Anaerobik güç

Bu konu başlığı altında 99 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest ve grekoromen stil güreşçilerin anaerobik test protokollerine verdikleri fizyolojik cevapların karşılaştırılması

Bu araştırmada milli takım düzeyinde (elit) yarışan grekoromen ve serbest stil güreşçilerin farklı anaerobik test yöntemleri olan Dikey Sıçrama, AST30, RAST ve Margaria Kalamen testleri ile anaerobik güçlerinin ölçülmesi ve farklı stildeki güreşçilerin verecekleri fizyolojik cevapların tespit edilmesi ve iki stil arasındaki farkların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Katılımcıların dolaylı ve doğrudan ölçüldüğü tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmamızın araştırma gurubunu Antalya kepez belediye spor kulübü güreş takımından 32'i serbest stil, 32'i grekoromen stil güreşçi olmak üzere toplam 64 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Araştırmaya katılan grekoromen ve serbest stildeki 64 güreşçinin yaş ortalamaları (X̄=18,629 ± 0,921 yıl), boy ortalamaları (X̄=173,629 ± 5,855 cm), ve ağırlık ortalamaları (X̄=75,086 ± 6,108 cm) olarak bulunmuştur. Tüm sporcular için sıkletler arası anaerobik güç farkının incelenmesi için katılımcılara uygulanan Rast, Ast30, Margarıa Kalemen ve Dikey Sıçrama testlerinin ortalama güç verilerinin tek yönlü varyans analizi incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmamızın sonuçlarını özetlersek; her iki stilde mücadele eden katılımcılara uygulanan RAST test değerlerinde sıklet artışı ile birlikte azalma meydana geldiği ayrıca AST30, Margaria Kalamen ve Dikey Sıçrama test verilerinde sıklet artışı ile beraber artış meydana geldiği gözlemlenmiştir. Grekoromen ve serbest stilde mücadele eden katılımcıların genel olarak aneorobik test verileri karşılaştırıldığında serbest stilde mücadele eden güreşçilerin grekoromen stildeki güreşçilere göre daha yüksek anaerobik güç seviyesine sahip oldukları gözlemlenmiştir.

Anaerobik güçFizyolojiGrekoromen+4
Yasin Gökşin
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç futbolcularda anaerobik dayanıklılık, çeviklik ve sürat parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, genç futbolcularda anaerobik dayanıklılık, çeviklik ve sürat parametreleri arasındaki ilişkilerin ortaya konmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza, İstanbul Kağıthane İlçesindeki Seyrantepe Of Spor amatör futbol takımının bünyesinde olan 14 yaşındaki 24 futbolcu katılmıştır. Sporcuların, kilo ölçümleri (Vücut ağırlığı ve boy ağırlığı 0,1 kg hassaslıkta bir elektronik terazi ile ölçülürken), boy ölçümleri (boy uzunluğu 0,01 cm hassaslıkta dijital boy ölçer aletiyle ölçülmüştür), anaerobik dayanıklılık ölçümleri tekrarlı sprint yeteneği testi ile, çeviklik ölçümleri T-çeviklik testi ile, sürat ölçümleri 30 metre sürat testi uygulanarak ölçümler yapılmıştır. Sürat ve çeviklik testi için FusionSport Smartspeed marka fotosel kullanılmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda tüm istatistiksel hesaplamalar SPSS 25.0 paket programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Çalışmaya katılan sporcular normal dağılım göstermesi sebebiyle parametreler arasındaki korelasyonu incelemek için pearson krelasyon (r) analiz yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışma ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Genel tarama modeli türlerinden, ilişkisel tarama modeli iki ya da daha fazla sayıdaki değişken arasında birlikte değişim varlığı veya derecesini belirlemeyi amaçlayan bir araştırma modelidir. Bulgular: Çalışmaya gönüllük esasına bağlı olarak katılan sporcuların düşüş yüzdesinin yorgunluk indeksini etkilediği ve toplam varyansın %59'unu açıkladığı görülmektedir. Yapılan çalışmada çeviklik ile sürat arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki ortaya çıkmıştır. Sürat parametresinin çevikliği etkilediği ve toplam varyansın %23'ünü ifade ettiği görülmektedir. Çeviklik parametreleri ile sürat parametreleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişkiye rastlanırken (p=,017, r=,483), düşüş yüzdesi parametresi ile yorgunluk indeksi arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde ilişki tespit edilmiştir (p=,000, r=,771). Regresyon katsayısının anlamlılığına ilişkin test sonuçları incelendiğinde, düşüş yüzdesi parametre düzeyinin (t= 5,675, p= ,000), yorgunluk indeksini etkilediği ve toplam varyansın yaklaşık %59 ' ünü açıkladığı görülmektedir. Sonuç: Genç futbolcularda, sürat ve çeviklik parametreleri arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. (p<0,05). Ancak anaerobik dayanıklılık ile çeviklik ve sürat arasında anlamlı ilişkiler saptanamamıştır. (p>0,05).

Anaerobik güçDayanıklılıkFiziksel dayanıklılık+6
Mustafa Adem Solak
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit boksörlerde sitrülin malat takviyesinin maksimal anaerobik güç üzerine akut etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, elit boksörlerin egzersizden 1 saat önce 8 gram sitrülin malat takviyesi kullanımının maksimal anaerobik güç düzeyine akut etkisini belirleyebilmek için bench press fırlatma ve landmine yumruk atma (sağ-sol kol) testleri ile üst ekstremite zirve gücü ve hızını ölçümlemeyi amaçlamıştır. Araştırma grubu; İstanbul Gelişim Üniversitesinde öğrenim gören yaşları 18-22 yaşları arasında değişen, en az 3 yıl düzenli boks tecrübesi olan ve aktif olarak müsabakalar katılan, 13 elit boksörden oluşmaktadır. Araştırma, tek gruplu ön test-son test deneysel desen ile tasarlanmıştır. Araştırma öncesinde yapılan familirizasyon aşamasında sporculara araştırmanın amacı anlatılmış ve tüm testler ikişer kere denetilmiştir. Ardından araştırmanın birinci ölçüm gününde sporcuların yaş hesaplaması, boy, ağırlık ve 1TM bench press ölçümleri yapılmıştır. 48 saat sonra yapılan ikinci ölçüm gününde sadece bench press fırlatma ve landmine yumruk atma (sağ-sol kol) testleri uygulatılmıştır. İkinci ölçüm gününden 48 saat sonra yapılan üçüncü ölçüm gününde ise tüm sporcular sitrülin malat takviyesini 10 dakika arayla tüketmiş olup sırayla ölçüme alınmıştır. Takviyenin etkisinin doruk noktadayken ölçülmesi hedeflendiğinden katılımcılar ilk 40 dakika gözlem altında tutulmuştur. Her katılımcı 40. dakikada ısınma protokolüne başlamış, 55 ve 65. dakikalarda da bench press fırlatma ve landmine yumruk atma testlerini tamamlamıştır. En son sitrülin malat takviyesi kullanmadan ve kullandıktan sonra kaydedilen sonuçlar karşılaştırılarak sitrülin malat takviyesinin elit boksörler üzerinde etki düzeyi incelenmiştir. Araştırmadaki verilerin istatistiksel analizi SPSS 25 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Güvenilirlik analizinde, tüm değişkenlerin Sınıf İçi Korelasyon Katsayısı (ICC) değerleri hesaplanmıştır. Verilerin normallik dağılımı Shapiro-Wilk testi ile kontrol edilmiştir. Grubun öncesi ve sonrası performans ölçümleri Paired T-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; elit boksörlerde egzersizden 1 saat önce 8 g sitrülin malat takviyesinin akut olarak kullanılması bench press fırlatma zirve hız (p=0.024) ve zirve güç (p=0.048), sağ kol landmine yumruk atma zirve hız (p<0.01) ve zirve güç (p<0.01), sol kol landmine yumruk atma zirve hız (p<0.01) ve zirve güç (p=0.007) üzerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05).

Anaerobik güçBoksBoksörler+6
Furkan Özkan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite okuyan hentbol sporcularında farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada üniversite okuyan hentbol sporcularında farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanlarının aerobik ve anaerobik performans üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya yaş ortalamaları 20,27± 1,11 olan 30 erkek hentbol sporcusu gönüllülük esası ile katılım sağlamıştır. Araştırmada ön test – son test değerlendirmelerini içeren deneme modellerinden gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcular rastgele olacak şekilde Wingate stili yüksek şiddetli interval antrenman grubu (n=10), Tabata stili yüksek şiddetli interval antrenman grubu (n=10) ve kontrol grubu (n=10) olmak üzere 3 gruba bölünmüştür. Araştırmaya katılan deney grubuna 4 hafta süresince haftada 3 gün olacak şekilde kendi grubuna özgü antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda haftada 3 gün olacak şekilde kendi branş antrenmanlarına devam etmişlerdir. Wingate stili YŞİA grubu içerisinde olan sporculara Wingate bisiklet ergometresi üzerinde 30 sn boyunca vücut ağırlığının %7,5'lik ağırlık direnci karşısında kendinin en iyi performansında hareketi yapması sağlandı. Dinlenme süresi 4 dk olacak şekilde verildi. Bu prensiplerle ilk hafta 4, ikinci hafta 5, üçüncü hafta 6 ve dördüncü hafta 7 set olacak şekilde sporculara uygulandı. Tabata stili YŞİA grubu içerisinde olan sporcular her bir antrenman içerisinde sırasıyla burpess, hıgh knees, plank, mountain climbers hareketleriyle ortaya çıkan bir egzersiz programını 20 sn yüklenme 10 sn dinlenme ilkesiyle yapmaları sağlandı. 4 hafta süresince ve haftada 3 gün devam eden antrenmanların ilk haftasında 4, ikinci haftasında 5, üçüncü haftasında 6 ve dördüncü haftasında 7 set olacak şekilde uygulandı. Çalışma öncesinde ve çalışma sonrasında aerobik kapasitenin belirlenmesi için 20 metre mekik koşu testi, anaerobik kapasitenin belirlenmesi için de Wingate anaerobik güç testi kullanılmıştır. Araştırmada verilerin tanıtıcı özelliklerinin, standart sapma ve ortalamalarının analizi için tanımlayıcı istatistik yöntemi kullanıldı. Ön test- son test ölçümlerinin gruplar arası karşılaştırmaları için non-parametrik test yöntemlerinden Kruskal- Wallis H testi, test sonucunda anlamlı çıkan değişkenlerdeki farklılığın kaynağını belirlemek için de Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Araştırmada grupların kendi içinde ön test- son test sonuçlarındaki anlamlı fark olup olmadığına bakmak için de Wilcoxon İşaretli Sıralar testi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre aerobik kapasite (MaksVO2) değerlerinde, Tabata ve Wingate grupları ile kontrol grubu arasında Tabata ve Wingate grupları lehine olacak şekilde anlamlı fark bulunmuştur. Anaerobik performans değerlerinden zirve güç, ortalama güç ve minimum güç parametrelerinde, Tabata ve Wingate grubunda anlamlı fark bulunurken kontrol grubunda anlamlı fark bulunmamıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda Tabata ve Wingate stili yüksek şiddetli interval antrenman programlarının üniversite okuyan hentbol sporcularının aerobik ve anaerobik performanslarını geliştirmede etkili bir yöntem olarak kullanılabileceği ileri sürülebilir.

AerobikAerobik güçAnaerobik+7
Nusret Ekici
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Futbolcularda farklı ısınma protokollerinin anaerobik güç, izokinetik kuvvet ve şut hızı üzerine akut etkisi

Bu çalışmanın amacı, farklı nöromüsküler ısınma protokollerinin (FIFA 11+, HarmoKnee, Dinamik Isınma) futbolcularda anaerobik güç, izokinetik kuvvet, dikey sıçrama, çeviklik, sürat ve şut hızı performanslarına akut etkisini incelemektir. Araştırmaya dahil edilen 32 amatör futbolcu, standart bir ısınmadan (10 dakika düşük tempolu koşu) sonra ön testlere tabi tutulmuştur. Ön testlerin ardından katılımcılar, yansız atama yöntemiyle FIFA 11+ ısınma protokolü grubu (FIPG, n=11), HarmoKnee ısınma protokolü grubu (HIPG, n=10) ve Dinamik ısınma protokolü grubu (DIPG, n=11) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Yansız atama yöntemiyle grupların ön test değerleri arasında fark olmaması sağlanmıştır. Son testlerde katılımcılar yer aldıkları grubun ısınma protokolünü uyguladıktan sonra 5 dakika pasif dinlenme verilmiş ve ardından son testler uygulanmıştır. Isınma yöntemlerinin performans üzerine etkilerinin belirlenmesi için Tekrarlı Ölçümlerde 2 Yönlü ANOVA Testi uygulanmıştır. Futbolcuların ortalama güç (FIPG, HIPG, DIPG), dikey sıçrama (FIPG, HIPG, DIPG), çeviklik (FIPG) ve şut hızı (FIPG, HIPG) performanslarının zamana göre değişimleri anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Zirve güç, izokinetik kuvvet ve 20 m sürat performanslarının zamana göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür (p>0,05). Isınma grupları arasında da anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05). Çalışma sonucunda, farklı nöromüsküler ısınma yöntemlerinin, amatör futbolcuların bazı performans parametreleri (ortalama güç, dikey sıçrama, çeviklik ve şut hızı) üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. FIFA 11+ protokolünün, HarmoKnee ve Dinamik ısınma protokollerine kıyasla daha fazla performans parametresini olumlu etkilediği görülmüştür.

Anaerobik güçFİFAIsınma+4
Erkan Güven
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Futsal maç simülasyon protokolü sonrası uygulanan farklı toparlanma yöntemlerinin anaerobik güç, sürat, dikey sıçrama, çeviklik ve izokinetik kuvvet üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; futsal maç simülasyon protokolü sonrası uygulanan nöromüsküler elektrik stimülasyonu, foam roller ve aralıklı pnömatik kompresyon toparlanma yöntemlerinin izokinetik kuvvet, anaerobik güç, sürat, çeviklik, dikey sıçrama ve eklem hareket genişliği üzerindeki etkisini araştırmaktır. Gerçek deneysel araştırma modeli kontrol gruplu ön test-son test desen kullanılmıştır. Araştırmaya 46 kadın futsal/futbol sporcusu katılmış olup ön testler alındıktan sonra randomize atama ile katılımcılar; kontrol grubu (n:12), nöromüsküler elektrik stimülasyonu grubu (n:10), foam roller grubu (n:12) ve aralıklı pnömatik kompresyon grubu (n:12) olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Futsal maç simülasyon protokolü uygulandıktan sonra toparlanma yöntemleri uygulanmış, 60 dakika dinlendikten sonra performans testleri tekrar uygulanmıştır. Gruplar arası farkın değerlendirilmesi için Tekrarlı Ölçümlerde 2 yönlü Anova Testi kullanılmış olup farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testi yapılmıştır. Sporcuların dikey sıçrama (Foam Roller Grubu, Aralıklı Pnömatik Kompresyon Grubu, Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu), sağ ve sol diz eklem hareket genişliği (Foam Roller Grubu), anaerobik güç (Kontrol Grubu) parametrelerinde zamana göre anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Gruplara göre 20 m sürat testinde (Kontrol Grubu, Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu ve Aralıklı Pnömatik Kompresyon Grubu) anlamlı fark bulunurken, diğer parametrelerde anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Çeviklik ve İzokinetik kuvvet parametrelerinde zamana ve gruplara göre anlamlı fark görülmezken yüzdesel olarak Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu, diğer gruplara göre daha iyi performans göstermiştir. Çalışma sonucunda, farklı toparlanma yöntemlerinin, futsal sporcularında bazı performans parametreleri (anaerobik güç, sürat, dikey sıçrama, eklem hareket genişliği) üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Nöromüsküler elektrik stimünasyon ve Aralıklı Pnömatik kompresyon yöntemlerinin performans parametrelerine daha fazla katkı sağladığı, yoğun maç dönemlerinde sporcuların optimize performans gösterebilmesi için kullanabileceği söylenebilir.

Anaerobik güçBenzetimDikey sıçrama+6
Gizem Akarsu
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının performans ve psikofizyolojik cevaplar üzerine etkilerinin incelenmesi

Yapılan araştırmada, farklı formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının futbolcularda performans ve psikofizyolojik yanıtlar üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, neden–sonuç ilişkisini ortaya koymaya yönelik olarak iki gruplu ön test–son test yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Ankara Batıkent Kartal Spor Kulübü'nde aktif olarak futbol oynayan 16 erkek sporcu (X̄ yaş = 14,88±0,84 yıl) oluşturmuştur. Katılımcılar, aralıklı (n=8) ve sürekli (n=8) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Uygulama süreci dört hafta boyunca, haftada iki antrenman seansı olacak şekilde toplam sekiz dar alan oyunu oturumundan oluşmuştur. Her hafta bir oturum 2v2, diğeri ise 4v4 dar alan oyunları şeklinde planlanmıştır. Futbolculara uygulama öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Değerlendirmeye alınan parametreler arasında ayak reaksiyon süresi, 20 m sürat testi, toplu ve topsuz zigzag testi, RAST testi, Yo-Yo IRT1 testi ve VO₂maks ölçümleri yer almıştır. Bu ölçümlerin analizi için bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Uygulamalar esnasındaysa futbolcuların kalp atım hızları, laktat düzeyleri, algılanan zorluk dereceleri ve fiziksel aktiviteden keyif alma düzeyleri ölçülmüştür. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda Mixed ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre reaksiyon süresi, 20 m sürat testi, topla ve topsuz zigzag testi, RAST testi, VO₂maks ölçümlerinde her iki grupta da anlamlı düzeyde gelişim gözlenmiştir (p<0,05). Ancak gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Dar alan oyunları sırasında ölçülen ortalama kalp atım hızı, kalp atım hızının maksimal kalp atım hızı yüzdesi, zirve kalp atım hızı, zirve kalp atım hızının maksimal kalp atım hızı yüzdesi, algılanan zorluk derecesi ve laktat değerlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Bulgular hem aralıklı hem de sürekli formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının futbolcuların performans gelişimine önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Antrenman planlamalarında kullanılacak dar alan oyun ve formatının, hedeflenen performans bileşenlerine uygun olarak seçilmesinin; sporcuların performans ve psikofizyolojik gelişim süreçlerini optimize etmede önemli bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır.

Anaerobik güçDar alan oyunuFiziksel dayanıklılık+3
Bahaüddin Türkarslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karate ve taekwondo sporcularının anaerobik güç kapasitelerinin karşılaştırılması

Amaç: Karate ve taekwondo sporu yapan bireylerin, anaerobik güç kapasitelerinde farklılık olup olmadığının tespit edilmesi araştırmanın ana amacı olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Karate için 31 ve taekwondo branşı için 30 gönüllü sporcu araştırmaya katılım sağlamıştır. Sporculara ait anaeronik güç kapasiteleri (optimum yük, maksimum güç, ortalama güç, minimum güç, güç düşüşü ve yorgunluk indeksi) ölçülmüştür. Ölçüm sonuçlarının, karate ve taekwondo branşına göre farklılık gösterip göstermediği, SPSS 26 programı kullanılarak Bağımsız Örneklem T-Testi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre; optimum yük, minimum güç, yorgunluk indeksi karate ve taekwondo spor branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Karate sporcularının maksimum güç, ortalama güç ve güç düşüşü ortalamalarının, taekwondo sporcularına göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Karate sporcularının taekwondo sporcularına göre daha yüksek düzeyde maksimum güç, ortalama güç ve güç düşüşü ortalamalarına sahip olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karate, Taekwondo, Anaerobik Güç, Spor.

Anaerobik güçBireysel sporlarKarate+3
Murat Saygın
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter bayanların dokuz haftalık koş - yürü ve aerobik - step egzersizlerinin fiziksel - fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma sedanter bayanların dokuz haftalık koş-yürü ve aerobik-step egzersizlerinin fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması amacı ile yapılmıştır.Deneklerin yaş ortalamaları koş-yürü grubu (n=15) 37,20±2,04, aerobik-step grubu (n=15) 37,60±1,76 yıl olan, 30 gönüllü sedanter bayandan oluşturulmuştur. Gruplardan biri 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında koş-yürü egzersizi yaparken diğer grup 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında aerobik-step egzersizi uygulamışlardır. Tüm deneklerin egzersiz programları öncesi ve sonrası fiziksel özellikleri ve fizyolojik parametreleri, vücut kompozisyon ölçümleri, çevre ölçümleri, maksimal aerobik güç (MaxVO2 ) ve anaerobik güç; (ZG, MG, OG, YI) ölçümleri alınmıştır.Grup içi değerlendirmelerde Paired Samples-t test ve gruplar arası değerlendirmelerde ise Independent-Samples t test'i kullanıldı. Önemlilik seviyesi olarak p<0.001 ve p<0.05 anlamlılık seviyesi alındı.İstatiksel sonuçlara göre koş-yürü ve aerobik-step grubu kendi içlerinde ve gruplar arası karşılaştırmalarda VKİ, yağ %, yağ kütle (kg) değişkenlerinde ve bel, kalça, ölçümlerinde anlamlı sonuçlar bulundu. MaxVO2 değerinde her iki grupta kendi içlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı sonuç bulunamadı. Koş-yürü grubu kendi içerisindeki karşılaştırmada ZG ve OG değerlerinde anlamlı sonuçlar bulundu ve aerobik-step grubunda ZG, MG, OG ve YI değerlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda aerobik- step grubunun ZG değerinde anlamlı sonuç bulundu.Sonuç olarak; koş-yürü ve aerobik step egzersizlerinin kilo vermeyi hızlandırdığı fiziksel uygunluk parametrelerine pozitif etkileri olduğu bulundu. Ayrıca koş-yürü egzersizinin aerobik kapasiteyi olumlu yönde geliştirdiği, aerobik-step egzersizinin ise anaerobik gücü olumlu yönde geliştirdiği söylenebilir.Anahtar kelimeler: Sedanter Bayan, Koş-Yürü Egzersizi, Aerobik-Step Egzersizi, Vücut Kompozisyonu, Aerobik Güç, Anaerobik Güç.

Aerobik güçAnaerobik güçEgzersiz+7
Güner Çiçek
İnönü University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
10
DoktoraAçık ErişimTR

Alt beden elektromyostimülasyon antrenmanı ve detraining'in performansa etkileri

Elektromyostimülasyon (EMS), kas ya da sinir bölgelerine dışsal olarak uygulanan elektriksel akımlarla kassal aktivasyon elde etme ve bu yolla istemli olarak aktive edilmesi zor olan hızlı motor ünitelerin yavaş motor ünitelerle beraber senkronize katılımıyla antrene edilerek sportif performansta fonksiyonel artışlar elde etme amaçlı kullanılan konvansiyonel olmayan bir antrenman metodudur. Bu çalışmanın amacı 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve takip eden 4 haftalık detraning periyodunun performansa etkilerini araştırmaktır. Çalışmada yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif 38 gönüllü katılımcı (yaş: 21.5±2.5yıl, boy uzunluğu: 175±6.5cm, vücut ağırlığı: 67.7±7.7kg, beden kütle indeksi: 21.7±1.9kg/m2, vücut yağ yüzdesi: %14.4±5.3) EMS grubu (EG, n=16) ve istemli grup (İG, n=22) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, skuat ve aktif sıçrama, 40m sprint, izokinetik kuvvet (60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda diz ekstansiyon-fleksiyonu), anaerobik güç ve kapasite testleri yapılmıştır. EG, 6 hafta boyunca haftanın 2 günü 110-120o diz eklem açı aralığında maksimal istemli izometrik kasılmalarla senkronize olacak şekilde baldır, uyluk ve kalça bölgesi majör kaslar üzerine yerleştirilen şerit elektrotlar aracılığıyla uygulanan EMS antrenmanına katılmıştır. İG ise EG grubuyla aynı uygulamayı EMS olmadan yapmıştır. Takip eden detraining süreci boyunca katılımcıların hiçbiri herhangi bir alt beden egzersizine katılmamıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası yapılan test ve ölçümler arasında fark olup olmadığı tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analiziyle incelenmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilere logaritmik dönüşüm uygulanmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı fark gösteren ortalamaların belirlenmesinde post-hoc testlerinden LSD (En küçük önemli fark) testi kullanılmıştır. Antrenman süreci ve bunu takip eden detraining sonrası skuat sıçramada gruplararası (p=0.043) ve grupiçi (p=0.034) anlamlı fark bulunmuştur. Antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, aktif sıçrama, 40m sprint, 60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda sağ ve sol diz ekstansiyon ve fleksiyon izokinetik kuvveti, anaerobik güç ve kapasite değişkenlerinde ise gruplararasında istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır. Bu bulgular skuat sıçrama haricindeki diğer tüm değişkenler açısından 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve 4 haftalık detrainingin performansa etkisi olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak maksimal izometrik kasılmalar üzerine maksimal tolere edilebilen akım şiddetinde uygulanan alt beden EMS antrenmanının yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif bireylerde konvansiyonel antrenmanlardan daha etkili olmadığı ve farklı protokollerle daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim olduğu belirlenmiştir.

Anaerobik güçAntrenmanEgzersiz+5
Celil Kaçoğlu
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sporcularda L-Karnitin takviyesinin yüksek şiddetli aralıklı egzersiz sonrası kas hasarı ve gecikmiş kas ağrısı (GKA) üzerine etkisinin incelenmesi

Sporcularda sezona hazırlık aşamasında fizyolojik yetersizlik sonucu sıkça karşılaşılan erken yorgunluk ve devamında toparlanma/yenilenme aşamasındaki sürenin uzaması hem sporcular hem de antrenörler için performansı olumsuz etkileyen bir süreçtir. Yoğun ve yüksek şiddetli egzersizleri takiben meydana gelen yorgunluk arttıkça egzersize katılan kasların sarkomerlerinde yapısal bozulmalar meydana gelmektedir. Bu süreç egzersize bağlı kas hasarı ile sonuçlanmakta ve dolayısıyla hem sporcunun gelişim sürecine hem de antrenman veriminde kısa süreli gerilemeye neden olmaktadır. Öte yandan L-Karnitin takviyesinin sağlıklı bireyler veya sporcular üzerinde egzersize bağlı meydana gelen kas hasarı ve gecikmiş kas ağrısına yönelik olumlu yanıtlar mevcuttur. Amaç: Bu doğrultuda çalışmanın amacı; sporcularda L-Karnitin takviyesinin yüksek şiddetli aralıklı egzersizler sonrası kas hasarı ve gecikmiş kas ağrısı üzerine etkisini incelemektir. Metod: Çalışmaya aktif olarak spor yapan 25 sporcu (yaş, 20,48±1,61 (yıl)) katılım sağlamıştır. Çalışma wingate -tabanlı yüksek şiddetli aralıklı egzersiz döngülerini içeren (wingate bisiklet ergometresinde 4 dakika aralıklarla bölünmüş, 4 tekrarlı 30 saniyelik maksimal eforlar içeren) çift kör randomize kontrol gruplu bir tasarım içermektedir. Katılımcılar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Öntest olarak katılımcılara wingate-tabanlı yüksek şiddetli aralıklı egzersiz uygulandı. Daha sonra Katılımcılara 21 gün boyunca günde 3 defa olacak şekilde 3g/gün L-Karnitin veya Plasebo olarak pudra şekeri verildi. Sontest uygulamasından sonra katılımcılardan kas hasarı biobelirteçleri için; diyet başlangıcı hemen öncesi, egzersiz hemen öncesi, egzersizden 2 saat, 24 saat, 72 saat sonra kan örnekleri toplandı. Ayrıca egzersiz bitimi 1.,3.,5.,7. ve 9. dakikalarda parmak ucundan kan laktat düzeyine bakıldı. Bulgular: Katılımcıların plazma total karnitin değerleri tüm ölçüm zamanlarında L-Karnitin grubu katılımcıları için daha yüksekti (p<0,05). Katılımcıların çoklu wingate testi sonrası egzersiz performansı güç çıktıları her iki grup için benzerdi (p>0,05). Biokimyasal analizler sonucu 2, 24, 48 ve 72 saatlik kan ölçümlerinde kas hasarı biobelirteçlerinden kreatin kinaz ve laktat dehidrogenaz enzimleri tüm ölçüm zamanlarında gruplar arasında benzer artış göstermiştir (p>0,05). Gecikmiş kas ağrısı ölçümlerinden ilk 2 ve 24 saat için L-Karnitin grubu katılımcıların puanları Plasebo grubu katılımcıların puanlarından yüksekti (p<0,05). Fakat 48. ve 72. saatlerde yapılan ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p>0,05). Sontest sonucu katılımcıların kan laktat değerleri gruplar arasında farklılık göstermemektedir (p>0,05). Sonuçlar: Çalışmaya ait veriler sonucunda sporcularda, 21 günlük L-Karnitin takviyesinin plazma total karnitin konsantrasyonu üzerinde bir artış göstermesine rağmen yüksek şiddetli egzersizler sırasındaki güç çıktılarında, yorgunluğun geciktirilmesinde, vücut kompozisyonunda, egzersiz sonrası toplarlanmada dinlenik kalp atımı üzerinde ve çalışmanın odak noktasını oluşturan gecikmiş kas ağrısı ve egzersize bağlı kas hasarı üzerinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında ergojenik bir fayda sağlamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ergojenik Yardım, Gecikmiş Kas Ağrısı, Kas Hasarı, L-Karnitin, Sporcu Beslenmesi, Yüksek Şiddetli Aralıklı Egzersiz

AnaerobikAnaerobik güçAnaerobik kapasite+3
Muhammet Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Güreşçilerde 12 haftalık teknikle bağlantılı dayanıklılık antrenman programının güreşçilerin çevre ölçümü, vücut kompozisyonu, aerobik ve anaerobik gücü üzerine etkilerinin araştırılması

Bu tez, güreşçilerde 12 haftalık teknikle bağlantılı dayanıklılık antrenman programının güreşçilerin çevre ölçümü, vücut kompozisyonu, aerobik ve anaerobik gücü üzerine etkilerinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmaya aktif olarak 6-8 yıl arasında güreş yapan 18-24 yaşları arasında, ulusal düzeyde derece yapmış 22'si deney, 20'si kontrol grubu olmak üzere toplam 42 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara tanımlayıcı bilgi formu, vücut ağırlığı, vücut çevre ölçümü, vücut kompozisyonu, aerobik ve anaerobik güç ölçümü, durarak uzun atlama, beden kitle indeksi, parmak kuvveti ölçüm testleri uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına haftada 6 gün normal antrenman programları uygulanmıştır. Kontrol grubuna haftada 6 gün dayanıklılık antrenman programı uygulanırken deney grubuna kontrol grubuna uygulanan antrenman programına ilaveten haftada 3 gün teknikle bağlantılı dayanıklılık antrenman programı uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubu güreşçilere ön-test ölçümleri antrenman programı başlamadan önce, son-test ölçümleri ise 12 haftalık antrenman programından sonra yapılmıştır. Güreşçilerin fizyolojik ve teknik kapasitelerini tespit etmek için alan ve laboratuvar testleri uygulandı. Elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir ve deney ve kontrol grubu güreşçiler arasındaki farklılıkları belirlemede karışık ölçümler için tekrarlı ölçümler anova, ana etki testi uygulanmıştır ve p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Yapılan testler sonucunda vücut ağırlığı, deney grubunun üst kol gevşek, önkol gevşek, alt bacak gevşek, alt bacak kasılı, göğüs gevşek, vücut yağ yüzdesi, beden kitle indeksi, aerobik güç, 6sn relatif güç, durarak uzun atlama ve sağ pinch ölçüm değerleri istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Alt boyutunda ise deney grubu, VYY, aerobik güç, 6sn relatif güç, 30sn power peak, 30sn relatif güç, deney ve kontrol grubu sol pinch, kontrol grubu 6 sn power avg, son test- öntest ölçüm sonuçları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p˃0,05). Bu tez 02.02.2024 tarih ve 2024/01 no'lu etik kurul kararı alınarak yapılmıştır. Sonuç olarak güreşçilerde 12 haftalık teknikle bağlantılı dayanıklılık antrenmanlarının güreşçilerin fiziksel ve fizyolojik performanslarına pozitif yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Anaerobik güç
Kübra Kaya
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

15-18 yaş arası basketbolcularda farklı egzersiz şekillerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye etkisi

Bu çalışmanın amacı; yaşları 15-18 arasında değişen amatör ligde oynayan basketbolcuların denge, postür ve core stabilizasyon egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye olan etkisini araştırmaktır. Çalışmaya Pınar Karşıyaka Basketbol oynayan yirmi sekiz (n:28) erkek oyuncu dahil edilmiştir. Çalışmamız İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Spor Hekimliği Anabilim Dalı uygulama laboratuvarı ve Karşıyaka Basketbol Spor Kulübü Kağıthane şubesinde yapıldı. Çalışmada sporcular Random Allocation Software 2.0 ile randomize olarak 2 gruba ayrıldı. Denge ve postür egzersizleri yaptırılan grup Grup 1; denge, postür ve core stabilizasyon egzersizleri yaptırılan grup ise Grup 2 şeklinde adlandırıldı. 8 hafta boyunca haftada 3 gün fizyoterapist tarafından egzersizler yaptırıldı. Çalışmaya başlamadan önce sosyo-demografik bilgi formu sporcular tarafından doldurulup; Wingate Anaerobik Test, Plank Test, Kör Leylek Duruşu Testi, New York Postür Analizi Değerlendirme Anketi, skinfold ölçümü, Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği ve Shuttle Run Saha Testi yapıldı. Aynı testler 8 haftanın sonunda tekrar uygulandı. Sporculara Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA) sadece çalışmaya başlamadan önce uygulandı. Çalışmanın sonucunda denge testi sağ-sol ayak, plank test(sn), postür analizi skoru ve VO2maks (ml/kg/dk) her iki grupta da çalışma öncesi ve sonrası anlamlı bir değişim göstermiştir (p≤0,05). WAnT değerleri Grup 1 anlamlı bir değişme gösterirken, Grup 2 de anlamlı bir değişme göstermemiştir (p≤0,05). Gruplar arası WAnT, VO₂maks, Plank test, New York Postür skoru, Kör Leylek Denge Testi ve skinfold ölçümlerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p≤0,05). Her iki grubun MoCA puan ortalamaları normal kognitif durum için yeterli olan puanın altında tespit edilmiştir (Grup 1 X:19.79 Grup 2 X:19 ). Sonuç olarak denge ve postür egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteyi yükselttiğini ek olarak uygulanan core stabilizasyon egzersizlerinin bu bağlamda kayda değer bir etkisinin olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: postür egzersizleri, denge egzersizleri, core stabilizasyon, wingate, shuttle run

Aerobik güçAnaerobik güçBasketbol+4
Barış Celbek
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Evaluation of the relationship between actn3 R577X polymorphism and anaerobic power capabilities of ultimate frisbee players

Ultimate Frisbee (Ultimate) is identified as limited contact, fast-paced, mixed –both male and female players competing together– a team sport. Players do running, cutting, guarding, jumping, throwing, catching, laying out during the game. Ultimate comprises an enormous amount of both low and high level running, which can cause exhaustion during or after a competition. Consequently, the capacity to execute high-intensity sprinting might have an extremely important role in an individual's competition performance. The main aim of the study is to evaluate the relationship between R577X polymorphism of the ACTN3 gene and the anaerobic power capabilities of Ultimate Frisbee players. The study involved 30 volunteer athletes (21M, 9F; 21,03±2,04 years) from Yeditepe University Ultimate Frisbee Team and 30 volunteer controls (19M, 11F; 22,17±1,39 years). To determine the anaerobic power, four tests were used: Vertical Jump Test, Running-based Anaerobic Sprint Test (RAST), Triple Hop for Distance and Closed Kinetic Chain Upper Extremity Test. Genotyping of groups was determined by using real-time PCR, and the statistical analysis of the data was performed by the SPSS v23.0 program. According to our results, the RR genotype was determined in 12 (40%), RX genotype in 13 (43%) XX genotype in 5 (17%) Ultimate Frisbee players. In the control group, genotype distributions were determined 12 (40%), 11 (37%), and 7 (23%) respectively. In terms of anaerobic test outputs, there was a moderate to a strong correlation between vertical jump performances and sprint times of both Ultimate players group (r= 0.366 - 0.709; p<0.05) and the control group (r=0.548 - 0.835; p<0.05). According to the RAST results, the Fatigue Index (FI) was observed statistically different between Ultimate players and the control group (p = 0.012, 6.02 ± 3.52 watts/sec in the study group; 4.17 ± 1.71 watts/sec in the control group). Our results contradict previous studies in which athletes with the RR and RX genotype in the R577X polymorphism of the ACTN3 gene had higher anaerobic performance values. Nevertheless, we think that future studies should be studied with larger samples. Key Words: ACTN3, anaerobic performance, athletic performance, Ultimate Frisbee

Anaerobic powerPolymorphism-geneticSports+2
Mehmet Alperen Pekdaş
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya, yaşları ortalaması 21.29±2.73 yıl, boyları ortalaması 1.67±0.059 m, vücut ağırlıkları ortalaması 59.64±8.509 kg ve spor yaşları ortalaması 10.29±3.32 yıl olan 14 kadın Milli Tekvandocu; yaşları ortalaması 21.81±3.23 yıl, boyları ortalaması 1.82±0.088 m, vücut ağırlıkları ortalaması 73.75±14.187 kg ve spor yaşları ortalaması 11.94±3.45 yıl olan 16 erkek Milli Tekvandocu olmak üzere toplam 30 milli sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların anaerobik güçlerini ölçmek için Wingate testi, çabukluk performanslarını ölçmek için 5 metre çabukluk testi ve çeviklik performansını değerlendirmek için ise T testi uygulandı. Kadın sporcuların çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r= -0.547) ve anaerobik ortalama güç (r= -0.536) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç kadın sporcularda çabukluk performansını sırasıyla 30 %; 29 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış kadın sporcularda çabukluk performansını -0.001 oranında etkilemektedir (P<0.05). Erkek sporcularda da çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r=0.503) ve anaerobik ortalama güç (r=0.506) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç çabukluk performansını sırasıyla 25 %; 26 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış çabukluk performansını sırasıyla (0.0004; 0.001) oranında etkilemektedir (P<0.05). Ayrıca, erkek sporcuların çeviklik performansı ile anaerobik zirve güç/kg (r= -0.507) ve anaerobik ortalama güç/kg (r= -0.508) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Hem anaerobik zirve güç/kg hem de anaerobik ortalama güç/kg çeviklik performansını 26 % açıklamakta olup, anaerobik zirve güç/kg'daki bir birimlik artış ve anaerobik ortalama güç/kg'daki bir birimlik artış çeviklik performansını sırasıyla (-0.229; -0.344) oranında etkilemektedir (P<0.05). Sonuç olarak; kadın sporcularda, anaerobik güçteki artış çabukluk performansını arttırırken çeviklik performansında herhangi bir değişim ortaya koymamaktadır. Erkek sporcularda ise rölatif anaerobik güçteki artış çeviklik performansını olumlu yönde etkilemektedir.

Anaerobik güçBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıHız+5
Mine Taşkın
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanlarının alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisinin incelenmesi

TURGUT, K., Kadın Voleybolcularda Süper Slow Motion Kuvvet Antrenmanların Alt Ekstremite Kuvvetine ve Anaerobik Güce Etkisinin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2018. Bu çalışmada "Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanların alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisi" amaçlanmıştır. Yaş ortalamaları n=14 & deney grubu 20,35±2,11 yıl; n=14 & kontrol grubu 21,1±0,41 yıl olan sporculara sekiz hafta boyunca süper slow motion (SSM) kuvvet antrenmanı ve kontrol grubuna rutin antrenman uygulandı.Boy uzunluğu SSM n=14 & deney grubu; 171,286 ± 8,250 cm; n=14 & kontrol grubu 169,429 ± 7,325 cm, vücut ağırlığı SSM n=14 & deney grubu; 58.85±12,65 kg ; n=14 & kontrol grubu 61,44±8.54 kg toplamda 28 katılımcı yer aldı.Araştırmada sekiz haftalık süreçte ilk ve son haftalarda vücut ağırlığı, dikey sıçrama ve wattbike ergobisiklette 6 sn-30sn anaerobik güç değerleri tespit edilmiştir. Ayrıca dikey sıçrama, squat ve göğüs pres hareketlerinde güç değerleri MYO test aracılığı ile kayıt altına alındı. Katılımcıların ön kol, göğüs pres, önden omuz pres, lat çekişi, bacak pres, arka bacak bükme, bacak açma, parmak ucu yükselme hareketlerinde bir maksimum tekrarları (1 MT) kg cinsinden tespit edildi. Deney grubunda yer alan katılımcılar kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 50 değeri ile 2 sn konsantrik- 4 sn eksantrik olarak ilk hafta kuvvet antrenmanına katıldılar. Devamında 2.,3. ve 4. Haftalarda her hafta % 5 'lik yüklenme artışı uygulandı. 4. Hafta sonunda 1 maksimum tekrarları belirlendi. Kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 70'i ile 3 sn konsantrik- 6 sn eksantrik olarak programa 5. ve 6. Haftalarda devam edildi. Son iki hafta yüklenme yoğunluğu % 80 olarak arttırılarak antrenman periyodu sonlandırıldı. Çalışmalar 8 hafta boyunca, haftada 3 gün olacak şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar rutin antrenman programlarına devam etmişlerdir. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 17 paket programı kullanıldı. tekrarlı ölçümler varyans analizinde(Repeatedmeasures anova)zamanXgrup etkileşimi ve simple effect değerledirilmesi yapıldı. Uygun testin belirlenmesi için hipotezler test edilmeden önce verilerin normal dağılıma sahip olma durumlarına bakılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda katılımcıların ölçümler arası göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn), squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6-30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı fark görülmüştür (p<0.05). Ancak squat dikey sıçrama yüksekliği (cm), ve squat absolut güç (watt) değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Katılımcıların GrupXölçüm olarak değerlendirildiğinde göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn) ve 30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Fakatsquat dikey sıçrama yüksekliği (cm), squat absolut güç (watt),squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde anlamlı farklılık görülmemektedir. Sonuç olarak; Elde edilen bu verilere göre Süper slow motion kuvvet antrenmanın anaeobik güç ve dikey sıçrama hızına katkı sağlamaktadır. Antrenmanın etkisine GrupXÖlçüm olarak değerlendirildiğinde anaerobik absolut güç üzerine etkisinin daha belirgin olduğu görülmektedir. Voleybol branşında süper slow motion kuvvet antrenmanlarına yer verilmelidir. Fakat kuvvet uygulamalarında yüklenme şiddetinin sporcuda sakatlık oluşturmayacak düzeyde ve konsantrik-eksantrik kasılma sürelerinin uygulama sırasında etkinliği göz öününde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Süper slow motion, Anaerobik güç,dikey sıçrama

Alt ekstremiteAnaerobik güçAntrenman+7
Koray Turgut
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimEN

Investigation of the effect of rapid weight loss on anaerobik performance lactic acid and creatin kinase values in wrestler

The aim of this study is to examine the effects of rapid weight loss (HKK) on the competition performance of wrestlers. Elite wrestlers (n=10) over the age of 18 (age x̄: 22.90±5.15 years) competing in the adult category (height x̄: 1.75±78) voluntarily participated in our study. In the study, participants lost 4.3% of their body weight in 5 days. Body fat percentage (BYY), urine density analysis, wingate anaerobic power test, blood lactate and creatin kinase (CK) values were determined, including SDL and KKS, and the results were compared by applying a two-way anova test in repeated measurements. While a decrease was found in the rates of HCC-related VYY (P<0.05), no significant difference was found in urine pH, urine densities (sg), HR and blood CK values (P<0.05). In addition, according to the results of KKO and KKS; Wingate anaerobic power test maximum anaerobic power (MAG), maximum anaerobic capacity (MAC), fatigue index (YI) and Lactate and CK values were not statistically significant (P<0.05). In addition, the results of the main effect of the application were examined; While it was determined that there was a significant difference in MAG values (P<0.04), Lactate values (P<0.00) and IR (%) values (P<0.03), there was no significant difference in MAC values. As a result; It has been determined that HKK does not affect the anaerobic performance of the wrestlers. In addition, when the main effect of the application is examined; While it was seen that the WPS lactate data of the wrestlers were lower than the SDL data, it was determined that the blood CK values of the wrestlers were above the reference values after the application tests. Keywords: Anaerobic power, wrestling, weight loss, creatine kinase, lactic acid

Anaerobic powerWrestlingWrestlers+6
Erkan Polat
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bayan voleybolculara uygulanan kor stabilizasyon egzersizlerinin denge ve anaerobik performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı, bayan voleybolculara altı hafta süre ile bosu topu kullanılarak uygulanan kor stabilizasyon egzersizlerinin, denge ve anaerobik performansa etkisinin belirlenmesidir. Araştırmaya Türkiye Voleybol Federasyonu'nun Bayanlar 2. Ligi Takımı Kazan Belediye Spor Kulübü'nde mücadele eden toplam 15 (yaş 23,5 ± 4,0 yıl, boy uzunluğu 1,73 ± 0,08 m, vücut ağırlığı 66,4 ± 9,1 kg, spor yaşı 11,6 ± 5,1 yıl) bayan sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada, sporculara sırasıyla denge, dikey sıçrama, kor stabilizasyon, durarak uzun atlama, sağlık topu fırlatma, 30 m. sürat ve çeviklik testleri; antrenman programı öncesi ve altı hafta sonrasında olmak üzere iki defa uygulanmıştır. Sporculara altı hafta boyunca, haftada üç gün, takım ısınmasından sonra yaklaşık 20 dakika bosu topu ile kor stabilizasyon egzersiz programı uygulanmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Altı haftalık kor stabilizasyon egzersiz programı sonrası grubun; anaerobik performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu görülürken (p<0.05), denge performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Yapılan altı haftalık antrenman sonucunda; anaerobik performansın olumlu yönde etkilendiği fakat denge performansında herhangi bir değişikliğe neden olmadığı görülmüştür.

Anaerobik güçDengeEgzersiz+5
Ali Cenk Tortum
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determination of the relationship between upper extremity muscle strength, anaerobic capacity, aerobic capacity and sportive performance in wheelchair basketball athletes

This study was aimed to investigate the relationship between isokinetic muscle strength of shoulder internal and external rotation, grip strength, anaerobic capacity, aerobic capacity and sportive performance in wheelchair basketball athletes. 26 wheelchair basketball athletes were involved into the study. Wheelchair basketball players were divided into two groups according to the classification levels (Group 1: less than 3 points, Group 2: 3 points and higher). Upper extremity muscle strengths were evaluated with the ISOMED 2000® isokinetic device. Hand grip strength was evaluated with hydraulic hand dynamometer. The measurement of the aerobic capacity was measured using its own wheelchair on the treadmill by applying a custom ramp protocol. Anaerobic capacity was evaluated with Wingate anaerobic power test (WAnT) for 30 seconds in standard laboratory conditions. The sportive performances were assessed by "20 m Sprint test", "Slalom Test" and "Zone Shot" tests. There was a significant correlation between the sports performance and the isokinetic muscle strength of shoulder internal and external rotation, aerobic and anaerobic capacities (p <0.05). There was no significant relationship between grip strength and sport performance parameters (p> 0.05). When comparing groups significant difference was found in favor of isokinetic muscle strength, grip strength, aerobic and anaerobic capacity and sports performance 3 points and higher group (p <0.05). It was concluded that sportive performance in wheelchair basketball athletes is related to upper extremity muscle strength, aerobic and anaerobic capacity and that upper limb muscle strength, sportive performance, aerobic and anaerobic capacity evaluations to be done will contribute positively to the planning of individual training and exercise programs. Keywords: Aerobic Capacity, Anaerobic Capacity, Isokinetic, Muscle Strength, Shoulder, Sportif Performance, Wheelchair Basketball.

Aerobic powerAnaerobic powerBasketball+7
Çağlar Soylu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansı üzerine etkisi

Direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanları son yıllarda çok fazla tercih edilmiştir. Birçok branşta direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanlarının performansa olan etkileri ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle bu çalışmamızın amacı hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansına etkisini incelemektir. Araştırmada deneysel yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubu 6 kontrol grubu 6 deney olmak üzere 12 sporcudan (21,67±0,52- 21,83±0,75 yıl) oluşmaktadır. Sporcuların haftada 3 günlük hentbol antrenmanlarından sonra 20 dakika direnç lastiği antrenmanı yapmaları sağlanmıştır. Sporcuların ön testi alınıp 8 haftalık direnç lastiği çalışmasından sonra son testleri alınmıştır. Ölçümler Wingate anaerobik güç testi ve özel olarak hentbol kalesinde hazırlanan atış testi ile alınmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği Shapiro-Wilk testi ile tespit edildikten sonra deney ve kontrol gruplarının ön test ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired Sample t testi kullanılmıştır. Grupların ön ve son test arasındaki farklarının gruplar arasındaki karşılaştırılması için ise Independent Sample t testi kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapma ve standart hata olarak sunulup p<0.05 anlamlılık düzeyince incelenmiştir. Ön test son test sonuçları karşılaştırıldığında deney grubunda atış performansına anlamlı etkisi tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol gurubunda atış performansında herhangi bir anlamlı etki tespit edilmemiştir (p>0.05). Grupların ön test son test ortalamalarının birbirleri ile karşılaştırılması ile yapılan analizde ise anaerobik güç parametrelerinden min. power (w) değerinde ve atış performansında deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, hentbolcularda direnç lastiği ile yapılan antrenmanının atış performansı ve anaerobik güce etkisinin olduğu söylenebilir. Performansın yükseltilmesi için direnç lastiği antrenmanlarının ve çeşidinin arttırılması önerilmektedir.

Anaerobik güçAntrenmanEgzersiz+6
Mehmet Yaşar Uçarer
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit grekoromen ve serbest stil güreşçilerde reaktif kuvvet indeksi, maksimal kuvvet ve anaerobik güç özelliklerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, elit grekoromen ve serbest stil güreşçilerde maksimal kuvvet (MK), reaktif kuvvet indeksi (RKİ) ve anaerobik güç (AG) arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya Ankara ilindeki çeşitli spor kulüplerinde lisanslı olarak yarışan 40 serbest stil ve 47 grekoromen stil güreşçi, ortalama yaşı 21.16±4,32 yıl, boy uzunluğu 173,93±7.16 cm, vücut ağırlığı 80.20±13.88 kg, vücut kitle indeksi 26.42±3.75 kg/m2, spor yaşı 9.49±4.74 yıl, vücut yağ yüzdesi 11.50±5.17 % olan toplam 87 gönüllü sporcu katılmıştır. Araştırmada, katılımcılara sırasıyla antropometrik ölçümler, RKİ, dikey sıçrama, bacak kuvveti ve kavrama kuvveti testleri uygulanmıştır. Stiller arası farkı belirlemek için bağımsız örneklem t testi, değerler arasındaki ilişkiyi saptamak için pearson ve spearman testi uygulanmıştır. t tests sonucuna göre MK (mutlak, rölatif ve allometrik), AG ve RKİ değerleri ortalamasının stiller arasında farklı olmadığı tespit edilmiştir. Korelasyon sonuçlarına göre MK (rölatif ve allometrik) ile RKİ arasında, MK (mutlak ve allometrik) ile AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmuşken (p<0.05), AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Grekoromen stil güreşçilerde MK (mutlak) ile AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmuşken (p<0.05), RKİ ile MK ve AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Serbest stilde güreşçilerde ise MK (rölatif ve allometrik) ile RKİ arasında ve MK (mutlak) ile AG arasında anlamlı ilişki olduğu bulunmuşken (p<0.05), AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak bu araştırma MK, AG ve RKİ özelliklerinde stiller arasında fark olmadığını, MK ile RKİ ve AG arasında anlamlı bir ilişki olduğunu fakat AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir.

Anaerobik güçAnaerobik güçGüreş+5
Sinan Kara
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Voleybol oyuncularında core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, voleybolculara uygulanan core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza düzenli voleybol antrenmanı yapan 18-22 yaş arası 18 erkek voleybolcu gönüllü olarak katıldı. Denekler, deney grubu (n=9, yaş: 19.41 ± 2.48) ve kontrol grubu (n=9, yaş: 21.12 ± 2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Kontrol grubu normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna ise voleybol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta boyunca haftada 3 gün core kuvvet antrenman programı uygulandı. Deney grubuna Mountain Climbers, Bicycle Crunch, Leg Raises, Russian Twist, Side Plank, Bridge, Abdominal Crunch, Jack Knife, Superman, Plank Jack olarak bilinen core egzersizler yaptırıldı. Statik denge skorları Biodex Balance System denge testi cihazı ile ölçüldü. Sürat testi (30 m) uygulandı. Anaerobik güçleri dikey sıçrama testi ile ölçüldü. Deney ve kontrol grupları arasındaki istatistiksel değerlendirme için Independent Samples T Testi kullanıldı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. Deney grubuna uygulanan core antrenman programı sonrasında sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlılık tespit edildi (p<0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Sonuç olarak, voleybol oyuncularına uygulanan core kuvvet antrenman programının sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarına olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Core antrenman, Sürat, Statik denge.

Anaerobik güçCore antrenmanDenge+7
Hanife Bora
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

12–14 yaş grubu bayan hentbolculara uygulanan sekiz haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç denge ve sprint performansı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, 8 haftalık pliometrik antrenmanların, 12- 14 yaş grubu bayan hentbolcuların anaerobik güç, denge ve sprint performansı üzerine olan etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya 12- 14 yaşları arasında toplam 28 hentbol oyuncusu dahil edildi. Hentbol oyuncuları deney (n=14, yaş: 13.07±0.83) ve kontrol (n=14, yaş: 13.07± 0.83) grubu olmak üzere 2 gruba ayrılmıştır. Deney grubuna sekiz haftalık, haftada üç gün pliometrik antrenman programı hentbol antrenmanı ile birlikte uygulanmıştır. Kontrol grubu ise düzenli olarak hentbol antrenmanlarına devam etmiştir. Her iki gruba da çalışmanın bir hafta öncesi ve sonrasında yaş, boy, kilo, anaerobik güç, denge ve 30 metre sprint testi ölçümleri yapıldı. Denge ölçümü için izokinetik denge testi yapıldı. Anaerobik güç için ise Wingate testi uygulandı. Verilerin analizi için Paired Samples T testi ve İndependent Samples T testi kullanıldı. Sonuç olarak; grupların ön test ve son test ölçümleri arasında; anaerobik güç, denge ve sprint değerlerinde deney grubu lehine p<0.05 düzeyinde anlamlılık saptanmıştır Deney grubunun ön test ve son testi karşılaştırıldığında anaerobik güç, denge ve sprint ölçümlerinde p<0.05 düzeyinde istatistiksel açıdan anlamlılık tespit edilmiştir. Kontrol grubunun anaerobik güç ve denge ölçümlerinde ön test ve son testleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmamıştır (p>0.05). 12-14 yaş grubu bayan hentbolculara uygulanan 8 haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç, denge ve sprint performansı üzerine olumlu etkileri olduğu düşünülebilir.

Anaerobik güçAntrenmanDenge+5
Zarife Pancar
Gaziantep University
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisi

Bu çalışma, bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza, bireysel ve takım sporları ile uğraşan 24 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllerin yaş, boy, kilo ve alt ve üst ekstremite anaerobik güç ölçümleri alınmıştır. Sporculara ısınmasız (kontrol), aktif ısınmalı ve masaj ile pasif ısınmalı 3 farklı protokol uygulanmıştır. Uygulamalar arasında 24 saat dinlenme verilmiştir. Her uygulanmanın ardından alt ve üst ekstremite için anaerobik güç testi Wingate protokolü ile uygulanmıştır. Alt ekstremite için Monark 894E, üst ekstremite için Monark 891E kefeli bisiklet ergometreleri kullanılmıştır. Isınma uygulamaları arasındaki farkın analizi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve farklılığın hangi grup uygulamasında olduğunun belirlenmesi için Post-Hoc LSD düzeltme testi kullanıldı. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, sporcuların kontrol, pasif ve aktif ısınma uygulamalarında ölçülen alt ve üst ekstremite anaerobik güç testinde anaerobik güç, rölatif anaerobik güç, anaerobik kapasite ve relatif anaerobik kapasite değerlerinde aktif ısınma uygulaması ile kontrol uygulaması arasında aktif ısınma uygulaması lehine anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak üç farklı ısınma protokolünün alt ve üst ekstremite anaerobik güç parametrelerine etkisi incelendiğinde; hiç ısınma yapılmayan ve pasif ısınma yapılan uygulamalara göre aktif ısınmanın yer aldığı ısınma protokolünün anaerobik gücü olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

Anaerobik güçBireysel sporlarIsınma+5
Mustafa Özcan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00

İlgili konular