Yüksek LisansAçık Erişim

Anonim ortaklıklarda payın senede bağlanması

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Halil Ali Dural

Özet (TR)

Türk Hukuku'nda anonim şirketlerin paylarının senede bağlanması çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Anonim şirketler, Türkiye'de uygulamada en çok tercih edilen şirket tiplerindendir. Tasarruf sahiplerinin anonim şirketlere yatırım yapmalarındaki en önemli sebeplerden biri ise kural olarak şirketin paylarının serbestçe devredilebilmesidir. Bu şirket tipi bakımından pay sahiplerinin diledikleri an ortaklıktan çıkarak yatırımlarını paraya çevirebilmeleri imkanı, payların kıymetli evrak niteliğinde senetlere bağlanabilmesiyle pekiştirilmiştir. Bu kapsamda, çalışmamız paylarını fiziki olarak senetlere bağlayabilecek olan kapalı anonim şirketler ile sınırlanmış olup esas olarak bu şirketlerin mevcut mevzuat uyarınca hangi koşullarda paylarını senetlere bağlayabileceğini ve kıymetli evrak niteliğini haiz bu senetlerin bastırılması için şirketin uygulaması gereken usulü konu edinmektedir. Söz konusu çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Anonim şirketlerin TTK m. 486 uyarınca pay senedi bastırmaları halinde bu senetlerin payı temsil etmelerinden hareketle ilk bölümde pay ve pay senedi kavramları açıklanmıştır. Buna göre, birinci bölümün içerisindeki ilk ana başlık altında pay kavramının anonim şirketler açısından özellikleri açıklanarak payın çeşitli anlamlarına değinilmiştir. Sonrasında ise payın senede bağlanması açısından önem arz eden paya bağlı birtakım ilkelere yer verilmiştir. Anonim şirketlerde payın açıklandığı bu bölümde mümkün olduğunca diğer ticaret şirketlerindeki benzer düzenlemelere yer verilerek anonim şirket payları ile diğer ticaret şirketlerindeki benzer kavramların aralarındaki farklılıklar ortaya konulmuştur. Birinci bölümün ikinci ana başlığı altında ise payı temsil eden pay senetlerinin özellikleri ile türlerine yer verilmiş ve bunların hukuki nitelikleri açıklanmıştır. Pay senetleri izah edilirken pay senedi yerine çıkarılabilen geçici senet olarak ifade edilen ilmühaberler ile ikinci bölümde payın senede bağlanmasına ilişkin birtakım düzenlemelerin yorumlanması için açıklanması gereken senede bağlanmamış payın niteliğine ve öğretide farklı görüşlerin sunulduğu senede bağlanmamış payın türü (hamiline veya nama yazılı olup olamayacakları) sorununa değinilmiştir. Birinci bölümde son olarak payın senede bağlanabilir olmasının anonim şirketler bakımından önemi açıklanmış ve bölüm tamamlanmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise dört ana başlık altında sırasıyla anonim şirketlerin paylarının hamiline yazılı ve nama yazılı pay senetlerine bağlanması, pay senetleri çıkarılmadan önce onların yerine çıkarılabilen ilmühaberlere bağlanması ve son olarak pay senedi bastırıldıktan sonra pay senedinin türünün dönüştürülmesi sebebiyle yeniden basılması gereken pay senetlerine ilişkin mevcut düzenlemeler ve öğretideki tartışmalı konular incelenmiştir. İlk iki ana başlıkta öncelikle her bir senet türünün işlevleri ile pay sahipleri ve şirket bakımından olumlu ve olumsuz yönleri açıklanmıştır. Bu açıklamalar sonrasında ise anonim şirketlerin pay senetlerini çıkarmalarının zorunlu olup olmadığı, hangi şartların gerçekleşmesi halinde bu senetlerin çıkarılabileceği ve payın senede bağlanabilmesi için uygulanacak usule ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. İlmühaberin çıkarılmasına ilişkin ise bu belgelere neden ihtiyaç duyulabileceği, hangi hallerde çıkarılabilecekleri ve yine uygulanacak usul açıklanmıştır. Son olarak, şirketin halihazırda pay senedi çıkardığı hallerde, bu pay senetlerinin türünün dönüştürülmesine ilişkin hakkın pay sahipleri için müktesep hak olup olmadığı, pay senedi türünün dönüştürülmesi hakkında alınacak genel kurul kararı için gereken toplantı ve karar nisabı ile bu halde mevcut pay senetlerinin geri çağrılması ve yeni pay senetlerinin bastırılması süreci açıklanarak çalışma tamamlanmıştır. Çalışma, kaynak taraması yöntemi ile hazırlanmıştır. Bu itibarla, öncelikle Türk hukuk öğretisine ilişkin literatür taraması yapılmış, genel başvuru kitapları ile monografiler okunmuş ve çalışmamızın konusu ile ilgili düzenlemelerin temas ettiği konulardaki akademik makaleler ve yayınlanmış tezler incelenmiştir. Ayrıca, Yargıtay içtihatları araştırılarak uygulamada çıkan uyuşmazlıklar çalışmaya yansıtılmıştır. Anonim şirketler açısından pay kavramı özel bir anlam ifade eder. Anonim şirketin tanımına ilişkin TTK m. 329 uyarınca anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Bu anlamda pay ise anonim şirketin sermayesinin belirli sayıda birim değere bölünmüş parçası olarak tanımlanır. Bu yönüyle pay, anonim şirketler hukuku bakımından merkez bir kavram olup bu şirket tipine ilişkin birçok kavram ve ilke paydan hareketle açıklanır. Anonim şirketler hukukunda pay kavramı, sermayenin bir parçası, pay sahipliği mevki, hakların ve borçların kaynağı ve pay senedi anlamına gelecek şekilde çeşitli anlamlarda kullanılır. Payın senede bağlanabilmesi açısından önem arz eden paya bağlı dört ilke bulunmaktadır. Bunlar; payın anonim ortaklığın kuruluşu ve sermaye artırımının tescili ile oluştuğu, senede bağlanmasının payda değişiklik yapmadığı, payın bölünmezliği ve serbestçe devredilebilirliği ilkesidir. Özellikle son ilke uyarınca anonim şirketlerde kural olarak payın devri hususunda anonim şirketin veya üçüncü bir kişi ile kurumun onayının aranmaması esastır. Payın senede bağlanması halinde ise nama yazılı pay senetleri bakımından bu kuralın istisnası olarak TTK m. 490 vd. uyarınca pay devrini sınırlayabilen bağlam hükümleri uygulanabilecekken hamiline yazılı pay senetleri açısından devrin sınırlandırılması mümkün olmayacaktır. Anonim şirketler hukukunda oldukça tartışmalı bir konu olan senede bağlanmamış payın pay senetleri gibi hamiline ve nama yazılı şeklinde bir ayrıma tabi tutulup tutulamayacağı çalışma kapsamında incelenmiş ve çalışmada senede bağlanmamış payın nama veya hamiline yazılı olarak bir ayrıma tabi tutulmayacağı kabul edilmiştir. Bu sonuca, TTK m. 339 kapsamında esas sözleşmede payın değil pay senetlerinin türünün yazılmasının gerekmesi ve pay senedinin türünün belirtilmesiyle birlikte senedin çıkarılması için gereken usulün bilinebileceğinden hareketle varılmıştır. Anonim şirketlerde pay senetleri nama ve hamiline yazılı olarak iki türde çıkartılabilirler. Her iki pay senedi türü de menkul kıymet ve kıymetli evrak niteliğini haizdir. Pay senetleri kıymetli evrak türleri bakımından ortaklık hakkı veren, açıklayıcı nitelikte, düzenlenmesine sebep olan hukuki ilişki bakımından illi nitelikte olan, senet üzerinden anlaşılamayacak anonim şirketler hukukundan kaynaklanan birtakım def'ilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek olmasından hareketle kamu güvenini haiz olmayan kıymetli evraktır. Ayrıca, pay senetlerinin oluşturulması için taraflarının anonim şirket ve pay sahibi olduğu bir oluşum sözleşmesine ihtiyaç bulunmakta olup bu sözleşme anonim şirket tarafından pay senedinin pay sahibine teslimi ile birlikte akdedilir. Anonim şirketlerde payın hamiline yazılı pay senedine bağlanabilmesi konusunda 7262 sayılı Kanun ile birlikte köklü değişiklikler yapılmıştır. İlgili değişiklik uyarınca, getirilen ilk bildirim yükümlülüğü, halihazırda hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin şirkete 31.12.2021 tarihine kadar başvurmaları ve şirketin pay ile pay sahibine ilişkin bilgileri MKK'ye kaydetmesidir. İkinci bildirim yükümlülüğü, payın ilk kez senede bağlanması halinde paya ve pay sahibine ilişkin bilgilerin şirket tarafından MKK'ye kaydedilmesine ilişkindir. Üçüncü bildirim yükümlülüğü ise hamiline yazılı pay senedinin tedavülü halinde devralanın kendi bilgilerini MKK'ye kaydetmesi gerektiği hususunda getirilmiştir. FATF tavsiyelerine uyum kapsamında yapılmış bu düzenlemeler ile terörün finansmanının ve kara para aklanmasının engellenmesi amacıyla hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin MKK'ye kaydedilerek takip edilebilmesi mümkün hale getirilmiştir. TTK m. 339/2.d kapsamında pay senetlerinin türünün hamiline yazılı olduğu şirketler payın bedeli tamamen ödendikten sonra hamiline yazılı pay senedini üç ay içerisinde çıkartarak pay sahiplerine teslim etmelidir (TTK m. 486/2). Çalışma kapsamında madde metnindeki "hamiline yazılı paylar" ifadesi şirketin pay senetlerinin hamiline yazılı olması halinde hamiline yazılı senede bağlanacak paylar şeklinde yorumlanarak hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılmasının bir zorunluluk olduğu sonucuna varılmıştır. Şirketin pay senedi türünün hamiline yazılı olması halinde TTK m. 340 ile kanuna girmiş olan emredici hükümler ilkesi kapsamında esas sözleşme veya pay sahipleri sözleşmesi ile payın hamiline yazılı senede ancak talep ile bağlanabileceği yönündeki düzenlemelerin geçersiz olacağı çalışma kapsamında kabul edilmiştir. Payın hamiline yazılı senede bağlanabilmesi için esas sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunması, kuruluşta esas sözleşmenin veya sermaye artırımının tescil edilmiş olması ve pay bedelinin tamamen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu şartlar gerçekleşmeden pay senetlerinin çıkarılması halinde pay senetleri geçersiz olacak ve şartların daha sonra gerçekleşmesi halinde ise bu geçersizlik düzeltilemeyecektir. Böyle bir halde, şartlar gerçekleştikten sonra anonim şirketin TTK'de ve hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılmasına ilişkin 7262 sayılı Kanun sonrasında yürürlüğe giren Tebliğ'de yer alan usulü takip ederek yeniden pay senedi çıkarması gerekecektir. Anonim şirketin hamiline yazılı pay senedi çıkarabilmesi için pay bedelleri ödendikten sonra bu konuda bir yönetim kurulu kararı alması, bu karar ile MKK'ye başvurarak senede bağlanacak paya ve pay sahibine ilişkin bilgileri kaydetmesi gerekmektedir. Bu kayıtlar yapıldıktan sonra yönetim kurulu kararı, tescil ve ilan edilmeli, ayrıca şirketin bağımsız denetime tabi olması halinde açmak zorunda olduğu internet sitesine yüklenmelidir. Tescil işlemi sırasında sicil müdürü MKK bildirimlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmelidir. Tescil ve ilan işlemleri sonrası kayıt sırasında MKK tarafından üretilen tekil numara ile TTK m. 487'deki bilgileri içeren pay senedi bastırılarak pay sahibine teslim edilmelidir. Tekil numaranın da pay senedi üzerinde bulunmasını öngören düzenleme Tebliğ'de yer almakta olup pay senedi üzerinde yer alması gereken unsurların bir arada görülebilmesi bakımından TTK m. 487'ye hamiline yazılı pay senetleri bakımından bu unsurun da eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, öğretide farklı fikirler bulunmakla birlikte çalışmamız kapsamında yönetim kurulunun payın hamiline yazılı senede bağlanması için gereken işlemleri yapmaması halinde pay sahibinin eda davası ile hamiline yazılı pay senedi bastırılmasını mahkemeden talep edebileceği kabul edilmiştir. Anonim şirketlerde payın bağlanabileceği bir diğer senet türü ise nama yazılı senetlerdir. Nama yazılı pay senetlerine bağlam kurallarının uygulanabilmesi ve pay defterine kaydedilmeleri yönüyle bu pay senetlerini hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılmaktadır. Nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmasına ilişkin TTK m. 486/3 ile bir düzenleme öngörülmüş ve bu senetlerin azlık talebi olması halinde bastırılarak tüm pay sahiplerine dağıtılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla azlık talebi olmaması halinde anonim şirketin nama yazılı pay senedini çıkarmak yönünde bir yükümlülüğü yoktur. Nama yazılı pay senetlerinin azlık talebi ile çıkarılacağına ilişkin düzenleme ise mevcut haliyle birtakım belirsizlikler yaratmaktadır. Şöyle ki TTK'de azlık hakkı olarak düzenlenmiş maddelerde azlığın kapalı anonim şirketler bakımından sermayenin onda birini temsil eden pay sahiplerinden oluşacağı belirtilmiştir. Ne var ki TTK m. 486/3 azlık bakımından herhangi bir oran belirtmemektedir. Çalışma kapsamında hükmün bu yönüyle isabetsiz olduğu, nama yazılı pay senedi çıkarılmasının azlık hakkı yerine bireysel hak olarak düzenlenmiş olmasının daha isabetli olacağı belirtilerek mevcut düzenleme uyarınca açıkça bir azlık hakkı olarak düzenlenmiş olmasından hareketle diğer azlık haklarına ilişkin oranın kıyasen uygulanacağı ve esas sermayenin onda birini temsil eden pay sahiplerinin nama yazılı pay senedi düzenlenmesini talep edebilecekleri kabul edilmiştir. Azlık talebinin mevcut olması halinde veya yönetim kurulunun takdiriyle nama yazılı pay senedi düzenlenmesine karar verilmesi halinde hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılması bakımından geçerli olan şartlardan pay bedelinin tamamen ödenmiş olması şartı nama yazılı pay senetleri için aranmayacaktır. Zira, nama yazılı pay senedi sahipleri pay defterine kayıtlı oldukları için anonim şirket sermaye koyma borcunu kimin ifa etmesi gerektiğini bilecek durumdadır. Nama yazılı pay senedi basılması halinde uygulanacak usul TTK'de belirtilmemiştir. Bu konuda bir kanun boşluğu olduğu için hamiline yazılı pay senetlerine ilişkin usulün kıyasen uygulanması yönündeki öğretideki isabetli yaklaşım bu çalışma kapsamında benimsenmiştir. Bu anlamda yönetim kurulunun nama yazılı pay senedi çıkarılmasına ilişkin karar alması gerekmektedir. Ancak mevcut düzenleme kapsamında bu kararın tescil edilebilirliğinin tereddüt yaratmasından hareketle bu konuda TTK'deki boşluğun bir düzenleme ile giderilmesi gerekmektedir. TTK uyarınca pay senetlerinin yerine geçici senet olarak nitelendirilen ilmühaberlerin çıkarılabileceği ve bu halde ilmühaberlere nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler kıyasen uygulanabileceği düzenlenmiştir. İlmühaberler, özellikle hamiline yazılı pay senetleri yerine çıkarıldığında bedelin tamamen ödenmesinin gerekmemesi ve henüz pay bedeli ödenmemişken nama yazılı pay senetleri yerine çıkarıldıklarında ise nama yazılı pay senetlerinde olduğu gibi bedeli ödenmiş kısmın senet üzerinde güncellenmesinin gerekmemesi yönünden avantaj sağlamaktadır. İlmühaberlere niteliğine uygun düştüğü ölçüde nama yazılı pay senetlerine ilişkin düzenlemeler uygulanacak olup bu kapsamda pay defterine kaydedilmeleri gerekmektedir. Anonim şirket, esas sözleşmesinde yer alan pay senedi türü uyarınca pay senetlerini basıp pay sahiplerine dağıttıktan sonra pay senetlerinin türünü değiştirmek isteyebilir. Bu konuda hüküm TTK m. 485'te düzenlenmiştir. Buna göre pay senedi türünün dönüştürülmesi için ilk olarak esas sözleşmede aksi yönde bir düzenleme olmaması, ikinci olarak ise nama yazılı pay senetlerinin hamiline yazılı pay senetlerine dönüştürülmesi halinde pay bedelinin tamamen ödenmiş olması şarttır. Esas sözleşmede herhangi bir düzenleme yer almaması halinde pay senetlerinin türü genel kurulun esas sözleşme değişikliğine ilişkin TTK m. 421/1 uyarınca alacağı bir kararla dönüştürülebilir. Ancak şirketin esas sözleşmesinde pay senetlerinin türünün değiştirilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunması halinde bu hak pay sahipleri için bir esas sözleşmesel müktesep hak teşkil edecektir. Bu durumda, esas sözleşme değişikliği yapılarak pay senedinin türünün değiştirilmesi için türü değiştirilecek pay senedine sahip olan pay sahiplerinin olumlu oyu gerekecektir.

Yazar

Dr. Büşra Görkem Çay Naiboğlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Büşra Görkem Çay Naiboğlu (Yüksek Lisans Tezi). Anonim ortaklıklarda payın senede bağlanması, 2022, Galatasaray University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Galatasaray University tezlerinden daha fazlası