Humour

187 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mizah unsuru içeren ürünlerin tüketilmesindeki motivasyonlar: Keşifsel bir çalışma

Bu çalışmada mizah, geçmiş pazarlama araştırmalarının aksine tutundurmada kullanılan bir araç olarak değil tüketimin ana unsuru olarak ele alınmış ve mizah unsuru içeren mal ve hizmetlerin tüketilme motivasyonları incelenmiştir. Araştırma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar yansıtmalı tekniklerle beraber kullanılmıştır. On beş kişiden toplanan veriler kapsamında açık ve eksensel kodlama uygulanarak araştırma bulgularına ulaşılmıştır. Çalışmanın bulguları; mizah teorilerine yönelik oluşturulan kuramsal çerçeveyi desteklemekle birlikte, pazarlama araştırmalarında hazcı, sembolik ve politik tüketim kavramları ile ortak unsurlar barındırması açısından önem teşkil etmektedir. Bulgular kültürel sermayesi yüksek olan eğitimli ve genç tüketicilerin mizahı sanat, rahatlama, kimlik sembolü, iletişim ve ifade özgürlüğü olmak üzere beş amaçla kullandığını göstermektedir. Ayrıca tüketicilerin mizahı tüketmesinde bilişsel ihtiyacı karşılamasının, toplumu yansıtmasının, absürtlüğün, içtenliğin ve mizahın araç olarak kullanılmasının olumlu etkilerinin olduğu ortaya çıkarken; gücendirme riski olan hassas konular ve psikolojik yakınlık söz konusu olduğunda tüketicilerin mizahtan kaçınabileceği ve bu bağlamda samimiyet derecesi ile içinde bulunulan sosyal bağlamın da önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: mizah, hazcı tüketim, sembolik tüketim, politik tüketim,gücendirme

MizahMotivasyonTüketim
Esra Öztürk
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

A cultural analysis of humor: David Lodge's Campus Trilogy in the postmodern context

Even if there is no conclusive definition or a fully comprehensive theory of humor, it is a very common and effective tool in literature. As one of the most prominent satirists, David Lodge expertly uses humor to present the distrait situation of academy. This study analyzes Lodge's unique presentation of humor through applying various approaches and theories to Campus Trilogy. This study looks at the humor of Campus Trilogy from a postmodern cultural perspective. An extensive research has been carried out to provide a different perspective on humor and the trilogy. Firstly, Veatch's Benign Violation Theory (BVT) was observed in 'Changing Places'. Secondly, carnivalesque elements of 'Small World' was analyzed. Lastly, Baldwin's Scholastikos was handled within the context of 'Nice Work'. Even though the analyses of the three books under cultural humor seem to be irrelevant to each other, which is an expected outcome considering the scope of Lodge's campus trilogy, they are complementary parts of cultural theory. This study aims to develop a new understanding of cultural humor, which can be a topic for further research beneficial for understanding the dynamics of humor better.

CarnivalesqueCultureCultural analysis+4
Uğur Altıntaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çaylak gazetesi: Yazıçevrimi, dizin, inceleme

"Çaylak Gazetesi: Yazıçevrimi, Dizin, İnceleme" adını taşıyan bu tez 1876-1877 yılları arasında toplam 162 sayı olarak yayınlanmış bir mizah gazetesi olan Çaylak'ı Latin harflerine çevirmeyi ve dönemin mizah anlayışı çerçevesinde işlenen konuları belirlemeyi amaçlamaktadır. Önsözde tezin amacı, sınırları ve yöntemi açıklanmıştır. Giriş bölümünde Osmanlı Devleti'ne matbaanın gelişi, gazeteciliğin gelişimi, mizah gazeteciliği ve basın sansürü anlatılmıştır. Tezin birinci bölümünde Mehmet Tevfik'in yaşamı ve gazeteciliği hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Çaylak gazetesinin yapısal özelliklerinden ve Mehmet Tevfik'in yayın politikasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde "Çaylak'ta Siyasal ve Sosyal Hayat" başlığı altında dönemin siyasi hayatı, Avrupa ve alafranga yaşam, Ramazan'ın topluma etkisi, İstanbul'un sorunları ve gazetede geçen meseller hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Çaylak'ın yayımlandığı yıllardaki ekonomik hayat aktarılmıştır. Çaylak gazetesinde yayınlanmış yazıların Latin harflerine çevrilmiş hali beşinci bölümü oluşturmaktadır ve tezde en geniş yeri tutmaktadır. Buradaki yazıların içeriği tezin önceki bölümlerinde değerlendirilmiştir. Tez çalışmasının en önemli yanı ve alana en büyük katkısı, Çaylak gazetesinin tam dökümünü içermesidir. Tezin ek bölümünde Çaylak gazetesinin Excel dosyası halinde kronolojik olarak yazar, yayın tarihi, tür, yazı başlığı, sayı ve sayfa aralığı başlıkları altında sistematik dökümü yer almaktadır. Bu bölümün dönemin diğer gazetelerini çalışacak araştırmacılara kaynak niteliği taşıması amaçlanmıştır. Sonuç bölümünde ise gazetenin 19. yüzyıl içindeki yeri ve önemi tespit edilerek kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır.

DergilerGazetecilikGazeteler+6
Burcu Algan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cinsiyetçi mizah ve algılanan fiziksel çekiciliğin misilleme içeren saldırganlık üzerindeki etkisi

Günümüzde sosyal medya hayatımızın her alanında varlığını sürdürmektedir. Kullanıcılar sosyal medyada hem kendi içeriklerini üretebilmekte hem de diğer kullanıcıların paylaştıkları içerikleri tüketebilmektedir. Mizahla ilişkili içeriklerin de sıklıkla paylaşıldığı bir platform olan sosyal medyada cinsiyetçi mizahı bünyesinde barındıran içeriklere sıklıkla maruz kalınmaktadır. Alanyazında cinsiyetçi mizahı sosyal medya bağlamında ele alan sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Bu tez çalışmasında algılanan fiziksel çekiciliğin ve cinsiyetçi mizahın kişilerin misilleme içeren saldırganlık düzeyini nasıl etkileyeceği araştırılmıştır. Misilleme içeren saldırganlık, işe alma göreviyle ölçülmüştür. Çalışmaya yaşları 18 ila 34 arasında değişen 264 kadın üniversite öğrencisi dahil edilmiştir. Mizahı değişimlemek adına cinsiyetçi mizah, nötr mizah içeren ve mizah içermeyen tweetler sunulmuş; algılanan fiziksel çekiciliği değişimlemek için ise algılanan fiziksel çekiciliği düşük ve yüksek fotoğraflar kullanılmıştır. Bu tez çalışması kapsamında yürütülen analizler, profillerin algılanan fiziksel çekicilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Bu anlamlı fark incelendiğinde algılanan fiziksel çekiciliğin yüksek olması kişinin işe alımını arttırdığı görülmüştür. Ayrıca yürütülen analizlerde cinsiyetçi mizah içeriği paylaşılan koşulun, nötr mizah içeriği paylaşılan ve mizah içermeyen içerik paylaşılan koşullara kıyasla daha az işe alındığı bulunmuştur. Fakat cinsiyetçi mizah koşulunda algılanan fiziksel çekiciliği yüksek olan profil ile algılanan fiziksel çekiciliği düşük olan profil arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, algılanan fiziksel çekicilik düzeyi yüksek olduğunda işe alım, algılanan fiziksel çekiciliğin düşük olduğu düzeye kıyasla daha fazladır. Mizah türleri değerlendirildiğinde ise cinsiyetçi mizah içeriklerinin paylaşıldığı koşul diğer iki koşula kıyasla daha fazla işe alınmıştır. Bununla birlikte cinsiyetçi mizahın ve fiziksel çekiciliğin etkileşim etkisinde cinsiyetçi mizahın algılanan fiziksel çekiciliğe kıyasla daha baskın olduğunu söylememiz mümkündür.

Cinsiyetçi mizahCinsiyetçilikFiziksel çekicilik+5
Damla Gültekin
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yakın dönem siyasi tarihinin karikatür üzerinden analizi: Karagöz 1922-1939

Basın ve iktidar (egemen güç) arasındaki ilişki karşılıklı bir ilişkidir ve birbirini besleyen bir niteliğe sahiptir. İktidar kendi hegemonik gücünü basın yoluyla pekiştirirken basın da varlığını muhafaza etmek için iktidarın gücünden beslenmektedir. Başka bir ifadeyle basın iktidarın söylemini dile getiren ve yeniden inşa eden bir işleve sahiptir. Bir basın aracı olan gazeteler ve gazetelerdeki karikatürler de bu amaca hizmet etmektedir. Muhalif basının varlığı söz konusu olsa da bu durum, genel itibarıyla kaçınılmazdır. II. Meşrutiyet'in ilanının akabinde yayın hayatına başlayan uzun soluklu siyasi, mizahi bir halk gazetesi olan Karagöz, bir basın aracı olarak bünyesinde barındırdığı ve arşivlerde tamamıyla muhafaza edilmiş tüm yazılı ve görsel verisiyle yakın dönem Türkiye siyasi tarihi için kayda değer bir tanıklığa sahiptir. Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1922-1939 yılları arasında yaşamış olduğu siyasi gelişmeleri, değişim ve dönüşümü Karagöz gazetesi karikatürleri, karikatürlerin söylemi üzerinden konjonktürel olarak güç/iktidar ilişkisi çerçevesinde (egemen ya da muhalif) çarpıcı örneklerle sunmayı ve o dönemin panoramasını bugünün okuyucusunun gözleri önüne sermeyi amaçlamaktadır. Karagöz'ün gelişim serüvenini anlayabilmek adına mizahın ve karikatürün kuramsal çerçevesi ve tarihsel gelişiminin serüveni anlatılmakta, akabinde gazetenin Türk mizah ve karikatürü içindeki yeri değerlendirilmektedir. Süreli yayınlar ve yayınlandıkları dönemle ilişkisini değerlendirmek ve ilgili literatüre katkı sağlamak üzere gazetenin teknik özellikleri, baskı sayısı, okuyucu profili, ebatları, neşredildiği günler, abonelik şartları, yazarçizer kadrosu, karikatürlerde işlenen konu başlıkları gibi teknik detaylara değinilmektedir. Sonuç olarak Türkiye siyasi tarihinin 1922-1939 yıllarının iç ve dış meselelerine ait konular ve o konular üzerine yaşanan tartışmalar genel hatlarıyla okuyucuya sunulmaktadır. Bu bilgiler ışığında Karagöz karikatürleri ve alt yazıları, söylem ve göstergebilimsel yöntemle analiz edilmektedir.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihiKaragöz gazetesi+7
Ayşe Bedir
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

20. yy. Doğu Anadolu taşlamalarında mizahın protesto işlevi

Türk halk edebiyatı içerisinde yer alan âşık edebiyatı toplum hayatının aynası niteliğinde eserlerden oluşmaktadır. Âşıklar yaşadıkları her dönemde çağın tanığı ve toplumun aynası görevi görmüşlerdir. İçinde yaşadıkları topluma karşı kendilerini sorumlu tutan âşıklar yazdıkları şiirlerde toplumu ilgilendiren hemen her konuda söz söyleyerek farklı işlevler üstlenmiş ve bu işlevleri yerine getirmişlerdir. Âşık edebiyatı ürünleri incelendiğinde; toplumun düşünce yapısı, manevî değerleri, duygu dünyası, yaratıldıkları dönemin şartları anlaşılabilmektedir. Âşık edebiyatı nazım türlerinden biri olan taşlamalar; bireyin, toplumun, kurumların aksayan yönlerini eleştirmek için yazılan şiirlerdir. Âşıklar taşlamalarını farklı üsluplarla yazmışlardır. Bu üsluplardan biri de mizahî üsluptur. Taşlamalarda kullanılan mizah, protesto edilen bozukluğu/eksikliği gülünç göstermeyi amaçlamaktadır. 20.yy Doğu Anadolu Taşlamalarında Mizahın Protesto İşlevi adlı çalışmanın amacı mizahın eğlenme ve eğlendirme dışında işlevlerinin de varlığını ve bu işlevlerden biri olan protesto işlevinin taşlamalarda kullanımını incelemektir. Âşıklar, farklı dönem ve yörelerde yazdıkları taşlamalarında mizah yardımıyla bireyler, siyasî, sosyal, dinî ve ekonomik konular, doğa olaylarıyla hayvanlar, felek, sevgili, ölüm gibi konular başta olmak üzere birçok olay, kişi, durum ve kurumu eleştirmişlerdir. 20. yy ise Türkiye için toplumsal ve siyasî birçok değişikliğin yaşandığı bir dönem olması nedeniyle dönemin âşık edebiyatı ürünlerine farklı biçimlerde kaynaklık etmiştir. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü Temel Kavramlar başlığı altında mizah, hiciv, protesto, Âşık edebiyatı, taşlama kavramlarının açıklamasına ayrılmıştır. İkinci bölümde -edebiyat oluşturulduğu toplumdan ayrı düşünülemez düşüncesiyle- 20. yüzyıl Türkiye'sine Genel Bir Bakış başlığı altında 20. yüzyılda dünyada ve Türkiye'de meydana gelen gelişmeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde Mizah ve Hiciv İlişkisine yer verilmiş, alt başlık olarak Türk Halk edebiyatında mizah ve hiciv ilişkisi yazılı ve sözlü halk edebiyatı türleri çerçevesinde incelenmiştir. Dördüncü bölümde Protesto İşlevi ana başlığı altında işlevsel kuram ve folklorun protesto işlevi, âşıkların protesto işlevi, mizahın protesto işlevi incelenmiştir. Çalışmanın beşinci ve son bölümünde Örnek Metinler Çerçevesinde 20. Yy. Doğu Anadolu Taşlamalarında Mizahın Protesto İşlevinin Analizi yapılmıştır. Her metin, alındığı kaynak kitaplardaki yazım ve noktalama işaretlerine sadık kalınarak teze alınmış ve metinden sonra metin analizine yer verilmiştir. Metinlerde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi'ne has kelimeler tezin son kısmında Sözlük başlığı altında şiirlere ait numaralar ile gösterilmiş ve kelimelerin anlamları Türk Dil Kurumu Derleme Sözlüğü'nden ve Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük 'ten bulunarak yazılmıştır. Çalışmada 20. yy'da Doğu Anadolu'da yaşamış âşıkların şiirleri taranmış, İşlevsel Halkbilimi Kuramı çerçevesinde örneklem yöntemi kullanılarak bu yüzyılda Doğu Anadolu âşıkları tarafından en çok işlenen konular başlıklar altında toplanmıştır. İncelenen örnekler sonucunda mizahın gülmeceden çok ironi ve yergi anlamında kullanıldığı, mizahın, âşığın ve taşlamanın işlevlerinin örtüştüğü belirlenmiştir. Taşlamalarda, mizahın aynı zamanda protesto edilen kişi/kurum/olay/durum hakkında halkı uyarma ve bilgilendirme işlevlerinde kullanıldığı da görülmüştür. Anahtar Sözcükler Mizah, 20.yy, Doğu Anadolu, Taşlama, Protesto, İşlev, Âşık Edebiyatı.

20. yüzyılAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+6
Elif Eda Sarıkaya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şathiyenin uyumsuzluk kuramı bağlamında değerlendirilmesi

Tasavvufî Türk Halk Edebiyatı, halkın inanış, ibadet ve bu bağlamdaki dünya görüşü çevresinde şekillenmiş bir edebiyat şubesidir. Bu alanda yazılan eserler okuyucusuna Tanrı sevgisini, peygamberi rehber edinmeyi, ahiret inancını, ibadet etmenin feyzlerini, yaratılışın mükemmeliyetini, hakikate ulaşmanın yollarını, erdemi öğütler. Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle ilk eserlerini veren bu edebiyat sahasında, temel düşüncenin okuyucuya kolayca ulaşması için sade, açık ve anlaşılır bir dil kullanılır. Tasavvufî Türk Halk Edebiyatı sahasındaki eserler temel aldığı konulara çoğunlukla ciddi ve ağırbaşlı bir üslupla yaklaşır. Şathiye nazım türü ise mukaddes kabul edilen konulara mizahî yaklaşımıyla bilinir. Çalışmamızda Tasavvufî Türk Halk Edebiyatı nazım türlerinden şathiye nazım türü konu edinilmiştir. Mizah, bilim insanlarınca tarih boyunca gizemli ve ilgi çekici bulunmuş bir alandır. Bir durum, olay, söz ya da davranış karşısında verilen düşündürücü, güldürücü tepkidir. Mizahın fizyolojik belirtisi olan gülmenin nasıl oluştuğu, hangi durumların gülmeye engel olduğu gibi sorular mizah kuramlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Mizah kuramlarından uyumsuzluk, 'Şathiyenin Uyumsuzluk Kuramı Bağlamında Değerlendirilmesi' başlıklı çalışmamızın temel yaklaşımını teşkil etmektedir. Çalışmamızda Tasavvufî Türk Halk Edebiyatı nazım türlerinden şathiyenin taşıdığı mizahî unsurlar, uyumsuzluk kuramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışmamız Tasavvufî Türk Halk Edebiyatının temel konularından olan şathiyeye modern bir yaklaşım yeni bir bakış açısı geliştirmek amacındadır. Bu minvalde, çalışmada farklı dönem ve coğrafyalarda yaşamış şairlerin en bilinen ve en güçlü mizah unsurları taşıyan şathiyeleri örneklem metodu ile bir araya getirilmiştir. Şathiyenin, mizah kuramlarından uyumsuzluk bağlamında değerlendirilerek türün bu açıdan analiz edilebilirliği saptanmıştır.

Kaygusuz AbdalMizahTasavvuf edebiyatı+6
Fatma Akın Çelebi
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin mizah davranışlarına göre sergiledikleri liderlik biçimleri

Bu araştırma, okul yöneticilerinin, sergiledikleri liderlik biçimi ile mizah davranışları arasındaki bağı incelemektedir. Bu amaçla anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yöneticilerine (49 müdür- 103 müdür yardımcısı), Kouzes ve Posner (1995) tarafından geliştirilen, Korkmaz (2010)' ın Türkçeye uyarladığı 'Liderlik Davranışı' anketi ve Babad (1074)' ın kavramsallaştırdığı dört tür mizah tarzını temel alarak geliştirilen, Philbrick (1989) tarafından kullanılan, Recepoğlu (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlanan 'Mizah Tarzları Anketi' uygulanmıştır.Okul yöneticilerinin en fazla 'onaylayıcı mizah' ı kullandıkları bunu sırasıyla, 'mizahi olmayan tarz', 'üretici sosyal mizah', 'reddedici mizah' ve 'alaycı mizah' tarzlarının izledikleri görülmektedir. Okul yöneticilerinin liderlik davranışlarına tüm liderlik davranışlarında puan ortalamaları yüksek olduğu ve en yüksek puan ortalaması ise cesaretlendirme liderlik davranışı olduğu görülmektedir. Erkek okul yöneticilerinin kadın okul yöneticilerine göre daha çok model olma, ilham verme, zorluklarla başa çıkma, harekete geçme, cesaretlendirme liderlik davranışlarını gösterdikleri görülmektedir. Araştırmanın evreni İstanbul İlinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yöneticiler oluşturmuştur. Anahtar Sözcükler: Mizah, Mizah Tarzları, Liderlik, Liderlik Biçimleri, Karizmatik Liderlik

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+6
Beyhan Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin mizah tarzları ile öğretmenleri güdüleme düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; okul yöneticilerinin mizah tarzları ile öğretmenleri güdüleme düzeylerine arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin mizah tarzları belirlenmiş ve bu davranışların öğretmenleri güdüleme düzeyleri ile ilişkisi saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma evreni, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde görev yapan ilköğretim ve lise öğretmenlerinden meydana gelmektedir. Araştırmanın örneklemini oranlı eleman örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 364 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında "Mizah Tarzları Ölçeği'' ve "Öğretmen Güdülenme Anketi'' kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenler, okul yöneticilerinin öğretmenleri güdüleme davranışlarını tüm boyutlarda çoğu zaman gösterdiği görüşündedirler. İlköğretim okullarında ve liselerde görev yapan öğretmenler, yöneticilerinin; 'alaycı', 'reddedici' ve 'mizahi olmayan' mizah tarzlarını nadiren, üretici sosyal mizah tarzını bazen, onaylayıcı mizah tarzını sıklıkla kullandıkları görüşündedirler. Erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre yöneticilerinin "reddedici" ve "mizahi olmayan" mizah tarzlarını daha sık gösterdiklerini düşündükleri görülmüştür. Sınıf öğretmenleri, yöneticilerinin alaycı mizah tarzını, branş öğretmenlerine kıyasla daha yüksek düzeyde gösterdiklerini ifade etmektedirler. Kıdemi az olan öğretmenlerin okul yönetcilerinin mizahı daha fazla kullandıklarını ifade ettikleri ve öğretmenlerin kıdemi arttıkça okul yöneticilerinin "onaylayıcı", "üretici sosyal" ve "reddedici" mizah tarzlarını algılama düzeylerinin azalmakta olduğu söylenebilir. Sınıf ve branş öğretmenleri çoğu zaman karara katıldıklarını düşünmekle birlikte, branş öğretmenlerinin karara katılma konusundaki algılarının sınıf öğretmenlerinden yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Kıdemi daha düşük olan öğretmenlerin, yöneticilerin güdüleme davranışlarına yönelik görüşlerinin daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Evli öğretmenlerin okul yöneticilerinin güdüleme davranışlarını ihtiyaçları bilme ve kişisel farklılıkları tanıma ile tutum ve davranış alt boyutlarında bekâr öğretmenlerden daha yüksek düzeyde algıladıkları söylenebilir. Ayrıca yöneticilerin alaycı, reddedici ve mizahi olmayan mizah tarzları ile öğretmenleri güdüleme davranışlarının tüm boyutları arasında negatif ve orta düzeyde, üretici sosyal ve onaylayıcı mizah tarzları ile öğretmenleri güdüleme davranışlarının tüm boyutları arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: mizah, güdüleme, mizah tarzları, okul yöneticileri, öğretmenler

Eğitim yönetimiMizahMizah tarzları+3
Merve Eroğlu Akyol
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetiminde personel eğitiminde mizah ve karikatürün kullanılması perakendecilik sektöründe bir uygulama

Günümüzde meydana gelen teknolojik ve ekonomik gelişmelerle birlikte artan rekabet ortamı içerisinde firmalar için insan kaynağı giderek daha fazla stratejik bir anlam kazanmaya başlamıştır. Firmaların rekabet üstünlüğü sağlamadaki en önemli unsurlardan birinin insan kaynağı olduğunu fark etmeleriyle birlikte insan kaynağının eğitimi de aynı şekilde önem kazanmaya devam etmiştir. Şirket eğitimlerindeki amaç, çalışların mesleki ve teknik eksikliklerinin giderilmesidir. Eğitimlerdeki en önemli problem, işgörenleri eğitime isteklendirmek, eğitimlerin zaman israfından çıkarıp, etkili ve faydalı hale getirmektir. Araştırmada; eğitimin, insan kaynakları yönetimindeki önemi ve eğitimlerde kullanılabilecek mizah türleri incelenmiştir. Araştırmanın sonunda perakendecilik sektöründeki bir inceleme konmuştur. Türkiye'nin en büyük perakende firmasının 8 ildeki, 189 çalışanına eğitim verilmiş, eğitim alanlardan 100 kişiye eğitimde mizah ve karikatür kullanılırken, eğitim alan 89 kişiye verilen eğitimde mizah ve karikatür kullanılmamıştır. Araştırmanın amacı; mizah ve karikatür kullanılarak eğitim verilen grup ile mizah ve karikatür kullanılmadan eğitim verilen grup arasındaki eğitim memnuniyet farkının incelenmesidir. Ayrıca, mizah ve karikatürün eğitim sonunda yapılan sınavdaki başarıya etkisi incelenmiştir. Eğitimler sonunda, her bir katılımcıya eğitim memnuniyet anketi uygulanmış, her iki gruptaki eğitim memnuniyeti incelenmiştir. Eğitimde anlatılan konuları ihtiva eden 16 soruluk bir eğitim sonu sınavı yapılarak, işgörenlerin başarısı incelenmiştir. İncelemelerde Ki-Kare testi ve T-Testi uygulanmıştır. Sonuç olarak; yapılan analiz sonuçlarında; eğitimlerde mizah ve karikatürün kullanılmanın, eğitim memnuniyetini arttırdığı görülürken, mizah ve karikatür ile sınav başarısı arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ve mizah, karikatür kullanılarak eğitim alanların daha başarılı olmadığı görülmektedir.

Eğitim yöntemleriKarikatürMizah+5
Serdar Dumansız
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde mizah eğiliminin saldırganlık üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Türk Dil Kurumu tarafından gülmece olarak tanımlanan mizah, gündelik hayatta toplumun her kesimi tarafından aktif olarak üretilmekte ve tüketilmektedir. Toplumdaki her bireyin bir mizah temsiline sahip olması, onu önemli bir iletişim aracı kılmaktadır. Batı dünyasında mizah, sıklıkla psikoloji biliminin araştırmalarına konu olmasına karşın ülkemizde genellikle güzel sanatlar, iletişim ve edebiyat alanları çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu nedenle ülkemiz literatüründe mizahın psikolojik yönüyle ilişkili araştırmaların azlığı dikkat çekmektedir. Bu araştırmanın amacı ise üniversite öğrencilerinin mizaha olan genel eğilimleri ile saldırganlık eğilimleri arasındaki ilişkinin psikolojik açıdan incelenmesidir. Mizahın saldırganlıkla olan ilişkisi Platon ve Aristoteles'in metinlerinde kadar uzanmaktadır. Bu dönemde mizahın bir tür aşağılama aracı olduğu ve bu nedenle insanı saldırganlığa yönelteceği görüşü hakimdir. Freud ise mizahı, insanı gerginlikten kurtaran bir savunma mekanizması olarak ele almaktadır. Dolayısıyla bu iki teorik bakış açısı, mizahın saldırganlıkla ilişkilendirilmesi bağlamında uyuşmakta fakat sonuçları bakımından farklılık göstermektedir. Araştırmanın hipotezi ise psikanalitik görüşü referans almakta ve mizah eğiliminin saldırganlığı azaltacağı görüşünü benimsemektedir. Çalışmanın örneklemi 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı'nda İstanbul Aydın Üniversitesi'nin çeşitli bölümlerinde eğitim gören 18-25 yaş arası 205 ön lisans ve lisans öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu (KBF), Ergenlerde Mizah Ölçeği (EMÖ) ve Buss-Perry Saldırganlık Ölçeği (BPSÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için ise NCSS 2007 programı kullanılmıştır. Gerçekleştirilen istatistiki analiz sonuçlarına göre korelasyon analizinde mizah eğilimi ve saldırganlık arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu ilişkideki etkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilen regresyon analizinde ise mizah eğiliminin saldırganlık üzerindeki toplam etkisinin %2.9 olduğu belirlenmiştir. Saldırganlığın alt boyutlarına etki eden en önemli faktörün bilişsel süreçlerde mizah kullanımı olduğu gözlemlenmiştir. Bu bağlamda bilişsel süreçlerde mizah kullanımın düşmanlığı, öfkeyi ve sözel saldırganlığı arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

MizahSaldırganlıkÖlçekler+1
Atakan Mustafa Akıl
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin mizah tarzlarının örgütsel sessizliğe etkisi

Bu araştırmanın genel amacı okullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin düşüncelerine göre okul yöneticilerinin mizah tarzlarının örgütsel sessizliğe etkisini incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017/2018 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde bulunan resmi ortaokullarda görev yapmakta olan 366 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış olup 305 öğretmen araştırmaya tabi tutulmuştur. Bu sayı evrenin %83,3'ünü oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Mizah Tarzları Ölçeği" ve "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Bağımsız Örneklem t Testi, Anova Testi (Tek Yönlü Varyans Analizi Testi), Pearson Korelasyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğretmenlerinin düşüncelerine göre okul yöneticilerinin en fazla "onaylayıcı mizah tarzı"nı, en az ise "alaycı mizah tarzı"nı benimsedikleri tespit edilmiş olup öğretmenlerin örgütsel sessizlik eğilimi göstermelerinin sebebi olarak en çok "yönetici" boyutu, en az ise "öğretmen" boyutu olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin mizah tarzları ile örgütsel sessizlik boyutları arasındaki anlamlı ilişkiler incelendiğinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: Okul yöneticilerinin "mizahı olmayan tarz"ı ile örgütsel sessizliğin "öğretmen" ve "ortam" boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Okul yöneticilerinin "reddedici mizah tarzı" ile örgütsel sessizliğin "öğretmen" ve "ortam" boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Okul yöneticilerinin "alaycı mizah tarzı" ile örgütsel sessizliğin "öğretmen" ve "ortam" boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Okul yöneticilerinin "üretici sosyal mizah" tarzı ile örgütsel sessizliğin "öğretmen" boyutu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Okul yöneticilerinin mizah tarzlarının örgütsel sessizlik boyutları ile ilgili yordayıcılık etkisi ile ilgili şu sonuçlara ulaşılmıştır: Okul yöneticilerinin "reddedici mizah tarzı" örgütsel sessizliğin "öğretmen" ve "ortam" boyutları için yordayıcıdır. Okul yöneticilerinin "alaycı mizah tarzı" örgütsel sessizliğin "öğretmen" boyutu için yordayıcıdır.

MizahMizah tarzlarıOkul yöneticileri+2
Tuğba Zengin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Haftalık mizah dergileri ve Türk karikatürünün grafik tasarım yönünden incelenmesi

Karikatür sanatı, insanların günlük yoğun uğraşları sırasında göremedikleri, geniş bir karmaşa boyutunun içinde saklı olan bazı ipuçlarını insanların gözlerine yansıtan bir büyüteç gibidir. Karikatür, "karikatür olarak, bin yıllardır vardı, ama resim sanatının içinde tıpkı ana rahmindeki bebek gibi doğumunu bekliyordu. Aynı şe¬kilde grafik sanatı da öyle. Hatta denilebilir ki resim sanatı ile grafik sanatı birlikte vardı ve iç içeydiler. İlk çağların insanları için yaptıkları sanata ad koymak; resim mi, grafik mi, illüstrasyon yada karikatür mü diye ayırmak önemli değildi. Karikatürün, toplumsal çalkantıların tavan yaptığı 18. yüzyılın son yarısında grafik tasarımın yine içinde kalmakla birlikte mizah dergileri aracılığıyla kendi alanını yaratması, kaçınılmaz bir gereklilik olmuştur.

DergilerGrafik tasarımıKarikatür+3
Önder Yılmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin mizah tarzları ve öz-anlayış düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada ergenlerin mizah tarzları ile öz-anlayış düzeylerinin anlamlı düzeyde anlamlı düzeyde yordanıp yordanmadığını ve ergenlerin cinsiyet, sınıf, yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer, gelir durumu, kardeş sayısı değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 öğretim yılı'nda Yıldız Teknik Üniversitesi'nde okuyan yaşları 17-21 arasında değişen farklı fakültelerden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 174'ü (%67) kadın ve 84'ü (%33) erkek olmak üzere toplam 258 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada ''Kişisel Bilgi Formu'', Öz-anlayış düzeylerini ölçmek amacıyla Deniz, Sümer ve Kesici'nin 2008 yılında uyarladıkları ''Öz-Anlayış Ölçeği'' ve uyarlanması Yerlikaya tarafından 2003 yılında yapılan ''Mizah Tarzları Ölçeği'' uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS WINDOWS programıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde t testi, ANOVA, Tukey, regresyon analizinden faydalanılmıştır. Yapılan araştırma sonuçları incelendiğinde cinsiyet, sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Ergenlerin yaşadıkları yer bakımından incelendiğinde kendini yıkıcı, kendini geliştirici ve saldırgan mizah tarzlarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, katılımcı mizah tarzının ise anlamlı bir biçimde farklılaştığı bulunmuştur. Ortalama gelir düzeyine göre saldırgan ve kendini yıkıcı mizah tarzlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşma bulunamamışken, katılımcı ve kendini geliştirici mizah tarzlarında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Öz-anlayış düzeylerinde de anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Kardeş sayısına göre katılımcı mizah tarzında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Öz-anlayış düzeyleri incelendiğinde anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Öz-anlayış ile katılımcı mizah ve kendini geliştirici mizah tarzları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmışken, öz-anlayış ile kendini yıkıcı mizah tarzı arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Öz-anlayışın saldırgan mizah tarzı ile anlamlı bir ilişkisi olmadığı tespit edilmiştir.

ErgenlerMizahMizah tarzları+2
Sevim Çetin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Boşboğaz ile Güllabi dergisi inceleme-tahlili fihrist-seçme yazılar

Bu tez çalışmasında, Rumi 24 Temmuz 1324 (06.08.1908) ile 01 Kânun-u Evvel 1324 (14.12.1908) tarihleri arasında yayımlanmış olan Boşboğaz ile Güllabi dergisinin incelemesi yapılmış, yazar ve konu fihristi çıkarılmıştır. Tez bir giriş ile üç ana bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde, mizah ve mizahi Türk ebebiyatı tarihi ile ilgili bir yazı bulunmaktadır. Birinci bölüm, Boşboğaz ile Güllabi dergisinin tahlilini ve yazar kadrosu ile ilgili bilgilendirmeyi içermektedir. İkinci bölümde, yazar adlarına ve konularına göre Boşboğaz ile Güllabi dergisinin fihristi yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Boşboğaz ile Güllabi dergisinde yer alan metinlerden seçilmiş yazılar, sonuç yazısı, kaynakça ve ekler bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mizah, Boşboğaz ile Güllabi, Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim.

Ahmed RasimBoşboğaz ile Güllabi dergisiDergiler+6
Erol Çakır
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gezi parkı direnişi sürecinde grafik tasarımın rolü

Bu çalışmanın amacı, Gezi Parkı Direnişi Sürecinde, Grafik tasarımın toplum üzerinde nasıl bir rol oynadığını incelemektir. Çalışmada Gezi Parkı direnişi sürecinin tüm yönleriyle yansıtılması, grafik tasarımcıların, iletişim sürecine nasıl müdahale ettikleri ve yaptıkları seçimlerle mesajı nasıl şekillendirdiklerinin açıklanması, sivil itaatsizlik ve mizah arasındaki ilişkinin açıklanması ve örneklenmesi, Gezi Parkı direnişi sürecinde üretilen görsel ürünlerin yorumlanması, Gezi Parkı eylemlerinde, sosyal medyanın rolüne ilişkin verilere ve tespitlere yer verilmesi hedeflenmiştir.Araştırmanın ikinci kısmında, sivil itaatsizlik kavramı üzerinde durulmuştur. Sivil itaatsizlik tanımları, sivil itaatsizliğin unsurları ve öncüleri, Türkiye ve Dünya'daki sivil itaatsizlik eylemleri bu başlık altında incelenmiştir. Ayrıca, günümüze kadar Dünya'yı etkileyen başlıca sokak direnişlerinin gelişimine yer verilmiş ve direnişler sırasında ve sonrasında ortaya çıkan görsel ürünler yorumlanmıştır. Gezi Parkı Direnişi'nin ortaya çıkma nedenleri ve ülke geneline yayılma süreci, direnişe katılan eylemcilerin profili ayrıntılı şekilde ele alınmıştır. Son olarak sosyal medyanın Gezi Parkı Direnişi üzerindeki etkisinden bahsedilmiştir.Araştırmanın üçüncü kısmında, grafik tasarımın anlamı ve grafik tasarımcının rolü üzerinde durulmuş ve sosyal içerikli grafik tasarım, bu başlık altında ele alınmıştır. Ayrıca, grafik tasarımın görsel algıya olan etkisinin daha net bir şekilde anlaşılabilmesi için Gezi Parkı Direnişi'nin mizahi görsel ürünleri incelenmiştir. Tasarım geliştirme süreci açıklanmış ve göstergebilimin önemi vurgulanmıştır. Üçüncü bölümün son kısmında ise Gezi Parkı Direnişi'nin hafızalara kazınan simgelerine yer verilmiştir.Araştırmanın dördüncü kısmında, mizahın işlevleri üç kategoride incelenmiş ve mizahın Gezi Parkı Direnişi sürecindeki rolü üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Gezi Parkı Direnişi, sivil itaatsizlik, görsel algı, mizah

Gezi ParkıGrafik tasarımıGörsel algılama+5
Özge Dertdeğil
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mizahi illüstrasyonla, sosyal politik kültürel artistik sorgulamalar

Baskılar altında düşüncelerini ifade edemeyen insanların en güçlü silahı mizahtır. Mizah ile kilitlenmiş kapılar açılır. Mizah, hürriyetin çocuğudur… Düşüncelerin her türlü sansüre uğradığı baskı devirlerinde fıkralar, nükteler, kulaktan kulağa söylenir, çizgiler elden ele gezer, hafızalar ve gözlerin vefasının kutsal emaneti olur ve özgürlük kavgasını yapanlar, baskıya karşı gelenler baskıyı yıkabilmek için mizahın kudretinden yararlanır. Sanata, mizaha vurulan kelepçeler ise toplumsal çölleşmeye yol açar. İllüstrasyon görsel bir biçimdir, hem bilgiyi hem de mesajı biçime dönüştürerek iletir. İllüstrasyon resim sanatının abartılı ya da doğada benzeri görülemeyecek ve deneysel olarak kurgulanamayacak kompozisyonların resmedilmesi demektir. Gerçekçi resim sanatının bir dalı sayılabilir. Genellikle reklam, eğitim ve fantastik anlatımlara destek olarak çizilir veya bizzat kendisi sanatsal çalışma olarak tasarlanır. Grafik sanatlarının bir kolu olan illüstrasyon da her dilden, ırktan ve kültürden insanların, başka herhangi bir öğeye gerek duymadan bir anlam çıkarmasını amaçlar. Asıl amacı bir fikri daha etkili ve verimli açıklamak, aydınlatmaktır. Teknolojinin gelişmesi ve yeni Dünya sektörlerinin artmasıyla grafik ve illüstrasyon sanatçıları da kendilerine yeni bir yol çizmiş, bireysel stiller ve teknikler yaratmış ve geçmişe oranla daha fazla olanağa sahip olmuştur. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, İllüstrasyon, Satirik, Mizah, Afiş, Protesto, Aktivist. ather than the past.

Grafik mizahıGrafik sanatlarKavram karikatürleri+7
Fahriye Çıtaklı
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrasi ve mizah: Akbaba Dergisi örneği

Mizah toplumları sosyal, kültürel, ekonomik durum ve analizleri, değer yargıları ile ele alarak, insanları güldürmekte aynı zamanda da düşündürmektedir. Bu çalışmanın sınırlılıklarından biri; siyasal çizgisel mizah toplumsal ve siyasal olayları eleştirmektedir. Eleştirel duruş, demokrasinin gelişimi ile bağlantılı olmaktadır. Bu çalışmada; Türk demokrasisinin gelişiminin dönüm noktaları olarak belirlenen dönemlerde yaşanan olaylar ile mizahın bu olaylara yaklaşımını göstermek için, bu dönemleri en iyi anlattığı düşünülen mizahi çizgilere yer verilmiştir. Yapılan çalışmanın literatür taraması aşamasında, mizah ile demokrasi arasındaki ilişkiyi açıklayan kapsamlı bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu çalışma sonrasında yapılacak çalışmalara yol göstermesi açısından önemlidir. Dönemsel olarak sınırlama, 1945 - 1980 yıllarında çıkarılan Akbaba Dergisi örneği olarak belirlenmiştir. Demokrasinin çok yönlü olduğu bilinmektedir. Bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti siyasetinin demokrasi sürecine mizahi açıdan göz atmaktadır. Anahtar kelimeler: Demokrasi, Mizah, Akbaba Dergisi

Akbaba dergisiDemokrasiDergiler+3
Ayda Çınar
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İkincil travmatik stres ve mizah yoluyla başa çıkma arasındaki ilişkide kaygının aracı rolü

Bu araştırmanın amacı ikincil travmatik stres ve mizah yoluyla başa çıkma arasındaki ilişkide kaygının aracı rolünün incelenmesidir. Aynı zamanda bu üç değişkenin bireylerin demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği de incelenecektir. Araştırmanın çalışma grubu 18 yaş üstü 408 kadın ve 173 erkek olmak üzere 581 bireyden oluşmaktadır. Bu çalışmada Demografik Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Ölçeği, Mizah Yoluyla Başka Çıkma Ölçeği ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Verilerin analizleri yapılırken IBM SPSS 26.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında Bağımsız Örneklem t-Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Bootstrap yöntemini esas alan regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda ikincil travmatik stres ve mizah yoluyla başa çıkma arasındaki ilişkide kaygının aracı rolü olduğu bulunmuştur. Ayrıca yaşa göre istemsiz etkilenmeler, kaçınma, uyarılmışlık ve ikincil travmatik stres puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 18-24 yaş grubunda bulunan katılımcıların istemsiz etkilenmeler, kaçınma, uyarılmışlık ve ikincil travmatik stres puan ortalamaları en yüksek, 25-44 ve 65+ yaş gruplarında bulunan katılımcıların puan ortalamaları ise en düşüktür. Çocuk sahibi olma durumuna göre istemsiz etkilenmeler, kaçınma, uyarılmışlık, ikincil travmatik stres puan ortalamaları anlamlı bir farklılık göstermektedir. Çocuk sahibi olmayan katılımcıların istemsiz etkilenmeler, kaçınma, uyarılmışlık ve ikincil travmatik stres puan ortalamaları anlamlı olarak daha yüksektir. İstemsiz etkilenmeler puanları ile durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü ilişkilerin bulunmuştur. Kaçınma puanları ile mizah yoluyla başa çıkma, durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında düşük ve orta düzeyde pozitif ve negatif yönlü ilişkiler olduğu bulunmuştur. Uyarılmışlık puanları ile durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü ilişkilerin olduğu bulunmuştur. İkincil travmatik stres puanları ile mizah yoluyla başa çıkma, durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında sırasıyla düşük ve orta düzeyde negatif ve pozitif yönlü ilişkilerin bulunduğu gözlenmiştir. Mizah yoluyla başa çıkma, durumluk ve sürekli kaygının birlikte istemsiz etkilenmeler, kaçınma ve uyarılmışlık ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İkincil travmatik stres, mizah yoluyla başa çıkma, kaygı

Başa çıkmaKaygıMizah+2
Aybüke İrem Şahin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mizah basınında harf devrimi (1928-1938)

Harf Devrimi, diğer Atatürk devrimleriyle karşılaştırıldığında dönemin en köklü değişimlerinden biri olmuştur. Asırlarca Arap alfabesinin kullanıldığı bir toplumun hızlı bir şekilde yeni Türk alfabesine geçmesi ancak gerçekleştirilen okuma seferberliğiyle mümkün olmuştur. Doğal olarak bu köklü dönüşüm, dönemin Türk ve dünya basını tarafından da yakından takip edilmiştir. Türk basınının önemli bir kısmı bu devrimi desteklemiş ve halkın yeni harfleri öğrenmesine yardımcı olmak için özel yayınlar yapmışlardır. Bu çalışmada Türk mizah basınında harf devriminin nasıl ele alındığı üzerinde durulmuştur. Harf Devrimi'nin; basın yayın hayatına olan etkisi, okuryazar oranının artması ve toplumun çağdaşlaması konularında ne gibi rol oynadığı irdelenmiştir. Araştırmada yer alan "Mizahın Kaynakları" başlığında Henri Bergson'un sınıflandırmasından önemli ölçüde yararlanılmıştır. Bu kapsamda Karagöz, Akbaba, Cem, Babacan ve Yeni Köroğlu dergileri ile Cumhuriyet ve Akşam gazetelerinde 1928-1938 yıllarında yayımlanan ve harf devrimini ele alan karikatürler incelenmiştir. Bu çalışmada döneme ait karikatür örnekleri verilerek harf devriminin karikatürlere yansıması gösterilmiştir.

BasınDergilerDil-kültür+7
Osman Sarısakal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aziz Nesin'in eserlerinin Arapça çevirilerinin toplumsal ve siyasi mizah açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada genel hatlarıyla mizah çevirisi üzerinde durularak Aziz Nesin'in Ölmüş Eşek, Memleketin Birinde, Surname ve Tek Yol adlı eserlerindeki toplumsal ve siyasi mizahi ögelerin çevirmen Abdulkadir Abdelli tarafından nasıl çevrildiği Peter Newmark'ın çeviri yöntemleri ve stratejileri ışığında incelenmiştir. Hans J. Vermeer'in ve Katharina Reiss'in Skopos Kuramı ve Christiane Nord'un 'işlev artı bağlılık' yaklaşımı çerçevesinde kaynak metinler ile erek metinler arasında amaç açısından bir farklılık olup olmadığı ve çevirmenin çeviri sürecindeki ortaklarına (kaynak metin göndericisi, hedef metin muhatapları ve çeviri başlatıcısı) bağlılık düzeyi değerlendirilmiştir. Ayrıca kaynak metinlerin yazıldığı dönem ile çevirilerin yapıldığı dönem benzerlik ve farklılık açısından incelenmiştir. Aziz Nesin'in Arap dünyasındaki rolü mercek altına alınmış ve özellikle Suriye'de 1990'lı yıllarda Aziz Nesin'in eserlerinin çevirilerinde patlama yaşanmasının arkasındaki olası sebepler araştırılmıştır. Bu araştırmanın genel olarak amacı, işlevsel bir kuram çerçevesinde Türkçe-Arapça toplumsal ve siyasi mizah çevirilerini değerlendirmek, çevirmenin bu süreçte oynadığı role ışık tutmak ve sansürü aşma aracı olarak çevirinin önemini ortaya çıkarmaktır.

ArapçaBağlılıkMizah+6
Sema Sevil
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The role of humor in building resilience among Syrian refugee adolescents

Research on refugee mental health have long been assessed by absence or presence of psychopathology symptoms, with a deficit-based approach. However, the resilience framework offers a paradigm shift towards a strengths-based approach for understanding at-risk individuals' mental health. Therefore, the main objective of this study is to explore Syrian refugee adolescents' mental health by incorporating psychopathology and resilience and determine the role of humor in this relationship. Building on the previous work, this paper highlights the importance of humor style perspective which accounts for both positive and negative functions of humor and considers its implications on resilience and psychopathology problems of intrusion, aversion, depression, anxiety and stress. Humor style model claims that humor needs to be examined based on positivity/negativity and being towards the self/others. To measure humor, resilience and psychopathology; 506 Syrian refugee adolescents were administered a questionnaire set in public schools and temporary education centers in Istanbul. The Children's Revised Impact of Event Scale (CRIES-8), Depression, Anxiety and Stress Scale (DASS-21), Humor Style Questionnaire (HSQ) and Child and Youth Resilience Measure Revised (CYRM-R) were the self-report instruments utilized in the study. Descriptive statistics, multivariate analysis of variance, Pearson's correlation, partial correlation and hierarchical multiple regression were used to reveal the predictors of trauma-related psychopathology problems. The findings of the study revealed a significant change in the psychopathology symptoms due to age but not sex. Moreover, lower negative humor and higher resilience predicted lower psychopathology symptoms. The present study adds to the growing body of research which argues that resilience framework offers a unique way of assessing refugee mental health. Moreover humor as a multidimensional construct interacted with resilience and psychopathology in the current study. Culture-specific differences have been observed specifically in HSQ which requires further inspection.

AnxietyDepressionAdolescents+7
Fatma Esma Tüzgen
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cihat Burak'ın resimlerinde hayal ve mizah

Bireyin algısına kılavuzluk eden, hayallerdir. Nesnenin ilişkiler sistemi, hayali için de geçerlidir. Nesnenin anlatımı, hayalde karışık, düşüncede ise nettir. Bu karışık yapı dolayısıyla da hayal, düşünceyi de özünde barındırır. Anı ise, hayallerin canlanmasıdır. Mizah ise çelişkilerin saklanılmak istenirken açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Cihat Burak, toplumsal eleştiriye yatkınlığı, kullandığı biçim ile içeriğin karşılıklı etkileşim içinde olmasını da gerekli kılmıştır. İnsanların gülünç, abartılı, sorumsuz ve benzeri hallerini resimlemiş, gözlemlerini bize olduğu gibi yansıtmıştır. Hazırlanan bu çalışmada da Cihat Burak'ın sanatı bu bağlamda incelenmiştir.

Burak, CihatHayal gücüMizah+3
Esra Zeynep Özerakın
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde mizah tarzlarını yordamada bağlanma stilleri ve aleksitiminin rolü

Amaç: Bu araştırmanın amacı, yetişkin bireylerdeki bağlanma stilleri, aleksitimi, mizah tarzları arasındaki ilişkiyi incelemek ve bağlanma stilleri ile aleksitiminin birlikte mizah tarzları üzerindeki yordayıcı etkisini araştırmaktır. Bunların yanı sıra değişkenler, yaş, cinsiyet, evlilik süresi, eğitim, gelir durumu gibi sosyodemografik özellikler açısından da incelenmiştir. Yöntem: Araştırmaya 254'ü kadın, 184'ü erkek olmak üzere toplamda 438 evli birey katılmıştır. Örneklemin yaş ortalaması 40.01±10.09 ve evlilik süre ortalaması 12.55±10.60 yıldır ve büyük çoğunluğunu üniversite mezunu (%58), çalışan (%68) bireyler oluşturmaktadır Tüm katılımcılara www.docs.google.com üzerinden Sosyodemografik Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE–II), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20), Mizah Tarzları Ölçeği (MTÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda kaygılı bağlanma stilinin kendini yıkıcı ve saldırgan mizah tarzları ile pozitif yönde anlamlı ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Kaçınmacı bağlanma stilinin ise katılımcı ve kendini geliştirici mizah tarzları ile negatif, kendini yıkıcı mizah tarzı ile pozitif yönde anlamlı ilişkisinin olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte, aleksitimi uyumlu mizah tarzları ile negatif, uyumsuz mizah tarzları ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Bulgularımıza göre aleksitimi ile kaygılı bağlanma stili kendini yıkıcı mizah tarzını ve aleksitimi ile kaçınmacı bağlanma stili ise katılımcı mizah tarzını yordamaktadır. Sonuç: Çalışmamızda, güvensiz bağlanma stillerinin olumsuz mizah ile ilişkili olduğu gibi aleksitiminin olumsuz mizahı yordayan rolüne dair bulgular elde edilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

AleksitimiBağlanmaBağlanma stilleri+5
İdil Çağıl Toğrul
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects