Okuma-yazma

Bu konu başlığı altında 113 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin Wattpad uygulaması kullanımı ile okuma ve yazma öz yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital okuma ve yazma sitesi Wattpad'i kullanma alışkanlıkları ile Wattpad'in ortaokul öğrencilerinin okuma ve yazma öz yeterliklerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada belirlenen amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli iki veya daha fazla değişken arasında birlikte değişim varlığını, derecesini tespit etmeyi hedeflemektedir. Araştırma, MEB'e bağlı Bitlis il merkezinde bulunan ve Wattpad'in yaygın olarak kullanıldığı tespit edilen "100. Yıl Atatürk Ortaokulu, "Selahaddin Eyyübi Ortaokulu" ve "Şehit Mahir Ayabak Ortaokulu"nda 2016-2017 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öncelikle Wattpad kullandığı tespit edilen 60 ortaokul öğrencisine "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmış. "Kişisel Bilgi Formu"ndan elde edilen veriler incelenerek Türkçe ders notu ortalaması, cinsiyet ve sınıf seviyesi denk tutulmaya çalışılarak Wattpad kullanmayan 60 ortaokul öğrencisi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Okur Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Yazma Öz Yeterlik Ölçek" inden yararlanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde SPSS 24 for Mac kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodları (Ortalama, Standart sapma, frekans) kullanılmıştır. Cinsiyet ve Wattpad kullanım durumunun bağımsız değişken olduğu karşılaştırmalarda iki yönlü ANOVA ve iki yönlü MANOVA, farkın hangi gruplardan kaynaklandığının tespitinde Post-Hoc test olarak Bonferroni testi, niteliksel verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare testi, nitel ve nicel ilişkilerin değerlendirilmesinde normal dağılım gösteren verilerde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Sperarman's rho kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Wattpad'den kitap okuyan ve yazan ortaokul öğrencilerinin bu siteyi kullanım alışkanlıklarına yönelik olarak Wattpad'i kullanan kız öğrencilerin sayısının erkek öğrencilerden fazla olduğu, Wattpad'i okuma ve yazma amacıyla kullanan ortaokul öğrencilerinin büyük bir bölümünün bu siteyi arkadaşı vasıtasıyla tanıdığı, bu sitede günlük bir saat geçirdiği, bu siteye erişimi en çok cep telefonuyla sağladığı, mekân olarak genellikle evde bu siteyi kullandığı, Wattpad katılımcıların tamamının bu siteyi kitap okuma amacıyla kullandığı, bir bölümünün de hem okuma hem de yazma amacıyla kullandığı, öğrencilerin en çok macera türündeki kitapları okumayı tercih ettikleri, genç kurgu türünde kitap okuyan kız katılımcıların oranının erkek katılımcılardan yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin Wattpad'de geçirdikleri vakit ile okur öz yeterlikleri ve yazma öz yeterlikleri arasında bir ilişki bulunmadığı, Wattpad sitesini kullanan ortaokul öğrencileri ile kullanmayan ortaokul öğrencilerinin okur ve yazma öz yeterliklerinin karşılaştırılması sonucunda iki grup arasında ve cinsiyetler arasında bir ilişki bulunmadığı, her iki grubun da okuma ve yazma öz yeterlik sonuçlarının iyi düzeyde ve birbirine yakın çıktığı, Wattpad'den kitap okuyan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyi dijital ortamdan kitap okumayan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyinden anlamlı derece yüksek çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Wattpad, dijital okuma, dijital yazma, öz yeterlik

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimElektronik öğrenme+7
Cihan Cayhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken okuryazarlık becerileri eğitim programının erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, erken okuryazarlık becerileri eğitim programının okul öncesi dönemindeki çocukların erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerindeki etkilerininin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017–2018 eğitim-öğretim yılında Karabük il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Aydınlıkevler İlkokulu'nda anasınıfına devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Sınıflardan biri deney diğeri kontrol grubuna rastlantısal olarak atanmıştır. Deney grubunda 19 ve kontrol grubunda 19 çocuk olmak üzere toplam 38 çocuk çalışma grubunda yer almıştır. Araştırmada ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, deney grubundaki çocuklara 12 haftalık süreyle haftada iki gün araştırmacı tarafından hazırlanan erken okuryazarlık becerileri eğitim programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklar ise, ön test uygulandıktan sonra sınıf öğretmenleriyle normal eğitimlerine devam etmişlerdir. Uygulama sonrası son testler uygulanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, uygulanan eğitimin çocukların erken okuryazarlık becerilerine etkisini belirlemek için Karaman tarafından geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı ile Ginsburg ve Broody tarafından geliştirilen ve Erdoğan tarafından Türk çocuklarına uyarlanan Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından uygulanan "Erken Okuryazarlık Becerileri Eğitim Programı"nın çocukların erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, çocukların ses bilgisel farkındalık becerileri ve yazı farkındalığı becerileri ile erken matematik becerileri arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Erken Okuryazarlık, Erken Matematik, Okul Öncesi Dönem

Erken okuryazarlık becerileriEğitim programlarıMatematik+4
Asya Çetin
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okuma yazmaya geçişte drama yönteminin kullanımına dair ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

İlk okuma yazma öğretimi bireyin yaşamı boyunca gerekli bilgileri edinebilmesinin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle, ilk okuma yazma hayat boyu öğrenmenin ilk basamağıdır. İlk okuma yazma öğretiminde verilecek bilgilerin kalıcı ve etkili olması bu dönemde yapılan çalışmaların özelliğine bağlıdır. Bu araştırmada, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde Okuma yazmaya geçişte drama yönteminin, kullanımına dair birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi ile ilgili görüşlerini belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2016-2017 öğretim yılında İstanbul il merkezinde İstanbul ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 22 ilkokul ve ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Küçükçekmece, Fatih, Kadıköy, Avcılar, Bahçelievler, Tuzla, Bağcılar, Bakırköy, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Şişli ilçelerinde 13 devlet 9 özel okulda görev yapan 80 tane birinci sınıf öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verileri, öğretmen görüşlerini daha net ortaya çıkarabilmek amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin toplanmasında deşifre yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler "Betimsel Analiz" tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden elde edilen bulgular araştırma sorularına göre sınıflandırılmış ve tablolar halinde sunulmuştur. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerinden birebir alıntılar yapılarak bulgular desteklenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; görüşülen birinci sınıf öğretmenlerinin bayan olduğu, çoğunluğun devlet okullarında çalıştığı, çoğunluğun sınıf öğretmenliği mezunu olduğu, mesleki deneyim olarak 16-20 yılları arasında çoğunluğu oluşturduğu görülmüştür. Görüşülen öğretmenlerin, çoğunluğu lisans eğitimi dışında bir eğitim almamışlardır. Yapılan araştırmada görüşülen öğretmenler genellikle dramanın tanımını yapmışlar ve drama hakkında bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Araştırmada görüşülen öğretmenlerin çoğunluğu dramayı, okuma yazma öğretiminde kullandıkları, drama etkinliklerinin yapılacağı sınıflın yeteri kadar büyük olması gerektiği, öğretmen önce kendisi uygulamalı rol model olmalı , öğretmen Rehber olmalı, Öğrenme ve bilgiler kalıcı olur, Drama yönteminin zayıf yönünün Olduğunu Düşünmüyorum, Öğrencileri daha iyi tanıma fırsatı doğar. Drama yönteminin sorun olabileceğini düşünmüyorum ve dramayı öğrtmenler tüm dersler için kullanmalı sonuçlarına ulaşılmıştır.

DramaOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+1
Figen Gültekin
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anasınıfı öğretmeninin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma anasınıfı öğretmenlerinin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelinden yararlanılarak yapılan bu çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz döneminde İstanbul ilinde özel ve devlet okullarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışma grubu gönüllülük esasına dayalı olarak oluşturulmuş olup ölçme araçları 109 okul öncesi öğretmenine uygulanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterliklerini belirlemek amacıyla Bay (2008) tarafından geliştirilen ''Okul Öncesi Öğretmenlerinin Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Yeterlikleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun seçimi hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla İnan (2011) tarafından hazırlanan "Özel Okulöncesi Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Oyun Seçimi Hakkındaki Görüş" anketi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlikleri ve oyun seçimi hakkındaki görüşlerini incelemek üzere ortalama puanları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Bunun yanında okul öncesi öğretmenlerinin oyun hakkındaki görüşlerinin düzeyinin belirlenmesinde puanı "1- 2,33" arasında olanlar "Düşük", "2,34- 3,67" arasında olanlar "Orta" ve "3,68- 5,00" arasında olanlar "Yüksek" düzey olarak kabul edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin tümü IBM SPSS 21.0 paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Çalışma grubunu oluşturan okul öncesi öğretmenlerinin demografik özelliklerini özetlemek açısından değişkenlerinin frekans ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Okul öncesi öğretmenlerine uygulanan okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlikleri ölçeği' nin normal dağılım gösterip göstermediği basıklık-çekiklik değerlerine, histogram grafiğine bakılmış ve dağılımının normal olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin, demografik özelliklerinden yaş ve çalışılan okul değişkenine göre okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterliliğin anlamlı farklılaşma olup olmadığını araştırmak üzere ilişkisiz (bağımsız) gruplar t-testi yapılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin, demografik özelliklerinden kıdem yılı, mezun olunan okul türü ve eğitim verdikleri öğrencilerin yaşlarına göre anlamlı farklılaşmanın olup olmadığını belirlemek üzere tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. ANOVA sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılığın kaynağını (hangi gruplar arasında olduğunu) belirlemek için post-hoc Scheffe analizine yer verilmiştir. Buna göre yapılan analizler doğrultusunda elde edilen sonuca göre, 30 yaş altında olan öğretmenlerin puanının, 31 ve üzeri olan öğretmenlerin puanına göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca 6 yaş grubunda eğitim veren öğretmenlerin puanının, 4 ve 5 yaş grubunda eğitim veren öğretmenlerin puanına göre yüksek olduğu görülmüştür. Yine çalışmaya katılan öğretmenlerin bilgi durumları, çalıştıkları kurum türüne göre incelenmiş ve anlamlı bir fark bulunmuştur. İlköğretim anaokulunda çalışan öğretmenlerin bilgi durumu puanları bağımsız anaokulunda çalışan öğretmenlerin puanına göre daha yüksek düzeyde çıkmıştır. Öte yandan çalışmaya katılan öğretmenlerin okuma yazmaya ilişkin bilgi durumları, mezun oldukları okul türü ve mesleki kıdeme göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan analizler doğrultusunda çalışmanın sonucunda anasınıfı öğretmenlerinin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması incelenmiş ve çalışmaya katılan öğretmenlerin oyun hakkında "yüksek" düzeyde bilgi sahibi oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Dönem, İlkokul Dönemi, Okul Öncesi Öğretmeni, Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları, Okul öncesi Dönemde Oyun

AnasınıflarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+6
Halide Özkaya
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 1. sınıf ilk okuma yazma kitabının "yapım eklerinin kullanılması" açısından değerlendirilmesi

Okuma becerisi, çocukluk döneminde, ilkokul düzeyinde kazanılır. Okuma, dil edinim sürecinin önemli basamaklarından biridir. Bu süreçte, her dil kendi yapısal özelliklerini kullanarak hareket etmelidir. Türkçe eklemeli bir dil olduğundan, bu yapı okuma ve anlama sürecinin gelişimiyle doğrudan ilgilidir. Bu çalışmada ilk okuma yazma kitabının incelenmesi yoluyla okuma-yazma öğretimi sürecinde Türkçenin kelime türetme özelliğinden yararlanma durumunun ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmanın inceleme nesnesi, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında devlet okullarında okutulan MEB yayınlarına ait "İlkokul 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Kitabı" dır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmış, Türkçedeki tüm harflerin 5 grup halinde öğretimine yönelik olarak kitapta verilmiş tüm kelimeler araştırma kapsamına alınmıştır. Veri toplama araçları, uzman görüşü değerlendirmesinde yapılandırılmış, elde edilen veriler Türkçedeki yapım ekleri doğrultusunda Korkmaz (2003) Türkiye Türkçesi Grameri esas alınarak çözümlenmiştir. Elde edilen veriler yorumlanırken, ortaya çıkan temalara göre birbiriyle ilişkilendirilerek sunulmuştur. Bulguların yorumlanmasında İlkokul 1. Sınıf İlk Okuma Yazma kitabının ilgili sayfalarının resimleri de işlenip kullanılarak düz yazı biçiminde rapor edilmiştir. Sonuç olarak; kitapta yapım eklerinin kullanıldığı ancak Türkçenin kelime türetme işlevinden yararlanılmakta sınırlı kalındığı, yapım eki çeşitleri arasında oransal olarak bakıldığında ek kullanım ağırlığının fiilden fiil yapan eklerde olduğu, yapım eklerine genel olarak bakıldığında isim türeten eklerin daha fazla kullanıldığı, türetilen sözcüklerin tekrarlanmadığı, çok işlek ve verimli eklerle birlikte türetme özellikleri sınırlı ve canlılığını yitirmiş eklerin de kullanıldığı, kelime türetme özelliği kullanılırken öğrencilerin yazma ve konuşma sırasında kullandıkları üretici kelime hazinesinin dikkate alınmadığı, kullanılan yapım eklerinin ağırlıkla hece değeri taşımadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul 1.Sınıf İlk Okuma Yazma Kitabı, Yapım Ekleri,

Ders kitaplarıDil bilgisi-yapım ekleriOkuma-yazma+4
Hülya Çora
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi

İlkokuma-yazma CD' leri, ilköğretim birinci sınıfta ilkokuma-yazma derslerinde kullanılmak üzere öğretmene yardımcı olarak ve bireysel alıştırma yapmak isteyen öğrencilere yönelik hazırlanmıştır. Bu CD' ler öğrencilere eğlenerek öğrenmenin yanında, güzel vakit geçirebilecekleri ideal bir ortam hazırlamıştır. Bu araştırmada ise ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi konusu ele alınmıştır. İlkokuma-yazma sırasında öğretmenlerin önemli bir bölümü basılı kitaplarla birlikte CD ile eğitim de yapmaktadırlar. Eğitim sürecinde önemli yeri olan bilgisayarlar özellikle etkili eğitsel yazılımların hazırlanmasıyla öğretme-öğrenme sürecine önemli katkılar sağlamaktadır. Ses, görüntü, metin, grafik gibi unsurları bir arada bulunduran çokluortam CD leri birden çok algı ve duyu merkezini uyarabilmektedir. İnteraktif (etkileşimli) şekilde hazırlanan ilkokuma-yazma CD leri okuma yazma öğretimini ve öğrenimini daha zevkli, verimli ve eğlenceli hale getirmektedir.Araştırmada betimsel tarama modeli ve içerik analizi kullanılarak ölçek geliştirilmiştir. Ölçek ?içerik, teknik kalite ve kullanılışlık? adı altında toplam üç boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin içeriklerinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 6 madde bulunmaktadır. İkinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin teknik kalitesinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 18 madde bulunmaktadır. Üçüncü boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin kullanılışlığının incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 5 madde bulunmaktadır.Bulgular, öğretmenlerin ilkokuma yazma eğitiminde kullanılan CD' lerin içerik yönünden yeterli olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin verdiği cevaplar ilkokuma yazma CD' lerinin MEB'in teknik kalite ve kullanılışlık kriterlerine çoğunlukla uygun olduğunu göstermektedir.Bu güne kadar ilkokuma-yazma CD' lerine yönelik bu yönde herhangi bir akademik araştırma yapılmamıştır. Yaptığımız çalışma bu yönüyle özgün bir nitelik taşımakta ve bu konuda araştırma yapmak isteyen araştırmacılara kaynaklık edecek düzeyde hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlkokuma-yazma, etkileşimli okuma yazma, interaktif eğitim

Bilgisayar destekli eğitimCDOkuma-yazma+5
Tuba İğdirsel
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

60-66 aylık iken ilkokula başlayan öğrencilerin okuma yazma beceri gelişimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilkokul birinci sınıfa 60-66 aylıkken başlayan öğrencilerin ikinci sınıfa devam ederken okuma ve yazma becerilerinin gelişim durumlarını belirlemektir. Araştırmada tarama modelinin tekniklerinden olan betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 60-66 aylıkken ilkokul birinci sınıfa başlayan ve 2013-2014 eğitim öğretim yılında ikinci sınıfa devam eden, Uşak ili merkez Atatürk İlkokulu ve Aybey İlkokulu'na kayıtlı 38 ilkokul ikinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak okuma metinleri, öğrencilerin okumalarının kayıt altına alındığı videolar, okuma metinlerine ilişkin sorular, öğrencilere yazdırılmak amacıyla belirlenmiş metinler, yanlış analiz envanteri, yazım kılavuzu ve çok boyutlu okunaklılık ölçeği kullanılmıştır. Okuma metinleri ve yazma metinleri Millî Eğitim Bakanlığı Talim Tebriye Kurulu Başkanlığı tarafından incelenmiş ve kullanılmakta olan ilkokul 2. sınıf ders kitaplarından seçilmiştir. Okuma metinlerine ilişkin sorular uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Verilerin analizinde "aritmetik ortalama", "yüzde" ve "frekans" değerleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ilkokul birinci sınıfa 60-66 aylıkken başlayan öğrencilerin ikinci sınıfa devam ederken okuma ve yazma becerilerinin olması gereken seviyeden daha geride olduğu tespit edilmiştir. Özellikle okuduğunu anlama ve okunaklı yazma boyutlarında seviyelerinin daha da düşük olduğu görülmüştür. İlkokul birinci sınıfın ikinci döneminde okuma ve yazma becerisinin kazanıldığı göz önünde bulundurularak araştırmanın sonuçları sorgulanmalıdır. Araştırmanın bu yönüyle alana ve uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 60-66 aylık, ikinci sınıflar, okula başlama yaşı, okuma, yazma

Okul çağı dönemiOkuma-yazmaÇocuk gelişimi+2
Ahmet Erkam Işık
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

PISA 2018 Türkiye örnekleminde okuma okuryazarlık düzeylerinin farklı veri madenciliği sınıflandırma yöntemleri ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı PISA 2018 Türkiye örneklemine dayalı olarak öğrencilerin okuma becerileri başarısını etkileyen faktörlere ve başarı puanlarına göre başarı durumlarının ve okuma becerileri yeterlilik düzeylerinin Yapay Sinir Ağları, Karar Ağaçları, K-En Yakın Komşuluk ve Naive Bayes yöntemleri ile sınıflama doğruluklarının belirlenmesi ve başarı gruplarının genel karakteristiğinin incelenmesidir. Araştırmada PISA 2018 Türkiye uygulamasına katılan 6890 öğrenci anketi kullanılmıştır. Birinci aşamada kayıp veri incelenmiş ve eksik veriler tamamlanmıştır. İkinci aşamada alanyazın, PISA 2018 Teknik Rapor ve veriler incelenerek okuma becerileri başarısını etkilediği düşünülen 24 indis değişken belirlenmiştir. Üçüncü aşamada alt problemler dikkate alınarak öğrenciler PISA 2018 okuma becerileri başarı testi puanlarına göre "Başarılı-Başarısız" olarak 2 ve yeterlik düzeylerine göre "Düzey-1", "Düzey-2" ve "Düzey-3" olarak 3 kategoride ölçeklenmiştir. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS MODELER programı ile yapılmıştır. Araştırma sonunda başarı puanlarına göre; Karar Ağaçları C5.0 algoritmasının %89.6 ile en yüksek, QUEST algoritmasının %75 ile en düşük sınıflama oranına sahip olduğu, genel karakteristiğin incelenmesinde iki aşamalı kümeleme analizi yöntemiyle gruplandırılması sonucunda dağılımları oransal olarak birbirine yakın dört küme elde edildiği, başarı düzeylerine göre de Karar Ağaçları C5.0 algoritmasının %88.6 ile en yüksek, QUEST algoritması da %61.7 ile en düşük sınıflama oranına sahip olduğu, genel karakteristiğin incelenmesi sonucunda dağılımları oransal olarak birbirine yakın olmayan üç küme elde edildiği belirlenmiştir. Her iki kümeleme analizinde de 0,1 olarak hesaplanan Sihoutte Katsayısının 0 değerinden büyük olmasından dolayı veri setlerinin kümeleme yapılmaya elverişli olduğu ifade edilebilir. Hem başarı puanlarına hem de düzeylerine göre bütün veri madenciliği yöntemlerinin rastgele sınıflamanın ötesinde doğru sınıflandırma yapabilmesi sebebiyle öğrencileri sınıflandırmada kullanılabileceği sonucuna varılabilir.

Kümeleme analiziOkuma becerileriOkuma-yazma+4
Emrah Büyükatak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Metinlerarası okuma ile bütünleştirilen Analitik Yazma ve Değerlendirme Modelinin özel yeteneklilerin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modeli'nin [AYDM] özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma desenlerinden dört gruplu yarı deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 28 özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın deneysel süreci 6+1 AYDM'nin alt boyutlarına uygun bir şekilde 7 hafta sürmüştür. Çalışmanın verileri Metinlerarası Okuduğunu Anlama Testi ve 6+1 AYD Rubriği ile toplanmıştır. Araştırmada özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisine yönelik elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM'nin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca özel yetenekli öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinde ön test etkisi görülmüşken, yazma becerilerinde ön test etkisine rastlanılmamıştır. Deneysel sürecin 6+1 AYDM'nin alt boyutlarında ise fikirler, kelime seçimi ile imlâ ve noktalama alt boyutlarında deney ve kontrol grubunda anlamlı farklılaşmanın olmadığı, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılığın olduğu ortaya çıkmıştır. Yine metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM ile gerçekleştirilen deneysel etkinliklerin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma düzeylerinde kalıcılığı olumlu yönde etkilediği çalışmada ulaşılan bir diğer sonuçtur.

Analitik yazma ve değerlendirme modeliMetinlerarasılıkOkuma+7
Abdulkadir Sağlam
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerilerine ulaşma düzeyi

Bu araştırma 6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerileri bakımından öğretim programındaki hedef davranışlara ulaşma düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırma Ankara iline bağlı resmî ortaokullarda 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 621 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın yürütüldüğü okullar Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde tanımlanan hizmet alanlarına göre sosyo-ekonomik olarak üst, orta ve alt grup olarak sınıflandırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak düzey belirleme testleri ve görüşme formu kullanılmıştır. Düzey belirleme testlerinden elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre üst, orta ve alt gruptaki öğrencilerin kapsama alınan hiçbir beceriye 0.75 düzeyinde ulaşamadığı ve üst gruptaki öğrencilere ait test puanlarının üç beceride de orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanları arasında ise anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Öğrencilerin diğer becerilere göre dinlediğini anlama becerisinde daha başarılı olduğu, yazma becerisinde ise daha düşük düzeyde başarılı olduğu görülmüştür. Öğrenme düzeylerine göre yapılan karşılaştırma sonucunda ise farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan üst düzeyde öğrenen öğrencilerin dinlediğini ve okuduğunu anlama becerilerine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan alt düzeyde öğrenen öğrencilerin ise yazma becerisine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. 18 öğrenci ile yürütülen görüşme uygulamasından elde edilen sonuçların analizinde MAXQDA veri analiz programından yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğrencilerin İngilizce öğretiminin niteliğine ilişkin genel olarak olumlu görüşlere sahip olduğu; öğretme-öğrenme sürecinin geliştirilmesine yönelik ise birtakım beklentilerinin olduğu görülmüştür.

Dil eğitimiDinleme becerisiDinleme-anlama+7
Ahmet Ata Akdağ
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Birinci sınıf öğretmenlerinin okuma yazma öğretimine hazırlık döneminde yaptıkları uygulamaların nitel bir analizi

Türkiye'de 3-5 yaş arası okul öncesi eğitim zorunlu değildir ve eğitime katılma oranı %39'dur. Farklı yaş grupları, yabancı uyruklu ve kaynaştırma öğrencisi olan, büyük çoğunluğun okul öncesi eğitim görmediği sınıflarda öğrenciler aynı kazanımları edinmekten sorumludur. Bu araştırmanın amacı, birinci sınıf öğretmenlerinin öğretim yılının başlangıcının hemen öncesinde ve bunu izleyen dönem içerisinde farklı özellik ve seviyedeki öğrencilerinin nitelikli bir okuma yazmaya hazır oluşlarını sağlamaya yönelik sınıf içi ve sınıf dışı uygulamalarını ve hazırlık çalışmalarını belirlemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni, Ankara ilinde tipik bir okulda, ölçüt örneklem ile belirlenen 4 devlet okulu öğretmeniyle 2022-2023 öğretim yılında çalışılmıştır. Araştırma verileri görüşme, gözlem ve doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır ve veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin ders kitaplarını yetersiz gördükleri, büyük oranda çevrimiçi kaynaklardan çalışma kâğıtları kullandıkları, yazma çalışmalarını farklı materyallerle zenginleştirmedikleri, ulusal ve uluslararası yayınları takip etmedikleri belirlenmiştir. Öğretmenler öğrencileri hakkındaki temel bilgileri okul başlamadan öğrenmeyi, kalem tutuş ve defter düzenini çok önemsemektedir. Öğretmenler dinleme, konuşma ve görsel okuma çalışmalarını Türkçe dersi dışındaki derslerde yapmakta, sosyal duygusal gelişim ve algı becerilerini geliştirecek etkinlikler uygulamaktadır. Donanım eksikliği nedeniyle izleme etkinlikleri yaptırılamamaktadır. Okuma yazmaya hazırlık dönemi; öğrencilerin hazır oluşları, öğrenci ve velilerin beklentilerinden etkilenerek sonlandırılmaktadır. Öğretmenler bu döneme kaygılı başlayıp olumlu duygularla bitirmekte, bedenen ve zihnen çok yorulmaktadır. Ders kitaplarının yeterli hâle getirilmesi, teknolojik donanımların arttırılması, çalışma örneklerinin materyallerinin sağlanması ve en önemlisi okul öncesi eğitim zorunlu hâle getirilmesi önerilmektedir.

Hazırlık etkinlikleriOkuma eğitimiOkuma-yazma+4
Pelin Aktaş Usta
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşitme engelli öğrencilerin okuma-yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmada; 6., 7. ve 8. sınıfa giden işitme engelli öğrencilerin okuma, yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki ile okuma, yazma ve problem çözme becerileri üzerinde etkisi olabileceği tahmin edilen öğrenci özelliklerinden işitme kaybı düzeyi, işitme eğitimi aldığı süre ve güncel eğitim durumu incelenmiştir. Araştırmada, okuma-yazma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki düzeyini belirlemek ve bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabilecek öğrenci özelliklerini değerlendirmek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden olan nedensellik karşılaştırılmalı araştırma biçimi kullanılmıştır. Araştırmaya toplam 30 işitme engelli öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri, "Okuma Süresi Ölçme Aracı", "Yazma Süresi Ölçme Aracı ve "Problem Çözme Becerisi Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Öğrencilerin yanıtları yukarıda belirtilmiş olan ölçeklere göre puanlandırılmıştır. Araştırma bulgularında, işitme engelli öğrencilerin okuma becerileri ile yazma becerileri arasında pozitif yönde güçlü bir anlamlı ilişkinin var olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin okuma becerileri ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Yazma becerileri ile problem çözme becerileri incelendiğinde ise aralarında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığı görülmüştür.

BeceriOkuma becerileriOkuma-yazma+5
Hakan Sağlam
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyoekonomik düzey açısından risk altında olan çocuklarda paylaşımlı kitap okuma: Ebeveyn uygulamalı erken okuryazarlık müdahalesi

Bu araştırmada sosyoekonomik koşullar nedeniyle risk altındaki çocuklar için ebeveyn uygulamalı paylaşımlı kitap okuma erken okuryazarlık müdahale programının çocukların erken okuryazarlık becerileri üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Ankara il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Yıldırım Beyazıt İlkokulu ve Tandoğan Şehit Celaleddin İbiş İlkokulu bünyesinde bulunan anasınıflarına devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Okulların anasınıflarından biri deney diğeri kontrol grubuna rastlantısal olarak atanmıştır. Deney grubunda 17 ve kontrol grubunda 17 olmak üzere toplam 34 çocuk çalışma grubunda yer almıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki çocukların ebeveynlerine erken okuryazarlık müdahale programı ile ilgili eğitim verilmiş ve bu gruptaki çocuklara ebeveynleri tarafından 12 hafta boyunca ebeveyn uygulamalı paylaşımlı kitap okuma erken okuryazarlık müdahale programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklar ise ön testler uygulandıktan sonra sınıf öğretmenlerinin uyguladığı programa devam etmişlerdir. Uygulama sonrasında her iki gruba da son testler uygulanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Denver Gelişimsel Tarama Testi (DGTT) II, Ev Erken Okuryazarlık Ortamı Ölçeği (EVOK), Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL), Erken Okuryazarlık Testi (EROT), Erken Çocukluk Dönemi Yazı Farkındalığı Becerileri Kontrol Listesi ve Anlamsız Sözcük Tekrarı Testi (AST) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ebeveyn uygulamalı erken okuryazarlık müdahale programının çocukların ev erken okuryazarlık ortamı ve erken okuryazarlık becerileri üzerinde olumlu ve anlamlı düzeyde etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: erken okuryazarlık, ev erken okuryazarlık ortamı, paylaşımlı kitap okuma, sosyoekonomik düzey, ebeveyn uygulamalı müdahale.

Ana-babaErken müdahale eğitim programıKitap okuma+5
Sinem İşlek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öykü: b2 düzeyinde okuma ve yazma becerisi geliştirme

Yabancı dil öğretiminde dilin çeşitli özelliklerini yansıtan özgün öğretim malzemelerinin kullanımı önemli bir husustur. Bu doğrultuda özetlenmemiş ya da sadeleştirilmemiş yazınsal türlerin öğretim amaçlı kullanımı da önem taşımaktadır. Nitekim bu öğretim malzemelerinin beceri gelişimini desteklediğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda ders süresine oldukça uygun olduğu belirtilen tür öyküdür. Yabancı dil öğretiminde yirminci yüzyıl itibariyle yaygın şekilde kullanılan öykülerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de yararlar sağlayacağı açıktır. Bu doğrultuda çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde ders kitabına ek malzeme olarak öykünün bütünleşik beceriler olduğu belirtilen okuma ve yazma becerisi gelişimine katkısı sorgulanmıştır. Çalışmada amaç, B2 düzeyindeki öğrenenlerin okuma ve yazma becerisinin gelişimine katkı sağlamaya yönelik öğretim malzemesi olarak özgün öykü kullanımıdır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Türkçe Öğretim Merkezlerinde kullanılabilecek, ölçütler doğrultusunda seçilen öykülere, okuma ve yazma etkinlik planları ve çalışma kâğıtlarına yer verilmiştir. Öykü ile okuma ve yazma becerisi geliştirmeye yönelik bir kanıya varmak amacıyla, nicel araştırma yöntemlerinden gerçek deneme modelinin öntest-sontest kontrol gruplu deney deseninden faydalanılmıştır. Deneysel uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarının Sait Faik Abasıyanık'ın İpekli Mendil adlı öyküsünü iki ders saati süresinde okuması ve araştırmacı tarafından hazırlanan Okuduğunu Anlama ve Yazma Formu'ndaki soruları yanıtlaması istenmiştir. Daha sonra, araştırmacı tarafından deney grubundaki öğrenenlere 4 farklı öykü okutulmuş ve çeşitli okuma ve yazma etkinlikleri yapılmıştır. Deneysel uygulama sonrasında, iki grubun öntestte okudukları öyküyü tekrar okuyup formu cevaplamaları istenmiştir. Öntest ve sontestte elde edilen veriler IMB SPSS 21 veri analiz programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, deney grubundaki öğrenenlerin okuma ve yazma becerisinin kontrol grubundaki öğrenenlere kıyasla daha çok geliştiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, çalışmada öykünün okuma ve yazma becerisi geliştirmede ek öğretim malzemesi olarak kullanılabileceği istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. Ayrıca, Türk Edebiyatı'nın önemli yazınsal türlerinden biri olan öykü yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde özgün şekilde bir öğretim malzemesi olarak kullanıldığında, B2 düzeyindeki öğrenenlerin okuma ve yazma becerisi gelişimine katkı sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Dil öğretimiOkuma-yazmaOkuma-yazma etkinliği+6
Yasemin Aşcı
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada, nitel ve nicel yaklaşımları içeren karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 öğretim yılında Eskişehir ili merkez ilçelerinde yer alan devlet ilkokullarında görevli ve ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 151 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla elde edilmiştir. Anket yoluyla edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiş, görüşmelerden elde edilen veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretiminde kendi yeterliliklerinden, öğretim programından, programın uygulanmasından, öğrencilerden, velilerden, okul yönetiminden ve zümre arkadaşlarından kaynaklı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretiminde en çok karşılaştıklarını ifade ettikleri sorunlar; öğrencilerin ön koşul öğrenmelerinin yetersizliği, yaşı küçük öğrencilerin algı ve uyum sorunu, velilerin ses temelli cümle yöntemini bilmedikleri için öğretim sürecinde yanlış öğrenmelere yol açmaları, ses temelli cümle yönteminin sınırlılıkları, sınıf mevcutlarının fazla olması, ölçme-değerlendirme araçlarının amacına hizmet etmemesi ve ilkokuma-yazma öğretimiyle ilgili hizmet içi eğitimlerde ve fakültelerde verilen eğitimin yetersizliği şeklinde sıralanmıştır. Öğretmenler, bu sorunların çözümüne ilişkin; okul öncesi eğitimin teşvik edilmesini, veli bilgilendirme seminerlerinin düzenlenmesini, programda alternatif okuma-yazma yöntemlerine yer verilmesini ve okuma-yazma yöntemi seçiminin sınıf öğretmenine bırakılmasını, ölçme-değerlendirme araçlarının revize edilmesini, sınıf mevcudunun 25 kişiyi geçmemesini ve ilkokuma-yazma öğretimiyle ilgili verilen eğitimlerin uygulama boyutuna ağırlık verilmesini önermişlerdir. Ayrıca araştırmada, sınıf öğretmenlerinin ilköğretimde ilkokuma-yazma öğretiminin yeri ve önemine ilişkin görüşleri, ilkokuma-yazma öğretiminde kendi görev ve sorumluluklarına ilişkin görüşleri ve bu süreçte öğrencilerinden, velilerinden, okul yönetiminden ve zümre arkadaşlarından beklentileri dile getirilmiştir. Anahtar sözcükler: ilkokuma-yazma öğretimi, sınıf öğretmeni, ilkokul.

OkumaOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+4
Tuğçe Ekici Calın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koklear implantlı okul öncesi çocuklarda erken okur yazarlık becerilerinin araştırılması

Amaç:Okuma ve yazma becerisi okul yaşamı ve sosyal hayat için gerekli olan temel beceriler arasında yer almaktadır. Erken okur-yazarlık çocukların doğdukları andan, okula başlama sürecine kadar olan zamanda edinilmesi beklenen okuma yazmaya ilişkin ön koşul beceriler olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, anasınıfına ve/veya özel eğitim merkezine devam eden koklear implantlı (Kİ) çocukların erken okur-yazarlık becerileri ile normal gelişim(NG) gösteren çocukların erken okur-yazarlık becerilerinin karşılaştırılması amaçlandı. Yöntem:Çalışmaya, Ege Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı'na başvuran, anasınıfına ve/veya özel eğitime devam eden 5-6 yaş (60-72 ay) toplam 40 çocuk dâhil edildi. Deney grubu (20 çocuk) Ege Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Odyoloji Kliniği'nde koklear implant ameliyatı sonrası takipli çocuk hastalardan, kontrol grubu (20 çocuk) ise koklear implantlı çocuklarla yaş ve cinsiyete göre eşleştirilmiş kliniğe işitme testi için gelen test sonucunda işitmesi normal olan çocuklardan oluştu. Deney ve Kontrol grubunun erken okur-yazarlık becerilerini değerlendirmek için Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Kargın, Ergül ve Güldenoğlu tarafından 2015 yılında yapılan EROT(Test of Early Literacy, TEL) testi kullanıldı. EROT testi, alıcı- ifade edici dil, genel isimlendirme, işlev bilgisi, harf bilgisi, sesbilgisel farkındalık ve dinlediğini anlama alanlarından oluşmaktadır. Bulgular:Çalışmamıza 20 kız, 20 erkek, toplamda 40 çocuk dâhil edildi. Koklear implantlı grubun yaş ortalaması 66.70±5.31 ve normal gelişim gösteren çocukların yaş ortalamaları 65.45±4.24aydı. Gruplar arası EROT testi sonuçları karşılaştırıldığında: sözcük bilgisi, harf bilgisi, dinlediğini anlama alt testlerinde ve EROT genel toplam puanlarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık bulundu. Ayrıca tek taraflı ve çift taraflı koklear implant kullanımının EROT alt testlerindeki anlamlı farklılık yaratıp yaratmadığı incelendiğinde, sadece dinlediğini anlama alt testinde anlamlı farklılık saptandı. Ayrıca Kİ ameliyatı olma yaşı ile EROT alt testleri arasındaki anlamlı bir fark bulunmadı. Cinsiyet, anne eğitimdüzeyi, Kİ kullanım süresi ve işitme kaybı tanı yaşı ile EROT alt testleri arasındaki ilişki incelendiğinde: Cinsiyetin, her iki grup için EROT alt testleri ile anlamlı bir ilişki göstermediği, anne eğitim düzeyi ile Kİ'lı grubun EROT alt testlerinden sözcük bilgisi ve dinlediğini anlama becerilerinde istatistiksel olarak ilişkili olduğu bulundu. NG'li grupta ise, anne eğitim düzeyi ile sözcük bilgisi arasında anlamlı ilişki saptandı. Kİ kullanım süreleri ile harf bilgisi ve dinlediğini anlama alt testleri arasında anlamlı ilişki olduğu görülürken işitme kaybı tanı yaşı ile EROT alt testleri arasında ilişkisinin anlamlı olmadığı sonucuna ulaşıldı. Sonuç: Bu çalışmada, araştırmaya dâhil edilen Kİ'lı çocukların %75'inin erken okur-yazarlık becerilerinde desteğe ihtiyacı olduğu sonucuna ulaşıldı. Ancak, ses bilgisel farkındalık alt becerilerinde (uyak farkındalığı, sözcüğün ilk sesini eşleme, sözcüğün son sesini eşleme, cümleyi sözcüklerine ayırma ve sözcüklerin son sesini atma) Kİ'lı grup ile normal işiten yaşıtları arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Sözcüğü hecelerine ayırma, heceleri birleştirme ve sözcüğün ilk sesini atma, harf bilgisi, dinlediğini anlama becerilerinde ise işitmesi normal çocukların Kİ'lı gruba göre daha başarılı olduğu görüldü. Ayrıca çift taraflı Kİ kullanan çocukların dinlediğini anlama becerisinde daha başarılı olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler:Erken okur-yazarlık, erken tanı, erken dönem koklear implant, bilateral implant, EROT.

Erken okuryazarlık becerileriErken teşhisKoklea+5
Destina Sezgin
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Reasons of internally displaced Kurdish women for not participating in educational programs in PECs: A narrative analysis

This thesis aims to explore the reasons of internally displaced Kurdish women living in Bayramtepe, İstanbul for not participating to vocational and literacy courses provided by PECs (People?s Education Centers) through an analysis of their own perceptions of their life stories.The study employs narrative inquiry, categorical-content analysis in particular, to gain insight into the reasons of internally displaced Kurdish women for not participating in vocational and literacy courses served by PECs. Semi-structured interviews were carried out with 9 Kurdish women between ages 26-51 in Bayramtepe, Küçükçekmece.Narrative analysis of the data led to the formation of several outstanding themes. Discrimination based on ethnicity and language, demand for education in mother tongue, suppression of the husband and the immediate family, burden of children and the household duties, and health problems emerged as the most common factors that hindered women from participating or continuing further to educational activities.Internally displaced Kurdish women?s nonparticipation to adult educational activities has been discussed within the concepts of mother tongue, patriarchal family structure, ethnic background, internal displacement, and in accordance with literature on effects of displacement on women. Along with some factors that are results of the process of internal displacement, patriarchal family structure has come out as an important factor that prevented particularly young Kurdish women from participating in such activities. On the other hand, relatively older Kurdish women could not participate in vocational and literacy courses because they lacked language skills in Turkish, leading them to demand education in the mother tongue. Most of the Kurdish women could not join educational facilities due to the density of household jobs and care for children as a result of social gender roles. Finally, being internally displaced has created a negative attitude among Kurdish women towards the state. The findings were discussed by constant comparison and contrast with global views on gender dimensions of internal displacement.

EducationEducation programsPublic education centres+5
Aslıhan Zengin
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An investigation of spelling skills in Turkish: The Role of phonological encoding and rapid naming in the literacy skills of third and fourth graders

The present study investigated the role of phonological encoding (PE) skills and rapid automatized naming (RAN) in predicting reading and spelling achievement of Turkish-speaking children. It compared the underlying processes of spelling with those involved in reading with reference to developmental differences across grade levels and the transparent orthography of Turkish. Besides, it explored variations in the spelling errors found in the students' handwritings in word and text level spelling based on grade levels and task modality (copying vs. dictation). The participants were 77 students attending Grade 3 and Grade 4. A number of literacy tests were used to collect data, and the data were analyzed both quantitatively and qualitatively. Although the fourth graders had similar levels of PE skills with the third graders, they performed significantly better in RAN, word reading and word spelling tests. Regression results showed that RAN was a strong precursor of reading while PE was a significant predictor of spelling in Turkish. Still, RAN made significant contributions to spelling skills beyond PE at both grade levels. In addition, PE significantly contributed to the reading skills of the third graders while it did not account for significant amounts of variance in the reading skills of the fourth graders. As the grade level increased, the effect of phonological knowledge tended to decrease whereas automatization gained more importance in predicting reading and spelling performance. The results of the error analysis revealed some variations in the error patterns across modalities, but no striking differences were found across grade levels.

CodingReading skillsReading-writing+7
Ecehan Sönmez
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokula okuma-yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında bir fark olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda, bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden nedensel-karşılaştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim öğretim yılında Nevşehir ili sınırları içerisindeki özel bir okulda eğitim gören ikinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde seçkisiz olmayan amaçlı örneklem yöntemlerinden, ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Benzer sosyoekonomik ve sosyokültürel çevreden gelen 34 erkek ve 29 kız öğrenci olmak üzere toplamda 63 öğrenci bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılar, ilkokula okuma yazma bilerek başlayan 33 ve bilmeyerek başlayan 30 öğrenci olarak iki gruba ayrılmıştır. Verilerin toplanmasında 152 kelimeden oluşan bir bilgilendirici metin seçilmiştir. Öğrencilerin bu metni okumaları istenmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan okuduğunu anlama sorularını cevaplamaları istenmiştir. Sürecin tamamı kayıt altına alınmış ve öğrencilerin okuma hatalarının belirlenmesinde sesli okudukları kayıtlar tekrar dinlenmiş ve okuma hatası olarak yanlış okuma, tekrar, ekleme, atlama ve ters çevirme hataları dikkate alınmıştır. Öğrencilerin okuma hızlarının ölçülmesinde kayıtlar tekrar dinlenmiş ve öğrencilerin ilk bir dakikadaki okuduğu sözcük sayısından atlama, ekleme, tekrar, ters çevirme, yanlış okuma hataları çıkarılmıştır. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeylerini ölçmek için onların okuduğunu anlama sorularına verdikleri cevaplar değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-test uygulanmış ve öğrencilerin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer bir ifade ile bu çalışmanın bulguları ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bulgular, alan yazındaki ilgili çalışmalar da dikkate alınarak tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

OkumaOkuma hatalarıOkuma hızı+5
Buket Deveci Taşçı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effectiveness of using mind mapping strategy in writing achievement and motivation, and reading achievement and motivation

The purpose of this thesis was to explore the effectiveness of using mind mapping in writing achievement and motivation as well as reading achievement and motivation. In addition to these topics, whether students were intrinsically or extrinsically motivated in writing and reading was investigated. Furthermore, the study explored the perceptions of students and instructors as to whether they found using mind mapping strategy effective, if students had intrinsic or extrinsic motivation, and if writing and reading motivation and writing and reading achievement were correlated. The quantitative data were collected through a Writing Motivation Questionnaire (Payne, 2012), a Reading Motivation Questionnaire (Wigfield & Guthrie, 1997) and writing and reading achievement tests. The qualitative data were collected through focus-group semi-structured interviews with 7 volunteer students and written interview questions with 13 volunteer instructors. The study's findings demonstrated the experimental group showed significantly higher results in writing achievement and the experimental group's result was significantly higher in terms of reading achievement. Moreover, mind mapping strategy also showed a positive effect on students' writing motivation and reading motivation. The experimental group showed a significant difference in overall grades and intrinsic motivation. Furthermore, students' intrinsic and extrinsic motivation scores were significantly higher. A correlation was found between writing and reading motivation.

MotivationReading skillsReading-writing+5
Ecem Ege
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlk okuma yazma öğretiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi

Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların araştırıldığı bu çalışmada Denizli ilinde 2022-2023 eğitim yılında 1. sınıf okutan sınıf öğretmenlerinin görüşleri araştırılmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde karma yöntem ve zenginleştirilmiş desendedir. Nicel verilerin toplanmasında Ülkeroğlu (2022) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İlk Okuma Yazma Öğretiminde Yaşadığı Sorunlara İlişkin Algıları Ölçeği (İYS)" kullanılırken nitel veriler araştırmacı tarafından uzman görüş alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler 163 öğretmenden toplanırken nitel veriler 13 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Alt boyutlar ve genel olarak ölçek verilerinin Cronbach's Alpha değerlerinin ,809 ile ,899 arasında olduğu ve verilerin güvenirlik düzeyinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların başında "Öğrencinin teknolojik araç gereçlere ilgisinin yüksek olmasının dikkat dağınıklığına neden olması" sorununu yaşadıklarını belirttikleri görülmüştür. Bunu "Öğrencinin çabuk sıkılması" izlerken en az yaşadıkları sorun ise "Ailelerin gerekli malzemeleri temin etmemeleri" olmuştur. Öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların alt boyutlar ve genel olarak en yüksek sorunun aile boyutunda yaşandığı görülmüştür. Bunu öğrenme boyutu ve öğretmen süreci boyutları izlemiştir. Genel ortalamanın ise katılıyorum düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların görev yaptıkları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, cinsiyet ve mezuniyet düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermediği görülürken yaş, kıdem ve sınıfında sığınmacı öğrenci olma değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların aile boyutunda yaşa göre 41 yaş ve üzerindeki öğretmenler ailelerle daha yüksek düzeyde sorun yaşamaktadır. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların öğretmenlerin kıdemlerine göre aile boyutunda kıdemi 1-10 yıl olan öğretmenlerle kıdemi 16 yıl ve üstünde olanlar öğretmenler arasında 16 yıl ve üzerindeki öğretmenler lehine yüksek olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada öğretmenlerin sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunup bulunmaması durumuna göre öğrenme ve genel olarak ise okuma yazmada sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunan öğretmenlerin sığınmacı öğrenci olmayanlara göre daha fazla sorun yaşadıkları görülmektedir. İlk okuma yazmada hazırlık aşamasında yaşanan sorunların başında okulöncesi eğitim alamama ön plana çıkmıştır. Bunu psiko-motor yetersizlikler izlerken en az ise öğrenci ilgisizliği sorunudur. Öğrenciden kaynaklanan sorunlardan en fazla görüleni öğrenci ilgisizliği ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak ön plana çıkmıştır. Bunu hazırbulunuşluğu kazanmama izlerken en az ise uyum sorunları olmuştur. Ebeveynden kaynaklı sorunların başında yanlış tutum ve davranışlar ön plana çıkmıştır. Bunu veli ilgisizliği ve gereksiz müdahale sorunları izlemiştir. Öğretim ortamından kaynaklanan sorunların başında materyal eksikliği olarak ön plana çıkarken sınıfların kalabalık olması, yabancı öğrenciler ve uygun olmayan ortam sorunları bunu izlemiştir. Sığınmacı öğrencilerle ilgili sorunların başında dil-iletişim sorunu en çok vurgulanan sorun iken ilgisizlik ve devamsızlık sorunları bunu izlemiştir. COVID-19 etkilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar birbirine yakın olmakla birlikte etkisinin olmadığı yönünde görüş bildiren sayısı daha fazladır. İlk okuma yazmada karşılaşılan başka sorunlar; veli işbirliğinin yetersizliği, teknolojiyi fazla kullanmanın zararları, ders kitaplarının içeriklerinin yetersizliği ve yabancı öğrenci sorunu olarak ifade edilmektedir. İlk okuma yazmada karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin başında veli-öğretmen işbirliğinin sağlanması gelmektedir. Önerilere ilişkin katılım sayıları birbirine çok yakın olmakla birlikte bunu okulöncesi eğitimin zorunlu olması, hazırbulunuşluk düzeylerinin arttırılması ve velilerin bilinçlendirilmesi önerileri bunu izlemektedir. Nicel verilerin bulgularıyla nitel verilerin bulgularının büyük oranda benzer olduğu ve ilk okuma yazmada yaşanan sorunların benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, ilk okuma yazma, sığınmacı, öğrenci, ebeveyn

Okuma-yazmaOkuma-yazma öğretimiSığınmacı+5
Hatice Özen
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Factors that contribute to adult learners' persistence in basic literacy programs

The aim of this study was to reveal factors that contribute to persistence of adult learners in basic literacy programs. A qualitative research methodology was chosen as the design of this study; 18 participants from 4 different public education centers were interviewed about individual, institutional, and external factors influencing their learning and helping them persist in the course. Female participants over 18-year-old and who completed Level-I Literacy courses and currently enrolled in Level-II Literacy courses were selected to understand factors affecting their persistence. Content analysis was conducted to analyze the interview data. As a result of this study, personal drives to participate and perception of having student role were found as individual factors contributing to persistence. Under institutional factors, sense of belonging and characteristics of adult education trainer were found as factors helping persistence of adult learners in basic literacy programs. Verbal support, people as student's guardian, and facilitation found to have a positive impact on persistence of adult learners as external factors. This study has a practical value that it may give insight to adult educators to understand who illiterate adult people are and how they can be supported through participating and persisting in the basic literacy programs. In addition to its practical value, this study may provide significant contribution to both national and international literature for with its conceptual framework, because there is a lack of research specific to persistence in basic literacy education.

Public education centresPublic educationPermanence+4
Işık Yılmaz
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Critical thinking in adult literacy education: The perceptions and practices of adult educators

The aim of this study is to examine the perceptions and practices of adult literacy educators in terms of critical thinking in adult literacy education. 11 participants from 2 public education centers in Istanbul were interviewed based on a phenomenological research design. Content analysis was conducted to analyze the data. The findings revealed that the educators regarded socialization as the main purpose of the courses. The educators reported that the literacy courses help the learners develop self-sufficiency, independence and confidence by teaching them new knowledge and skills, contributing to their socialization by engaging in adopting to society more extensively. The educators also reported that they find it important to develop critical thinking in the adult learners. Even though the educators commented on the relationship between critical thinking and adult literacy education, none of them provided a clear and comprehensive definition of critical thinking. Even the educators who reported more radical views on the role and impact of the courses were unable to support these arguments with clearly articulated statements and examples. The educators were unable to mention teaching methods and activities other than discussion and using specific materials such as reading books and writing letters for developing critical thinking in adult learners. This study has a practical value in that it may provide insights to adult educators to reflect on the purposes of adult education from a more transformative perspective based on critical thinking. This study may also provide a contribution to both national and international literature since there is a lack of research focusing on the role and significance of critical thinking in adult education.

Critical thinkingReading-writingReading-writing instruction+3
Hilal Ayan Karabatman
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilk okuma yazma ders kitabının (2021-2022) incelenmesi (Denizli ili örneği)

Ders kitapları, öğretim programının hedeflerini gerçekleştirmek üzere tasarlanması, dersin bir plan doğrultusunda uygulanmasını sağlaması, kültürel aktarımı sağlaması, ekonomik olarak ulaşılabilir olması gibi özellikleri nedeniyle öğretimin temel kaynağıdır. Kitaplar Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının belirlediği içerik, öğrenme-öğretme, ölçme ve değerlendirme, dil anlatım ve üslup, teknik tasarım ve düzenleme kriterleri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Ders kitaplarının kullanılabilirliğini ve etkililiğini saptamak, eksik yönlerini tespit etmek, kitapların pratik olarak kullanımı sırasında ortaya çıkan sorunları belirlemek önemli görülmektedir. Özellikle kitabı birebir kullanan öğretmenlerin görüşlerini almak, kitapların gelişimi açısından daha da önemlidir. Buradan hareketle çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilk okuma yazma ders kitabının (2021-2022) incelenmesidir. Karma araştırma yöntemine göre tasarlanan bu çalışmada 2021-2022 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığının ücretsiz olarak dağıtımını yaptığı ders kitabını kullanan Denizli ili Merkezefendi ve Pamukkale merkez ilçelerinde görev yapmakta olan birinci sınıf öğretmenlerinden uygun yöntemlerle belirlenen örneklem seçilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda 121 ve nitel boyutunda 20 birinci sınıf öğretmenine ulaşılmış, uzmanların görüşleri alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve görüşme formlarına göre veriler toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programı ile maddelere ait dağılım, frekans ve yüzdeler hesaplanmış; nitel boyutunda ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: kullanılan ders kitabının dil anlatım ve üslup haricinde diğer bölümlerinin geliştirilmesi; ders kitabının fasiküller halinde olması; hazırlık çalışmalarının uyum haftası süresince kullanılabilecek yeterlilikte ve öğrenci seviyesine uygun şekilde olması; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere (dijital/online içerikler, kavram kartları, alfabe blokları, ek kaynak vb.) sağlanması gerektiği; kitapta yer alan görsellerin etkin ve yerinde kullanılması; bölüm, ünite, harf grubu sonrasında ölçme değerlendirme etkinliklerine ve öz değerlendirme çalışmalarına yer verilmesi; ders kitabının içeriğinin zenginleştirilerek (soru/etkinlik sayısı, ödevlendirme, yazı yazma alanı vb.) kullanıma sunulması bulgularına ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre: ders kitaplarının fasiküller halinde tasarlanması; ders kitaplarının hazırlık çalışmaları, harf öğretimi ve ölçme değerlendirme aşamalarında öğretmenleri ek kaynağa yöneltmeyecek tür ve düzeyde kapsamlı olarak sunulması; günümüzde yaygın olarak kullanılan dijital/online kaynakların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen ve öğrencilerin kullanımına sunulması; öğretmen kılavuz kitaplarının kapsam ve niteliğinin iyileştirilerek tekrar kullanıma sunulması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+3
Erhan Oral
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular