Master'sOpen Access

Yazınsal anlatıların ürün semantiği perspektifine dayalı olarak görsel anlatılara dönüştürülmesinin analizi

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2018
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Her tasarım süreci, verilmiş ya da oluşturulmuş bir tasarım briefi ile başlar. Tasarım süreci boyunca, ürün tasarımcıları verilen tasarım brieflerini yorumlayarak tasarlanması istenen ürünle ilgili kendi bakış açılarını ortaya koyarlar. Ürün geliştirme sürecini, birçok farklı tasarım metodu uygulayarak yürütürler. Bu kapsamda bakıldığında, yazınsal anlatılar ile görsel anlatılar arasındaki dönüşümün incelenmesi, ürün tasarımcısının tasarım sürecinde verilen tasarım briefine, kullanıcı profiline bakış açısının ve ürün senaryosu yapılandırmasının yürütülüş biçiminin araştırılması sürecine katkıda bulunması amaçlanan bir inceleme olarak yapılandırılmıştır. Anlatısallığın ürün tasarımı süreci üzerine olası etkileri araştırılmak istenmiştir. Tasarımcılar, tasarım nesneleri aracılığıyla son kullanıcılarla iletişime geçerler. Son kullanıcının nesne ile yaşayacakları deneyimlerini, nesnenin formu, fonksiyonu, rengi, yüzey uygulamaları, yükledikleri mesajlar gibi tasarım elementlerini bir arada kullanarak ve nesneye yükleyerek şekillendirirler. Bu süreçte, tasarım brieflerini okuma şekilleri, kendi geçmiş deneyimleri, karakteristik özellikleri, tasarım perspektileri, eğitim geçmişleri gibi birçok parametreden beslenirler. Aynı şekilde son kullanıcı da, nesne üzerine yüklenmiş bu mesajları, aynı parametreler üzerinden okurlar. Çalışmanın araştırma soruları ile, semantik öğeler açısından zengin yazınsal metinlerin tasarım briefi gibi kullanılması ile, ürün tasarımcılarının tasarlayacakları nesne ile ilgili anlayışları üzerine etkisi, ürün tasarımcılarının tasarım sürecinde oluşturdukları çizimler aracılığıyla nesneye anlam yükleme işlemini nasıl gerçekleştirdikleri, betimlemelerin ürün tasarımcılarının tasarım briefinin beklentilerini anlayabilmeleri açısından rolü araştırılmak istenmiştir. Bu araştırma sorularının cevapları ile de, ürün tasarım sürecinin tasarım briefi, ürün senaryosu ve kullanıcı profili elemanları ile ilgili anlayışın, ürün tasarımı eğitimi alanında farklı metodlar ile denenmesine yol gösterecek veriler elde edilmesi amaçlanmıştır. Anlatısallığın, ürün semantiği ile ilişkilendirilerek incelenmesi için yürütülen çalışmanın literatürü, tasarımcıların mevcut düşünme süreçlerini ortaya koyarken, dönüşüm sürecinin daha iyi anlaşılması için kullanılan tasarım metodlarından örneklere, ürün semantiği, anlam yükleme ve medyalar arası semantik dönüşüm metodlarına odaklanır. Farklı medyalar arasındaki semantik öğe dönüşümlerine örnek olarak birçok farklı alanda çalışmalar yapılmış ve kavramlar ile metodlar geliştirilmiştir. Bu kavram ve metodlara, literatür kapsamında değinilmiştir. Medyalar arası semantik dönüşümünün, edebiyat ile görsel medyalar arasında kitapların sinemaya uyarlanması, yağlıboya tablolar üzerine yazılan şiirler yazılması gibi çok farklı örnekleri bulunmaktadır. Ürün senaryosu oluşturma, rol yapma oyunu, görsel senaryo taslağı gibi tasarım metodları aracılığıyla, anlatısallık tasarımcıların ürün tasarım sürecinde aşina oldukları ve kullandıkları bir kavramdır. Tez kapsamında, ürün tasarımcılarının edebiyat eserlerinden alıntılanmış nesne betimlemeleri içeren yazınsal anlatıları, anlatılan nesnelerin çizimlere dönüştürülme sürecini kapsayan çizim süreçleri yürütülmüştür. Dört farklı edebiyat eserinden seçilmiş altı farklı nesne betimlemeleri içeren yazınsal anlatılar, ürün tasarımcılarına vaka analizi kapsamında girdi olarak verilmiştir. Bu yazınsal anlatılar arasından çalışmayı yürütecekleri metni seçmeleri ve okuduktan sonra, metinde tasvir edilen nesne ile ilgili çizim yapmaları istenmiştir. Bu çizim süreçleri, sesli düşünme yöntemi kullanılarak, tasarımcıların düşünce akışları ve süreçle ilgili fikirleri kayıt altına alınmıştır. Sesli düşünme yönteminin katılımcılar tarafından yeterince anlaşılması açısından ana çizim süreci öncesinde kısa ön çalışmalar yürütülmüştür. Sonrasında ana çizim süreci gerçekleştirilerek, bu süreç, ürün tasarımcılarının tasarım briefine, tasarım sürecine ve ürün semantiğine bakış açılarını araştıran ve yürütülen çalışma ile ilgili düşüncelerini sorgulayan ilk ve son röportajlarla beslenmiştir. Tüm vaka analizi süreci video ve ses kaydı ile kayıt altına alınmıştır. Kayda alınan bu çalışmalardan elde edilen tüm veriler daha sonraki aşamada tematik analiz metodu için girdi olarak kullanılmıştır. Yapılan çalışmada elde edilen tüm sözel verilerin araştırmacı tarafından yazılı verilere dönüşümü tamamlandığında, araştırmacı, tematik analiz metodu kapsamında, her katılımcının söylemlerini eksiksiz bir biçimde kategorilere ayırabilmek için, tüm söylemleri anlamlı ve birbirinden ayrılan parçalara bölmüştür. Bu aşamada araştırmacı, bir katılımcının tüm söylemlerini, katılımcının çizim esnasında güttüğü kaygılara dayanarak parçalara ayırmıştır. Tüm tematik analiz temaları, bu parçaların gruplanmasından ortaya çıkmış ve şema halinde görselleştirilerek çıkan temalar, alt temalar ve kodların birbiri ile ilişkileri ortaya konmuştur. Vaka çalışmaları sonucunda elde edilen veriler, tematik analiz metodu ile analiz edilmiş ve sonucunda yedi adet tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar, somut özellikler, semantik özellikler, kullanıcı karakteristikleri, kullanıcı-nesne etkileşimi, işlevsel kalite, nesne ortamı ve teknik kalitedir. Analiz kısmında elde edilen temalardan, semantik özellikler, çalışma kapsamında detaylı olarak incelenmiştir. Diğer temalar, başka çalışmalarda kullanılmak üzere, çalışma kapsamı dışında tutulmuştur. Yazınsal anlatıların tasarımcılar tarafından çizimlerle görsel anlatılara dönüştürülme sürecinde sesli düşünme yöntemi ile ortaya koydukları yorumlarından, ürün semantiği ile ilişkili olanlar bu tema altında incelenerek alt temalarla ve kodlarla desteklenmiştir. Semantik özellikler temasının altında konumlandırılan alt temalar, geçmiş deneyimleri geri çağırma, kimlik, analoji, duygu, nostalji, karakterin algı seviyesi, görüşünüş ve öznel değerler olarak şekillenmiştir. Sonuç bölümünde, yazınsal anlatıların görsel anlatılara dönüşüm sürecini ürün semantiği perspektifinden analiz etmek amacıyla yürütülen tüm çalışmanın çıktıları ortaya konmuştur. Araştırma soruları, bu bölümde tekrar incelenerek, çalışma sonunda bu sorulara cevap oluşturan bulgular sunulmuştur. Öne çıkan sonuçlar olarak, betimleme içeren yazınsal anlatıların ürün tasarımcılarında tümden gelimsel düşünceyi tetiklediği, hayali kullanıcılarla empati kurmalarını sağladığı, ürün duygularını ön plana çıkardığı, geçmiş deneyimleri geri çağırarak bu deneyimlerin bilgilerini şuanda yürütülen tasarım sürecinde kullanmaya olanak sağladığı ve farklı nesnelerle analoji kurulmasına imkan sağladığı ortaya çıkmıştır. Öne çıkan sonuçlar olarak şu çıkarımlar yapılmıştır: Karakterin hissettiği duygular, nesneyi algılayış biçimi, nesnenin kimliği gibi semantik öğeler içeren anlatıları okuyan tasarımcılar, metinde geçen karaktere sempati duymaya başlamışlardır. Sempati ile başlayan ilişki, tasarımcıların metinde geçen karakterlerle empati kurmasına olanak sağlamıştır. Bu karakterler, metinde geçen nesnelerle ilişki içinde oldukları için, tasarımcılar nesne çizimlerini yaparken, metinde geçen nesneyi en iyi şekilde yansıtacak çizimleri yapmaya gayret etmişlerdir. Empati yaptıkları karaktere bürünerek, o karakterin nesne ile ilgili düşünüş biçimini tahmin etmeye çabalamışlardır. Nesneleri, bu karakterlerin gözünden görerek görselleştirmeye çabalamışlardır. Semantik öğeler ve doğal konuşma havasında yazılan, samimi duygulardan bahsedilen, karakterlerin hisleriyle ve davranışları ile ilgili detaylı bilgiler içeren metinlerin, seçilme yüzdesi diğerlerine oranla daha yüksek olmuştur. Semantik öğeler, okuyucu tasarımcıların dikkatini çekmekte önde oldukları halde, yapılan çizimler ve tasarımcıların çizim seanslarında yaptıkları yorumlar incelendiğinde, çizimlere çok yansıtılabilen özellikler olmamıştır. Metinlere ve çizimlere birlikte bakıldığında, somut özelliklerin birebir yansıtılabildiği, ancak semantik öğelerin yüklenemediği görülmüştür. Araştırmacının çıkış varsayımının aksine ikincil aşama olarak, nesne ile alakalı semantik öğelerle ilgili yorumlarda bulunmuşlardır. Semantik öğeler ve duygularla ilgili öğeler dikkatlerini çekmiştir; ancak ilk olarak çizimlerine yansıtabileceklerini düşündükleri ve aşina oldukları somut özellikleri görselleştirmeye odaklanmışlardır. Temel iletişim aracı olan dilin bir ürünü olarak edebiyat ve edebi eserler, anlatısallık özelliklerinin getirmiş olduğu semantik öğe açısından zengin içeriğe sahip olma doğasından ötürü, araştırmacı tarafından ürün semantiği ve tasarım süreci ilişkisine farklı bir bakış açısı ve yorum imkanı sağlayacağı öngörülerek çalışma kapsamında girdi olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonuç çıktılarının doğrultusunda araştırmacı, ürün tasarımcısı, nesne ve son kullanıcı arasındaki mesaj kodlama ve çözme süreci ile yazar, metin ve okuyucu arasındaki ilişki ile benzetme teşebbüsünde bulunmuştur. Bu tezin kapsamı içinde ele alınan konu, tasarımcı ile nesne arasındaki mesaj yükleme işleminin çizim sürecinde yürütülüş biçimine ışık tutmayı amaçlamaktadır. Bu açıdan anlatısallığın tasarım sürecine etkileri daha ileriki çalışmalarda tekrar kapsamlı olarak ele alınabilecek bir araştırma alanı olarak önerilmektedir. Son olarak, yapılan çalışmanın sonuçlarından yola çıkarak, gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Author

Gizem Çelebi

How to Cite

Gizem Çelebi (Yüksek Lisans Tezi). Yazınsal anlatıların ürün semantiği perspektifine dayalı olarak görsel anlatılara dönüştürülmesinin analizi, 2018, İstanbul Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul Technical University