Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Atriyal fibrilasyon kateter ablasyonu başarısı ve rekürrensin strain ekokardiyografi ve kardiyak MRG T1 haritalama ile ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Atriyal fibrilasyon, atriyal fibrozis ile karakterize ve toplumda en sık gözlenen aritmilerden birisidir. Atriyal fibrilasyonun düzeltilmesi için verilen tedavilerin atriyal fibrozisin fazla olduğu hastalardaki başarısı düşüktür. Bu çalışmada bazı klinik belirteçler ile atriyal fibrozis miktarı saptanmaya çalışılmıştır. Hesaplanan atriyal fibrozis göstergeleri ile atriyal fibrilasyon kateter ablasyon başarısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde Mayıs 2017 – Ekim 2017 tarihleri arasında kriyobalon ile kateter ablasyon işlemi planlanmış 30 hasta dahil edilmiştir. Hastalar rutin klinik değerlendirmenin dışında kardiyak MRG ve transtorasik ekokardiyografi ile değerlendirilmiştir. Hastalardan işlemleri sırasında sol atriyum içerisinden ve periferik damarlardan kan serum örneği alınmıştır. Hastaların işlem öncesi atriyal hastalık durumunun kardiyak MRG T1 relaksasyon zaman ölçümleri; ekokardiyografik olarak hesaplanan atriyal volüm ve boşalma fraksiyonları, sol atriyum global longitudinal strain ölçümleri, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ve global longitudinal strain ölçümleri; fibrozis biyobelirteci olan FGF-21 ve FGF-23 seviyeleri ile saptanması amaçlanmıştır. Hastalar işlem sonrası 1 yıl süre ile takip edilmiştir. 30 hastanın 4'ünde takip süresince atriyal fibrilasyon rekürrensi izlenmiştir. Posterior atriyumdan ölçülen post-kontrast ortalama T1 süresinin rekürrensin izlendiği hasta grubunda işlemin başarılı olduğu gruba göre belirgin olarak daha kısa olduğu gözlenmiştir (325,75±27,11 msn; 431,41±52,59 msn; p=0,004). FGF-21 değerlerinin periferik ve santral kan değerleri için işlemin başarılı olduğu grup ile işlemin başarısız olduğu grup arasında anlamlı olarak farklı olmadığı izlenmiştir (Başarılı santral: 230,15±147,35 pg/ml, perifer: 196,50±114,60 pg/ml; başarısız santral:182,00±96,73 pg/ml, perifer:128,25±76,36 pg/ml; p=0,625; p=0,300). FGF-23 değerlerinin atriyal fibrilasyon kateter ablasyonunun başarılı olduğu grupta, işlemin başarısız olduğu gruba göre belirgin olarak daha düşük olduğu izlenmiştir (başarılı perifer: 1946,54±302,95 pg/ml, santral:1848,20±286,05 pg/ml; başarısız perifer: 2392,53±199,00 pg/ml, santral:2367,93±162,86 pg/ml; p=0,009; p=0,002). LAVI değerlerinin işlemin başarısız olduğu grupta daha yüksek olduğu (56,00±13,04ml/2 - 27,31±11,41ml/m2; p=0,003), sol atriyal pasif boşalma fraksiyonunun işlemin başarısız olduğu grupta daha yüksek olduğu %23,75±5,85 - %13,69±9,51; p=0,025), sol atriyal aktif boşalma fraksiyonunun işlemin başarısız olduğu grupta daha düşük olduğu (%14,50±4,20 - %29,65±11,46 p=0,008), pik atriyal rezervuar strainin işlemin başarısız olduğu grupta daha düşük olduğu (%14,00±4,51 - %21,64±7,02; p=0,019), sol atriyal kontraksiyon strain indeksinin işlemin başarısız olduğu grupta daha yüksek olduğu (%70,75±5,38 - %56,15±11,51 p=0,024) izlenmiştir. Sonuç olarak, çalışmada atriyal fibrilasyon kateter ablasyon işlemi başarısının kardiyak MRG T1 relaksasyon süresi, serum FGF-23 değerleri, sol atriyum volüm durumu ve boşalma fraksiyonları, sol atriyal strain değerleri ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Daha kesin sonuçların ortaya koyulması ve bu parametrelerin klinikte rutin kullanıma girebilmesi için daha geniş katılımlı randomize kontrollü prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yazar

Cem Çöteli

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Cem Çöteli (Tıpta Uzmanlık Tezi). Atriyal fibrilasyon kateter ablasyonu başarısı ve rekürrensin strain ekokardiyografi ve kardiyak MRG T1 haritalama ile ilişkisi, 2018, Hacettepe University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Hacettepe University tezlerinden daha fazlası