DoktoraAçık Erişim

Alım satım komisyonculuğu sözleşmesi

2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. H. Cumhur Özakman

Özet (TR)

Alım satım komisyonculuğu sözleşmesi, komisyoncunun kendi adına ve vekâlet veren hesabına taşınır mal veya kıymetli evrak alım satım işlemi yapma borcu altına girdiği, buna karşılık vekâlet verenin ise komisyoncuya belli bir ücret(komisyon) ödemeyi yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanabilir. Bu tanım çerçevesinde alım satım komisyonculuğu sözleşmesinin unsurları şu şekilde belirlenebilir: 1) Komisyoncunun kendi adına vekâlet veren hesabına üçüncü kişilerle hukuki işlemyapması; 2) alım satım komisyonculuğu sözleşmesinin konusunu taşınır mal veya kıymetli evrak alım satımı olması; 3) ücret 4) tarafların anlaşması.Alım satım komisyonculuğu sözleşmesi, hukuki niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Ani edimli bir borç ilişkisi olan alım satım komisyonculuğu sözleşmesi, aynı zamanda nitelikli bir vekâlet sözleşmesidir. Vekâlet sözleşmesi hükümleri, alım satım komisyonculuğu sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinin özel olarak düzenlendiği haller dışında bu sözleşmeye uygulanmaktadır. Alım satım komisyonculuğu sözleşmesinin diğer bir özelliği, dolaylı temsil ilişkisi içeren bir vekâlet sözleşmesi olmasıdır.Alım satım komisyonculuğu sözleşmesinde komisyoncunun ilk borcu, satım sözleşmesi akdetme ve bu sözleşmeyi ifa etmedir. Komisyoncunun üçüncü kişi ile sözleşmeyi vekâlet veren hesabına değil de kendi adına ve hesabına kurması durumunda iktisap ettiği şeyi vekâlet verene devretmeye zorlanması mümkün değildir. Komisyoncu, yalnızca vekâlet verene tazminat ödemeye mahkûmettirilebilir. Üçüncü kişinin satım sözleşmesinden doğan borcunu komisyoncuya ifa etmekten kaçınması halinde vekâlet verenin uğramış olduğu zararı üçüncü kişiden talep etmesi söz konusu değildir. Komisyoncunun ikinci borcu, vekâlet verene bilgi verme borcudur. Komisyoncu vekâlet verenin talimat verme ve sözleşmeyi sona erdirme haklarını kullanabilmesi için her türlü önemli olayı vekâlet verene bildirme yükümlülüğü altındadır. Komisyoncu, ayrıca işgörme borcunun ifa edildiğini vekâlet verene bildirmelidir. Komisyoncu, bilgi verme borcunu ihlal etmesi halinde vekâlet verenin bundan doğan zararını tazmin etmelidir. Komisyoncunun bir diğer borcu, komisyon sözleşmesi konu malı sigorta ettirme borcudur. Vekâlet verenin açık talimatı olmadıkça, komisyoncu komisyon sözleşmesi konusu malları sigorta ettirmekle yükümlü değildir. Vekâlet verenin verdiği talimata rağmen sigorta yaptırmamış ve bundan dolayı bir zarar meydana gelmişse, komisyoncu vekâlet verenin uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. Komisyoncunun alım satım komisyonculuğu sözleşmesinde bir diğer borcu, eşyaya özen gösterme borcudur. Komisyoncu, kendisine gönderilen malı muayene etmeli, muayene sonucu malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa taşıcıya karşı vekâlet verenin haklarını korumalıdır. Komisyoncu, ayrıca ayıpları tespit ettirmeli ve malları muhafaza etmelidir. Satılmak üzere gönderilen mal, çabuk bozulabilecek nitelikte ise komisyoncu vekâlet vereni bilgilendirmek koşuluyla eşyayı satmakla yükümlüdür.Komisyoncu, eşyaya özen borcuna aykırı davranması halinde vekâlet verenin uğramış olduğu zararı tazmin etmelidir.Komisyoncunun borçlarından beşincisi, vekâlet verenin talimatlarına uyma borcudur. Vekâlet veren tarafından verilen kanuna ve ahlaka aykırı talimatlar, komisyoncuyu bağlamamaktadır. Komisyoncunun vekâlet verenin verdiği talimata uymaması sözleşmeye aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda komisyoncu vekâlet verenin uğradığı zararı tazmin etmelidir. Komisyoncu, talimata aykırı olarak iş görme borcunun ifa edilmesinden doğan sonuçları üzerine alarak, vekâlet verenden ücret ve giderlerinin ödenmesini talep edebilir. Türk Borçlar Kanunu'nda komisyoncunun vekâlet verenin belirlediği bedele uyma borcu, özel olarak düzenlenmiştir. Komisyoncu, vekâlet verenin belirlediği bedelin altında satış yapmış ise, belirlenen bedel ile fiilen satış yapılan bedel arasındaki farkı vekâlet verene vererek zararı üstüne alamaz. Komisyoncu, vekâlet verenin menfaati gerektiriyorsa ve ondan talimat alınması mümkün değilse, belirlenen bedelin altında satış yapabilir. Vekâlet verenin bedele ilişkin talimata uymayan komisyoncu, belirlenen bedel ile elde edilen bedel arasındaki farkı tazmin etmelidir. Komisyoncunun, vekâlet verenin uğradığı diğer zararları da tazmin etmesi gerekmektedir. Ayrıca, komisyoncunun komisyon sözleşmesi konusu malların satılmasından elde edilen fazlalığı vekâlet verene devretmelidir.XXVKomisyoncunun komisyon sözleşmesinden doğan bir diğer borcu, veresiye mal satmama ve malı teslim almadan peşin ödemede bulunmama borcudur. Komisyoncu, ancak vekâlet verenin izin veya icazetinin bulunduğu durumlarda komisyon sözleşmesi konusu malı veresiye satabilecek ya da bu malı teslim almadan peşin ödemede bulunacaktır. Satım komisyoncusu, iş görme borcunun ifa edildiği yerdeki ticari teamüle göre de veresiye satış yapabilir. Komisyoncu bu borca aykırı davranmasından dolayı vekâlet verenin uğradığı zararları tazmin etmelidir. Komisyoncunun bir başka borcu, vekâlet veren hesabına kazandığı alacaklar nedeniyle garanti borcudur. Komisyon sözleşmesinde komisyoncunun gerekli özeni göstermişse sonuç sorumluluğu bulunmamakla birlikte, komisyoncu vekâlet verenle yaptığı bir anlaşma ile üçüncü kişinin ödeme gücü ve borcu ifa etmemesinden dolayı sorumlu olmayı kabul etmişse veya bulunduğu yerdeki ticari teamül gerektiriyorsa vekâlet verene karşı sorumlu olur. Komisyoncunun delcredere sorumluluğu adı verilen bu sorumluluğu özel bir teminat sorumluluğu niteliğindedir. Komisyoncu, aynı zamanda vekâlet verene karşı işi sadakat ve özenle yapma borcu altındadır. Komisyoncu, komisyon sözleşmesinde üstlenilen işin yerine getirilmesinde gerekli özeni göstermelidir. Komisyoncu, bu özeni gösterirken basiretli vekil gibi davranmakla yükümlüdür. Komisyoncunun özen borcunu yerine getirmediğini ispat yükü, vekâlet verene aittir. Özen borcuna aykırı davranan komisyoncu, vekâlet verenin uğradığı zararı tazmin etme yükümlülüğü altına girmekte ve ücret talep etme hakkını kaybetmektedir. Komisyoncu, ayrıca sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde iş görme borcunun ifası dolayısıyla öğrendiği vekâlet verene ait sırları saklı tutmakla yükümlüdür. Komisyoncu, iş görme borcunu bizzat ifa ile yükümlüdür. Ancak yine aynı hükümde belirtilen bazı durumların varlığı halinde komisyoncu işi başkasına yaptırabilmektedir. Komisyoncu, yetkisi olmadığı halde işi başkasına gördürürse, TBK m. 112'ye göre sözleşmeyi ihlal etmekten dolayı vekâlet verene sorumlu olur. Komisyoncunun yetkisi olduğu halde başkasına işi gördürmüş olması durumunda sorumluluğu alt komisyoncuyu seçmede ve ona talimat verme de gerekli özeni göstermiş olmakla sınırlanmıştır. Vekâlet veren, komisyoncunun işi başkasına gördürdüğü her durumda komisyoncunun sahip olduğu hakları alt komisyoncuya karşı ileri sürebilmektedir. XXVI Komisyoncunun başkasına ait bir iş görmesinin doğal sonucu olan hesap verme borcu, bir yapma borcudur. Komisyoncu, vekâlet verenden veya üçüncü kişilerden aldığı değerler, kendi ücret, gider ve tazminat alacakları hakkında vekâlet verene hesap vermek zorundadır. Komisyoncunun hesap verme borcunu yerine getirmemesi durumunda vekâlet veren giderleri komisyoncuya ait olmak üzere hesabı başkasına yaptırmak için mahkemeden izin alabilir. Komisyoncu, bu borca aykırılıktan dolayı meydana gelen zararı da tazmin etmekle yükümlüdür.Komisyoncunun bir başka borcu, alınanları verme borcudur. Alınanları verme borcunun konusu genellikle çeşit borcu niteliğindedir. Komisyoncu, üçüncü kişilerden aldığı şeyler yanında komisyon sözleşmesinden doğan borcunu ifa edebilmek için vekâlet verenden aldığı şeyleri de vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Komisyoncunun vekâlet verene parayı ödemede temerrüde düşmüş olması halinde temerrüde düşürülmesi için ihtarda bulunulmasına gerek yoktur. Komisyoncu, vekâlet verenin alınanları verilmesi talebine karşılık bazı savunma imkânlarına sahiptir. Komisyoncunun alınanları verme borcu bir miktar para ise, kendi alacakları da para alacağı olduğundan takas beyanında bulunabilir. TBK m. 541'de komisyoncunun sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal üzerinde hapis hakkının bulunduğu belirtilmekte ise de, komisyoncunun vekâlet veren hesabına aldığı mal kendi mülkiyetinde olduğu için üzerinde hapis hakkına sahip olması mümkün değildir. Komisyoncu, bu durumda kendisinden alınanların verilmesini isteyen vekâlet verene karşı ödemezlik define başvurabilir. Komisyoncunun sattığı maldan elde ettiği bedel üzerinde hapis hakkı söz konusu değildir. Vekâlet verenin borçlarından ilki ve en önemlisi, komisyoncuya ücret ödemeborcudur. Vekâlet verenin ücret ödeme borcu, iş yapılınca doğmaktadır. İşin yapılmış sayılmasından maksat, üçüncü kişinin satım sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını komisyoncuya ifa etmiş olmasıdır. Vekâlet verene yüklenebilen sebepler dolayısıyla iş sonuçlanmazsa, komisyoncu ücretin tamamına hak kazanır. Vekâlet verene yüklenemeyen sebepler dolayısıyla iş yapılamazsa komisyoncu uygun bir karşılık isteyebilir. Komisyoncunun dürüstlük kuralına aykırı olarak davranması durumunda vekâlet verenden ücret talep etmesi mümkün değildir. Özellikle komisyoncu bedeli XXVII gerçekleşen bedelden farklı gösterirse, vekâlet verene karşı satıcı ya da alıcı gibi sorumlu olmaktadır. Vekâlet verenin borçlarından ikincisi, komisyoncu tarafından yapılan giderleri ve avansları ödeme borcudur. Vekâlet verenin bu borcu ifa etmesi, komisyon sözleşmesinin başarı ile sonuçlanmasına bağlı değildir. Vekâlet veren, gider ve avansa ilişkin tutarın yanında yapıldığı andan itibaren bunun için hesap edilecek faizi de ödeme yükümlülüğü altındadır. TBK m. 538/f. II'de, komisyoncunun ardiye ve taşıma bedellerine ilişkin ücretleri ayrıca vekâlet verenden talep edebileceği belirtilmiştir. Vekâlet verenin diğer bir borcu, komisyoncuyu onun hesabına yüklendiği borçlardan kurtarma borcudur. Vekâlet veren, komisyoncu işgörme borcunun gereği gibi ifası için bir borç altına girmiş ise komisyoncuyu bu borçtan kurtarmakla yükümlüdür. Vekâlet veren, üçüncü şahsa doğrudan borcu ifa edeceği gibi, üçüncü kişi ile borcun üstlenmesi sözleşmesi yaparak veya yenileme yolu ile komisyoncuyu borçtan kurtarabilir. Vekâlet verenin komisyon sözleşmesi çerçevesinde son borcu komisyoncu tarafından uğranılan zararı tazmin borcudur. Vekâlet veren, kendi kusuru olmaksızın zararın meydana geldiğini ispat etmedikçe komisyoncunun komisyon sözleşmesinden doğan iş görme borcunu ifa ederken istemeyerek uğradığı zararları tazmin etmelidir. Komisyoncunun vekâlet verene karşı alınanları verme borcunu yerine getirmekten kaçınması veya iflas yahut haciz dolayısıyla borç konusu üzerinde tasarruf yetkisini kaybetmesi yüzünden alınanları vermeye ilişkin alacağı elde edememe riskini üstlenmiş olan vekâlet vereni korumak için yasal devir imkânı getirilmiştir. Vekâlet veren komisyoncuya karşı olan borçlarını ifa edince alacaklar yasa gereği komisyoncudan vekâlet verene geçmektedir. Vekâlet veren, alacakların yasal olarak kendisine devredilmesi yolundaki talebini komisyoncunun iflası halinde iflas masasına karşı da ileri sürebilir. Vekâlet veren, komisyoncunun iflas etmesi halinde bunun kendi hesabına kazandığı taşınır malın iflas masasından ayrılarak XXVIII kendisine verilmesini isteyebilir. Vekâlet verenin bu hakkı, yalnızca taşınır malın masadan ayrılmasına olanak sağlayan kişisel nitelikte bir haktır.Komisyoncuya verilen malın satılamaması veya satış emrinden cayılması durumunda, vekâlet veren malı geri almakta veya o malla ilgili başka işlem yapmakta gecikirse, komisyoncunun komisyon sözleşmesine konu malları açık artırma yoluyla sattırabilme imkânı getirilmiştir. Komisyoncu, borsada kayıtlı ve piyasa fiyatı bulunan kambiyo senetleri veya diğer kıymetli evrakı ya da ticari malları satmaya ve almaya yetkili kılınmış ise vekâlet verenin yasaklaması söz konusu olmadıkça kendisiyle işlem yapabilmektedir. Komisyoncu, üçüncü kişi satıcı veya alıcı ismini belirtmeden işgörme borcunun ifa edildiğini vekâlet verene bildirirse kendisiyle işlem yapmış sayılmaktadır. Komisyoncunun kendisiyle işlem yapma hakkı, vekâlet verenin sözleşmenin sona erdirildiğine ilişkin beyanının komisyoncu tarafından öğrenilmesiyle sona ermektedir.Komisyon sözleşmesinin sona ermesi bakımından genel sebeplerle sona erme ile vekâlet sözleşmesine özgü sona erme sebeplerini birbirinden ayırmakgerekmektedir. Komisyon sözleşmesinden doğan iş görme borcu, iş görme borcunun ifa edilmesi, dar anlamda borcun sona ermesi sebeplerinden birinin gerçekleşmesi, tarafların anlaşması ile sona ermektedir.Komisyon sözleşmesinin vekâlet sözleşmesine özgü sona erme sebeplerinden ilki, komisyon sözleşmesinin taraflarca sona erdirilmesidir. Sona erdirme hakkının kullanılması, tek taraflı bir hukuki işlem olup bozucu yenilik doğuran hak niteliği taşımaktadır. Komisyon sözleşmesinde sona erdirme hakkı, emredici nitelikte bir hükümdür. Komisyon sözleşmesinin komisyoncu tarafından uygun olmayan zamanda sona erdirilmesi halinde vekâlet veren uğradığı zararın tazmin edilmesini isteyebilecektir. Ölüm, ehliyetsizlik ve iflas ile de komisyon sözleşmesi sona ermektedir. Ancak TBK m. 513'e göre tarafların ölüm, ehliyetsizlik ya da iflasa rağmen sözleşmenin devam edeceğini kararlaştırmaları halinde komisyon sözleşmesi sona ermemektedir. XXIX Bunun gibi işin niteliği sözleşmenin devamını gerektiriyorsa yine ölüm, ehliyetsizlik ya da iflasa rağmen komisyon sözleşmesi devam etmektedir

Yazar

Dr. Öz Seçer

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Öz Seçer (Doktora Tezi). Alım satım komisyonculuğu sözleşmesi, 2013, Galatasaray University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Galatasaray University tezlerinden daha fazlası