Sorular
Bu konu başlığı altında 112 tez
Ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre analizi
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), yayımladığı 2023 Eğitim Vizyonu belgesiyle Türk eğitim sisteminin geleceğini hangi temeller üzerine inşa edeceğini açıklamıştır. Bu belgede geçen sınav sorularının uygulama, analiz, sentez boyutlarında ve 21. yüzyıl becerileri olarak yaygınlaşan "eleştirel düşünce, karmaşık problem çözme ve yaratıcılık" gibi becerilerin kullanılmasıyla çözülebilecek düzeyde olması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile MEB tarafından yayımlanan beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'ne göre hangi bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutlarında yer aldığını belirlemektir. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda MEB tarafından yayımlanan 5., 6. ve 7. Sınıf beceri temelli testlerdeki matematik soruları ile ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları iki kodlayıcı tarafından YBT'ye göre analizi yapılarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'de bilgi boyutu bazında daha üst bilişsel seviyeleri ölçerken, matematik öğretmenlerinin soruları ise olgusal ve kavramsal seviyedeki daha düşük bilişsel seviyeyi ölçtüğü bulgusuna varılmıştır. Bilişsel süreç boyutuna göre araştırmanın sonucuna baktığımızda ise MEB'in beceri temelli matematik sorularının %90'ı ağırlıklı olarak anlama, uygulama ve çözümleme seviyesinde olup %10'u ise değerlendirme ve yaratma seviyesindedir. MEB'de hatırlama basamağında hiç soru yer almamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin hazırladıkları sorularda ise, soruların %99,9'u hatırlama, anlama ve uygulama basamağında olup sadece bir soru çözümleme basamağındadır. Bu sonuçlardan hareketle MEB'in beceri temelli matematik soruları, öğrencilerin daha üst becerilerini ölçen soru seviyesinde yer alırken ortaokul öğretmenlerinin soruları, öğrencileri bir üst sınıfa üstbilişsel becerilerle taşımayıp beceri temelli soruları da barındıran LGS 'ye yeterli ölçüde hazırlamamaktadır. Öğretmen sınav soruları ile MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'nin bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutu açısından dengeli ve uyumlu hale getirilirse, daha üst düzey becerileri ölçen uluslararası sınavlarda (PISA ve TIMSS gibi) ülke olarak daha başarılı sonuçlar elde edilmesi beklenilebilir. Anahtar Kelimeler: Beceri temelli matematik soruları, matematik eğitimi, sınav soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi
8. sınıf matematik ders kitabı sorularının matematiksel süreç becerilerine göre incelenmesi
Bu araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılından itibaren 5 (beş) yıl süre ile ders kitabı olarak okutulacak olan 8. sınıf matematik ders kitabında yer alan açık uçlu, çoktan seçmeli ve etkinlik maddelerinin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımları incelenmiştir. Söz konusu matematiksel süreç becerileri, NCTM (2000) tarafından belirlenen ve MEB (2013)'in Matematik Dersi Öğretim Programı'nda önemi vurgulanan ve öğrencilere kazandırılması hedeflenen muhakeme ve ispat, iletişim, ilişkilendirme ve temsillerdir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın dokümanı olan ders kitabındaki tüm ünitelerde yer alan "etkinlik", "öğrendiklerimizi uygulayalım" ve "ünite değerlendirme" testlerindeki maddeler Hunsader ve ark. (2014) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından revize edilmiş olan Matematiksel Süreçleri Değerlendirme ve Kodlama Çerçevesi (MSDKÇ) formuna göre analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ders kitabında yer alan maddelerin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımlarının çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Matematiksel iletişim becerisinin diğer becerilere oranla daha fazla temsil edildiği söylenebilir. İletişim becerisinin temsil düzeyi etkinliklerde %96, açık uçlu sorularda %68, çoktan seçmeli sorularda ise %62 olarak tespit edilmiştir. Özellikle açık uçlu ve çoktan seçmeli sorularda muhakeme ve ispat becerisinin temsil düzeyinin çok düşük olduğu görülmüştür. Araştırma bulgularına dayalı olarak, matematik ders kitaplarının hazırlanmasında matematiksel süreç becerilerinin de bir kriter olarak ele alınması gerektiği düşünülmelidir.
Kimya ders kitaplarındaki soruların yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirilmesi ve kazanımlarla ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTKB) tarafından 2018 yılında geliştirilen ve uygulanmaya başlanan Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programının kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış olan kimya ders kitaplarındaki ünite sonu değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne (YBT) göre analiz edilmesi ve programda yer alan öğrenme kazanımlarıyla ünite sonu değerlendirme sorularının uyumuna bakılarak kapsam geçerliğinin belirlenmesidir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılarak içerik çözümlemesi yapılmıştır. Verilerin toplanması ve çözümlenmesi için MEB TTKB'nin 28.05.2018 gün ve 78 sayılı kararıyla kabul edilen 9, 10, 11 ve 12. sınıf kimya ders kitapları ve 2018 ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programı kazanımları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda tüm sınıf seviyelerinde, ünite değerlendirme sorularının alt düzey bilişsel basamaklarda yoğunlaştığı, üst düzey bilişsel basamaklardaki soru sayısının oransal olarak çok düşük olduğu görülmüştür. Tüm sınıf seviyelerinde, üst bilişsel bilgi basamağında soruya rastlanmamıştır. 12.sınıf ünite değerlendirme sorularından bir tanesinin, başka bir sınıfın kazanımıyla ilgili olduğu, bir kazanımla ilgili soru bulunmadığı, 9.sınıf kazanımlarından 3 tanesiyle ilgili soru bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca tüm sınıf seviyelerinde bazı kazanımlarla ilgili az sayıda soru bulunduğu gözlenmiştir.
Liselere geçiş sistemi (LGS) sorularının soruşturma temelli öğretim çerçevesinde incelenmesi
Millî Eğitim Bakanlığı 2005 yılından itibaren sorgulamaya dayalı eğitime örtük olarak yer verirken, 2013 yılından itibaren öğretim programlarına dahil etmiştir. Çalışmanın amacı beceri temelli soruları sorgulama çerçevesinde incelemektir. Çalışmadaki Lise Geçiş Sistemi soruları beceri temelli sorular olarak nitelendirilecektir. LGS soruları; bilgiyi anlamak, akıl yürütmek, yorumlamak ve gerçek hayatla bağlantı kurmak için hazırlanmış sorulardır. Bu tür soruların tanımı, yoruma dayalı, hacimli, hacimsiz, verili, verisiz, yargıya vardıran sorulardır. Yapılan araştırma nitel araştırma olup yöntemi doküman analizidir. 2017-2021 yılları arasında 335 LGS ve örnek soruların dışında 2015 PISA, 2007-2011-2015 yıllarında uygulanan 2015 PISA, TIMMS soruları incelenmiştir. 335 LGS ve örnek sorularla geçmişte uygulanan PISA, TIMMS soruları iki boyutta değerlendirilmiştir. Bu boyutlar Bilişsel Beceri ve Bilimsel Süreç Becerileri sorularıdır. Sorular iki uzmanın görüşü alınarak incelenmiştir. 335 soru arasından seçilen 20 soru iki boyutta daha iyi karakterize edilebileceği için seçilmiştir. Çalışma sonucunda LGS sorularının becerilere karşılık gelmediği belirlenmiştir. Ayrıca bilimsel süreç becerilerinde yer alan 18 beceri ve 32 kazanımı içeren, Yenilenmiş Bloom taksonomisindeki basamakları kapsayan, 21.yy. becerilerini barındıran sorular olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sorgulamaya Dayalı Öğretim ile Bilişsel Beceriler, Bilimsel Süreç ve 21.yy. becerileri eğitime entegre edilebilir.
Ortaöğretime geçiş sınavı matematik sorularının süreç standartlarına göre değerlendirilmesi
Çalışmanın amacı, öğrencilerin yerleştirileceği ortaöğretim kurumunu belirlemek amacıyla Liselere Geçiş Sistemi kapsamında uygulanan merkezi sınav matematik sorularının, Ulusal Matematik Öğretmenleri Konseyi (NCTM) tarafından yayımlanan beş süreç standardına ve Ulusal Öğretim Programında yayımlanan alt öğrenme alanlarına göre değerlendirmesini yapmaktır. İlk olarak 2 Haziran 2018 yılında uygulanan merkezi sınav 2019, 2020 ve 2021 yıllarında da gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada kapsamında 2020 ve 2021 yıllarında uygulanan sınav soruları ele alınmıştır. Nitel bir araştırma olarak yapılandırılan çalışmada doküman analizi yöntemi benimsenmiştir. Her yıl için 20, toplamda 40 matematik sorusu ve soruların olası çözümleri, beş temel süreç standardının kullanımına göre detaylı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, 2020 yılında sınava dâhil edilen tüm alt öğrenme alanlarının sorulara homojen bir şekilde dağılım gösterdiği görülmüştür. 2021 yılında ise "geometrik cisimler ve dönüşüm geometrisi" alt öğrenme alanlarından hiç soru sorulmadığı belirlenmiştir. Her iki yılda da en çok kullanılan problem çözme stratejinin "değişken kullanma (denklem veya eşitsizlik kurma)" olduğu tespit edilmiştir. Akıl yürütmenin "ezbere dayalı matematiksel akıl yürütme" ve "yaratıcı matematiksel akıl yürütme" türlerinde herhangi bir soru bulunmadığı, soruların çoğunlukla gündelik hayatla ilişkilendirme, formel olmayan dili kullanma ve sayısal temsile uygun olduğu görülmüştür. 2020 yılındaki soruların çözümlerinde çoğunlukla kavram ile alt kavramları ve alt kavramların birbirleri arasında ilişki kurulmasına ihtiyaç duyulurken 2021 yılında ise en çok kavramlar arasında ilişkilendirmeye ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. İletişim türünde her iki yılda da daha çok formel dil kullanımı, temsil türünde de sayısal temsil olduğu tespit edilmiştir.
YGS 2013 matematik soruları ile ortaöğretim 9.sınıf matematik sınav sorularının Bloom taksonomisi ve öğretim programlarına göre değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı ülke çapında üniversiteye giriş sınavında (YGS) sorulan matematik soruları ile Lise 9. Sınıf matematik derslerinde yazılı sınavlarda sorulan soruların öğretim programı ve Bloom'un sınıflandırması çerçevesinde karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın evrenini İstanbul Bağcılar ilçesindeki liseler, örneklemini ise bu ilçede bulunan Bağcılar Lisesi, Orhangazi Lisesi ve Osmangazi Lisesinde son sınıfa devam eden öğrenciler ve bu okullarda çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak da bu okullardaki 9.sınıflarda matematik dersine giren 11 öğretmenin 668 sınav sorusu eğitim programına ve Bloom taksonomisi göz önünde bulundurularak analiz edilmiş ve aynı okullara devam eden 403 öğrencinin YGS matematik başarı oranları karşılaştırılmıştır. Veriler SPSS 16 programında frekans, yüzdelik, T testi, ANOVA ve regrasyon testi ile analiz edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda öğretmenlerin yazılı sorularının ve 2013 YGS matematik sorularının Bloom'un bilişsel basamaklarından uygulama basamağı ağırlıklı olduğu bulunmuş ve öğretmen yazılı soru adetlerinin müfredatta ayrılan süreyle uyumluluk sağlamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin 2013 YGS sorularını çözme oranlarına baktığımızda ise müfredat ve Bloom basamaklarına göre doğru yapma düzeyleri açısından öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bloom Taksonomisi, Ölçme ve Değerlendirme, Matematik Öğretimi, Yazılı Sınav Soruları, YGS
4. sınıf matematik sınav sorularının bilişsel alan kapsamında incelenmesi; TIMSS sınav sorularıyla karşılaştırmalı bir analiz
Matematik, insanlıkla birlikte var olan ve her geçen gün önemini artıran çağımızın en önemli bilim dallarındandır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu TIMSS ve PISA gibi araştırma raporlarında, matematik ve geometri alanında öğrencilerimizin başarı düzeylerinin istenilen seviyede olmadığı görülmektedir. Bu çalışma, 4.sınıf matematik sınav sorularının, öğretim programına ve TIMSS sınav sorularıyla karşılaştırması amaçlamıştır. Bu araştırmada, evren İstanbul ili, örneklem ise Bahçelievler ilçesinde rastlantısal seçilen 3 ilkokuldur. Araştırmanın modeli nitel bir yöntemdir. Araştırmanın nitel veri bölümünde, yazılı sınav sorularında doküman analiz tekniği ve öğretmenlere uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri kaynağı olarak, 2012-2013 eğitim öğretim yılında, 4.sınıf öğrencilerine uygulanan matematik sınav soruları kullanılmıştır. Bu sorular, MEB öğretim programında öğrenme alanlarına ayrılan süre olarak ve TIMSS 2011 sınavında yer alan bilişsel alanlara göre karşılaştırılmıştır. Çalışmada ayrıca, 50 ilkokul öğretmeniyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşme sonuçlarına da yer verilmektedir. Araştırmanın sonucunda, matematik öğrenme alanları karşılaştırmasında, sınav sorularının %80'ini sayılar, %16'sını geometrik şekiller ve ölçme, %4'ünü veri gösterimi alanı oluşturmuştur. MEB kılavuz kitapta ise; %52 sayılar, %44 geometrik şekiller ve ölçme, %4 veri gösterimi alanına zaman ayrıldığı ve tutarlı olmadıkları tespit edilmiştir. Bilişsel alan karşılaştırmasında ise, TIMSS'de soruların %40'ı bilgi, %40'ı uygulama, %20'sini akıl yürütme oluşturmuştur. İncelenen sınav sorularında ise; %67'i bilgi, %18'i uygulama, %15'i akıl yürütme olduğu ve aralarında tutarlılık olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlere uygulanan görüşme formu verilerine göre; öğretmenlerin çoğunluğu sınıfta başarı yüzdesinin düşük olması durumunda konu tekrarı yaptıkları, farklı öğretim teknikleri kullanmadıkları ve bilişsel alan konusunda bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.
PISA 2012 matematik sorularının değerlendirilmesi
PISA (Programme for International Student Assessment - Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), OECD tarafından düzenlenen dünyanın en büyük eğitim araştırmalarından biridir. 2000 yılından itibaren üç yılda bir yapılan bu araştırmayla OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki 15 yaş grubu öğrencilerin modern yaşamda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip oldukları değerlendirilmektedir. Bu çalışma, PISA 2012 Matematik sorularını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda "Matematik sorularının ortaokul (5-8. sınıf) matematik dersi öğretim programı kazanımlarıyla örtüşme düzeyi nasıldır?" ve "Matematik sorularına ilişkin ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşleri nasıldır?" sorularına cevap aranmıştır. Araştırmada betimsel nitelikli tarama modeli kullanılmıştır. Birinci problem cümlesi için PISA 2012 matematik soruları ve ortaokul matematik öğretim programı döküman incelemesi yapılmış, sorular ile kazanımlar eşleştirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında bu sorularla ilgili öğretmen görüşü almak için görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşme formunda 4 adet soru yer almaktadır. Görüşme formu, ekte PISA 2012 matematik sorularının bulunduğu şekliyle MEB'de görev yapan 100 ortaokul matematik öğretmenine e-posta yoluyla gönderilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile değerlendirilmiştir. PISA 2012 matematik sorularını incelediğimizde soruların öğretim programıyla uygunluk gösterdiği görülmektedir. Ancak öğretmen görüşlerini değerlendirdiğimizde öğrencilerin yorum gerektirmeyen ezbere dayalı sorulara alışkın olduklarını ve ayrıca soruların uzun olduğunda soruları okumaya isteksiz olduklarını belirtmişlerdir. Sonuçlar öğrencilerin aritmetik hesaplamalar ile çok adımlı kelime problemlerine daha fazla uygulama ve daha çok pratiğe ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: PISA 2012 Matematik Soruları, Öğretim Programı Kazanımları
TEOG, LGS ve PISA fen bilimleri sorularının analizi ve karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, ülkemizde uygulanan ortaöğretime geçişte kullanılan TEOG ve LGS sınavlarında sorulan Fen Bilimleri sorularının ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üye ülkelerin katılımı ile uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA ) kapsamında paylaşılan örnek Fen sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'nin iki boyutlu yapısına göre analizini yapmaktır. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda 2016-2017 yılında uygulanan TEOG sınavında sorulan 20 Fen Bilimleri sorusu, 2017-2018 yılında uygulanan LGS sınavında sorulan 20 Fen Bilimleri sorusu ve 2015 yılında OECD tarafından yayınlanan örnek 95 Fen bilimleri sorusu iki program geliştirme alanında akademisyen ve bir uzman fen bilimleri öğretmeni tarafından YBT'ye göre analiz edilmiştir. Uzman görüşü alınarak da sınıflandırmanın son hali verilmiştir. Bulgulara göre TEOG sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının çoğunlukla YBT'nin bilgi boyutuna göre kavramsal bilgi ( %75), bilişsel süreç boyutuna göre ise anlama basamağında(%65) bulunduğu görülmüştür. LGS ve PISA sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının YBT'nin bilgi boyutuna göre çoğunlukla kavramsal bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda ise üst düzey bilişsel basamak olarak kabul edilen çözümleme, değerlendirme ve yaratma basamaklarından sorular bulunduğu görülmüştür. Araştırmada TEOG sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının genel olarak kavramsal bilginin anlama basamağına ait oldukları, özellikle üst düzey bilişsel beceri gerektiren sorulara çok az yer verildiği ve LGS ve PISA sınav sorularının ise alt düzey becerilerin dışında üst düzey bilişsel becerileri de ölçmeleri bakımından birbirlerine benzerlik gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre gelecekte yapılacak merkezi ortak sınavlarda yer alacak Fen Bilimleri sınavlarında sorulacak soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin basamaklarına daha dengeli olarak dağılması sağlanabilir; ayrıca daha üst düzey bilişsel beceri ölçmek adına açık uçlu sorulara yer verilebilir. Anahtar Kelimeler: TEOG sınavı fen bilimleri soruları, LGS fen bilimleri soruları, PISA fen bilimleri soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi.
İlkokullarda soru ve anlama ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Bloom taksonomisine göre hazırlanmış metin soruları ile ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin anlama düzeylerinin ilişkisini ve bu sorulara yönelik öğrenci görüşlerini belirlemektir. Yapılan çalışma açımlayıcı sıralı karma desen ile modellenmiştir. Araştırma için öncelikle, dört adet metin belirlenmiştir. Araştırmacı metinlere yönelik ve Bloom taksonomisine dayalı sorular hazırlamıştır. Metin soruları üç öğretmen tarafından puanlanmıştır. Birinci çalışma grubu içerisinde, akademik başarı puanı kriteri dikkate alınarak, amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenen öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Böylelikle nicel veriler nitel bir yöntemle desteklenmiştir. Nicel verilerin sonuçlarına göre seçilen grupla nitel çalıma yapıldığı için açımlayıcı sıralı desene uygun bir çalışma örneğidir. Araştırmada iki farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bu veri toplama araçları, dört adet metin için Bloom Taksonomisine göre hazırlanmış sorular ve bir adet yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Sorular, Bloom Taksonomisi basamaklarına göre hazırlanmış olup, soruların ilkokul 4. sınıf düzeyine uygunluğu uzman görüşü alınarak belirlenmiştir. Soruların güvenirlik ve geçerliği uzman görüşü alınarak sağlanmıştır. Araştırmada iki farklı çalışma grubu ile çalışılmıştır. Birinci çalışma grubu 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Uşak İli merkezinde üç farklı sosyoekonomik düzeydeki okuldan seçilen 102, ilkokul 4. Sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Okulların sosyoekonomik düzeylerini belirlemek amacıyla Uşak İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve okullarda çalışan öğretmenlerden görüş alınmıştır. Daha sonra farklı sosyoekonomik düzeylerde bulunan üç okuldan ilkokul 4. sınıf düzeyinde birer sınıf rastgele seçilmiştir. Soruların olduğu metinler beşer gün aralıklı olacak şekilde üç hafta boyunca öğrencilere uygulanmıştır. Öğrenci metinle ilk kez uygulama günü ve saatinde karşılaşmıştır. Uygulamada metinler hikaye1+hikaye2+bilgi1+bilgi2 şeklinde sıralanmıştır. Öğrencilere her metni okuması ve soruları cevaplaması için bir ders süresi zaman verilmiştir. Öğrencilere açık uçlu sorular yöneltildiğinden ek kâğıt istemeleri hâlinde alabilecekleri bilgilendirmesi yapılmıştır. Daha sonra öğrencilere sorulan her basamaktaki soru kendi içinde 0-100 skalasında puanlanmıştır. Ardından araştırmacının da dahil olduğu toplam üç öğretmen tarafından ayrı ayrı puanlanmış ve üç puanlamanın aritmetik ortalamaları öğrenci puanı olarak tespit edilmiştir. Bu puanlar doğrultusunda dağılım eğrisine göre seçilmiş 33 öğrenci çalışmanın ikinci grubunu oluşturmaktadır. Tespit edilen ikinci çalışma grubuna Bloom taksonomisine dayanan metin soruları hakkındaki görüş ve önerilerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Yapılan uygulamaların analizi için şu yol izlenmiştir. Öncelikle birinci çalışma grubunun iki faklı metin türündeki (bilgi ve hikâye), soruları anlama düzeylerine ilişkin betimsel istatistik sonuçlarına bakılmıştır. Ardından farklı sosyoekonomik düzeye sahip öğrencilerin Bloom taksonomisine göre anlama düzeylerinde farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla iki tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Sonraki aşamada ise, öğrencilerin iki farklı metin türündeki anlama düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla ilişkili t testi uygulanmıştır. Son olarak ikinci çalışma grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler tablolaştırılarak, yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin, Bloom Taksonomisine dayanan metin sorularına ilişkin anlama düzeyleri incelendiğinde, hatırlama, anlama ve uygulama düzeylerinde başarılı oldukları; ancak analiz, değerlendirme ve yeniden oluşturma basamaklarında yetersiz oldukları görülmüştür. Ayrıca farklı sosyoekonomik düzeye sahip öğrencilerin metin sorularına ilişkin anlama düzeylerine bakıldığında, sosyoekonomik düzeyi yüksek öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Ancak bu farklılaşmanın yüksek olmadığı görülmektedir. Bilgi ve hikâye türündeki metinler arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla uygulanan ilişkili t-testi sonuçlarına göre, her basamaktaki soru için farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçların çoğunluğu hikâye türündeki metinler lehine olsa da bazı basamaklarda bilgi türündeki metinlerin öne çıktığı görülmüştür. Görüşmeden elde edilen verilere göre öğrenciler, Bloom taksonomisinin alt düzey basamaklarına hitap eden soruları kolay ve anlaşılır bulurken, üst düzey basamaklara hitap eden soruları, zor ve anlaşılmaz olarak nitelendirmişlerdir. Ayrıca kimi soruları zor ve anlaşılmaz bulmalarına rağmen bazı öğrenciler metne dayalı açık uçlu soruların olduğu bu uygulamayı sevmiş ve böyle bir sınava girmenin eğlenceli olacağını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Bloom Taksonomisi, Soru ve Anlama, İlkokulda soru
LGS Türkçe sorularının öğretim programı, ders kitabı ve bilişsel alan sınıflaması açılarından incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı Liselere Geçiş Sınavı (LGS) Türkçe sorularının; yayımlanan örnek soruların, Türkçe 8. sınıf ders kitabı etkinlikleri ile tema değerlendirme sorularının Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Bloom'un yenilenmiş bilişsel alan sınıflaması (YBT) açılarından incelenmesidir. Araştırmada LGS Türkçe soruları, yayımlanan örnek sorular, Türkçe 8. sınıf ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme soruları; Türkçe Dersi Öğretim Programı ve karşılık geldikleri bilişsel basamaklar doğrultusunda incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışmada inceleme nesneleri olan LGS Türkçe soruları, yayımlanan örnek sorular ve Türkçe 8. sınıf ders kitabının incelenmesinde kullanılan veriler doküman analizi yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin incelenmesinde araştırmacı tarafından hazırlanan "LGS Türkçe Testi Değerlendirme Formu", "Örnek Sorular Değerlendirme Formu", "Türkçe 8. Sınıf Ders Kitabı Etkinlik Değerlendirme Formu" ve "Tema Değerlendirme Soruları Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. İnceleme nesnelerinden sağlanan veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiş ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma verilerinden hareketle LGS, örnek sorular, ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme sorularının bilişsel alan sınıflamasının anlama ve çözümleme basamaklarında yoğunlaştığı görülürken özellikle üst düzey bilişsel basamaklara denk gelen sorulara daha az veya hiç yer verilmediği görülmüştür. Ayrıca ders kitabında yer alan etkinliklerde öğretim programında yer alan kazanımlar özelinde eşit dağılımın sağlanamadığı bulgulanırken tema değerlendirme sorularında öğretim programında yer alan ve etkinliklerde temel alınan pek çok kazanıma yer verilmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte LGS ve örnek soruların temel aldığı kazanım sıklık ve ağırlıklarında benzerlik görülürken ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme sorularında temel alınan kazanım sıklık ve ağırlığında gerek birbirleri ile gerekse de LGS ve örnek sorular ile olması gereken örtüşmenin sağlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Similar qa pairs detection system to improve chat quality in turkish conversation groups
Nowadays, social media applications have become one of our essential communication tools. These applications can be used to communicate individually or in groups. Retrieving information by processing the text data produced in user groups increases the quality of the chat. Consequently, creating a system that will prevent the same question from being asked multiple times in groups with thousands of users will help increase efficiency in the chat. With the help of the application developed on the Slack platform in this study, users can search for similar questions in old messages and retrieve their answers. In cases where there is no similar question in the conversation, a mechanism has been developed to direct the question that is asked by a user to a user who has knowledge of the subject. The BERTurk model is fine-tuned for sentence classification and question answering tasks, which are natural language processing techniques. Since a large amount of training data is needed, datasets created in other languages are translated to Turkish and open-source datasets are used.
Açık uçlu soruların puanlama yöntemlerinin genellenebilirlik kuralına göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı açık uçlu maddelerden oluşan matematik sınavının farklı puanlayıcılar tarafından serbest ve anahtarla puanlaması ile elde edilen verilerin karşılaştırılmasıdır. Çalışma grubunu 2015-2016 eğitim öğretim yılında bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 253 kişiden oluşan yedinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler yansız seçilen beş farklı alan uzmanı tarafından farklı zamanlarda önce serbest daha sonra anahtarla puanlanmıştır. Her bir puanlayıcının (p) her bir maddeyi (m) tüm bireyler (b) için bağımsız olarak puanlaması ile b x m x p deseni oluşturularak G ve K çalışmaları yapılmıştır.Yapılan G ve K çalışmalarının sonuçları serbest ve anahtarla puanlamaya göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre her iki puanlama türü için de güvenilir sonuçlar elde edildiği fakat anahtarla puanlamada beklendiği gibi serbest puanlamaya göre daha objektif puanlama yapıldığı görülmüştür. Ayrıca bu araştırmada yapılan K çalışması sonuçlarına göre her iki puanlama türü için de madde sayısının ve puanlayıcı sayısının arttırılması G ve Phi katsayılarını arttırmıştır. Fakat iş gücü, zaman ve ekonomi düşünüldüğünde madde sayısının arttırılmasının puanlayıcı sayısının arttırılmasından daha uygun olacağı görülmüştür. Bunların yanında yapılan araştırmanın, eğitimde ölçme ve değerlendirmede başvurulan, orta öğretime geçiş ve yüksek öğretime geçiş sınavlarında da kullanılması gündeme gelen ve puanlanma güvenirliği sıkça tartışılan açık uçlu maddelerden oluşan uzun yanıtlı sınavların güvenirliklerine ilişkin bilgi sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Genellenebilirlik Kuramı, Açık Uçlu Sorular, Puanlama Yöntemleri
Eğitsel videolardaki sorulara yönelik geri bildirim türünün öğretmen adaylarının başarı ve bilişsel yüklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; etkileşimli eğitsel videolarda gömülü sorulara verilen geribildirim türünün lisans düzeyindeki öğrencilerin başarıları ve bilişsel yükleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada deneysel araştırma yöntemlerinden son test kontrol gruplu deneysel model tercih edilmiştir. Araştırmacı tarafından "IP ve IP Sınıfları" konusunda eğitsel video hazırlanmıştır. Videonun belli zaman dilimlerine gömülü sorular yerleştirilmiştir. Çalışmanın kontrol grubuna cevapları doğrultusunda geri bildirim verilmemiştir. Deney gruplarına açıklayıcı ve doğrulayıcı geri bildirim sunulmuştur. Eğitim fakültesinde lisans düzeyinde öğrenim gören 180 gönüllü öğrenciye "IP ve IP Sınıfları" konusunda daha önceki ilgi düzeylerinin belirlenmesine yönelik Konu İlgisi Ölçeği uygulanmış ve konuya ilgisi düşük 91 öğretmen adayı ile çalışılmıştır. Uygulama bilgisayar laboratuvarında gerçekleştirilmiş olup, uygulama sonunda grupların seviyelerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen Başarı Testi, bilişsel yüklenmeleri belirlemek amacıyla da Bilişsel Yük Ölçeği kullanılmıştır. Gruplar arası başarı puanları ve bilişsel yük puanlarının, geri bildirim türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile belirlenmiştir. Geri bildirim türleri incelendiğinde açıklayıcı geri bildirim verilen gruptaki öğrencilerin akademik başarılarının artmasında anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (F(2, 90) = 6,62, p < ,05). Çoklu Ortamla Bilişsel Öğrenme Kuramı ilkeleri doğrultusunda hazırlanan etkileşimli eğitsel videoya gömülü sorulara açıklayıcı geri bildirim verildiğinde öğrencilerin bilişsel yüklenmelerinin azaldığı tespit edilmiştir (F(2, 90) = 6,39, p < ,05). Çalışmada, açıklayıcı geri bildirim verilen gruptaki öğrencilerin kontrol ve doğrulayıcı geri bildirim verilen gruplardaki öğrencilere göre daha başarılı, ayrıca bilişsel olarak daha düşük yüklendikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli Video, Geri Bildirim, Eğitsel Video, Bilişsel Yük, Video Arası Soru, Gölümü Soru
Yabancılar için Türkçe Öğretim Seti'ndeki metin altı soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre incelenmesi
Dil toplum içi ve toplumlar arası iletişimin en büyük vasıtasıdır. Bu sebeple dil eğitiminin temel materyalleri olan ders kitaplarının hazırlanmasında birtakım önemli unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır. Ders kitapları, öğrencilerin öğrenme sürecini destekler nitelikte hazırlanmalıdır. Bu hususta ders kitabında yer alan metinler ve metinler bağlamında yer verilen soruların; öğrenmeyi desteklemesi, kolaylaştırması, zihinsel becerileri üst seviyede kullanmaya yardımcı olması gerekmektedir. Eğitim niteliğinin ölçülmesinde taksonomilerden yararlanılmaktadır. Bu araştırmada cevap aranan sorular şunlardır: Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe A1, A2, B1, B2 ve C1 Ders ve Çalışma Kitapları'ndaki dinleme ve okuma metinlerinde yer alan metin altı soruların "Yenilenmiş Bloom Taksonomisi"nin bilişsel süreç boyutuna ve bilgi boyutuna göre sınıflandırılması nedir? Bunların sıklığı nedir? Çalışmada amaç, Gazi Üniversitesi TÖMER- Türkçe Öğrenim Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından okutulan Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma kitaplarında yer alan dinleme ve okuma metinlerindeki metin altı sorularının Bloom Taksonomisi' ndeki bilişsel alanda hangi düzeyde ve ne sıklıkta yer aldığını tespit etmektir. Bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden tarama (betimsel araştırma) modeli kullanılmıştır. Betimsel çalışmalarda, var olan durumlar ortaya koyulur ve açıklanır. Araştırma bağlamında hedeflenen dil düzeyi Türkçe A1, A2, B1, B2 ve C1'dir. Okuma ve dinleme metinlerine dair hazırlanan metin altı sorularıyla çalışma sınırlandırılmıştır. Kitaplarda ulaşılmak istenen nitelikler doküman incelemesi yöntemiyle tespit edilmiştir. İncelenen veriler taksonomiye ve dil düzeylerine göre kategorize edilmiştir. Verilerin analizinde, nitel verilerin analizi olan betimsel analizden faydalanılmıştır. Bu çalışmada da var olan durumların ele alınması söz konudur. Bu çalışmada okuma metinleri kapsamında, 3090 soru yer alırken dinleme metinleri kapsamında 1537 sorunun yer aldığı görülmektedir. Okuma ve dinleme becerisine dair metin altı soru sayısı karşılaştırıldığında dinleme becerisine yönelik sorulara daha az yer verildiği anlaşılmaktadır. Okuma metinlerinde bilişsel süreçler doğrultusunda, en çok hatırlama düzeyi sorulara (1514) yer verildiği en az ise yaratma düzeyi sorulara (1) yer verildiği tespit edilmiştir. Bilgi boyutu kapsamında ise en çok olgusal bilgi boyutuna (1468) yer verilirken en az üst bilişsel bilgi boyutuna (30) yönelik sorulara yer verilmiştir. Dinleme metinlerinde bilişsel süreçlerden en çok hatırlama düzeyine (1318) ilişkin sorulara yer verilirken en az yaratma düzeyine (2) ilişkin sorulara yer verilmiştir. Değerlendirme düzeyine ilişkin soru örnekleri ise tespit edilememiştir. Bilgi boyutu doğrultusunda ise en çok olgusal bilgi boyutuyla (1130) ilgili, en az üst bilişsel bilgi boyutuyla (39) ilişkili sorulara yer verildiği görülmektedir. Tüm bu bilgiler sonucunda, okuma ve dinleme metinlerine dair hazırlanan metin altı sorularının üst bilişsel hedefleri yoklamada yetersiz olduğu görülmektedir.
Matematik test sorularının bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri ile ilişkisi
Bu araştırmada matematik test sorularının yapısal özelliklerinde ve çözümlerinde, bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenlerinin eylemsel olarak varlığına işaret eden kavramsal ilişkilerin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelik, ülkemizde 2018–2021 yılları arasında üniversiteye giriş sınavlarında sorulan 160 matematik test sorusu incelenmiştir. Ayrıca çözüme yönelik inceleme yapabilmek için bu sorulardan 30 adetinin seçilmesiyle oluşturulan uygulama soru kitapçığının, 11. sınıf düzeyinde öğrenim gören 8 farklı öğrenciye uygulanması sonucunda elde edilen öğrenci çözümleri kullanılmıştır. Araştırmada nitel bir yaklaşımla doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem altında, matematik test sorularının yapısal özellikleri ve öğrenci çözümleri ile bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri arasındaki kavramsal ilişkileri ortaya çıkarmak için içerik analizi yapılmıştır. İçerik analizi esnasında sınıflandırma yapmaya yönelik oluşturulan kodlamalar için, ilgili alan yazından betimsel bir yöntemle derlenen bilgi işlemsel düşünmenin kavramsal çerçevesindeki problem çözme boyutuna ait beceri bileşenlerinin tanım ve açıklamalarından yararlanılmıştır. Bu bileşenler: veri işleme, algoritmik düşünme, soyutlama, ayrıştırma, örüntü tanıma-modelleme, test etme-hata ayıklama ve genelleme-otomasyon olmak üzere 7 farklı beceriden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, matematik test sorularının yapısal özelliklerine göre bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri ile ilişkilendirmelerine yönelik; örüntü tanıma-modelleme becerisi için 5, diğer becerilerin her biri için 2 adet olmak üzere toplam 17 sınıflandırma yapılmıştır. Öğrenci çözümleri için ise; ayrıştırma becerisi için 1, soyutlama becerisi için 3 ve diğer becerilerin her biri için 2 adet olmak üzere toplam 14 sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırmalar sayesinde, matematik test sorularının yapısal özelliklerinde ve öğrenci çözümlerinde bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenlerine ait yansımalar ortaya çıkarılmış olup bilgi işlemsel düşünme beceri bileşenleri perspektifinin matematik test sorularında uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
LGS matematik sorularının matematik öğretim programına ve TIMMS çerçevesine göre incelenmesi
Bu çalışmada LGS matematik sorularının Matematik Öğretim Programına ve TIMSS çerçevesine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2018-2022 yılları arasındaki LGS matematik soruları incelenmiştir. LGS matematik bölümü 20 sorudan oluştuğu için toplam 100 soru incelenmiştir. Araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Dokümanlar araştırmacı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî sitesinden ulaşılmıştır. Veri analizinde Matematik Öğretim Programı öğrenme alanları, TIMSS 8. Sınıf matematik öğrenme alanları, TIMSS bilişsel alanları ve TIMSS yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Matematik öğretim programı kazanımları ile TIMSS kazanımlarından benzer olanlar eşleştirilerek tablo oluşturulmuştur. LGS matematik soruları analizine göre matematik öğretim programı öğrenme alanlarına göre dengeli bir dağılım göstermezken TIMSS öğrenme alanlarına göre de dengeli bir dağılım göstermemektedir. Ancak genel olarak matematik öğretim programı ve TIMSS öğrenme alanları sorular açısından benzer dağılım gösterilmiştir. LGS matematik soruları TIMSS yeterlik düzeylerine göre analiz edildiğinde alt düzeyde hiç soru yer almadığı, orta düzeyde de çok az soru yer aldığı belirlenmiştir. Buna karşın LGS matematik sorularının üst düzey ve daha çok ileri düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bilişsel alanlara göre en fazla akıl yürütme düzeyinde soru yer alırken uygulama bilişsel alanından daha az soru yer almaktadır. Bilme bilişsel alanında hiçbir soru tespit edilememiştir. Dolayısıyla LGS sorularının TIMSS çerçevesi açısından hem yeterlik hem de bilişsel alan düzeylerinde dengeli bir dağılıma sahip olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: LGS, TIMSS, Matematik
Liseye Geçiş Sınavı (LGS) fen bilimleri dersi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine ve okunabilirlik düzeylerine göre incelenmesi
Bu araştırmada 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yapılan Liseye Geçiş Sınavlarındaki Fen bilimleri dersi sorularının yenilenmiş Bloom taksonomisine göre hangi bilişsel basamakta olduğu analiz edilerek ardından aynı soruların okunabilirlik düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 80 adet LGS fen bilimleri sorusu incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine uygun olarak yürütülmüş ve veriler doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Soruların okunabilirlik düzeylerini belirlemek için Türkçe dil ve cümle yapısına uygun olarak geliştirilmiş Ateşman okunabilirlik formülü kullanılmıştır. Araştırma sonucunda soruların okunabilirlikleri ile ilgili 2018, 2020, 2021 yıllarında orta güçlükte soru düzeyi bulundururken, 2019 yılında orta güçlükte soru düzeyi bulunmadığı belirlenmiştir. Sınavlarda 2018 ve 2019 yıllarında kolay soru düzeyinde soru olmasına karşın 2020 ve 2021 yıllarında kolay soru düzeyinde hiçbir soru sorulmamıştır. Soruların bilişsel düzeyini belirlemek için Yenilenmiş Bloom Taksonomisinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sorular bilişsel süreç boyutunda daha çok anlama basamağında yer alırken, bilgi boyutunda kavramsal ve işlemsel bilgi yüzdelerinin birbirine yakın olduğu belirlenmiştir.
Fen bilimleri ders kitabı değerlendirme sorularının, 2013-2022 lgs fen bilimleri sorularının ve fen bilimleri öğretmenlerinin hazırladığı yazılı sınav sorularının gösterim türleri ve gösterimler arası geçişler açısından incelenmesi
Bu çalışmada, fen bilimleri ders kitabı ünite değerlendirme sorularının, 2013-2022 yılları arasındaki merkezi sınavlarda yer alan sorularının ve fen bilimleri yazılı sınav sorularının temsil gösterim türleri ve bu temsiller arasındaki geçişleri incelemektir. Ayrıca öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yaparken hangi noktalara dikkat ettikleri ortaya çıkarılmak istenmiştir. Çalışma kapsamında doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları olarak 2018-2019 Eğitim-öğretim yıllarında beş yıl süreyle okutulması amaçlanan Fen Bilimleri ders kitabı, 2013-2022 yılları arasındaki LGS merkezi sınav fen soruları, fen bilimleri yazılı sınav soruları ve öğretmen görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda fen bilimleri ünite değerlendirme sorularının, merkezi sınavlara ait fen sorularının ve fen bilimleri yazılı sınav sorularının gösterim türleri genellikle metin ve resim üzerine yoğunlaştığı belirlenmiştir. Bir gösterim türünden diğer bir gösterim türüne geçişler çoğunlukla metin gösterim türü üzerine olduğu ve soruların çoğunluğunun "Canlılar ve Yaşam", "Fiziksel Olaylar" ve "Madde ve Doğası" öğrenme alanlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Öğretmen görüşme formlarından elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler grafik ve tablo gösterim türlerine ağırlık verilmesi gerektiğini düşündükleri ancak yazılı sınav sorularında metin ve resim üzerine yoğunlaştıkları görülmüştür. Grafik, tablo ve matematiksel ifadelere yeterli oranda yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınav sorularının zorluk seviyesini, öğrenci özellikleri ve kazanımlara göre belirledikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yazılı sınav sorularında geçerlik ve güvenirlik kavramlarına yeterince dikkat etmedikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim 8. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri
Bu çalışmada beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim sekizinci sınıf matematik öğretmenlerinin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruların kullanılmasına yönelik olarak, eğitim programlarının kazanımları, içerik materyalleri, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirmede kullanımına ilişkin görüşleri alınmıştır. Öğretmenlere görüşme formu elektronik ortamda iletilmiş ve görüşme formunu bu elektronik ortamda doldurmaları istenmiştir. Elde dilen verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda öğretmenlerin beceri temelli soruları matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da LGS (2020)'de yer alan Beceri Temelli Soruların matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin içerik materyallerinin Beceri temelli sorular ile uyumluluğuna ilişkin görüşleri incelendiğinde ise, öğretmenlerin ders kitabı ve EBA'da yer alan ders içeriklerinin Beceri Temelli Sorular ile uyumlu bulmadıkları görülmüştür. Ders kitapları ve EBA'da yeteri kadar beceri temelli soru bulunmadığı, ders kitapları ve EBA'da daha çok alt düzey düşünme becerilerine yönelik soruların bulunduğu ve Beceri Temelli Sorular için yetersiz bulduğu görülmüş bu nedenle öğretmenlerin büyük bir kısmının derslerinde başka basılı/dijital kaynaklara ihtiyaç duyup kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri incelendiğinde kendi düzenledikleri etkinliklerde de beceri temelli sorulara yer verdiği bu sayede üst düzey düşünme becerileri kazandırmaya çalıştıkları görülmüştür. Ancak öğretmenlerin ölçme değerlendirme etkinliklerinde (yazılı, sözlü, performans, proje vb.) beceri temelli sorulara yer vermediği daha çok alt düzey düşünme becerilerine ve kazanımları ölçmeye yönelik sorular kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda beceri temelli sorularla en çok karşılaştıkları kaynağın yardımcı/diğer kaynaklar olduğu görülürken en az karşılaşılan kaynağın ise ders kitapları olduğu görülmüştür. Ayrıca ders kitaplarındaki yeteri kadar beceri temelli soru olmadığı ve bu yüzden öğretmenlerin beceri temelli soruların ders kitaplarında dengeli bir dağılıma sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler LGS (2020)'de yer alan beceri temelli soruların 8. sınıf matematik dersi öğretim programındaki konulara dağılımını dengeli bulmuşlardır.
Şekil ve uzay konu alanıyla ilgili matematik okuryazarlık sorularını çözme başarısı üzerinden geometrik düşünme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, şekil ve uzay konu alanıyla ilgili okuryazarlık sorularını çözme başarısı üzerinden geometrik düşünme düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2021 - 2022 Eğitim- Öğretim yılında Yalova ilindeki üç farklı ilkokul, beş farklı ortaokul, beş farklı türde lise ve Marmara bölgesinde bulunan bir üniversitede eğitim gören toplam 1089 öğrenci oluşturmaktadır. Karma yöntem kullanılan bu araştırmanın ilk bölümü nicel ikinci kısmında ise nicel verileri desteklemek için nitel verilerden yararlanılmıştır. Öncelikle verileri toplayabilmek için matematik okuryazarlığının şekil ve uzay konu alanıyla ilgili sorulardan oluşan Matematik Okuryazarlık Soruları ile Geometrik Düşünme Düzeyleri Belirleme Testi (MOGDT) geliştirilmiştir. Öğrencilerin hangi van Hiele geometrik düşünme düzeylerinde olduğunu belirlemek için kullanılacak bu test doğası gereği kriter referanslıdır. Her bir geometrik düşünme düzeyine ait en az altı maddeden oluşturulan MOGD Testi, van Hiele düşünme düzeylerinin tümünü ölçecek şekilde düzey göstergeleri göz önüne alınarak oluşturulmuştur. Öğrencilerin van Hiele geometrik düşünme düzeylerindeki gelişimleri vektör yaklaşımıyla incelenmiştir. Bu yaklaşım gereği her bir düşünme düzeyi beş dereceli ölçeğe ayrılmış öğrencilerin kazanım dereceleri yüzdelik başarı dilimleri ile belirlenmiştir. Ayrıca her bir düzeye atanan öğrencileri belirlemek için öğrencilerin test içerisindeki performansları dikkate alınarak kesme puanları belirlenmiştir. Öğrencilerin MOGD Testinde van Hiele düşünme düzeylerine atanması için yeterlilikleri sağlayan başarı yüzdeleri her bir düzey için farklı bulunmuştur. Düzeyler için belirlenen kesme puanlarının sınıflama tutarlılıkları (p0) hesaplanmıştır. Geliştirilen MOGD Testi ve kullanılan yöntem ile öğrenciler düzey içerisinde atanma yeterliliklerini sağlayacak başarı gösteremese de bir düzeyde belirli bir kazanım edinimi derecesine atanmıştır. Öğrencilerin birçoğunda düzeyler arası salınımlar belirlenmiştir. Bir düzeyde düşük başarı gösteren bazı öğrencilerin bir üst düzeyde daha başarılı olabilecekleri görülmüştür. Ayrıca alt düzeye atanamamış öğrencilerden bir üst düzeye atanabilecek başarı gösterenler belirlenmiştir. van Hiele düzeylerinin sadece beş düzeyden oluşmadığı ara seviyelerin varlığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin sıçrama halinde bir düzeyden diğer geometrik düzeye geçmediği bir düzey gelişimine devam ederken üst düzeylerin de gelişime başlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokul matematik öğretiminde matematik okuryazarlığı sorularının kullanılmasının matematik okuryazarlığı başarısı üzerine etkilerinin incelenmesi
Matematik eğitiminde son 20 yıl okul matematiği ile yaşam arasındaki kopukluğun giderilmesi üzerine çokça çalışmanın yapıldığı yıllar olmuştur. Bu çalışma da bu türden bir çalışmadır ve dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı sorularını anlama, çözme girişimlerini konu edinmektedir. Çalışma ilkokul düzeyinde olmakla alanının ilk örneğini oluşturmaktadır. Araştırmanın problemi olarak "ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri matematik okuryazarlığı problemlerini açıklamakta ve çözebilmeyi öğrenmekte midir?" seçilmiş ve deneysel olarak çalışılmıştır. Araştırma, yarı deneysel bir çalışmadır. Deney grubunda 20, kontrol grubunda 19 ilkokul dördüncü sınıf olmak üzere 39 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. İç içe geçmiş karma desen üzerine yapılan çalışmada yarı deneysel uygulama ile birlikte durum çalışması yapılarak ilkokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı sorularını anlama ve çözme süreci incelenmiştir. Tez kapsamında matematik okuryazarlığı sorularından oluşan öğretimin öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarısı üzerine etkileri, kalıcılığı, öğretim sürecinde matematiksel yeterliklerin gelişimi, yapılan öğretim ile ilgili öğrencilerin tutumları üzerine etkisi, öğrenci görüş ve düşünceleri araştırılarak yapılan öğretimin bütüncül bir bakış açısıyla tüm yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada veriler, deney ve kontrol grubu ön-son test öğrenci cevap kâğıtları, deney grubu tutum ölçeği, deney grubu 9 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme kayıtları ve deney grubu öğrenci mektuplarıyla toplanmıştır. Araştırmada 10 haftalık matematik okuryazarlığı sorularının öğretimi iki gruba ayrılan çalışma gruplarına 20 ders saati uygulanmıştır. Araştırmada nicel veriler, SPSS programı analizi, nitel veriler, betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda matematik okuryazarlığı öğretiminin öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını olumlu etkilediği, temsil etme, iletişim, muhakeme etme ve problem çözme matematiksel yeterlikleri gelişiminde ilerleme gözlemlendiği, matematiğe yönelik ilgi ve gereklilik tutumlarını olumlu etkilediği, kaygı tutumunda azalma olduğu belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme ve öğrenci mektupları ile yapılan öğretim hakkında bilgi toplanmıştır. Öğrenciler, yapılan öğretimdeki soruları biraz zor, zekâ geliştiren, eğlenceli, farklı (değişik) buldukları ve bu soruları matematik derslerinde görmek istediklerini belirtmiştir. Bu araştırmanın dört matematiksel yeterlik gelişimine ve matematik okuryazarlığı başarılarına olumlu etkileri dikkate alınarak eğitimcilere ilkokul matematik öğretiminde uygulanabilir ve geliştirilebilir öğretim içeriği sunacağı düşünülmektedir. Araştırmacı ve eğitimcilere bu çalışma sonuçlarını göz önünde bulundurarak yapacakları öğretim uygulamalarında öğrenme alanları ve tüm matematiksel yeterlikleri kapsayan ilkokul matematik uygulama ve çalışmaları önerilmektedir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin ve araştırmacıların bakış açılarıyla beceri temelli soruların bazı değişkenler açısından analizi
MEB 2023 eğitim vizyonunda yer alan ölçme ve değerlendirme hedefleri doğrultusunda merkezi sınavların; amaç, soru tipleri ve içerik bağlamında değişerek öğrencilerin zihinsel becerilerden eleştirel düşünme, yorumlama gibi becerileri kullanmalarına olanak sağlayan yapıda olacağı belirtilmektedir. Bu bağlamda değişen sınav sisteminin farklı açılardan (TIMSS ve PISA, öğretim programlarında hedeflenen beceriler vb.) değerlendirilmesi ölçme ve değerlendirme için önem arz etmektedir. Bu çalışmada beceri temelli hazırlanan LGS sınav sorularının fen bilimleri öğretmenleri ve araştırmacılar tarafından bazı değişkenler açısından analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenler; bilimsel süreç becerileri, yaşam becerileri, mühendislik ve tasarım becerileri, yenilenmiş Bloom taksonomisi, Webb'in bilgi derinliği seviyeleri, TIMSS bilişsel alan değerlendirme çerçevesi, PISA fen okuryazarlığı, fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanımlar ve fen bilimleri kitaplarında yer alan etkinlikler olarak belirlenmiştir. Çalışma, durum çalışması deseni modeline göre tasarlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında farklı illerde görev yapan 11 fen bilimleri öğretmeni ve alanında uzman olan araştırmacılar oluşturmaktadır. Bu çalışmada veriler 2018, 2019, 2020 yıllarında yapılmış olan LGS'de yer alan fen bilimleri soruları ve bu soruların belirlenen değişkenler açısından incelenmesine olanak sağlayan formlar aracılığıyla toplanmıştır. Ayrıca veri analizinde durumların çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda beceri temelli soruların en fazla ''sonuç çıkarma'' bilimsel süreç becerisinde yoğunlaştığı, yaşam becerilerinden daha çok ''analitik düşünme'' ve ''karar verme'' becerilerine uygun olduğu, mühendislik ve tasarım becerileriyle ilişkili az sayıda soru olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi' ne göre ''anlama'' basamağında yığılmalar oluşturduğu, Webb'in bilgi derinliği seviyeleri' ne göre ''seviye 1'' ve ''seviye 2'' ile örtüştüğü sonucuna varılmıştır. PISA fen okuryazarlığı ve TIMSS çerçevesine göre ise soruların homojen şekilde dağılmadığı ve her sorunun fen programındaki en az bir kazanımı ölçer nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Ancak fen programında yer alan kazanımların tamamını ve fen bilimleri kitabında yer alan deney ve etkinliklerin soruları yeteri kadar karşılamadığı tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda soruların programda yer alan yaşam becerilerini tam olarak ölçer nitelikte olmadığı, soruların incelenen taksonomilerde (Bloom, Webb bilgi derinliği gibi) genellikle daha alt basamaklara yönelik olduğu ve tüm düzeylere ilişkin yeterince soru olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre eğitim hedeflerimizi gerçekleştirebilmemiz için ulusal ve uluslararası değerlendirme çerçeveleri ile programda yer alan kazanım ve becerilere göre paralel sorular hazırlanması önerilmektedir.
Ortaokul Türkçe dersi öğrenci çalışma kitaplarındaki tema değerlendirme soruları üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı ortaokul Türkçe öğrenci çalışma kitaplarındaki tema değerlendirme sorularının niteliğini belirlemektir. Bu nedenle betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma çalışma kitaplarında yer alan tema değerlendirme soruları üzerine yapılmıştır. Araştırmada öncelikle örneklem olarak alınan ortaokul Türkçe 6,7 ve 8. sınıf öğrenci çalışma kitaplarındaki tema sonu ölçme değerlendirme soruları her bir kitap için ayrı ayrı ele alınarak incelenmiştir. İncelemede soruların türü, yeniden yapılandırılmış Bloom taksonomisindeki yeri, öğrenme alanı ve Türkçe programında ölçtükleri kazanımlar belirlenmiştir.Araştırmanın sonucunda bütün kitapların tema sonu ölçme değerlendirme etkinliklerinde 487 soru kullanıldığı ve bu soruların 185 farklı kazanımı ölçtüğü belirlenmiştir. Bütün kitaplarda yer alan tema değerlendirme sorularının, soru türüne göre %50'sinin çoktan seçmeli, Bloom taksonomisine göre %52'sinin anlama basamağında ve öğrenme alanına göre %56'sının okuma alanında olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Tema değerlendirme soruları, soru türü, Bloom taksonomisi, kazanım.