Motivation

1,190 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çalışanlarda psikolojik sermayenin işgören performansına etkisinde motivasyonun aracılık rolü

İş yoğunluğunun bol olduğu günümüz iş dünyası sektörlerinde çalışan personellerin iş performanslarının yükseltilmesi, sunulan hizmet kalitesinin arttırılması ve verimliliğin arttırılmasının sağlanması, örgütsel gayelere varabilmek bakımından önem teşkil etmektedir. Pozitif örgütsel davranışta büyüyen bir alan olan psikolojik sermaye, kişisel gelişim ve performansa etki eden psikolojik kaynaklardan biri olarak görülebilir. İşgörenlerin psikolojik sermaye seviyelerinin arttırılabilmesi, işgörenlerden beklenen iş gücü verimi ile performanslarının artışında pozitif yönde etki gösterebilir. Bu çalışmanın temel amacı; son zamanlarda literatür ve çalışma sayısında hızlı bir artış gözlenen "motivasyon" kavramı ve tanımı, özellik ve tarihsel gelişimi ile günümüz örgütleri bakımından önemini vurgulayarak, işgörenler üzerindeki psikolojik sermaye düzeylerindeki artış ile yükseliş gösterebilen işgören performansı üzerinde motivasyonun ne şekilde etki ettiğinin araştırılarak, ortaya çıkacak sonuçlar ışığında verimin ve kurumsal çıktıların önemli olduğu günümüz işletmelerinde, performans ve verim artışı ile ilgili sonuç yöntem ve veriler ile öneriler ortaya koymak ve işletmelere yönetimsel anlamda ışık tutarak verimliliğin arttırılmasına fayda sağlayacak yeni yöntemler ortaya koyabilmektir. Çalışmada, Adana ili içerisinde farklı sektörlerdeki çalışanların, işgören çalışma performansı seviyelerinin, psikolojik sermaye düzeylerinin ve motivasyon seviyelerinin ölçülmesi amaçlanmaktadır. Dünya çapında etkili olan Covid-19 salgını sebebiyle yüz yüze görüşmenin zorluğundan dolayı, araştırma anketi online olarak yapılmıştır. Araştırma anketine; özel ve kamuya ait farklı sektör ve birimlerde çalışan 318 personel katılmıştır. Araştırma verileri, Adana ili ile sınırlandırıldığından dolayı, il dışı ve üstünkörü doldurmalar ile kayıp veri içeren 30 anket analiz dışı bırakılmış ve toplam 288 veri ile analizler yapılmıştır. Son yıllarda bu konuyla alakalı olarak Türkiye'de ve yurt dışında işgören performansı ve verimliliğin kurumsal çıktıları pozitif yönde etkilemesi konusunun önemi daha da artmakta ve bu alanda yapılacak çalışmaların iş verimliliği artışına pozitif katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada; son zamanlarda psikolojik sermaye, motivasyon ve işgören performansı kavramlarının anlamına ve önemine ve meydana getireceği olumlu-olumsuz etkilere dikkat çeken, yurt içindeki ve yurt dışındaki yayınlardan faydalanılmış, incelenerek kaynak gösterilmiştir.

MotivasyonPerformansPsikolojik sermaye+2
Türem İlyas Buldur
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkilerinde cinsiyetin düzenleyici rolü: Kamu çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, kamu çalışanlarının dijitalleşme algıları, iş tatmini ve motivasyon arasındaki ilişkileri incelemek ve dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici rolünü belirlemektir. Araştırmanın tasarımı, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri, anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi ile tespit edilen katılımcılar, Ankara'da kamu sektöründe görev yapan 400 memurdan oluşmaktadır. Araştırma hipotezlerinde değişkenler arası ilişkilerin tespit edilmesinde korelasyon, ana etkilerin test edilmesinde basit doğrusal regresyon ve cinsiyetin düzenleyici rolünün değerlendirilmesinde Hayes PROCESS Model 1 analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki (r = .316; β = .423, p < .001) tespit edilmiştir. Motivasyon açısından ele alındığında, dijitalleşme algısının motivasyon üzerinde yine pozitif ve anlamlı bir etkisinin (r = .379; β = .356, p < .001) olduğu bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni araştırma modeline dâhil edildiğinde, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte dijitalleşme algısı ve motivasyon ilişkisine cinsiyet değişkeni eklendiğinde cinsiyetin bu modelde de düzenleyici bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular dijitalleşme algısının her iki cinsiyette de benzer işlevsel sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Kamu sektöründe dijital süreçlerin standartlaştırılmış olması, görev tanımlarının cinsiyete göre ayrışmaması ve dijital araçlara erişimde görece eşitlik, bu durumu açıklayan olası faktörler olarak değerlendirilebilir. Bu bulgulara dayanarak, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilenme değil, aynı zamanda çalışanların davranışsal ve psikolojik süreçlerini etkileyen stratejik bir olgu olduğu değerlendirilebilir. Bu bağlamda, kamu kurumlarında dijital dönüşüm politikalarının planlanmasında insan faktörünü merkeze alan bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme algısı, düzenleyici etki, iş tatmini, kamu çalışanları, motivasyon

DijitalleşmeDüzenleyici etki analiziMotivasyon+2
Pınar Soysal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve motivasyon düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı "uzamsal ilişkiler, uzunluk ve çevre ölçme" alt öğrenme alanlarının öğretiminde oluşturulan senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik başarı ve matematik dersine yönelik motivasyon düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırma nicel araştırma metodolojisi çerçevesinde ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmaya seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme alma metodu kullanılarak, 25'i deney, 25'i ise kontrol grubu olmak üzere üçüncü sınıf düzeyinde öğrenim gören 50 öğrenci dâhil edilmiştir. Beş haftalık süre boyunca "uzamsal ilişkiler, uzunluk ölçme ve çevre ölçme" konularına ilişkin kazanımları içerir uygulama süreci deney grubunda senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımı kullanılarak, kontrol grubunda ise odağında senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımı olmadan mevcut programla yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak araştırma kapsamında geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılan Öksüz ve Sabancı (2022) tarafından yapılan "Uzamsal İlişkiler, Uzunluk ve Çevre Ölçme Başarı Testi" ve Ersoy ve Öksüz (2015) tarafından geliştirilen "İlkokul Matematik Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama araçları deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesinde ve sonrasında uygulanmış, elde edilen veriler istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Grupların matematik başarıları arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığını belirlemek amacıyla yapılan tekrarlı ölçümler için tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) sonucunda, ön test puanlarına göre düzeltilmiş son test puan ortalamaları arasında (XDeney=27,33; (XKontrol=15,46) istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur [F(1,47)= 59,729; p=.000; d=0,8]. Grupların matematik dersine yönelik motivasyon düzeyleri arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığını belirlemek amacıyla yapılan tekrarlı ölçümler için tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) sonucunda, ön test puanlarına göre düzeltilmiş son test puan ortalamaları arasında (XDeney=91,19; (XKontrol=53,65) istatistiksel olarak yine deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur [F(1,47)= 34,859; p= .000; d=0,8]. Her bir farkın etki büyüklüğü yüksek düzeydedir. Bulgular senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının matematik dersine yönelik eğitim süreçlerinde kullanılmasının öğrencilerin matematik dersine yönelik başarılarını ve motivasyonlarını arttırdığını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Senaryo tabanlı öğrenme, Matematik, Başarı, Motivasyon

Akademik başarıMatematik öğretimiMotivasyon+4
Hatice Sabancı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Motivasyonun ve iş tatmininin iş performansı üzerindeki etkisi: Hatay ilinde bir uygulama

Günümüzde işletmeler üzerinde insan kaynakları rolünün ön planda tutulduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak işgörenlerin iş tatmini ve motivasyonlarının yüksek olması, iş performanslarını da yüksek oranda etkileyecektir. Aksi durumların yaşandığı işletmelerde çalışanların iş performansının düşmesi, büyük problemler yaratarak verimin düşmesine neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı; motivasyonun ve iş tatmininin iş performansı üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Ayrıca, motivasyonun iş performansı üzerindeki etkisinde, iş tatmininin aracı değişken rolü olup olmadığının belirlenmesi de amaçlanmıştır. Çalışmada, işgörenlerin motivasyon, iş tatmini ve iş performansı düzeylerinin bazı demografik faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Söz konusu amaçlara ulaşmak için yapılan araştırmanın kapsamını, Hatay ilinde faaliyet gösteren ve tekstil üretimi yapan özel bir işletmede çalışan işgörenler oluşmaktadır. Araştırma bulgularına göre, motivasyon ve iş tatmini iş performanısını pozitif olrak etkilemektedir. Ayrıca, motivasyonun iş tatmini üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, iş tatmininin, motivasyonuniş performansı üzerindeki etkisinde aracılık rolünün olmadığı saptanmıştır. İşgörenlerin motivasyon düzeylerinin yaş değişkenine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Eğitim ve yaş değişkenine göre, işgörenlerin iş tatmini düzeyleri farklılık göstermektedir. İşgörenlerin iş performans düzeyleri ise medeni durum ve yaş değişkenine göre farklılık göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER Motivasyon, İş tatmini, İş performansı

MotivasyonPerformansTekstil sektörü+2
Rasim Boncuklu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazma öncesi etkinliklerinin yazma motivasyonuna ve yazma başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı yazma öncesinde uygulanan etkinliklerin ortaokul öğrencilerinin yazma motivasyonları ve yazma başarıları üzerindeki etkisini tespit etmektir. Deney öncesi giriş davranışlarıyla deney sonrası davranışları karşılaştırmak amaçlandığı için araştırmada ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu bağlamda beyin fırtınası, kelime ağı oluşturma, kavram haritaları, soru-cevap, tartışma, örnek metin, problem çözme, balık kılçığı, drama, görsellerden yararlanma, müzik dinletme, video izletme, gazete kupürleri ve ilanlar, listeleme, küpleştirme etkinlikleri üçerli gruplar oluşturularak toplam 5 grup hâlinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep il merkezinden iki okulun 8. sınıf düzeyindeki 10 şubesinden (5 şube deney grubu, 5 şube kontrol grubu) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yazma Motivasyonu Ölçeği" ve "Yazılı Anlatımda Planlama Becerisine Yönelik Çözümleyici Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Yazma Motivasyonu Ölçeği hedef, tutum, öz yeterlik, öz düzenleme, yükleme (sebep bulma), çaba, kaygı olmak üzere 7 boyut ve 37 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin geçerliliği uzman görüşü ve faktör analizi ile sağlanmıştır. Ölçeğin güvenilirliği için güvenilirlik analizi yapılmış ve cronbach alfa katsayısı ,80 olarak tespit edilmiştir. Yazılı Anlatım Becerisine Yönelik Çözümleyici Puanlama Anahtarı başlık, konu, ana ve yardımcı düşünceler, anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları, giriş, gelişme, sonuç olmak üzere toplam 7 boyuttan ve çok iyi (5), iyi (4), orta (3), yetersiz (2), çok yetersiz (1) şeklinde 5 derecelendirme aralığından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin yazma başarılarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında anlamlı farklılık ortaya çıkarken kontrol grubu öğrencilerinin yazma başarılarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Bunun yanında hem deney grubu öğrencilerinin hem kontrol grubu öğrencilerinin yazma motivasyonlarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında olumlu yönde anlamlı farklılık görülmemiştir. Bu sonuç yazma öncesi etkinliklerle yapılan yazma çalışmalarının öğrencilerin yazma başarısını artırdığını ancak öğrencilerin yazma motivasyonunu artırmada etkili olmadığını gösterir. "Video izletme, gazete kupürleri, kavram haritası" öğrencilerin yazma başarısını en çok artıran yöntem ve teknikler olarak karşımıza çıkarken "tartışma, listeleme, balık kılçığı" yazma motivasyonunu anlamlı bir oranda olmasa da artıran yöntem ve teknikler olmuşlardır. Öğrencilerin yazma başarısını artırmak için görsel temelli yöntem ve tekniklerin daha sık kullanılması önerilirken yazma motivasyonunu artırmak için daha uzun süreli çalışmaların gerekliliği vurgulanmıştır.

MotivasyonOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+4
Metin Erbilen
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Bilgisi öğretmenlerinin kariyer motivasyonlarının okul bağlamı değişkenleri ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada okul bağlamı değişkenlerinin (disiplin sorunları, okul idaresi desteği, veli ilişkileri, iş arkadaşları, değer uyumu, zaman baskısı ve aidiyet duygusu) fen bilgisi öğretmenlerinin kariyer algı ve motivasyona olan katkısının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma örneklemi, basit tesadüfi örneklem seçimi kapsamında 2018-2019 Eğitim- Öğretim yılı ikinci döneminde Muğla ili 13 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 151 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. "Kişisel Bilgi Formu", "FIT Choice Ölçeği" ve "Algılanan Okul Ortamı Ölçeği" araştırmada kullanılan ölçme araçlarındandır. Veriler Pearson korelasyon testi, varyans analizi (ANOVA) ve regresyon teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, kariyer seçimini fen bilgisi öğretmenliği olarak belirleyen öğretmenlerin kariyer algı ve motivasyonlarının orta düzeyde; kariyer motivasyon ortalamalarının ise algı ortalamalarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin algılanan okul ortamı değişkenlerine ait betimsel analiz bulgularına göre aidiyet ve yönetim desteği alt boyutlarının ortalamalarının en yüksek olduğu, disiplin sorunlarının ise en düşük olduğu görülmüştür. Okul bağlamı değişkenlerinden velilerle olan ilişki alt-boyutunun öğretmen kariyer algı ve motivasyonları ile en yüksek pozitif yönde ilişkide olduğu tespit edilmiştir. Algılanan okul ortamı değişkenlerin, fen bilgisi öğretmenlerin kariyer algılarına ait varyansın %23'ini; kariyer motivasyonlarına ait varyansın ise %42'sini açıklamıştır.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Nurcan Damlı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik güdülenmenin kişilik tiplerine göre incelenmesi (spor bilimleri fakülte)

daha sonra doldurulacaktır

KişilikKişilik tiplemeleriMotivasyon+4
Merve Nur Bircan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonuna etkisi

Motivasyon, psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan nedenlerle seyahat etme arzusunu harekete geçirerek kişilerin turizme katılmasını sağlamaktadır. Sokak lezzetleri ise turist motivasyonunu giderek daha fazla etkileyen gastronomik bir çekicilik olarak düşünülmektedir. Türkiye; denizleri, tarihi, doğası ve kültürüyle yabancı turistlerin gözdesi olan bir ülkedir. Son zamanlarda tüm bu çekiciliklerinin yanında sahip olduğu sokak lezzeti çeşitliliği açısından da ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Fakat Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerin kişilik özelliklerine dair çalışmaların sınırlı sayıda olması ve yabancı turistlerin sokak lezzetlerini hangi motivasyonel faktörlerle tükettiklerinin çok fazla araştırılmaması alanyazında büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, yabancı turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonu üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, sınırları ve turizm alanına katkısı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişilik ve kişilik kuramları ile turizm yazınında kişilik kavramı konu edilmiştir. Üçüncü bölümde sokak lezzeti tüketim motivasyonu ve kişilik ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki turistlere yönelik bir araştırmaya yer verilmiştir. Araştırma sürecinde ilk olarak alanyazın taranarak kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Daha sonra hazırlanan anket ile çalışmanın verileri toplanmış ve SPSS programı ile söz konusu veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkan kişilik boyutları dışadönüklük, deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk ve duygusal dengedir. Sokak lezzeti tüketim motivasyonu boyutları ise heyecan deneyimi, rutinden kaçış ve sağlık, kültürel deneyim, birliktelik ile prestij olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular alanyazın sonuçlarıyla karşılaştırılarak gelecekteki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kişilik, sokak lezzeti, tüketim motivasyonu, Türkiye

KişilikKişilik özellikleriMotivasyon+5
Derya Güney Göller
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Online alışverişte hedonik motivasyon, satış promosyonları, web sitesi kalitesi ve durumsal faktörlerin anlık satın alma davranışına etkisi

Teknolojik gelişmeler ve e-ticaret sektörünün gelişmesi nedeniyle, online anlık satın alma, yaygın bir fenomen haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'nın tüketici toplumlarını ele geçiren online alışveriş tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Online pazarlama, sınırsız ürün seçeneği, hızlandırılmış satın alma ve ürün teslimi süreci avantajlarından yararlanarak milyonlarca tüketici için yeni bir alışveriş hedefi olarak ortaya çıkmıştır. Online mağazaların sunduğu alışveriş deneyimi, geleneksel perakendecilikteki satış asistanlarından veya diğer alışveriş yapanlardan gelen sosyal baskı, sınırlı hizmet saatleri, uygun olmayan mağaza konumları ve ürünleri taşıma ihtiyacı gibi bazı sınırlamaları kaldırmıştır. Online perakendeciler, promosyonlar ve teklifler kullanarak, canlı ve çekici web sitesi tasarımı geliştirerek, ertesi gün teslimat sunarak anlık alışveriş eğiliminden yararlanmaya ve tüketicilere alışverişten haz almalarını sağlamaya çalışırlar. Bu çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Missouri Science and Technology Üniversitesi (ABD) öğrencilerinden elde edilen toplam 818 anket sonucu incelenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'de ve Amerika'da öğrenim gören öğrencilerden elde edilen verilerle satış promosyonları, web sitesi kalitesi, hedonik motivasyon ve durumsal faktörlerin online alışverişte anlık satın alma davranışı üzerindeki etkisi tespit edilmiştir. Bu amaçla çalışmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon ve regresyon analizleri yapılmış elde edilen bulgular doğrultusunda online perakendecilere öneriler sunulmuştur. Ayrıca toplanan verilerin demografik özelliklere göre fark analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım görülen örneklemlerde gruplar arasındaki farkı test etmek için t-testi ve ANOVA, normal dağılım görülmeyen örneklemlerde Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır.

Elektronik ticaretHedonizmMotivasyon+4
Semra Hatipoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde unutulmaz turizm deneyiminin ve kişiliğin rolü

Bireyleri turizm hareketliliğine yönlendirecek motivasyonlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, bu motivasyonların gezme-görme gibi kişisel, prestij ve statü edinme gibi kişilerarası ihtiyaçlar tarafından oluştuğunu doğrulamaktadır. Özellikle bu motivasyonların çeşitliliği ile ilgili çok şey bilinirken, prestij gibi belirli motivasyonların derinlemesine incelendiği çalışmaların az olması dikkati çekmektedir. Buradan hareketle bu araştırma, prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisini incelemek ve bununla birlikte unutulmaz turizm deneyimi ve kişiliğin rolünü de incelemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan bu amaç doğrultusunda, öncelikle veri toplamak amacıyla kullanılan bazı ölçekler Türkçeye ve turizm alanına uyarlanmış, 57 katılımcıyla veri toplama aracı pilot teste tabii tutulmuştur. Pilot test bulgularının değerlendirilmesinden sonra veri toplama aracı Bodrum ve Marmaris destinasyonlarında 450 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 istatistik programına aktarılmış ve ortaya çıkan veri setine, güvenilirlik ve yapı geçerliliği analizleri uygulanmıştır. Veri setinin güvenilirliğinin belirlenmesinin ardından yapı geçerliliğini sınamak üzere prestij arama davranışı ve destinasyon sadakati ölçekleri üzerine açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda prestij arama davranışı ölçeğinin "algılanan gösterişçi değer, algılanan sosyal değer, algılanan duygusal değer ve algılanan kalite değeri" olmak üzere dört boyutlu bir yapıyla açıklandığı tespit edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi ile yapı, yakınsak ve ıraksak geçerlilikleri test edilmiştir. Destinasyon sadakati ölçeği ise tek boyutlu yapıyla açıklanmış ve doğrulanmıştır. Geçerliliği sağlanan ölçekleri temsil eden değişkenler arasındaki etkiyi sınamak amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, prestij arama davranışının hem unutulmaz turizm deneyimleri hem de destinasyon sadakati üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde process macro analizi ile unutulmaz turizm deneyiminin kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Turistlerin kişilik özelliklerinin prestij arama davranışı üzerindeki etkisinde ise deneyime açık kişilik özelliğine sahip turistlerin nevrotik, uyumlu, sorumlu ve dışadönük diğer kişilik özelliğine göre daha fazla prestij arama davranışında bulundukları tespit edilmiştir. Ayrıca deneyime açık ve uyumlu kişilik özelliğine sahip turistlerin destinasyon sadakatine daha eğilimli oldukları belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların prestijli olduğunu düşündükleri destinasyonlar arasından, en prestijli yerli destinasyonun "Muğla", en prestijli yabancı destinasyonun ise "İtalya" olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda akademik alan yazınına, destinasyon yönetimlerine ve turizm işletmelerine yönelik önerilerde de bulunulmuştur.

DestinasyonMotivasyonMüşteri deneyimi+4
Mete Gövce
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin seyahat motivasyonlarının geliştirilmesinde gastrorehberliğin rolüne ilişkin model önerisi: Türkiye örneği

Dünya üzerindeki farklı uygarlıkların sahip oldukları etnik ve yerel kültürler neticesinde ülkeler, birbirinden zengin mutfak içeriklerine sahip olmuşlardır. Ülkelerin zengin içeriğe sahip oldukları bu mutfaklar, turizm sektörü içerisinde alternatif bir turizm çeşidi olarak sunulmakta, doğrudan ve dolaylı olarak ülkelere döviz getirisi sağlamaktadır. Artan kıyasıya rekabet koşulları ve hızlı gelişen teknoloji göz önünde bulundurulduğunda da sahip olunan kültürel ve yöresel değerlerin ön plana çıkarılması için etkili bir tanıtıma ve zengin içerikli sunumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Etkili sunum ve tanıtımlar sadece medya, fuar, panel, sempozyum vb. aracılığıyla değil, aynı zamanda ülkelerin turizm elçileri rolünde görev alan ve birebir turistlerle iletişim içerisinde bulunan turist rehberleri aracılığıyla da yapılmaktadır. Çalışma bu kapsamda; ülkenin en önemli turizm elçilerinden biri olan profesyonel turist rehberlerinin, hızla gelişen ve ülkelere döviz girdisi sağlayan gastronomi alanında etkili hizmet sunabilmeleri adına gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Daha önce konuyu bu bağlamda inceleyen bir tez çalışmasına rastlanılamamış olması, konunun özgünlüğünü koruması ve ilgili alanyazında yeterince yer verilmemesi araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada model önerisi geliştirmek için detaylı ve derinlemesine saha araştırmasına gerek duyulduğundan dolayı yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılması tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında faal olarak turlara çıkan gastrorehberler, gastronomi turları düzenleyen seyahat acentaları, gastroturistler ve rehber-akademisyenler ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye katılan katılımcılar alanında uzman ve bilirkişi kimselerden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Farklı örneklemler ile yapılan görüşmelerde konunun detaylı incelenmesi ve model önerisi geliştirilmesi amacıyla katılımcılara yönelik birbirinden çoğunlukla bağımsız, toplamda 55 soru sorulmuştur. Bu sorulardan belirli kesimleri gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmek için ortak soru biçiminde sorulmuş, ayrı örneklemden katılımcıların farklı görüş ve önerileri alınmıştır. Ayrıca katılımcı gözlem ile gastronomi turlarına dahil olunmuş, daha önceki bireysel tecrübelerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler, betimsel yöntem ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre birçok tema ve kod belirlenmiş ancak model önerisi için gastrorehberlerin sahip olması gereken nitelik ve özellikler, bilgi ve beceriler, roller ve eğitimler olmak üzere 4 farklı tema oluşturulmuştur. Gastrorehberliğe yönelik oluşturulan modelde, gastrorehberlerin daha çok tanıtım ve aktarım rollerinin olduğu, yeme-içmeye yönelik kendilerinin de teorik ve uygulamalı eğitimlere sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel mutfak bilgisi ile ürün bilgisine ve yeme-içme tarihi hakkında bilgiye sahip olmaları, kendilerinin de yeme-içmeye meraklı ve kaşif olmaları gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrorehberlik, Seyahat Motivasyonu, Turist Rehberi, Turizm.

MotivasyonMutfak turizmiRehberlik hizmetleri+4
Özcan Özdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Otel işletmelerinde çalışan motivasyonunun sağlanmasında ABCD modelinin kullanılması

Otel yöneticilerinin en temel görevlerinden biri, çalışanlarının motivasyonlarını sağlamaktır. Ancak gerçekleştirilen birçok araştırma, otel işletmelerinde düşük çalışan motivasyonu sorunun örgütsel bir patoloji haline geldiğini göstermektedir. Bu sorun çalışanların tüketim, müşterilerin ise üretim süreçlerinden soyutlanamamasından dolayı sadece çalışan performansı açısından değil; aynı zamanda otelin satış, müşteri tatmini, maliyetleri ve finansal performansı açısından da büyük sorunlara yol açmaktadır. Araştırmada bu soruna çözüm önerileri sunmak adına farklı disiplinlerden elde edilen güncel bilgilerin yer aldığı ve farklı motivasyon teorilerini bir araya getiren yeni bir dürtü temelli motivasyon modeli olan ABCD modeli denenmiştir. Antalya ve İstanbul bölgelerinden toplanan 805 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen AFA ve DFA sonuçları ABCD modelinin otel işletmelerinde çalışan motivasyonu olgusunu açıklamada oldukça iyi performans sergilediğini göstermiştir. Otel işletmelerinin kazanma dürtüsü boyutunda ücret ve maaşlar, terfi olanakları, ödüllendirme sıklığı, çalışanların onurlandırılması ve sosyal yardımların sağlanması; öğrenme dürtüsü boyutunda işletme dışı eğitimleri alabilmeleri, yöneticilerin çalışanların öğrenmelerine ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları, performans değerlendirme kriterlerinin çalışanlara aktarılması ve çalışanlara işletmenin genel durumlarına ilişkin doğru ve zamanlı bilgi sağlanması; koruma dürtüsü boyutundaysa çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmaması ve hakkaniyetin sağlanması konularında yetersiz kaldıkları görülmüştür. Bu konular üzerinde daha fazla yoğunlaşarak çalışanların iş motivasyonlarının anlamlı düzeyde arttırabilecekleri tespit edilmiştir. Bağlanma dürtüsü boyutunda ise aşırılıkların gözlendiği ve çalışanların klikler oluşturarak örgüt amaçlarından çok kliklerinin amaçları doğrultusunda hareket ettikleri gözlenmiştir. Bu nedenle, bağlanma dürtüsü tatmini için harcanacak çaba, kaynak ve zamanın kazanma ve koruma dürtüleri için harcanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Çalışan Motivasyonu, ABCD Modeli, Türkiye

ABCD ModeliMotivasyonOteller+3
Onur Çakır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon profillerinin psikolojik ihtiyaç doyumu, akademik erteleme ve yaşam doyumu ile ilişkisi

Akademik motivasyon, öğrencilerin eğitim sürecinde sergiledikleri davranışların önemli belirleyicilerden biridir. Bu önemli kavrama ilişkin kapsamlı açıklama getiren kuramlardan birisi Öz-belirleme kuramıdır. Öz-belirleme kuramında yedi farklı akademik motivasyon türü tanımlanmıştır. Öğrenciler bu motivasyon türlerine aynı anda farklı düzeylerde sahip olabilmekte ve bu motivasyonel özelliklerine dayalı olarak çeşitli profilleri sergileyebilmektedirler. Bu araştırmada Öz-Belirleme Kuramına dayalı olarak geliştirilen Akademik Motivasyon Ölçeğinde yer alan akademik motivasyon türleri temel alınmış olup, bu türlere dayalı olarak üniversite öğrencilerinin sergiledikleri motivasyon profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu profillerin öğrencilerin cinsiyetleri, algıladıkları başarıları, psikolojik ihtiyaç doyumları, akademik erteleme ve yaşam doyumları ile ilişkisinin ortaya konması da hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Anadolu Üniversitesine devam eden 1700 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Akademik Motivasyon Ölçeği", "İhtiyaç Doyumu Ölçeği", "Tuckman Erteleme Eğilimi Ölçeği", "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Bilgi Anketi" ile toplanmıştır. Veri analizinde akademik motivasyon profillerini belirlemek için hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analiz yöntemleri ve motivasyon profilleri ile diğer değişkenlerin ilişkisini ortaya koymak için ise ki kare istatistiği, tek yönlü varyans analizi ve tek yönlü kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın kümeleme analizi bulguları öğrencilerin üç farklı akademik motivasyon profili sergilediklerini göstermiştir. Bu profillerden ilki yüksek düzeyde içsel ve dışsal motivasyon düzeylerine, düşük düzeyde motivasyonsuzluk düzeyi sahip öğrencilerden oluşan "yüksek düzey motivasyonlu profil"dir. İkinci profil ise orta düzeyde içsel ve dışsal motivasyon ve ortalamanın altında motivasyonsuzluk düzeyine sahip öğrencilerden oluşan "orta düzeyde motivasyonlu profil"dir. Son profil ise düşük düzeyde içsel ve dışsal motivasyonsuzluk puanları ile yüksek düzeyde motivasyonsuzluk puanına sahip öğrencilerden oluşan "düşük düzeyde motivasyonlu profil"dir. Bulgular yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilere göre önemli düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise düşük olduğunu ortaya koymuştur. En düşük psikolojik ihtiyaç doyum düzeyine ve en yüksek akademik erteleme düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer biçimde öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeyleri kontrol edildiğinde yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin yaşam doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de yaşam doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alanlara göre önemli düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. En düşük yaşam doyumu düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin üç farklı motivasyon profili sergilediği, bu profillerin motivasyonel açıdan benzer eğilimler gösterip, sadece niceliksel açıdan farklılaştığı görülmektedir. Araştırmanın bulguları yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrenciler diğer profillerde yer alan öğrencilere göre daha az akademik erteleme davranışı sergilediği, yaşamlarından daha çok doyum elde ettiği ve psikolojik ihtiyaçlarının ise daha yüksek düzeyde doyuma ulaştığına işaret etmektedir. Anahtar Sözcükler: Akademik motivasyon, akademik erteleme, motivasyon profili,Öz-belirleme Kuramı, psikolojik ihtiyaç doyumu, yaşam doyumu

Akademik başarıAkademik ertelemeEğitim psikolojisi+7
Meryem Demir Güdül
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Scratch ile programlama öğretiminin bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının motivasyon ve başarılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı Scratch ile programlama öğretiminin öğrencilerin motivasyon ve programlama başarısına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünde eğitim gören 52 ikinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar 26 öğrenci deney ve 26 öğrenci kontrol grubunda olacak şekilde yansız atama yapılarak iki farklı gruba ayrılmışlardır. Uygulamanın ilk yedi haftalık bölümünde programlama mantığının kazandırılması ve temel programlama yapılarının öğretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla deney grubundaki katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinlikleri, kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise mevcut ders programındaki haliyle akış diyagramları ile problem çözme etkinlikleri yapmışlardır. Uygulamanın ikinci yedi haftalık bölümde ise hem kontrol hem de deney grubunda aynı yöntem kullanılarak C# programlama dili öğretimi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Başarı Testi, Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği ve Odak Grup Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada 3 (ölçme zamanı)*2 (grup) faktöriyel desen kullanılmıştır. Hem deney grubunda hem de kontrol grubunda Başarı Testi ile Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri ölçeği, öntest, sontest ve sontest 2 olmak üzere üç defa uygulanmıştır. Ayrıca hem deney hem de kontrol grubundaki katılımcılar ile ilk yedi haftalık uygulamanın sonunda ve C# programlama öğretiminin yapıldığı ikinci yedi haftalık uygulama sonunda odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde çok değişkenli varyans analizi (MANOVA), tek değişkenli varyans analizi (ANOVA) , bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi ve içerik analizi kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre; katılımcıların hem motivasyon hem de başarı puanları; ölçüm zamanına göre, grup değişkenine göre (öğretim yönteminin türüne göre), ölçüm zamanı ve grup değişkeninin etkileşimine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Buna göre yapılan basit etki analizi sonucunda katılımcıların motivasyon puanlarının öntestte her iki grupta benzer olduğu, sontest ve sontest 2'de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Ayrıca ölçüm zamanı bağlamında kontrol grubunda katılımcıların motivasyon puanlarının tüm uygulama sonunda azaldığı, deney grubunda ise arttığı görülmüştür. Katılımcıların programlama başarı puanları ele alındığında öntestte her iki grupta da benzer olduğu, sontest ve sontest 2' de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçüm zamanı bağlamında ise hem kontrol hem de deney grubundaki katılımcıların programlama başarı puanlarının tüm uygulama sonunda arttığı görülmüştür. Ayrıca grup değişkeni bağlamında artışın deney grubu lehine anlamlı olarak farklı olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel verileri incelendiğinde deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinliklerinin eğlenceli ve kolay olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerin programlama mantığını kazandırmada ve motivasyonu artırmada etkili olduğunu, ancak bazı temel yapılar için yetersiz olduğunu dile getirmişlerdir. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise akış diyagramları ile problem çözme sürecinin zor ve sıkıcı olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerde ise aktif olamama ve uygulamanın olmaması gibi sınırlılıkların motivasyonlarını düşürdüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı sürecinde edindikleri deneyimin C# programlama öğrenme sürecinde programlama başarılarına katkısının olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve araştırmalara yönelik önerilerde bulunuluştur Anahtar Sözcükler: Programlama, oyun tasarımı, Scratch, akıĢ diyagramları,motivasyon

Aday öğretmenlerBilgi teknolojisiBilgisayar destekli öğretim+7
Osman Erol
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal turizmde ziyaretçi motivasyonlarının belirlenmesi: Gevaş örneği

Kırsal bölgeler, turistleri etkileyen ve onları bu bölgelere çeken kendilerine özgü doğal, kültürel, tarihi, coğrafi ve etnik kökenleri olan alanlardır. Kırsal turizm ise bu bölgelerdeki; doğa, kültür, tarih, mimari, geleneksel yaşam, kırsal aktiviteler ve rekreasyon faaliyetleri gibi turizm motivasyonlarına dayalıdır. Kırsal turizm; çiftlik turizmi, yeşil turizm ve yayla turizmi gibi doğa ile iç içe turizm türlerini içine alan; doğa gezileri, macera, spor, sağlık, sanat, tarih ve kültürel mirasa yönelik bir turizm türüdür. Ziyaretçilerin taleplerini karşılamak için ulusal ve uluslararası birçok örgüt kırsal turizm gelişimi için çeşitli uygulamalar gerçekleştirmektedir. Böylelikle hem ziyaretçilerin tatmin olması hem de yerel halkın kırsal turizm gelişimine katılması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de kırsal turizmin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için kırsal bölgeleri ziyaret eden ziyaretçilerin motivasyon faktörlerini belirlemek ve bu ziyaretçileri özelliklerine göre kümelere ayırmaktır. Ayrıca bu kümelerin seyahat alışkanlıkları, katıldıkları aktiviteleri ve profillerini ortaya çıkarmak araştırmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu bağlamda Van ilinin Gevaş ilçesini ziyaret eden ziyaretçilerin motivasyon faktörleri belirlenmiş ve tanımlanan bu faktörlere göre ziyaretçiler kümelere ayrılmıştır. Yörede yüz yüze görüşülerek toplam 394 anket elde edilmiş ve bu anketlerden elde edilen bulgular sonucu dört küme tanımlanmıştır. Bu dört küme; doğada rahatlayanlar, yerellik ve farklı kültür tarzları arayanlar, heyecan ve farklılık arayanlar ile kırsal turizme bütüncül bakanlar olarak adlandırılmıştır. Ortaya çıkan bu dört küme; motivasyonlarına, seyahat alışkanlıklarına, katıldıkları aktivitelere ve demografik verilerine göre farklılık göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Kırsal turizm, Gevaş, Ziyaretçi motivasyonları.

Kırsal turizmMotivasyonVan-Gevaş+2
Serhat Bingöl
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüplü dalış turizmine katılan turistlerin güdüleri ve ilgilenimleri: Türkiye üzerine bir araştırma

Türkiye'nin ılıman kuşakta yer alması ve üç tarafının denizlerle çevrili olması, tüplü dalış etkinliğini ülke turizminin önemli bir bileşeni haline getirmiştir. Bu araştırma, Türkiye'de tüplü dalış etkinliğine katılan bireylerin güdülerini ve ilgilenimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda veri toplamak için anket formu kullanılmış olup, hem yüz yüze görüşme tekniğinden hem de elektronik ortamlardan yararlanarak 311 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdüler; "kaçış", "öğrenme", "imaj", "sosyalleşme", "kişisel mücadele" ve "macera" şeklinde tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bireylerin etkinliğe karşı ilgilenimleri; "çekicilik", "yaşam tarzına yakınlık", "kimlik" ve "sosyal bağlanma" boyutlarıyla açıklanabilmektedir. Bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdülerin, etkinliğe karşı ilgilenimleri üzerindeki etkisini ölçmek için çok değişkenli nicel veri analizi yöntemlerinden çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, bireylerin tüplü dalış etkinliğine çekicilik düzeyinde ilgi göstermelerinde kaçış ve macera güdüsü etkiliyken, bireylerin bu etkinliği yaşam tarzına yakın olarak görmelerinde ise kaçış, öğrenme ve sosyalleşme güdüleri etkilidir. Ayrıca, bireylerin bu etkinliğe ilgi göstererek kim olduklarını sergileme yönünde hareket etmelerinde, kaçış, öğrenme ve imaj güdüleri etkili olmaktadır. Son olarak, bireylerin gösterdiği ilgi sonucu bu etkinliğe sosyal açıdan bağlanmalarında, öğrenme, sosyalleşme ve macera güdüsü etkili olmaktadır. Çalışmanın devamında gerek tüplü dalış etkinliğini konu edinen ileriki çalışmalara, gerekse turizm sektöründeki uygulayıcılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Macera Turizmi, Tüplü Dalış Turizmi, Güdü, İlgilenim, Türkiye

MotivasyonSu altı dalış turizmiTuristler+5
İbrahim Taner Akkoç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor etkinliklerinde gönüllü motivasyonu: 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları örneği

Bu tez çalışmasında, gerek dünya çapında, gerekse ülkemizde önemi her geçen gün artan "etkinlik yönetimi" kavramı ile özellikle spor etkinliklerinde görev alan gönüllülerin yönetimi konusu temel alınmıştır. Bu sayede, ilerleyen yıllarda gerçekleştirilmesi kesin ya da planlanan spor etkinliklerinin başarısına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Spor etkinliklerinin başarısında önemli role sahip olan gönüllülerin hangi motivasyonel faktörler sonucunda etkinliklere katılmayı tercih ettikleri sorularının yanıtlarına cevap aranmıştır. Bu amaçla, temel motivasyon kaynaklarını belirleyebilmek için, öncelikle Erzurum Universiade 2011 Kış Oyunlarında görev alan 108 gönüllü üzerinde bir pilot çalışma yapılmış, açıklayıcı faktör analizi kullanılarak, çalışmanın faktörleri belirlenmiştir. Bu sayede son halini alan anket formu, Trabzon 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları'nda görev alan 540 gönüllüye uygulanarak, araştırmanın veri toplama ayağı gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analiz aşamasında ilk olarak gönüllülerin cinsiyet, yaş, eğitim ve medeni durum gibi demografik özellikleri betimleyici istatistikler yardımıyla ortaya konmuştur. Daha sonra, çalışmanın gerçekleştirileceği etkinliğin özelliklerine uygun seçilen Gönüllü Motivasyonu Ölçeği ile demografik özellikler arasında anlamlı bir istatistiksel ilişkinin varlığı öncelikle ki-kare testi olmak üzere bağımsız örneklem t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (One-way Anova) kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca, insanların spor etkinliklerine gönüllü olarak katılmasının ardındaki motivasyonların temelinde yatan boyutları belirlemek amacı ile de Açıklayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Bununla birlikte gözlem yöntemiyle elde edilen nitel veriler yorumlanarak, spor etkinliklerindeki gönüllü yönetiminin gerçekleşme süreci irdelenmiştir.

Gönüllü katılımMotivasyonMotivasyon+4
Serkan Berber
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Rotasyon uygulamalarının değerlendirilmesi: Eskişehir ili örneği

Bu araştırma ile, okul müdürlerinin rotasyonunun müdürlerin ve öğretmenlerin motivasyonunu ve okul kültürünü nasıl etkilediğinin ortaya koyulması ve Türkiye için yeni bir uygulama olması dolayısıyla, uygulamadaki aksaklıkların, müdürlerin ve öğretmenlerin bu uygulamaya dönük genel görüşlerinin ve uygulamanın iyileştirilmesine ilişkin önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim modelinde desenlenen araştırmada nitel araştırma yöntemine dayalı bireysel görüşme ve odak grup görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Örnekleme tekniği olarak amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne (MEM) bağlı merkez ilçede 11 resmi ilk ve ortaöğretim okullarında görev yapan toplam 11 okul müdürü ve bu okullardan dokuzunda çalışan 42 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri olgubilime dayalı içerik analizi yoluyla çözümlenmiş, araştırmanın alt amaçları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılan sonuçlar alt amaçlara yanıt verecek şekilde örgütlenmiş, gelecekte yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Okul müdürlerinin tamamına yakını rotasyonu olumlu gördüğünü, uygulamaya karşı olmadıklarını söylemiş, sadece 2 okul müdürü rotasyonun aidiyet duygusuna aykırı bir uygulama olduğunu belirtmiştir. Müdürler genel olarak, rotasyondaki ölçütlerle ilgili olarak olumsuz görüş aktarmışlardır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan müdürlere göre, rotasyon ilkesel bir uygulama olmalı, puanlama son 5 yıl üzerinden yapılmalı, puanlama ölçütleri daha orantılı olmalı, puanlamada performansı ölçecek ölçütler olmalı, atamada takdir yetkisi olmalı, merkeze gelebilmek daha kolay olmalı, liyakate ve kariyere dikkat edilmeli, rotasyon şehir içinde oluşturulacak bölgeler arası atama şeklinde yapılmalı, performansa dayalı atama yapılmalıdır. Müdürlerden 3'ü rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 5 müdür ise 8 yıl olmasını önermektedir. En az 6 yıl, en az 10 yıl, 7-8 yıl, 7 yıl ve 8-9 yıl olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun müdür motivasyonu açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon sürekli olmalı, gönüllülük esasına dayalı yapılmalı ve performansa dayalı atama olmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon 10 yılda bir olmalı, öğretmen görüşü alınarak ve okuldaki bütün personele uygulanmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, branşa uygun ve emsal okula atama yapılmalı, müdürün profesyonel bir müdür ve bir lider olması sağlanmalıdır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan öğretmenlere göre, rotasyondaki puanlamada başka ölçütler de dikkate alınmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, müdürler eğitim almalı, müdür yönetim ekibiyle birlikte rotasyona tabi olmalı, 'rotasyon uygulansın mı uygulanmasın mı?', diye görüş alınmalı, atama okul türü ve çevresi dikkate alınarak, yaz döneminde ve performansa göre yapılmalıdır. 16 öğretmen rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 8 öğretmen 10 yıl olması gerektiğini ve 9 öğretmen ise sürenin esnetilebilir olması gerektiğini söylemiştir. 8 yıl, 8-10 yıl, 7 yıl, 5-10 yıl, 4-5 yıl, 4 yıl, 6-7 yıl, 5-7 yıl arasında olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun öğretmen motivasyonu açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, müdürler sendikaya üye olmamalı ve müdürlerin profesyonel olmaları sağlanmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, atama okul türüne ve kültürüne uygun yapılmalı, müdürlerin okul kültürüyle ilgili performansı belirlenmeli ve müdürlere eğitim ve destek verilmelidir. Anahtar Sözcükler: Rotasyon, motivasyon, okul kültürü, okul müdürleri

MotivasyonOkul kültürüOkul yöneticileri+2
Gülşah Bahçalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışmanın nedenleri ve çalışanlar üzerindeki etkileri ve kamu kuruluşunda bir alan araştırması

İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını çeşitli örgütlerde geçirmektedirler. Özünde karmaşık bir yapıya sahip olan insanoğlu içinde bulunduğu örgütlerde de bu yapının bir parçası olmuştur. Örgütlerin, kişilerin yalnızca iş yaşantılarını değil, tüm yaşamlarını etkilediği ise kaçınılmaz bir gerçektir. Örgüt ve örgütlenmenin getirdiği olumlu ve olumsuz durumlar vardır. Bunlardan biri de çatışmadır. Yaşamın her alanında olduğu gibi çatışmalar örgüt kültüründe de kendisini göstermekte ve örgüt kültürü içerisinde hissedilmektedir. Çatışmanın her alanda olduğu gibi örgüt içerisinde de şiddetinin az veya çok oluşuna göre yaşanması beraberinde örgüte olumlu veya olumsuz nitelikler kazandırabilmektedir. Çatışmanın varlığıyla birlikte yöneticilerin bu durumu doğru şekilde algılayıp olumlu veya olumsuz çözüm üretebilmek örgüte yarar sağlayacaktır. İnsan ilişkilerinin iyi yönetilmesinin gerektiği örgütlerde, işverenlere büyük görevler düşmektedir. Aksi takdirde, iyi yönetilemeyen bir çatışma çalışanlar üzerindeki etkilerini artırır ve kayıplara neden olur. Bu çalışmada çatışma kavramı, çatışma türleri, örgütlerde yaşanan çatışmaların nedenleri ve son olarak da, örgüt kavramının baş aktörleri olan çalışanlar üzerindeki yarattığı etkiler incelenmiş ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Çatışma, Çatışma Türleri, Çatışma Nedenleri, Motivasyon, Stres, Tutum.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMotivasyon+7
Emre İmamoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of arcs motivational model on student motivation to learn English

The present study was designed to examine the effects of ARCS motivational model (Keller, 2010) on students' motivation and to identify the perspectives of the students related to activities and the teacher behavior that motivates them. For this purpose, ARCS motivational model strategies were inserted to the instructional design via detailed lesson plans and these plans were applied throughout ten weeks. To find out the effects of ARSC model data were collected using two scales. These scales were Course Interest Survey (CIS) and Instructional Materials Motivation Survey (IMMS) by John Keller, and they were administered to a sampling of 30 preparatory school students at Namik Kemal University before and after the application of lesson plans. To examine the effects of ARCS motivational model on students' motivation CIS and IMMS results were evaluated using Paired Samples t-test. The results of Course Interest Survey indicated a significant increase since students showed higher course motivation based on the overall CIS results at the end of the study. The Course Interest Survey items were evaluated in terms of each ARCS category and a significant difference was observed in all scales. The results showed that the ARCS model inserted language instruction had positive influence on students' course motivation in all categories. To examine the effects of ARCS strategies on increasing students' motivation in terms of instructional materials the Instructional Materials Motivation Survey results were evaluated. A paired samples t-test yielded a significant difference in students' instructional motivation scores. For a deeper understanding, two subscales of IMMS were assessed separately to identify the difference in mean scores and whether the instructional materials based on ARCS strategies were implemented into the classroom instruction successfully. The results revealed significant differences in both subscales. Students' instructional materials motivation increased. Students' comments that were collected through weekly comments sheet also supported statistical data obtained through both CIS and IMMS. The second purpose of the study was to identify course design features that motivated students most. For this reason, students were asked to write weekly comments sheet and to comment on the effectiveness of the instruction and the type of instructional materials and activities motivated them during the class hour. These were collected by the instructor at the last lesson of each week. Students reported that extra materials such as info-gap, problem solving, picture description, picture and sentence matching etc. activities increased their motivation. Especially vocabulary teaching activities supported with games, listening practices such as songs and videos were suggested as highly motivating. Activities that required learner participation such as pair works, group activities, competitions and games were considerably effective in increasing student motivation. Moreover, activities that allowed students use their creativity and their own ideas were other motivating course design features. Besides class materials, instructor behavior was indicated as relatively motivating. Polite, energetic, enthusiastic, caring instructor behaviors were reported as effective in increasing students' motivation to the lesson. Furthermore, providing constructive feedback, giving verbal praise and providing rewards for accomplishing a difficult task or showing effort were other motivating instructor behaviors. In addition, students reported that frequent student-instructor communication helped them focus their lesson and increased their motivation. KEY WORDS: ARCS Motivational Model, CIS, IMMS, Motivation

ARCS Motive Design ModelPreparatory classesMotivation+4
Pınar Yüncü Kurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde motivasyon stratejilerinin öğrenenlerin ilgileri, motivasyonları, eylem yeterlikleri ve başarıları üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitimde Keller'in ARCS-V motivasyon tasarımı modeline dayanarak kullanılan motivasyon stratejilerinin; öğrenenlerin derse karşı ilgilerine, motivasyonlarına, eylem yeterliklerine ve akademik başarılarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcıları, bir öğretim döneminde uzaktan eğitim yoluyla çevrimiçi ortamda ders alan lisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Deneysel araştırma modeliyle gerçekleştirilen bu çalışma, on bir hafta süreyle ve 122 öğrenenle yürütülmüştür. Araştırma bulguları, deney ve kontrol gruplarının derse karşı ilgi, motivasyon ve akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Bunun yanı sıra grupların derse karşı ilgi değişkeni dikkat alt boyutu ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak ilişki, güven ve doyum alt boyutlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan öğrenenlerin motivasyon faktörünün dikkat, güven ve doyum alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur ancak ilişki kurma alt boyutunda gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca eylem yeterliği açısından deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırma bulguları ve sonuçları, daha önce gerçekleştirilen ve motivasyon modelinin uzaktan öğrenme ortamlarında geçerli ve uygulanabilir bir model olduğunu ortaya koyan araştırmaları desteklemektedir. Araştırma bulgularına ve sonuçlarına dayanarak gelecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, Motivasyon, ARCS-V motivasyon modeli, ARCS

ARCS Güdüsel Tasarım ModeliAkademik başarıMotivasyon+4
Hasan Uçar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Harmanlanmış öğrenme ortamlarında oyunlaştırma bileşenlerinin etkililiği

Bu araştırma kapsamında harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkililiğini arttırmak için oyunlaştırma bileşenleri kullanılmış ve bu ortamın etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2015 - 2016 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve Eğitimde Bilişim Teknolojileri I dersine kayıt yaptıran 63 katılımcıyla uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel verilerin ilişkilendirilerek açıklandığı yakınsayan paralel karma desene göre desenlemiştir. Araştırmanın amacı kapsamında, bu ders iki ayrı grup olarak açılmıştır. Araştırmanın deney grubu, yüz yüze ortamda çarkıfelek etkinliği; çevrimiçi ortamda yönergelerin verilmesi, ilerleme çubuğu, rozet, seviye, deneyim puanı, liderlik sıralaması, ödül, dersin tamamlanma oranı, etkinlik tamamlama, etkinliklerin belirli ölçütlere göre sınırlanması, etkinliklere ilişkin katılımcılara bildirimlerin sunulması, alternatif etkinliklere yer verilmesi sayesinde oyunlaştırma bileşenleriyle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda bu bileşenlere yer verilmemiştir. Araştırmanın verilerine göre gruplar arasında araştırma topluluğu modeli, akademik başarı, motivasyon, duygu durumu açısından bir farklılık oluşmamıştır. Ancak katılımcılar oyunlaştırma bileşenlerinin ilgi çekici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca grupların çevrimiçi ortamda harcanan ortalama zamanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların çevrimiçi katılımlarında oyunlaştırma bileşenlerinden ödülün, rekabetin, seviyenin, rozetin ve kısıtlamanın etkili olduğu görülmüştür.

Elektronik öğrenmeHarmanlanmış öğrenmeMotivasyon+3
Can Meşe
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin yeme- içme deneyimlerinin konum tabanlı mobil uygulamalar üzerinden paylaşım motivasyonlarının incelenmesi: Swarm örneği

Günümüzde firmaların pazarlama çalışmalarını ve pazarlama çabalarını teknoloji ve bilgiyle evrimleşen değişime göre yapılandırması kaçınılmaz hale gelmiştir. İşte söz konusu değişimden yola çıkarak yapılmış bu araştırma tüketici istek ve beklentilerini anlamak adına işletmeler için önemli bilgiler sunmaktadır. Çalışmanın konusunu, özellikle üniversiteli gençler arasında çok popüler konum tabanlı mobil uygulamalardan biri olan Swarm uygulaması oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada, tüketicilerin bu tip uygulamaları kullanım motivasyonları Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Swarm kullanıcılarının bu uygulamayı en çok bilgi edinmek ve etkileşim maksadıyla kullandıkları tespit edilmiştir. Kullanıcılar, ziyaret etmeyi düşündükleri mekan hakkında bilgi almak ve arkadaşlarını takip etmek gibi sebeplerden dolayı Swarm uygulamasını kullanmaktadırlar. Araştırma bulguları arasında dikkat çeken ayrıntılardan bir diğeri de, Swarm kullanıcılarının dışa dönük insanlar olmadıkları şeklindedir. Swarm kullanıcıları dışa dönüklük motivasyonuna ilişkin verilen ifadelere katılım dereceleri ile asosyal bir eğilim içinde olduklarını göstermektedirler. Anahtar Sözcükler: Konum tabanlı mobil uygulamalar, Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, Tüketici davranışları, Swarm, Sosyal medya

Gıda tüketimiKonumsal bilgi sistemiKonumsal veri değişimi+7
Hasan Alp Şaşmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe dersinde oyunlaştırmanın ilkokul öğrencilerinin söz varlığına ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Türkçe dersinde oyunlaştırma yoluyla gerçekleştirilen sözcük öğretiminin ilkokul öğrencilerinin söz varlığının gelişimine ve sözcük öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisini ortaya koymaktır. Araştırma karma yöntem desenlerinden olan iç içe deneysel karma desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul dördüncü sınıfa devam etmekte olan 34 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın denel işlemlerinin gerçekleştirilmesinde laboratuvar ortamı ve oyunlaştırma etkinliklerinin yer aldığı yazılım ortamı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanma sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen Sözcük Öğrenme Başarısı Testi (SÖBT), Sözcük Öğrenme Motivasyonu Ölçeği (SÖMÖ), görüşme formu, katılımcı günlükleri, katılımcı etkinlik defterleri, video kayıtları ve araştırmacı günlüğü işe koşulmuştur. Veri toplama araçlarının ve uygulamanın alt yapısının geliştirilmesini izleyen süreçte çalışma grubu katılımcılarıyla 68 ders saati deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Aynı zaman diliminde kontrol grubu ise öğretici merkezli ve oyunlaştırma etkinliklerinden bağımsız sözcük öğretimi almıştır. Araştırma verileri nitel ve nicel bir dizi yaklaşım uygulanarak çözümlenmiş ve sonuçlar kuramsal temellere dayanarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları oyunlaştırma yoluyla sözcük öğretimi ve öğretici merkezli sözcük öğretimi gruplarının sözcük öğrenme başarısı ve motivasyonuna ilişkin öntest sontest ortalama puanları arasında anlamlı farklılık bulunduğunu göstermiştir. Deney ve kontrol gruplarının sözcük öğrenme başarısı öntest sontest ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmakta, motivasyon bağlamında ise anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Araştırmanın nitel verilerinin çözümlenmesinden elde edilen sonuçlar ise deney grubu katılımcılarının; sözcük öğrenme başarı, farkındalık ve yeterlikleri ile sözcük öğrenme isteklilikleri ve motivasyonlarını arttırdığını, anlamı bilinmeyen sözcükleri büyük oranda kullanıma geçirerek söz varlığı gelişimlerine katkı sağladıklarını, oyunlaştırma uygulamasını ve bileşenlerini benimsediklerini, içsel ve dışsal motivasyon unsurlarını sergilediklerini göstermiştir. Öte yandan, kontrol grubu katılımcılarının sundukları nicel sonuçlar kabul edilebilir seviyedeyken nitel sonuçlar gerek tema üretme gerekse öğrenme düzeyinin gelişimini değerlendirebilme bağlamında düşük seviyede yer almıştır. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve gerçekleştirilecek araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Türkçe dersi, Söz varlığı, Sözcük öğretimi, Motivasyon.

MotivasyonOyunla öğretimSöz varlığı+7
Berrin Genç Ersoy
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00

Related subjects