Morality

Bu konu başlığı altında 319 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi Türk düşüncesinde iki ahlâk görüşü: Aşk ahlâkı ve isyan ahlâkı

Çalışmamızın konusu ve amacı, Türk düşünce tarihi içerisinde Cumhuriyet döneminde geliştirilen iki önemli ahlâk anlayışı olan, Aşk Ahlâkı ve İsyan Ahlâkı görüşlerini ortaya koymaktır. Konunun bütünlüğünü sağlamak amacıyla öncelikle felsefe tarihinde öne çıkan çeşitli ahlâk görüşlerine değindikten sonra çalışmamızın asıl konusunu oluşturan Aşk Ahlâkı ve İsyan Ahlâkı görüşlerine yer verilmektedir. Çalışmamızda, ahlâkın zorunluluğunu ve söz konusu iki ahlâk görüşünün kaynakları, diğer disiplinlerle ilişkileri ve amaçlarının ne olduğu belirlenmiştir. Kökleri Türk-İslâm düşünce geleneğine dayanan bu ahlâk görüşleri, felsefî, bilimsel bağlamda ele alınmakta ve esasında dayandıkları temel dolayısıyla aralarında çok da fark bulunmadığı ortaya konulmaktadır. Özellikle "aşk" ve "isyan" kavramları üzerinde durularak, ikisinin de ahlâkî kavramlar olduğu vurgulanmaktadır.

AhlakAhlak felsefesiAşk+2
Sinan Sarıkan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken Cumhuriyet Dönemi çocuk dergilerinde bedeni, ahlaki ve terbiyevi özellikleriyle inşa edilen çocuk

Cumhuriyetin ilanıyla kurulan ulus-devlet yapısının, en önemli ihtiyaçlarından biri de ulus-devlet paradigması ve Cumhuriyet rejiminin tasavvur ettiği yeni insanın inşasıdır. Bu yanıyla Cumhuriyeti kuran kadronun en önemli amaçlarından biri de Cumhuriyet rejiminin kendisiyle özdeşleştirdiği çocukluğun inşasını sağlamaktır. Bu tez çalışmasında erken Cumhuriyet döneminde Cumhuriyeti kuran kadronun, Cumhuriyet rejimi ve ulus-devlet paradigması çerçevesinde inşa etmek istedikleri çocukluğu, dönemin popüler yayını olarak da tanımlayabileceğimiz süreli çocuk yayınlarından, çocuk dergilerine odaklanılarak, çocukluğun bedeni ahlaki ve terbiyevi inşasının hangi koşullarda, hangi nedenlerle, hangi söylemler ve kavramlar çerçevesinde nasıl ortaya konulduğunu konu edinmiştir. Tez çalışması çerçevesinde ele alınan uzun dönem aynı zamanda Türkiye modernleşmesinin önemli bir kırılma evresini de oluşturmaktadır. Bu nedenle ele alınan uzun süreç geniş bir modernite bağlamıyla ele alınarak değerlendirilmiştir. Erken Cumhuriyet dönemi çocuk yayınlarında, Cumhuriyet yönetiminin, geleceğin makbul vatandaşı olarak tasavvur ettiği modern çocukluğun inşasında üzerinde durulan ve bir noktada Cumhuriyet rejiminin, "İstikbal davası" olarak adlandırılan çocuk nüfusun sağlıklı ve güçlü kılınarak, nüfusun arttırılmasına çalışılmış, bu yanıyla nüfusa çeşitli yönleriyle müdahale edilerek, bu alan düzenlenip, denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Cumhuriyetin ilan edilmesi, imparatorluk sonrası süreçte ulus-devlet projesinin ilanıydı. Cumhuriyetin, ulus-devlet ve laik-seküler temelli devlet ve toplum modeli beraberinde bu siyasal ve toplumsal projeyi meşrulaştıracak yeni bir ahlak ve terbiye anlayışına dayalı olan "iyi-kötü", "doğru-yanlış", "makbul ve makbul olmayanı" kapsayan yeni ahlaki erdem, alışkanlıklar ve davranış kalıpları üretmeyi amaçlamıştır. Bu yanıyla kurulmak istenen yeni toplum anlayışının merkezinde, inşa edilmek istenen "yeni insan" bulunmaktaydı. Dolayısıyla Cumhuriyetin "yeni insanının" Cumhuriyetin, aydınlanmacı ve ilerlemeci anlayışı ekseninde, yeni bir ahlak anlayışı çerçevesinde, içerisinde yaşanılan zamanın ve toplumun ihtiyaçları ve gereklerine cevap verebilecek nitelikte, rasyonel laik-seküler, pozitivist bir yaklaşımla inşa edilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışması çerçevesinde Cumhuriyet çocuğunun hangi ahlaki ve terbiyevi kavram ve söylemlerle inşa edildiği ortaya konulurken, bunun, içerisinde yaşanılan siyasal, sosyal ve ekonomik konjonktür ile olan bağının yanı sıra geç Osmanlı modernleşmesi ile olan süreklilik ve kopuşu da sorunsallaştırılmıştır.

AhlakAhlaki değerlerBeden+7
Sevcan Başboğa
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Haris el-Muhâsibî'de Tanrı insan ilişkisi

İnsan ile Tanrı arasındaki ilişki, tarih boyunca düşünce dünyasının en temel meselelerinden biri olmuştur. Bu çalışmada, İslâm düşüncesinin önemli isimlerinden Haris el-Muhâsibî'nin (ö. 243/857) Tanrı–insan ilişkisine dair görüşleri, akıl, kalp ve nefis kavramları çerçevesinde felsefî ve tasavvufî bir bakış açısıyla incelenmektedir. Muhâsibî'nin Kur'ân merkezli yaklaşımı, psikolojik derinliği ve ahlâkî sorumluluğa verdiği önem, onun düşüncesini yalnızca dönemine özgü değil, aynı zamanda evrensel düzeyde dikkate değer kılmaktadır.Tez üç ana bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, Muhâsibî'nin yaşadığı dönemin tarihî, kültürel ve entelektüel arka planı ele alınmış; dönemin kelâmî ve tasavvufî problemleri bağlamında onun düşünsel yönelimi değerlendirilmiştir.İkinci bölümde, akıl, kalp ve nefis kavramları merkeze alınarak Muhâsibî'nin insan anlayışı ayrıntılı biçimde incelenmiş; bu kavramların Tanrı–insan ilişkisine nasıl temel oluşturduğu tartışılmıştır.Üçüncü bölümde ise bu üçlü yapının metafizik bütünlüğü, özellikle marifetullah ve ahlâkî sorumluluk bağlamında ele alınmış; Batı düşüncesiyle karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır.Bu çalışma, Muhâsibî'nin insanı çok katmanlı bir varlık olarak ele almasının, onun Tanrı ile kurduğu ilişkiye nasıl yön verdiğini ortaya koymaktadır. Aklın muhasebesi, kalbin arınması ve nefsin terbiyesi gibi unsurlar yalnızca bireysel bir arınmanın değil, aynı zamanda ilahî hakikate yönelen bir bilme ve olma sürecinin temel taşlarıdır.

AhlakAkılAllah+4
Nigar Yıldız
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel toplumdan modern topluma etik'in sosyolojik temelleri

Geleneksel toplumlarda ve modern toplumlarda etiğin ve ahlakın nasıl temellendirildiği, nasıl bir dönüşüm geçirdiği araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Geleneksel toplumların temel dinamiklerinin anlaşılması için antik dönemdeki tartışmalara yer verilmiştir. Çalışmanın bütünselliğinin korunması için ise güncel tartışmalara yer verilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde, Akıl'ın, Tanrı'nın, Doğa'nın ve Sözleşme'nin etiğin ve ahlakın kaynağı olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Zamanla bu unsurların önemlerinin azaldığı; buna bağlı olarak da, bireylerin ciddi dönüşümlerle, risklerle karşı karşıya kaldığı saptanmıştır.

AhlakAntik ÇağAristoteles+6
Mustafa Solmaz
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Niccolò Machiavelli bağlamında siyaset ve ahlâk ilişkisinin incelenmesi

Birlikte yaşamanın belirli kuralları vardır. Bu kuralların oluşmasında ve toplumları yönetme işinde, toplumsal normlar şeklinde oluşan öğretiler ve ahlâki ilkelerin etkisi mevcuttur. Bu amaçla tezimizde siyasetin ahlâki ilişkilerle olan bağlantısı ve modern siyaset biliminin kurucularından Machiavelli'nin öğretilerinin bu alana etkileri incelenmiştir. Machiavelli, tarihsel süreç içerisinde unutulmuş, silik bir siyaset bilimcisi değil; aksine yaşadığı dönemden itibaren fikirleriyle günceliğini koruyan birisi olarak, tarihselliği yakalamış önemli bir şahsiyettir. Bu durum çalışmamızda Machiavelli'nin siyaset ve ahlâka yönelik fikirlerini tercih etmemizde bize yön göstermiştir. Tezimizdeki veriler, literatür taraması neticesinde toplanmış ve bu bilgiler ışığında çalışmamız üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde ahlâk kavramının çerçevesi belirlenmiş ve farklı ahlâk yaklaşımları açıklanmıştır. Yine siyasetin kavramsal çerçevesi çizilerek, farklı özellikleri ön plana çıkan siyaset tanımları ele alınmıştır. Akabinde farklı düşünürlerin olaya bakış açılarıyla, siyaset ve ahlâk kavramları arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiği ile ilgili çıkarımlarda bulunulmuştur. Tezimizin ikinci bölümünde Machiavelli'nin öğretilerinin kaynakları ve devletlerin ulusal birliklerini sağlamalarındaki amaçları ve bunu başarmadaki yöntemleri açıklanmıştır. Ayrıca Makyavelizm kavramının oluşum süreci ve Machiavelli ile olan bağlantıları da belirlenerek; Machiavelli siyasetinde, ahlâki ilkelerin reddedildiği yönündeki görüşlerin gerekçeleri ve bu ilişkinin nasıl olduğu incelenmiştir. Son bölümde ise Machiavelli'nin öğretilerinde siyaset ve ahlâk ilişkisi incelenmiş ve bunun günümüze yansımaları üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Ahlâk, Siyaset, Makyavelizm, Virtu, Fortuna, Hikmet–i Hükümet.

AhlakMachiavelli, NiccoloMakyavelizm+2
Asım Celep
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Din kültürü ve ahlâk eğitimi dersinin ahlâki kültürün oluşumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı genel hatlarıyla Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinin ahlâki kültürün oluşumuna etkisini incelemektir. Bu nedenle 11-12 yaş düzeyindeki çocuklarda ahlâki kültürün oluşumuna Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinin etkisi araştırılmıştır. Bu araştırmanın amacına uygun olarak Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinin öğretim basamaklarından ahlâk basamağı konuları incelenmiştir. Verimli bir çalışmanın temelinde, çalışma yaptığın grubun özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak yer alır. Bu nedenle; 11-12 yaş grubunun ahlâki gelişim özellikleri ele alınmıştır. Bu çalışma 2012-2013 öğretim yılı Bahar döneminde Çorum ili, Merkez İlçesinde Mimarsinan Ortaokulu, 23 Nisan Ortaokulu, Yavuz Sultan Selim Ortaokulu 6. ve 7. sınıflar üzerinde gerçekleştirilmiştir. 2012-2013 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde 6 ve 7. sınıf 409 öğrenci üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Anketten elde edilen toplam veriler SPSS 18.00 Bilgisayar İşletim Programı yardımıyla verilerin Korelasyon ve Çapraz Tabloları oluşturularak değerlendirilmiştir. DKAB derslerine olan ilgi ve sevgi ile ahlâki davranış geliştirme arasındaki korelasyon pozitif yönlüdür ve ikisi arasında 0,267'lik olumlu bir ilişki vardır. 0.01 alfa değerine göre sonucumuz 0,267 değeri anlamlıdır. DKAB derslerine duyulan sevgi ile ahlâki davranış geliştirme arasında doğru orantı olduğunu görüyoruz. Yani öğrencinin derse ilgisi ne kadar artarsa ahlâki kültür oluşturması da aynı oranda değişim gösterecektir. Bu bulgu çerçevesinde DKAB derslerine duyulan sevginin artmasıyla ahlâki etkileşimimizin artması ve dolayısıyla ahlâki kültürün oluşmasına pozitif etkide bulunması arasında direkt ve anlamlı bir ilişkinin bulunduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Kavramlar: Ahlâk, Ahlâk Eğitimi, Ahlâki Kültür, Ahlâki Gelişim.

AhlakAhlak eğitimiAhlak gelişimi+1
Ümmügülsüm Sevici
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çizgi filmlerde değer yüklü mesajlarda içerik analizi: Şeker Hoca ve Yusuf'un Dünyası örneği

Genelde televizyonun özelde ise çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki etkileri pek çok farklı disiplin tarafından araştırılan önemli araştırma konularından birisidir. Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte gerek youtube gerekse televizyon kanallarının internet siteleri üzerinden çizgi filmlerin hem canlı olarak hem de eski bölümlerinin izlenebiliyor olması görsel yayınların varlığının ve çocuklar üzerindeki etkisinin televizyondan bağımsız olarak ve daha güçlü bir şekilde etkisini göstermesine neden olmaktadır. Bu çalışmamız bir kültür yayıncılığı yapan Diyanet TV kanalında yer alan çizgi filmlerin değerler açısından içerik analizlerinin yapılması açısından önem arz etmektedir. Elde edilen sonuçlar ayrıca Diyanet TV yetkililerine ulaştırılarak yapılan çalışmanın teorik alandan uygulama sahasına aktarılması açısından da önem arz etmektedir. Biz bu çalışmada Diyanet TV kanalında yayınlanan çizgi filmlerin değerler açsından analizini yapacağız Çalışmamız teorik ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Teorik kısımda çalışmamızla ilgili literatür taraması yapılarak kavramsal ve teorik çerçeve oluşturulmaya çalışmıştır. Uygulama kısmında ise nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizini kullandık. Bu amaçla belirlediğimiz çizgi filmlerin ilk on bölümü izlenerek görsel veri analizi yapılmıştır. Bu yöntemi kullanmamızın nedeni araştırmanın doğasına en uygun yöntem olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yöntemle çizgi filmlerin ayrıntılı çözümlemesi ve elde ettiğimiz bulguların kategorileri kolaylıkla yapılabilmektedir. Anahtar Kavramlar: Çizgi Film, Değerler, Çocuk, Gelişim Dönemleri, Ahlak.

AhlakAhlakAhlaki değerler+5
Çiğdem Güney
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Abay Kunanbayoğlu'nun dini ve ahlaki görüşleri

Abay Kunanbayoğlu Sovyetler dönemi Kazak toplumunun dini ve kültürel hayatında etkin bir role sahiptir. Bölgedeki İslam'ın reel durumu, Türk ve Rus kültürünün kesiştiği bir noktada durmaktadır. Bu nedenle Kazak toplumunun günümüz ilmi ve kültürel durumunu tespit edebilmek ve anlayabilmek için Abay'ın üstlendiği rolü bilmek gerekir. Çünkü Abay bir düşünür olarak Rus kültürüne de vakıf olan Müslüman bir kişiliktir. Onun eserlerinde bu geniş bakış açısının izleri açıkça görülmektedir. Abay Kunanbayoğlu'nun eserleri bağımsızlık öncesi dönemde ve bağımsızlıktan bu yana yirmi yıldan fazla bir süredir farklı yönleriyle incelenmiştir. Ancak araştırmamız bazı açılardan özgün ve bu nedenle de önemlidir. Bağımsızlıktan sonraki 10-15 yıl içinde, Arapça ve Farsça bilen İslam'ın Şeriat kanununu öğrenmiş uzmanların doğu dünya görüşüyle bağlantılı olarak Abay'ın eserlerini araştırmalarına olan talep yoğun bir şekilde arttı. O dönemde Abay'ın eserlerindeki dil konusu, Doğu dilleri edebiyatı ve büyük şahsiyetlerle olan bağlantısının ideolojik yönlerini belirlemek için yeni konular üzerine araştırma konusu olmaya başladı. Bununla birlikte Abay'ın eserlerindeki Kur'an ve Hadis metinleri, kısmen dini ve İslamî anlam taşıyan Arapça kelimeler ve ifadeler, Müslüman dünya görüşü bağlamında özel olarak analiz edilmemiştir. Bu bir ölçüde normaldi. Çünkü bu dönem ateizm propagandası yapan bir toplumdan, özgür düşünen ve dinsel kökenlerini keşfetme sürecine giren bir toplumsal yapılanmaya geçiliyordu. Başka bir deyişle, o sıralarda Abay eserlerinin doğru anlaşılmasına giden yol döşeniyor ve bilgi sahibi şahsiyetlerle sıradan vatandaşa kadar Abay'ın Müslüman dünyav görüşünün benimsenmesi için hazırlıklar yapılıyordu. Kazak toplumda son yıllarda din olgusu, toplumdaki en güncel konulardan biri haline geldi. Abay'ın eserleri farklı dinler ve mezhepler arasında farklı açılardan yorumlanmaya başladı. Deyim yerindeyse Abay, paylaşılamayan bir değer haline geldi. Kazak toplumunda boy gösteren farklı yaklaşımlar, Abay'ı kendileri için bir destek olarak yorumlama çabası içine girdiler. Abay'ın dünya görüşü ve dini görüşleri üzerine yapılan araştırmalar bile, milli değerlerimizi dini dünya tanımımıza yabancı dinlerle ilişkilendirerek yanlış temsil etme girişimine yol açtı. Tüm bu nedenlerle Abay'ın düşüncesinin ve dinsel inancının özgün ve doğru olarak ortaya konulması, kültürümüze yabancı inançlar doğrultusunda çarpıtılması girişimlerine dikkat çekilmesi büyük nem taşımaktadır. Bu sorun henüz tam olarak çözüm bulmuş değildir. Abay'ın dini anlayışını ve akidesini tüm gerçekliği ile açıklamak çok önemlidir. Bu konu araştırmamızın ana amaç ve hedeflerinden biridir. Tezimizin önemi Abay'ın düşünce ve inanç dünyasının doğru bir şekilde ortaya konulmasında yatmaktadır.

AhlakBiyografiDin+7
Tımur Nussıpkhanov
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pediatri hemşirelerinin etik duyarlılığı ile merhamet yorgunluğu arasındaki ilişki

Pediatri hemşirelerinin bakım hizmeti verdikleri çocukların tedavi sürecinde, karşılaşılan etik sorunları tanıması ve sorunların çözümünde etik kararlar alabilme becerisine sahip olması etik duyarlılıklarının yüksek olmasını gerektirmektedir. Diğer taraftan çocuklara verilen bakım hizmeti sırasında hemşirelerin yaşadığı önemli duygulardan biri merhamettir. Hemşirelerin hissettiği merhamet duygusu zamanla ve süre uzadıkça negatif etki ve sonuçları olan merhamet yorgunluğuna dönüşebilmektedir. Bu çalışma ile pediatri hemşirelerinin etik duyarlılığı ile merhamet yorgunluğu arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu amaç kapsamında etik duyarlılık ve merhamet yorgunluğunu etkileyen çeşitli faktörler ortaya konulmuştur. Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte olan bu çalışma, Kasım 2021 – Mayıs 2022 tarihleri arasında Çorum il ve ilçelerinde pediatri kliniklerinde çalışmakta olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 110 hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Ahlaki Duyarlılık Anketi (ADA)" ve "Merhamet Yorgunluğu Kısa Ölçeği (MY-KÖ)" ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Bağımsız iki grup arasındaki sayısal verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız (İlişkisiz) Örneklemler T-Testi (Independent Samples T-Test), bağımsız ikiden fazla grup arasındaki sayısal verilerin karşılaştırılmasında Tek Faktörlü Varyans Analizi (One-Way Anova), toplam puanlar arasındaki korelasyon analizi için Pearson Korelasyon Katsayısı testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Hemşirelerin ADA ve MY-KÖ toplam puanlarının sırasıyla, 70,5±17,7 ve 86,8±13,9 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, hemşirelikte çalışma yılı, aylık nöbet sayısı, çalışılan birim, meslek değiştirme isteği, etik eğitimi alma durumu, etik duyarlılık kavramının tanımını bilme durumu, merhamet yorgunluğu kavramının tanımını bilme durumuna göre etik duyarlılık düzeyleri anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Hemşirelerin pediatri kliniğinde çalışma yılı, çalışılan kurum, mesleğe yönelik sevgi, mesleğin isteyerek seçilmesine göre etik duyarlılık düzeyleri anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Hemşirelerin cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, pediatri kliniğinde çalışma yılı, aylık nöbet sayısı, çalışılan birim, mesleğe yönelik sevgi, mesleğin isteyerek seçilmesi, meslek değiştirme isteği, etik eğitimi alma durumu, etik duyarlılık kavramının tanımını bilme durumu, merhamet yorgunluğu kavramının tanımını bilme durumuna göre merhamet yorgunluğu düzeyleri anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Hemşirelerin yaş grubu, çalışma yılı ve çalışılan kuruma göre merhamet yorgunlukları anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Hemşirelerin etik duyarlılık puanları ile merhamet yorgunluğu puanları arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki vardır (r=-0.193, p<0,05). Sonuç olarak pediatri hemşirelerinin etik duyarlılık ve merhamet yorgunluğu düzeyleri yüksek tespit edilmiştir. Hemşirelerin etik duyarlılıkları arttıkça merhamet yorgunlukları da artmaktadır. Etik duyarlılık ve merhamet yorgunluğunun mesleki ve kişisel etki ve sonuçları noktasında hemşirelerin farkındalıklarının artırılarak merhamet yorgunluğu yaşayan hemşirelere yönelik psikolojik danışmanlık desteğinin sağlanması önerilmektedir.

AhlakEtikEtik duyarlılık+6
Tuğba Özdemir
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

John Dewey'in pragmatik ahlak anlayışı

John Dewey, pragmatizm felsefesinin Charles Peirce ve William James'le birlikte üç kurucu filozofundan biridir. O, pragmatizmin metafizik ve epistemoloji alanındaki temel görüşlerini ahlak alanına uygulayarak pragmatist bir ahlak anlayışı ortaya koymaya çalışmıştır. Ahlak felsefesi tarihindeki geleneksel ahlak teorileri ahlaki yaşam için evrensel ve objektif bir amaç ve bu amaca ahlaki faili yönelten tek bir temel bulmaya çalışmıştır. Bu teorileri üç temel başlık altında toplamak mümkündür: Birincisi, ahlaki yaşamın amacını aklın yol göstericiliğine tabi olan arzuların yöneldiği En Yüksek İyi olarak belirleyen teleolojik ahlak teorileridir. İkincisi, ahlaki yaşamın amacını aklın doğru/haklı olarak gösterdiği yasalara/vazifelere itaat etmek olduğunu savunan deontolojik ahlak teorileridir. Üçüncüsü ise, ahlaki yaşamı geleneksel ahlaki yaşamdaki toplumsal tasvip ve kınamaya göre oluşturulmuş olan erdemlerle açıklayan erdem ahlakıdır. Dewey, bu üç temel ahlak teorisini, birçok unsurun karşılıklı etkileşim içinde olduğu ahlaki yaşamın kompleks doğasını analitik ve düalist bir yaklaşımla tek bir evrensel ve objektif amaç ve temelle açıklama çabalarının indirgemeci olduklarını iddia ederek eleştirmiştir. Buna karşı o, ahlaki yaşamın amacının gelişme, yetkinleşme ve olgunlaşma olduğunu iddia etmiş, diyalektik ve holistik bir yaklaşım benimseyerek geleneksel ahlak teorilerinin ön plana çıkardıkları unsurların her birinin ahlaki yaşamda meşru ve indirgenemez bir yeri ve işlevi olduğunu göstermeye çalışmıştır. Ona göre, ahlaki failin kendisini geliştirmesi ve olgunlaştırmasının yegâne koşulu bütün bu unsurlar arasında karşılıklı etkileşime dayalı bir ahengi, uyumu, birliği ve sürekliliği sağlayabilmesidir. Ancak bu ucu açık bir sürece işaret ettiği için kendini gerçekleştirme baştan varsayılan bir amaç olmadığı gibi ulaşıldığının iddia edileceği nihai bir amaç da değildir. Bu açıdan kendini gerçekleştirme sürece dışsal bir amaç değil, sürecin bizzat kendisidir. Bu çalışmada John Dewey'in pragmatist felsefeye dayanarak ahlaki yaşamın doğası ve imkânı hakkında ortaya koyduğu bu temel yaklaşımı çeşitli boyutlarıyla incelenmiştir. Onun geleneksel ahlak teorilerine alternatif olarak önerdiği görüşün gücü ve değerinin olup olmadığı sorusuna karşılaştırmalı olarak cevap verilmeye çalışılmıştır.

AhlakAhlak teorileriDewey, John+1
İlhami Çıtır
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplam kalite yönetimi uygulayan işletmelerde yöneticilerin etik davranışlarının örgütsel performansa etkisi; İzmir ilindeki bankalarda bir uygulama

Küreselleşme olgusunun ortaya çıkmasıyla birlikte artan rekabet ortamında işletmelerin başarısı kalite, fiyat ve hız gibi faktörlere bağlı olmaktadır. Bu imhacı rekabet ortamında; müşterilerine kaliteli, düşük maliyetli ürün ve hizmetleri en hızlı biçimde, yeterince çeşitlilikte sunabilen işletmeler avantajlı duruma gelmektedir. Söz konusu ortamda faaliyette bulunmanın yolu Toplam Kalite Yönetimi felsefesidir.Toplam Kalite Yönetimi felsefesi insan odaklı bir felsefedir ve işletme çalışanlarının tatmin olması önemli bir noktadır. İşletmelerde çalışanların tatmininin sağlanması konusu ile doğrudan sorumlu bölüm insan kaynakları departmanıdır. Bu nedenle insan kaynakları yöneticileri departmanın tüm işlevlerinde iş etiği kurallarına bağlı kalmalı ve bu kurallar çerçevesinde hareket etmelidir.Yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davrandığını hisseden işgörenler o iş yerinde çalışmaktan mutluluk duyarlar, performansları artar işletmenin Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına katılımlarının sağlanması kolaylaşır bunlara bağlı olarak da örgütsel performans yükselir. Bu bağlamda, yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davranışları ile çalışanların toplam kalite yönetimi uygulamalarını desteklemeleri ve örgütsel performans arasında sıkı bir bağ vardır.Bu çalışma teorik ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik kısmın ilk bölümünde kısaca etik ve iş etiği kavramları tüm yönleriyle ele alınmış, ikinci bölümde kalite, Toplam Kalite Yönetimi kavramı ile Toplam Kalite Yönetiminin uygulamaları, üçüncü bölümde ise performans ve örgütsel performans kavramları açıklanmıştır. Uygulama kısmında da, İzmir ilinde bulunan ve toplam kalite anlayışını benimsemiş 60 adet banka şubesi yöneticisine anket yöntemi uygulanmıştır. Sorulan sorularla yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davranmalarının, çalışanların toplam kalite yönetimi uygulamalarını desteklemelerini ve örgütsel performansı etkileyip-etkilemediği, şayet etkilediyse ne yönde etkilediği analiz edilmiş, sonuçlar tablolar halinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Etik, İş Etiği, İnsan Kaynakları Yönetimi, Performans, Örgütsel Performans, Toplam Kalite Yönetimi.

AhlakBankalarPerformans+7
Yeşim Kaya Koçyiğit
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma

İş ahlakı uygulamalı bir ahlak bilgisi olup, iş hayatında karşılaşılan tüm ahlaki sorun¬ları incelemektedir. Bu sorunlar çalışanlar arasında, çalışanlarla yöneticiler arasında, işletme ile paydaşları veya diğer çevresel faktörler arasında olabilmektedir. Bu bağlamda, işletmelerde bir kişinin ahlaka uygun olmayan davranışlarda bulunması di¬ğerlerinin de ahlakdışı davranmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle bir tek alanda ahlaka uygun olan davranışların bulunması yeterli değildir, tüm alanlarda ahlaka uygun ilkelerin ve standartların uygulanabilir seviyede olması gerekmektedir. Bu çalışmanın araştırma için oluşturulan hipotezler, korelasyon ve regresyon analizleri yardımıyla test edilmiş ve çoklu regresyon analizi sonucunda kurumsal itibar üzerinde iş ahlakı boyutlarından "işletme uygulamaları", "kişisel algılar", "yönetici tutumlarını değerlendirme" ve "çalışma arkadaşlarını algılama" boyutları arasında "işletme uygulamaları" ve "yönetici tutumlarını değerlendirme" boyutlarının pozitif yönde etkisinin olduğuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada iş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine teorik olarak değinilmiş ve Kütahya İli'nde kurumsal itibarı yüksek olan bir işletmede, toplamda 123 yönetici ve çalışanın katılımıyla yapılan bir anket çalışması ile bu iki kavramın birbiri üzerindeki etkisi korelasyon ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, Ahlak ve İş Ahlakı, İtibar ve Kurumsal İtibar

AhlakKurumsal itibarKütahya+3
Murat Ordu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi ahlakını belirleyen faktörlerin analizine yönelik bir uygulama

Vergi, cebri ve karşılıksız bir yükümlülük olduğu için çoğunlukla mükellefler tarafından hoş karşılanmamakta ve vergi kaçakçılığı gibi yasadışı davranışlar ortaya çıkmaktadır. İnsanlara iyiliği ve yardımseverliği öğütleyen toplumsal kurallar bütünü olan ahlakın yüksek olduğu toplumlarda bu yasadışı davranışlar düşük düzeyde olmaktadır. Ahlakı geriden takip eden ve mükelleflerin vergiye karşı tutum ve davranışlarının belirlenmesinde önemli bir rolü olan vergi ahlakı, vergi ödeme konusundaki içsel bir motivasyon olarak tanımlanmaktadır. Mükelleflerin vergilemeye bakışlarında önemli bir etkiye sahip olan vergi ahlakı birçok faktör tarafından etkilenmektedir. Çalışmamızda vergi ahlakı ve vergi ahlakıyla bağlantılı diğer kavramları tanımladıktan sonra vergi ahlakını belirleyen faktörler anket çalışması yoluyla tespit edilmiştir. Anket çalışması Dumlupınar Üniversitesi bünyesinde 3 fakülte ve 2 yüksekokuldan kolayda örnekleme yoluyla seçilen 1108 öğrenciye uygulanmış ve veriler SPSS 18 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada vergi ahlakını belirleyen faktörler 4 başlık altında analiz edilmiştir: Ekonomik, sosyokültürel, siyasi ve ahlaki-psikolojik. Çalışmanın sonucuna göre, vergi ahlakı üzerinde en fazla ahlaki ve psikolojik faktörler etkilidir. Vergi ahlakı en yüksek fakülte ilahiyat fakültesi iken, vergi ahlakı en yüksek cinsiyet de kadın olarak tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada gelir düzeyi, sınıf ve yaş ile vergi ahlakı düzeyi arasında ters bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Ahlakı, Kayıt Dışı Ekonomi, Anket.

AhlakKayıt dışı ekonomiMükellef+3
Ulvi Sandalcı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Estetik ve ahlaki açıdan toplumsal değişmenin bir göstergesi olarak güzellik yarışmaları

ÖZET Çağımız, tarihsel birikimlerle birlikte yeni bazı süreçlere girmiş ve modernleşme hayatı yeniden biçimlendirmiştir. Kendisine özgü yapısı nedeniyle toplumların yaşamım bireyselliğe ve bireyselliği faydacılığa eklemleyen, üretim ilişkilerin sıklığı nedeniyle tüketime yönlendiren bir biçimlendiriş. Bunun için kitleleştiren ama aynı zamanda genel olarak söylenmesi gerekirse, yaşam şartlarını ve standardım kolaylaştırıp yükselten modernleşme, elbette insanların hayata bakışlarını sistematik bir hale getiren değer yargılarım da değiştirecektir. Estetik ve etik değer yargılan da bu yargılardandır. Düzenlenen güzellik yarışmalarına katılan kadınlara yüklenilen kimlikler, roller ve buna bağlı yeni anlamlar bunu doğrulamaktadır. Yerel kriterler yerine evrensel söylemi ile güçlü kültürün kriterleri konulmuş, kadına olması gereken işaret edilmiş, sonuçta da hem erkeğin hem de kadının bu yolla beğeni yargısı değişikliğe uğratılmıştır. İletişimin enformasyon alış verişinden nispeten uzaklaşarak, kültür aktarımına ve betimine yönelmesi, söz konusu ettiğimiz değişimi hızlandıran medya yapılarının doğmasına neden olmuştur. Güzellik yarışmaları bu tür aktarımların ve bundan kaynaklanan değişimlerin gerçekleştirimidir.

AhlakAhlaki değerlerDeğer yargısı+6
Yalçın Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an perspektifinden ahlakın aktüel değeri

Bu çalışmanın amacı, günümüzde yaşandığı tespit edilen bazı ahlak problemlerine Kur'an perspektifinden çözüm önerileri üretebilmektir. Bu çerçevede öncelikle günümüzde yaşanan anlam kaybına ve bunun tarihsel kökenlerine değinilecek, bu anlam kaybının oluşturduğu ahlaki krize yer verilecektir. Sonrasında ahlak temelli öznenin inşasında vahyin önemi ifade edilerek Allah inancının ahlakla yakın ilişkisi ortaya konacaktır. Kamil bir ahlak, ancak vahiy temelli olduğunda ve Allah'la sağlam bir irtibat kurulması halinde mümkün olduğundan, Allah tarafından emredilen formel ibadetlerin ahlaki önemi ifade edilecektir. Son bölümde ise insanın toplumsal bir varlık olduğu, bu nedenle ahlakın bireyle sınırlı kalmasının mümkün olmadığı ve İslam'ın toplumsal yaşama getirdiği düzenlemelerin ahlak merkezli olduğu ifade edilecek ve tespit edilen problemlere çözüm önerileri sunulacaktır.

AhlakAhlaki değerlerAnlam kaybı+5
Esra Selcen Can
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam siyaset felsefesi geleneğinde Kınalızâde Ali Efendi'nin yeri

İslam siyaset düşüncesi, Hz. Muhammed dönemi ve sonrası yaşanan olaylar neticesinde inşa edilmeye başlamıştır. Bu siyasi düşünce, İslam Devleti'nin çeşitli coğrafyalara yayılmasıyla karşılaştığı farklı kültür ve medeniyetler neticesinde oluşmaya başlayan siyasetname, siyaset felsefesi, fıkıh ve kelâm gibi gelenekler ile zenginlik kazanmıştır. Bunun sonucunda oluşan İslam siyaset felsefesi geleneği, hiç şüphesiz belirli kavramlar üzerine inşa edilmiştir. Bu kavramlar çok sayıda olmasının yanında, çalışmamızda yer verdiğimiz siyaset, devlet, yönetici, ahlaklılık ve adalet kavramları, geleneğin önde gelen isimlerinden olan Farabi, Nizamülmülk, Maverdi ve Gazali'nin yazmış oldukları eserler çerçevesinde incelenmiştir. Bu çalışmadaki amacımız, genel anlamda adı geçen düşünürler ve kavramlar üzerinden İslam siyaset felsefesi geleneğinin portresini çizmek, özel anlamda ise Kınalızâde Ali Efendi'nin aynı kavramlar çerçevesinde siyaset felsefesi ile ilgili düşüncelerini tespit ederek İslam siyaset felsefesi geleneği ile karşılaştırmasını yapmaktır.

AdaletAhlakKınalızade Ali Çelebi+3
Rıdvan Demir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahlâk-ı Muhsinî'nin kaynak, yöntem ve muhteva bakımından incelenmesi

Bu araştırmada Ahlâk-ı Muhsinî, kaynak, yöntem ve muhteva bakımından incelenmiş ve ahlak literatüründeki bazı eserlerle mukayese edilmiştir. Bu yolla, 16. Yüzyıl Herat'ının büyük âlim ve ediplerinden olan Kâşifî'nin (ö. 1504) İslam ahlak düşüncesine yaptığı katkı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ahlâk-ı Muhsinî, hem Osmanlı Devleti hem de Cumhuriyet döneminde birçok defa Türkçeye tercüme edilmiştir. Murat Demirkol'un çevirisi üzerinden yapılan incelemede eserin kaynak, yöntem ve muhteva özellikleri tespit edilmiş ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Ahlâk-ı Muhsinî'nin kaynakları, dinî, felsefî, edebî, siyasetname ve tarih türünden kaynaklar şeklinde gruplandırılarak tespit edilmiştir. Eserin edebî kaynaklarının diğerlerine oranla daha baskın olduğu belirlenmiştir. Eser, siyasetname türü kapsamındaki konulara yer vermekte ise de siyasetnameye indirgenemeyecek kapsam genişliğine sahiptir. Hatta ahlak kitabı yönünün siyasetname yönünden daha güçlü olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan mukayesede Ahlâk-ı Muhsinî'nin sistematik ve tür farkına rağmen birçok açıdan daha ziyade Ahlâk-ı Alâî'ye benzediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu eserde kullanılan yöntem, erdem ahlakı, dinî ahlak, tasavvufî ahlak ve siyasetnâme türlerindeki yöntemlere kısmen benzese de farklılıklar taşıdığı anlaşılmaktadır. Eserde didaktik yön öne çıkmakta, sade ve etkili bir dil kullanılmakta, tümevarım ve analojiye daha yaygın başvurulduğu, karşılaştırmalar yapıldığı, çeşitli kültürlerden başarılı örneklerin aktarıldığı görülmektedir. Ahlâk-ı Muhsinî'de güzel hasletler, yani erdemler 40 bölüm halinde ele alınmıştır. Bu erdemlerin yaklaşık yarısı erdem ahlak literatüründeki erdemler ile örtüşmekte iken diğer yarısı, siyasi erdemler kategorisine dâhil edilmeye uygundur. Son bölüm, belli bir erdeme tahsis edilmemiş olup, devlet görevlilerinin terbiye ve adabıyla ilgili açıklamalar içermektedir. Esere siyasetnâme niteliğini kazandıran kısmın bu son bölüm olduğu anlaşılmaktadır.

AhlakAhlak felsefesiAhlak-ı Muhsin+4
Muhammed Karakaya
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkçe çocuk gazetelerinde Osmanlı kimliği (1869-1908) (Ahlak, ilim, dil, tarih ve coğrafya)

Bu tezde 1869-1908 yılları arasında yayınlanmış 19 Türkçe çocuk gazetesi, Osmanlı kimliği bağlamında incelenmektedir. Tanzimat döneminde yayın hayatına başlayan Türkçe çocuk gazeteleri, Osmanlı kamu eğitiminin önemli bir parçası olmuş, Osmanlı düzenine sadık, makbul bir vatandaş yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu tez, Osmanlı kimliğini oluşturan genel politikalarla birlikte, Osmanlı kimliğinin, ahlak, ilim, dil, tarih ve coğrafya unsurlarını, geleneklerden geniş bir biçimde yararlanan bir kimlik inşası bağlamında, Türkçe çocuk gazeteleri üzerinden okumayı ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Tezin ana kaynakları 1869-1908 yılları arasında yayınlanmış olan 19 Türkçe çocuk gazetesi olmuş, bu ana kaynaklarla birlikte, söz konusu dönemde yayınlanmış gazeteler, kitaplar ve arşiv belgelerinden de yararlanılmıştır. Tanzimat ve II. Abdülhamid dönemlerinde yayınlanan söz konusu gazeteler, tematik olarak süreklilik göstermişlerdir. Gazeteler genellikle kamu okulları aracılığıyla çocuklara ulaşmış, dolayısıyla daha çok Müslüman, erkek, kentli, rüşdiyeli çocuklara seslenmişlerdir. Gazetelerin yayın politikalarına bakıldığında inşa edilmek istenen Osmanlı kimliğinin şu unsurları öne çıkmaktadır: 1. İslam-Osmanlı geleneksel ahlak anlayışına bağlı olunmalıdır. 2. Modern bilimsel gelişmeler takip edilmelidirler. 3. Türkçe ortak ve milli bir dil biçiminde kabul görmeli, kullanılmalıdır. 4. İslam-Türk tarihi, milli bir tarih biçiminde öğrenilmelidir. 5. Osmanlı coğrafyası, tüm farklı etnik ve dini unsurlarıyla bir birlik oluşturmaktadır. Tüm bu unsurlarla birlikte tüm Osmanlı çocukları, Osmanlı toplumsal düzenine, başta Osmanlı hanedanına, ardından idarecilere ve ailesine sadık ve itaatkâr olmalıdır. Anahtar Sözcükler: Osmanlı kimliği, Türkçe çocuk gazeteleri, İslam-Osmanlı ahlak anlayışı, Osmanlı ilim, Osmanlı eğitim tarihi, Osmanlı okullarında tarih ve coğrafya.

AhlakCoğrafyaEğitim+7
Eray Yılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor ahlakının temel sorunları

ÖZET Öncelikle eğitsel bir etkinlik olan spor, kurumlaşınca güçlü bir toplumsal etmen olur. Sporların, toplumsal ilişkilerde birleştirici bir işlevi olması genellikle arzu edilir; ama uygulamada olumsuz sonuçlar istisna değildir. Sorunları doğrudan deneyimleyenlerin ve onlarla birlikte yaşayanların başında sporcuların kendileri gelir. Onları teknisyenler, organizatörler, yandaşlar, seyirciler ve sonunda da kamu izler. Sporcular, becerilerinin gelişmesi, estetik ve teknik yeteneklerinin yetkinleşmesi, yarışma etkinliklerinde iyinin, daha iyinin ve en iyinin başarılması gibi değerlerle motive edilirler. Her yaşam eyleminde olduğu gibi sporda da iyi-kötü, güzel-çirkin, uygun-üygunsuz gibi karşıt değerlendirmeler sık sık dile getirilir. Toplumsal ilişkileri temelden yönlendirip şekillendiren ekonomik ilişkiler, ipso facto, spor etkinliklerinde belirleyici etmenlerdir. Tarihsel bakışla, insanlığın hemen hemen her döneminde çeşitli sportif hareketlere ve bunların sistemleştirilmiş, kurallaştırılmış oyun formlarına rastlarız. Hem eski hem modern olimpik oyunlarda arzu edilmeyen hatta tiksinti uyandıran olaylar olmuştur. Bunlar, sporla oluşturulması amaçlanan erdemli karakterle bağdaşmayacak davranış biçimleridir. Bu çalışmada, spor ethiğinin sorunlarının bir çözümlemesine ve formulasyonuna girişilmektedir. Çözümleme altı başlıkta toplanabilir: doping öğelerinin üretimi ve uygulaması; şike ve aldatma; profesyonelliğin kötü kullanımı; yüksek performans için olumsuz tutku; ve meta fetişi olarak spor. Sporun amacı, adale ve akciğer ticaretiyle para birikimi olarak görülürse, sevinçli bir deneyim yada toplumsal bir hoşnutluk olmanın çok uzağına düşer. Her somut ahlak dışı olayda aynı engel görülebilir. Bu, ekonomik etkinliğin yanlış kullanılan biçimidir. Bu kullanım, spor yapan bireyin özgür IVseçmeyle katılma, bedensel ve zihinsel sağlıklı gelişme ve dürüst yarışma eylemlerini hiçe saymasına neden olur. Para etkeni bir araç olmaktan çıkıp amaç olursa, zalimce yarışma ve mutlaka kazanma bu amacın motivleri olur. Spor yapmak kendi başına bir değer olduğu halde, sporcu erkek ve kadın, sağlıkları pahasına rekor kırmak zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılmakta ve kışkırtılmaktadırlar. Böyle olunca, tek amaç, en güçlü, en yüksek ve en hızlı olarak sivrilmek, hatta tapınılmak olur. Sporda etik sorunlar, bir bütün olarak sosyo-ekonomik ve politik sorunların yansımalarıdır. Tüm dünyada ülkelerin politik dengelerini kaybetmiş durumda olmaları karşısında spor etkinliklerinin baskıcı öğelerden bağımsız yönlendiriImeleri olası değildir. Gerek dünya çapında gerek yerel spor organizasyonları şu taleplerde bulunurlar: "olimpik ruh", "fair play" ve "dostluk ve barışın anahtarı olarak spor." Bu tür sloganlar yahut mottolar çoğu kez ahlaklılığa dudak hizmeti olarak kalırlar; ama aynı zamanda sporun uluslararası konsensüs da artan toplumsal ve siyasal önemini ima ederler. Sporda ahlak dışı davranışlar, ne kadar uzun gizlenseler de, farkmedilmeye mahkumdurlar; ama bu sürede zarar verirler: Hem spor yapan bireyi hem sporsever kamuyu bozarlar. Büyük ölçekli zarar ancak büyük ölçekli araçlarla giderilebilir yahut tedavi edilebilir. Sonuç olarak, gerçek sportif bireyin, bu beden ve ruh birliğinin üstlendiği misyon, yarışmayla işbirliği misyonu, iradenin etkisiyle, insanlığın nihayi birleşmesine katkıda bulunabilir. VAnahtar Sözcükler 1-Spor :İnsanın bedensel ve düşünsel yeteneklerini bir bütün olarak geliştirmek amacıyla gerek bireysel eğlenme, gerek yarışma tarzında yapılan eylemler toplamıdır. 2-Felsefe :İnsanın insanla ve doğayla ilişkisinde en genel soruları soran ve yanıt arayan bilgi çeşididir. 3-Etik: Değerlerin davranışları belirlemesini inceleyen felsefe disiplinidir. 4-Doping: Sporcunun, performans gücünü artırmak amacıyla doğal olmayan araç ve yöntemler kullanmasıdır. VI

AhlakFelsefeSpor+2
Mehmet Şahin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahlak felsefesi bağlamında Nietzsche ve postmodernizm

Bu çalışma; üç farklı problemi, ahlak felsefesini, Nietzsche'yi ve postmodernizmi birbirleriyle ilişkisel bir biçimde irdelemeyi amaçlamakla birlikte, çeşitli filozofların fikirleri üzerinden farklı birçok konuya eğilmekte, Nietzsche'yi postmodernizmi ön-celeyen bir filozof olarak ele almakla yetinmek yerine, geçmişe ve çağımıza damgasını vuran filozoflarla bir bütün olarak değerlendirmektedir. Nietzsche'nin yaşamdan yana koyduğu tavrı ve Batı felsefesi eleştirisini postmodernizmin çıkış noktalarıyla birleştirmekle birlikte ilerlemecilik, üst anlatı ve hakikat gibi kavramlar üzerinden çağın krizini etik gerçeklik bağlamında tartışmaya açmaktadır. Çünkü insanlığın ulaştığı aşamayı Nietzsche'nin öngörüsündeki nihilizmi anımsatmakla birlikte, hakikat ve yanılsama, gerçek ve kurgu arasındaki duvar hiç olmadığı kadar zedelenmektedir. İnsan yaşamın anlamı ve amacı konusunda eski dayanaklarını yitirmekte, kimi kavramlar üzerinde şüpheye düşmektedir. Dolayısıyla dünyayı anlamlandırma proje-lerinin insan gerçeği ve yaşam noktasında yetersiz kalışı, yeni bir gerçeğe adım attı-ğımızı göstermekte, bu da kendisini postmodernizm olarak ortaya koymaktadır. Ay-dınlanmacı felsefeden farklı olarak postmodernizm kavramların egemenliğinden ko-puşu temsil eder. Nietzsche'nin aklın, geleneksel düşünme biçiminin ürünü olan iyi-kötü ile beraberinde hakikatin putlaştırılmasına karşı yaşamdan yanalığı postmoder-nizmi öncelemekte; önemli bir problem olarak ilerlemeci tasarılar doğrultusunda 'şimdi'nin yitirilişi ise etik bir problem olarak kendisini çalışma boyunca farklı bağ-lamlarda göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Nietzsche, Postmodernizm, Ahlak, Nihilizm, Üst Anlatılar

AhlakAhlak felsefesiNietzsche, Friedrich Wilhem+3
Barkın Can Topcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peygamber'e (S.A.V.) göre savaş etiği

Bu araştırma, Resûlullah'ın fetihlerinde izlediği insani boyutları ele almaktadır. Ahlakı ve savaşın anlamını dil ve ifadelerle tanımladım, ardından Müslümanlar arasındaki savaşların nedenlerinden bahsettim ve bunları diğer ülkelerdeki savaşların nedenleriyle karşılaştırdım ve bu savaşlardan bazıları üzerinde durdum. Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in fetihlerine damgasını vuran bu beşeri boyutların tecellilerini inceledim ve düşman esirlerle -Allah onu korusun ve bağışlasın- münasebetlerine odaklandım. Yaralılar ve onların cesetleri. Sonra düşmanının kadınları ve çocukları ile Müslümanlara karşı yaptığı savaşlara katılmayan sivillerle ilişkisinin boyutunu inceledim. Daha sonra araştırmamın bir bölümünü, Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun, Resûl'ün savaş meydanındaki ashabıyla etkileşiminde insani boyutlardan bahsetmeye ayırdım, çünkü o onlara merhamet etti ve onlardan uzak durdu. Bu, Cenab-ı Hakk'ın kendisine emanet ettiği İslam dininin yayılmasının önünü açsa da, onun sürekli savaştan kaçınma çabasından ve savaşa karşı koymaktaki isteksizliğinden ortaya çıkmıştır. Düşmanın politikası, savaşın ateşiyle savaşmayı kabul etmeye başlamadan önce onları uyarmak ve ondan yüz çevirmek ve - muharebe başladıktan sonra - düşman isterse, kararlı bir şekilde onu bitirmeye çalışmaktır. yoldaşlara ihanet etmemeye vurgu. Ve düşmanın cesetlerini parçalamak ve toplu cezalandırma yöntemini kullanmamak. Sonunda, savaşın sona ermesinden sonra askeri politikasına, sonun büyük bir zafer mi yoksa acı bir kayıp mı olduğuna ışık tuttu. Allah Resulü'nün (s.a.v.) güç kullanmadığını, doğru yol kapanıncaya kadar savaşa girmediğini ve sadece orduyu zayıflatmak için savaşmak istediğini okuyucuya anlatmaktır. Anahtar Kelimeler: Ahlak, insan boyutları, savaş, mahkumlar, yaralılar

AhlakAskeri politikalarEtik+6
Khadeeja Jaber Salım Al-mıshalawee
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de öncü felsefeci kadın: Bedia Akarsu örneği

İstanbul Üniversitesi'nin ilk kadın felsefe Profesörü unvanını taşıyan Bedia Akarsu, Cumhuriyet döneminde yetişen, fikirleri ve yaşantısında döneminin etkilerini görebildiğimiz önemli bir değere sahip felsefeciler arasındadır. Tezimizin ilk bölümünde Akarsu'nun hayatı ve eserlerini geniş bir perspektifte ele alırken, ikinci bölümde ise felsefe anlayışına değindik. Akarsu'nun felsefeye katkıları, etkilendiği düşünürler ve felsefe çalışmaları çerçevesindeki görüşlerini ele alarak değerlendirmeye çalıştık. Üçüncü bölümü, Akarsu'nun dil ve kültür ilişkisi, dil felsefesi yaklaşımı, dil ile felsefe ilişkisi, dilin kültürel rolü bağlamında ele aldık. Akarsu'nun felsefe anlayışını dil, kültür ve ahlak felsefesi oluşturmakla birlikte, felsefi görüşü ise aydın, çağdaş, Atatürkçü düşünce ve ideolojilerden oluşmaktadır. Akarsu, sahip olduğu bilgi birikimi ve felsefe alanında yazdığı eserlerle katkılar sunarak topluma ilham olmuştur. Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi konusunda öncü olan Akarsu, bu hususta Felsefe Terimleri Sözlüğü ile felsefe alanına önemli katkılar sağlamıştır. Ahlak felsefesi alanında ahlak ile ilgili düşüncelerini Kant'ın düşünceleri kapsamında değerlendirmiştir. Dil ve kültür konusunda ise dilin yabancı etkilerden arındırılması ve dilin sınırlarının bağlı olduğu kültür ile iç içe olması gerektiğini düşünmüştür. Çalışmamızı, Akarsu'nun felsefi görüşleri ile dil ve ahlak alanında sınırlandırarak ele almaya çalıştık. Akarsu, insan hakları ve topluma karşı duyarlı düşünceleri ile Türkiye'de felsefenin gelişimine ışık tutan öncü kadın felsefecilerimiz arasındadır.

AhlakAydınlanmaDil+2
Ayşe Turan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal pazarlama ve sosyal pazarlamanın ahlaki boyutlarına yönelik tutumların incelenmesi

Bu tezin amacı sosyal pazarlamanın ahlaki boyutunu, İşletme öğrencilerinin sosyal pazarlama uygulamalarına karşı tutumları doğrultusunda değerlendirmektir. İlk bölümde, sosyal pazarlama ve pazarlama ahlakı için genel kavramlar incelenmiştir. İkinci bölümde sosyal pazarlamada ortaya çıkabilecek ahlaki problemler ele alınmıştır. Son bölümde ise, yapılan anket sonuçları dikkate alınarak öğrenciler sosyal pazarlamaya karşı tutumları değerlendirilmiştir. Araştırmamızın bulgularına göre, öğrenciler sosyal pazarlamaya toplum için faydalı bulmakta fakat oluşabilecek ahlaki sorunlar için endişe duymaktadırlar. Bu yüzden sosyal pazarlamanın devlet tarafından daha iyi kontrol ve denetim edilmesini istemektedirler.

AhlakAhlaki davranışPazarlama+6
İbrahim Ayvaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslâm siyaset felsefesi açısından devlet yönetimi üzerine bir değerlendirme

İnsanlığın başlangıcından bugüne kadar, tüm dönemler, kendi politik yapıları içerisinde hükümdarlarına ve yöneticilerine sahip olmuştur. Bu yönetim anlayışı dolayısıyla, bu bağlamda, devletlerin nasıl yönetmesi gerektiği ve din ile devlet arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğinin açıklanması gerekmektedir. Bu anlayışa istinaden, Kur'an'da ve hadiste hüküm bulunmadığı zaman, kararların, hükümdarların rasyonel yönetimlerine ilişkin olarak alındığı ve dinî yönetimin bu biçimde uygulandığı görülmektedir. Bu kararlar alınırken, hilâfet ve zıllullâh gibi bazı politik terminolojinin dikkate alınması çok önemli olacaktır. Yönetimsel zorlukları ve yükleri hafifletmek için, vezirlik makamına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, hükümdarlar, halife ve vezirler için ahlakî davranışların ne olması gerektiği tartışılmakta ve açıklanmaktadır. Dinî yönetime ilişkin bu hususlar bağlamında meşveretin önemi araştırılmakta ve değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hilâfet, dinî siyaset, vezirlik, yönetim, ahlâkî davranışlar.

AhlakDevlet idaresiDin-siyaset ilişkileri+7
Mustafa Ünal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

İlgili konular