Social studies education
784 theses under this subject heading
Sosyal bilgiler dersinde argümantasyon temelli öğretimin öğrencilerin bilimsel değerlere ve yenilikçi düşünme eğilimlerine etkisi
Araştırma, ilköğretim 7.sınıf sosyal bilgiler dersi "Bilim, Teknoloji ve Toplum" öğrenme alanı dahilinde uygulanan Argümantasyon Temelli Öğretim yönteminin, öğrencilerin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerindeki etkisinin var olup olmadığını ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Aydın'ın Efeler ilçesindeki bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseninin açımlayıcı sıralı örnekleme yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırma, araştırma ve referans gruplarında bulunan toplam 62 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Argümantasyon temelli öğretim yöntemin uygulanmasında, ünitenin konularıyla alakalı ders planları, etkinlikler ve dersin işlenişi tartışmacı bir ortam yaratabilmeye yönelik hazırlanmıştır. Referans grubuna ise, mevcut program kullanılarak dersler işlenilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda, bilimsel eğilim ölçeği ve yenilikçi düşünme eğilimi ölçeği ilk-ölçüm ve son-ölçüm olarak hem araştırma grubuna hem de referans grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, araştırma grubu öğrencilerine uygulamayla ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizine göre, araştırma grubunun bilimsel eğilim ölçeğinden aldıkları ilk-ölçüm ve son-ölçüm puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Referans grubunda da ilk-ölçüm ve son-ölçümlerde anlamlı bir farklılığın olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, araştırma grubu ve referans grupları arasında bilimsel eğilim ölçeğinde son ölçümlerde araştırma grubuna yönelik anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun ilk-ölçüm ve son-ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu gözlemlenmiştir. Referans grubunda ise, yenilikçi düşünme eğiliminde ilk-ölçüm ve son-ölçümleri arasında herhangi bir anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Her iki grubun yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun referans grubuna göre son-ölçümlerde anlamlı bir farklılık gösterdiği ortaya konulmuştur. Yapılan görüşmelerde ise, öğrencilerin Argümantasyon Temelli Öğretim hakkında görüşleri genellikle pozitif yönde olmuştur. Araştırmanın bulguları ışığında, uygulamanın ortaokul öğrencilerinin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.
Öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Halkın egemenliğine dayalı yönetim şekli olarak tanımlanan demokrasi, halkın istek ve arzuları doğrultusunda yönetime yön verdiği, çoğunluğun olduğu kadar azınlığın da söz hakkına sahip olduğu, insanların haklarını ve özgürlüklerini kullanmalarına olanak tanıyan bir yönetimi ifade eder. Ancak sadece anayasal olarak güvence altına alınan ve korunan bir hak ve özgürlükler toplamının çok daha ötesinde demokrasi bir felsefe ve yaşam biçimidir. Eğitim programlarının çıkış noktasında yer alan ne tür bir vatandaş sorusu bu çerçevede demokratik yaşam biçimini ve demokratik değerleri benimsemiş bireyler olarak cevaplanmaktadır. Çünkü eğitimin en temel işlevlerinden biri sahip olunan toplumsal mirasın gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasıdır. Bu aktarım eğitim sistemi içinde öğretmen üzerinden gerçekleşmektedir. Gelecek nesilleri temsil eden öğrenciler için öğretmenlerinin olumlu ve olumsuz davranışları örnek olacaktır. Özellikle sosyal bilgiler dersinin hedef ve amaçları bağlamında diğer öğretmenlik alanlarından ve derslerden daha fazla etkiye sahiptir. Bu nedenle sosyal bilgiler öğretmenlerinin model olma etkisi daha yüksek olacaktır ve aynı oranda öğretmenlerin yetkinlik, sorumluluk ve örnek teşkil edecek tutum ve davranışlara sahip olması gerekmektedir. Bu araştırma, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören sosyal bilgiler, temel eğitim ve özel eğitim öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarının belirlenmesini amacıyla gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarına ilişkin veri toplama aracı olarak Demokratik Vatandaşlık Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Üç farklı alanda eğitim gören toplam 233 öğretmen adayında veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS-25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde karşılaştırma yapılan grup sayısına bağlı olarak t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Sürekli değişkenlerin analizinde ise korelasyon matrisleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarında sosyal bilgiler dersi alma durumu ve öğrenim görülen anabilim dalına göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, anne-baba eğitim ve çalışma durumu ve sınıf düzeyi bağlamında yapılan karşılaştırmalarda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumları ile okudukları kitap sayısı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER Sosyal Bilgiler Öğretimi, Demokrasi, Demokratik Değerler, Demokrasi Eğitimi, Demokratik Vatandaşlık
Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi
Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve bu düzeyleri etkileyen demografik faktörler (Muğla örneği)
Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersi programında yer alan becerilerden Finansal Okuryazarlık kavramının Üretim, Tüketim ve Dağıtım öğrenme alanına dayalı olarak ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri araştırılmıştır. Araştırma ulaşılabilirliği ve zamandan tasarruf amacıyla Muğla ili dâhilindeki ortaokullarda yürütülmüştür. Çalışmanın tamamında spesifik olarak araştırma deseni olarak tarama modeli kullanılmıştır. Ölçeği geliştirebilmek için ilgili konu ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı litaratür taraması yapılmıştır. Elde edilen argümanlar, ortaokul Sosyal bilgiler programı ve Milli Eğitim Sosyal Bilgiler ders kitaplarından yararlanarak 57 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Madde havuzundaki maddelerin kapsam geçerliliğini sağlamak amacıyla Davis Tekniği ile Muğla Sıtkı Koçman üniversitesindeki konun uzmanı 6 akademisyenden uzman görüşü alınmıştır. Alınan görüşler neticesinde geriye kalan 52 maddelik ölçekle toplanan veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Finansal okuryazarlık ölçeğinin demografik özelliklere ve ölçeğin alt boyutlarına dayalı olarak farklılaşmalar tespit edilmiştir. Literatürde bazı çalışmalara ulaşılan sonuçlar benzerlik gösterirken bazılarından tamamen farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Analizler sonucunda öğrencilerin %54,00 yüksek düzeyde finansal okuryazarlığa sahip olduğu saptanmıştır. %7,05 düşük seviyede, % 37,90 orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer değişkenlere göre anne okuryazarlığının etki konusunda ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu ölçek ile ortaokul öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi dâhilinde kazanması hedeflenen çıktılara ne düzeyle ulaşıldığını ölçebilme açısında katkı sağlamıştır.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının politika konularına yönelik eğilim düzeyleri ile tartışmalı konulara yönelik tutumlarının karşılaştırılması
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının politika konularına yönelik eğilim düzeyleri ile tartışmalı konulara yönelik tutumlarının karşılaştırılmasına yönelik gerçekleştirilen çalışma 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Ege Bölgesi'nde yer alan Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla ve Uşak illerindeki üniversitelere bağlı 408 adet Eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmen adayı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Akhan (2011) tarafından geliştirilen "Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Politika Konularına Eğilimlerini Belirleme Ölçeği" ile Alagöz(2014) tarafından geliştirilen " Sosyal Bilgiler Öğretmeni Adaylarına Yönelik Tartışmalı Konular Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda erkeklerin kadınlara göre politik konulara eğilim düzeylerinin daha yüksek, 26 yaş ve üzerinde olan katılımcıların politik konulara eğilim düzeylerinin diğer öğretmen adaylarına göre daha yüksek, kentsel alanda yaşayanların politik konulara eğilim düzeylerinin kırsal alanda yaşayanlara göre daha yüksek, annesi üniversite mezunu olan katılımcıların politik konulara eğilim düzeylerinin diğer katılımcılara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte babası lise ve üniversite mezunu olan katılımcıların politik konulara eğilim alt boyutları olan politikaya karşı eğilim, politik konuları takip etme ve politikaya karşı ilgi düzeylerinin diğer katılımcılara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, kadın katılımcıların tartışmalı konulara yönelik düzeylerin erkeklere göre daha yüksek kentsel alanda yaşayan katılımcıların tartışmalı konulara yönelik tutum düzeylerin kırsal alanda yaşayanlara göre daha yüksek, annesi lise ve üniversite mezunu olan katılımcıların tartışmalı konulara yönelik tutum düzeylerinin annesi ilköğretim mezunu olanlara göre daha yüksek, babası lise ve üniversite mezunu olan katılımcıların tartışmalı konulara yönelik tutum ölçeği alt boyutları olan tartışma ve tartışmalı konulara bakış açısı, tartışma ve sorgulama hakkı, mesleki kazanım, soru ve sorunlara yönelik tutum düzeylerinin babası ilköğretim mezunu olanlara göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin ne düzeyde olduğu tespit edilerek, cinsiyet, öğrenim görmekte olduğu sınıf düzeyine, öğrenim görmekte olduğu üniversiteye, lisans eğitimine başlamadan önceki yerleşim alanına, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumlarına, siyasi gündemi takip etme durumuna ve aile ortalama gelir düzeyi değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinin bir çeşidi olan anlık tarama modeli ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı Ege bölgesindeki devlet üniversitelerinde Sosyal Bilgiler öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarıdır. Araştırmaya Ege bölgesinde yer alan 9 devlet üniversitesinde öğrenim gören 749 1. ve 4. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmen adayı katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak aktif yurttaşlık öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterlilikleri yüksek düzeyde tespit edilirken cinsiyet, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumu, siyasi gündemi takip etme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiğinin sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre incelenmesi
Bu araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre farklılaşmasını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Araştırma verileri Aydın, Muğla ve Denizli illerinde bulunan devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü 220 öğrenci üzerinden toplanmıştır. Verilerin toplanmasında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Uygun ve diğerleri (2010) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Duyarlılık Ölçeği (ÖMYDÖ)" ve Özsoy ile Yıldız (2013) çalışmasından alınan "A Tipi ve B Tipi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testinden; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testinden yararlanılmıştır. Ayrıca TUKEY testi ve Pearson Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının cinsiyet, yaşantılarını geçirdikleri yer, öğretmenlik mesleğini tercih etme sırası, genel not ortalamaları ve kişilik tiplerine göre gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılık ile kişilik tipleri arasında ise anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretmen adayları, öğretmenlik mesleği, kişilik, mesleki duyarlılık
Sosyal bilgiler öğretimi alanında değer eğitimi konulu yüksek lisans tezlerinin incelenmesi
Günümüzün teknolojik gelişmeleri, bilginin yayılma hızını arttırırken, bununla birlikte yeni kültür popülasyonlarını da beraberinde getirmektedir. Toplumların kendilerine özgü kültürü ve bu kültür içerisinde yer alan değerleri vardır. Bu değerlerin oluşması ve toplum tarafından benimsenmesi yüzyılları bulabilir. Değerler oluştuktan sonra insanlar bunları yaşatmaya ve gelecek nesillere bu değerleri kazandırmayı amaç edinirler. Bu amaç doğrultusunda gerek formal gerekse informal olarak bu değerler nesilden nesile bir süreç olarak aktarılmaya devam eder. Değer kazandırma süreci formal olarak okullarda gerek programlar içerisinde gerekse örtük program şeklinde ve değerler eğitimi adı altında okutulmaya başlanmıştır. Değerler formal olarak okullarda kazandırılmaya çalışıldığından beri sosyal bilgiler dersi bu gayenin temel dersi olmuştur. Yapılan her öğretim programında Sosyal Bilgiler dersi içerisinde temel değerler yer almıştır. En son yayımlanan Sosyal Bilgiler Öğretim Programında da 18 temel değer verilmiş ve bunların kazandırılması hedeflenmiştir. Değerler, kazandırılmaya çalışılırken, bunların ne denli kazandırılabildiği de araştırmacıların merak konusu olmuştur. Bu merakın giderilmesi için özellikle yüksek lisans düzeyinde tezler yazılmış ve değerlerin ne denli kazandırılabildiği bulgularla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmaların bir araya getirilmesi ve tasnif edilmesi de oldukça önemlidir. Bundan dolayı, yapılan bu çalışma, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış değer konulu tüm yüksek lisans tezlerinin incelemesini içerdiği için de oldukça önemlidir. Bu çalışmanın çalışma grubunu yüksek lisans tezleri oluştururken ve örneklemini ise 1998-2019 yılları arasında sosyal bilgiler öğretimi alanında değer konulu yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak tablolaştırılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış olan değer konulu yüksek lisans tezlerinin genelde tüm değerleri birlikte alan bütüncül çalışmalarla yazıldığı, en çok kullanılan araştırma yönteminin nicel araştırma yöntemi olduğu, araştırma örneklemi alt probleminde öğretmen kategorisinin birinci sırada olduğu ve örneklem büyüklükleri alt probleminde ise 0-100 kişi arası örneklem büyüklüğünün ilk sırada olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmaların veri toplama aracı kullanımında anket veri toplama aracının ilk sırada yer aldığı, cinsiyet alt probleminde kadın araştırmacıların daha fazla olduğu, yapılan araştırmaların üniversitelere göre dağılımına bakıldığında eşit bir dağılımın olduğu, araştırmaların yapıldığı enstitüler alt probleminde ise eğitim bilimleri enstitüsünün ilk sırada yer aldığı saptanmıştır. Ayrıca tezlerin yapıldığı yıllar ile ilgili bulgularda ise en fazla tezin 2019 yılında yazıldığı, en az tezin de 2006 yılında yazıldığı tespit edilmiştir
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimleri
Yirmibirinci yüzyıl, dünya genelinde yaşanan toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimlerin en hızlı gerçekleştiği dönem olarak kabul edilmektedir. Gerçekleşen bu değişimler eğitim anlayışını doğrudan etkilemektedir. Eğitimin amaçlarından biri vatandaş yetiştirmektir. Küresel değişimler ile birlikte farklılıklara saygı duyma, hoşgörülü olma gibi birçok yeni özellik vatandaşlardan beklenir hale gelmiştir. Bu özelliklerden biri sosyal adalet bilincidir. Sosyal adalet, toplumsal hayat içerisinde her bireyin kendini güven ortamı içerisinde hissederek, ilgi ve ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayıp potansiyelini ortaya koymasını amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra toplumsal yaşam içerisinde var olan ekonomik, sosyal ve politik ayrımcılıkların giderilmesini de amaçlamaktadır. Bu nedenle sosyal adalet farkındalığı küresel vatandaşların sahip olması gereken nitelikler arasında görülmektedir. Türkiye'de ortaokul düzeyinde sosyal bilgiler dersi doğrudan vatandaş yetiştirme amacını taşıyan bir ders olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle, sosyal bilgiler dersinde küresel vatandaş yetiştirme amacıyla sosyal adalet eğitimine de yer verilmesi beklenmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimlerine yönelik bilgi edinilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim desenine göre gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. İlk aşamada maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İkinci aşamada, bu görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin hayata bakış açısı, mesleki deneyimleri, bulundukları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sosyal adalet konusundaki farkındalıkları, sosyal adalet eğitimine sınıf içerisinde yer verme düzeyleri gözetilerek görüşme yapılan 10 öğretmen arasından dört öğretmen belirlenmiştir. Belirlenen dört öğretmenin sınıfında sosyal adalet eğitimine ilişkin deneyimleri yaklaşık beş ay süresince katılımcı gözlem ile gözlenmiştir. Katılımcı gözlem sürecinin ardından tüm öğretmenlerle son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler Nvivo 10 nitel veri analizi programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını, eşitlik ve adalet olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, sosyal adalet algılarının gelişiminde ailelerinin ve aldıkları eğitimlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu sosyal adalet eğitimini fırsat eşitliği yaratmak, sosyal adaleti kavram olarak öğretmek ve öğrencilere sosyal adaletle ilgili değerleri kazandırmak olarak değerlendirmişler ve sosyal adalet eğitiminde öğretmenlerin, öğrencilerine olumlu model olması, farklı düşünce ve kimliklere saygı göstermesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, sosyal bilgilerin vatandaş yetiştirme, bireyleri yaşama hazırlama ve sosyal bilimleri öğretme gibi temel amaçlarının var olduğunu belirterek sosyal adaletin, sosyal bilgiler dersi içerisinde önemli bir yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitaplarında sosyal adaletin doğrudan yer almadığını söylemişlerdir. Ders içerisinde öğretmenlerin, öğrencilerde sosyal adalet bilincini geliştirmek adına yaptıkları etkinlikler sınırlı kalmaktadır. Öğretmenlerin çoğu, öğrencileri arasında ayrım yapmadıkları ve öğrencilerine karşı olumlu tutumlarda bulundukları görülmesine karşın ders içerisinde sosyal adaletin insan hakları, demokrasi ve çevre koruma boyutlarına kısmen değinmişlerdir. Sonuç olarak öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını sınırlı bir şekilde algıladıkları ve bu doğrultuda ders içi deneyimlerinin de sınırlı kaldığı görülmektedir. Araştırmada, sosyal bilgiler programı ve ders kitaplarında sosyal adalete doğrudan yer verilmesi, öğretmenlerin farkındalıklarının artırılması adına MEB ile üniversitelerin işbirliği içerisinde sosyal adalet konusunda çalışmalar yapmaları ve araştırmacılara, STK'larla işbirliği içerisinde yapılabilecek eylem araştırmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal adalet, sosyal bilgiler eğitimi, sosyal adalet eğitimi.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin küresel eğitim bilgi, deneyim ve uygulamaları
Küresel eğitimin amacı, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda sınırların belirginliğini giderek kaybettiği ve ülkeler arası etkileşimin hızla arttığı dünyada, bireyde hem yerel hem de evrensel değerler ve sorunlar karşısında bilinçli ve etkin bir biçimde var olabilmek için gerekli bilgi, beceri ve tutumları geliştirmektir. Bu açıdan düşünüldüğünde küresel eğitim, bireyleri toplumsal hayata duyarlı ve etkin vatandaşlar olarak hazırlamayı hedefleyen sosyal bilgiler dersi ile doğrudan ilişkilidir. Erken yaşta alınan eğitim, sonrasında oluşacak bilgi, deneyim ve değerleri büyük oranda etkileyeceğinden, ilköğretim aşamasında verilen Sosyal Bilgiler eğitiminin öğrencilerin ulusal ve evrensel değerlerle donatılmış bireyler olarak yetişmesine olanak tanıyacak biçimde yapılandırılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, etkili küresel eğitimin en önemli paydaşı öğrencileri küresel vatandaşlık kavramı ile tanıştıracak olan sosyal bilgiler öğretmenleridir. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin küresel eğitimin temel kavramlarına ilişkin algılarını anlamak ve küresel eğitime dair bilgi, deneyim ve sınıf içi uygulamalarını hakkında fikir edinmektir. Nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde olgubilim deseni ile yürütülecek olan çalışmada, maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği ile belirlenecek 4 sosyal bilgiler öğretmeni ile 4 ayrı yarı yapılandırılmış bireysel görüşme yapılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 2012-2013 bahar döneminde görevde bulunan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenleri ile yapılacak olan yarı yapılandırılmış görüşmelere ek olarak inandırıcılığı arttırmak için katılımcı gözlem yoluyla bu öğretmenlerin sınıf içi uygulamaları gözlemlenmiştir. Görüşmeler, gözlemler ve araştırmacının günlüğünden elde edilen veriler NVivo 10 nitel veri analizi programı kullanılarak tümevarımsal analiz tekniği aracılığıyla çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Küresel Eğitim, sosyal bilgiler öğretimi programları, sosyal bilgiler öğretmenleri, öğretmen eğitimi
Sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları
Eğitim ve öğretim ortamları sınıf içi olabileceği gibi sınıf dışı ortamlardan da oluşur. Bu alanlar etkili bir şekilde kullanıldığında öğrenmenin kalıcılığına da büyük katkı sağlarlar. Üstelik 2004-2005 öğretim yılından başlayarak ilköğretim ve sosyal bilgiler dersi öğretim programında yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının benimsenmesi nedeniyle sınıf içi kadar sınıf dışı okul ortamlarının da önemi artmaya başlamıştır. Bu bağlamda araştırmada, sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama deseninde gerçekleştirilen araştırmaya Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler katılmıştır. Bu kapsamda 20'si sosyal bilgiler, 20'si sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 40 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Sınıf dışı okul ortamları açısından farklılık gösterebileceği düşünülerek devlet okulları yanında özel okullardaki öğretmenlere de başvurulmuştur. Verilerinin toplanmasında nitel veri toplama yollarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda görüşme formu geliştirilerek 2012-2013 öğretim yılında katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Veriler, betimsel analiz tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada çeşitli bulgular elde edilmiştir. Öğretmenlerin eğitim ve öğretim için yararlanılabilecek sınıf dışı okul ortamları kapsamında en çok okul bahçesi, kütüphane, spor salonu, çok amaçlı salon, koridor, laboratuvar, sosyal bilgiler dersliğini dile getirdikleri görülmüştür. Sınıf dışı okul ortamlarını kullanma durumuna ilişkin görüşler incelendiğinde ders içeriğinin, zaman ve okulun fiziki yapısının uygunluğu gibi etmenlerin belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Bu ortamlardan yararlanmama nedenleri arasında ise okulun fiziki yapısının elverişli olmaması, program yoğunluğu, planlama sorunu, zaman yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı ve sınıf ortamının kendileri için yeterli donanıma sahip olması sayılmıştır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenleri sınıf dışı okul ortamlarından sosyal bilgiler öğretimine yapabileceği katkılara ilişkin olarak çoğunlukla olumlu görüş bildirmişlerdir. Öğretmenler bu ortamların; öğrencilerde kalıcı öğrenmeler sağladığı, bilgiyi somutlaştırdığı, yaparak yaşayarak öğrenmelere olanak sunduğu, öğrencilerin sosyalleşmesini desteklediği ve ders dışı çalışmalara olanak sunduğunu belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenlerinin sınıf dışı okul ortamlarının kullanımını engelleyen sorunlara ilişkin ifadelerinde benzerlikler saptanmıştır. Öğretmenler; okulların fiziki yapısının yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı, zaman yetersizliği, program yoğunluğu, planlama sorunu gibi etmenlerin kendilerini sınırladığını düşünmektedir. Ayrıca öğretim programında ve öğretmen kılavuz kitaplarında bu ortamlara yönelik etkinliklerin düzenlenmemiş olması da bir başka sınırlılık olarak görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf dışı okul ortamlarının sosyal bilgiler öğretiminde işlevsel bir biçimde kullanılmasına yönelik önerilerine bakıldığında bunların genelde sorunlara paralel oldukları söylenebilir. Özellikle okulların fiziki yapısının eğitim ve öğretimi zenginleştirecek bir biçimde tasarlanması, okullardaki öğrenci sayısının azaltılması ve programın hafifletilmesi dile getirilen başlıca önerilerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf dışı okul ortamları, sosyal bilgiler, sınıf öğretmeni, eğitim-öğretim ortamları
İlkokul sosyal bilgiler dersi bağlamında öğrenci ve öğretmenlerin küresel vatandaşlık algıları
Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin küresel vatandaşlık algılarının ve Sosyal Bilgiler dersinde gerçekleştirilen uygulamaların ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada ardışık açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırma verileri 2014-2015 öğretim yılı bahar ve güz döneminde araştırmacı tarafından hazırlanan ve İlkokul 4. sınıf öğrencilerine uygulanan Küresel Vatandaşlık Algı Ölçeği ile öğrencilerle ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek düzeyde küresel vatandaşlık algısına sahip olduğu ve küresel vatandandaşlık düzeylerinin cinsiyete, anne- baba eğitim düzeyine, internete erişim durumlarına göre anlamlı bir farklılık yaratmaz iken ailelerin ve okullarının bulunduğu sosyo-ekonomik düzeye ve yurt dışına çıkma durumuna göre anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Öğrencilerin dünya vatandaşlığı algılarına ilişkin olarak dünya vatandaşlığına yönelik yaptıkları tanımlar, dünya vatandaşlarının sahip olması gereken özellikler ile dünya ve dünya vatandaşlığına yönelik farkındalıklar temaları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin küresel vatandaşlığa yönelik algıları küresel vatandaşlığa yönelik yaptığı tanımlar ve küresel vatandaşların sahip olduğu özellikler olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin küresel vatandaşlık eğitiminde yaşadığı sorunlar ve buna yönelik çözüm önerileri ortaya koyulmuştur. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Sosyal bilgiler, Küresel vatandaşlık, Küresel vatandaşlık eğitimi
Sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazandırılmasında Google Earth uygulamasının etkililiği
Mekân algılama becerisi bireylerin günlük yaşamda çevreyle ve evrenle ilgili ilişkilerini ifade etmeye yarayan, konum belirleme, yönleri anlatma, çevrede bulunan nesnelerin şekil ve duruşlarını anlama gibi durumları içeren bir beceridir. Bu becerinin kazandırılmasında kritik bir rolü olan ilkokul sosyal bilgiler derslerinde yeryüzünü üç boyutlu olarak dijital ortamda gösteren ve tüm yerleşim yerlerine ulaşılabilen bir uygulama olan Google Earth (GE) etkin bir araçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazanılmasında GE uygulamasının etkililiğinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2015-2016 öğretim yılı birinci döneminde Manisa ili Demirci ilçesinde bir ilkokulun dördüncü sınıfında uygulanmıştır. Araştırmanın beş hafta süren uygulama sürecinde GE uygulamasına dayalı etkinliklere yer verilmiştir. Etkinliklerin öncesinde bir ön test, sonunda ise bir son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca, etkinliklerin bitiminde uygulama yapılan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon, nitel verilerin çözümlenmesinde tematik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Sonuçlar uygulamada yer alan öğrencilerin başarı testi ön test-son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğrenciler ise GE uygulamasına dayalı etkinliklerin başarılarını artırdığını ve mekânsal becerileri kazandırdığını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, sosyal bilgiler dersinde GE uygulamasına dayalı Sosyal Bilgiler dersi etkinliklerinin işe koşulmasının öğrencilerin mekân algılama becerisini kazanmasında önemli bir işleve sahip olabileceği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sosyal bilgiler dersi, Mekân algılama becerisi, Google Earth
Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Öncelikle öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihlerinin ilişkilendirerek kariyer tercih sürecinde öğretmen adaylarına yardımcı olacaktır. Diğer taraftan değer algıları ile kariyer tercihi ilişkisinin incelenmesi mevcut akademik litaratürü de genişletecektir. Araştırmanın kapsamı, Adnan Menderes Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören Sosyal Bilgiler Öğretmenliğinde okuyan 374 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma modeli genel tarama modellerinden betimsel tarama modeli özelliklerine sahiptir. Araştırmada, veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgi Formu', "Bireysel Değerler Ölçeği" ve "Kariyer Boyutları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde korelasyon, t-testi ve Anova analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulgusuna göre Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının değer algiları ile kariyer tercihlerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, baba eğitim durumu, baba meslek durumu, ilk ve ortaöğrenimin geçirildiği yerleşim yeri ve aile aylık gelir durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık söz konusudur. ANAHTAR KELİMELER: Değer Algıları, Kariyer Tercihleri, Öğretmen Adayları.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik özellikleri ile eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla tarama modelinde yürütülmüştür. Çalışma evrenini 258 (125'i kadın, 133'ü erkek) sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. "Teknoloji Tutum Ölçeği", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılmama Durumu", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılma Durumu", "Teknolojinin Eğitim Yaşamına Etkileri", "Teknolojik Araçların Kullanımının Öğretilmesi" ve "Teknolojik Araçların Değerlendirilmesini içeren 5 boyuttan oluşmaktadır. "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Yenilikçi", "Öncü", "Sorgulayıcı", "Kuşkucu" ve "Gelenekçi" olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeylerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Buna göre, bireysel olarak daha yenilikçi olan sosyal bilgiler öğretmen adayları, teknoloji kullanımına yönelik daha olumlu tutuma sahiptir. Aynı zamanda, teknolojiye yönelik tutumların sınıf düzeyine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üst sınıflardaki öğrenciler birinci sınıflara göre daha olumlu tutuma sahiptir. Anahtar kelimeler: Bireysel yenilikçilik, eğitim, sosyal bilgiler öğretmen adayı, teknoloji
Ortaokul sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin küresel okuryazarlık yetkinliği: Ünye örneği
Bu araştırmanın amacı, içinde yaşadığımız küresel çağın bir gereksinimi olarak, küresel okuryazarlığın teorik modelini ortaya koymak ve bu modeli sosyal bilgiler dersine entegre etmektir. Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte ele alındığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca araştırma nitel verilerin öncelikli olduğu ve nitel verilerden nicel verilere bağlantı kurulan, keşfedici sıralı karma desen ile desenlenmiştir. Çalışmanın nitel bölümünde, alan yazından elde edilen betimsel temalar ve yürütülen teorik tartışmalar kapsamında, araştırmacı tarafından analitik temalar üretilmiştir. Söz konusu analitik temalar küresel okuryazarlığın yetkinlik alanlarını temsil eden teorik modeli oluşturmaktadır. Bu bağlamda küresel okuryazarlığın yetkinlik alanları; öğrenme alanları, temel perspektifler, temel beceriler ile tutum ve davranışlar olarak dört boyutlu olarak belirlenmiştir. Bu bölümde ayrıca, küresel okuryazarlığın eğitim ortamında geliştirilmesine ilişkin temel ilkeler ve anahtar öğretim yaklaşımları ortaya koyulmuştur. Ortaya koyulan teorik model kapsamında ise Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018) değerlendirilmiştir. Öğretim programının küresel okuryazarlığa dair konulara, nicelik açısından önemli oranda yer verdiği görülmüştür. Bununla birlikte, küresel okuryazarlığın kazandırılması için geliştirilmeye açık bir yapı sunduğu düşünülmektedir. Çalışmanın nicel bölümünde ortaokul düzeyindeki öğrenciler için üç faktörlü ve 18 maddelik "Küresel okuryazarlık ölçeği" geliştirilmiştir. Daha sonra ilgili ölçek, Ordu'nun Ünye ilçesinde yer alan ve rastgele yöntemle belirlenen ortaokullarda eğitim gören 565 kişilik bir araştırma grubuna uygulanmıştır. Araştırma grubundan elde edilen sonuçlar kapsamında; Araştırma grubunda yer alan öğrencilerin cinsiyet değişkeni açısından ele alındığında, küresel okuryazarlığın bireysel yetkinlik ve küresel farkındalık boyutu açısından kız öğrenciler lehine, erkek öğrencilere kıyasla anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Sınıf değişkeni açısından ele alındığında; 8.sınıf öğrencilerinin küresel okuryazarlık puanları tüm boyutlarda, 5.ve 6.sınıf öğrencilerine kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Anne eğitim durumu değişkenine göre, annesi yükseköğretim mezunu olan öğrenciler lehine olmak üzere, annesi daha düşük eğitim seviyesinde olan öğrencilere kıyasla anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Hayatın çoğunun geçirildiği yerleşim yerine göre, hayatının çoğunu şehir merkezinde geçiren öğrenciler lehine, hayatının çoğunu kırsal yerleşim bölgesinde geçiren öğrencilere kıyasla, bireysel yetkinlik ve küresel yerel ilişkisi boyutlarında anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Yurt dışında bulunma durumuna, göre yurt dışında bulunan öğrenciler lehine olarak, yurt dışında bulunmayan öğrencilere kıyasla küresel farkındalık boyutunda anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Küresel dünya, Küresel okuryazarlık, Küresel okuryazarlık eğitimi, Küresel yetkinlik, Sosyal bilgiler eğitimi
Öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin belirlenmesi
Araştırmada; öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin çeşitli değişkenler doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenler doğrultusunda (ana bilim dalı, sınıf düzeyi, cinsiyet, kardeş sayısı, ailenin aylık geliri, ailenin eğitim durumu, çocuklarla alakalı herhangi bir etkinliğe katılıp katılmama durumu, işbirlikli çalışma durumu, yardımsever olma durumu) öğretmen adaylarının bilgilerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tespit edilmiştir. Mevcut çalışmada veri toplama araçları olarak; Kepenekçi (2006) tarafından oluşturulan Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği; Aktepe tarafından oluşturulan Yardımseverlik Tutum Ölçeği; Dökmen (1988) tarafından oluşturulan Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada; öğretmen adaylarının şahsi bilgilerine erişmek maksadıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu da veri toplama araçları arasında yerini almaktadır. Araştırma; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinin Görükle ilçelerinde bulunan Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitimini sürdüren Fen Bilgisi Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 128 öğretmen adayı ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 129 öğretmen adayının katıldığı toplam 257 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda 257 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 22 (SPSS Inc., Chicago, IL) programında uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilerek araştırmada, kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerde normal dağılım gösteren ölçek toplam puanları için iki grup karşılaştırmalarında Independent Sample T Test ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İkiden fazla grup karşılaştırmalarında anlamlı farklılık görüldüğü durumda varyanslar homojen olduğunda Scheffe testi, varyansların homojen olmadığı durumda Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Verilerde kayıp veri (missing value) olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca nicel değişkenler arasında ilişki olup olmadığı Pearson Korelasyon analizi ile incelenmiştir. Mevcut araştırmanın toplam sonuçlarına bakıldığında; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı, Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ve Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarına uygulanan ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkisi ayrı ayrı incelendiğinde; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında anlamlı, pozitif yönde, orta şiddette bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönde, anlamlı ve zayıf şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını bir ölçek geliştirerek incelemektir. Bu amaçla araştırmacı tarafından Medya Okuryazarlık Algı Ölçeği (MOAÖ) geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, belirlenen yedi devlet üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında 2016-17 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 1000 kişilik sosyal bilgiler öğretmenliği öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algıları iken araştırmanın bağımsız değişkeni demografik özelliklerdir (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kardeş sayısı, coğrafi bölge vb.). Elde edilen araştırma verilerinin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında, One-Way Anova Testi ve T-Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin, genel olarak medya okuryazarlığı algılarının hem ölçek hem de alt boyutlar bazında yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırmada, TV izleme süresi, internet kullanım süresi ve yaşanılan bölge ile yaşanılan yerin niteliği gibi bazı değişkenlerin, öğrencilerin medya okuryazarlığı algılarına önemli ölçüde etki ettiği saptanmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki algı ve görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim- öğretim döneminde Kütahya ili merkez ilçesinde görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: • Öğretmenlerin çoğunluğunun vatanseverliği ülkesi sevme olarak tanımladıkları ve sosyal bilgiler dersinde vatanseverlik eğitiminin önemli bir yere sahip olduğuna inandıkları belirlenmiştir. • Öğretmenlere göre vatanseverlik eğitimi öncelikle ailede başlamakta, daha sonra okulda devam etmekte, kitle iletişim araçları ve çevrenin etkisiyle desteklenmektedir. • Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi doğrudan vatanseverlik ile ilişkili görülmekte, sosyal bilgiler öğretim programındaki vatanseverlik ile öğrenmeler ise daha çok "Kültür ve Miras" öğrenme alanı ile ilgili görülmektedir. • Sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi için öğretmenler tarafından çoğunlukla düz anlatım ve soru-cevap yöntemi kullanıldığı, yaygın kullanılan materyallerin ise, film, video ve belgeseller, resim ve fotoğraf gibi görseller ve akıllı tahta olduğu belirlenmiştir. • Model olma vatanseverlik eğitimi açısından bir öğretmenin sahip olması gereken en önemli rol olarak ifade edilmiştir. • Öğretmenlere göre programın yoğunluğu ve vatanseverlik eğitimi açısından yetersiz olması, ders saatlerinin az olması ve yapılmak istenen gezilere izin verilmemesi, eğitim politikaları ile ilgili sorunlar, ilgili görsel materyallerin az olması vatanseverlik eğitiminde sıklıkla karşılaşılan sorunlardır. • Sosyal bilgiler öğretmenleri etkili vatanseverlik eğitimi için birincil kaynakların kullanımının ve yaparak yaşayarak öğrenmelerin arttırılması, ilgili gezilerin daha sık yapılması, bütün derslerde vatanseverlik değerine yer verilmesi, ders saatinin arttırılması gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, vatan, vatandaşlık, vatanseverlik, vatanseverlik eğitimi.
Sosyal bilgiler dersi 2005 ve 2018 öğretim programlarının karşılaştırılması
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersi (4 ve 5. Sınıflar) 2005 ve 2018 öğretim programlarının, program öğeleri (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme) bakımından karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı üzerinde yoğunlaşmıştır. Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. Çalışma betimsel doküman analizi çalışmasıdır. Araştırma sürecinde çalışmanın amacına yönelik mevcut kaynaklar bulunmuş, her kaynak dikkatlice incelenmiş, gerekli bilgiler not alınmış ve notlardan yola çıkarak değerlendirme işlemi yapılmıştır. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim Programında vizyon ve temel felsefe ile ilgili açıklama yapılmasına karşın 2018 öğretim programında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 2005 ve 2018 programı yapılandırmacılık eğitim felsefesinin ilkeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Her iki programda da öğrenci merkezli, toplu öğretim ve tematik yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. İki öğretim programında da hedeflerin olduğu, 2005 öğretim programında toplam 175, 2018 öğretim programında ise 131 kazanım bulunduğu, 2005 öğretim programında genel olarak 8 öğrenme alanı olduğu, 2018 öğretim programının ise 7 öğrenme alanı çerçevesinde meydana getirildiği ancak bazı öğrenme alanlarının isimlerinin değiştirildiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersi 2018 öğretim programında yer alan becerilerin bir bölümü günümüz gereksinimleri doğrultusunda güncellenmiştir. Diğer bir bölümü ise 2005 öğretim programındaki temel becerilerinden alındığı görülmektedir. 2005 öğretim programının içerdiği değerlerin 16 tanesinin 2018 programında aynı şekilde yer aldığı ve 2018 programında değer sayısının düşürüldüğü görülmektedir. Ölçme ve değerlendirme açısından 2018 öğretim programında klasik ve alternatif yöntemlerin kullanılmasını vurgulamış ve 2005 öğretim programından hangi yönlerden ayrıldığı belirtilmemiştir. Bu bağlamda 2018 öğretim programının 2005 öğretim programına göre çok fazla bir yenilik getirmediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Öğretim programı, program ögeleri, sosyal bilgiler
Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Çevre Bilgisi ve Sürdürülebilir Çevre Tutum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 136 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve Karatekin (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Bilgi Testi" kullanılarak toplanmıştır. Veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ile Kruskall Wallis testleri ve Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgi düzeylerinin ve olumlu sürdürülebilir çevre tutumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgileri ve sürdürülebilir çevre tutumlarının cinsiyet ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre sorunları, çevre eğitimi, çevre bilgisi, sürdürülebilir çevre tutumu.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerinin incelenmesi
Çokkültürlülük etnik köken, sosyal sınıf, eğitim, cinsiyet, yaş ve diğer kültürel farklılıklar temelinde birlik idealine dayanan bir kavramdır. Genel olarak bir toplumdaki farklılıkları önyargısız biçimde kabul etmeyi ve tüm kültür ve farklılıkların uyum ve huzur içinde yaşamasını içermektedir. Çokkültürlülük fikrinin toplumdaki tüm bireyler tarafından kabulünde eğitim en önemli araçlardan biridir. Çokkültürlülük eğitimi kültürel farklılıklara bakılmaksızın bütün öğrencilere eşit fırsatlar verilmesi olarak ifade edilebilir. Bilindiği üzere ülkemiz geçmişten günümüze belirli bölgelerde süregelen çokkültürlü bir kimliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden gelen göçmenler ülkemizdeki çok kültürlü yapının genişlemesini sağlamıştır. Bu nedenle ülkemizde eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin çokkültürlü yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Bu araştırmada da gelecekte olası çokkültürlü sınıflarda görev yapacak olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli işe koşulmuştur. Katılımcılar çok aşamalı küme örnekleme stratejisi ile belirlenmiş 591 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veriler Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen ve Akcaoğlu ve Arsal (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Sperman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin 'orta düzeyde', çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının ise 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimlerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanılan yerin niteliği değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin ise kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik tutum ve özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmada demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesi'nin katkısı (Kütahya ili örneği)
Bu araştırma, Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmadaki katkısını değerlendirmek için yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Kütahya ili oluşturmuştur. Kütahya il merkezinde bulunan sosyo-ekonomik düzeyleri birbirinden farklı 6 ilköğretim okulu belirlenmiştir. Belirlenen bu okulların 8. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınarak projenin öğrencilere demokrasi kültürü kazandırmada katkısının olup olmadığı sonucuna ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırma kapsamına alınan bu okulların 8. sınıf öğrencilerine iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde kişisel bilgiler, ikinci bölümünde ise demokrasi kazanımlarına yönelik 53 madde yer almıştır. Hazırlanan anketler 624 öğrenciye uygulanmıştır. Ancak bu uygulama neticesinde 543 anket uygun görülmüş olup değerlendirmeye alınmıştır. Diğer anketler öğrenci tarafından eksik cevaplandığı için değerlendirmeye alınmamıştır.Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde; demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesinin öğrencilerde demokrasi kültürünün kazanılmasında etkili olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmenin sonucunda, cinsiyete göre, annenin eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar çıkmıştır. Gelir durumuna göre ve babanın eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin okullarda sistemli bir şekilde gelişerek devam etmesi, yapılan uygulamaların kâğıt üstünde kalmayacak şekilde etkili bir şekilde yapılması, projeyle ilgili olarak öğretmenlere yönelik eğitici faaliyetlerin arttırılması şeklinde öneriler getirilmiştir.
İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.