
58
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye'de bankaların vergi gelirlerine katkılarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada bankaların vergi gelirlerine sağladığı katkılar incelenmiştir. Genel itibariyle tüm ticari işletmelerin temel mali sorumluluğu vergi mükellefiyeti ve vergi sorumluluğu ile sınırlıdır. Ancak bankaların para akımının merkezinde olması ve teknolojiyi son derece iyi kullanmaları ekonomik sistem içerisinde olduğu kadar mali sistem içerisinde de onları önemli hale getirmiştir. Bankacılık işlemlerinin en önemli özelliği işlemlerin kayıt altına alınmasıdır. Bu durum bankaları vergi gelirlerinin takip ve tahsil edilmesinde önemli bir araç haline getirmiştir. Ayrıca vergi politikasının belirlenmesinde bankacılık sisteminin kullanılması gereğini arttırmıştır.Sonuç olarak, Gelir İdaresinin bankacılık sektörünü daha etkin ve çok yönlü olarak kullanabilmesi için projeler üretmesi vergi yönetimi ve vergi tahsilatı açısından Gelir İdaresinin performansını olumlu etkileyecektir. Ayrıca bankacılık sisteminin kullanılması vergi denetimi, vergi toplama maliyeti ve vergisel etkinlik açısından avantaj sağlayacaktır.
Bankalarda risk yönetimi ve operasyonel risk süreçlerinin değerlendirilmesi; bankacılık eğitimi açısından bir değerlendirme
Son yıllarda bankacılık sektöründe operasyonel risk bazlı dalgalanmalar ve bu dalgalanmalar neticesinde sektörde yaşanan büyük kayıplar operasyonel risk yönetiminin önemini ve güncelliğini arttırmıştır. Operasyonel risk en eski risk türü olarak bilinse de kredi ve piyasa riskine oranla daha az önemsenen bir risk türüydü. Meydana gelen büyük kayıplar operasyonel risk yönetiminde bir takım çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Özellikle Basel Bankacılık Komitesinin, operasyonel risk yönetimi ile ilgili düzenlemeleri başta Avrupa olmak üzere, Türkiye'de de etkisini göstermektedir.Düzenlemelere ayak uydurma ve gelişmelerden daha fazla yararlanma düşüncesinden hareketle, operasyonel risk yönetiminde eğitim ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede Türkiye'de BDDK'nın çalışmalarına ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun düzenlemelerine hızlı adaptasyon süreci önemlidir. Hızlı adaptasyonu sağlayacak olanda operasyonel risk yönetimi eğitim çalışmalarının arttırılması ve mevcut çalışmaların kalitelerinin yükseltilmelerine bağlıdır.Banka şube müdürleri ve banka şube şeflerine yapılan anket ile çalışanların operasyonel risk yönetimi ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Araştırmaya katılanların % 58,3'ü operasyonel risk yönetimi ile ilgili bir eğitim almamışlardır. Bu durumda Türk Bankacılık sektöründe operasyonel risk yönetimi ile ilgili eğitim ihtiyacının olduğu görülmektedir.
İran'a yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi ve analizi: 1990 ? 2006 dönemi uygulama
Dünya, küreselleşme ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak, büyük bir hızla değişmektedir. Bu değişmelere bağlı olarak uluslararası sermaye hareketlerinde de değişmeler olmuştur. Bu gelişmeler bağlamında yapılan çalışmada, İran'a yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi incelenmiş ve 1990-2006 yılları arasındaki döneme ait ülkenin ekonomik göstergeleri analiz edilmiştir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile diğer değişkenler arasında korelasyon analizi yapılmıştır.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir;1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ve hizmet ihracatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki bulunmuştur.2) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Cari fiyatlarla GSMH arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu belirlenmiştir.3) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Gayri safi yurtiçi hasıla arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.4) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ve hizmet ithalatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu görülmüştür.5) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ihracatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu belirlenmiştir.6) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ithalatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu görülmüştür.7) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Döviz kuru arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki bulunmuştur.8) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Enflasyon arasında negatif yönlü bir ilişki olduğunu, fakat ilişkinin anlamlılık düzeyi %10 olduğu tespit edilmiştir.9) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Faiz arasında negatif yönlü yüksek bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
KOBİ'lerin pazarlama sorunları ve pazarlama eğitimi ihtiyaçlarının tespiti (Çorum ilinde tanımlayıcı bir araştırma)
Araştırma Çorum ilinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin pazarlama sorunları ve pazarlama eğitimi ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Söz konusu amaç çerçevesinde araştırmanın temel verilerini 104 KOBİ yöneticisinden anket formu yardımıyla alınan görüşler oluşturmaktadır. Anket formu ile elde edilen veriler tablolar halinde düzenlenerek frekans ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. KOBİ yöneticilerinin pazarlama sorunları ile ilgili ifadelere katılım dereceleri her bir ifadenin aritmetik ortalamaları alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca işletmelerin pazarlama sorunları arasında pazarlama konusunda eğitim alıp almama durumlarına göre fark olup olmadığı anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilerek t testi ile analiz edilmiştir.Araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: KOBİ, pazarlama, eğitim.
Para vakıfları ve risk sermayesi örnek olay Vakıf Risk Sermayesi A.Ş
Araştırmada vakıfların tarihçesinden başlanarak litaretürde ne kadar vakıf üzerine yazılmış eser varsa incelenmiş olup, para vakıflarının gelişimi çerçevesinde incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, vakıf üzerine teorik kitap, dergi, makaleler olup, içerikleri para vakıfları çerçevesinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda1) Para vakıflarının finans tarihimiz içerisinde önemli bir yer tuttuğu anlaşılmıştır.2) Günümüzde Vakıflar Bankası'nın sermayesini oluşturdukları görülmektedir.3) Vakıflar Bankası'nın girişimi olan Vakıf Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş sektörünün öncü ve ilk kuruluşu olduğu görülmüştür.4) Vakıf paraların islami ölçülerde işletilmesi hususunda Risk Sermayesi şirketinin uygun bir örnek olduğu görülmüştür.Araştırma sonunda ortaya çıkan bilgiler çerçevesinde vakıf paraların serüvenlerine Vakıfbank' ta devam ettikleri ve edecekleri görülmüş olup, yöneticilerin vakıf paraları yönetme hususunda; Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün son 10 yılda her yıl artan bütçe ve yatırımlarıyla ülkemize büyük katkılarda bulundukları söylenebilir.
Belediyelerde hizmet pazarlaması ve üniversite öğrencilerinin eğitim hizmetlerine yaklaşımı üzerine bir araştırma
Demokratik yaşamın bir parçası olan belediyeler, kar amacından ziyade yöre halkına hizmet götüren kuruluşlardır. Hızlı gelişmeye ayak uydurmaya çalışan belediyeler, kanunların izin verdiği ölçüde birçok hizmeti halka sunarlar. Ayrıca belediyeler üstünde, siyasi grupların ve kamuoyunun baskısı olması ve oy faktörü bu kuruluşları daha dikkatli ve etkin hizmet sunmaya zorlar. Belediyelerin bu zor şartlar altında sadece hizmet üretmesi yeterli değildir. Bu nedenle çalışmada belediyelerde hizmet pazarlaması konusu incelenmiştir.Bu tezde; Belediyecilikte eğitim hizmetleri araştırılmış ve genç tüketicilerin bu hizmetlerden haberdarlık ve yararlanama dereceleri belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve anket yöntemi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin belediyenin eğitim hizmetleri ile ilgili görüşlerinin tespit edileceği yedi soruluk anket yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara' daki Gazi Üniversitesi'nde okuyan 19-24 yaş arasındaki gençler oluşturmaktadır. Çalışmada 388 adet anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler frekans analizi, T testi ve F testi yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; öğrencilerin yarıdan fazlası birçok eğitim hizmetinden tamamen habersizdir. Ancak haberdar olan küçük bir kısım da yaralanma şeklini bilmektedirler. Haberdar olup da yararlanma şeklini bilmeyenlerin oranı çok düşüktür. Ayrıca eğitim hizmetlerinin çoğundan yaralanma oranı çok düşüktür. Katılımcılar sağlık hizmetlerine yönelik eğitim hizmetini en önemli eğitim hizmeti olarak kabul etmişlerdir. Bunu takip eden hizmetler ise eğitim seminerleri ve İngilizce eğitimleridir.
Basel II kriterleri ve bankacılık sektöründe Basel II eğitimi
Uluslararası finansal piyasalarda son yirmi yılda yaşanan hızlı globalleşme ile birlikte küresel sermaye hareketlerinin ülkelerin finans piyasalarında yaratabileceği olumsuzlukların etkisini azaltabilmek ve tasarruf sahiplerinin haklarını korumak amacıyla özellikle finansal kuruluşların önemli fon kaynaklarından olan `Sermaye' ile ilgili hem gerekli olan hem de etkin olabilecek uluslararası standartların belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Sermaye yeterliliğine ilişkin ilk düzenleme Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Basel Komitesi tarafından hazırlanan ve 1998 yılında yürürlüğe giren Basel I Sermaye Uzlaşısıdır.Basel I ilk olarak Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile G-10 ülkelerinde hayata geçmiş ve zamanla yüzün üzerinde ülkede uygulanma başlanmıştır. Sermaye Yeterliliği Düzenlemesi adı altında yapılan bu uzlaşıyı her ülkenin kabul etmesi ve uygulaması diye bir zorunluluk olmaması ile birlikte globalleşen finansal piyasaların hemen her olumsuzluktan etkilenir hale gelmesi bu düzenlemeleri uygulamayı her ülke için neredeyse zorunlu hale getirmiştir. İşte bu bilinç dahilinde Basel Komitesi, uluslararası finansal piyasalarda duyulan ihtiyaçlar ve eksiklikleri gidermek için Basel I'i büyük ölçüde değiştirmiş; 2006 sonunda uygulamaya geçilmesi planlanan ve en son olarak 2009 yılında uygulamaya geçileceği duyurulan yeni sermaye yeterliliği düzenlemesinin (Basel II) ilk taslak metnini oluşmuştur.Ülkemize değindiğimizde ise 2008 başında çalışma için de bahsedilecek standart yaklaşım ile uygulamaya geçilmesi planlanmış fakat şirketlerin mali verilerindeki şeffaflaşma sürecine ilişkin değişiklikler öngören Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun yasalaşmaması nedeniyle söz konusu geçiş 2009 yılına ertelenmiştir.İşte bu kapsam dahilinde Basel II sadece ülkemiz için değil tüm dünya ülkeleri için vazgeçilmez bir konuma oturmaktadır. Bu nedenle hükümetimiz ve bankalarımızın ortak çalışması ile söz konusu süreç tamalanmalı ve düzenleme hayata geçirilmelidir.
Yabancı bankaların tercih edilmesindeki faktörlerin analizi
Ülkemizde bankacılık faaliyetleri yabancıların girişimiyle başlamıştır. Yabancı bankalar uzun yıllar sermayeyi elinde tutarak ekonomiye hakim olmuşlardı. Fakat özellikle II'nci Meşrutiyet'ten sonra esen ulusalcılık akımı ulusal sermayenin bankacılığa yönlendirmiş, cumhuriyetin ilanıyla da uygulanan politikalarla yerel sermayeli ulusal ve özel bankalar kurulmaya başlanmış, yabancıların Türk ekonomisine ilgisi azalmıştı. 1980'li yıllara kadar yeni yabancı banka kurulmamış veya şube açmak yoluyla yeni yabancı bankalar faaliyete geçmemiştir.1980 yılından sonra uygulanan serbestleşme politikası ve benzeri pek çok iç ve dış nedenler, yabancı bankaların sayısında artış olmasını sağlamıştır. Bu yıldan sonra yabancı bankalar şube açma yada yerli bankalara ortak olma yoluyla sektörde önemli oranlarda pay sahibi olmuşlardır.Yabancı bankaların, sayıları yıllar itibariyle büyük farklılıklar göstermekle birlikte, sektör içerisindeki paylarında 2000 yılına kadar büyük değişiklikler görülmemiş, sektör payı % 5'in üzerine çıkmamıştır. Ancak 2000'li yıllar bankacılık sektörü için büyük değişimlerin gösterdiği yıllar olmuş ve yabancı bankaların sektör içindeki payı her geçen gün daha da artmıştır. Öyle ki 2007 yılı itibariyle yabancı bankaların payı, Türk bankacılık sektöründe %30'a kadar çıkmıştır.Çalışmada yabancı bankaların bu hızlı yükselişi, tarih içindeki gelişimi birlikte ele alınmıştır. Ayrıca uygulama bölümünde yabancı bankaları tercih eden müşterilerin seçimlerini etkileyen faktörler ve bu müşterilerin yabancı bankaların ülkemizdeki durumuyla ilgili görüşleri incelenmiştir.Anket sonuçlarına göre banka müşterileri; özellikle sunulan hizmetlerde hizmet hızına, hizmetin hatasız yürütülmesine, alının komisyonun az olması ve tasarruflara yüksek getiri sağlamasına önem verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Yabancı Bankalar, Müşteri Tercihleri
Ticari bankalarda hizmet kalitesinin ölçülmesi ve Şırnak'ta görev yapan öğretmenler üzerinde bir araştırma
Araştırmada ticari bankalardan örneklem seçilerek Servqual anketi uygulanmıştır. Anket verilerine göre örneklem şubenin hizmet kalitesi skorları ve servqual boyutlarına verdikleri önem tespit edilmiş ve değerlendirme yapılmıştır.Araştırmanın evreninin, Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların müşterileri oluşturmaktadır. Örneklemde hedef olarak Şırnak ilinde faaliyet gösteren Oyakbank, Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank müşterileri seçilmiştir. Fakat yapılan araştırma ile bütün banka şubelerinin müşteri kitlesi incelenmiş ve Şırnak ilinde görev yapan öğretmenlerin tamamının Vakıfbank Şubesinin müşterisi olması nedeniyle Vakıfbank tercih edilmiştir.Araştırma sonucunda;1) Bankanın müşteri beklentilerini karşılama seviyesi üç boyut için negatif iken iki boyut için ise pozitif çıkmıştır. Buna göre Güvenilirlik, Duyarlılık ve Güvence boyutlarında kalite skoru negatif, Somut Özellikler ve İlgi boyutlarında ise pozitif kalite skorları görülmektedir.2) Müşterilerce en önemli boyut olarak seçilen ?güvenilirlik? yetersiz olarak algılanmaktadır. Önem sırasına göre ikinci sırada yer alan ?Somut Özellikler? ise en yeterli boyut olarak dikkat çekmektedir. Önem sırasında üçüncü sırada bulunan ?İlgi? boyutu ise ?Somut Özelliklerin? ardından ikinci sırada en yeterli boyut olarak göze çarpmaktadır. Önem sırasının dördüncü sırasında bulunan ?Duyarlılık? boyutu ise en yetersiz boyut olarak algılanmıştır. Son olarak önem sırasının sonunda yer alan ?Güvence? boyutu da hizmet kalitesi bakımından yetersiz olarak algılanmaktadır.3) Ağırlıklandırılmamış ve Ağırlıklandırılmış Kalite Skorları incelenecek olursa ankete katılanlarda genelde bir memnuniyetsizlik olduğu ve önem dereceleri dikkate alındığında bu memnuniyetsizliğin arttığı söylenebilir. Yalnız bu memnuniyetsizliğin çok önemli derecede olmadığı da göz ardı edilmemelidir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Ticari Banka, Hizmet Kalitesi, Hizmet Kalitesi Ölçümü, Servqual Yöntemi, Müşteri Memnuniyeti.
Yükseköğretim kurumlarından meslek yüksekokullarında verilen bilgisayarlı muhasebe dersi ile dershanelerde verilen bilgisayarlı muhasebe dersinin karşılaştırılmasına yönelik bir araştırma
Araştırma, Yükseköğretim Kurumlarında haftada dört ders saati bilgisayarlı muhasebe dersi alan öğrencilerin paket program kullanabilme yeterlilikleri ve aynı öğrencilerin dershanelere giderek belirli bir ücret karşılığında bu programa kayıt olmalarının nedenlerinin ortaya konması, dershane ve yükseköğretim kurumu öğrencilerinin bu dersle ilgili bakış açılarında farklılık bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, dersin öğretim metodlarının iki grup arasında farklılık gösterip göstermediği, dersin öğretiminde karşılaşılan sorunlar olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, dershane ve meslek yüksekokulu öğrencilerinden 179 kişiye anket uygulanmış, anketlerden elde edilen veriler SPSS istatistik programı kullanılarak, 0,05 ve 0,01 anlamlılık düzeyinde Anova, Manova, Korelasyon analizi, Ki-kare analizi, Sağ kuyruk z-testi analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda, bilgisayarlı muhasebe dersinin öğretim yöntemine öğrencilerin bakış açıları, iki öğrenci grubunun bilgisayarlı muhasebe dersine verdikleri önem düzeylerinin karşılaştırılması, dershane öğrencileri ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin paket program kullanma becerilerinin ve sayılarının karşılaştırılmasına ve bilgisayarlı muhasebe dersinde karşılaşılan sorunlara ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, iki öğrenci grubu arasında farklılıklar bulunmuştur. Bu farklılıklar, meslek yüksekokulu öğrencilerinin bilgisayarlı muhasebe dersinde öğrendikleri paket program sayısının az olması, paket program kullanma iii becerilerinin ise dershane öğrencileri içinde ticaret lisesi mezunu olan öğrencilere oranla daha az olması olarak tesbit edilmiştir. Dershane öğrencilerinin ise, kurs bitiminde staj konulması yönünde görüşlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dersin öğretimi sırasında karşılaşılan sorunların neler olduğu ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır.
Bankalarda öz disiplin süreçlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Bankaların diğer finansal aracılara nispetle ekonomik alanda oynadığı önemli roller, bankacılık krizlerinin olumsuz sonuçları ve finansal aracılığın ve istikrarın kamu malı niteliği göstermesi bankacılık faaliyetinden kaynaklanan risklerin etkin bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Öz disiplin, resmi disiplin ve piyasa disiplini içsel ve dışsal araçlarla banka risklerini disipline etmektedir. Resmi disiplin ve piyasa disiplininin banka risklerinin disipline edilmesindeki etkinliklerinin, hukuk ve piyasa kuralları çerçevesinde, öz disiplinin yönlendirilmesine dayalı olduğu dikkate alındığında, öz disiplinin en önemli disipline edici etken olduğu görülmektedir. Öz disiplin sürecinin temel yönlendiricisi ise risk yönetimidir. Tezimizde, öz disiplin sürecinin etkinlik seviyesinin, resmi disiplin ve piyasa disiplininin etkin olarak uygulanmasından kaynaklanacak pozitif dışsallıklarla geliştirilmesi gerektiği savı, Türk bankacılığındaki durum da değerlendirilmek suretiyle, inceleme konusu edilmiştir. İnceleme yöntemi olarak, literatür taraması, veri analizi ve mevzuat incelemesi gerçekleştirilmiştir. Tezimizin örnek olayların irdelendiği 4. bölümünde, iflas eden banka ve katılım bankalarına ilişkin yayın kısıtı nedeniyle 4 adet örnek olaya yer verilmiştir. İncelememiz sonucunda; öz disiplinin unsurlarından kaynaklanan zayıflıkların bankaların disiplin ve kontrol süreçlerini olumsuz etkilediği, bankacılık risklerini mükemmel olarak disipline eden bir çerçeve öngörmek mümkün olmasa da, öz disiplinin etkinlik seviyesinin hem mevcut mekanizmanın etkinleştirilmesi, hem de içsel sorunlarına rağmen resmi ve piyasa disiplininin etkin olarak uygulanmasından kaynaklanacak pozitif dışsallıklarla geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, Türk bankacılığında da, 2000-2001 krizi sonrası resmi disiplin ve öz disiplinin yeterliliğinin geliştirildiği ancak, piyasa disiplininin resmi disiplinin ve özellikle de öz disiplinin etkinliklerini geliştirici işlevlerinin gerek düzenleme gerekse uygulama itibarıyle sınırlı olduğu görülmüştür.
İşadamlarının elektronik bankacılık kullanma durumları ve karşılaşılan problemler
ÖZET SADAMLARININ ELEKTRONK BANKACILIK KULLANMA DURUMLARI VE KARSILASILAN PROBLEMLER Aksoy, Tevfik Emre Yüksek Lisans, Bankacılık Egitimi Bilim Dalı Tez Danısmanı: Prof. Dr. Rauf ARIKAN Nisan - 2007 nternet teknolojisinin insanlar üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha da fazla hissedildigi günümüzde; ekonomik iliskiler de bundan payını almaktadır. Sanal ortamın getirdigi yeniliklere is dünyası hızlı bir sekilde adapte olurken bu yenilikler içerisinde bankacılık hizmetleri de payını almaktadır. Küresellesen dünyada farklı cografi bölge insanları gibi ülkemiz isadamları da hızla bu yeni sisteme adapte olmaktadır. Türk isadamlarının nternet teknolojisinin bankacılık alanında kullanılması konusundaki durumlarını ve yönelimlerini arastıma amacı ile hazırlanan bu tezde öncelikli olarak; internetin tarihsel gelisimi hakkında bilgi verilmistir. Dünyada ve Türkiyede elektronik ortamda yapılan islemler istatistiki olarak ifade edilmistir. Elektronik ticaret ve elektronik bankacılık kavramları incelenmis, kullanım oranları ve karsılasılan problemler anlatılmıstır. Bu genel çerçevenin ardından internet teknolojileri konusunda Türk bankacılık sektörünün durumu ele alınmıstır. Bu genel açıklamaların ardından Türk isadamlarının elektronik bankacılık uygulamalarındaki durumları ve yönelimleri yapılan bir anketle arastırılmıstır. Yapılan bu çalısmadan anlasılan Türk isadamları hızlı bir sekilde internet teknolojisine adapte olmaktadırlar. Bu yönelim kendisini bankacılık hizmetlerinde de göstermektedir. Elektronik bankacılık uygulamalarındaki güvenlik problemi hakkında belli endiseler bulunsa da önümüzdeki yıllarda bu yönelimin artarak devam edecegi ifade edilebilir.
Yükseköğretim hizmetlerinin pazarlanmasında marka değeri oluşturma ve geliştirme stratejileri: Ankara ilinde örnek bir çalışma
Üçüncü sektör olarak adlandırılan kar amaçsız organizasyonlar; bulundukları pazarlarda bir marka haline gelmek yönünde hedef kitlelerin memnuniyetine yönelik bir dizi pazarlama faaliyetleri gerçekle?tirirler. Bu pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve uygulanmasında; marka değerini olu?turan unsurların incelenmesi, bu unsurları etkileyen faktörler ile sözkonusu faktörleri ölçen kriterlerin belirlenmesi hayati önem ta?ımaktadır. Kar amaçsız yükseköğretim hizmeti veren kurumlar olarak üniversitelerin marka değerini olu?turan unsurların ve bu unsurları etkileyen faktörlerin tespiti, marka değerini tayin edecek olan iç ve dı? payda?ların memnuniyetini sağlamada atılacak ilk adımdır. Bu çalı?mada; kar amaçsız bir organizasyon olarak üniversitelerin marka değerini olu?turan unsurlar ele alınmı? ve bu unsurlara yönelik üniversitenin iç ve dı? payda?larının memnuniyetini sağlayan stratejiler tespit edilmi?tir. Tespit edilen stratejiler, Gazi Üniversitesi'ndeki yönetici ve öğrencilere uygulanan anket uygulaması ile test edilmi?, çıkan sonuçlar ı?ığında yönetici ve öğrencilerin üniversite hizmetleri açısından marka değeri kavramına yakla?ımları yorumlanarak üniversitelerin marka değeri stratejileri ile ilgili çe?itli önerilerde bulunulmu?tur.
Türk ticari banka sektöründe şube performanslarının ölçülmesi ve eğitim gereklerinin tespiti
Bu çalışmada, Türk ticari banka sektöründe şube performanslarının ölçülmesi ve eğitim gereklerinin tespiti konusu incelenmiştir. Günümüz bankaların gerçekleştirdikleri fonksiyonlar sürekli bir şekilde artmaktadır. Bunun sonucu olarak da şube performanslarının ölçülmesi konusu da güncelliğini sürekli bir şekilde korumaktadır. Banka performansının belirleyicisi, şubelerinin etkin ve verimli bir şekilde çalışmaları ile doğru orantılı olarak ortaya çıkmaktadır. Performansın ölçülmesinde esas olarak bilanço büyüklükleri, çeşitli rasyolar ile bunların yıllar itibariyle gelişimleri dikkate alınmaktadır. Şube faaliyetlerindeki gelişimin seyrinin bilinmesi ve sonuçlarının değerlendirilmesi, bankanın geleceğe yönelik planlarının yapılmasında önemli rol oynamaktadır. Şube performans analizleri sonucunda; şubelerin banka toplam karına yaptıkları katkı ile şube personelinin performansları ölçülebilmektedir. Sonuç olarak da, piyasa koşulları dikkate alındığında, şubelerin elde ettiği karın ve verimliliklerinin istenilen düzeyde olup olmadığını belirlemek mümkün olacaktır.
Basel II çerçevesinde standart yöntem açısından derecelendirme sistemi ve bir uygulama
Kişisel satış yönteminin ilaç pazarlaması üzerine etkisi
Hastalıkların tedavisinde önemli bir yeri olan ilaç, ilaç firmaları ve tıbbi satıs temsilcileri açısından ticari basarı, hekim açısından ise hasta tatmini ve kariyer gelisimi aracı olarak degerlendirilebilir. laç, hekimler tarafından tavsiye edildigi için, tıbbi satıs temsilcileri, hekimlerle iyi iletisim kurmak zorundadırlar. Bu çalısma, kisisel satıs yönteminin ilaç pazarlaması üzerinde sorun olusturup olusturmadıgının ve varsa bu sorunların neler oldugunun, bu sorunların kaynagının tespiti ve sorunların giderilmesine yönelik öneriler için planlanmıstır. Bu çalısma literatür ve alan arastırması olmak üzere iki kısımdan olusmaktadır. Arastırma kapsamında Ankara ili sınırları içinde çalısan 190 hekim ve 215 tıbbi satıs temsilcisine konuyla ilgili iki farklı anket uygulanmıstır. Anketten elde edilen veriler Anova, Tukey ve Cramer's V testi ile degerlendirilmistir. Bu çalısmada ana baslıklarıyla pazarlama ve saglık hizmetlerinde pazarlama, kisisel satıs ve satıcılar, ilaç ve ilaç pazarlamasında etik, kisisel satıs yönteminin ilaç pazarlaması üzerine etkisi, sorunların kaynakları ve çözüme yönelik öneriler yer almaktadır. Bu arastırmanın bulgularına göre hekimlerin %48.9'u, tıbbi satıs temsilcilerinin %96.7'si etik sorunlarının oldugunu belirtmislerdir. Hekimlere göre, mevcut etik sorunlardan en sık olanları sırasıyla, tıbbi satıs temsilcilerinin ticari düsünmeleri, firmalarına ait ilaçların reçeteye yazılması için pazarlık konusu yapmaları, ilaç firmalarının menfaatlerini düsünmeleri, ziyaretlerin zamanlama ve süresinin uygunsuzlugu ve kotasını dolduramadıgı zaman isinden olacagını söyleyerek demogoji yapmalarıdır. Tıbbi satıs temsilcilere göre ise hekimlerin paramedikal istek ve yaklasımları, ilaçlarını reçeteye yazdırmak için pazarlık yapmaları, tıbbi ürünler dısında hediye istemeleri, menfaati ön plana çıkararak bilimsellikten uzaklasmaları, ilaç seçiminde hekimin menfaatinin ön planda tutulmasıdır. Hekimler, sorunların kaynagının meslegin sınırlarının bilinmiyor olmasından kaynaklandıgını düsünürken; tıbbi satıs temsilcileri hekimlerden kaynaklandıgını düsünmektedirler. Hekimler sorunların tıbbi satıs temsilcilerinin egitilmesiyle çözülecegini, tıbbi satıs temsilcileri ise hekimlerin ziyaret konusundaki anlayısının degismesiyle düzelecegini belirtmislerdir.
Liderlik eğitimi ve hizmet içi eğitimdeki rolü (Mersin ili cam sanayisi işletmeleri yöneticilerine yönelik bir uygulama)
Araştırma Mersin ilinde halen faaliyet gösteren cam sanayi işletmelerinde çalışan yöneticilerin liderlik becerilerini ve hizmet içi liderlik eğitimi ile ilgili algılarının cinsiyet, yaş, yöneticilik kademesi ve eğitim seviyesi bağımsız değişkenlerine göre farklılıklarını ortaya koymak maksadıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 204 yönetici oluşturmaktadır. Araştırma evreninin tamamına ulaşılarak anket formları teslim edilmiş ve 148 yöneticiden cevap alınmıştır. Anketin birinci bölümünden elde edilen demografik verilerin yüzde ve frekansları tablolaştırılmıştır. Anketin ikinci ve üçüncü bölümlerinden elde edilen verilere yöneticilerin liderlik becerileri ve hizmet içi liderlik eğitimi ile ilgili algılarına yönelik farklılıkları tespit etmek için t-testi, varyans analizi (Anova), Scheffe ve LSD testleri uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; 1. Araştırmanın uygulandığı işletmelerde kadın yöneticilerin liderlik becerileri ve liderlik eğitimi ilgili algıları genel olarak erkek yöneticilere göre daha yüksek olduğu, 2. Yaş bağımsız değişkeninin liderlik becerileri ve hizmet içi liderlik eğitimi algıları üzerinde çok büyük farklılıklara neden olmadığı, 3. Yöneticilerin eğitim seviyelerindeki artışın, onların hizmet içi liderlik eğitiminin önemine ilişkin algılarını artırdığı, 4. Yöneticilerin astları arasında etkin bir güven ortamı oluşturduklarına ve birimlerindeki fikir çatışmalarını etkin şekilde yönetebildiklerine dair inançlarının yönetici kademesindeki yükselmeyle beraber arttığı tespit edilmiştir. v Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgulara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmiştir.
Basel ıı kapsamında şirket derecelendirme ve bankaların mali tahlil istihbarat birimleri açısından değerlendirilmesi
Dünyadaki globalleşme süreci ve finansal serbestleşme ile birlikte mali piyasaların karmaşıklığının ve borçluların çeşitliliğinin zaman içinde artmasıyla, gerek yatırımcılar, gerekse resmi otoriteler, kredi derecelendirme kuruluşlarının görüşlerine giderek daha fazla önem vermeye başlamışlardır. Derecelendirmedeki son yeniliklerden biri, Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi tarafından Haziran 2004 itibariyle yayınlanan Basel II yeni BIS düzenlemeleridir. Basel II kapsamında, kredi riski; banka ile kredi ilişkisinde bulunan her bir tarafın risk derecelendirme notu bulunmasına ve bu kalite notuna denk düşen bir risk ağırlığı ile değerlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Ocak 2008 itibariyle Basel II uygulamalarına geçmesi planlanan ülkemizde, bankalar hali hazırda kredi süreci içinde öncelikli olarak mali tahlil ve istihbarat raporlarını dikkate almaktadır. Şirket derecelendirme ve bankaların mali tahlil ve istihbarat çalışmasının; her ikisi de borç anapara ve faizlerinin ödenme kabiliyetini tespit etmeye yönelik yapılan, benzer yöntemleri kullanan aynı amaca yönelik işlemlerdir. Ancak Basel II'ye geçiş ile birlikte, Basel II uygulamasının gereğince, bankalar kredi tahsis sürecinde daha fazla şirket derecelendirmeye başvuracak ve mali tahlil ve istihbarat çalışmaların ikincil öneme sahip olacaktır. Çalışmamızda; önümüzdeki dönemde bankacılık sektöründe önemli değişikliklere yol açacağı düşünülen Basel II uygulamaları, şirket derecelendirme ve özellikle Basel II kapsamında şirket derecelendirme yanı sıra bankalarda mali tahlil ve istihbarat çalışmaları, bu çalışmaların şirket derecelendirme ile benzer ve farklı yönleri ve Basel II'ye geçiş süreci ile kredi riskinin belirlenmesinde uygulanmaya başlanacak şirket derecelendirmenin bankaların mali tahlil ve istihbarat çalışmalarına olası etkileri üzerinde durulmuştur.
Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM)ve Türkiye'de bankacılık sektöründe CRM uygulamalarında eğitimin rolü
Mü-teriyle uzun vadeli, karl/ ili-ki kurmak ve ili-kinin devaml/l/8/n/ sa8layaraksad/k mü-teri yapmak i-letmeler için her devirde geçerli bir amaçt/r. Teknoloji ile birlikteyeni ekonomide bu amaç için izlenecek yolun belirlenmesinde önemli geli-meler olmu-tur.Bunun sonucunda mü-teri ili-kilerini daha verimli ve etkin yönetmek, birebir ili-kikurabilmek kolayla-/p h/zlanm/-t/r. Bu sayede çok fazla say/da mü-teriyle birebir ili-kikurma olana8/ elde edilmi-tir. Ancak mü-teri art/k bilgiye daha kolay eri-ebildi8i içinkararlar/nda daha seçici olmu- ve beklentiler yükselmi-tir.Özellikle e-i- modellerinde mü-teriye sunulan alternatiflerin artarak, h/zl/ ve kolaybir biçimde sunulmas/ mü-terinin kendisi için en uygun ürün ve hizmeti talep edebilmesiyoluyla mü-teri tatmin seviyesini de8i-tirmektedir. Teknoloji kullan/m/ sayesinde mü-teritemas noktalar/ndan (Ma8aza, -ube, web sitesi, ça8r/ merkezi, ATM'ler, kredi kart/kulland/klar/ harcama noktalar/) mü-teriler hakk/nda veri toplamak kolayla-m/-t/r. Toplananverileri, veri madencili8i uygulamalar/yla analiz ederek etkin bir pazarlama stratejisi izlemekmümkün hale gelmi-tir. Önceleri çok say/da mü-teriyle birebir ili-ki kurabilmek maliyet vezamanlama aç/s/ndan pek mümkün de8ilken yeni teknolojilerle mümkün hale gelmi-tir.Bu ara-t/rma ile bankac/l/k sektöründe Mü-teri ,li-kileri Yönetiminin uygulamas/n/nve e8itimin bu alandaki öneminin ortaya ç/kar/lmas/ amaçlanm/-t/r. Üç bölüm olarakplanlanan ara-t/rman/n ilk bölümünde Mü-teri ,li-kileri Yönetimine yönelik kavramlaraaç/kl/k getirilerek konunun detaylar/ hakk/nda bilgiler sunulmaya çal/-/lm/-t/r ,kincibölümde ise bankac/l/k ve CRM'in bankalarda uygulanmas/na ve e8itimine ili-kin bilgilereyer verilmi-tir. Konuyla ilgili alan ara-t/rmas/n/n yer ald/8/ üçüncü bölümde ise, Mü-teri,li-kileri Yönetimine yönelik olarak haz/rlanan anket ile ilgili analiz ve bulgulara yerverilmi-tir.Ara-t/rma sonucunda bankalar/n genellikle Mü-teri ,li-kileri Yönetimi uygulamalar/konusunda dan/-manl/k hizmeti ald/8/, özel bir otomasyona ihtiyaç duyduklar/ ve özel CRMyaz/l/m/ kullan/lmakta olduklar/ ortaya ç/km/-t/r. Mü-teri ,li-kileri Yönetimi üzerineçal/-anlar bu alanda bir e8itim alm/-lard/r. Ayr/ca çal/-anlara banka taraf/ndan hizmet içie8itim verilmektedir. Mü-teri ,li-kileri Yönetimi evrelerinden en çok ?mü-teri edinme?evresinin önemsendi8i ve bankac/l/k sektöründe Mü-teri ,li-kileri Yönetiminin daha çokuygulama alan/ bulmakta oldu8unu söylemek mümkündür. Mü-teri ,li-kileri Yönetimininürün ve hizmet çe-itlili8inde art/- meydana getirmesi ve bu uygulamalarda e8itimin büyükönem ta-/mas/ ara-t/rma kapsam/nda ortaya ç/kan sonuçlar aras/nda yer almaktad/r.
Türk konut sektöründe, maliyet-etkinlik analizi: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, yerel yönetim, konut yapı kooperatifleri ve özel kesimde karşılaştırmalı bir analiz
Toplu konut uygulamalann incelendiği bu 9ah§mada, Tiirkiye'de ki konutsektörii, konut arz-talep dengesi, konut sorunu, konut politikalan, konut iireticilerive bu katihmcılann göreceli etkinlikleri Etimesgut belediye sınırlan i9erisindekiiiretici gruplannın ger9ekle§tirdikleri projeler esas ahnarak ortaya konulmaya9ah§ilmı§tır. Elde edilen sonu9larla gelecek be§ yılhk dönemdeki konutsektöriiniin birim maliyet ve iiretici gruplannın beklenen paylan tahmin edilmi§tir.Giri§ böliimiinde, konut tanımı yapılarak, Tiirkiye ifin önemli bir sorunte§kil eden konut a9igi, alt-sektörel bazda a9iklanmaya 9ah§ilmı§tır.Birinci böliimde, öncelikle konut iireticileri ayn ayn ve birbirleri ile olanilisjdleri a9isından incelenmi§ ve vanlan sonu9lar ı§iginda; Toplu Konut IdaresiBasjtanhgi, Konut Yapı Kooperatifleri, Yerel Yönetimler ve Özel te§ebbiisgirisjmleri olarak sınıflandinlarak detayh bir §ekilde incelenmi§tir.Konut arz-talep ili§kisi, konut arz ve talebine duyulan ihtiyacın nedenlerive konut politikalannın dönemler ve yıllar itibariyle a9iklanmasıyla irdelenmeye9ah§ilmı§tır.£ah§manın ikinci böliimünde, 2004 ve 2005 yıllan itibariyle Ankara iliEtimesgut ve Mamak il9elerinde faaliyet gösteren konut iireticileri tarafından in§aedilen konutlann m birim mahyetlen, satıs, nyatlarından nareketle nesaplanmı§ veBayındırhk ve Iskan Bakanhgi tarafından belirlenen m birim maliyet verileri ilekıyaslanarak birbirleri ile kar§ila§tırmah olarak analiz edilmi§tir.Ara§tırmanm son böliimiinde; konut iiretimine ili§kin faaliyetler ve gruplaritibariyle kar§ila§tırmah analizi gelecek be§ yıh tahmin etmek iizereger9ekle§tirilmi§tir. Bulgular, söz konusun gelecek on yılhk dönemde,beklentilerin aksine, bu sektörde en önemli katihmcı olarak TOKI'nin yeralacaginı göstermektedir.
Siyasal pazarlamada kullanılan tutundurma araçlarına üniversite öğrencilerinin ilgisi üzerine bir araştırma
Siyasal pazarlama, genel pazarlama tekniklerinin siyaset alanınauygulanmasıyla ortaya çıkan pazarlama türüdür. Siyasal pazarlama faaliyetleri enyoğun olarak seçim dönemlerinde kullanılmaktadır. Siyasi partiler seçimdönemlerinde düzenledikleri seçim kampanyalarında tutundurma araçlarınıkullanarak seçmen kitlelerini etkilemeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı,üniversite öğrencilerinin siyasal pazarlamada kullanılan tutundurma araçlarına olanilgi düzeylerini belirlemektir. Söz konusu amaç çerçevesinde Karadeniz TeknikÜniversitesi'nin Trabzon ilindeki dört yıllık fakültelerinde okuyan 351 öğrenciye anketuygulanmıştır. Araştırma sonucunda siyasal pazarlamada kullanılan tutundurmaaraçlarından kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha fazla etkilendikleribelirlenmiştir. Öğrencilerin siyasi tercihlerini yaparken en fazla etkilendikleritutundurma aracı televizyonda yayınlanan ve siyasi parti liderlerinin katıldığı açıkoturum programlarıdır.Anahtar Kelimeler: Siyasal Pazarlama, Siyaset, Tutundurma, Genç Seçmenler,Üniversite Öğrencileri.
Bilgi çağında yeni muhasebeci kimliği ve eğitimi
Bu çalışmanın amacı, içinde bulunduğumuz bilgi çağında, bilgisayar vetelekomünikasyon teknolojisindeki gelişmeler ile bilginin üretilmesi, iletilmesi vekullanılmasında büyük gelişmelerin; muhasebe mesleğine, muhasebecinin eğitimineolan etkilerini incelemek ve mesleğin bilgi çağındaki geleceği belirlenirken, meslekmensuplarının bu gelişmelerin ne kadar farkında olduklarını ortaya koymaktır.Tezin araştırma aşamasında, birinci bölümde; bilgi çağının genel yapısı, öncesive sonrası toplum yapıları, teknolojiye ve ekonomiye getirdiği yeniliklerincelendikten sonra, Muhasebe mesleğinin genel özellikleri, tarihçesi ve mesleki etikboyutu incelenmiştir.İkinci bölümde; bilgi çağında muhasebe mesleği ve muhasebeci kimliğininbeklenen özellikleri incelenmiştir. Bu bölümde, meslek mensuplarının ve meslekyapısının alması gereken ideal yapı üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde; muhasebe meslek mensuplarının mevcut sistemdeki eğitimkoşulları ve kurumları ile bu mesleğe başladıktan sonraki aldıkları eğitim üzerindedurulmuştur. Bu bölümde, muhasebecilerin ideal eğitim şartlarının nasıl sağlanacağıüzerinde de durulmuştur.Dördüncü ve son bölümde ise; tezimiz ile ilgili Bilgi Çağında MuhasebeciKimliğini ortaya koymak için yapılan anket çalışmamızın, sonuçları, değerlendirmesive araştırma sonucunda varılan sonuç ve öneriler bulunmaktadır.
Hizmet pazarlaması ve hizmet pazarlaması stratejilerinin tiyatro alanına uygulanması
Bu çalışma, hizmet pazarlaması stratejilerini belirlemek ve bu stratejilerin tiyatroalanına uygulama yollarını ortaya çıkarmak için yapılmıştır.Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, hizmet pazarlaması konusu ele alınmıştır. Hizmet pazarlamasıkonusu literatür araştırılarak oluşturulmuş ve hizmet pazarlaması stratejileribelirlenmiştir.kinci bölümde, hizmet pazarlaması stratejilerinin tiyatro alanına uygulanmasıhakkında, teorik bilgi verilmektedir. Bu bölümde; tiyatronun tarihsel gelişimi,tiyatrodaki pazarlama karması elemanları, tiyatro müşterisi ve tiyatronun sorunları,konunun ana hatlarını oluşturmuştur.Üçüncü ve son bölümde ise, hizmet pazarlamasının tiyatro alanınauygulanmasına yönelik bir uygulama çalışması yer almaktadır. Bu çalışmada ankettekniği kullanılmıştır. Uygulamada, tiyatronun sorunları ve tiyatroya olan talebiarttıracak tedbirler belirlenmeye çalışılmıştır.
Türk sosyal güvenlik sisteminde reform ihtiyacı ve bireysel emeklilik sistemi
Bu çalışmada sosyal güvenlik sistemi, sosyal sigortaların tarihi gelişimi ilesosyal sigorta kurumları incelenmiştir. Daha sonra sosyal sigortaların yetersiz olduğuanlatılmış ve sosyal sigortalarda reformun gerekliliği üzerinde durulmuştur.Çalışmada insanların, çalışma yaşamının sonunda, en azından sürdürülebilirbir hayat düzeyi sağlaması ve ekonomiye kaynak sağlama amaçları güden ve mevcutsistemimizin tamamlayıcısı niteliğinde olan bireysel emeklilik sisteminin gerekliliğiüzerinde durulmuştur. Bu emeklilik sisteminin kuruluşu, işleyişi, denetimi vesistemden çıkış hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde sosyal güvenlik sisteminin tarihsel gelişimi ile birliktesigorta kavramı ve sigorta türleri incelenmiş, kamusal sigorta ile özel sigortanınkıyaslaması yapılmıştır.kinci bölümde sosyal güvenlik sisteminin kamusal yapısı ve devlet ile olanilişkisine değinilmiştir. Sosyal güvenliğin nasıl finanse edildiği hakkında bilgiaktarılmış ve diğer sigorta kurumları başka bir ifadeyle tamamlayıcı sigorta kollarıincelenmiştir.Üçüncü bölümde Türk sosyal güvenlik sisteminde reformun gerekliliği veözel emekliliğin Türkiye için uygulanabilirliği üzerinde durulmuştur.Son bölümde ise özel emeklilik sistemi, dünyada özel emeklilikuygulamaları ve Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemi incelenmiştir. Bu incelemedebireysel emeklilik sisteminin işleyişi, vergilendirilmesi, bireysel emeklilik sistemindençıkış ve bireysel emekliliğin denetimi hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak dabireysel emeklilik sistemi ile birikimli hayat sigortaları karşılaştırılmıştır.Sonuç bölümünde bireysel emeklilik sistemi değerlendirilmiş ve bireyselemeklilik sistemine katılımı artırabilmek için yapılabilecek uygulamalar belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: sigorta, sosyal güvenlik, emeklilik, bireysel emeklilik,özel emeklilik
Banka kredi karşılıkları
Tezde bankacılık işlemleri, kredi karşılıkları kavramı, Basel I ve Basel IIStandartları, karşılık uygulamalarında yabancı ülkelerdeki ve Türkiye'deki durumincelenmiştir.Bu çalışmada, Türk Bankacılık Sektörü'nden seçilmiş olan dört büyükbankanın 1998-2001 yıllarına ait verileri, kredi karşılıkları yönündendeğerlendirilmiş ve Kredi Karşılıkları Kararnamesi'nin bankalara olan etkileriaraştırılmıştır.Bankaların ihtiyatlı yönetilmesine yardımcı olan karşılıklar, aynı zamandakamuoyunun, bankaların mali yapısı ile ilgili olarak doğru bilgilendirilmesinisağlamaktadır. Ayrılan kredi karşılıkları ile bankalar, olası muhtemel kredikayıplarına karşı tedbir almış olmaktadır. Bu durum hem bankaların hem de malisistemin korunması açısından son derece önemlidir.
İnternet bankacılığı ve kullanımının etkinliği; Kullanım etkinliği-eğitim ilişkisini ortaya koymaya yönelik bir araştırma
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bankacılık sektörü hizmetleri çeşitlenmiştir.Bu durum bankacılık alanına yeni bir boyut getirmiştir. nternet bankacılığı, e-bankacılığın bir elemanıdır. Her ikisi de bankaların maliyetlerini azaltırken karlarınıçoğaltmış ve bankacılık hizmet alanını genişletmiştir. nternet bankacılığının diğer biramacı ise, bankaların şube sayısının azaltma amacına olanak sağlamasıdır.Ülkemizde internet bankacılığı 1998 yılında Türkiye ş Bankası tarafındanuygulanmaya başlamıştır. Bunu, Türkiye Garanti Bankası ve diğer bankalar takipetmiştir. nternet bankacılığıyla müşterilere sunulan hizmetlerden bazıları; mevduathesabı işlemi, yatırım hesabı işlemleri, para transferleri, E.F.T.(Elektronik fontransferi), fatura ödemeleri, vergi ödemeleridir.nternet bankacılığının müşterilere sağladığı avantajların yanında bir takımriskleri de mevcuttur. Bunlardan en önemlilerinden biri de güvenliktir.Dolandırıcıların en çok kullandıkları metotlar ?phishing, e-mail ve keylogger?dır.Amaçları, şifreleri, kullanıcı adlarını ve hesap numaralarını ele geçirerek müşterihesaplarını kontrol etmektir. Bankalar bu yöntemlere karşı güvenlik önleminiartırmaktadır.Bu çalışmanın konusunu, internet bankacılığı kullanımı ve kullanım etkinliğieğitim ilişkisi oluşturmaktadır. Bu konuyu açıklamak için öncelikle internetbankacılığı kavramı, ardından internet bankacılığı ve güvenlik konusu açıklanmıştır.Son bölümde ise bu konu ile ilgili yapılmış olan anket çalışmasına yer verilmiş olupçözüm önerileri sunulmuştur.
Türkiye'de işletme birleşmelerinin muhasebeleştirilmesi ve eğitimine ilişkin öneriler
işletmeler, toplum çıkarlarına ters düşmemek koşulu ile finansal değerlerini artırarakkorumak ve pay sahiplerine en yüksek temettüyü sağlamak amacı ile faaliyetlerde bulunurlar.Küreselleşme sayesinde günümüzde oldukça küçülen dünyada faaliyetlerine büyüyerekdevam etmek isteyen işletmelerin amaçlarını gerçekleştirmek için son yıllarda en çokkullandıkları yöntemlerden birisi de birleşmelerdir.şletme birleşmelerinin birçok farklı sebebi vardır. Bunlar; sinerji etkisindenyararlanma, rekabette avantaj sağlama, vergi avantajlarından yaralanma, yeni pazarlara girmeavantajından yararlanma, yönetim sorunlarını çözme, finansal yapıyı güçlendirme vb.sebeplerdir. Bu sayılan veya diğer sebeplerden dolayı bir araya gelen işletmeler pazarortamında birçok üstünlükler elde eder. Bu üstünlükler ile işletmelerin, büyüyerek faaliyettebulunduğu ülkelere vergi gelirlerini artırma, insanlara iş imkanı sağlama, teknoloji transferisağlama, eğitilmiş insan sayısını artırma, ülkeye yeni yatırımlar çekme gibi birçok alandayararları dokunur.Yukarıda sayılan nedenler doğrultusunda işletme birleşmeleri ile ilgili bir çokülkenin mevzuatında gerek vergisel boyutta ve gerekse rekabeti engelleyici yapılanmalarkonusunda farklı bir çok yasal düzenleme yapılmıştır. Ülkemiz mevzuatında da tekeloluşturmamak koşulu ile işletmelerin birleşmeleri desteklenmiştir. şletme birleşmeleri ileilgili muhasebe uygulamalarında Türkiye Muhasebe Standartları ile Uluslararası MuhasebeStandartları arasında uyum sağlanması bakımından Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu(TMSK), Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarından ?IFRS 3? nolu standardı aynenkabul etmiş ve uygulamaya koymuştur.Tez'de birleşmelerle ilgili örnek olay olarak Kordsa Sabancı Dupont Endüstriyelplik ve Kord Bezi Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Sakosa Sabancı Endüstriyel plik ve Kord BeziSanayi ve Ticaret A.Ş'nin birleşmelerine ilişkin TFRS 3 ve IFRS 3'e uygun muhasebeuygulamaları yapılmıştır.
Katılım bankalarında hizmet kalitesinin ölçülmesi ve örnek bir uygulama
Araştırmada katılım bankalarından örneklem seçilerek Servqual anketiuygulanmıştır. Anket verilerine göre örneklem şubenin hizmet kalitesi skorları veServqual boyutlarına verdikleri önem tesbit edilmiş ve değerlendirme yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankalarınınmüşterileri oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılamayacağı içinörneklem alınmıştır. Örneklemde hedef olarak Sakarya ilinde faaliyet gösterenAlbaraka Türk, Bank Asya ve Türkiye Finans Katılım Bankası müşterileriseçilmiştir. Fakat yapılan görüşmelerde iki katılım bankasından izin alınamamış veanket bir banka şubesinin müşterilerine uygulanmıştır. Ankete verilen cevaplararasında fark olup olmadığı analizler ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılıkdüzeyi 0.5 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda;1) Örneklem şubede, Servqual Kalite Skoru (-0,504) olarak ölçülmüştür.Müşterilerin beklentilerinin karşılanamadığı tespit edilmiştir. Sonucunnegatif olarak çıkmasının yanı sıra sıfıra yakın olması müşteri beklentileriile algılamalarının birbirine yakın olduğunu göstermektedir.2) Müşterilerce en önemli boyut olarak seçilen ?güvenilirlik?, (-0,76) ilebirinci sırada yetersiz olarak algılanmaktadır. İkinci sırada önemli boyutolarak seçilen `heveslilik', (-0,51) ile ikinci sırada yetersiz olarakalgılanmaktadır. Üçüncü olan `ilgi' boyutu, (-0,44) ile üçüncü sıradadır.Dördüncü olan güvence boyutu, dördüncü sırada yetersiz; beşinci olansomut unsurlar boyutu ise son sırada yetersiz olmuştur. Müşterilerinyüksek önem verdikleri boyutların algılanan kalitesi düşük çıkmıştır.3) Anketin üçüncü bölüm verileri incelendiğinde müşterilerin % 90'ıpersonelin görünümünden memnun olduklarını belirtmiştir. Müşterilerörneklem şubede en yüksek kaliteyi şube personelinde bulmuştur.4) Anketin üçüncü bölümünde en düşük kalite ilgi boyutundadır. Örneklemşube müşterilerinin % 19'u bankanın çalışma saatlerinin kendilerineuygun olmadığını, % 18'i kendileriyle kişisel olarak ilgilenecekpersonele sahip olmadığını belirtmiştir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafındanortaya konulan önerilere yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Katılım Bankası, Hizmet kalitesi, Hizmet KalitesiÖlçümü, Servqual Yöntemi, Müşteri Memnuniyeti.
Türkiye'de eğitime yönelik vergisel teşviklerin incelenmesi ve değerlendirilmesi
ÖZETTÜRKİYE'DE EĞİTİME YÖNELİK VERGİSEL TEŞVİKLERİN İNCELENMESİ VEDEĞERLENDİRİLMESİAltıntop, SerkanYüksek Lisans, İşletme Eğitimi Bilim DalıTez Danışmanı: Prof. Dr. Murat ÖzdenKasım - 2006Türkiye'de eğitime yönelik vergisel teşvikler, eğitimsel nitelikli problemlerigidermedeki katkısı, eğitim amaçlı uygulamaya konulan teşviklerin fonksiyonlarını yeterlidüzeyde yerine getirip getirmediği, bazı yabancı ülkelerdeki uygulamalarla da karşılaştırmalaryapılarak incelenmiştir.Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak eğitim kavramı,eğitimin faydaları, Türk milli eğitim sisteminin yapısı, Türkiye'de eğitime yönelik vergiselteşvik uygulamalarının gerekliliği, bazı yabancı ülkelerde gerçekleştirilen eğitime yönelikvergisel teşvik uygulamaları ele alınmıştır. İkinci bölümde Türkiye'deki eğitime yönelikvergisel teşvik uygulamaları kapsamlı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise, eğitimeyönelik vergisel teşvikler, eğitim yatırımları, eğitim kurumlarına yapılan bağış ve yardımlar,eğitimsel nitelik taşıyan kazançlar, eğitim harcamaları, bazı yabancı ülke uygulamaları ilekarşılaştırmalar, kamu ve özel kuruluşların eğitim hizmetleri kapsamında değerlendirilmiştir.Türkiye'de eğitim amaçlı uygulamaya konulan vergisel teşvikler, vergi kanunlarındayer aldığı gibi diğer özel kanunlarda da yer almaktadır. Bu durum, vergi uygulamalarında vevergi sisteminde karmaşaya sebep olduğu gibi, araştırmada da kapsamlı bir kaynak taramasınıgerekli kılmıştır. Alanında yapılmış ilk araştırma niteliğinde olması ve sonuçları itibariylekarşılaştırma yapılabilmesi nedeniyle eğitim amaçlı vergisel teşvikler tarihsel süreçleritibariyle kapsamlı olarak incelenmiştir.Çağdaş ve nitelikli bir eğitim sistemine ulaşmanın finansman yollarından birisi deeğitime yönelik vergisel teşviklerdir. İnsanlara ve topluma, çağdaş, bilim ve teknolojiüretebilen, dünyaya yön verebilen bir ülke olabilmenin ilk şartının eğitim olduğunubenimseterek, eğitime yönelik vergisel teşvikleri bireysel ve kurumsal bazda artırmak,insanların ve toplumun eğitme yapacağı harcamaları, yatırımları ve bağışları artıracaktır. Busayede toplumlumun eğitim seviyesi artırılarak, ülkenin, eğitimin bireysel, toplumsal,ekonomik ve siyasal dışsallıklarından daha çok faydalanması sağlanmış olacaktır.
Yönetici yetiştirme ve geliştirme eğitimlerinin işletmeler üzerindeki etkisi (sigorta şirketlerinde bir uygulama)
Dört bölümden oluşan bu çalışmada, sigorta şirketlerinde yöneticieğitimlerinin işletmeler üzerindeki etkisinin neler olduğu tespit edilmeyeçalışılmıştır. Yapılan çalışmanın bir başka amacı da, yöneticilerin yönetici eğitimiyleilgili düşüncelerinin belirlenmesi ve verilen eğitim programlarıyla ilgili aksaklıklarınortaya çıkarılmasıdır. Bu amaçla, stanbul'da genel müdürlükleri bulunan 35 sigortaşirketiyle iletişime geçilerek anket çalışmaları yürütülmüştür. Anketlerin analizindeSPSS programı kullanılmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde; yönetim, yönetici ve eğitim ile ilgilikuramsal çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır.kinci bölümde; yönetici eğitimi, yönetici eğitimi eğitiminin amaçları veçeşitleri, Türkiye'de ve Avrupa'da yönetici eğitimiyle ilgili konulara yer verilmiştir.Üçüncü bölümde; araştırmanın amacı, yöntemi, varsayımları, önemi,sınırlılıkları, evreni ve anket bulguları belirtilmiştir.Dördüncü bölümde; sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Buna göre;işletmelerin eğitim faaliyetleri, işletmelerin amaçları doğrultusunda öncedenbelirlendiği görülmektedir. Yöneticiler, astların eğitim faaliyetlerine katılmalarınıdesteklemekte ve onların eğitimine önem vermektedirler. Yöneticilerin tümü,katıldıkları eğitimlerin kişisel gelişimlerini artırdığını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler; Eğitim, Yönetici, Yönetici Eğitimi.ABSTRACTTHE IMPACT OF MANAGER TRAINING AND IMPROVINGEDUCATIONS ON THE COMPANIES(AN APPLICATION INSURANCE COMPANIES)Çoban, SerkanMaster, Branch of Business EducationThesis Consutant Asst. Prof. Zekai ÖztürkEkim,2006In this study, which consists of four chapter, it is tried to be determinedwhat are the impacts of the manager training to the companies. Another aim of thisstudy is to discover the thoughts of the manager about the manager training and tofind out the malfunctions of these programs. For this aim, an inquiry is performed in35 insurance companies which of them's management center is in stanbul. In theanalysis process SPSS software is used.In first chapter; it is tried to be constructed the concepts about termsmanagement, manager and training.In second chapter, the subjects about manager training, the aims and thekinds of manager training, manager training in Europe and Turkey are discussed andstudied.In the third chapter, the aim, the method, the importance, assumption,limitation and universe of the research and the findings of questionnaire are shown.In the fourth chapter the conclusion and suggestions are held. Acording tothis analysis it is seen that the training activities are planned in the direction of thecompany achievements. The managers are encouraging their assistances attending totrainings activities and giving a great importance to their training.Key Words; Education, Manager, Manager Training
Bankalarda döviz riskinden korunma ve Türkiye'deki Kasım 2000 ve Şubat 2001 banka krizlerinin değerlendirilmesi
Bankalarda Döviz Riskinden Korunma ve Türkiye'dekiKasım 2000 ve Şubat 2001 Banka Krizlerinin Değerlendirilmesi_Ayşe GemiciBankacılık sisteminde döviz kuru riski önemli bir yer tutmaktadır. Bankalarınbu riskten korunması gerekir. Bu araştırmada, Türkiye'de yaşanan Kasım 2000 veŞubat 2001 krizlerinin önlenebileceğini açıklamak amaçlanmıştır. Bankalar dövizriskinden korunma yöntemlerini uygulamış olsalardı bu krizler önlenebilirdi.Bu amaç doğrultusunda literatür gözden geçirilmiştir. Konuyla ilgiliyayınlanan araştırmalar, üniversitelerde gerçekleştirilmiş bilimsel tezler incelenmiş,ulusal bankalara ait web siteleri, BDDK, TBB, TCMB kurumlarının web siteleridikkatle incelenmiştir.Bankaların iflas riskini tahmin etmek için diskriminant ve lojistik regresyonanalizleri uygulanmıştır. Analizlerde 1995 -2006 yılları arası üçer aylık dönemlerdikkate alınarak toplam 46 dönemin döviz kuru riskini yansıtan rasyoları ve makroekonomik göstergeleri kullanılmıştır.Sonuç olarak, diskriminant fonksiyonu ve lojistik regresyon fonksiyonu ilebankaların iflas edip etmeyeceklerini önceden tahmin etmek mümkündür.Anahtar kelimeler: Döviz, döviz kuru riski, kur riskinden korunma, dövizkrizi.
İşletmelerin yatırım finansmanında rsik sermayesi kullanımı, eğitimi ve bir alan araştırması
ÖZETRisk sermayesi özellikle; yeni, parlak, gelecek vadeden, ama gerekli finansal kaynağı bulamadığı için hayata geçirilmesi zor görülen projelerin, yatırımlardan yüksek kazanç bekleyen sermayedarlar tarafından gerçekleştirilmesini sağlayan bir finansman tekniğidir. Risk sermayedarı, riskli projeye yatırım yaparak ya büyük kazanç sağlar ya da başarısızlık ile sonuçlanacak bir yatırımı hayata geçirmiş olur.Kurumsal yapısı daha çok Amerika ve Avrupa'da gelişmiş olan risk sermayesi ülkemizde ise oldukça yenidir ve birçok girişimci tarafından tanınmamaktadır. Öte yandan, ülkemizde yeterli finansman kaynağına sahip olmayan KOBİ düzeyinde birçok işletme mevcuttur. Bu işletmeler çoğunlukla finansman problemlerinden dolayı yatırımlarını gerçekleştirememektedir. Ülkemizde risk sermayesinin gelişmesi için bazı kurumların çalışmaları vardır ancak bu çalışmalar yeterli değildir.Risk sermayesinin yatırımlarda kullanılabilmesi, girişimcilerin bu modeli tanımaları ve kullanmaları ile mümkündür. Bu gelişmenin sağlanabilmesi için ise risk sermayesi konusunda eğitime ihtiyaç vardır. Yapılan araştırma göstermiştir ki, girişimcilerin çoğu, risk sermayesi eğitime katılmak isteğindedir. Eğitim çalışmaları sonucunda ise modelin ülkemizde gelişeceği ve yatırımların finansmanındaki kullanımının artacağı beklenmektedi
Vadeli işlem piyasaları, İzmir Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'nın incelenmesi ve pamuk üreticilerinin eğitimine yönelik bir araştırma
4 Şubat 2005'te faaliyetlerine başlayan, Türkiye'nin ilk vadeli işlem veopsiyon borsası olan İzmir Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası, yatırımcılara risktenkorunma ve emtia (mal) vadeli işlem sözleşmeleri ile üreticilere ürünlerinin dahaetkin fiyatlanması ve üretim planlama imkanı sağlamak üzere kurulmuştur. Vadeliİşlem ve Opsiyon Borsası'nda işlem gören ?VOB- Ege Pamuk? Vadeli İşlemSözleşmesi ile tekstil alanında faaliyet gösteren üretici, çırçırcı, sanayici ve tüccarlarspot piyasadaki fiyat dalgalanmalarından kendilerini koruyarak önemli bir riskyönetim aracına kavuşmuşlardır.Çalışmanın amacı, pamuk üreticilerinin Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası veBorsa'nın ürünleri hakkındaki bilgilerini ölçmek ve Borsa ile ilgili eğitimgerekliliklerini ortaya koymaktır. Bu nedenle çalışmada alan araştırma yöntemi, yüzyüze anket uygulanması suretiyle gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evreni İzmir, Manisa ve Aydın illerinde bulunan pamuküreticileri, örneklemi ise pamuk üreticisi ve pamuğu kullanan taraflardan oluşan 315kişi oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin istatiksel analizinde Ki-Kare bağımsızlık testi (?=0.05anlamlılık düzeyinde) ile tek-faktörlü (yönlü) varyans analizi kullanılmıştır. Tekfaktörlü(yönlü) varyans analizi sonucunda çıkan ?F? değerinin anlamlı olmasıdurumunda bu farkın hangi grupların ortalamaları arasında olduğunu belirlemek için?Tukey Testi? uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farkın anlamlılık kontrolü için hatapayı 0.05 olarak alınmıştır.Çalışma sonucunda, pamuk üreticilerinin ve pamuğu kullanan taraflarınVadeli İşlem ve Opsiyon Borsası ve Borsa'nın ürünleri hakkında bilgilerininolmadığı ve Borsa'nın pamuk üreticilerine sağlayacağı faydaları bilmedikleri, buiinedenle Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası ve Borsa'nın ürünleri hakkında eğitimeihtiyaçları olduğu ortaya çıkmıştır.
Kobilerin halka açılmalarında derecelendirme ve pratik bir derecelendirme modeli uygulaması
Derecelendirme; menkul kıymet ihraç eden kuruluşların, ihraç ettikleri borçlanma aracının anapara ve faiz ödemelerini zamanında yerine getirebilme yeteneği hakkında bağımsız kuruluşlar tarafından verilen tarafsız bir yargıdır. Başka bir ifadeyle, bir varlığın veya menkul kıymetin performansı ve kredi değerliliği hakkındaki görüşlerdir. Bilindiği üzere KOBİ'lerin en önemli sorunlarından bir tanesi finansman sorunudur. Bu sorunu çözebilmek için KOBİ'ler gerek bankalardan ve uluslar arası piyasalardan kredi temimi ile gerekse menkul kıymet ihraç ederek kaynak sağlama yoluna gittiklerinde bağımsız derecelendirme kuruluşları tarafından verilmiş olan derece notuna ihtiyaç duyacakları kaçınılmazdır. Derecelendirme şirketleri çeşitli finansal, endüstri, piyasa ve ekonomik bilgileri bir araya toplar ve analiz eder. Böylece, kredi derecelendirme şirketleri, yatırımcıların kendi kendilerine yaptıkları analizlerden daha bağımsız, güvenilir, ve profesyonel analizler sağlarlar ve yatırımcılara kolay anlaşılır semboller aracılığıyla ( AAA, D ) ihraç edilen menkul kıymetin kalitesi ve ihraçcı şirketin ait olduğu risk kategorisi hakkında anlamlı bilgi verir. Bu bakımdan derecelendirme finans sektörü bakımından oldukça önemlidir ve derecelendirmeye verilen önem gün geçtikçe daha da artmaktadır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülke ekonomilerinin çoğunda derecelendirme sistemi piyasaların gelişmesi açısından önemli bir etken konumundadır. Fakat derecelendirme yöntemlerinin Türkiye'de uygulanabilirliği konusu incelendiğinde, derecelendirme şirketlerinin rasyonel bir şekilde faaliyet gösterebilmeleri için gerekli ekonomik koşulların ülkemizde var olmadığı aynı zamanda KOBİ'lerin gerek derecelendirme sistemine gerekse sermaye piyasalarına uyum gösterebilmeleri açısından bir dizi önlemler alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de özel finans kurumları ve klasik bankacılığın denetim açısından karşılaştırılması ve eğitimi
ÖZET Ülke ekonomisinin gelişmesi için çok önemli olan finansal gücün ülkemizde yeterli olmadığı bilinmektedir. Bunun önemli denenlerinden biri de dini yönden hassasiyeti bulunan vatandaşların faiz sistemli bankalarla çalışmak istememeleridir. Tasarruflarını bankalara yatırmak yerine çeşitli şekillerde atıl olarak ellerinde tutmaktadırlar. İşte bu vatandaşlar için alternatif olarak Özel Finans Kurumları ortaya çıkmıştır. Bunların birinci amaçları bu gibi vatandaşların ellerinde bulunan tasarruflarını ülke ekonomisine kazandırmak ve ülkenin sermaye açığını en asgariye indirmektir. Bu tür hassasiyeti bulunan vatandaşlar açısından da yararlı olmasını sağlamaktır. İkincisi de; daha çok komşumuz olan İslam ülkeleri ellerinde bulunan ve birikmiş olan döviz rezervlerini ülkeye taşımaktır. Petrol zengini olan bu ülkelerin Müslüman olması ve faiz sistemi ile çalışmak istememesinden dolayı dövizlerini ülke ekonomisine kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle ülkemizde bulunan bu iki finans kurumu bir master tez çalışmasına konu olarak seçilmiştir. Bu iki kurum çok hassas olduğu için denetim açısından karşılaştırılmalı olarak ele alınmıştır. Bu tez çalışması üç bölümde değerlendirilmiştir. Birinci bölümde, Özel Finans Kurumu hakkında genel olarak bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise, bankalar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, bu iki kurumun denetim açısından değerlendirilmesi ve bir karşılaştırılması yapılmıştır.
Türk sermaye piyasasında portföy yönetiminde etkinliğin arttırılması için portföy yöneticilerinin ve yatırımcıların eğitimine yönelik bir model önerisi
ÖZETFinansal piyasaların gelişmesi, portföy ve portföy yönetiminde en önemli etkenolmuştur. Ülkemizde finansal piyasalarda işlem gören enstrümanların sayıca azolması bu piyasada yatırım yapan yatırımcıları bireysel olarak portföy oluşturmasınayöneltmişti. Ancak son yıllarda sermaye piyasasına yeni enstrümanlar girmiş, halkaaçılan şirketlerin sayısının artmış olması ve buna paralel olarak bu hisse senetlerininborsada işlem yapmaya başlaması yatırımcıların portföylerini kendilerininyönetmesini zorlaştırmıştır. Bunun sonucu olarak bireysel yatırımcılar portföyleriniprofesyonelce yönetmek veya yönettirmek arzusu içine girmiştir.Sermaye Piyasası Kurulu'ca 1993'de portföy yöntemine izin verilmiş ve yetkibelgesi alan kuruluşlarca portföy yönetim hizmeti verilmeye başlanmıştır.Günümüzde de bu hizmeti ağırlıklı olarak bankalar ve aracı kurumlar vermektedir.Profesyonel portföy yönetiminde uygun yatırım araçlarının seçimi ve en yüksekgetirinin elde edilmesi amaçlanırken, yatırımcıların ve portföy yöneticilerinin eğitimibüyük önem taşımaktadır. Yatırımcının ve portföy yöneticisinin eğitimi portföyyönetiminde etkinliğin arttırılmasında en önemli etkenlerden birini oluşturmaktadır.iii
Toplumsal pazarlama anlayışı çerçevesinde Türkiye'de sigara pazarı durumu
Pazarlama ahlakı açısından tartışmalı bir ürün olan sigaranın, bunca tartışmayarağmen , hala pazarda varolması ve reklamlarının yapılıyor olması , ahlaki ikilemkonusu olmaya devam etmektedir. Bir yanda ticari kar beklentisi , diğer yanda insansağlığını tehdit eden bir ürünün geliştirilmesi arasında pazarlamacıların önemli birahlaki açmazla işlerini sürdürdükleri söylenebilir. Bu tür ürünler bir yandan yetişkinlerintüketimini sürdürmesine fırsat verirken, diğer yandan gençler ve çocukları da müşteriolmaya teşvik etmektedir. Çok sayıda zararlı yönü bulunduğu saptanan sigaranın özelliklegençler ve çocuklar tarafından benimsenmesi sonucu, toplumun geleceğiyle ilgili deahlaki açıdan tartışmalı bir konu ortaya çıkmaktadır. Artan sigara tüketimi beraberindesağlıksız bir toplum ve yüksek miktarlarda sağlık harcamalarını beraberindegetirmektedir.İşte bu bağlamda, bu çalışma sigara sektöründe toplumsal pazarlama üçgenindeyer alan üç taraf üzerine yoğunlaşmıştır. Sigara firmalarının pazarlama ahlakınayaklaşımları, Türk sigara pazarı ve tüketicilerden oluşan toplumsal pazarlamaüçgenindeki sorunlar incelenmiştir.Türk sigara pazarını araştırmak amacıyla alan araştırması uygulanmıştır.Buaraştırmada; Türkiye'de sigara tüketimi , sigara alışkanlığının oluşmasında kişilerüzerinde etkili olan sosyo-ekonomik faktörler ve anketimize katılan kişilerin sigaraşirketlerinin faaliyetleri konusunda görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler : Pazarlama Etiği , Sigara Alışkanlığı, Türk Sigara Pazarı ,Sigara Şirketlerinin Aktiviteleri
Pazarlama etiği çerçevesinde informal eğitim aracı olarak reklamlar ve televizyon reklamlarının tüketici davranışları üzerindeki etkileri
Bu çalışma, pazarlama karması elemanlarından 'tutundurma'nın bir alt dalı olan reklamlara, daha özelde de televizyon reklamlarına odaklanmıştır. Televizyon reklamlarının pazarlama etiği çerçevesinde incelenmesi bir gerekliliktir. Çalışmanın amacı; Türkiye'deki televizyon reklamlarının tüketiciler üzerinde bırakmış olduğu etkilerin tespit edilmesi, tüketicilerin televizyon reklamlarından beklentilerinin tespit edilmesi, televizyon reklamlarının pazarlama etiğine uygun olup olmadığının ortaya konması ve pazarlama etiğine önem vermeden hazırlanan reklamların tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler bırakıp bırakmadığının belirlenmesidir. Konuyla ilgili olarak bu çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak gerekli kaynaklar incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde anket yöntemi kullanılarak bir alan araştırması yapılmıştır. Anketin sonuçlan tablolara dönüştürülerek ilgili hesaplamalar yardımıyla gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulara dayanarak Türkiye'deki televizyon reklamlarının tüketiciler üzerinde olumlu ve olumsuz bir takım etkiler bıraktığı, tüketicilerin televizyon reklamlarından öncelikle eğitici ve doğru bilgiler içermesini beklediği, Türkiye'deki televizyon reklamlarının genel olarak pazarlama etiğine uygun olmadığı ve pazarlama etiğine önem vermeden hazırlanan reklamların tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı sonuçlarına varılmıştır.
Okul müdürlerinin liderlik yaklaşımları uygulama dereceleri ve öğretmenlerin performansına etkisi
Araştırmanın amacı, okul müdürlerinin liderlik yaklaşımlarını uygulama derecelerini ve öğretmen performansına etkisini belirlemektir. Anket çalışmasındaki ölçek ve değişkenler ile öğretmenlerin okul müdürlerinin liderlik yaklaşımları ve uygulama dereceleri test edilmiştir. Araştırmanın evreni İstanbul ili Avrupa yakasın da 2018-2019 eğitim öğretim yılında devlet okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan okullarda görev yapan basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 295 öğretmendir. Yapılan anketler analiz edilmiş, vizyoner liderlik, etik liderlik ve öğrenen liderlik davranışlarının öğretmen performansına etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Analiz sonucunda vizyoner ve etik liderliğin yanında öğrenen liderlik davranışının öğretmen performansına daha etkili olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda okul yöneticilerinin öğrenen liderlik davranışlarına sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Okulları okul müdürleri başarıya ulaştırır. Eğitimin belirlenen hedeflere ulaşması için okulları en doğru okul yöneticileri tarafından yönetilmesi gerekmektedir. Okul yöneticilerinin sergilediği tutum ve davranışlar okulda bulunan öğretmen ve öğrencilerin motivasyonunu, başarısını yüksek düzeyde etkilemektedir. Okul yöneticisi olan müdürlerin, öğretmen ve öğrencilerin beklentilerini karşılayabilecek öğrenen lider davranışları göstermelidir.
Örgütsel vatandaşlık davranışı ve bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelere yönelik bir araştırma
Organizasyonların formel davranışlarının yanında çalışanlar tarafından gönüllü olarak (formel olmayan) ekstra rol davranışlarına rastlanmaktadır. Bu davranışlar literatürde Örgütsel Vatandaşlık Davranışı olarak yer almaktadır.Örgütsel vatandaşlık davranışı, kısaca örgüt içindeki çalışanların hiçbir karşılık beklemeden gönüllü olarak çalışma, çaba harcama, başkalarına yaptıkları işlerde onlara yardım etme, problemleri çözmek için çaba sarf etmek, görev ve sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirme, uygulama ve prosedürlerin geliştirilmesine katkıda bulunma gibi olumlu davranışların yanı sıra huzursuzluk yaratma, çatışma ve sorunlara neden olma, şikâyet etme, başkalarının yanlışlarını bulmak gibi olumsuz davranışları sergilememeyi de göstermek olarak tanımlanabilir ve temelde beş boyutta incelenir. Bunlar; centilmenlik, özgecilik, sivil erdem, vicdanlılık ve nezakettir.Bu araştırmanın amacı; İstanbul'daki bir üniversite hastanesinde görev yapan hemşirelerin örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerini ölçmek ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının teorik temeldeki değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek suretiyle test etmektir.(Anket uygulanmıştır)Yapılan çalışmada elde edilen veriler yorumlanarak değerlendirildiğinde üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin uygulanan anketler sonucunda, örgütsel vatandaşlık davranışı yönünden hemşirelerin görev yeri ve eğitimleri açısından anlamlı fark bulunduğu, çalışma şekli, çalışma süresi, mesleki deneyim ve medeni durum açısından anlamlı fark olmadığını değerlendirmektedir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Centilmenlik, Özgecilik, Sivil Erdem, Vicdanlılık, Nezaket.
İklim çeşitliliğinin istihdam sonuçlarına etkisi
Diversity climate, defined as an organizational climate characterized by openness towards and appreciation of individual differences, has been shown to enhance outcomes in diverse teams. This study has aimed to investigate the impact of diversity climate on employee outcomes. As well, identify trust in workforce as possible moderator on the relationship between diversity climate and employee outcomes. This study presents a quantitative study (n =193). We replicate earlier findings that perceived diversity climate positively relates to job satisfaction, organizational commitment and turnover intention. Trust is shown to mediate only the effects of perceived diversity climate on employee' turnover intention. Keywords: Diversity, workplace, job commitment, job satisfaction, trust, turnover intention. etc..
Marka bağlılığının tüketici satın alma kararındaki etkisi: Ankara bölgesi cep telefonu kullanıcıları üzerine bir araştırma
Teknolojinin büyük bir hızla gelişmesine paralel olarak yepyeni modellerin piyasaya sunulması ile birlikte tüketiciler kullandıkları cep telefonlarını sıklıkla değiştirme eğilimi göstermektedirler.Cep telefonu pazarında faaliyette bulunan firmaların, tüketicilerin kullandıkları cep telefonlarını sıklıkla değiştirme eğilimlerini görmezden gelmemeleri gerekir. Rekabette avantaj sağlamanın ve pazarda iyi bir konumda bulunmanın yolu da yeni müşteriler elde edebilmenin yanı sıra mevcut müşterilerini kendi markalarına bağlı müşteriler haline getirebilmektir.Bu çalışmadaki amaç, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırlarında yaşayan cep telefonu kullanıcılarının hangi cep telefonu markalarını tercih ettiklerinin, kullandıkları bu markalara bağlı olup olmamalarının belirlenmesi ve bu durumun nedenlerinin araştırılmasıdır.Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Bağlılığı, Tüketici Satın Alma Karar Süreci
Kobilerin internet bankacılığı kullanımını etkileyen faktörler (Ankara Ostim organize sanayi bölgesinde bir uygulama)
Araştırmanın amacı, 1990'lı yıllarda Bankacılık sektörüne damgasını vuran elektronik bankacılığı değerlendirmek, gelişimini etkileyen faktörleri tespit etmek ve KOBİ'lerin bu hizmetten yararlanma durumlarını nedenleriyle birlikte ortaya koymaktır.
Marka stratejisi kararları ve marka stratejilerinin marka değeri itibariyle farklılığı: Ankara ili örneği
Bu çalışmanın amacı, marka stratejisi kararını koşullara uygun şekilde belirleyen işletmenin, marka değeri ile ilgili avantajlarını ortaya koymaktır. Rekabet sahasında işletmeler için marka imajı büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple işletmelerin en önemli amaçlarından biri ekonomik faydayı doğru şekilde hedeflemiş marka stratejisi belirlemek ve uygulayabilmektir.Çalışmanın birinci bölümünü marka ile ilgili kavramlar, marka değeri ve marka stratejilerinin incelendiği kavramsal çerçeve oluşturmaktadır.İkinci bölümde uygulamanın yapıldığı süt ürünleri sektörü hakkında genel bilgi yer almaktadır.Üçüncü bölümde ise Ankara ili ölçeğinde süt ürünleri üretip satan işletmelerin marka stratejisi kararlarının incelendiği bir uygulama verilmektedir.Araştırmanın sonunda ise elde edilen bulgulara bağlı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilerin bulunduğu sonuçlar ve öneriler kısmına yer verilmiştir.
Güvenlik endişesinin internet bankacılığı kullanımına etkisi ve vakıfbank müşterilerine yönelik bir araştırma
Teknolojideki gelişmelere paralel olarak bankacılık sektöründeki ürünler sürekli artmaktadır. Çekler, plastik kartlar, chipli kredi kartları, elektronik bankacılığa geçişle birlikte internet bankacılığı, gelişen teknolojinin bir sonucudur.1998 yılında Türkiye İş Bankası tarafından kullanıma sunulmuş internet bankacılığı, Garanti Bankası ve diğer bankaların takibiyle ülkemizde uygulanmaya başlanmıştır. Rutin bankacılık işlemlerini büyük ölçüde kolaylaştıran internet bankacılığı sayesinde müşteriler, mevduat işlemleri, yatırım hesabı işlemleri, para transferleri, vergi ve fatura ödemeleri gibi birçok işlemi zahmetsizce yapabilmektedirler.İnternet bankacılığının müşterilere sağladığı kolaylıklar dışında, bankalara da şube sayısını azaltmasına olanak vererek maliyetleri düşürücü bir kolaylık sağlamaktadır. Fakat bu avantajlarına karşı güvenlik gibi çok önemli bir riski de beraberinde getirmektedir. İnternet bankacılığı dolandırıcılığında en çok kullanılan metotlar arasında phishing, e-mail, keylogger ve screenlogger yöntemleri bulunmaktadır. Dolandırıcılar, bu yöntemleri kullanarak, müşterilerin hesap numara ve şifrelerini bularak, bu hesaplar üzerinde işlem yapabilmektedirler. Bankalar ise bu gibi durumlara karşı güvenlik önlemlerini artırma yolunda her geçen gün yeni çözüm yolları bulmaktadırlar.Bu çalışmanın konusu, müşterilerin duyduğu güvenlik endişesinin internet bankacılığı kullanımına etkisini araştırmaktır. Öncelikli olarak internet, elektronik bankacılık, internet bankacılığı ve güvenlik konusu açıklanmış son bölümde ise konu ile ilgili bir anket çalışması yapılarak elde edilen verilerin yorumlanmasına çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, internet bankacılığı kullanım oranının, yaş, eğitim düzeyi ve gelir düzeyine bağlı olarak değişiklik gösterdiği saptanmıştır. Fakat internet bankacılığı ile ilgili yaşanan dolandırıcılık, sahtecilik vb gibi olayların internet bankacılığı kullanımına olumsuz bir etki yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Türk bankacılık sektöründe ürün karması ve karlılık değişkenliğine etkisi: 2002-2007 dönemi uygulamalı bir analiz
Araştırmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe ürün karmasının karlılık değişkenliğine etkisini ortaya çıkarmaktır.Araştırmayla ilişkili literatür tarandıktan sonra, uluslar arası finansal raporlama standartlarına göre düzenlenmiş ve bağımsız denetimden geçmiş mali tablolar kullanılarak analiz yapılmıştır.Çalışmada, Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan dört büyük bankanın üçer aylık mali tablolarından elde edilen veriler kullanılmıştır.Araştırmaya dahil edilen bankaların tümünde nakit değerlerin normal dağılıma sahip olmadığı görülmüş, bunun aksine bankaların tümünde garanti ve kefaletler ile faaliyet karının normal dağılım arz ettiği tespit ediliştir. Yapılan analiz sonucu tüm karlılık değişkenleri arasında 0,86 ile0,99 arasında yüksek bir ilişki bulunmuştur. Yine net kar kalemi, karlılık-ürün karması ilişkisini açıklanmasında tüm karlılık kalemlerinin temsilcisi olarak kullanılmıştır.
Hedef maliyetleme sisteminde bütçe yaklaşımı, yöneticilerin eğitimi ve bir işletmede uygulama
Dünyada teknoloji ve otomasyonun hızla geliştiği ve küreselleşmenin kaçınılmaz sonuçları sebebiyle hızla yayıldığı, günümüzün rekabetçi piyasa ortamında; işletmelerin karlılık hesaplarını tutturabilmeleri için maliyetleme planlarını çeşitli teknikler kullanarak yapma zorunlulukları ortaya çıkmıştır.Çalışmada, 1970'lerin başlarında Japonya'daki işletmelerin ilk olarak kullanmaya başladıkları ve daha sonra Amerika ve Avrupa'daki şirketlerin de benimsediği hedef maliyetleme sisteminin, işletmelerin bölüm bütçelerine uygulanması teknik olarak anlatılmış ve örnek uygulama ile pratiğe dökülerek uygulanabilirliği incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde; araştırmanın amacı, önemi, kapsam ve sınırlılıklar ile çeşitli tanımlar üzerinde durulmuş, ikinci bölümünde; hedef maliyetleme sisteminin gelişimi ve uygulanması hakkında bilgiler verilmiş, üçüncü bölümünde; işletmelerin genel ve bölüm bütçeleri, maliyet yönetim muhasebesindeki gelişmelerin işletme bütçeleri üzerindeki etkileri anlatılmış ve son olarak dördüncü bölümde; Bursa ilinde tekstil alanında faaliyet gösteren, iş eldivenleri ve önlükleri üretimi yapan bir işletmede hedef maliyetleme sisteminde bütçe yaklaşımına ilişkin mevcut uygulama ile sistemin uygulanabilirliği incelenmiştir.
Toplam kalite yönetiminin eğitim kurumlarında uygulanması ve karşılaşılan sorunlar
Dünyadaki hızlı teknolojik gelişme ve bilgi ağı içinde bulunma gerekliliği; üründe, hizmette ve insan gücünde rekabeti artırmış ve bu rekabet kalite devrimini doğurmuştur. Bu durum örgütlere yönetim yapılarını değiştirme zorunluluğu getirmiştir. Eğitim örgütleri de değişen çevreye uyum sağlamak ve etkili olabilmek için çeşitli önlemler almak zorundadırlar.Kalite; değişim, gelişim, reform, iyileşme, yeniden yapılanma anlamlarında kullanılmaktadır. Kalite üstünlüğünü yakalamada etkili bir yöntem olan Toplam Kalite Yönetimi günümüzün yönetim tarzıdır.Bu araştırmada, Eğitim Sektöründe Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarında karşılaşılan engellerin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde yer alan Anadolu Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Teknik Lise ve Genel Liseler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Anadolu Yakası sınırları içerisinde yer alan Anadolu Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Teknik Lise ve Genel Liselerde okuyan 917 öğrenci, 206 öğretmen ve 48 idareci oluşturmaktadır.Veri analizlerinde frekans, ortalama, yüzde ve standart sapma kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, dünyada hizmet üretim sürecinin gelişmesinde önemli bir katkıya sahip olan TKY'nin, Milli Eğitimimizde beklenen verimi gerçekleştirememesinin nedeni olarak; Milli Eğitimin gerek idari ve gerekse mesleki yönden TKY'yi benimseyememiş olmaları, gerekli hizmet içi eğitimlerin verimli yapılamamış olması, idareciler tarafından kurum kültürünün oluşturulamamış olduğu sonucuna varılmıştır.Okullarda Toplam Kalite Yönetimine geçmek için temel şartlardan biri de kurum olarak ortak kültürün oluşturulup, yaşatılmasıdır. Bunları sağlayacak olanlar tüm paydaşların katılımı ile okul yöneticileri ve öğretmenlerdir.
Basel II çerçevesinde içsel derecelendirme yöntemi ve bir uygulama
Basel II kriterleri, bankaların finansal yapısının kuvvetlendirilmesi ve risklerin yönetilmesine yönelik olarak izlenilmesi gereken kıstasları içeren bir sistem sunmaktadır. Bankalar olası risklerini tespit edip, buna göre sermaye yükümlülüklerini hesaplamaktadırlar.Bu çalışmada, Basel kriterlerinden sermaye yeterlilik oranının hesaplanmasında, kredi riskinin ölçümünde kullanılan içsel derecelendirme yöntemi üzerinde durulmuş, banka kredileri yoluyla borçlanan şirketlerin, borçlarının anapara ve faizlerini vadesinde geri ödeyebilme yeteneklerinin derecelendirme suretiyle belirlenmesi amaçlanmıştır. Diğer bir deyişle şirketlere kredi vermek suretiyle yatırım yapan bankaların bundan dolayı üstlendikleri risk düzeyi saptanmaya çalışılmıştır.Çalışmada derecelendirme yaparken hibrit yöntem kullanılmıştır.Uygulamada esas alınan firma ile ilgili bilgiler İMKB'nin web sitesinden alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Basel Kriterleri, Kredi Riski, İçsel Derecelendirme Yöntemi, Sermaye Yeterliliği, Risk Yönetimi, Kredi Derecelendirme.
Bankacılık sektöründe eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinde performans değerlemenin yeri
Bu çalışmada, bankacılık sektöründeki performans değerlemenin, eğitim faaliyetlerine etkileri ve sonuçları incelenmiştir.Araştırma, anket yöntemi ile bankacılık sektöründeki eğitim ihtiyaçlarının tespitinde performans değerlendirmenin rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, bankacılık sektöründeki performans değerlendirme ve performans değerlendirmeye dayalı eğitim uygulamaları hakkında banka çalışanlarının anket sorularına verdiği cevaplar temel alınmıştır. Değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak performans değerlendirme ile eğitim arasındaki etkileşim incelenmiştir.Araştırmanın evreni, Osmaniye ilinde faaliyette bulunan kamu ve özel sektöre ait 13 bankanın 26 şubesinde (N=312) çalışandan oluşmaktadır. Araştırmada, evrenden örneklem seçimi yoluna gidilmiştir. Bu çerçevede tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen dokuz farklı banka şubesinde (n=106) personele anket uygulanmıştır. Anket verilerinin analizinde, frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistikleri ile ki-kare ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılmıştır.Performans değerleme ve eğitime dair bulgular, bankacılık sektöründe eğitim ihtiyaçlarının tespitinde performans değerleme sonuçlarının kullanıldığı, eğitim ve geliştirme faaliyetlerine katılan çalışanların edindiği bilgi ve becerileri çalışırken uygulaya bildikleri görülmektedir. Bankacılık sektörünün eğitim ve performans değerleme uygulamaları arasındaki ilişkiye dair bulgular, çalışanların kararlara katılım düzeyi ile eğitim alma durumları arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu anlaşılmaktadır. Çalışanların performans değerlendirme sonuçlarını gerçekçi bulma düzeyi ile eğitim arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu anlaşılmaktadır. Performans olgunluk göstergeleri ile eğitim etkinliği arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptanmıştır. Bu bulgulardan hareketle çalışanların performans değerleme sürecinde verilen kararlara katılımı ve sonuçları gerçekçi bulmaları, bankacılık sektörünün performans olgunluk düzeyini arttırdığını, eğitimlerin de etkinliğinin buna bağlı olarak arttığı görülmektedir.