Alkol ve opioid bağımlılığı hastalarında zihin kuramı ve emosyon tanıma işlevleri
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Tunç Alkın
Abstract (TR)
Amaç: Güncel araştırmalarda sosyal kognisyonun özellikle duygu (emosyon) tanıma ve zihin kuramı (ZK) ana başlıkları öne çıkmaktadır. Farklı bağımlılık gruplarında ZK ve Duygu Tanıma işlevlerinin bozulduğu gösterilmiştir. Fakat farklı bağımlılık gruplarında sosyal kognisyon bozukluğu şiddetini ve biçimlerini karşılaştıran çalışma sayısı azdır. Amacımız opioid bağımlılığı (OB) ve alkol bağımlılığı (AB) hastalarında ZK ve emosyon tanıma işlevlerini birbirleriyle ve sağlıklı kontroller ile karşılaştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya geçmişte DSM-IV tanı ölçütlerine göre opioid bağımlılığı (OB) tanısı almış 32 hasta ve alkol bağımlılığı (AB) tanısı almış 30 hasta ile 32 sağlıklı kontrol (SK) dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara, zihin kuramı işlevlerini ölçmek için Gözlerden Zihin Okuma Testi (GZOT), Yüzlerden Duygu Tanıma Testi (YETT), GAF testi (faux pas) uygulanmış, nörobilişsel işlevlerin değerlendirilmesi için Stroop Testi ve İşitsel Üçlü Sessiz Harf Sıralaması Testi, eş tanıları dışlamak için SCID-1 uygulanmıştır. Bulgular: Gruplar katılımcıların yaşları ve öğrenim durumları açısından farklılaştığı için çalışmadan elde edilen verilen bu değişkenler kontrol altına alınarak analiz edilmiştir. OB grubu sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında YETT, GZOT, Gaf Testi toplam puanları ve "gafı anlama", "uygunsuz durumun anlaşılması", yanlış inanç", "empati" olmak üzere tüm kategorilerinden anlamlı olarak daha düşük puanlar almıştır. Benzer şekilde AB grubunun YETT ve GZOT toplam puanlarının sağlıklı kontrollere göre daha düşük olduğu görülmüştür. Ancak Gaf Testi toplam puanları ve alt kategorilerinden alınan puanlar değerlendirildiğinde sağlıklı kontrollerle anlamlı farklılık gösterilememiştir. Duygular ayrı ayrı değerlendirildiğinde OB kontrollere göre kızgın yüzlere daha fazla yanlış yanıt verirken AB kontrollore göre iğrenmiş yüzlere daha fazla yanlış yanıt vermiştir. Her iki bağımlılık grubunun da tanınamayan yüzlere üzgün yanlış yanıtı verme eğiliminde olduğu görülmüştür. OB ve AB birbirileri ile karşılaştırıldığında YETT ve ZK sosyal algısal yönünü değerlendiren GZOT toplam puanları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Sosyal bilişsel ZK'nı değerlendiren Gaf Testi performansları değerlendirildiğinde OB "yanlış inanç" kategorisinde AB göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük performans göstermiştir. Gaf Testi toplam puanları, "uygunsuz durumun anlaşılması" ve "empati" alt kategorilerinde bu fark anlamlılık sınırındadır. OB hastalarında klinik değişkenlerden bağımlılık süresi ile YETT arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki görülürken opioid miktarı ile GZOT toplam puanları arasında negatif yönde anlamlılık sınırında bir ilişki gösterilmiştir. Çoklu regresyon analizi sonucu opioid miktarının GZOT toplam puanlarını üzerine doğrudan etkili olduğu saptanmıştır. AB hastalarında kullanılan standart içki miktarı ile YETT toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. AB ve OB gruplarında, işlem belleği ve yanıtın engellenmesi gibi nörokognitif işlevlerde bozulmalar saptanmıştır. Ancak bu bozuklukların sosyal kognisyon bozuklukları üzerine doğrudan etkili olmadıkları görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda OB grubunda, ZK ve duygu tanıma işlevleri olmak üzere sosyal kognisyonda yaygın bir bozulma olduğu saptanmıştır. Buna karşın AB grubunda kontrol grubuna göre duygu tanıma işlevleri ve sosyal algısal ZK' nın bozulduğu ancak sosyal bilişsel ZK işlevlerinin görece korunduğu görülmüştür. OB ve AB hastaları, sosyal algısal ZK ve duygu tanıma işlevleri açısından farklılaşmazken, OB grubunun AB grubuna göre sosyal bilişsel ZK işlevlerinin bozulmuş olduğu görülmüştür. Nörokognitif işlevler değerlendirildiğinde her iki grubun da işlem belleği ve yanıtın engellenmesi işlevlerinde bozulma saptanmıştır. Gruplar arasında anlamlı farklılık gösterilememiştir Nörokognitif işlevlerde görülen bozuklukların sosyal kognisyon bozuklukları üzerinde doğrudan etkili olmadığı görülmüştür. Bu bulgu iki kognisyon alanının bağımsız nöral sistemler aracılığıyla etkili olduğunu ve birbirinden bağımsız olarak bozulabileceği görüşünü akla getirmektedir. Sosyal kognisyonda görülen bozuklukların klinik değişkenler ile güçlü bir bağıntı göstermiyor olması, bu bozuklukların hastalık öncesi döneme ait, belki de hastalığa yatkınlık yaratan özellikler olabileceğini düşündürmektedir. Bu sonuçlar, sosyal işlevsellik alanının bağımlılıkların önlenmesi ve sağaltımında odaklanılması gereken önemli alanlardan biri olduğu yönünde yorumlanabilir.
Author
Dr. Emre Yazgeç
How to Cite
Emre Yazgeç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Alkol ve opioid bağımlılığı hastalarında zihin kuramı ve emosyon tanıma işlevleri, 2018, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri(2021)
- Ekonomik kriz ve Türkiye'de organize suçlar(2020)
- CPAP tedavisi altında olan orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi tanılı hastalarda, orofaringeal egzersizin etkinliği: Randomize kontrollü klinik çalışma(2020)
- Vergi yükü açısından seçilmiş eski SSCB ülkeleri ve Azerbaycan(2020)
