Master'sOpen Access

Abdurrahman Tâğî, hayatı ve tasavvufî görüşleri

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Hayri Kaplan

Abstract (TR)

Abdurrahman Tâğî, Bitlis'in Norşin ilçesinde yaşamış Nakşibendî tarikatının Hâlidî koluna bağlı bir mutasavvıftır. Şeyhine olan bağlılığıyla ön plana çıkmış, şeriat-tarîkat kurallarına sımsıkı bağlı bir âlimdir. Halifelik aldıktan sonra Norşin'de kurduğu dergâh ve medrese, bölgenin en önemli ilim merkezlerinden biri olmuştur. Zira yetiştirdiği ilim talebeleri, mürit ve halifeleri sayesinde Hâlidîlik kolunu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Suriye'ye kadar yayma gayreti göstermiştir. Tâğî'nin öne çıkan en önemli özelliklerinden birtanesi olan sünnet-i seniyeye olan bağlılığı, irşad ve sohbetlerine de yansımış, müritlerine, bid'at ve ruhsatları terk etmelerini ve sünneti seniye ile amel etmelerini her daim tembihlemiş, tarikat ve şeriat arasındaki dengeyi sağlam temeller üzerine tesis etmiştir. Zira her bid'atın bir sünneti ortadan kaldırdığını ifade ederek, İmam Rabbânî ile aynı çizgide olduğunu göstermiştir. Tâğî, sohbet ve râbıta konularına ayrı önem vererek, sohbetin kâr kazandıran büyük bir ticaret olduğunu vurgulamış, sohbetin, ihlâs ve muhabbeti artırdığını, dünya sevgisine engel olduğunu ifade etmiştir. Mevlânâ, Tasavvufta mürşidsiz yola çıkılamayacağı, çıkılsa bile şeytan ve nefsin tuzaklarına yenik düşüp yolu kaybedeceğini bildirken, Abdurrahman Tâğî de mürşidi kâmili, kendi irade ve benliğinden sıyrılıp, Allah'ın iradesi altına giren, Allah (c.c.)'ın iradesi ve rızası dışında bir söz ve eylemde bulunmayan rehber şeklinde tarif etmiştir. En büyük kerâmetin istikamet üzere olmak olduğunu bildiren Tâğî, şerîatta lakayt davranıp olağan üstü olaylar sergileyenlere kanılmaması gerektiğini savunmuştur. Şerîata önem vermeyen kişilerin, bin kerâmet gösterse bile, şeyhliklerine itibar edilmemesi gerektiğini kaydederken, sahte müteşeyyihlere karşı uyanık olmamız gerektiğini ifade etmiştir. Abdurrahman Tâğî, tarîkatın, ihlas, muhabbet ve şerîata bağlılık ekseninde olduğunu, tarikatın amacının da şerîat hükümlerinin ayrıntılarını ve hikmetlerini bilmek olduğunu kaydederek, tarîkat sınırlarının, şeriat kuralları ile çizildiğini vurgulamıştır. Tâğî, tarîkatın diğer bir amacının da nefsin hilelerini ve kötülüğünü öğretip, insanlara tayakkuz hali kazandırmak, gaflete düşmemelerini sağlamak olduğunu vurgulamıştır. Mürid-mürşid konusuna da değinen Tâğî, mürşid ve müridin sıfatları ve görevleri üzerinde de durmuş, mürşid-veli ve derviş gibi kavramların arasındaki farkları da izah etmiştir.

Author

Dr. Semih Bekçi

How to Cite

Semih Bekçi (Yüksek Lisans Tezi). Abdurrahman Tâğî, hayatı ve tasavvufî görüşleri, 2018, Çukurova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University