Protecting against exchange rate risk and evaluating of the recent banking crises in Turkey
2006
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Rauf Arıkan
Abstract (EN)
T.C.GAZ ÜN VERS TESEĞ T M B L MLER ENST TÜSÜŞLETME EĞ T M ANA B L M DALIBANKACILIK EĞ T M B L M DALIBANKALARDA DÖV Z R SK NDEN KORUNMA VETÜRK YE?DEK KASIM 2000 VE ŞUBAT 2001 BANKAKR ZLER N N DEĞERLEND R LMESYÜKSEK L SANS TEZHazırlayanAyşe GEM C038117108Tez DanışmanıProf. Dr. Rauf ARIKANANKARA- 2006T.C.GAZ ÜN VERS TESEĞ T M B L MLER ENST TÜSÜŞLETME EĞ T M ANA B L M DALIBANKACILIK EĞ T M B L M DALIBANKALARDA DÖV Z R SK NDEN KORUNMA VETÜRK YE?DEK KASIM 2000 VE ŞUBAT 2001 BANKAKR ZLER N N DEĞERLEND R LMESYÜKSEK L SANS TEZHazırlayanAyşe GEM C038117108Tez DanışmanıProf. Dr. Rauf ARIKANANKARA- 2006Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü?neAyşe GEM C ?ye ait ?Bankalarda Döviz Riskinden Korunma VeTürkiye?deki Kasım 2000 Ve Şubat 2001 Banka Krizlerinin Değerlendirilmesi? adlıçalışma, Jürimiz tarafından Bankacılık Eğitimi Bilim Dalı?nda YÜKSEK L SANSTEZ olarak Kabul / Red edilmiştir.Başkan â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..Prof. Dr. Rauf ARIKAN (Danışman)Üye â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.Üye â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦iÖZETBankacılık sisteminde döviz kuru riski önemli bir yer tutmaktadır.Bankaların bu riskten korunması gerekir. Bu araştırmada, Türkiye?de yaşanan Kasım2000 ve Şubat 2001 krizlerinin önlenebileceğini açıklamak amaçlanmıştır. Bankalardöviz riskinden korunma yöntemlerini uygulamış olsalardı bu krizler önlenebilirdi.Bu amaç doğrultusunda literatür gözden geçirilmiştir. Konuyla ilgiliyayınlanan araştırmalar, üniversitelerde gerçekleştirilmiş bilimsel tezler incelenmiş,ulusal bankalara ait web siteleri, BDDK, TBB, TCMB kurumlarının web siteleridikkatle incelenmiştir.Bankaların iflas riskini tahmin etmek için diskriminant ve lojistik regresyonanalizleri uygulanmıştır. Analizlerde 1995 -2006 yılları arası üçer aylık dönemlerdikkate alınarak toplam 46 dönemin döviz kuru riskini yansıtan rasyoları ve makroekonomik göstergeleri kullanılmıştır.Sonuç olarak, diskriminant fonksiyonu ve lojistik regresyon fonksiyonu ilebankaların iflas edip etmeyeceklerini önceden tahmin etmek mümkündür.Anahtar kelimeler: Döviz, döviz kuru riski, kur riskinden korunma, dövizkrizi.iiABSTRACTThe risk of exchange rate has an important place in banking system. Banksshould avoid this risk. This research aims to explain the possibilities to prevent thecrisis of October 2000 and February 2001 that happened in Turkey. Banks may haveavoided these crises by following the methods of protecting foreign currency risk.For this purpose, related literature had been reviewed. Researches,dissertations and various web sites including those of BDDK, TBB and TCMB hadbeen examined.By using discriminant and logistic regression functions, it was attempted topredict bankrupt risks. Various banking financial ratios about the period of 1995 -2006 were used in this analysis. The data reflect 46 quarterly sub periods.As a result, it was concluded that it would be possible to predict bankrupts toa greater extend by using that type of discriminant and logistic regression analysis.Keywords: Foreign currency, risk of exchange rate, protecting from riskexchange rate, foreign exchange crisis.iiiÇ NDEK LERÖzet â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.â¦â¦â¦..iAbstract â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦iiçindekiler â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...â¦â¦iiiTablolar Listesi â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦viiŞekiller Listesi â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦....ixKısaltmalar Cetveli â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦â¦x1. G R Şâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.....11.1. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEM â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.....11.2. ARAŞTIRMANIN KAPSAMIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦42. L TERATÜR B LD R M â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦....53. YÖNTEMâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...â¦â¦124. ARAŞTIRMA KONUSU HAKKINDA GENEL VETEOR K B LG LERâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.â¦â¦â¦â¦...................................144.1.R SK KAVRAMI VE BANKALARIN KARŞILAŞTIĞI R SKLER..144.1.1. R SK KAVRAMIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦144.1.2. BANKACILIKTA R SK KAVRAMIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.164.1.3. BANKACILIKTA R SK ÇEŞ TLER â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦........194.1.3.1. Likidite Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...194.1.3.2. Kredi Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦......204.1.3.3. Faiz Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦214.1.3.4. Operasyonel Riskâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦234.1.3.5. Piyasa Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.244.1.3.6. Ülke Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦244.1.3.7. Döviz Kuru Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦25iv4.2. DÖV Z VE DÖV Z KURU LE LG L TEMEL KAVRAMLAR...274.2.1. KAMB YO VE DÖV Zâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..274.2.2. EFEKT Fâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.â¦â¦â¦274.2.3. SERBEST DÖV Zâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...284.2.4. DÖV Z KURLARIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..294.2.4.1. Döviz Kuru Çeşitleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...294.2.4.2. Döviz Kuru Tahminiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...324.2.4.3. Döviz Kuru Sistemleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.354.2.4.4. Döviz Kuru Riskiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦394.3. DÖV Z P YASASIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦......434.3.1. TANIMI VE TARAFLARIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.434.3.2. DÖV Z P YASASININ ÖZELL KLER â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦........454.3.3. DÖV Z P YASASININ FONKS YONLARIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.464.3.3.1. Satın Alma Gücü Transferiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.464.3.3.2. Kredi Sağlamaâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.474.3.3.3. Döviz Risklerini Önlemeâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.....474.3.4. DÖV Z P YASALARININ ŞLEY Ş â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦........484.3.4.1. Bankalararası Piyasaâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...484.3.4.2. Döviz Alım Satım Bölümüâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..494.3.5. DÖV Z ŞLEMLER â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...504.3.5.1. Peşin-Cari şlemlerâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...504.3.5.2. Vadeli şlemlerâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦514.3.6. DÖV Z ŞLEMLER N N YAPILMASINI SAĞLAYANGÜDÜLER â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..514.3.6.1. Kuvertür ve Hedging şlemleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦524.3.6.2. Spekülasyonâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦534.3.6.3. Arbitrajâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦54v4.4. DÖV Z KURU R SK N N ÖLÇÜLMES VE BU R SKTENKORUNMA YÖNTEMLER â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...564.4.1. STANDART METODâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.574.4.2. R SKE MARUZ DEĞER (VaR)â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...â¦â¦â¦â¦..594.4.3. YABANCI PARA POZ SYON AÇIĞIâ¦â¦â¦â¦..â¦â¦â¦â¦â¦â¦.624.4.4. TÜREV ÜRÜNLERâ¦â¦â¦â¦â¦..â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦......634.4.4.1. Forward şlemlerâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.644.4.4.2. Futures şlemlerâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...684.4.4.3. Opsiyon şlemleri â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...754.4.4.4. Swap şlemleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.815. ARAŞTIRMA BULGULARIâ¦â¦.â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.â¦â¦â¦865.1. TÜRK YE?DEK KASIM 2000 VE ŞUBAT 2001 KR ZLER â¦â¦..865.1.1. KASIM 2000 VE ŞUBAT 2001 KR ZLER N N NEDENLER â¦865.1.1.1. Makroekonomik Gelişmelerâ¦â¦...â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.865.1.1.2. Sabit Kura Dayalı stikrar Programıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...875.1.1.3. Cari şlemler Dengesi ve Sermaye HareketlerininDeğişkenliğiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..875.1.1.4. Dış Borçlar ve Döviz Rezervleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.885.1.1.5. Cari Açık / Döviz Rezerviâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...895.1.1.6. Enflasyon Değişkenliği ve Reel Döviz Kurlarıâ¦â¦â¦â¦...905.1.1.7. Bankacılık Kesiminin Kriz Öncesi BirikenSorunları.â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.....905.1.2. KASIM 2000 KR Z â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦............935.1.3. ŞUBAT 2001 KR Z â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦........945.1.4. ŞUBAT 2001 KR Z SONRASINDAK GEL ŞMELERâ¦â¦â¦...955.1.4.1. Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..955.1.4.2. Türk Bankacılık Sektörünün Yeniden Yapılandırılması.....96vi5.2. DÖV Z R SK NE L ŞK N EMPR K ANAL Z BULGULARIâ¦â¦985.2.1. ANAL ZDE KULLANILAN VER LERâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦985.2.2. D SKR M NANT ANAL Z SONUÇLARIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.1015.2.3. LOJ ST K REGRESYON ANAL Z SONUÇLARIâ¦â¦â¦â¦â¦1106. SONUÇâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦1127. EKLERâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...â¦â¦.â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..116EK 1: D SKR M NANT ANAL Z TABLOLARIâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...116EK 2: LOJ ST K REGRESYON ANAL Z TABLOLARIâ¦â¦â¦â¦â¦1218. KAYNAKÇAâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦125viiTABLOLAR L STESTablo 4.1.1. Ticari Banka Bilançosuna Göre Risklerin Ayrımıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 18Tablo 4.2.1. Dövizlerin Alış-Satış Pariteleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦..â¦â¦â¦â¦ 30Tablo 4.4.1. Riske Maruz Değer Hesaplamalarında Asgari Elde Tutma Süreleri 59Tablo 4.4.2. Futures Piyasasında Döviz Cinsleri ve Standart KontratMeblağlarıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 71Tablo 5.1.1. Kısa Vadeli Dış Borcun Döviz Rezervine Oranıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 89Tablo 5.1.2. Cari Açığın Döviz Rezervine Oranıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 89Tablo 5.1.3. Reel Döviz Kuru ve Enflasyon Oranı Gelişmeleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦... 90Tablo 5.1.4. TCMB?nin Haftalık Döviz Rezervi (Milyon Dolar)â¦â¦â¦â¦...â¦.. 94Tablo 5.2.1. 1995 -2006 Dönemi Türkiye?de Faaliyet Gösteren Bankalarâ¦â¦... 99Tablo 5.2.2. 1995 -2006 Dönemi TMSF?ye Devredilen Bankalar ve DevirTarihleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦. 100Tablo 5.2.3. Analizde Kullanılan Değişkenler ve Kısaltmalarıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 101Tablo 5.2.4. Diskriminant Analizinde Verilerin Gruplandırılmasıâ¦â¦â¦â¦â¦ 104Tablo 5.2.5. Korelasyon Analiziâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦... 106Tablo 5.2.6. Diskriminant Analizinde Özdeğerlerâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 107Tablo 5.2.7. Wilks? Lambda Değerleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦. 107Tablo 5.2.8. Standartlaştırılmış Kanonik Diskriminant Fonksiyonu Katsayıları.. 108Tablo 5.2.9. Yapı Matrisiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 109viiiTablo 5.2.10. Diskriminant Fonksiyonu Grup Merkezleriâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 109Tablo 5.2.11. Sınıflandırma Sonuçlarıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 110Tablo 5.2.12. Lojistik Regresyon Analizinde Sınıflandırma Tablosuâ¦â¦â¦â¦.. 111Tablo 5.2.13. Lojistik Regresyon Analizinde Gözlenen ve Tahmin Edilen GrupÜyeliğiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦. 111ixŞEK LLER L STESŞekil 4.1.1. Sistematik ve Sistematik Olmayan Riskâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦ 16Şekil 4.3.1. Döviz Piyasası Katılımcılarıâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 45Şekil 4.3.2. Bankalararası Piyasaâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦.. 48Şekil 4.3.3. Bankaların Döviz Alım-Satım Bölümüâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦... 50Şekil 4.4.1. Futures Sisteminin şleyişiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦... 69Şekli 4.4.2. Futures Takas Sisteminin şleyişiâ¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦â¦...... 72Şekil 5.1.1. Bankacılık Sisteminde Yapısal Bozulma Nedenleri â¦â¦â¦â¦â¦â¦. 92xKISALTMALAR CETVELABD : Amerika Birleşik DevletleriAPKO : Aktif Pasif KomitesiBASEL I-II : Basel Bankacılık ve Denetim Komitesi tarafından yayınlananmetinlerBDDK : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme KurumuBPP : Bankalararası Para PiyasasıDTM : Dış Ticaret MüsteşarlığıFX : Yabancı Para (Foreign Exchange)GSMH :Gayri Safi Milli HasılaGSY H : Gayri Safi Yurt çi HasılaIMF : Uluslararası Para FonuMKB : stanbul Menkul Kıymetler BorsasıTO : stanbul Ticaret OdasıLTFX : Uzun Vadeli Forward Döviz SözleşmeleriOTC : Tezgah Üstü Piyasalar (Over Time Counter)RD : Riskteki DeğerRMD : Riske Maruz DeğerSBE : Sosyal Bilimler EnstitüsüSKA : Credit Suisse ( sviçre Bankası)SPK : Sermaye Piyasası KuruluSYR : Sermaye Yeterliliği RasyosuTBB : Türkiye Bankalar BirliğiTCMB : Türkiye Cumhuriyeti Merkez BankasıTEFE : Toptan Eşya Fiyat EndeksiTEK : Türkiye Ekonomi KurumuTMSF : Tasarruf Mevduatı Sigorta FonuTÜFE : Tüketici Fiyatları EndeksiVaR : Value at Risk (riske maruz değer)YP : Yabancı ParaYTL : Yeni Türk Lirası1. G R Ş1.1. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMBankalar, fon fazlası olan ekonomik birimlerden aldığı fonları fon ihtiyacıolan ekonomik birimlere aktaran kurumlardır. Bankaların faaliyetlerini yürütebilmesiiçin güven ve istikrar ortamı gereklidir.Bankalar, faaliyetleri esnasında makro ekonomik riskler ve mikro ekonomikrisklerle karşılaşmaktadırlar. Bankacılık açısından riskler; sistemin doğasındaolmakla birlikte risklerin kontrol edilmemesi durumu, hem para ve sermayepiyasalarını hem de bankacılık sistemini tehdit eder. Güvenli ve istikrarlı bir ortamınolmaması, bu konu ile ilgili yasal düzenlemelerin zamanında ve yeterinceyapılmaması, makro ve mikro ekonomik göstergelerdeki bozukluklar ve bazı dışsalfaktörler nedeniyle riskler bankacılık sistemi, dolayısıyla para ve sermaye piyasalarıaçısından tehlike oluşturmaktadır. Bankacılık sektörünün içinde yer alan risklerkontrol edilmediklerinde bankacılık krizi, döviz kuru ve likidite krizi gibi krizlereneden olabilir. Globalleşen dünyada krizler tek bir ülkeyi etkileyebileceği gibiyayılma ve bulaşma etkileri ile bölge ülkelerini hatta tüm dünyayı olumsuz yöndeetkileyebilir.Ülkelerin döviz kurları, aralarındaki ilişkilerin serbest piyasa mekanizmasıçerçevesinde belirlenmesi ve ülkelerin uyguladıkları farklı ekonomik politikalarsonucu, farklı ekonomik parametrelerin ortaya çıkmasına ve değişik ülke paralarıarasındaki değişim oranlarının sürekli olarak dalgalanmasına (volatilite) nedenolmuştur. Özellikle yüksek tutarlı kısa vadeli sermaye girişleri (sıcak para), ilgiliülkeler açısından enflasyonist bir baskı yaratarak döviz kurunun aşırı değerlenmesineyol açabilmekte ve ödemeler dengesi noktasında cari işlemler açığının artmasınaneden olabilmektedir. Sıcak para piyasalardan çekilmeye başladığı zaman tümdengeler alt üst olmakta ve döviz kurlarının çok kısa vadeler içinde aşırı değişmesi,2diğer bir deyişle ilgili ülke paralarının anormal değer yitirmesi ve döviz krizi ile bitensonuçlar doğurabilmektedir.Bankacılıkta piyasa riskleri arasında yer alan döviz kuru riski bankacılıksisteminde önemli bir yer tutmaktadır. Döviz kurlarındaki bir değişiklik banka aktifve pasiflerinin değerini değiştirecek, banka karlılığına direkt etkide bulunacaktır.Bankacılıkta döviz kuru riski, üzerinde durulması gereken önemli bir risktir.Bankalar, döviz kuru risklerini ölçmek ve bu riskten korunmak için önlemleralmalıdırlar. Bankalar, döviz kuru riskini ölçmede standart metottan ve BaselKomitesi tarafından da kabul edilen riske maruz değer hesaplama yöntemlerinikullanmaktadırlar. Risk tutarlarını ve oranlarını belirlendikten sonra bu riskleri en azseviyeye çekmeye çalışmaktadırlar. Yani riskten korunmak istemektedirler.Bankalarda döviz kuru değişikliklerinde karşılaşılabilecek risklere karşı,riskin niteliğine göre değişik korunma teknikleri bulunmaktadır. Bu teknikler vadeliişlemler (forward), gelecek işlemleri (futures), swap işlemleri ve opsiyonişlemleridir.Türkiye?de de özellikle 1980?li yıllarda dış ticaret işlemlerinin artmasısonucu, bankalar yurt dışına açılmaya başlamış ve bankalar döviz kuru riskiyle karşıkarşıya kalmışlardır. 1990?lı yıllarda yüksek tutarlı kısa vadeli sermaye girişlerienflasyonist bir baskı yaratarak döviz kurunun aşırı değerlenmesine yol açmış veödemeler dengesi noktasında cari işlemler açığını artırmıştır. Sonuç olarak cariişlemler dengesinde oluşan açık, dış borcun anapara ve faiz ödemelerinde görülenartış, bankacılık sisteminin zayıflıkları, politik istikrarsızlık ve dış etkenlerTürkiye?de Kasım 2000?de finansal bir kriz ve Şubat 2001?de de döviz kriziyaşanmasına sebep olmuştur.Krizler tek bir nedene bağlı değildir. Birden çok nedenin etkileşimindenoluşur ve ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Bununla birlikte yaşanan bankacılıkkrizleri sadece bankacılık sektörünü değil, reel sektörü dolayısıyla ekonominingenelini olumsuz yönde etkileyebilir. Basel Komitesi tarafından uygulamaya konulan3sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelerin Türkiye?de uygulanmaya başlaması,bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, faizlerin ve enflasyonun düşüştrendine girmesi, istikrarlı bir kur politikasının uygulanması ve büyümenin yenidencanlanması Türkiye?nin yaşadığı krizlerinin bir daha yaşanmasını önlemeye yönelikolumlu gelişmelerdir.Bu araştırmada, Türkiye?de yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerininönlenebileceğini açıklamak amaçlanmıştır. Bankalar döviz riskinden korunmayöntemlerini uygulamış olsalardı bu krizler önlenebilirdi. Bu amaç doğrultusundaaşağıdaki alt amaçların açıklanması hedeflenmiştir:1. Döviz krizi önceden tahmin edilebilir.2. Döviz krizinin öncü göstergeleri vardır.3. Döviz rezervlerinin durumu döviz krizinde etkilidir.4. Enflasyonun döviz krizi üzerine etkisi vardır.5. Sıcak para hareketleri döviz krizinde etkilidir.6. Bankaların döviz pozisyon açıkları döviz krizinde etkilidir.Bu çalışma ile döviz kuru riskinin bankacılık sektörü açısından önemli birrisk olduğu ve bunun iyi yönetilip kontrol edilmesi gerektiği, iyi yönetilmeyipkontrol edilmediğinde, bankacılık krizlerine neden olacağı ortaya konmuş olacaktır.Ayrıca döviz riskinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verilecektir.Bu amaçla tezin araştırma konusu hakkında genel ve teorik bilgiler kısmındabirinci olarak; risk kavramı tanımlanmış ve bankacılıkta risk kavramı ve bankacılıktarisk çeşitleri açıklanmıştır. kinci olarak; döviz ve döviz kuru ili ilgili temelkavramlar olan döviz kuru çeşitleri, döviz kuru tahmini, döviz kuru sistemleri, dövizkuru riski kavramlarına yer verilmiştir. Üçüncü olarak; döviz piyasası, dövizpiyasasının özellikleri, döviz piyasasının işleyişi, döviz işlemleri ve dövizişlemlerinin yapılmasını sağlayan güdüler açıklanmıştır. Dördüncü olarak; dövizkuru riskinin ölçülmesi ve bu riskten korunma yöntemleri anlatılmıştır.4Araştırma bulguları bölümünde; Türkiye?de yaşanan Kasım 2000 ve Şubat2001 krizleri, gelişim süreçleri, nedenleri ve sonuçları teorik olarak incelenmiştir.Alan araştırması olarak 1995 -2006 dönemleri Türk Bankacılık Sektörü döviz riskinigösteren rasyolar ve ülkenin makro ekonomik durumunu gösteren belli başlıgöstergeler alınarak emprik bir analiz yapılarak, analiz sonuçları değerlendirilmiş,sonuç ve önerilere yer verilmiştir.1.2. ARAŞTIRMANIN KAPSAMIBu araştırmada, Türkiye?de meydana gelen Kasım 2000 ve Şubat 2001krizleri son yıllarda yaşanmış bankacılık ve döviz krizi olmaları sebebiyle seçilmişve 1995-2006 yılları arası Türk Bankacılık Sektörü döviz kuru riski rasyoları veülkenin makro ekonomik göstergeleri incelenmiştir. 1994 yılında yaşanan ekonomikkrizden sonra Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri meydana gelmiştir. 1994 yılı krizyılı olması sebebiyle değerlendirme dışı bırakılmıştır. 1995-2006 yılları arasındafaaliyette bulunan bütün bankalar araştırma kapsamına alınmış, herhangi birkısıtlama yapılmamıştır.52. L TERATÜR B LD R MSon yıllarda Türkiye?de ve dünyada finansal krizler konusunda çok sayıdayayın yapılmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar krizlere neden olan faktörlerianlamayı, bu faktörlere göre kriz türlerini sınıflandırmayı ve emprik yöntemlerlekrizleri önceden tahmin etmeyi amaçlamışlardır. Burada, tarihsel sırasına göredünyada ve Türkiye?de yayınlanan eserlerin başlıcalarına yer verilmiştir.Dünya ekonomisi, 1970?lerden sonra küreselleşme olgusu doğrultusunda birdizi finansal krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu krizlerin etkisi sadece finansalpiyasalarla sınırlı kalmamış, ülke ekonomisini ve diğer ülkeleri olumsuz etkilemiştir.Ekonomik, sosyal ve politik açılardan oldukça yıkıcı etkiler doğuran krizlerinnedenlerini belirlemek, krizleri önlemek ekonomi bilimi, politika yapıcıları veuluslararası finansal kuruluşların uğraştığı bir konu olmuştur.Kriz, dışsal bir faktöre bağlı, beklenmedik bir zamanda ortaya çıkan sancılıbir dönem veya yeniden yapılanma yolunda bir fırsat olarak kabul edilmektedir. Krizbelirsizliklerin artması ve genelleşmesi, düzenlemelerin bozulmasıyla tehlike veşansların büyümesi sonucu ortaya çıkar.1Krizlerle ilgili olarak sık sık şu söylenir; kriz tahmini yapmak bilimdenziyade bir sanat işidir. Krizler çok fazla sebepler içerir; yatırımcı psikolojisi,piyasaların birbirleriyle etkileşimi vb. bu nedenle bu etkileşim krizlerin daha öncedentahmin edilmesini ve durdurulmasını zorlaştırır. Ayrıca, krizler heterojendir. Farklısebeplerle, farklı yerlerde ve farklı zamanlarda meydana gelirler. Krizlerin sebeplerizamanla değişir. Ama krizin aşamalarını tanımlamak ve sınırlandırmak mümkündür.1Kenan MORTAN, Uluslararası Kaos mu? Türkiye?de Kriz mi?, Dünya Yayınları, stanbul, 2001,s. 19.6Mesela; finansal kurumları düzenli gözetlemek ve güçlendirmek, politik ve malikuruluşları reform etmek gibi. Ancak bütün bu çalışmalar krizi sınırlandırabilir. 2Finansal kriz konusunda şu görüş genel kabul görür; krizin ortamı vegöstergeleri vardır, ama krizin kesin olarak olacağını söylemek ve hele krizinzamanını öngörmek mümkün değildir. Dornbusch?un deyimiyle, ?Kriz ancakpatladığında görülür.? Zaten krizin kesin olduğu ve ne zaman olacağı öngörülebilse,gerekli önlemler alınır, kriz önlenir, yani kriz olmaz. 3Finansal krizlerle ilgili olarak yapılan çalışmalar, literatürde ?birinci nesil? ve?ikinci nesil? kriz modelleri olarak isimlendirilmektedir. Krugman (1979) tarafındangeliştirilen ?birici nesil? modelde, mali açığın finansmanı için emisyona giden vesabit kur sisteminde parasını korumaya çalışan hükümetlerin resmi rezervlerintükenmesi, büyük miktarlarda borçlanma ve yurtiçi kredilerde bir genişlemesorunlarıyla karşılaşılabileceğini vurgular. Bu modelde ülke döviz kurunusabitlediğinde spekülatif ataklar ile birlikte bu kurdan resmi rezervler giderekazalmaya başlar. Daha sonra rezervlerin eşik noktasında rezervleri tamamentüketecek ani bir spekülatif atak başlar. Bu noktada hükümet kuru sabit tutma yetisinikaybeder ve sabit kur sistemini terk eder.4Krugman?ın döviz krizi modeli, uygulanan makro ekonomik politikalarladöviz kuru politikalarının farklı olması halinde, döviz krizlerinin kaçınılmazolacağını ve döviz piyasalarındaki dengenin, kurların makro ekonomik gerçekleriyansıtacak yeni bir seviyeye oturması ile oluşacağını söylemektedir. Modelde,hükümet belirli bir miktarda bütçe açığına sahip olmakta ve bu açık para basarakkapatılmaya çalışılmaktadır. Bütçe açığından kaynaklanan nominal paranıngenişlemesinin, doğal olarak ilgili ülkedeki uluslararası rezervlerin (merkez bankası2Barry E CHENGREEN, ?Predicting and Preventing Financial Crises: Where Do We Stand? WhatHave We Learned??, University of California, Berkeley, June, 2002, s. 33.http://www.econ.berkeley.edu/~eichengr/research/kielpreventionjun6-02.pdf (27.07.2006)3Ercan UYGUR, Krizden Krize Türkiye: 2000 Kasım ve 2001 Şubat Krizleri, TEK, TartışmaMetni, 2001/1, s. 9.4Paul KRUGMAN, ?a Model Of Balance-Of-Payments Crises?, Journal of Money, Credit andBanking, Vol. 11, No. 3, Aug., 1979, pp. 311-312. http://www.jstor.org. (01.08.2006)7ve bankacılık sisteminin sahip olduğu yabancı kaynaklar) azalmasına sebep olacağı,bu durumun ise belli bir noktadan sonra ödemeler dengesi krizi yaratabileceği ifadeedilmektedir. Döviz krizlerinin kaynakları konusunda belirli bir açıklama getiren bumodel, krizlerin kaynakları ve gelişimi konusunda kapsamlı bir açıklamagetirmemektedir.5? kinci nesil? model olarak isimlendirilen ve Obstfeld (1994) tarafındangeliştirilen modeller, ekonomik politikaların değişken doğası gereği çoklu dengeninolduğunu ve koşullar oluştuğunda veya değiştiğinde kendi kendini besleyen krizlerinortaya çıkabileceğini söylemektedir. Bu modellerdeki temel varsayım, ekonomipolitikaları önceden belirlenmemiştir. Ekonomideki değişiklikler göz önündetutulmaktadır. Ekonomik birimler kendi bekleyişlerini oluştururken ekonomikkoşullardaki bu değişiklikleri dikkate almaktadırlar. Aynı zamanda, ekonomikbirimlerin bekleyişleri ve tepkileri de ekonomik birimlerin davranışlarını etkileyenbazı değişkenleri etkilemektedir. Bu etkileşim çoklu denge olasılığını yaratmaktadırve makro ekonomik değişkenlerde herhangi bir değişim olmaksızın, fakat değişimbeklentisi varken, bir dengeden başka bir dengeye geçebilmektedir. Böylece,ekonomi başlangıçta sabit döviz kuru ile uyumlu bir dengede iken, bekleyişlerdekiani bir kötüleşme, politikalarda döviz kurunun çökmesine yol açabilecek bir değişimyaratabilmektedir.6kinci nesil modeller, krizler için; sabit döviz kuru politikasına bağlılık ilegenişletici bir para politikası uygulamak arasında yaşanan çatışma ve yatırımcılarındevletin kuru dalgalanmaya bırakacağı yönünde duyduğu endişenin faiz oranlarıüzerinde yarattığı baskının ürünü olduğunu söylemektedir.Birinci ve ikinci nesil modellerde çizilen tablolarla 1997-1998 yıllarındaAsya ülkelerinde yaşanan kriz arasında güçlü bir bağlantı kurulamamaktadır. Asya5Ali ALP, ?Döviz krizi olası nı? Ekonomik göstergelerimizdeki gelişmeler ne durumda??, ActiveBankacılık ve Finans Dergisi, Şubat-Mart 1999, s. 2.6Cafer KAPLAN, Bankacılık Sektörünün Yabancı Para Pozisyon Açığı: Türkiye Örneği, TCMBAraştırma Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliği No:1, Haziran 2002, s. 1.8krizinde bankacılık sisteminden kaynaklanan sorunların krize sebep olduğu görüşühakimdir. Bu da üçüncü nesil model olarak adlandırılmaktadır.1990?larda yükselen piyasa ülkelerinde yaşanan krizler hem sabit döviz kururejimlerinin, hem de finansal sistemlerin çöküşü şeklinde görülmüştür. Bazı çevrelerbu krizleri sadece para krizi olarak nitelendirirken, başka çevreler bunları sabit dövizkuru politikası ile bağlantısı olmayan bankacılık krizleri olarak tanımlamaktadır.Para ve bankacılık krizlerinin bileşimi olan krizler ?ikiz kriz? olarakadlandırılmaktadır. Kaminsky ve Reinhart (1999), finansal serbestleşme ile birliktebirçok ülkede bankacılık ve ödemeler dengesi krizlerinin birbirleriyle iç içeyaşanmakta olduğunu ve bankacılık sistemi problemlerinin hızla yaygınlaşarak dövizkuru istikrarının önündeki en büyük engellerden birini oluşturmakla kalmayıp, parakrizlerini derinleştirdiğini vurgulamaktadır. Para krizleri ile bankacılık krizlerinin eşya da yakın zamanlı yaşanıyor olması ve kökenlerinin benzerlik taşıması, bankacılıksistemi kırılganlıklarının üzerinde yoğunlaşmanın krizleri öngörmede ve önlemedeyarar sağlayacağı fikrini güçlendirmiştir. 7Krizlerle ilgili incelemelere dayanarak, krizlerin tekrarlanan bir seyir takipetmesine karşılık adeta bir evrim geçirdiğini de söylemek mümkündür. Ancak buevrimde ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile sosyo-kültürel ve siyasal özelliklerdekifarklılıkların da rol oynayabileceği bir gerçektir.1990 sonrası Türkiye ekonomisinde yaşanan 1994 ve 2001 krizlerinin yabancıparaya yönelik spekülatif saldırı ile kendini belirgin bir şekilde gösterdiğibilinmektedir. Bu çerçevede Türkiye?de yaşanan krizler, spekülatif atak modelineuygun düşmektedir. Spekülatif atak modeli ise para krizlerini tahmin etmede mali veparasal genişleme, fiyat rekabetinde azalma, cari işlem açıkları ve uluslararasırezervlerde kayıplar vb. faktörleri dikkate almaktadır.7Burçin HACIHASANOĞLU, Meksika 1994 ve Arjantin 2001-2002 Krizlerinin Gelişmekte OlanÜlkeler ve Türkiye çin Önemi, TCMB Uzmanlık Yeterlilik Tezi, Ankara, Haziran, 2005, s. 15.-199Gerni, Emsen ve Değer (2002) Türkiye ekonomisinde 1990?dan sonragözlenen istikrarsızlıkların yarattığı krizleri belirlemek üzere 15 makro ekonomikdeğişkeni inceleyen bir çalışma yapmışlardır. Çalışmalarında; 1994 Nisan?ındakikrizin finansal liberalizasyon sonrasında kurun baskı altında kaldığında ortayaçıktığını, 2001 krizinin ise Aralık 1999?da onsekizincisi yapılan stand -by anlaşmasıçerçevesinde ekonomik istikrar programı yürütülürken ortaya çıktığınıvurgulamışlardır. ki krize yol açan temel makroekonomik değişkenlerle yapılananalizlerde, 1994 krizi ile 2001 krizi ele alınan değişkenler açısından bir kısmındabenzer, bir kısmında farklı kalıplar çizdiğini, krize sinyal teşkil etmesi açısındandöviz kurunun baskı altında tutulmasının, yani ulusal paranın suni bir şekildedeğerlenmesinin krize 3 ay kala trendden saparak yükselme yönünde baskıoluşturduğu ve kriz anında da şok artışlar şeklinde kendini gösterdiğinigözlemişlerdir. Ulusal paranın değerlenmesine bağlı olarak ihracatın ithalatıkarşılama oranı düşüşler göstermektedir. Diğer taraftan faiz oranı farklılıklarınıngiderek açılmaya başlaması, krizden önceki 8. ayda kendini hissettirmiş ve krize 4 aykala bu farklılığın daha anlamlı değerler aldığı belirlenmiştir. Sanayi üretimindeksinin ise kriz öncesi 2-3 ayda anlamlı düşüşlerle sinyal yayarken, 4 ve dahaönceki aylarda ortalamanın üzerinde artışlar göstermesi, kriz öncesi parasal ve malidisiplinin bozulmasına bağlı olarak ekonominin ısındığını göstermektedir. 8Krugman?ın modeline yakın olarak, krizin nedenini mali ve parasal genişlemegibi değişkenlerin rezerv kayıplarına yol açacak bir parite ile ekonomide kuruyükseltme baskısı yaptığını, yani sabit kur sisteminin ödemeler bilançosu kriziniharekete geçirdiğini belirten Kaminsky, Lizonda ve Reinhart?ın 1998 yılında yaptığıçalışmayı KLR modeli olarak değerlendiren Eichengreen (2002) bu modelin TürkiyeŞubat 2001 kriziyle ilgili kuvvetli uyarı işaretleri yaydığını belirtmiştir.9Yine, 1994 sonundaki Meksika krizinden sonra Dornbusch şöyle demiştir:?Döviz kuruna dayalı istikrar programı üç aşamadan geçer. Birinci aşama yararlıdır;8Cevat GERN , Selçuk EMSEN, M.Kemal DEĞER, ?Erken Uyarı Sistemleri Yoluyla Türkiye?dekiEkonomik Krizlerin Analizi?, stanbul Üniversitesi ktisat Fakültesi Ekonometri ve statistikDergisi, Sayı 2, 2005, s. 42-43, 52.9Barry E CHENGREEN, a.g.m., s. 7-8.10döviz kurundaki istikrar, ekonomide de genel bir istikrar sağlar, kinci aşamadaparanın reel olarak değer kazandığı bellidir, giderek daha çok farkına varılır, fakat bukonuda bir şey yapmak uygun görülmez. Üçüncü ve son aşamada artık bir şeyyapmak için çok geçtir. Paranın reel değer kazanması (ve diğer koşullar) yüksekoranlı bir devalüasyonu gerekli kılar. Ancak politika buna izin vermeyecektir.Koşullar inkar edilerek bir süre daha geçer ve sonra kötü haberler birikir ve dövizkrizi başlar.102000 Kasım krizinde IMF döviz kurunun bir bant içinde serbest bırakılmasını,yani dolaylı bir devalüasyon yapılmasını istemişti. Ancak tam da Dornbusch?unöngördüğü şekilde politikacılar ve bürokrasi devalüasyonda politikacının vebürokrasinin kredibilite kaybı olacağı inancıyla buna karşı çıkmıştır.11Alp (1999), The Economist dergisi tarafından yapılan bir çalışmaya paralelolarak Türkiye?deki Ocak 1993-Haziran 1998 dönemi verilerinden bazı ekonomikgöstergeleri ele alarak bir endeks oluşturduğu çalışmasında; muhtemel bir döviz kriziolup olmayacağı konusunda ipuçları vermiştir. Türkiye?de serbest kur sistemiuygulanması, son yıllarda dış ödemeler dengesi anlamında cari açığın GSMH?yaoranının düşük olması, rezervlerin ithalatı karşılama oranının yüksek olması vekurların nispeten enflasyon oranı civarında artması, önümüzdeki dönemde (bir yıldandaha kısa), ciddi bir dış ödemeler sorunu ve döviz krizi yaşanma olasılığınıazaltmaktadır. Söz konusu göstergeler, 1994 krizi ve öncesi dönemlekarşılaştırıldığında daha iyi konumdadır. Ancak, burada dikkat edilmesi gerekennokta, 1994 yılında yaşanmış olan krizin öncesinde mevcut olan kamu açıklarısorununun artarak devam ettiğidir. Bunun yanında dış borç yapısı içinde kısa vadeliborçların oranının artması ciddi sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.Yaşanabilecek en kötü senaryo, halihazırda başlamış olan krizi daha hafif atlatmayayarayacak uygulamaların hayata geçirilmesinde geç kalınması, dahası ekonomikistikrarsızlığı ilave olarak siyasi istikrarsızlığın denkleme ilave edilmesidir. Bu10Rudiger DORNBUSCH, The Folly, The Crash, and Beyond: Economic Policies and The Crisis,In Sebastian Edwards and N. Naim (ed.) Mexico 1994: Anatomy of an Emerging Market Crash,Carnegie Endowment for International Peace: Washington, D.C, 1997, s.131.11Ercan UYGUR, a.g.e., s. 24.11durumda, bir yandan yurt içinde faizler yükselirken diğer yandan uluslararasıpiyasalardan yeniden borçlanma ve böylece mevcut kısa vadeli dış borç stokunundevrini zorlayacak ve böyle bir durumun yaşandığı ekonomiden kısa vadeli yabancıfonların kaçışları da gündeme geleceğinden, mali piyasalar ve reel ekonomidengelerini yitirecektir.12Türkiye?de, 2000 yılı sonlarında başlayarak 2001 yılı başlarında doruknoktasına ulaşan ve son on yıllık dönemde izlenen döviz kuru politikalarındanvazgeçilmesiyle sonuçlanan finansal kriz sonrasında dikkatler bankacılık sektörününkırılganlığı üzerinde yoğunlaşmıştır. Kriz öncesi dönemde bankacılık sektörününkırılganlığının artmasına neden olan iki önemli gelişme görülmektedir. Bunlardanbirincisi, sektörün varlık ve yükümlülükleri arasında vade uyumsuzluğunun artışı,diğer gelişme ise yabancı para pozisyon açıklarının oldukça yüksek düzeylereulaşmasıdır. Bankacılık sektörünün 1990?lı yıllarda genellikle yabancı para pozisyonaçıkları ile çalışma eğiliminde oldukları görülmektedir. Sektörün kırılgan bir yapıyasahip olmasının en önemli nedenlerinden biri olan yabancı para pozisyon açıklarınıbelirleyen faktörlerin incelenmesi önem kazanmıştır.1312Ali ALP, a.g.m., s. 8.13Cafer KAPLAN, a.g.e., s. 2.123. YÖNTEMBu çalışmada, bankacılık sektöründe döviz kuru riski, bu riskin ölçülmesi,riskten korunma yöntemleri ve Türkiye?de yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001krizlerinin sebepleri ve sonuçları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Konuyla ilgiliyayınlanan araştırmalar, üniversitelerde gerçekleştirilmiş bilimsel tezler incelenmiş,ulusal bankalara ait web siteleri, BDDK, TBB, TCMB kurumlarının web sitelerikullanılmıştır. Yapılan bu literatür çalışması sonrasında, üç banka ile görüşmeyapılmıştır. Bankalar yapıları gereği, üçüncü şahıslara bilgi vermediklerinden,bireysel olarak bankalardan tek tek anket yoluyla bilgi alma girişimi başarılıolmamıştır. Bankaların hazine bölümünde risklerden korunma konusunda çalışmalaryapan Piyasa Riski Komitesi çalışanlarıyla görüşme talebinde bulunulmuş, ancakçalışmada kullanılacak şekilde bir bilgi elde edilememiştir.Araştırmanın amacına yönelik olarak; üçer aylık çeyrek dönemsellik olguyadayanarak, 1995 Mart döneminden başlayıp 2006 Haziran dönemine kadar üçer aylıkdönemler dikkate alınarak toplam 46 dönemin Türk Bankacılık Sektörü rasyolarıTBB?nin web sitesinden alınmıştır. Döviz kuru riskini yansıtmaları açısından yaygınolarak kullanılan aşağıdaki rasyolar analizde kullanılmıştır:YP Aktifler / Toplam Aktifler,YP Pasifler / Toplam Pasifler,Döviz Pozisyonu (YP Pasifler - YP Aktifler) / Özkaynaklar,Likit Aktifler / Toplam Aktifler,Dönem Net Karı (Zararı) / Toplam AktiflerBu rasyolar kamu bankaları, özel bankalar, yabancı bankalar, kalkınma veyatırım bankaları, TMSF bünyesindeki bankalar ve toplam bankacılık sektörübazında oluşturulmuştur. Muhasebe Uygulama Yönetmeliğinin uygulamayageçirildiği 2002 tarihinden önce YP Aktifler / Toplam Aktifler ve YP Pasifler /Toplam Pasifler rasyoları hesaplanmadığından, bu rasyolar TBB?nin web sayfasında13yayınlanan bilançolar aracılığıyla 1995 -2002 yılları için hesaplanarak analize dahiledilmiştir. 2002 yılından itibaren döviz kuru riskini yansıtan Net Bilanço Pozisyonu /Özkaynaklar ve (Net Bilanço Pozisyonu + Net Bilanço Dışı Pozisyon) / Özkaynakrasyoları kullanılmaktadır. Bu rasyolar 2002 yılından öncesi için eldeedilemediğindin 1995 -2006 dönemi için Döviz Pozisyonu (YP Pasifler - YPAktifler) / Özkaynaklar rasyosu yine bilançolar aracılığıyla hesaplanarak analizedahil edilmiştir.Literatürde krizlerin öncü göstergeleri olarak kullanılan makro ekonomikgöstergelerden aşağıda yer alanlar analizde kullanılmıştır:TÜFE Bazlı Reel Efektif Kur Endeksi (1995=100)TEFE Bazlı Reel Efektif Kur Endeksi (1995=100)Uzun Vadeli Faiz Oranı-Kısa Vadeli Faiz Oranı (ağırlıklandırılmış)Türk Bankacılık Sektörü Özkaynak Toplamı (milyon YTL)Uluslar arası Net Rezervler (Milyon $)Merkez Bankası Brüt Döviz Rezervleri (Milyon $)Cari Açık / GSY HCari Açık / Uluslararası Net Döviz RezervleriBu veriler TCMB web sayfasından elde edilmiştir. Cari açık ABD $ olarak,GSY H ise TL ve YTL olarak yayınlandığı için; oran elde edilirken ilgili dönemleritibariyle Merkez Bankası ABD dolar alış kuru kullanılarak GSY H rakamları dolaraçevrilmiştir.Elde edilen veriler SPSS istatistik analiz programına aktarılarak diskriminatve lojistik regresyon analizleri yapılmıştır.144. ARAŞTIRMA KONUSU HAKKINDA GENEL VE TEOR KB LG LER4.1. R SK KAVRAMI VE BANKALARIN KARŞILAŞTIĞI R SKLER4.1.1 R SK KAVRAMIRisk kavramı en genel ifadeyle, ?zarar, kayıp gibi durumlara yol açabilecekbir olayın ortaya çıkma ihtimali, zarara uğrama tehlikesi? şeklinde tanımlanabilir.14Eski pragmalara göre risk, kaybetme olasılığı olarak tanımlanırkengünümüzde risk, tek başına veya tekrarı durumunda o kuruluşun finansal gücünüzayıflatacak, tehlikeye sokacak herhangi bir faaliyet sonucundan beklenmedik vezarara sebep olan bir sapma olarak tanımlanmaktadır.15Riski belirsizlik kavramı ile ilişkilendirenler, belirsizliğe maruz kalmadurumu olarak tanımlamaktadırlar. Risk ve belirsizlik birbirine çok yakın olan ve bunedenle sık sık karıştırılan kavramlardır. Finans terminolojisi açısından; belirsizlik,elde edilecek muhtemel sonuçların dağılımıdır. Dağılım ne kadar genişse belirsizlikde o kadar fazladır. Risk ise beklenen (gerçekleşmesi en muhtemel) sonuç ilegerçekleşen sonuç arasındaki sapmadır. Belirsizlik arttıkça risk de artmaktadır.Bununla birlikte risk ve belirsizlik aynı şeyler değildir.16Finansal açıdan risk ise beklenen getirinin gerçekleşen getiriden sapmaolasılığıdır. Finans kuramı çerçevesinde tartışılan boyutu ile risk, bankacılıkişleminin sağlayacağı getiri ile bu işlemle ilgili nakit akımlarının beklenen bugünküdeğeri arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle, banka açısından risk14http://www.ytukvk.org.tr/arsiv/makaletop.php?makale=kariyerplanlama415Ziya Tunç ALOĞLU, Bankacılık Sektörünün Karşılaştığı Riskler ve Bankacılık KrizleriÜzerindeki Etkileri. TCMB Uzmanlık Yeterlilik Tezi, Ankara, 2005, s. 19.16Active Araştırma Grubu, ?Yirmi Birinci Yüzyılda Finansal Riskin Ölçülmesi?, Active Bankacılıkve Finans Dergisi, Ekim-Kasım 1999, s.2.15beklenen değer beklenen getiriden düşük olduğunda söz konusu olmaktadır. Bununda en önemli nedeni, sonuçların belirsiz olduğunun bilinmesi, muhtemel sonuçlarındoğru bir şekilde ölçülememesi, sonuçların doğru bir şekilde tahmin edilememesi vemüşteri veya personelin sahtekârlığıdır. Riskler kontratlar veya beklenen getiri iledengelendiğinde herhangi bir risk söz konusu olmamaktadır. Doğru olmayan birölçüm söz konusu olduğunda zararla karşılaşma olasılığı artmaktadır. Sahtekârlıkyapıldığında ise belirli bir zarar ortaya çıkmaktadır. Riskin belirsizlikle ilgili olduğuve kesin olarak ölçülmesinin mümkün olmadığı gözden uzak tutulmamalıdır.17Risk türleri ve toplam riskin kaynaklarının neler olduğunun açıklanması,bilinçli yatırım kararlarının alınması yönünden çok büyük önem taşımaktadır.Yatırımcının riski kontrol altına alabilme veya sınırlayabilme olanağının olupolmamasına göre toplam risk, sistematik ve sistematik olmayan risk olarak iki anagruba ayrılabilir.18Sistematik risk, pazarın bütününü kapsayan etmenlerin getiride nedenolduğu değişkenlik (risk) ile ilgilidir. Bu riski, çeşitlendirme ile yok etmek mümkündeğildir. Faiz oranlarındaki değişiklikler, enflasyon oranındaki değişiklikler, ulusalekonominin gelecekteki durumu konusunda yatırımcıların mizaçlarındakideğişiklikler sistematik riske neden olan faktörlerdir. Satın alma gücü riski, faiz oranıriski, piyasa riski, politik risk ve kur riski sistematik risk türleri içerisine girmektedir.Sistematik olmayan risk, işletmenin bizzat kendisiyle ilgilidir. Yöneticilerinbecerileri ve kararları, grevler, hammaddenin bulunmaması, rekabette meydana gelenani artışlar, firmaların borçlanma konusundaki olumsuz kararları sistematik olmayanriske neden olan etmenlerdir. Finansal risk, yönetim riski, iş ve endüstri riski de riskçeşitleri içerisine girmektedir. Sistematik olmayan riski ise, iyi bir çeşitlendirme ileazaltmak mümkündür. Çok iyi çeşitlendirilmiş bir portföyde sistematik olmayan risk,sistematik risk seviyesine kadar indirilebilir.17Active, ?Bankalarda Performans ve Risk Yönetimi: Analitik Bir Çerçeve?, Active Bankacılık veFinans Dergisi, Ekim-Kasım 2000, s. 6.18Zeyyat HAT POĞLU, şletme Finansı, Net Er Matbaası, stanbul, 1986, s. 160.16RiskToplam riskSistematik olmayan riskSistematik risk0 Portföydeki menkul kıymet sayısıŞekil 4.1.1. Sistematik ve Sistematik Olmayan RiskKaynak: Ali CEYLAN, Turhan KORKMAZ, Uygulamalı Portföy Yönetimi, Ekin KitabeviYayını, Bursa, 1993, s. 26.4.1.2. BANKACILIKTA R SK KAVRAMIBankalar faaliyetleri esnasında ana çerçeve olarak makro ekonomik riskler(resesyonun etkisi gibi) ve mikro ekonomik riskler (yeni rekabet tehditleri gibi) ilekarşılaşmaktadırlar. Ayrıca faaliyette bulundukları ekonomik, sosyal, politik vekültürel yapıdaki değişim ve gelişmelere bağlı bir dizi riskler de söz konusuolmaktadır. Bununla beraber, bankaların kendilerine has özellikleri diğer risktürlerini de gündeme getirmektedir.Bankalar, doğaları gereği iki temel özelliğe sahiptirler. Bunlar; bilançobüyüklüğüne oranla sermayelerinin miktarının çok küçük olması ve temel olarakpasiflerinin çoğu talep edildiği takdirde sahibine ödeme durumudur. Bu nedenlebankalar likidite riski ve iflas riskine maruz kalırlar. Bankalar aynı zamanda finanssektöründe üç türlü aracılık işlevini yerine getirirler. Bunlar; riske aracılık, vadeye17aracılık, likidite aracılığıdır. Bu üç işlev sonucu olarak da bankalar sırasıyla, krediriski, faiz oranı riski ve likidite riskiyle karşı karşıyadırlar.19Tablo 4.1.1 bankaların finansal risk haritalarını göz önünde tutularakhazırlanan basit bilançolarını göstermektedir. Bu bilançodan da görüldüğü üzere,nakit ve benzeri varlıkların likidite ihtiyacını karşılamaması durumunda bankalarlikidite riski ile yüz yüzedirler. Krediler için geri ödenmeme riski söz konusudur.Bunun yanı sıra kısa vadeli krediler ayrıca faiz oranı riskine, uzun vadeliler de erkenödeme riskine maruzdurlar. Faiz oranı riskine hassas olan menkul kıymetler de genelolarak tahvil ve bonolardan oluşmaktadır. Döviz grubu aktifler, ayrıca döviz kururiski ile karşı karşıyadırlar. Sabit kıymetler ise bir finansal risk olmayan aşınma veyıpranma riskine maruzdurlar. Pasif tarafta bulunan mevduat hesaplarının tümü içinlikidite riski söz konusudur. Vadesiz ve vadesi 1 yıldan az olan mevduatlar ayrıcafaiz oranı riskiyle karşı karşıyadırlar. Satın alınan fonlar da yine faiz oranı riskinemaruzdur. Döviz bazındaki pasifler için ayrıca döviz kuru riski söz konusudur. Sondeğer olan sermeye ise sermaye yeterliliği riskine maruzdur. Forward, futures,opsiyon, swap gibi türev ürünlerinden oluşan bilanço dışı varlıklar için bilanço dışıvarlıklardan kaynaklanan riskler söz konusudur.2019Serdar TAN, ?Risk Altına Girmek?, Verimlilik Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 1985, s. 25.20Mehmet Hasan EKEN, Enflasyonun Bankacılık Üzerine Etkilerinin Risk ve Karlılık AçısındanDeğerlendirmesi, TBB Yayını, Ankara, 1994, s. 29.18Tablo 4.1.1. Ticari Banka Bilançosuna Göre Risklerin Ayrımı1- AKT FLERTLHazır Değerler-Likidite htiyacı-Likidite RiskiKrediler1 yıl ve daha kısa vadeliler-Faiz Riski Kredi Riski1 yıldan uzun vadeliler-Erken Ödenme RiskiMenkul Kıymetler-Faiz RiskiDÖV Z1 yıl ve daha kısa vadeliler-Faiz Riski1 yıldan uzun vadeliler-Erken Ödenme Riski Kredi Döviz RiskiMenkul Kıymetler-Faiz Riski RiskiSabit Kıymetler-Aşınma ve yıpranma riski2- PAS FLERTLVadesiz Mevduat-Faiz RiskiVadeli Mevduat1 yıl ve daha kısa vadeliler-Faiz riski Likidite Riski1 yıldan uzun vadelilerSatın alınan fonlar-Faiz RiskiDÖV ZVadesiz Mevduat-Faiz RiskiVadeli Mevduat1 yıl ve daha kısa vadeliler-Faiz riski Likidite Döviz1 yıldan uzun vadeliler Riski RiskiSatın alınan fonlar-Faiz RiskiSERMAYEÖzsermaye Sermaye Yeterliliği RiskiBorçlar3- B LANÇO DIŞI DEĞERLER-Bilanço Dışı RisklerKaynak: Mehmet Hasan EKEN, Enflasyonun Bankacılık Üzerine Etkilerinin Risk ve KarlılıkAçısından Değerlendirmesi, TBB Yayını, Ankara, 1994, s. 3019Bankacılık faaliyet ve işlemleri çok sayıda bilinmeyen içermektedir.Bilinmeyenler birçok farklı durumda ortaya çıktığından, riskler de doğal olarakoldukça fazla sayıdadır. Bu çalışmada riskler 1) Likidite riski 2) Kredi riski 3) FaizRiski 4) Operasyonel risk 5) Piyasa riski 6) Ülke riski 7) Döviz kuru riski olmaküzere 7 farklı kategoride incelenmektedir.4.1.3. BANKACILIKTA R SK ÇEŞ TLER4.1.3.1. Likidite RiskiLikidite, bir bankada oluşan nakit fazlasını veya gerektiğindeyükümlülüklerini ya da diğer müşterilerinin taleplerini makul maliyetlerlekarşılayabilme gücü olarak tanımlanabilmektedir.21Bankalar, taahhütlerini zamanında yerine getirebilmek amacıyla, mevcutlarındanakit değerler ya da likiditesi yüksek finansal araçlar bulundurmak durumundadırlar.Eğer bir banka, taahhütlerini karşılayabilecek söz konusu araçlara sahip değilse,likidite riski ile karşı karşıya demektir. Bu risk, özellikle kısa vadeli varlıklarınınyine kısa vadeli taahhütlerini karşılayamama durumunda ortaya çıkar.22Yine likidite riski, bir bankanın bugün ve gelecekte yükümlülüklerinikarşılayamamaktan dolayı gelirinde ve sermaye düzeyinde ortaya çıkma olasılığıolan kayıpları ifade etmektedir. Bu nedenle risk ile getiri arasında çok yakın birkorelasyon vardır. Risk arttıkça getiri artmaktadır. Yüksek getiri peşinde koşan bir21Tezer ÖCAL, Ö. Faruk ÇOLAK, Finansal Sistem ve Bankalar, Nobel Yayınları, 1999, s. 201.22Oğuz YILDIRIM, ?Türk Bankacılık Sektörünün Temel Sorunları ve Sektörde Yaşanan MaliRiskler?, DTM, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ocak, 2004,www.dtm.gov.tr/ead/DTDERG /ocak%202004/turk.htm, (12.10.2006).20banka için bu olay bankanın temerrüde düşmesine, ödeme güçlüğü çekmesine,likidite sıkıntısına girmesine hatta iflasına bile yol açabilmektedir.234.1.3.2. Kredi RiskiBankaların faaliyetlerinin büyük bir çoğunluğu kredi riski içerir. Özelliklenakdi ve gayri nakdi plasman faaliyetlerinde, karşılıklı ödemelerde zaman ve mekanfarklılıklarının söz konusu olduğu işlemlerde, karşı tarafın ödeme yapmaması veyayapamamasından kaynaklanan zarar ihtimali, kredi riski kavramının temelinioluşturur.24Bankacılığın doğasında olan kredi riski, bankadan kredi alan müşterileringeçici veya sürekli biçimde ödeme güçlüğü içinde olmaları nedeniyle kredi borçödemelerini geciktirmeleri ya da borcu geri ödememeleridir.25Kredi riskinin bankalar için özel önem taşımasının temel nedeni de, zararınboyutunun ilgili bankanın mali yapısını olumsuz etkileyecek, bozacak ve hattabankanın varlığını ve geleceğini tehlikeye sokacak noktalara varabilmesi ihtimalidir.Bu çerçevede, bankaların, faaliyetleri esnasında, karar ve işlemlerinde, bu riskisağlıklı bir şekilde ölçecek ve kontrol edilebilir, yönetilebilir boyutlarda tutacakmekanizmaları geliştirmeleri, çalışmaları ve kontrolleri yapmaları beklenir veistenir.26Kredi kullandırıldığı durumlarda, gerek kredinin anaparasının, gereksefaizinin geri dönmemesi söz konusudur. Bu nedenle bu tür riskler, ?müşteri riski?,?kredi riski? gibi deyimlerle adlandırılırlar. Borçlunun değişik nedenlerle borcunanapara ve/veya faizini ödeyememesi veya borçlu ödese de, bunu bankanın tahsil23Ziya Tunç ALOĞLU,a.g.e., s. 22.24Engin ARAS, ?Bankalarda Risk Yoğunlaşması ve Dolaylı Krediler?, Active Bankacılık ve FinansDergisi, Ekim-Kasım 1999, s. 125Melek ACAR, Bankacılıkta Döviz Kuru ve Faiz Oranı Risklerinden Korunma Teknikleri(Türev Ürünleri) ve Türkiye Uygulaması, Selçuk Üniversitesi, SBE, Muhasebe ve Finansman BilimDalı, Yüksek Lisans Tezi, Konya, 1995, s. 33.26Engin ARAS, a.g.m., s. 1.21edememesi durumunda riskler zarara dönüşürler. Bazen borçlu borcunu değişiknedenlerle (ekonomik durumun kötüleşmesi, iflas veya kasıtlı olarak) ödemez. Bunedenle müşteri riski zarara dönüşür. Bazen de borçlu borcunu ödese veya ödemekistese de, banka bunu tahsil edemez. Çünkü borçlu yurt dışı bir müşteridir ve oülkede mevcut bir takım rahatsızlıklar nedeniyle döviz transferigerçekleştirilemiyordur. Bunun sonucu olarak da, banka tahsilat yapamaz. Borçlununkredisini ödememesi durumunda ?Kredi Değerliliği Riski? söz konusu iken,borçlunun borcunu ödediği halde transferin yapılamaması nedeniyle doğan risk de?Ülke Riski? söz konusudur.274.1.3.3. Faiz RiskiBu risk, faiz oranlarındaki hareketlenmelerden kaynaklanır. Faiz riski, aktifkalemleriyle pasif kalemleri arasında vade ya da faiz bazında bir uyumsuzluk olmasıveya değişken faizli mali yükümlülüklerin gelecekteki nakit akımları ve gelir/giderüzerinde belirsizliğe yol açması halinde ortaya çıkar.28Faiz riskinin nedenleri çok çeşitli olmakla beraber temelde 4 tane nedenvardır. Bunlar:291) Yeniden Fiyatlandırma Riski: Vadelerden (sabit orandan) ve bankanınvarlıklarının, yükümlülüklerinin ve bilanço dışı pozisyonlarının yenidenfiyatlandırılmasından (dalgalı orandan) kaynaklanan risk türüdür. Yenidenfiyatlandırmanın yol açtığı faiz oranlarındaki değişme bankanın gelirlerinde ve temelekonomik değeri üzerinde büyük önem taşımaktadır. Uzun dönemli sabit orandan birkrediyi kısa dönemli bir mevduatla fonlayan bir bankanın, faiz oranları yükseldiğitakdirde hem pozisyondan kaynaklanan gelecekteki gelirinde hem de kendi27Hasan KAVAL, ?Kredi veya Yatırımın Geri Dönmemesi Riskleri ve Yönetimi?, Uzman GözüyleBankacılık Dergisi, Yıl 3, Sayı 12, Aralık, 1995, s. 68.28Faik ÇEL K, Mehmet Behzat EK NC , ?Türkiye?de Bankacılık Krizlerinin Önlenmesinde RiskYönetimin Yetersizliği, Stratejik Bir Yaklaşım?, Active Bankacılık ve Finans Dergisi, Mart-Nisan,2002, s. 2.29TBB, ?Faiz Riski Yönetim Prensipleri?, www.tbb.org.tr/turkce/basle/risk.doc, (20.02.2006)22değerinde azalma meydana gelecektir. Bu düşüşlerin nedeni, kredilerin vadesiboyunca, nakit çıkışlarının sabit oluşudur. Fakat fonlamada ödenen faiz değişkendirve kısa dönemli mevduatın vadesi dolduktan sonra da yükselir.2) Getiri Eğrisi Riski: Fiyatlandırmalardaki uyumsuzluklar, bankanın getirieğrisinin eğiminin ve şeklinin değişmesine yol açar. Bu risk, getiri eğrisindekibeklenmeyen değişmelerin bankanın gelirlerinde ya da temel ekonomik değerindeters yönde etkiler oluşturmasıyla ortaya çıkar. Örneğin, 10 yıllık vadesi olan ve 5yıllık devlet kağıtlarıyla hedge edilen devlet tahvillerinin temel ekonomik değeri,pozisyon, eğri üzerinde birbirine paralel hareketlerle hedge edilse de, getiri eğrisidikleştikçe, hızla düşer.303) Temel Risk: Diğer bir önemli faiz riski de, benzer fiyatlandırmaşekilleriyle farklı araçlara uygulanan oranlar üzerinden kazanılan ya da geri ödemelerarasındaki negatif korelasyondan kaynaklanan risktir. Faiz oranları değiştiğinde, bufarklılıklar benzer vadeleri olan varlıklar, yükümlülükler ve bilanço dışı pozisyonlararasında yer alan nakit akışlarında ve kazançlarda beklenmedik değişmelere hızkazandırabilir.4) Opsiyon Riski: Opsiyon, sahibine herhangi bir tarihten itibaren belli süreiçinde, belirli bir faiz üzerinden borçlanma ya da borç verme hakkıdır. Faiz oranlarıborsa dışında ve içinde işlem gören opsiyonlar olarak ayrılabilirler. Yani borsa vetezgah üstü piyasalar (OTC over time counter) olarak iki farklı piyasada alınıpsatılırlar. Sabit faiz düzeninin, yerini değişken faize bırakmasıyla faiz riski ortayaçıkmıştır. Faiz opsiyonları, bu riski ortadan kaldırmak için geliştirilmiş türevürünlerdendir. Özellikle bankalar arası rekabette önemli bir avantaj oluşturduğundan,bankaların sıklıkla başvurduğu bir opsiyon türüdür.3130Salih Tanju YAVUZ, ?Risk Yönetimi ?içeri? Aktif Pasif Yönetimi ?dışarı?(mı?),Aktif PasifKomitesi (APKO) Faiz Riski Yönetiminin Neresinde??, Bankacılar Dergisi, Sayı 41, 2002, s. 25.31TBB, ?Faiz Riski Yönetim Prensipleri?, www.tbb.org.tr/turkce/basle/risk.doc, (20.02.2006)234.1.3.4. Operasyonel RiskOperasyonel riskin tanımı üzerinde kesin bir birlik olmamakla birlikte, sonyıllarda genel kabul görmüş dolaylı ve doğrudan tanımlama türlerinden söz etmekmümkündür. Dolaylı tanıma göre operasyonel risk; ?Kredi veya piyasa risklerialtında sınıflandırılamayan diğer tüm risklerdir
Author
Dr. Ayşe Gemici
How to Cite
Ayşe Gemici (Master Thesis). Protecting against exchange rate risk and evaluating of the recent banking crises in Turkey, 2006, Gazi University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Gazi University
- Occupational accident analysis and modelling in oil and gas drilling sector Turkey(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Deveplopment of semiconductor humidity sensors(2021)
- The effect of computer-assisted and direct strategy teaching on reading comprehension(2021)
- Sharing of real life geometry samples via a social learning environment: A case study(2021)
- An investigation of the contribution of oud player to music education in terms of microphoning techniques, use of equalizer and sampler production(2021)
