Preschool children

307 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuğunu okul öncesi eğitim kurumuna gönderen (6 yaş) annelerin okul öncesi eğitime ilişkin görüşlerinin bazı demografik özelliklere göre incelenmesi: Malatya ili örneği

Bu araştırmanın amacı, çocuğunu okul öncesi eğitim kurumuna gönderen annelerin okul öncesi eğitim hakkındaki görüşlerini bazı değişkenlere göre incelemek; bu görüşlerin annelerin öğrenim durumlarına ve yaşlarına göre farklılaşmasını belirlemektir. Araştırmanın örneklemini; çocuklarını bağımsız anaokullarına ve ilköğretim okulları bünyesinde bulunan anasınıflarına gönderen, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen anneler oluşturmaktadır.Annelerin okul öncesi eğitimi hakkındaki görüşlerine ait veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Annelerin Okul Öncesi Eğitim Hakkındaki Görüşleri? adlı ölçme aracı ile toplanmıştır. Anket uygulanırken ilk olarak okul müdürleriyle görüşülmüş, ardından öğretmenlere ölçme araçları dağıtılarak velilere ulaştırmaları sağlanmıştır.Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 15.0 paketi kullanılmış, yüzde ve frekans dağılımlarının yanı sıra, khi kare analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; annelerin çalışmıyor olsalar da çocuklarını okul öncesi eğitim kurumuna gönderecekleri, çocuğun ilkokula başlamadan önce okul öncesi eğitim kurumuna gitmeleri gerektiğini düşündükleri, okul öncesi eğitimin çocuğun gelişim alanlarını olumlu yönde katkı sağladığını belirtikleri tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Okul öncesi eğitim, anne görüşleri, çocuğun gelişim alanları

AnnelerDemografik özelliklerOkul öncesi eğitim+1
Şahin Göğebakan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının uygulanabilirliği ve veli görüşleri (Çorum örneği)

Bu araştırma okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori eğitim yaklaşımının uygulanabilirliği probleminden hareketle okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının kuramsal çerçevesini ve Montessori materyallerinin okul öncesi din ve değerler eğitimine uyarlanmasını ele almıştır. Çalışmamız Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında gerçekleştirilen uygulama etkinliklerinin sonucunda çocukların kazanımlarına ilişkin veli gözlemlerine dayalı, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile elde edilen verilerle Montessori yaklaşımı ile üretilen din ve değerler alanına ait materyallerin 4-6 Yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde ne derece etkin olduğu ve Montessori modelinin 4-6 yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde uygulanabilirliğinin tespitini amaçlamıştır. Araştırmamızın çalışma grubu Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında eğitim gören öğrencilerin velilerinden oluşmaktadır. İlgili kursta 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde eğitim gören 90 öğrenciden oluşan Montessori sınıfında eğitim almış 35 öğrencinin velisi ile mülakat yöntemi kullanarak araştırma yapılmıştır. Her bir katılımcıya K1 (Kadın Katılımcı Bir), K2 (Kadın Katılımcı İki)… (E1 (Erkek Katılımcı Bir) E2 (Erkek Katılımcı İki)… şeklinde kodlar verilmiştir. Bu kodlarla amaçlanan katılımcı görüşlerinin araştırma metnine aktarılması sağlanmasıdır. Katılımcılarla görüşmeler sözlü iletişim şeklinde yapılmıştır. Bu teknik ile hedeflenen amaç için sistematik bilgi toplanılmış aynı zamanda görüşmeci tarafından ihtiyaç duyulduğu anda ek sorularla istenilen bilgilerin eksiksiz toplanması sağlanmıştır.

DeğerlerDeğerler eğitimiDin+7
Seda Seçkiner
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Anne baba ilgisinin okul öncesi dönem çocuklarının öz düzenleme becerisi üzerindeki etkisi

Bu çalışma, anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerisi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırmaya katılan çocukların anne babalarına anne baba ilgisini geliştirmeye yönelik eğitim programı örneği hazırlanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Bura İli Nilüfer İlçesinde MEB'e bağlı bağımsız bir anaokuluna devam eden 40 çocuk ve onların anne (40) babaları (40) olmak üzere toplam 120 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; "Çocuğa Yönelik Anne Baba İlgisi Ölçeği" ve "Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ)" kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara yönelik bilgi edinmek için "Genel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışmada ön test, son test ve kalıcılık testi kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde deney ve kontrol grubu karşılaştırmaları için "İlişkili Ölçümler İçin Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan çocukların Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği'nden elde ettikleri puanların cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğine "Mann-Whitney U Testi", anne babanın yaşı, öğrenim durumu, evdeki birey sayısı, kaçıncı çocuk, aile gelir düzeyi değişkenleri ile arasındaki ilişkiyi incelemek için "Kruskall-Wallis H Testi" kullanılmıştır. Anne baba ilgisi de aynı değişkenler açısından incelenmiş ve aynı analizler uygulanmıştır. Bulgular ışığında; anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerisi üzerinde etkisi olduğu, olumlu anlamda gözlenen bu etkinin ise anne baba ilgisindeki artıştan kaynaklı olduğu görülmüştür. Öz düzenleme becerileri ve anne baba ilgisindeki artışın etkisinin uzun süreli olup olmadığını incelemek için son testten bir ay sonra kalıcılık testi uygulanmış ve analizinde anlamlı bir farklılık görülmüştür. Sonuç olarak; anne baba ilgi puanları ve öz düzenleme becerisi puanları arasındaki Korelasyon Testi Analizleri de dikkate alındığında; anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerilerine olumlu etkisinin olduğunu göstermekle birlikte anne baba ilgisine geliştirmeye yönelik verilmeye çalışılan eğitiminde anne baba ilgisini geliştirmede etkili olduğuna dikkat çektiği söylenebilir.

Ana-babaAna-baba tutumuAna-çocuk etkileşimi+4
Saliha Eren
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarında dijital hikaye anlatımının dinleme becerilerine etkisi

Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Dijital Hikâye Anlatımının Dinleme Becerisine Etkisi Bu araştırmanın amacı dijital hikâye anlatım yönteminin okul öncesi dönem çocuklarının dinleme becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel yöntemlerden 'Yalnız Son Testli Kontrol Gruplu Seçkisiz Desen' kullanılmıştır. Araştırmada Kütahya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulunda 60-72 ay grubundaki 3 anasınıfında bulunan ve normal gelişim gösteren 35 kız 40 erkek olmak üzere 75 çocuk ile çalışılmıştır. Araştırmaya katılan çocuklar gelişim dosyalarından ve öğretmenlerinden alınan bilgiler ile gelişim düzeyleri bakımından eşitlenip, hikâyelerin farklı anlatım yöntemleri ile sunulduğu 3 farklı deneysel gruba seçkisiz atanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde 11 farklı hikâyeden yararlanılmış ve hikâyeler 3 farklı anlatım yöntemi ile gruplara anlatılmıştır. Hikâyelerden sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu ile araştırmanın verileri toplanmıştır. Veriler değerlendirme formu ile puanlanarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda farklı dijital hikâye anlatımları yapılan deney grubu 1 ve deney grubu 2'de bulunan okul öncesi dönem çocuklarının seçici, ayrıştırıcı, empatik, yaratıcı, eleştirel ve etkin dinleme becerilerinden aldıkları puanlar, öykü kitabı ile anlatım yapılan kontrol grubundaki okul öncesi dönem çocuklarının aynı dinleme becerilerinden aldıkları puanlar ile karşılaştırılmıştır. Verileri normal dağılım göstermediğinden, Kruskal Walllis H testi ile yapılan karşılaştırmada gruplar arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Farkın hangi gruplar arasında ve hangi grubunu lehine olduğunu görmek için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ele alınan dinleme türlerinde deney grubu 1 ve deney grubu 2 lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Deney grubu 1 ve deney grubu 2 arasında ise dinleme becerilerinden aldıkları puanlar karşılaştırıldığında, müzik ve ses hariç dijital hikâye anlatımı yapılan deney grubu 1 lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak dijital hikâye anlatımı 60-72 ay grubundaki okul öncesi dönem çocuklarının ayrıştırıcı, seçici, empatik, yaratıcı, eleştirel ve etkin dinleme becerilerini üzerinde anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmen desteğiyle uygulanan dijital hikayelerin ele alınan dinleme türlerinde dijital hikaye anlatımına göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Dijital hikâye, dinleme beceriler, okul öncesi eğitim

AnlatımDijital öykülemeDinleme+6
Hatice Berna Türe Köse
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

DİB 4-6 yaş Kur'an kursu öğretim programının uygulanmasında eğitici görüşlerinin dini gelişim kuramları bağlamında değerlendirilmesi (Gaziantep örneği)

Erken çocukluk dönemi din eğitim ve öğretimi ülkemizde birçok açıdan araştırılan ve geliştirilmeye çalışılan güncel bir konudur. Bir çocuğun bilişsel, duyuşsal, sosyal ve motor gelişiminin yanında, dini gelişim süreci de ele alınması gereken önemli konulardan biridir. Bireyin içinde bulunduğu toplumun kültürü ve öğretileriyle şekil alan, tüm yaşamı boyunca bir kimlik olarak taşıyacağı inanç sistemi gelişimi, çalışmamızın konusu olan 4- 6 yaş dini gelişim sürecini de kapsayan kritik bir dönemde oluşmaktadır. Her çocuk bu kritik dönemde kendi iç dünyasını keşfetmekte, duygularını, inançlarını şekillendirmekte ve bir benlik algısı oluşturmaktadır. Olumlu benlik algısına sahip ve ruhsal bütünlüğünü tamamlamış sağlıklı bireyler yetiştirmek en temelde ailenin sorumluluğundadır. Okul öncesi dönemde bulunan bir çocuk, ailesi ve sosyal çevresinden alacağı ilk izlenimlerini bilincine yerleştirecek, daha sonra bu yaşantılarını tutum ve davranışa dönüştürecektir. Bu açıdan çocuğun diğer gelişim süreçleri kadar, dini gelişim sürecinin de yakından takip edilmesi ve doğru yöntemler eşliğinde çocuğa rehberlik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak ebeveynlerin ve eğitimcilerin fayda göreceği, inanç gelişimine destek olacak ve mevcut ihtiyacı karşılayacak bilimsel çalışmalar yapılması elzem görülmüştür. Din eğitiminin ve öğretiminin toplumda uygulanan eğitim politikalarına göre şekil aldığı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konuda birçok çalışmayı hassasiyetle yürüttüğünü ve yapılan çalışmaları takip ettiğini görmekteyiz. Bu alanda yapılan akademik çalışmaların din eğitimi araştırmalarına ve eğitim politikalarına bilimsel açıdan katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Biz tez çalışmamızda Gaziantep'te görev yapan 4-6 yaş din eğitimi veren personelin, öğretim sırasında kullandıkları yöntem ve teknikler, bu süreçte çocukların hedeflenen kazanımlara nasıl ve ne kadar ulaştıkları, deneyimlenen avantaj ve dezavantajlı durumlar, ortaya çıkan sonuçlar, eğiticilerin öğretim sırasında karşılaştıkları sorunlar literatür tarama ve mülakat tekniği kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız 4-6 yaş çocuklara verilecek din eğitimi ve öğretiminde, çocukların gelişim özellikleri, dini gelişim teorileri, dini gelişim aşamaları ve uygun öğretim yöntemlerinin bir bütün olarak verilmesinin önemini Gaziantep örneğiyle ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

Din eğitimiDin öğretimiDini gelişim+7
Esra Kılıç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi (3-6 yaş arası) çocuklar için hazırlanan öğretici nitelikli üç boyutlu bilgisayar oyunlarında sinematografik öğelerin ve grafik tasarım unsurlarının kullanımı

Bu çalışmada, tez yazım sürecinde elde edilen veriler ışığında, okul öncesi dönem çocuklarının bilişsel becerilerine katkı sağlayan ve sinematografik oyun anlatılarını içeren eğitsel oyun tasarımlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın kavramsal çerçevesinin oluşturulmasında literatür taraması yapılmış ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Mobil oyun açılış grafiklerinden başlayarak sinematik ve grafik tasarım öğeleri için metin analizi yapılmıştır. Kavramsal çerçeve bölümünde, çocuk gelişimi konusunda uzmanların geliştirdiği yöntemlerden bahsedilmiş, sinematografi ve grafik tasarım alanına ait kavramlar, ilgili tanımlar ile bir sayısal oyun açılış tasarımı, oyun arayüzü tasarımı yapılmıştır. Okul öncesi dönem çocukları için eğitim yöntemlerinden biri olan oyunlarla öğretim, sayısal dünyanın bize sunduğu fırsatlardan biridir. Sayısal çağın içine doğan nesil, sanal dünyayı hem gerçek dünyayı deneyimleyerek hem de dönemin teknolojik araçlarını kullanarak tanımaktadır. Bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi cihazlarda çeşitli oyunlarla eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda öğrenme mümkün olmaktadır. Harcanan zamanı en iyi şekilde değerlendirme fikrine sahip olan mobil uygulamalar, eğitim, öğretim yöntemleri dönüştürülerek uygulama geliştiriciler tarafından sayısal ortama göre hazırlanmaktadır. Bu kapsamda üç boyutlu animasyon serilerine sahip üç mobil oyun bulgular ve yorumlar kısmında analiz edilmek üzere seçilmiştir. "Thomas ve Arkadaşlarının Maceraları!", "Bebek Panda'nın Okul Otobüsü - Araba Sürelim!" ve "Maşa ve Ayı: İyi Geceler!" Adı geçen oyunların ücretsiz bölümleri kapsam dâhilinde incelenmiştir. Eğitim kategorisinde yer alan okul öncesi çocuklar için tasarlanmış mobil oyunlarda sinematografi ve grafik tasarım öğelerinin kullanıldığı görülmektedir. Oyun senaryosuna hizmet eden interaktivite kullanımının sinematik anlatılar tarafından yönlendirildiği, sinematografik öğeler ve grafik tasarım öğelerinin bir arada kullanıldığı ve bu öğelerin okul öncesi çocuklar için hazırlanan mobil oyunların oynanabilirliğinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar oyunlarıEğitici oyunlarGrafik tasarımı+6
Özlem Aksöz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarını değerlendirmeye yönelik oyun temelli gözlem protokolünün geliştirilmesi

Bu çalışmada çocukların oyun sırasında sergiledikleri davranışları gözlemlemek ve çocukların gelişimini takip etmek için kullanılabilecek bir gözlem protokülünün geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 595 okul öncesi çocuğu ile yürütülmüştür. Verilerin analizinde SPSS 23, JASP ve MPlus programlarından yararlanılmıştır. Araştırma MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) kazanım ve göstergelerinin teorik yapısına uygun biçimde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk kısmında, madde havuzu oluşturularak, bu maddelere yönelik uzmanlardan görüş alınıp maddeler görüşler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Uzman görüşlerinden sonra aday gözlem protokolü formu hazırlanmıştır ve "Oyun Temelli Gözlem Protokolü" (OTGP) olarak adlandırılmıştır. Gözlem protokolünün yapı geçerliği için AFA, DFA, ayırt edici ve yakınsak geçerlik incelemeleri yapılmıştır. Çalışmanın güvenirliğine kanıt sunması amacıyla AFA sonrası değerlendiriciler arası güvenirliğe kanıt niteliğinde sınıf içi korelasyon güvenirliği, hem AFA hem DFA sonrası iç tutarlık güvenirliği için Cronbach α ve McDonald ω katsayıları incelenmiştir. DFA sonrası %27'lik alt-üst grup güvenirliğine ilişkin incelemeler yapılmıştır. Faktör çıkarma yöntemlerinden temel bileşenler analizi ve varimax döndürmeyle gerçekleştirilen AFA sonucunda, dört faktörlü 25 maddeden oluşan yapının %56,1 oranında açıklandığı görülmüştür. MLM yöntemiyle gerçekleştirilen DFA analiziyle elde edilen uyum indeksleri; RMSEA = ,06; SRMR= ,06; CFI= ,91 ve TLI = ,90 olarak görülmüştür. Uyum indeksleri modelin kabul edilebilir uyum iyiliğine sahip olduğunu göstermektedir. DFA sonrasında yakınsak ve ayırt edici geçerlik değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. DFA sonrasında %27'lik alt-üst grup güvenirliği incelenmiş maddelerin çoğunluğu ve toplam gözlem protokolü puanına yönelik t değerleri anlamlı olarak bulunmuştur (p<,05).

Güvenilirlik ve geçerlilikOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+3
Merve Ersal Üncü
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde akran zorbalığını gölge oyunu temelli önleme programı

Bu araştırmanın amacı, yaratıcı bir yöntem olan gölge oyununu kullanarak okul öncesi döneminde görülen akran zorbalığını önlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin akran zorbalığına ilişkin bilgilerini ve becerilerini zenginleştirmek, öğretmenlerin ve öğrencilerin zorbalıkla ilgili davranışlarında ve tutumlarında olumlu değişimler yaratmak, akran zorbalığıyla baş etme yöntemlerini içselleştimek hedeflenmiştir. Üç haftalık uygulama süreci boyunca fiziksel, ilişkisel ve sözlü zorbalık türlerine ilişkin hikayelere dayalı altı adet birbirinden farklı gölge oyunu oynatılmış, dramatizasyon ile öğrencilerin canlandırma yapması istenmiştir. Oturumlar arasındaki zamanlarda öğrencilerin gölge oyunu oynamaları teşvik edilerek kalıcılığın arttırılması beklenmiştir. Dört haftalık izleme süreci boyunca öğretmen teşviki ile öğrencilerin gölge oyunu oynaması sağlanarak kalıcılığın devam etmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın deseni, karma araştırma türlerinden eşzamanlı (paralel yakınsayan) desendir. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup örneklem üç okul öncesi öğretmeni ve 45 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplamak için Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu, nitel veri toplamak için Uygulama Öncesi Öğretmen Görüşme Formu, Uygulama Sonrası Öğretmen Görüşme Formu, İzleme Amaçlı Öğretmen Görüşme Formu ve Öğrenci Gözlem Formu kullanılmıştır. Nicel veri analizinde, betimsel analiz yöntemi ile grafik gösterimi kullanılmıştır. Nitel veri analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre uygulanan program sayesinde akran zorbalığınının toplam puanlarında iyileşme görülmüştür. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre öğretmen ve öğrencilerde akran zorbalığına ilişkin bilgi ve farkındalık artmış, akran zorbalığıyla baş etme yöntemlerine ilişkin kalıcı öğrenme sağlanmıştır. Mağdur, zorba ve izleyici rollerinde azalma görülmüştür. Araştırmanın sonucunda akran zorbalığını önlemek amacıyla sosyal duygusal becerilerde olumlu gelişmeler gözlemlenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular, alan yazındaki araştırmalar ışığında tartışılmıştır.

Akran zorbalığıBaş etme stratejileriGölge oyunu+3
Didem Demir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda diş çürüğüne bağlı ağrı ve enflamasyonla büyüme parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Okul öncesi çocuklarda tedavi edilmeyen diş çürüğü çok yaygındır. Diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrının direkt ve indirekt yollar ile büyümeyi etkilediği bildirilmiştir. Direkt etki teorisi, tedavi edilmeyen diş çürüklerinin yemek yeme bozukluklarına neden olarak beslenme ve büyümeyi etkilediğini açıklamaktadır. İndirekt teoride ise kronik diş enfeksiyonlarının endokrin cevaplara neden olduğu, ağrı ve enfeksiyon nedeniyle uykunun kesintiye uğraması sonucu büyüme hormonu salgısının bozulmasına neden olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrısı olan okul öncesi çocuklarda büyümenin, uykuya ilişkin zorlukların ve ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesinin tedavi öncesi ve sonrasında diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrısı olmayan yaşıtlarıyla kıyaslamaktır. Çalışmamıza sistemik hastalığı olmayan, veli onayı ile çalışmaya katılmayı kabul eden 22 erkek, 23 kız toplam 45 okul öncesi çağı (3-6 yaş arası) çocuk dahil edilmiştir. Çalışmamızda ICDAS II ve dmft indeksi kullanılarak pulpanın dahil olduğu diş çürüğü bulunan bir çalışma grubu ve pulpanın dahil olduğu diş çürüğü bulunmayan bir kontrol grubu oluşturuldu. Çalışma grubunda diş tedavilerinden önce ve tedaviden 6 ay sonra serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri ve antropometrik ölçümleri (boy SDS, ağırlık SDS, VKİ SDS) elde edildi. Kontrol grubunda ise antropometrik ölçümler ilk muayenede ve ilk muayeneyi takiben 6. ayda ölçülürken, serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri sadece ilk muayenede tayin edildi. Uykuya ilişkin zorluklar, Çocuk Uyku Alışkanlıkları Anketi (ÇUAA), ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesi, Erken Çocukluk Çağı Ağız Sağlığı Etki Ölçeği (ECOHIS) kullanılarak, çalışma grubunda tedaviden önce, tedaviden 7 gün sonra, tedaviden 6 ay sonra; kontrol grubunda ilk muayenede ve ilk muayeneyi takiben 6 ay sonra kaydedildi. Çalışmada elde edilen bulgular, Student t testi, Mann-Whitney U, Pearson korelasyon ve Spearman's rho korelasyon testleri kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi. Anlamlılık p<0,05 seviyesinde değerlendirildi. Tedavi öncesinde çalışma ve kontrol grubu arasında antropometrik ölçümlerde anlamlı bir farklılık saptanmazken (p>0,05); çalışma grubunun tedaviden 6 ay sonra antropometrik ölçümleri, başlangıca göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05). Tedaviden önce serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri çalışma grubunda kontrol grubundan anlamlı derece yüksek bulunurken, tedaviden 6 ay sonra çalışma grubunun serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri başlangıca göre anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,05). ÇUAA ve ECOHIS skorları tedavi öncesinde çalışma grubunda, kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek saptanırken; çalışma grubunun ÇUAA ve ECOHIS toplam skorları tedaviden 7 gün ve 6 ay sonra başlangıca göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0,05). ÇUAA skorlarıyla antropometrik ölçümler, serum IGF-1, serum IGFBP-3 seviyeleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızın sonucunda yapılan diş tedavileri ile diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrının ortadan kaldırılması, çocukların büyüme parametrelerinde (antropometrik ölçümler, serum IGF-1 ve IGFBP-3), uykuya ilişkin zorluklar ve yaşam kalitesinde iyileşme ile sonuçlanmıştır; ancak diş çürüklerinden kaynaklanan uyku zorluklarının, büyümeyi etkilediğini bildiren indirekt etki teorisini doğrulayacak ilişki saptanmamıştır. Direkt etki teorisinin, diş çürüklerine bağlı ağrı ve enflamasyon görülen çocukların büyümesinde daha etkili olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, diş çürüğü, pulpa enflamasyonu, diş ağrısı, büyüme, IGF-1, IGFBP-3, antropometri, uyku sorunları, ECOHIS

AntropometriAğrıBüyüme+7
Başak Günay
Bezmialem Vakıf University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda yaratıcı drama etkinliklerinin problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarında yaratıcı drama etkinliklerinin problem çözme becerilerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, ön-test ve son-test deney-kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde iki farklı anaokuluna devam eden 40'ı deney grubu ve 40'ı kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından beş adet yaratıcı drama etkinliği tasarlanmıştır. Deney ve kontrol grubuna öntest ve son-test olarak Wally Sosyal Problem Çözme Testi (WSPÇT) uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin bir hafta süreyle geliştirilen yaratıcı drama etkinliklerine katılmalarından sonra her iki gruba da tekrar Wally Sosyal Problem Çözme Testi (WSPÇT) uygulanmıştır. Araştırmada yaratıcı drama etkinliğinin öğrencinin problem çözme becerisini yükselttiği sonucuna varılmıştır.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarProblem çözme becerisi+1
Pınar Felek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde tematik öğretim yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı bağlamında iklim değişikliği eğitimi eylem araştırması

Günümüzde çocuklar zehirlenme, tahribat, sızıntı, kuraklık, kirlilik, orman yangınları ve mevsimsel olmayan aşırı hava olayları gibi çevresel koşullarla karşı karşıyadır. Bu tür durumlara ilişkin çocukların bilgilendirilmesi, çevresel kararlara dâhil edilmesi ya da fikirlerinin alınması önemlidir. Toplumda iklim değişikliğine dair derin bir anlayışın gelişmesi ancak bireylerde eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına okul öncesi yaşlardan başlanması ile mümkündür. Bu bağlamda çalışmanın amacı okul öncesi eğitim alan çocuklarda iklim okuryazarlığının ve iklim değişikliği farkındalığının geliştirilmesidir. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Artvin il merkezinde yer alan bağımsız bir anaokulunda 28 Şubat 2022 ve 12 Mayıs 2022 tarihleri arasında on hafta süreyle yürütülmüştür. Yöntem olarak nitel araştırma modellerinden eylem araştırması benimsenmiştir. Çalışma grubu 12 kız ve 10 erkek çocuktan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında tematik öğretim yaklaşımına göre on haftalık bir eylem araştırması tasarlanmış ve bu çerçevede planlanan etkinliklere yer verilmiştir. Uygulama sonrasında çocuklarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veriler betimsel analizle çözümlenmiş, bulgular kategorize edilerek sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul öncesi eğitim alan çocukların iklim değişikliğine dair neden sonuç ilişkisi kurdukları, iklim değişikliği karşısında ne tür önlemler almaları gerektiğini öğrendikleri bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda okul öncesi eğitim programının çocuklarda iklim okuryazarlığı ve iklim değişikliği farkındalığı kazandırmaya yönelik öğrenme hedefleri yönünden güncellenmesi önerilebilir. Araştırmacılar erken yaşta verilen iklim değişikliği programlarının uzun süreli etkilerine odaklanan çalışmalar yürütebilirler. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, iklim okuryazarlığı, okul öncesi eğitim, tematik öğretim yaklaşımı.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+6
Hülya Sabancı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating risk factors for intestinal parasitic infections in preschoolers in polluted water area, Iraq

Epidemiology is used to diagnose a certain population for parasitic or infectious diseases. If parasites are identified, they must be treated, and the rest of the population must be protected. Even though it is interspecies, it is incompatible since one species benefits while the other loses. Parasites that injure hosts benefit from parasitosis. This is also meant to highlight how important it is to discuss parasitology and the illnesses caused by parasites, since not only animals but also human beings, particularly children, are affected by the soil, water, and other variables that influence these species' lives. This comparison offers advantages for the population, where the study was conducted, in the future as it promotes the creation of new interventions with the local community to limit the infectious impacts of these parasites and maintain the municipality's sanitary problems up to date. Even interventions in the rural areas are struggling with basic sanitation, organic and inorganic waste disposal, sewage networks, etc..

IntestinesInfectionsIraq+2
Sulaf Shakır Mahmood Mahmood
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

0-36 aylık çocuğu olan ebeveynlerin okuma inançlarının incelenmesi

Çocuklar bazı tutum ve davranışları kendiliğinden öğrenirken, bazılarını ebeveynlerinin rehberliğiyle içselleştirip öğrenmeye başlarlar. Okuma inancı ebeveynlerin rehberliğinde gerçekleşen kalıcı izli davranış yaşantılarıdır. Ebeveynler çocuklara çeşitli okuma deneyimleri sunarak çocuklarda olumlu okuma inançları oluşmasında rol model olmaktadırlar. Ebeveynlerin okuma inançları çocukların okuryazarlık ve dil becerisi gelişimlerini desteklemektedir. Bu araştırma 0-36 aylık çocuğu olan ebeveynlerin okuma inançlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada genel tarama modellerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini, 2021-2022 yılları arasında İç Anadolu Bölgesinde bir il merkezinde yaşayan ve 0-36 aylık çocuğu olan kolay örnekleme yöntemi ile belirlenen 204 ebeveyn (155-anne, 49-baba) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı; DeBaryshe ve Binder (1994) tarafından geliştirilen, orijinal ismi Parent Reading Belief Inventory olan "Ebeveyn Okuma İnanç Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Ebeveyn-Çocuk Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma gibi betimsel istatistikler ile Kruskal Wallis H ve Mann-Whitney U değerler kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ebeveynlerin genel olarak okuma inanç puanlarının yüksek olduğu, olumlu okuma inancına sahip olduğu görülmüştür. Ölçeğin genelinde çocuğun yaşının, cinsiyetinin, doğum sırasının ve ebeveynin çocuk sayısı ile ebeveynlerin yaşının anlamlı farklılık göstermediği ancak ebeveynlerin eğitim düzeyleri ve ortalama gelir durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ebeveynlerin eğitim düzeylerine ilişkin okuma inançlarında olumlu yönde ilişki saptanmış olup, bu konuyla ilgili özellikle dezavantajlı konumda olan ailelere yönelik eğitimlerin verilmesi önerilmektedir.

Ana-babaKitap okumaOkul öncesi dönem+3
Fatma Elmalı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi

Araştırmada 3-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Çankırı'da ikamet eden 237 çocuk ve 328 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Aile-Çocuk Bilgi Formu", "Oyuna Katılım Ölçeği" ve "Denver II Gelişim Tarama Testi" ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda annelerin çocuklarının oyunlarına katılımı ile çocuğun doğum sırası, annenin yaşı, annenin eğitim durumu, annenin çocuğuyla günlük oyun oynama süresi, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında, babaların çocuklarının oyunlarına katılımı ile sahip olunan çocuk sayısı, çocuğun doğum sırası, babanın yaşı ve babanın çocuğuyla günlük oyun oynama süresi arasında, çocukların gelişim düzeyleri ile anne-babanın yaşı, anne-babanın eğitim durumu, annenin çalışma durumu, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişimleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu, ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımlarının çocukların gelişim düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-babaAnne katılımıBaba katılımı+6
Gülsün Deveci Kahraman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime devam eden 60-72 aylık çocukların ve öğretmenlerinin sağlık algılarının incelenmesi: Çaldıran örneği

Araştırmada 60-72 aylık okul öncesi eğitime devam eden çocukların ve öğretmenlerinin sağlık algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Van İli Çaldıran ilçesindeki okul öncesi eğitime devam eden 80 çocuk ve 2022-2023 eğitim öğretim yılında onların öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucuna göre okul öncesi öğretmenlerin okulda sağlık konusuna bir çok alanda değindikleri, bunu yaparken farklı yöntem-tekniklere başvurdukları, farklı etkinlik türlerini kullandıkları ve programdaki etkinliklere özellikle özbakım becerilerini dahil ettikleri görülmektedir. Bununla birlikte aileler ile görüşmeler yaparak aileri sürece dahil ettikleri de belirlenmiştir. Ayrıca çocukların sağlıklı olmak için yapmaları gereken şeyleri büyük ölçüde bildikleri vermiş oldukları yanıtlar doğrultusunda anlaşılmaktadır. Çocukların sağlıklı olmak için yapılması gerekenlere yönelik maske takmak, sosyal mesafeye dikkat etmek, aşı olmak, başkalarının eşyalarına dokunmamak cevaplarını verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara dayanarak, dezavantajlı bölgede görev yapan öğretmenlerin sağlık eğitimi vermeleri, sağlık eğitiminde çocukların aktif olarak yer alması, okul öncesi dönem çocuklarına sağlık eğitimi verilmesinde öğretmenlerin yaşadıkları sorunların belirlenerek, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığıyla etkin çalışmaların yapılması önerilebilir.

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+5
Ülkücan Karabal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarına ve belediyeye ait çocuk oyun alanlarının incelenmesi (Kütahya ili örneği)

Oyun alanları çocuğun sosyal, duygusal, dil, bilişsel ve fiziksel gelişimi için tasarlanmış mekân olmalarının yanı sıra çocukların fiziksel aktivitelerde bulunarak eğlendikleri, sosyalleşerek yaratıcılıklarını arttırdıkları ve doğayı keşfettikleri alanlardır. Ülkemizde çocuk oyun alanları çoğunlukla standart oyun ekipmanları ile donatılmaktadır. Oysa güvenli, çocukların yaratıcılıklarını arttıracak, hayal güçlerini geliştirecek, gelişimsel olarak onları bütüncül olarak destekleyecek ve uzman kişiler tarafından tasarım kriterleri gözetilen çocuk oyun alanları tasarlanmalıdır. Bu çalışmada çocuk oyun alanlarının içerikleri ve iyi-güvenli koşullara sahip olup olmadığı, oyun alanlarının tasarım ve yapım aşamasında yöneticilerin etkisi araştırılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi ve yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen Kütahya ilinde bulunan resmi, özel ve belediye kapsamında bulunan toplam on beş okul öncesi eğitim kurumunun çocuk oyun alanları 'Oyun Alanı Değerlendirme Ölçeği' (Frost vd., 2001) kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise uygun örneklem yöntemi ile belirlenen bir belediye yöneticisi, beş resmi ve beş özel okul öncesi kurum yöneticisi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; oyun alanlarında standart oyun ekipmanlarının bulunduğu, zemine, ekipmanların sağlam olmasına dikkat edildiği; su, kum, yapı-inşa, doğal materyallere ve tüm çocuklar için erişilebilir ve kapsayıcı olmasına yeterince önem verilmediği tespit edilmiştir. Kurum yöneticileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlara göre oyun alanlarının yapım ve tasarım aşamasında yeterince söz sahibi olmadıkları ve çocukların görüş ve isteklerine yer verilmediği bulunmuştur. Sonuç olarak değişen çağla birlikte çocukların oyun alanları, oyun alanı kriterleri doğrultusunda tasarlanmalı ve hayata geçirilmelidir. Oyun alanlarının ekipmanlarının yenilebilir ve değiştirilebilir olması, güvenlik ve tasarım kriterlerine uygun olarak inşa edilmesi ve oyun alanı kullanıcılarının görüşlerine yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Oyun, Oyun alanı

BelediyelerEğitim kurumlarıKütahya+4
Hesna Bostancı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş grubu çocuğu olan ebeveynlere verilen cinsel eğitimin ebeveynlerin bilgi düzeylerine etkisinin incelenmesi

Araştırmada 3-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlere verilen cinsel eğitimin ebeveynlerin çocuğun cinsel gelişim ve eğitimi hakkındaki bilgi düzeylerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma örneklemini, Artvin ilinin Hopa ilçesinde yer alan, uygulamanın gerçekleştirildiği okulda öğrenimine devam eden 3-6 yaş grubu çocuğu olan 104 anne, 14 baba oluşturmuştur. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından düzenlenen "Okul Öncesi Cinsel Eğitim Anketi" ve "Demografik Veri Formu" aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma, ilk anket uygulandıktan sonra ebeveynlere cinsel eğitimin aktarılması ve sonrasında anketin tekrarlanması şeklinde yürütülmüştür. Tek bir grubun ön test ve son testte verdikleri cevaplar analiz edilmiştir. Araştırmanın analizi SPSS-25 programı ile yapılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, katılımcıların demografik özellikleri ve cinsel eğitim bilgilerine ait frekans ve yüzde değerleri tabloları, ebeveynlerin bilgi düzeylerindeki değişimi tespit etmek için bağımlı gruplar t testi ve ilgili değişimlerde farklı değişkenlerin grup*zaman etkisini ölçmek için ise karışık desenler ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenim düzeyi yüksek olan ebeveynlerin son test ölçüm puanlarının, öğrenim düzeyi düşük olan ebeveynlere kıyasla anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Daha önce çocuk cinselliği ile ilgili cinsel eğitim alan ebeveynlerin ön test ölçüm puanınlarının, cinsel eğitim almayan ebeveynlere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsel eğitim ile ilgili kaynak sahibi olan ebeveynlerin olmayanlara kıyasla ön test ölçüm puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, eğitim öncesi ve sonrası ebeveynlerin anket sorularına vermiş oldukları yanıtlar incelendiğinde her bir anket sorusu için farklı oranlarda, istendik yönde sonuçlar elde edilmiş, ebeveynlere verilen cinsel eğitim ile ebeveynlerin konu ile ilgili bilgi düzeylerinde artış görülmüştür.

Ana-babaAnketlerCinsel eğitim+4
Begüm Evirgen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin bağlanma stilleri ile okul öncesi dönemdeki çocukların anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada 3-5 yaş arasında çocuğu olan annelerin bağlanma biçimleri, annelerin çocuğuna karşı davranışları, annelerin çocukluk yaşantıları ve çocukların anksiyete düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ile annelerin bağlanma biçimleri ile çocukların anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Zonguldak il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çocuğu eğitim alan ve kartopu yöntemi kullanılarak elde edilen okul öncesi eğitim alan ve almayan çocuğu olan toplam 110 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Okul Öncesi Çocuklarda Anksiyete (Kaygı) Ölçeği", "Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği" ve "Anne Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde MannWhitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Ki-kare testi, Fisher Exact testi, Monte Carlo simülasyonu ve Pearson Korelasyon katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda annelerin bağlanma düzeyleri ile annelerin eğitim durumu, annelerin ekonomik bağımsız olma durumu, çocukların cinsiyeti durumu; çocukların anksiyete düzeyleri ile çocukların cinsiyet durumu, çocukların sayısı ve çocukların okul öncesi eğitime devam etme durumu arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu belirlenmiştir. Annelerin çocuğuna karşı davranışları ile annelerin eğitim durumu ve çocukların anksiyete düzeyleri; annelerin çocukluk yaşantıları ile çocukların cinsiyet durumu, annelerin ekonomik bağımsız olma durumu, çocukların doğum sırası, annelerin eğitim durumu, çocukların okul öncesi eğitim kurumuna devam etme durumu, çocukların yaşı, çocukların anksiyete düzeyleri, annelerin bağlanma düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu belirlenmiştir. Ayrıca annelerin çocuğuna karşı davranışları ile annelerin çocukluk yaşantıları arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu tespit edilmiştir. Annelerin toplam bağlanma biçimleri ile çocukların toplam anksiyete düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Fakat alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Annelerin güvenli bağlanma biçimi arttıkça çocuklarda sosyal kaygı, genel kaygı, ayrılma kaygısı, fiziksel yaralanma korkusu ve toplam okul öncesi anksiyete düzeyleri azalmaktadır. Annelerin kaygılı / ikircikli bağlanma biçimi arttıkça çocuklarda ayrılma kaygısı düzeyi; annelerin kaçıngan bağlanma biçimi arttıkça da çocuklarda genel kaygı, ayrılma kaygısı, fiziksel yaralanma korkusu ve toplam okul öncesi anksiyete düzeyleri artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Anne, Çocuk, Bağlanma, Anksiyete, Anne Baba Tutumu, Çocukluk Yaşantısı.

Ana-baba tutumuAnksiyeteAnneler+6
Ayşe Nur Demirhan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem 5-6 yaş çocuklarının prososyal davranışları ile rekabet stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının prososyal davranışları ile rekabet stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokulu ve anasınıflarında eğitim görmekte olan 5-6 yaş grubundaki çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise bu okullar arasından seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 5-6 yaş grubundaki toplam 314 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", Bağcı ve Öztürk Samur (2015) tarafından geliştirilen "Çocuk Prososyallik Ölçeği" ve Uyanık Balat, Akman, Arslan Çiftçi (2017) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Rekabet Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için verilerin analizinde t- testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların prososyallik davranışları, cinsiyet, çocuğun yakın arkadaşı olma durumu, anne-baba eğitim düzeyi ve çocuğun sınıf içinmdeki genel durumuna göre anlamlı farklılık gösterirken, rekabet stilleri annenin yaşı çocuğun yaşı, çocuğun okula devam süresi ve çocuğun sınıf içindeki genel durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ayrıca, Çocuk Prososyallik Ölçeği ile Okul Öncesi Rekabet Ölçeği'nin göreve yönelik rekabet ve baskınlığın konumu hiyerarşisi alt boyutları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, çocukların prososyal davranışlarının rekabet stillerinin (göreve yönelik rekabet ve baskınlığın korunumu hiyerarşisi) anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.

Okul öncesi çocuklarPrososyal davranışRekabet+2
Serkan Doğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocukların (5-6 yaş) dijital oyun bağımlılık eğilimleri ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada amaç, okul öncesi döneminde bulunan (5-6) yaş çocuklarının dijital oyun bağımlılık eğilimleri ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsam doğrultusunda çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimlerinin cinsiyet, yaş, okul öncesi eğitim kurumuna devam süresi, anne babanın öğrenim durumu, anne babanın çalışma durumu, anne babanın yaşı ve ailenin gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yararlanılarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Karabük ilinde bulunan resmi devlet anaokulları ve anasınıflarında öğrenim gören 5-6 yaş grubu öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 2020-2021 eğitim öğretim yılı Karabük il merkezinde öğrenim gören 290 okul öncesi dönemi çocukları ve çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Örneklem grubu basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırma dâhilinde toplanan verileri analiz etmek için betimleyici istatistikler ve pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Kullanılan veri toplama araçları ise araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, ebeveynlerin doldurabileceği Budak (2020), tarafından hazırlanan okul öncesi dönem çocukları için DOBE(dijital oyun bağımlılık eğilimi) ölçeği ve Yılmaz (2012) tarafından hazırlanan WSPÇ (Wally sosyal problem çözme becerileri) ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde betimleyici istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ANOVA, post-hoc Testleri (LSD, Tamhame's T2, Game's Howell) ve pearson korelasyon yöntemlerinden yararlanılmıştır. SPSS 22 ve Lisrel paket programları kullanılmıştır. Ölçeklerin faktör yapısını tekrar doğrulayabilmek için DFA analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, araştırmaya dâhil edilen çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimlerinin orta düzeyde olduğu, sosyal problem çözme becerilerinin de orta düzeyde olduğu ve cinsiyet, anne baba öğrenim durumu, ailenin gelir seviyesi, anne babanın çalışma durumu gibi değişkenlerin dijital oyun bağımlılık eğilimleri ile alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak okul öncesi dönem çocuklarının dijital oyun bağımlılık eğilimleri toplam puan ortalamaları arttıkça sosyal problem çözme becerilerinin azaldığı ve birbirleriyle negatif yönlü bir ilişkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital oyun, Dijital Oyun Bağımlılığı, Sosyal Problem, Sosyal Problem Çözme Becerisi

BağımlılıkOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+4
Aysel Çaylı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Motivating very young learners of English in a classroom setting

Children seem to be motivated to get new things into their lives. However, it may sometimes be meaningless for a child to be interested in learning a foreign language for its own sake. The fact that they catch new things with no consciousness is undisputable but there is a crucial point that in a learning atmosphere, they need to be strongly motivated to learn the language. Role of motivation for young learners in foreign language education has been studied extensively so far. It has been consistently stated so far that the effectiveness of learning and teaching process is measured according to the level of motivation of learners during that process.The aim of this current study is to discuss the importance of motivation in teaching English to very young learners, the reasons of demotivation and as to what teachers could do to increase motivation and keep students motivated in classrooms of 5-6 year-old learners. With the help of this research, it is aimed to contribute insights to the field of motivation which in fact is regarded as the basis of all kinds of education. Based on this premise, we aim to seek answers to the following questions:?What internal/external factors lead to motivation??What internal/external factors lead to demotivation??How does motivation affect learners? perception of and involvement in activities??How does demotivation affect learners? perception of and involvement in activities?The study has been conducted on 45 participants, whose age range is between 5-6 years. The data are based on the performance of the participants analyzed in terms of three main aspects; teacher attitude, classroom atmosphere and activities andmaterials used in class.

Study of languagesMotivationPreschool education+9
Esma Biricik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde okul, sınıf ve akran kültürüne etnografik bakış

Bu araştırma, okulöncesinde okul, sınıf ve akran kültürünün betimlenmesi ve bu kültürler arası etkileşim ve iletişimin nasıl olduğunun anlaşılması amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırma Kahramanmaraş merkez ilinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız bir anaokulunda 20 öğrenci, öğretmen, stajyer ve okul personelinden (idari, temizlikten ve yemekten sorumlu) oluşan çalışma grubuyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada etnografik yaklaşım tercih edilerek kültürler gözlenmiştir. Bu süreç boyunca araştırmacı okul içerisinde katılımcı gözlemci olarak verilerini gözlem, görüşme, doküman analizi ve araştırmacı günlüğünü kullanarak toplamıştır.Elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Betimsel analizde toplanan veriler bütünsel bir şekilde ortaya konulurken, içerik analizinde ham veriler sistematik kodlama işlemine tabi tutulmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre okul kültürü, okulun fiziksel ve sosyal özelliklerinden oluşarak içerisinde gizli ve farklı kültürler barındırmaktadır. Sınıf kültürü ise sınıfın fiziksel özelliklerinden şeklini alırken, öğretmen ve öğretmenin sınıf içindeki uygulamaları da kültürün şekillenmesideki diğer öğelerdendir. Akran kültüründe, çocukların birbiriyle olan ilişkileri kültürün çekirdek kısmında bulunmakta ve özellikle erkek çocukların tercih ettikleri spiderman, ben ten, savaş oyunları bu kültürün doğasını oluşturmaktadır. Bu üç kültürün birbiriyle olan etkileşiminde okul kültürünün sınıf kültürünü şekillendirdiği, bu şekillenme sonucu oluşan sınıf kültürünün biçiminin ise akran kültürünün oluşumuna yön verdiği ve sınıf kültürü ile akran kültürünün çatıştığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Okulöncesi, Okul Kültürü, Sınıf Kültürü, Akran Kültürü

AkranAkran ilişkileriEtkileşim+9
Betül Yanık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarının okul dışı etkinliklerinin incelenmesi

Gelişimin büyük oranda 0-6 yaşlar arasında tamamlanıyor olmasıyla, okul öncesi eğitim yıllarına da denk gelen bu yaşların bireylerin gelişimleri açısından önemi artık herkes tarafından bilinmektedir. Bu yılların en verimli şekilde geçirilmesi, çocuklara gelişimlerini destekleyici zengin ortamların ve farklı uyaranların sunulması ailelerin çocuklarının gelişiminde üstleneceği önemli sorumluluklardan biri haline gelmiştir. Bu araştırma ile okul öncesi dönem çocuklarının okul dışı zamanlarda dahil oldukları etkinlikler belirlenmiş ve annelerin ve çocukların bu etkinlikler hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Çalışma Hatay ili Erzin ilçesinde bulunan bağımsız bir anaokulunda 12 çocuk ve anneleri ile yürütülmüştür. Araştırmada annelerden çocuklarının okul dışı zamanlarda gerçekleştirdikleri etkinlikleri belirlemek amacıyla 10 gün boyunca günlük tutmaları istenmiş, annelerin ve çocukların görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel yolla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda çocukların okul dışı zamanlarda televizyon izleme, oyun oynama, bilgisayar, telefon ve tabletle zaman geçirme, kitap okuma, şarkı söyleme, boyama, ödev yapma, oyun hamuruyla oynama, kağıt kesme-yapıştırma, müzik dinleme/enstrüman çalma, matematik-sayı çalışmaları yapma, resim yapma ve yap-bozla oynama gibi etkinlikleri gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Çocukların hafta içi ve hafta sonu en çok televizyon izleme ve oyun oynamaya zaman ayırdıklarına ulaşılmıştır. Annelerin çocuklarının ödev, resim, oyun hamuru, sayı çalışmaları, dikkat geliştirici kitap çalışmaları, kendi başına yapılan etkinliklerle zaman geçirebilmesi gibi etkinlikleri yapmasından memnun olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, annelerin çocuklarının televizyonda şiddet içerikli çizgi film izlemesinden, çizgi film izleme, telefona ve bilgisayara çok zaman ayırmasından, ödev yapmak istememesinden ve çok fazla boyama yapmasından memnun olmadığına ulaşılmıştır. Çocukların en sevdiği oyunlar ise yıldız oyunu, saklambaç, atçılık, evcilik, polisçilik, bilgisayar ve tablette oyun, araba yarışı, yumurta oyunu, yakalamaca/kovalamaca, topla oynama olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi, okul dışı etkinlikler, anne ve çocuk görüşleri

Okul dışı etkinliklerOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar
Dilek Karabiber
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu ilişkinin belirlenmesinde çocukların cinsiyetleri de incelenmiştir. Nicel araştırma desenlerinden korelasyonel araştırma modelinin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini, Adana ili Çukurova ve Sarıçam ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarına devam eden ve yaşları 48-72 ay aralığında değişen 144 çocuk ve 144 ebeveyn oluşturmaktadır. Örneklem, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup; farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki ebeveynler ve çocuklarından oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılara ait demografik bilgiler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları, Kapcı, Tazeoğlu ve Arkun (2011) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Anne Babalık Ölçeği ile değerlendirilirken, çocukların öz düzenleme becerileri Fındık Tanrıbuyurdu ve Güler Yıldız (2014) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, çocukların öz düzenlemeleri, öz düzenlemenin alt boyutları davranış/dikkat düzenleme ve duygu düzenleme ile ebeveynlerin disiplin uygulamaları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla Pearson Moment Korelasyon analizi uygulanmıştır. Çocukların öz düzenlemeleri ve ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının cinsiyetlerine göre incelenmesinde Bağımsız Gruplar t Testi ve Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutları olan duygu düzenlemeleri ve davranış/dikkat düzenlemeleri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Buna göre ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arttıkça çocukların öz düzenleme, duygu düzenleme ve dikkat/davranış düzenleme düzeyleri düşmektedir. Ayrıca araştırmaya katılan çocukların öz düzenlemelerinin ve dikkat/davranış düzenlemelerinin cinsiyetlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ancak bu farklılık, çocukların duygu düzenlemelerinde görülmemiştir. Kız çocuklarının öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutu olan davranış/dikkat düzenlemeleri erkek çocuklarına göre anlamlı olarak daha yüksektir. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının çocukların cinsiyetin göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Bu bağlamda ebeveynlerin erkek çocuklarına yönelik olumsuz disiplin uygulama puanları, kız çocuklarına oranla anlamlı olarak daha fazladır.

Aile içi ilişkilerDisiplinOkul öncesi eğitim+3
Esma Eroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects