2015-2016 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine başvuran çocukluk çağı ev kazası olgularının özellikleri
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sema Demirçin
Abstract (TR)
2015-2016 Yılları Arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine Başvuran Çocukluk Çağı Ev Kazası Olgularının Özellikleri Çocuklarda meydana gelen ciddi yaralanmaların üçte birinden fazlasının ev ortamında gerçekleştiği bilinmektedir. Çocuklar hareket kabiliyetlerinin kısıtlı olması, çevrelerindeki nesnelere karşı ilgili ve meraklı olmaları, deneme-yanılma yoluyla öğrenmeleri, korkuyu hissetmemeleri ve tehlikelerin farkında olmamaları gibi nedenlerle ev kazaları açısından ciddi anlamda risk altındadırlar. Bu çalışmada çocukluk çağı ev kazalarıyla ilgili veri elde etmek, meydana gelen yaralanmaları medikolegal açıdan değerlendirmek, çocukluk çağı ev kazalarının sıklığına ve ciddiyetine dikkat çekmek, koruma önlemlerinin ve yapılabilecek düzenlemelerin belirlenmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Çalışmamızda ev kazaları ve ortaya çıkabilecek yaralanmalar ile ilişkili olabilecek tüm ICD-10 kodları (S00-S99, T00-T32, T36-T65, X00-X19, X40-X49, W05-W40, W65-W70, W73-W80, W85-W87, Y10-Y30 arası kodlar ve tüm subgrupları; J68, J69, J93, R98, R99, T71, W00, W01, W44, W45 ve subgrupları) hastanemizde kullanılmakta olan Mia-Med Hastane Bilgi Yönetim Sisteminde taranmıştır. 01 Ocak 2015-31 Aralık 2016 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine ev kazası öyküsü ile müracaat ettiği tespit edilen 18 yaş altındaki toplam 1835 olgu; demografik veriler, ev kazası türleri, kazanın gerçekleştiği ev bölümü, kaza zamanı (mevsim, ay, gün, saat), yaralanma türleri, yaralanan vücut bölgeleri, yaşamsal tehlike varlığı, vücutta kemik kırığı meydana gelip gelmediği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı, tedavi şekilleri, toplam tedavi süreleri, sakatlık/ölüm sıklığı, toplam maliyet, adli olgu bildirim durumları gibi özellikler açısından değerlendirildi. Ev kazası geçiren 1835 olgunun 1044'ü (%56,9) erkek, 791'i (%43,1) kız çocuğuydu. Olguların yaş ortalamasının 45 ay (en küçük 0, en büyük 215 ay) olduğu, ev kazalarının 494 (%26,9) olguyla en çok 13-24 ay grubunda meydana geldiği tespit edildi. Olguların 1504'ünün (%82) 0-6 yaş grubundaki çocuklar oluşu dikkat çekiciydi. Ev kazalarının en sık yaz mevsiminde (n:526, %29), Haziran ayında (n:189, %10,3), Cuma günü (n:278, %15,1) ve 18:00-23:59 saat aralığında (n:903, %49,2) meydana geldiği saptandı. Öykülerine göre; kazaların evin en çok salon-oturma odası kısmında (n:672, %36,6) meydana geldiği tespit edildi. En sık görülen ev kazası türlerinin (n:960, %52,4) düşme, (n:266, %14,5) çarpma-çarpışma ve zehirlenme (n:195, %10,7) olduğu saptandı. Düşme olgularının 286'sının (%29,8) kendi seviyesinden; 223'ünün (%23,2) koltuk, kanepe ve divandan; 179'unun (%18,6) yatak, karyola, beşik ve benzerinden düştüğü tespit edildi. Çarpma-çarpışma türü ev kazalarında (n:266) olguların en sık sehpa, masa, televizyon ünitesi, dolap vb. mobilyalara (n:106, %39,8) çarptığı belirlendi. Zehirlenme türü ev kazalarında (n:195) olguların 53'ünün (%27,2) farmakolojik ajanlarla, 142'sinin (%72,8) ise non-farmakolojik ajanlarla zehirlendiği tespit edildi. Olguların 1337'sinde (%72,9) yaralanma meydana geldiği, 498'inde (%27,1) herhangi bir yaralanma bulgusuna rastlanmadığı kayıtlıydı. En sık meydana gelen yaralanma türleri izole kesi (n:534, %39,8), izole yumuşak doku travması ve izole kırıktı (n:148, %10,9). En çok yaralanan vücut bölgelerinin sadece baş-boyun bölgesi (n:801, %60) ve sadece üst ekstremite bölgesi (n.231, %17) olduğu tespit edildi. Yaralanma meydana gelen olguların (n:1337) 107'sinde (%8) hayati tehlike oluşturacak nitelikte, 366'sında (%27,3) basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ve 207'sinde (%15,4) ise kemik kırığına veya çıkığına neden olacak nitelikte yaralanma meydana gelmişti. Kayıtlara göre; ev kazası geçiren olguların sadece 451'inde (%24.6) adli olgu bildirimi yapıldığı kayıtlıydı. Olgularımızın 1466'sının (%79,9) ayaktan tedavi edilerek taburcu edildiği, 308'inin (%16,8) hastanemiz servislerine (n:276) veya yoğun bakım ünitelerine (n:32) yatırılarak tedavi altına alındığı, 14 (%0,7) olgunun ise başka hastanelere sevkinin sağlandığı tespit edildi. Servis veya yoğun bakım ünitesine yatışı yapılan olguların ortalama 4,43 gün (minimum 1 gün, maksimum 62 gün) tedavi gördüğü tespit edildi. Ev kazası nedeniyle hayatını kaybeden olgu sayımız 6 (%0.4)'ydı. Olguların 10'unda (%0,7) ise kalıcı sakatlık durumu ortaya çıkmıştı. Olguların toplam tedavi giderinin 439386 TL, kişi başı ortalama tedavi giderinin ise 239,45 TL (minimum 13 TL, maksimum 31462 TL) olduğu hesaplandı. Ev kazalarından korunmada bakım veren tarafından çocukların dikkatli kontrolü ve takibi, ailelere ev içerisinde yapılacak düzenlemeler hakkında eğitim verilmesi, çocuk için güvenli bir ortam sağlanması, konut standartları ve ürün güvenliği ile ilişkili yasal düzenlemelerin yapılması gibi multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Ayrıca ev kazası öyküsüyle müracaat eden olgularda "çocuk istismarı" her zaman akılda tutulmalı ve şüphelenilen durumlarda göz dibi muayenesi içeren göz hastalıkları görüşü, tüm iskelet grafileri ve bu konuda tecrübeli kişilerce ayrıntılı öykü alması gerektiği unutulmamalı, şüpheli olguların adli vaka ihbarı yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: Ev kazası, çocuk, adli tıp.
Author
Dr. Ali Özgün Kaya
How to Cite
Ali Özgün Kaya (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2015-2016 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine başvuran çocukluk çağı ev kazası olgularının özellikleri, 2018, Akdeniz University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
