında Arap diline ait sözlü ve yazılı anlatıma dair eserlerin anlaşılması için temel dil becerilerinin geliştirmesi son derece önemlidir. Biz bu çalışmamızda Açık Öğretim Fakültesi Arapça Ders kitaplarını ele alarak, temel dil becerileri açısından inceleyip değerlendirmeye çalıştık. Ayrıca konuları ele alırken yeterli sayıda örnek vererek konuların daha iyi anlaşılması için çaba sarf ettik. Çalışmamızın Arap Dilinin öğreniminde karşılaşılan sorunların aşılmasında bir nebze de olsa katkı sağlamasını ümit ederiz.

ArapçaAçıköğretimAçıköğretim Fakültesi+6
Ramazan Canayakın
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tavşanlı Zeytinoğlu Halk Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ile ilgili yazma eserlerin tespiti ve tavsifi

Kütüphaneler bir milletin ilim, kültür, bilgi mirasını oluşturan ve onu ileriki nesillere aktarıp yaşatan en büyük etmenlerinden biridir. Bu bağlamda bir kütüphanenin ve içerisinde bulunan yazma eserlerin tanıtılması, tespit edilmesi hem o milletin kültür zenginliğine hem de farklı alanlarda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara büyük katkı sağlayacaktır. Çünkü herhangi bir yazma nüshanın alanıyla ilgili kaynaklar arasında yer alması veya almaması pek çok çalışmanın sonucunu etkileyebilir. Bu bakımdan bu çalışmada bir ilçe kütüphanesi olarak Tavşanlı Zeytinoğlu Halk Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ile ilgili yazma eserler tanıtılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde gramer kitapları ve sözlükler; ikinci kısmında belagat, arûz ve vaz' ilmine dair eserler; son olarak üçüncü bölümde ise kasideler ve şerhleri ele alınmakta; kütüphanedeki konumları hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca eserler ve müellifleri hakkında edinilebilen bilgilere de kısaca değinilmektedir. Böylece kütüphanedeki Arap dili ile ilgili yazmalara ait küçük bir katalog düzenlemesi de yapılmış olmaktadır. Anahtar Sözcükler: Arap Dili, Tavşanlı, Zeytinoğlu Kütüphanesi, Tavsif, Yazma Eser

ArapçaDil bilgisiDil bilim+6
Emine Deniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir mizah kaynağı olarak Ebû Hayyân et-Tevhîdî'nin Besâirü'l-Hükemâ ve Zehâirü'l-Kudemâ (el-Besâir ve'z-Zehâir) adlı eseri

Klasik Arap edebiyatının özel bir bölümünü oluşturan mizah alanına dair oldukça erken bir dönemden itibaren eserler verilmeye başlanmış, mütevazı derlemelerin yanı sıra devasa külliyatlar da meydana getirilmiştir. Bunların bir bölümü mizahî figür ve temaları müstakil olarak ele alırken, diğer bir bölümü ise ilgili malzemeyi farklı bilgi pasajları arasında serpiştirmeyi tercih etmiştir. İnceleme konusu olarak seçilen Ebû Hayyân et-Tevhîdî'nin (ö. 414/1023) el-Besâir ve'z-zehâir adlı eseri de muhtevasında din, ahbâr, hâtırât, edebiyat, filoloji ve mizah gibi birbirinden farklı kategorilerde zengin bir materyal barındıran ansiklopedik mahiyette bir derlemedir. Çalışmamızda, Arap mizah tarihinin teşekkülünü hazırlayan eserlerin oluşturduğu gelenekten ilham alan; dil, üslûp ve muhteva zenginliği ile müteakip çağlar için önemli bir kaynak haline gelmiş bulunan el-Besâir ve'z-zehâir, mizahî figür ve tema çeşitliliği yönüyle incelenmiş, anekdot örnekleri eşliğinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaDil bilgisi+3
Tuncay Tan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Anadili Arapça olmayanlara Arap dili öğretiminde dinleme becerisinin rolü

Bu çalışmada, dil öğretiminde dinleme becerisi ve bu becerinin ana dili Arapça olmayanlara Arapça öğretimindeki rolü ele alındı. Çalışmaya işitme duyusunun önemi, oluşum aşamaları, Kur'ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerdeki yeri açıklanarak başlandı. Daha sonra dinleme becerisinin tanımına, doğasına, önemine ve diğer becerilerle olan ilişkisine yer verildi. Ardından dilsel düzeylere bağlı olarak bu becerinin amaçları açıklanıp yabancı dil öğretim teorilerindeki yerine değinildi. Dinleme becerisinin öğretiminde öğretmenin rolünün önemi üzerinde duruldu. Dinleme sürecinin şekil ve boyutları ihmal edilmeden bilinçli dinlemenin bileşenleri açıklanıp bu becerinin öğretimi için öneriler sunuldu. Dinlemeyi öğrenme stratejileri, strateji türleri, stratejinin yapısını etkileyen faktörler, strateji oluşturma teknikleri, strateji öğrenme adımları, stratejinin amacı ve stratejilere dayalı etkinliklerin özellikleri açıklanmaya çalışıldı. Ders planı ile müfredat hazırlayıcılarına, plan ve müfredatlarını hazırlarken katkı sağlayacağı ümit edilerek, stratejilerle birlikte tüm aşamaları ve detaylarıyla sesli eğitim materyallerinin hazırlanmasından bahsedildi. Daha sonra, dinleme becerisini öğretmek için, tüm teorik strateji ve kurallar - mümkün olduğunca - sınıf ortamına ve pratik hayata aktarılarak iki örnek ders planı sunuldu. Son olarak hem araştırmada bahsedilen hem de bahsedilmeyen bazı stratejiler kullanılarak, görsel (dizi seyretmeye dayalı) Arapça öğrenimi için alternatif bir program tasarımı sunuldu. Söz konusu program uygulamasında öğrencilerin Arapça öğrenimine ilişkin bilinen geleneksel yöntemlerden kaçınılıp Arapçayı hızlı ve kısa sürede öğrenebilmeleri için en güncel dilbilimsel teoriler dikkate alındı.

ArapçaBelagatDil eğitimi+5
Almuttasm Alalı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

"Klasik edeb kaynaklarında Sokrat'a nispet edilen anekdotik ve hikemi merviyyât

Klasik Arap nevâdir eserlerinde filozof Sokrat'ın yeri çok önemlidir. Klasik edeb kaynak- laın muhtevasında yer alan Sokrat'a ait mizahi parçalar, anekdotik anlatımlar ve filolojik mahiyetteki espriler dolayısıyla mizah tarihi açısından da çok zengindir. Bu çalışmada Sokrat'a nispet edilen anekdotik ve hikemî sözlerini incelenmiştir; Sokrat'ın hayat felse- fesine dair bir takım görüşleri, hayatındaki kişiler (karısı, öğrencileri, krallar) gibi, haya- tının bilinmeyen bazı yönleri, karısıyla arasında geçen kimi diyalog ve polemiklerden, ev haline dair bazı rivayetlerin satır aralarından, keza dost ve öğrencileriyle münasebetlerin- den bahsedilmiştir. Ayrıca Sokrat'a nispet edilen özlü sözlerden hikemiyâtı bazı veciz, tema itibariyle çarpıcı, üslup bakımından da sanatlı olan nitelikli bazı örneklere(hak, ha- kikat,zülüm, bilgi, cehalet,akıl,düşünce, soyluluk, kötülük,) gibi ve pratik hayatın tecrü- besinden doğan bilgece yaklaşımlarına da yer verilmiştir.

AnekdotArap edebiyatıArapça+2
Bayan Alioğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati (inceleme-metin)

Sözlükler, bir dilin geçmişini, söz varlığını, kazandığı yeni anlamları, deyimleri, incelikleri, mecaz, terim ve gerçek anlamlarını geleceğe kazandıran ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran dil hazineleridir. Sadece tek bir dilin barındırdığı kelime ve kelime grupları toplamını değil aynı zamanda başka dillerdeki karşılığını da barındırırlar. Bu nedenle dillerin yaşayabilmesi ve büyüyerek gelişebilmesi için sözlüklere ihtiyaç duyulur. Bu çalışma XVII. yy. âlimi, dil bilgini, seyyahı ve edebiyatçısı olan Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati'ni ihtiva etmektedir. Firdevsî'nin meşhur eseri Şehnâme'deki güç anlaşılan Farsça kelimelerin Türkçe karşılıkları bu sözlükte verilmektedir. Bu nedenle bugün mevcut olan sözlüklerde bile bulunmayan veya sadece bir kısmında bulunan kelimelere de bu sözlükte rastlanabilmektedir. Bu da esere ayrı bir değer katmaktadır. Kelimelerin madde başı verildikten sonra Arap harfli orijinal hali parantez içinde verilmektedir. Daha sonra madde başı açıklamaları transkripsiyon alfabesine göre ve o dönemde konuşulan, yazılan Türkçe'ye bağlı kalınarak latinize edilmiştir. Bu şekilde XVII. yy'ın söz varlığına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca inceleme kısmında şahıslar, şahitler, arkaik unsurlar, gelenek ve adetler gibi sözlüğün gerçek değerini ortaya koyan unsurlar da tespit edilip, açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Abdülkadir, el-Bâğdadî, Şehnâme, Lügat, İnceleme, Metin.

17. yüzyılAbdulkadir el BağdadiArapça+5
Uğur Tokçesi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mukātil b. Süleyman'ın et-Tefsîrü'l-Kebîr isimli tefsirinde takdîm ve te'hîr

Bu çalışmada Arap dilinde yaygın olarak kullanılan edebi üslûplardan biri olan takdîm ve te'hîr sanatı, Mukātil b. Süleyman'ın (ö. 150/767) et-Tefsîru'l-Kebîr isimli tefsiri özelinde incelenmiştir. İlk bölümde müellifin hayatı, eserleri ve ilmî kişiliği ele alınmış, ikinci bölümde Arap dilinde takdîm ve te'hîr sanatı incelenmiştir. Takdîm ve te'hîr sanatının kabul edilen kullanım alanları ve bu alanlardaki kullanım şekilleri üzerinde durulduktan sonra bu sanatın farklı bir şekilde icrasının mümkün olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde müfessirin takdîm ve te'hîrin var olduğunu belirttiği âyetler, ilgili sûre başlıkları altında ele alınmıştır. Bu bağlamda müfessirin ifadeleri mukayeseli bir inceleme yapılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada takdîm ve te'hîr sanatının Kur'ân-ı Kerîm'deki kullanımı ön planda tutulmuştur. Müfessir ve dilbilimcilerin bu sanatın icrası konusunda yer yer aynı düşündükleri gibi meseleyi farklı açılardan ele alabildikleri de tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: Nahiv, Belâgat, Takdîm, Te'hîr, Mukātil

ArapçaBelagatEt-Tefsiru`l-Kebir+6
Muhammed Murteda Huseyni
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects