Modernization

419 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Sailing through modernity: Journey of mirror of victory to portsmouth and connected history of the Ottoman naval modernisation

In 1850, Mirror of Victory (Mir'āt-ı Zafer) and Stamp of the Sea (Sürāğ-ı Bahrī) went on a journey to Portsmouth and stayed at the harbour for six months for naval purposes. The harbour was the naval base and was amongst the modernising industrial towns of Britain. The journey of the Ottoman ships was an example of how the Ottoman navy was reformed in contact with Britain. During their stay in Portsmouth, both the deck of the ships and the harbour set the conditions for cultural interaction between the Ottoman marines and British locals. The locals visited the ships daily and communicated with the crew. The opinion-based articles of the journalists during and after the visits show that their interaction was not bounded to East-West dichotomy and Eurocentrism. Accordingly, the transmission of naval science and technology revealed after the interaction was an example of reciprocal transfer rather than imitation of Europe. The Ottoman naval officers who were trained at the harbour brought British style guns to on their return to Istanbul. A report written by Captain Mustafa Bey on the journey and logbook of the Mirror of Victory present valuable information about naval reforms. Going beyond the Westernisation/Europeanisation perspective, this thesis discusses Ottoman modernisation on the axis of interaction and transfer of technology. To overcome the problematic nature on the debates over modernisation, a connected modernisation approach is presented through the exemplary case of Mirror of Victory.

NavyCultural effectModernization+4
Büşra Arabacı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

19. yüzyıl Osmanlı dünyasındaki bilginin üretimi ve dolaşımında bir kaymakam: Melek Ahmed Eğribozî

This thesis focuses on transcultural interactions in Ottoman intellectual transformation process during the nineteenth century. It argues that the intellectual transformation in the nineteenth century emerged not only as a result of increased relations with Europeans, but also as part of inter-communal relations within Ottoman society. Moreover, beyond these relations, Ottoman intellectual life in this period offers examples of interwoven character. In this period, the Greek-origin and Greek-speaking Muslims had a significant influence on the intellectual transformation at the time. However, previous studies have examined this phenomenon based on the examples in the center. Thus, this thesis aims to contribute to our understanding of the reflection of this influence in Ottoman countryside through the life of Melek Ahmed Eğribozî, a Greek-speaking provincial official, and his book on the Greek Rebellion.

AntiquityIntellectualCultural interaction+3
Enes Talha Bilgin
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

II. Abdülhamid dönemindeki mesleki okulların modernleşmeye etkileri

Eğitim bireylerin ve toplumların gelişmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Toplumların karakterlerinin belirlenmesi ve dünyadaki gelişmelere eklemlenmesi eğitim yoluyla gerçekleşir. Osmanlı Devleti de kuruluşundan itibaren zengin bir eğitim sistemine sahip olmuştur. 18. Yüzyılda Avrupa'da yaşanan teknik ve bilimsel ilerleme ile yaşanan ekonomik dengelerdeki değişime uyum sağlamak için Osmanlı Devleti eğitimi araç olarak kullanarak yapısal modernleşmeyi gerçekleştirmek istemiştir. Batılı tarzda modernleşmek için birçok eğitim kurumu açılmıştır. Bu eğitim kurumlarından olan sivil mesleki ve teknik eğitim kurumları Avrupa'daki teknolojik ilerlemenin Osmanlı Devleti'ne transfer edilerek kullanılması için önemli görevler üstlenmiştir. II. Abdülhamid döneminde kapsamlı şekilde değerlendirilerek ülke geneline yayılan mesleki ve teknik eğitim kurumları Osmanlı'nın iktisadi ve sosyal alanda kalkınarak modernleşmesine olumlu katkılar yapmıştır. Bu çalışmada genel olarak Osmanlı Devleti'nin sanayi devrimini gerçekleştiren devletler karşısında geri kalmışlığını nasıl engellemeye çalıştığına değinilecek ve bu ülkelerin ilerleyişinin nedeni olan bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için eğitim alanında yapılan çalışmalar incelenecektir. II. Abdülhamid döneminde modernleşme anlayışı üzerinde durularak bu anlayışla açılan mesleki ve teknik okulların Osmanlı Devleti'nin modernleşmesine ve ekonomik kalkınmasına yaptığı etkiler değerlendirilecektir.

18. yüzyılAbdülhamid IIEkonomi+7
Ömer Kürşat Koçyiğit
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Abdülhamid Dönemi'nde sosyal yardım uygulamaları

Sosyal yardım uygulamaları, toplum refahının artmasında, gelir dağılımında oluşabilecek adaletsizlikleri ve yoksulluğu engellemede oldukça önemli bir yer oluşturmaktadır. Sosyal yardım, ihtiyaç sahibi kesimin zaruri ihtiyaçlarının karşılanması için devlet tarafından sağlanan nakdi ve ayni yardımları ifade etmektedir. Osmanlı coğrafyasında yaşanan değişimler ve gelişmelerin sonucunda ihtiyaç sahibi kesimin ihtiyaçlarında da değişiklikler ortaya çıkmıştır. II. Abdülhamid döneminde bu farklı ihtiyaçları karşılamak için birçok önlem alınmasıyla birlikte farklı hukuki düzenlemeler yapılmış ve bu düzenlemeleri hayata geçirmeye yönelik birçok kurum kurulmuştur. Bu çalışma, Osmanlı'da modern sosyal yardım uygulamalarıyla hatırlanan II. Abdülhamid dönemi ve bu dönemde günümüzdeki sosyal yardım uygulamalarının temelini oluşturan uygulamalar ve hala varlığını sürdüren bazı kurumların tarihini anlatmayı amaçlamaktadır. Osmanlı'da geleneksel ve modernize edilmiş uygulamaları bir çatı altında toplamayı planladığı için II. Abdülhamid Osmanlı tarihinde sosyal uygulamalar alanında önemli bir yer teşkil etmektedir.

Abdülhamid IIEkonomi tarihiModernleşme+3
Fatma Gökçe Temuren
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

II. Abdülhamid döneminde Konya'da kamusal yapıların inşa faaliyetleri

Bu çalışma, Sultan II. Abdülhamid'in hükümranlığını ifade eden 1876–1909 yılları arasında, Konya merkez sancağı ve bağlı kazalarda yürütülen kamusal yapı inşa faaliyetlerini incelemektedir. Tanzimat'la birlikte hız kazanan merkezîleşme ve modernleşme politikalarının taşradaki fizikî karşılıklarını analiz etmeyi amaçlayan araştırma, kamu binalarını yalnızca idarî ihtiyaçlara cevap veren yapılar olarak değil, aynı zamanda ideolojik temsiliyet araçları olarak ele almaktadır. Çalışmada nitel yöntem benimsenmiş; bürokratik yazışmaları ihtiva eden arşiv belgeleri, inşa faaliyetlerine dair keşif defterleri, yapı planları, dönem fotoğrafları ve salnameler temel kaynak olarak kullanılmıştır. Hükûmet konakları, hapishaneler, kışlalar, telgrafhaneler kadar; okullar, hastaneler ve tahaffuzhaneler de bu incelemeye dâhil edilmiştir. Bu yapıların kurumsallaşma ve inşa süreçleri; bütçe kaynakları, bürokratik işleyiş, mimarî üslup ve mekânsal yerleşim açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel varsayımı, söz konusu yapıların Osmanlı taşrasında merkezî otoritenin görünürlüğünü artırma, toplumu hem denetim altında tutma hem de sosyal hizmet yoluyla dönüştürme ve yeni bir toplumsal düzen inşa etme amacı taşıdığı yönündedir. İnşa faaliyetlerinin teknik, idarî ve malî boyutları üzerinden merkez-taşra ilişkilerindeki gerilim alanları da görünür kılınmıştır. Bu bağlamda kamu binalarının inşa süreçleri, modernleşme siyasetinin mekânda somutlaştırılması, toplumsal hizmetin kurumsallaştırılması ve merkezîleştirme stratejilerinin fizikî izdüşümü olarak değerlendirilmiştir.

ModernleşmeOsmanlı Devleti
İrem Gürbüz
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Erken cumhuriyet döneminde modernleşme hareketleri ve muhafazakâr ideoloji

Bu çalışma, modernleşme ve muhafazakârlık kavramları üzerinden Erken Cumhuriyet dönemindeki modernleşme hareketleri ve muhafazakâr ideoloji etkileşiminin dönemsel olarak incelenmesini ve karşılaştırılmasını konu edinmektedir. Çalışmanın amacı, dönemin modernleşme hareketleri ile bu modernleşme hareketleri içinde ortaya çıkan muhafazakâr ideolojinin etkileşimini analiz ederek bu ilişkiyi dönemsel olarak ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışmada, modernleşme ve muhafazakârlık konularında kavramsal bir çerçeve oluşturulmakta ve modernleşme ile muhafazakârlık arasındaki ilişkiye yer verilmektedir. Türk modernleşmesi ile muhafazakâr ideoloji arasındaki ilişki, dönemde öne çıkan muhafazakâr simalar üzerinden ortaya konulmaktadır. Erken Cumhuriyet dönemindeki modernleşme hareketleri ve muhafazakâr ideoloji etkileşimi dönemsel olarak incelenmektedir. Çalışmada Erken Cumhuriyet döneminin ilk dönemindeki modernleşme hareketlerinin muhafazakâr ideolojinin ortaya çıkmasını sağladığı ve etkilediği, sonraki dönemlerde ise bu etkileşimin karşılıklı olmakla birlikte muhafazakâr ideoloji lehine arttığı tespit edilmektedir.

ModernleşmeMuhafazakarlık
Yasin Kösece
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırım Savaşı'nın kökenleri (1848-1853)

Bu çalışma, 1848 yılında başlayan isyanlarla Britanya, Fransa ve Rusya arasındaki 1815 yılında geliştirilen koalisyonun (Viyana Sistemi) çözülmesini ve gelişen olaylarla Osmanlı Devleti'ne karşı Rusya'nın başlattığı Kırım Savaşı'nın kökenlerini ele almaktadır. Birinci bölümde, 1815'de gelişen Viyana Sistemi'nin neden çalışamaz hale geldiği ve bunun sonucunda Rusya ve Britanya'nın rekabetinin tetiklendiği değerlendirilmektedir. İkinci bölümde ise bunun sonucu olarak 1848'de Avrupa'da başlayan isyanlardan ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu'na etkilerinden bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde İngiltere, Fransa, Rusya ve Osmanlı devletlerinin siyasi çekişmeler ve Kutsal Yerler Meselesi konusundaki anlaşmazlıklar ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde ise Karadağ sorunu ve Prens Menşikov'un misyonu ile savaşın nihai sebepleri ortaya konmaya çalışılmaktadır.

AvrupaKutsal yerlerKırım Savaşı+6
Kamil Erdem Güler
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihsel sosyoloji açısından beden imgesi: Türkiye'de uluslaşma öncesinden günümüze beden tasarımı ve temsilleri

Bu araştırmada tarihsel sosyolojik bir yaklaşımla Türkiye'de bedenin bir proje olarak inşası ve bu inşanın günümüzdeki yansımaları ele alınmaktadır. Türkiye'nin uluslaşma öncesi, uluslaşma süreci ve günümüz olmak üzere üç döneminde, beden üzerine gelişen anlayışlar karşılaştırmalı olarak araştırılmaktadır. Bahsi geçen anlayışlar; klasik, modern ve postmodern anlayışlardır. Araştırmanın odakları, uluslaşma öncesi dönemde resim ve heykel sanatlarındaki beden temsilleri, uluslaşma sürecinde fotoğraf sanatındaki beden temsilleri ve aydınların bu bağlamdaki görüşleri, günümüzde ise resim, heykel ve fotoğrafı içeren görsel sanatlardaki beden temsilleri olmak üzere birkaç ayaktan oluşmaktadır. Böyle bir tercihin nedeni, beden temsili olgusunun farklı dönemlerde, dönemin özellikleri itibariyle farklı alanlarda öne çıkmasıdır. Bu bağlamda, uluslaşma öncesi dönemde, Türkiye'de beden temsilini etkileyen olaylar Avrupa'da gerçekleşmiştir. Avrupa'da sanatın yaygınlaşmasının neticesinde beden, henüz bugünkü anlamda kurumsallaşmamış sanatlara nazaran, resim, heykel gibi görsel sanatlarda temsil edilmiştir. Uluslaşma öncesi dönemi incelerken; ulusal bir beden tasarımının geliştirilmesinde etkili olan, dışarıdan ve içeriden bakışları gözler önüne seren görsel sanatlardaki Osmanlı ve Türk bedeni temsilleri ortaya konulmaktadır. Uluslaşma sürecinde bedenle ilgili temsillerin, fotoğraf teknolojisinin gelişmesi ile fotoğraf dalında ve basılı materyale ulaşımın kolaylaşması sayesinde, yazılı metinlerde karşılık bulduğu dikkat çekmektedir. Uluslaşma sürecinde Türkiye'deki aydınların Batı'daki fikirler karşısında, beden hakkındaki fikirlerinin tartışılmasına yer verilmektedir. Bunun yanında bedenin ulusal temsilin bir öğesi olarak aldığı biçimler fotoğraflardaki imgeler incelenerek tartışılmaktadır. Günümüzde ise Türkiye'de beden temsilinin inceleneceği zengin toplumsal bağlam görsel sanatlarda karşılığını bulmaktadır. Araştırmada görsel analiz tekniği uygulanmakta; tematik analiz çerçevesinde görseller analiz edilmektedir. Türk beden temsilleriyle ilgili araştırmanın amacına uygun olarak örnekler seçilmiş ve bu örnekler içerisinden imgeler incelemeye tabi tutulmaktadır. Ayrıca, resim, fotoğraf ve görsel sanat dallarından, sanatı aynı zamanda icra eden akademisyen ve sanatçılarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, Antalya ve Karaman'daki üniversitelerde çalışan akademisyenlerden ve sanat faaliyetlerini bu kentlerde yürüten sanatçılar arasından seçilmiştir. Araştırmanın amaçları gözetilerek seçilen dokuz kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, tematik analize tabi tutulmuştur. Türkiye'de ulusal beden tasarımı ve temsilleri konusunda, geçmişteki ve günümüzdeki örnekleri inceleyen karşılaştırmalı, sosyolojik bir çalışmanın tespit edilmemesi, bu araştırmanın önemini ortaya koymaktadır. Sanatta beden kavramı sıklıkla yer bulsa bile ikonolojinin ulusal bir kavram olarak tanımlanması ve merkezine bedenin toplumsal anlamlarının yerleştirilmesi nedeniyle özgün bir konum edinmektedir.

BedenBeden imajıBeden sosyolojisi+6
Mehmet Kurtcebe
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Niyazi Berkes ve Şerif Mardin'in modernleşme anlayışlarının karşılaştırılması

Modernleşme, klasik sosyoloji kuramlarından çağdaş sosyoloji kuramlarına kadar sosyologların üzerinde mesai harcadığı tartışmalı bir konu olagelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyet'ine kadar süregelen süreç içinde derin ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel değişimleri barındıran bir konu olarak karşımıza çıkar. Niyazi Berkes ve Şerif Mardin Türk toplumsal hayatındaki dönüşüm ve değişimleri ele alan iki düşünür olarak karşımıza çıkan iki önemli düşünürdür. Bu çalışmada Niyazi Berkes ve Şerif Mardin'in Türk modernleşmesi/çağdaşlaşması süreci düşünürlerin kendi bağlamsal perspektifleri çerçevesinde ele alınmak istenmiştir. Çalışmada ise ilgili düşünürlerin hayatı, döneminin sosyolojik akımları ve Türk modernleşmesine dair tarihsel dönüşümlerine yer verilmiş olup, sonuç bölümünde düşünürlerin benzeşen ve farklılaşan yönleri üzerinde durulmaktadır. Charles Taylor'ın İki Tip Modernleşme(Two Types of Modernity) adlı kuramı üzerinden ele alan çalışma Niyazi Berkes'i kültüralist, Şerif Mardin'i ise akültüralist bağlamda incelemiştir. Böylelikle düşünürlerin modernleşme/çağdaşlaşma hususundaki bilgilerinin detaylı ve kapsamlı bir okumasını yapmak amaç edinilmiştir. Niyazi Berkes, çalışmalarında Türkiye'nin son iki yüzyıl boyunca geçirdiği değişimleri tarihsel sosyolojik bir zemin üzerinden incelemektedir. Çağdaşlaşma sürecini pozitivist bir bağlamda ele alır. Toplumsal ve ekonomik göstergeler üzerinden toplumların sürekli ileriye doğru ilerlediğini ve dönüştüğünü metinlerinde ele almaktadır. Çağdaşlaşmanın merkezini Avrupa olarak almıştır, böylelikle de Batı-dışı ülkeler Batıyla bir benzeşim kurarak ilerleyeceğini düşünmüştür. Bu görüşü sebebiyle Niyazi Berkes'in kültüralist bir yaklaşımı olduğunu söylemek mümkündür. Şerif Mardin ise çalışmalarında tıpkı Berkes gibi iki yüzyıl boyunca süre gelen değişimleri inceleyen başka bir Türk sosyoloğudur. Şerif Mardin modernleşme sürecini ele alırken teknik, yapısal bir değişimi referans alır. Modernleşme sürecini ele alırken yorumsal yaklaşımı kullanır. Eline aldığı çalışmalarda farklı metodolojik unsurlardan faydalandığı görülmektedir çünkü Mardin'e göre makro bir perspektifle olaylara yaklaşmak düşünürü genelleme hatasına sürükleyebilir. Mardin modernleşme kavramını ele alırken merkez-çevre kuramından faydalanarak bir okuma yapmaktadır. Böylelikle merkezi ayrı çevreyi ayrı bir şekilde mikro örneklerle okuyucusuna sunar. Mardin modernleşmenin ülkeden ülkeye farklılaştığını düşünür, bundan dolayı da Mardin kültüralist bir düşünür olarak ele alınabilir.

AkültüralizmBerkes, NiyaziKültüralizm+5
Onur Baltu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hareketli görüntüler üzerinden Türkiye'de toplumsal değişimler: Kadın imgesi (1895-1938)

Bu çalışma, tarih araştırmaları açısından yeni bir materyal olan hareketli görüntülerin mevcut literatüre olan katkısını ve Osmanlı İmparatorluğu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kayıtlarda neyi göstermek istediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Sinema Genel Müdürlüğü tarafından dijital ortama aktarılan 1895-1938 yıllarına ait hareketli görüntüler kullanılmış, 198 adet hareketli görüntü üzerinden niceliksel ve niteliksel analizler yapılmıştır. Türk modernleşmesinin, eğitim, ekonomi, siyaset, hukuk gibi alanlarda atılan adımlarla başladığı ve zamanla diğer alanlara da yayıldığı bilinmektedir. Bu çalışma, görüntülerin askeri ve siyasi boyutunun yanı sıra sosyolojik boyutunu da ele alarak, kayıtlar üzerinden birey-toplum incelemesi yapmıştır. Bu dönemde değişimin kadın hayatına olan etkisini belirlemek amacıyla daha çok kadın imgesi üzerinde durulmuştur. Özellikle kız çocuklarının uluslararası ilişkilerde ön plana çıkarıldıkları fark edilmiştir. Seçim, karşılama töreni, kutlama gibi görüntülerde yer alan kadınların konumları, giyiniş tarzları ve görevleri itibariyle dikkat çektiği gözlemlenmiştir. Bu çalışma, kaynak olarak hareketli görüntülerin tarih alanında kullanılması için yapılmış bir başlangıç çalışmasıdır.

FilmGörsel okuryazarlıkHareketli görüntü+7
Eslem Saraçoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative analysis of Afghanistan's and Pakistan's processes of state-building

This thesis is a historical and theoretical study of Afghanistan and Pakistan processes of State-Building. In this research, based on the European pioneer model of state building, I am presenting a comparative analysis of Afghanistan and Pakistan state-building processes. The European pioneer states in state buildinghave experienced some trends during the process. Industrialization, Capitalism, Organized Crimes, Nationalism and modernization are the observable trends in European State-Building process. In this thesis, I am taking these trends of European State-Building Process and apply them on Afghanistan's and Pakistan' processes of State-Building. This study paves the way toward better understanding of the attempts of different Afghan and Pakistani governments geared toward the two countries' State-Building process. Throughout my research, I found out that Afghanistan and Pakistan failed to successfully implement these trends in their State-Building process and thus still lag behind to function as a modern state (Nation-state). The thesis continues to answer the question of "if Afghanistan and Pakistan are not Nation-States, then what state organization they best fit in?" I find out that Pakistan fits better in category of a Military-State and Afghanistan fits best into the category of a Tribal-State. The reasons would be the frequent military domination of Pakistani affair by its military and domination of Afghanistan politics by the dominant ethnic group of Pushtons. At the end, I argue that Afghanistan and Pakistan along with other states needs to continue in their struggle to embrace the notion of nation-statehood, since nation-statehood responses to the issue of international peace, democratic values and economic development. Keywords: State Building, Nation Building, Industrialization, Capitalism, Organized Crimes, Modernization, Nation State, Tribal State, Military State

AfghanistanStateState building+6
Amanullah Haidary Azadany
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Uzbek modernization and politics of ethnicity

In the present thesis discusses the problems of modernization, which had to be solved in the Central Asian's countries at the end 1980-ies to the early 1990-ies, after disintegration of Socialist World System and a subsequent transition to a market economy in the context of Uzbekistan. Uzbekistan became a powerful state with its own unique place in the world society, which developed quickly and steadily in a short period of time, from a country whose economy has been unilaterally developed and whose level of life was very low. Having overcome the crisis of the 90's, retained the potential for further modernization on the basis of its own identity. The basis for such an optimistic assessment is the knowledge that each civilization has its own unique dynamics, which is determined by internal laws. Each civilization selectively perceives elements alien to it, without violating its own individuality. The dissertation has a primarily review and qualitative analysis of the modernization processes in the country after independence.

EthnicityModernizationCentral Asia+4
Zılola Abdurakhmanova
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

1923-1950 yılları arası Cumhuriyet Dönemi kadın kıyafetleri

Cumhuriyet'in ilanıyla her alanda başlayan modernleşme, çağdaşlaşma hareketleri, kadının toplumsal statüsünün gelişimi ile birlikte kıyafetlerinde de değişikliklere sebep olmuştur. Bu araştırmada Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923-1950 yılları arası kadın kıyafetleri dönemlere ayrılarak incelenmiştir (1920, 1930 ve 1940'lı yıllar). Dünyada hala büyük ölçüde etkilerini gördüğümüz Batı (özellikle Paris) modasının, Türk kadını kıyafetlerine etkileri gözlenmiştir. Cumhuriyet Dönemi kadın kıyafetlerini incelemeye başladığımızda, kıyafetlerin, Atatürk devrimlerinden çok daha önce başlayan bir değişim hareketinin sonucunda modernleştiğini görüyoruz. Tanzimat'ın ilanıyla başlayıp, I. ve II. Meşrutiyet'in ilanıyla devam eden süreçteki, toplumsal gelişmeler, getirilen kanunlar ve yenilikler, Cumhuriyet kadınının kıyafetlerinin modernleşmesine zemin hazırlamıştır. Bu sebeple, Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet Dönemleri ve savaşın etkileri ile oluşan değişimler de incelenmiştir. Araştırma 1950 yılı ile sınırlandırılmıştır. Bu dönemde moda, savaşın getirdiği olumsuz sonuçlara bağlı olarak Paris etkisinden çıkıp, daha çok Amerika etkisine geçerek, değişimler göstermiştir. Aynı şekilde 1950'li yıllarda Türkiye'de çok partili döneme geçiş olmuş, sanayileşmenin de başlamasıyla, kıyafetler Cumhuriyet'in ilk yıllarına göre farklılaşmıştır. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet, Osmanlı, Kadın Kıyafetleri, Moda, Modernleşme.

Cumhuriyet DönemiGiysi tasarımıGiysiler+5
Fatma Keser
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Assessing Azerbaijan's modernization trajectory in light of theories of modernity

Modernization theories study a country to identify whether a country is developed or not, or to identify the development level of a country. There are three commonly used distinctive features to analyze and measure the modernity level of a country, which are introduced by classical modernization theory (CMT) as: secularism, economic development, and political development. According to CMT and neo-modernization theory (NMT) these features necessarily interact with each other, and if a country possesses all these features then it can be accepted as modern. However, multiple modernities paradigm (MMP) states that interaction between these features is not necessary and explains that the development of the three fields do not have to appear as in Western countries in non-Western countries. These three features are examined in the Azerbaijan case to identify whether Azerbaijan is a modern or non-modern country. Indeed, as the theories advocate different points of view, the study comparatively analyzes the theories and their application to Azerbaijan. In contrast to CMT and NMT's Eurocentric modernity approach, MMP assumes a more universalized modernization viewpoint. By analyzing the modernization trajectory of Azerbaijan, this thesis illustrates that MMP is a more universally applicable theory than its counterparts. This thesis analyzes the social, economic, and political development of Azerbaijan and contributes to the literature on MMP by showing that these three features do not necessarily be positively correlated with each other. Key words: CMT, NMT, MMP, Azerbaijan, secularism, economy, democracy,

AzerbaijanModernizationModernization theory
Javadbay Khalılzada
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The non-western modernization perspective: The case of Israel

'Non-Western modernity perspective' offers an alternative approach to understand modernity of non-Western societies, challenging the Eurocentric 'convergence thesis' which argues that modernization trajectory of societies is inscribed deterministically in historical trajectory of Western modernity and which is rooted at the heart of classical modernization theory (CMT) and the globalization discourse. The purpose of this study is to analyze a common belief that Israel is the only western country in the Middle East, and that is an outpost of western civilization from the perspective of modernization studies which examine changes taking place during the modernization process in a society. Starting with the pre-state period up to today, the study assesses Israeli case within three trajectories: economic, political (democratization) social (secularization) from a non-Western modernization perspective taking inspirations from multiple modernization paradigm (MMP) and the uneven and combined development (U&CD). After all, it was concluded that Israel is not a Western country, constituting a divergent modernization trajectory from that of the West within its own historical context, and that the idea of universal modernity is a myth as number of cases unveil a need for more comprehensive and non-determinist approaches. Key words: non-Western modernization, Israel, CMT, MMP, U&CD, economic development, democratization, secularization

DemocratizationEconomic developmentModernization+2
Erdem Sarıaydın
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde kız kaçırma (1839-1908): Devlet, cemaatler ve modernleşme

Tanzimat (1839) ve Islahat (1856) fermanları sonrası hukuk ve sosyal alanlarında yaşanan çarpıcı değişim ve dönüşümler ile fermanların vadettiği eşitlik kavramı toplumsal ilişkileri de etkilemiştir. Yaşanan bu gelişmelerin gündelik hayattaki etkilerini kız kaçırma konusu üzerinden izlemek mümkündür. Bu çalışma Osmanlı Devleti'nde 1839-1908 tarihleri arasında hukuki ve sosyal açıdan kız kaçırma davalarını incelemektedir. Kaynak olarak öncelikle mahkeme kayıtları, istintaknameler ve müfettiş raporları kullanılmıştır. Devlet bir asayiş meselesi olarak gördüğü kız kaçırmayı engellemek için yeni ceza kanunlarına maddeler eklemiş ve zaman geçtikçe bunu detaylandırarak daha etkili bir ceza sistemini uygulamaya çalışmıştır. Bunlara bakarken kız kaçırma davaları üzerinden Tanzimat sonrası kurulan mahkemelerin işleyişi ve çıkarılan yeni ceza kanunlarının tatbiki hakkında daha geniş bilgiler elde edilmiştir. Devletin modernleşme sürecinde hükümet sadece kız kaçırma kanunlarını detaylandırmakla sınırlı kalmamış kız kaçırma sebeplerine de eğilmiş, gündelik hayatın bir parçası olan düğün ve evlilik masrafları gibi kültürel hayatın bir parçası olan geleneklere de sınırlama getirmeye çalışmıştır. Ayrıca eşitlik prensibinin uygulamasında Müslüman ve farklı cemaatlerden olan çiftlerin davalarında zorluk çekildiği açıktır.

CemaatlerDavalarDevlet+5
Mehmet Selim Temel
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Non-western international politics: Insights from Islamic and Chinese thought

What proposal can studies carried out by means of non-Western societies offer to the present regarding international politics? For the purpose of answering this question, the study will make an examination throughout of thinkers, concepts, case studies, and traditions of thought. Developing a proposed solution to the problem will unquestionably have to take place through awareness. In this regard, the study will consider modern political thought through the concepts of authority, legitimacy, nationalism, modernization, globalization, human rights, and global justice and mention the initiative of non-Western international relations theory, which draws attention to critical discourses on Western centrism in international politics and seeks to reveal new perspectives. This initiative also provides an opportunity to question the essence of international politics. This challenge emphasizes the necessity for multivocality and essentially needs to be convincing and to clarify its argument regarding the problematique. Thought traditions that have the potential to provide alternatives with their knowledge and experience have a critical position. The study will survey the possibility of the emergence of original and new perspectives in international politics using the Islamic and Chinese traditions of thought. The thought traditions that will be analyzed in the discourses to be produced for the crises and dilemmas in the present state of world order will have considerable influence, and the consequences of readdressing the core principles of thought traditions in international politics are intriguing. Keywords: non-Western international politics, Islamic and Chinese political thought, modernization, authority, legitimacy, nationalism, globalization, human rights, global justice.

NationalismModernizationPolitics+5
Burak Yuvalı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

An outside look at the Turkish reform: The Medeniyet newspaper

The modernization process and the reform movement started in 1923 with the proclamation of the Republic in Turkey did not only affect the Turks of Turkey but the Turks of Bulgaria. The newspapers published by the Turks of Bulgaria during these years featured the developments in Turkey. The Medeniyet Newspaper is one of these newspapers. The newspaper contains many news, analyses, and criticisms about the Turkish reform and the changes in Turkey. This thesis aimed to understand the rationale of the criticisms directed towards the Turkish reform through discourse analysis of the related articles in the Medeniyet Newspaper. Accordingly, it was understood that the main reason for the newspaper's criticism is the imagination of civilization and the value and role attributed to religion in the formation and preservation of civilization. According to this understanding, during the modernization process, the reorganization of political and social life according to the principle of laicism was criticized. Thus, the principle of laicism was at the core of criticism. It is not possible to see similar criticisms in newspapers of the period in Turkey because the press was kept under control by the laws and regulations. For this reason, the Medeniyet Newspaper is an important source in this regard and its cultural, political, historical, social, and religious writings enable a sociological analysis.

Bulgarian TurksNewspapersLaicism+4
Ayşenur Ögcem
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Said Halim Pasha'nın "İslam'da Teşkilat-ı Siyassiye" adlı eseri bir analiz ve çeviri

Despite being one of the Ottoman Empire's last grand viziers and a prominent Islamist intellectual, Said Halim Pasha has long been an underrated figure. I will provide a critical translation of Said Halim Pasha's essay Islam'da Teşkilat-ı Siyasiyye, based on the French original, while taking note of the existing Ottoman and English translations. I will then move to an analysis of the text, where inspired by the Cambridge School of intellectual history, I will attempt to answer the question "What did Said Halim Pasha intend to do with "Islam'da Teşkilat-ı Siyasiyye" and how can we understand his intention within the context of preceding and contemporary discourses?" Despite usually being understood as a "traditionalist," I will argue that Said Halim Pasha should largely be understood within a late Ottoman attempt to create an Islamic modernity, that is an alternative or negotiated "modernity." Specifically within the context of a growing positivism which posited a contradiction between science and religion, Said Halim Pasha intended to create what he saw as scientific grounds for the Sharia's sovereignty to form the basis for a representative and modern Islamic state.

Jön TurksModernizationSaid Halim Pasha+2
Thomas Dakota Sımpkıns
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürlü toplumlarda giyimin kimlik inşasındaki rolü: Osmanlı-Türk modernleşmesi

Bu çalışmada komüniteryen bir çokkültürlülük üzerine inşa edilmiş Osmanlı millet (dinsel topluluk) sisteminde giyim yasalarının dinsel topluluklar arası farkları görünür ve sürekli kılmaya yönelik uygulanışının modernleşme hareketleriyle birlikte nasıl dönüşüme maruz kaldığı analiz edilmiştir. Diğer bir ifadeyle, dinsel farklılığı görünür kılmayı hedefleyen sistemin çokkültürlülük paradigması bağlamında incelemesi yapılmış ve ardından da yurttaşların eşitliğini öngören Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecini de içeren Osmanlı-Türk modernleşmesinin farklılıkları daha az görünür hale getiren sonuçları ele alınmıştır. Dolayısıyla, Osmanlı millet sistemi ve Türk ulus-devleti arasında doğrudan giyim-kuşam merkezli kimlik, çokkültürlülük ve milliyetçilik eksenindeki karşılaştırmaların azlığı, bu çalışmaya özgünlük değeri katmaktadır. Çok geniş bir coğrafyayı ve çok sayıda topluluğu kapsayan Osmanlı Devleti'nin giyim-kuşam çeşitliliğine odaklanan çalışma, İmparatorluğun başkenti olan İstanbul'la sınırlı tutulmuştur. Bu bağlamda, İmparatorluğun hâkim unsuru konumundaki Müslümanların yanı sıra İstanbul'da yoğun bir nüfusa sahip olan Ortodoks, Ermeni ve Yahudi milletleri incelenmiştir. 18. yüzyılda III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde başlayan modernleşme hareketi ile toplumsal değişim büyük bir ivme kazanmış, modernleşmenin kılık-kıyafet üzerindeki etkisi çarpıcı biçimde kendini göstermiştir. Bu nedenle, çalışmaya konu olan dinsel toplulukların geleneksel kıyafetlerini örnekleyen görsellerin çok büyük bir bölümü, 18. ve 19. yüzyıllardan seçilmiştir. Türkiye'de kılık-kıyafetin tamamen Batılaşması ya da evrenselleşmesiyle de Batı modası ile uyum sağlanmıştır. Bunun da Osmanlı ve Türkiye toplumlarında bireylerin kimlikleri üzerinde çarpıcı etkileri olmuştur. Bu etkilerin karşılaştırmalı analizi sonucunda komüniteryen çokkültürlülüğün modernleşme süreciyle modern ulus-devlete yerini bırakmasıyla, giyimin bireylerin kimliklerinin dışavurumunda ve toplumsal imgelemede daha az etkili hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Erken Cumhuriyet DönemiGiyimGiysiler+7
Mehmet Ada Özdil
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı modernleşmesinde eğitim, sanat ve kadın: İnas Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi örneği

Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat Fermanı (1839) ile başlayan ve II. Meşrutiyet Dönemi (1908-1918) boyunca devam eden Batılılaşma girişimlerinin Osmanlı İmparatorluğu'nu kadının özgürleşmesi bağlamında 'modernleşme' hedefine ulaştırıp ulaştırmadığını sorgulamaktadır. Çalışma, 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyıl başında uygulanan eğitim reformlarının detaylı bir dökümünü sunarken Osmanlı sanat zevki ve üretiminin de Batı etkisi altında geçirdiği evrimin eleştirel bir çözümlemesini yapmaktadır. Kadın, eğitim ve güzel sanatların kesişim noktasında bulunan İnas Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi'nin örnek kurum olarak karşılaştırmalı ve ontolojik tahlilini yapılmaktadır. Çalışmanın amacı okula güncel literatürde bahşedilen yüksek nitelikleri yapısöküme uğratarak tartışmayı Osmanlı kadın tarihinin post-sömürgeci/postmodern bir okumasına doğru ilerletmektir. Bu amaçla yazar, Rozsika Parker ve Griselda Pollock'ın 1980'lerde önerdiği feminist yöntemlerden esinlenerek geliştirdiği epistemolojik sorgulamalara başvumaktadır. Araştırma sırasında ulaşılan arşiv belgeleri ve verinin analiz edilmesiyle ulaşılan sonuçların ışığında, çalışma Türk modernleşmesi bağlamında hiyerarşik sınıf ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini tartışmaya açmayı da amaçlamaktadır.

BatılılaşmaCinsel kimlikEğitim+6
Uğurgül Tunç
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan günümüze giyimde markalaşma sürecinin sosyopolitik ve sosyoekonomik yönden incelenmesi

Giyinmek, doğaya karşı insanın zorunlu bir ihtiyacı olmuştur. Doğada eşsiz olan insan aklının doğaya sunduğu sanat anlayışı çok eski çağlardan beri giysilere de yansımıştır. Tarihten günümüze giyinmenin serüveni zorunlu bir ihtiyaçtan, sanat eserlerine, oradan tasarım kavramının ortaya çıkışına ve felsefenin armağanı olan estetiğin de katkısıyla modaya kadar ulaşan bir süreç olmuştur. Başlangıçta bir zanaat olan giysi üretimi, tarihsel süreç içinde teknolojinin gelişimiyle endüstrileşmiş ve tarihte kırılma noktaları yaratan devrimler boyunca dönüşmüş ve nihayet nanoteknolojinin kullanıldığı akıllı tekstillerin üretimine kadar varan bir gelişme göstermiştir. Bu süreç, sanatın ve teknolojinin olduğu kadar ekonominin de etkisindedir. Tekstil ekonomisi hammadde ticareti ile tarihi yolculuğuna başlamış, endüstri devrimiyle makinenin hâkimiyetine girerek rekabete evrilmiş, postmodern çağda ise kalitenin ve markalaşmanın zirvesine ulaşmıştır. Bu kadar geniş bir ilişkiler ağına sahip tekstil konusuna tarihsel bağlamda sosyopolitik etmenlerin Türk tekstiline etkilerini ve Türk tekstilinin markalaşma alanında dünya genelindeki konumu incelenmektedir. Moda olgusu her zaman insanların ilgisini çekmiştir günümüzde gelinen durumu ise giyim ve modanın sosyopolitik unsurlarla birlikte açıklanması ve incelenmesidir. Moda endüstrisi, insan toplumunun tüm yönlerini kapsar ve yaşadığımız zamanı en iyi şekilde göstermektedir. Gelişen teknolojinin ve küreselleşen ekonominin de etkisiyle moda ve tasarım endüstrisi ile tekstil ve hazır giyim endüstrileri arasındaki ayrım giderek kaybolmaktadır. Yeni rekabet alanı artık markalaşma ve değişen pazar talepleri ile modaya uyum sağlamak olmuştur. Günümüz tekstil ve moda sektörlerine küresel çapta etki gösteren çok uluslu şirketlerin başarılarının anahtarı stratejik yönetim ile değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetleri ve markalaşma yönetimi ile moda ve tekstil endüstrilerine etki edebilme güçleridir. Yerli moda endüstrimizin uluslararası rekabetin giderek kızıştığı küresel ekonomik koşullarda, tekstil ve moda pazarında daha da güçlü bir konuma gelmesi için öncelikle mevcut durumunu analiz etmeli, güçlü ve zayıf yanlarını optimum şekilde yöneten bir strateji ile hedeflediği marka değerine ulaşmalıdır. Türkiye, tarihinden gelen köklü bir tekstil ve üretim tecrübesine sahiptir. Bu araştırma kapsamında; Türk tekstilinin hangi güçlükler ile karşılaştığı, fırsatları nasıl değerlendirdiği, ekonomide kritik kararların bugünkü yönelimlerde nasıl etki ettiği ve sosyopolitik olaylardan ne ölçüde etkilendiğini tarihsel süreçte irdelenirken; teknoloji, tasarım, moda ve markalaşma fenomenlerinin Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki rolü incelenmiştir.

ModernleşmeSosyopolitikTekstil
Cemre Çetinkaya Çakan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı modernleşmesi ve yerel yönetimler: Van örneği (1847-1915)

Osmanlı ve Safevi devletleri arasında cereyan eden savaşlar sonucunda 1548 yılından sonra kesin olarak Osmanlı egemenliğine giren Van şehri, Birinci Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı medeniyeti içerisinde farklı etnik ve dini yapıların bir arada yaşama iradesi gösterdiği en iyi örneklerden birini teşkil etmektedir. Van kenti, Osmanlı Devleti'nin modernleşme sürecindeki en büyük tarihsel kavşaklarından biri olan Tanzimat yapılanmasına büyük bir direnç göstermiş, 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, sekiz yıllık bir gecikmeyle 1847 yılında Van'ı kapsamına alabilmiştir. Bu tarihten sonra Osmanlı modernleşmesinin temel ayaklarından olan genel idari dönüşüm süreci içerisinde, yeni mülki idare düzenlemesi ve mahalli idare teşkilatlarının kurulmasıyla kendi modernleşme evresinin tarihsel sürecine girmiştir. Bu dönemde Van kenti, iktisadi, politik ve sosyolojik anlamda büyük değişimler yaşamıştır. Bu tez çalışmamızın ana amacı, Osmanlı modernleşme sürecinde, mahalli idarelerin kurulum ve gelişimini merkeze alarak, modernleşmenin doğruduğu sosyolojik ve politik değişimleri aydınlatmaktır. Bu kapsamda Van'ın iktisadi ve kentsel gelişim performansı da çalışmamızın temel ayaklarından birini oluşturmuştur. Tarihsel sosyoloji perspektifiyle ele aldığımız bu çalışmamızda belgesel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Van örneğinde elde ettiğimiz bulgular, Osmanlı modernleşmesinin doğu vilayetlerindeki genel yansımalarını önemli ölçüde aydınlatmıştır.

BelediyelerModernleşmeOsmanlı Devleti+2
Sinan Hakan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye modernleşmesi ve İslamcılık düşüncesi; Ehli Sünnet dergisi örneği

Bu çalışmada Türkiye'nin modernleşme süreci, dönem içinde ortaya çıkan fikir akımlarından olan İslamcılık akımı bağlamında ele alınacak, ayrıca İslamcı düşünürlerin Türkiye modernleşmesini nasıl okudukları ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Dönemin en önemli düşünce paylaşım platformu olan dergileri, İslamcı düşünürler de etkin bir şekilde kullanmış ve görüşlerini bu şekilde ifade etmişlerdir. Bu sebeple çalışmanın bir süreli yayın üzerinden yapılması uygun görülmüştür. Çalışma için de, tek parti döneminin sonu ile çok partili dönemin ilk yıllarını kapsayan aralıkta çıkan ve İslamcı bir dergi olan Ehli Sünnet Dergisi tercih edilmiştir. Ehli Sünnet Dergisi 1947-53 yıllarında İslamcı, Kürt bir düşünür olan Abdurrahim Zapsu tarafından İstanbul'daki memuriyetini yürütürken özellikle çocuklara ve gençlere dinî bilgiler verilmesi yanında din aleyhtarlarına karşı yayın yapmak üzere toplamda 140 sayı olarak neşredilmiştir. Çalışma Türkiye modernleşmesini, Ehli Sünnet Dergisinde ortaya koyulan İslamcılık düşüncesi üzerinden anlamaya yönelik bir çaba olup; sonuç kısmında ise derginin yayın hayatı boyunca Türkiye modernleşmesine tepkileri ve varsa katkıları tartışılacaktır. Anahtar Kelimeler : İslamcılık, Modernleşme, İslamcı Dergi, Ehli Sünnet Dergisi, Abdurrahim Zapsu

DergilerEhl-i Sünnet dergisiEhl-i sünnet+3
Hatice Küçükkaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects