Muhasebe

Bu konu başlığı altında 507 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Stratejik yönetim muhasebesi tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulanması

Günümüzde artan rekabet ortamı ve teknolojik gelişmeler neticesinde makineleşme ve otomasyon yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla, yöneticiler için maliyet bilgilerine daha hızlı ve doğru bir şekilde ulaşmanın önemi artmıştır. Bu kapsamda, stratejik yönetim muhasebesi alanında bazı teknikler geliştirilmiştir. Stratejik yönetim muhasebesi kapsamında maliyet hesaplama tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulandığı bu çalışma, Denizli İli Merkezefendi ilçesinde organize sanayi bölgesinde iplik çözgü haşıllama ve dokuma faaliyeti yürüten bir tekstil işletmesinde uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, uygulamanın yapıldığı işletmesinin 2018 yılına ait muhasebe verileri kullanılarak, zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemi ve faaliyet tabanlı maliyet yönteminin uygulanabilirliğini araştırmak ve sonuçlarını karşılaştırmaktır. Bu kapsamda, öncelikle faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre, ardından zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre maliyet hesaplama sistemi kurulmuş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada araştırma yöntemlerinden örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem, maliyet ve yönetim muhasebesi çalışmalarında yaygın olarak tercih edilmekte ve uygulamanın yapıldığı işletmede maliyet hesaplama yöntemlerini uygulama ve sonuçlarını değerlendirme olanağı vermektedir. Bu kapsamda, işletmede gözlemler yapılarak yönetici ve çalışanlar ile görüşmeler yapılmıştır. Bu gözlem ve görüşmelere ait bilgiler ile muhasebe verileri birlikte değerlendirilerek uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, her iki sistemin de bir tekstil işletmesinde uygulanabileceği; ZEFTM yönteminin FTM yöntemine göre daha doğru maliyet bilgisi sunduğu ve birim mamul maliyetlerinin de değiştiği tespit edilmiştir. Bu durumun temel nedeni, ZEFTM yönteminin, işletmenin atıl kapasite maliyetlerini hesaplaması ve birim mamul maliyetlerine yansıtmasıdır. Dolayısıyla, atıl kapasitede çalışmış bir işletmenin birim mamul maliyetleri, ZEFTM yönteminde FTM yöntemine göre daha düşük hesaplanmaktadır.

Aktiviteye dayalı muhasebeMaliyet muhasebesiMuhasebe+4
Mehmet Ali Ekinci
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konaklama işletmelerinin yönetim muhasebesi ve finansal analiz kapsamında değerlendirilmesi

Her işletme gibi konaklama işletmeleri de hem hayatiyetlerini hem de karlılıklarını sürdürebilmek için müşteri memnuniyetini üst düzeyde tutmak zorundadırlar. Bunu sağlamak için de kendilerine rekabet üstünlüğü sağlayacak yöntem ve araçları kullanmaları gereklidir. Bu çerçeve içerisinde, konaklama işletmelerinin; gelecek için yön gösterebilecek bir yönetim muhasebesine, verimlilik ve karlılıklarını değerlendirebilmek içinde finansal analiz uygulamalarına ihtiyaçları vardır. Böylece iyi ve güçlü bir muhasebe sistemiyle yöneticilerin desteklenmesi, işletme amaçlarına ulaşmada doğru kararlar alınmasını sağlayabilecektir.Çalışmamızda, yönetim muhasebesi ve finansal analiz tekniklerinin, konaklama işletmelerine özgü şartlara nasıl uyarlanabildikleri ve böylece, işletme yönetimlerine nasıl fayda sağlayabilecekleri gösterilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma üç bölümden oluşmuştur.Birinci bölümde, turizm sektörü ve konaklama işletmeleri tanımlanmış, sınıflandırılmış ve organizasyon yapıları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, yönetim muhasebesi ve finansal analiz hakkında temel bilgiler verilmiş ve genel çerçeveleri çizilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, öncelikle konaklama işletmelerinin farklı özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha sonra, finansal analizin temel tekniği rasyo analizine yer verilmiştir. Burada, konaklama işletmelerinin özellikleri dikkate alınarak, maliyetlerinin belirlenmesinde ve performanslarının ölçülmesinde rasyolardan nasıl faydalanılabileceği gösterilmeye çalışılmıştır.

AnalizFinansal analizKonaklama işletmeleri+3
Sibel Kahraman
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik ticaret uygulamalarının işleyişi, vergilendirilmesi ve muhasebeleştirilmesi

Bilim dünyasındaki gelişmeler ve hızla ilerleyen teknoloji ticaret hayatını ve ticaretin şeklini değiştirmiştir. Teknolojik gelişmelerin ve internetin yoğunkullanımının sonucu elektronik ticaret kavramı giderek önemini arttırmıştır.Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ?Elektronik Ticaret? başlıklı ilk bölümünde elektronik ticaret kavramı, araçları, tarafları, türleri, elektronik ticarette ödeme araçları, elektronik ticaret süreci, elektronik ticaretin avantaj ve dezavantajlarıele alınmıştır.?Elektronik Ticaretin Vergilendirilmesi? başlıklı ikinci bölümde elektronik ticaretin vergilendirilmesinde uyulması gereken prensipler, elektronik ticaret ve gelirüzerinden alınan vergiler, elektronik ticaret ve tüketim vergileri başlıklarına değinilmiştir.Çalışmanın ?Elektronik Ticarette Belge Düzeni ve Muhasebe İşlemleri? başlıklı son bölümünde elektronik ticarette belge düzeni değerlendirilerek elektronik ticarette muhasebe işlemleri örneklerle işlenmeye çalışılmıştır.

Elektronik ticaretMuhasebeMuhasebe işlemleri+2
Figen Canbay
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatmini üzerine etkisi: Sakarya ili örneği

Günümüzde önemli bir yere sahip olan muhasebe mesleği her geçen gün teknolojinin gelişmesiyle de daha çok önem kazanmaktadır. Dünyadaki bütün şirketler ve kurumların özel olsun kamu olsun bütün sektörlerin kesinlikle kullandığı ve başvurduğu bir araçtır diyebiliriz. Şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri muhasebe sayesinde gerçekleşir. Teknoloji ilerledikçe muhasebe mesleği sistemi de gelişen teknoloji ile paralel bir şekilde gelişmektedir. Çalışmada birey örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatminine etkisini incelemiş bulunmaktayız. Çalışmanın ilk bölümünde muhasebe kavramı ve tarihsel gelişimine değinilmiştir. İkinci bölümde ise örgüt kavramı, birey örgüt uyumu, tükenmişlik ve iş tatminine ilişkin konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Sakarya ili muhasebe meslek mensuplarında tükenmişlik ve iş tatmininin olup olmadığının ölçümü yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve tükenmişlik alt boyutları olan duyarsızlaşma, kişisel başarı hissinde azalma ve duygusal tükenme üzerine etkisinin olmadığı, birey örgüt uyum düzeylerinin iş tatmini ve iş tatmini alt boyutlarından olan dışsal tatmin üzerine etkisinin olduğunu ve iş tatmini alt boyutu olan içsel tatmin üzerine etkisinin olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tükenmişlik Sendromu, Muhasebe, Birey-Örgüt Uyumu, İş Tatmini, Sakarya ili

Birey-örgüt uyumuMuhasebeMuhasebe+4
Emrah Demir
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kaynak tüketim muhasebesi ve endüstri 4.0'ın üretim işletmeleri üzerindeki etkisi

Günümüzde işletmelerin kârlarını en yüksek seviyeye çıkarmalarında maliyetlerin düşürülmesi önemli bir etkendir. Maliyetlerin belirlenmesinde ise, verilerinin doğru ve zamanında hesaplanmasının yanında güncel olması da önemlidir. Bu nedenle zaman içerisinde birçok yeni yaklaşım ortaya çıkarılmış ve yeni öneriler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yaklaşımların yine de bazı konularda yetersiz kaldıkları düşünülmektedir. Zaman içerisinde Alman Maliyetleme Modeli ile faaliyet tabanlı maliyetleme modelinin birleşmesiyle ortaya çıkan kaynak tüketim muhasebesi modeli geliştirilmiştir. Bu çalışmada kaynak tüketim muhasebesi modelinin temel varsayımları araştırılmış ve Bir Üretim İşletmesi'nde uygulanarak sonuçları değerlendirilmiştir. Geleneksel maliyetleme modeli kullanan bu işletmenin kaynak tüketim muhasebesi modeline geçmesi halinde maliyet kalemlerinde yaratacağı azalışlar ile maliyet unsurlarında oluşan değişimler ortaya konulmuştur. Yaşanan değişimlerle birlikte teknolojinin hayatımızın her aşamasında yer alması Endüstri 4.0 devrinin başlamasını sağlamıştır. Artık nesneler birbiri ile iletişime geçebilmekte, robotlar üretimin her aşamasında yer alabilmektedir. Bu nedenle Endüstri 4.0 muhasebe açısından yenilikler getirmekte ve bu durum maliyetlere de yansımaktadır. Özellikle güncel konuların izlenmesi ve yorumlanması amacı ile yapılan bu çalışmada; güncel maliyetleme yaklaşımları, kaynak tüketim muhasebesi modeli ve Endüstri 4.0 ele alınmıştır. Endüstri 4.0'ı 2011 yılından beri uygulayan Siemens A.G. şirketi verilerinden yararlanılarak finansal tabloları analiz edilmiştir. Analiz sonucunda şirketin Endüstri 4.0 ile olumlu sonuçlar elde ettiği tespit edildiği için, "Bir Üretim İşletmesi'nde de uygulanmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde, öncelikle Bir Üretim İşletmesi'nde kaynak tüketim muhasebesi modeli uygulanarak analizler yapılmıştır. Daha sonra aynı üretim işletmesinde Kaynak tüketim muhasebesi modelinin teknoloji ile ilişkilendirilmesinin maliyetlerde yaratacağı sonuçlar merak edildiğinden Endüstri 4.0 ile ilişkilendirilerek yeniden maliyetleme yapılıp analiz edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde kaynak tüketim muhasebesi modeli ile Endüstri 4.0 yaklaşımının birlikte uygulanması sadece kaynak tüketim muhasebesi modelinin uygulanmasına göre atıl maliyetlerin % 6,8 oranında azalmasına neden olmaktadır. Yapılan literatür taramasında kaynak tüketim muhasebesi modeli ile Endüstri 4.0 yaklaşımını birlikte ele alan bir çalışma tespit edilmemiştir. Bu da çalışmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Anahtar Kavramlar: Kaynak Tüketim Muhasebesi, Endüstri 4.0, Güncel Maliyetleme Yaklaşımları

Endüstri 4.0Endüstri işletmeleriKaynak tüketim muhasebesi+2
Ela Hiçyorulmaz
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Murabaha işlemleri ve muhasebe uygulamaları

Çalışmanın amacı; faizsizlik yapısına uygun araçlar geliştiren katılım bankalarının, murabaha işlemlerine muhasebe nasıl uygulanır sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS)-28 "Murabaha ve Diğer Vadeli Satışlar" ve mevcut düzenlemeler ile yapılan muhasebe kayıtları nitel araştırma yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de kullanılan murabaha sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili çalışmaların yeni olması sebebiyle, yapılan karşılaştırmanın ve katılım bankaları tekdüzen hesap planında önerilen yeni hesapların literatüre katkı sağlamasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak FFMS-28 ilk kez stok kavramından ve alıcının finansal tablolarından bahsetmiştir ve katılım bankalarının bu değişiklikleri önerilen hesaplar ile nasıl muhasebeleştirecekleri anlatılmıştır. Mevcut uygulamada Türkiye muhasebe standartlarına göre murabaha konusu varlık, alındığındaki maliyet fiyatı kadar borçlanıp, kar pay tutarı ve alınan vergiler ayrı kaydedilmiştir. FFMS'e de murabaha konusu varlık önce stok hesaplarına alınarak, müşteri kredi hesabıyla borçlandırılmış, ardından satış işlemi yapılarak, elde edilen fark (kar payı) düzenleyici bir hesap olan ertelenmiş kar hesaplarında gösterilmiştir.

Faizsiz bankacılıkFaizsiz finans kurumlarıKatılım bankacılığı+4
Hava Çetin Torun
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşletmelerin sürdürülebilir rekabet gücü ve rekabet üstünlüğü sağlamada verecekleri stratejik kararların kaynak tüketim muhasebesi modeliyle doğrulanmasına yönelik amprik bir çalışma

Dünya çapında artan küreselleşme olgusu ile birlikte günümüzde faaliyet gösteren işletmeler, kendilerini şiddetli bir rekabet ortamının içinde bulmaktadır. İşletmelerin böyle bir ortamda hayatta kalabilmelerinin yolu rakip işletmeler ile rekabet edebilme yeterliliğine sahip olmalarından ve hatta rakipleri karşısında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde edebilmelerinden geçmektedir. İşletmelerin rakiplerine karşı sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde edebilmelerini sağlayan temel argümalarından birisi de maliyet bilgileridir. Bu nedenle üretim işletmelerinde üretim süreci sonucunda ortaya çıkan maliyetlerin doğru, güvenilir, yeterli, gerçeğe uygun ve detaylı olarak saptanması ve üretilen mamul maliyetlerinin de benzer niteliklere sahip maliyet bilgilerine dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, geliştirilen maliyetleme modellerinin en temel amacı, üretilen mamullerin maliyetlerinin; doğru, güvenilir, yeterli, gerçeğe uygun ve detaylı olarak hesaplanmasını sağlamaktır. Ancak gerek geleneksel maliyetleme modelleri gerekse çağdaş maliyetleme modelleri istenilen nitelikte maliyet bilgilerini tam olarak üretmekte yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle çağdaş maliyetleme modellerinin eksikliklerini gidermek amacı ile kaynak tüketim muhasebesi modeli adı altında yeni bir maliyetleme modeli geliştirilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı; geliştirilen kaynak tüketim muhasebesi modelini bir üretim işletmesinde kurmak, modelde üretilen maliyet ve yönetim muhasebesi bilgileri aracılığıyla, işletme yöneticilerinin sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamada verecekleri fiyatlandırma kararlarını desteklemektir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kavramsal çerçeve başlığı altında rekabet kavramı ve kaynak tabanlı yaklaşım kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde kaynak tüketim muhasebesi modeli ve analize tabi diğer maliyetleme modelleri (geleneksel maliyetleme modeli, faaliyet tabanlı maliyetleme modeli ve zamana dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme modeli) açıklanmış ve karşılaştırmalı olarak ele alınıp değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde analize tabi maliyetleme modelleri (kaynak tüketim muhasebesi modeli, geleneksel maliyetleme modeli, faaliyet tabanlı maliyetleme modeli ve zamana dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme modeli) bir üretim işletmesinde uygulanarak sonuçlar alınmıştır. Alınan sonuçlar karşılaştırmalı olarak analiz edilerek değerlendirilmiştir. Son bölümde ise işletme yöneticileri tarafından verilecek fiyatlandırma kararları analize tabi maliyetleme modelleri kapsamında analiz edilmiştir.

MaliyetlemeMuhasebeRekabet+4
Kadir Tutkavul
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebede ihtiyatlılık ve kurumsal yönetim: Borsa İstanbul üzerine ampirik bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, muhasebede ihtiyatlılık kavramının ve kurumsal yönetim anlayışının önemini ortaya koymaktır. Son yıllarda yaşanan küresel skandallar muhasebe uygulamalarına karşı bir güvensizliği de beraberinde getirmiştir. Muhasebe uygulamalarını etkileyen unsurlarından biri olan ihtiyatlılık kavramı kurumsal yönetim anlayışıyla beraber finansal tablolarda sunulan bilgilerin güvenilirliğini etkilemektedir. Çalışmada, Eviews programı kullanılarak Kamu Aydınlatma Platformu BİST 100 endeksine tabi şirketlerde ihtiyatlılığı etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmaktadır. Bu kapsamda panel veri analiz yöntemi kullanılarak 2006-2013 yılları arasında şirketlerin ihtiyatlılık uygulamalarıyla ilgili değişkenler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Bölümün sonunda, elde edilen bulgular ile bu ilişki hakkında genel bir değerlendirme yapılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Muhasebede İhtiyatlılık, Kurumsal Yönetim, Tahakkuk.

Kurumsal yönetimMuhasebeTahakkuk+1
Zeynep Gülben Polat
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Beceri eğitimiFinansmanHizmet kalitesi+6
Feride Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği

Kamu mali yönetimi kapsamında ele alınan en önemli konulardan birisi devlet muhasebesidir. Bu kapsamda tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulanmaya başlamıştır. Daha ayrıntılı ve şeffaf bir sistem olan bu muhasebe türünde özel kurumların olduğu kadar belediyelerin de gelir ve giderlerinin hesaplanmasında yararlanılmaktadır. Bu çalışmada Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği üzerinden tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği ele alınmıştır. Çalışmada kanunlardan, raporlardan, makale, kitap ve tezlerden yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemin oldukça faydalı olduğu söylenebilir.

BelediyelerBursa Büyükşehir BelediyesiKamu maliyesi+5
Gülşah Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe meslek mensuplarının kayıt dışı ekonomiyi önlemedeki tutum ve sorumluluğu: Kütahya ili örneği

Kayıt dışı ekonomi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin geçmişten günümüze uluslararası sorunu haline gelmiştir. Kayıt dışı ekonomi, resmî kayıtlara girmeyen, devletin dışında gerçekleşen kanunî veya kanun dışı ekonomik faaliyetleri içermektedir. Devletin en önemli gelir kaynağı ve gücü olan vergilerin, kayıt dışı ekonomi sebebiyle göz ardı edilemeyecek boyutlarda kaybına sebep olmakta; ayrıca vergisini ödeyen, ödemeye çalışan mükelleflerin cezalandırılmasına, ahlakî değerlerinin etkilenmesine sebep olmaktadır. Bu sebepten kayıt dışı ekonominin nedenleri ortaya konularak, kayıt dışı ekonomiyle mücadele yöntemleri belirlenmelidir. Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başarılı olabilmek için de ilgili tüm kurum ve kuruluşların desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. En önemli desteği de şüphesiz devletle mükellefler arasında bir köprü görevi gören muhasebe meslek mensupları olacaktır. Muhasebe meslek mensuplarının kayıt dışı ekonomiyi önlemede evrensel ve kritik bir konuma sahip olması sebebiyle kayıt dışı ekonomiyi önlemede üzerine düşen görevler üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin kayıt dışı ekonomiyi önlemedeki katkılarını ortaya koymak ve kayıt dışı ekonomiyi önlemede katkılarını muhasebe meslek mensuplarının cinsiyet durumuna, yaşına, eğitim durumuna, meslekî unvanına ve meslekî kıdemine göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak, çözüm önerilerini, fikir ve düşüncelerini araştırmak amacıyla literatürde yapılmış çalışmalardan yararlanarak Kütahya Merkez'de bağımsız çalışan muhasebe meslek mensuplarına anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasını analiz yapmak için "t testi" ve "tek yönlü Anova analizi" uygulanmıştır. Analiz sonucunda; muhasebe meslek mensuplarının cinsiyet durumuna, yaş değişkenine, eğitim durumuna, meslekî unvanına, meslekî kıdemine göre kayıt dışı ekonomiyi önlemede katkılarının bu değişkenlere bağlı olarak belirli farklılıklarının olmadığı bulguları elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kayıt Dışı Ekonomi, Kütahya, Muhasebe Meslek Mensupları

Kayıt dışı ekonomiKütahyaMali müşavirlik+4
Gülcan Adıgüzel
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye de küçük ve orta boy işletmelerde muhasebe bilgi sistemi temelinde bulut bilişim kullanım ve uygulanabilirliğinin teknoloji kabul modeli yaklaşımıyla belirlenmesi

Günümüzde gelişen teknoloji ve giderek artan rekabet, işletmelerin kendi sektöründeki teknolojik gelişmeleri takip etme zorunluluğunu getirmiştir. Bilgi teknolojisi alanındaki sürekli olarak artan gelişmeler teknoloji kullanımını çok önemli bir hâle getirmekte ve işletmeleri bu gelişmelerden yararlanmaya zorlamaktadır. Bu kullanım ve erişim kolaylığı sağlayan teknolojilerin başında bulut bilişim teknolojisi gelmektedir. Bulut bilişim bilgi, yazılım ve donanımın çevrimiçi kullanımı fikrinin temelinde yükselen günümüzün ve geleceğin en önemli girişimidir. İşletmeler için günümüz rekabet ortamında muhasebe sistemlerini düşük maliyetle, ileri teknolojik imkânlarla, uzaktan sürekli gözlemleyebileceği, güvenilir bir yapıda oluşturmak ve yürütmek temel amaç hâline gelmiştir. Bunun sonucunda bulut bilişim teknolojisi kullanan muhasebe yazılımları artık bulut muhasebe olarak adlandırılmaktadır. Bulut muhasebe, bulut bilişim tabanlı muhasebe sistemlerini kullanan işletmelerin hizmet sağlayıcılardan hesaplama, depolama ve bağlantı kaynaklarını ihtiyaçları kadar satın alıp, kendilerinin yönetebileceği ortam üzerinde kullanabilecek hizmetlere sahip olabilmeleridir. Muhasebe işlemlerini güvenilir bir şekilde yürütmek ve geliştirilmiş teknolojiyle verilere hızlı ve kolay bir şekilde erişmek önemlidir. Bu beklentileri ve ihtiyaçları tam olarak karşılayabilmek için muhasebe sisteminde bulut teknolojisi devreye girmiştir. Kullanıcılar, bulut teknolojisini kullanarak bir bulut hizmet sağlayıcısı aracılığıyla çevrimiçi muhasebe uygulamalarına günümüzde mobil akıllı telefon ya da tabletler yardımıyla kolaylıkla erişebilir. Böylece, kişisel bilgisayarlara ekstra bir yazılım indirmeye gerek kalmadan, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden muhasebe verilerine erişmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı, muhasebe departmanı çalışanlarının bilgiye erişim, bilgilerin kolay takibi, zaman ve maliyet tasarrufu gibi avantajlar sağlayan bulut teknolojisinin muhasebe uygulamaları üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Çalışmanın diğer bir amacı ise KOBİ muhasebe departmanı çalışanlarının kullanıma yönelik tutum ve kullanma niyetleri üzerinde etkili olan değişkenlerin teknoloji kabul modeli ve planlı davranış teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik modelle incelemektir. Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Muhasebe Bilgi Sistemi, Bulut Muhasebe, Teknoloji Kabul Modeli

Bulut bilişimKOBİMuhasebe+2
Mehmet Göl
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe meslek mensubu kadınların cinsiyete dayalı ayrımcılık nedeni ile yaşadığı mesleki sorunlar ve İstanbul ili saha araştırması

Ülkemizde muhasebecilik mesleği 13 Haziran 1989 yılında çıkartılan 3568 sayılı meslek yasası ile yasal bir boyut kazanmıştır. Mesleğin diğer ülkelerdeki gelişimine bakıldığında 1880'li yıllardan itibaren mesleğin yasal düzenlemeye tabi olduğu görülmektedir. Dünya ülkelerinde 1880'li yıllarda düzenleme yapılmış olan muhasebecilik mesleği ülkemizde bu duruma çok daha geç ulaşabildiği için meslek çok fazla sorunu içinde barındırmaktadır. Bu çalışmada bu sorunları yaşayan meslek mensuplarından yola çıkılarak araştırmaya başlanmıştır. Muhasebe mesleğini icra eden üye profili incelenmiş ve özellikle kadın meslek mensuplarının sayıca azlığı dikkat çekmiştir. Tez konusunun belirlenmesi aşamasında fark edilen bu cinsiyet faktörü, yapılan araştırmalar sonunda muhasebe meslek mensubu kadınlara cinsiyete dayalı ayrımcılık penceresinden bakmamızı sağlamıştır.YÖK Tez servisinde yapılan araştırmalar, yapılan literatür taramasında kadın muhasebe meslek mensuplarını konu alan çalışmalara rastlanmamıştır. Bu alanda yapılmış herhangi bir çalışma olmaması da çalışmamızı özgün kılmaktadır.Mesleğin genel anlamda içinde barındırdığı sorunları anlatan çalışmalar mevcuttur, ancak özellikle kadınlar söz konusu olduğunda sorunların boyutu artmaktadır. Kadınların; mükelleflerden meslek örgütlerine, diğer kurum ve kuruluşlara, ailevi sorumluluklara kadar hemen her konuda erkeklerden daha fazla problemle karşılaştıkları görülmektedir.Kadın muhasebe meslek mensuplarının Türkiye'deki toplam sayısı 14.461 kişidir. SM ve SMMM unvanına sahip kadına muhasebe meslek mensupları ile yapılan görüşmelerde mesleğin genel olarak karşılaşılan sorunlarının yanı sıra bazı sorunlarla erkek meslektaşlara oranla daha fazla karşılaşıldığı ve bir takım sorunların ise sadece kadın olmalarından kaynaklandığı dile getirilmiştir. Örneğin mükellef edinmede ve müşteri bağımlılığı sağlamada özellikle kadın olmaktan dolayı sorunlar yaşadıklarını ifade eden kadınlar, profesyonellik konusunda güven duyulmaması, meslek örgütleriyle sorun yaşanması, mükelleflerden ücret tahsili konularında erkek meslektaşlarına oranla daha fazla sorun yaşadıklarını ifade etmişlerdir.Ayrıca günlük çalışma süresinin uzun olması, mesai mefhumu olmaması, hizmet verilen mükellef portföyünün eğitim ve kültür seviyesi, taraflar arasındaki iş anlaşmasına gösterilen özensizlik gibi faktörler meslekte sorunlar doğurmaktadır.Kadının bu mesleki sorunlarının kadın olmaktan kaynaklandığı varsayımıyla cinsiyete dayalı ayrımcılık açısından konu incelendiğinde; literatürde kadına karşı cinsiyete dayalı ayrımcılığın var olduğu, tüm dünya ülkelerince kabul gördüğü ve hatta çözüm önerileri üretilerek uluslar arası platformlarda çalışmalar yapıldığı görülmüştür. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği tarafından kadına karşı ayrımcılığı tanımlayan, bu ayrımcılığın taraflarını, nedenlerini, etkilerini açıklayan çalışmalar hem de CEDAW (Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women- Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesi) gibi sözleşmelerle kadına karşı cinsiyete dayalı ayrımcılığın yapıldığının dünya otoritelerince kabul gördüğü tespit edilmiştir.Tez çalışmasının ilk bölümünde spesifik olarak cinsiyete dayalı ayrımcılıktan önce genel olarak ayrımcılığın ne olduğu, olumlu-olumsuz ayrımcılık, ayrımcılık hangi alanlarda kadının karşısında çıkmaktadır, boyutları nelerdir, hangi taraflarca kimlere karşı yapılmaktadır konuları literatür taraması ile anlatılmıştır. Çalışma; negatif ayrımcılığı ele alarak kadına karşı yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılığın hangi alanlarda yapıldığını bunun özellikle çalışma yaşamında kadın üzerinde ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlara dikkat çekmiştir. Çünkü meslekleri kadın ? erkek mesleği şeklinde sınıflandıran görünmez bir sistem söz konusudur. Muhasebe mesleği de bu sınıflandırmaya tabi tutulmakta ve erkek mesleği olarak kabul görmektedir. Bu nedenle çalışma yaşamında karşılaşılan ayrımcılığın her safhası muhasebe mesleğinde görülebilmektedir.Tez çalışmasının ikinci bölümünde tarih boyunca kadının toplumsal yaşamda, aile yaşamında, çalışma yaşamında bulunduğu konum ele alınmıştır. Muhasebe meslek mensubu kadını önce kadın olarak ele almak gerekmektedir. Bir kadının dünyanın her yerinden Türkiye'ye kadar hemen her ülkede, yaşanmış olan her çağda, her dinde nasıl bir konumda yer aldığını göstermek amacıyla Dünya ve Türkiye tarihinde kadının öyküsü anlatılmıştır.Muhasebe meslek mensubu kadın da her kadın gibi tarihsel süreçte yaşanmış olan gelişmelerden, her türlü çabadan, engellemelerden etkilenmiş ve muhasebe mesleğinde de karşılan ayrımcılık tabanlı sorunların anlatımına üçüncü bölümde yer verilmiştir. Muhasebenin tanımından, tarihi gelişimine kadar tüm hatlarıyla anlatıldığı bu bölümde son olarak muhasebe meslek mensuplarının istatistiki bilgileri verilmiştir.Tez çalışmasının uygulaması için bir veri toplama yöntemi olan anketten faydalanılmıştır. Literatürde kadın muhasebe meslek mensuplarının mesleki sorunlarına değinen örnek çalışma olmamasından dolayı anket yoluyla kadın muhasebe meslek mensuplarının karşılaşma olasılıklarının olduğu sorunlar araştırılmaya çalışılmış ve bu nedenle bir takım sorular yöneltilmiştir.Cinsiyete dayalı ayrımcılık nedeniyle kadınların mesleki sorunlarının daha yoğun olduğunun iddia edildiği bu araştırma da uygulanan anket aracılığıyla bazı sorunların mesleki nedenlerden kaynaklandığı ama bazılarının da kadın olmaktan yani cinsiyete dayalı ayrımcılıktan kaynaklandığı görülmüştür.Bu çalışmanın sonucunda muhasebe meslek mensubu kadınlar cinsiyete dayalı ayrımcılık nedeniyle mesleki sorunlar yaşarlar tezimiz kanıtlanmıştır.

AyrımcılıkCinsel kimlikMuhasebe
Neriman Çetin Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretimde muhasebe eğitiminin MEGEP ile yeniden yapılandırılması sonrası öğrenci ve işveren memnuniyetinin incelenmesi

İş dünyasının sürekli değişim gösteren ve sürekli gelişen mesleklerinden birisi de muhasebecilik mesleğidir. Muhasebe mesleğinde başarılı olunması okullarda iyi bir teorik eğitim verilmesinin yanında verilen eğitimle paralellik gösteren bir beceri eğitim ile ilgilidir. Beceri eğitimde gerçekleştirilen uygulamaların başarılı olması okullarda verilen bilgilerin güncel ve uygulanabilir olmasıyla ilgilidir.Muhasebe eğitiminin güncel olmasını sağlamak için Ortaöğretim düzeyinde yeniden yapılandırılma çalışmaları başlamış ve ?Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP)? uygulamaya konulmuştur.MEGEP'in uygulanmaya başlanması sonrasında ilk beceri eğitime giden öğrencilere ve bu öğrencilere beceri eğitim yaptıran işverenlere MEGEP'in değerlendirilmesine yönelik bir anket uygulanmıştır.İşverenler MEGEP sonrasında öğrenci niteliklerinde artış olduğunu düşünmektedir. İş dünyasında bu proje ile ihtiyaç duyulan nitelikli eleman ihtiyacının karşılanacağı beklentisi oluşmuştur.MEGEP projesi ile okullarda öğrencilerin teknoloji ve diğer araç gereç ihtiyaçları karşılanmış, modüler sistemle de öğrencilerin güncel bilgi ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Sosyal ortaklarla yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin meslek seçiminde ve beceri eğitim faaliyetlerinde daha fazla memnun olmaları sağlanmıştır. Bu proje ile öğretmenlerin eğitim öğretimdeki temel rolü olan yönlendirme rolü ön plana çıkartılmıştır.Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Mesleki Eğitim, MEGEP.

EğitimEğitim teknolojisiMEGEP Projesi+7
Ersin Yardım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması

Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.

Meslek yüksek okullarıMesleki eğitimMuhasebe+7
Hakan Başer
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu kuruluşlarında muhasebe çalışanlarının iş tatminine etki eden faktörler: Kumluca örneği

Bu çalışma; kamu kuruluşlarının muhasebe bölümlerinde görevli personelin iş tatmin düzeylerine etki eden faktörleri ortaya koymak ve elde edilen faktörler ile çalışanların iş tatmin düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanmış ve çalışmada kullanılmıştır.Bu araştırmanın evreni ve örneklemi Kumluca ilçesindeki kamu kuruluşlarıdır. Çalışmamızda anket, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda belirtilen, Genel ve Özel Bütçeli Kurumlarda çalışan 142 muhasebe görevlisine uygulanmıştır. Anket, geri dönüş oranı %100'dür.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS.13 paket programıyla analiz edilmiştir.Yapılan araştırmada elde edilen veriler ışığında; çalışanların cinsiyetine, yaş gruplarına, medeni durumuna, eğitim durumuna ve mesleki deneyimine göre toplam iş tatmini değişmemektedir. Çalışanların unvana göre iş tatmini, mali hizmetler uzman yardımcısında daha yüksek çıkmıştır. Araştırmaya göre, muhasebe eğitimi almamış personellerin iş tatminlerinin düşük olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Muhasebe Mesleği, İş Tatmini

Antalya-KumlucaKamu kuruluşlarıKamu personeli+5
Muhammet Barutcu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azerbaycan ve Türkiye muhasebe sistemlerinin karşılaştırmalı analizi

Muhasebe bir bilgi sistemidir ve bu sistemde önemli olan faaliyet sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir şekilde muhasebeleştirilmesi, mali tablolardaki bilgilerin gerçek durumu yansıtması ve aynı zamanda bu tabloların karşılaştırabilme niteliği taşımasıdır.Azerbaycan Muhasebe sisteminin temeli eski Sovyetler Birliğinin sistemine dayanmaktadır. Fakat 1991 yılında bağımsızlığına kavuştuktan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti'nde uygulanmakta olan muhasebe sistemi ?Muhasebe Sistemi Hakkında? Azerbaycan Cumhuriyetinin Kanununa dayanmaktadır. Bu nedenle küresel muhasebe sistemine uyumlaştırma işlemleri başlatılmıştır. Her alanda gelişmekte olan ülkenin muhasebe sisteminin de uluslararası standartlara cevap verecek hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir.Bu çalışmanın amacı, Azerbaycan'da uygulanmakta olan muhasebe sistemini Türkiye muhasebe sistemi ile karşılaştırarak analiz edip muhasebe sistemlerinin olumlu ve olumsuz yönlerini belirlemek olarak ifade edilebilir.Yapılan çalışmada, her iki ülkenin muhasebe sisteminin tarihçesi, hesap planı, finansal tabloları ve ülke muhasebe standartları incelenmiş, karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Muhasebe Sistemi, Türkiye Muhasebe Sistemi, Hesaplar Planı.

AzerbaycanFinansal tablolarHesap planları+5
Elsever İbadov
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aracı kurumlarda kapsamlı gelirin raporlanması ve faaliyet sonuçlarına etkisinin incelenmesi

Sermaye piyasalarında aracılık faaliyetlerinde bulunan aracı kurumlar finansal raporlama esasları olarak Uluslararası Muhasebe Standartlarını benimsemiştir. Aracı kurumların faaliyet sonuçlarının raporlanması açısından değerlendirildiğinde bu durum geleneksel gelir tablosu uygulaması yerine kapsamlı gelir tablosu uygulamasına geçildiğini göstermektedir. Kapsamlı gelir tablosu uygulaması, dönem içinde raporlanan gelir ve gider kalemlerine ek olarak öz kaynaklarda raporlanan gerçekleşmemiş kazanç ya da kayıpların da gelir tablosuna ilave edilmesini gerektirmektedir. Bu uygulama aracı kurumların finansal performansını daha geniş bir bakış açısı ile değerlendirmeye imkan tanımaktadır. Kapsamlı gelir tablosu, dönem karı ya da zararı kalemine öz kaynaklarda raporlanan gerçekleşmemiş kazanç ya da kayıpların ilave edilmesi ile hesaplanan toplam kapsamlı gelir kalemi ile son bulmaktadır.Bu çalışmada, sermaye piyasalarının önemli oyuncularından biri olan aracı kurumların dönem karı ya da zararı kalemi ile toplam kapsamlı gelir kalemleri karşılaştırılarak kalemler arasındaki değişimler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, aracı kurumlar ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, aracı kurumların muhasebe sistemleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde gelir kavramı ve kapsamlı gelir kavramları ile ilgili açıklamalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise aracı kurumlarda kapsamlı gelirin raporlanmasına ilişkin uygulama örneğine yer verilmiş sonuçları yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Aracı Kurumlar, Uluslararası Muhasebe Standartları, Toplam Kapsamlı Gelir, Kapsamlı Gelir Tablosu.

Aracı kurumlarFaaliyet raporuFaaliyet sonuçları+7
Kadir Tutkavul
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yalın maliyet muhasebesi sistemi ve plastik sektöründe uygulanması

Yalın üretime geçen işletmelerin, yalnızca üretimlerini yalınlaştırmaları yeterli değildir. Yalın dönüşüme uyum sağlayabilmeleri için, muhasebe sistemlerini de yalınlaştırmaları gerekmektedir.Araştırmamız da, yalın üretim ve yalın maliyet muhasebesi sistemi arasındaki ilişki açıklanmıştır. Yalın üretim uygulandığında ne tür işlemler yapılabileceği ve elde edilen sonuçların nasıl raporlandığı ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Yalın maliyet muhasebesi sistemini oluşturabilmek için; yalın düşünce, yalın üretim, maliyet muhasebesi ve yalın maliyet muhasebesi, değer akım, nitelik maliyetlendirme konuları hakkında bilgi verilmiş, değer akımda elde edilen maliyetlerin muhasebe kayıtları yapılmıştır.Uygulama bölümümüzde, yalın üretime geçen bir işletmenin yönetici ve çalışanlarının aldıkları yalın kararlar sonucu üretim aşamalarında nerelerde, nasıl israf yaptıkları belirlenmiş ve en az israfla nasıl daha hızlı bir üretim yapabilecekleri tespit edilmiştir. Örnek bir ürün belirlenmiş ve bu üründe değer akım da oluşan maliyetler çıkarılmış, birim maliyetler doğruya en yakın şekilde hesaplanmış ve değer akımda elde edilen maliyetlerin muhasebe kayıtları yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yalın Düşünce, Yalın Üretim, Yalın Maliyet Muhasebesi, Değer Akım, Nitelik Maliyetlendirme

MaliyetMaliyet muhasebesiMuhasebe+2
Serap Güncür
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıKOBİ+6
Elçin Eren
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ'ler için Türkiye finansal raporlama standartları: Bankaların görüşleri üzerine bir araştırma

Son yıllarda, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, internet ve elektronik ticaret, bilgi yönetimi gibi konular dünyada yaşanan en önemli gelişmelerdir. Bu gelişmeler sonucunda, işletmelerin uluslararası faaliyetlerinin artması ve sermayenin de küreselleşmesiyle birlikte, aynı dilde konuşma ihtiyacı doğmuş ve bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Karşılaşılan sorunların önüne geçmek ve ortak bir muhasebe dili geliştirmek amacıyla birçok ülkenin katılımıyla UMS (IAS) ve UFRS (IFRS) yayınlanmıştır. UFRS?ler; muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması ve tüm kesimler tarafından anlaşılabilir muhasebe bilgisi üretilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği (AB), hisse senetleri borsada işlem gören firmaların konsolide finansal tablolarını 2005 yılından itibaren UFRS?ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. AB?ye üye olma sürecinde olan ülkemiz de muhasebe sistemini AB doğrultusunda hazırlamakta ve uygulamaktadır. UFRS?lerin bütün dünyada ilgi görmesi ve ülke uygulamalarında tekdüzeliği sağlaması sebebiyle KOBİ?ler için de özel bazı çalışmaların yapılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. Nitekim KOBİ?ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası alandaki önemleri de gün geçtikçe artmaktadır. Nihayetinde, 2009 yılında KOBİ?ler için muhasebe standartları yayınlanmış ve uygulama tarihleri ülkelerin tercihine bırakılmıştır. Böylece bütün dünyada KOBİ?ler de aynı standartları uygulayacak ve düzenleyecekleri finansal tablolar kıyaslanabilir olacaktır. Bunun da güven unsurunu artıracağı ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Ülkemizdeki KOBİ?ler için muhasebe bilgisi daha çok, devlete ödenen verginin hesaplanması, kredi kuruluşlarından kaynak temini ve işletme yöneticilerine bilgi sağlaması amacıyla kullanılmaktadır. En önemli kullanım alanı ise kredi kuruluşlarından kaynak teminidir. Ülkemizde KOBİ?lerin en sık muhatap olduğu kredi kuruluşları ise bankalardır. Bu çalışma, ülkemizdeki mevcut muhasebe uygulamalarının durumu, KOBİ TFRS?lerin uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda ortaya çıkacak olası etkilere ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan bankaların görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, KOBİ?ler, KOBİ?lerin ülke ekonomileri için önemi, avantaj ve dezavantajları ile yaşadıkları sorunlar, bankalar, Türk bankacılık sistemi, Türk bankacılığının gelişimi ve KOBİ ? Banka ilişkisi ile bu ilişkide muhasebenin rolü ve önemi ele alınmıştır. Kayseri?de faaliyet gösteren bankalara, mevcut durum ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak görüşleri alınmıştır.

Banka kredileriBankacılıkBankalar+6
Çağrı Köylü
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal muhasebe derecelendirmesi ve halka açık şirketlerde uygulaması

Son yıllarda ortaya çıkan finansal krizler ve buna bağlı olarak yaşanan şirket skandalları kurumsal yönetimin önemini gittikçe arttırmıştır. Şirketlerin sorumlu olduğu taraflar şirketin şeffaf yönetildiğini, hak ve menfaatlerinin adil bir şekilde gözetildiğini ve şirketin planlanan hedeflere ulaştığına emin olmak ister. Bunun; bir yöntemi olarak Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi gündeme gelmiştir. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi bir itibar ve rekabet unsuru olarak görülmektedir. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi yaptırmak isteyen ve bundan yüksek not almak isteyen halka açık şirketlerin muhasebe sistemlerinin kurumsallaşması gerekir. Muhasebe sistemlerinin kurumsallaşmasını sağlayan kriterler: Muhasebe Sisteminin Organizasyonu, Muhasebe El Kitabı, Etik Kodlar, Bilgi Açıklama Politikası, Bilgi Teknolojilerinin Kullanım Düzeyi ve Denetimdir. Çalışmada bu kriterlerin önemlilik düzeyi tablosu geliştirilmiştir. Kurumsal Muhasebe Derecelendirmesi notlarına dayanak oluşturacak görüşlerin belirlenmesine yönelik kanıtları içeren veri derleme formu geliştirilmiştir. Veri derleme formundan elde edilen görüşlere göre Kurumsal Muhasebe Derecelendirme notları oluşturulmuştur. Kurumsal Muhasebe Derecelendirmesi halka açık üç şirkette uygulanmıştır. Uygulama sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde muhasebe sistemlerini kurumsallaştırmak isteyen halka açık şirketler öncelikli olarak şu üç konuya dikkat etmelidir: • Muhasebe el kitabı oluşturmalı ve yazılı hale getirmeli, • Etik kodlar geliştirmeli, • Kurumsal yatırımcılar ve diğer tüm taraflar için erişilebilir bir internet sitesi kurmalı ayrıca uluslar arası yatırımcıların da faydalanması için İngilizce olmalıdır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi, Kurumsal Muhasebe, Kurumsal Muhasebe Derecelendirme Kriterleri, Kurumsal Muhasebe Derecelendirmesi, Kurumsal Muhasebe Uygulaması.

DerecelendirmeHalka açık ortaklıklarKurumsal yönetim+2
Dilek Şen
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal araçların muhasebeleştirilmesine yönelik politikalar: BİST mali sektörde bir araştırma

Çalışmanın amacı Borsa İstanbul endeksinde mali sektörde işlem gören şirketlerin finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesini tespit etmek ve finansal araçlarla ilgili muhasebe politikalarını etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Çalışmada finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesinin tespit edilmesi için finansal araç standartlarının hükümlerine göre "finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama indeksi" geliştirilmiş ve mali sektördeki şirketlerin geliştirilen indeksteki ifadeyi açıklayıp açıklamama durumuna göre bir açıklama seviyesi tespit edilmiştir. Geliştirilen indeksteki açıklama seviyesinin muhasebe politikasının oluşmasına etki edeceği düşünülen şirketin büyüklüğü, borç/özkaynak oranı, sektördeki faaliyet durumu, yabancı borsalarda işlem görme durumu ve şirketi denetleyen denetim firmasının türü gibi faktörlerden hangisinin etkisinin olduğu tespit edilmeye çalışılmış ve bu etkiyi tespit etmek için de diskriminant analizi ile lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda mali sektördeki şirketlerin finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesi tespit edilmiş ve muhasebe politikalarının oluşmasına etki eden faktörlerden borç/özkaynak oranı ile açıklama seviyesi arasında pozitif bir ilişki, sektördeki faaliyet durumuyla açıklama seviyesi arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak şirketin büyüklüğü, yabancı borsalarda işlem görme durumu ve şirketi denetleyen denetim firmasının türü ile açıklama seviyesi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Araç, Muhasebe Politikası, Mali Sektör

Finans sektörüFinansal araçlarFinansal piyasa araçları+4
Işık Altunal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde adli muhasebe: Bağımsız denetçiler üzerinde bir araştırma

Her geçen gün farklı yapı ve özelliğe bürünen teknoloji, işletmeleri dijital ortamla daha fazla etkileşim içinde bırakmıştır. İşletme verilerinin dijital ortam üzerinden yapılması, işletmelere zaman, maliyet tasarrufu gibi olumlu etkiler sağlarken olumsuz etki olarak ta yeni bir hile tekniğinin oluşmasına neden olmuştur. Bu teknik finansal hile olarak adlandırılmaktadır. Finansal hilenin gerçekleşmesinde 3M teorisinin ve yetkinlik faktörünün önemli rol oynadığı ve dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hile kontrolünde yeni bir mesleğin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Teknolojideki gelişmeler, işletmelerdeki sofistike durumlarının artmasına ve stratejik kararların daha anlamlı hale gelmesine neden olmuş ve bu nedenlerin çözümü için adli denetim raporlarının ve adli muhasebenin önem kazanmasına olanak sağlamıştır. Yapılan bu çalışmada adli muhasebecilerin öz beceri ve karakteristik özelliklerinin dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde etkili olup olmadığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla KGK'da şeffaflık raporu yayınlama yetkisi bulunan denetim şirketlerinin denetçileri üzerine anket uygulanmış, uygulanan anket sonucunda dijital ortamdaki hile kontrolünde, adli muhasebeci olarak değerlendirilen denetçilerdeki öz beceri ve karakteristik özelliklerin yurtdışındaki adli muhasebecilere yakın olduğu ancak dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hileler için adli muhasebe yazılımı bulunmadığı, finansal hile kontrolünde denetim yazılımları üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca adli muhasebe mesleğinin Türkiye'de gelişme aşamasında olduğu, yeterli alt yapının sağlanamadığı ve adli muhasebenin iç kontrol, kaliteli finansal raporlamada da etkili olduğu araştırma verilerinde gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Adli muhasebe, adli denetim raporu, finansal hile, 3M teorisi, dijital ortam, yetkinlik unsuru,

Adli muhasebeBağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşları+7
İbrahim Köksal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

İlgili konular