Medical SpecialtyOpen Access

2018 lırads' a göre hepatosellüler karsinom ve hepatosellüler karsinom dışı lezyonların ayrımında gadoksetik asit disodyum (GD-EOB-DTPA) kullanılan kontrastlı dinamik karaciğer MRG'nin diagnostik değerinin nomogramkullanılarak karşılaştırılması

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bilgin Kadri Arıbaş

Abstract (TR)

Amaç: Yaptığımız çalışmada, bir hepatosit spesifik ajan olan gadoksetik asit disodyum (Gd- EOB- DTPA) kontrastlı dinamik karaciğer MRG'de, tanısal nomogramla birlikte kullanılan 2018 LI-RADS raporlama sisteminin, HSK ve HSK dışı kitlelerin ayrımındaki tanısal değerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Yaptığımız çalışma tek merkezli retrospektif olarak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu onayından sonra başladı. 2018 Ocak ve 2021 Ağustos arasında, gadoksetik asit disodyum (Gd- EOB-DTPA) kullanılarak elde olunan, 788 adet karaciğer kontrastlı dinamik MRG tetkiki incelendi. 2018 LI-RADS kriterlerini taşımayan 373 hasta çalışmaya dahil edilmedi. Kalan 415 hastanın MRG tetkikleri, iki gözlemci tarafından incelenip 2018 LI-RADS raporlama sistemine göre değerlendirildi. LI-RADS raporlama sistemine göre olgular 5 ayrı gruba ayrıldı. Karaciğerde kitlesi olmayan, kronik karaciğer parankim hastalığı bulguları olanlar LI-RADS 1, karaciğerde kitlesi olan olgular LI-RAD 2-5 olarak gruplandırıldı. Nicel değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu histogram ve Q-Q grafikleri ile denetlendi. Nicel değişkenler ortalama ± standart sapma ve ortanca (en küçük değer-en büyük değer) ile özetlenirken, nitel değişkenler sıklık (yüzde) olarak özetlendi. Normal dağılıma uygun olan nicel değişkenler grup sayısına göre bağımsız örneklemlerde t testi veya tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilirken normal dağılıma uygun olmayan nicel değişkenler grup sayısına göre Mann Whitney U testi veya Kruskal Wallis testi ile analiz edildi. Ayrıca, nitel değişkenler Ki-kare testi veya Fisher'in kesin testi ile analiz edildi. İkili karşılaştırmalarda Bonferroni düzeltmesi kullanıldı. Değişkenlerin HSK ve non-HSK'yı ayırt etme başarısı ROC (receiver operating characteristic) eğrisi analizi ile değerlendirildi. HSK'yı belirlemede en etkin olan değişkenleri saptamak amacıyla ileriye dönük seçimli çoklu lojistik regresyon analizi yapıldı ve p<0,05 değerleri istatistiksel olarak önemli kabul edildi. İstatistiksel RStudio programı, Durbin Watson ve p testleri kullanılarak tanısal nomogram elde edildi. Bulgular: Çalışmada, 788 hastanın MRG tetkikleri incelendi (407 erkek ve 381 kadın), yaş ortalaması 58,44 ± 13,52 (aralık 19 - 92) olarak saptandı. 373 (%47,3) hasta LI-RADS negatif, 260 (%33,0) hasta LI-RADS 1, 77 (%9,8) hasta LI-RADS 2, 14 (%1,8) hasta LI-RADS 3, 31 (%3,9) hasta LI-RADS 4 ve 33 (%4,2) hasta LI-RADS 5 olarak sınıflandı. Çalışmada LI-RADS 2-5 olarak sınıflanan 155 hasta (108 erkek ve 47 kadın) göz önüne alındı. Bu hastalar için yaş ortalaması 60,90 ± 12,64 (aralık 22 - 89) idi. 108 (%69,7) hastada tek lezyon vardı, 72 (%46,5) hastada boyutun 20 mm'nin üzerinde olduğu görüldü. 77 (%49,7) hasta LI-RADS 2, 14 (%9,0) hasta LI-RADS 3, 31 (%20,0) hasta LI-RADS 4 ve 33 (%21,3) hasta LI-RADS 5 olarak sınıflandı. 137 (%88,4) hastada teşhis MRG-klinik bulgulara göre konulurken, 18 (%11,6) hastada patoloji incelemesine göre konuldu. 90 (%58,1) hastaya non-HSK kitle, 6 (%3,9) hastaya HSK dışı malignite ve 59 (%38,1) hastaya HSK tanısı konuldu. LI-RADS'ın ROC eğrisi altında kalan en yüksek alana sahip olduğu görüldü ve ideal kesim noktası >3,5 olarak belirlendi. LI-RADS aynı zamanda en yüksek duyarlılık, doğru sınıflama oranı ve negatif kestirim değerine de sahipti. Kapsül kontrastlanmasının en yüksek seçicilik ve pozitif kestirim değerine sahip olduğu görüldü. AFP için ideal kesim noktası >15 ng/mL ve boyut için ideal kesim noktası >20 mm olarak belirlendi. HSK'yi belirlemede en başarılı değişkenleri saptamak amacıyla ileriye dönük seçimli çoklu lojistik regresyon analizi yapıldı. Difüzyon kısıtlaması, arteriyo-portal (A-P) wash-out ve LI-RADS en başarılı değişkenler olarak saptandı. Difüzyon kısıtlaması olan hastalarda HSK olma riski diğerlerinden 13,461 kat daha yüksek olarak saptandı (OR: 13,461; 95% GA: 2,215- 81,802; p=0,005). A-P wash-out olan hastalarda HSK olma riski diğerlerinden 8,934 kat daha yüksek olarak saptandı (OR: 8,934; 95% GA: 1,306 - 61,100; p=0,026). LI-RADS 4&5 hastalarda HSK olma riski diğerlerinden 138,980 kat daha yüksek olarak saptandı (OR: 138,980; 95% GA: 13,606-1419,605; p<0,001). HSK'yı belirlemede en etkili olan bağımsız değişkenler (difüzyon kısıtlaması, A-P wash-out ve LI-RADS 4&5) RStudio programında incelendi ve tanısal nomogram elde edildi. Nomogramda bulunan toplam puanla, HSK riski olasılığının belirlenmesi sağlandı. Sonuç: Hepatospesifik kontrast madde olan Gd- EOB- DTPA kontrastlı karaciğer MRG'nin değerlendirilmesinde, 2018 LI-RADS kriterlerinin spesifivite ve sensitivitesi yüksektir. Kronik karaciğer parankim hastalarında, kontrastlı dinamik karaciğer MRG'nin, takip ve AFP ile korelasyonu önemlidir. Tanısal nomogram kullanarak HSK'yı belirlemede, hem wash-out hem de difüzyon kısıtlaması pozitiflikleri çalışmamızda LI-RADS sınıflamasına önemli katkıda bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hepatosellüler karsinom, HSK, LI-RADS, siroz

Author

Dr. Halilibrahim Öztürk

How to Cite

Halilibrahim Öztürk (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2018 lırads' a göre hepatosellüler karsinom ve hepatosellüler karsinom dışı lezyonların ayrımında gadoksetik asit disodyum (GD-EOB-DTPA) kullanılan kontrastlı dinamik karaciğer MRG'nin diagnostik değerinin nomogramkullanılarak karşılaştırılması, 2022, Zonguldak Bülent Ecevit University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University