Çorum
85 theses under this subject heading
Çorum âşık müziğindeki müzik bileşenleri
Anadolu'nun birçok yöresinde olduğu gibi Çorum'da da zengin bir halk müziği birikimi görülmektedir. Çorum yöresi hem anonim Orta Anadolu türkülerine hem de âşık müziğine ev sahipliği yapmaktadır. Âşık müziği, çok eski çağlardan günümüze kadar taşınan sözlü kültürün bir kolu olup, usta çırak ilişkisiyle gelecek nesillere aktarılan geleneksel bir müziktir. Genel yapısı itibarıyla benzer biçimsel özellikler gösterse de yöreden yöreye farklılıklar da arz etmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde kültür, halk müziği ve âşık müziği genel çerçevede özetlenmiştir. İkinci bölümde çalışmanın yöresi olan Çorum'a dair bilgiler verilmiş ve çalışmanın ana konusunu oluşturan âşık müziği incelenmiştir. Çorum yöresinde yetişmiş on adet âşığa ait üçer eser; şiir, makâm, seyir, ölçü gibi alt başlıklarla analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda, Çorum âşık müziğinde kullanılan ortak ögeler belirlenmeye çalışılmış, yöreye ait müzik unsurları ortaya konmuştur. Aynı coğrafyada yetişen âşıkların birbirlerinden etkilendiği, müzikal anlamda benzer özellikler içeren eserler ortaya koydukları tespit edilmiştir.
Cumhuriyet Dönemi'nde Çorum'a dış göçler ve sosyo-kültürel izleri
Göç; bölgelerin demografik yapılarını değiştiren unsurların başında yer almaktadır. Farklı nedenlerle gerçekleşen göçler gönüllü olabildiği gibi zorunlu da olabilmektedir. Göçler sonucu gelenlerin yerleştirilmesi iskân politikaları kavramı altında yer almaktadır. Anadolu, binlerce yıllık tarihi boyunca göç kavramının şekillendirdiği coğrafyaların başında gelmiştir. Bu coğrafyanın bir parçası olan Çorum da dönem dönem göç hareketlerini karşılayan mekânlardan birisi olmuştur. Osmanlı Devleti'nin toprak kayıplarının arttığı 19. yüzyılın ortalarından itibaren Anadolu'ya geçekleşen Müslüman-Türk göçleri Çorum'u da etkilemiştir. Bu nüfus akışı Çorum'un demografik yapısını yeniden şekillendirmiştir. Cumhuriyet Dönemi'ne gelindiğinde Türkiye'ye gerçekleşen dış göçler sonucunda uygulanan iskân politikaları ulus devlet oluşumu sürecinde etkili olmuştur. Yeni Türk Devleti'nin iskân politikaları, Çorum'da da uygulanmış ve kent tarihindeki yerini almıştır. Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi ve Türkiye'ye gerçekleşen diğer dış göçler ile gelenler Çorum'da iskân edilmiştir. Bu tezde mübadiller için emval-i metrukeden yararlanılması, göç edenler için yeni köylerin kurulması ve mevcut köylerde göçmenler için göçmen evlerinin inşası gibi politikalar Çorum'un Akpınar, İkipınar ve Kadıkırı köyleri üzerinden değerlendirilmiştir. Bu köylerde bu göçün izleri, köylere göre farklılık göstermekle beraber, toplumsal yaşamda sosyo-kültürel ve ekonomik olarak günümüzde dahi varlıklarını devam ettirmektedir.
Çorum turizminde kamu yönetişimi: Gelişimi, sorunları ve potansiyel geleceği
Turizm elli civarında alt sektörle birlikte çalışmakta, ekonomi, siyaset, güvenlik, iklim, sağlık gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu çok faktörlü ve boyutlu turizm olgusunun yönetimine ise çok sayıda aktör ve süreç katılmaktadır. Turizm yönetimi için uygulanan yöntem ve modeller farklı olsa da günümüzde yönetişim yaklaşımı benimsenmektedir. Türkiye'de de ilgili yasalar, kalkınma planları, strateji belgeleri turizmde kamu yönetişimi için uygun hale getirilmiştir. Ancak 2006 yılından bu yana çok sayıda ilde örgütlenme gerçekleşmemiştir. Çorum'da tez için alan araştırması yapılmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde yönetişim, destinasyon yönetimi, turizm yönetişimi ve turizmde kamu yönetişimi kavramları açıklanmaktadır. İkinci bölümünde, Türkiye'deki turizm yönetiminin ve turizmde kamu yönetişiminin gelişimi, hukuki durumu, uygulama örnekleri kapsamlı ve ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Üçüncü bölümünde Çorum tanıtılmıştır. Dördüncü bölümünde Çorum turizminin durumu, yönetimi, yönetişim durumu ve aktörlerin turizm yönetişimi için isteklilik durumu yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile araştırılmış; farklı kesimlerden görüşülen 63 katılımcıdan elde edilen bulgulara yorumlanmıştır. Çalışmanın beşinci bölümünde Çorum turizmi için kamu yönetişimi ilkeleri çerçevesinde örgütlenme ve yönetim sağlayacak bir turizm birliği modeli önerilmektedir. Bu birliğin geliştirilen tüzük taslağı ise ekte verilmektedir. Çalışma sonucunda şu hususlar tespit edilmiştir: Çorum'un turizm değerlerinin çok zengin olmasına karşın Çorum'a gelen turist sayısı yetersizdir. Çorum'da turizmin gelişmesi ve turist sayısının artması için her bir aktörün kendi başına yaptığı çabalar yetersiz kalmaktadır. Bundan dolayı Çorum turizminde kamu yönetişimi uygulanması için aktörlerin tam bir görüş ve irade birliği vardır. Anahtar Sözcükler: Yönetişim, kamu yönetişimi, destinasyon yönetimi, Çorum, turizm birliği.
Çorum ili ekonomisi: Sorunları ve çözüm önerileri
SUMMARY It's known that development of a contry, it's not the same incraesing in all area. In the Çorum, supportings of development and progress, we need long short term progress development project. In this working, for problems of city and to solve of tins problems I tried that improve some researchs and reports about city. In the first part of the thesis, I tried to explain geography at the city. According to that, Çorum city has the same climate with in Anatolia and middle Anatolia area. It has 14 conty, 745 village and 30 city. There isn't any problem about substructure. It is the traffic center between the Blacksea and in Anatolia, In transporting. There are some problem about substurcture. In the second part of the thesis is the about economy of the city. According to that, pepole in Çorum need to agriculture and stock breending, to live in the last years there are some increasing about industry and there are to many move in economy. We can find to many industry association in the center. Çorum will be industry center as soon as in Anatolia. Because at increasing industry in Çorum peopel who is tradesmen prefer to industry apartment and organization industry area. Tourism and trade are very important in this city economy. Çorum has a few mineral spring. In the last years, the city's export would be increase. Çorum is the second progress country. In spite of Çorum can get encouragement that has first progress country. IIIn the last of the thesis, we thought about some problems of social-economical that effected economy and we tried to find a solution. According to that, city need some information services about some substructure and some technical, city has a some problems with water. So city need drink, to use and industry water. We have to try to increasing of water spring. There are some problems about financial funds becrause peopel in Çorum need to agriculture and tock-breeding. After that there are some problems about the gouerment have to find solution for these problems. IV
Örgüt kültürü ile örgütsel yapı arasındaki ilişkinin iki farklı ulusa ait işletmeler üzerinde karşılaştırmalı analizi
Bu çalışmanın amacı, Türk ve Japon işletmelerde örgüt kültürü ile örgüt yapısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İki farklı ulusa aitişletmenin örgüt yapısı boyutlarının örgüt kültürü boyutlarına olan etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği internet sayfasında ''Yabancı Sermayeli Üretici Firmalar Japonya'' başlığı altındaki 13 firma ve Japon menşeili firmalarla benzer sektörlerde seçilen Çorum İli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 13 firmada görev yapan yöneticilerden oluşmaktadır. Örneklem ise Japon işletmelerde çalışan 33 yönetici ve Türk işletmelerde çalışan 35 yönetici olmak üzere toplamda 68 kişiden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular SPSS bilgisayar programında, istatistiksel yöntemler regresyon analizi kullanılarak hesaplanmıştır. Analiz sonucunda, Türk ve Japon işletmelerinde benzerliklerden çok farklılıklar tespit edilmiştir. Sadece formalleşme düzeyi ile uyum yeteneği ve departmanlaşma düzeyi ile vizyon arasında benzerlik görülmüştür. Türk işletmelerinde elde edilen veriler doğrultusunda örgüt kültürü ile örgüt yapısı arasındaki ilişki pozitif yönlü olarak belirlenirken Japon işletmelerinde çoğunlukla ilişkilerin anlamsız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Örgüt Yapısı, Regresyon
Şer'i Hukuktan Medeni Hukuka evlilik: Çorum örneği (1840-1930)
Bu çalışmada, Eski Türklerde evlilik hukuku hakkında bilgi verildikten sonra Tanzimat, II. Abdülhamid, İttihat ve Terakki dönemleri evlilik hukuku üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet Dönemi Medeni Kanunu ve Çorum'daki uygulamaları incelenmiştir. Konu esas itibariyle iki ana başlıktan oluşturulmuştur. Birinci bölümde Tanzimat'tan Cumhuriyete kadar olan dönemde evlilik hukuku incelenmiştir. İkinci bölümde ise Medeni Kanun ve Çorum uygulaması üzerinde durulmuştur. Konumuzu Çorum Şer'iye sicillerinden, 1917 Aile nizamnamesinden ve 18401930 Çorum Evlenme Sicil Defterlerinden faydalanarak ortaya koymaya çalıştık. Bununla birlikte çalışmalarımızda diğer ikinci el kaynaklardan da yararlanılmıştır. Anahtar Kavramlar: Evlilik Hukuku, Medeni Kanun, Çorum Evlenme Sicil Defterleri,Nikah
Yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde yaşayan farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların bazı psikolojik parametrelerinin incelenmesi (Amasya-Çorum örneği)
CERİT Emrah. "Yetiştirme Yurtlarında ve Sevgi Evlerinde Yaşayan Farklı Fiziksel Aktivite Düzeylerine Sahip Çocukların Bazı Psikolojik Parametrelerinin İncelenmesi (Amasya- Çorum Örneği)" Doktora Tezi, ÇORUM, 2018. Bu çalışma Amasya ve Çorum Yetiştirme yurtlarında ve Sevgi Evlerinde kalan 14-17 yaşlarındaki kız ve erkek çocukların farklı fiziksel aktivitelere katılım düzeyleri, saldırganlık tutumları ve yalnızlık gibi durumları arasındaki farklılıkların belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Çocukların, gençlerin ve yetiştirme yurtlarında kalan çocukların psikolojik ölçüm değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış olmasına karşın, ülkemizde 14-17 yaş arası yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin bazı psikolojik parametrelerini irdeleyen araştırmaya çok az sayıda rastlanmıştır. Bu nedenle, farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların psikolojik parametrelerinin incelenmesi açısından önemlidir. Çalışma yöntemi olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Amasya İl Müdürlüğü'ne bağlı Amasya erkek-kız yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan 95 erkek, 85 kız ve Çorum İl Müdürlüğü'ne bağlı erkek-kız yetiştirme yurtlarında, sevgi evlerindeki 78 erkek, 64 kız olmak üzere toplam 322 çocuğa ulaşılmıştır. Çocuklara kişisel bilgi formu, atılgan saldırganlık, saldırganlık ve yalnızlık envanterleri uygulanmıştır. Araştırmanın istatistiksel çözümlemeleri SPSS 20 programına göre değerlendirilmiştir. Farklı fiziksel aktivite düzeyleri ve spor yapma sıklığına yönelik veriler kişisel bilgi formundaki sorulardan çıkarımsal olarak elde edilmiştir. Bu nedenle herhangi bir fiziksel aktivite uygulaması yapılmamıştır. Verilerin analizine göre farklı yaş grupları arasında yalnızlık, atılgan saldırganlık düzeyleri açısından anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.05).Yaş arttıkça atılgan saldırganlıkta artış görülürken yalnızlık düzeylerinde ise azalma görülmektedir. Haftada 3 gün ve üzeri fiziksel aktivite yapanların, yapmayanlara göre atılgan saldırganlık puanları yüksek iken yalnızlık puanları ise düşük olduğu söylenebilir. Sonuç olarak fiziksel aktivitenin olumlu etkilerinin yanı sıra yetiştirme yurdundaki ve sevgi evlerindeki çocukların duygusal gelişimlerine de olumlu katkı yapacağının bilinmesi daha da iyisi kişilerin bunu yaşam tarzı olarak benimsemelerinin sağlanması etkili olacaktır.
Hizmet üretiminde kadın girişimciliğinin yeri ve Çorum ili üzerinde bir değerlendirme
Günümüzde sosyal ve endüstriyel değişimler kadının iş hayatına girmesinde önemli bir etkendir. Teknolojideki yeniliklerin günden güne artması sebebiyle bilgiye erişmenin kolaylığı eğitimli kadın sayısında artışa neden olmuştur. Bu anlamda girişimcilik kadınlar için daha cazip bir iş alanı hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı Çorum'da faaliyet gösteren kadın girişimcilerin hem cinsiyete dayalı girişimci özelliklerinin ve niteliklerinin belirlenmesi, hem de hizmet üretimi bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında kadın girişimcileri üretim sektörüne yönlendirmek adına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kavramlar: Girişim, Girişimcilik, Kadın Girişimciliği, Hizmet Üretimi
Sanayide endüstri 4.0 süreçleri: Çorum sanayisinde bir uygulama
Endüstri 4.0'ı günümüz yaşam şartlarını iyileştirmek için biyoloji, teknoloji ve endüstriyel otomasyon alanlarındaki ileri araştırmaları bir araya getirerek insan hayatına değer katmak olarak özetleyebiliriz. Otonom arabalardan, nano robotların hastalıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılmasına ve önceleri hayal dahi edilmeyen çözümlerle yeni bir hayatı yaşıyoruz. Endüstri 4.0 terimi, dijital teknoloji, biyoloji ve donanım otomasyonlarındaki önemli yeniliklerin birleşiminden gelmektedir. Ortaya çıkan siber-fiziksel sistemler kendi basit kararlarını alabilmekte, cihazların, makinelerin, sensörlerin Nesnelerin İnterneti (IoT) aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurabilmeleri sağlanmakta, rahat yönetilebilen, takip edilebilen verimli sistemler süreçlerin dizaynında rol almaktadır. Ani sorunları kısa sürede çözme yeteneği önemlidir. Siber fiziksel sistemler, insanlar için mümkün olmayan ya da bir anda mümkün olmayacak bir dizi iş yürütmekte aynı zamanda da insanları fiziksel olarak destekleyebilmektedirler. İnsan işgücü için tehlikeli ve zor olan bazı görevler, farklı otonom sistemlerle insanların yerini alabilmektedir. Sürecin önemli figürlerinde Nanoteknoloji, Nesnelerin İnterneti, Bulut Bilişim, Veri Analitiği gibi kavramlarla hayatımıza göre donanım ve yazılımlar; sağlık alanından çevre hizmetlerine, hava tahminlerine ve tarım alanındaki faaliyetlere kadar ve artık sıklıkla karşılaşıldığı üzere her tür üretim alanında tahminleme, analiz etme ve iyileştirmelerimizde bize destek vermektedir Malzemelerin özelliklerini geliştirmekte daha fazla güç, daha hafif ağırlık vb. gibi hedeflenen iyileştirmelerde önemli rol oynamaktadır. Anahtar Kavramlar: Endüstri 4.0, Sanayi Devrimleri, Büyük Veri, Robotik Sistemler, Sanal Gerçeklik ...
Seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin Tgmd-II testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
KESKİN, Esin Çağla. Seçilmiş Bazı İlköğretim Okulu Öğrencilerinin TGMD-II Testine Göre Temel Motor Özelliklerinin Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Bu çalışmada, seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin (7-9 yaş) TGMD-II testine göre temel motorik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamızda 199 erkek ve 234 kız çocuk olmak üzere toplamda 433 çocuk denek olarak kullanılmıştır. Ölçüm yapılması belirlenen çocuklar gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Temel motorik özellikleri ölçmede güvenirliliği yüksek düzeyde olan TGMD-II testi kullanılmıştır. Çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesiyle ilişkili olarak temel motor gelişim düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ölçümler yapılmıştır. Çocukların temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri öncelikli olarak normallik testi uygulanmıştır. Normallik testinin ardından çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesi gibi değişkenlerine göre yer değiştirme becerileri, nesne kontrol becerileri ve BKMGT-2 toplam puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. ANOVA sonuçlarının anlamlı olması durumunda varyansların homojenliği varsayımının karşılanması durumunda işlem sonrası Bonferroni testi gerçekleştirilmiştir. Varvansların homojenliği varsayımı karşılanmadığında ise Welch F testi ve işlem sonrası Games-Howell testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmada ele edilen sonuçlara göre; cinsiyete göre yer değiştirme becerilerinde anlamlı bir farklılık göstermezken, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde kız çocuklarının daha iyi olduğu bulunmuştur (t(431)= -2.40, p< .05). Kırsal ve merkez olarak ele aldığımızda nesne kontrol, yer değiştirme ve kaba motor becerilerde merkez kesimde okuyan çocuklarda anlamlı farklılık görülmüştür (t(431)= 5,61, p< 0,001). Yaşlara göre incelediğimizde ise nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde anlamlı bir farklılık bulunurken (F(2, 430)= 4,22, p<0,05), yer değiştirme becerilerinde bir farklılık görülmemiştir. Ebeveyn öğrenim durumunda; anne öğrenim durumu ele alındığında nesne kontrol ve kaba motorda bir farklılık bulunmazken, yer değiştirme becerilerinde lise mezunu annelerin çocukları anlamlı bir farklılıkla daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır( F(2, 430)= 5,95, p<0,05). Baba öğrenim durumunda ise babası üniversite mezunu olan çocukların kaba motor, nesne kontrol ve yer değiştirme becerileri diğer çocuklara göre daha anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir(F(2, 430)= 22,35, p<0,05). Ebeveyn mesleği ele alındığında; anne mesleğinin bir önemi olmadığı, baba mesleğinde ise babası memur olan bireylerin yer değiştirme, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinin daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. (F(3, 429)= 5,20, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Çocuk, Kırsal, Merkez, TGMD-II
Aile işletmelerinde pay sahibi kadınların konumunun incelenmesi: Çorum örneği
Ülke ekonomileri içerisinde aile şirketlerinin payı dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimindedir. Türkiye şirketlerinin neredeyse %90'ını oluşturan aile şirketlerinin, toplam üretim, istihdam ve ortaya konan toplam kazancın büyük bir bölümüne tekabül ettiği görülmektedir. Sahip olduğu yapısal özellikler itibariyle diğer şirketlerden farklı olan aile şirketlerinde yönetici tercihleri çoğunlukla erkek çocuklardan yana kullanılmaktadır. Türkiye'de iş hayatına giren kadınların sayısı gittikçe artmaktadır. Ancak yönetimde bulunan kadınların oranı incelendiğinde aynı artışın gerçekleşmediği görülmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar yönetimde yetersiz temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde Aile şirketleri yönetiminde kadın hissedarların etkinliği araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü nesillere aktarılabilme oranının çok az olduğu, görüşme yapılan kadınların çoğunluğunun yönetimde olduğu, kadın olmalarından dolayı genel olarak bir sorun veya sıkıntı yaşamadıkları, çalışan kadın olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğunu maddi ve manevi yönden birçok katkısının olduğu, yönetimin bütün kademelerinde karar alma, planlama, organizasyon gibi birçok aşamada görev ve sorumluluk alabildikleri, aile büyüklerinin söz sahibi olması ve kararların bu doğrultuda alınmasından dolayı bazı sıkıntıların yaşandığı tespit edilmiştir.
Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörler
Bu çalışma Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Eylül 2019-Mart 2020 tarihleri arasında 775 öğretmenin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formunda katılımcılara ait bilgi formu ile Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı yer aldı. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Ki-kare testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındı. Araştırma grubunun yaş ortalaması 43,6±8,0 yıl olup %52,1'i erkek ve %38,8'i lise öğretmenidir. Öğretmenlerin ölçeğin genelinden aldıkları puanların ortalaması 25,1±2,8 olup beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı %78,2'dir. Araştırma grubunda beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı 35-44 yaş aralığında %44,7 iken 55 yaş ve üzeri grupta %6,5 bulundu (p<0,01). Yeterli düzeyde beslenme okuryazarlığı oranı kadınlarda %52,8 iken erkeklerde %47,2 bulundu (p<0,01). Çekirdek aile yapısı, genel sağlığın iyi olması, normal beden kitle indeksi, 10-19 yıl arasındaki kıdem süresi açısından beslenme okuryazarlığı düzeyi anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı günlük su tüketimi ≥8 bardak olanlarda, fast-food türü yiyecekleri sık tüketmeyenlerde, az tuzlu yiyecekleri tercih edenlerde, gıda etiketinde markaya ve son kullanma tarihine çoğunlukla dikkat edenlerde daha yüksekti (p<0,05). Binary lojistik regresyon analizine göre cinsiyet ve günlük su tüketimi yeterli beslenme okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili faktörlerdi (p<0,05).
Fitness egzersizi yapan bireylerin doping ve gıda takviyeleri hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Araştırmada Çorum ilinde faaliyet gösteren özel spor merkezlerinde fitness egzersizi yapan bireylerin doping ve gıda takviyeleri hakkındaki bilgi düzeylerini belirleyerek bu maddeleri kullanım durumlarını, nasıl temin ettiklerini, profesyonel tavsiye alıp almadıklarını belirleyerek Fitness egzersizinde bir durum tespiti yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca katılımcıların bu maddeleri eczanelerden mi yoksa farklı kaynaklardan mı temin ettiklerinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Çalışmaya 93 erkek ve 43 bayan olmak üzere toplam 136 fitness egzersizi yapan birey, 26 erkek ve 15 bayan olmak üzere toplam 41 serbest eczacı katılmıştır. Yapılan araştırma tarama modelidir ve kesitsel özellik taşımaktadır. Araştırmadaki veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır ve SPSS programında değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda anket uygulanan136 kişinin % 14,7'sinin (20 kişi) doping kullandığı ve % 85,3'ünün (116 kişi) doping kullanmadığı; % 86,8'inin (118 kişi) ise gıda takviyesi kullandığı ve % 13,2'sinin (18 kişi) gıda takviyesi kullanmadığı saptanmıştır. Ayrıca toplamda 136 fitness egzersizi yapan bireyin % 49,3'ünün (erkekler % 58,1; bayanlar % 30,2) doping hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu belirlenirken; toplamda 136 fitness egzersizi yapan bireyin % 55,1'inin (erkekler % 63,4; bayanlar % 37,2) ise gıda takviyeleri hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu belirlenmiştir. Doping veya gıda takviyesi kullanan katılımcıların % 33,1'inin (45 kişi) sağlık profesyonellerine danışmadığı, % 58,1'inin (79 kişi) sağlık profesyonellerine danıştığı, % 4,4'ünün (6 kişi) sağlık profesyonellerine kısmen danıştığı ve % 4,4'ünün (6kişi) kullanmadığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra doping maddelerini katılımcıların % 39'u ilaç dağıtıcılarından ve % 37,5'i eczanelerden; gıda takviyelerini ise % 41,9'u spor salonlarından ve % 29,4'ü antrenörlerinden temin ettikleri bulunmuştur. Serbest eczacılara uygulanan anketten elde edilen verilere göre bireylerin büyük çoğunluğu doping maddesini eczanelerden temin etmeye çalıştığı saptanmıştır. Anket sonuçlarına göre doping ve takviyeler arasında talebin daha çok anabolizanlar, büyüme hormonları ve gıda takviyeleri üzerine yoğunlaştığı ortaya çıkmıştır. Reçete ile temin edilmesi gereken amfetamin, efedrin vb. yasaklı ilaçların illegal yollar ile temin edildiği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Doping, Eczane, Fitness, Gıda Takviyesi
Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumu
Erkeklerin, toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitlikçi değişim, kadının toplumdaki statüsünün yükseltilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesidir. İlişki arayan tanımlayıcı türde bu araştırma 01 Eylül- 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Hitit Üniversitesi'nde gören yapan 301 akademik ve idari personelin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında 64 sorudan oluşan bir anket formu oluşturuldu. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesinde Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği (TCRTÖ) kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 Paket Programı yardımı ile değerlendirildi. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi, One-Way Anova (Post hoc-Tukey) analizi ve Pearson Korelasyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırma grubunun %54,2'si 30-39 yaş grubunda, %78,7'si evli ve %89'u üniversite ve üzeri eğitime sahipti. Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği'nden alınan puanların ortalaması tüm grupta 131,72±21,80 bulundu. Katılımcıların yaş gruplarına göre ölçekten alınan puanların ortalaması arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0,05). Yüksek eğitimliler, akademik statüde çalışanlar ve evli olmayan arasında toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05). Katılımcıların kardeş sayıları toplumsal cinsiyet rol tutumları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Tanışarak evlenme şekli ile geç evlenme yaşı (kendisi ve eşi) katılımcıların cinsiyet rol tutumlarını eşitlikçi yönde değiştiren diğer faktörlerdendi (p<0,05). Eşi herhangi bir işte çalışanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumları daha eşitlikçi bulundu (p<0,05). Ölçekten alınan toplam puanlar çocuğun cinsiyeti, uzun süreli yaşanılan yer ve çocuklukta şiddete tanık olma açısından anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Ekonomik durum ve sağlık algısı iyi olanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05).
Ortaöğretim öğrencilerinin divan edebiyatına bakışı: Çorum il merkezi örneği
Divan edebiyatı devri eserleri, uygun inceleme yöntemlerinden yararlanılması kaydıyla, öğrencilerin bilişsel-duyuşsal yeteneklerini geliştirir ve onlara nitelikli bir güzellik algısı edinmeleri noktasında katkı sağlar. Ne var ki Tanzimat'la birlikte divan edebiyatı ve bu edebî dönemin özellikleri farklı nedenlerden ötürü etkisini kaybetmiştir. Öğrenciler bu dönemin lisanına, güzellik anlayışına, biçim hususiyetlerine ve anlatım şekillerine iyice yabancılaşmışlardır. "Ortaöğretim Öğrencilerinin Divan Edebiyatına Bakışı: Çorum İl Merkezi Örneği" baş-lıklı bu incelemede divan edebiyatı hususunda öğrencilerin belleğine yerleşen düşünceler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada sorunların fark edilmesi için divan edebiyatının idrakiyle alakalı öngörüler üstünden likert ölçeğine bağlı anket oluşturulmuştur. Divan edebiyatıyla ilgili ders almış, ortaöğretim onuncu sınıfta olan öğrencilere divan edebiyatıyla alakalı sorular yöneltilerek bulgular derlenmiştir. Toplanan bulgular, SPSS yazılımında çözümlenerek bu verilerin frekans ayrımları ile yüzdelik dilimleri belirlenmiştir. Üç bölümden oluşan tezin ilk bölümünde araştırma ile ilgili hususlar hakkında bilgiler verilirken ikinci bölümünde araştırma ile ilgili çalışmalar ve nihâyet üçüncü bölümünde ise araştırma ile elde edilen bulgular açıklanmıştır. İnceleme bitiminde ortaya çıkan veriler ışığında da divan edebiyatının öğrencilerin gö-zünde olumsuz bir şekilde algılanmasında en önemli hususun döneme ait dilin anlaşıl-masındaki zorluklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kavramlar: Divan edebiyatı, öğrenci algısı, inceleme, likert ölçeği.
Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışları ve ruhsal sağlık durumu
Bu araştırmanın amacı Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışlarının ve ruhsal sağlık durumlarının değerlendirilmesidir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan araştırma etik kurul onayı alındıktan sonra 22 Eylül-30 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 472 öğrenci oluşturdu. Araştırma 375 öğrencinin katılımıyla tamamlandı. Araştırmanın verilerinin toplanmasında sosyo-demografik bilgi formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-52 ve Genel Sağlık Anketi-12 kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel analizinde; bağımsız gruplar için t testi, One-Way Anova (Post-hoc Tukey testi), Pearson Kolerasyon analizi ve Ki-kare testi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değerleri istatistiksel açıdan anlamlı olarak kabul edildi. Araştırma kapsamına giren öğrencilerin %72,5'i kadın, %27,5'i erkek, %60,8'i' 21 yaşın altında ve yaş ortalaması 20,37±2,04 yıldır. Öğrencilerin %34,1'i birinci sınıfta, %88,3'ü hemşirelik bölümünde öğrenim görmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği toplam puanı 123,14±19,71 olarak bulunmuştur. En yüksek puan ortalamasının kişilerarası ilişkiler, en düşük puan ortalamasının ise fiziksel aktivite boyutuna ait olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeyleri, bölümleri, aile yapısı, ekonomik durum ve genel sağlık algıları, kronik hastalık durumları ile sigara içme durumları sağlık yaşam davranışları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Öğrencilerin %48,3'ünde ruhsal sağlık iyi, %51,7'sinde ruhsal sağlık kötü bulundu. Sürekli olarak köy/kasabada yaşayanlar ile halen sigara içenlerde ve alkol kullananlarda ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Genel sağlığı iyi olanların ruhsal sağlığı da daha iyidir (p<0,05). Arkadaş ilişkisi ve akademik başarı algısı öğrencilerin ruhsal sağlıkları üzerinde anlamlı etkiye sahipti (p<0,05). Bölümünden memnun olanların ruhsal ağlıkları daha iyidir. Son bir yıl içinde kaygı yaşadığını belirten öğrencilerde ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Ruhsal sağlığı iyi olan öğrencilerde sağlıklı yaşam davranışları daha yüksektir (p<0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları azaldıkça ruhsal sağlıkları kötüleşmektedir (p< 0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları orta düzeyde olup en az aldıkları puan fiziksel aktivitedir. Öğrencilerin yarısından fazlasında ruhsal sağlık durumu kötüdür. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları olumlu hale geldikçe ruhsal sağlık durumları daha iyi olmaktadır. Sağlıkla ilgili alanlarda öğrenim gören öğrenciler mesleki ve toplumsal rolleri gereği öncelikle kendi yaşam davranışlarını düzeltmelidirler. Bu sayede fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak hizmet verecekleri toplumu etkileme özelliğini kazanabilirler. Anahtar Kelimeler: Sağlık bilimleri; Sağlıklı yaşam davranışları; Öğrenci; Ruhsal sağlık
Çocuklarını imam-hatip ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir araştırma Çorum örneği
Bu araştırmada çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Günümüz şartlarında bünyesinde 700 binin üzerinde öğrenci barındıran İmam-Hatip Ortaokullarını velilerin tercih etme nedenleri, bu okullardan eklentileri, ailelerin sosyal profili belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamız nitel bir araştırmadır. Araştırmamızın evreni Çorum ili Merkez ilçesinde dört ayrı mahallede bulunan dört İmam-Hatip Ortaokulunda öğrenim gören 40 öğrencinin velilerinden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan velilerimiz 20 anne ve 20 babadan oluşmaktadır. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış mülakat(görüşme) tekniği seçilmiştir. Yapılan mülakatlar esnasında velilerimizin kendilerini rahat ifade edebilmeleri için kimlik bilgilerinin alınmayacağı belirtilmiştir. Yapılan mülakatlar sonucunda edinilen veriler başlıklarına göre incelenmiş ve ihtiyaç görülen yerlerde alıntılar yapılarak kullanılmıştır. Araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmamızın problemi, amacı, önemi, sınırlılıkları ve alanla ilgili yapılmış çalışmalardan oluşmaktadır. İkinci bölüm, yöntem, örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi başlıklarından oluşmaktadır. Üçüncü bölüm de araştırmamızın daha iyi anlaşılması için imam-hatip Okullarının tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan öğrenci haraketliliği ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırma sonucunda elde edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmamızın sonucuna yer verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda elde etmiş olduğumuz bulgulara dayanılarak, ebeveynlerin öğrencilerini İmam-Hatip Ortaokuluna, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmelerini, ibadetlerine dikkat eden terbiyeli ahlaklı bireyler olmalarını, iyi bir din eğitimi almalarını istedikleri için ve aynı zamanda akademik olarak da başarılı bireyler olmalarını istedikleri için gönderdikleri soncuna varılmıştır. Anahtar Kavramalar: Din, Din Eğitimi, İmam-Hatip Okulları, Tercih.
Mecitözü ilçe merkezi ve çevresinde dini ziyaret yerleri
Kutsal olduğuna inanılan ziyaret yerlerinden yararlanmak amacıyla, hatırı sayılır sayıda ziyaretçi bu alanlara yönelmektedir.Başvurulan ziyaret yerleri toplum için önemli işlevlere sahiptir.Belirli yerler; ağaçlar, mezarlar, sular vb. şeyler insanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir. Bu yerlerin ziyaret edilmesi din sosyolojisi açısından karşımıza çıkan önemli bir araştırma konusudur.İnsanlar çeşitli maddi ve manevi sebeplerden bu yerleri belli zamanlarda ziyaret ederler.Buralarda çeşitli Uygulamalar yapılır ve dualar edilir. Bu uygulamalarda, İslam öncesi Türk inanç ve kültürünün izleri görülmektedir. Ziyaret fenomeni, İslami motiflerle karışık halk dindarlığının, inanışlarının ve uygulamalarının yansımaları olarak görülmektedir. Ziyaretin sebebi genellikle çaresiz ve ruhi bunalımda olan insanlar için psikolojik tatmin merkezi olmakla birlikte, sahip olunmak istenen çeşitli şeylerin elde edilmesinde burada yatan kişilerin manevi güçlerinden faydalanmak amacıda taşımaktadır. Hastalıklardan muzdarip olanların, maddi zorluk çekenlerin, dileklerine ulaşmak isteyenlerin müracaat yeri bu Mekânlardır. Mecitözü İlçe Merkezi ve Çevresinde Dini Ziyaret Yerleri adlı bu çalışma ziyaret fenomenini açıklayarak, bu bölgedeki ziyaret yerlerini, yöre halkının buralarla ilgili bilgi, düşünce ve uygulamalarını aktarmaktadır. Din sosyolojisinin yöntemleri ile halk inanışlarının önemli bir bölümünü oluşturan ziyaret olgusu ve bu bölgedeki yansımaları incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Din, Ziyaret, Kutsal, Türbe, Mecitözü, Çorum
Çorum camilerinde Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı Dönemine ait ahşap minberler, vaaz kürsüleri ve kapılar
"Çorum Camilerinde Selçuklu, Beylikler Ve Osmanlı Dönemine Ait Ahşap Minberler, Vaaz Kürsüleri Ve Kapılar" başlıklı bu tezin amacı; Çorum'daki, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait, sanat değeri olan eserleri gün yüzüne çıkarıp, günümüze örnek teşkil edecek şekilde, bilim dünyasına kazandırmaktır. İncelemeler Çorum merkezdeki camileri kapsamaktadır. Bu kapsamda 1075-1920 yılları arasında yapılmış, bu tarihler arasında yapılıp yıkılmış, yerine yenisi yapılmış camilerdeki ahşap minberler, kürsüler ve kapılar da incelenmiştir. Günümüzde kullanılmayan ve müzede koruma altına alınan Muzaffer Paşa Camii minberi de çalışmaya dâhil edilmiştir. Çorum ve tarihiyle ilgili yapılan çalışmalarda daha ziyade, Çorum, siyasal ve ekonomik yönleri ile ele alınmış, incelenmiştir. Mimari açıdan hamam ve konaklarla ilgili çalışmalar yapılmış, ancak cami ve mescitlerle ilgili yeterli sayıda olmayan, yüzeysel bir iki çalışma yapılmıştır. Sanatsal açıdan ise sadece el sanatlarıyla ilgili yine az sayıda çalışma yapılmıştır. Hazırlanan bu çalışmayla, Çorum'daki Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait ahşap sanatı ile ilgili eserlerin değerlerini ortaya çıkarıp, Çorumla ilgili yapılan çalışmalardaki eksikliği gidermek hedeflenmektedir. Yerel ve ulusal kaynaklar taranarak elde edilen bilgiler ışığında çalışma sınırları içindeki bütün camiler incelendi ve eserler tespit edildi. Tespit edilen eserlerin fotoğraf ve ölçüleri alındıktan sonra, bütün eserlerin teknik çizimleri yapıldı. Çizimler genelden özele doğru yapıldı. Ahşap eserlerin plan, ön ve yan görünüşleri ve süslemede kullanılan desenleri ayrıntılı bir şekilde çizildi. Çizimleri yapılan eserler tanıtıldıktan sonra, süsleme ve yapım özellikleri açısından karşılaştırmalı olarak ele alındı. Bu çerçevede on iki camiden on minber, dokuz kapı ve iki kürsü olmak üzere toplamda yirmi bir ahşap eser incelenmiştir. Sonuç olarak Çorum'da tahmin edilenden daha fazla eser olduğu tespit edilmiş ve bu eserler belgelenmiştir. Daha önce sanat tarihi açısından çok değerli olduğu uzmanlarca kabul edilen iki eserle ilgili yapılmamış olan teknik ve ayrıntı çizimleri yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Çorum, Camii, Ahşap, Minber, Kürsü, Kapı Kanatları
Çorum İl Müftülüğü din görevlilerince 2007-2011 yılları arasında hazırlanan hutbelerdeki hadislerin tahrici
Hadis ilmi açısından Hz. Peygamberimizin Hadis-i Şerif'lerinin bizlere kadar sa- hih bir şekilde gelmesine vesile olan hadis âlimlerimizin geride bıraktıkları Hadis kitap- ları, kuşkusuz biz Müslümanlar için büyük bir hazinedir. Vaaz ve hutbe hazırlayan her- kesin mutlaka başvurması gereken hadis kitaplarından gereken faydayı sağlaya- bilmesi için belli bir hadis tarih ve edebiyatı bilgisine sahip olması gerekir. İşte biz de Çorum İl Müftülüğü Din Görevlilerince 2007-2011 Yılları Arasında Hazırlanan Hutbelerdeki Ha- dislerin Tahribi, isimli çalışmamızla din görevlilerinin hadis bilgilerini değerlendirmeye çalıştık. Giriş bölümünde, dinlerdeki mabet hakkında bilgi verilmekte özelliklede İslam dininin mabedi olan camilerle ilgili Kur'an ayetlerine ve Hadislere yer verilmiştir. Bi- rinci bölümde diğer dinlerde mabet olgusunu ve bu mabetlerdeki ibadetleri, dinlerin ma- betlerindeki irşat faaliyetlerini ele alırken özelliklede İslam dininde camilerin önemi- ni, İslam toplumundaki fonksiyonlarını, Camilerde yapılan irşat faaliyetlerinden olan vaaz ve hutbelerin izahını yapmaya, vaaz ve hutbelerde dikkat edilmesi gereken konuları ele aldık. İkinci bölümde; ise Çorum Müftülüğü Din Görevlilerince hazırlanan hutbelerdeki hadisler tespit edilip, Arapça metinlerinin orijinalleri anlamları ile beraber yazıldıktan sonra bu hadislerin tahrîci yapılmıştır. Hadislerin tahrîcinde başta Kütüb-ü Tis'a'dan faydalanılmış. Ancak Kütüb-ü Tis'a'da hadislerin bulunamadığı durumlarda ise diğer hadis kaynaklarına başvurulmuştur. Sonuç bölümünde ise, din görevlilerinin hadis ede- biyatı bilgileri ve hadis kaynaklarını kullanabilme bilgi ve becerileri hakkında bir değer- lendirme yapılmıştır.
Çorum ilinde bulunan spor merkezlerindeki sporcuların besinsel ergojenik destekler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve kullanım sıklığının belirlenmesi
Günümüzde sporcu beslenmesi ile ilgili doğru kaynaktan alınmamış bilgilerin yarattığı sorunlar giderek daha çok karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamız etik kurul izni alınmasını takiben, 1 Mayıs-1 Haziran 2019 tarihleri arasında Çorum'da rastgele seçilmiş spor salonlarında spor yapan 51 kadın 255 erkek katılımcı üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara 33 soru içeren bir anket uygulanmıştır. Veriler istatistiksel olarak Kruskal Wallis ve Mann Whitney-U testleri ile karşılaştırılarak p<0,05 ise değişkenler arasında anlamlı fark kabul edilmiştir. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında Ki-kare testi ve Fisher kesin ki-kare testiuygulanmıştır.Verilerin analizinde SPSS 21 (SPSS Inc., Chicago, Ill, USA) programı kullanılmıştır. Çalışmamızda katılımcıların %45,4'ünün besin destek ürünü kullandığı tespit edilmiştir. Katılımcılar ürünleri %51,1 oranında internetten temin etmektedir. Ürün kullananların %6,5'i yan etki ile karşılaştıklarını belirtmiştir. Katılımcıların ürün kullanmadaki amaçlarını içeren ilk üç madde yapılan spordan hızlı sonuç almak, dayanıklılığı artırmak ve enerji sağlamak şeklinde belirlenmiştir. Spora başladıktan sonra diyete başlayanların oranı %36,9'dur. Diyet uygulayanların %58,4'ü diyet programlarını antrenörlerinden aldığını belirtmiştir. Besin destek ürünlerinin kullanımı ile eğitim durumu, cinsiyet, toplam spor yapma süresi, diyet programları uygulama durumları arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Besin destek ürünü kullanmayan katılımcıların kullanmama sebeplerinin ilk üçü ürünler hakkında bilgilerinin olmaması, ürünlerin sağlığı olumsuz etkilemesi ve ürünlerin pahalı olması şeklindedir. Spor yapan bireylerin besin destek ürünlerini ve diyetlerini profesyonel olmayan yerlerden (arkadaş, internet..vb) elde etmesi kişisel sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Sporcu beslenmesi konusunda bireylerin bilgi düzeylerinin düşük olması onları yanlış uygulamalara yönlenmeye açık hale getirmektedir. Spor yapan bireylerin bu konularda bilgi düzeyinin yükseltilmesi bireysel sağlık ve spor başarısı açısından büyük fayda sağlayacaktır.
Halk inanışlarında dinin etkisi; Çorum ili örneği
Halk inanışları; halk arasında dinî kökenli olan veya olmayan ancak doğru olduğu halkın büyük kısmı tarafından kabul edilen ve bu kabul doğrultusunda uygulamalara dönüşen inanışlardan oluşmaktadır. Tarih boyunca bu inanışlar, insanları etkilemiş ve hayatları üzerinde büyük rol almıştır. Halk inanışları nesilden nesile aktarılan hal, hareket, tavır, davranış biçimlerini durumlu öğrenme ile yaşam biçimimizdeki düşünce yapımızın büyük bölümünü oluşturmaktadır. Halk inanışları genel olarak çok eski dönemlerden beri var olmakta ve hale devam etmektedir. Bu inanışların dini bakımdan etkisinin değerlendirilmesinin yapılması din-insan ilişkilerinin tarihsel gelişimini ve bu inanışları daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Çorum yöresinde Hititlerden, Eski Türklerden ve İslamiyet'in kabulunden sonra da oluşan gelenek, görenek, kültür ve inançlarının yansımalarının etkileri şu anki yaşayan insanlar üzerinde olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Çorum halkı tarafından benimsenip özümsenen halk inanışlarının ve uygulamaları bu çalışmada tespit edilmiş, bu inanışlara ve uygulamalara dini etkinin değerlendirilmesiyle Türklerin İslamiyet'e geçişinden sonra çoğu inanış ve uygulamaları Çorum halkının etkin bir şekilde yaşadığı görülmektedir.
Çorum ilinde yaşayan çölyak hastalarının sağlıkla ilişkili yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi: Kesitsel bir çalışma
Amaç: Bu çalışmada Çorum'da yaşayan çölyak hastalarının yaşam kalitelerini değerlendirmek; yaşam şekilleri, diyet uyumları ve sosyodemografik verileri ile sağlıkla ilişkili yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Böylece birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri için çölyak hastalığına ait verilere katkı sağlanacaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamızın katılımcıları, Çorum Çölyak Derneği'ne başvuran çölyak tanılı hastalardan gelişi güzel seçilmiştir. Çalışmamıza 18-65 yaş arasında olan, kanser teşhisi olmayan hastalar dahil edilmiştir. 18 yaş altı, 65 yaş üstü, mental retarde olan hastalar çalışma dışı tutulmuştur. Bu çalışma, 54 hastaya yazılı ve sözlü onamları alınarak gerçekleştirilmiştir. Hastalara sosyodemografik veriler formu ile Çölyak Hastalığı Anketi (Çölyak Hastalarında Sağlıkla İlişkili Yaşam Kalitesi Anketi, CDQ), yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza toplam 54 hasta katılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 37.41±12.24 olup, VKİ ortalaması 24,7±5,22 olarak bulundu. Araştırmaya dahil edilen hastaların %24,1'i erkek ve %75,9'u kadındı. Toplam yaşam kalitesi puanı 132±34,6 hesaplandı. CDQ alt ölçeklerinden en yüksek puanı GI alt ölçeğinin, en düşük puanı ise duygu alt ölçeğinin aldığı görüldü. Yaş arttıkça toplam yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı görüldü (P=0,028). Bekar kişilerde yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı gösterildi (P=0,028). Çocuk sayısı arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı görüldü (P=0,015). Eğitim seviyesi arttıkça GI alt ölçek puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı belirlendi (P=0,036). Hastaların tanı yaşları arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düştüğü saptandı (P=0,047). Aile hekimlerinin (P=0,002) ve diğer viii doktorların (P<0,001) glütensiz ilaç yazma konusunda dikkati arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı tespit edildi. Sonuç: Çölyak hastalığı, şüphelenilmesi, tanı konması ve tedavisi zor olan bir hastalıktır. Hekimler ve özellikle aile hekimleri tarafından bu hastaların yaşam kalitelerini önemsemek; kişilerin iyilik halinin, aile refahının ve iş gücünün artmasına katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Çölyak, Yaşam Kalitesi, CDQ, Aile Hekimi, Glüten.
Çorum halkı gözüyle göçmenler
İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram olan göçün, sadece göçmene değil göç edilen bölgedeki yerli halk üzerine de etkileri mevcuttur. Göç oranlarının artışında küreselleşmenin yanı sıra 2011 yılında Suriye'de başlayan ve halen devam eden iç savaşın etkisi de oldukça fazla olmuştur. Savaşta yüzbinlerce insan hayatını kaybetmiş, milyonlarcası da vatanından ayrılarak göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göçlerin çoğu hedef veya transit ülke olarak Türkiye'ye yapılmıştır. Ülke geneline dağıtılan göçmenler, bulundukları bölgeleri sosyal, kültürel, dini ve ekonomik açılardan etkilerken bir yandan da ev sahiplerinin yeni algılar kazanmasını sağlamıştır. Bütün bunların yanı sıra yabancı toplumların bir araya gelmesiyle de çeşitli sorunlar ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin hemen hemen her şehrine olduğu gibi Çorum'a da göçler meydana gelmiştir. Ele alınan bu çalışmada Çorum halkının, il merkezinde bulunan çeşitli ırk ve kökenden göçmenlere karşı tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda nitel yöntem kullanılarak yerli halk ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular deskriptif (tanımlayıcı) araştırma deseni ile analiz edilmiştir. Çalışmamızda Çorum halkının, il merkezinde bulunan göçmenlere karşı dini, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel tutumlarına yer verilmiştir. Bu bağlamda katılımcıların büyük bir kısmının göçmenleri geldikleri ülkeye göre değerlendirdiği anlaşılmış olup bu durum önyargının farklı boyutlarıyla açıklanmıştır. Özellikle son on yıldır Suriye eksenli göç hareketleri halk nezdinde bir "Suriyeli" algısı açığa çıkarmıştır. Bu durum bazı kesimler tarafından acıma ve merhamet etme gibi duygularla karşılık bulurken çoğu kişi bu gruba nefret içerikli söylemlerle yaklaşmaktadır. Hatta Suriyeli olmayan Arap göçmenler de bu gruba dahil edilmektedir. Yerli halka göre, göçmenlerin kültür ve yaşam tarzları tamamen farklı olduğu için uyum sağlamaları oldukça zor olacaktır. Bakış açıları farklı olsa da çoğunluk diye tabir edebileceğimiz bir kesim göçmenlerin Çorum halkına uyum sağlayamadığını belirtmiştir. Uyum sorununun ise göçmenlerle yerli halk arasındaki iletişimi etkilediği gözlemlenmiştir.