Akciğer kanseri tanısında kullandığımız girişimsel yöntemlerin etkinliğinin araştırılması
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Aziz Gümüş
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Akciğer kanseri 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle sigara kullanımının artmasıyla önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Akciğer kanseri kanserojen maruziyeti ve genetik yatkınlığın kombinasyonu olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Akciğer kanserinin yıllık insidansı gelişmiş ülkelerde 100 000'de 19.6, gelişmekte olan ülkelerde 100 000'de 11.1 olarak bildirilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde akciğer kanseri erkeklerde mortalite oranında ilk sırada yer almaktadır. Hastaların büyük çoğunluğu tanı anında ileri evre olmaktadır ve cerrahi şansı bulunmamaktadır. Akciğer kanseri tanısı konulan hastalarda kullanılan tanı yöntemlerinin başında fiberoptik bronkoskopi (FOB) gelmektedir. Günümüzde transtorasik iğne aspirasyon biyopsi (TTİAB) kullanım sıklığı giderek artan bir diğer tanı yöntemidir. Çalışmamızda; kliniğimizde tanı konulan akciğer kanseri vakalarının epidemiyolojik özelliklerin belirlenmesi, tanı konulma sürecinde kullanılan yöntemlerin etkinliğinin saptanması ve bu yöntemlerin başarısını etkileyen faktörlerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2019 ile Aralık 2020 tarihleri arasında Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne başvurup, akciğer kanseri tanısı konulan hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Demografik bilgiler, yaşamsal veriler, görüntüleme ve işlem raporları dahil tüm hasta verilerine elektronik hasta kayıt sisteminden ulaşılmıştır. Ayrıca kliniğimiz bronkoskopi ünitesinde arşivlenen hasta kayıt defterlerinden ilgili tarihler arasındaki verilere ulaşılmıştır. Hastalarda 8. TNM sistemine göre evreleme yapılmıştır. Bronkoskopik bulgular İkeda sınıflamasına göre çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Akciğer kanseri tanısı ile araştırmaya dahil edilen 297 hastanın 279 (%93.9)'u erkek, 18 (%6.1)'i kadın hastadır. Hastaların yaş ortalaması 65.92 ± 8.98 yıldır. Sigara anamnezi değerlendirildiğinde aktif içici 116 (%39.1) kişi, bırakmış 171 (%57.6) kişi, hiç içmemiş 10 (%3.3) kişi olarak kaydedildi. Akciğer kanseri tanısı konulan hastaların %96.7'sinde sigara öyküsü saptanmıştır. En sık eşlik eden ek hastalıklar hipertansiyon (%31.6) ve koroner arter hastalığı (%26.9) olarak tespit edilmiş olup, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) oranı ise %10.8'dir. Kliniğimize ilk başvuru şikayetlerinin ilk üçü sırasıyla nefes darlığı (%40.1), göğüs ağrısı (%39.4) ve öksürük (%33) olarak belirlenmiştir. Akciğer kanseri tanısı konulan 297 hastada en sık görülen kanser tipleri %41.4'ü vi adenokanser, %38.7'si skuamöz hücreli kanser, %15.2'si küçük hücreli kanserdir. Tümöral lezyonların Toraks bilgisayarlı tomografide %59.6 oranında santral yerleşimli, %40.4 oranında ise periferik yerleşimli olduğu görülmektedir. Toraks BT değerlendirmesinde kitlelerin boyutu 51.6±22.9 mm idi ve akciğer kanserlerinin %38 oranında sağ üst lob ve %26.5 oranında sol üst lob yerleşimli olduğu tespit edilmiştir. Hastalarımızın %54.2'sinin tanı anında Evre 4 olduğu belirlenmiştir. Kliniğe başvuru ile tanı koyma süresi arasında geçen süre 19.3±13.8 gün olarak bulunmuştur. Tanısal yöntem olarak sadece FOB kullanılan hastalarımızın ortalama tanı süresi 12.7±6.6 gündür. Çalışmamızda patolojik doku tanısı elde edilen tanısal yöntemler sıklık sırası ile şöyledir; FOB (%46.5), TTİAB (%41.1), EBUS (%8.1), metastaz biyopsi (%2.3), rezeksiyon (%2). Genel toplamda 230 defa yapılan FOB işlemi en sık yapılan ve en yüksek oranda tanı elde ettiğimiz yöntemdir. FOB uygulanan hastalarımızın %82.2'sine bronş lavajı (BL), %70.9'una endobronşial forseps biyopsi (EFB), %22.6'sına fırça biyopsi (BF), %5.7'sine endobronşial iğne aspirasyon (EBİA) uyguladığımız sonucu çıkmıştır. Çalışmamızda uygulanan bronkoskopik yöntemlerinin tanı başarısı direkt tümör bulguları olan hastalarda EFB %86.8, BL %48.9, BF %68.4, EBİA %85.7 şeklindedir. Direkt bulgulardan kitle bulgusu saptanan hastalarda, radyolojik olarak santral yerleşimli lezyonlarda EFB istatistiksel anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda endobronşial forseps biyopsi, FOB ile yapılan örnekleme prosedürleri içerisinde en yüksek tanı oranına sahip işlemdir. Forseps biyopsi endoskopik inspeksiyonla kitle bulgusu saptanan ve radyolojik olarak santral yerleşimli lezyonlarda istatistiksel başarılı bulunmuştur. Forseps biyopsi ile birlikte yapılan bronş lavajı ve fırça biyopsisinin tanı konulmasında ilave bir katkısının olmadığı görülmüştür. Bronkoskopik biyopsi işlemlerinde birden fazla tekniğin birlikte kullanılmasıyla tanısal etkinliğin nasıl arttırılabileceğine yönelik çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, fiberoptik bronkoskopi, tanısal işlem
Author
Dr. Abdurrahman Kotan
How to Cite
Abdurrahman Kotan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akciğer kanseri tanısında kullandığımız girişimsel yöntemlerin etkinliğinin araştırılması, 2021, Recep Tayyip Erdogan University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Recep Tayyip Erdogan University
- Yapıların patlayıcı ile kontrollü yıkımı için simülasyon geliştirilmesi(2021)
- Distribution of Aedes aegypti and Aedes albopictus in Turkey, determination of vector status and population genetics(2023)
- Türkiye'de konut fiyatları ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi(2025)
- Resûlîler Devleti ve Hicaz üzerinde hâkimiyet mücadelesi (1229-1454)(2025)
- Gömülü mandibuler üçüncü molar cerrahi çekim sonrası trombositten zengin plazma (TZP) ve konsantre büyüme faktörü (KBF) uygulamasının postoperatif ağrı, ödem ve alveolar osteit insidansına etkisinin değerlendirilmesi: Prospektif, randomize kontrollü çalışma(2025)
- Rize ilinde aile sağlığı çalışanlarının bebek, çocuk ve ergen izlemleri hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi(2025)
