Ekonomi politikaları

Bu konu başlığı altında 599 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

Asimetrik iki oyunculu tahmin oyunu

In this thesis, we theoretically and experimentally investigate the asymmetric players case in the two-person guessing game. We multiply one of the players' chosen number by a positive parameter k > 1. Here, the target number is some proportion (p) of the \weighted" average of the two numbers. The theoretical solution of the model depends on the value of p and k. In the experimental sessions, we have one symmetric and two asymmetric cases in which the theoretical equilibrium is (0,0). We nd that the chosen numbers in the asymmetric cases do not di er from those in the symmetric case. However, the speed of convergence toward equilibrium is slower in the asymmetric cases than that in the symmetric one. Keywords: Guessing Game, Asymmetry, Convergence

EconomyEconomic policiesGame theory+3
İbrahim Çiçekli
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye için kısa vadeli elektrik enerjisi talep tahmini

Bu çalışmada, Türkiye elektrik talebini etkileyen faktörler belirlenmiş ve elektrik talebini öngören ekonometrik bir model geliştirilmiştir. Yapılan literatür araştırması ve korelasyon testleri sonucunda sıcaklık, nem, güneşlenme süresi, sepet döviz kuru, hane halkı tüketimleri, piyasa takas fiyatı, sistem marjinal fiyatı, kapasite kullanım oranı, sanayi üretim endeksi ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) faktörlerinin elektrik tüketimini etkilediği sonucuna varılmıştır. Aralık 2012-Mart 2016 dönemine ait günlük frekansta verilerin kullanıldığı çalışmada, yöntem olarak En Küçük Kareler yöntemi tercih edilmiştir. Analizlerde 2012-2015 yılları arası veriler modelin geliştirilmesi, 2016 yılı ilk çeyreğine ait veriler ise kurulan modelin test edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Modele, elektrik tüketimindeki otoregresif yapıyı ve mevsimsel etkiyi yansıtabilmek amacıyla önceki günlere ait elektrik tüketim değerleri ile zaman kukla değişkenleri de dahil edilmiştir. Eviews 8 programı kullanılarak yapılan analizlerde sıcaklık, nem ve bir önceki güne ait elektrik tüketimi değişkenleri ile oluşturulan modelin en başarılı sonucu verdiği görülmüştür. 2016 yılı ilk çeyreği için yapılan öngörüler gerçekleşen elektrik tüketim miktarları ile kıyaslandığında en düşük %0,04 ve en yüksek %7,5 sapma oranları hesaplanmıştır. Kurulan model ile Türkiye elektrik tüketimindeki artış trendi ve mevsimsel dalgalanmalar büyük ölçüde yakalanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye elektrik tüketimi, elektrik talep tahmini, en küçük kareler yöntemi.

Ekonomi politikalarıElektrikElektrik enerjisi+5
Behzat Ecem Tutu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Transmission of advanced economies central banks' and Central Bank of Republic of Turkey's monetary policies to Turkish financial system

In this study, effects of unconventional monetary policies which are implemented by advanced economies to Turkish financial markets are analyzed. When Central Bank of Republic of Turkey (CBRT) policies are evaluated with advanced economies' policy stance, the response of domestic market rates to CBRT policy decisions may change. To shed light to this issue this study suggests an empirical VAR model. According to the findings, short term market sensitivity against both domestic and international improvements was affected mainly by primary policy tool of CBRT. US dollar exchange rate is quite effective on the long term indicator.

Economic policiesDevelopment economicsEmerging markets+7
Ünal Kaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel güney'de sosyal politikalar ve sınırları: Brezilya'da Bolsa Família örneği

Bu çalışmanın amacı, 2008 krizi sonrası alternatif ekonomi politikaları bütünü olarak sunulan Post-neoliberal yaklaşım kapsamında teşvik edilen sosyal politikaların yoksulluğu ve eşitsizliği azaltmadaki etkilerini tartışmaktır. Sosyal neoliberalizm olarak kavramsallaştırılan söz konusu politikaların özellikle gelişmekte olan ülkelerde 2008 krizi öncesinde uygulanmaya başlandığı vurgulanmakta, bu bağlamda Şartlı Nakit Transferleri yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele aracı olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmada, neoliberal ekonomi politikaları benimsenmiş olmasına rağmen yoksullara yönelik sosyal politikalarla onların durumunu iyileştirmeyi hedefleyen sosyal neoliberal uygulamalar, Brezilya örneği üzerinden ele alınmaktadır. Kapsamlı bir Şartlı Nakit Transferi örneği olarak Bolsa Família'nın 2003-2010 yılları arasında ülkenin yoksulluk ve eşitsizlik verileri üzerindeki etkileri değerlendirilerek 2008 krizinin söz konusu verileri nasıl değiştirdiği incelenmektedir. Bununla birlikte, nakit transferleri karşılığında devlet tarafından sunulan eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanması şart koşulan yoksul kesimin söz konusu alanlarda gösterdiği gelişmeler tartışılmaktadır. Bu tezin, sosyal neoliberalizmin yoksulluk ve eşitsizlikle mücadeledeki rolünü, gösterge etkisi olan bir vaka analizi ile ortaya koyması bakımından literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.

Bolsa FamiliaBrezilyaEkonomi politikaları+5
Hazal Melike Çoban
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Para politikalarının finansallaşmaya etkisi: Türkiye örneği

Para politikaları ve faiz oranları 2000'li yıllardan sonra gelişmiş ekonomilerde yaşanan finans krizlerinin etkilerini azaltmak için önemli bir araç olarak kullanıldı. Gelişmiş ekonomilerde kullanılan bu araçlar, gelişmekte olan ülkelerin finansallaşmasında önem kazandı. Bu çalışmanın araştırma sorusu, küresel ekonomide 2000'ler sonrası yaşanan parasal genişlemenin (ve özellikle 2008 Finansal Krizi sonrası politikaların) gelişmekte olan ülkelerde finansallaşmayı nasıl etkilediğidir. Bu kapsamda tez, gelişmekte olan ülkeler arasında "Kırılgan Beşli" olarak adlandırılan ülkelerin (Brezilya, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya, Türkiye) 2000-2019 yılları arası finansallaşma sürecine odaklanmıştır. Finansallaşmayı ölçen göstergelere göre Kırılgan Beşli ülkeleri arasında benzer devamlılık veya farklılıkları sorgulamak üzere Türkiye vaka çalışması olarak seçilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre Türkiye, Kırılgan Beşli ülkeleri arasında finansallaşma sürecinde ayrışmıştır. Tezin argümanı, Türkiye'nin 2008 sonrası finansallaşma sürecinde Kırılgan Beşli ülkeleri arasında ayrışmasını ülke içi kurumsal yapıdaki değişimin daha iyi açıkladığıdır. Tez aynı zamanda ülke içinde tercih edilen büyüme politikası doğrultusunda finansallaşma sürecinde uygulanan politikaların sonuçlarını tartışmaktadır.

Ekonomi politikalarıFinansallaşmaPara politikaları+4
Adem Numan Kaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ekonomi yöneticilerinin değişiminin borsa endekslerine olan etkisi: BİST endekslerinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığında ve Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığında gerçekleşmiş olan yeni atamaların belirlenmiş olan altı farklı borsa endeksine olan etkisini incelemektir. Bu etki incelenirken iki kurumda da gerçekleşmiş olan son üç değişim dikkate alınmıştır. Çalışmada BİST100, BİST BANKA, BİST GIDA, BİST TURİZM, BİST TİCARET ve BİST SANAYİ endekslerinin 2018 ile 2021 yılları arasındaki günlük getirileri olay çalışması yöntemi ile inceleme altına alınmıştır. Analiz gerçekleştirilirken t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, gerçekleşmiş olan değişimlerin belirtilen altı farklı endeksin anormal getirileri üzerinde çeşitlilik gösteren farklı etkilere sahip olduğu saptanmıştır.

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+4
Muhammed Enes Doğan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Coalition formation through multilateral bargaining in an oligopolistic industry

Our thesis is concerned with coalition formation in an oligopolistic industry, the stability of coalitions, and the induced welfare. The central axis of our work focuses on industrial organization. However, we draw heavily from the bargaining theory literature both to model coalition formation and to measure its sustainability. To this end, we apply Bennett and Houba's (1992) stability conditions. We show that in our model, there is no stable industry structure for most of the cost settings, but when there is, it is most likely the grand coalition. And not surprisingly, for the firms that produce, decreasing cost levels raise welfare.

Economic policiesIndustryIndustry sector+6
Bilgehan Yurtcan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The invisible actor of the Mesopotamian oil: Caloust Gulbenkian "Mr. five percent"

This dissertation reveals the importance of individuals in the political economy of Mesopotamian oil resources in the foundation process of Iraq after the World War I. One of the consequences of the First World War was the emergence of need for the establisment of a new order in the oil rich ex-Ottoman territories after the disintegration of the empire. The industrialized Western states at that time were in need of more and more energy due to inreasing use of energy both in military and civil areas. Since energy became a matter of priority for these countries, the oil-rich Middle East which meant to get access to new resources became an attractive region for them. The territory was also economically attractive and commercially lucrative for the major oil companies of that time. Oil was the common denominator between states and companies and there was a ground for both struggle and collaboration among these actors. In this process which ended with the the foundation of Iraq and the formation of first oil cartel, the role of Caloust Gulbenkian was interesting and noteworthy. The importance of the role of individuals in the foundation process of Iraq has been scrutinized within the framework of descriptive analysis and the chronology generated from the oil related events of that period of time. According to the findings of the study, the efforts of Caloust Gulbenkian who was also known as "Mr. Five Percent"- the nickname pointing to his role in the process and his share in Iraqi oil- had been influential in bringing together the relevant statesmen and executives of oil companies. The long lasting struggle over Middle Eastern oil ended after a series negotiations, conferences and agreements between states and major oil companies of that time. The struggle over the sharing of the Middle Eastern oil had also been effective in the drawing of the boundaries of Iraq within the new system established in the region after the collapse of the Ottoman Empire. This thesis shows that in the foundation process of Iraq the individual level of analysis is important as well as the state level in order to better understand this period. Key Words: Gulbenkian, Iraqi Oil, Mr. Five Per Cent, Political Economy

Economic policiesEnergy resourcesEnergy policies+5
Ayten Yadigar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afganistan'ın ekonomik kalkınmasının önündeki engeller ve çözüm önerileri

Bu çalışmada, ilk olarak Afganistan'ın genel ekonomik durumu gösterilecek ve ardından da Afganistan'ın ekonomik kalkınmasının önünde var olan engellerden bahsedilecektir. Örneğin, 18. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, yaklaşık 150 yıl boyunca İngiltere'nin sömürge faaliyetlerine direnmiş ve her türlü yabancı etkiye kapalı kalmıştır. Son 35 yılda ise müdahale ve iç çatışmalar Afganistan'ın ekonomisini daha fazla tahrip etmiştir. 2001'den sonra ise ülkedeki istikrarsızlıktan dolayı yerli ve yabancı yatırımcılar ülkeye yatırım yapma konusunda isteksiz hale gelmiştir. Ülkenin siyasi istikrarsızlığı ve beraberinde artan Afganistan'ın güvenlik zafiyetleri neticesinde legal sektörler ekonomiden dışlanırken, uluslararası bağlamda illegal olan uyuşturucu üretimi gibi faaliyetler de yaygınlaşmıştır. Oysa ekonomik kalkınma için gerekli unsurlar olan yatırım ve üretim ancak güvenli bir çevrede gerçekleşebilir. Tüm bunların sonucunda ülke yolsuzluk içerisinde yaşamakta ve Afganistan ekonomisi zayıf kalmaya devam etmektedir. Çünkü yolsuzluk birçok yönden ekonomik büyümeyi yavaşlatır. Çalışmada bu konular incelendikten sonra ülkenin ekonomik kalkınması için bazı çözüm önerileri ortaya konulacaktır.

AfganistanEkonomiEkonomi politikaları+3
Abdul Karim Azizi
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de finansal baskıya neden olan faktörlerin öncü göstergelerle tahmin edilmesi

Özellikle 1990'ların başından itibaren finansal krizlerin nedenlerini araştıran çalışmaların sayısında önemli bir artış gerçekleşmiştir. Bu nedenle, literatürde finansal krize neden olan faktörleri belirlemek için çeşitli modeller bulunmaktadır. Finansal krizin kaynaklarını belirlemek önemlidir çünkü bu politika yapıcılara önceden önlem almaları için rehberlik edecektir. Diğer taraftan, küresel finansal krizden sonra finansal stresin ölçülmesi önem kazanmıştır, çünkü küresel finansal krizin en önemli nedenlerinden biri, tüm ekonomideki finansal stresin artmasıdır. Bu nedenle, finansal stresin ölçülmesi ve izlenmesi politika yapıcılar için çeşitli faydalar sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki finansal stresi ölçmek için bir finansal stres endeksi oluşturmaktır. Finansal stres endeksi oluşturulurken; para piyasası, sermaye piyasası, ülke riski, dış borç ve enflasyon gibi finansal baskıya neden olabilecek birçok faktör göz önünde bulundurulmuştur. Finansal baskı endeksini hesaplamada temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Ampirik sonuçlar, finansal stres endeksinin Türkiye'deki tüm daralma dönemlerini başarılı bir şekilde yakaladığını göstermektedir. Son olarak, Türkiye'deki finansal stresi etkileyebilecek küresel faktörler ARDL modeli ile araştırılmıştır. Analiz sonuçları, VIX, S&P 500 endeksinin, dünyadaki enflasyonun ve ekonomik büyümenin Türkiye'deki finansal stresi önemli derecede etkilediğini göstermektedir.

ARDL Sınır TestiEkonomi politikalarıEkonomik kriz+7
Nilgün Yavuz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimEN

Evaluation of labor market on regional economic policies on the context of contemporary economic schools

Since the diversion of economics from philosophy, many economic ideas have been put forward. Those who support each other in these thoughts revealed contemporary economics schools. All these schools have made important contributions on the labor market. This study was conducted to evaluate the regional economics of economics schools in the context of the labor markets. In this context, first a detailed literature survey was carried out and previous studies were examined in depth. Then, a conceptual framework was created by using these publications in order to establish the theoretical infrastructure of the research. At the next stage, the views of economics schools in the context of the labor market were discussed within the framework of regional economic policies. At the next chapter an econometric analysis carried out with the datas of 29 OECD countries. In this analysis as variables unemployment, inflation, GDP, population, direct foreign investments and social transfers has been used. In the last part of the research, proposals can be applied by academicians and policy developers who will deal with the subject are depicted.

Regional economyEconomy schoolsEconomic policies+2
Mustafa Latif Emek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The shift in global political economy and international relations education in Turkey

As political and economic systems of the world become increasingly globalized, IR education is also influenced from this trend. In this study, I look at the institutions of IR education and the curricula to analyse the impact of globalization on IR education patterns. IR education trains the experts who will protect the interests of his/her nation in international affairs and the future scholars. As the world becomes increasingly interconnected, the IR curriculums should become standardized. So this study asks "Can IR education be seen as a tool for global governance?" The patterns in IR education can be examined by three types of sources: textbooks, curricula and journals. This study focuses on the curricula. In order to see the influence of globalization I look at the top 5 universities in the Anglophone tradition as listed in the Times Higher Education university rankings. I analyse their curriculums and derive their main characteristics. Then I look at the curriculums of the top 4 universities from Turkey and determine their main characteristics. Then I will compare them with the Anglophone universities. The findings suggest that undergraduate IR curricula in the analysed Turkish universities are similar to that of the analysed Anglophone universities. This can be interpreted as the influence of globalization on IR education in Turkey. The results are important for the discussions on the degree of how IR education should be structured to pursue national interests.

CurriculumChangeEconomy+5
Emel Yılmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa temelli finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Bu tez çalışması, Türkiye örneği üzerinden finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme, iktisadi kalkınmanın temel unsurları olarak kabul edilmekte ve bu ilişki, iktisat literatüründe uzun süredir tartışılan önemli bir konu olmuştur. Türkiye'deki finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak ve ekonomi politikalarının gelecekteki yönlendirmeleri için önemli bir referans sağlamak amacıyla araştırılmaktadır. Bulgular, ekonomi politikası yapıcılarına, finansal sektör paydaşlarına ve araştırmacılara fayda sağlayacak bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın analiz kısmında, Türkiye ekonomisinin 1999:1-2023:1 dönemine ilişkin çeyreklik veriler alınmıştır. Çalışmanın analizinde eşbütünleşme analizi için ARDL (Autoregressive Distributed Lag-ARDL) yaklaşımından yararlanılmıştır.

ARDLBorsaEkonometrik analiz+6
Dilan Gürçek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faizsiz ekonomi üzerine bir deneme

Dünya Ekonomisi geliştikçe iktisatçılar ekonominin birçok farklı konusuna değinmiş ve ekonomideki birçok sorunu çözmüşlerdir. Sosyalizm insanlara mutlak eşitlik sunacağını iddia ederken 20. ve 21. Yüzyıldaki uygulamaları bunun pek de mümkün olamayacağını gözler önüne sermiştir. Özellikle ABD ve SSCB'nin başını çektiği soğuk savaş döneminde ABD halkı çok daha refah içinde yaşamış ve girişilen bilim ve teknoloji yarışını da ABD kazanmıştır. O günden bugüne de kapitalizm dünyaya hakim olmuş ve sürekli güncellemeler ve müdahaleler geçirmiştir. Bu çalışma ister kapitalizme alternatif olarak ister kapitalizm 2.0 olarak görülsün asıl çabamız günümüzdeki eşitsizlikleri giderme çabasıdır. İslami ekonomi ile faizsiz ekonomi arasındaki farklılıklara dikkat çekilmiş. İslami ekonominin en önemli bankaları olan katılım bankalarının araçları açıklanarak katılım bankalarına yönelik eleştirilere yer verilmiş. Faizsiz bir ekonomiye geçilememe sebeplerine değinilmiş, geçilmesi halinde kalkınmaya yeni muhtemel etkilerinin ne olacağı üzerinde durulmuştur. Faizsiz bir ekonomiyi incelerken bazen uzay madenciliğine, bazen yapay zekâya, bazen dijital para birimlerine özellikle günümüzün yükselen yıldızı bitcoine, bazen de melek yatırımcılara ve araştırma geliştirmenin bir sonraki safhası olarak gördüğümüz yatırım geliştirmeye değinilecektir. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Ekonomi, Dijital Para, Yapay Zekâ, Melek Yatırımcı, Yatırım Geliştirme

Ekonomi politikalarıFaizFaiz politikaları+4
İsmail Süleymanoğlu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Erbil bölgesinde sürdürülebilir endüstrinin istihdam yaratma üzerine etkisi

The sustainable industry is a response to a set of crises. It aims at achieving sustainable economic development through environmentally friendly projects and using new technologies in the field of renewable and clean energies. It calls for greening existing industries, creating new sustainable industries and changing unsustainable patterns of consumption besides reducing the intensity of energy use, resource consumption, and production through waste recycling. In this context, countries pursue to envision the launching of an economy based on the transition strategy to taking into account five principal axes: energy sources whose stocks threatened with depletion. The economic crisis and the use of investments as a means of sustainable industrial development, greenhouse gas mitigation policies and job creation, and the strong conviction that a new model of sustainable development based on change consumer behavior and marketing models at present and in the future.

Economic policiesEconomic developmentIndustrialization+5
Qahar Jabbar Shekha
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkmenistan ekonomisi için etkin ve önemli sektörlerin belirlenmesi

Hidrokarbon rezervleri yönünden zengin olan Türkmenistan, 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanmıştır. Ülkenin SSCB'den ayrılma kararı aldığı günden bu yana ihracatının önemli bölümünü oluşturan doğal gaz ve petrol sektörünün geliştirilmesinde çeşitli adımlar atılmıştır. Özellikle kaliteli ve büyük doğal gaz rezervlerine sahip olan Türkmenistan, enerji sektöründe üretim ve ihracat potansiyeline sahiptir. Tek pazara bağlı kalmanın olumsuz neticelerini tecrübe eden Türkmenistan, Rusya'ya yeni alternatif arayışına başlamış, Çin, İran, AB ülkeleri ve Hindistan ile dengeli ilişkiler kurmuştur. Kanıtlanmış doğalgaz rezervi bakımından %10,1 oranı ile dünyada dördüncü sırada yer alan Türkmenistan, büyük pazarlara doğal gaz ihraç etmek amacıyla boru hattı projeleri geliştirmiştir. Bu projelerin bazıları halen yapım aşamasında iken, bazıları faaliyete geçmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkmenistan, Enerji, Doğal Gaz, Petrol, Tarım, Pamuk, Enerji İlişkileri, Türkiye Türkmenistan bağımsızlıktan önce tarım ülkesi olmasından dolayı, bağımsızlıktan sonrasında da tarım sektörü ve tekstil sanayisinin gelişmesi amacıyla çalışmalar başlatmıştır. Türkmenistan dünyada büyük bir pamuk üreticisi olarak tanınmaktadır. Ülkenin toprak özellikleri ve iklim koşulları nedeniyle pamuk üretimine elverişli olması ülkede pamuk üretilmektedir. Pamuk üretimi, ülke içerisinde ekonomiye katkı ve istihdam sağladığından yoğunluk artmıştır.

EkonomiEkonomi politikalarıEnerji+4
Ayjemal Yazyyeva
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amartya Sen'in iktisat anlayışı: Yoksulluk bağlamında bir değerlendirme

Amartya Sen'in düşüncesinin temelinde, "yetenekler" kavramı ya da iyi bir yaşamı oluşturan işlevleri yerine getirme kapasitesi yer alır. Yoksulluğun sadece gelirle açıklanamayacağını söyleyen Sen, çoğu durumda geliri ölçme yöntemlerinin, yoksulluğu ortadan kaldıran çeşitli argümanları hesaba katmadığını savunmaktadır. Sen'e göre yoksulluk, gelir düşüklüğünün ötesinde bir şeyi başarma özgürlüklerini sınırlayan yeteneklerden yoksunluk olarak görülmelidir. Farklı toplumlardaki farklı insanların sahip olduğu özgürlükleri karşılaştırmanın ve değerlendirmenin en iyi yolunun, onların "yetenek setini", başka bir deyişle, belirli grup için mevcut olan maksimum yaşamı gerçekleştiren işlevleri incelemek olduğunu öne sürüyor. Sen, eğitim fırsatlarına, sağlık hizmetlerine, sanitasyona, beslenmeye ve siyasal katılıma erişim özgürlüğünün öneminden bahsederken, yaşamaya değer bir hayat yaşama yeteneğinin normatif alanını çizer. "Homo economicus"'un toplam çıkarını maksimize etmeyi amaçlayan faydacı düşünceye de eleştiriler getiren Amartya Sen'in, insan refahını neyin oluşturduğuna dair arayışı, bu çalışmamızın genel yapısını oluşturmaktadır.

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomi teorileri+3
Savaş Beyter
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğal kaynak laneti ve Kazakistan'ın ekonomik politikaları

Bu tez çalışmasında, Kazakistan'ın siyasi, iktisadi ve sosyo-ekonomik tarihinin, bağımsızlık öncesi ile karşılaştırmalı olarak, doğal kaynak laneti tezi çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tezin temel iddiası, geniş maden, petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip Kazakistan'ın, bağımsızlığının ilk 25 yılında doğal kaynakların dış satımından elde ettiği rantı imalat sanayiine yönlendiremediği, bunun temel sebebinin ise doğal kaynak laneti olarak adlandırılan olgu olduğudur. Tez çalışmasında, Kazakistan'a ilişkin veriler, doğal kaynak laneti tezinin teorik altyapısı ve Kazakistan dahil farklı ülkeler için yapılan çalışmaların sonuçları ışığında, tarihsel bir bakışla incelenmiştir. Sonuç olarak, Kazakistan, bağımsız devlet olarak ilk 25 yılının sonunda, ekonomisi doğal kaynaklara ve kısmen bu kaynakları kullanan metal işleme, petrokimya gibi endüstrilere dayalı bir ülke olarak tanımlanabilir. Doğal kaynak laneti tezi kapsamında öngörülen çoğu mekanizmanın Kazakistan için önemli ölçüde geçerli olduğu söylenebilir. Hollanda hastalığı, ekonomik büyümenin düşmesi, ekonominin çeşitlendirilememesi, ihracatın doğal kaynaklara bağımlılığı, enerji ve sermaye yoğun üretim yapısının güçlenmesi, kurumsal ve yönetsel kalitenin düşüklüğü, insan sermayesine yeterince yatırım yapılamaması Kazakistan için geçerli tespitler olmuştur.

BağımsızlıkDoğal gazDoğal kaynaklar+7
Devrim Yağmur
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin 2023 vizyonu ve dış ticaret hedefleri

Ülkelerin geleceği planlamaları yeni bir kavram değildir bu anlamda ülkeler gelecekte olması gereken politikalarını planlayarak veya hedefleyerek ekonomik siyasi anlamda çağdaşlaşma hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Vizyon 2023 Projesinin ana teması; Cumhuriyetimizin 100. yılında, Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda ülkemizde siyasi ve ekonomik alanda gelişmektir. Ülkemizde başlatılan 2023 hedefleri ile ekonomide sektörlerin gelişimi ile birlikte gelişme kaydedilecektir. Bu gelişme ülkemizin dünyada söz sahibi olan ekonomisi büyük ve dış ticareti son derce gelişmiş bir ülke haline getirecektir.Çok uzaklarda görünüyorsa da stratejik Türkiye Vizyonu için hedef olarak Cumhuriyetimizin yüzüncü kuruluş yıldönümüne denk düşen 2023 seçilmesi kitlelere yön göstermek, motivasyon sağlamak bakımından önemlidir. Böylesi bir vizyon çalışması tarımdan eğitime, yabancı yatırımlardan bilgi ekonomisine, dış ticaret ve dış politikadan su sorununa, sürdürülebilir kalkınmaya, güvenlik mimarisinden kent planlamasına, AB üyeliğinden alternatif enerji kaynaklarına, kültürel yenilenmeye kadar uzanan geniş bir menzilde değişen dünyanın ve değişemeyen Türkiye'nin fotoğrafını çekmeye, geleceğe dönük görüş ve önerileri, kestirimleri paylaşmaya çalışmalıdır.Şüphesiz bu amaçları gerçekleştirmek hiç de kolay olmayacaktır. Bu açıdan öncelikle harekete geçmesi gereken bazı unsurlar vardır. Bunlar teknoloji, enerji politikaları, KOBİ politikaları ve yatırım politikaları v.b ülkemizin dünya ülkeleri arasında büyüme potansiyeli açısından iyi bir konumda olması her şeyden önce dış ticarete yansımalı ve ekonomik büyüme ile beraber dış ticaret hacmimiz de artmalıdır.

Dış ticaret politikalarıEkonomi politikalarıEkonomik büyüme+3
Kadir Kurkut
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de dış ticaret politika ve uygulamaları

Türkiye'de 1960 ve 1970'li yıllarda ekonomide sanayileşme politikalarının temelini, korumacı ve ithal ikameci sanayileşme politikaları oluşturmuştur. Buna karşılık, 1980'li yıllardan itibaren ise, dışa açık sanayileşme politikaları uygulanmaya başlandığı görülmektedir. 1980 sonrası dönemde, Türkiye ekonomisi, ihracata yönelik sanayileşme stratejisi ile birlikte dış ticareti de serbestleştirme yoluna gitmiştir. Keza; bu dönemde ekonomi politikasında bazı önemli yapısal dönüşümler de gerçekleştirmiştir. Ancak; ekonomide yaşanan, kronik yüksek enflasyon, imalat sanayindeki yatırım eksikliği, rekabet ortamını geliştirecek değişikliklerin gerçekleştirilmesine rağmen, yeterli verimlilik artışının bir türlü sağlanamaması, kamu finansman dengesindeki olumsuzluklar nedeniyle mali piyasaların stabil hale gelememesi ve reel faizlerin yükselmesi gibi yapısal sorunlar nedeniyle değişim sürecinin gecikmeye uğradığı görülmektedir. Artan iç ve dış borçlar, ihracatın ithalata bağımlılığının yüksek oranlara ulaşması, aşırı değerlenen Türk lirası, ithal girdi bağımlılığı, bütçe ve dış ticaret açıkları ve cari açık, yüksek faiz oranları, imalat sanayindeki yatırım eksikliği son yıllarda karşılaşılan başlıca yapısal sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde, son yıllarda ithalattaki artış, ihracattaki artışın üzerinde gerçekleştirilmektedir. Buna bağlı olarak da, cari işlemler açığı sürekli olarak büyümektedir. Son yıllarda, Türk Lirasının aşırı değerlenmesine bağlı olarak, ihracata dönük sanayi, ihracatı sürdürebilmek amacıyla, ithal girdi kullanma yolunu seçmektedir. Türkiye'nin ihracatı içerisinde en önemli paya sahip olan sanayi malı ihracatı, ithalatta önemli paya sahip olan ara malı ithalatının yapılabilirliğine bağlı bulunmaktadır. Buna bağlı olarak, Türkiye ekonomisinde, ihracat için yapılan üretimde ithal girdi payı % 66,5 oranına ulaşmıştır. Dolayısıyla, günümüzde % 70 düzeyine yaklaşan ihracatın ithalata bağımlılığı, önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. İhracata dayalı sanayileşme stratejisinin başarısı, sermaye ve ara malı üreten endüstrilerin geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişim sağlanamazsa, Türkiye'de dış ticaret açığına ilişkin sorun büyüyerek devam edecektir. Bunu önlemek ve yapısal süreci tersine çevirmek için, ara malı ve sermaye malı üretebilecek endüstrilerin gelişimine yönelik politikaların uygulanması gereklidir.

Deniz ticaretiDış ticaret politikalarıEkonomi politikaları+4
Zeki Tüyen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Africa in the neoliberal age: Between development and IMF/world Bank economic policies

This thesis looks at the impacts of neoliberalism on Africa and argues that the neoliberal policies imposed on African countries by the IMF and World Bank will continue to be detrimental to these countries if changes are not made. These policies that come as conditions to loans include: the privatization of state owned enterprises, the devaluation of local currencies, the abolition of trade barriers like tariffs and taxes and the reduction in government spending especially on social affairs. The thesis argues that these policies have widened the gap between the rich and the poor and at the same time worsened the poverty situation in the continent. It also argues that the introduction of the poverty reduction strategies and debt relief initiatives are only intended to ensure the effective implementation of the structural adjustment policies and not to create change in the current situation of the poor. Keywords: Productivity, Motivation, Performance, Business Management, Quality

World BankEconomic policiesIMF+2
Beryu Yundze Gaston
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Shanghai Cooperation Organization and the dynamics of economic integration in the far east

This thesis is focused on an overview "Shanghai Cooperation Organization and Dynamics of Economic Cooperation in the Far-East". It portrays and examines the main essence and elements shaping Shanghai Cooperation and economic dynamics in the Far East. Shanghai Cooperation Organization (SCO) is mostly centered on key aspect like such as terrorism, separatism, and extremism so as to effectively administer its region. The thesis is divided into five chapters, with the first chapter providing a short introduction of the thesis. The second chapter deals with the conceptual framework, thus defining important key terms like; Shanghai Cooperation, Dynamics, Economic Cooperation, Fars East, and Cooperation, and also gives a theoretical framework. Chapter three is centered on the historical framework. This chapter explains the evolutions of SCO and its transformation of functions, aspiring members, China's role and interest in SCO, the oil and gas politics, and the Shanghai Cooperation Organization. Chapter four outlines the SCO and its dynamics of trade in the Far East. This chapter covers most of the hard core of this thesis, and focused on topics such as; the maintenance of domestic stability and territorial integrity, attitude of other nations toward SCO, the transformation of Shanghai five to Shanghai Cooperation Organization, areas of economic cooperation, competition, and economic institution, business council, SCO inter-bank association, the influence of SCO in economic development and trade dynamics, economic cooperation inside SCO, SCO as an umbrella for economic cooperation, Cooperation in energy areas, and China as a major core for trade and investment. There are some challenges faced by the organization. This includes the fact that there are diverging interests among the SCO members. National interests are deeper among the member states than common a regional interest that provides strong impetus driving economic cooperation and development. While the organization has been able to found institutions to boost regional integration efforts, major power rivalry –the issue of core and periphery—among Russia and China, with the former seeking security interest by using the organization as a platform, the latter seeking economic interest by using the SCO as a new export market for its goods. One major area which is share by all however is security. In one way or the other, security is considered a common interest though not by all members. Some still prefer their national interest when it comes to the issue. For instance, deep rifts between India and Pakistan, and Iran's support of some hard line groups. The last chapter is the conclusion, which provides an overview of this thesis and possible recommendations. Keywords: SCO, Institutions, integration, economy, trade, Far-East, security, soft power, dynamics, terrorism, separatism, extremism

EconomyEconomic policiesEconomic cooperation+4
Nozimahon Sayfıddınova
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amerikan ekonomik hegemonyası ve dolar

ABD 1930'ların ortasında liderlik sorumluluğunu üstlenmeye başlamıştır. Ancak ABD hegemonyası 2. Dünya savaşından sonra yükseliş döneminde olmuştur. Amerikan hegemonyası altında da Bretton Woods anlaşması, tarife ve ticaret düzenlemeleri, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü kurumları yaratılmıştır. IMF'nin kurulması ile Amerikan para politikası dünya para politikası haline gelmiştir ve dolar küresel sistemde önemli bir para olmuştur. ABD dünya para sisteminin yönetiminde birincil sorumlulukları üstlenmiştir. Ancak Bretton Woods sistemi 1973 yılında yıkılmıştır ve 1975'lerde ABD liderliğinin zayıflaması belli olmuştur. 1980'lerde ise dünyada ekonomik liderliği zayıflamıştır. Reagan Yönetimi ile ekonomi alanında stratejiler ile yeniden toparlanma sürecinde olmuştur. 2008 yılında ABD ekonomisinde kriz yaşanmıştır. Dünya piyasaları, başta Avrupa olmak üzere 2008 Ekim ayından itibaren ekonomik kriz baş göstermiştir. ABD'de "Mortgage Krizi" (İpotekli Kredi Krizi) sonunda çöken piyasaları canlandırmak için FED 2008-2010 yılının ortasına kadar Parasal genişleme politikaları uygulamıştır. Ancak FED 2014 yılında Parasal Genişlemeyi durdurmuştur. FED'in Parasal Genişlemeyi durdurması ise doların değerinin artmasına, para akımlarının yol değiştirmesine, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına, faiz oranının yükselmesine, küresel piyasalarda paranın ve emtianın yeniden fiyatlanması ile sonuçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: ABD Ekonomisi, FED ve Dolar'ın Kısa Tarihçesi, Amerikan Hegemonyasının Yükselişi ve Düşüşü. ABD Petro- Dolar, Küresel Ekonomi

Amerika Birleşik DevletleriDolarEkonomi+6
Eljan Ayyubov
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği ekonomi politikalarında uyum süreci: Türkiye ve Polonya arasında bir karşılaştırma

Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakereleri uzun yıllardır sürekli konuşulan ancak bir türlü neticeye bağlanamayan tam anlamıyla bir muammadır. Türkiye, sürekli Avrupa Birliği'ne üyeliği kabul edilen ülkelerle kıyaslanmış, eksikleri tamamlanmaya çalışılmış ancak bir türlü tam üyeliğe geçiş gerçekleşmemiştir. Bu çalışmada 2004 yılında tam üyeliğe kabul edilen Polonya ile üyelik müzakereleri hala devam eden Türkiye'nin ekonomik yapısı kıyaslanacaktır. Bu iki ülkenin ekonomik yapıları incelenirken Avrupa Birliği'nin ekonomik kriterleri içerisinde değerlendirdiği makro ekonomik göstergeler kıyaslanacaktır. Söz konusu bu göstergeler; Enflasyon Oranı, İstihdam Oranı, İhracat Oranı, GSMH büyüme oranı, Kişi başına düşen GSMH büyüme oranı, İthalat Oranı, Yurtdışından net gelir, Döviz Kuru, İşsizlik Oranıdır. Ayrıca ikinci aşama olarak bu iki ülkenin ekonomisini kıyaslamak amacıyla kümeleme analizi yapılacaktır. Kümeleme analizinde benzer değişkenler kullanılırken, 2004 yılından bu yana Avrupa Birliği'ne tam üyeliğe kabul edilen 11 ülke ve hala müzakere aşaması devam eden ve üyeliğe kabul edilmeyen 5 ülkenin verileri kullanılacaktır. Söz konusu bu ülkeler; Polonya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Malta, Macaristan, Slovenya, Slovakya, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan, Türkiye, Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk'tur. 1980-2015 dönemi için 17 ülkeye ait 9 makro ekonomik değişken kullanılarak, SPSS ortamında kümeleme analizi gerçekleştirilecektir. Kümeleme analizi sonucunda söz konusu bu 17 ülkenin ekonomik açıdan birbirlerine olan benzerliği değerlendirilmiş olup, belirlenen dönemlere ve seçilen 9 makro ekonomik değişkenlere ait veriler ile yapılan analizlere baktığımızda Türkiye ekonomisi ve Polonya ekonomisi kısmen benzerlik göstermektedir. 1980-2004 dönemi hariç yani 2004 yılı sonrası dönemlerde Türkiye ekonomisinde meydana gelen olumlu değişimler sonucunda Türkiye ve Polonya benzer kümelerde çıkmıştır. Yapılan bu çalışmayı genel olarak değerlendirdiğimizde, Türkiye ve Polonya'nın ekonomik durumlarının kısmı olarak da olsa benzerlik gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Ayrıca ilgili dönemde AB'ye tam üyeliğe kabul edilen devletler ile de Türkiye'nin benzer ekonomik yapıya sahip olduğu da gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği (AB) Ekonomi Kriterleri, Polonya, Türkiye, Kümeleme Analizi.

Avrupa BirliğiEkonomi politikalarıKarşılaştırmalı analiz+4
Abdullah Öğe
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

İlgili konular