Effectiveness of training
187 theses under this subject heading
Türkiye'de uluslararası ilişkilerin lisans eğitiminde gizli müfredat ve oryantalizm: Eleştirel pedagojik bir yaklaşım
Bu çalışmada Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler lisans programlarındaki bölüm müfredatlarına odaklanılacaktır. Ders müfredatları, başlıkları ve içerikleri, kullanılan materyallerin metinlerde tespit edilen söylemleri, tekrarlar ve anlamlar, eleştirel pedagojik bir yaklaşımla analiz edilecektir. Alanında daha önce hiç denenmemiş biçimde, eleştirel pedagoji ile Uluslararası İlişkiler disiplinini bir araya getirmeye çalışacak olan bu tez, müfredat incelemesinde öne çıkan Oryantalist temalar üzerine yoğunlaşacaktır. Eğitimin dokusunda sosyal bir kontrol mekanizması olarak bulunan gizli müfredatın taşıdığı Oryantalist karakter, Uluslararası İlişkiler metinleri üzerinden yapısöküme uğratılacaktır. Söz konusu Oryantalizm çözümlemesi pozitivizm, neoliberalizm ve bir iç-öteki olarak 'İslam' başlıkları üzerinde ilerletilecektir. Bu çalışmanın, Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler araştırmalarında akademik özgünlüğün sağlanması adına ontolojik bir çoğulculuğun ortaya çıkmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Pedagoji, Oryantalizm, Yapısöküm, Uluslararası İlişkiler, Gizli Müfredat.
Serbest etkinlik uygulamalarının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi
İlkokul 1, 2 ve 3. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersi uygulamasına yönelik görüşlerini almayı amaçlayan bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan 206 ilkokulda görev yapan 2804 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise 372 öğretmenden elde edilen ölçeklerden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. İlkokul öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersini uygulama düzeylerinin; cinsiyete, mesleki kıdeme, okutulan sınıf mevcuduna, okutulan sınıf düzeyine, mezun olunan okul ve bölüme, lisansüstü eğitim alıp almama durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri olan bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinin cinsiyet değişkenine, mesleki kıdemlerine, sınıf düzeyi ve mezun olunan fakülte değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Serbest etkinlikler dersine yönelik öğretmen görüşlerinin sınıf mevcutlarına göre sorunlar boyutunda farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, ilkokullarda uygulanan serbest etkinlik saatlerine ilişkin görüşlerinin lisansüstü eğitim alma durumlarına göre planlama ve uygulama boyutlarında lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür.
Ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıkları: Bir karma yöntemler araştırması
Not alma, bilginin kalıcılığını sağlayan oldukça önemli bir öğrenme stratejisidir. Bu stratejinin kullanımı öğrencilerin bilgiyi kalıcı şekilde öğrenmesi ve hatırlaması için gereklidir. Bir karma araştırma olan bu çalışmada veriler nicel ve nitel boyutlarda toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıklarına yönelik bir anket uygulanmış, nitel boyutta ise Türkçe ders kitaplarında not alma etkinlikleri incelenmiş ve Türkçe öğretmenleriyle görüşme yapılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıklarının belirlenmesi ve bu alışkanlıkların cinsiyet ve sınıf düzeyi ile ilişkilendirilmesi için 280 ortaokul öğrencisine araştırmacı tarafından hazırlanan Not Alma Alışkanlıkları Anketi uygulanmıştır. Bu anket ile elde edilen veriler frekans, yüzde ve ki-kare analizlerine tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Türkçe ders kitaplarındaki not alma etkinlikleri doküman incelemesi yoluyla incelenmiş ve betimsel analiz yapılarak değerlendirilmiştir. Son olarak 15 Türkçe öğretmeninin not almaya yönelik görüş ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla 7 sorudan oluşan Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu uygulanmıştır. Bu görüşmeden elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulup yorumlanmıştır. Bunların sonucunda görülmüştür ki ortaokul öğrencilerinin çoğunluğu yanlış not alma alışkanlıkları geliştirmiştir. Ayrıca Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin doğru alışkanlıklar kazandırmaya yönelik olmadığı ve Türkçe öğretmenlerinin de öğrencilere not alma alışkanlığı kazandıracak uygulamalar yaptırmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Not alma, alışkanlık, not alma alışkanlığı, Türkçe ders kitabı, etkinlik
36-72 aylık çocukların ev matematik ortamlarının incelenmesi
Çocukların ileri yaşlardaki matematik başarısını etkileyen bazı unsurlar bulunmaktadır. Matematik becerilerine etki eden bu unsurlardan biri evin matematik ortamıdır. Bu kapsamda "36-72 aylık çocukların ev matematik ortamı nasıldır?" ve "ebeveynlerin çocuklarının matematik becerilerine yönelik algıları nelerdir?" sorularına cevap aranmıştır. Araştırma kapsamında, Niklas vd.(2016) tarafından geliştirilen "Evin Aritmetik Ortamı Tarama Aracı (EAOTA)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Matematiğe Yönelik Yeterlik Algıları Ölçeği (MYYAÖ)"nden elde edilen puanların güvenirlik ve yapı geçerlilikleri, 375 ebeveynden oluşan örneklem grubunda incelenmiş, elde edilen puanların geçerli ve güvenilir sonuçlar verdikleri görülmüştür. Ebeveynlerin, çocuklarına evde çoğunlukla "inşa oyuncakları ve bloklar, matematik temelli oyuncaklar, matematik temelli ev aktiviteleri," vb. materyaller sağlarken; "telefon/tablet uygulamaları, matematik kavramlarının yer aldığı televizyon programları, origami temelli oyun/oyuncaklar" vb. materyalleri daha az sağladığı görülmüştür. Ebeveynlere göre çocuklar evde çoğunlukla "nesneleri sayma/düzenleme/sınıflama, şekilleri tanıma/eşleştirme yapma, nesneleri sıraya koyma, "Orada kaç nesne var?" gibi sorular sorma vb." etkinlikler yaparken, en az "hesap makinesi ile oynama, harita kullanma, takvim kullanma" vb. etkinlikler yapmaktadırlar. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre çocukların yaşının ve kendine ait bir odasının olmasının hem EAOTA hem de MYYAÖ toplam puanlarındaki varyansın anlamlı bir açıklayıcısı olduğu sonucuna ulaşılırken, daha önce anaokulu/anasınıfına gitmiş olmanın sadece MYYAÖ'nün, sosyo-ekonomik düzeyin (SED) ise sadece EAOTA toplam puanlarındaki varyansın anlamlı bir açıklayıcı olduğu görülmüştür. Evin matematik ortamının değişkenleri olduğu varsayılan; "evin aritmetik ortamı, matematik yeterlik algıları, matematik temelli araçlar ve matematik temelli etkinlikler" ile kurulan modeller için yapılan yol analizinde kurulan her iki modelin kabul edilebilir uyum iyiliği indekslerine sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Kapsayıcı ortamlarda kültüre duyarlı öğretim etkinliklerinin etkinlik kuramı ve yükleme kuramı perspektifiyle incelenmesi
Bu tezin temel amacı, ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı kültüre duyarlı pedagojiyi öğretim ortamlarıyla bütünleştirme süreçlerini "Etkinlik Kuramı" ve "Yükleme Kuramı" perspektifinden inceleyerek kapsayıcı pedagojinin öğretimsel süreçlerde etkili bir şekilde kullanılmasını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Çalışma, amaçlı örnekleme tekniği kullanılarak bir devlet okulundan seçilen üç sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Tezin çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Ankara'nın Altındağ ilçesindeki bir okulda görev yapan ve sınıfında zorunlu göç mağduru çocuklar bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın veri toplama araçları ve kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinlikleri uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Çalışma durum çalışması deseninde tasarlanmış olup veri toplama sürecinde gözlem formları, görüşme formları ve saha notlarından yararlanılmıştır. Çalışmada veri toplama ve veri analizi süreci eşzamanlı yürütülmüş olup betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi, sürekli karşılaştırmalı metot ile birlikte kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sınıf öğretmenleri tarafından kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinlikleri işe koşulduğunda ortaya çıkan eylem ve işlemlerin öğretimsel boyutta ne gibi yansımalarının olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada Etkinlik Kuramı ve Yükleme Kuramı perspektifi dikkate alınarak öğretmenlerin kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinliklerini uygulama süreçlerinde iyileştirilmesi gereken yönlerin açığa çıkarılmasına ve kapsayıcı öğretimin öğretmenlerdeki karşılığının ne olduğunun keşfedilmesine yönelik sonuçlara yer verilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda kapsayıcı pedagojinin sahadaki öğretmenler tarafından etkili ve verimli kullanılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.
Mühendislik tasarım temelli matematik etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Sınıfta matematik öğretimi, çocukların matematiği öğrenmesi için destekleyici bir öğrenme ortamı ile öğrenmeyi teşvik eden besleyici süreç ve stratejiler sağlayan fırsatlar yaratılmasını gerektirmektedir. Bu fırsatlardan birisi de mühendislik tasarım döngüsü ile sağlanabilmektedir. Mühendisliğin fen, teknoloji ve matematik disiplinlerinin birbirine bağlanmasında nasıl rol oynayabileceğini gösteren araştırmaların artışına rağmen matematik, diğer disiplinlere göre bu konuda daha arka planda kalmıştır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada Mühendislik Tasarım Temelli Matematik Etkinliklerinin, ortaokul öğrencilerin akademik başarısı, matematik dersine yönelik tutumları ve Mühendislik Tasarım Temelli Matematik Etkinlikleri uygulamasına yönelik görüşlerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın nicel verileri nitel verilerle desteklenmiştir. Araştırmanın katılımcıları Tokat ilinde bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 21 deney ve 17 kontrol olmak üzere 38 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Akademik Başarı Testi, Görüş Formu, Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği, gözlem ve görüntü kaydı ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında üç adet Mühendislik Tasarım Temelli Matematik Etkinliği tasarlanmış ve deney grubuna uygulanmıştır. Araştırma sonuçları Mühendislik Tasarım Temelli Matematik Etkinliği uygulamasının, öğrencilerin akademik başarılarına olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir. Ancak araştırma sonucunda öğrencilerin matematiğe yönelik tutum puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ayrıca öğrencilerin çoğunlukla, uygulamanın Matematik dersine yönelik görüşlerini olumlu yönde etkilediğini ve uygulamayı çoğunlukla eğlenceli, ilgi çekici, merak uyandırıcı buldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Belediyelerin yaygın eğitim çalışmalarına bir örnek olarak Şişli Belediyesi
Toplumların gelişmişlik düzeyi eğitime verilen önem ve kalitesine bağlıdır. Eğitim ve öğretim, hızla gelişen teknoloji ve bilgi sistemleri ile sosyal ve ekonomik kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Yaygın eğitim ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlayıcı nitelikte, çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitim öğretim, üretim, rehberlik ve uygulama etkinliklerinin tümünü kapsamaktadır. Küreselleşme sürecinin etkisiyle yaygın eğitim çalışmalarının nitelik değiştirmesi Türkiye'de eğitimin gün geçtikçe yerelleşmesini neden olmaktadır. Belediyeler yaygın eğitim faaliyetlerinde önemli gelişmeler elde etmişlerdir. Bu çalışmada Şişli Belediyesinin yaygın eğitim çalışmalarının özellikleri ve gerekçeleri açıklanmaya çalışılmıştır.
Dezavantajlı gurupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı
Gelişen ve değişen dünyada eğitimin önemi her geçen gün artmaktadır. İnsana yapılan yatırımın uzun vade de kalıcı bir etkisi olduğu bilinmektedir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi yetişmiş eğitimli bireylerin çokluğuna paralel olarak artmaktadır. Genellikle gelişen ve gelişmekte olan toplumlarda genele nispeten daha düşük eğitim seviyesine sahip gruplar dezavantajlılar olduğu görülmektedir. Bu bağlamda eğitimli birey sayısını artırmanın en önemli yollarından biri de dezavantajlı grupları eğitim ortamına kazandırmak olmalıdır. Bu sosyal devlet anlayışının gereğidir. Bu çalışmanın amacı, dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısını belirlemektir. Bu çalışmanın evrenini İstanbul İli Bahçelievler, Bağcılar ve Fatih ilçe belediyeleri, örneklemini ise bu belediyelerde görev yapan 150 çalışandır. Araştırma verileri "Yerel yönetimlerin dezavantajlı grupların eğitim faaliyetleri" ölçeği ve kişisel bilgi düzeyi anketi ile toplanmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Ölçek verileri t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, medeni durum ve çalışanların yaş aralıklarına göre "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Öğrenim durumu ve mesleki kıdem ile "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ön lisans öğrenim düzeyinde olanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Ayrıca 11-15 yıl kıdem arasında bulunanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: 1.Yerel yönetimler, 2.Dezavantajlı gruplar, 3.Eğitim, 4.Sosyal etkinlik, 5.Belediyeler.
Ortaokul fen bilimleri ders kitaplarında yer alan etkinliklerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik yaklaşımına uygunluğunun incelenmesi ve öğretmen görüşleri.
Yenilenen 2018 fen bilimleri öğretim programına, fen bilimleri alanın dışında matematik, mühendislik, teknoloji disiplinlerinin de entegre edildiği görülmektedir. Programdaki bu disiplinler arası birliktelik, günümüzde gittikçe önemi artan STEM yaklaşımıyla tanımlanmaktadır. STEM öğrenme ve öğretme sürende uygulanan çeşitli etkinliklerle dikkat çeken bir yaklaşımdır. Bu durumlar göz önünde bulundurularak bu çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında okutulan ortaokul fen bilimleri beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf ders kitaplarında yer alan etkinliklerin STEM yaklaşımına uygunluğunu incelemeyi ve bu konuda öğretmenlerin görüşünü almayı amaçlamıştır. Bir STEM etkinliğinde olması beklenen temel kriterlerden; "STEM disiplinleri arası entegrasyon", "bilim temelli yaşam problemi", "üst düzey bilişsel becerilerini ve 21.yy. becerilerini içerme", "etkinliğin uygulandığı öğretim yöntem – teknikleri" ve "etkinliğin sonunda bir ürün elde edebilme ve etkinlik sonlarında sorulan etkinlik değerlendirme sorularının, STEM yaklaşımındaki ölçme-değerlendirme anlayışına uygunluğu" bakımından incelenmiştir. Ders kitaplarında etkinlikleri incelemede, alan araştırıma desenlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın diğer problem durumu olan ders kitaplarında yer alan etkinliklerin STEM etkinliklerine uygunluğu hakkında öğretmen görüşlerinde ise nitel araştırma desenlerinden olgu bilim (fenomenoloji) kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama araçları: Araştırmacılar tarafından 2018-2019 akademik yılında beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf ilköğretim fen bilgisi ders kitaplarında Bilim, Mühendislik ve Girişimcilik Faaliyetlerini değerlendirmek için geliştirilen "STEM Etkinlik Analizi Ölçeği" kullanılmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin ders kitaplarındaki etkinlikleri STEM etkinliklerine uygunluğu hakkındaki görüşlerini almak için 63 katılımcı fen bilimleri öğretmenine "Açık Uçlu Anket Formu" uygulanmıştır. Gönüllü on katılımcının açık-uçlu anket formuna verdikleri cevapları detaylı bir şekilde incelemek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Son olarak, bu gruptan gönüllü üç fen bilimleri öğretmeninin ders kitaplarında yer alan etkinlikleri uyguladığı dersler "yapılandırılmamış gözlem" ile izlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, fen bilimleri ders kitapları öğretim programında yer alan değişikliklere rağmen etkinliklerde bu değişimler entegre edilememiştir. Bununla birlikte, disiplinler arası entegrasyonu sağlayabilen ve bilim temelli yaşam problemi içeren etkinlik sayısı azdır. Etkinliklerinin büyük oranda bilişsel alanın uygulama basamağında yer almasına rağmen 21.yy. becerilerinden; problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, girişimcilik ve üretkenlik gibi becerileri geliştirebilecek etkinlik sayısının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Etkinliklerde, genellikle deney yöntemi kullanılmaktadır fakat proje tabanlı öğrenme veya işbirlikli öğrenme gibi STEM eğitiminde sıklıkla kullanılan yöntemler tercih edilmemiştir. 2018 fen bilimleri öğretim programında özgün ürün geliştirmekten bahsedilmesine rağmen ders kitaplarında etkinliklerin sonunda genellikle bir ürün elde edilmemektedir. Çalışmanın bir başka bulgusu, etkinlik değerlendirme soruları incelendiğinde, soruların genel olarak sonuç değerlendirme odaklı bilgi ve anlama düzeyinde olduğu ve disiplinlerarası kavramsal entegrasyonun göz ardı edildiğidir. Ayrıca ölçme aracı olarak açık uçlu sorular kullanılmıştır. Öğretmenlerin bu temalar temelindeki görüşleri çalışmanın bulgularıyla büyük oranda tutarlıdır. Fen bilimleri öğretmenleri ders kitabı etkinliklerini; STEM etkinliklerine uygun olmadığını, etkinliklerin günlük yaşamla ilişkilendirilemediğini ve disiplinler arası kavramsal entegrasyonu sağlanamadığından bahsetmişlerdir. Dahası, onlar etkinlik değerlendirme sorularının kavramsal entegrasyon ölçebilme düzeyini yetersiz bulduklarını belirtmişlerdir.
Farklı öğretim etkinlikleri ile desteklenmiş öğrenme ortamının sürdürülebilir kalkınma konusuna etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, farklı öğretim etkinlikleri ile desteklenmiş öğrenme ortamının sürdürülebilir kalkınma konusu üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van ilinin Edremit ilçesine bağlı bir merkez ortaokulunda öğrenim görmekte olan 32 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada nicel veriler, "Sürdürülebilir kalkınmaya yönelik tutum ölçeği (SÜKTÖ)" ve "Sürdürülebilir kalkınma ya yönelik başarı testi ile toplanmıştır (SÜKYÖBAT)". Nitel veriler, "Yarı yapılandırılmış mülakat formu" ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen nicel veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı non-parametrik (parametrik olmayan) testlerden Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak analiz edilmiştir. Öğrencilerin sürdürülebilir kalkınmayı benimseyerek günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmeye başladıkları görülmüştür. Hazırlanan etkinlikler öğrencilerde sürdürülebilir kalkınmaya yönelik olumlu tutum geliştirmiştir. Ayrıca sürdürülebilir kalkınma konusundaki akademik başarılarında artış olduğu tespit edilmiştir. Uygulama esnasında kullanılan etkinliklerde öğrencilerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara çözüm üretebildikleri görülmüştür. Sürdürülebilir kalkınmanın öğrenciler ve toplum tarafından benimsenip uygulamaya geçirilmesi için, bu konunun öğretilmesinde temel basamak olan ilkokul ve ortaokul düzeyinde çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar sözcükler: sürdürülebilir kalkınma, farklı etkinlikler, tutum, başarı
Ortaöğretim yabancı dil öğretmenlerinin mesleki gelişim etkinliklerine yönelik görüşü
Bu araştırmanın amacı İzmir ili, Urla, Güzelbahçe, Narlıdere ilçelerinde bulunan devlet ortaöğretim okullarında görev yapan yabancı dil öğretmenlerinin, mesleki gelişim etkinliklerine önem vermeye yönelik görüşlerinin ve mesleki gelişim etkinliklerini uygulama sıklığına yönelik görüşlerinin ne olduğunu çeşitli değişkenlere göre incelemek ve mesleki gelişim sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında ili Urla, Güzelbahçe, Narlıdere ilçelerinde bulunan 14 devlet ortaöğretim okulu ve bu okullarda görev yapan 105 yabancı dil öğretmeni oluşturmaktadır. İlgili evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışma evreninde yer alan tüm öğretmenlere ölçek uygulanmıştır. Dağıtılan anketlerin tamamı değerlendirilmeye alınmıştır. Veriler, Muyan (2013) tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Öğretmenlerinin Mesleki Gelişim Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey anlamlılık testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular yabancı dil öğretmenlerin mesleki gelişim etkinliklerinin çoğunu önemli bulmasına karşın bazı etkinlikleri önem verdikleri derecede kullanmadıklarını göstermiştir. Ayrıca yabancı dil öğretmenlerinin bazı mesleki gelişim etkinliklerine önem verme ve bu etkinlikleri kullanma oranları arasında cinsiyet, mesleki kıdem, öğrettiği yabancı dil değişkenleri bakımından bazı farklılıklar saptanmıştır. Mesleki gelişim sorunlarının tamamına yakını öğretmenler tarafından önemli bulunmuştur.
Sosyal bilgiler öğretimi bağlamında tarihi mekânlar ve müze ile eğitim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanması: Manisa ili örneğinde bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler öğretimi bağlamında müzeler ve tarihi mekânlardan etkili yararlanmaya yönelik öğretim etkinlikleri tasarlayarak bu etkinlikleri uygulamak ve bu etkinliklerin öğretme-öğrenme süreçlerinin verimliliğini artırmada ne derece faydalı olduğunu belirlemektir. Nitel araştırma yöntemi temelinde eylem araştırması modeline göre desenlenen araştırma kapsamında Manisa ili Yunusemre ilçesinde yer alan resmi bir ortaokuldaki 36 kişilik (25 kız, 11 erkek) bir sınıfla Manisa'nın müzeleri ve tarihi mekânları içerisinden seçilen dokuz ayrı mekâna (Manisa Müzesi, Muradiye Camisi, Tıp Tarihi Müzesi, tarihi Kula evleri, Sard Antik Kenti, Sultaniye Külliyesi, Keskinoğlu Klasik Araç Müzesi, Manisa Ulu Cami, Ravika Köyü Müzesi) yönelik müze öncesi okulda, müzede ve müze sonrası okulda boyutlarını içeren toplamda 34 ayrı etkinlik geliştirilerek uygulanmıştır. Uygulamalar 2017 yılı Mart ayının ikinci yarısı ile Mayıs ayının ilk yarısı arasında gerçekleştirilmiştir. Uygulamaların öğrencilerin sosyal bilgiler dersine, müzelere ve tarihi mekânlara yönelik algı ve farkındalıklarını, Manisa'nın tarihi ve kültürel özelliklerine yönelik bilinç ve farkındalıklarını ve sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerini (değişim ve sürekliliği algılama, tarihsel empati, gözlem, mekânı algılama, zaman ve kronolojiyi algılama, sosyal katılım) nasıl ve ne yönde etkilediğini ortaya koymak amacıyla veri üretme aracı olarak gözlem (araştırmacı günlüğü, saha notları, video kayıtları), görüşme (odak grup ve bireysel görüşmeler) ve doküman analizi (öğrenci günlüğü ve ürün dosyası, etkinlikler, veli anketi) kullanılmıştır. Gözlem ve görüşmeler yoluyla elde edilen verilere içerik analizi; öğrenci ürünleri ve veli anketinden elde edilen verilere doküman analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen etkinlikler ve uygulamaların öğrenciler üzerinde pek çok açıdan olumlu yönde çıktıları olduğunu göstermiştir. Duyuşsal açıdan; öğrencilerin uygulamalar sonrasında mutlu oldukları, eğlendikleri, sosyal bilgiler dersini daha çok sevdikleri, kendilerini özgür ve rahat hissettikleri, tarihlerinden gurur duydukları ve kendilerini daha değerli hissettikleri görülmüştür. Bilişsel açıdan; daha önceden bilmedikleri konuları öğrenmiş, geçmişi daha çok merak etmiş, dersin daha verimli olduğunu ve kendilerini daha başarılı hissettiklerini beyan etmişlerdir. Tarih bilinci açısından; öğrenciler uygulamalar neticesinde tarihsel bilgiler edinmiş, Manisa ile ilgili yerel farkındalık ve bilinç geliştirmiş, geçmiş-günümüz kıyaslamasını yaparak tarihi ve kültürel değerlerin önemi ve değerini kavramış ve bunun sonucunda tarihi ve kültürel eserlere sahip çıkıp koruyarak bunları gelecek nesillere aktarma şuurunu kazanmışlardır. Sosyal hayat açısından; uygulamalarla birlikte öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, grup çalışması yapabilme, karşılıklı saygı ve empati becerileri gelişmiştir. Sosyal bilgiler algıları açısından; öğrenciler uygulamalar sonrasında sosyal bilgileri tarih disiplini çerçevesinde müzeler ve tarihi mekânlar ile özdeşleştirmiştir. Uygulama sonrasında çok sevilen dersler sıralamasında öğrencilerin tamamı sosyal bilgileri ilk iki sıraya yerleştirmişlerdir. Çok sevilen konular arasında tarih disiplini çerçevesinde yer alan konular ön sıralarda yer almıştır. Öğrencilerin müze ve tarihi mekân algıları uygulama öncesine nazaran etkinliklerde ele alınan konular doğrultusunda değişmiş ve öğrenciler müzeler ve tarihi mekânları ders işlenen yerler olarak algılamışlardır. Uygulamalar sonrasında öğrencilerin Manisa'nın tarihi, kültürel ve turistik yerlerine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri artmıştır. Bu durumun sonucunda Manisa'ya yönelik yerel bilinç ve farkındalık düzeyleri olumlu yönde değişmiş ve Manisa tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmişlerdir. Öğrenciler Manisa'ya daha fazla bağlılık hissetmiş ve yaşadıkları şehrin önemini daha iyi kavramışlardır. Geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerde gözlem, değişim ve sürekliliği algılama, sosyal katılım, tarihsel empati, mekânı algılama ve zaman ve kronolojiyi algılama becerilerinin geliştiği görülmüştür. Araştırmanın genel sonuçları çerçevesinde etkili müze ve tarihi mekân gezileri yapacak olan paydaşlara birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: sosyal bilgiler, müze ile eğitim, tarihi mekânlarla eğitim, yer temelli eğitim, eylem araştırması, yerel tarih, tarihsel empati, müze etkinlikleri
Görsel destekli etkinliklerle hikâye yazma becerisinin geliştirilmesi
Bu araştırmada görsel destekli etkinliklerin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerisi üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması şeklinde yapılandırılmıştır. Araştırmacı tarafından yapılan literatür taramasında ve öğretmen görüşmelerinde ortaokul öğrencilerinin hikâye yazma becerilerinin zayıf olduğu anlaşılmış, bu durumu iyileştirmek için neler yapılabileceği araştırılmıştır. Sonuç olarak hikâye yazma becerilerini geliştirmede görsellerden yararlanılabileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda öncelikle hikâye türünün ne olduğu, bir hikâyenin hangi temel nitelikleri taşıması gerektiği konusunda literatür taraması yapılmıştır. Nitelikler belirlendikten sonra 2013 İngiltere Ana Dili Öğretim Programı ile 2005, 2015, 2019 Türkçe Öğretim Programlarında bulunan hikâye yazma becerisiyle ilgili kazanımlar listelenmiştir. Bu araştırmalardan sonra ortaokul öğrencilerine yönelik bir aday kazanım listesi oluşturulmuştur. Kazanım listesi uzman görüşleri doğrultusunda Lawshe Tekniğiyle incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra Maxqda programıyla boyutlandırılmıştır. Ardından bu kazanımlar doğrultusunda etkinlik hazırlama çalışmalarına başlanmıştır. Listelenen kazanımlar doğrultusunda etkinlikler hazırlanmış, tamamı görsellerle desteklenmiş ve her etkinlik için ayrıntılı bir yönerge hazırlanmıştır. Etkinlikler hazırlandıktan sonra Türkçe öğretmenlerinden, görsel sanatlar uzmanından ve okul psikolojik danışmanından oluşan bir uzman grubundan görüş istenmiş ve gelen uzman görüşleri doğrultusunda etkinlikler kesinleştirilmiştir. Böylece on haftada uygulanacak on etkinlik üretilmiştir. Farklı bir okulda yapılan pilot uygulamada etkinliklerin anlaşılır ve uygulanabilir olduğu görülmüş, bu doğrultuda gerekli izinler alındıktan sonra etkinliklerin uygulanmasına geçilmiştir. Etkinlikler uygulanmadan önce bir hikâye yazma uygulaması yapılmış ve yazma tutum ölçeğiyle öğrenci görüşme formları uygulanmıştır. Etkinlik süreci bittikten sonra tekrar hikâye yazma çalışması yaptırılmış, yazma tutum ölçeği, öğrenci ve veli görüşme formları uygulanmıştır. Son uygulamadan dört hafta sonra ise kalıcılık uygulaması yapılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde istatistikî yöntemlere başvurulmuş ve SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Çalışma grubundaki öğrencilerin ön uygulama, son uygulama ve kalıcılık uygulamasında aldıkları puanlar araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle ve üç alan uzmanı tarafından incelenmiştir. İstatistikî işlem yapılacak puan, bu üç alan uzmanının verdiği puanların ortalamasının hesaplanmasıyla elde edilmiştir. Yazma tutum ölçeğinden elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Nitel veriler için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından haftalık etkinliklerde üretilen metinler de aynı uzman grubu tarafından Zoom üzerinden yapılan toplantılarla analiz edilmiştir. Veli ve öğrenci görüşme formları ile öğretmen ve öğrenci günlükleri de içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bütün kaynaklardan elde edilen bulgular sentezlenip yorumlanarak süreç ile ilgili geniş bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmacı günlüğüyle okul ve sınıf ortamının ayrıntılı betimlemesi yapılmış, böylece aktarılabilirliğin ve güvenilirliğin sağlanmasına gayret edilmiştir. Değerlendirmecilerin farklı yorumlarına, çelişen verilere ve örtüşmeyen veli ve öğrenci beyanlarına da bulgular kısmında yer verilmiştir. Sonuç olarak görsel destekli etkinliklerin çalışma grubundaki öğrencilerin olay hikâyesi yazma becerisini ve yazma tutumlarını anlamlı derecede geliştirdiği görülmüştür.
Çevre dostu FeTeMM etkinliklerinin fene yönelik ilgiye etkisi
Bu çalışmada çevre dostu FeTeMM (Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) etkinliklerin öğrencilerin fene ilgi, FeTeMM alanlarına yönelik ilgiyi etkileyen faktörler ve çevre bilinci üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Çevre eğitiminde yer alan tema, konu ve kazanımlar değerlendirilerek çevre dostu FeTeMM etkinlikleri yaz programı hazırlanmıştır. Çalışmanın amacına uygun amaçsal örnekleme ve örneklem grubu olarak özel yetenekli öğrenciler seçilmiştir. Araştırma; 2017-2018 eğitim-öğretim yılı yaz döneminde, "Çevre Dostu FeTeMM yaz atölyesi" kapsamında Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 10 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tek grup ön test-son test zayıf deneysel desende tasarlanmış, elde edilen verileri desteklemek için nitel araştırma yönteminden de yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ölçme aracı olarak, Fen İlgi anketi, FeTeMM alanlarına yönelik ilgiyi etkileyen faktörler anketi ve Çevre Bilinci ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada nitel veriler, etkinliklerde kullanılan Mühendislik tasarım defteri ile süreçte yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile nicel veriler ise wilcoxon işaretli sıralar testi ile çözümlenmiştir. Çevre Dostu FeTeMM atölyesi sonrası öğrencilerde fen öğretimindeki fiziksel olaylar konu alanına yönelik ilgide anlamlı bir artış göstermiştir. Atölye sonucunda öğrencilerde çevre bilincinde istatistiki anlamlı farklılık gözlenmezken çevre dostu davranış boyutunda anlamlı farklılık görülmektedir. FeTeMM öğretim yaklaşımıyla çevre eğitiminin verilmesi, var olan çevre sorunlarına çözümler bulunması, gelecekte oluşacak çevre sorunlarının önüne geçilmesi ve çevre bilincinin oluşması açısından büyük önem taşımaktadır.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin zeka oyunları mesleki gelişim programı hakkındaki görüşleri ve geliştirdiği etkinliklerin incelenmesi
Çalışmanın birinci amacı, zeka oyunları mesleki gelişim programı hakkında öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. İkinci amacı; zeka oyunları mesleki gelişim programında yer alan ilköğretim matematik öğretmenlerinin eğitim sonunda, zeka oyunları ile zenginleştirilmiş matematik ders planı geliştirmeleri ve bu planların incelenmesidir. Araştırmada bir nitel araştırma deseni olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2021-2022 öğretim yılı içerisinde devlet okullarında görev yapmakta olan dört ilköğretim matematik öğretmenidir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde öğretmenlere yönelik zeka oyunları mesleki gelişim programı düzenlenmiş ve program sonunda her bir öğretmen bir adet zeka oyunları ile zenginleştirilmiş matematik ders planı geliştirmiştir. Araştırmanın verileri; yarıyapılandırılmış görüşme formları, zeka oyunları değerlendirme formu, ders planları değerlendirme formu, doküman inceleme, ses kaydı ve gözlem yoluyla elde edilmiş ve betimsel analiz yöntemi kullanılarak derinlemesine analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, ilköğretim matematik öğretmenleri zeka oyunları mesleki gelişim programını olumlu yönde değerlendirmiş, verilen eğitimin yeterli ve matematik öğretim bilgilerinde olumlu değişimler olduğunu belirtmiştir. Zeka oyunları mesleki gelişim programı sonunda öğretmenlerin zeka oyunları ile zenginleştirilmiş etkinlikleri içeren matematik ders planı tasarlayabilme yetkinliğine sahip oldukları, matematik dersi kazanımı ile zeka oyunu arasında ilişki kurabildikleri, seçtikleri zeka oyununu eğitim ortamı ve materyallerine uygun uyarlayabildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu çalışma ile öğretmenlere ortaokul matematik öğretim programına uygun zeka oyunu etkinlikleri içeren örnek matematik ders planları sunulmuştur. Öğretmenlere, araştırmacılara ve müfredat geliştiricilere zeka oyunları mesleki gelişim çalışmalarına dair çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Organik kimya laboratuvar uygulamalarında TGA (Tahmin – gözle- açıkla) destekli etkinliklerin çeşitli değişkenler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, organik kimya laboratuvar dersinde Tahmin Et-Gözle-Açıkla (TGA) yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının kimya laboratuvarına yönelik öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile kimya başarıları üzerine etkisini incelemektir. TGA yöntemiyle desteklenen laboratuvar uygulamalarında öğrencilerin öğrenecekleri bilgilerle önceden yapılandırdıkları bilgileri arasında ilişki kuracakları beklenmiştir. Bu şekilde hem teorik bilgilerin hem de pratik becerilerin bir arada kullanılmasının sağlanmasıyla laboratuvar ortamında çok yönlü öğrenme süreçlerinin olumlu bir şekilde sonuçlandırılması beklenmektedir. Bu görüşten hareketle TGA yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının öz yeterlilik, endişe ve başarı düzeyleri üzerine etkileri araştırılmak istenmektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda organik kimya laboratuvar dersini alan kimya öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda ön-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda, çalışma kapsamı için belirlenen deneyler TGA yöntemine dayalı çalışma yapraklarıyla; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle (föylerle) yürütülmüştür. Çalışmada, veri toplama aracı olarak "Organik Kimya Başarı Testi" (Önen, Altundağ & Mustafaoğlu, 2015), "Kimya Laboratuvar Öz yeterlilik Ölçeği" (Alkan, 2016) ve "Kimya Laboratuvarı Endişe Ölçeği" (Azizoğlu & Uzuntiryaki, 2006) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki öğrencilerle uygulanan yönteme yönelik etkinlikler hakkında yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu şekilde Tahmin Et-Gözle-Açıkla yöntemiyle desteklenen organik kimya laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile organik kimya başarıları üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması ve yorumlanması sağlanabilmiştir.
Eğitimin ekonomik büyümeye etkisi: Türkiye örneği
Bu çalışmada eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki uzun dönem ilişkisi, Türkiye 1960-2016 yıllarını kapsayan yıllık verisi ve ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılarak analiz edilmiştir. Ekonomik büyümeyi temsilen GSYH büyüme oranı serisi kullanılırken eğitim değişkeni olarak eğitim harcamalarının GSYH içerisindeki payı kullanılmıştır. Ayrıca analizlere kontrol değişkeni olarak brüt sermaye oluşumunun GSYH içerisindeki payı, ithalat ve ihracat toplamının GSYH içerisindeki payı ile yıllık enflasyon oranı değişkenlerine yer verilmiştir. Yapılan analizler neticesinde eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Analizlerde ayrıca, brüt sermaye oluşumu ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulgusu elde edilirken ithalat ve ihracat toplamının GSYH içerisindeki payı ve yıllık enflasyon oranı ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre eğitim harcamalarının artırılması ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır. Türkiye'de eğitim finansmanının büyük kısmı artış trendi içerisindeki kamu kaynakları ile gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle kamu dışı finansman kaynaklarının çoğaltılması ve etkin kullanılmasına yönelik uygulamalar geliştirilmesi yerinde olacaktır.
Aktivitäten in den regionalen und überregionalen lehrwerken an den beispielen Schritt Für Schritt Deutsch und Logisch!
In this study, the activities in A1 level German language coursebooks for teenagers will be examined. Accordingly, "Schritt für Schritt Deutsch", which is a local coursebook package written for the students studying at state schools, and "Logisch", which is a coursebook published abroad and used at private schools in Turkey and abroad, will be examined and the activities in these coursebooks will be identified. Based on these findings, a group of experienced teachers will respond to the questions about the coursebooks that they are using. The teachers participating in this study are teaching at state and private schools. It is aimed to highlight the importance of activities in coursebooks by demonstrating the variety and spread of the activities in the books and presenting teachers' objective evaluations with regard to these materials. In addition, effective activities and innovative ideas will be suggested to the teachers and students at state schools in our country. This research is specifically significant as it proposes suggestions to the material developers and program designers for German L2 learners.
Kurumlarda kişisel gelişim eğitimlerinin etkinliğine yönelik bir araştırma
Batıda ekonomik, Türkiye'de ise siyasi kriz ile kişisel gelişim literatürünün doğduğu görülmektedir. 1990'lı yıllardan itibaren artan kapitalist sistem ve değişen iş yaşam dengesi ile kurumlarda kişisel gelişim eğitimleri yaygınlaşmaya başlamaktadır. Bununla birlikte kavramın geçmişten getirdiği otantik anlamını günden güne kaybedip başarı ideolojisine dayandırıldığı görülmektedir. Kurumlarda meslek bilgisi içeren mesleki eğitim sayısı giderek azalmakla birlikte yerini iletişim, ikna, zaman yönetimi, duygusal zeka, liderlik, yaratıcı düşünce teknikleri gibi alanlarda kişisel gelişim eğitimlerinin ağırlık kazandığı gözlemlenmektedir. Geçmişte zeka bilişsel yeterlilikler seti olarak ele alınırken günümüzde bu kavram bilgiler arasında eşleşme yapabilme diğer bir deyişle yaşam ile bilgiyi eşleştirebilme becerisi olarak değerlendirilebilmektedir. Dolayısıyla ezbere yönelik olan eski öğrenme sistemi artık geçerliliğini yitirmektedir. Hız, değişim, belirsizlik ve yeniliğin hakim olduğu günümüz çalışma koşullarında çalışandan beklenen yetkinlikler geçmişe göre farklılık göstermektedir. Bununla birlikte beyin üzerine yapılan araştırmalar göstermektedir ki insan beyninin çağrışımlı bellek yasasına göre çalıştığı ve yoğun empatik insanlar hariç olmakla birlikte deneyimin gerçekleştiği zaman hissedildiği görülmektedir. Bu da kişisel gelişim eğitimlerinde uygulamaların, eğitim sonrasında ise kurumun tamamına yayılan destekleyici sürecin önemini ortaya koymaktadır. Çalışmada, araştırma kapsamında ele alınan kurumda, kişisel gelişim eğitimleri gözlem ve derinlemesine görüşmeler ile eğitimlerin çalışanlar üzerindeki etkisi sorgulanmış ardından nitel veri nicel bulgular ile desteklenmiştir. Bunun için eğitim ön-son ve takip testleri gerçekleştirilmiş ve incelenen kurum kapsamında çalışanların yaşam tarzı, 2016-2017 döneminde katıldıkları kişisel gelişim eğitimleri ve 2016-2017 performans skorları arasındaki ilişkilere bakılmıştır. Çalışmada eğitim sırasında konu ile doğrudan ilgili drama, oyun, vaka çalışmaları gibi geliştirilmiş teknikler ile deneyimin yaşatılmaya çalışılması önemli görülmektedir. Eğitim öncesi hazırlık aşamasında katılımcının aktif rol almasının etkisinin üzerinde durulmuş, eğitimden sonraki dönemin desteklenmesi için stratejik önerilerde bulunulmuştur. Yapılan sorgulama sonrasında mevcut durumda eğitimin çalışan üzerinde pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ancak kurumda tespit edilen ve yeterli takip sistemi ile desteklenmeyen, katılımcının sürece dahil olmakta zorlandığı yetersiz yapı sebebiyle zaman ile bu etkinin azaldığı görülmektedir. Sonuç olarak birçok yaklaşımın iç içe geçtiği uzun soluklu yeni bir model önerisinde bulunulmuştur. Çalışma ile kurumlarda kişisel gelişim eğitim süreçlerine katkı sağlamak amaçlanmaktadır.
Exploring generation Y via attitudes towards economy, education and marriage
This thesis analyzes Turkish Generation Y, which has been scrutinizing recently in terms of economy, education, and marriage, and also in comparison between its European and American counterparts. The research is based on the thought that political and social events affected and changed this generations' attitudes. In Turkey the Generation Y includes individuals born between 1980 and 1994. To explain the historical background of the term generation, Karl Mannheim and Jose Ortega y Gasset's generation theories were used. Twenty in-depth interviews were conducted with students and graduate students from Koç, Marmara, and İstanbul Universities. To understand the impact of economic background on ones' attitudes, one of the universities was selected among private universities. Instead of collecting statistical data, the main aim was to understand Turkish Generation Y. Also the four major generations from 1925 to 1994, namely, Silent, Baby Boomer, Generation X and Generation Y in Europe, America, and Turkey were explained in terms of economy, education, working life, family, technology and marriage. The study consists of Generation Y members who are living in İstanbul and graduate from university, therefore, instead of general conclusions, personal expressions were provided.
Hayat bilgisi dersinde etkinliklerle eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi
Eleştirel düşünme becerisinin öğrenilebilmesi ve geliştirilebilmesi için küçük yaşlarda alt yapısının oluşturulması gerekir. Bu süreç okul ortamında sistemli olarak yapılmalıdır. Okulda öğrenilen bilgilerin yaşama en iyi şekilde aktarımını sağlayan ders ise Hayat Bilgisidir. Çünkü Hayat Bilgisi hayatın içerisinde ve akışına en uygun derstir. Bu bağlamda düşünüldüğünde, özellikle Hayat Bilgisi dersinde eleştirel düşünme becerisinin alt boyutlarına yönelik eğitimin önemi artmaktadır. Bu yüzden araştırmada, İlkokul öğrencilerinin Hayat Bilgisi dersinde eleştirel düşünme becerisinin alt boyutlarının kazandırılmasına yönelik etkinliklerin geliştirilmesi ve geliştirilen etkinliklerin uygulanarak (eleştirel düşünme becerisi ve eğilimi üzerine) etkililiğinin sınanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda eleştirel düşünme becerisinin alt boyutlarının kazandırılmasına yönelik hazırlanan etkinlikler sınıf ortamında uygulanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel süreçlerin bir arada kullanıldığı açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Bu desenin nicel boyutunu çalışmada oturumlara katılan deney grubu öğrencilerinin uygulama öncesi ve sonrası eleştirel düşünme eğilimlerini ve akademik başarılarını belirlemek amacıyla ön test son test kontrol gruplu deneme modeline göre gerçekleştirilmiştir. Nitel boyutunu ise deney grubu sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 öğretim yılında Kayseri ili Kocasinan ilçesine bağlı bir ilkokulun 3. sınıflarından 2 şube olarak toplamda 45 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencileri seçkisiz atama ile iki gruba ayrılmışlardır. Araştırma verileri, nicel veri toplama tekniklerine uygun şekilde " Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Başarı Testi" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde gruplar arası karşılaştırmalar da verilerin normal dağılım göstermeleri üzerine ilişkisiz örneklemler t testinden yararlanılmıştır. Bu analizin sonucunda elde edilen istatistik veriler incelendiğinde deney ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve eleştirel düşünme başarı testi ön test sonuçlarında anlamlı bir fark görülmemiştir. Son test verileri incelendiğinde ise eleştirel düşünme eğilim puanı (t(43)=10,138;p<.05) ve eleştirel düşünme başarı puanına göre ise deney grubunun eleştirel düşünme eğilim puanları ve akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; ilkokul öğrencilerinin Hayat Bilgisi dersinde eleştirel düşünme becerisinin alt boyutlarının kazandırılmasına yönelik etkinliklerin geliştirilmesi ve geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine ve akademik başarılarına olumlu yönde katkısı olduğu görülmektedir. Bu yüzden bu veya benzer etkinliklerin ilkokul 3.sınıflarda kullanılması önerilir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü ile ilgili etkinliklerin incelenmesi
Dil öğretim sistematiği temel dil becerilerinin kazandırılması/geliştirilmesi ve buna ek olarak hedef dilin dil bilgisi ve söz varlığının öğretimi esasına dayanır. Buna göre dil öğretiminde; okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri, söz varlığı ve dil bilgisi öğrenme alanları olarak ortaya çıkmaktadır. Bu öğrenme alanları içinde dil bilgisi öğretimi, öğrencilerin ses, şekil, cümle ve anlam bakımından dili tanımaları hedeflerini içerir. Öğrencilerin dilin yapısını, sınırlarını tanıdıkları ve böylelikle dil farkındalığını keşfettikleri alan dil bilgisi alanıdır. Bu alan içinde de sözcük ve sözcük türü öğretimi anlama ve anlatım boyutuyla öğrencilerin dil kullanım güçlerini belirleyici bir özelliğe sahiptir. Türkçe eğitiminde sözcük türü öğretimi; bireyin hayata açılan kapısı olan dilini yetkin bir biçimde kullanabilmesi amacıyla yürütülür. Ders kitapları öğretim süreci içinde ana materyal olması bakımından belirleyici bir özelliğe sahiptir. Öğretim programına uyumlu ve öğretim programının amaçlarına paralel hazırlanan ders kitaplarının dil öğretim sistematiği içindeki alanlar ve bu alanlar içinde özel konular bakımından incelenmesi daha verimli ders materyalleri oluşturulması bakımından yönlendirici olacaktır. Bu doğrultuda bu çalışma sözcük türü öğretiminin ortaokul Türkçe ders kitaplarında hangi etkinliklerle yürütüldüğünü incelemek ve alana katkı sağlamak amacıyla yürütülmüştür. Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine, sözcük türüne, temel dil becerilerine göre dağılımını ve Türkçe Dersi Öğretim Programındaki kazanımlara göre durumunu belirlemeye yönelik bu çalışma nitel araştırma yönteminde betimsel bir araştırmadır. Araştırma kapsamında, çalışmanın amacında belirtilen temalar doğrultusunda Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikler doküman incelemesi yöntemiyle incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine göre dengeli olmadığı, en çok karşılaşılan sözcük türü öğretimi etkinliğinin fiillerle ilgili olduğu, etkinliklerin büyük bir çoğunluğunun yazma becerisine yönelik olduğu, Türkçe Dersi Öğretim Programında sözcük türlerinin öğretimiyle ilişkilendirilebilecek toplam 21 adet kazanım olduğu ve bu kazanımların sözcük türüne ve beceri alanlarına göre dengeli dağılmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders Kitapları, Sözcük Öğretimi, Etkinlikler.
Türkçe ders kitaplarındaki metin türü öğretimine yönelik etkinliklerin incelenmesi
Metinler, eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmede en çok kullanılan öğretim materyalleridir. Türünün en güzel örneklerini yansıtan nitelikli metinlerin seçimi, eğitim-öğretim sürecinin sorunsuz bir şekilde ilerlemesinde büyük önem arz etmektedir. Öğrencilerin Türkçe derslerinde en çok karşılaştıkları materyaller olan metinler, Türkçe Dersi Öğretim Programında belirlenen ölçütler dikkate alınarak özgün ve özel metinlerden seçilerek ders işleme araçları olarak kullanılır. Seçilen metinler; şiir, hikâye edici ve bilgilendirici metin türlerinden dengeli bir dağılımla kitaplara alınmalıdır. Böylelikle öğrencilerin farklı türde ve türünün nitelikli örneklerini yansıtan metinlerle karşılaşmaları sağlanır. Öğrencilerin metin türlerine yönelik farkındalık kazanmalarında nitelikli metinlerin olduğu kadar bu metin türlerini öğretmeye yönelik etkinliklerin de önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Çalışmanın amacı Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türü öğretimine yönelik etkinliklerin incelenmesidir. Bu bağlamda son beş yıl içinde MEB, Anıttepe, Ata, Ekoyay ve Özgün yayınevlerine ait ders kitapları ile MEB yayınlarına ait çalışma sayfalarında yer alan metin türü öğretimine yönelik etkinlikler tespit edilmiş ve alt amaçlar doğrultusunda incelenmiştir. Araştırmaya doküman analizi yönteminin uygun olacağı düşünülmüştür. Araştırma, tarama modelinde, doküman analizi yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda incelenen Türkçe ders kitapları ve çalışma sayfalarında yer alan metin türü öğretimine yönelik etkinliklerin dağılımının dengesiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca metin türünü öğretmeye yönelik etkinliklerin türe dair farkındalık kazanma açısından yetersiz bulunduğu, etkinliklerin içeriğinin aynı veya çok benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Etkinliklerin dört temel dil becerisinin gelişmesine katkı sağlama noktasında dinleme/izleme ve konuşma becerilerinin gelişimine katkısının yetersiz olduğu, en fazla katkı sağlanan alanların okuduğunu anlama ve yazma beceri alanları olduğu tespit edilmiştir. Etkinliklerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan metin türü öğretimine yönelik kazanımları karşılar nitelikte hazırlandığı görülmüştür. En fazla etkinliğin bilgilendirici metin, şiir ve hikâye edici metin türlerinde hazırlandığı; en az etkinliğin ise makale, köşe yazısı, mizahi fıkra ve özdeyiş türlerinde yer aldığı belirlenmiştir. Sınıf düzeyi arttıkça düşünce yazısı türlerine yönelik etkinliklerde artış beklenirken aksine daha az sayıda etkinliğe yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda metin türü öğretimine yönelik etkinlikleri daha nitelikli hâle getirmek adına birtakım önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: metin, metin türü öğretimi, etkinlik, öğretim programı.
Uzaktan eğitim sürecinde fen bilimleri dersindeki etkinliklere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı uzaktan eğitim sürecinde fen bilimleri dersindeki etkinliklere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerini incelemektir. Bu amaçla araştırma Konya ve Şırnak illerindeki özel ve devlet okullarında görev yapan uzaktan eğitimde fen bilimleri dersine giren 100 sınıf öğretmeniyle yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanması için 15 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre uzaktan eğitim süreci hem öğretmenler için hem de öğrenciler için zorlu geçmiştir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersindeki birçok etkinliği, deneyi, laboratuvar çalışmalarını, yüz yüze eğitimde kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini ve materyalleri kullanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Uzaktan eğitimde alt yapı ve teknik sorunların görüldüğü, internet bağlantısında sorunların yaşandığı, tüm öğrencilerin canlı derse katılamadığı, öğretmen ve öğrenciler arasında iletişim problemlerinin yaşandığı da çok sık yaşanan sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler, uzaktan eğitimin avantajı olarak dijital ortamda sunulan materyaller ve aileyle daha çok vakit geçirme olarak ifade etmişlerdir. Ancak uzaktan eğitimin yüz yüze eğitime göre çok yetersiz kaldığı öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Araştırmada salgın sürecinden sonra uzaktan eğitime katılamayan öğrenciler için telafi kurslarının açılması, öğretmenlerin teknoloji okur-yazarı olması için eğitimlerin verilmesi ve sanal laboratuvar platformunun kurulması önerilmiştir. Farklı örneklem grupları ve farklı araştırma modelleri kullanılarak araştırmanın genişletilebileceği düşünülmektedir.