Master'sOpen Access

Bağdat'ta prostat karsı̇nomlu bazı hastalarda ı̇nsan kallı̇kreı̇n 2 ve 3 glı̇koproteı̇nlerı̇nı̇n araştırılması

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Altun ; Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Saadı

Abstract (TR)

Prostat kanseri (PK), erkeklerin küçük prostat bezlerini etkileyen bir hastalıktır. Prostatın ana görevi, spermi taşıyan ve besleyen seminal sıvıyı üretmektir. Prostat kanseri, altı erkekten birini bir noktada etkilediği için önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak erken evrelerinde oldukça iyi tedavi edilebilir. Dijital rektal muayene ve yüksek prostat spesifik antijen (PSA) kan testi (PSA > 4 ng/ml), prostat dokusu tarafından rutin olarak üretilen bir glikoprotein olan prostat kanserini tespit edebilir. Dünya Sağlık Örgütü, prostat kanserini dünya çapında beşinci, erkeklerde ise ikinci en yaygın ölüm nedeni olarak sıralamaktadır. Prostat kanseri genellikle ilk aşamalarında yavaş ve ağrısız bir şekilde gelişir, bu nedenle tedavi edilmesi dikkatli bir izleme gerektirebilir. Hastaların PSA düzeyleri, biyopsi Gleason Skorları ve başvuru sırasındaki klinik aşamaları, onları beş risk kategorisinden birine sınıflandırmak için kullanılır. Kallikrein-3 (KLK3) olarak bilinen PSA, kimotripsine benzer şekilde etki gösteren, salgılanan bir serin proteazdır. Doku kallikreinleri veya doku kallikrein ile ilişkili peptidazlar olarak adlandırılan proteinleri kodlayan 15 genden oluşan bir gruba aittir. Yıllar sürdü ama sonunda erkeklerdeki fizyolojik rolünü keşfettik. Bahsettiğiniz vaka kontrol çalışmasına Mart ve Temmuz 2023 arasında 180 katılımcı dahil edildi. Katılımcıların yaş ortalaması elli yaşın üzerindeydi ve iki gruba ayrıldı. İlk grup, Bağdat'taki birçok hastanenin düzenli hastaları olan ve prostat kanseri teşhisi konulan doksan katılımcıyı içeriyordu. İkinci grup, birinci grupla aynı yaş ve cinsiyette doksan sağlıklı katılımcıdan oluşuyordu. ELISA tekniği toplam, serbest, kallikrein-3 ve insan kallikrein-2'yi ölçtü. Lipid profili şunları içeriyordu; Otomatik biyokimya analiz cihazının ölçtüğü TC, TG, HDL, LDL ve VLDL ve kan şekeri. Sonuç olarak, prostat kanseri hastalarının toplam ve serbest insan kallikreins-3 kan düzeylerinin ortalama kan düzeyleri, sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti. Bu bulgulara dayanarak, söz konusu biyobelirtecin prostat kanserinin tahmin edilmesine, teşhis edilmesine ve ilerlemesinin izlenmesine yardımcı olabileceği muhtemel görünüyor. Prostat kanserli hastaların insan kallikreins-2 konsantrasyonunun kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha yüksek olması, bu proteinin hastalığın tanımlanmasında ve prostatın boyutunun belirlenmesinde rol oynadığı fikrine güven vermektedir. Bu özellikle doku biyopsilerinde hastalığın pozitif kanıtını gösteren kişiler için geçerlidir. Obezite, hastalardaki yüksek lipit profili düzeyleri (TC, TG, LDL ve VLDL) ve kan şekeri düzeyleriyle kanıtlandığı üzere, kanser gelişiminde önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca bu artış, kötü huylu hastalıkların vücudun yağ metabolizmasını etkilediğini gösteriyor. Prostat kanseri olan hastaların, serbest prostata özgü antijen ile Kallikrein-2 arasında olumlu bir bağlantıya sahip olduğu kanıtlanmıştır; bu, bu biyobelirteçlerin, durumun teşhisinde yüksek düzeyde uzmanlığa sahip olduğunu göstermektedir.

Author

Abdulraheem Yahya Mahdı Al-fadhelı

How to Cite

Abdulraheem Yahya Mahdı Al-fadhelı (Yüksek Lisans Tezi). Bağdat'ta prostat karsı̇nomlu bazı hastalarda ı̇nsan kallı̇kreı̇n 2 ve 3 glı̇koproteı̇nlerı̇nı̇n araştırılması, 2024, Çankırı Karatekin Üniversitesi.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çankırı Karatekin Üniversitesi