Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Akromegali tanısı ile takip edilen hastaların antropometrik, biyokimyasal, radyolojik verilerinin ve hepatosteatoz sıklığının retrospektif bir değerlendirmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Akromegali, genellikle bir hipofiz adenomuna bağlı olarak büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri büyüme faktör-1 (IGF-1) fazlalığı ile karakterize, nadir görülen bir endokrinolojik hastalıktır. Bu çalışmanın amacı, akromegali tanısı ile takip edilen hastaların antropometrik, biyokimyasal ve radyolojik verilerini inceleyerek hepatosteatoz sıklığını ve hastalığın klinik seyri ile olan ilişkisini değerlendirmektir. Yöntem: Bu çalışma, 2018-2024 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'nde takip edilen 70 akromegali hastasının retrospektif verilerini kapsamaktadır. Hastaların demografik, laboratuvar, radyolojik bulguları, ameliyat ve patoloji raporları ile alınan tedavi yöntemleri incelenmiştir.Toplanan veriler bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 18.0 paket programı ile analiz edildi. Bulgular:Hastaların ortalama yaşı 52,77±12,95 yıl olup, hastalık tanısı konulma yaşı 43,67±12,55 olarak bulunmuştur.Hipofiz adenomu saptanan hastaların %85,0'ı makroadenom %15,0'ı mikroadenom olarak bulunmuştur. Hastaların %94,2'sinde cerrahi tedavi uygulanmış olup, cerrahi sonrası %30,7'sinde remisyon sağlanmıştır.Hepatosteatoz sıklığı %45,4 olup hepatosteatoz olma durumu remisyonda olan hastalarda aktif hastalığı olanlara göre daha fazla saptansa da istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görüldü(p>0,05).Tanı anında hastaların %74,6'sında (n=44) akral bölgelerde ve yüzde büyüme, %42,4'ünde (n=25) baş ağrısı gibi semptomların eşlik ettiği ancak makroadenom-mikroadenom karşılaştırmasında anlamlı fark olmadığı görüldü.Aktif hastalığı olan grupta kolon polibi varlığı remisyondaki hastalara kıyasla anlamlı yüksek olduğu görüldü. Çalışmamızda, ameliyat sonrası 6. ayda ölçülen IGF-1 düzeylerinin, remisyona giren hastalara kıyasla nüks eden hastalarda anlamlı olarak yüksek olduğu tespit edilmiştir (p=0,046) Sonuç:Çalışmamızda akromegali tanısı ile takip edilen hastaların diabetes mellitus,hipertansiyon,osteoporoz,malignite vb. birçok komorbidite ile karşı karşıya olduğunu ve bu durumun biyokimyasal olarak aktif hastalık olması durumunda daha yüksek düzeylere ulaşabileceğini gösterdik.Öte yandan aktif hastalık durumlarında IGF-1 düzeylerindeki yüksekliğin hepatosteatoza karşı koruyucu olabileceğini ön gördük.Literatür verilerine dayanarak lipodistrofi ve hepatosteatoz tedavisinde siklik IGF-1 replasmanının tedavi edici etkisini göstermek için daha geniş popülasyonlar üzerinde yapılacak çalışmalarla desteklenmesine ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.

Yazar

Alper Mutlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Alper Mutlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akromegali tanısı ile takip edilen hastaların antropometrik, biyokimyasal, radyolojik verilerinin ve hepatosteatoz sıklığının retrospektif bir değerlendirmesi, 2025, Selçuk University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Selçuk University tezlerinden daha fazlası