1980 sonrası sanat ortamının yeni yönelimleri: Kent ve mekan üzerine plastik çözümlemeler
2012
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. E. Yıldız Doyran
Özet (TR)
Kent, tarihsel süreçte Gotik, Rönesans, Barok dönemler, Romantizm ve sonrasında modern sanatta İzlenimcilik, Dışavurumculuk gibi akımlarla resimde imgeye dönüşmüştür. Oysaki günümüzde insan elinden çıkma bir nesne haline gelmiştir. Özellikle Rönesans'tan sonra sanatçılardaki konu özgürlüğü kenti bir imge olarak öne çıkarmıştır. Çünkü Rönesans ve öncesinde en önemli imge din olduğu için yapılan eserler kutsal sayılmıştır.Kentleri yeniden inşa etme, yenileme modern bir tutumdur. Modernizme göre kent, uygarlığın beşiği, insan aklının en yetkin ürünüdür. Bu bağlamda modernistlerin kente bakış açıları değişmiş ve işlevsel olmuştur. Sergi salonları, galeriler, müzeler modernleşme ile birlikte kamusal alanlarda hizmet vermiştir. Sanayi Devrimi sürecinde kente farklı bir gözle bakan sanatçılar, kent imgesini benimsemişlerdir. Sanatçılar konuları arasına insanların gündelik yaşamları, işçi sınıfı, toplumsal yapı gibi konuları ele almışlardır.Kentin kültürel, ekonomik, sosyal dinamikleri imgenin dönüşümünü belirler. Dolayısıyla kültür dönüşümleri, kentin siyasal, ekonomik bağlamdaki değişmeleri ve teknolojik gelişmeler karşısında kent kimlikleri farklılaşarak netlik kazanmıştır. Kent bazen bir zeminde hayat bulmakta, bazen de göstergeler yardımıyla anlaşılabilmekte ya da siyasal bir söylemin parçası haline gelmektedir. Postmodernizmde kent, çoğulcu, çok sesli, anarşik, oyun oynanan ve denetlenemez kaotik bir oluşum olarak tanımlandıktan sonra sanat, galeri ve müzelerden çıkarak bir seçenek olarak kent içerisinde yaşamını sürdürmüştür. Bu bağlamda kent günümüzde üretim nesnesi konumuna gelmiştir.Bir sorun olarak ele alınan kent, gözlem ve deneyimler sonucunda uygulama çalışmalarına yansıtılmıştır. Kentin pek çok kültürü bir arada yaşatmasından dolayı çeşitlilik ve zıtlıklar, yeni yaşam modellerinin bireyler üzerinde yarattığı sarsıntı, başkalaşım, yabancılaşma ve yalnızlaşma gibi konular uygulama çalışmalarına kuramsal olarak yansımaktadır. Binalar da insanlar gibi birbiriyle uyumsuz ve bir yapı içindedir. Bu yapıya rağmen oluşturulan yanlış kültür politikaları sebebiyle hızla tek tipleşen insan ve kent karşılıklı etkileşimden dolayı hastalıklı bir hale gelmiştir. Toplumsal dönüşüm uygulama çalışmalarının düşünsel boyutunu meydana getirmiştir. Biçimsel olarak, kente ait formlar, gerçekçi bir dilden uzak, göstergelerle aktarılmıştır. Teknik olarak boya ve farklı malzemeler kullanılmıştır. Çalışmalarda kenti olduğu gibi yansıtmak yerine, insanlar üzerindeki etkisi ve bunun ruhsal yansımaları doğrultusunda ifade edilmiştir.
Yazar
Dr. Mustafa Duymaz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Mustafa Duymaz (Yüksek Lisans Tezi). 1980 sonrası sanat ortamının yeni yönelimleri: Kent ve mekan üzerine plastik çözümlemeler, 2012, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
