Production
373 theses under this subject heading
Kurumsal bir değişiklik yönetim sistemi tasarımı ve gerçekleştirimi
Üretim, imalat ve tasarım süreçleri içerisindeki karmaşık işlemlerde ortaya çıkabilecek çok ufak değişiklikler süreçte büyük etkilere yol açar. Kurumsal Değişiklik Yönetim Sistemi bu değişikliklere bilimsel bir yaklaşımla, modern anlamda bir mühendislik yaklaşımı ile ele alarak yapılan işin kalitesini, güvencesini, hızını, organizasyonunu, yönetilmesini, mevcut yapıya uyumluluğunu, gelişmeye açık olması ve uygun değer maliyetle işlemin yapılmasını amaçlar. Bu tez süreçlerin hızını, çalışanlarının performansını ve karar mekanizmalarının güvenilirliğini artırarak zaman ve kaynak israfını azaltarak kağıtsız bilgi sistemine geçmeyi hedefler.
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerine etkisi ve tarım üretimi ve enflasyon: Panel veri seti analizi
Çalışmanın amacı, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkisini küresel ölçekte panel veri seti kullanarak incelemektir. Çalışma, ayrıca, tarımsal üretim ile enflasyon arasındaki ilişkiyi basit bir regresyon modeliyle ortaya koyarak iklim değişikliğinin enflasyon üzerindeki önemli etkisine işaret etmeyi hedeflemektedir. Çalışmada, İklim Araştırma Birimi (CRU), İngiliz Atmosfer Veri Merkezi (BADC) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Acil Olaylar Veri tabanı (EM-DAT), Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Dünya Kalkınma İndeksleri (WDI) veri tabanlarından, yıllık iklim, tarımsal üretim, toprak kalitesi, arazi kullanımı, doğal afetler ve sosyoekonomik veriler, 1961-2013 döneminde 49 ülke için derlenmiş ve panel veri seti oluşturulmuştur. İlk olarak, 1901-2015 dönemi arasında Bai-Perron Çoklu Yapısal Kırılma Testi kullanılarak ülkeler için iklim değişkenlerindeki yapısal kırılmalar tespit edilmiştir. Ortalama sıcaklığın istisnasız tüm ülkelerde artış gösterirken; gün içi sıcaklık farkı, buzlu gün sayısı, yağmurlu gün sıklığı ve potansiyel evapotranspirasyondaki değişimlerin ülkelere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. İkinci olarak, iklimin tarımsal üretim üzerindeki etkisi regresyon analizi yardımıyla tahmin edilmiştir. Sıcaklıkta ve diğer değişkenlerde meydana gelen değişimler örneklemle sınırlanan küresel tarım üretimini pozitif, yağış ve gün içi sıcaklık farkındaki değişimler ise negatif yönde etkilemektedir. Son olarak, etkinin dünya üzerinde hangi enlemlerde farklılaştığı Eşik Değer Regresyon Modeli kullanılarak analiz edilmektedir. Yağıştaki değişimler tarım sektörünü alçak enlemlerde pozitif, yüksek dereceli enlemlerde ise negatif yönde etkilemektedir. Tarımsal üretim ve enflasyon arasındaki basit anlamlı ilişki ise, iklim değişikliğinin dolaylı olarak enflasyon üzerinde olası etkisini örneklemektedir. Bu çalışma iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini panel veri kullanarak inceleyen sınırlı sayıda çalışmalardan biri olup, bu çalışmalar içerisinde ise iklim değişikliğini en kapsamlı temsil ederek; özgün kırılma noktalarını belirlemeye yardımcı olan eşik değer regresyon modeli uygulayan ilk çalışmadır. Anahtar Kelimeler: İklim Değişikliği, Tarımsal Üretim, Enflasyon, Bai-Perron Çoklu Yapısal Kırılma Testi, Eşik Değer Regresyon Modeli
The long-run causal effects of the emigration of Crimean and Nogay Turks on the urbanization and agricultural outcomes of Turkey: An empirical analysis
The purpose of this thesis is to investigate the long-term causal effects of the emigration of the Crimean and Nogay Turks on the urbanization and agricultural outcomes of Turkey. To estimate the long-term causal effects of emigrants, a novel dataset at province level consisting of six years between 1928 and 1965 is constructed by digitalizing the Agricultural Yearbooks and Population Censuses of Turkey. In addition to baseline the Ordinary Least Square (OLS) methods, Instrumental variable methods are employed to address potential endogeneity problem. The results reveal that the emigration of Crimean and Nogay Turks had a positive and significant long-term effects on urbanization rate, per capita cultivated land, per capita total agricultural production, per capita cultivated area of grain, per capita grain production and per capita industrial crops production.
Tekirdağ bölgesinde bal üretim ve pazarlama sorunları
Türkiye dünya bal üretimi ve ihracatında önemli ülkelerden biridir. Türkiye'deki ayçiçeği balının önemli bir kısmı Trakya bölgesinde üretilmektedir. Tekirdağ'da da en çok ayçiçeği balı üretilmektedir. Bu araştırmada Tekirdağ bölgesinde arıcılık yapan ve bal üreten 240 arıcının bal üretim ve pazarlama sürecinde yaşadıkları sorunlar tespit edilmiştir. Bu bölgedeki arıcıların en önemli üretim sorunları arasında uzman ve teknik desteğin az olması, devlet desteğinin yetersizliği, Birlik tarafından yeterince korunamamaları, arı ıslah çalışmalarında kurumsal işbirliği eksikliği, flora haritasının olmaması, bal ormanlarının azlığı, yaylada zorunlu ihtiyaçları karşılamadaki zorluklar gelmektedir. Arıcıların bal üretiminde en önemli maliyet kalemleri besleme, petek, yakıt, ilaç, nakliye ve kovan maliyetleridir. Arıcıların en önemli pazarlama sorunları ise bal taban satış fiyatının olmaması, üreticinin balını tüketiciye doğrudan ulaştıracak bir sisteminin olmaması, sahte bal satışı, ayçiçeği balının kimliklendirme işlemleri, barkod sistemi ile balın kayıt altına alma işlemleri olarak belirtilebilir. Satış ve pazarlama sürecinde ise bu maliyetler en çok paketleme, depolama ve işçilik şeklinde sıralanmaktadır. Arıcların tecrübesi arttıkça daha fazla miktarda bal üretmekte ballarını kendi çabaları ile satma eğilimine girmektedirler. Balcılar genel de memnundurlar. Bayanlar bu sorunlara biraz daha iyimser yaklaşmaktadırlar. Eğitim almayanlar daha çok bal üretimi sorunu yaşamakta, buna karşın eğitim alanların yasal düzenlemelerden, iklim ve bitki örtüsünden daha çok sorun yaşadıkları görülmektedir. Bir diğer dikkat çekici durum ise aldıkları eğitimi yeterli bulanlar diğer gruplara göre kurumsal işbirliği sorunlarını daha çok hissetmektedirler. Ayrıca baylar, eğitim alanlar ve aldıkları eğitimi yetersiz bulanlar daha fazla dağıtım sorunlarına dikkat çekmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Arı, Bal, Bal Üretim Sorunları, Bal Pazarlama Sorunları, Tekirdağ
Cevizin Türkiye ekonomisne katkısı
Şehir merkezlerinde yoğunlaşan insan nüfusu, beraberinde hayat standartlarında bazı değişiklikleri de getirmiştir. Hızlı yaşam temposu ile alternatif gıdalara olan ilginin artması sonucunda yüksek enerji ve besin değerine sahip kabuklu kuru meyvelere olan ilgi de artmıştır. Dolayısı ile ülke ekonomilerine büyük katkısı olan tarımsal faaliyetlerden biri olan kabuklu meyve yetiştiriciliği bu alanda ilgileri üzerine çekmiştir. Dolayısıyla yapılan bu çalışmanın asıl amacı insan beslenmesinde büyük öneme sahip olan ve dış pazar imkanının oldukça fazla olduğu cevizin; Türkiye'deki üretimi, ithalatı, ihracatı ve ülke ekonomisine yaptığı katkıların analiz edilip üretiminde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin sunulmasıdır. Anahtar Kelimeler: Ceviz, İthalat, İhracat, Üretim
Tekirdağ ilinde tarım kredi kooperatiflerinin tarım kesimi üzerine etkisi
Küçük birer işletme olan çiftçilerin aşırı rekabet ortamında yaşamlarını sürdürmeleri her geçen gün zorlaşmaktadır. Gelişmiş ülkeler de dahil bir çok ülkede çalışanların önemli bir kısmı tarım kesiminde istihdam edilmektedir. Dolayısıyla milli gelirin önemli bir kısmı tarım kesiminden elde edilmektedir. İnsanların önemli bir kısmı tarımsal faaliyetlerin yapıldığı köylerde diğer bir ifade ile kırsal mahallelerde yerlesmiş durumdadırlar. Çiftçilerin ortadan kalkıp dev işletmeler haline gelmesi durumunda iktisadi, sosyal sorunlar baş edilemez hale gelecektir. Bu sorunlara çözüm olarak düşünülebilecek önerilerin başında kooperatiflerin etkisinin artırılması gelmektedir. Kooperatiflerin tarım kesimi üzerinde etkisini incelemek aynı zamanda bu konuda en başarılı illerden biri olan Tekirdağ örneği ile inclemenin uygun olduğunu düşündüm. Birinci Bölümde Türkiye'nin sanayi, tarım, turizm, ulaşım sektörlerinde önde olan Tekirdağ ilini inceledim. İkinci bölümde Kooperatifçiliği Dünya'da ve Türkiye'de tarihsel gelişimi ile Tekirdağ ilindeki faaliyetlerini inceleyerek bu konudaki önerilerimi sonuç bölümünde açıkladım. Anahtar Kelimeler: Kooperatif, Tarım, Tekirdağ, Üretim
Türkiye'de fıstık üretimi, pazarlaması, sorunları ve çözüm önerileri
Çalışmada, antepfıstığının bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde, sektörlere ait raporlar, akademik çalışmalar, bu alanla ilgili faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarının çalışmaları taranmıştır. Literatür tarama sonuçları öncelikle ulusal ve uluslararası veriler ve istatistikler arasında değerlendirilerek tespitler ortaya konmuş ve bu veriler ışığında bölgesel ve ulusal mevcut durumları yansıtacak şekilde çalışmanın raporu oluşturulmuştur. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ikamet eden bölge halkının yetiştirmiş olduğu fıstığa üretim anlamında gerekli ve yerinde teşvikler yapılarak geçimlerini sağlamalarını desteklemek adına ne gibi çalışmalar yapılacağına değinilmiştir. Bununla birlikte Dünyada ve ülkemizde fıstığa geniş bir pencereden gözlem yapılarak bölgesel ve küresel pazara yatırımların nasıl yapılacağı ve marka ve tescil işlemlerine yönelik çalışmaların devam ettirilmesinin ne denli gerekli olduğunun önemi vurgulanmıştır. Daha geniş kapsamıyla Antep fıstığı üretimi yapan çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim ve seminer faaliyetleri düzenlenmesinin faydalı olacağı ayrıca gelecek vaat eden bu bitkinin yerel kalkınmada ve dünya çapında marka haline gelebilmesinin sağlanması amacıyla birçok devlet kurum ve kuruluşları tarafından gerekli desteklerinde zamanında verilmesinin önemli olduğunun altı çizilmiştir. Fıstığın sadece kuruyemiş olarak satışa sunulmasının dışında daha birçok farklı alanda ülkemizde ve dünyada fıstığın faydalarına değinilmiş ve hangi alanlarda kullanılırsa küresel pazarda tutundurulabileceğinin önemi vurgulanmıştır. Dünyada ve ülkemizde fıstık üretimi yapan çiftçilerin, araştırma ve geliştirme yatırımlarını umursamayan, yenilikçi olmayan misyonu ve vizyonu olmayan ve gelecek vaat etmeyen bir tarım anlayışının fazla yol kat edemeyeceği anlatılmıştır. Ülkemizde gelecek vaadi olmayan elit şirketleri korumanın yanlış olduğu ve gelecekte çok daha faydalı olacak girişimcilere kucak açılmasına ve destek verilmesine ilişkin çalışmalar yapılmasının daha doğru bir yol olacağı anlatılmıştır. Bununla birlikte fıstığın üretim ve pazarlama alanında karşılaşılabilecek sorunlara ve bunlara aranan çözümlere de yer verilmiştir. Bu çalışmalar ışığında fıstığın devlet desteği ve teşvikleri, sulama imkanları ve sulamanın önemi, eğitim ve sertifika, fidan üretimi, anaç fıstıkların önemi, bahçe tesisi ve markalaşma gibi sorunlar aşıldığında ileri seviyede fıstık yetiştiriciliğine geçileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarım, Fıstık, Üretim, Pazarlama, Sorunlar ve Çözümler.
Yeniden anlamlandırma ve biçimlendirme
Günümüz sanatı 1990'lı yıllardan itibaren yoğunluklu olarak teknik üretimi benimsemiş yapısıyla geçmiş sanat ürünleri ve hazır nesneler dolayımında yeni bir var oluş yöntemini tercih eder. Bu yeni yöntem; sanatın, sanatçının ve izleyicinin daha sosyal bir konumda yer almasına olanak tanır. Bu tez çalışmasında, yeniden üretimin sanatsal bir ifade yöntemi olarak varoluşunu incelemek amacıyla ilk bölümde, kültür ve sanat ilişkisine değinilmiş; kapitalist kültürün, sanat alanı da dahil olmak üzere tüm toplum üzerinde kurduğu egemenliğin yansımaları taraf olmaksızın (modernizm/postmodernizm) incelenmiştir. İnceleme, sanat ve kültür tartışmalarında önde gelen kimi isimlerin düşünceleri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ise modern dönemden postmodern döneme değişen algısal sürecin sanatsal pratikler üzerindeki etkilerine yer verilerek günümüz sanatının temel bir yapılanması olarak yeniden üretme eyleminin varoluş nedenlerine cevaplar aranmıştır. Yeniden üretim bir sanat yapıtı oluşturulurken elbette ki en büyük tartışma gerçekleştirilen alıntının durumu üzerinden yaşanmaktadır. Bu açıdan ikinci bölümde, taklit, kopya, intihal gibi karşıt tartışmalar değerlendirilmiştir. Aynı zamanda yeniden üretim yapıtlarını anlamlandırmak ve biçimlendirmek amaçlı kullanılan kavramlar ve kuramsal yapının pratiğe yansımaları çeşitli sanatçılar ve uygulama çalışmaları üzerinden incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Postmodernizm, yeniden üretim, postprodüksiyon, alıntı.
Bilgisayar oyunlarının yapım sürecinde konsept tasarımı, üretilmesi ve uygulanması
Bilgisayar oyunları 1940'lı yıllarda atılan teknolojik adımların bir yan ürünüdür denilebilir. Başlarda bilgisayar mühendislerinin birer hobisi olarak var olan bilgisayar oyunları büyük bir çoklu medya ürünü olarak gelişen teknoloji ile birlikte kendisini güncelleyerek ve evrilerek günümüze kadar gelmiştir. Büyük bir sektör haline gelmesiyle birlikte bilgisayar oyunlarının üretim kalitesinde de bazı standartlaşmalar söz konusu olmuştur. Söz konusu standartlaşmalar bilgisayar oyunlarının içeriği ve özgünlüğünde bazı olumsuzluklara yol açmıştır. Konsept tasarımları alanında gözlenen sıradanlaşmanın özgün yaklaşımlarla nasıl kırılabileceğine vurgu yapılan bu çalışmanın birinci bölümünde bilgisayar oyunlarının bilgisayar teknolojileri ile birlikte tarihsel gelişimi incelenmiş ve bu gelişim sürecinde oluşan bilgisayar oyunu türleri ile başlıca bilgisayar oyunu geliştiren firmalara değinilmiştir. İkinci bölümde konsept tasarımının tarihsel gelişimi ve hangi alanlarda kullanıldığı üzerinde durulmuştur. Ardından konsept tasarımının bilgisayar oyunlarının tasarım ve yapım sürecindeki önemine değinilmiş ve konsept tasarımının hangi yöntem ve teknolojiler ile üretildiğine değinilmiştir. Üçüncü bölümde bilgisayar oyunları sektörünün Oscarı olarak nitelendirilebilecek "The Game Awards" ödüllerinden 2015, 2016 ve 2017 yıllarında sanat yönetimi dalında ödül almış üç oyunun konsept tasarımı süreçleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde, insanlık tarihinin bulunmuş ilk yazılı destanlarından biri ve Mezopotamya kültürüne ait bir eser olsa bile tüm insanlığa adanmış bir kültür mirası niteliği taşıyor olması nedeniyle, "Gilgameş" adlı bir konsept tasarımı gerçekleştirilmiş ve bu tez çalışması sürecinde elde edilen verilerden hareketle irdelenerek sunulmuştur.
Market analysis and forecasting of oil and gas (lubricant) management in Nigeria: A case study of grand petroleum
This thesis has two main parts; the first part is the production market analysis of lubricant products and the second one is to use actual data to forecast the future production rate. In the first section, different products of Ground Petroleum Nigeria Limited are introduced. In addition, production processes, product characteristics and quality control techniques are discussed.In the forecasting part, SPSS software is used to predict the production rate of selected five products for 2014. Based on the results it is possible to conclude that, there is an increase in production and product demand.
Tiyatroda maske kullanımı: İstanbul Devlet Tiyatrosu prodüksiyonlarında son 10 yılın örnekleri
'Tiyatroda Maske Kullanımı – İstanbul Devlet Tiyatrosu prodüksiyonlarında son 10 yıl örnekleri' başlığını taşıyan, bu yüksek lisans tez çalışması iki bölümden oluşmaktadır; tarihsel süreci içerisinde, 'maskenin ortaya çıkışı, anlamı ve önemi literatür taraması yapılarak ele alınmış ve tiyatroda maskenin kullanım amaçları, maskenin tiyatroda ki tarihçesi, tiyatro dalında maskenin kullanım çeşitleri gibi bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde; Antik Yunandan günümüze maske kullanımı ve kullanılan maske çeşitlerinden bahsedilmekte. Sonraki yıllarda Roma dönemi, daha sonra makyajın yoğun olarak maske amaçlı kullanıldığı Doğu tiyatrosunun incelendiği Çin, Noh, Kabuki, Kathakali tiyatrosunda gelişimi, Afrika dönemi maske örnekleri, Rönesans dönemi Commedia del'Arte'de kullanım örnekleri, Türk Tiyatrosunda maskenin tarihsel gelişimi ve durumu, en son ise günümüz tiyatrosunda maske ile ağır sahne makyajları arasında ki benzerlikler de ele alınmıştır. İkinci bölümde ise; maskenin İstanbul Devlet Tiyatrosundaki son 10 yıl örnekleri ayrıntılı olarak incelenmiş ve maskenin kullanıldığı oyunları ele alarak nasıl sahnelendiğine vurgu yaparak, yönetmenlerin maske üzerinde anlatım biçimleri ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak bu tez çalışmasında, Tiyatronun sembolü olan maske, görüldüğü üzere zaman ve mekândan bağımsız olarak tiyatronun içinde varlığını sürdürmekte ve her çağda kendine bir yer bulabilmektedir.
The effect of capital and labor on productivity on Turkish textile companies
The Turkish textile and clothing industry has contributed to the economic growth of Turkey for years now which has brought a considerable amount of output in business areas and world trade markets. The Turkish Textile companies played an important role in exportation, job availability and technological development. Due to the constant remark in the progressive industrial performance of the Turkish textiles and apparel industries which have improved daily life of people in the society. Hence the present study aims to analyze the effect of the relationship of labor and capital on the productivity for 8 different Turkish textile firms which covers a duration of 9 years from 2009 to 2017. Again, the 8 textile companies were chosen from Turkish Istanbul Chambers of Commerce 500 Largest companies, thus, gross added value was considered as the output are capital and labor ( number of employees ) as inputs. Capital and labor are the independent variables and gross value addition the dependent variable. The main objective of study applied correlation analysis to ascertain the strength of the relationship between the dependent and independent variables that is the relation between capital, labor and productivity. The regression analysis model analyzed the effect of change of capital and labor on the productivity for the Turkish textile and apparel industries. The findings from the analysis concluded that there is a relationship between capital and labor on productivity and capital and labor have an effect on the productivity for the Turkish textile industries from the peroid of 2009 to 2017 for the study. Keywords: Productivity, Textile industries in Turkey, Ready to wear, Output, Input.
Yalın üretim tekniklerine bağlı süreç iyileştirmelerin bir kozmetik firmasında uygulanması
20.yüzyılın başından beri hızla gelişmekte olan üretim endüstrisindeki günümüzde gelinen son yapılandırmalardan biri de yalın üretimdir. Yalın üretim; en genel anlamda üretime değer katmayan her şeyden uzak durmayı temsil eder. Yalın üretim, temelinde sıfır hata ve sıfır stok prensiplerine dayanmaktadır. Müşterinin para ödemekten kaçındığı her şey israftır. Yalın üretim kültürü oluşturularak ürüne değer katmayan tüm işlemlerden uzak durulabilir. Bu çalışmada, bir üretim firmasında değerle israfın birbirinden ayrılması, israfların azaltılması ya da ortadan kaldırılması işlemleri anlatılmıştır. Her üretim tesisinin, yalın üretim kültüründen faydalanacağı bir bölüm mutlaka vardır. Yalın üretim tekniği, çok geniş kapsamlı bir sistem olduğu için her işletmenin bu teknikten kendine pay çıkarması yararına olacaktır. Bu çalışmada, yalın üretim yaklaşımının nasıl ortaya çıktığı, yalın üretim sisteminin tanımı ve amaçlarına yer verilmiştir. Yalın üretim tekniklerinden de bahsedilerek, işletmede israfa neden olan materyaller ayrı ayrı açıklanmıştır. İsrafın işletmeler için büyük kayıplara neden olabileceği üzerinde durularak, bu kayıpları ortadan kaldırmaya çalışılmıştır. Günümüz rekabet şartları zaman geçtikçe üreticileri daha fazla zorlamaya başladığı için, üreticilerde kendi içlerinde rakiplerinle mücadele etmek için bir takım önlemler alması gerekir. Bu önlemlerin en büyüğü de anlatıldığı gibi israfı önlemektir. İsrafı önlemek için yalın üretim tekniklerinden faydalanılmıştır. Firmada israf önleme çalışmalarının sonucunda bir başarı sağlanılmıştır. İsraf önlemenin yanında firmanın kayıtlarını da düzenleme işlemi yapılmıştır. Hammadde, ambalaj ve ürünlerin her birine bir kod verilerek firmada düzen sağlanılmaya çalışılmıştır. Yapılan değişikliklerle firma içi karışıklığı engelleme hedeflenmiştir. Verilen kodlar sayesinde etiket sistemi oluşturulmuştur. Her bir birim kendi içinde bir grup olarak değerlendirilerek kod sistemine uyum sağlanılmıştır. Bu kodlar etiketlere aktarılarak tezgah, palet ve raf dizilimi işleri kolaylıkla yapılmaya başlamıştır. Okuyucu bu çalışmada genel olarak; yalın üretimin doğuşunu ve günümüze gelene kadar geçirdiği süreçleri, amaçlarını ve tekniklerini görmüş olacaktır. Tüm bu bahsedilen işlemleri bir üretim firmasında uygulayarak firmanın uygulama sonrasındaki geldiği noktayı, geçirdiği süreçleri ve iyileştirmeleri kavramış olacaktır.
Ayakkabı üretiminde kullanılan yan sanayi ürünleri üzerine bir araştırma
Ayakkabı sektörü ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyan sektörlerden biridir. Ayakkabı yan sanayinin üretimi ana sanayinin üretimine bağlıdır ve ana sanayideki gelişme ve büyüme yan sanayiye olumlu etki etmektedir. Ayakkabı sektöründeki büyüme ana ve yan sanayinin uyumlu çalışmasına bağlıdır; çünkü, bu her iki sektörden birinin olmaması durumunda diğerinin yaşaması ve gelişmesi mümkün değildir. "Ayakkabı Üretiminde Kullanılan Yan Sanayi Ürünleri Üzerine Bir Araştırma " başlıklı tez çalışmasının genel amacı, ayakkabı sektöründe yan sanayi sorunlarının araştırılması, gerek sektör ve gerekse bu konuda yapılacak çalışmalara yol gösterici bir yazın oluşturmaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde sektörün tanımı ve kapsamı çerçevesinde ayakkabı yan sanayi ürünlerin sınıflandırılması yapılarak açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, yan sanayi ürünlerinin genel profilinin ortaya çıkarılması, ayakkabı üretiminde kullanılan yan sanayi ürünlerinin çeşitliliği, kalitesi, temini, üretim esnasında ve kullanımda karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek amacına yönelik olarak anket çalışması yapılmıştır. Bu doğrultuda rastlantısal olarak seçilen 31 işletme yetkilisine toplam 40 soru yöneltilmiştir. Alan çalışmasının örnekleminde sadece İstanbul ilinde bulunan işletmeler seçilerek, ayakkabı üretiminde kullanılan yan sanayi ürünleri üzerine bir durum tespiti yapılmıştır. Araştırmanın son bölümünde araştırma sonucu elde edilen bulgular ışığında işletmelerin kullandıkları yan sanayi ürünlerinin durumu ve sorunları tespit edilerek bir sonuca varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ayakkabı, Ayakkabı Üretimi, Ayakkabı Yan Sanayi, Tasarım.
Günümüz dijital baskı teknolojisinin tekstil kumaş baskısı üretim sürecine etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, Klasik Baskı Yöntemleri ve son çeyrek yüzyıldır tekstil endüstrisine dahil olan Dijital Baskı Teknolojisi'nin tarihsel süreçteki gelişimi irdelenmiş, teknolojik açıdan aradaki farklı yapılanma ve yaklaşımlar tespit edilerek yorumlanmış ve "Günümüz Dijital Baskı Teknolojisinin Tekstil Kumaş Baskısı Üretim Sürecine Etkisinin İncelenmesi" araştırılarak açıklanmıştır. Günümüz dijital baskı teknolojisinin kumaş baskısı üretim sürecine etkisini anlayabilmek için klasik emprime baskıda kullanılan baskı yöntemlerinin araştırılması ve açıklanması bu tez çalışmasının ilk başlangıç aşamasını oluşturmaktadır. İlerleyen bölümlerde Klasik Baskı ve Dijital Baskı Teknolojisinin çeşitleri, çalışma prensipleri, birbirine karşı üstünlük ve eksiklikleri, uygulama alanları incelenmiştir. Dijital Baskıların renk yönetim sistemleri (ICC Profil, RIP Yazılımlar), iş akışı, iş gücü, gerekliliği ve moda sektörünün beklentileri konusundaki araştırmalara özet ve dijital teknolojinin geleceği konusu ilave edilerek tezin son bölümleri yazılmıştır. Bu araştırmanın genel amacı, klasik emprime ve günümüz dijital baskı teknolojisinin modaya ve kumaş üretim sürecine etkisi konusunda araştırma yapmak veya bu sektörlerde yer almak isteyenler için bir yazın oluşturmaktır.
Orta gelir tuzağından çıkış için kullanılan yöntemlerden AR-GE ve sanayi üretimi üzerine değerlendirme: Türkiye örneği
Orta gelir tuzağı, Dünya Bankasının açıklamış olduğu üzere ülkelerin, kişi başına düşen milli gelir seviyesi olan 1.026$ – 12.745$ aralığında uzun yıllar boyunca takılı kalması sonucu bir üst gelir grubuna çıkamamasını olarak tanımlanmaktadır. Türkiye'de 2004 orta gelir grubuna çıkmış ve söz konusu dönemde başarılı ekonomi politikaları sergilemiştir. Bu çalışmada, Türkiye'nin günümüzde orta gelir tuzağında yer alıp almadığı konusu çalışılmıştır. Ayrıca; ülkelerin gelir seviyelerini arttırmak için kullandığı araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırım harcamalarının ve sanayi üretimi faaliyetlerinin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl etkiye sahip olduğu ekonomik modelleme yöntemleri ile test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Orta Gelir Tuzağı, Araştırma ve Geliştirme yatırım harcamaları, Sanayi Üretimi.
Ege Bölgesi'nde incir üretimi ve ticareti (1852-1912)
This thesis deals with the production and trade in figs grown in the Aegean Region. This thesis, which we deal with between the years 1852-1912, consists of an introduction and two parts. After the introduction part, also a kind of literature review, we discussed in detail the main fruits and figs grown in the Aegean Region. In the second part, we explained the trade of figs and especially their export from Izmir port. Throughout the thesis, documents from the Ottoman archives and secondary sources were used.
Gender wage gap and international trade: Evidence from Turkey's manufacturing sector
Gender wage gap is a widely discussed issue in labor economics. This paper contributes to the literature on three fronts. First, the overall gender wage gap present in Turkey's manufacturing sector is analyzed using updated data from the years 2006, 2010, and 2014. Next, the effect of international trade on the gender wage gap is investigated. We first decompose the overall gender wage gap to its explained and unexplained components using the Blinder-Oaxaca decomposition method. Afterward, we use both the Blinder-Oaxaca decomposition and OLS regression to compare the gender wage gap in the tradable and non-tradable sectors. Then each year is decomposed separately to analyze the gender wage gap over time. Our results show that there is a gender wage gap of 2.6% in Turkey's manufacturing sector due to discrimination. In addition, the regression results reveal that the gender wage gap in the tradable sectors is 3.3%, while in the non-tradable sectors it is 1.9%. The decomposition results show the gender wage gap in the tradable sectors to be 4.2%, while in the non-tradable sectors, it is 3.2%. Lastly, there has been an increase of the gender wage gap from 2006 to 2014. We conclude that, in contradiction to Becker's theory, the gender wage gap in Turkey's manufacturing sector is higher in the tradable sectors than in the non-tradable sectors.
Bursa kumaş üretiminin günümüzde tekstil sektörü içindeki yeri
Türkiye'de pamuk tarımına dayalı olarak gelişmeye başlayan tekstil sektörü zamanla ihracat yapabilen bir sektör haline gelmiştir. Yıllar içerisinde artan kapasite ve yakalanan ihracat başarısı, Türkiye'yi dünyanın önde gelen tekstil tedarikçilerinden biri haline getirmiştir. Gelişen tekstil sanayisi, hammadde tedarikçisi olduğu hazırgiyim ve konfeksiyon sanayisinin de gelişmesini sağlamıştır. 1980'li yıllardan itibaren dünyanın belli başlı tekstil ve konfeksiyon ihracatçıları arasında yer alan Türkiye'de kumaş üretiminin yoğunlaştığı başlıca iller; Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Adana, Kayseri, Mersin ve Uşak'tır. Bursa, ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasının yanında ipeğin üretim ve ticaret merkezi olmasıyla geçmişten günümüze öne çıkmış bir tekstil kenti özelliği taşımaktadır. Sahip olduğu bu nitelikleri, teknolojinin imkânlarıyla sürekli geliştiren Bursa, Türk tekstil sektöründe olduğu kadar dünya pazarında da önemli bir yere sahiptir. 20.yy.'a kadar ipek üretimi ve dokuması ile öne çıkan bursa'da; bölgesel savaşlar ve bu savaşların toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri sebebi ile zayıflayan ipek üretim ve tüketimi Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde devlet sermayesi ile kurulan İpek iş, Merinos, Gemlik Suni gibi fabrikalar sayesinde tekrar canlanmıştır. İpek hammaddesinin doğal üretim sürecinden kaynaklı sıkıntılar sebebi ile 1930'lardan sonra Bursa'da Sentetik ipek ve yün üretimine ağırlık verilmiştir. Bursa'da tekstil sanayisinin gelişmesinde destek olan Kurumlardan Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), ortak akıl ve strateji geliştirmek üzere kurulmuş olup, kurulduğu günden bu yanada tekstil sektörünün gelecek vizyonunu belirlemektedir. Kentin ekonomisine öncülük etmekte, Uluslararası Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi ve diğer AR-GE çalışmalarına katkı sağlamakta ve Üniversite-Sanayi ortaklığını, geliştirmiş olduğu projelerle güçlendirmektedir. (BTSO) önderliğinde, teknik tekstil sektörlerinde inovasyona yönelik katma değerli üretimin güç kazanması amacıyla kurulan BUTEKOM Mükemmeliyet merkezi, sektörde yenilikçi fikirlerin hayata geçmesinde öncülük etmektedir. Gelişen teknolojinin imkânlarını kullanan Bursa dokuma kumaş sektörü, tekstil dokuma kumaş teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Bursa kumaş üretiminde neredeyse her sahada ilerlemiş durumdadır, ister ev tekstili, isterse giyim sektöründe başarılı işlere imza atmış firmalara ev sahipliyi etmektedir, fakat bu çalışma giysi kumaşı üzerine yoğunlandırılmış, araştırma o sınırlama çerçevesinde yapılmıştır.
Madencilik sektöründe arama, geliştirme ve üretim faaliyetlerinin vergi usul kanunu ve Türkiye finansal raporlama standartları açısından incelenmesi
Tarih öncesi çağlardaki taş devirleri sonrasından bugüne değin tüm gelişim aşamalarında itici güç olarak yerini almış olan doğal yeraltı kaynakları, yani ezici çoğunlukla madenler; tarih boyunca tüm uygarlıklar ve devletlerce, bir yandan diğer devletler nezdinde üstünlük sağlamak, öte yandan da çağın ve coğrafyanın gerekliliklerine göre araç-gereç yaparak gelişim sağlamak amacıyla yer altından çıkartılmış ve işlenerek gündelik hayattaki yerini almıştır. Dünya üzerindeki maden yoğun ülkelerin maden çeşitliliği haritalarına bakıldığında, bu bakımından çok zengin olan Türkiye, rezerv bakımından da kimi elementler bakımından dünyada sayılı ülkeler arasında olma özelliği taşır. Buna rağmen, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında bir devlet politikası olarak yapılan madencilik sektörü yatırımları, 1950'li yıllara doğru azalarak neredeyse sıfır düzeyine gerilemiştir. Bu durum, ülkemizde varolan yer altı kaynaklarının yeterince açığa çıkarılamamasına yol açmış, kamu sektöründeki yatırımların azalması ve özel sektöre de gerekli teşviklerin sunulmaması nedeniyle de, sektörün, ekonomik alanda etkisiz bir role bürünmesine neden olmuştur. Son yıllarda ülkemizdeki kimi teşvik unsurlarının yanında, uluslararası ve yerli yatırımcıların da kayda değer girişimlerde bulunduğu madencilik sektörü, hakettiği konuma ulaşma yolunda ilerlemekte olup ciddi başlangıç yatırımları gerektirdiğiyse, sektör verileri göz önünde bulundurulduğunda, aşikârdır. Bu yatırımların, ilgili ulusal ve uluslararası vergi mevzuatlarınca sistematik olarak maliyet perspektifi bakımından kayıt altına alınması ve raporlanması ise, sektörün geleceği bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, madencilik sektöründeki farklı aşamalara işaret eden araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu özelinde Türk Vergi Mevzuatı ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) açılarından incelenmesine yer verilmeye çalışılmıştır. Mevzuatî ve sektörel-ekonomik bilgi ve verilerin sonrasındaysa uygulama örnekleri ile söz konusu faaliyetlerin incelenmesinin "Vergi Usul Kanunu"nda ve "Uluslararası Finansal Raporlama Standartları"nda nasıl bir incelemeye tabii tutulduğu, iki metodoloji arasındaki değişik kayıtlama ve yöntemleri göz önünde bulundurularak aradaki farkların yorumlanması ve madencilik sektörü faaliyetlerinin maliyetlendirilmesinde ve finansal raporlanmasında uygulamaya dönük bilimsel boşlukların doldurulması amaçlanmaktadır. Çalışma süreci boyunca, çalışma konusuna ilişkin detaylı akademik ve sektörel çalışmaya ender oranda rastlanması ise dikkat çekmiştir. Çalışmada, madencilik ve maden işletmeciliğine ilişkin bir maden sahasının ilgili araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerine ilişkin mevzuat genel hatlarıyla incelenmiş, Türk Vergi Mevzuatı ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları düzenlemelerine ait uygulama örneklerine yer verilmeye çalışılmıştır.
İş makineleri şanzıman kapağının tornalanmasında kesme parametrelerinin belirlenmesi ve üretim maliyetine etkisinin incelenmesi
Şanzıman; motordan kavrama yolu ile aldığı hareketi istenilen tork değerinde, şaft veya diferansiyele iletilmesini sağlayan dişli grubudur. Şanzıman kapağında ise makine parçaları ve otomotiv endüstrisinde yaygın kullanılmakta olan gri dökme demir malzeme tercih edilmektedir. Gri dökme demir en yaygın kullanılan dökme demir tür olup ön ısıtma ve kaynak sonrası soğuma hızı gibi önlemler alınarak kullanılmaktadır. Gri dökme demire çeliğe uygulanan benzer ısıl işlemlerle su verilebilmekte, temperlenebilmektedir. Başlıca avantajlar ise daha iyi işlenebilirlik, daha yüksek aşınma direnci ve mukavemet, daha iyi boyutsal kararlılıktır. Bu tez çalışmasında, DDL-25 gri dökme demir malzemenin bilgisayar kontrollü torna tezgâhında kesme parametreleri test edilmiştir. Yapılan çalışmada, sabit talaş derinliğinde VCMT160408 uç yarıçapı 0,8 mm geometrisine sahip PVD kaplamalı ((Ti, Al) N+TiN) kesici kullanılmıştır. Kesme hızı parametreleri (200 m/dk - 450 m/dk - 700 m/dk), ilerleme hızı parametreleri (0.08 mm/dev – 0.15 mm/dev – 0.20 mm/dev) değiştirilerek deneyler yapılmıştır. Deneyler sonucunda kesme hızındaki artışla yüzey kalitesinde iyileşme ve ilerleme hızındaki artışla da yüzeyde bozulma olduğu gözlemlenmiştir. İş makinelerinin şanzımanında kullanılan DDL-25 gri dökme demir (sertliği 180-250 HB, min çekme dayanımı 250 N/mm²) malzemesinin torna işlemi operasyonları incelenmiştir. VCMT160408 kesici takım, 32'lik torna kateri ile birlikte kullanılmıştır. Eğer üretim süresi ve üretim maliyeti öncelikli ise ilerleme hızı ve kesme hızı bir miktar mevcut şartların üzerinde olması gerektiğinden 450 m/dak kesme hızı ve 0,15 mm/dev ilerleme hızlarının uygun olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda ilerleme hızındaki artıştan dolayı yüzey pürüzlüğünde gerçekleşen mikro seviyedeki artış göz önünde bulundurulmalıdır. 9 saatlik günlük çalışma süresinde ve mevcut çalışma şartlarında günde 9 adet parça üretilmektedir. Yapılan deneyler sonucu önerilen 5. durumda ise günde 11 adet parça üretildiği tespit edilmiştir. Üretilmesi düşünülen 300 adet şanzıman kapağı mevcut çalışma şartlarında, günde 9 adet üretmek suretiyle 33 günde bitirilebilmektedir. Önerilen 5. durumda ise günde 11 adet üretilerek 28 günde bitirilebilecektir. 1 günlük işçilik ve makine maliyeti 1.575,00 TL olduğundan 5 günlük işçilik ve makine maliyetinden yapılan tasarruf 8.225,00 TL' dir.
Kütahya ilinde nohut üretiminin üretim maliyeti ve sorunları
Türkiye nohut üretiminde son yıllarda kendine yeterli durumda değildir. Çiftçi eline geçen fiyatlarda da istikrarsızlık söz konusudur. Araştırma sahası olarak Türkiye'de, nohut ekim alanı ve üretim miktarı açısından önemli illerden birisi olan Kütahya ili seçilmiştir. Türkiye'de nohut üretiminin daha çok teknik yönü ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Bu projenin amaçları, (i) Kütahya ilinde nohut üreten işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarının incelenmesi, (ii) üretiminin fonksiyonel analizi, (iii) üretim ile ilgili sorunlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinde geliştirilmesi şeklindedir. Veriler tabakalı örnekleme Neyman yöntemi ile hesap edilen 85 işletmeden anket yöntemi ile elde edilmiştir. İşletmelerde maliyet hesaplanmasında tek ürün bütçe analizi yöntemi kullanılmıştır. Cobb-Douglas üretim fonksiyonu ile üretim ve girdiler arasındaki ilişki irdelenmiştir. Görüşülen nohut üreticilerinin ortalama yaşı 50.13 yıl, eğitim süresi 6.94 yıl, aile genişliği 3.94 kişi olarak hesaplanmıştır. Araştırmada nohut yetiştiriciliğinde ortalama deneyim süresi 21.28 yıl ve tarımsal deneyim 27.84 yıl olarak saptanmıştır. Bu da nohut üretiminin bu bölgede yıllardır yapıldığını ortaya çıkarmıştır. Nohut ekim alanlarının ortalama parça sayısı 1.40 ile 8.16 adet arasında değişmiştir. İşletmeler ortalamasında nohut ekili alanı 36.50 da bulunmuştur. Bu arazilerin %95'inin ise işletmecilerin kendi mülkü olduğu belirlenmiştir. İşletmelerin toplam üretim masrafları içerisinde değişen maliyetlerin payı %67.59'dur. İşletmeler ortalamasında değişen masraflar 6967.64 TL, sabit masraflar 3340.81 TL'dir. Dekara tohum maliyeti 84.44 TL olarak saptanmıştır. Dekara gübre maliyeti işletmeler ortalamasında 8.46 TL, ilaç maliyeti ise 9.16 TL olarak hesaplanmıştır. İşletmelerde, dekara nohut üretim faaliyetinden elde edilen GSÜD 580.72 TL, brüt kârın 389.83 TL, mutlak kârın ise 298.30 TL olduğu hesaplanmıştır. Nisbi kar ise 2.06 olarak belirlenmiştir. Nohut üretiminin fonksiyonel analizinde Cobb-Douglas tipi üretim fonksiyonu kullanılarak analiz yapılmıştır. Girdilere ilişkin üretim esnekliklerinin toplamı 1.272 olarak bulunmuştur. Bu değer, ölçeğe artan getiriyi ifade etmektedir. Dolayısıyla ele alınan bütün girdilerin %10 oranında artırılması, nohut üretim miktarını %12.72 oranında artmasını sağlayacaktır. İşletmeciler bölgede görülen en önemli sorunun girdi fiyatlarının yüksekliği olduğunu belirtmişlerdir. Bunu ürün fiyatının düşüklüğü, hastalık ve zararlılar sorunları izlemiştir. Araştırma sahasında nohut üretimini artırmak için; üreticilerin bilinçlendirilmesi, nohut için bir kooperatifin kurulması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve devlet desteklerinin arttırılması önerilmiştir.
Optimum tasarım esaslı işbirlikçi robot kol tasarımı ve dijital ikizinin geliştirilmesi
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde maliyeti yüksek ve yetersiz iş gücünün yerine, aynı işlemleri yapabilecek, insan gibi düşünebilecek olan makinelerin tasarlanıp üretilmesi büyük bir önem kazanmıştır. Elektrik ve alt sistemleri üzerine yapılan birçok çalışmalar yarı iletken teknolojisinin ortaya çıkması ile hızlanarak devam etmiştir. Yarı iletkenlerle yaratılan modern elektronik evreni, bu malzemenin kullanımı ile endüstriyel sistemlerin kontrolünün yapılabileceğini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayar ve özel kullanım amaçlı kontrolörlerin keşfi ile endüstri çağ atlamış ve inanılmaz düzeylerde üretimi, maliyetini azaltarak yapabileceğini göstermiştir. Bu gelişmelerden günümüze insanlarla iç içe çalışabilen Kolaboratif robotlardan, yapay zekâ ile kendi kendine düşünmeye başlayan, ileride kendi benlikleri dahi olabilecek bir hız içinde ilerlemekteyiz. Günümüzde kolaboratif robot kolların diğer endüstriyel kollara göre global robot pazarında gün geçtikçe artan payı emekleme aşamasında olan bu alana yeni bir yol vermiştir. Gelecekte daha yüksek kapasiteli kolaboratif robot kollar piyasaya girecek ve pazarın büyük kısmını bu robotlar oluşturacaktır. Bu durumdan kaynaklı olarak bu robotlar üstünde çalışmalar yapmak da önem kazanmaktadır.
Üretim lojistiği ile pazarlama lojistiği arasındaki stratejik koordinasyon: Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan KOBİ'ler üzerinde bir uygulama
ÖZET ÜRETİM LOJİSTİĞİ İLE PAZARLAMA LOJİSTİĞİ ARASINDAKİ STRATEJİK KOORDİNASYON: MANİSA İLİ DEMİRCİ İLÇESİNDE BULUNAN KOBİ'LER ÜZERİNDE BİR UYGULAMA Süleyman TOPUZ İşletme Ana Bilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mart 2016 Danışman: Doç. Dr. Mustafa SOBA Küreselleşen Dünya ekonomisinde, değişimlerin hızlı bir şekilde yaşanması, teknolojik gelişmelerin yoğun bir şekilde artması, rakip firmalar arasında yaşanan rekabet ortamı ve tüketicilerin bilinçlenmesiyle birlikte işletmeler değişime zorlanmıştır. Bu sebeple işletmeler müşteri odaklılık kavramıyla hareket etmeye başlamışlar ve müşteri odaklı bir yönetim benimsemeye başlamışlardır. İşletmeler, üretim ve pazarlama eylemlerini gerçekleştirirken; müşteri tatminini arttırmayı, rekabetçi bir üstünlük sağlamayı amaçlamaktadırlar. Müşteri tatmininin sağlanmasında ve rekabetçi bir üstünlüğün sağlanmasında lojistik operasyonların katkısı oldukça fazladır. Ancak lojistik operasyonların gerçekleştirilmesi esnasında yapılan harcamalar toplam maliyet içerisinde büyük bir yer tutmaktadır. Bu araştırmanın amacı, üretim lojistiği ile pazarlama lojistiği arasındaki stratejik koordinasyonunun Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan KOBİ'lerde incelemek, KOBİ'lerin üretim ve pazarlama lojistiğini ne şekilde gerçekleştirdiklerini ve bu aşamada karşılaşmış oldukları sorunları belirlemektir. Çalışmanın teorik kısmında üç bölüm yer almaktadır. İlk bölümde, genel olarak lojistik kavramının unsurları, ikinci bölümde üretim ve üretim lojistiği kavramları, üçüncü bölümde pazarlama ve pazarlama lojistiği kavramları ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise, Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan KOBİ'ler üzerine bir uygulama yer almaktadır. Uygulama da on üç hipotez oluşturulmuş ve regresyon analiziyle bu hipotezler test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Üretim Lojistiği, Pazarlama Lojistiği.