Beceri

Bu konu başlığı altında 186 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç futbolcularda proprioseptif antremanın yüksek yoğunluklu eylemler ve beceri üzerindeki etkisi

Araştırmada genç futbolculara uygulanan proprioseptif antrenmanların futbolcuların yüksek yoğunluklu eylemlerine ve futbola özgü becerilerine ne düzeyde etki ettiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, bir spor kulübünün futbol altyapısında spor yapan 30 erkek futbolcudan (Yaş = 15,86 ± 0,69) oluşmaktadır. Katılımcıların ön testlerine ait değerler göz önünde bulundurularak hipotez testleri yardımı ile tüm parametrelerin değerlendirilmesi sonucunda iki farklı ve homojen özelliklere sahip gruplar oluşturulmuştur. Bu gruplar; proprioseptif antrenman grubu (PAG) ve kontrol grubu (KG) olarak adlandırılmıştır. Araştırmada uygulanan testler, ölçümler ve antrenman protokolü pandemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma başlangıç aşamasında on beşer sporcudan oluşan iki grup oluşturulmuştur. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığına yönelik antropometrik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yüksek yoğunluklu eylemler adı altında tanımlanan el-göz koordinasyonu, dikey sıçrama, sürat, çeviklik ve kor kuvveti dayanıklılığını belirlemeye yönelik testler katılımcılara uygulanmıştır. Katılımcıların aynı zaman dinamik denge performansları da belirlenmiştir. Futbola özgü becerilerinin belirlenmesinde pas, top kontrolü ve top sürme gibi özellikleri uluslararası testler ile ölçülmüştür. Araştırma bulguları neticesinde; KG ve PAG'ın yüksek yoğunluklu eylemler açısından yapılan karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Hem dominant hem de dominant olmayan ayakların dinamik denge performansının karşılaştırmasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Futbola özgü beceriler içerisinde pas isabet oranı ve top kontrol sayısı değişkenlerinde PAG grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Pas süresi ve top sürme becerine ait değerlerde KG ve PAG arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, futbol antrenmanlarına ilave olarak yaptırılan proprioseptif antrenmanların futbol temel becerileri içerisinde gösterebileceğimiz pas isabeti ve top kontrolü gibi becerilerin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beceri, futbolcu, proprioseptif egzersiz, yüksek yoğunluklu eylem.

AntrenmanBeceriEgzersiz+5
Süleyman Viran
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre analizi

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), yayımladığı 2023 Eğitim Vizyonu belgesiyle Türk eğitim sisteminin geleceğini hangi temeller üzerine inşa edeceğini açıklamıştır. Bu belgede geçen sınav sorularının uygulama, analiz, sentez boyutlarında ve 21. yüzyıl becerileri olarak yaygınlaşan "eleştirel düşünce, karmaşık problem çözme ve yaratıcılık" gibi becerilerin kullanılmasıyla çözülebilecek düzeyde olması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile MEB tarafından yayımlanan beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'ne göre hangi bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutlarında yer aldığını belirlemektir. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda MEB tarafından yayımlanan 5., 6. ve 7. Sınıf beceri temelli testlerdeki matematik soruları ile ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları iki kodlayıcı tarafından YBT'ye göre analizi yapılarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'de bilgi boyutu bazında daha üst bilişsel seviyeleri ölçerken, matematik öğretmenlerinin soruları ise olgusal ve kavramsal seviyedeki daha düşük bilişsel seviyeyi ölçtüğü bulgusuna varılmıştır. Bilişsel süreç boyutuna göre araştırmanın sonucuna baktığımızda ise MEB'in beceri temelli matematik sorularının %90'ı ağırlıklı olarak anlama, uygulama ve çözümleme seviyesinde olup %10'u ise değerlendirme ve yaratma seviyesindedir. MEB'de hatırlama basamağında hiç soru yer almamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin hazırladıkları sorularda ise, soruların %99,9'u hatırlama, anlama ve uygulama basamağında olup sadece bir soru çözümleme basamağındadır. Bu sonuçlardan hareketle MEB'in beceri temelli matematik soruları, öğrencilerin daha üst becerilerini ölçen soru seviyesinde yer alırken ortaokul öğretmenlerinin soruları, öğrencileri bir üst sınıfa üstbilişsel becerilerle taşımayıp beceri temelli soruları da barındıran LGS 'ye yeterli ölçüde hazırlamamaktadır. Öğretmen sınav soruları ile MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'nin bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutu açısından dengeli ve uyumlu hale getirilirse, daha üst düzey becerileri ölçen uluslararası sınavlarda (PISA ve TIMSS gibi) ülke olarak daha başarılı sonuçlar elde edilmesi beklenilebilir. Anahtar Kelimeler: Beceri temelli matematik soruları, matematik eğitimi, sınav soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi

BeceriBloom taksonomisiMatematik dersi+7
İbrahim Ergün
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç futbolcularda yüzme egzersizlerinin bazı temel beceri gelişimi ve fiziksel parametreler üzerine etkisi

Bu çalışmada sekiz haftalık düzenlenmiş su egzersizlerinin genç futbolcularda bazı temel beceri ve fiziksel parametrelere olan etkisi incelenmiştir. Araştırmaya, yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), Vücut Ağırlığı (VA) 61,93±4,99 (kg), Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 deney grubu; yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), VA'sı 61,93±4,99 (kg), VKİ'si 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi dahil edildi. Çalışmanın evrenini Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki yerel kulüplerde futbol oynayan yaşları 16-18 arasında olan genç oyuncular oluştururken, örneklemini ise Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki Peris Spor Akademisi'nde oynayan yaşları 16 – 18 arasında olan toplam 30 genç futbolcu oluşturdu. Bütün katılımcılar haftada 3 gün, günde 90 dakika aktif olarak futbol antrenmanlarını sürdürdüler. Bunun dışında deney grubuna futbol antrenmanının dışında haftada 3 gün günde 90 dakika temel yüzme egzersizleri yaptırıldı. 8 haftalık futbol ve yüzme antrenmanı öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki defa ölçüm alındı. Yapılan ölçümlerde 30 metre koşu testi için 1/1000 sn hassasiyetinde elektronik fotosel, esneklik değerlerinin tespit edilmesinde otur-eriş testi, dikey sıçrama testi ölçümlerinde jump metre, el-pençe kuvveti ölçümlerinde takei marka dijital el-dinamometresi, sırt-bacak kuvveti ölçümünde takai marka dinamometre kullanıldı. Ölçümlerden sağlanan işlenmemiş verilerin analizinde SPSS–26 istatistik programı kullanıldı. Araştırmaya katılan tüm katılımcıların egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ölçümleri arasındaki değişimi görmek için eşleştirilmiş örneklem T-testi uygulandı. Gruplar arasındaki fark için Bağımsız Örneklem T-testi kullanıldı. Deney ve kontrol grubunun şınav testi, sırt-bacak kuvveti, sırt kuvveti ve sağlık topu fırlatma parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde tüm katılımcıların 30 metre sprint, esneklik, yatay sıçrama, dikey sıçrama, el kavrama kuvveti değerlerinde egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ortalamaları istatistiki açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Her iki grubun kafa ile top sektirme testi parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında önemli bir farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde deney kontrol grubunun slalom, kaleye şut ve top sektirme değerlerinin egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası kıyaslamalarında önemli bir fark gözlenmedi (p>0,05). Sonuç olarak; planlanmış yüzme egzersizlerinin futbolcuların bazı motor beceri ve futbol beceri performansına dolaylı olarak katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

BeceriEgzersizFutbol+7
Bayar Adeeb Mohammed Salıh Al Dosakee
Harran University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi: Kadın ve erkek futbolcular örneği

Sosyal zeka, bazı durumlarda sadece insan ilişkilerine yönelik beceriler olarak ifade edilirken bazı durumlarda da olayların ve bulunulan durumun bilincinde olarak etki eden sosyal hareketlilik ile bireylerin diğer kişileri idare ederken amaçlarına ulaşabilmesi konusunda katkı sağlayan etkileşim ve strateji bilgisi olarak tanımlanabilmektedir. Bireylerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken bir takım yaşam becerileri vardır. Bunlar bilişsel, davranışsal, kişisel ve kişiler arası olmak üzere çok yönlü becerilerdir. Hayatın her alanını kapsayan bu yaşam becerileri bireyin eğitimiyle başlayan ve devam eden bir süreçtir ve bireyin içinde yaşadığı farklı çevrelerde örneğin okulda, evde ve işte başarılı olabilmesi için gerekli becerilerdir. Bu çalışmada; Futbol oynayan kadın ve erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi araştırıldı. Bu kapsamda demografik etkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisini nasıl ve ne oranda etkilediği ortaya çıkmaktadır. Sosyal zeka ve yaşam becerisi ölçekleri futbol oynayan kadın ve erkek sporculara uygulanmıştır. Demografik değişkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisine ilişkin farklılık durumlarını belirlemek için t ve anova testleri, sosyal zekanın yaşam becerisine etkisini belirleyebilmek için de regresyon analizi yapılmıştır. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zeka değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek, futbol oynayan erkek sporcularda ise yaşam becerisi değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan kadın sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin de artırılması gerekmektedir.Futbol oynayan erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan erkek sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin artırılması gerekmektedir.

BeceriFutbolFutbolcular+6
Sevda Mavi
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerde duygu yönetim beceri düzeylerinin belirlenmesi: Çok merkezli özel hastane örneği

Bu araştırma, hemşirelerin duygularını yönetme beceri seviyesini tespit etmek için Kasım 2022- Nisan 2023 tarihleri arasında yapıldı. Ayrıca araştırmada hemşirelerin duygularını yönetme düzeyi ile demografik özellikleri ve çalışma şartları arasındaki ilişkiyi belirlemek hedeflendi. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini, Anadolu Yakasında hizmet veren iki özel hastanede çalışan 240 hemşire, örneklemini de çalışmaya katılmaya gönüllü olan 138 hemşire oluşturdu. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu" ve "Duygu Yönetim Beceri Ölçeği" (Çeçen, 2006) kullanıldı. Toplanan verilerin istatistiksel analizlerinin yapılabilmesi amacı ile SPSS 26 programı kullanıldı. Araştırma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodlar (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum) kullanıldı. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemeler ile sınandı. Normal dağılım gösteren nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında student-t testi kullanıldı. Normal dağılım gösteren nicel değişkenlerin ikiden fazla grup arası karşılaştırmalarında One-Way ANOVA test kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi. Duygu yönetme becerileri alt boyutları "öfke yönetimi", "olumsuz bedensel tepkileri kontrol edebilme", "duyguları olduğu gibi gösterme", "başa çıkma" ve "sözel ifade edebilmedir". Araştırmada hemşirelerde duyguları yönetme becerilerinin, cinsiyete göre karşılaştırılmasında kadınların duygularını sözel olarak ifade edebilme ve duygularını tanıyabilme becerilerinin erkeklerden daha iyi olduğu, erkeklerin ise olumsuz bedensel tepkileri kontrol etme becerilerinin kadınlara göre daha iyi olduğu saptandı. Diğer demografik bilgilerden olan hemşirelerin yaş, medeni durum, çalışma süresi, çalıştığı birim, eğitim durumu ile duyguları yönetme becerisi ilişkisinde anlamlı bir farklılık görülmedi. Duyguları yönetme beceri düzeylerinin alt boyutları değerlendirmesinde, hemşirelerin öfkeyi yönetme, duyguları sözlü olarak aktarabilme, duyguları olduğu gibi gösterebilme becerilerinin iyi düzeyde olduğu, başa çıkma ve olumsuz duyguları kontrol edebilme becerilerinin orta düzeyde olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Duygu, Duygu Yönetimi

BeceriDuyguDuygu yönetimi+4
Hatice Sığak
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10-14 yaş elit tenis oyuncularında nondominant forehand antrenmanlarının çift el backhand vuruşları üzerindeki beceri transferlerinin tespiti

Bu çalışmanın amacı; 10-14 yaş elit tenis oyuncularında nondominant forehand antrenmanlarının çift el backhand vuruşları üzerindeki beceri transferlerinin etkisini değerlendirmektir. Çalışmaya Türkiye spor yazarları derneği ve spor kulübü'nde tenis oynayan yaş ortalaması 12,75±1,12, boy ortalaması 156,25±12,65, vücut ağırlığı ortalaması 45,93±10,49, BMI ortalaması 18,52±1,97 olan 16 sporcu (8 kadın, 8 erkek) dominant el grubunu, yaş ortalaması 12,12±1,66, boy ortalaması 152,93±15,37, vücut ağırlığı ortalaması 44,8±14,26, BMI ortalaması 18,41±2,49 olan toplam 16 sporcu (8 kadın, 8 erkek) nondominat el grubu olmak üzere toplam 32 sporcu katılmıştır. Çalışmaya katılan tüm sporcular sağlak, çift el backhand ve tam saha, sarı top ile oynayan takım oyuncularıdır. Araştırma grubu ikiye ayrılmıştır. 1.Grup Dominant el forehand vuruş yapan oyunculardan oluşmaktadır. 2. Grup Nondominant el forehand vuruş yapan oyunculardan oluşmaktadır. Dominant el forehand vuruş antrenman programında yer alan sporcular haftada 5 gün, bir saat rutin tenis antrenman programlarına devam etmişlerdir. Bu programda dört grup yer almaktadır ve gruplar dört oyuncudan oluşmaktadır. Program sekiz hafta uygulanmıştır. Nondominant el forehand vuruş antrenman programında olan bireyler dominant grubun yaptığı antrenman programını haftada 3 gün aynı şekilde uygulamışlardır. Katılımcıların fiziksel özelliklerini belirlemek için antropometrik ölçümler yapılmıştır. Tenis becerilerinin değerlendirilmesi için Hewitt Tenis Beceri Testi uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS Statistics 24 kullanılmıştır. Hewitt testine göre birinci ve ikinci ölçümler arasında dominant ve non dominant grupta anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p<0,05). Oyuncuların Hewitt beceri testindeki puan alan top sayılarına göre nondominant grupta 1. ve 2. ölçümler arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,005). Beceri transferinde her iki cinsiyet arasında istatistiksel anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Beceri Transferi, Forehand, Backhand, Tenis, Dominant el, Nondominant el

AntrenmanBeceriEl becerisi+3
Namık Kemal İşcan
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki ve teknik anadolu lisesi muhasebe ve finansman alanı öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi uygulamasında karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri Van ilinde uygulama

Türkiye'de mesleki ve teknik anadolu lisesinde (MTAL) öğrenim gören öğrencilerin iş piyasasına girebilmeleri, kendilerini ifade edebilmeleri, iş hayatına adapte olabilmeleri kapsamlı bir mesleki eğitimden geçmektedir. Öğrenciler 4 yıl boyunca MTAL' de seçmiş oldukları alan ve dallar doğrultusunda mesleğe yönelik dersler almaktadır. Bunlardan biri de muhasebe ve finansman bölümüdür. Bu bölümde öğrenciler gerek bilgisayar laboratuvarında, gerekse sınıflarda kendi alan ve dallarına göre meslek dersleri görmektedir. Lise 9. 10. ve 11. sınıflarda ağırlıklı olarak meslek dersleri ve genel kültür derslerini görmektedirler. 12. Sınıfta öğrenciler haftanın 2 günü okulda eğitim görmekte diğer günler ise "İşletmelerde Beceri Eğitimi(İBE)" kapsamında kamu kurumlarında ve özel sektörde staj görmektedirler. Öğrencilerin beceri eğitimi sırasında bir çok sorunla karşılaştıkları görülmektedir. Van ilinde daha önce stajyer öğrenciler için herhangi bir araştırmanın yapılmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın amacı 2018-2019 eğitim öğretim yılında MTAL' de muhasebe ve finansman eğitimi alan ve İBE kapsamında staja giden öğrencilerin uygulamada karşılaştıkları sorunları tespit etmek ve ortaya çıkan problemler için çözüm önerileri getirmektir. 2018-2019 eğitim öğretim yılında staja giden toplam 167 öğrenciye anket çalışması yapılmıştır. Araştırma Van ilinde MTAL' de okuyan muhasebe ve finansman bölümü öğrencilerine yönelik gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucu öğrencilere yönelik anket çalışması yapılmış olup bu çalışma SPSS programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan öğrencilerin %17,4' ü staj süresini yeterli bulmamıştır. %29,4' ü staj yeri bulurken zorluk çektiğini belirtmiş. %14,4' ü stajyer öğrencilere karşı önyargı olduğunu belirtmiş. %16,2' si işyerlerinin stajyerler için gerekli ortamı hazırlamadıklarını belirtmiş. %28,2' si iş yerlerinin stajyer ücretlerini tam ödemediğini ifade etmiştir. %16,8 i koordinatör öğretmenlerinin iş yerlerini düzenli ziyaret etmediğini ifade etmiş. %25,8' i stajyerlerin ucuz işgücü olarak görüldüğünü belirtmiş. %30,6'sı stajyerin bölümü dışındaki işlerde çalıştırıldığını ifade etmiştir. %49,7' si iş yerinde aynı işi tekrar etmenin olumsuz etkisini ifade etmiştir.

Anadolu liseleriBeceriBeceri eğitimi+5
Rahmi Akın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklar için felsefe programının okul öncesi dönemçocuklarının 21. yüzyıl becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada Çocuklar için Felsefe Programının okul öncesi dönem çocuklarının 21.yüzyıl becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Nicel araştırma türlerinden kontrol gruplu yarı deneysel desende yapılan bu araştırma deney grubunda 17, kontrol grubunda 18 olmak üzere toplam 35 okul öncesi dönem çocuğu ile yürütülmüştür. Araştırma kapsamında deney grubuna 12 hafta süren 24 etkinlik uygulanmıştır. Kontrol grubu çocuklara ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Uygulama öncesi deney ve kontrol gruplarına öntest yapılmış, uygulama sonrası ise her iki gruba sontest yapılmıştır. 19 hafta sonra ise deney grubu çocuklara izleme testi uygulanmıştır. İlk olarak grupların özellikleri ve sosyo-demografik bilgilerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler kullanılmıştır. 5-6 Yaş Çocuklar için 21.yüzyıl Becerileri (DAY 2) Ölçeği'nden elde edilen öntest, sontest ve izleme testi puan verileri SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t-testi uygulanarak deney ve kontrol gruplarının öntest ve sontest ölçümlerine ait puanları karşılaştırılmıştır. Her bir grubun zaman içerisindeki değişimlerini değerlendirmek amacıyla kontrol grubunda öntest ve sontest puanlarını karşılaştırmak için bağımlı örneklemler t-testi, deney grubunda ise öntest, sontest ve izleme ölçümlerini karşılaştırmak için tekrarlı ölçümler tek yönlü ANOVA testi tercih edilmiştir. Anlamlı farklılıkların tespit edildiği durumlarda pratik anlamlılığı belirlemek için Cohen d etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre deney grubu sontest puanlarında kontrol grubuna göre anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Çocuklar için Felsefe Programı sonucunda, deney grubu sontest ve izleme testi puanlarının kontrol grubuna göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar literatürde yer alan araştırmalar doğrultusunda tartışılmış, uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.

21. yüzyılBeceriOkul öncesi dönem+1
Çiçek Aytonğ
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersi becerilerine ilişkin önem sıraları

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, ortaokul öğrencilerinin ve velilerin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerden hangilerine daha fazla önem verdiklerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde kamuda görev yapan 73 Sosyal Bilgiler öğretmeni, 525 öğrenci ve veli 306 oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen, öğrenci ve velilerden ankette Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan 15 beceriden en önemli gördükleri beş tanesini seçmeleri ve 1'den 5'e kadar sıralamaları istenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler girişimcilik becerisini en önemli beceri olarak görmüşlerdir. En yüksek ifadeyi takiben problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve İletişim becerisi ifadeleri izlemektedir. Ortaokul öğrencilerin en önemsiz gördükleri beceri ise Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisidir. Ayrıca ortaokul öğrencileri Sosyal Bilgiler dersine özgü becerilerden en önemli olarak gözlem becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise zaman ve kronolojiyi algılama becerisini tercih etmişlerdir. Öğretmenler en önemli beceri olarak problem çözme becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise girişimcilik becerisini tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgü becerileri içerisinden ilk sıraya gözlem becerisini, en son sırada ise mekânı algılama becerisini ve değişim ve sürekliliği algılama becerisini sıralamışlardır. Velilerin en önemli gördükleri becerinin karar verme becerisi olduğu; en önemsiz gördükleri becerinin de bilgi ve teknolojiyi kullanma becerisi olduğu görülmektedir. Ayrıca veliler Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgübecerileri içerisinden en önemli beceri olaraksosyal katılım becerisini ve en önemsiz beceri olarak da mekânı algılama becerisini tercih etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Veli, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı

BeceriBeceri kazandırmaSosyal bilgiler+5
Nagihan Kıbıcı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Klinik becerilerin değerlendirilmesinde standart belirleme yöntemlerinin karşılaştırılması

Özcan, G., Klinik Becerilerin Değerlendirilmesinde Standart Belirleme Yöntemlerinin Karşılaştırılması, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Eğitimi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2022. Bu araştırma ile öğrenci merkezli standart belirleme yöntemlerinden Sınır Grup ve Karşıt Gruplardan elde edilen kesme puanları ile test merkezli standart belirleme yöntemlerinden olan Angoff (madde düzeyinde-MD) ve Angoff (beceri düzeyinde-BD) yöntemleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, bu dört yöntemle belirlenen geçme puanları ve bu puanlar neticesinde başarılı kabul edilen öğrenci sayılarının ve yüzdelerinin nasıl değiştiği incelenmiştir. Bunun yanında Angoff (MD), Angoff (BD), sınır grup ve karşıt gruplar yöntemleriyle elde edilen geçme puanlarına göre başarılı öğrencilerin yüzdeleri arasında anlamlı fark olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca, farklı branşlardan çalışmaya katılan uzmanların standart belirleme yöntemleri ile belirlediği geçme puanları arasındaki uyum araştırılmıştır. Araştırma, standart belirleme yöntemlerinin Yapılandırılmış Objektif Klinik Sınav (YOKS) için kullanılması özelinde durum saptamaya yönelik olduğundan betimsel bir nitelik taşımaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında HÜTF Dönem 3'e devam eden öğrencilerden iletişim, solunum sistemi fizik muayene, spekulum ile kadın genital muayene ve dikiş atma becerilerinden oluşan YOKS'a giren 531 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada ayrıca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan beş tıp eğitimi uzmanı ve beş uzman hekim olmak üzere toplam on uzmandan Angoff (MD) ve Angoff (BD) yöntemleri için görüş alınarak veri toplanmıştır. Sınır grup ve karşıt gruplar yöntemleri için veri kaynağı olarak; Tıp Eğitimi ve Bilişimi Anabilim Dalı arşivlerinden alınan 30 uzmanın YOKS esnasında yaptıkları genel değerlendirme sonuçları kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre Angoff (MD), Angoff (BD), sınır grup ve karşıt gruplar yöntemlerine göre farklı geçme puanları elde edilmiştir. Dört yöntem karşılaştırıldığında en yüksek kesme puanı; kadın genital sistem muayenesi için karşıt gruplar yöntemiyle (79); iletişim becerileri için Angoff (BD) yöntemiyle (69,6); solunum sistemi muayenesi için Angoff (MD) yöntemiyle (68,3); dikiş atma becerisi için karşıt gruplar yönteminde (65) bulunmuştur. Öğrenci merkezli yöntemler kendi içinde değerlendirildiğinde geçme puanlarının birbirlerine yakın, test merkezlilerin ise birbirine uzak olduğu görülmüştür. Öğrenci merkezli yöntemlerde başarılı kabul edilen öğrenci yüzdeleri test merkezli yöntemlere göre daha yüksek çıkmıştır. Dört beceri, dört ayrı yönteme göre kesme puanı belirlendikten sona belirlenen kesme puanıyla başarılı kabul edilen öğrenci yüzdeleri arasındaki manidar fark olup olmadığı incelenmiştir. Angoff (MD)- Angoff (BD) arasında 1 beceri için, Angoff (MD)- Sınır grup arasında 3 beceri için, Angoff (MD)- Karşıt gruplar arasında 1 beceri için anlamlı fark bulunmuştur. Angoff (BD)- Sınır grup arasında 3 beceri için, Angoff (BD)-Karşıt gruplar arasında 1 beceri için ve Sınır grup- Karşıt gruplar arasında 3 beceri için anlamlı fark çıkmıştır. Uzmanlara ait Angoff (MD) ve Angoff (BD) yöntemlerine ilişkin geçme puanları arasındaki korelasyon için Spearman sıra farkları korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Tıp eğitimcisi ve uzman hekimler bir arada değerlendirildiğinde kadın genital sistem muayenesi becerisi için 0,05 düzeyinde; iletişim becerileri, solunum sistemi muayenesi, dikiş atma becerisi için 0,01 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Solunum sistem muayenesi için korelasyon çok kuvvetli çıkarken; iletişim, solunum sistemi muayenesi ve dikiş atma becerisi için kuvvetli ilişki olduğu saptanmıştır.

Angoff Standart Belirleme YöntemiBeceriBeceri performansı+3
Gökçe Özcan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Investigating the variables affecting students' perceptions of 21st century skills and problem-solving skills

The aim of this study is to investigate the effects of programme (IB vs non-IB) on students' perceptions of 21st century skills (PoTCS) and problem-solving skills (PSS) in relation with English comprehension, age, achievement, and gender. It was designed as a correlational study. Research questions were evaluated based on a theoretical model. Target group of the study was lower secondary school students who follow an IB programme and another programme in Netherlands. Measurement instruments (PoTCS scale, PSS test and Demographic information questionnaire) were developed by the researcher. PoTCS scale was formed with hypothetical short scenarios as a situational judgement test items with 21 items under four factors. There were 379 students attended to the pilot study of PoTCS scale and 304 different students attended to the main study to conduct CFA and SEM. Model showed a good fit after few modifications without disturbing the initial theory, chi-squared(29, N=287) = 34.755, p=.213, CFI=.988, RMSEA=.026. According to the findings, programme had a significant direct effect on two dimensions of PoTCS and English comprehension in favor of IB students, and significant effect on PSS in favor of non-IB students. English comprehension appeared as a significant mediator between programme and PoTCS, whereas an insignificant mediator between programme and PSS. Achievement did not strengthen the effect of PoTCS on PSS. Effects of variables affecting PoTCS or PSS did not differ by gender and only using information and technology effectively had a significant difference in terms of the duration in IB in favor of longer enrollment.

21. centurySkillSkill training+4
Buket Eren Janssen
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ilkokul öğretmenlerinin ve konu alanı uzmanlarının STEM eğitimi algısı

Bu çalışmanın amacı, STEM eğitimi hakkında Kırşehir ilindeki devlet okullarında çalışmakta olan sınıf öğretmenlerinin ve STEM eğitimi ile ilgili akademik yayım gerçekleştirmiş uzmanların görüşlerini incelemektir. STEM eğitiminin dünyada popülerleşmesi, yorum farklılıklarını doğurmuştur. STEM eğitimi ile ilgili algının daha iyi anlaşılabilmesi için bu çalışmanın yapılması gerekli görülmüştür. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak gerçekleşmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve yazılı görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan veriler betimsel ve içerik analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucuna sınıf öğretmenleri açısından bakıldığında STEM eğitimi kavramı ile tanıştıkları ancak yeterli içerik bilgisine sahip olmadıkları belirlenmiştir. Uzmanlar açısından bakıldığında ise, STEM eğitiminin Türkiye'de eksik/yanlış bilindiği, bu eğitimin moda olarak görüldüğü, ticari amaçlarla Makerlab atölyelerinde gerçekleştiği görüşleri dile getirilmiştir. STEM eğitiminin 21. yüzyıl becerilerini kazandırabileceği; ekonomik kalkınmayı sağlamak gibi faydaları olacağı yönünde görüşler belirtilmiştir. Sınıf öğretmenleri STEM eğitimi etkinliklerinin dört dalı içermesi gerektiğini belirtirken, uzmanlar ise en az iki alt dalın bütünleşmiş şekilde yürütülmesiyle STEM eğitiminin gerçekleşebileceğini ifade etmişlerdir. Ayrıca sınıf öğretmenlerine göre robotik kodlama, scratch, arduino gibi çalışmaların STEM eğitiminde bulunması gerektiği; uzmanlara göre ise gerekli olduğunda uzmanlarla iş birliği yapılarak sürecin yürütülebileceği görüşleri dile getirilmiştir.

AlgıBeceriFeTeMM+7
Ali Kemal Toksöz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

4-7 yaş çocukları için örüntü becerileri ölçeğinin geliştirilmesi ve örüntüye ilişkin öğretmen uygulamalarının incelenmesi

Bu çalışmada 4-7 yaş aralığındaki çocukların örüntü becerilerini belirlemek için ölçme aracı geliştirmek ve okul öncesi öğretmenlerin örüntü becerilerine ilişkin uygulamalarını belirlemek amaçlanmaktadır. Çalışma iki aşamalı olarak yapılmıştır. Birinci aşamada ölçek geliştirmek için tarama yöntemi kullanılmıştır. İkinci aşamada ise nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Ölçek geliştirme çalışmasında 572 çocuktan veri toplanmıştır. Nitel araştırmanın çalışma grubunu 27 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Ölçek geliştirme çalışmasında uygun ve kartopu örnekleme kullanılarak veri toplanmıştır. Nitel araştırma için çalışma grubunun oluşturulmasında ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Verilerin analizlerinde Microsoft Office Excel, Factor 12, Lisrel 9.1 ve IBM SPSS Statistics 24 paket programı kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenleriyle yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA programı aracılıyla içerik analizi kullanılmıştır. Ölçek geliştirmede görüş geçerliği için uzmanlardan görüş alınmış, kapsam geçerliği için Lawshe tekniği, yapı geçerliğini sağlamak için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Güvenirlik çalışmaları kapsamında Cronbach's Alpha, KR-20 iç tutarlık katsayıları hesaplanmış ve iki yarı test güvenirliği yapılmıştır. Madde analizi kapsamındaysa madde güçlüğü ve çift serili korelasyon testleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda 4 boyut 19 maddeden oluşan, Cronbach's Alpha değeri 0,87 olan geçerli ve güvenilir bir örüntü becerileri ölçeği geliştirilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin örüntü becerisini kazandırırken sadece tekrarlayan örüntü türünde çalışmalar yaptıkları belirlenmiştir. Öğretmenler örüntü becerilerini kazandırma sürecinden fazla gösterip yaptırma yöntemini ve soru-cevap tekniğini kullanmaktadır. Okul öncesi öğretmenlerinin örüntüyü devam ettirme, kopyalama ve örüntüdeki eksik parçayı bulma becerilerine daha sık yer verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun örüntü becerilerini kazandırma sürecinde sınıfta herhangi bir düzenleme yapmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

BeceriOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+5
Ensar Yıldız
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolcular ile taekwondocuların zihinsel antrenman beceri düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, futbolcular ile taekwondocuların kullandıkları, zihinsel antrenman beceri düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu 119 erkek 201 kadın olamak üzere toplam 320 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada, Behnke vd., (2017) tarafından geliştirilen, Yarayan ve İlhan (2018) tarafından geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yaparak Türkçe'ye uyarlanan Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri 'SZAE' (The Sport Mental Training Questionnaire 'SMTQ') kullanılmıştır. Ayrıca, veri toplama aracı olarak katılımcıların demografik bilgilerini içeren kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada, verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde T-testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca, analizlerin ilk bölümünde değişkenlerin arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelâsyon Katsayısı tekniğinden faydalanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, sporcuların branşları olan taekwondo ve futbol gruplarının zihinsel performans ve kişiler arası beceriler değişkenleri için anlamlı olarak farklılaştığı (p<0,05) görülmektedir. Ancak zihinsel temel beceriler, zihinsel performans ve zihinsel canlandırma değişkenleri için taekwondocu ve futbolcular arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir (p>0,05). Araştırmadan elde edilen bulguya göre; yaş değişkeni ile zihinsel becerileri düzeyi arasında (p<0,05) pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bu durumda yaş arttıkça zihinsel becerilerin de artacağı söylenebilir. Araştırmada elde edilen bir diğer bulguya göre, spordaki tecrübe değişkenlerinin araştırma değişkenleriyle olan ilişkileri anlamlı (p<0,05) ve pozitiftir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulguya göre; cinsiyet gruplarının zihinsel antrenman envanteri ölçeğinin alt boyutları olan zihinsel temel beceriler, zihinsel performans kişilerarası beceriler, kendinle konuşma ve zihinsel canlandırma değişkenleri bağlamında farklılaşmadığı (p>0,05) görülmektedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu ise Zihinsel Antrenman Envanteri Ölçeğinin Alt Boyutlarına ait ortalamalarına bakıldığında bütün değişkenlerde en yüksek puanı büyüklerin, sonrasında yıldızların ve son olarak gençlerin aldığı görülmektedir. Araştırmada, sporcuların oynadıkları mevkilere göre, zihinsel temel beceriler değişkeninde sol açık oynayanların, kişiler arası becerilerde sağ bek ve kalecilerin, kendinle konuşmada ise sadece kalecilerin diğer mevkilerde oynayanlara göre anlamlı olarak farklılaştığı ve ortalama puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulguya göre, milli olma durumunun zihinsel antrenman envanteri ölçeğinin alt boyutları olan zihinsel temel beceriler, zihinsel performans, kişiler arası beceriler, kendinle konuşma ve zihinsel canlandırma değişkenleri bağlamında farklılaştığı (p<0,05) görülmektedir. Sonuç olarak; Sporcuların branşları olan taekwondo ve futbol gruplarının zihinsel performans ve kişiler arası beceriler değişkenleri için anlamlı olarak farklılaştığı (p<0,05) görülmektedir. Ancak zihinsel temel beceriler, zihinsel performans ve zihinsel canlandırma değişkenleri için taekwondocu ve futbolcular arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05)

AntrenmanBeceriFutbolcular+4
Rıdvan Aksoy
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolda uygulanan eğitsel oyunların bazı fiziksel ve biyomotorik özellikler ile temel becerilere etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, futbol branşında temel eğitim sürecinde çocukların ilgisini arttırmak, eğitim sürecini daha keyifli bir hale getirmek ve verilen temel teknik eğitimin pekişmesi için branşa özgü eğitsel oyunların antrenman programlarının içeriğinde yer alması gerektiği düşünülmektedir. Bu fikir doğrultusunda araştırmanın amacı, futbola özgü temel eğitim sürecinde uygulanan eğitsel oyunların fiziksel ve biyomotorik parametreler ile futbola özgü temel tekniklere etkisinin incelenmesidir. Yapılan araştırmada, İstanbul Sarıyer İlçesindeki Enka Spor Kulübü futbol spor okulu bünyesinde yer almış 7-13 yaş grubu arasından iki ayrı dönemin ilk döneminden 20, ikinci döneminden 25 öğrenci olmak üzere toplam 45 kişi katılmıştır. Bu araştırmada, deneysel araştırma yönteminde sporculara uygulanan testler şunlardır; Otur-uzan (eriş), durarak uzun atlama, mekik, 30 metre sprint, Johnson futbol testi (JFT), uzun slalom testleri uygulanacak olup, vücut ağırlığı ve boy ölçümü yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilere göre iki grup arasında vücut ağırlığı ölçümü, otuz metre, durarak uzun atlama, esneklik, Johnson futbol testi (JFT), uzun slalom, mekik ön ve son test değişkenlerinde (p>0.05) anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmada kontrol ve deney gruplarının ön ve son test sonuçları birbirinden ayrı olarak karşılaştırıldığında, iki ayrı dönemde de vücut ağırlığı ölçümü ve otuz metre ön test ve son test değişkenleri için anlamlı bir fark bulunamadığı tespit edilirken, durarak uzun atlama, esneklik, Johnson futbol testi (JFT), uzun slalom ve mekik ön test ve son test değişkenleri için anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda, eğitsel oyun içerikli antrenman programı ile eğitsel oyun içeriği olmayan antrenman programı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı fakat iki antrenman programının da kendi gruplarını kapsayan ön ve son testler sonucunda katılımcılar üzerinde fiziksel, biyomotorik ve futbol temel becerileri yönünde olumlu bir gelişim ve farklılık sağladığı belirlenmiştir. Sonuç olarak katılımcıların gelişimlerinde futbol temel eğitim sürecinde uygulanan eğitsel oyunların istatistiksel olarak etkileyecek düzeyde anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir.

BeceriBeceri performansıBiyomotorik özellikler+4
Tufan Güleli
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşitme engelli öğrencilerin okuma-yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmada; 6., 7. ve 8. sınıfa giden işitme engelli öğrencilerin okuma, yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki ile okuma, yazma ve problem çözme becerileri üzerinde etkisi olabileceği tahmin edilen öğrenci özelliklerinden işitme kaybı düzeyi, işitme eğitimi aldığı süre ve güncel eğitim durumu incelenmiştir. Araştırmada, okuma-yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki düzeyini belirlemek ve bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabilecek öğrenci özelliklerini değerlendirmek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden olan nedensellik karşılaştırılmalı araştırma biçimi kullanılmıştır. Araştırmaya toplam 30 işitme engelli öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri, "Okuma Süresi Ölçme Aracı", "Yazma Süresi Ölçme Aracı ve "Problem Çözme Becerisi Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Öğrencilerin yanıtları yukarıda belirtilmiş olan ölçeklere göre puanlandırılmıştır. Araştırma bulgularında, işitme engelli öğrencilerin okuma becerileri ile yazma becerileri arasında pozitif yönde güçlü bir anlamlı ilişkinin var olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin okuma becerileri ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Yazma becerileri ile problem çözme becerileri incelendiğinde ise aralarında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığı görülmüştür.

BeceriOkuma becerileriOkuma-yazma+5
Hakan Sağlam
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sahte–gerçek haber ayrımı yapabilme becerisi ölçeği'nin (SGHAYBÖ) geliştirilmesi

Sahte haberler yeni bir olgu değildir. Fakat günümüzde hızla gelişen teknolojinin etkisi ile internet kullanımın yaygınlaşmasının bir sonucu olarak ciddi bir sorun haline gelmiştir. Sahte haber sorunu ile mücadele edebilmek için insanların sahte haberlere yönelik farkındalıklarının oluşması önem arz etmektedir. Bu farkındalığın oluşabilmesi için ise öncelikle sahte haber ile gerçek haber ayrımının yapılabiliyor olması gerekmektedir. Dolayısıyla insanların sahte-gerçek haber ayrımını ne düzeyde yapabildiklerinin bilinmesi, bu ayrım düzeyinin farklı değişkenlerle karşılaştırılmasına olanak sağlayacak ve sahte haberlere yönelik alınacak önlemler ile kişisel bilinçlendirmelerin daha isabetli yapılmasına yardımcı olacaktır. Lakin Türkiye'de ilgili alanyazın incelendiğinde insanların sahte-gerçek haber ayrımını ne düzeyde yaptıklarını ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçek bulunamamıştır. Bu sebeple tezin amacı insanların sahte-gerçek haber ayrımını gündelik pratiklerinde ne düzeyde yapabildiklerini ölçecek, geçerliği ve güvenirliği sınanmış bir ölçek geliştirmektir. Yapılan araştırmaların sonucunda, insanların sahte-gerçek haber ayrımını gündelik pratiklerinde ne düzeyde yapabildiklerini ölçen ve 2 alt boyuttan oluşan (Bilgi Edinme Becerisi (BEB); Haber Analiz Etme Becerisi (HAEB)) "Sahte-Gerçek Haber Ayrımı Yapabilme Becerisi Ölçeği" (SGHAYBÖ) geliştirilmiştir.

BeceriSahte haberÖlçek geliştirme
Zübeyir Alkış
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Madde kullanım bozukluğu görülen şizofrenili bireylerde davranış ve becerilerin duyusal işlemleme süreçleriyle ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma madde kullanım bozukluğu (MKB) görülen şizofrenili bireylerin, davranış ve becerileri ile duyusal işlemleme süreçleri arasındaki ilişkiyi araştırmak için planlandı. Çalışmaya 25-45 yaş aralığında MKB görülen şizofrenili 62 birey; MKB görülmeyen 57 şizofrenili birey olmak üzere toplam 119 kişi katıldı. Katılımcıların davranış ve becerilerini değerlendirmek için Vona du Toit Yaratıcı Beceriler Modeli (VdT MoCA) Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, duyusal işlemleme süreçlerini değerlendirmek için Adolesan/ Yetişkin Duyu Profili (AYDP), şizofreninin belirtilerini değerlendirmek için Pozitif ve Negatif Semptom Ölçeği (PNSÖ) kullanıldı. MKB görülen ve görülmeyen şizofrenili bireylerin davranış ve becerileri ile duyusal işlemleme süreçleri arasındaki fark Mann Whitney U Testi ile incelendi. MKB görülen şizofrenili bireylerin davranış ve becerileri MKB görülmeyen şizofrenili bireylere göre istatistiksel açıdan daha kötü; duyusal işlemleme süreçleri ise istatistiksel açıdan daha iyi bulundu (p<0,05). MKB görülen şizofrenili bireylerin davranış ve becerileri ile duyusal işlemleme süreçleri arasındaki ilişki Spearman Korelasyon Testi ile incelendi. MKB görülen şizofrenili bireylerin davranış ve becerileri ile duyusal işlemleme süreçleri istatistiksel olarak ilişkili bulundu (p<0,05). Çalışmanın sonucuna göre MKB görülen şizofrenili bireylerin duyusal işlemleme süreçlerinde meydana gelen problemler, davranış ve becerilerini etkilemektedir. İleride MKB görülen şizofrenili bireylere yönelik hazırlanacak ergoterapi müdahale programlarında kişilerin davranış ve beceri seviyeleri ile duyusal işlemleme süreçleri göz önünde bulundurulmalıdır.

AlgıBeceriDavranış+2
Gülşah Zengin
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocuklarına yönelik geliştirilen STEM eğitimi programının etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışma okul öncesi dönem çocuklarına yönelik geliştirilen havacılık ve uçaklar temalı STEM eğitimi programının çocukların bilimsel süreç becerilerine etkisini ve uygulama sürecinin çocuklar, aileler ve öğretmen üzerindeki yansımalarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Eskişehir Tepebaşı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, bir devlet ilkokulunda bulunan anasınıflarının A ve B şubelerinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında eğitim gören 39 çocuk ve A şubesinde eğitim gören çocukların aileleri ve öğretmeni oluşturmaktadır. Karma Yöntem Deneysel Desenin kullanıldığı araştırmada uygulanan programın çocukların bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini incelemek amacı ile Okul Öncesi Öğrencileri için Fen Kavramları ve Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Uygulama sürecinin çocuklar, aileler ve öğretmen üzerindeki yansımalarını incelemek için ise nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Deney grubunda STEM eğitimi programı 20 gün boyunca uygulanmış, kontrol grubunda sınıfın öğretmenin uygulamarına ek herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. Araştırma sonucunda gerçekleştirilen STEM eğitiminin tüm katılımcılara katkı sağladığı görülmüştür. Sonuçlar çocukların bilimsel süreç becerilerinde deney grubu ve kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu farklılığın kalıcı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte uygulamanın çocukların bilgi, beceri, duygu ve eğilimlerine olumlu katkı yaptığı görülmüştür. Benzer şekilde STEM eğitiminin aileler açısından aile içi iletişimi artırıcı, bilgi kazandırıcı, çocukların potansiyellerine ilişkin algıları genişletici, olumlu duygular uyandırıcı ve aile katılımına teşvik edici bir süreç olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda öğretmenin teknolojik pedagojik alan bilgisi ve alt boyutlarına ilişkin bilgi edindiği, olumlu duygular hissettiği, STEM eğitimini daha detaylı öğrenmeye ve uygulamaya yönelik eğilim kazandığı sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak sonuçlar uygulama sürecinin tüm katılımcılara çok yönlü ve olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Anahtar sözcükler: STEM eğitimi, okul öncesi eğitim, bilimsel süreç becerileri, havacılık ve uçaklar, bilgi, beceri, duygu, eğilim

BeceriBilimsel süreçDuygu+7
Ümran Alan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki mezun fizyoterapistlerin iş yaşamında ihtiyaç duydukları genel ve mesleğe özel yeterliklerinin yükseköğretim kurumları tarafından karşılanma düzeyinin araştırılması

Bu araştırma, fizyoterapistlerin genel yeterlilik düzeyleri ile çalışmakta oldukları işin gerektirdiği yeterlilik düzeylerini incelemek, FTR lisans programlarının mezunlara kazandırma konusunda güçlü/zayıf olduğu yeterlilikleri tespit etmek, programın mezunların mesleki ve kariyer gelişimi açısından temel oluşturma düzeylerini incelemek, fizyoterapistlerin mesleki değer ve yönelimleri ile bunların çalışma durumuna uyum düzeylerini incelemek, FTR lisans mezunlarının yükseköğretim süreçleri ve ilişkili deneyimlerini incelemek, mezunların öğrenimden iş gücü piyasasına geçiş ve istihdam süreçlerini incelemek amaçlarıyla gerçekleştirildi. Mart-Aralık 2018 arasında çevrimiçi anket yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmamıza 2012 FTR lisans programı mezunları davet edildi. Analize uygun 240 katılımcının yanıtları analiz edildi. Katılımcıların %46'sı kadın, %54'ü erkek idi, yaş ortancaları 29(28-31), mezuniyetleri üzerinden geçen süre ortalama 6,1 yıl idi. Yeterliliklerin çoğunda (22 yeterlilikten 18'inde) mezunların işin gerektirdiğinden daha yüksek düzeyde yeterliliklere sahip oldukları rapor edilmiştir (p<0,05). Buna karşın baskı altında çalışabilme yeterliliği açısından mezun yeterlilikleri işte istenen düzeyin altında kalmıştır (p=0,020) ve bu yeterlilik beceri eksikliğinin en fazla görüldüğü yeterlilik olarak dikkat çekmiştir (%36). Mezun oldukları dönemde uygun istihdam koşullarına sahip olmalarına rağmen mezunların zaman içerisinde istihdama ilişkin sorunlar yaşadıklarını tespit edilmiştir. FTR lisans programlarının birçok açıdan iyi bir temel oluşturduğu tespit edilmiş, buna karşın "girişimcilik becerilerinin geliştirilmesi" konusunda programın yetersiz kaldığı ortaya konulmuştur. Bu nedenlerle; FTR lisans programlarının araştırmamızda belirtilen yeterliliklere önem vermesi, kontenjan çalışmaları yapılırken istihdama dayalı bir politika güdülmesi, girişimcilik ve işyeri açma konusunda fizyoterapistlerin desteklenmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

BeceriFizik tedaviFizyoterapistler+4
Mustafa Madan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun temelli sosyal uyum programının 5-6 yaş grubundaki çocukların sosyal becerileri ve oyun becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmayla oyun temelli hazırlanan eğitim programının 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri ve oyun becerileri üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında oyun temelli ve sosyal becerileri desteklemeyi hedefleyen etkinliklerden oluşan bir program hazırlanmıştır. Araştırma İstanbul'un Güngören ilçesinde yer alan bir anaokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş ve 5-6 yaş grubunda toplam 38 (19 deney, 19 kontrol) 5-6 yaş grubu çocuk araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın verileri 'Genel Bilgi Formu, PKBS-2 Sosyal Beceri Alt Ölçeği ve Oyun Becerileri Değerlendirme Ölçeği (OBDÖ)' ile toplanmıştır. Program uygulaması ön değerlendirme ve son değerlendirme aşamaları dahil 14 hafta sürmüştür. Deney grubunu oluşturan çocuklara uygulanan program 9 haftalık süre ile haftada 2 gün toplamda 27 etkinliğin uygulanması ile tamamlanmıştır. Kontrol grubunu oluşturan çocuklara sadece ön değerlendirme ve son değerlendirme aşamalarında araştırma kapsamında kullanılan ölçekler uygulanmıştır. Ön değerlendirme aşamasında uygulanan ölçekler sonrasında kontrol grubunu oluşturan çocuklar normal eğitimlerine devam etmiştir. Ölçekler deney ve kontrol grubu çocuklarının ebeveyn ve öğretmenleri tarafından doldurulmuştur. Uygulanan ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 23.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere uygulanan Shapiro-Wilk ile çarpıklık ve basıklık değerlerine göre uygun olan parametrik veya nonparametrik testler ile analiz tamamlanmıştır. Deney grubuna uygulanan 'Oyun Temelli Sosyal Uyum Programı'nın öğretmen değerlendirmelerine göre çocukların sosyal becerileri ve oyun becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları ilgili literatür doğrultusunda tartışılmış ve yorumlanmıştır. Son olarak araştırmanın sonuçları özetlenmiş, uzmanlara ve araştırmacılara öneriler verilmiştir.

BeceriOyun becerileriOyunlar+3
Habibe Tokuşlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan dışsal prestijin, iş becerikliliğinin ve algılanan kişi-örgüt uyumunun iş-aile çatışması üzerindeki etkileri

Çalışanların, iş ve ailevi talepleri arasındaki dengenin sağlanmaya çalışılması sadece çalışanlar açısından değil aynı zamanda üyesi bulundukları örgütleri açısından da oldukça önem taşımaktadır. Özellikle; kökleri sanayi devrimine kadar uzanan, literatürde 1950'lerden bu yana gittikçe daha sıklıkla çalışılan iş-aile çatışması kavramı, 21.yy'a gelindiğinde ise olabildiğince çabuk üstesinden gelinmesi gereken, aksi halde hem çalışanın hem de örgütünün performansına olumsuz olarak etki eden unsurların başında gelmektedir. Bu çalışma kapsamında, algılanan dışsal prestijin ve iş becerikliliğinin iş-aile çatışması ile olan ilişkisi tespit edilmeye çalışılmış, iş becerikliliğinin iş-aile çatışması üzerindeki etkisinde kişi-örgüt uyumunun aracılık etkisi araştırılmıştır. 243 çalışandan elde edilen veriler SPSS ve PROCESS makrosu programıyla işlenmiş olup, algılanan dışsal prestijin, iş-aile çatışması üzerinde negatif ve anlamlı; iş becerikliliği ile iş-aile çatışması arasında ise pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak, iş becerikliliği ve iş-aile çatışması arasındaki ilişkide algılanan kişi-örgüt uyumunun aracılık rolü üstlendiği hipotez reddedilmiştir.

Algılanan dışsal prestijBeceriBirey-örgüt uyumu+5
Halil Sezgi Sözber
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Somatik belirti bozukluğu olan vakaların yönetimine ilişkin aile hekimlerinin bilgi, beceri, tutum ve algılarının araştırılması

'Somatik belirti bozukluğu' geçmişten bu yana farklı şekillerde adlandırılmış semptomlar veya vakalar grubunu ifade etmektedir. Hastalık sınıflamasında bu semptom grubunu veya vakaları tanımlamak için zaman içinde 'tıbbi olarak açıklanamayan semptomlar', 'somatoform bozukluk', 'bedensel stres sendromu', 'psikosomatik bozukluk', 'somatik belirti bozukluğu' gibi terimler kullanılmıştır. Bu vakalarda semptomlar hafif ve kendi kendini sınırlayan durumlardan fonksiyon kaybına neden olabilen veya yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan şiddetli semptomlara kadar uzanan bir aralıkta olabilir. Çalışmamızda son dönemde yaygın olarak kabul görmüş 'somatik belirti bozukluğu'(SBB) terimi kullanılmıştır. SBB vakaları birinci basamakta hekimlerin oldukça sık karşılaştıkları vakalardır. Bu bağlamda çalışmamızda SBB'ye ilişkin terminoloji, klasifikasyon, tanı ve tedavi yaklaşımlarının derlenmesi ve bölgemizdeki birinci basamak sağlık birimlerinde görev yapan aile hekimlerinin SBB vakalarına ilişkin bilgi, beceri, tutum ve algılarının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamız, ülkemizde, SBB hastaları da dahil, birinci basamakta büyük bir iş yükü olduğunu doğrulamaktadır. Katılımcıların %80,6'sı haftada 1-10 veya daha fazla sayıda SBB vakası ile karşılaştıklarını belirtmişlerdir. SBB vakasıyla karşılaştıklarında katılımcıların en sık hissettiği durumlar; tanıyı atlama korkusu(%79,5) ilgi/merak(%53,9) ve yetersizlik korkusu(%54) şeklinde bulunmuştur. SBB vakalarına ilişkin katılımcıların en sık tercih ettiği yönetim stratejileri; 'hastayı dinlemek'(%84.2), 'bilgi vermek'(%68.4), 'güven ve destek sağlamak'(%53,6) şeklinde tespit edilmiştir. Çalışmamız, aile hekimlerinin SBB vakaları ile başa çıkmada yaşadıkları güçlükleri ve bu alandaki iş yüklerini ortaya koymuştur. Bu vakaların yönetimine ilişkin özellikle birinci basamak hekimlerine yönelik tanı, tedavi ve yönetim kılavuzlarının geliştirilmesi ve hekimlerin bu alana ilişkin eğitim eksiklerinin giderilmesi önemlidir.

Aile hekimliğiAlgıBeceri+4
Emel Akkaya
Mersin University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Down sendromlu adolesanlarda el becerilerinin değerlendirilmesi

Down sendromu kromozom kaynaklı hastalıklar içerisinde en sık görülenidir. Down sendromlu bireylerde kas iskelet sisteminde problemler, gastrointestinal sistem sorunları, kardiyovasküler sistemde problemler, göz bulguları, dermatolojik ve psikososyal sorunlar, nörolojik sorunlar görülebilir. Down sendromlu bireylerde mental gelişim probleminin yanında motor gelişim problemleri de görülür. Bu hastalarda motor gelişim normal bireylere kıyasla geriden seyreder., Bu çalışmanın temel amacı Down sendromlu adölesanların ince motor beceri düzeyleri ile kavrama ve tutma kuvvetlerindeki değişiklikleri belirlemektir. Çalışmanın diğer amacı olguların fiziksel özellikleri ile test edilen alanlardaki performansları arasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır. Yaş ve cinsiyet bakımından birbirlerine denk 11 Down sendromlu ve 11 sağlıklı olgunun verileri analiz edildi. Tüm olgular erkek olup yaş aralığı 15 ile 17 yıl arasında değişmekteydi. Olguların ince motor becerisini ölçmek için Purdue Pegboard testi kullanıldı. Kavrama ve tutma kuvvetleri sırasıyla Jamar dinamometresi ve B&L pinçmetresi ile ölçüldü. Ön kol ve el ile ilgili antropometrik ölçümler mezüre ile ölçüldü. Çalışma sonucunda sağlıklı grup ile Down sendromlu olgular arasında ince motor beceri düzeyi bakımından anlamlı farklılıklar olduğu belirlendi. Benzer bir şekilde kavrama ve tutma kuvvetlerinin de Down sendromlu olgularda daha düşük olduğu görüldü. Çalışma sonucunda kuvvet değerlerinin beceri düzeyleri ile ilgisi olabileceği sonucuna varıldı. Aynı zamanda kişinin boy uzunluğunun kuvvet değerleri ve beceri düzeyleri arasında bağıntısının olabileceği görüldü. Bu çalışma sonucunda elde edilen bilgiler Down sendromlu olguların uygun işe yerleştirilmesinde, rehabilitasyon programının planlanmasında ve bu olgulara uygun ergonomik yaklaşımların belirlenmesinde yol gösterebilir.

Beceri
Tuncay Öztürk
Demiroğlu Bilim University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00

İlgili konular