Arapça

Bu konu başlığı altında 584 tez

Yüksek LisansAçık ErişimAR

Bağdat ve Musul lehçeleri arasında karşılaştırmalı fonemik çalışma

Tek bir dil, her biri kendi lehçesine sahip olan çeşitli dilsel ortamlara bölünebilir. Bu lehçenin belirli dilsel ve fonetik özellikleri vardır. Bir dilin lehçeden farkı, dilin genel olmasıdır. Lehçe ise kendine özgüdür ve dilin bir parçasıdır. Örneğin, Fasih Arapça tüm Arapların konuştuğu bir dildir, Araplar okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini yerine getirirler. Ağız ise belirli bir çevreye ait olan ve bu çevrenin üyeleri tarafından gerçekleştirilen dilsel özellikler topluluğudur. Ağız ortamının geniş ve çoklu olduğunu söyleyebiliriz. Lehçe ortamının birçok farklı lehçeyi içermesi mümkündür. Bağdat ve Musul lehçelerinde belirgin bir fonetik ve sözcüksel çeşitliliğin bulunduğunu ve bu durumun onları iki farklı lehçe haline getirdiğini belirtmekte fayda vardır. Bu farklılıklar sosyal ve diğer coğrafi faktörlerden kaynaklanmaktadır. Sosyal faktörün, insanların etnik kökenlerinin yanı sıra birbirleriyle karışması, bireylerin bir bölgeden diğerine göçetmesi ile temsil edildiğini görebiliriz. Coğrafi faktöre gelince, coğrafi bölge lehçeleri ve çeşitliliklerini etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak değerlendirilebilir. Bu, coğrafi çevrenin genişliği ve bölgelerin çokluğu açısındandır, dolayısıyla hem Bağdat hem de Musul lehçelerinin bazı özelliklerde yakınlaşırken bazılarında vurgu, yumuşama, ses gibi özellikler ve fonetik olgular açısından farklılaştığını görüyoruz. Tefhim, Terkik, Kalb, İbdâl, İmâle ve diğerleri gibi.

Sarah Yasir Abdulghafoor Abdulghafoor
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Belâgat olgusunun nahiv çalışmalarına etkisi (H. VII. asra kadar)

Belâgat, dilin anlamsal açıdan parlak yönünü ortaya çıkaran estetik ve edebî bir sanattır. Arap dili üzerinde çalışma yapan dilciler başta Kur'an-ı Kerim olmak üzere nazım veya nesir alanında Arapçanın, bir anlamı ifade etmede ve dilin güzelliğini ortaya çıkarmada en seçkin cümle yapısına sahip olduğuna ve kendi sistemi içinde üstün güzellikleri ihtiva ettiğine dikkat çekmiştir. Bu durum nahiv âlimlerini Kur'an, nazım ve nesirdeki delilleri tahlil ederken nahiv kurallarını tesis etmeye yönlendirmiştir. Onlar hazif, takdim ve te'hîr gibi dilsel yapıları kullanma ve sözdizimini oluşturma konusunda bu estetik bakışı esas alarak nahiv kurallarını tesis etmişlerdir. Arapça ile ilgili bu durum, araştırma konusunun seçilmesinde etkili olmuştur. Nitekim bazı nahiv âlimlerinin birçok kuralı özellikle de cüzi olanlarını belâğî estetik kullanım üzerine kurduğu gözlenmektedir ki daha açık yöntemlerle anlamı ifade eden dilin estetik boyutlarını bilen konuşmacı bu estetik kullanıma başvurmaktadır. Çalışmanın konusu nahvin doğuşundan hicri yedinci asra kadar olan dönemi kapsamaktadır. Bu asırlar nahvin kurulduğu, temellerinin atıldığı, ince detayları ve temel meselelerinin açıklandığı asırlardır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi tercih edilmiş ve hazif, takdîm, te'hîr, fasl, i'tirâz ve kalb gibi cümle yapılarının nahiv bakımından birbirleriyle olan bağlantılı meselelerin boyutları ve sınırları ortaya konulmuştur. Bunların tevil meselesiyle bağlantılı olup olmadığı, hazif kelimesinin, ittisâ' ve îcâz gibi kavramlarla aynı anlama gelmesinde olduğu gibi benzer kavramlarla aynı anlama gelip gelmediği açıklığa kavuşturulmuştur. Çalışma, dil ve belagat çalışmaları bakımından bilgi ihtiyacını karşılamayı amaçlamaktadır. Modern dil araştırmalarında daha önce bu konu üzerinde çalışma olmaması bu araştırmayı önemli kılmaktadır. Bu çalışma giriş, beş bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, sayıltıları, sınırlıkları ve araştırmayla ilgili yapılan çalışmalar ele alınmış, birinci bölümde nahiv ve belâgat tarihi ve bu iki ilim arasındaki ilişki incelenmiştir. İkinci bölümde nahvin belâgattan etkilenen hazif konusu ve buna dair meselelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde nahivde takdîm ve te'hîr konusu ve belâğatın bundaki etkisi araştırılmıştır. Dördüncü bölümde nahivdeki edatlarda belâgatın etkisi incelenmiş, beşinci bölümde de zâhirin farklı bir anlamda ve biçimde kullanılması konusu ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise bu çalışmada elde edilen neticelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Belâgat, Nahiv, Hazif, Takdim Te'hir, Fasl, İ'tirâziyye, Kalb.

Arap diliArapçaBelagat
Abdullah Nebioğlu
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Halil Fevzi Efendi'nin el-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri

Bu çalışmada Filibeli Halil Fevzi Efendi (ö. 1300/1883)'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ Şerhi 'İsâmi'l-ferîde isimli eseri incelenmektedir. Eserin konusu istiâredir. el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538)'ye ait Şerhu Ferâ'idi'l-fevâʾid li-tahkîki me'âni'l-isti'ârât üzerine yapılmıştır. Söz konusu bu şerh Ebu'l-Kâsım es-Semerkandî (ö. 888/1483)'nin er-Risâletü'l-ferîde üzerine telif edilmiştir. Çalışma; bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu ve önemi, nedeni ve amacı, kapsam ve yöntemi, kaynak değerlendirmesi ve karşılaşılan güçlükler ile haşiye ve belagat konularında bilgiler verildi. Birinci bölümde temel eser er-Risâletü'l-ferîde'nin müellifi es-Semerkandî ile bunun şerhini yapan el-İsferâyînî'nin hayatları incelenmiştir. Ardından Filibeli Halil Fevzî Efendi'nin hayatı, eserleri ve ilmi şahsiyeti hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. İkinci bölümde; el-Hâşiyetü'l-cedîde'nin te'lif nedeni ve kaynakları, üslûbu ve metodu, Ikd I-II-III olarak isimlendirilen ana başlıklardaki konular incelendi. Üçüncü bölümde ise; vaz'ı kasdi ve mevdu-u leh, fiil ve harflerde istiâre, ism-i cins, alem-i şahs, müştak ve mastarlarda istiâre, mecâz'da istiâre, istiâre-i mekniyye, istiâre-i temsiliyye ve terşih konularında Filibeli'nin itiraz ve görüşlerine yer verildi. Çalışmanın sonuna er-Risâletü'l-ferîde'nin tercümesi ile Filibeli hakkında bazı arşiv belgeleri eklendi. Filibeli'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde adlı bu çalışmasının, İsferâyînî'nin şerhi üzerine yazılan hâşiyeler içerisinde en çok dikkat çeken ve rağbet gören bir çalışma olduğunu söylenebilir. Söz konusu bu hâşiye iki ciltten oluşmakta; "Ikd" adı verilen üç ana başlık üzerinde kurgulanmaktadır. Her bir ıkd, "feride" isimli alt başlıklara ayrılmaktadır. XIX. yy.'da yazılan el-Hâşiyetü'l-Cedîde, istiâre konusunun ayrıntılı olarak incelendiği, tartışmalı bir üslupla aktarıldığı, konuyla ilgili farklı bilgiler çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir. Filibeli kanaatlerini, belâgat başta olmak üzere sarf-nahiv, mantık, kelam ve felsefe konularıyla desteklediği kanısı oluşmuştur. Araştırma sürecinde tespit edilen özellikler dikkate alındığında söz konusu haşiyenin XIX. yy. da belâgat alanında yapılan en kapsamlı ve özgün bir çalışma olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Belâgat, istiâre, Filibeli Halil Fevzi, el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn İsferâyînî, Ebu'l-Kâsım Semerkandî.

ArapçaBelagatDil+2
Abdullah Aslan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Kur'ân-ı Kerim'de belâgat bakımından i'câz bağlamında iltifat üslubu (Kur'ânî örnek ve misaller) / Compliment style in the context of rhetoric ijaz in the Holy Quran (Quran examples and examples)

İltifat konusu, belağat, tefsir, gramer ve istidlal gibi birçok ilmin ortak noktası olması sebebiyle önemli bir konu olarak kabul edilmektedir. Bu durum iltifat konusunun önemini daha da artırmaktadır. İltifat konusu Kur'an-ı Kerim'de kullanılmasından dolayı belağat konusu içerisinde kabul edilmiştir. Ne var ki dil alimleri arasında iltifat konusunun belağat ilimlerinden ( Meani, Beyan, Bedii) hangisine tabi olduğu hususunda ihtilaf olmuştur. İltifat; cümledeki konumuna göre ğaib siğadan muhataba siğasına geçiş demektir. İltifat sanatının amacı kelamı yumuşatmak ve dinleyiciyi sıkıcıklıktan ve bıkkınlıktan korumaktır. İltifat sanatının birçok isimi vardır: es- Sarf, el-İnsiraf, el-Adl, el- Udul, et-Telvin, Muhalet'u Muktaza-i ez- zahir, Şecaatü'l- Arab bunlardan bir kısmıdır. Bu araştırmanın temel hedefi; İltifat üslubunun estetik yönlerini ortaya çıkarmak, bu ilmi kimlerin kurduğuna; şartlarını ve taksimatını kimlerin yaptığına ışık tutmak, iltifat üslubu ile alakalı genel tanımları bir araya getirmek, ayrıca kadim ve çağdaş belagat âlimlerinin iltifat kavramı hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Bu çalışma, uygulamalı örnekler ve konu ile ilgili Kur'an'dan şahitler verilerek bitirilmiştir. Bu çalışmada çıkarımsal, analitik bir metod kullanılmıştır. Çalışmanın bu saha ile ilgilenenlere ışık tutacağını ümit ediyorum. Anahtar Kelimeler: Belağa, Zamiril İltifat, Kur'an-ı Kerim, mucize.

Hasan Mahmutoğlu
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kalkaşandî'nin Subhu'l-Aʿşâ adlı eserinde üslûbu ve Arap diline yaklaşımı

Memlûkler, (648/1250) tarihinde Mısır'da kurulmuş bir devlettir. Bu dönemde, başta tarih olmak üzere hadis, fıkıh, tefsir, lügat, tabakât, terâcim gibi pek çok alanda eserler telif eden âlimler yetişmiştir. el-Kalkaşendî (ö. 821/1418) bu dönemin önde gelen âlimlerinden biridir. Bu çalışmada el-Kalkaşendî'nin kısaca hayatı ve Arap dili ve edebiyatına yaklaşımı incelenmiştir. el-Kalkaşendî, ilgili konuları divan katipliği yaptığı, alanında "Subhu'l-Aʿşâ" adlı eseriyle meşhur olduğu, divan katiplerinin bilmesi gerektiği bilgileri bu kitabında ele almış, bunların her birini detaylıca incelemiştir. Arap dilini bilmenin gerekliliği, fazileti, diğer dillere olan üstünlüğü, nahiv, sarf, şiir, belagat ilimleri ve atasözleri gibi birçok konuyu ele alması açısından Arap dili ve edebiyatına önemli ölçüde katkısının olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. "Birinci Bölüm" Memlûkler Döneminde yaşamış olan ansiklopedik özellikteki Subhu'l-Aʿşâisimli eserin sahibi el-Kalkaşendî'nin kısaca hayatı, eserleri, ilmi kişiliği, dönemin siyasi ve kültürel yapısı ile ilgilidir. "İkinci Bölümde" üslûba dair bilgiler, tanımı, önemi, mahiyeti ve üslûp çeşitleri; "Üçüncü Bölüm" Subhu'l-Aʿşâ'nın muhteviyatı ve çalışmanın esasını teşkil eden edebî üslûp açısından tahlili yapılmıştır.

Arap diliArap edebiyatıArapça
Sunullah İslam
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gassân Kenefânî'nin eş-Şeyu'l-Âhar/ Men Katele Leylâ el-Hâyek adlı romanının tahlili

Toplumsal olaylar, bireylerin iç dünyasında derin izler bırakarak, duygu ve düşüncelerini ifade etme ihtiyacını doğurur. Edebiyat, bu ihtiyacın karşılandığı en önemli alanlardan biridir. İnsanların farklı inanç, değer ve dünya görüşlerine sahip olması, edebiyat eserlerinde zengin bir çeşitlilik oluşturur. Edebiyat, bireylerin kendi kimliklerini ve inançlarını ifade etmelerinin yanı sıra, toplumun ortak değerlerini pekiştirme ve gelecek kuşaklara aktarma işlevi görür. Hikâye, roman ve şiir gibi edebi türler, bu amaçla en sık başvurulan ifade biçimleri arasındadır. Toplumun nabzını tutan edebiyatçılar, yaşadıkları çağın sıkıntılarına duyarlılık göstererek, eserlerine bu sıkıntıları yansıtır ve toplumsal bilincin şekillenmesine katkıda bulunurlar. Konumuzun temelini teşkil eden Filistinli Gassân Kenefânî de bu edebiyatçılardan biridir. Bu çalışmada, onun, eserleri üzerinden modern Arap edebiyatındaki siyasi ve toplumsal mücadelelerin edebi yansımaları incelenmiştir. O, yazmış olduğu eserlerde, Filistin halkının yaşadığı işgal, sürgün ve zulüm gibi zorlukları, gerçekçi bir dille ve etkili bir şekilde işlemektedir. Onun eserlerinde, Filistin meselesinin bireysel ve toplumsal boyutları, geniş bir şekilde ele alınmaktadır. Kenefâni, sadece Filistin halkının mücadelesini değil, aynı zamanda insanın evrensel duygularını ve deneyimlerini de işleyerek, eserlerine evrensel bir boyut kazandırmıştır. Kahramanlık, vatan sevgisi, pişmanlık ve sosyal adaletsizlik gibi temalar, yazarın eserlerinde sıklıkla karşımıza çıkan ve okuyucuyu düşündüren evrensel konulardır. Çalışmada öncelikle genel olarak Filistin'in tarihinden ve Filistin'de edebiyatın ve romanın gelişim aşamalarından bahsedilmiş olup daha sonraki bölümlerde yazarın hayatı, edebi ve siyasi yönü ele alınarak tanıtılmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise onun ''eş-Şeyu'l-Âhar/ Men Katele Leyla el-Hayek'' isimli romanı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu yapılırken önce romanın özetine ve olay örgüsüne yer verilmiş, daha sonra da romanda geçen şahıs/karakter kadrosu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca romanda yer alan anlatım biçimleri de örneklerle açıklanmıştır. Bunlara ek olarak, Yazarın, eserindeki anlatımı daha etkili ve canlı hale getirmek için yer verdiği birtakım tasvir ve teşbih örnekleri de incelenmiştir.

ArapçaDilDil bilim
Hasan Sarıkaya
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arapça kaynaklara göre I. Haçlı Seferi

Haçlı Seferleri, dünya tarihini derinden etkileyen ve ortaya çıkışlarından itibaren sonuçları günümüze kadar uzanan önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. 11. yüzyıl Avrupası'nın siyasi ve toplumsal yapısı bu seferlerin çoğunlukla dini amaçlı girişimler şeklinde anlatılmasına yol açsa da gerçekte ekonomik ve sosyal güdüleyiciler belirleyici olmuştur. Avrupa'nın Doğu'ya yönelen bu askeri hareketliliği, bölgedeki tarihsel gidişatı büyük ölçüde değiştirmiştir. Süreç, 1095 yılında Fransa'da toplanan Clermont Konsili'nde Papa II. Urbanus'un Haçlı Seferi çağrısında bulunmasıyla başlamıştır. Çağrı öncelikle şövalyelere yönelik olmakla birlikte, seferlere katılacak olan tüm Hristiyanlara çeşitli vaatlerde bulunulmuştur. Katılımcılara hem hac yapma fırsatı sunulmuş hem ekonomik sıkıntılardan kurtulabilecekleri umudu verilmiş, hem de işledikleri günahların tamamen affedileceği müjdesi duyurulmuştur. Ayrıca, ahirette daha önce duymadıkları mükâfatlarla ödüllendirilecekleri de söylenmiştir. Bu söylem kısa sürede tüm Avrupa'da yankı bulmuş ve geniş halk kitleleri Haçlı ordusuna katılmak için büyük istek göstermiştir. Çağrının ardından, 1096 yılının Ağustos ayında ilk Haçlı kafilesinin yola çıkacağı duyurulmuştur. Ancak ilk dalga, çoğunlukla savaş tecrübesi olmayan halktan oluştuğu için kısa sürede dağılmıştır. Buna karşılık, ikinci dalga daha donanımlı ve tecrübeli askerlerden meydana gelmiş ve bu durum Doğu'da çeşitli Haçlı kontluklarının kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Hatta bu kontlukları sürdürebilmek adına Bizans İmparatoru'na verdikleri sözleri göz ardı etmekten çekinmemişlerdir. Bu eser, I. Haçlı Seferi'ne ilişkin bu bilgileri Arapça kaynaklar ve bu kaynakların müelliflerinin perspektifi üzerinden ele alarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

ArapçaEserHaçlı Seferleri I+3
Semih Tokoğlu
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mütenebbî'nin şiirlerinde estetik unsurlar

Mütenebbî'nin Şiirlerinde Estetik Unsurlar başlıklı bu tez çalışmasında Abbâsî Dönemi Arap Edebiyatı'nın meşhur şairlerinden Mütenebbî'nin şiirleri estetik unsurlar açısından ele alınmaktadır. Estetik, on sekizinci yüzyılda bağımsız bir bilim hâline gelinceye kadar felsefenin bir kolu olarak görülmüştür. Bu nedenle çalışmada güzellik kavramını ele alan felsefî ve eleştirel kaynaklara başvurularak estetiğin teorik çerçevesi üzerinde durulmuştur. Böylece Mütenebbî'nin şiirlerinde yer alan estetik unsurların çıkarılmasına yönelik çalışma, bilimsel bir temele irca edilmiş ve gerek şair gerek alıcı açısından güzellik/estetik kavramı nesnel bir değerlendirmeye dayandırılmıştır. Bu edebî araştırmada, estetik kavramının Mütenebbî'nin şiirleriyle ilişkisi kurulmaya özen gösterilmiştir. Onun şiir metnindeki güzellik unsurlarının bedevî hayatın tabiatına, şairin şiir yeteneğine ve yaşadığı çeşitli psikolojik ve sosyal faktörlere bağlı olarak nasıl özümsendiği vurgulanmıştır. Mütenebbî'nin şiirleri, edebî metinlerle ilgili estetik çalışmalarda benimsenen kurallar ve temeller üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla bu tez Mütenebbî'nin şiirlerinin Arap edebiyatında sahip olduğu ayrıcalıklı yerini incelemekte ve bu konumun dayandığı estetik ve edebî unsurları ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı estetik ve eleştirel yaklaşımları Mütenebbî'nin eserlerine uygulamaktır. Yine Mütenebbî'nin dîvânını dil, gramer, müzik ve belâgat açısından analiz ederek bu şiirlerin estetiğini ortaya çıkarmak ve içlerinde öne çıkan güzellik unsurlarını belirlemek amaçlanmıştır. Mütenebbî'nin şiirindeki estetik konular değerlendirilirken, şairin dil zenginliği, şiir nazmetme konusunda sahip olduğu üst düzey yeteneği ve edebî birikimi açıklığa kavuşturmaya çalışılmıştır.

Arap diliArapçaBelagat+2
Adnan Öztürk
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kemâleddîn el-Enbârî ve Esrâru'l-'Arabiyye adlı eserinin incelemesi

"Kemâleddîn el-Enbârî ve Esrâru'l-'Arabiyye Adlı Eserinin İncelemesi" konulu bu çalışmada Kemâleddîn el-Enbârî'nin yaşadığı asır, hayatı ele alınmış ve Esrâru'l-'Arabiyye adlı eseri incelenmiştir. Çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte müellifin yaşadığı dönem olan hicri altıncı asır siyasi, sosyal ve ilmi açıdan ele alınmıştır. Birinci bölümde Kemâleddîn el-Enbârî'nin hayatı, hocaları, öğrencileri ve eserleri işlenmiştir. İkinci bölümde ise Esrâru'l-'Arabiyye adlı eserin müellife aidiyeti konusu açıklığa kavuşturulmuş, mahtût ve matbu' nüshaları belirtilmiş ve son olarak eserin muhtevası detaylı bir şekilde sunulmuştur. Eserin muhtevası ise mansûbât, merfû'ât, mecrûrât, tabi'iler, nevâsıh, isimler ve fiiller şeklinde temel başlıklar ile bu başlıkların kapsadığı alt başlıklar şeklinde düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hicri Altıncı Asır, Dil, Nahiv, Kemâleddîn el-Enbârî, Esrâru'l-'Arabiyye

ArapçaDil bilgisiDil bilim+1
Muhammed Maliki Diker
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Necîb el-Kîlânî'nin et-Tarîku't-Tavîl adlı romanının tahlili

Bu çalışmamızda Necîb el Kîlânî'nin et-Tarîku't-Tavîl adlı romanı tahlil edilmiştir. Çalışmamız daha önce çalışılmadığından bizce önem arz etmektedir. et-Tarîku't-Tavîl romanı, yazarın hapishanede iken 3 hafta içerisinde yazdığı ilk romanı olmasına rağmen büyük ustalıkla kaleme alınmıştır. el-Kîlânî, Mısır'da doğmuş ve hayatını çeşitli ülkelerde geçirmiş İslamî edebiyatın öncülerinden olan büyük bir edebiyatçıdır. Mısır'da yaşadığı süre içinde İhvani Müslimin teşkilatına yakınlık göstermiş ve neticesinde hapishane süreci yaşamıştır. Onun bu süreci yaşaması kalemini durdurmamış aksine orada iken bile birçok eser yazmasına vesile olmuştur. Onun hapishanede yazdığı eserlerden biri olan et-Tarîku't-Tavîl adlı roman ise Mısır'ın bir köyünde yaşayan iki aileyi anlatmaktadır. İki aile anlatılırken Mısır'daki mevcut siyasi olaylar da romanı şekillendirmiştir. Eserin dili son derece sade, akıcı ve anlaşılırdır. Eserini, edebî sanatlara boğmayarak her türlü okuyucuya açık hale getirmiştir. Bu eseri 1957 yılında Mısır Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından birincilik ödülü kazanmıştır. 1959 yılında da aynı eseri Bakan Fethi Rıdvan'dan ödül almıştır. Günümüz yazarları bir eser yazdıklarında eserini aylarca bekletirken el-Kîlânî'nin kısa sürede eserini bitirip ödüller kazanması elbette takdire şayandır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belagâtı, Necîb el-Kîlânî, Roman, Tahlil, Edebiyat

Arap edebiyatıArapçaDil bilgisi+4
Feyza Nur Atabey
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Te'akkubâtu'l-Ezherî el-müfessîrîne fî lisâni'l-Arab ve tevcîhu İbni Manzûr lehâ

Bu çalışmamızda İbn Manzûr'un Lisânü'l-Arab adlı eserinde zikredilen el-Ezheri'nin müfessirlere yapmış olduğu eleştirileri inceleyeceğiz. Bu eleştirilerin toplamı 101 olup her eleştiriyi ayrı başlık altında ele alacağız. İlk başta eleştiriye konu olan maddeyi, ardından eleştiriyi, ardından yapılan tartışmaları açıklayacağız. Ayrıca el-Ezheri'nin yapmış olduğu eleştirinin güçlü veya zayıf olduğunu belirtmek için ilgili ayetin anlamına dair müfessirlerin görüşlerini aktaracağız. Lisânü'l-Arab ve Tehzîbu'l-luğa adlı eserleri karşılaştırdıktan sonra İbn Manzûr'un yanlışlıkla el-Ezheri'ye nispet ettiği görüşleri belirteceğiz. Ayrıca İbn Manzûr'un her eleştiri sonrasında konu hakkında kendisinin yapmış olduğu teyit, tenkit, gerekçelendirme ve açıklamalara da değineceğiz. Araştırmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde el-Ezherî ve İbn Manzur'un hayatlarını ve her birinin eleştiride kullandıkları yöntemleri ele alacağız. İkinci bölüm beş alt başlıktan meydana gelmektedir. Birincisi el-Ezherî 'nin sahabeler ve tabinler hakkında zikrettiği on eleştiridir. İkincisi, el-Ezherî 'nin Leys bin el-Muzaffer'e yapmış olduğu yirmi eleştiridir. Üçüncüsü Ferrâ'ya yapılan yirmi eleştiridir. Dördüncüsü Zeccâc'a yapılan otuz üç eleştiridir. Beşincisi farklı âlimlere karşı yapılan birbirinden farklı yirmi sekiz eleştiridir.

Musab Muhemıd
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Yabancılara Arapça öğretmenin dil teorileri bilgisinin öğretmen yeterliliğine etkileri

Arapçanın, zihin ve düşünceye yakın hale getiren birçok olgusal özelliği vardır. Bu özellikler eski kitaplarda çokça bulunmaktadır. Derin bir araştırma ve analiz ile yaklaşım ve algılamada mantık ve basitleştirme yöntemine dayalı bu özelliklerde gizli dil sistemi ve aklın işleyişi arasındaki uyum ve ahenkleri kavramak mümkündür. Ayrıca bu olguları analiz etmek, öğrencilere Arapça kelimeleri kolay bir şekilde sunarak Arapça kelime dağarcığı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, Arapça kelime dağarcıklarından Filoloji olgusuna dayalı eğitim benimseme ve Arap olmayan öğrencilerin dilsel başarısı arasındaki ilişkinin tespiti, betimlenmesi ve açıklanması hedeflenmektedir. Bunlar dilbilim kuramının inşası ile gerçekleşir, beynin hareket mekanizması üzerine araştırmacı tarafından geliştirilen ve dilsel simgelerle işbirliğindeki zihinsel haneler ilkesi üzerine odaklanır ve belleğe alınan verilerin zihinsel olarak kodlanmasına dayanan insan bellek sisteminde zuhur eder. Araştırmacı bu kuramları bilim adamlarının zihinsel mantık çalışmalarındaki en son bulguları ve insanın hafızasını inşa etme yöntemi üzerine kurmuştur. Bu kuram, zihnin depolamada bir şekilde bir birine yakın hücreler üzerine tutulması için çalıştığını ayrıntılı olarak gösterir. Bu hücreler bir hane oluşturur ve bu haneler: ikişer, üçer, dörder ve altı şerler ses hanelerden oluşur. Bu hanelerin her biri sinir ağları sistemi adını verdiğimiz tek bir sisteme uyumlu olarak çalışır. Aklın bunları sembolize etmeleri farklıdır. Her hanedeki sinir ağları bellekte tutulan hücrelere verileri her hanedeki sembollere uyumlu bir biçimde taşır. Örneğin; tek bir dil olgusunu alalım ve bu kuramı o olgu üzerine uygulayalım. "üçgen" olgusu, mesela; bir harfin harekesinin (fetha, kesre, ötre olarak) değişmesiyle ifade ettiği anlam değişmektedir. "üçgen" olgusu ile üçer hane devreye girer. Zira bu hane bir biriyle bağlı "3" ile sembolize edilen üç hücreyi tutmuş olacaktır. Sinir ağları, ezberleme, depolama ve bellekten geri olmada bu üçgenin yanıtına bağlıdır. Bütün bunlar, kelimelerin ezberlenmesini basitleştirmede, bunların bir araya getirilmesinde ve bunları geri alabilme kabiliyetinde önemli bir yaklaşımdır. Türkiye'de Arapça eğitim veren üniversitelerdeki eğitim sürecini değerlendirmek için, yabancılara Arapça öğreten 73 öğretmenden oluşan bir anket yapmıştır. Anketin konusu; Eğitim sürecinin seyri, unsurları ve boyutları, filoloji olgusunun ele alınması, mevcut eğitim içeriğinin filoloji olgusu ile ne ölçüde ilişkili olduğu. Bunlar da eğitim sürecinde filoloji olgusunun rolü ve önemini açıklamak için. Araştırmacı ayrıca, yabancılara Arapça öğreten öğretmenlere dilbilimi açısından önerilen bir yöntem sunmuştur. Geliştirdiği bir üçgen yöntemi ile öğretim sürecindeki filolojik işlemlerin tanıtımı hedeflenmiştir. Öğretmenlerin filolojik olguları kolay bir şekilde ele alabilmesi için araştırmadan elde ettiği net bir çerçeveyi okuyucularıyla paylaşmıştır. Ki, bu çerçeve, sorunların çözümü ve öğrencilerin en kolay biçimde Arapça kelimeleri ezberlemelerine yardımcı olur.

Mohamad Ali Alkholi
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

İmam-hatip lisesi arapça oğretmelerinin dilbigisi öğretim yeterlilik durumları ve çözüm yolları

Bu çalışma, lise düzeyindeki imam-hatip öğrencilerinin çoğunun konuşma ve yazı dilinde Arapça gramer kurallarını kullanma konusundaki sıkıntılarını tartışmaya açmaktadır. Halbuki sözkonusu öğreniler, beş seneden fazla, gramer kurallarının önemli bir parçası sayıldığı Arapça bir eğitimden geçmektedirler. Belki de bu konudaki zayıflığın en önemli nedeni, Arapça'yı öğreten kimselerden kaynaklanmaktadır. İşte bu nedenle, bu çalışma, öğrenilmesi gereken gramerin ne anlama geldiğine, onun önemine ve hem öğrencinin hem de öğretmenin karşılaştığı sorunlara ışık tutmaktadır. Aynı amaçla bahsedilen çalışma, öğretilmesi ve öğrenciye konuşmasında, yazmasında ve okumasında fayda vermesi düşünülen gramer konularıyla ilgili birtakım çözüm yolları ve öneriler sunmaktadır. Bunun yanısıra bir öğretmenin, lise düzeyindeki imam-hatip okullarında Arapça gramer kurallarını öğretirken karşılaştığı engelleri aşması ve zorlukları yenmesi için sahip olması gereken yetenekleri de gündeme getirmektedir.

Ihsan Hammad
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Arapça yabancı dil öğretmeninin soru sorma becerisi yeterliliği ‎ve başarısına etkisi

Bu tez yabancı dil olarak Arapça öğretimini zor hale getiren öğretmenlerin Arapça ‎öğretimi alanlarındaki ‎en önemli problemlerden birini çözmek için hazırlanan deneysel ‎bir araştırmadır. Yabancılara Arapça ‎öğretiminin gerçekte, öğretmenin soruları formüle ‎etme, onları ortaya koyma ve sanatsal bir şekilde ‎kullanma becerisi ve bilişsel ‎yeteneğinin yetersizliği öğretilmesinin zorluğunu yansıtmaktadır. Aslında ‎bunu ‎öğretmenin zihninde eğitici sorularının işlevlerinin net olmaması ve bilimsel niteliklere ‎uygun ‎sınıflandırılan farklı soru türleri arasında ayrım yapma becerisinin eksikliği de ‎bunu destekler. Sınav ‎sorularının formüle edilmesindeki karışıklık, eğitici ve sınav ‎sorularının formülasyonunun ayrıntılarını ‎belirleyen küresel standartların olmaması ‎öğrenci başarısını zorlaştırmaktadır.‎ Eğitim sürecinde soruların tüm aşamalarına uygun işlenmesi ve yabancılar için Arapça ‎öğretmeninin ‎bilişsel yeterliliği üzerindeki etkisi düzeltilmelidir. Öğretmenin soruları ‎nasıl kullandığını belirleyen ve ‎düzenleyen kriterleri belirleyerek, zorluk ve ‎karmaşıklığın üstesinden gelinerek istenen hedefe bilimsel ‎yollarla ulaşılabilir‏.‏ Araştırmanın kuramsal yönü öğrenmeyi ve soruları birbiriyle ilişkilendirme ve insan ‎beynindeki ‎öğrenme aşamalarıyla paralel olarak eğitimde soruların kullanımına yönelik ‎bir vizyon geliştirdi. Bu ‎ilişkiyi eğitim teorileri ve sorunun felsefesiyle bilimsel bağlantı ‎kurarak yaptı. Arapçanın yabancılara ‎öğretilmesinde eğitici soruların sınav sorularıyla ‎bütünleştirilmesini sağlayarak öğretimin kolay ‎yapılması sağlanabilir. Sorular, farklı ‎özellikleriyle sınıflandırılmış ve öğretmenlerin Arapçanın ‎yabancılara öğretilmesindeki ‎soruların çeşitliliğine ayırma yapma becerisini geliştirmek için bir temel ‎olarak bilimsel ‎sınıflandırması benimsenmiştir. Teknik soru sorma prosedürlerinin yabancılara ‎Arapça ‎öğretmeninin yeterliliği üzerindeki etkisi ve sıradan soruların kullandığı ‎soruların kalitesinin ‎geliştirilmesinde bilişsel yeterliliğin gerekliliklerini tamamlamak ‎için öğretmenin bu bilgiye sahip olma ‎ihtiyacı belirtilmeye çalışılmıştır. . ‎ Araştırmanın teknik sorularını formüle edilmesi için teorik olarak gerekli kriterler ‎oluşturulduktan sonra ‎bu alanda uzman profesörlerin değerlendirmesiyle hazırlandıktan ‎sonra yabancılara Arapça öğretimi ‎alanında uzman öğretmenlere uygulanmıştır. ‎Anketin sonuçları, Arapça öğretmeninin bilişsel ‎yeterliliğinin eksikliğiyle birlikte, ‎yabancılara teknik soruların formüle edilmesinde eksikleri gidermek ‎için hazırlanan bir ‎listeyle fonksiyonel bilimsel çözümler bulunmaya çalışılmıştır. Teknik ‎soruların ‎kriterleri, teknik soruların performans standartları, teknik sınav soruları, eğitici ‎soruların öğretimde sınav ‎sorularıyla bütünleştirilerek soruların öğretime ‎entegrasyonunu sunmak için bir uygulama modeli ‎geliştirilmiştir‏.‏

Assma Alhıneıdı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Yabancılara Arapça öğretiminde Arapça öğretmenlerin mesleki becerileri

Öğretmenin mesleki yeterliliğe sahip olması son derce önemlidir. Misyonunu en mükemmel biçimde icra etmesi sahip olduğu yeterliliği ve becerisine bağlıdır. Bu çalışmamızda bir öğretmenin sahip olması gereken yeterlilik, öğretmenin mesleki becerisi, yabancılara Arapça öğretimindeki önemi ve öğretmenlerin bu yeterliliği kazanma yöntemleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca istenen hedeflerin gerçekleştirilmesi için takip edilecek yöntemler, yabancılara Arapça eğitiminde izlenecek metotlar, başarılı bir öğretmende bulunması gereken önemli yetenek ve nitelikler çalışmamızın temel konularındandır. Ayrıca yabancılara Arapça öğretimindeki amaç ve hedeflerin açıklanması öğretmenin başarısını sağlayan etkenlerden biri olduğu çalışmamızda belirtilmeye çalışılmıştır. Yabancılara Arapça öğreten/öğretecek olan öğretmenlerin becerilerini belirlemek için ankete dayalı bir alan çalışması yapılmıştır. Bu alan çalışmasında yabancılara Arapça öğreten öğretmenlere özel beceriler ve bu becerileri kazanma yöntemleri ele alınmıştır. Öğretmenin sahip olması gereken mesleki yeterlilik altısı temel, otuz sekizi fer'i olmak üzere kırık dört alandan oluşmaktadır. Anketimize, Türkiye'de ikamet etmekte olan yabancılara Arapça öğretme konusunda uzman, Arap, yerli ve yabancılardan uluşan 28 katılımcı cevaplamıştır. Ankete dayalı alan çalışması sonucunda, yabancılara Arapça öğreten öğretmelerin sahip olması gereken mesleki yeterliliklerin listesine ulaşılmış ve mezkûr alan öğretmenlerinin, gerekli becerileri kazanma yöntemleri ortaya konmuştur.

Naıma Elfıtourı A Rabıe
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Arapça yabancı dil öğretmenin eğitici hikaye bilgisinin rolü

Kıssa birçok araştırmacı ve dil bilimcilerine göre, dil / ikinci bir dil öğretiminde en önemli öğretim yöntemlerinden biri olmaya devam etmektedir. Zira kıssa, dil, eğitim ve öğretim açısından öğrencilerin zihninde önemli ve olumlu etkiler yaratabilmektedir. Tezimizde yabancılara Arapça öğretiminde kıssanın önemi ve rolünü anlamak hedeflenmektedir. Kıssanın eğitimdeki önemi ve rolünü daha iyi bir şekilde ortaya koyabilmek için bu alanla ilgili önceki çalışmalardan istifade edilmiştir. Çalışmamızda yabancılara Arapça öğreten öğretmenlerin yeterliliğinin geliştirilmesinde kıssanın önemi ve rolünün keşfedilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda öne sürülen görüşlerimizi delillerle ispat etmeye çalıştık. Çalışmamız esnasında kıssanın genelde yabancı dil öğretiminde, özelde yabancılara Arapça öğretiminde son derece önemli olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Öğretmen kıssalar aracılığıyla öğrencilerinin aktif katılımını sağlamanın yanı sıra mana ve duyguların en güzle biçimde ifade etme yöntemini anlatabilir. Türkiye'de üniversiteler başta olmak üzere yabancılara Arapçayı ikinci bir dil ile öğretmenin gerçeğine ışık tutmak için yabancılara Arapça öğreten 51 katılımcıdan oluşan bir anket çalışması gerçekleştirildi. Amacımız bilindiği üzere Yabancılara Arapça öğreten öğretmenlerin yeterliğini geliştirmede kıssanın önemi ve rollerini ortaya koymanın yanı sıra öğrencilerin dil öğrenme becerilerinin geğirmesindeki etkilerini açığa çıkarmaktır. Ayrıca, kıssanın öğrencilerin, okuma, konuşma, yazma ve anlamadan ibaret dil becerisini geliştirmedeki önemi ve etkisini ortaya koyabilmek için, İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Arapça öğretmenlik bölümü ve Tercüme ve mütercimdik bölü öğrencilerinin katıldığı küçük bir anket gerçekleştirilmiştir. Kanaatimiz kıssanın öğretmenin yeterliğinin geliştirilmesinde olduğu gibi öğrencilerin dil becerilerini geliştirme konusunda da son derece önemli olduğu net bir şekilde anlaşıldığıdır.

Zafer Darkouchı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Cep telefonu uygulamasıyla Arapça konuşmayanlara kelime biyolojisi öğretim tasarısı

Bu çalışma cep telefonlarında uygulama tasarısı uyarınca anadili Arapça olmayan öğrencilerde Arapça kelime öğrenimini kolaylaştırmayı ve kelime bilgisini geliştirmeyi hedeflemiştir. Çalışma, Arapça öğrenme uygulamalarını tanımlamada, kriterlerin/ölçütlerin belirlenmesinde ve uygulama içeriğini tanımlamada Betimsel Yöntemi; Arapça kelime öğrenme uygulamalarının değerlendirilmesi ve değerlendirme sonuçları için çalışmanın analiz edilmesinde Analiz Yöntemini ve araştırmacının uygulamayı oluşturduğu Genel Tasarım Modeli 'ne (ADDIE) göre, Gelişimsel Yöntemi takip etmiştir. Arapça kelime öğrenimi için örnek şablon, dört uygulama arasından ortaya çıkmıştır. Bunlar arasından seçilmesi, çalışmanın belirlemiş olduğu kriterler uyarınca bilinçli olarak gerçekleşmiştir. Araştırmacı uygulamayı değerlendirmek ve tasarlamak için, anadili Arapça olmayan öğrencilerin kelime bilgisinin geliştirilmesinde cep telefonunda uygulama tasarım kriterlerini açıkça belirleyen çalışma aracını hazırlamıştır. Ve son versiyonu altı odak, dokuz ölçüt ve 58 göstergeden oluşmuştur. Çalışma, anadili Arapça olmayan öğrenciler için kelime bilgisi öğrenimi yöntemlerini belirlemiştir. Ayrıca anadili Arapça olmayanlar için cep telefonunda kelime bilgisi geliştirme uygulama tasarısı ölçütlerini de belirlemiştir. Çalışmanın sonuçları, belirlenen ölçütlere uygun olarak değerlendirmesi yapılan uygulamaların gerçekleştirilmediğini göstermiştir. Bu sonuca göre araştırmacı, anadili Arapça olmayan öğrencilerin kelime bilgisini geliştirmek için cep telefonunda bir uygulama tasarlamıştır ve uygulama içeriğini belirlemiştir. Bu sonuçlar ışığında çalışma, birtakım tavsiyeler sunmuştur, bunlardan bazıları; Anadili Arapça olmayan öğrencilerin cep telefonlarında kelime öğrenme uygulamalarını kullanarak Arapça kelimeleri öğrenmelerini, ezberlemelerini ve kelime bilgilerini geliştirmeyi kolaylaştırma ve bu çalışmada geliştirilen ölçütler ışığında kelime öğrenme, dil seslerini ve yapılarını öğrenme ve dilin her seviyesinde dil becerilerini geliştirmeye yönelik başka uygulamalar oluşturulması konularında tavsiyeler sunmuştur. Ayrıca, anadili Arapça olmayan öğrencilere, eğitim teknolojisindeki uzmanlara ve bu uygulamaların oluşturulmasında yer alan eğitim uygulaması tasarımcılarına Arapça öğretimi konusunda, eğitimcilerin ve uzmanların iş birliği yapmaları gerektiğini öne sürmüştür. Çalışma birtakım önergelerde de bulunmuştur; Değerlendirme çalışmalarının yürütülmesi ve kriterler uyarınca cep telefonlarında daha fazla sayıda Arapça kelime öğrenme uygulamalarının oluşturulmasını, bu uygulamalardaki güçlü ve zayıf yönlerin tespit edilmesini, Anadili Arapça olmayan başlangıç düzeyindeki öğrenciler için kelime bilgisi geliştirmede uygulamanın etkililiğinin incelenmesini ve eğitimci ve öğrencilerin bu tür uygulamalara yönlendirilmesini tavsiye etmiştir.

Abdulrahman Mohsen Mohammed Alhossaıny Hassan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Arap kültürü ve Arapça öğretmeninin yeterliliğine etkisi

Günümüzde Arap kültür çeşitleri birden fazla olup anadil veya hedef dil çerçevesi dışında da bilgiler içermektedir. Yani, özellikle Arap ilimleri ve mesleki alanların yanında Arapça dil eğitimi dışında da birçok meslekî ve insanî bilgileri içeren kapsayıcı bir çerçeve oluşturmaktadır. Arap dili öğretmeninin de gerekli Arap kültürüyle donatılması lazımdır ki, hedef dildeki öğrenciler de bundan yararlanarak Arap kültürü ve sosyal yapısı hakkında bilgi sahibi olabilsinler. Dil performansını, iletişim kifâyeti ile sınırlı tutmaktan ziyade, kültürel yeterliliğe ulaşmak için Arap dili, cümle yapısı ve müfredatının da öğretilmesi önemli bir durumdur. İşin kültürel boyutu, en yüksek seviyede değilse de, kültürün dil havuzu olduğu ve gelişmiş bir kültürel yeterliliğe sahip olmak, özellikle de sosyal dil uygulamasıyla ilgili yüksek dil yeterliliğinin unsurlarından sayılır. Bu çalışma, Arap dili öğretmeni için gerekli olan Arap kültürünün kazanılmasının önemine ve bunun da eğitim yeterliliğini artırmak, bilimsel yönünü desteklemek, kişiliğini geliştirmek, incelemek ve değerlendirebilme yeteneğini ortaya koymaya etkisine dayanmaktadır. Bu sebepten dolayı araştırmacı, Arap kültürüyle Arap dilinin ve yine Arap kültürüyle yeterlilik arasındaki ilişkiyi ispatlamaya ve öğretmeninin bu kavramlara karşı tutumu, eğitim metotları, kültürel boyutları ve yine onun bütün bu konudaki rolü arasındaki bağlantıları ortaya koymaya gayret etmiştir. Araştırmacı ayrıca öğretmen için üç bölüme ayrılmış bir kültürel çerçeve geliştirmiştir: Bunlar Öğretmen'in başlangıç kültürel düzeyi ve orta düzeyde kültürel seviyesi ve kültürel seviyesi ve her düzeyin ölçütleridir. Yine bu araştırma, Arap dili öğretmeninin kültürel hazırlığının anlamını ve öğretmenin kültürel yeteneğini güçlendirmek için bu yeteneğinin standartlarını da içermektedir. Çalışma sonuçlar ve tavsiyelerle son bulmuştur. Arapça öğretmenlerinde Arap kültürünün etkisine vakıf olabilmek ve bu kültürün boyutlarını kavrayabilme ve yine öğretmenin bu kültürle donatılmış olmasının zorunluluğunu gerçekliğini ortaya koymak için Araştırmacı 52 anket yapmıştır. Ki bu anketleri Ürdün, Türkiye ve diğer bazı Arap ve Arap olmayan ülkelerin uzmanları, mutahasssısları, akademisyenleri, enstitü ve merkez müdürleri ile öğretmenleri arasında yapmıştır .

Ahmad Abu Omar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Grup öğretim tekniğiyle seslerin öğretimi ve yabancı dil öğretmeninin yeterliliğine etkisi

Arapçanın yabancı dil olarak öğretilmesi alanında Arap olmayan öğrencilerin Arapça telaffuzlarında yaşamış oldukları güçlükler ve Arapça seslerin kullanımında yapmış oldukları göze çarpan hatalar hususu Arapça öğretimi alanında müstakil olarak ele alınmamış bir alandır. Bu araştırmamızda , uzmanların Arapça ses eğitim metodları hakkında sunmuş oldukları yaklaşımlar ele alınmış, bu metodlardan kolektif metod üzerinde derinlemesine durulmuştur. Araştırmanın ilk bölümünde Arapça seslerin mahiyeti, Arapça eğitimi alanında ses öğretiminin yeri ve dil becerilerinin kazanımında ses öğretimi konuları ele alınmıştır. Daha sonra ses eğitimi hakkındaki yaklaşımlar, farklı metodlar ve bu metodlar içinde kolektif metodun yeri ayrı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada Arapçayı konuşamayanların Arapça sesleri öğrenmesinde yaşamış oldukları güçlükler ele alınmış ayrıca ses öğretiminde eğitmenlerin sahip olması gereken özellikler ve ses öğretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar akademik bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Çalışmanın en önemli hususlarından birisi de yabancılara Arapça öğretiminde Arapçayı öğrenen kitlenin ses eğitimleri hakkında görüşlerini değerlendirmek adına yapılan alan araştırmasıdır. 92 kişi üzerinde yapılan bu araştırmada ses eğitimi ve metodları üzerinde sorular sorulmuş, kolektif metod başta olmak üzere öğrencilerin ses öğretimindeki metodlardan etkili öğrenme süreçleri sorgulanmıştır. Alan araştırması dışında odak gruplar belirlenerek kolektif metodun uygulama süreçleri tatbik edilmiş,olup uygulanan kitle üzerinde gözlemler akademik bir dil ile çalışmada ele alınmıştır. Bu Çalışmanın gerek teorik, gerekse uygulamalı kısma yer vermesi hasebiyle Arapçayı yabancı dil olarak öğrenen kitle için ses eğitimi konusunda yapılmış kapsamlı bir araştırma oldujunu düşünüyorum . Yabancılara Arapça öğretimi alanında çalışan eğitmenlerin ses eğitimi konusunda referans olarak kabul etmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada teorik ve uygulama kısımlarının dışında yapılan alan araştırmasının sonuçları büyük bir önem arz etmektedir.

Muhammed Cemal Alhuşan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Yabancılara Arapça öğretmenin yaratıcı düşünme teknikleri bilgisinin öğretmenin yeterliliğine etkisi

Arapça'nın öğretilmesine etki eden pek çok faktör bulunmaktadır. Bu dilin öğrenilmesinde, öğretmen ve öğrenci ortak bir çaba içinde olmalıdır. Öğretmen, öğrencinin ihtiyaçlarına cevap veren motive edici yöntemleri kullanmalı; öğrenci ise karşılaştığı zorlukları çözmede kendine has öğrenme yöntemlerine sahip olmalıdır. Bu öğrenci için her türlü bilgiye ulaşılabilen bir çağda zor değildir. Deneysel araştırmalarda görüldüğü üzere yaratıcı düşünce yöntemini kullanmak, öğrenme sürecini kolaylaştıran çok etkili bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı, yaratıcı düşüncenin ne olduğunu tüm yönleriyle açıklamak ve beyin üzerinde yapılan araştırmalara dayanarak bu düşünce tarzının normal zekâya sahip kişilerde öğrenme becerilerini kat kat arttırdığını göstermektir. Yine bu çalışma, yaratıcılığın ortaya çıkmasına yardım eden etkenler, yaratıcı düşünce ile Arapça öğrenimi arasındaki ilgi ile bu düşünce tarzının tüm dil becerilerinde nasıl kullanılacağını, uygulamayla nasıl uyumlu hale getirileceğini açıklamaktadır. Ayrıca araştırma, yaratıcı düşünmenin, bilgiyi organize etmede, unutkanlığı azaltmada, odaklanma ve dikkat gibi bilişsel süreçleri kullanmada, kişinin karşılaştığı sorunlar karşısında düşüncesini yeniden düzenlemesinde, karar almadaki rolüne dikkat çekiyor. Bu yöntem, tereddüt ve endişe göstermeden öğrencinin ifade özgürlüğü sağladığından kaygısız güvenli bir öğrenme ortamı oluşturmasıyla ön plana çıkıyor. Son olarak, performansın arkasında yatan bilişsel yeterliliği ve bu yöntemlerin hem öğretmen hem de öğrencinin performansını nasıl etkilediğini açıkladık. Çalışmanın hedefini gerçekleştirmek için betimsel yöntemi kullandık ve İstanbul'da ana dili Arapça olmayanlara dil eğitimi veren öğretmenlerin yaratıcı düşünce ve bazı ders teknikleri hakkında bilgi düzeylerini ölçmeyi hedefledik. Anket sonucunda, Arapça öğretmenlerinin bu metotlarla ilgili bilgi düzeylerinin düşük olduğunu gördük. Ayrıca, çalışmanın örneklem tahminlerinin ortalamalarında ve (α ≤ 0.5) istatistiksel gösterge düzeyinde cinsiyet, tecrübe ve akademik seviye gibi değişkenlerden kaynaklanan istatistiksel farklılıklar olmadığı da ortaya çıkan sonuçlar arasında yer almaktadır. Son olarak, tüm bu sonuçların ışığında bir takım öneriler sunulmuştur.

Hınd Mahmoud Sulaıman Abu Rmealah Hınd Mahmoud Sulaıman Abu Rmealah
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Arapça yabancı dil öğretmenlerinin ses bilgisi eğitimi ve yeterliliğine etkisi

Bu araştırma yabancılara yönelik Arapça öğretme konusunun bir problemini ele almaktadır nitekim birçok çalışma ve araştırma, öğretme esnasında vurgu ve tonlamaya gereken önemin verilmediğini ve bazı öğretmenlerin dil konusunda yeterince deneyim sahibi olmadıklarını göstermektedir. Araştırmanın teorik yönü, yabancılara Arapça öğretmede ve öğretmenlerin yeterliliğinde vurgu ve tonlamanın önemini tanımayı hedeflemektedir. Çalışma vurgu ve tonlamanın etkilediği ve aynı zamanda etkilendiği dilsel ilişkileri gösterip açıklamaya dayanır. vurgu ve tonlamanın konuşma zinciri ve dili öğrenme konusundaki önemini ve dili öğretenin dil bilgisiyle ilgili deneyiminin zorunluluğunu açıklar çalaşma Bunları bilmenin öğrenenlerin doğru bir dil redinma ve bir iletişim aracı olarak dili doğru kullanmayla ilgili yeterlilikleri üzerine olan etkisini öngörmektedir. Araştırmanın pratik yönü ise, araştırmanın örnekleri Türkiye'de öğretmenlik yapan öğretmenlerden seçildi. vurgu ve tonlamanın öğretmenler açısından yabancılara Arapça öğretme konusundaki önemi ve öğretmenlerin dil bilgisi ve uygulamaları konusundaki birikimlerini öğrenmeyi hedefler. Çalışmanın sonuçları çalışmanın örneklerini oluşturan yabancılara Arapça öğretenlerin hem dil bilgisi hem de uygulamaları ile ilgili birikimlerinin orta seviyede olduğunu göstermiştir.

Aısha Alharırı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Latin ve Non Latin Alfabelerin tipografik olarak incelenmesi

İlk çağlardan itibaren insanoğluna, medeniyetleri kurduran, reformları yaptıran, bilgi ve kültür toplumunu inşa etmesine sebep olan etkenler arasında dil ve yazı bulunmaktadır. Dil iletişimin önemli bir öğesi olmakla beraber yazı ile anlam bulur, yazı ile paylaşılır, yazı ile saklanır. Bundan dolayı Sümerlerden başlayarak yazının medeniyetler içerisinde gelişimini incelemek önemlidir. Bu gelişim Sümerlere paralel eski Mısır ve Çin uygarlıklarında devam etmiştir. Yazı Sümerler yoluyla Mezopotamya'ya yayılmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünyanın kullandığı yazı sistemlerini sınıflandırılacak olursak, Ebcet, Abugida, Alfabe, Logografik yazı, Syllabary akla gelebilir. Yazı sistemlerinden Alfabeler dünya toplumlarının birçoğu tarafından kullanılmaktadır. Özellikle Fenikelilerin bulduğu, Yunanlılar ve Romalılar ile son haline ulaşan Latin Alfabesi dünyada birçok toplum tarafından kullanılmaktadır. 15. yy'da Rönesans buluşlarından matbaanın etkisiyle Avrupa'da harf tasarımları başlamış ve tipografinin temelleri atılmıştır. Tipografi sanatı yazının formunu inceler ve yazıyla bilginin iletilmesi sağlar, yazının okunurluğunu artırır, yazıya grafik öğeler yükler. Tipografinin doğuşu ve gelişimi Avrupa eksenli olduğundan, tipografi Latin alfabesiyle özdeşleşmiştir. Fakat Latin alfabesinin dışında birçok yazı sistemi vardır ki bunların hepsine Not-Latin (Latin olmayan) denir. Küreselleşen dünya toplumu okuma ve yazmayı kitapların ötesine, ekran temelli medyalara ve internete taşımıştır. Non-Latin Alfabelerin veya yazı sistemlerinin kendine has coğrafyası üzerinde veya farklı bir ülkede kullanılması, Non-Latin sistemler için tipografik zorunluluklar getirmiştir. Bu noktada Non-Latin istemlerin tipografileri ile Latin tipografisi arasında bir organik bağ kurulmalıdır. Non-Latin sistemlerin tipografileri incelenerek, Latin tipografisiyle uyumu araştırılmalıdır. Bu çalışmada dünya üzerinde en çok kullanılan Çin yazı sistemi, Hint yazı sistemi (Devanagari), Arap alfabesi, İbrani alfabesi, Yunan alfabesi, Kiril alfabesinin tipografileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çin yazı sistemi, Devanagari alfabesi, Arap alfabesi, İbrani alfabesi, Yunan alfabesi, Kiril alfabesi, Non Latin Tipografi,

AlfabeArapçaKiril+7
Reha Karaca
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Kemal tefsirinin el-Keşşâf geleneğindeki yeri: Dil ve belâgat ilimleri çerçevesinde mukayeseli bir inceleme

Zemahşerî (ö. 538/1144), Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078) Kur'an'ın i'câzını açıklamak üzere geliştirdiği nazım teorisini tefsir ile buluşturmuş, tefsir literatürü içerisinde belâgat yönteminin oluşmasına öncülük etmiştir. Zemahşerî sonrası müfessirlerin tefsir teliflerinde yöntem ve içerik açısından el-Keşşâf'ı esas almaları ve bu çerçevede şerh ve hâşiye yazmaları ile daha özelde el-Keşşâf geleneği teşekkül etmiştir. Osmanlı dönemi Şeyhülislâmlarından İbn Kemal Paşa (ö. 940/1534) bu yöntem ve geleneği takip ederek tefsir telif eden müfessirlerden biridir. Bu tez, İbn Kemal tefsirinin el-Keşşâf geleneğindeki yerini, dil ve belâgat ilimleri bağlamında tespit etmeyi amaçlamaktadır. Tez, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İbn Kemal'in tefsir alanındaki çalışmaları kategorize edilip tanıtılmış, tezin ana konusunu oluşturan müstakil tefsiri hakkında ulaşılabilen veriler değerlendirilerek tefsirin yazılış amacı, yazım tarihi, yöntem ve içeriği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Tezin asıl konusunu oluşturan ikinci bölümde ise dil ve belâgat ilimlerinin alt disiplinlerini oluşturan her konu için önce İbn Kemal'in bu konulara genel yaklaşımı ele alınmış, ardından Besmele, Fâtiha ve Bakara sûresi ilk altı âyeti özelinde İbn Kemal tefsiri; el-Keşşâf ve doğrudan el-Keşşâf takip edilerek yazılmış telif eserler olan Envâr ve Medârik ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta dil ve belâgat konularında onun, yöntem açısından el-Keşşâf ve Envâr'ı takip ettiği, içerik açısından ise bu iki tefsiri tahkik tavrı ile yeni bir okumaya tabi tutarak el-Keşşâf çizgisine önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir.

ArapçaBelagatDil bilgisi+6
Rabia Hacer Bahçeci
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Portrayals of love and lovers in translations of popular songs: Turkish popular music's translation into / from English and Arabic

This thesis investigates portrayals of love and lovers in Turkish popular music's translation from/into English and Arabic. With the aim of finding answers to the questions of what are the similarities and/or differences between the source songs and target songs in terms of their portrayals of love and lovers, what translational strategies are used in song translations, and how can certain aspects regarding portrayals of love and lovers be categorized, the thesis presents a descriptive and comparative analysis of the selected source and target songs within a theoretical framework consisting of the concepts of skopos (Vermeer 1996), translation norms (Toury 1995) and domestication-foreignization (Venuti 2008). Analysis of the songs under investigation reveals that the similarities and/or differences between the source and target songs concerning the portrayals of love and lovers are resorted to in accordance with their translators' goals, i.e., skopoi. One possible skopos for all target songs analyzed in the present thesis might be argued to be the goal of making the final products successful and popular. Thus, it can be argued that the translators do not only translate lyrics but also import the success and popularity potential of the source songs. Yet, the results of the analysis also display that the semantical content of the source songs has not been always rendered as closely as possible in the target songs. Thus, it can be concluded that the changes in matricial or textual-linguistic norms might be done in order to conform to the aesthetic, ideological, or cultural expectancies of the target audiences, while the similarities to the source songs can be related to the intention of serving new types of genres or ideas and importing their features to the target audience. On the basis of the findings of the analysis of the songs, the thesis also suggests a categorization for analysis of portrayals in song translations which consists of six categories that are point of view, focus, tone, cultural changes, writing style, and aesthetics. The suggested categorization, however, does not imply dichotomies as a translator may choose to apply multiple strategies at different parts of the target song lyrics that may be described with all or some of the categories.

ArabicLoveLovers+7
İbrahim Mercan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

İlgili konular