Antalya'da 2009-2018 yılları arasındaki suda boğulma olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Mustafa Karagöz
Abstract (TR)
Türkiye'de ölüm oranlarına bakıldığında sırasıyla en fazla kaza sonucu ölümler ve doğal ölümler görülmektedir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 1000 kişi suda boğulma sonucu ölmektedir. Suda boğulmalar önlenebilir olmasına rağmen, tüm dünyada ölümle sonuçlanan kazaların önde gelen nedenleri arasındadır. Bu çalışmada Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı bünyesinde 01.01.2009- 31.12.2018 tarihleri arasında adli ölü muayene ve otopsisi yapılan 7775 olgu geriye dönük olarak incelenmiştir. Suda boğulma sonucu meydana geldiği tespit edilen 692 olguya (%8,9) ait raporlar ve evraklar sosyodemografik özellikler ve bulgular açısından araştırılmıştır. Çalışmamızda elde edilen verilere göre suda boğulma olgularında erkek/kadın oranı yaklaşık 4 (553/139; E:%79,9, K:%20,1) iken erkeklerin yaş ortalaması 41,7 (SD±23,9), kadınların yaş ortalaması ise 48,6 (SD±26,3) olarak saptanmıştır. En fazla olgunun 60 yaş ve üzeri grupta (n:223, %32,2) olduğu görülmüştür. Orijin olarak kazaların ilk sırada olduğu (n:655, %94,7) saptanmıştır. 371 olgunun (%53,6) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı iken 320 olgunun (%56,3) ise yabancı uyruklu olduğu kayıtlıdır. Yabancı uyrukluların büyük bir kısmını Rus vatandaşlarının (n:123, %17,8) oluşturduğu görülmüştür. Suda boğulmaların en sık yaz mevsiminde (n:321, %46,4), ağustos ayında (n:120, %17,3) pazar günü (n:118, %17,1) meydana geldiği saptanmıştır. 145 (%20,9) olguda bilinen kronik bir hastalık öyküsü olduğu kayıtlıdır. Suda boğulma sonucu ölümler en fazla denizde (n:421, %60,9), akarsuda (n:76, %11,0), yüzme havuzunda (n:62, %9,0) ve sulama kanalında (n: 40, %5,8) görülmüştür. 479 (%69,2) olguda su sporu için üretilmiş kıyafet olduğu, 201 (%29,1) olguda ise günlük kıyafetler bulunduğu kayıtlıdır. 454 (%65,6) olgunun olay yerinde, 6 (%0,9) olgunun ambulansta, 232 (%33,5) olgunun ise hastaneye yattıktan sonra öldüğü tespit edilmiştir. 69 (%10) olgunun yoğun bakımda tedavi gördüğü saptanmıştır. 678 (%98) olguda ölü lekelerinin saptandığı, 673 (%97,3) olguda ölü katılığının geliştiği, 81 (%11,7) olguda kaz derisi görünümü rastlandığı, 208 (%30,1) olguda çamaşırcı eli-ayağı belirtisinin olduğu, 38 (%5,5) olguda kokuşmanın gerçekleştiği, 548 (%79,2) olguda mantar köpüğü bulgusunun saptandığı, 311 (%44,9) olguda dış travmatik bulgu olduğu, 22 (%3,1) olguda solunum yollarında yabancı cisime rastlandığı, 171 (%24,7) olguda sindirim sisteminde su saptandığı tespit edilmiştir. Olguların sağ akciğer ortalama ağırlığının 722,5 gr (SD±281,5), sol akciğer ortalama ağırlığının ise 640,4 gr (SD±155,9) olduğu tespit edilmiştir. 18 yaş ve altı olgular, ayrıca ayrıntılı değerlendirilmiş olup toplam 138 olgunun (%20) bu grupta olduğu belirlenmiştir. 0-1 yaş arasında (bebeklik dönemi) sağ akciğer ortalama ağırlığı 96,2 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 91,5 gr; 2-3 yaş arasında (erken çocukluk dönemi) sağ akciğer ortalama ağırlığı 190,8 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 240,2 gr; 4-6 yaş arasında (okul öncesi dönem) sağ akciğer ortalama ağırlığı 254,4 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 227,6 gr; 7-12 yaş arasında (ilkokul dönemi) sağ akciğer ortalama ağırlığı 347,4 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 308,1gr, 13-15 yaş arasında (ortaokul dönemi) sağ akciğer ortalama ağırlığı 586,3 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 535,8 gr; 16-18 yaş arasında (lise döneminde) ise sağ akciğer ortalama ağırlığı 779,2 gr, sol akciğer ortalama ağırlığı 723,5 gr bulunmuştur. Çocuklardan 39'unun (%28,3) olay esnasında yanında ebeveyni olduğu, 99 (%71,7) olgunun ise yanında ebeveyni ya da başka akrabası bulunmadığı, kayıtlıdır. Orijininin 135 (%97,8) çocukta kaza (erkek n:107, kız n:30), 3 (%2,2) çocukta intihar (erkek n:1, kız n:2) olduğu yazılıdır. Kaza orijinli 13-18 yaş arasındaki 47 olgudan 18'inin arkadaşları ile beraber yanlarında bir yetişkin olmadan deniz, akarsu, göl veya baraj gibi yerlere yüzmek için gittikleri tespit edilmiştir. Bunların sadece 1 tanesi kız çocuğu olup diğerleri erkek çocuklardır. Tüm olgulardan 307'sinin (%44,3) toksikolojik analiz sonuçları pozitif olup, toksikolojik analiz sonuçlarına göre; 108 (%15,6) olguda kanda etil alkol/metil alkol, 66 (%9,5) olguda uyuşturucu/uyarıcı madde tespit edildiği belirlenmiştir. Suda boğulma sonucu ölen 37 (%5,3) olguda anlamlı histopatolojik bulgular tespit edilmiştir. 637 (%92,1) olguda ölüm nedeninin suda boğulma, 55 (%7,9) olguda ise suda boğulma ve diğer nedenlerin ortak etkisi sonucu olduğu görülmüştür. Orijin olarak kazaların %94,7'lik bir oran (n=655) ile ilk sırada olduğu belirlenmiştir. Suda boğulmanın tanısının, ölümün meydana geldiği koşullar, olay yeri incelemesi, ayrıntılı otopsi ve laboratuvar incelemesi ile adli tahkikat evrakı değerlendirilerek konulması gerekmektedir. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan suda boğulmaların önlenmesi için; yüzme bilmeyen erişkinlere ve çocuklara yüzme kurslarının düzenlenmesi, plajlarda yeterli sayıda cankurtaran görevlendirilmesi, gerekli uyarı ve önlemlerin alınması, baraj ve göllerdeki önlemlerin arttırılması, su kuyusu, sulama havuzları, su kanalları ve akarsuların etrafının çit ve barikatlar ile çevrilmesi, yerleşim yerlerinden geçen sulama kanalları ve akarsuların etrafının aydınlatılması, yüzme havuzlarının etrafına çocukların veya alkollü kişilerin düşmesini engellemek için güvenlik bariyeri yapılması ve özellikle çocuklarla kronik hastalığı olan yaşlıların, epileptiklerin tek başına denize ya da havuza yüzmeye gitmemesi, alkol alan ya da santral sinir sistemini etkileyen ilaç kullananların suya yalnız girmemesi konusunda eğitilmesi, gibi önlemlerin alınması uygun olacaktır. Anahtar Kelimeler: Adli tıp, suda boğulma, otopsi
Author
Dr. Abdullah Benna Sarın
How to Cite
Abdullah Benna Sarın (Tıpta Uzmanlık Tezi). Antalya'da 2009-2018 yılları arasındaki suda boğulma olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi, 2020, Akdeniz University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Ters yüz öğrenme modelinin dokuzuncu sınıf matematik dersini öğrenmeye yönelik motivasyona etkisi(2022)
